Yazar: Veli Haydar Güleç

  • AKP’li belediye evsiz bıraktı; ‘Alevi ve Kürt olduğum için belediye çözüm sunmuyor-VİDEO

    AKP’li belediye evsiz bıraktı; ‘Alevi ve Kürt olduğum için belediye çözüm sunmuyor-VİDEO

    PİRHA – İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde kentsel dönüşüm kapsamında AKP’li belediyenin gecekondularını yıkması üzerine aileler sokakta kaldı. Dersimli kadın evlerinin yıkılmasına isyan ederek, sorunun çözülmesini istedi. 

    İstanbul’da AKP’li Çekmeköy Belediyesi’nin imara açtığı bölgelerde yaşayan gecekondu sakinleri evlerinden çıkartılarak adeta sokağa terk edildiler. Yıkılan yerlerde dere ıslah çalışması olacağı belirtildi ancak bu hiç gerçekleşmedi. 

    Yıkılan evlerinin yanında kurdukları çadırlarda yaşamaya çalışan aileler, alternatif çözümler sunulmadan kapı dışarı edilmelerinden duydukları rahatsızlığı dillendirerek direniyorlar. Evleri yıkılan yurttaşlar gerek ilçe belediyesi, gerekse Büyükşehir Belediyesi ile görüşmeler yapmaya çalıştıklarını ancak geri dönüş olmadığını belirttiler.

    “EVİMİ YIKTILAR, DİRENECEĞİM!”

    Evleri yıkılan Dersimli bir aile, “Bu haksızlığı ortaya çıkarmak için, yolsuzluğu gün yüzüne çıkarmak için direniyorum. Burada bir insan yaşayabilir mi? Bir hayvanın dahi kalamayacağı bir yerde yaşamak zorundayım. Oturduğumuz sokak yerle bir edildi. ‘Bu insanlar ne yapar, nereye gider’ demediler. Yıktılar tüm sokağı, sonradan satıldığını öğrendik. Bu evlerde haram yoktu. Kendi emeğimizle alın terimizle kazandığımız parayla bu evleri yaptık, komşularımızla mutlu mesut yaşıyorduk” dedi.

    Dersimli kadın kendilerine yapılan haksızlığın çözülmesi gerektiğini belirterek, 2 yıldır sürdürdüğü direnişi çözüm bulununcaya kadar sürdüreceğini kaydetti. 

    “KARADENİZLİ MÜTEAHHİTİ KARADENİZLİ BAŞKAN BAŞIMIZA BELA ETTİ”

    Evleri yıkılan aile, “Rizeli başkan Rizeli müteahhiti başımıza bela etti. Bizim helalle, alın teriyle inşa ettiğimiz evlerimizi hırsızlara satacak, para kazanacaklar. Başkandan çözüm bekledik ilgilenmedi bizimle… Burada yaşayan Karadenizli komşularımız işlerini hemen hallettiler. Başkan onlara çözüm sunmasa da yol gösterdi ama bizi görmedi, duymadı. Ben de buradan söylüyorum direneceğim gözleri açılıncaya kadar, kulakları duyuncaya kadar direnişimi sürdüreceğim. Vergimi harcımı ödüyordum. Başkan çıksın cevap versin, vergi ödediğimde, harç ödediğimizde işgal yok da bugün mü işgalci olduk” dedi.

    “ARAMADIĞIM, GİTMEDİĞİM YER KALMADI; BENİ MUHATAP ALMADILAR”

    Derdini anlatmak adına çeşitli kurumları ve siyasi partileri ziyaret edip kendini anlatmak istediğini belirten yurttaş, “AKP’nin İstanbul İl Başkanlığı’na gittim, İlçe Başkanlığına gittim. Belediyeye, Büyükşehir Belediyesi’ne gittim. Dilekçeler verdim. Kaymakamlığa gittim. Valiliğe gittim. Hiçbir yerde dilekçelerime muhatap bulamadım. Aramadığım, görüşmek için gitmediğim yer kalmamıştı. Vatandaş olarak devlet beni muhatap almadı” dedi.

    “ALEVİ VE KÜRT OLDUĞUM İÇİN ÇÖZÜM SUNULMADI BANA”

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte neredeyse her mitinginde dillendirdiği “Bizler mezhepçiliği, ırkçılığı ayağımızın altına almış bir iktidarız” sözlerini hatırlatan yurttaş “Cumhurbaşkanı çıkıyor biz mezhepçilik, ırkçılık yapmıyoruz diyor ama burada kendi partisinden bir belediye başkanı Kürt ve Alevi olduğum için bana çözüm sunmuyor, kapı dışarıda muşambaların altında yaşamamı bana reva görüyor. Kürt ve Alevi olduğum için bana çözüm bulunmadı, derdime derman aranmadı” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • İBB Genel Sekreterliği’ne Can Akın Çağlar atandı

    İBB Genel Sekreterliği’ne Can Akın Çağlar atandı

    PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreteri Yavuz Erkut’un emekli olması nedeniyle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Sekreterlik görevine Ziraat Bankası eski Genel Müdürü Can Akın Çağlar’ı atadı. Bugün Saraçhane’de bulunan İBB Başkanlık makamında düzenlenecek tören ile Can Akın Çağlar görevi Erkut’tan devralarak görevine resmen başlayacak.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetiminde profesyonel ve liyakat sahibi kişilerce çalışacağının sözünü veren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, çeşitli daire ve iştirak yönetimine atamalar yaptı.

    İBB Genel Sekreterliği görevine 5 Temmuz 2019’da İBB Genel Sekreterliğine atanmıştı. Yavuz Erkut, daha öncesinde İBB Başkan Danışmanı olarak görev yapıyordu. İBB Genel Sekreterliği görevini 1 yıl sürdüren Erkut, dün emeklilik talep etti. İBB Genel Sekreterliği görevine de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu eski Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar’ı atadı.

    YENİ GENEL SEKRETER CAN AKIN ÇAĞLAR KİMDİR?

    1962’de Sivas’ta doğan Çağlar, lise ve üniversite eğitimini İstanbul’da tamamladı. 1983 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitesinin Bankacılık bölümünde iki yıllık yüksek lisans programına katıldı.

    1985 yılında Hazine Müsteşarlığı’nda (bugünkü BDDK) Bankalar Yeminli Murakıbı olarak iş yaşamına başlayan Çağlar, kamuda görev yaptığı 10 yıl boyunca Türkiye’de faaliyette bulunan birçok banka ve diğer finansal kuruluşlarda denetim görevini üstlendi.

    1995-1997 yılları arasında ABD’de Boston Üniversitesi’nde Finansal Ekonomi alanında master yaptıktan sonra Türkiye’ye dönerek Kariyerine Egebank AŞ’de Genel Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda Ege Yatırım AŞ’de Genel Müdür olarak devam etti.

    1998 yılında önceki adı Faisal Finans olan Ülker Grubun’un satın almasından sonra Family Finans (bugünkü adı Türkiye Finans) katılım bankasında 2003 yılına kadar Genel Müdürlük yaptı.

    2003 yılında tekrar kamuya dönerek 2011 yılına kadar 8,5 yıl boyunca T.C. Ziraat Bankası’nda Genel Müdürlük görevini üstlendi. Bu süre zarfında gerek yurt içinde gerek yurt dışındaki Ziraat Bankası’nın 20’den fazla finansal iştiraklerinde değişik sürelerle Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu.

    2011 yılı Temmuz ayında Ziraat Bankası’ndaki görevinden ayrılarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ na Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı. 6 yıllığına atanılan bu görevden 2014 yılında süresi dolmadan ayrılarak tekrar özel sektöre geçti. BDDK’da Yönetim Kurulu Üyeliği yapanların ayrılmalarından itibaren 2 yıl boyunca herhangi bir bankada görev alamama yasağından dolayı kariyerine sigortacılık sektöründe devam ederek 2014 yılında bir Hollanda şirketi olan Eureko Sigorta AŞ’de Genel Müdür olarak profesyonel yaşamına devam etti.

    Mayıs 2019 tarihine kadar 5 yıllık Eureko Sigorta Genel Müdürlüğü süresince Inter-American’ da YK üyesi, Tarsim ve Dask’ta YK üyesi, Sigorta Bilgi Merkezi ve Güvence Fonu YK Başkanlığı yanı sıra sektörün en üst kurumu olan Türkiye Sigorta Birliği Başkanlığı görevlerini üstlendi.

    Tüm görevlerinden istifa eden İBB’ni yeni genel sekreteri Can Akın Çağlar, bugün Saraçhane’de düzenlenecek tören ile yeni görevine resmen başlayacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Çoklu Baro’ düzenlemesi Adalet Komisyonu’nda kabul edildi

    ‘Çoklu Baro’ düzenlemesi Adalet Komisyonu’nda kabul edildi

    PİRHA – TBMM Adalet Komisyonunda 5 gündür büyük tartışmalarla görüşülen “Çoklu Baro” düzenlemesi olarak bilinen Avukatlık Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi AKP ve MHP oyları ile kabul edildi.

    CHP, HDP ve İYİ Partili milletvekillerin çok sert engellemelerine rağmen AKP ve MHP’li vekiller komisyon görüşmelerinde söz hakkı dahi almayarak teklifin hızlı bir şekilde geçirilmesini sağladılar. AKP’li Komisyon Başkanvekili Yılmaz Tunç’un yönettiği görüşmelerde iktidar muhalefet milletvekillerini bilgilendirmeksizin teklifi komisyondan geçirdi. 28 maddelik teklifin perşembe günü ivedi bir şekilde genel kurulda görüşmeye alınacağı bilgisi de verildi.  (HABER MERKEZİ)

  • Kadınlardan şiddete karşı ‘Harekete Geçiyoruz’ kampanyası

    Kadınlardan şiddete karşı ‘Harekete Geçiyoruz’ kampanyası

    PİRHA-Kadına yönelik şiddete karşı “Harekete Geçiyoruz” kampanyası başlatan Mor Dayanışma, İstanbul Kadıköy’den seslenerek tüm kadınları birlikte mücadele etmeye çağırdı. 

    Mor Dayanışma üyesi kadınlar, İstanbul Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’nda yaptıkları açıklama ile kadına yönelik şiddet ve kırım politikalarına karşı “Hareket geçiyoruz” kampanyası başlattıklarını duyurdu. 

    Kadınlar AKP’li Özlem Zengin’in açıklamasını hatırlatarak, AKP’ye “kadın cinayetlerini durdurun, harekete geçin çağrısı yaptılar. Kadınlar “Yeni İstihdam Kalkanı” paketiyle kadınlara güvencesizliği ve esnek çalışmayı dayatan, kıdem tazminatımızı gasp eden kadın düşmanı politikaların engellenmesi, kadınların ve çocukların barınma ve geçinme koşullarının sağlanması için Acil Eylem Paketi Uygulansın” dediler. 

    “6 AYDA EN AZ 152 KADIN KATLEDİLDİ”

    Kadınlar tarafından gerçekleştirilen açıklamada “2020’nin ilk 6 ayında en az 152 kadın erkekler tarafından katledildi ve 88 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Kadınlar erkek egemen zihniyetten beslenen iktidar ve toplum yapısı karşısında, her gün artan kadın cinayetlerine ve çocuk istismarına karşı “Yaşamak İstiyoruz” çığlığını yükseltiyor” dediler. 

    “183 HATTI DÖNÜŞ YAPMIYOR”

    Pandemi süresince artan kadın cinayetleri, istismar ve şiddet vakalarındaki artışın sebebinin erkek egemen sistemin ve iktidar politikalarının sonucu olduğunu belirten kadınlar “Bu süreçte şiddet vakalarına dönüş yapmayan 183 hattı, kadınları doğru yönlendirmeyen ve hatta geri gönderen kolluk kuvvetleri, yetersiz sayıdaki ŞÖNİM ve kadın sığınma evleri, 6284 sayılı kanunun eksiksiz uygulanmaması kadınların yaşamlarına kast ediyor ve her gün kadınların, çocukların öldürülmesine açık kapı bırakıyor” gerçeğinin altını çizdi.

    Açıklamada “İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılar açıkça kadınların ve çocukların yaşamlarına kast ediyor. En son AKP Genel Başkanvekili’nin sözleşmeye yönelik tehditleri nefret söylemi içeriyor ve erkek şiddeti ile mücadelede samimi olmadıklarını gösteriyor.

    İstanbul Sözleşmesi kadın mücadelesinin kazanımıdır. Saldırılar ve tehditler kabul edilemez. Sözleşmedeki haklarımızdan ve 6284’ü savunmaktan vazgeçmiyoruz.” denildi.

    “HAK GASPLARI KISKACI HER GÜN DAHA ÇOK DARALIYOR”

    Son dönemlerde gündemde olan Bekçi yasasına da dikkat çeken açıklamada “Bekçi yasasıyla mahallerimize ve özel hayatımıza yönelik keyfi uygulamaların önü açılmış oldu.“Ahlak Bekçiliği” misyonu kazandırılan yasa ile bekçiler, bekâr kadınları gözetleyebilecek, takip edebilecek. İstismar Af Yasa Tasarısı ile çocuk istismarı ve tecavüz evlilik yoluyla normalleştirilmek isteniyor. İnsan hakları savunucularına, kadın hakları aktivistlerine, LGBTİ+ lere yönelik tehditler ve saldırılar artarken Ceza İnfaz Yasası ile failler salıverildi.

    Mahalleye bekçi değil, 6284’ün eksiksiz uygulanmasını istiyoruz! Kapsamlı çocuk koruma ve izleme merkezlerinin kurulması, şeffaf, hesap verilebilir denetleme mekanizmalarının oluşturulması zorunludur.  Sığınma evleri ve yatılı gündüzlü kurumlar, kadın dernekleri ve örgütlerinin denetimine açık olmalıdır. LGBTİ’lere yönelik nefret söylemleri cezalandırılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

    “YOKSULLUK, İŞSİZLİK EN ÇOK KADINLARI ETKİLİYOR”

    Kadın işsizliğinin %30’ları geçtiğini, 1 Milyondan fazla kadının uzun sürelerle ve kayıt dışı çalıştırıldığını, 11 Milyon kadının ev işlerinden dolayı iş gücüne katıladığını kayda geçiren açıklamada şunlar kaydedildi:

    Milyonları yoksulluğa, işsizliğe mahkûm etmeye çalışan,  depresyona,  intihara sürükleyen, kıdem tazminatımızdan güvenceli çalışma hakkımıza kadar her şeye göz dikmiş iktidarın kadın düşmanı politikaları yaşam hakkımızı gasp ediyor.

    “Yeni İstihdam Kalkanı” paketiyle kıdem tazminatımıza el koyulmaya çalışılıyor.  25 yaş altı ve 50 yaş üzeri işçilere getirilmesi planlanan BELİRLİ SÜRELİ SÖZLEŞME ile kıdem ve ihbar tazminatı tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.

    Patronlara değil kadın politikalarına bütçe istiyoruz.  Kıdem tazminatımız emeğimizin karşılığıdır! Patronların lütfu değildir, fona gidecek yatırım değildir!

    Kadın cinayetlerinin engellenmesi ve önlenmesi amacıyla kolluk kuvvetlerinin ve yargının İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı kanunu acilen eksiksiz bir şekilde uygulaması, yerel yönetimlerin Acil Şiddet Hattı’nı her mahalle için hayata geçirmesi, ŞÖNİM ve kadın sığınma evlerinin sayısının artırılması;

    “Yeni İstihdam Kalkanı” paketiyle kadınlara güvencesizliği ve esnek çalışmayı dayatan, kıdem tazminatımızı gasp eden kadın düşmanı politikaların engellenmesi, kadınların ve çocukların barınma ve geçinme koşullarının sağlanması için acil eylem paketi uygulansın!”

    “HAREKETE GEÇ”

    Açıklamada, “Bu amaçla başlattığımız “Harekete Geç” kampanyamız kapsamında mahallelerde kadın meclislerimizi kurmaya, erkek şiddetine, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına karşı yerel yönetimlere sorumluluklarını hatırlatmaya ve karar mekanizması olacak kadın politikalarını uygulamaya ve uygulatmaya, Bekçi Yasası ile mahallerimize ve özel hayatımıza yönelik keyfi uygulamalara ses çıkarmaya tüm kadınları çağırıyoruz. İşsizlik ve yoksulluk kıskacına karşı gelmek ve kadınları, çocukları hiçe sayan ekonomi politikalarına müdahale etmek için kadın dayanışmasını büyütmeye çağırıyor, tüm kadınları harekete geçmeye davet ediyoruz” denildi. 

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Büro Emekçileri İstanbul’dan seslendiler: Vergide adalet, paylaşımda eşitlik! – VİDEO

    Büro Emekçileri İstanbul’dan seslendiler: Vergide adalet, paylaşımda eşitlik! – VİDEO

    PİRHA – TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarına tepkiler gelmeye devam ediyor. Büro Emekçileri Sendikası İstanbul Şubeleri tarafından İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

    Haberin Videosu

    İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında Hazine ve Maliye Bakanlığı’na AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile bağlanan Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı rakamları doğru bulmadıklarını belirttiler.

    Basın açıklamasını okuyan BES İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı İshak Ateş iktidara gelir dağılımında eşit dağılım konusunda hassasiyet çağrısı yaparak “Bizler hayatlarını alın teri ile kazanan emekçiler olarak hakkımızı istiyoruz. Hakkımızı verin, vergileri düşürün” dedi.

     

  • Munzur Çevre Derneği Başkanı Ali Ekber Barmağıç tutuklandı

    Munzur Çevre Derneği Başkanı Ali Ekber Barmağıç tutuklandı

    PİRHA – Munzur Çevre Derneği Başkanı Ali Ekber Barmağıç, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandı.

    Geçtiğimiz günlerde iş yerinden gözaltına alınan Munzur Çevre Derneği Başkanı Ali Ekber Barmağıç emniyetteki işlemlerin ardından savcılığa sevk edildi.

    Savcılık sorgusunun ardından Barmağıç sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandı. Barmağıç’ın tutuklanma haberini duyuran sanatçı Pınar Aydınlar “Benimde üyesi olduğum Munzur Çevre Derneği Başkanı Ali Ekber Barmağıç sosyal medya paylaşımlarından dolayı tutuklandı” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz tahliye edildi

    Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz tahliye edildi

    PİRHA – FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında örgütün yöneticileri ile telefon kayıtları olduğu iddia edilerek tutuklanan ve ardından yerine kaymakamın kayyım olarak atandığı CHP’li Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz tahliye edildi.

    Urla Belediye Başkanı iken İçişleri Bakanlığı tarafından görevden el çektirilmiş ve ardından Urla Kaymakamı Önder Can kayyım olarak Urla Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmişti. Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz  17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tahliye edildi.

    CHP’DEN İLK AÇIKLAMA İL BAŞKANI YÜCEL’DEN

    Duruşma sonrasında CHP İzmir İl Başkanı Av. Deniz Yücel, sosyal medya hesabından Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz’un 6 yıl 3 ay hapis cezası verilerek tahliye edildiğini açıkladı. Yücel “7 aydır tutuklu bulunan Urla Belediye Başkanımız Burak Oğuz 6 sene 3 ay hapis cezası verilerek tahliye edildi. Tahliye kararı sevindirici. Sn. Burak Oğuz’un istinaf ve temyiz süreçlerinde aklanacağına inanıyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çorum Katliamı lanetlendi: Unutmayacağız ve mıh gibi aklımızda tutacağız yaşattıklarınızı!

    Çorum Katliamı lanetlendi: Unutmayacağız ve mıh gibi aklımızda tutacağız yaşattıklarınızı!

    PİRHA -Aleviler, bugün Çorum’da 40 yıl önce yapılan katliamı protesto edip, faşist saldırıda öldürülen 57 canı andı. Burada bir açıklama yapan ABF Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, “Unutmayacağız ve mıh gibi aklımızda tutacağız yaşattıklarınızı! Adalet istiyoruz; hem de, ulu divana bırakmadan; bu dünyada” dedi. 

    Çorum’da 1980’nin Mayıs – Temmuz aylarında gerici-faşistlerin Alevi yurttaşlara saldırısının ve katliamın 40. yılı bugün. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Çorum’da çatışmaların yaşandığı meydanda hayatını kaybedenleri andı.

    Kurumlar adına açıklama yapan ABF Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, “Unutmayacağız ve mıh gibi aklımızda tutacağız yaşattıklarınızı! Adalet istiyoruz; hem de, ulu divana bırakmadan; bu dünyada” dedi. 

    “ÇORUM’DA YAŞANAN OLAYLAR TARİHE KARA BİR LEKE OLARAK DÜŞMÜŞTÜR”

    Gerici-faşistlerin saldırısında hayatını kaybeden 57 yurttaş için bir dakikalık saygı duruşu sonrasında Alevi kurumları adına ortak açıklamayı okuyan ABF Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, “40 yıl önce Çorum’da yaşanan olaylar tarihe kara bir leke olarak düşmüştür. Ayrımcı politikalar, yayınlanan nefret dolu bildiriler ve haberlerle yaratılan kışkırtmalar sonucu Alevilere yönelik saldırılar başlamış; ”Kana kan intikam” sloganlarıyla yapılan ırkçı saldırılar sonucu 57 canımız katledilmiştir” ifadelerini kullandı. 

    “40 YILDIR BU POLİTİKALARDA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK”

    Güzelgül “Bugün, tam 40 yıl sonra, Alevi toplumu için asıl acı olan şudur ki; 40 yıldır bu politikalarda değişen hiç bir şey yok! Ayrımcılık, nefret, yok sayma, asimile etmeye zorlama hala sürüyor! Diğer yandan, ülkemizde nefret suçları yargılanmıyor! Adalete, yapılanın üstünü örtmek olarak uygulanıyor! Devlet her katliamdan sonra, üç maymunu oynuyor! Oysa biliyoruz ki, nefret suçları unutuldukça da, siyasette, toplumda nefret dili davranışları sürüp gitmektedir” diye konuştu.

    “ADALET İSTİYORUZ!”

    “Politikalarınız ne olursa olsun! Bizler, emek, özgürlük, eşitlik ve daha güzel bir dünya düşü için; “ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil” diyerek; ten verenleri unutmayacağız. Unutmayacağız! Ve mıh gibi aklımızda tutacağız, yaşattıklarınızı! Adalet istiyoruz; hem de, ulu divana bırakmadan; bu dünyada” diyerek şöyle devam etti:

    “40 YIL SONRA ÇORUM’DAN SESLENİYORUZ”

    “Son olarak, Çorum katliamın 40’ncı yıl dönümünde, buradan Çorum’dan bir kez daha seslenelim: Çorum katliamının bir daha yaşanmaması için bu olayların katliamın unutulmaması gerektiğine inanıyoruz. Devlet ve iktidarlar; toplumsal barışı sağlamak, demokratik topluma ulaşabilmek için; “Unutulmuş bu olayı neden kaşıyorsunuz? Bunu herkes unuttu, siz de unutun” demek yerine; aksine, Bu katliamlarla yüzleşmek zorundadır. Zaman aşımına uğratılan Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının dosyaları yeniden açılmalı ve failleri ortaya çıkarılmalıdır. Bu katliamların hesabı sorulana kadar; İnançlar, halklar eşit yurttaş haklarına kavuşana kadar; gerçek bir toplumsal barış sağlanana kadar Bizler asla unutmayacağız, unutturmayacağız.”

    PİRHA/ÇORUM

     

  • Anayasa Mahkemesi Af Yasası’nı esastan görüşecek

    Anayasa Mahkemesi Af Yasası’nı esastan görüşecek

    PİRHA – TBMM Genel Kurulunda AKP ve MHP’li milletvekillerinin oyları ile çıkartılan ve sonrasında birçok gerçek suçlunun tahliye edilip siyasi tutsakların mahpus bırakıldığı “Af Yasası” ile ilgili CHP’li milletvekillerinin iptali için başvurduğu Anayasa Mahkemesi dosya üzerinde yaptığı incelemede hukuksal boşlukların olduğu kanaati verilerek esasen görüşmek üzere dosyayı genel kurula sevk etti. 

    Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nda gerçekleşecek görüşme öncesinde kararın esastan incelenmesi için Anayasa Mahkemesi’nde bir mahkeme yetkilendirildi. Mahkemenin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu kararını alacak. CHP’li ve HDP’li milletvekilleri kararın genişletilmesi ve tutsak siyasi mahpuslar ve tutuklu gazetecileri de kapsamasını talep ediyorlar.

    Bilindiği üzere AKP ve MHP’li vekiller bir anda genel kurul gündemine getirdikleri Af Yasası teklifi genel kurulda AKP ve MHP oyları ile kabul edilmişti. Genel kuruldan kararın çıkmasının ardından birçok organize suç lideri ve üyeleri, uyuşturucu suçlarından tutuklu olanlar, taciz ve tecavüzden cezaevlerinde bulunanlar, hırsızlar, yüz kızartıcı suç işlemiş kamu görevlileri gibi birçok asıl suçlu salınırken, tutsak tutulan muhalif siyasetçiler, milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler, yazarlar, oyuncular ve öğrenciler yasaya getirilen ek bir madde ile kapsam dışı bırakılmıştı. CHP’nin sonradan getirilen maddenin iptali ve kapsamının tüm mahpusları kapsamasını istedi. Anayasa Mahkemesi CHP’nin başvurusunu kabul ederek Af Yasası’nı esasen görüşecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’den istifa etti AKP’ye geçiyor

    CHP’den istifa etti AKP’ye geçiyor

    PİRHA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listesinden aday olarak seçimi kazanan Araban Belediye Başkanı Hasan Doğru AKP’ye katılıyor.

    E-devlet üzerinden dün akşam CHP’den istifa eden Hasan Doğru’nun AKP’ye geçeceği iddia ediliyor. CHP’nin Gaziantep’de kazandığı 2 ilçe belediyesinden biri olan Araban’ın Belediye Başkanı dün CHP’den istifa ettiğini CHP Gaziantep İl Başkanı Hayri Sucu duyurmuştu. 

    “TÜM ARABANLILARDAN ÖZÜR DİLERİM”

    CHP Araban İlçe Başkanı Mustafa Kayacı “Sayın Arabanlılar, Araban Belediye Başkanı Hasan Doğru partimizden istifa etmiş bulunmaktadır. Partimize destek veren bütün seçmenlere şahsım ve partim adına tekrardan teşekkür ediyorum. Yanlış tercih yaptığım için tüm seçmenlerden şahsım ve partim adına özür diliyorum. Hiçbir seçmenimiz karamsar olmasın biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki seçimlerde sizlerin de desteğiyle başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tüm Araban halkına saygılarımı sunuyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’nin ‘Tek Yön İktidar’ buluşmaları İstanbul’da başladı

    CHP’nin ‘Tek Yön İktidar’ buluşmaları İstanbul’da başladı

    PİRHA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından düzenlenen “Tek Yön İktidar” buluşmaları İstanbul’da başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İlçe Belediye Başkanları ve İlçe Başkanlarının katıldığı toplantıda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “İstanbul’da başardık, Türkiye’de de başaracağız” dedi.

    CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “Tek Yön İktidar” buluşmasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1 yıllık çalışmaları hakkında bilgi verdi. İmamoğlu, bir yılda İstanbul’da yaşanan değişimden bahsetti, iktidarın tüm engellemelerine rağmen Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşlara hizmet odaklı projeler ürettiğini, kısa dönemde AKP’li eski yöneticilerin yarattığı enkazı nasıl ne şartlarda iyileştirdiklerini anlattı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da belediye başkanlarına “İktidara hazır olun” talimatı verdi.

    YEREL YÖNETİM ÇALIŞTAYLARI GENİŞLETİLECEK

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul programı dün İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile birlikte Murtaza Çelikel’i evinde ziyaret ederekle başladı. Bu sabah da Kılıçdaroğlu İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıda belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinden faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Kaftancıoğlu’nun 7 yıl önceki attığı tweetlerden dolayı yargılandığı mahkemede cezasının onanmasını eleştiren Kılıçdaroğlu “Adalet” vurgusu yaptı ve bu adalete bir gün AKP’lilerin de ihtiyaç duyacağını belirtti.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Büyükşehir Belediye Başkanımızın elde ettiği başarının yıl dönümünde İl Başkanımıza karşı gösterilen yargı müdahalesini kabul etmiyoruz. Adalete ihtiyacımız var ve biz bu ülkeye adaleti getireceğiz. Bu ülkeyi uğruna bedel ödeyecek kadar seviyoruz biz” dedi. Kılıçdaroğlu, İktidarın yerelden güçlenerek elde edileceğini belirtti. CHP Genel Merkezi’nden de alınan bilgiye göre Yerel Yönetim Çalıştayları’nın tüm Türkiye’ye yayılacağını belirtti.

    “İSTANBUL’DA BAŞARDIK, TÜRKİYE’DE DE BAŞARACAĞIZ”

    CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu da konuşmasında AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul seçimleri ile ilgili açıklamalarına değinerek “İstanbul’da tökezlediler, Türkiye’de düşecekler” diyerek “İstanbul’da elde edilen büyük başarının karşılığı CHP’yi iktidara getirmek olacaktır” dedi. İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere tüm CHP’li ilçe belediye başkanlarının çalışmalarının temasında vatandaş memnuniyeti olduğunu belirten Kaftancıoğlu “İstanbul’daki belediyelerimiz vatandaşlarımız için hiç soluk almadan, dinlenmeden gece gündüz iyi günde kötü günde hep vatandaşlarımız için çalıştılar, çalışıyorlar ve çalışacaklar. CHP’nin derman belediyeciliği ile tüm vatandaşlarımızı kucaklayacağız. Bugün İstanbul’da değişen çehre, değişen atmosfer başta bizlere desteğini hep gösteren ve yanımızda olduğunu hep bildiğimiz Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun eseridir. Kendilerine ve tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘İşkence, ülkemizde ve dünyada sistematik biçimde artış göstermektedir’

    ‘İşkence, ülkemizde ve dünyada sistematik biçimde artış göstermektedir’

    PİRHA – CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, uluslararası sözleşmelerde, anayasada ve kanunlarda suç olarak nitelendirilen işkencenin Türkiye ve dünyada artarak sistematik bir hale geldiğini söyledi. HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz ise, işkenceyle bir korku imparatorluğu yaratıldığını ve uygulayanların ödüllendirildiğini ifade etti

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kuruluşunun 30’uncu yıldönümü dolayısıyla CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili Av. Sezgin Tanrıkulu ile HDP Batman Milletvekili Dr. Necdet İpekyüz TBMM’de ortak basın toplantısı düzenlediler. Basın toplantısında AKP iktidarının işkenceye sıfır tolerans açıklaması eleştirilerek iktidarın işkenceyi gizleyerek teşvik ettiği iddia edildi.

    “İŞKENCE TÜRKİYE’DE GÖRÜNÜR HALDE HERKESE KARŞI YAPILIYOR”

    CHP’li Sezgin Tanrıkulu “İşkence; BM sözleşmelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, anayasamıza ve yasalarımıza göre mutlak bir biçimde yasak ve suçtur. Buna rağmen işkence, ülkemizde ve dünyada azalma değil sistematik biçimde artış göstermektedir. Terörle mücadele, milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle meşru gösterilmeye çalışılmaktadır. İşkence Türkiye’de görünür halde herkese karşı yapılıyor. İşkence yapanlar bunun görülmesini istiyor ki toplumu sindirebilsinler” dedi.

    “İŞKENCECİLER ÖDÜLLENDİRİLİYOR”

    HDP Batman Milletvekili Dr. Necdet İpekyüz “İşkenceyi uygulayanlar ödüllendirilmekte, yapılan suç duyurularına rağmen emniyet amiri, emniyet müdürü yapılarak terfi edilmekte ve işkence özendirilmektedir. İşkence öyle bir hale geldi ki son 2 yıldır insanlar kaçırılıyor ve 8-10 ay sonra gözaltında oldukları öğreniliyor. Cezaevlerinde girişte ve beslenmede haklar ihlal ediliyor. Baro başkanlarına baskı uygulama dışında, beslenme ihtiyaçlarının önlenmesi bile başlı başına bir işkencedir. İşkence sadece dayak değildir” dedi.

    CHP’li Sezgin Tanrıkulu ile HDP’li Necdet İpekyüz, Erdoğan’ın talimatı ile TBMM İçişleri Komisyonu’nda görüşülen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun Teklifi’ne muhalefet etiklerini, Genel Kurul’da da kanunun çıkmaması için mücadele edeceklerini ifade ettiler.

     

    HABER MERKEZİ

  • Sivas’ta ziyaretgahta da madencilik faliyeti isyan ettirdi: Hayatımızı çaldılar-VİDEO

    Sivas’ta ziyaretgahta da madencilik faliyeti isyan ettirdi: Hayatımızı çaldılar-VİDEO

    PİRHA – Pandemi sürecinde iktidarın ve maden şirketlerinin doğanın ve kutsalların talanına bir yenisi daha eklendi. Sivas’ın Kangal İlçesine bağlı Pınargözü, Eğricek ve Elkondu köylerinin yanı sıra Bakırtepe Ziyaretgahı’nda da madencilik faaliyetlerinin yapıldığı öğrenildi. Köylüler ise tepkili: Doğamızı, hayatımızı çaldılar. 

    Sivas’ın Kangal İlçesine bağlı Pınargözü, Eğricek ve Elkondu köylerinin yanı sıra yöre insanlarınca kutsal kabul edilen Bakırtepe Ziyaretgahı da maden şirketinin göz diktiği sahanın içerisinde kalıyor.

    Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve KOÇ Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç’a ait olduğu iddia edilen Demir Export yörede madencilik faaliyetlerine başlayabilmek için ÇED toplantıları düzenleyecek.

    “İYİLEŞECEĞİZ DEMİŞLERDİ BÖYLE Mİ İYİLEŞECEĞİZ?”

    Pandemi sürecinde sosyal medya da oldukça yayılan ve #iyileşeceğiz etkiketi ile adını duyuran Demir Export, gözünü Alevi yurttaşların yaşadığı bölgede maden sahalarına dikti.

    Bölgede yaşayan insanlar, madencilik adına bölgede bir kazmanın dahi vurulmasının kendilerini yaralayacağını belirterek “İyileşeceğiz diyorlardı böyle mi iyileştirecekler bizleri? Tarihimizi topraklarımızı parçalayarak mı? Geçmişimizi geleceğimizi yok etmeye çalışarak mı?” diyor.

    “BAĞIMIZ BAHÇEMİZ SİYANÜRDEN MAHFOLDU HEP”

    Ankara’da yaşayan ancak yılın bir dönemini köyünde geçiren Ali Karabulut isimli yurttaş, “6 ay Ankara’da 6 ay burada yaşıyorum. Siyanürle altın aradıkları için bölgede artık ne su içebiliyor, ne de nefes alabiliyoruz. Yaylalarımıza, bostanlarımıza kadar zararı görüyoruz. Bu zararın daha çok büyümesi demek bizlerin yok olması demek. Ekinlerimizi yok ettiler, toprağımızın bereketini katlettiler. Derdimizi anlatamıyoruz. Kimse bizleri dinlemiyor. Koca bir köy göç edip gitti buralardan, kalanlarda  da huzur kalmadı. İnsanlarda astım oluyor, çeşitli rahatsızlıklar görülüyor. Derdimizi sesimizi duyuramıyoruz. Yeniden sondaj arama tarama faaliyetleri yapılıyor. Şimdi maden bölgesi genişletiliyor. Bu korkutuyor. O bölge genişletilirse bizim buralarda yaşama imkanımız kalmaz “dedi.

    “BİZE ZARARI ÇOK, NEFES ALAMIYORUZ”

    Eğricek Köyü’nden bir kadın, “Dinamitlerle patlattıkları için köylerimize bombalar atılıyor sanıyoruz. Gümbür gümbür oluyor. Tavuklarımız ölüyor, hayvanlarımız çeşitli hastalıklara kapılıp ölüyorlar. Tozdan topraktan astım, nefes darlığı hastalıkları başladı. Siyanür ve çeşitli kimyasallar kullandıkları için hastalık yayılıyor. Kızım astım hastası ve buraya gelemiyor. Geldiğinde hastalanıyor. Bizleri öldürmek istiyorlar, hastalıkla, süründürerek, biz bu köyün sakinleri olarak karşıyız. Madenden rahatsısız, istemiyoruz” diye konuştu.

    “DOĞAMIZI ZEHİRLİYORLAR SESSİZ KALAMAYIZ”

    Bakırtepe Ziyaretgahı’nın da maden bölgesine dahil edilmesi için toplantılar yapmak istediklerini belirten Demir Export yetkililerine köylülerden tepkiler çığ gibi büyüyor.

    Yöre insanı tarafından kutsal kabul edilen, dilek ve arzuların adandığı kurbanların kesildiği, ibadet edilen bölgenin maden sahası içerisine dahil edilmesine karşın köylülerden bir kadın, “Doğamızı, toprağımızı zehirlediler, şimdi sıra ziyaretimizde. Bakırtepe’nin madene açılmasının karşısındayız. Elimizden geldiğince direneceğiz. Doğamızı zehirliyorlar, toprağımızı öldürüyorlar buna daha fazla sessiz kalamayız. Sesimizi oldukça gür çıkarmalıyız” ifadelerini kullandı.

    “DOĞA TALANININ KARŞISINDA OLMAK ZORUNDAYIZ”

    Ali Mermer isimli yurttaş “Köyümüzün yanı başında Demir Export tarafından işletilen siyanürle altın arama madenine karşıyız. Yöremizde olmayan, görülmeyen hastalıklar baş göstermeye başladı. Çevremize doğamıza ve bizlere verdiği zararlardan dolayı burada madencilik faaliyeti istemiyoruz. Meralarımız maden ocağı tarafından istimlak edildiği için hayvanlarımızı otlatamıyoruz. Dolaştıramıyoruz. Doğamız kepçelerin paletlerinin altında yağmalanmaya can çekişmeye devam ediyor” dedi.

    “BUNLAR HAYATIMIZI ÇALDILAR”

    Köy sakinlerinden bir yaşlı kadın, “Bunlarda ne din var ne iman var, köylerimizi çaldılar bizden. Topraklarımızı öldürdüler. Topraklarımızın yanında bizim de hayatımızı çaldılar. Ziyaretgahımızı ziyaret ettim geçtiğimiz günlerde, orada ibadet ediyorduk. 3 köy 5 köy bazen 10 köy ziyaretimizde buluşuyorduk. Toplu halde ibadet ediyorduk. Deyişler söyler dualar eder Allah’a yalvarırdık. Kurbanlar keserdik. Şimdi mahvettiler. Altından girip üstünden çıkmışlar. Zarar vermişler. Çevreyi düşünmüyorlar hiç, geleceği düşünmüyorlar. 3 kez karar aldık, mahkeme kararı çıkardık onlar onu çiğneyip yine de ziyaretimizi mahvettiler dilerim Allah da onları çiğnesin. Doğayı zehirleyen, ağaçları öldüren, hayvanları aç bırakan yuvasız bırakanlarda din iman yoktur. Bizim dört tarafımızı sarmışlar düşman gibi, nereye gidelim ne yapalım, şehirlere gidiyoruz kayboluruz. Köylerimize dönüyoruz burada da madenciler bizleri öldürüyor. Köylüyüm konuşamam ama içim dolmuş, yüreğim yanıyor kendi çocuklarımı, ailemi köye getiremiyorum. Allah’dan korkun insan geleceğini geçmişini böyle talan eder mi?”

    Koç Grup’a ait olan Demir Export Madencilik Şirketi, bölgede halihazırda bulunan maden ocağının faaliyet alanını büyüterek köylüleri daha da sıkıştıracak. Yine köylüler için çok önemli ziyaretgahlardan olan Bakırtepe Ziyareti de madencilik faaliyetlerinin alanı içerisinde kalacak. Köylüler her şeye, herkese rağmen direneceklerini, kutsallarını, yurtlarını, topraklarını teslim etmeyeceklerini ve bu kapsamda doğayı seven hakkını bilen tüm insanları kendilerine destek olmaya, omuz vermeye davet ettiler.

    PİRHA/SİVAS

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sendikalarla yapacağı toplantıya DİSK çağrılmadı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sendikalarla yapacağı toplantıya DİSK çağrılmadı

    PİRHA – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi sonrasında bugün sendika ve konfederasyon başkanları ile bir araya gelecek. Kabulün 15-16 Haziran İşçi Direnişi’nin 50. Yıl dönümünden bir gün sonra gerçekleştirilmesi siyasi mesaj olarak yorumlandı.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün saat 15.00’te Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk başkanlığında sendika ve konfederasyon başkanlarını Cumhurbaşkanlığı Sarayında kabul edecek.

    “İŞÇİ DİRENİŞİNİN 50. YILINA DENK GETİRİLMESİ BİLİNÇLİ”

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da başlayan ve kısa bir süre içerisinde tüm Türkiye’yi etkisi altına alan dönemin hükümeti tarafından sıkıyönetimin ilan edildiği ve işçilerin can verdiği büyük işçi direnişinin 50. yıl dönümünden bir gün sonra bugün işçi ve işveren sendikaları ve konfederasyon yetkilileri bir araya gelecek. DİSK’in davet edilmediği toplantıda Erdoğan iktidara yakın sendika yöneticileri ile birlikte Sosyal Güvenlik Kanunu’nda gerçekleştirilecek düzenleme ile ilgili bilgilendirmeler yapacak. Erdoğan sendika yöneticilerinin taleplerini dinleyecek. Erdoğan sendika kanununda da değişikliğe gidilmesini istediğini daha önceki açıklamalarında beyan etmişti.

    CHP ve HDP’li milletvekilleri bugün gerçekleşecek görüşmenin büyük işçi direnişinin 50’nci yılından bir gün sonra gerçekleştirilmesinin bilinçli bir şekilde yapıldığını ve siyasi bir mesaj taşıdığını belirttiler.

    ERDOĞAN’IN GÖRÜŞMESİ SAAT 15.00’TE SARAYDA 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile birlikte TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol, TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ile HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ı kabul edecek. Erdoğan öncesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir görüşme gerçekleştirecek ve MHP’nin kanun düzenlemesi üzerine görüşlerini alacak.

    PİRHA/ANKARA

  • 15 HAZİRAN 2020 PAZARTESİ –  GÜNDEM

    15 HAZİRAN 2020 PAZARTESİ – GÜNDEM

    -Dersim’in Pertek ve Çemişgezek ilçelerinden sürüleriyle birlikte Sultan Baba Dağı eteklerine gelen Şavaklılar, yaşamlarını PİRHA’ya anlattı. İşlerinin zorluğunu aktaran Şavaklılar, yaşadıkları sorunlara değindiler. GÖRÜNTÜLÜ

    -İHD Adana Şube Başkanı İlhan Güngör, HDP’nin ‘demokrasi Yürüyüşü”nün insan hakları savunucuları olarak baskıcı uygulamalar karşı, demokratik sivil siyaset alanının oluşturulması amacıyla anlamlı bulduklarını belirtirken, çarşı ve mahalle bekçilerinin yetkililerin arttırılmasını içeren yasal değişikliklerin, hukuki dayanaktan yoksun olduğuna dikkat çekti.FOTO

    -15-16 Haziran büyük işçi direnişinin 50. yıldönümüne ilişkin DİSK Tarsus’ta etkinlik düzenleyecek.GÖRÜNTÜLÜ

    -Halkların Demokratik Partisi’nin “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”ne ilişkin gelişmeler takip edilecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -Koronavirüse ilişkin Türkiye ve dünyada yaşanan gelişmeler. FOTO

    -İstanbul, Ankara, İzmir ve birçok şehirde Baro Başkanları ve avukatlar, adil yargılanma talebi ile ölüm orucunda olan Av. Ebru Timtik ile Av. Aytaç Ünsal için “Özgürlük” çağrısı yapacaklar. GÖRÜNTÜLÜ

  • Gençlik Meclisleri ve Öğrenci aileleri: “Sınavı Ertele, Yaşama Ses Ver!”

    Gençlik Meclisleri ve Öğrenci aileleri: “Sınavı Ertele, Yaşama Ses Ver!”

    PİRHA – Gençlik Meclisleri ve Öğrenci Aileleri bugün Kadıköy Süreya Operası önünde ileri bir tarihe ertelenmesi gündeme getirilen ancak sonrasında Cumhurbaşkanı kararı ile tarihinde değişikliğe gidilmeyen ÖSYM ve Milli Eğitim Bakanlığı koordinesinde gerçekleştirilecek sınavların ertelenmesi adına bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Gençlik Meclisleri adına Heval Baran’ın gerçekleştirdiği basın açıklamasında “Ülkemizde koronavirüsten dolayo 5 bine yakın insanımızı kaybettik. Vakaların artışı devam etmekte. 2020 LGS ve YKS sınavlarına girecek olan bizler ise bu zorlu günleri çok daha büyük bir gerilim içinde yaşıyoruz” dediler. Öğrenciler ve aileleri yetkililerden sınavların ileri bir tarihe ertelenmesi için seslendiler.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yeni tip koronavirüs Covid-19 önlemleri kapsamında önce yapılması planlanan sınavların tarihlerinin ertelenebileceği gündeme getirilmişti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında ki Bilim Kurulu Üyesi birçok bilim insanından da ertelenmesi adına çağrı yapılmıştı ancak Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile sınavların ertelenmesinin önü kapatıldı.

    Erdoğan “yeni normalleşme süreci” adı altında sınavların ertelenmesine gerek kalmadığını belirterek sınavların normal tarihlerinde gerçekleştirilmesini istemişti. Muhalefet partilerinden ve birçok sivil toplum örgütleri sınavların ertelenmesi için ses çıkarmaya çalışsa da başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere birçok kamu kurumu yönünü Erdoğan’ın açıklamalarına çevirmiş durumda.

    “SINAVLAR EĞİTİMİN ARACI DEĞİL AMACI HALİNE GETİRİLMİŞ”

    2020 LGS ve YKS sınavlarının ertelenmesi için Kadıköy Süreyya Operası önünde biraraya gelen birçok Gençlik Meclisleri üyesi öğrenci ve öğrenci aileleri birlikte ses olup yetkililere seslendiler. Gençlik Meclisleri adına açıklamayı okuyan Heval Baran “Hayat memat meselesi olarak görmeye şartlandığımız bir sürece, bir felaketin ortasında yakalanmak yükümüzü daha da ağırlaştırıyor. Sınavları anlamsız bir biçimde eğitimin aracı değil de amacı haline getirmiş, köhnemiş bir eğitim sisteminin mağdurlayız” dedi.

    “TURİZM ACENTASI SAHİBİ BAKANININ RİCASI MI?”

    Bursluluk Sınavı ile Kalfalık ve Ustalık Sınavlarını Ağustos ayına erteleme kararı alan Milli Eğitim Bakanlığı’na seslenen gençler, “YKS ve LGS’ye gireceklerin o sınavlarda gözetmenlik yapacak hocaların virüse karşı antikor geliştireceklerini mi hesaplanmaktadır? Yoksa sokağa çıkma yasağı ile aç kapa oynayanlar kabindeki turizm acentası sahibi turizm bakanının ricasını mı kıramamaktadır? Veliler sınav dolayısıyla tatile girmezse yabancı turizmin de tıkanacağı bir dönemde ne olur sermayenin hali? mi denmektedir. Kar mı Sağlık mı? Para mı? Can mı? sorusu söz konusu olduğunda ibre yine yaşamın aleyhine mi dönmektedir” dediler.

    “SINAV ÜCRETLERİ EĞİTİMİN TİCARİLEŞMESİNİN KÖŞE TAŞIDIR”

    Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) sınavlarının yüksek fiyatlar ile başvuru yapılmasına sitemin de olduğu açıklamada “Sınavlar ve alınan ücretler eğitimin ticarileşmesinin köşe taşıdır. Eğitimi sınıfsal eşitsizliğin gerekçesi haline getirmenin aracıdır. Sınav cehenneminin alevini körükleyen ise güvencesizliktir, gelecek kaygısıdır. Güvenceli iş ve gelecek sağlayan düzen sınav hezeyanının panzehirdir. Bizim son kertede istediğimiz gelir ve iş güvencesi eşliğinde toplumsal üretimin eşit olarak paylaşıldığı, birbirimizi rakip ve düşman olarak görmediğimiz toplumsal bir yaşamı garanti edecek bir sosyoekonomik düzendir. Ancak bugünkü felaket koşullarında sınavların en azından yeni vaka yaşanmayan ve pandeminin tamamen aşıldığı bir döneme kadar ertelenmesidir” denilerek açıklama sonlandırıldı.

    Kadıköy Süreya Operası önünde gerçekleştirilen eyleme HDP İstanbul Milletvekilleri Dilşad Canbaz Kaya ile Musa Piroğlu, Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Çayan Çağlık, Güvence Hareketi ve DirenÜniversite Temsilcileri katıldılar.

    Kaynak: Karşı Mahalle

  • HDP’li heyetin deprem bölgesine girişi engellendi

    HDP’li heyetin deprem bölgesine girişi engellendi

    PİRHA –  Bingöl’ün Karlıova İlçe merkezli 5.8’lik depremi yerinde incelemek isteyen HDP’li heyete izin verilmedi. PİRHA’ya gelen bilgiler bölgede çok sayıda kerpiç evin yıkıldığı yönünde. Karlıova Devlet Hastanesinde de çok sayıda ambulansın hazırda bekletildiği ve yoğunluğun yaşatıldığı oldu. 

    Bingöl’ün Karlıova İlçesi merkezli yaşanan depremle ilgili bilgi akışı yavaş yavaş sağlanmaya başlanıyor. HDP İl Örgütü tarafından oluşturulan Acil Durum Heyetinin bölgede inceleme yapmaları güvenlik güçleri tarafından engellenirken,  HDP İl Örgütünden “Depremzede yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Acılarını paylaşıyoruz. Dileğimiz can kaybının olmamasıdır. Acıların yaşanmaması temennisinde bulunuyoruz. Halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz” açıklaması yapıldı. 

    HDP HEYETİNİN GİRİŞİ ENGELLENDİ

    HDP İl Örgütü tarafından oluşturulan heyetin bölgeye girişi güvenlik güçleri tarafından engellenirken, bölgede bulunan kaynağımız “Bölgeden sağlıklı bilgiler almak istiyoruz, vatandaşlarımızın iyi olduğunu öğrenmek istiyoruz ancak bu engellenmek isteniyor. Karlıova Devlet Hastanesi’nde yoğun bir hareketliliğin olduğunu görüyoruz” dedi. Ayrıca “1 Ağır olmak üzere 10 vatandaşımızın yaralandığını, bir kişinin de hayatını kaybettiğini öğrendik. Halkımıza geçmiş olsun diyoruz” dedi.

    PİRHA / BİNGÖL 

  • CHP’nin ‘İktidar Kurultayı’nın ayrıntıları belli oluyor

    CHP’nin ‘İktidar Kurultayı’nın ayrıntıları belli oluyor

    PİRHA – Koronavirüs nedeniyle CHP Parti Meclisi tarafından ertelenen CHP’nin “İktidar Kurultayı” olarak isimlendirdiği büyük kurultayı için hazırlıklar resmen başladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve kurmayları tarafından üzerinde titizlikle çalışılıyor. Kurultayda aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlarının da olacağı Türkiye’nin 11 Büyükşehir Belediye Başkanı ile Kılıçdaroğlu’nun gövde gösterisi yapması bekleniyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “İktidar Kurultayı” olarak isimlendirdiği kurultayı Ankara’da stadyumda gerçekleştirilmesi düşünülüyor.

    Seyircisiz gerçekleştirilmesi planlanan kurultayda Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlığa aday olacak. Şu ana kadar genel başkanlığa ilk aday eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı oldu. Atıcı bir dönem Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun parti içi eğitimden sorumlu danışmanlığı görevini sürdürdü. Parti içi muhalefete karşı Kılıçdaroğlu’nun atacağı adımlar beklenirken, CHP’nin ulusalcı cephesinden Kılıçdaroğlu’na karşı aday çıkarma çalışmaları sürdürülüyor. 

    “ARTIK TAMAM, CHP İKTİDARA”

    CHP yönetimi, büyük kurultay için Ankara’da bir stadyumda bir araya gelmeyi düşünüyor.

    CHP yönetimi Eryaman Stadyumu ya da Osmanlıspor Stadyumu üzerinde duruyor. CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait açık meydanlar da düşünülüyor. Büyük Kurultay’ın ana sloganlarından biri “Artık Tamam, CHP İktidara” olacak. Yine kurultayın ana teması “İktidara Yolculuk” olarak belirlendi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kurultay komitesine tam yetki verdiği, delegeler ve parti yöneticileri dışında kurultayın halka kapalı gerçekleştirilmesi konusunda her türlü önlemin alınabileceği talimatı verildi. 

    PARTİ MECLİSİ ÇARŞAF LİSTE İLE SEÇİLECEK

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına henüz resmi aday çıkmamışken, Parti meclisi seçiminin ise çarşaf listeyle yapılacağı, her CHP kurultaylarında olduğu gibi bu kurultayın da kıran kırana geçeceği bekleniyor. Mevcut PM üyelerinin en az %50 değişeceği beklenirken Kılıçdaroğlu’nun yeni kurmaylarının kim olacağı da merakla bekleniyor.

    BELEDİYE BAŞKANLARI İLE GÖVDE GÖSTERİSİ YAPILACAK

    31 Mart 2019 seçimlerinde elde ettiği başarıyla Kılıçdaroğlu’na olan destek artarken, Ağustos’da gerçekleştirilecek kurultayda CHP’nin seçilmiş 11 Büyükşehir, 10 il ve 191 ilçe belediye başkanı kurultayda hazır bulunacak.

    CHP’de genel başkan adayı olabilmek için delegelerin %5’inin desteği gerekiyor. Henüz resmi olarak aday çıkmayan CHP’de eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı genel başkanlığa adaylığını duyurdu. Ancak henüz delegeler aracılığıyla resmi adaylık başvurusu yapmadı. 

    (HABER MERKEZİ)

  • MHP’li vekilin, Adalet Bakanı’ndan torpil talebinde bulunduğu ortaya çıktı

    MHP’li vekilin, Adalet Bakanı’ndan torpil talebinde bulunduğu ortaya çıktı

    PİRHA – Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili Cemal Çetin’in Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’den, Adli Yargı Hakim/Savcı Mülakat Sınavına girmeye hak kazandığı belirtilen bir kişiyle ilgilenmesini talep ettiği bir yazı ortaya çıktı. Yazı, sosyal medyada tepkilere neden oldu. 

    AKP döneminde yapılan torpil atamaları belgeleriyle ortaya çıkıyor.

    AKP – MHP ittifakının liyakat anlayışının yanlışlıkla gün yüzüne çıkmasını sağlayan MHP İstanbul Milletvekili Cemal Çetin, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e, 9 Haziran’da yazdığı iddia edilen metinde, “Sayın Bakanım, tarafıma iletilen, aşağıda bilgileri bulunan aday, Adli Yargı Hakim/Savcı Mülakat Sınavına girmeye hak kazanmıştır. İlginizi bekler çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim” dedi.

    Ancak söz konusu evrak yanlış yazıcıdan çıkartılınca sosyal medya üzerinden büyük tepkiler geldi.

    Henüz MHP’li Cemal Çetin’den açıklama gelmezken, CHP ve HDP’li birçok isim torpil istemli metni sosyal medya hesaplarından paylaşmaya başladı.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e gönderilmek için hazırlandığı iddia edilen evrak yanlış yazıcıdan çıkartılınca, AKP ve MHP’nin devlet içerisinde de kadrolaşmak adına birlikte hareket ettikleri ortaya çıktı.

    ADALET BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA HENÜZ GELMEDİ

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’den durumla ilgili açıklama henüz gelmezken, MHP’li milletvekillerinin Bakan Gül’e isim vererek, mülakatlardan geçirdikleri iddia ediliyor.

    Nitekim geçmiş yıllarda birçok isim, yazılı sınavlarda tam puan almalarına rağmen mülakatlarda Alevi ya da Kürt oldukları için elenmişlerdi.

    Bakan Gül, elenen isimlerle ilgili yeterlilikleri yoktu açıklamasını yapmıştı. Yine Adalet Bakanı Abdülhamit Gül katıldığı birçok televizyon programında “Benim yönetimimde olduğum süreçte torpil olmaz, buna müsade etmem” açıklamaları yapmıştı. MHP’li milletvekilinin direk Abdülhamit Gül’e yönelik kaleme aldığı torpil talebi de yeniden “liyakatsız atamalar” tartışmalarını başlatacak gibi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • 2. Yargı Paketi’ne CHP, HDP ve İYİ Parti muhalefet şerhi düştü

    2. Yargı Paketi’ne CHP, HDP ve İYİ Parti muhalefet şerhi düştü

    PİRHA – TBMM Adalet Komisyonu’nda AKP-MHP oyları ile kabul edilen 2. Yargı Paketi’ne CHP, HDP ve İYİ Parti muhalefet şerhi düştü. CHP’li Komisyon üyeleri; “Hak arama ve sağlıklı yargılanmanın ikinci plana itileceği” uyarısında bulundular.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla AKP’li hukukçu vekiller tarafından hazırlanan 2. Yargı Paketi TBMM Adalet Komisyonu’nda AKP ve MHP’li milletvekillerinin oyları ile kabul edildi. Muhalefet teklifin Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturularak TBMM’nin devre dışı bırakıldığı eleştirileri yaptılar.

    BÜYÜK TARTIŞMALARLA KABUL EDİLDİ

    Yargı reformu strateji belgesi kapsamında hazırlanan 63 maddelik “Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi” TBMM Adalet Komisyonu’nda büyük tartışmalarla kabul edildi.

    CHP, HDP ve İYİ Parti şerh düşerek teklifin içeriği ile ilgili yapılması gereken düzenlemelere ilişkin önerilere de yer verdi.

    CHP ve HDP’li Komisyon üyeleri; kanun teklifinin milletvekilleri tarafından değil Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bürokratlar tarafından hazırlandığını, yine teklif ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurduğu Hukuk Politikaları Kurulu ve Adalet Bakanlığı’ndan birkaç bürokratın içeriği hazırladığı belirttiler. AKP’li ve MHP’li milletvekilleri düzenlemeden bihaber olduklarını, teklifin Başkanlığa sunulduğunda haberdar olduklarını belirttiler. 

    “HAK ARAMA İKİNCİ PLANA İTİLDİ”

    Kanun teklifi 63 maddeden oluşan “torba kanun” niteliğinde TBMM gündemine gelecek.

    İktidarın torba kanun olarak genel kurula sunmasının amacı da iç tüzük ve teammüller gereği torba kanun üzerine müzakere yapılması kısıtlanabiliyor. AKP’li TBMM Başkanı Mustafa Şentop da genel kurula gelecek kendileri için önemli görüşmelerde AKP’li Meclis Başkan Vekili görevlendirerek görüşmelerin daha hızlı işlemesini sağlıyor. Muhalif milletvekillerine yönelik tavırları ve antidemokratik uygulamaları ile bilinen AKP’li TBMM Başkan Vekili Sadi Bilgiç’in bu düzenleme ile ilgili genel kurul görüşmelerinde oturumları yönetmesi bekleniyor.

    CHP ve HDP’li Komisyon üyesi milletvekilleri “İktidar bilinçli bir şekilde hak aramamızı ve doğruyu konuşmamızı engellemek istiyor. Milletvekillerinin hazırlaması, üzerinde tartışması gerektiği bir konuyu maalesef yürütmenin başı Erdoğan tarafından atanmış bürokratlar yapıyorlar. Bu açıkça yürütmenin yasamaya açık bir saldırısı ve yetkisizliktir. Bu kanun dışıdır” dedi.

    HDP’Lİ KOMİSYON ÜYELERİ: MECLİS YASAMA SÜRECİNDE DEVRE DIŞI BIRAKILIYOR

    HDP’li Komisyon üyeleri muhalefet şerhinde ise teklifin Anayasaya aykırı olduğuna dikkat çekerek “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte TBMM’nin itibarsızlaştırılması süreci son hızla devam etmektedir. Sarayda hazırlanan torba yasalar kanun teklifinin altında imzası olan milletvekilleri tarafından önce komisyonlara ardından da virgülüne dokunmadan TBMM Genel Kurulu’na sunulmaktadır. Sadece teknik prosedür yerine getirilerek bu vesileyle idari onay ofisi haline getirilerek bu vesiyleyle idari onay ofisi haline getirilen Meclis’e yasama sürecinde bir araç rolü biçiliyor. Yasama sürecinde Meclis’i devre dışı bırakan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Torba Yasa Hükümet Sistemi’ne dönüşmüş durumdadır” denildi. 

    (HABER MERKEZİ)