Yazar: mustafa yüksel

  • Görevden alınan belediye eş başkanlarıyla ‘güç birliği’ toplantısı

    Görevden alınan belediye eş başkanlarıyla ‘güç birliği’ toplantısı

    PİRHA- Görevden alınarak yerlerine kayyım atanan Van, Diyarbakır ve Mardin Belediye eş başkanlarının katılımıyla “Birlikte kazandık birlikte savunacağız, demokrasiyi birlikte kazanacağız” şiarıyla İstanbul’da 16 Ekim’de bir toplantı düzenlenecek. 

    Demokrasi için Birlik, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Bakanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bedia Özgökçe’nin katılımıyla bir toplantı düzenliyor.

    Birlik tarafından yapılan açıklamada, “Demokrasi için Birlik olarak, kayyım atanan illerin eş başkanlarıyla toplumsal muhalefetin çeşitli kesimlerini bir araya getirmek, hukuk dışı saldırıya dayanışma ve güç birliğiyle cevap vermek, barış içinde yaşama hakkının, yurttaş idaresinin çiğnenmesine birlikte nasıl karşı çıkabileceğimizi tartışmak için bir toplantı düzenliyoruz” denildi.

    16 Ekim Çarşamba akşamı saat 19:00 Şişli Cemil Candaş Kent Merkezi’nde yapılacak olan toplantıya katılım çağrısında bulunuldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AFYOL üyeleri Yaylakonak beldesinde köy yaşamını fotoğrafladı

    AFYOL üyeleri Yaylakonak beldesinde köy yaşamını fotoğrafladı

    PİRHA-Adıyaman Fotoğraf Yolcuları Derneği (AFYOL) Adıyaman coğrafyası tanıtımı kapsamında Yaylakonak (Balyan) beldesini ziyaret ederek beldenin tarihi dokusunu ve köy yaşamını fotoğrafladı.

    Adıyaman’da kurulan ilk ve tek fotoğraf derneği olan Adıyaman Fotoğraf Yolcuları Derneği (AFYOL) Adıyaman coğrafyasını gezerek farklı yörelerin güzelliklerini keşfedip, fotoğraflayarak tanıtmaya devam ediyor.

    AFYOL, Adıyaman’ın saklı olan güzelliklerini ortaya çıkarmak için sürdürdüğü kültür gezileri kapsamında üyeleri ile birlikte Adıyaman merkeze bağlı Yaylakonak (Balyan) beldesini ziyaret etti.Sabahın erken saatlerinde gün doğmadan yola çıkan AFYOL üyeleri köyde bulunan tarihi yapıları, köy yaşamını ve güzelliklerini fotoğrafladı.Yapılan fotoğraf gezi sırasında AFYOL üyelerine yoğun ilgi gösteren köylüler, köye yapılan geziden dolayı fotoğrafçılara teşekkür etti.
    Fotoğraf çekimlerinin ardından dernek üyeleri Balyan Belediyesi’nin ilk belediye başkanı olan ve geçtiğimiz günlerde vefat eden Mulla Yakaryılmaz’ın ailesini ziyaret ederek başsağlığı dileklerinde bulundu.
    PİRHA-ADIYAMAN

  • PSAKD Malatya Şube: 10 Ekim katliamını unutmayacağız unutturmayacağız-VİDEO

    PSAKD Malatya Şube: 10 Ekim katliamını unutmayacağız unutturmayacağız-VİDEO

    PİRHA- 10 Ekim katliamında yaşamını yitirenlerin aileleri PSAKD Malatya şubenin düzenlediği kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıda konuşan PSAKD Malatya şube başkanı Latife Ulutaş, “Dört yıl değil kırk yılda geçse acımız halen taze onları unutmayacağız unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

    Haberin Videosu

    10 Ekim Katliamı yıl dönümü yaklaşırken Malatya’dan giden grup içinde bulunan yaşamını yitirenlerin aileleri Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatay şubesinde düzenlen kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltının verildiği salona katliam’da yaşamını yitirenlerin isimlerinin olduğu pankart asıldı. Kahvaltıya İHD, HDP Malatya il örgütü, PSAKD Ören şube temsilcileri PSAKD Genel Başkan yardımcısı Mehmet Topal , STK ve Pir Hüseyin Kuğu’da katıldı.

    10 Ekim Katliamında yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    “Katliamda yaşamını yitirenlerin anıları önünde saygı ile eğiliyorum. Dört yıl değil kırk yılda geçse acımız halen taze onları unutmayacağız unutturmayacağız” diyen PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, “Bir anne ve baba için çocuklarından değerli hiç bir şey olamaz. Bu canlarımızın böylesine acı bir katliamla aramızdan ayrılmaları yüreğimizde derin acı bir yara açmıştır. Sadece Ankara değil Kerbela’dan bu güne bir çok katliamlara maruz kaldık. Özgürlük, demokrasi, barış ve emek mücadelesi veren bir çok arkadaşımızı bu tür katliamlarda kaybettik. 10 Ekim Ankara Katliamı ne ilk nede son olacaktır. Bizlere farklı katliamlar yaşatarak daha öncekilerini unutturmaya çalışıyorlar. Bizler katliamda yitirdiklerimizi unutturmayacağız ve bu katliamın yaşanmasına sebep olanları asla unutmayıp hep kınayacağız” dedi.

    Yapılan konuşmanın ardından Pir Hüseyin Kuğu’nun lokma duası vermesinin ardından canlar birlikte kahvaltı yaptı.

    PİRHA/MALATYA

     

  • ‘Köyümüzde, 40 yıldır cem yapılmıyor’-VİDEO

    ‘Köyümüzde, 40 yıldır cem yapılmıyor’-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman merkeze bağlı Kürt Alevilerin yaşadığı Akçalı köyünde yaşayan Abuzer Erkenek, “Çocukluk yıllarımızda köyümüze dedeler gelip cem yaparlardı. Ama yaklaşık 40 yıldır bu köyde cem yapılmıyor” dedi.

    Haberin videosu

    Adıyaman’da Ğısor coğrafyasında Kürt Alevilerin yaşadığı bölgede bulunan köylerde bir dönem cemler yapılırken ve Alevilik yol erkanı yürütülürken bugün onlarca köyün bulunduğu bölgede ancak bir kaç köyde cem yapılıyor. Bir çok köyde ise Alevilik yol erkanı yürütülmüyor ve cem yapılmıyor.

    Adıyaman Merkeze 20 km uzaklıkta bulunan Akçalı köyünde yıllar önce yapılan cemler bugün pir- talip ilişkisinin kopması ile birlikte Alevilik yol erkanında yapılan bir çok gelenek ve görenek bugün kaybolmuş durumda.

    Akçalı köyünde doğan ve bugün köyde eşi ile birlikte yaşamaya devam eden 80 yaşında, 6 çocuk babası Abuzer Erkenek, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ZAMAN VE KOŞULLAR İYİ AMA İNSANLIK KALMAMIŞ”

    80 yaşında 6 çocuk babası olan ve eşi ile birlikte köyde yaşayan Abuzer Erkenek, “Akçalı köyünde doğdum o gün bugündür köyde yaşamaktayım. O dönemler köyde mısır ve tütün ekerdik. Hayvancılık da yoğun bir şekilde yapılırdı. Yaylara çıkar çok zor koşullarda yaşardık. O dönem herkes gibi daha 18 yaşıma girmeden benden beni amcamın kızı ile evlendirdiler. O dönemler çok zor şartlarda yaşadıysakta birlik ve beraberlik vardı. Akrabalık bağı daha güçlüydü ve insanlar birbirine yardımcı olurdu. Şimdi de yaşam koşulları daha iyi ama insanlar iyi değil. 80 yaşındayım geriye dönüp baktığım da bu dönemden daha iyi bir dönem görmedim. Fakat akrabalık dostluk ilişkisi ortadan kalkmış. Komşu komşunun halini çocuk annesini babasını sormaz olmuş” diye konuştu.

    “PİR-TALİP İLİŞKİSİ SIKI TUTULMALI”

    Adıyaman merkeze bağlı Kürt Alevilerin yaşadığı Akçalı köyünde 17 Şubat 1933 yılında dünyaya gelen ve hayatını köyde geçiren Abuzer Erkenek, çocukluk, gençlik yıllarında köyde yaşanan Alevilik yol erkanını ve bugünü ise şöyle anlattı:

    “Çocukluk ve gençlik yıllarımda köyde evi geniş olan Hüseyin amca vardı. Cemler onun evinde yapılırdı. O dönem kurbanlar kesilir musahiplik cemleri yapılırdı. Cemleri Üryan Hızır ocağı evlatları Mehmet (Hemık) Dede ve Hüseyin Dede yürütürdü. Dedelerin geleceğini rehber haber verirdi köylüler de hazırlık yapardı. Geldiklerinde birkaç gün kalır cemler yaparlardı. Bizlere Alevilik yol erkanını anlatırlardı. Yaşadığımız bölgenin tamamında Alevi köyleri bulunmakta. O dönem yaşanan baskılardan dolayı dağlık bölgelere yerleşmiş ve burada yaşamaya başlamışlar. O dönem yaşanan bütün baskılara rağmen Alevilik yol erkanının yaşandığı köyümüzde insanlar Muharrem ve Hızır Oruçlarını tutarlar ve cemlerini yaparlardı. Ama bugün köyün tamamını gezsen köyde yaşayan insanlar arasında Muharrem ve Hızır Orucunu tutan bir iki kişi bulamazsınız. Yaklaşık 40 yıldır köyümüzde cem yapılmıyor. Pir talip ilişkisini daha sıkı tutarak Alevilik yol erkanın sürmesi ve yaşaması için onun ritüellerini yerine getirerek çocuklarımıza öğretmeliyiz.”

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • 05 EKİM CUMARTESİ 2019 – GÜNDEMİ

    05 EKİM CUMARTESİ 2019 – GÜNDEMİ

    -‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler, Kendisinin Ötekisi, Ötekinin Kendisi sempozyumu’ Narlıdere Cemevinde yapılacak. Sempozyumda birçok yazar, akademisyen, siyasi parti temsilcisi ve Alevi kurum temsilcisi konuşacak.  GÖRÜNTÜLÜ

    – Maraş Katliamı’ndan sonra insansızlaştırılmaya çalışılan coğrafyada yeniden yaşam inşa etmeye çalışan Axdil Köyü’nün Kocapınar Mezrasından olan Ahmet Güden, köyüne 5 bin badem ağacı dikerek hem ekonomik kazanç sağlamak hemde köye dönüşü arttırmak istediğini söyledi.  GÖRÜNTÜLÜ

    – Maaşlar yerinde sayarken elektrik ve doğalgaza gelen zamlar vatandaşın belini büküyor. Son bir yılda 10 kez yapılan zam sadece iki kez indirime girdi. Halka etkisi ise oldukça büyük. Bir vatandaş tepkisini, “Çocuklar artık briket yemeğe başladı. Korkarım ama camı pencereyi de yemeye başlayacaklar ama önümüz kış” diye dile getiriyor. GÖRÜNTÜLÜ

    -Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini arayan ve adalet isteyen Cumartesi Anneleri, 758. haftada da eylemlerine devam edecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -İHD Cezaevi Komisyonu’nun hasta tutukluların durumuna ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği F Oturması eylemi 389. haftada da sürecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -Dersim Nazımiye Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Hakkı Aradağ, geçtiğimiz günlerde uğradığı saldırıya ilişkin PİRHA’ya konuştu. Aradağ, “Bu saldırı şahsıma değil; inancımıza, kültürümüze, dilimize bir saldırıdır” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

  • Adıyaman ve Malatya’da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yapıldı

    Adıyaman ve Malatya’da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yapıldı

    PİRHA-5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle Eğitim Sen Malatya ve Adıyaman  Şubeleri basın açıklaması yaptı.Adıyaman ve Malatya’da yapılan basın açıklamasında 5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününün Türkiye’de de öğretmenler günü olarak kutlanması gerektiğinin vurgusu yapıldı.

    Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan Eğitim Sen Malatya Şube yönetici ve üyeleri, “OHAL, KHK’lara hayır işimizi geri istiyoruz” pankartı açarak 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yaptı.

    Yapılan basın açıklamasında basın metnini okuyan  Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Kazım Albayrak,  “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmesinden bu yana 5 Ekim, her yıl tüm ülkelerde “Dünya Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır. Eğitim Sen kurulduğu tarihten bu yana Türkiye’den Eğitim Enternasyonal’ine üye tek sendikadır ve bundan dolayı da 5 Ekim’i “Dünya Öğretmenler Günü” olarak kutlamaktadır”dedi.

    Albayrak, “MEB, eğitime yönelik politika ve uygulamalardaki başarısızlığını sorgulamak yerine, her fırsatta sistem değişikliğine giderek sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de mağdur etmektedir. 2023 Vizyon Belgesi ile “eğitimde dönüşüm” yaşandığına dair bir algı oluşturulmaya çalışılsa da aslında hem öğretmenlerimiz hem de öğrencilerimiz açısından bir değişim olmadığı ortadadır” ifadelerini kullandı.

    Adıyaman’dada Adıyaman lisesi önünde toplanan Eğitim Sen Adıyaman Şube üyeleri “Güçlü ve demokratik bir toplum için öğretmene değer ver” pankartı açan öğretmenler, okul önünde basın açıklaması yaptı.

    Yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, “Dünya Öğretmenler Günü’nün 5 Ekim tarihinde kutlanmasının nedeni, uluslararası öğretmen örgütlerinin de katkılarıyla, 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından ortak olarak önerilen “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararlarının devletler arası özel bir oturumda kabul edilmesidir. Dünya genelindeki tüm öğretmenler için önemli olan bu tarihi kararla, öğretmenlerin toplumsal statüsüne yönelik önemli bir adım atılmıştır. Öğretmenlerin sadece okul içinde değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önemi uluslararası düzeyde belgeleyen, öğretmenlerin tüm sorunlarını ele alan ve durumlarını tüm ayrıntıları ile düzenleyen kararların yıl dönümü olması nedeniyle 5 Ekim tarihinin öğretmenlik mesleği açısından evrensel bir önemi vardır”

    “Tüm öğretmenlerimiz, en ağır koşullarda dahi mesleklerini çocuğun üstün yararını temel alarak gerçekleştirmektedir” diyen Dağdeviren,“Çocuklarımızın nitelikli kamusal eğitimden eşit yararlanabilmesi için öğretmenlerimizin statüsünün güçlendirilmesi gerektiği açıktır. Çağrımız tüm öğretmenlere, eğitim ve bilim emekçilerine; gelin haklarımız, emeğimiz ve geleceğimiz için birlikte mücadele edelim. Biliyoruz ki öğretmen kazanırsa toplum kazanır, öğretmen kaybederse hep beraber kaybederiz”

    HABER MERKEZİ

  • Adıyaman’da ‘kofi’ kültürü kayboluyor-VİDEO

    Adıyaman’da ‘kofi’ kültürü kayboluyor-VİDEO

    PİRHA-Bir dönemler Adıyaman’ın köylerinde yaşayan genç kızların, gelinlerin ve kadınların başına giydiği kofiyi bugün köylerde bulunan birkaç yaşlı kadından başka kimse giyinmiyor. Kofi kültürü, geleneği ve göreneği neredeyse kaybolmuş durumda. 

    Haberin videosu

    Adıyaman’da, kadınların başına giydiği kofi geleneği giderek kayboluyor. Kızlar ergenlik çağına gelmesi ile birlikte başını kofi ile kapatır, evlendikten sonrada kofinin üzerine fes takarlardı. O dönemler kofi takmamak ayıp olarak görülürdü. Başına kofi verilmeden ne bir düğüne ne de misafirliğe gidilirdi.

    Birçok gelenek ve görenekte olduğu gibi teknolojinin ilerlemesi yaşam koşullarının değişmesi ile birlikte kofi takma kültürü, gelenek ve göreneği de neredeyse kayboluyor. Yıllar önce çocuk yaşta başına kofi takmaya başlayan ve bugün halen takmaya devam eden yaşlı kadınlar kofi takma kültürünü, geleneğini  PİRHA’ya anlattılar.

    YARIM ASIRDIR KOFİ TAKIYOR

    “18 yaşına geldikten sonra ailem kofiyi başıma takma yaşımın geldiğini söyledi o günden bu yana takıyorum” ifadelerini kullanan Hanım Doymaz, “Kadınların bu bölgede başına kofi vermesi bizim çok eski bir gelenek ve göreneğimiz. Eskiden ergenlik yaşına gelen herkes başına kofi verirdi. Şimdiki genç kızlar ve kadınlar artık kofiyi takmıyor. Benim yaşımda olan birkaç kadın takıyordu onlar da şu an takmıyor. Yaşlı insanlar başına kofi vermeyi bırakınca bana da söylediler artık bunu kullanmana gerek yok ama ben yarım asırdır takıyorum. Çünkü bu bizim kültürümüz, ailemizden bizlere kalan bir gelenek ve göreneğimiz. Kaybettirmemeliyiz sahip çıkmalıyız.”

    “KOFİMLE AVRUPA’YA GİTTİĞİMDE ÇOK İLGİ GÖSTERİYORLAR”   

    “Bazen bana, ‘fes çok ağır kullanma artık başını ağrıtır’ diyorlar ama tam tersi takmadığım zaman başım ağrıyor” ifadelerini kullanan Hanım Doymaz, “Başımda fes olmadığı zaman kendimi çıplak hissediyorum. Biz gençken ve yeni gelin olduğumda kofiye sıralı altınlar ve küpe takarak süslerdik. Bir düğüne ya da taziyeye gittiğimde mutlaka kofim başımda olmalıdır. Eşim bile artık takma diyor ama ben takmaya devam ediyorum bundan vazgeçemem. Avrupa’nın bazı kentlerinde çocuklarım yaşıyor. Onların yanına gittiğimde de başımda kofim oluyor. Oraları gezerken insanlar çok ilgi gösteriyor. Benim ile fotoğraf çektiriyorlar. Ama kendi bölgemizde bu kültürümüze sahip çıkamıyoruz. Bizden sonrada takan olmadığı için belki de kaybolacak bu kültür. Ama gençlerin buna sahip çıkması gerekiyor. Kızlarımızın gelinlerimizin de kofi takarak bu kültüre sahip çıkması gerekiyor.”

    “ÇOCUK YAŞTA GELİN OLDUM FES TAKTIM HALA TAKIYORUM”

    “Tam olarak ne zaman kofi başıma verdiklerini hatırlamıyorum ama daha çocuk yaşlarda başıma kofi verdim. Yaşım artık yetmiş oldu o günden bugüne kadar kullanmaktayım” diyen Hanım Sarıyıldız şunları anlattı:

    “Ben 13 yaşında bir çocuktum gelin olduğumda. O dönem şimdiki gibi değildi. Birçok insan çocuk yaşta gelin olurdu. Daha hiçbir şey bilmeden, çocukluğumu yaşamadan beni amcamın oğlu ile evlendirdiler. Evlenmeden önce kofi, evlendikten sonrada kofinin üstüne fes verdiler. Yazlık ve kışlık kullandığım iki fesim var. Nereye gidersem mutlaka fesimi takıp giderim. Şimdiki gençler, gelinler ve kadınlar bu fesi takmıyor. Ama bu bizim geleneğimiz, göreneğimiz ve kültürümüz sahip çıkmak gerekiyor. Kızlarıma ve gelinlerime fes takmalarını söylüyorum ama beni dinleyen yok. Hatta benim kafamdakini çıkartmaya çalışıyorlar”

    “KADINLAR KOFİ TAKARAK BU KÜLTÜRÜ YAŞATMALI”

    Yaşı 90 olan ve eşi ile birlikte köyde yalnız yaşayan Geveri Erkenek ise o dönemleri şöyle anlatıyor:

    “Eskiden köylerde insanlık vardı. Akrabalık, dostluk ve yardımlaşma ilişkileri bugüne göre daha iyiydi. Eşim ile birlikte yaşlı iki insanız kapının arkasında ölsek kimsenin haberi olmayacak. Bugün belki şartlar daha iyi ama eski gelenek ve görenekler kaybolduğu için o günleri arıyoruz. Eskiden yaşımız 15′ gelince başınız açık gezmeyin derlerdi. O dönem bütün kızlar kofi takardı. Ben o dönem takmaya başladım. Başımdan hiç kofimi çıkarmadım bugüne kadar taktım. Şimdiki gelinlerin ve kadınların bizim gibi günlük yaşamda takmasa da özel günlerde ve bayramlarda kofi takarak bu kültürü ve geleneği yaşatması gerekir.”

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • ‘Sütçü İmam Üniversitesinde 6 bin öğrenci risk altında’

    ‘Sütçü İmam Üniversitesinde 6 bin öğrenci risk altında’

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi Parti (CHP) Parti Meclisi Üyesi ve Maraş Milletvekili Ali Öztunç, 2001 yılı deprem yönetmeliğinden önce yapılan ve yaklaşık 6 bin öğrencinin eğitim gördüğü Maraş Sütçü İmam Üniversitesi Karaca Kampüsü’ndeki resmi olarak riskli bulanan binaları Meclis gündemine taşıdı.

    Sütçü İmam Üniversitesi’nin Maraş-Antep Karayolu’nda bulunan, şehir merkezine 12 kilometre uzaklıktaki Karacasu Kampüsü’nde Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu, 2 bloktan oluşan Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu ile 10 odalı Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Uygulama Oteli bulunuyor.

    1976 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak hizmete giren binalar, 2001 yılı deprem yönetmeliği öncesinde inşa edildiği için riskli statü kapsamına alınmasına rağmen aradan geçen onca yıl sonrası günümüzde hâlâ yaklaşık 6 bin öğrenci büyük tehdit altında eğitim almaya mahkûm edilmiş halde öğrenim hayatına devam ediyor.

    “OLASI BİR DEPREMDE FACİANIN SORUMLULUĞUNU ALACAK MISINIZ?”

    Geçtiğimiz günlerde meydana gelen 5.8’lik İstanbul depremi ülkemizin deprem gerçeğini bir kez daha yüzlere vururken, her 3 binadan 1’inin yıkıldığı 1999 Gölcük depreminde yaşanan derin acıları gönüllerden taşırarak bir kez daha hatırlattı. Memleketi Maraş’ta da benzer acıların yaşanmaması için çalışmalar yürüten CHP’li Ali Öztunç, Karacasu Kampüsü’ndeki yapıların riskli raporu olduğunu ve yıllardır gerekli adımların atılmadığını belirterek akıbeti aşikar olan bu yapılar nedeniyle “Kahramanmaraş’ta yaşanacak olası bir deprem durumunda gerçekleşecek facianın sorumluluğunu alacak mısınız?” dedi.

    Öztunç’un konuya dair Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yazılı olarak cevaplandırması istemiyle Meclis Başkanlığı’na verdiği soru önergesi aynen şu şekilde:

    “Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Karacasu Kampüsü’nde Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu, 2 bloktan oluşan Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu ile 10 odalı Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Uygulama Oteli bulunmaktadır. Yaklaşık 6 bin öğrencinin eğitim gördüğü binalar, 2001 deprem yönetmeliği öncesinde yapıldığı için riskli bina kapsamına alındı, ancak aradan geçen zaman içerisinde okul boşaltılmadı ve öğrenciler bu riskli binalarda eğitim görmeye devam etmektedir.

    Buna istinaden;

    – 6 bin öğrencinin öğrenim gördüğü bu kampüsteki binaların riskli olduğuna dair raporlar bulunmasına rağmen, neden öğrencilerin hayatlarını tehlikeye atarak eğitime devam edilmektedir?

    -KSİÜ Karacasu kampüsünde öğrenim gören öğrencilerin taşınması yönünde bir çalışmanız olacak mıdır?

    – 2012 yılından beri KSİÜ Rektörlüğü’nün riskli binalar yerine yeni binalar yapılması yönündeki talepleri neden dikkate alınmamıştır?

    – Kahramanmaraş’ta yaşanacak olası bir deprem durumunda gerçekleşecek facianın sorumluluğunu alacak mısınız?

    (HABER MERKEZİ)

  • Tütün üreticileri: Emeğimizin karşılığını alamıyoruz-VİDEO

    Tütün üreticileri: Emeğimizin karşılığını alamıyoruz-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’ın dağ köylerinde yaşayan Kürt Alevilerin en büyük gelir kaynağı tütünün hasat zamanı başladı. Gün doğmadan sabahın erken saatlerinde gittikleri tütün tarlasında emek veren üreticiler, iki yıl önce çıkarılan yasa ile birlikte sıkıntı yaşıyor ve emeklerinin karşılığını alamıyorlar. 

    Haberin videosu

    Adıyaman’ın dağlık bölgesinde yaşayan yöre halkının en önemli gelir kaynağı ve halkın vazgeçilmez ürünü olan tütün hasadı başlarken, kadın çocuk demeden yediden yetmişe çiftçiler tarlalarda yoğun şekilde çalışıyor.

    Tütün üreticileri, gün doğmadan sabahın erken saatlerinden itibaren araçlarla tarlalara geliyor. Tarlada kesimi yapılan tütünler, ardından traktörlere yüklenerek evlere getiriliyor. Burada yapraklara ayrılan ve iskelelere asılan tütünler, bir süre bu şekilde kurutulduktan sonra satışa hazır hale getiriliyor.

    “TEK GELİR KAYNAĞIMIZ TÜTÜN”

    “Bu bölge insanın tek gelir kaynağı sarmalık tütün. Sabahın erken saatlerinde tarlaya gelip topluyoruz” ifadelerini kullanan Mehmet Sarıyıldız tütünün işlem aşamalarını şu şekilde anlatıyor:

    “Topladığımız tütünü eve götürüp dalından bıçak ile ayırıyoruz. Sarı olan yaprakları şiş ile saplıyor ipe diziyoruz. Yeşil olan yaprakları da birkaç gün bekletip sararmasının ardından saplıyoruz. Tütünün sarı renkli olan yaprağı daha çok fiyata satılıyor. Yeşil yaprakları ise sarmalık olarak kullanılıyor. Tütün yoğun emek ve zaman istiyor. Mart ayında tütün sadırını topağa atıyoruz. Mayıs ayının sonlarında ise tarladaki ekimine başlıyoruz. Bu dönem ise tarlada toplama işlemini yapıyoruz.”

    “ÜRETİCİ VE SATICI MAĞDUR EDİLİYOR”

    Tütün üreticisi Sarıyıldız, “Tütünde en büyük sıkıntıyı satışını yapanlar yaşıyor. Çevre illere satışını yapmaya gittiklerinde yolda yakalanıyorlar, büyük para cezaları veriliyor. Yine kargolarda gönderilen tütünlere el konularak üretici ve satıcı mağdur ediliyor. Bu bizim emeğimiz, alın terimiz çocuklarımızın geleceği için tek gelir kaynağımız bunların yaşanmaması gerekiyor” dedi.

    “KADINLAR BÜYÜK BİR EMEK VERİYOR”

    Tütünde sadece üretici ve satıcı değil bunun yanında yevmiyeciler de kendi evinin ihtiyaçlarını karşılamak için emek veriyor. Eşi ile birlikte komşu köyden Akçalı köyüne gelen Elif Ülger şunları ifade ediyor:

    “Sabahın erken saatlerinde kalkıp tarlaya gidiyoruz. Daha sonra eve getirdiğimiz tütünün bıçakla yaprağını kesiyoruz, çok zor şartlarda hazırlanıyor. Bu işte en büyük emeği de kadınlar veriyor. Çünkü kadınlar hem tarla işlerinde hem de ev işlerinde çalışıyor. Bu emeğimizin boşa gitmesini istemiyor karşılığını almak istiyoruz. Dağlık bölgede yaşadığımız için tütün olmazsa hiçbir şey yapamayız. Tütünden kazandığımız para ile çocuklarımızı okutuyor, büyütüyor ve evlendiriyoruz.”

    “BÜTÜN HAYATIM TÜTÜN İÇİNDE GEÇTİ”

    Yetmiş yaşında olmasına rağmen bugün büyük bir emek veren ve gün boyunca tütün işlerinde çalışarak ailesine katkı sunan Elif Erkenek, “Ben kendimi bildim bileli tütün ile uğraşıyorum. Atalarımızdan bu yana bu yörenin tek geçim kaynağı tütün. Bütün hayatım bu işin içinde geçti. Eskiden yaprakları ile birlikte demetler halinde tütünü çevre illere götürerek satıyorduk. Bir ara bu işten para kazanmaya başladık. Tam o dönem iktidarın çıkarttığı yasa ile birlikte sorunlar yaşadık. Bugün de onun mağduriyetini yaşıyoruz” diye konuştu.

    “TÜTÜN SATILMAZSA ÇOCUKLARIMIZI OKUTAMAYIZ”

    “Bu bölgede tarlalar az olduğu için tütün dışında ne ekerseniz masrafını çıkarmaz. O yüzden bizler de bu bölgede tütün ekiyoruz” diyen Şeyho Doymaz, “Bölgede eskiden hayvancılık vardı. Meralarımız orman işletme müdürlüğüne verildiği için hayvancılıkta bitti. Tek geçim kaynağımız tütün. Eğer tütün satılmazsa çok büyük sıkıntılar yaşarız. Evimizin bütün ihtiyaçlarını bununla karşılıyoruz. Çocuklarımızın okula gitmesi eğitim alması bu tütünün satışına bağlı eğer satılmazsa çocuklarımızı okula bile gönderemeyiz. Çıkan yasa ile birlikte büyük sorunlar yaşıyoruz. Bazı aileler üç yıldır tütününü satamıyor. Yöre halkı bu nedenle çok mağdur” ifadelerini kullandı.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • AKD Başkanı Demir: Diyanet İşleri başkanının cemevine gelmemesi gerekirdi-VİDEO

    AKD Başkanı Demir: Diyanet İşleri başkanının cemevine gelmemesi gerekirdi-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Can TV’de Can’da Gündem programında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevi ziyaretine verilen tepkilerin yerinde olmadığını belirterek,  “Orada normal olması gereken, Diyanet İşleri Başkanının cemevine gelmemesidir” dedi. 

    Haberin Videosu

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın önceki gün Mersin Cemevi’ni ziyaret etmesi ve Mersin Cemevi ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz’la görüşmesi Alevi toplumunda tepkilere neden oldu.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevi ziyareti bugün Can Tv’de yayınlanan Can’da Gündem programında tartışıldı.

    Nilgün Mete’nin sunduğu programa bağlanan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, “Diyanetin cemevini tanıyıp tanımaması çokta umurumuzda değil. Diyanete bağlı bir kurum da değiliz. Yıllardır Diyanet’in Aleviler üzerinde uyguladığı asimilasyonu çok rahat ve net olarak biliyoruz” diyerek Hasan Kılavuz’a verilen tepkilere kınadığını söyledi.

    “HASAN KILAVUZA YAKIŞAN ‘BUYRUN GELİN’ DEMESİDİR”

    Yaklaşık 30 yıldır Diyanet’e karşı mücadele yürüttüklerini belirten Demir, şunları kaydetti:

    “Diyanetin kapatılması gerektiğini her platformda söylüyoruz ve demokratik anlamda da mücadelemizi veriyoruz. Bunun için defalarca mitingler yapmış ve konuyu yargıya taşımışız. Bütün bunlar olurken Diyanet İşleri Başkanının Mersin’de olması tamamen spontane gelişen bir durum. Mersin Valisi’nin Hasan Kılavuz dedemizi arayarak bir çay içmeye geliyoruz demesinden sonra gelmiştir. Hasan Kılavuz dede yıllardır Alevilik yoluna ve toplumuna hizmet etmiş yol yürüten saygın bir dedemizdir. İnanç Kurulu Başkanı olan Hasan Kılavuz dedeme yakışan ‘buyurun gelin’ demesidir. Bunu başka bir yere çekerek altında farklı bir şey aramanın bir anlamı yok.”

    “HASAN KILAVUZ DEDENİN İSTİFASINI İSTEMEK HİÇ KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR”

    Nilgün Mete’nin “Diyanet cemevlerini tanımıyor ancak ‘bir şekilde bir çay içmeye geliyoruz’ diye Hasan Kılavuz Dedeyi arıyor. Aleviler ile Diyanet arasında bu kadar samimi bir ilişki var mı? Bu kadar basit mi? Biraz daha farklı bir bakış açısı içinde olamaz mısınız?” sorusuna Demir şu yanıtı verdi:

    “Mutlaka basit değil ama bugün tepki gösteren ve bu yazanların tamamı Davutoğlu başbakanken bize yaptığı ziyarette de aynısını yapmışlardı. İçişleri Başkanı Süleyman Soylu’nun Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül Dedeye ziyaretinde de aynı şeyler yaşanmıştı. Bu bir hastalık haline gelmiş. Bazı şeyleri elbette sorgulamak durumundayız. Burada bir eksiklik bir yanlış varsa bu ziyaret nasıl gerçekleşmiş neler konuşulmuş bunlar kendi içimizde tartışılabilir konular olması gerekirken, bunu kamuoyu önünde basında deklare etmek ve Hasan Kılavuz Dedenin istifasını istemek, başka bir yere çekmek Hasan Kılavuz’u vatan haini ilan etmek kimsenin hakkı da değil hadi de değil.”

    “Hasan Kılavuz Dedeye eleştiriler ya da onu desteklemenin dışında belki de bir şeyler konuşmak lazım. Diyanetin bu tarz ziyaretleri ne derece doğru Aleviler nerde durmalı ne yapmalı bir görüş birliği içinde olunmadığı ortaya çıktı. Nasıl değerlendirirsiniz?” şeklindeki soruya yanıt veren Doğan Demir, Diyanet İşleri Başkanının bizi davet etme, hatta birlikte yemek yiyelim talebi olmuştu. Biz ret etmiştik”  dedi.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANININ CEMEVİNE GELMEMESİ GEREKİRDİ”

    Demir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bizim genel merkezler düzeyinde elbette bir sınırımız var. Karşı duruyoruz. Kalın çizgimiz ve kırmızı çizgimiz var. Orası bir cemevi, orada inanç kurulu başkanımız var. İnanç kurulu başkanına yakışan onu yapmaktı. Yoksa bu örgütsel bir duruş değil, bunu örgütlere mal etmek doğru değil. Sanki Diyanet İşleri Başkanı gelmiş Aleviliği Alevilerin elinden almış gitmiş mantığıyla bakmanın çok doğru olmadığına inanıyorum. Orada normal olması gereken Diyanet İşleri Başkanının cemevine gelmemesidir. Ama Vali beyin arayıp Diyanet İşleri Başkanın geleceğini söylemesinin ardından varsa bir sıkıntı bunu kendi içimizde tartışmalıyız. Burada yanlış yapılan bir şey yok. Hasan Kılavuz Dedem kendine yakışanı yapmış. Bunu sürekli başka bir yere çekmenin anlamı yok. Biz bu konu da her koşulda diyalogla çözüm üretmemiz gerekir. Tabi ki Diyanet’e karşı sınırlarımız belli ama bu kadarda bir insanı asmanın da bir anlamı yok.”

    (HABER MERKEZİ)

  • “Civa’dan zehirlenen çocuklar ve aileleri perişan”

    “Civa’dan zehirlenen çocuklar ve aileleri perişan”

    Bingöl’ün Sancak Beldesinde bulunan Sancak İlkokul ve Ortaokulu öğrencileri 20.09.2019 tarihinde zehirlenen çocukların durumuna ilişkin bilgi almak için hastaneye bir heyet göndererek ziyaret gerçekleştirdi. HDP Bingöl il eş başkanı Veysi Kaya, il genel meclisi üyesi İmdat Morsümbül ve belediye meclis üyelerinden oluşan bir heyet ailelerden bilgi alarak taleplerini dinledi.

    Bingöl’ün Sancak Beldesinde bulunan Sancak İlkokul ve Ortaokulu öğrencileri 20.09.2019 tarihinde Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine baş ağrısı, karın ağrısı, kusma, bulantı, vücutta kızarıklık, döküntü, gözlerde yanma hissi, gözlerde kaşıntı ve baş dönmesi gibi yakınmalar ile başvurmuşlardı. Hastaların beyanlarına göre yaklaşık 5 gün önce okulda buldukları cıva ile oynadıkları ve sonrasında şikayetlerinin başlaması üzerine hemen hastaneye başvurmuşlardı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) il örgütü zehirlenen çocukların durumuna ilişkin bilgi almak için hastaneye bir heyet göndererek ziyaret gerçekleştirdi. HDP Bingöl il eş başkanı Veysi Kaya, il genel meclisi üyesi İmdat Morsümbül ve belediye meclis üyelerinden oluşan bir heyet ailelerden bilgi alarak taleplerini dinledi.

    Bingöl’ün Sancak Beldesinde bulunan Sancak İlkokul ve Ortaokulu öğrencileri 20.09.2019 tarihinde zehirlenen çocukların durumuna ilişkin bilgi almak için HDP Bingöl il eş başkanı Veysi Kaya, il genel meclisi üyesi İmdat Morsümbül ve belediye meclis üyelerinden oluşan bir heyet hastanede bulunan  çocukların ailelerini ziyaret etti.

    Ziyaret sonrası hastane önünde açıklama yapan HDP Bingöl il eş başkanı Veysel Kaya, “Çocukların sağlığının her şeyden önemli olduğunu, ailelere geçmiş olsun ziyaretinde bulunarak zehirlenen çocukların sağlık durumuna ilişkin bilgi aldıklarını, ailelerin kaygılarının ve taleplerinin bizim de önceliklerimiz olduğunu.Zehirlenme olayının boyutunun vahim olduğunu çocukların sağlığının her şeyden öncelikli olduğunu belirterek konunun takipçisi olacaklarını” ifade etti.

    “Yetkililerin yaşanan bu durumla daha fazla ilgilenmesi , konunun sağlık boyutunun öncelikli gündemleri olduğunu bu konuda ailelerin yanında olduklarını belirten Kaya şöyle devam etti;

    “Ailelerin çocuklarının sağlığı konusunda ciddi kaygıları var. Çocukların ve ailelerinin durumunun perişan durumu ağır olan çocukların Elazığ’a nakledildi. Toplamda 100 yakın öğrencinin civadan etkilendiğini son iki gündür halen zehirlenme şikayetiyle yeni çocukların hastaneye getirildiğini dolayısıyla konu ile ilgili daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerekir. Sağlık Bakanlığının ve Türk Tabipler Birliği’ nin çocukların sağlık durumunu yakından takip etmesi gerektiğini, konunun tüm yönleriyle araştırılması ve mağduriyetlerin giderilmesi için araştırma komisyonu kurulması uzman heyetler gönderilmesini istiyoruz. HDP İl Eş Başkanı Veysel Kaya son olarak çocukları zehirlenen ailelerin 10 gündür hastanede perişan olduğunu ev ve iş yerlerine kilit vurarak hastanede beklediklerini bu nedenle ciddi bir maddi mağduriyet de yaşadıklarını bu konuda sosyal yardımlaşma kurumunun ailelere destek olması çağrısı yaptı.

    İl genel meclis üyesi İmdat Morsümbül‘de ailelere “konuyu partimiz üzerinden TBMM ye taşıdıklarını il genel ve belediye meclis gündeminde de konuyu ele alacaklarını belirterek ailelerin yanında olduklarını” ifade etti.

    Kaynak: Bingöl Yerel Basın

  • HBVAKV ve PSAKD Adıyaman: Cemevini inanç yeri olarak görmeyenler cemevine gelmesinler -VİDEO

    HBVAKV ve PSAKD Adıyaman: Cemevini inanç yeri olarak görmeyenler cemevine gelmesinler -VİDEO

    PİRHA- Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevi’ni ziyaret etmesine tepkiler devam ediyor. Konu ile ilgili açıklama yapan HBVAKV Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç ve PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı, “Cemevini Alevilerin ibadet merkezi olarak kabul etmeyenler cemevlerine de gelmesinler” ifadelerini kullandılar.

    HABERİN VİDEOSU

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevi’ni ziyaret etmesine Türkiye’nin birçok kentinde bulunan Alevi kurum ve dedelerinden tepkiler devam ediyor.

    Konuya ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “BUNU ASLA KABUL ETMİYORUZ”

    “Bu ziyaret çok manidardır. Diyanet işleri başkanı kendisi yaptığı açıklamada “Müslümanların tek ibadet merkezinin cami olduğunu Alevilerin de Müslüman olduğu ve bu nedenle ibadet merkezinin cami olduğunu ve cemevlerinin de kırmızı çizgileri olduğunu söylemişti” ifadelerini kullanan HBVAKV Genel Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, “Bunu söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş önce Dersim’de geçen günlerde de Mersin’de bulunan cemevini ziyaret etmiştir. Ziyaret sırasında AKD Adan Şube Başkanı Hasan Kılavuz dede ile birlikte açıklama yapmıştır. Biz bunu asla kabul etmiyor ve kınıyoruz.”

    “BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ BOZMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    “Yıllarca Alevi inanç kurumunda görev yapan ve uzun yıllardır AKD Adana şubede başkanlık yapan ve bu yolu çok iyi bilen ve hizmetleri olan Hasan Kılavuz dedenin böyle bir olayın içinde olmasını yakıştırmıyoruz” diyen Tunç, “Bazı Alevi Kültür Dernekleri yöneticileri bunun sadece bir ziyaret olduğunu söylüyor. Eğer bu bir ziyaret ise Hasan Kılavuz Dedenin özel bürosunda gerçekleşseydi. Biz bunu sıradan bir ziyaret olarak görmüyoruz. Bu ziyaret Alevileri asimile etme, birlik ve beraberliğini bozma projedir. Bu ziyaretin ardından olumsuz bir gelişme olursa bunun sorumlusu Hasan Kılavuz dede ve Alevi Kültür Dernekleri olacaktır. Buna benzer farklı gelişmelerin diğer cemevlerin de yaşanmaması için Alevi Kurumları ve canlar birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

    “BU ZİYARETİN SORUMLUSU RANDEVU VEREN KİŞİLERDİR”

    “Eğer bir kurum ve temsilcisi bir yeri inanç merkezi olarak kabul etmiyorsa ve orayı tanımıyorsa oraları bilmiyorsa ziyarette etmemelidir.” diyen PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı şöyle devam etti:

    “Diyanet İşleri cemevini Alevilerin ibadet merkezi olarak kabul etmiyorsa Alevilerin ibadet yerinin cami olduğunu söyleyip cemevlerini ziyaret ediyorsa bu insan aklı ile dalga geçmektir. Cemevlerine cümbüş evi diyen zihniyetin temsilcilerinin cemevine gelmesine imkan sağlayanlara aklım ermiyor, randevu veren ve ziyaretini kabul eden Hasan Kılavuz Dede bu ziyaretin gerçekleşmesinde sorumlu olan kişidir. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak bunu asla kabul etmiyoruz. Alevi Kültür Dernekleri böyle bir projenin içinde olacaksa kendi kurumlarında misafir etsinler cemevlerimize inanç merkezlerimize götürmesinler” diye konuştu.

    Mustafa YÜKSEL-ADIYAMAN

  • 22 EYLÜL PAZAR 2019 GÜNDEMİ

    22 EYLÜL PAZAR 2019 GÜNDEMİ

    -Mersin Tarsus T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Diren Keser’in Alevi dedesiyle görüşme talebine cezaevi yönetimi “Aleviler ve cemevleri Diyanete bağlı olmadığı için görüştürmeyi yapamıyoruz. Onun için savcılığa dilekçe vermesi gerekiyor” diye yanıt verdi.

    -Ağuçan Ocağı Sosyal ve Yardımlaşma Derneği, Ovacık’ta bulunan Munzur Gözeleri’nde saat 13.00’te aşure lokması paylaştıracak. Ardından Munzur Dağları’nın maden sahası ilan edilmesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirecek. GÖRÜNTÜLÜ

  • ‘Demokrasi mücadelesi vermeye devam edeceğiz’-VİDEO

    ‘Demokrasi mücadelesi vermeye devam edeceğiz’-VİDEO

    PİRHA – Önceki dönem HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın görülen mahkemesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklu yargılamaya karar verilmesine tepki gösteren HDP Adıyaman ve Dersim il örgütleri basın açıklaması yaptı.
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6-8 Ekim tarihlerinde yaşananlarla ilgili olarak 2014/46757 sayılı soruşturma dosyasında HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkında tutuklama talebiyle 1’inci Sulh Ceza Hakimliği’ne tutuklanma talebiyle sevk edilmesi ardından tutuklu yargılanmasına karar verildi.
    Mahkeme kararını protesto etmek amacı ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Türkiye genelinde her ilde ortak basın açıklaması yaptı. Bu vesile ile Adıyaman ve Dersim’de HDP İl Örgütleri basın açıklaması yaptı.
    ADIYAMAN
    Adıyaman’da önceki dönem HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkında verilen mahkeme kararını protesto etmek için HDP Adıyaman il örgütü parti binası önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Derneği (HBVAKV) Adıyaman şube yöneticileri Kürdistan Kominist Partisi (KKP) yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
    Yapılan basın açıklamasında basın metnini HDP Adıyaman il eş başkanı Av. Selim Özbek Okudu.
    Beş yıldır çalışmayan yargı Kürtlere ve demokrasiye darbe yapmak için çalışıyor diyen Selim Özbek, “Bu darbe sadece Kürt halkına değil bir bütün Türkiyenin geleceğine yapılmıştır.Darbeleri yapanların en büyük özelliği yetkilerini olabildiğince büyütmeye çalışmaktır. Sayın Demirtaş ve Yüksekdağ’a dün verilen tutuklama kararı bir yargı oyunu bile değildir. Bir Bütün olarak HDP’nin eş genel başkanlığını yapmış olan yüz akı insanlar üzerinden tüm demokrasiyi boğma girişimidir” dedi.
    DERSİM
    Dersim’de önceki dönem HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkında verilen mahkeme kararını protesto etmek için HDP il binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya İHD Dersim şube başkanı Gürbüz Solmaz, Peri Belediye eş başkanı Orhan Çelebi katıldı.
    Basın açıklamasında basın metnini okuyan HDP Dersim il eş başkanı Hıdır Çiçek, “Bu tarihten sonra hukuk sisteminde kim konuşabilir bilmiyoruz ama bizler bağımsız, tarafsız ve demokratik değerlere sahip bir yargı inşasını ve demokrasi mücadelesini vermeye devam edeceğiz.
    PİRHA- ADIYAMAN/DERSİM
  • Urfalı Alevi gençler: Cemdeki muhabbetlerde Aleviliği öğreniyoruz -VİDEO

    Urfalı Alevi gençler: Cemdeki muhabbetlerde Aleviliği öğreniyoruz -VİDEO

    PİRHA-Urfa’nın Sırrın Mahallesi’nde yaşayan Alevi gençlerin Alevi inancına ilgileri görülmeye değer. AKD Urfa Şube’ye bağlı cemevine giden gençler burada aldıkları bağlama, zakirlik ve semah eğitimi ile birlikte perşembe günleri yapılan cemlere katılarak Alevilik yol erkanını öğrendiklerini belirtiyorlar. 

    HABERİN VİDEOSU

    Urfa’da Alevilerin yaşadığı Sırrın Mahallesi’nde belediyenin tahsis ettiği arsa üzerine mahallede bulunan Aleviler kendi imkanlarıyla bir cemevi yaptı.

    AKD Urfa Şubeye bağlı olan ve iki yıl önce tamamlanan cemevine giden gençler burada aldıkları bağlama ve semah eğitimi ile birlikte perşembe günleri yapılan cemlere katılarak zakirlik yapıyorlar ve Alevilik yol erkanını öğreniyorlar.

    Cemevinin yapılması ve aldıkları eğitim ile ilgili PİRHA‘ya konuşan gençler, Alevi gençlerin mutlaka cemevlerine gitmesi ve burada verilen eğitimlere katılması gerektiğini ifade ettiler.

    “ALEVİLİK YOL ERKANINI ÖĞRENİYORLAR”

    Cemevinde gençlere bağlama ve zakirlik eğitimi veren Celal Abbas Ören, “Bağlama kursuna 20i öğrenci ile başladık. Okulların açılması ile birlikte bu sayı çok düştü. Şu anda yaklaşık 10 öğrencimiz bulunmaktadır. Bu öğrenciler son bir yılda aldıkları eğitim ile iyi bir yol kat ettiler. Bağlama çalmaya çok hevesleri vardı gençlerin. Bu heves olunca da çok hızlı öğrendiler. Aldıkları eğitim ile perşembe günleri yapılan cemlere katılarak hem zakirlik yapıyorlar hem de kendi yol erkanlarını öğreniyor. Gençlerimize tavsiyem herkes cemevlerine giderek bu yolu tanımalı ve Alevilik yol erkanını öğrenerek her alnada kendini yetiştirmelidirler.”

    “KURSA ARA VERMEYENLER ZAKİRLİK YAPIYOR”

    Yaklaşık bir buçuk yıldır 20 arkadaşı ile birlikte başladığını söyleyen İmam Hüseyin Burhan, “Hocamızın verdiği bağlama kursu ile birlikte bize olan yakın ilgi ve alakası ile çok hızlı bir şekilde bağlama çalmayı öğrendik. Okulun açık olduğu dönemler kursa gelen gençlerin sayısında düşüş oluyor. Ama kursa ara vermeyip devam eden arkadaşlar perşembe günleri yapılan cemlerde zakirlik yapıyor. Bunu yapmamız da Celal Abbas hocamızın büyük bir emeği var. Ona çok teşekkür ediyoruz.”

    “ALEVİ ÇOCUKLARI CEMEVLERİNE GİTMELİ”

    Küçük yaşta olmasına rağmen diğer arkadaşları gibi bir buçuk yıldır bağlama kursu alan 7’nci sınıf öğrencisi Bektaş Sinekli, “Bir buçuk yıl önce kursa başladığımda bağlamayı hiç ellime almamıştım. Kurs ile birlikte bağlamayı tanıdım. Kurs dönemi boyunca hocamızın verdiği eğitimin hepsini aldım ve kısa bir zaman diliminde bağlama çalmayı öğrendim. Bütün çocuklar cemevine gelerek burada neler yapıldığını görmeliler” dedi.

    “KADINLAR DA ZAKİRLİK YAPMALI”

    “Bağlama kursunun başlaması ile birlikte cemevine gitmeye başladım. Cemevine gelmeye başladıktan sonra hayatımda birçok şey değişti” diyen Dudu Burhan, “Sevgi saygıyı ve insanlar arasında ayırım yapmamayı cemevine gelmeye başladığımda öğrendim. Bunun yanında Alevilik yol erkanına daha çok bağlandım ve aldığım eğitim ile Alevilik yolunu öğrendim. Dışarda geçireceğim boş zamanımı cemevinde geçirmeye başladım bunun da bana çok katkısı oldu. Türkiye’de zakirlik yapan kadın sayısı çok az hep uzak kalmışız. Bağlama çalan bütün gençler ve kadınlar Pirin yanına oturarak zakirlik yapmaya utanıyor. Ama bunları artık geride bırakmalıyız bizler Urfa’da zakirlik yapabiliyoruz. Türkiye’nin birçok kentinde bulunan cemevlerinde cemlere katılan bağlama çalan kadınlar da zakirlik yapmalı.”

    Gençler, bağlama eğitimin yanında, Alevilikte 12 hizmetten biri olan semah eğitimini de alıyorlar.

    “MUHABBETLERDE ALEVİLİĞİ ÖĞRENİYORUZ”

    “Semah dönmeyi çok istiyordum. Yaklaşık bir ay önce cemevine gelerek semah eğitimi aldı. Bu gün cemlere katılıyorum ve semah dönüyorum” ifadelerini kullanan Fatma Toprak da, “Cemevine geldiğimiz de semah eğitimi ile birlikte hocalarımızla muhabbetler yapıyoruz.  Aleviliği konuşuyor Alevilik yol erkanını öğreniyoruz. Bu öğrendiğimiz bilgiler günlük yaşamımızda ve insanlarla olan ilişkilerimizde olumlu bir şekilde etkili oluyor. Gençler kendilerini iç dünyalarına bırakırsa kendiliğinden cemevlerine gelecektir” ifadelerini kullandı.

    “KIRKLAR AŞKI İLE SEMAH DÖNÜYORUM”

    Daha küçük bir çocukken mahallede yapılan cemlere katıldığını ifade eden Hür İrfan, “Cemevi yapıldıktan sonra eğitimler başladı ben de semah eğitimine başladım. Bir aydır eğitim alıyorum, semah dönmeyi öğrendim. Perşembe günleri yapılan cemlere katılıyor ve semah dönüyorum. Semah dönerken kırklar meçlisinde yapılan semahın aşkı ile dönüyorum ve bunu iç dünyamda da yaşıyorum. Bütün Alevi çocuklarına çağrım internette boş zaman geçireceklerine, parklarda dolaşacaklarına cemevlerine gelsinler” diye konuştu.

    “EĞİTİM İÇİN KURSLAR AÇACAĞIZ”

    Ali coşkun da, “Belki bir buçuk iki yıldır bina olarak cemevi açıldı. Babam cemevi babalığı yapıyor ben 40 yıldır cemevindeyim” diyerek, şunları kaydetti:

    Bizim mahallerde eskiden toprak cemevleri vardı. Bugünde belediyenin tahsis ettiği arsa üzerine kendi çabamız ve canların lokmalarıyla bütün hizmetlerimizi görebileceğimiz bir cemevi yaptık. Biz katıldığımız cemlerde büyüklerimizden ve babalardan öğrendiklerimizi Sırrın Mahallesi’nde cemevine gelen gençlere aktarmaya çalışıyoruz. Okul açıldığında sınav dönemlerinde gençlerimize daha çok yardımcı olmaya ve onları motive etmeye çalışıyoruz. Yakın dönemde de cemevinde çocuklara ve gençlere eğitim kursları da açarak bu konuda da daha çok katkı sunacağız.”

    Mustafa YÜKSEL/URFA

  • Adıyaman’da aşureler pay edildi: Yeni Kerbelalar olmasın-VİDEO

    Adıyaman’da aşureler pay edildi: Yeni Kerbelalar olmasın-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’da Muharrem ayında 12 gün tutulan orucun ardından HBVAKV, PSAKD ve DAD Adıyaman Şubeleri Yunus Emre Cemevinde düzenledikleri ortak etkinliğin ardından aşure lokması pay ettiler. 

    Haberin Videosu

    Muharrem ayında 12 gün tutulan orucun ardından Adıyaman’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Adıyaman Şubesi Cemevinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Demokratik Alevi Derneği (DAD) Adıyaman şubeleri Yunus Emre Cemevinde ortak etkinlik düzenleyerek aşure lokması dağıttılar.

    “BENZER KATLİAMLAR DEVAM EDİYOR”

    Kurumlar adına açıklama yapan PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı, “1400 yıl önce Kerbela’da bir katliam yaşandı. İmam Hüseyin ile birlikte masumu pakların da aralarında bulunduğu ehlibeyt soyu katledildi. Bunu unutmak asla mümkün değil. Bu ayda biz Kerbela’nın yasını tutarız. Ama aradan 1400 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün de hala benzer katliamların yapıldığını görüyoruz. Bunlar Dersim, Maraş, Çorum ve bölgede kadın, erkek ve çocuk demeden yapılan katliamlardır. Bunların hiç birini unutmayacağız unutturmayacağız” dedi.

    “YAŞANAN KATLİAMLARI HİÇ BİR İNSAN VİCDANI KABUL ETMEZ”

    “Bugün yakın tarihe baktığımızda Kerbala’dan ders alınmadığını üzülerek görmekteyiz” diyen CHP Adıyaman Milletvekili  Abdurrahman Tutdere, “Bugün Ortadoğu ve dünyanın birçok yerinde sivil savunmasız insanlara, kadınlara ve çocuklara karşı çok vahşice katliamlar ve cinayetler devam ediyor. Bunu hiç birimizin vicdanı kabul etmiyor. Bundan sonraki süreçte önümüzdeki dönemde yeni Kerbelaların yaşanmadığı, insanların birlik, beraberlik, özgür ve eşitçe yaşadığı günlere vesile olur” ifadelerini kullandı.

    Yapılan konuşmaların ardından gülbanglar verilerek deyişler, okundu semahlar dönüldü. Gelen canlara aşure ikram edildi.

    MUSTAFA YÜKSEL/ADIYAMAN

     

  • Elazığ Şahinkaya Köyü Cemevi açıldı-VİDEO

    Elazığ Şahinkaya Köyü Cemevi açıldı-VİDEO

    PİRHA-Elazığ Merkeze bağlı Şahinkaya Köyü’nde yapımı tamamlanan Şahinkaya Cemevi yüzlerce kişinin katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Axuçan Ocağı pirlerinden Turabi Engin, cemevinin yapımında emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Haberin Videosu

    Dersim’den göç etmek zorunda bırakılan aralarında Axuçan evlatlarının da olduğu yoğun bir Dersimli nüfusunun bulunduğu Elazığ merkeze bağlı Şahinkaya Köyü’nde kitlesel bir şekilde cemevi açılışı yapıldı. Açılışta deyişler söylendi, semahlar dönüldü ve gelen canlara aşure ikram edildi.

    “TALEPLERİMİZ KABUL EDİLMELİ”

    Açılışta konuşan Şahinkaya Köyü Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı ve Axuçan Piri Turabi Engin, 2011 yılında temeli atılan cemevinin yapımında emeği geçen herkese teşekkür etti. Pir Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cemevleri bizim inanç merkezlerimizdir. Birçok kez dile getirilmesine rağmen yasal statüye kavuşturulmamıştır. Bizler burada inancımızın gereğini yerine getiriyoruz. Kültürümüzü inancımızı burada yaşatıyor, yol erkanımızın sürüdürülmesi için gelecek nesillere aktarıyoruz. Dolayısıyla buranın temizliğinden tut kapısını açık tutmaya kadar emek veren birçok canımız var. Burada emek veren hizmet yürüten canlarımıza sosyal bir güvence sağlanması gerekiyor bunu talep ediyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından cemevinin açılışı yapıldı. Sanatçı Ayfer Düzdaş’ın seslendirdiği deyişlerle birlikte Adıyaman’dan gelen canlar semaha durdu.

    PİRHA/ELAZIĞ

     

  • 14 EYLÜL 2019 CUMARTESİ-GÜNDEM

    14 EYLÜL 2019 CUMARTESİ-GÜNDEM

    -Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Çeşme Cemevi aşure lokması pay etti. GÖRÜNTÜLÜ

    -Elazığ merkeze bağlı Şahinkaya köyünde halkın imkanlarıyla yapılan cemevinin açılışı yapılacak. GÖRÜNTÜLÜ

    -Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini arayan ve adalet isteyen Cumartesi Anneleri, 755. haftada da eylemlerine devam edecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -İHD Cezaevi Komisyonu’nun hasta tutukluların durumuna ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği F Oturması eylemi polis ablukasına rağmen 386. haftada da sürecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -Tutuklu HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları bugün basın toplantısı düzenleyecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -Nazımiye Düzgün Baba Cemevi, Seyit Rıza Meydanı’nda aşure lokması pay edecek. GÖRÜNTÜLÜ

  • Erenler Cemevinin elektrikleri kesilmek istendi

    Erenler Cemevinin elektrikleri kesilmek istendi

    PİRHA- Erenler Eğitim Ve Kültür Vakfı Erenler Cemevinin elektrikleri mahkeme sonuçlanıncaya kadar kesilmeyeceği kararına rağmen kesilmek istendi.

    Erenler Eğitim Ve Kültür Vakfı (Erenler Cemevi) hem Esenyurt Kaymakamlığına, hemde Esenyurt Müftülüğüne Cemevlerinin ibadethane olduğunu ve elektrik ücreti ödeyemeceğine dair dava açmış, mahkeme bu davalar sonuçlanıncaya kadar BEDAŞ’ın hiç bir işlem yapamayacağına hükmetmişti. Buna rağmen Cemevi’nin elektrikleri bugün BEDAŞ tarafından kesilmek istendi.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı (Erenler Cemevi) konu ile ilgili sosyal medya hesabında yazılı bir açıklama yaptı.

    Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi;

    Erenler Eğitim Ve Kültür Vakfı (Erenler Cemevi’nin elektrikleri bugün BEDAŞ tarafından kesilmek istenmiştir. 5. kez tekrar eden bu durumu ve BEDAŞ’ın Hukuk tanımaz tacizkar davranışını protesto ediyor ve kınıyoruz.

    Erenler Eğitim Ve Kültür Vakfı (Erenler Cemevi) hem Esenyurt Kaymakamlığına, hemde Esenyurt Müftülüğüne Cemevlerinin ibadethane olduğuna dair dava açmıştı. Ayrıca mahkeme bu davalar sonuçlanıncaya kadar BEDAŞ’ın hiç bir işlem yapamayacağına hükmetmişti. Bu kararlara rağmen BEDAŞ (CLK Boğaziçi Elektrik) bizi hem sık sık haftada iki üç kez; hemde mesaj yoluyla tehditkâr bir şekilde taciz etmeye devam etmiştir. Bu durumu kabul etmiyor ve BEDAŞ yönetimini mahkeme kararlarına uymaya davet ediyoruz.

    BEDAŞ YÖNETİMİ NE YAPMAK ISTIYOR

    BEDAŞ (CLK Boğaziçi Elektrik) bu hukuk tanımaz haliyle ne yapmak istiyor? Cemevimizin Elektriğini mahkeme kararlarına rağmen ısrarla kesmek istemesi bizce hiçde masumane değil. Bu insanlarımızın sabrını zorlamaktır. 2015 yılından beri bu şekilde bizi sınamaları açıkça tahriktir.

    BEDAŞ YÖNETİMİNİ MAHKEME KARARLARINI TANINMAYA DAVET EDİYORUZ

    Erenler Eğitim Ve Kültür Vakfı olarak Açtığımız davayı kazandık. Danıştay 13. Dairesi bu konuda kararını vermiş Cemevlerinin ibadethane olduğuna hükmederek son noktayı koymuştu. Ve Cemevlerinin diğer ibadethanelere uygulandığı gibi elektrik ve su giderlerinin devletçe karşılanmasını kararlaştırmıştı. Bunu 9 Şubat 2019’da basın açıklaması ile kamuoyuna duyurmuştuk. Bundan sonra BEDAŞ’ın Hukuk tanımaz tutumundan vazgeçmesini bekliyoruz.

    Eğer bu tacizkar tutum devam ederse savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Bunu kamuoyu ile paylaşmayı bir görev saydık. Saygılarımızla.

    Erenler Eğitim Ve Kültür Vakfı
    Yönetim Kurulu

    Haber merkezi

  • Adıyaman’da Muharrem’in 12’nci gününde Aşureler dağıtıldı-VİDEO

    Adıyaman’da Muharrem’in 12’nci gününde Aşureler dağıtıldı-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’da Muharrem’de tutulan 12 günlük matem orucunun ardından sabahın erken saatlerinde uyanan kadınlar, Aşure pişirerek mahallede bulunan komşularına dağıttılar. 

    Haberin videosu

    Muharrem ayında 12 gün tutulan orucun ardından Kerbela’da İmam Hüseyin’in katledildiği Muharrem’in 10’ncu günün ardından 12’nci gün İmam Zeynel Abidin’in sağ kurtulduğunun öğrenilmesi ile birlikte ehlibeyt soyunun süreceğinin öğrenilmesi ile Aşure lokması pişirilir.

    Adıyaman’da matem ayında tutulan 12 günlük orucun ardından Alevilerin yaşadığı mahallelerde sabahın erken saatlerinde uyanan kadınlar ateşe koydukları Aşure Lokmasını pişirmeye başladıklarında öncesinde duasını veriyorlar. Aşure Lokması pişiren canlar öğleden sonra pişirdikleri Aşure ile oruçlarını açtıktan sonra kalan Aşure’yi mahallede bulunan komşularına dağıtıyor.

    Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Yeni Mahallede Alevilerin kapısını çaldık. Sabahın erken saatlerinde uyanıp Aşure pişiren kadınlara PİRHA mikrofonunu uzattık.

    “GÜLBANGLARLA AŞURE PİŞİRİLİYOR”

    Sabahın erken saatlerinde evinde ziyaret ettiğimiz Zeynep Gezen’in kazanda bulunan aşureyi karıştırıp pişirirken lokma duası verdiğini görüyoruz. Gezen şunları anlattı:

    “Bu ayda 3 gün masumu paklar, 12 günde İmamlar için oruç tutarız. Oruç tutuğumuz dönemde aynayı ters çevirir kesici alet kullanmayız, su içmeyiz. İmamlar için tutuğumuz orucun 12’nci gününde Aşure lokmasını pişiririz. Pişirdiğimiz bu Aşure ile orucumuzu açıyoruz. Bu gelenek atalarımızdan bu yana kaldı, bizler de devam ettiriyoruz.”

    “İMAM ZEYNEL ABİDİN İÇİN AŞURE LOKMASI PİŞİRİYORUZ”

    Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Yeni Mahalle’de cemevinin bulunduğu alanda sokakları gezmeye devam ederken bir bahçeden yükselen dumanı görüyoruz. Evin kapısını çalıyoruz. Kapıyı açan Yeni Mahalle cemevinde semahçı olan Nurey Kakız, Zeynel Abidin’in Kerbela’dan sağ kurtulduğu öğrenildiği için biz bu Aşure’yi şükür lokması olarak pişiriyoruz diyor ve şöyle devam ediyor:

    “Muharrem ayında masumu paklarla birlikte 15 gün oruç tutuyoruz. Oruç tutuğumuz dönemde su içmiyoruz, et yemiyoruz, kesici alet kullanmıyoruz ve eğlenceli her şeyden kaçınıyoruz. 12’nci günün ardından 12 imamları temsilen 12 çeşit tattan kattığımız Aşure lokması pişiriyoruz. Pişirdiğimiz lokmaları komşularımıza pay ediyoruz. Hak herkesin lokmasını kabul ettiği gibi bizim lokmamızı da kabul etsin” diyor.

     “AŞURE LOKMAMIZI KOMŞULARIMIZLA PAY EDİYORUZ”

    Nurey Kakız’ın lokmasını tattıktan sonra hemen bitişikteki eve geçiyoruz. Elinde Aşure dolu bir sitil ile Fatma Cengiz ile karşılaşıyoruz. Pişirdiği Aşure ile orucunu açtıktan sonra elinde Aşure dolu bir sitil ile geziyor. Lokmasını komşularıyla pay ediyor.

    Fatma Cengiz, Muharrem matemi ve pişirdiği Aşure lokması ile ilgili şunları kaydetti:

    “Sabahın erken saatlerinde kalkıp Aşure pişirmeye başladığımda gözüm hep kapıda birilerinin gelmesini bekliyorum. Komşu canlardan biri gelsin lokmamızdan yesin. Bu geleneğimiz geçmiş yıllardan bugüne kadar devam ediyor. Eskiden olduğu gibi bugün de aynı şekilde Aşureler pişiyor. Alevilik yol erkanını, gelenek ve göreneklerini dedelerimizden, babalarımızdan gördüğümüz gibi yaşatmaya çalışıyoruz. Bu hak yoludur bu yola sahip çıkmak ve çocuklarımıza aktararak yaşatmak gerekiyor.”

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN