Yazar: Nilgun

  • Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun cemevi mücadelesi, mahkeme kararıyla tescillendi

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun cemevi mücadelesi, mahkeme kararıyla tescillendi

    PİRHA- Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), cemevi mücadelesi, St. Pölten Bölge Mahkemesi’nin 15 Ocak 2025 tarihli kararıyla tescillendi. Mahkeme, borç kabul beyanının hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu hükme bağladı. 

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu yazılı bir açıklamayla bir süredir verdikleri St. Pölten Cemevi mücadelesinin mahkeme kararıyla tescillendiğini duyurdu.

    Federasyon, “Bu karar, İslam Alevi zihniyeti tarafından Alevi toplumunu bölmek için oynanan oyunlara alet olan yöneticilerin hatalarını ortaya koymaktadır. Şirketin mevcut ve geçmiş genel müdürleri Ziya Karakoç, Mehmet Mercan, Kemal Arslan Alevi toplumunun menfaatlerini zedeleyecek kararlar alarak şirket varlıklarını hukuka aykırı bir şekilde derneğe aktarmışlardır” bilgisini paylaştı.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, mahkeme kararının öne çıkan başlıklarını şöyle duyurdu:

    Borç Kabul Beyanının Geçersizliği:
    Mahkeme, bu beyanın hukuka aykırı olduğunu ve sermaye iadesi yasağını ihlal ettiğini tespit etti.
    Yönetim İlkelerinin İhlali:
    Şirketin mevcut ve geçmiş genel müdürleri Ziya Karakoç, Mehmet Mercan ve Kemal Arslan’ın, hissedarların bilgisi olmadan aldıkları kararlarla yönetim ilkelerini ihlal ettikleri belirtildi.

    Toplumun Menfaatlerinin Korunması:
    1-Karar, Alevi toplumunun çıkarlarını gözeten AABF’nin haklarını koruma çabasını destekledi ve topluma zarar veren işlemleri geçersiz kıldı.

    2-Genel Müdürlere Karşı Hukuki Adımlar

    3-AABF, mahkeme kararını esas alarak, Alevi toplumuna zarar veren yöneticilere karşı aşağıdaki hukuki adımları atacağını açıkladı.

    Tazminat Davaları:
    Görevlerini kötüye kullanan genel müdürlere karşı mali tazminat davaları açılacak.

    Ceza Hukuku Süreçleri:
    Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve sermaye iadesi yasağı ihlali gibi suçlamalarla cezai süreçler başlatılacak.

    Görevden Uzaklaştırma:
    İlgili kişilerin yönetimden men edilmesi için gerekli yasal işlemler yapılacak.

    “GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANANLARIN YAKASINA YAPIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, Alevi toplumuna çağrıda bulunarak, şunları kaydetti:

    “Bu karar, Alevi toplumunun birlik ve beraberliğini koruma mücadelesinde bir dönüm noktasıdır. Hiç kimsenin yaptığı kötülük yanına kar kalmayacak. Toplumun alın teriyle yaratılan değerlere zarar verenlerden hesap sormaya devam edeceğiz. Hiç kimsenin yaptığı kötülük yanına kar kalmayacak! Yolsuzluk yapanların ve görevini kötüye kullananların yakasına yapışmayı sürdüreceğiz. Adaletten ve hakikatten olan mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.”

    PİRHA/AVUSTURYA

     

     

  • Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat tutuklandı

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat tutuklandı

    PİRHA- Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini manipüle ettiği iddia edilen suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Akpolat, kararın ardından yaptığı ilk açıklamada “Bu kumpas davası bir itibar suikastidir” dedi.

    Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini manipüle ettiği iddia edilen suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

    Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı, Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik ile örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın da bulunduğu 31 kişiden 23’ü tutuklanırken, 8 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    RIZA AKPOLAT’TAN İLK AÇIKLAMA

    Akpolat, karara ilişkin resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Bu kumpas davası bir itibar suikastidir. Halka hizmet kavgamız bitmedi, bitmeyecek. Hak, hukuk ve adalet için mücadele eden milyonların öfkesi, sizin karanlık düzeninizi yerle bir edecek!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Binlerce yurttaş Beşiktaş Belediyesi önünde kayyımı protesto etti-VİDEO

    Binlerce yurttaş Beşiktaş Belediyesi önünde kayyımı protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Beşiktaş Belediyesi önünde toplanan binlerce yurttaş, AKP hükümetinin kayyım politikalarını protesto etti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Tuz kokmuştur, su çürümüştür. Dönüm noktasındayız artık. Yargı tacizine karşı hep birlikte ses yükseltmeliyiz” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kibirin esiri” olduğunu söyleyerek kayyım atamalarını kınadı. 

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın gözaltına alınmasına ve belediyeye kayyım atanmasına tepki gösteren yurttaşlar Beşiktaş Belediyesi önünde toplandı.

    Belediye önünde bir araya gelen binlerce kişi, “Demokrasiye darbe. Seçimle geldik kumpasla gitmeyiz. Siyasi operasyonlara boyun eğmeyiz” dövizlerini taşıdı.
    Eyleme Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği de destek verdi.

    ÖZGÜR ÇELİK: BELEDİYEMİZE SAVAŞ AÇTILAR!

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın tutuklanmasını kınayan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Bugün büyük bir demokrasi mücadelesi yürütüyoruz. Buradan Çağlayan Adliyesi’ne, Silivri zindanındaki tüm arkadaşlara selam olsun. Belediyelerimize tam anlamıyla savaş açtılar. Buradan, Ankara’dakilere sesleniyorum, siz bizim CHP belediye başkanlarımızla değil, sosyal yardımlarla ayakta kalan yoksullarla mücadele ediyorsunuz. Hedef aldıkları, cumhuriyetimizin temelleridir. Türkiye’nin birinci partisini durduracaklarını sanıyorlar. Biz kazanacağız, mutlaka kazanacağız” dedi.

    İMAMOĞLU: YARGI TACİZİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SES YÜKSELTMELİYİZ!

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise “31 Mart’taki demokrasi tokatı iktidara yetmedi” diyerek şunları ifade etti:

    “Ben utanıyorum. Bu işi yapanlar utanmaz ama biz utanıyoruz. Çünkü bu memlekete bunlar yakışmaz. Kafasına estiği gibi hareket eden bir avuç yargı mensubu, siyasi müsteşarlık yaparak millet iradesini gasp ediyor. Yapılan bu siyasi operasyonlar, aslında demokrasiyi kabul etmeyen iktidarın isteğidir. Tek dertleri var, kanal istanbul… Millete boyun eğdirmeye çabalıyorlar ama başaramayacaklar. Bu başsavcı tamamen siyasi bir kişiliktir. Aylarca Adalet Bakanı yardımcısı olan bir kişi yargının mensubu olmaktan çıkmıştır. Tuz kokmuştur, su çürümüştür. Dönüm noktasındayız artık. Yargı tacizine karşı hep birlikte ses yükseltmeliyiz. Siyaset mertlikle yapılır. Mertliği olan varsa meydan burada. Sanmasınlar ki rakipsiz seçime gireceğiz. Millet ne derse o olacak.”

    ÖZEL: İRADEMİZE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kibirin esiri” olduğunu söyleyerek kayyım atamalarını kınadı. Özel, iktidarın hazımsızlık yaşayıp, millete sırtını döndüğünü söyleyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Bugün bir iş, mesai günü. Bugün buradaki herkes, daha iyi bir ülke için, işimizi gücümüzü bırakıp buraya geldik. Çünkü milletin iradesine sahip çıkmak için geldik. Rıza Akpolat, burada rekora imza attı. 5 yıl boyunca hizmet etti. Büyük bir memnuniyet sonucu yeniden aday gösterildi. Bu razılık Rıza başkana rekor getirdi. Milletin oylarıyla belediyeye giremeyenler yargı oyunlarıyla girmeye çalışıyor. Bu aslında tükenmişliğin eseridir. Demokrasinin arkasında darbecilerin karşısındayız. 15 Temmuz akşamı bütün millet şahittir ki milletin seçtiğine karşı olanların karşısındaydık. Şimdi CHP belediyelerine haksızlık yapmanın ülkeye faydası olmayacağı gibi Erdoğan’a da fayda getirmeyecektir. Belediye başkanlarımız, yandaşlarını zengin etmenin derdinde değiller. Onlardan biri Rıza kardeşimizdi. Sabahın 4’ünde evinin kapısını kırarcasına dayandılar. Bizim, kimseden kaçmamızı gerektirecek bir olay yoktur. Bizler hiçbir yere kaçmadık ama Erdoğan’ın atayıp ta kaçamadıkları var. Bizim içimizde savcı çağırınca gitmeyen olmadı ama sizin atadıklarınızın yerinde yeller esiyor.
    Şimdi gelelim, ne kulp takacaklar? İhsan Aktaş meselesi üzerinden süreç yürüyor. 4 gün sonrasında ifade alınmaya başlandı. Eminim ki birkaç saat sonra Rıza kardeşimiz burada olacak. Rıza Akpolat, büyük bir hevesle koşturan birisidir. Akpolat hepimizin onurudur, arkasındayız. İrademize sahip çıkmaya, kötülüğün karşısında olmaya devam edeceğiz. Selam olsun, eğilmeyenlere, dürüst olanlara… Siz sahip çıktıkça bu kötülük bir şey yapamaz. İyilik kazanacak.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Eğitim Sen: Eğitimi ticarileşme ve dinselleştirme uygulamaları artarak devam etti-VİDEO

    Eğitim Sen: Eğitimi ticarileşme ve dinselleştirme uygulamaları artarak devam etti-VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen, “2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Birinci Yarıyılında Eğitimin Durumu” raporunu açıkladı. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “2024/’25 eğitim öğretim yılının birinci yarıyılı, geçmişten günümüzde varlığını sürdüren yapısal sorunlara çözüm üretilmediği bir dönem olmuştur” dedi. Irmak, çocukların eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanmadığını da kaydetti. 

    Eğitim Sen, “2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Birinci Yarıyılında Eğitimin Durumu” raporunu açıklamak üzere, basın toplantısı düzenledi. Sendika genel merkezinde yapılan açıklamayı Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak okudu.

    “SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETİLMEDİĞİ BİR DÖNEM OLMUŞTUR”

    “2024/’25 eğitim öğretim yılının birinci yarıyılı, geçmişten günümüzde varlığını sürdüren yapısal sorunlara çözüm üretilmediği bir dönem olmuştur” Kemal Irmak, “Eğitimde ticarileşme ve eğitimi dinselleştirme uygulamaları artarak devam etmiştir. 2024/’25 eğitim öğretim yılının ilk yarısında yıllardır çözüm bekleyen okulların fiziki altyapı ve donanım eksiklikleri giderilmemiş, kalabalık sınıflar, ikili öğretim ve taşımalı eğitimden kaynaklı sorunlara çözüm üretmek yerine alınan kararlarla yeni mağduriyetler yaratılmıştır. Özellikle deprem bölgelerinde okul binalarının yeniden inşası ve güçlendirilmesi çalışmaları yetersizdir. Kalabalık sınıflar ve eksik derslikler, öğrencilerin sağlıklı bir eğitim ortamına erişimini zorlaştırmıştır” dedi.

    “ÇOCUKLAR EĞİTİM HAKKINDAN EŞİT KOŞULLARDA YARARLANAMADI”

    Kız çocukların eğitime erişim hakkının engellendiğine de işaret eden Irmak, “2024/’25 eğitim-öğretim yılı başında ‘tasarruf tedbirleri’ kapsamında taşımalı eğitimden yararlanan bir milyonu aşkın öğrencinin yüzde 30’una denk gelen sayıda öğrenci taşımalı eğitim kapsamından çıkarılmış, bazı bölgelerde servisler tamamen kaldırılmıştır. Bu durum başta kız çocukları olmak üzere, çok sayıda öğrencinin eğitime erişim hakkının bizzat devlet eliyle engellenmesi anlamına gelmiştir. 2024/’25 eğitim öğretim yılının ilk yarısı aynı zamanda bölgesel, cinsel, sınıfsal vb. eşitsizliklerin derinleştiği, çocukların eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamadığı, eğitime erişimde yaşanan sorunlara çözüm üretilmediği ve anadilinde eğitim gibi en temel sorunların varlığını sürdürdüğü bir dönem olmuştur” diye belirtti.

    “EĞİTİM DIŞINA İTİLEN ÇOCUK SAYISI SON ÜÇ YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE”

    Eğitim dışına itilen çocuk sayısı son üç yılın en yüksek seviyesinde olduğunun altını çizen Irmak, kız çocuklarının eğitim haklarına yönelik müdahalelerin sürmekte olduğunu belirten Irmak şunları söyledi:

    “Son yıllarda özellikle eğitime erişim başta olmak üzere çocukların en temel haklarından yararlanma oranlarında keskin bir düşüş gözlemlenmektedir.
    Türkiye’de, özellikle kırsal bölgelerde kız çocuklarının okullaşma oranları, erkek çocuklarına kıyasla daha düşüktür. Bu durum, geleneksel toplumsal normların, ekonomik faktörlerin ve ailelerin kız çocuklarını eğitime teşvik etme konusundaki isteksizliklerinin bir sonucudur. Erken yaşta evlilikler, kız çocuklarının eğitimlerini yarıda bırakmalarına neden olan önemli bir toplumsal sorundur. Bu durum, eğitimsiz kadınların yaşam boyu süren sosyoekonomik dezavantajlarla karşılaşmasına yol açmaktadır.”

    “OKULLARDA YAŞANAN DİNSELLEŞME UYGULAMALARI SÜRMÜŞTÜR”

    2024/’25 eğitim-öğretim yılının ilk yarıyılında eğitimde dinselleşme pratikleri hız kazandığını belirten Irmak, “Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, çeşitli tarikat ve cemaatlerin ülke çapında, çocukların kişilik ve karakterinin büyük ölçüde şekillendiği 4-6 yaş gurubuna yönelik olarak Kur’an kursları faaliyetlerini artırarak sürdürmektedir. Okul öncesi eğitimde din eğitimi verilmesi hem pedagojik hem de yasal mevzuat bakımından son derece yanlış ve tartışmalı bir uygulamadır” diye konuştu.

    “EĞİTİMDE TİCARİLEŞME SONUCUNDA OKUL MASRAFLARI ARTMIŞTIR”

    Eğitimin ticarileşmesi sonucunda okul masraflarının arttığını ifade eden Irmak, “2024/’25 eğitim öğretim yılının ilk yarısında bir okul çantasını doldurmanın toplam maliyeti, öğrencinin sınıf seviyesine ve ihtiyaçlarına bağlı olarak değişmiştir. Eğitim masraflarındaki artışlar, özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarının eğitime erişim imkânlarını ciddi anlamda tehdit etmiştir. Birçok aile, yaşanan hayat pahalılığı nedeniyle çocuklarının en temel okul ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmiştir” dedi.

    “YENİ MÜFREDAT SORUNLARI BERABERİNDE GETİRMİŞTİR”

    “2024/’25 eğitim-öğretim yılı itibarıyla “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında yeni müfredat 1., 5. ve 9. sınıflarda ilk kez kademeli olarak uygulanmaya başlanmıştır” diyen Irmak, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Müfredatta yapılan değişiklikler incelendiğinde, özellikle bilimsel gerçeklerden uzak, ideolojik eğilimlerle şekillenmiş ve öğrencilerin öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyen bazı yanlış ve yanıltıcı bilgiler karşımıza çıkmaktadır. Yeni müfredatın içeriğinde, milliyetçi ve dini referansların arttığı, bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaşıldığı görülmektedir.”

    “MESEM’LER ÖĞRENCİLERİN CAN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR”

    Bugüne kadar MESEM kapsamında olan 12 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Irmak, “Çocukların ucuz iş gücü olarak kullanılarak kamu kaynaklarının sermayedarlara aktarılmasının bir yolu şeklinde tasarlanan MESEM’ler uygulamanın başladığı günden bu yana çocukları çarklarında acımasızca öğüten bir sistem haline gelmiştir. Yaşanan can kayıpları, kazalar ve hastalıklar MESEM programını ve bu program kapsamındaki iş yerlerinin denetlenmesi gerektiğini göstermektedir” diye kaydetti.

    “ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ KANUNU (ÖMK) TÜM ELEŞTİRİLERE RAĞMEN YASALAŞMIŞTIR”

    Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) düzenlemesinin bütün itirazlara rağmen TBMM’de yasalaşarak yürürlüğe girdiğini belirten Kemal Irmak, “ÖMK’nin en tehlikeli düzenlemelerinden birisi olan Öğretmen Akademisi ile öğretmenlerin iktidarın siyasal çizgisinde yetiştirilmesi ve ideolojik olarak şekillendirilmesi hedeflenmiştir” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Barış İçin 1 Milyon İmza’ kampanyası başladı!-VİDEO

    ‘Barış İçin 1 Milyon İmza’ kampanyası başladı!-VİDEO

    PİRHA- Halkların Demokratik Kongresi (HDK) “Barışa 1 Milyon İmza” kampanyasının deklerasyonunu açıkladı. HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, “Barışın toplumsallaşması meselesini HDK olarak önümüze koyduk. 8-9 Şubat’ta da uluslararası bir program yapıp barışı konuşacağız” dedi. 

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK), İmralı görüşmelerinin başlamasının ardından “Barış için 1 milyon imza” kampanyasını başlattı.
    Kampanyanın deklerasyonu Taksim’deki Hill otelde basın toplantısıyla açıklandı.

    Toplantıya, siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra demokratik kitle örgütlerinin de temsilcileri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş “Şu an barışa bir kapı aralanmış durumda” diye belirtti.

    Beştaş, Gazze’de yaşananlara dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Orada yaşananları uzun süre unutamayız. Canlı yayınlarda ölümler izlettiriliyor. Her yerde bu utanç sayfaları devam ediyor. Barışa dair kuracağımız birçok söz var. Bizler HDK çatısı altında sağlam tuğlalarla barışı örmek istiyoruz. Bu meselenin şu an gündemde yer alması, adaleti nasıl tesis edebileceğimizi hep birlikte düşünmeliyiz. Barışın toplumsallaşması meselesini HDK olarak önümüze koyduk. 8-9 Şubat’ta da uluslararası bir program yapıp barışı konuşacağız.

    “KÜRT SORUNU BU ÜLKEDEKİ EŞİTSİZLİĞİN ADIDIR”

    Evet Kürt sorunu bu ülkedeki eşitsizliğin adıdır. Bu topraklar tekçi bir zihniyetle devam edemez. Savaş politikalarına hep birlikte dur demeliyiz. Rojova, dünya halklarına umut sunmaktadır. Ama şu anda Suriye’de Aleviler, Dürziler ve birçok halk tehdit halkası içerisinde. Ayrımcılığın her türlüsünü karşımıza alarak demokrasi inşasını mümkün görüyoruz. Kürt sorununun çözümü için, pozitif barışı örmek mümkündür. Bu nedenle imza kampanyamızı her yerde konuşuyor olacağız. Tüm demokratları, barış için bir tuğla koymaya inisiyatif almaya davet ediyoruz.”

    HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu ise “Yaşanan tüm okumsuzluklara rağmen barış ihtimali üzerinde duracağız. Biz, barış ihtimali ne olursa olsun o ihtimali büyütme çabasındayız.” diyerek söze başladı.
    Ali Kenanoğlu, okuduğu ortak metinde TBMM Başkanlığına çağrı yaparak şunları söyledi:

    “Kürt sorunu demokrarik barışçıl çözümü beklemektedir. Ortadoğudaki soykırımlar bize gösteriyor ki barış kaçınılmazdır. Herkesi barış için sorumluluk almaya davet ediyoruz.
    Bu sadece bir imza ver kampanyası değil, barışı toplumsallaştırma amacımız var. Mitingler, paneller ile bu barışı öreceğiz. Toplumsal alanda HDK bu süreçte misyonunu yerine getirecektir. Geleceğimizin bu ortak vatanda barış içerisinde yaşamayı başkalarının inisiyatifine bırakmayacağız.”

    BAKIRHAN: TÜM EZİLENLERİ BU İMZA KAMPANYASINA DESTEK VERMEYE DAVET EDİYORUM

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, HDK’nin başlattığı kampanyanın kıymetli olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Evet Ortadoğuyu görüyoruz. Hiç bir dönemde olmadığı kadar siyasi zemin kırılmalarla karşı karşıyadır. Ama kendi barışını sağlayamayan sistemler güvenlik sorunu yaşıyor. Biz de bu kaos ve krizden Türkiye halklarının en az zararı alması için çabalıyoruz. Şu anki iktidar geçmişte de tekçi, otoriter bir sistemi tercih etti. Demokrasi yok ve her alanda ciddi çürüme var. Ekonomik olarak da ciddi bir çöküş var. Şimdi bu kaosun tek bir sebebi var, toplumsal barışı sağlayamamaktır. Kaynaklar SMO çetelerine, milli güvenliğe, SİHA, İHA olarak, mermi olarak gidiyor. Bu kaynakların nereye gittiğini sormalıyız. Evet savaş, bir çürümedir. Bizler bu çıkışın yolunu defalarca ifade ettik. Başta Kürt sorununun çözümü gerekir. Bunun dışındaki bir yol refaha, huzura çıkmaz. Biz, çözümün yanındayız. Demokratik bir zemin oluşsun ki taraflar çağrı yapabilsinler. Biz de koşullar oluşsun, çağrı yapılsın ve ülke şiddetten arınsın. Onun için demokratik ulus diyoruz. Bunları, seçimlerde oy için demiyoruz. Biz de HDK ile sokak sokak gezerek barışı anlatacağız. Evet savaş ciddi bir karanlık yarattı. Ülkeyi bu karanlıktan barış aydınlığına taşımayı düşünüyoruz. Kürtleri, Alevileri, ezilenleri bu imza kampanyasına destek vermeye davet ediyorum.”

    “TARİHİ BİR ÇALIŞMA OLARAK DEĞERLENDİREBİLİRİZ”

    ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “HDK, çok kıymetli bir çalışma başlattı. Tarihi bir çalışma olarak değerlendirebiliriz. Bölgemiz bir emperyalist barbarlıkla karşı karşıya. Emperyalistler paylaşımlarını yaparken milyonlarca insan yerinden yurdundan ediliyor. Hiç uzatmadan şunu söyleyebiliriz, Kürt halkı, adil bir yaşam için yıllardır bedel ödüyor. Bireysel değil kollektif haklarının kazanımı mücadelesidir. Bu çalışma ve süreç, AKP ve MHP’ye tümüyle bırakılamayacak kadar kıymetli bir süreçtir. Biz nasıl sahiplenirsek bu süreç oraya evrilecektir. Bu kampanyayı sadece imza toplamak biçiminde basitleştirmek istemiyoruz, halkımızla doğrudan bir araya gelme çalışması olacaktır. Bu anlamda bizler de her yerde bu çalışmanın öznesi olacağız.”

     KAMPANYAYA DESTEK VERMELERİ İÇİN ALEVİLERE ÇAĞRI

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan da yaptığı konuşmada tüm Alevileri kampanyaya destek vermeye çağırdı. Doğan, Rojava modelinin Aleviler için Rıza Şehri olarak görüldüğünü belirterek şunları söyledi:

    “Türkiye’de Kürtlerle birlikte en çok ezilen inanç topluluğu Alevilerdir. İstiyoruz ki biz de özgürce inancımızı yaşayalım. Türkiye’nin bu kaotik döneminde, özellikle 2015 yılından sonra bizim inancımıza da kayyım atandı. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bu kayyımın adıdır. Şimdi Suriye’deki halklar bir korku ve tedirginlik içerisinde.
    Biz Alevilerin bir ütopyası var, Rıza Şehri. Bizler varlığın birliğini, hak temelli bir yaşamı savunuyoruz. Rıza Şehri rüyamız Rojava’da gerçekleşti. Evet Alevilerin ve tüm toplumsal kesimlerin sorunlarının çözüleceği barış ortamıdır. Çerağımız barış için yakılıyor. Tüm Alevilerin özgürce yaşama şansının tek yolu barış ortamında olabilir. Tüm Alevileri barışa imzacı olmaları için çağırıyorum.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat: Ne olduğunu bilmiyoruz!

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat: Ne olduğunu bilmiyoruz!

    PİRHA- Edremit’te gözaltına alınan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne getirildi. Akpolat gazetecilerin soruları üzerine “Ne olduğunu bilmiyoruz. Bize de açıklama yapılmadı” dedi. 

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat bu sabah Balıkesir’in Edremit ilçesindeki yazlığında gözaltına alındı. Akpolat sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne getirildi.

    Akpolat, burada basın mensuplarına, “Avukatlarım gerekli açıklamayı yapacaklar. Ne olduğunu bilmiyoruz. Bize de açıklama yapılmadı. Sabah saatlerinde gözaltına alındım. Babamın rahatsızlığı nedeniyle Altınoluk’ta onu ziyarete gittim. Sabah saatlerinde oradan gözaltına alındım” dedi.

    Hastanedeki kontrolleri tamamlanan Akpolat, daha sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi’ne götürüldü.

    Rıza Akpolat’ın burada ifade işlemlerine başlanması bekleniyor.

    Akpolat’ın, Aziz İhsan Aktaş’ın yönettiği iddia edilen çıkar amaçlı suç örgütünün belediye başkanlarına ve üst düzey yöneticilerine rüşvet vermek suretiyle ihale süreçlerini organize ettiği, ihaleleri kendi firmalarının almasını sağladığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındığı belirtildi.

    ÖZEL VE İMAMOĞLU’NDAN TEPKİ

    Akpolat’ın gözaltına alınmasına CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda CHP’li siyasetçi tepki gösterdi.

    Özel, Beşiktaş Belediye Başkanı’nın gözaltına alınmasını geçmişteki, Ergenekon ve Balyoz operasyonlarına benzetti ve “Bu yapılanlar FETÖ yöntemleridir. Bu yöntemlere başvuranlar şimdi nerede? Kumpas davalarının savcıları nerede?” diye sordu. Akdeniz Belediye Eş Başkanlarının tutuklanmasına da tepki gösteren Özel, “Bahçeli hem oturup konuşalım diyor, barış diyor, hem balta çekiyor o baltayı ellerinden bıraksınlar” dedi.

    İBB Başkanı İmamoğlu da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB başkanlığı yaptığı dönemi hatırlatarak “İBB’de görev yaptınız ve sizin döneminizde pek çok yöneticinin ihaleye fesat iddiasıyla hakim karşısına çıktığını iyi biliyorsunuz. Arkadaşlarınızın bir kısmı hâlâ yanınızda görev yapıyor. Ama siz çıkmadınız. Neden? Çünkü yasa belli” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kamu emekçileri iş bıraktı: Sefalet zammı değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz!-VİDEO

    Kamu emekçileri iş bıraktı: Sefalet zammı değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- KESK’e bağlı Kamu emekçileri, yüzde 11,54’lük sefalet zammına karşı bugün ülke genelinde iş bıraktı. Emekçiler “Sefalet zammı değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz” diyerek taleplerini açıkladı. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), “İnsanca bir yaşam” ve “Sefalet zammı değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz” talebiyle bir günlük iş bırakma eylemine gitti. İş bırakan emekçiler, birçok kentte kitlesel eylemler gerçekleştirdi.

    Yapılan ortak açıklamada emekçilerin talepleri dile getirilerek, “Kamu emekçileri olarak, toplumun diğer kesimleri gibi, yıllardır artan enflasyon, hayat pahalılığı ve düşük ücret zamları karşısında yoksullaşmaya mahkûm ediliyoruz. Her geçen gün etkisini artıran ekonomik kriz, milyonların yaşamını daha da zorlaştırıyor. Alım gücümüz düşerken, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta zorlanıyoruz. TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamları gerçeğin birazını bile yansıtmazken, maaşlarımız mum gibi eriyor ve emekçiler olarak hızla sefalete sürükleniyoruz” denildi.

    Açıklamada, emekçilerin geçinemediklerine vurgu yapılarak, zam oranlarına tepki gösterildi. Açıklamada şunlar belirtildi:

    “2025 yılını yüzde 30’luk asgari ücret zammının yanı sıra, kamu emekçileri ve memur emeklilerine yapılan yüzde 11,54; işçiler ve işçi emeklilerine reva görülen yüzde 15,75’lik sefalet zamları ile karşıladık. 1 Ocak’tan itibaren vergi ve harçlara yüzde 44 zam yapıldı. 2025 bütçesine göre attığımız her adımda ödediğimiz KDV’de geçtiğimiz yıla göre yüzde 81, ÖTV’de ise yüzde 51 artış olacak. Hükümetin kendi alacaklarına yaptığı zam oranları ortadayken, kamu emekçilerine ve emeklilere reva görülen maaş artış oranının sadece yüzde 11,54 olması utanç verici bir durumdur.”

    TALEPLER 
    Açıklamada, ayrıca kamu emekçilerinin ortak taleplerine yer verildi:
    “* Tüm emekçiler için insanca yaşanabilir bir ücret ve adil bir gelir dağılımı istiyoruz.
    * Eşit işe; eşit ücret talep ediyoruz.
    * Bu sefalet zam aldatmacasına karşı, en düşük memur maaşının acilen yoksulluk sınırının üzerine yani 79.000 TL’ye çıkartılmasını talep ediyoruz.
    * Başta metropoller olmak üzere barınma ihtiyacımızı imkansız hale getiren kira fiyatlarına karşı, güncel verilere denk düşen kira yardımı talep ediyoruz.
    * Asgari ücretin, insan onuruna yaraşır bir ücret düzeyine çıkartılmasını talep ediyoruz.
    * İşyerlerinde ücretsiz kreş açılmasını talep ediyoruz.
    * Kamuda mülakat değil, liyakat, yani kadrolu güvenceli istihdam talep ediyoruz.
    * Seyyanen zamların, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını, insanca yaşayabileceğimiz bir emeklilik talep ediyoruz.
    * Kamu kaynaklarının ‘müşteri garantili’ projeler için değil, halk için kullanılmasını talep ediyoruz.
    * Vergide adalet, az kazanandan az, çok kazanandan çok, yani adil bir vergi sistemi ve 1. Vergi diliminin %10’a düşürülmesi ve sabitlenmesini istiyoruz.
    * Bizleri toplu sözleşme masası adı altında, siyasal iktidarın iki dudağı arasına bırakan ve tüm yetki ve kararın hükümete terk edildiği sahte sendika yasasına karşı, gerçek grevli bir toplu sözleşme düzenlemesi istiyoruz.”
    İSTANBUL
    KESK İstanbul Şubeler Platformu, Sultanahmet Meydanı’ndan Beyazıt Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. “Sefalet zammını kabul etmiyoruz, insanca yaşam istiyoruz” pankartının açıldığı eylemde, “İnsanca yaşamak istiyoruz” ve “AKP zammını başına çal” sloganları atıldı. Çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi de açıklamaya katıldı. KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Barış Uluocak, ortak metni okudu. Eylem, çekilen halaylarla son buldu.

    ANKARA

    Kamu emekçileri, 1 günlük iş bırakma eylemlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Kamu emekçileri olarak, toplumun diğer kesimleri gibi, yıllardır artan enflasyon, hayat pahalılığı ve düşük ücret zamları karşısında yoksullaşmaya mahkûm ediliyoruz” denildi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Kamu emekçileri olarak, toplumun diğer kesimleri gibi, yıllardır artan enflasyon, hayat pahalılığı ve düşük ücret zamları karşısında yoksullaşmaya mahkûm ediliyoruz. Her geçen gün etkisini artıran ekonomik kriz, milyonların yaşamını daha da zorlaştırıyor. Alım gücümüz düşerken, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta zorlanıyoruz. İş yerlerinde alın teri döken bizler, enflasyon karşısında ezilirken sermaye her geçen gün daha fazla kâr ediyor. Vergi yükünün büyük bölümü emekçilerin omuzlarına yıkılırken, patronların vergi borçları birer birer siliniyor. Kamu kaynakları, halkın ihtiyaçları yerine sermayeye ve yandaş projelere aktarılıyor. Bu adaletsiz düzenin bedelini yıllardır neden sadece biz emekçiler ödüyoruz? Kamu emekçilerinin, işçilerin, emeklilerin ‘insanca yaşayacak ücret’ taleplerini görmezden gelen siyasi iktidarın ücretlerimizi baskılayıp, boğazımızı sıkarak uygulamaya çalıştığı ekonomik programa karşı kamu emekçileri olarak itiraz ediyoruz” dedi.

    İZMİR

    İzmir’de kamu emekçileri, bir günlük iş bıraktı. Konak Eski Sümerbank önünde toplanan binlerce kamu emekçisi, Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirdi. “Sefalet ücreti dayatmasına boyun eğmeyeceğiz” ve “Sefalet zammına karşı insanca yaşayacağımız bir ücret” pankartı açılan yürüyüşte, “Sefalet zammını kabul etmiyoruz” sloganı atıldı.

    Kentteki siyasi parti, kurum, meslek odası ve sendikalar da destek verdi. Yine Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) üyeleri de yürüyüşte yer aldı. Yürüyüş sonrası yapılan konuşmalarda, artan enflasyon ve ekonomik kriz koşullarında açıklanan maaş zammının yaşam şartlarını daha da zorlaştırdığına dikkat çekildi.

    Sendika üyeleri dışında parti, dernek, temsilci ve üyelerinin de destek verdiği eylemde 2025 yılı artışının yetersizliği nedeniyle kamu emekçilerinin de açlığa mahkum edildiği vurgulanarak tepki gösterildi.

    DERSİM

    Dersim’de sefalet zammını protesto ederek iş bırakan binlerce emekçi, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’nda yürüdü. Kitle yürüyüşte sık sık ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Emekçiyiz haklıyız kazanacağız’ sloganları attı.
    Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan basın açıklamasını Büro Emekçileri Sendikası (BES) Dersim Şube Başkanı Sinan Ulu okudu. Açıklamada, ‘TÜİK’in sahte verilerine hayır, insanca bir yaşam için hakkımız olanı istiyoruz’ pankartı açıldı. Açıklamada sık sık ‘Zafer direnen emekçinin olacak’ , ‘Birleşe birleşe kazanacağız’ , ‘TÜİK şaşırma sabrımızı taşırma’ sloganları atıldı.

    Kamu emekçilerinin toplumun diğer kesimleri gibi hayat pahalılığı ve düşük ücret zamları karşısında yoksullaşmaya mahkûm edildiğini vurgulayan Sinan Ulu, “Her geçen gün etkisini artıran ekonomik kriz, milyonların yaşamını daha da zorlaştırıyor. Alım gücümüz düşerken, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta zorlanıyoruz. TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamları gerçeğin birazını bile yansıtmazken, maaşlarımız mum gibi eriyor ve ülke olarak hızla yoksulluğa sürükleniyoruz. Temel tüketim maddelerine ve kiralara yapılan yüksek oranlı zamlar, kamu emekçilerinin geçim koşullarını zorlaştırırken, alım gücümüzün her geçen gün biraz daha düşmesine neden oluyor. Bu nedenle, vergide adaletin sağlanması, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, insanca yaşayacak bir ücret talebi bugün tüm kamu emekçilerinin ortak talebi haline gelmiş durumdadır” dedi.

    ANTALYA

    %11.5 Sefalet zammını kabul etmiyoruz şiarıyla saat 11.30’da Aydın Kanza parkında toplanan emekçiler Antalya Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdiler. Yürüyüşte, birleşe birleşe kazanacağız, Hükümet zammını al başına çal, Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek, Sermayeye değil Emekçiye bütçe, Çetelere değil halka bütçe  sloganları atıldı
    Meydanda yapılan basın açıklamasını KESK Antalya Şubeler Platformu adına İlhan Karakurt, Birleşik Kamu iş Antalya temsilcisi, Sadık Açar, Hür Sen Konfederasyonu adına Levent Doğan okudu.

    MALATYA

    Malatya’da, kamu emekçileri, yüzde 11,54’lük sefalet zammını protesto ederek, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon rakamlarını protesto etmek amacıyla Emeksiz Kavşağı’nda bir araya gelerek açıklama yaptı. Açıklamada, “Bizler yıllarca verdiğimiz emek karşılığında sefalete mahkum edilenleriz” diyerek tepki gösterildi.

    Kamu emekçileri hep bir ağızdan, “Sefalete teslim olmayacağız” diye slogan attı.

    ADIYAMAN

    Adıyaman’ın Valilik binası önünde gerçekleşen eyleme çok sayıda kamu emekçisi katıldı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon verilerine tepki göstermek amacıyla 1 gün iş bırakma kararı alan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Adıyaman Şubeler Platformu adına konuşma yapan Zeynel Polat, ‘geçinemiyoruz’ diyerek iktidarı yönetenlerden taleplerinin yerine getirilmesini istedi.

    MERSİN

    KESK Mersin Şubeler Platformu, Özgür Çocuk Parkı’nda açıklama yaptı. KESK’li emekçilerin yanı sıra siyasi parti temsilcileri de açıklamaya katıldı. Kitle, açıklama öncesi halaya durarak, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Sefalete teslim olmayacağız” ve “Emekçiler el ele genel greve” sloganları attı. “İnsanca bir yaşam için iş bırakıyoruz. Sefalet zammı değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz” ve “Rakamlar yalan yoksulluk gerçek” pankartlarının açıldığı açıklamada ayrıca Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösterildi.

    BES Mersin Şube Başkanı Kemal Göçmen, ortak metni okudu. Göçmen, kayyım kararını da kınayarak, “Bu durum halkın iradesine saygısızlıktır. Bir an önce bu hukuk cinayetinden vazgeçmelerini istiyoruz” dedi.
    Hatay, Adana, Osmaniye’de de emekçiler iş bırakarak, taleplerini haykırdı.
    ESKİŞEHİR
    Eskişehir’de bir günlük iş bırakan emekçiler, Adalar’da bir araya gelerek Yediler Parkı’na yürüdü. Yürüyüşte “Faşizme karşı omuz omuza”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Genel grev, genel direniş” sloganları atıldı. Emekçiler uzun bir süre halaya durarak, taleplerini açıkladılar.

    PİRHA/ İSTANBUL/ ANKARA/ İZMİR/ DERSİM/ ANTALYA/ MALATYA/ ADIYAMAN/ MERSİN

     

  • Ekrem İmamoğlu: Başkanımızın yanındayız!

    Ekrem İmamoğlu: Başkanımızın yanındayız!

    PİRHA- İstanbul Beşiktaş Belediyesi’nde ihale yolsuzluğu soruşturması sürüyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat gözaltına alındı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bu senaryo ile algı oluşturmaya çalışanlar bilsinler ki kimseyi ikna edemediniz / edemeyeceksiniz. Belediye Başkanımızın yanındayız” dedi.

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, “suç örgütüne üye olma”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “haksız mal edinme” suçlarından Balıkesir’de gözaltına alındı.

    Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki suç örgütünün, belediye başkanları ve üst düzey yöneticilerine rüşvet vermek suretiyle ihale süreçlerini organize ettiği, ihaleleri kendi firmalarının almasını sağladığı iddia ediliyor.

    Soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüpheliler arasında tutuklanarak yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da bulunuyor.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, X hesabından yaptığı açıklamada “Bu senaryo ile algı oluşturmaya çalışanlar bilsinler ki kimseyi ikna edemediniz / edemeyeceksiniz. Belediye Başkanımızın yanındayız” dedi.

    İmamoğlu, açıklamasının devamında şu cümlelere yer verdi:

    “İstenildiği an gelip ifade verebilecek, hesap verebilecek kamu görevlileri, belediye başkanları sabahın köründe evlerinden ‘operasyon’ ile gözaltına alınıyor, yandaş medyaya kamuoyu oluşturmak için servis edilecek bilgiler dağıtılıyor, gizlilik kararı alınarak doğru bilgiye erişim engelleniyor. Sonra geriye komik bile denemeyecek gerekçeler kalıyor. Sabah Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat ve diğer yöneticiler için de aynı süreç işletildi. Bu senaryo ile algı oluşturmaya çalışanlar bilsinler ki kimseyi ikna edemediniz / edemeyeceksiniz. Niyeti hukuk olmayanın usulü de hukuki olmaz. Belediye Başkanımızın yanındayız, hukuki süreci sonuna kadar takip edecek bütün hukuksuzlukları teşhir edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Beşiktaş Belediye Başkanı gözaltında, belediye polis ablukasında

    Beşiktaş Belediye Başkanı gözaltında, belediye polis ablukasında

    PİRHA- İstanbul’da başlatılan ‘ihale yolsuzluğu soruşturması’ kapsamında, aralarında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da bulunduğu 47 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Akpolat’ın Balıkesir’in Edremit İlçesinde jandarma tarafından gözaltına alındığı öğrenildi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘ihale yolsuzluğu’ soruşturması kapsamında 47 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

    Gözaltı kararı verilenler arasında tutuklanarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da bulunuyor.

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın Balıkesir’in Edremit İlçesine bağlı Narlı mahallesinde jandarma tarafından gözaltına alındığı öğrenildi.

    BELEDİYE ÖNÜNDE POLİS ABLUKASI

    Sabah saatlerinde Beşiktaş Belediyesi’ne giden İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Akpolat’ın makam odasında arama ve inceleme yaptı.

    Öte yandan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da aralarında olduğu 47 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından, Beşiktaş Belediyesi önüne polis ekipleri sevk edildi.

    Belediye önü bariyerlerle çevrilerek giriş ve çıkışlar polis tarafından abluka altına alındı. Belediye personeli kimlik kartları göstererek içeriye giriyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir, deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir, deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da dün Hakk’a yürüyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kurucu Başkanı, 2 Temmuz Vakfı önceki Başkanı, Yazar Murtaza Demir, Oran Pir Sultan Abdal Cemevi’nden deyişlerle Hakk’a uğurlandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kurucu Başkanı, 2 Temmuz Vakfı önceki Başkanı, Yazar Murtaza dün (9 Ocak 2025)Demir Ankara’da Hakk’a yürüdü. Demir, kanser nedeniyle tedavi görüyordu.

    Demir’in Hakk’a uğurlanma erkanı Oran Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapıldı. Uğurlamaya Demir’in yakınları, Alevi kurum başkanları, eski dönem Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı.

    Alevi hak mücadelesine yıllarda emek veren Murtaza Demir’in Hakk’a uğurlama erkanını Dertli Divani yürüttü.
    Murtaza Demir’in oğlu Ali Demir ve eşi Şemsi Demir birer konuşma yaptılar.

    Deyişlerle uğurlanan Murtaza Demir, 11 Ocak Cumartesi günü saat 12:00’de Sivas Yıldızeli Banaz köy mezarlığında toprağa sırlanacak.

    PİRHA/ANKARA

  • ÖHD, Akdeniz Belediyesi önünden seslendi: İrade gasplarının karşısında duracağız-VİDEO

    ÖHD, Akdeniz Belediyesi önünden seslendi: İrade gasplarının karşısında duracağız-VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediye Eş Başkanları ve meclis üyelerinin gözaltına alınıp belediyenin ablukaya alınmasının ardından Akdeniz halkının belediye önündeki direnişi sürüyor. Özgürlük için Hukukçular Derneği Mersin Şube Eş Başkanı İbrahim Kaya, yapılan irade gasplarının ve hukuksuzlukların karşısında durarak, halkın haklarını savunmak için adaleti sağlamanın önemli olduğunu vurguladı.

    Akdeniz Belediye Eş Başkanları ve meclis üyelerinin gözaltına alınmasının ardından halkın bekleyişi sürerken, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) konuya dair basın açıklaması yaptı.

    ÖHD Mersin Şube Eş Başkanı İbrahim Kaya, yapılanın irade gaspı olduğunu vurgulayarak, “Seçimlerde kazanamadıkları belediyeleri halkın iradesine atayarak gasp etmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bizler, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları (İHD) Mersin Şubesi’ne bağlı avukatlar olarak, yaşanan bu süreçte mevcut yapının hedeflediği tüm hukuksuzlukları ortaya çıkarmak ve bu hukuksuzlukları yüzlerine vurmak için gözaltına alınan arkadaşlarımızın savunmalarını yapma görevini üstlenmiş bulunmaktayız. Arkadaşlarımızın kollukta, savcılıkta ve sorgu hakimliklerinde yanlarında olacağız. Yapılan irade gaspının neyi hedeflediğini ve neyi amaçladığını sistemin tarafı olan, talimatla çalışan yargı sisteminin yüzüne haykıracağız. Onların neyi hedeflediğini biliyoruz ve bizler, üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Kendi sorumluluğumuzu halkımızın yanında olarak yerine getirmeye hazırız” dedi.

    “GASP VE HUKUKSUZLUKLARA KARŞI DURACAĞIZ”

    Ayrıca, bu süreçte halkın iradesine yönelik hukuksuzluklarla mücadele etmeye kararlı olduklarını ve adaleti sağlamak için tüm gücüyle çalışacaklarını sözlerine ekleyen Kaya, yapılan irade gasplarının ve hukuksuzlukların karşısında durarak, halkın haklarını savunmak için adaleti sağlamanın önemli olduğunu vurguladı.

    PİRHA/ MERSİN

  • 10 OCAK 2025 CUMA-GÜNDEM

    10 OCAK 2025 CUMA-GÜNDEM

    -İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasıyla birlikte Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Dersim’de yapacağı çalışmalara dair Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, konuştuk. GÖRÜNTÜLÜ

    -Suriye’de Alevilerin katledilmesine karşı dünya kamuoyunun ses çıkarması gerektiğini vurgulayan Dersimli yurttaşlar, “Bütün dünyanın gözü önünde Suriye’de Aleviler katlediliyor. ABD ve İsrail Ortadoğu’dan defolsun. Dünya kamuoyuna sesleniyoruz Suriye’de Alevilerin katledilmesine sessiz kalmayın” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların bütünüyle Alevileri susturmaya, hizaya getirmeye ve etkisizleştirmeye yönelik hamleler olduğuna işaret eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm, “Suriye’deki meseleyi de tek başına bir bölgede antidemokratik uygulamaları kabul etmeyen Alevilere değil, bütün Alevilere yönelik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın kendisi Türkiye gerçeğiyle aslında çok benzerlikler arz ediyor” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Suriye’de Alevilere yönelik artan şiddet olaylarını kınamak amacıyla Adıyaman Demokrasi Parkı’nda saat 17.00’de, Alevi kurumları basın açıklaması yapacak.GÖRÜNTÜLÜ

    -Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kurucu Genel Başkanı Murtaza Demir’in cenaze erkanı 12.00’de Or-an Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacak. GÖRÜNTÜLÜ

    -Sadaka değil, İnsanca yaşanabilecek bir ücret için 13 Ocak’ta Türkiye genelinde iş bırakacak olan KESK, BİRLEŞİK KAMU İŞ, BASK, HÜRRİYET SEN ve ASİM SEN  hükümete taleplerini duyurmak ve uyarmak amacıyla saat 13.00 de Eğitim Sen Antalya Şube’de ortak basın toplantısı yapacak. GÖRÜNTÜLÜ

    -Aşure ayında tanıştıktan sonra evlenen Ali Taşkın ve Melisa Taşkın  cemevlerinde zakirlik yapıyor. Evli çift, “İkimizin zakir olması bizim için umut vericidir” dedi.GÖRÜNTÜLÜ

    -Kadın Gazeteciler Derneği, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sebebiyle 18.00’de Özgür çocuk Parkında basın açıklaması yapacak. GÖRÜNTÜLÜ

  • ABF Başkanı Arslan: Alevi kurumlarının öncülüğünde bir heyetle Suriye’ye gitmek istiyoruz-VİDEO

    ABF Başkanı Arslan: Alevi kurumlarının öncülüğünde bir heyetle Suriye’ye gitmek istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- CAN TV Ana Habere konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan, Suriye’deki Alevilerin gördüğü şiddete karşı kamuoyu oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de görüşeceklerini belirten Arslan, Alevi kurumlarının öncülüğünde, insan hakları derneklerinin temsilcilerinin, gazetecilerin de yer alacağı bir heyetle Suriye’ye gitme taleplerini siyasi partilere ilettiklerini kaydetti.

    Suriye’de cihatçı terör örgütü HTŞ’nin, Esad rejimini devirip yönetimi ele geçirmesinin ardından Alevilere yönelik saldırılar sürüyor.

    Türkiye’deki ve Avrupa’daki Alevi örgütleri, Suriye’deki saldırıların ve katliamların durdurulması için açıklamalarla çağrılar yaparken, bir yandan da diplomatik görüşmeler yapıyor. Bugün Alevi örgütlerinin yöneticileri, Suriye’de Alevilere dönük katliamlara ve şiddete dair Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin yöneticileriyle görüştüler. Aleviler Bu kapsamda sırasıyla; DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili  Murat Emir, Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Gelecek Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ile görüşerek Suriye’de yaşanan hak ihlallerine dair kaygılarını ve taleplerini iletti.

    “İÇİŞLERİ BAKANI VE DIŞİŞLERİ BAKANI İLE DE GÖRÜŞECEĞİZ”

    Elif Sonzamancı’nın sunduğu CAN TV Ana Habere konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Arslan, Suriye’deki Alevilerin gördüğü şiddete karşı kamuoyu oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de görüşeceklerini belirten Arslan, “Biz iktidar partisi dışındaki partilere şunu dile getirdik. Suriye’de bir katliam var. Dünyadaki Aleviler Suriye’deki Alevilerle ilgili kaygı taşıyor. Bu endişeye ilişkin kamuoyuna ihtiyaç var. Siyasi bir sese ihtiyacımız var. Katliama karşı sessiz kalmanızı doğru bulmuyoruz, dedik. İktidar partisine de (AKP) aynı şeyi söyledik. Hükümetin üzerine düşeni yapmasını, kaygılarımızı ortadan kaldıracak girişime ihtiyacımız var, dedik. İçişleri Bakanı ve Dışişleri Bakanı ile de görüşeceğiz” dedi.

    ALEVİLERİN ÖNCÜLÜĞÜNDE SURİYEYE GİTME TALEBİ

    Alevi kurumlarının öncülüğünde, insan hakları derneklerinin temsilcilerinin, gazetecilerin de yer alacağı bir heyetle Suriye’ye gitme taleplerini siyasi partilere ilettiklerini belirten Arslan, “Suriye’de Aleviler ne yaşıyor, durumları nedir bilmek istiyoruz. CHP, DEM Parti ve Saadet Partisi’nin bu talebimizi Meclis’te de dillendirmesini istedik. İktidar Partisi’nden de bu talebimizi ilgili Bakanlığa iletmesini istedik” diye konuştu.

    “ALEVİLERE YÖNELİK NEFRET SUÇLARINA KARŞI HÜKÜMETİN ADIM ATMASINI BEKLİYORUZ”

    Türkiye’deki Alevilere karşı İslamcı-faşist grupların sosyal medyadan nefret suçu işlediklerini söyleyen Mustafa Arslan şöyle devam etti:

    “Hem Türkiye kamuoyu hem de dünya kamuoyu açısından gözlemci ekibin hazırlayacağı rapor ve son dönemlerde Türkiye’de Alevilere dair kin ve nefret suçunun had safhada olduğu bir süreç var. Bu süreçte hükümetin sorumluluğu var. Hükümetin adımlar atmasını bekliyoruz. Bundan sonra da görüşmelerimiz devam edecek. Siyasi partilerle ne konuştuğumuzu bir basın toplantısıyla açıklayacağız.”

    CAN TV Ana Haberi buradan izleyebilirsiniz.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER
    Alevi örgütlerinin yöneticileri Meclis’te bir dizi temasta bulundu
    6 Alevi örgütünden açıklama: Suriye’de yaşanan hak ihlallerine dair taleplerimizi partilere ilettik

  • 6 Alevi örgütünden açıklama: Suriye’de yaşanan hak ihlallerine dair taleplerimizi partilere ilettik

    6 Alevi örgütünden açıklama: Suriye’de yaşanan hak ihlallerine dair taleplerimizi partilere ilettik

    PİRHA- Alevi örgütlerinin yöneticileri, Suriye’de Alevilere dönük katliamlara ve şiddete dair Meclis’te siyasi partilerin yöneticileriyle görüştüler. Ortak yazılı bir açıklama yapan 6 Alevi örgütü, “Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanı Sn. Ali Yerlikaya, Dışişleri Bakanı Sn. Hakan Fidan ve diğer siyasi parti gruplarıyla da yapacağımız görüşmeler sonrasında görüşmelerin içeriğini, detaylarını kamuoyu ile paylaşacağız” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Arslan, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Adana Alevi Kültürünü Araştırma Derneği (AKAD) Başkanı Gültekin Cuvalak, ADFE Genel Başkan Yardımcısı Özgül Ateş ve Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş, ABF Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esad Ünsal ve Genel Sekreteri Özgür Kaplan, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin yetkilileriyle görüştüler.

    Görüşme sonrası yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, TBMM’de yaptıkları görüşmeye dair bilgi verdi. 

    Alevi kurumlarının yazılı açıklaması şöyle:

    “Suriye’de yaşayan başta Aleviler olmak üzere, tüm azınlıklara ve inanç gruplarına yönelik gerçekleşen saldırılara dair Alevi kurumları olarak 9 Ocak 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir dizi görüşmeler gerçekleştirdik.
    Bu kapsamda sırasıyla;
    DEM Parti Grup Başkanvekili Sn. Gülistan Kılıç Koçyiğit,
    Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Sn. Murat Emir,
    Saadet Partisi Grup Başkanvekili Sn. Bülent Kaya,
    Gelecek Partisi Grup Başkanvekili Sn. Selçuk Özdağ,
    Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Sn. Leyla Şahin Usta ile görüşerek Suriye’de yaşanan hak ihlallerine dair kaygılarımızı ve taleplerimizi ilettik.

    İÇİŞLERİ VE DIŞİŞLERİ BAKANLARIYLA DA GÖRÜŞÜLECEK

    Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanı Sn. Ali Yerlikaya, Dışişleri Bakanı Sn. Hakan Fidan ve diğer siyasi parti gruplarıyla da yapacağımız görüşmeler sonrasında görüşmelerin içeriğini, detaylarını kamuoyu ile paylaşacağız. Suriye’de yaşayan canlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması, hak ihlallerinin önüne geçilmesi, gerek Türkiye gerekse uluslararası kamuoyuna doğru bilginin aktarılması için diplomatik tüm girişimlerde bulunacağımızı tüm kamuoyuna deklare ederiz.”

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Alevi kurumlarının genel başkanları Meclis yolunda!
    Alevi örgütlerinin yöneticileri Meclis’te bir dizi temasta bulundu

  • CHP, MEB ile Ülkü Ocakları arasındaki protokolün iptali için mahkemeye başvurdu

    CHP, MEB ile Ülkü Ocakları arasındaki protokolün iptali için mahkemeye başvurdu

    PİRHA- CHP, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı arasında imzalanan protokolün iptali için Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurdu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, CHP milletvekilleriyle mahkeme önünde yaptığı basın açıklamasında, “Türkiye’de eğitim, geleceğimizin inşasında en önemli alanlardan biri. MEB, CHP Gençlik Kolları ile protokol imzalamış olsaydı bu da çok büyük bir yanlış olurdu. Hiçbir siyasi partinin eğitim kurumlarının içerisinde eğitim vermesi düşünülemez” dedi.

    Protokolün hukuki açıdan aykırılıklar barındırdığını belirten Özçağdaş, şunları kaydetti:

    “Protokolde, bu işbirliği mahiyetindeki kursların ne olacağı belirtilmemiştir. Bakanlık, tek başına bu kursları verebilecek niteliğe sahiptir. Buna rağmen protokol yapılması, Bakanlığın açıkça bir zümreye imtiyaz sağlamasıdır. Protokol, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun ‘Milli eğitim hizmeti Türk vatandaşları istek ve kabiliyetleriyle Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir’ hükmüne aykırıdır.”

    Basın açıklaması sonrasında başvuru dilekçesi, CHP heyeti tarafından Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne teslim edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kartal Cemevi’nin asimilasyon faaliyetine Alevilerden tepki

    Kartal Cemevi’nin asimilasyon faaliyetine Alevilerden tepki

    PİRHA- Zorunlu din derslerine karşı mücadele edilirken, Kartal Cemevi Vakfı da tam aksine asimilasyon faaliyetlerini sürdürüyor. İstanbul Kartal’da bulunan Vakıf, kurum hocaları tarafından Türkçe Kuran eğitimi ve ‘İslamiyet ve Alevilik’ eğitimi verileceğini duyurdu. 

    İstanbul’da bulunan Kartal Cemevi Vakfı’nda yıllardır Kuran kursu veriliyor ve kursiyerlere sertifika dağıtılıyor.

    Başkanlığını Haydar Baki Doğan’ın yaptığı Alevi Vakıfları Federasyonu’na bağlı Kartal Cemevi Vakfı, kurum hocaları tarafından Türkçe Kuran eğitimi ve ‘İslamiyet ve Alevilik’ eğitimi verileceğini duyurdu.

    Alevi toplumunun tepkilerine rağmen Kartal Cemevi Vakfı Kuran kursu ısrarından vazgeçmiyor.

    Alevi çocukların zorunlu din dersinden muaf olması için Cem Vakfı’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurusunu da boşa çıkan bu tutumu, Alevilerden tepki görüyor.

    Ajansımızı arayan ve bazı sosyal medya gruplarında yazan çok sayıda Alevi yurttaş, cemevinin minaresiz cami haline dönüştüğünü belirterek, Kartal Cemevi yönetimini sorumlu davranmaya çağırdı. Aleviler, cemevlerinde Alevilik dersleri/kursu olması gerektiğini belirttiler.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABER

    >Kartal Cemevi Vakfı’nda yine Kuran kursu; müfredatı da ‘dede’ hazırlamış

     

     

  • Devlet hastanelerinde muayene ücretine büyük zam!

    Devlet hastanelerinde muayene ücretine büyük zam!

    PİRHA- Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlı devlet hastanelerinde katılım payı adı altında alınan muayene ücreti 10 kat artırılarak 20 liraya çıkarıldı. Aile hekimlerinden alınacak bazı sağlık raporları da artık ücretli olacak.

    Genel Sağlık Sigortası’na ilişkin düzenlemeleri de içeren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

    YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER NELER?

    Değişiklikle ayakta tedavilerde ödenen katılım payı 2 TL’den 20 liraya yükselecek. Özel sektör işverenlerinin SGK’yE ödeyecekleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi indirimi 4 puan olarak uygulanacak.

    Aile hekimlerinden alınan bazı raporlar artık ücretli olacak. Örneğin ehliyet raporu için başvurulması durumunda belli bir miktar ücret alınacak. Raporlar karşılığı toplanan ücretler döner sermayeye aktarılacak.

    Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi için katılım payı 20 liraya yükseltildi.

    SGK, sağlık hizmetlerindeki katılım payını, aile hekiminden sevk edilenler için yüzde 50 azaltmaya yetkili olacak. Cumhurbaşkanı söz konusu katkı payını 10 katına kadar arttırmaya yetkili olacak.

    İmalat sektöründe çalışanlar için ise 5 puanlık prim desteği devam edecek.

    Cumhurbaşkanı, 31 Aralık 2026’ya kadar verilecek desteğin süresini 31 Aralık 2027’ye kadar uzatmaya yetkili olacak.

    AİLE HEKİMLERİ MESAİ DIŞINDA HASTALARA BAKABİLECEK

    Yasayla, aile hekimleriyle ilgili önemli düzenlemeler de yapılıyor. Düzenlemeye göre aile hekimleri mesai saatleri dışında ücret karşılığında hastalara bakabilecek.

    Emeklilik haklarının sağlanmasında sigortacılık ilkelerinin dikkate alınması ve sigortalılar arasında norm ve standart birliği sağlanarak Ekim 2008’den önce sigortalı olan engelliler için vergi indirim belgesi esas alınarak yürütülen emeklilik işlemleri, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında çalışma gücü kaybına göre belirlenecek ve tüm uygulama Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülecek.

    Sağlık personeli istihdam eden kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişiler, istihdam ettiği personeli ve personel hareketlerini bakanlığa bildirmekle yükümlü olacak.

    ÇALIŞMA SAATLERİ

    Aile Hekimliği Kanunu’ndaki değişiklikle de yabancılara sunulan hizmetler, sertifikası olan aile hekimlerince mesai dışında sunulan akupunktur ve fitoterapi ile özel amaçlı raporlardan bakanlıkça belirlenenler hariç olmak üzere aile hekimliği hizmetleri ücretsiz olacak.

    Aile hekimliği hizmetleri, acil haller hariç, haftada 40 saatten az olmamak kaydıyla bakanlıkça belirlenen kıstaslar çerçevesinde ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirilecek.

    Bakanlıkça tarifeleri belirlenen hizmetlerden tahsil edilecek gelirler il sağlık müdürlüklerinin döner sermaye işletmelerinde bu amaçla açılacak hesaba yatırılacak. Bu hesapta toplanan gelirlerin, sağlık hizmet sunumu için harcanma kriterleri, aile sağlığı merkezi giderlerinde kullanılması da dahil aile hekimine ve aile sağlığı çalışanına dağıtılabilecek miktarları, dağıtım ve harcamaya ilişkin diğer usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça belirlenecek.

    SGK ile bankaların, sigorta ve reasürans şirketlerinin, ticaret odalarının, sanayi odalarının, borsaların veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulmuş bulunan sandıklarla veri paylaşımı yapılabilecek.

    YABANCI ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ SAĞLIK HİZMETİ

    Yabancı uyruklu öğrenciler, kayıtlarının devam etmesi şartıyla herhangi bir eğitim öğretim yılının başlangıç tarihinden itibaren 3 ay içinde talepte bulunmaları halinde Genel Sağlık sigortalısı olabilecek.

    Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı veya Uluslararası Öğrenciler Değerlendirme Kurulu kararıyla burslandırılan uluslararası öğrenciler, bursluluk statülerinin devam ettiği sürelerde Genel Sağlık sigortalısı sayılacak. Genel Sağlık Sigortası primleri, belirlenen prime esas kazanç alt sınırının yüzde 4’ü olacak.

    Kanuna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan sigortalıların, 2008 yılı ekim ayı öncesi döneme ilişkin aylık hesaplamalarında mevcut uygulama devam edecek.

    Astsubay meslek yüksekokulları ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar, polis nasbedilmek üzere polis meslek eğitim merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda subay ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylara yetim aylığı bağlanabilecek ve bunların yetim aylıkları kesilmeyecek. Kanun kapsamda aylık alan ya da hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylığa hak kazanacak erkek çocuklara ikinci lisans ve yüksek lisans kayıtlarında aylık ödenecek.

    Sigortalılığı 31 Aralık 2008 (dahil) tarihinden önce başlayan, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan sigortalılardan çalışma gücü kayıp oranı yüzde 40 ila yüzde 49 olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4 bin 100 gün prim ödemeleri, yüzde 50 ila yüzde 59 olanlar ise 16 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 700 gün prim ödemeleri şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Kurucu Başkanı, Yazar Murtaza Demir Hakk’a yürüdü

    PSAKD Kurucu Başkanı, Yazar Murtaza Demir Hakk’a yürüdü

    PİRHA- Pir sultan Abdal Kültür Derneği Kurucu Başkanı, 2 Temmuz Vakfı önceki Başkanı, Yazar Murtaza Demir Hakk’a yürüdü. Demir, Ankara’da kanser nedeniyle tedavi görüyordu. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kurucu Başkanı, 2 Temmuz Vakfı önceki Başkanı, Yazar Murtaza Demir Ankara’da Hakk’a yürüdü. Demir, kanser nedeniyle tedavi görüyordu.

    Murtaza Demir, 10 Ocak Cuma günü saat 12:00’de Oran Pir Sultan Cemevinden Hakk’a uğurlanacak.
    11 Ocak Cumartesi günü saat 12:00’de ise Sivas Yıldızeli Banaz köy mezarlığında toprağa sırlanacak.

    Murtaza Demir’in Hakk’a yürümesi büyük üzüntü yarattı. Aleviler ve dostları sosyal medyadan üzüntülerini dile getirerek, Demir’in Alevilik mücadelesine vurgu yaptılar.
    PİRHA/ANKARA
  • Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri 3’üncü gününde

    Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri 3’üncü gününde

    PİRHA- Aile hekimlerinin iş bırakma eylemi 3’üncü gününde. Sağlık emekçileri de bu kapsamda birçok kentte 1 günlük iş bırakma eylemi yaptı.

    Aile hekimleri ve Aile Sağlık Merkezi çalışanları, Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmeliği iptali istemiyle üçüncü kez iş bırakma eylemine giderken, bu kapsamda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Türk Tabipler Birliği (TTB) ülke genelinde bir günlük iş bırakma eylemine gitti. Aile hekimlerinin, Aile Sağlık Merkezleri çalışanları ile SES ve TBB iş bırakma eylemlerine ilişkin birçok kentte açıklama yapıldı.

    İSTANBUL

    SES ve İstanbul Tabip Odası (İTO), “İnsanca yaşam için 8 Ocak’ta G(ö)revdeyiz” şiarıyla İstanbul Beyoğlu’nun bulunan Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, “Emek bizim söz bizim, herkese eşit ücretsiz sağlık, çetelere değil sağlığa bütçe” pankartı taşınırken, “Sağlıkta özelleştirme ölüm demektir”, “Aşılar Fizandan mı geliyor”, “Bakan Memişoğlu, işine bak reçeteme bakma”, “Sağlıkta kar ölüm demektir” dövizleri taşındı. Açıklamada, “Herkese eşit ücretsiz sağlık”, “İktidar zammını al başına çal”, “Genel grev genel direniş”, “Direne direne kazanacağız”, “Halkımız iktidar yalan söylüyor”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Yaşamak yaşatmak istiyoruz” sloganları atıldı.

    Açıklamada, kısa bir konuşma yapan SES İşyeri Temsilcisi Muhsin Uysal, vergide adalet istediklerini ve direneceklerini belirterek, “İtaat etmiyoruz. Bizlere, ‘Siz memursunuz, konuşmayın biat edin’ diyorlar. Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Biz buralarda hizmet üretiyoruz ve onun karşılığını talep ediyoruz” dedi.

    Çalıştığı işyeri olan Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan sorunlara değinen Uysal, “Taksim Hastanesi 250 yataklıdır. Burada resmi rakamlara göre açıklanan hemşire sayısının yarısı yok. Bugün burada 1 hemşire 2 hemşirenin işini yapıyor. İşte bizim isyanımız bunadır. Bu hastanede bir kreş bile yok. Mevzuatta bunlar var ama bunlar mevzuatı da uygulamıyor” ifadelerini kullandı. Uysal, 13 Ocak’ta da bütün iş kollarında iş bırakacaklarını söyledi.

    Uysal’ın konuşmasının ardından açıklamayı yapan İTO Temsilcisi Remzi Gediz, sağlıkta performansa dayalı sistemin kaldırılması gerektiğini kaydetti.

    Gediz, “Bizler, emek ve meslek örgütlerimizin çağrısıyla, sağlık sisteminde yaşanan çöküşü protesto etmek, sesimizi hep birlikte yükseltmek, taleplerimizi haykırmak adına bugün ülkenin her bir köşesinde, meydanlarda bir araya gelmiş hekim, diş hekimi, hemşire, ebe, ATT, paramedik, teknisyen yani sağlık emekçileriyiz. Her gün yüz binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi say say bitmeyecek sorunlarla boğuşuyoruz” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Tıp Fakültesi önünde de basın açıklaması yapılarak, talepler dile getirildi. Eyleme tüm branşlardaki doktorlar destek verdi.

    ANKARA

    Hacettepe Üniversitesi bahçesinde de Ankara Tabip Odası öncülüğünde, aile hekimlerinin sesini duyurmak için basın açıklaması yapıldı.

    KOCAELİ

    Kocaeli’de Şehir Hastanesi önünde Aile Hekimleri ve tüm basamaklarda iş bırakma eylemi yapıldı.

    URFA

    Urfa’da Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Şubeler Platformu bileşenlerinin destek verdiği açıklamada, “Ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, anadilde sağlık” talebinin yazılı olduğu önlükler giyildi.
    “Eziyet yönetmenliğini kabul etmiyoruz. Meslek onurumuz için iş bırakıyoruz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada konuşan SES yöneticisi Salih Tekinalp, “Bir halk sağlığı sorunu var. Sağlık sistemi her gün daha kötüye gidiyor. Buna ses çıkarmamız gerek. Biz kesinlikle kendimiz için bir şey istemiyoruz. Kimseden de bir lütuf istemiyoruz. Haklarımızı ve hastalarımızın haklarını istiyoruz. Sağlık ticarileşmesin istiyoruz. Sağlık temel bir hak ve kimse onu ticarileştirilemez” dedi.
    SAĞLIKÇILARIN TALEPLERİ

    Açıklamalarda şu talepler dile getirildi:

    “* Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınması, etkili şiddet yasası çıkartılması ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmasıdır.

    * Tüm sağlık mesleklerine yönelik tanımlar net olarak yapılmalı, angarya çalıştırma yasaklanmalı, üniversite hastaneleri başta olmak üzere çalışanların tayin hakları, özlük ve sosyal hakları garanti altına alınmalıdır.

    * Hekim, ebe, hemşire ve tüm sağlık emekçilerine performans ve ciro odaklı sistemin yerine emekliliğe yansıyacak insanca ücret ödenmelidir. Sabit ödemeler genel bütçeden karşılanmalı, ek zamlar temel ücretlere ve emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmelidir. Bu talebimiz gerçekleşinceye kadar acil olarak ilave ek zam emekliliğe yansıtılacak şekilde düzenlenmeli ve mevcut memur emeklilerine de yansıtılmalıdır

    * Bütün kamu emekçilerin vergi diliminin yüzde 15’de sabitlenmelidir.

    * Teşvik, sabit ödeme gibi adı değişen ama içeriği ayni olan farklı ödeme türleri yerine emekliliğe yansıyan temel ücretlerimizin insani yaşam standartlarına çıkartılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kamu Emekçileri 13 Ocak’ta iş bırakıyor; ‘İktidar taleplerimizi gasp ediyor’-VİDEO

    Kamu Emekçileri 13 Ocak’ta iş bırakıyor; ‘İktidar taleplerimizi gasp ediyor’-VİDEO

    PİRHA- Kamu çalışanları 13 Ocak’ta iş bırakacak. Sendikalar konuya ilişkin ortak bir basın toplantısı yaparak, “Ücretlerimiz, haklarımız ve onurlu bir yaşam talebimiz, yıllardır siyasi iktidarın sefalet politikalarıyla gasp ediliyor. 13 Ocak Pazartesi günü üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz” dedi.

    Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM-SEN), Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK), Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu (HÜR SEN), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu (BİRLEŞİK KAMU İŞ) 13 Ocak Pazartesi günü, tüm işyerlerinde iş bırakıyor. Konuya ilişkin ortak basın açıklaması düzenlendi.

    Açıklamayı BASK Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici okudu.

    “MÜCADELEMİZİ BÜYÜTÜYORUZ”

    Milyonlarca kamu çalışanının ve emeklisinin haklarını savunmak için bir arada olduklarının altını çizen Öğretici, “Ücretlerimiz, haklarımız ve onurlu bir yaşam talebimiz, yıllardır siyasi iktidarın sefalet politikalarıyla gasp ediliyor” dedi.

    “YALANLARLA ÖRÜLEN BU SİSTEMİN İLLÜZYONUNA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Öğretici, açıklamada “TÜİK’in kamuoyuna açıkladığı %44,38’lik yıllık enflasyon oranı, halkın çarşıda, pazarda yaşadığı gerçeklerle taban tabana zıttır” diyerek şunları ekledi:

    “Bizleri, gerçeği ve bilimi hiçe sayan bu siyasal manipülasyonlarla sefalet ücretlerine mahkum etmeye çalışanlara karşı mücadele bayrağını yükseltiyoruz. Yalanlarla örülen bu sistemin illüzyonuna boyun eğmeyeceğiz!
    Vergide adaletsizlik, ek ödemelerin emekli maaşlarına yansıtılmaması, grev hakkı olmayan sahte toplu sözleşme düzeni ve kayıt dışı çalıştırma dayatmaları, bizleri açlık sınırında yaşamaya mahkum ediyor. Maaşlarımıza %11,54 gibi komik bir zam önerisi sunmak, kamu çalışanlarının emeğine, alın terine yapılmış bir hakarettir. Bu hakarete karşı sessiz kalmayacağız!”

    “DAYANIŞMAYI BİRLİKTE BÜYÜTELİM”

    Bu birlikteliği, kamu çalışanları arasında büyük bir heyecan yarattığını belirten Mehmet Alper Öğretici, “Diğer bağımsız sendika ve konfederasyonların talepleri doğrultusunda ve bu taleplere yanıt vermek amacıyla yeniden bir araya gelerek onlara da çağrıda bulunuyoruz: Gelin bu mücadeleye omuz verin, dayanışmayı birlikte büyütelim” ifadelerine yer verdi.

    “13 OCAK’TA İŞ BIRAKIYORUZ”

    Tüm kamu emekçilerine çağrıda bulunan Öğretici şunları ekledi:

    “13 Ocak Pazartesi günü üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz! Bu sadece bir uyarıdır. Haklarımız için mücadelemizi büyütmeye kararlıyız. Kamu emekçileri yalnız değildir! Tüm sendikaları ve çalışanları birlikte mücadeleye davet ediyoruz. Onurlu bir yaşam için birleşelim, sefalet düzenine karşı duralım!”

    PİRHA/ANKARA