Kategori: ALEVİ HABERLERİ

  • Mezitli’de aşure lokması paylaşıldı: Toplumsal barış, eşit yurttaşlık öne çıktı-VİDEO

    Mezitli’de aşure lokması paylaşıldı: Toplumsal barış, eşit yurttaşlık öne çıktı-VİDEO

    PİRHA- Mezitli Cemevin’de paylaşılan aşure lokmasında günümüz Kerbelalarına dikkat çekilerek, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık vurgusu yapıldı.

    Alevi toplumu ve kurumları aşure lokmalarını paylaşmaya devam ediyor. Mezitli Cemevi tarafından lokma paylaşımında bulundu. Onlarca yurttaşın katıldığı lokma paylaşımı Seyit Sabun Ocağı’ndan Pir Hasan Kılavuz’un lokma gulbangıyla başladı.

    Mezitli Cemevi Başkanı Ferdi Koç, Hüseyni duruşa dikkat çekerek, “Kerbela’da bugüne uzanan bu miras bize gösteriyor ki, adalet saraylarda değil, halkın ortak mücadelesinde filizlenir. Dayanışma büyüdükçe sömürü ve zulüm geriler, kardeşlik büyüdükçe ayrımcılık ortadan kalkar. Nasıl her malzeme kendi lezzetini koruyorsa, toplumda farklılıklarıyla birlikte anlam kazanır. Toplumsal barış ancak  eşit yurttaşlık temelinde kurulabilir” dedi.

    Konuşmaların ardından deyişler ve nefesler okunup semah dönüldü. Ardından aşure lokmaları paylaşıldı.

    Mersin Pazarcıklılar Derneği de, aşure lokması paylaştı. Dernek binasında yapılan aşure paylaşımına demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra onlarca yurttaş katıldı.

    PİRHA/MERSİN

  • Fransa’da Sarcelles Belediyesi’nden Sivas Madımak Katliamı için resmi anma-VİDEO

    Fransa’da Sarcelles Belediyesi’nden Sivas Madımak Katliamı için resmi anma-VİDEO

    PİRHA- Fransa’nın Sarcelles kentinde bulunan Alevi Anıtı önünde, 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resmi anma töreninde yaşamını yitirenler anıldı. Sarcelles Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa çok sayıda Alevi kurumu, demokratik kitle örgütü ve siyasi temsilci katıldı.

     

    Fransa’nın Paris’e bağlı Sarcelles kentinde bulunan Alevi Anıtı önünde, 2 Temmuz 1993’te yaşanan Sivas Madımak Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla geleneksel resmi anma töreni düzenlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Sarcelles Belediyesi tarafından gerçekleştirilen anmada, Madımak’ta yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve yurttaş anıldı.

    Anma törenine Alevi kurumlarının yanı sıra çok sayıda dost kurum ve kuruluş da katıldı. Belediye temsilcileri, milletvekilleri, MARDEF, PAZEM, Keldani Süryani Derneği, Ermeni toplumunun temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu anmada yer aldı. Anma programının hazırlığı Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) tarafından gerçekleştirildi.

    MADIMAK’TA YAŞAMINI YİTİRENLERİN ANISINA ÇELENK 

    Tören kapsamında 20’den fazla kurum ve kuruluş, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anısına Alevi Anıtı’na çelenk bıraktı. Çelenk sunumunun ardından semah dönüldü ve katılımcılar yaşamını yitirenleri saygıyla andı.

    Programda ayrıca gençler tarafından günün anlam ve önemini anlatan anma metni Fransızca olarak okundu. Okunan metinde, Madımak Katliamı’nın unutulmaması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması gerektiği vurgulandı.

    Törende, Madımak Katliamı’nın hafızalarda canlı tutulmasının, adalet mücadelesinin sürdürülmesinin ve toplumsal barışın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.

    PİRHA/FRANSA

  • AKD Foça Bağarası Cemevi’nde Aşure lokması: Barışa vesile olsun – VİDEO

    AKD Foça Bağarası Cemevi’nde Aşure lokması: Barışa vesile olsun – VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Foça Bağarası Cemevi’nde Aşure lokması paylaşıldı. Bağarası Cemevi Başkanı İlhan Karaca, Kerbela’nın Dersim, Maraş, Çorum, Muğla, Ortaca ve Suriye’de devam ettiğini belirterek, Aşure lokmasının barışa vesile olmasını temenni etti. 

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Foça Bağarası Cemevi’nde aşure lokması paylaşıldı. Aşure lokmasına ABF Ege Bölgesi Sorumlusu Mehmet Bozkurt, CHP Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın, AKD Aliağa Şube Başkanı Suat Çiçekdal, PSAKD Helvacı Cemevi Başkanı Süleyman Laçin’in yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AŞURELER BARIŞA VESİLE OLSUN”

    AKD Foça Bağarası Cemevi Başkanı İlhan Karaca 12 gün boyunca cemevinde lokma verdiklerini belirterek, yaşamımızda zulmün olduğu her yerin Kerbela olduğunu söyledi. Bugün Dersim’de Muğla Ortaca’da Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve bugün Suriye’de yaşananların bir Kerbela olduğunun altını çizdi.  paylaşılan Aşure’nin barışa ve sevgiye vesile olmasını istedi.

    “ALEVİLERİN TALEPLERİ YERİNE GETİRİLMELİ”

    ABF Ege Bölgesi sorumlusu Mehmet Bozkurt,1445 yıl önce yaşanan Kerbela’nın olayının anlaşılmadığını belirterek, bugün hala Dersim, Sivas, Çorum, Gazi, Roboski, gezi yaşanmazdı.

    Alevilerin taleplerini bir kez daha hatırlatan Bozkurt, eşit yurttaşlık, cemevlerinin ibadethane olması gerektiğini söyledi. Alevilerle ilgili muhatabın örgütlü gücümüz olan ABF olduğunu onun dışındaki Alevi Bektaşi Cemevi Kültür Başkanlığı tanımadıkalarını belirtti.

    “AŞURE LOKMASI ANADULU DEMEKTİR”

    Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın ise Kerbela şehitlerini anarak başladı. Aşurenin en büyük simgelerinden biri olduğunu söyleyen Aydın, “Her bir malzeme kendi rengini kendi tadını muhafaza ederek birleşerek aynı kazan içinde bam başka bir lezzet ortaya çıkar. İşte Anadolu bu demektir.  Anadolu bir çok milleti bir çok bakışı ve farklı inanışı, dini, rengin buluştuğu bir yerdir” dedi.

    Konuşmaların ardından Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin lokma gülbenginin ardından Aşureler pay edildi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • Sivas Zara’da Yol’da Birlik Cemi etkinliği düzenlendi-VİDEO

    Sivas Zara’da Yol’da Birlik Cemi etkinliği düzenlendi-VİDEO

    PİRHA- Sivas Zara ilçesine bağlı Yeşildere Köyü’nde bulunan Derviş Cemal Ocağı’nda Yol’da Birlik Cemi etkinliği düzenlendi.

    Lokmaların paylaşıldığı, deyişlerin ve nefeslerin okunduğu, semahların dönüldüğü etkinlikte yapılan konuşmalarda kültürün, inancın önemine vurgu yapılarak, birlik ve barış mesajı verildi.

    Sanatçılar Ali Sizer, Kutsal Evcimen ve Cihan Çelik Kürtçe ve Türkçe deyiş ve nefesler seslendirdi.

    PİRHA/SİVAS

  • Mersin Dersimliler Derneği’nde aşureler pay edildi-VİDEO

    Mersin Dersimliler Derneği’nde aşureler pay edildi-VİDEO

    PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği aşure lokması paylaştı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte yapılan konuşmalarda, barış ve dayanışma mesajları verildi.

    Mersin Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nde aşure paylaşımı yapıldı. Aşure lokmasına Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Ali Bozan, DEM Parti Mersin İl ve İlçe Örgütü, CHP Mersin İl ve İlçe Örgütü, demokratik kitle örgütleri, yöre dernekleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açılış konuşması yapan Mersin Dersim Derneği Başkan Nurşen Çığlık, aşurenin birliğin ve beraberliğin simgesi olduğunu belirterek, Çığlık, “Aşure lokmalarımız dostluğa, barışa, dayanışmaya, yardımlaşmaya ve sevgiye vesile olsun” dedi.

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz’un okuduğu gülbengin ardından aşure lokmaları paylaştırıldı.

    PİRHA/ MERSİN

  • DAD İstanbul Şube’de aşureler pay edildi-VİDEO

    DAD İstanbul Şube’de aşureler pay edildi-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, aşure lokmalarını paylaştı. Gültan Kışanak, yaptığı konuşmada, Aleviliğin zulme karşı direnişi ortaya koymanın adı olduğunu vurgulayarak, Barış Süreci’ne sahip çıkılması çağrısında bulundu.

    Yası Kerbela (Muharrem) Orucu’nun ardından aşureler paylaşılmaya devam ediliyor. DAD İstanbul Şubesi de Gazi Mahallesi’nde aşure lokması paylaştı.

    DAD İstanbul İl Eş Başkanı Mevhibe Akdeniz, yaptığı konuşmada günümüz Yezitlerine karşı Hüseyni duruşun sahibi olunması gerektiğini belirtti.

    “ZULME KARŞI DİK DURMANIN ADIDIR”

    Siyasetçi Gültan Kışanak da, Alevi inancının geçmişte kalan bir inanç olmadığının altını çizerek, “Aleviliğin yolunda yürüyerek doğru yaşamı kurabiliriz. Kerbela sadece tarihte kalmış bir gün değildir. Bugünün sorunlarına cevap olmamız bir yaşam var. Alevilik yaşayan bir inaçtır. Ruhumuzda, sözümüzde, eylemimizde yerine getirmemiz gereken bir inançtır. Alevilik zulme karşı direnişi ortaya koymanın adıdır. Hüseyni duruş gerektiğinde bedel ödemeyi göze almak ama asla boyun eğmemeyi günümüze dair de anlatan bir duruştur” dedi.

    Barış Süreci’ne dikkat çeken Kışanak, “Bu sürecin bize yüklediği sorumluluklar var. Biz Aleviler, zulme karşı direnenler olarak süreci sahiplenip harekete geçmeliyiz” diye konuştu.

    Yapılan konuşmalar ardından aşureler pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim’de aşure barış için paylaşıldı-VİDEO

    Dersim’de aşure barış için paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Dersim İl Örgütü Yası Kerbela Orucu’nun tamamlanmasının ardından aşure pay etti.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (Dem Parti) Dersim İl Örgütü, Yası Kerbela Orucu dolayısıyla Sanat Sokağı’nda aşure lokması pay etti.

    Aşurenin pay edilmesine DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eşbaşkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak da katıldı.

    Aşure lokmasının paylaşılmasında konuşan DEM Parti İl Örgütü Eşbaşkanı Özcan Ateş, lokmalarının barışa ve özgürlüğe vesile olmasını diledi. Ardından Baba Mansur Ocağı’dan Ana Narin’in çeraxları uyandırması ve lokma gulabangının vermesinin ardından aşure pay edildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Suyu, doğayla ikrarlı olana selam duruyor!-VİDEO

    Munzur Suyu, doğayla ikrarlı olana selam duruyor!-VİDEO

    PİRHA- Akışının şarkılara, romanlara, öykülere, şiirlere ilham olmuş Munzur Suyu, doğayla ikrarlı insana selam duruyor.

    Kapitalizmin kök salmaya çalıştığı, insanı ve doğayı kirlettiği, suyu zehirlediği, yerin altını üstüne getirdiği dünyamızda suyunun berraklığı, direniş ezgilerine ilham olan akışıyla Dersim’in sembol yeri: Munzur Suyu.

    Alevi toplumunun doğduğu yeri ziyaret kabul edip, niyaz olup, yalın ayak yürüdüğü Munzur Gözeleri’ni “kirletmeyin, etrafa şişe atmayın, piknik alanı olarak kullanmayın” uyarısı yapılmaya devam ediliyor.

    Nuray ATMACA/DERSİM

  • Aliağa’da Sivas’ta katledilen 33 can için denize 33 karanfil bırakıldı- VİDEO

    Aliağa’da Sivas’ta katledilen 33 can için denize 33 karanfil bırakıldı- VİDEO

    PİRHA – İzmir’in Aliağa ilçesinde Sivas Madımak Katliamı’nın 33.yılı vesilesiyle 33 can için denize 33 karanfil bırakıldı.

    İzmir’in Aliağa ilçesinde, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi. Aliağa Alevi Kültür Derneği ile Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin öncülüğünde gerçekleştirilen anmada, katliamda yaşamını yitiren 33 kişi denize bırakılan 33 karanfille anıldı.

    Anma programı kapsamında ilk olarak Aliağa Cemevi önünde toplanan yurttaşlar, sloganlar eşliğinde Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşe çok sayıda yurttaş ve demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.

    “KATLİAMI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasını gruplar adına Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şube Başkanı Suat Çiçekdal okudu. Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen acının ilk günkü gibi taze olduğunu vurgulayan Çiçekdal, insanlığa karşı işlenen bu suçun cezasız bırakılmasının toplumsal vicdanda derin yaralar açtığını söyledi.

    Çiçekdal, “33 canımızı yitirdiğimiz 2 Temmuz 1993 Sivas/Madımak Katliamı’nın 33. yılında içimizdeki ateş yanmaya devam ediyor. İnsanlık suçunun yargı tarafından cezasız bırakılması acımızı büyütüyor. Katliamı unutmadık, unutturmayacağız. Gerek ülke olarak gerekse küresel ölçekte zorlu bir süreçten geçiyoruz. Haklı taleplerimizi kazanıma dönüştürebilmek için eskisinden çok daha fazla çabaya ihtiyaç var” dedi.

    “MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLSUN”

    Madımak Katliamı’nın 33. yılında taleplerini bir kez daha dile getiren Çiçekdal, Madımak Oteli’nin utanç müzesine dönüştürülmesini, adaletin sağlanmasını, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını ve laik, bilimsel eğitim modelinin esas alınmasını istedi.

    33 CAN İÇİN 33 KARANFİL DENİZE BIRAKILDI

    Basın açıklamasının ardından katılımcılar deniz kenarına geçti. Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 kişinin isimleri tek tek okunurken, her bir can için denize bir karanfil bırakıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • Londra’da Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında ortak mesaj: Bu dava biz bitti demeden bitmez-VİDEO

    Londra’da Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında ortak mesaj: Bu dava biz bitti demeden bitmez-VİDEO

    PİRHA- Londra’da Britanya Alevi Federasyonu (BAF) ve Demokratik Güçbirliği (DGB) tarafından düzenlenen anma programında, Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can anıldı. Programda yapılan konuşmalarda adalet, hakikat, yüzleşme ve eşit yurttaşlık talepleri dile getirildi, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu vurgulandı.

    İngiltere’nin başkenti Londra’da Britanya Alevi Federasyonu (BAF) ile Demokratik Güçbirliği (DGB), Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla anma programı düzenledi.

    Anma programı, Yadigar Aslan Ana’nın okuduğu gülbenklerle başladı.

    “İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ SUÇLARDA ZAMAN AŞIMI OLMAZ”

    Programın açılış konuşmasını yapan BAF Eşit Başkanı Eda Özdemir, hazırlanan ortak basın açıklamasını okudu.

    Ortak açıklamada, Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen acının ve adalet arayışının sürdüğü belirtilerek, katliam davasında verilen zaman aşımı kararları ile sanıkların tahliye edilmesi eleştirildi. Açıklamada, “Madımak insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmaz” vurgusu yapıldı.

    Metinde ayrıca cemevlerinin anayasal güvenceyle ibadethane olarak tanınması gerektiği ifade edilirken, Alevilerin inanç özgürlüğüne ilişkin talepler yinelendi. Türkiye’deki demokratik hak ihlalleri, kayyum uygulamaları ve baskı politikalarının eleştirildiği açıklamada, Filistin’de yaşanan saldırılar ile Suriye’de Alevilere yönelik katliamlara da dikkat çekildi. “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla sürdürülen anma etkinliklerinin yıl sonuna kadar devam edeceği belirtilerek, Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi ve katliamın tüm sorumlularının yargılanması istendi.

    Programda daha sonra BAF Eşit Başkanı Maksut Demir söz aldı. Demir, Madımak Katliamı’nın aradan geçen 33 yıla rağmen hafızalardaki yerini koruduğunu belirterek, katliamla yüzleşilmesi ve adaletin sağlanmasının toplumsal barış açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

    “BİZ UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) ve Cemevi Eşit Başkanı Hasret Bozdağ ise 2 Temmuz’un yalnızca geçmişte yaşanmış bir acı değil, aynı zamanda adalet ve hakikat arayışının simgesi olduğunu söyledi.

    Madımak’ta yaşamını yitirenlerin insan sevgisini, kültürü, sanatı ve özgür düşünceyi yaşatmak için Sivas’ta bulunduğunu belirten Bozdağ, “O gün yalnızca canlarımız değil, insanlığın vicdanı da ateşe verildi” dedi.

    Bozdağ, katliamın unutulmaması gerektiğini belirterek, “Biz acımızı tazelemek için değil, o acının bize yüklediği sorumluluğu hatırlamak için buradayız. Unutursak aynı karanlık yeniden güç bulur. Biz unutmayacağız, unutturmayacağız. İntikam değil, adalet; nefret değil, hakikat istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Madımak’ta hedef alınanın yalnızca insanlar olmadığını belirten Bozdağ, özgür düşüncenin, Alevi inancının ve birlikte yaşama umudunun da hedef alındığını söyledi. Çocuklara ve gençlere yalnızca yaşanan acının değil, direnişin ve hakikat mücadelesinin de aktarılması gerektiğini ifade etti.

    “ATEŞ HAKİKATİ VE İNSANLIK ONURUNU YAKAMAZ”

    Enfield Alevi Kültür Merkezi Eşit Başkanı Birgül Timur da konuşmasında, Madımak Katliamı’nın yalnızca Alevilere yönelik değil, insanlığın ortak vicdanına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi.

    “Ateş bedenleri yakabilir ama hakikati, sevgiyi ve insanlık onurunu yakamaz” diyen Timur, Alevi öğretisinin insanı merkeze alan, eşitliği, rızalığı ve birlikte yaşamı esas alan bir yol olduğunu ifade etti.

    Madımak’ı anmanın yalnızca geçmişi hatırlamak değil, bugün ayrımcılığa, nefret söylemine, ötekileştirmeye ve adaletsizliğe karşı ortak bir duruş sergilemek anlamına geldiğini belirten Timur, “Biz intikam istemiyoruz. Hakikat, yüzleşme ve adalet istiyoruz. En çok da çocuklarımızın böyle acılar yaşamayacağı bir ülke istiyoruz” dedi.

    ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

    Demokratik Güçbirliği adına Doğan Genç de konuşma yaptı. Genç, Madımak Katliamı’nın unutulmaması, adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürülmesi ve demokrasi, laiklik ile eşit yurttaşlık mücadelesinde ortak tutum alınması gerektiği vurgulandı.

    Anma programı, okunan deyişler eşliğinde dönülen semahlarla sona erdi.

    Elif TABAK/İNGİLTERE

  • Esenler Cemevi’nden Madımak Oteli mesajı: Utanç Müzesi olsun

    Esenler Cemevi’nden Madımak Oteli mesajı: Utanç Müzesi olsun

    PİRHA-Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında Esenler Cemevi’nde düzenlenen anmada, yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve düşünce insanı anıldı. Programda cezasızlık politikalarına tepki gösterilirken, Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi talebi bir kez daha dile getirildi.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıldönümü dolayısıyla Esenler Cemevi’nde anma düzenlendi.

    Program, Madımak Katliamı’nı konu alan sinevizyon gösterimiyle başladı. Gösterimde katliamda yaşamını yitiren aydın, sanatçı ve düşünce insanlarının görüntülerine yer verildi. Anma boyunca “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” ve “Unutmadık, unutturmayacağız” sloganları atıldı.

    “ADALET TALEBİMİZ SÜRÜYOR”

    Programda konuşan Esenler Cemevi Başkanı Cemal Özdemir, anmanın amacının yaşamını yitirenleri anmak ve adalet talebini yinelemek olduğunu söyledi.

    Madımak Katliamı’yla ilgili davalarda verilen zaman aşımı kararlarını eleştiren Özdemir, toplumsal barışın sağlanabilmesi için katliamla yüzleşilmesi gerektiğini ifade etti.

    “MADIMAK OTELİ UTANÇ MÜZESİ OLSUN”

    Konuşmasında Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi gerektiğini belirten Özdemir, insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı uygulanmaması gerektiğini söyledi.

    Programda yapılan konuşmalarda, Madımak Katliamı’nın yalnızca Alevi toplumuna değil, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğu değerlendirmesi yapıldı. Katılımcılar, adalet taleplerini yineleyerek anma programını tamamladı.

    HABER MERKEZİ

     

  • Sivas’ta katledilen canlar DAKME’de anıldı-VİDEO

    Sivas’ta katledilen canlar DAKME’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- Dortmund ve Çevresi Alevi Dergahı’nda (DAKME), Sivas Katliamı’nın 33. yıl dönümünde düzenlenen anmada, katledilen canlar deyişler ve ağıtlarla anıldı.

    Dortmund ve Çevresi Alevi Dergahı’nda (DAKME), 2 Temmuz 1993’te gerçekleşen Sivas Katliamı’nın 33. yıl dönümü dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi.

    Anma programı, Pir Celal Cenan ile Didar Cenan Ana’nın çerağları uyandırması ve katledilen canlar anısına verilen gülbenk ile başladı.

    Programda konuşan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Huri Kabayel, Sivas Katliamı’nın yalnızca Alevilere değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu belirterek, benzer acıların bir daha yaşanmaması için toplumsal dayanışmanın ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekti. Kabayel, katliamlar karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayarak, adalet arayışının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

    Konuşmaların ardından etkinlik, Sivas’ta katledilen 33 can anısına yakılan ağıtlar ve söylenen deyişlerle devam etti.

    PİRHA/DORTMUND

  • Çorum Katliamı’nın 46. yılı: Barış’ı Kadeş Meydanı’ndan bütün ülkeye yayalım!-VİDEO

    Çorum Katliamı’nın 46. yılı: Barış’ı Kadeş Meydanı’ndan bütün ülkeye yayalım!-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumları öncülüğünde Çorum Katliamı’nın 46. yılında Çorum’da anma gerçekleştirildi. Anmada konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Tarihte ilk barış anlaşması Kadeş Meydanı’nda yapıldı. Buradan Anadolu’nun barışı götürebilecek projeler geliştirelim. Barış olmazsa olmazımızdır. Barış olursa Çorum’da barışının anıtını, Madımak’ı ‘Utanç Müzesi’ yapabiliriz” dedi.

    Çorum’da 1980 yılının mayıs ayının son günlerinde başlayıp temmuz ayına kadar süren, resmi verilere göre 57 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı ve çok sayıda ev ile iş yerinin tahrip edildiği Çorum Katliamı’nın 46. yılında yürüyüş düzenlendi.

    Yüzlerce yurttaşın, Alevi kurumunun ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin katıldığı yürüyüşte atılan sloganlarda, Çorum Katliamı’nın hesabının verilmesi çağrısı yapıldı.

    HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, Alevi toplumu olarak başka acılar yaşanmaması için barış talebinde ısrarcı olduklarını belirterek, Çorum Katliamı’nın yapanların ve emri verenlerin açığa çıkartılmasını talep etti.

    Yürüyüşün ardından Alevi kurumları adına Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez konuştu.

    “KADEŞ MEYDANI’NDAN BÜTÜN ANADOLU’YA BARIŞI ÖRELİM”

    Ercan Geçmez, Çorum halkına seslenerek, “Tarihte ilk barış anlaşması Kadeş Meydanı’nda yapıldı. Buradan Anadolu’nun barışı götürebilecek projeler geliştirelim. Barış olmazsa olmaz bir şeydir. Barış olursa Çorum’da barışının anıtını, Madımak’ı ‘Utanç Müzesi’ yapabiliriz. O zaman bu ülke aydınlığı, eşitliği görecek, yoksulluk yok olacaktır. Biz Aleviler birlikte yaşamanın mücadelesini veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz” dedi.

    Anma semahların dönülmesiyle sona erdi.

    PİRHA/ÇORUM

  • Çorum Katliamı anması öncesi aşure lokması pay edildi- VİDEO

    Çorum Katliamı anması öncesi aşure lokması pay edildi- VİDEO

    PİRHA- Çorum Katliamı’nın 46. yılı kapsamında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi’nde aşure lokması pay edildi.

    Çorum’da 1980 yılında mayıs ayının son günlerinde başlayıp temmuz ayına kadar devam eden ve onlarca kişinin yaşamını yitirdiği katliamın 46’ncı yılında anma etkinlikleri gerçekleştiriliyor.

    Anma programı öncesinde, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi bahçesinde bir araya gelen yurttaşlara aşure lokması pay edildi.

    Lokma paylaşımı öncesinde Şahin Polat Dede tarafından lokma duası okundu. Duanın ardından hazırlanan aşureler anma etkinliğine katılan canlara pay edildi.

    Aşure lokmasının ardından katılımcılar, Çorum Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak amacıyla düzenlenecek programa katılmak üzere etkinlik alanına geçti. Anma programında, katliamda yaşamını yitirenlerin unutulmaması, toplumsal hafızanın canlı tutulması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması yönünde mesajların verilmesi bekleniyor.

    PİRHA/ÇORUM

  • Avustralya’da, Sivas Madımak Katliamı anması: Madımak neden korunmadı?-VİDEO

    Avustralya’da, Sivas Madımak Katliamı anması: Madımak neden korunmadı?-VİDEO

    PİRHA- Avustralya Melbourne’de bulunan Hallac-ı Mansur Cemevi’nde Sivas Madımak Katliamında katledilen 33 yazar, sanatçı, aydın anıldı. Anmada, “Madımak Oteli neden korunmadı? İnsanlar neden saatler boyunca kurtarılmayı bekledi? Saldırganlar neden engellenmedi? Katliamın arkasındaki tüm bağlantılar neden ortaya çıkarılmadı? Devlet neden gerçek anlamda yüzleşmedi?” soruları soruldu.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıldönümünde bir çok merkezde açıklama, yürüyüş ve anmalar yapıldı. Avustralya’daki anma Melbourne’de bulunan Hallac-ı Mansur Cemevi’nde gerçekleştirildi.

    “İNSANLIK SUÇUDUR”

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu ve bağlı kurumların düzenlediği anmada konuşan AFA Genel Başkanı Suzan Saka, ırkçı, gerici ve faşist çevreler tarafından günler öncesinden hedef gösterilen etkinlik ve katılımcılar özellikle Aziz Nesin ve Pir Sultan Abdal’ın düşünceleri üzerinden saldırıların odağı haline getirildiğini vurgulayarak, “Madımak Oteli saatler boyunca kuşatma altında kaldı. Taşlar atıldı, tehditler savruldu, otel otel ateşe verildi. Ve devlet oradaydı, polis oradaydı, asker oradaydı. Ancak insanlar tam 8 saat boyunca kurtarılmayı beklerken müdahale edilmedi. İnsanlar göz göre göre ölüme terk edildi. Milyonlarca insan bu vahşeti televizyon ekranlarından izledi. Aileler ekranların başında çaresizlik içinde sevdiklerinin hayatta kalmasını umut etti. Ancak beklenen yardım gelmedi. 33 can ve 2 otel görevlisi yaşamını yitirdi. Sivas katliamı yalnızca bir grup saldırganın gerçekleştirdiği bir suç değildir. Sivas Katliamı nefret söyleminin, ayrımcılığın ve cezasızlık anlayışının yarattığı bir insanlık suçudur” dedi.

    “TARİH VE HUKUK ÖNÜNDE SORUMLUDUR”

    Bu katliamın sorumluluğu yalnızca ateşi yakan ellerinde olmadığının altını çizen Saka, “Bu katliamı gerçekleştirenler kadar bu saldırıyı önleme sorumluluğunu yerine getirmeyenler, yurttaşlarını korumayanlar ve olay karşısında gerekli iradeyi göstermeyen devlet kurumları da tarih önünde ve hukuk önünde sorumludur” diye belirtti.

    “MADIMAK OTELİ NEDEN KORUNMADI?”

    “Madımak Oteli neden korunmadı? İnsanlar neden saatler boyunca kurtarılmayı bekledi? Saldırganlar neden engellenmedi? Katliamın arkasındaki tüm bağlantılar neden ortaya çıkarılmadı? Devlet neden gerçek anlamda yüzleşmedi? Mahkeme salonlarında ailelere neden şiddet uygulandı? Tutuklanan saldırganlar neden serbest bırakıldı? Neden bu dava zaman aşımına uğratıldı?” diye soran Saka, 33 yıldır bu soruların cevaplarını beklediklerini ifade etti.

    Katliamın faillerinin belli olduğuna dikkat çeken Suzan Saka, “Katilleri alkışlayanlar, saldırıyı gerçekleştirenler, bu suça ortak olanlar ve bu suçu önleme sorumluluğunu yerine getirmeyenler tarih önünde sorumludur. Bizler buradan açıkça söylüyoruz; İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Hiçbir yıl, hiçbir siyasi karar, hiçbir hukuki engel hakikatin üzerini örtemez. Uluslararası hukuk açısından insanlığa karşı suçlar zaman aşımına uğramaz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında Köln’de hafıza, adalet ve yüzleşme çağrısı- VİDEO

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında Köln’de hafıza, adalet ve yüzleşme çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Temsilciliği’nin Köln’de düzenlediği Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümü anmasında, katliamda yaşamını yitirenler anıldı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda cezasızlık politikaları eleştirilirken, adalet, yüzleşme ve Madımak’ın unutturulmaması çağrısı öne çıktı.

     

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümü dolayısıyla Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Temsilciliği tarafından Köln’de anma etkinliği düzenlendi.

    Köln Katedrali (Dom) önündeki Roncalliplatz’ta gerçekleştirilen anmaya Alevi kurumlarının yanı sıra çok sayıda demokratik kitle örgütü, insan hakları kuruluşu ve sivil toplum temsilcisi katıldı.

    Anma etkinliği katledilen canlar için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından Necla Arslan Ana’nın okuduğu gulbang ile devam etti.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başkanı Deniz Kutlu Madımak’ın yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olmadığını, insanlığın vicdanında  hala açık duran bir yara olduğunu söyledi.

    “MADIMAK BİR TESADÜF DEĞİL, İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ BİR KATLİAMDIR”

    Madımak Katliamı’nı Kerbela’dan bugüne uzanan tarihsel bir çizginin parçası olarak değerlendiren Kutlu, yaşananların bir tesadüf ya da kader değil, örgütlü biçimde gerçekleştirilmiş bir katliam olduğunu ifade etti. Katliamda yalnızca insanların değil, düşüncenin, sanatın, şiirin, aydınların, ozanların ve insanlık değerlerinin hedef alındığını belirtti.

    “UNUTMAK İHANETTİR, SUSMAK ORTAKLIKTIR”

    İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kutlu, Madımak’ın unutturulmasına yönelik her girişime karşı duracaklarını söyledi. “Unutmak ihanettir, susmak ortaklıktır, hatırlamak ise direniştir” diyen Kutlu, Madımak’ta yaşamını yitiren 33 canı anmanın tarihsel ve insani bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

    “MADIMAK BİR OLAY DEĞİL, ALEVİLERİN ORTAK YARASIDIR”

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Sekreteri Ufuk Çakır ise, anmanın yalnızca yas tutmak için değil, adalet talebini dile getirmek için gerçekleştirildiğini söyledi.

    Katliamın unutulmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Çakır, Madımak’ın ne münferit bir olay ne de bir tesadüf olduğunu belirterek, bunun Alevilere yönelik uzun yıllara yayılan saldırılar zincirinin bir parçası olduğunu ifade etti.

    Madımak Katliamı’nın sıradan bir olay gibi gösterilmesine karşı çıktıklarını dile getiren Çakır, katliamın faillerinin korunmasına ve cezasızlık politikalarına tepki gösterdi.

    “ALMANYA FAİLLER İÇİN SIĞINAK OLMAMALI”

    Konuşmasında Almanya’da yaşadığı belirtilen Madımak hükümlülerine de değinen Çakır, bu konunun artık Alman kamuoyunun ve siyasetinin gündeminde olduğunu ifade etti. Çakır, “Almanya suçun işlendiği yer değildi ancak bazı failler için bir geri çekilme alanına dönüştü. Bir pogroma katılanlar oturma izinleriyle korunmamalı, insanlığa karşı suçlara karışanlar devlet sınırlarının arkasına saklanmamalıdır. Haklarında kesinleşmiş hüküm bulunanlar hesap vermelidir.” diye konuştu.

    “MADIMAK’TA YALNIZCA İNSANLAR DEĞİL, ORTAK DEĞERLER HEDEF ALINDI”

    Anmada MARDEF Kadın Meclisi’nin açıklaması Melek Karaboyun tarafından okundu.

    MARDEF Kadın Meclisi açıklamasında, Madımak’ta yalnızca insanların değil, sevginin, kardeşliğin, sanatın, bilimin, düşünce özgürlüğünün, demokrasinin ve birlikte yaşama umudunun hedef alındığı vurgulandı. Katliamın yalnızca Alevi toplumunun değil, insan haklarına, eşitliğe ve özgürlüğe inanan herkesin ortak yarası olduğu ifade edildi.

    Açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen adalet arayışının devam ettiği belirtilerek, toplumsal barışın ancak geçmişle samimi bir yüzleşme, hukukun üstünlüğü, insan haklarına bağlılık ve nefret söylemine karşı ortak mücadeleyle sağlanabileceği kaydedildi.

    “BİR DAHA HİÇ KİMSE İNANCI YA DA KİMLİĞİ NEDENİYLE HEDEF ALINMASIN”

    Kadınların barışı, dayanışmayı ve eşitliği büyüten bir rol üstlendiğine dikkat çekilen açıklamada, kin, nefret ve ayrımcılığın hiçbir topluma huzur getirmediği ifade edildi. “Bir daha hiçbir insan inancı, kimliği, düşüncesi ya da sanatı nedeniyle hedef gösterilmesin. Bir daha hiçbir anne evladını nefretin ateşine kurban vermesin.” denilen açıklamada, hak, hukuk, adalet, laiklik, demokrasi, eşit yurttaşlık, ifade özgürlüğü ve insan hakları mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı.

    Anma etkinliğinde Alman politikacılar da söz aldı. Alman Federal Meclisi Üyesi Max Lucks, eski Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Milletvekili Arif Ünal, Bölge Meclisi Grup Başkanı ve Sol Parti (Die Linke) Parti Meclisi Üyesi Murat Yılmaz da birer konuşma yaparak katliamı kınadı.

    Anma etkinliğinde Onur Kocaman ve Ahmet Cankaya katledilen sanatçıların eserlerini seslendirdi.

    Anmada ayrıca yaşamını yitiren 33 canın isimleri okunarak, fotoğraflarının üzerine karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/KÖLN

  • İPSD ve SEVDER İzmir Şubesi’nden Madımak anması-VİDEO

    İPSD ve SEVDER İzmir Şubesi’nden Madımak anması-VİDEO

    PİRHA- İPSD İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği ile SEVDER İzmir Şubesi tarafından Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla Yamanlar Mahallesi’nde anma etkinliği düzenlendi. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, Madımak Katliamı’nın Cumhuriyet’e, laikliğe ve aydınlanmaya yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı.

    Anma programı kapsamında yurttaşlar, Yamanlar Mahallesi Kubilay Caddesi Okul Durağı önünde bir araya geldi. Buradan Nazım Hikmet Parkı’na yürüyen katılımcılar, parkta düzenlenen anma programına katıldı. Etkinlik, daha sonra dernek binasında gerçekleştirilen sohbetle devam etti.

    “PİR SULTAN MAZLUMLARIN DİRENİŞİNİN ADIDIR”

    Ortak açıklamada, Pir Sultan Abdal’ın zulme boyun eğmeyenlerin simgesi olduğu belirtilerek, 2 Temmuz 1993’te Sivas’a giden aydınların, sanatçıların, şairlerin ve genç semahçıların Pir Sultan’ın mücadele geleneğini yaşatmak amacıyla orada bulunduğu ifade edildi.

    “MADIMAK’TA CUMHURİYET VE LAİKLİK HEDEF ALINDI”

    Açıklamada, Madımak Katliamı’nın planlı bir saldırı olduğu belirtilerek, Madımak Oteli’nin saatler boyunca kuşatma altında tutulduğu ve katliamın kamuoyunun gözleri önünde gerçekleştiği hatırlatıldı.

    Katliamın yalnızca 33 canı değil, Cumhuriyet’i, laikliği, aydınlanmayı, sanatı ve düşünce özgürlüğünü hedef aldığı belirtilen açıklamada, dönemin siyasi sorumlularının ve katliam sonrasında cezasızlık politikalarının eleştirildiği ifade edildi.

    “SİVAS’IN IŞIĞI SÖNMEYECEK”

    Aradan geçen 33 yıla rağmen Madımak’ta yaşamını yitirenlerin mücadelesinin sürdüğü belirtilen açıklamada, Kerbela’dan Maraş’a, Çorum’dan Gazi’ye ve Gezi’ye kadar yaşanan katliamların unutulmayacağı vurgulandı.

    Anma etkinliği, Nazım Hikmet Parkı’ndaki konuşmaların ardından katılımcıların dernek binasında bir araya gelerek Madımak Katliamı ve güncel gelişmeler üzerine gerçekleştirdiği sohbetle sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Sivas için İzmir’den seslendiler: Acımız da mücadele ruhumuzda ilk günkü tazeliğini koruyor – VİDEO

    Sivas için İzmir’den seslendiler: Acımız da mücadele ruhumuzda ilk günkü tazeliğini koruyor – VİDEO

    PİRHA – Alevi kurumları, 2 Temmuz 1993 yılında Sivas Madımak Oteli’nde katledilen 33 can için 33’üncü yılında İzmir’den seslendi. Sivas davasında zaman aşımı kararına tepki gösteren Alevi kurumları, Madımak Oteli bir “Utanç Müzesi” olana dek, bu katliamın arkasındaki derin yapılar açığa çıkıp yargılanıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında ‘Unutmadık, unutturmayacağız’ şiarıyla alanlarda basın açıklama yaptı. İzmir Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamaya çok sayda yurttaş katıldı. Saygı duruşuyla başlayan açıklamada sık sık “Sivas’ı unutma unutturma” “Madımak’ı yakanlar AKP’yi kuranlar” “Sivas’ın hesabı sorulacak” sloganları atıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Ege Sorumlusu Mehmet Bozkurt kısa bir değerlendirme yaptı. Bozkurt, Sivas davasında etkin bir soruşturmanın yapılmadığını belirterek, davada zaman aşımının kabul edilmediğini belirtti.

    Basın açıklamasını PSAKD Genel Merkez GYK Üyesi Kenan Yaşatürk okudu.

    2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde gerici güçler tarafından 33 aydının katledildiğini belirten Yaşatürk, aradan geçen 33 yıla rağmen o acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu söyledi.

    Madımak Oteli’nde işlenen insanlık suçuna verilen zaman aşımı kararını kabul etmediklerini söyleyen Yaşatürk “Madımak’ın eli kanlı katillerinin tek tek, sudan bahanelerle sırtları sıvazlanarak, cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkan “affettim” sözüyle serbest bırakılmasını, tahliye edilmesini asla kabul etmiyoruz. Bizler biliyoruz ki bu katliamlar sadece gelip geçici iktidarların değil, faşist sistemlerin bir sorunudur” diye konuştu.

    “CEMEVLERİ DOĞRUDAN ANAYASADA İBADETHANE OLARAK TANIMLANMALI”

    Yaşatürk, AKP-MHP bloğunun ses çıkaran herkesi abluka altına almaya çalışan, milyonların iradesini, tek adam rejiminin anti demokratik uygulamaları ile “Mutlak Butlan” kararları ve kayyum darbeleriyle meşrulaştırmaya çalışan sisteme karşı mücadele çağrısı yaptı.

    Alevi inancını asimile etmenin çeşitli yollarını denediklerini belirten Yaşatürk,  Cemevlerinin imar mevzuatında “kültürel tesis” olarak tanımlamasına tepki göstererek, “İbadetimizi yok saymaya, cami, kilise, havra gibi diğer ibadethaneler ile eşit statüye getirmekten kaçarak, anayasal haklarımızı ihlal etmeye yelteniyorlar. Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez, doğrudan Anayasa’da ibadethane olarak tanımlanmalıdır. Bizler asla devletin Alevisi olmayacağız!” ifadelerini kullandı. 

    “NATO’YU ANKARA’DA İSTEMİYORUZ”

    NATO zirvesinin Ankara’da yapılmasının coğrafyanın yeni savaş senaryolarının merkezi haline getirme çabası olduğuna dikkat çeken Kenan Yaşatürk, bu savaş örgütünün ve zirvesini istemediklerini belirterek, Suriye’deki Alevilerin cihadist barbarlar eliyle katledilmesi de bu emperyalist projelerin bir sonucu olduğunu söyledi. Yaşatürk, başka Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus’ta olmak üzere Alevilere yönelik katliamlarını sistematik bir soykırıma dönüştüğünü ifade etti.

    “MADIMAK OTELİ UTANÇ MÜZESİ OLUNCAYA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Madımak Katliamı’nın adalet mücadelesini ve eşit yurttaşlık talebini “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla yıl boyunca devam edeceklerini belirterek, Madımak Oteli bir “Utanç Müzesi” olana dek, bu katliamın arkasındaki derin yapılar açığa çıkıp yargılanıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve insanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olmayacağını belirten Yaşatürk, “Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız…Unutmadık, Unutturmayacağız!” diyerek konuşmasını tamamladı.

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Antalya’da Madımak Katliamı’nın 33. yılında adalet çağrısı-VİDEO

    Antalya’da Madımak Katliamı’nın 33. yılında adalet çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Antalya Alevi birleşenleri, Emek ve Demokrasi Güçleri, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında Attalos Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi. PSAKD Antalya Şube Sekreteri Hatice Demir Aksoy’un okuduğu açıklamada, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu vurgulanarak, “Sivas davası biz bitirmeden bitmez. Hesabını soracağız” denildi.

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve ozanı katliamın 33. yılında andı. Attalos Meydanı’nda yapılan anmada platform adına basın açıklamasını PSAKD Antalya Şube Sekreteri Hatice Demir Aksoy okudu.

    “MADIMAK’IN ATEŞİ 33 YILDIR SÖNMEDİ”

    Açıklamada, 2 Temmuz 1993’ün Türkiye tarihinin en karanlık günlerinden biri olduğu belirtilerek, Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 kişinin acısının aradan geçen 33 yıla rağmen dinmediği ifade edildi.

    Madımak Katliamı’nın unutulmasının istenmesine rağmen bunun mümkün olmadığı belirtilen açıklamada, “Hesabı sorulmayan acı unutulmaz. Adalet sağlanıncaya kadar mücadelemiz sürecek” mesajı verildi.

    “ZAMANAŞIMINI VE CEZASIZLIĞI KABUL ETMİYORUZ”

    Açıklamada, Madımak Katliamı davasında verilen zamanaşımı kararına ve katliam sanıklarının tahliye edilmesine tepki gösterildi. Katliamın yalnızca bireysel faillerle sınırlı olmadığı, arkasındaki anlayış ve cezasızlık politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, sorumluların yargı önüne çıkarılması istendi.

    “CEMEVLERİ ANAYASAL GÜVENCEYE KAVUŞMALI”

    Alevilerin inanç özgürlüğü alanında yaşadığı sorunlara da dikkat çekilen açıklamada, cemevlerinin hâlen ibadethane statüsüne kavuşturulmamasının eşit yurttaşlık ilkesine aykırı olduğu ifade edildi. Cemevlerinin yönetmeliklerle değil, anayasal güvenceyle ibadethane olarak tanınması gerektiği vurgulandı.

    “BARIŞIN VE ADALETİN MÜCADELESİNİ BÜYÜTECEĞİZ”

    Açıklamada, bölgede yaşanan savaşlar ve özellikle Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara da değinilerek, emperyalist savaş politikalarına karşı barış mücadelesinin önemine dikkat çekildi.

    “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla yürütülen anma etkinliklerinin yıl boyunca devam edeceği belirtilen açıklamada, Madımak Oteli’nin amasız ve fakatsız bir Utanç Müzesi‘ne dönüştürülmesi ve katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması talep edildi.

    Basın açıklaması, “2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız. Unutmadık, unutturmayacağız” sözleriyle sona erdi.

    PİRHA/ANTALYA

  • Hozat’ta Madımak Katliamı’nın 33. yılında anma: Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız-VİDEO

    Hozat’ta Madımak Katliamı’nın 33. yılında anma: Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız-VİDEO

    PİRHA- Hozat Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve ozanı Cumhuriyet Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla andı. Anmada, katliamın gerçek sorumlularının yargılanması ve Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi çağrısı yapıldı.

    Cumhuriyet Meydanı’nda saat 17.00’de bir araya gelen yurttaşlar, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak adalet taleplerini dile getirdi.

    Platform adına basın açıklamasını Hozat İttifakı İl Genel Meclisi Üyesi İnan Yılmaz okudu.

    “KATLİAMIN GERÇEK SORUMLULARI HESAP VERMELİ”

    Açıklamada, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan katliamın yalnızca geçmişte kalmış bir insanlık suçu olmadığı belirtilerek, aradan geçen 33 yıla rağmen gerçek sorumluların tam anlamıyla yargı önüne çıkarılmamasının toplumsal vicdanda derin bir yara olarak varlığını sürdürdüğü ifade edildi.

    Dönemin siyasi sorumluları başta olmak üzere katliamda ihmali ve sorumluluğu bulunan herkesin tarih ve toplum vicdanı önünde hesap vermesi gerektiği vurgulanan açıklamada, cezasızlık politikalarının benzer acıların yaşanmasının önünü açtığı kaydedildi.

    “MADIMAK UTANÇ MÜZESİ’NE DÖNÜŞTÜRÜLSÜN”

    Açıklamada, Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi‘ne dönüştürülmesi çağrısı yinelenirken, Alevilere yönelik ayrımcılığı, nefret söylemini ve baskıcı politikaları besleyen uygulamalara son verilmesi istendi.

    Platform, eşit yurttaşlık, laiklik, demokrasi ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

    Basın açıklamasının ardından Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına mumlar yakıldı. Anma, katılımcıların hep birlikte “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” sloganını atmasıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM