Kategori: FOTO GALERİ

  • Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Öğretmenlerin haklı mücadelesi polis şiddetiyle engellenemez!

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Öğretmenlerin haklı mücadelesi polis şiddetiyle engellenemez!

    PİRHA- Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin Ankara’da sürdürdüğü eylemlere yönelik polis müdahalesine tepki göstererek, öğretmenlerin anayasal haklarını kullandıkları için şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Öztürk, “Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır” dedi.

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri ücret ve özlük haklarının güvence altına alınması talepleriyle 8 gündür Ankara’da eylem yaptığını hatırlattı.

    Öğretmenlerin taleplerine sessiz kalınması üzerine açlık grevine başladığını belirten Öztürk, meslektaşlarının yedi gündür açlık grevinde olduğunu ifade etti.

    “ÖĞRETMENLER POLİS ŞİDDETİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILDI”

    Öztürk, öğretmenlerin taleplerini kamuoyuna duyurmak amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünden Madenci Anıtı’na yürümek istediğini ancak polis engeliyle karşılaştığını belirtti.

    Yapılan müdahalede biber gazı kullanıldığını, öğretmenlerin darp edildiğini, yerlerde sürüklendiğini ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığını kaydeden Öztürk, öğretmenlere yönelik müdahalelerin artık sistematik bir hal aldığını söyledi.

    Açıklamada, anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak ve yürüyüş düzenlemek isteyen öğretmenlerin günlerdir polis ablukası, fiziksel şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı. Dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin de benzer müdahalelerin hedefi olduğu ifade edildi.

    “HAK ARAMAK SUÇ DEĞİLDİR”

    Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken iktidarın taleplere polis şiddetiyle yanıt vermesinin kabul edilemez olduğunu belirten Öztürk, hak aramanın suç olmadığını söyledi.

    Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal faaliyet yürütmenin demokratik ve anayasal haklar olduğunun altını çizen Öztürk, öğretmenlerin taleplerine yönelik baskı, şiddet ve gözaltı uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulundu.

    “BU MÜCADELE BÜTÜN ÖĞRETMENLERİN ORTAK MÜCADELESİDİR”

    Öğretmenlik mesleğinin yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, mülakat uygulamaları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle itibarsızlaştırıldığını belirten Öztürk, özel okul öğretmenlerinin düşük ücretlere ve patronların keyfi uygulamalarına mahkûm edildiğini ifade etti.

    Atama bekleyen öğretmenlerin geleceğinin mülakat uygulamaları nedeniyle karartıldığını belirten Öztürk, kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeğinin değersizleştirildiğini söyledi.

    Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin hak mücadelesinin bütün öğretmenlerin ortak mücadelesi olduğunu vurgulayan Öztürk, bunun aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesi olduğunu kaydetti.

    TALEPLER SIRALANDI

    Eğitim Sen olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddettiklerini belirten Öztürk, kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli tüm öğretmenlerin ortak mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.

    Öztürk, özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkının yasal güvence altına alınmasını, güvenceli çalışma koşullarının sağlanmasını, mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesini, açlık grevindeki öğretmenlerin taleplerinin karşılanmasını ve polis müdahalelerinin son bulmasını istedi.

    “Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır” diyen Öztürk, “Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz. Hak arayan öğretmenler yalnız değildir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANTALYA

  • Binali Efe: Pirlik makamı devlet atamasıyla, dedelik memuriyetle olmaz!

    Binali Efe: Pirlik makamı devlet atamasıyla, dedelik memuriyetle olmaz!

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran Dersim’deki Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı koordinasyonundaki toplantıya sert tepki gösterdi. Söz konusu buluşmanın sıradan bir idari faaliyet olmadığını savunan Efe, atılan adımları devlet denetiminde bir “resmi Alevilik” projesi olarak nitelendirdi.
    “ZAMANLAMA VE MEKAN TESADÜF DEĞİL”
    Açıklamasına Dersim’de verilen toplu fotoğrafın arka planındaki siyasi ve tarihi sembolizme dikkat çekerek başlayan Binali Efe, bu karesinin sadece bir anı olmadığını, dönemsel bir politikanın dışavurumu olduğunu belirtti.  Buluşmanın gerçekleştiği yere ve takvime vurgu yapan Efe, şu ifadeleri kullandı:
    “Bazı fotoğraflar vardır; sadece bir kare değildir. Bir dönemin yönünü, niyetini ve siyasal hesabını ortaya koyar. Son günlerde Dersim’de gerçekleştirilen ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ekseninde verilen görüntü tam da böyledir. Bu fotoğraf sıradan bir toplantının fotoğrafı değildir. Bu fotoğraf, Türkiye’de devlet dolayısıyla iktidar denetiminde bir “resmi Alevilik” yaratılmak istendiğinin açık göstergesidir.”

    Toplantının Dersim Katliamı’nın karar tarihi olarak kabul edilen 4 Mayıs gününe denk getirilmesini eleştiren Efe, Dersim’in asimilasyona karşı bir hafıza merkezi olduğunu belirterek, inancın ekonomik bir bağımlılık sarmalına alınmak istendiğini savundu:

    “Fotoğrafta bulunan bazı kişiler kendilerini ocak temsilcisi, pir, dede, Ehlibeyt soyundan gelen inanç önderleri olarak tanıtıyor. Ancak bugün savundukları anlayış, Aleviliğin tarihsel bağımsızlığıyla bağdaşmayan bir anlayıştır. Çünkü mesele sadece cemevlerine hizmet götürülmesi değildir. Mesele, inancın ekonomik bağımlılık üzerinden iktidarın denetimine açılmasıdır.”

    “ALEVİLİK DİYANET MANTIĞIYLA ÖRGÜTLENEMEZ”

    Devletin inanç gruplarını finanse ederek yapılandırma politikasını Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Sünni İslam üzerindeki modeline benzeten Efe, Aleviliğin tarihsel süreç boyunca kendi öz kaynakları ve toplumsal rızalık mekanizmalarıyla hayatta kaldığının altını çizdi. Geçmişte baskıyla yapılmak istenen kontrol çabasının bugün “ekonomik bağımlılık” aracılığıyla yürütüldüğünü öne süren şube başkanı, inancın temel ilkelerini şu sözlerle hatırlattı:

    “Açık konuşalım: Alevilik yüzyıllardır devlet maaşıyla yaşamadı. Alevilik sarayın sofrasından beslenmedi. Alevilik Diyanet mantığıyla örgütlenmedi. Bu yol, talibin lokmasıyla yürüdü. Bu yol, rızalıkla yaşadı. Bu yol, dara duranların vicdanıyla ayakta kaldı.”

    Ekonomik olarak devlete veya iktidara bağımlı hale gelen inanç yapılarının zamanla siyasal çizgiye de eklemleneceğini savunan Efe, mevcut kurumsal hamlelere yönelik itirazların temel gerekçesini bu riskin oluşturduğunu belirtti.

    “DEVLET DÜŞMANLIĞI DEĞİL, EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİ”

    Kamuoyunda bu tür yapısal adımlara itiraz edenlere yönelik “devlet karşıtlığı” suçlamalarına da yanıt veren Binali Efe, meselenin kamusal haklar ile inanç bağımsızlığı arasındaki ince çizgi olduğunu vurguladı. Alevilerin bu ülkenin vergisini veren asli unsurları olduğunu hatırlatan Efe, laiklik ilkesine dikkat çekti:

    “Bazıları meseleyi çarpıtıyor: ‘Siz devlet düşmanlığı yapıyorsunuz’ diyorlar. Hayır. Kimsenin devlete düşman olduğu yok. Aleviler bu ülkenin eşit yurttaşları ve asli unsurlarıdır. Vergisini veren, bedel ödeyen, bu ülkenin acısını da sevincini de yaşayan asli halklarından biridir. Ancak devlet başka şeydir, iktidar başka şeydir. Kamu hizmeti başka şeydir, inancı devlet çizgisine bağlamak başka şeydir.”

    Cemevlerinin elektrik, su ve bakım gibi ihtiyaçlarının karşılanmasının devletin bir lütfu değil, eşit yurttaşlık hakkı olduğunu belirten Efe, inanç önderlerinin maaşlı memur haline getirilmesinin gerçek bir laiklik anlayışıyla bağdaşmayacağını ifade etti.

    “PİRLİK MAKAMI DEVLET ATAMASIYLA OLMAZ”

    Aleviliğin bürokratik kurumlara veya masa başı tanımlamalara sığdırılamayacak bir “yol” olduğunu söyleyen HBVAKV Döşemealtı Şube Başkanı, inancın özgül yapısının korunması gerektiğine vurgu yaparak şunları kaydetti:

    “Alevilik bir bürokrasi değil, bir yoldur. Ocaktır. Erkândır. Rızalıktır. Hakikattir. Pirlik makamı devlet atamasıyla olmaz. Dedelik maaşlı memuriyet değildir. Ocaklar bürokratik dairelere bağlanamaz. Bugün bu sisteme karşı çıkanlara saldıranların önemli kısmı yıllardır Aleviliği kendi siyasal hesapları için kullanan çevrelerdir. Kimileri ‘Ali’siz Alevilik’, kimileri başka siyasi projeler üzerinden toplumu bölmeye çalışırken, bugün de başka bir kutuplaşma yaratılıyor.”

    “TARİHSEL HAFIZA VE GELECEK KAYGISI”

    Konuşmasının son bölümünde Kerbela’dan Dersim’e uzanan tarihsel süreçteki kırılma noktalarına atıfta bulunan Efe, Alevi toplumunun inanç özgürlüğüne yönelik müdahaleler karşısında her zaman direnç gösterdiğini ifade etti. Geleceğe yönelik iki farklı yol ayrımında olunduğunu belirten Efe, açıklamasını şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Ya ocak sistemiyle, pir-talip ilişkisi ile, özgür iradesiyle yaşayan bir Alevilik korunacaktır… Ya da maaşla, kadroyla, bütçeyle şekillenen ‘resmi bir Alevilik’ oluşturulacaktır. Bizim itirazımız işte bunadır. Alevilik hiçbir iktidarın arka bahçesi değildir. Alevilik devlet memurluğuna indirgenecek bir inanç değildir. Hakikat maaşla satın alınamaz. Ocaklar bütçeyle teslim alınamaz ve Alevilik hiçbir dönemde sarayın gölgesinde yol yürütmemiştir. Dersim’de verilen bu fotoğraf bu yüzden sadece bir toplantı değil; Alevi toplumunun hafızasında ciddi bir kırılma ve tartışma yaratacak tarihsel bir görüntüdür ve unutulmamalıdır: Alevilik bugüne kadar baskıyla da bitmedi, parayla da bitmeyecek. Bu böyle biline, böyle yazıla.”

    PİRHA/ANTALYA
  • Antalya Kadın Platformu’ndan Larin Kayataş açıklaması: Ahlakınız sizin olsun, biz hakkımızı alacağız

    Antalya Kadın Platformu’ndan Larin Kayataş açıklaması: Ahlakınız sizin olsun, biz hakkımızı alacağız

    PİRHA- Antalya Kadın Platformu, trans kadın doktor Larin Kayataş’ın yeniden meslekten men edilmesine tepki gösterdi. Platform, kararın hukuksuz olduğunu belirterek dayanışma çağrısı yaptı.

    Antalya Kadın Platformu, Türkiye’nin açık kimlikli ilk trans kadın doktorlarından biri olan Larin Kayataş hakkında alınan meslekten men kararına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, mahkeme kararlarına rağmen Kayataş’ın yeniden meslekten men edilmesinin hukuk dışı olduğu vurgulanarak, uygulamanın ayrımcılık ve nefret politikalarının bir sonucu olduğu ifade edildi.

    Platform açıklamasında, Larin Kayataş’ın daha önce meslekten men edilmesine karşı açtığı davaların tamamını kazandığı hatırlatılarak, şu an mesleğini icra etmesinin önünde herhangi bir yasal engel bulunmadığı belirtildi. Buna rağmen Sağlık Bakanlığı’nın mahkeme kararını tanımayarak Kayataş’ı yeniden meslekten men ettiği ve hakkında hapis istemiyle dava açıldığı ifade edildi.

    Açıklamada, Kayataş’ın kendi beyanına da yer verilerek yaklaşık 10 ay süren dava sürecinde hazırlanan kapsamlı müfettiş raporunda özel hayatının hukuka aykırı biçimde incelendiği ve yaşanan sürecin kendisi tarafından “işkence” ve “sivil ölüm” olarak tanımlandığı aktarıldı.

    “LARİN KAYATAŞ KONUSU BİR HUKUK MESELESİDİR”

    Antalya Kadın Platformu, yaşananların yalnızca bireysel bir durum olmadığını, doğrudan hukukun işleyişiyle ilgili olduğunu vurguladı. Açıklamada, Kayataş’ın uzun yıllara dayanan tıp eğitimi sonrası kamu görevine başladığı ancak mesleki yeterlilik ya da etikle ilgisi olmayan gerekçelerle görevinden uzaklaştırıldığı ifade edildi.

    Kararın, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığın ve özellikle trans bireylere dönük sistematik baskının bir yansıması olduğu belirtilen açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

    Meslekten men kararının hukuki değil siyasi olduğu

    Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün zedelendiği

    Emek hakkının gasp edildiği

    “KABUL ETMİYORUZ, ETMEYECEĞİZ”

    Platform, 8 Mart’ta dile getirilen “Emeğimiz, kimliğimiz, sözümüz için sokaktayız” vurgusunu hatırlatarak, Larin Kayataş ile dayanışmanın süreceğini belirtti. Açıklamada, kadınlar ve LGBTİ+’ların emeklerinden, kimliklerinden ve yaşam haklarından vazgeçmeyeceği ifade edildi.

    Ayrıca kamu kurumları aracılığıyla nefret politikalarının hayata geçirildiği savunularak bu uygulamaların kabul edilmeyeceği vurgulandı.

    DAYANIŞMA ÇAĞRISI

    Antalya Kadın Platformu, Larin Kayataş’ın yaptığı dayanışma çağrısına katıldıklarını belirterek, kadın ve LGBTİ+ örgütlerini ortak mücadeleye davet etti.

    Açıklama şu ifadeyle son buldu:
    “Kadınlar ve translar aynı emek mücadelesinde birlikte yürümeye devam edecekler. Bizim dayanışmamız sizin nefretinizi yenecek.”

    PİRHA/ANTALYA

  • Konyaaltı’nda öğretmenlere “resen görevlendirme” tepkisi: Eğitim Sen geri çekilmesini istedi!

    Konyaaltı’nda öğretmenlere “resen görevlendirme” tepkisi: Eğitim Sen geri çekilmesini istedi!

    PİRHA- Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi, Konyaaltı ilçesinde görev yapan öğretmenlere yönelik resen görevlendirmelere tepki gösterdi. Şube Başkanı Kadir Özyürk imzasıyla yayımlanan açıklamada, uygulamanın eşitlik ve objektiflik ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek görevlendirmelerin derhal geri çekilmesi istendi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şubesi, Konyaaltı ilçesinde görev yapan öğretmenlere yönelik resen görevlendirmelere ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Şube Başkanı Kadir Özyürk imzasıyla yapılan açıklamada, uygulamanın hukuksuz olduğu vurgulanarak geri çekilmesi çağrısında bulunuldu.

    Açıklamada, Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yayımlanan resmi yazı ile yalnızca Konyaaltı’nda görev yapan öğretmenlerin resen görevlendirme kapsamına alınmasının ciddi bir eşitsizlik yarattığı ifade edildi. Sendika aynı il sınırları içinde bulunan diğer merkez ilçelerde benzer bir uygulama yapılmamasına dikkat çekerek yalnızca Konyaaltı’nın hedef alınmasının eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti.

    Sendika açıklamasında, görevlendirme sürecinde hizmet puanı üstünlüğü ve norm kadro kriterlerinin dikkate alınmadığı, hatta norm fazlası olmayan öğretmenlerin dahi listelere dahil edildiği kaydedildi. Bu durumun idarenin planlama sorumluluğunu öğretmenlere yüklediği anlamına geldiği vurgulandı.

    Açıklamada ayrıca, Kepez ilçesindeki öğretmen ihtiyacının gerekçe gösterilerek Konyaaltı öğretmenlerinin görevlendirilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Sendika, ihtiyaç ne olursa olsun nesnel, şeffaf ve eşit ölçütlere dayanmayan hiçbir görevlendirmenin meşru sayılamayacağını belirtti.

    “HUKUKSUZ GÖREVLENDİRMELERE TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    Eğitim Sen Antalya Şubesi tarafından yapılan açıklamada, öğretmenlerin iradesi dışında gerçekleştirilen ve çalışma düzenlerini doğrudan etkileyen bu tür uygulamaların kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi. Bu durumun öğretmenleri belirsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya bıraktığı kaydedildi.

    Sendika, Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğüne çağrıda bulunarak yalnızca Konyaaltı öğretmenlerini kapsayan, hizmet puanı ve norm kriterlerini yok sayan tüm resen görevlendirmelerin derhal geri çekilmesini talep etti.

    Açıklamada aksi halde Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak hukuki, sendikal ve demokratik tüm mücadele yollarının kararlılıkla işletileceği belirtilerek, eğitim emekçilerinin keyfî uygulamalara ve hukuksuz görevlendirmelere teslim olmayacağı vurgulandı.

    PİRHA/ ANTALYA

     

  • Uçarcan: Alevi kurumları olarak eğitim alanında yeterli itirazı geliştiremiyoruz!-VİDEO

    Uçarcan: Alevi kurumları olarak eğitim alanında yeterli itirazı geliştiremiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- İktidarın dini esaslara dayalı bir eğitim modeli geliştirilmek istendiğini vurgulayan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Zeytinköy Cemevi Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Alevi kurumlarının bu konuda yeterli çabayı ortaya koymadığı eleştirisinde bulundu. Uçarcan, yapılması gerekenin sorunun muhataplarıyla ortak mücadeleyi geliştirmek olduğunu da sözlerine ekledi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, 5 Eylül 2025 tarihli Cuma hutbesini yeni eğitim öğretim yılına ayırdı. “İlim Hakkı Bilmektir” başlığıyla yayımlanan hutbede, eğitimin yalnızca bilgi edinme süreci olmadığı, aynı zamanda çocukların “ahlaki ve manevi değerlerle” yetiştirilmesi gerektiği belirtildi. Diyanet, okul ve ailenin bu konuda birlikte hareket etmesi gerektiğini savunurken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin bu “değer aktarımı” için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

    Diyanet’in eğitimi dinsel temellere dayandıran söylemlerine ilişkin Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Zeytinköy Cemevi Şube Başkanı Kazım Uçarcan, PİRHA ’ya değerlendirmede bulundu.

    “SİYASAL İKTİDAR DİNİ ESASLARA DAİR EĞİTİMİ İNŞA ETMEK İSYİYOR”

    Kazım Uçarcan, iktidarın dini esaslara dayalı bir eğitim modeli geliştirilmek istendiğini vurgulayarak, “Zaten Milli Eğitim Bakanlığı’nın dini eğitim modelinde çok fazla bir rolü olmayacak. O formaliteden ibaret olacak. Bu iş Hutbelerle götürülecek. Bu iş için de uygun bir figür doğal olarak da diyanet işlerinin başındaki insan olacak” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI İKTİDAR KARŞISINDA EDİLGEN BİR POZİSYON KONUMUNDA”

    Alevi kurumlarının bu konularda edilgen durumda olduğuna dikkat çeken Uçarcan, “Sanki kurumlarımızda böyle biraz bürokratik bir yapı oluştu. Meseleyi iradi anlamda muhataplarla tartışmadan, üyelere doğru yansıtmadan oradan doğru tepki almadan bir şekilde genel kurullarda seçilmiş benim gibi başkanların, federasyon başkanlarının kendi inisiyatifleri doğrultusunda beyanları oluyor bu doğru değil” diye belirtti.

    “MUHATAPLARLA ALANA DÖNÜK YÜRÜTÜLEN MÜCADELEDE ORTAKLAŞMADAKİ SIKINTILAR BİR AN ÖNCE AŞILMALIDIR”

    Bunun önüne geçmenin yolunun muhataplarıyla tartışmak ve ortaklaşmaktan geçtiğini belirten Uçarcan, Muhataplarıyla tartıştırıp alanlarda çok sıkı karşı koyuşlar örgütlememiz gerekiyor. Yani rahatsız etmemiz gerekiyor. Başka türlü bu işin önüne geçilmez” şeklinde konuştu.

    “ALEVİ KURUMLARI OLARAK ALANA DÖNÜK MÜCADELEYİ TEMEL ALMALIYIZ

    Örgütsel olarak en büyük handikaplarının gündemi bir türlü kendilerinin belirleyememeleri olduğu tespitinde bulunan Uçarcan, şunları dile getirdi:

    “Biz kendimiz gündem yaratmak yerine gündemi daha çok karşı taraf yaratıyor. Biz onların yarattığı gündemle enerjimizi belli alanlara odaklıyoruz sonuçta oda bizim önümüzü tıkıyor. Örneğin Hacıbektaş’ta alternatif anma yapıyor. Biz bütün gücümüzle buraya yükleniyoruz ama maalesef çok kitlesel, çok örgütlü hareket edemiyoruz”diye ifade etti.

    Eğitim yılının açılışında ben kimlerle basın açıklaması yapmak isterim? Velilerle, ebeveynlerle hatta ve hatta çocuklar olsun isterim. Ama biz Emek Demokrasi Güçleri asıl işin öznelerini değil birer temsilci gönderiyor. Eski sol hastalıklarımız maalesef hala devam ediyor. Pankart pazarlığı yapılıyor. Herkes iki pankartla gelsin. Hala flama pankart yarışındayız. Buraları çoktan aşmış olmamız gerekiyor. Oraya 100 pankartla da gelse, 50 flama ile de gelse, kim getirirse getirsin, oradan devrim çıkaramayacak. Asıl mesele esas olarak oraya gerçek anlamda muhataplarını getirebilmekte. Meselenin odağında asıl güç asıl özne kimse onun üzerinden örgütlenmek gerekiyor. Bulunduğumuz alana itiraz noktasında geniş kesimleri yığabilirsek başarılı olabiliriz.”

    “KENDİ VAR OLAN SORUNLARIMIZ ÜZERİNE ODAKLANMALIYIZ

    İçeresinde bulunduğumuz coğrafyada daha önemli konuların konuşulup bilince çıkartılması gerektiğini belirten Uçarcan, “Gerçekten insani bilimsel değerleri yükseltebilecek, çevre duyarlılığını arttırabilecek, eğitim sistemini yeniden nasıl inşa edebilirizi konuşmak yerine başka, başka şeyleri tartışıyoruz. Ciddi bir daralma görüyorum” ifadelerine yer verdi.

    “YAŞAMI SONUNA KADAR SAVUNMALIYIZ”

    Nazım Hikmet’in ‘Safları Sıklaştırın Çocuklar ‘şirini hatırlatan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Bizim için elzem olan bu. Gün safların gerçekten sıklaştırılması, bayrakların gerçekten derlenip dürülmesi ve herkesin her kurumun bu meseleyi bilince çıkarmış her birinin kendi cephesinden özne olup kendisini hayata dayatması gerekiyor. Bu bizim açımızdan her yönüyle yaşamın savunulması anlamına geliyor.

    Hep birlikte ve her alanda yaşanacak ortak kararlaşmaların ve iradi güç olarak  dirayeti arttırabilir ve bu anlayışla öteki demokratik kitle örgütleriyle doğru çalışma ortamı yakalayabilirsek o zaman bu saldırıyı püskürtebileceğimize inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • GÜNCELLENDİ/Dersim’de Demsır Aş ve Kültür Evi’nin açılışı yapıldı-VİDEO

    GÜNCELLENDİ/Dersim’de Demsır Aş ve Kültür Evi’nin açılışı yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Demirkapı ve Çılga köylülerinin bir araya gelerek 2023 yılında yapımına başlanan Demsır Aş ve Kültür Evi’nin açılışı yapıldı. Açılışta çok sayıda sanatçı müzik dinletisi yaparken, aş ve kültür evinin gerekliliğine ve önemine dikkat çekildi. 

    Dersim’de Demirkapı ve Çılga köylülerinin bir araya gelerek 2023 yılında yapımına başlanan Demsır Aşevi’nin açılışı yapıldı. Açılışa DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile yüzlerce yurttaş katıldı.

    Açılışta Erdoğan Emir, Ozan Serdar, Işık Berfin, Zaza Women Project, Bektaş Sariataş, Hasan Ali Sezer, Delil Xıdır, Taylan Yıldız, Doğan Çelik, Serdar Hayır, Hıdır Bakır, İsmail Ötekıvılcım, Hasan ve Hıdır Ağırdağ, Metin ve Kemal Kahraman müzik dinletisi yaptı.

    PİRHA/DERSİM

  • Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılından kareler!

    Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılından kareler!

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılında katliamı lanetlemek ve katledilenleri anmak için Sivas’a gelen binlerce yurttaş, “Unutmadık, unutturmayacağız, katillerden hesabını soracağız” dedi.

    İşte o kareler;

    Fatoş SARIKAYA/SİVAS

  • Dersim’de Newroz coşkuyla kutlandı-VİDEO

    Dersim’de Newroz coşkuyla kutlandı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Newroz coşkuyla kutlandı. Yapılan konuşmalarda, gözaltı, tutuklama ve baskı politikalarına karşı “ortak mücadele” vurgusu yapıldı.

    Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda Newroz kutlaması yapıldı. Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kitle, Newroz’un kutlanacağı alana kadar yürüdü. Ulusal kıyafetin polislerce engellenmek istenmesi tepkilere neden oldu. Ulusal kıyafetli gençler, polis gösterilen tepki sonrası alana giriş yaptı.

    Coşkulu Newroz’da konuşan DEM Parti Dersim İl Eşbaşkanı Hümeyra Yeğin, iktidarın politikalarını eleştirerek, Newroz’u kutladı. Yerine kayyım atanan Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, kayyım atamalarına tepki göstererek, “Halkın iradesiyiz. Seçilmişleriyiz, buradayız” diye kaydetti. Belediye Eşbaşkanı Cevdet Konak, kayyımlara tepki göstererek, ortak mücadele çağrısı yaptı.

    İMAMOĞLU’NUN GÖZALTINA ALINMASINA TEPKİ

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem imamoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Kayyım atamanın hazırlıklarını yapıyorlar” dedi. Aslan, “Bu zalim, tek adam iktidarına karşı birlikte savaşıp kazanacağız. Vesayetten bahsedenler,  22 yılda kendi vesayetlerini oluşturdular. Yargı ellerinde, bürokrasi ellerinde… Halen ülkede vesayet var diyorlar. Mazlumu oynamaya çalışıyorlar. Bugün bütün yargı sistemi siyasallaşmıştır. AKP’nin yargısı haline gelmiştir” dedi.

    ‘MÜCADELE’ VURGUSU

    Sosyalist Meclisler Federasyonu Dönem Sözcüsü Mahir Gürz de, “özgürlük mücadelelerini” büyüteceklerini vurgularken, ESP MYK üyesi Orhan Çelebi ise, “İktidarın kendisine muhalif olan tüm güçlere karşı topyekûn bir saldırı dalgası var. Bu saldırı dalgasında Kürt halkı büyük bedeller ödedi. Kürt halkının kazanımlarını korumak, büyütmek, adil bir barışı yaratmak için bugün mücadeleye daha çok sarılmamız gerekiyor” diye belirtti.

    “BU NEWROZ BARIŞIN NEWROZU OLSUN”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, bu yılki Newroz’un “Barış, demokratik toplum ve özgürlük Newrozu. Çerağlarımızı barış için yaktık. Bu Newroz barışın Newrozu olsun. Barış gelsin, özgürlük gelsin” diye belirtti.

    “BİRLEŞİK MÜCADELEMİZİN ESERİ”

    DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, “Dersim, işçi sınıfının, kadınların, halkların barış mücadelesinin simgesi. Bugün barış konuşuluyorsa mücadelemizin eseri. Bugün barış konuşuluyorsa, birleşik mücadelemizin eseri” şeklinde ifade etti.

    Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Bizler Seyit Rıza’nın yoldaşlarının torunlarıyız. Değerlerimizi korumaya mutlaka devam edeceğiz. Dersim halkı her zaman barıştan, özgürlükten, adaletten oldu. Bundan sonra da o tutumunu sürdürmeye devam edecek” diye konuştu.

    Newroz ateşinin yakılmasının ardından sanatçı Quartet, Kadir Çat ve Cevdet Bağca sahne aldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Khal Ferat Ocağı’nda Xızır Cemi yürütüldü: Xızır, en zor zamanda insanların yardımına ulaşır-VİDEO

    Khal Ferat Ocağı’nda Xızır Cemi yürütüldü: Xızır, en zor zamanda insanların yardımına ulaşır-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Khal Ferat Ocağı’nda Xızır Cemi yürütüldü. Xızır’ın kışın en zor zamanlarında insanların yardımına ulaştığını belirten Ağuçan Ocağı piri İnanç Dolu, “Xızır ayı aynı zamanda ardından doğanın doğuma hazırlandığı bir dönemdir. Bu zorlu kış ayının ardından Xızır bizi dardan kurtaracak İlyas ile berekete gideceğiz” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Geriş köyünde bulunan Khal Ferat Ocağı’nda Xızır Cemi düzenledi. Khal Ferat Ocağı’nın bahçesinde yapılan ve yoğun bir katılımın olduğu Xızır Cemini; Ağuçan Ocağı piri İnanç Dolu ile Kureyşan Ocağı piri Hüseyin Yanlız yürüttü.

    Çerağ uyandırılması, duaların edilmesi ve rızalık alınmasıyla başlayan Xızır Cemi’nde zakir Hasan Ekici’nin okuduğu deyiş ve nefesleriyle ceme katılanlar semah döndüler.

    “HIZIR, EN ZOR ZAMANLARDA İNSANLARIN YARDIMINA ULAŞIR”

    Xızır’ın kışın en zor zamanlarında insanların yardımına ulaştığını belirten Ağuçan Ocağı piri İnanç Dolu, “Xızır ayı aynı zamanda ardından doğanın doğuma hazırlandığı bir dönemdir. Bu zorlu kış ayının ardından Xızır bizi dardan kurtaracak İlyas ile berekete gideceğiz. Bizim için taş duvarlar önemli değil olan ocaklarımızın mekanlarında doğa ile iç içe olmak bu yolun en temelidir” diye konuştu.

    Yapılan Xızır Cemi, lokmaların pay edilmesiyle son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mitingi düzenlendi-VİDEO

    Dersim’de, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mitingi düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu öncülüğünde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mitinginde, yüzlerce kadın Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Örgütlü mücadelelerini büyüteceklerini vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Biz kadınların bu topraklarda onurlu bir barışı inşa edecek gücü var. Meclis’te sokakta, evde fabrikada, tarlada kadın bakış açımızla mücadelemizi yükselteceğiz” diye konuştu.

    Dersim Kadın Platformu öncülüğünde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mitingi, yüzlerce kadının, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na doğru yürüyüşü ile başladı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca’nın katıldığı miting, “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla alana doğru coşkulu bir yürüyüş ile başladı.

    “Yoksulluğa eşitsizliğe şiddete ve savaşa karşı örgütlü mücadeleye” pankartının arkasında yer alan kadınlar, yürüyüşte ‘Xeta jine xeta jiyane ye’ , ‘Kadınların isyanı dünyayı sarsacak’ , ‘Jin Jiyan Azadi’ , ‘Gülistan Doku Nerede’ , ‘İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz’ , ‘Biji 8 Adare’ dövizler taşıdı.

    Dersim Kadın Platformu adına basın metnini Serap Kahraman okudu.

    “8 MART DİRENİŞİN SİMGESİ”

    8 Mart’ın baskıya ve şiddete karşı direnişi simgeleyen önemli bir mücadele günü olduğunu belirten Serap Kahraman, “Türkiye’de ve dünyanın hemen her yerinde kadınların herhangi bir sosyal güvence olmadan, kayıt dışı çalıştırıldığına ve “ucuz emek gücü” olarak görülüyor. AKP-MHP iktidarının Kadına Karşı Şiddetin ve Aile içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin İstanbul Sözleşmesi’nden “hukuksuzca” çıktı. Her gün en az 3 kadının katlediliyor. Faillerse cezasızlık, korumasızlık ve hukuksuzluk nedeniyle etrafta gezmeyi sürdürüyor ama AKP-MHP iktidarı ataerkil kapitalist sistemin ihtiyaçlarına uygun biçimde, fiili kürtaj yasakları ve nüfus politikalarıyla kadın bedenleri üzerinden, kadın cinselliği ve doğurganlığını denetlemeyi sürdürüyor” dedi.

    “İKTİDARIN BASKICI POLİTİKALARINA KARŞI MÜCADELE ŞART”

    İktidarın kayyum politikalarına, emek sömürüsüne ve baskılarına karşı mücadelenin şart olduğunu vurgulayan EMEP Milletvekili Sevda Karaca, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bu kentte kadınlar; güpegündüz kafasına silah dayanarak kolluk tarafından yere yatırılabiliyor. Akşam evine dönerken çarşının göbeğinde askerler tarafından taciz edilebiliyor. Dört tarafı karakollarla, kalekollarla, polisle, askerle çevrili bu ‘üstün güvenlikli’ kentte kadınlar kaybedilebiliyor. Üniversite öğrencisi genç bir kadın, Gülistan Doku, sırra kadem basabiliyor! Dersim’de üniversite hocasından, kolluk güçlerine kadar uzanan; üniversiteli yoksul genç kadınların kurban edilmek istendiği bir fuhuş çetesi iddiası yıllardır dillendiriliyor. Ama her nedense bu iddia karşısında bir tek kamu makamı bile parmağını kıpırdatmıyor.

    Siyasetçilerin, seçilmişlerin tutuklandığı; yerlerine atanan kayyımların halkın parasıyla kentleri kendi küçük tek adam iktidarı alanlarına dönüştürdükleri; siyaset yapmanın her biçiminin yasaklandığı bir atmosferde 8 Mart kutluyoruz yıllardır. Tam da yerel seçimin öncesinde kutladığımız bu 8 Mart’ta, halkın iradesiyle seçilen ve hukuksuzca görevlerinden alınan; başta yerel yöneticiler olmak üzere tüm tutsak kadın siyasetçilere selam gönderiyorum. Kadınların sesi; memleketin dört bir yanından tel örgüleri de demir parmaklıkları da yıkacak ve onlara ulaşacaktır.”

    “DERSİM İNSANSIZLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Kadınların özgürlük için mücadele eden bütün kadınları saygıyla anarak sözlerine başlayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Savaşları çıkaran erkek akıllarına söylüyoruz. Biz kadınların bu topraklarda onurlu bir barışı inşa edecek gücü var. Cezaevlerindeki arkadaşlara selam olsun. Bu topraklarda Kürt sorununun demokratik çözümü gelişmeden bütün anti demokratik uygulamalar devam edecek. Şehrimizde özel güvenlik adı altında her yere karakol kuruyorlar. İşsizliği geliştiriyorlar. Bu kenti insansızlaştırmaya çalışıyorlar” diye belirtti.

    “MÜCADELEMİZİ YÜKSELTECEĞİZ”

    Örgütlü mücadelelerini büyüteceklerini vurgulayan Kordu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizler kadim bir inancın geleneğine sahibiz. Bizler Kürt halkı, Alevi halkı olarak bu kadın katliamlarına, doğanın soykırımına ve her türlü kıyımı karşı birlikte mücadele edeceğiz. Ülkemizde kadın katilleri bir kapıdan giriyorlar, bir kapıdan çıkıyorlar. Kürt kadın hareketine operasyonlar geliştiriyorlar ama korkutamayacaksınız, sindiremeyeceksiniz. Bizi evlerimize göndermeye çalışan AKP iktidarına ‘biz kadınlar mücadelemizi her geçen gün daha fazla yükseltiyoruz. Türkiye’de ve Kürdistan’da her yer de yer alacağız. Meclis’te sokakta, evde fabrikada, tarlada kadın bakış açımızla mücadelemizi yükselteceğiz.”

    Konuşmaların ardından KESK Erbane Topluluğu ve Gölge müzik grubu sahne alırken, kadınlar coşkulu halayları ve zılgıtlarıyla alanda seslerini yükseltti.

    PİRHA/DERSİM

  • Tozluoğulları Ocağı dedelerinden Kemal Tozkoparan Hakk’a yürüdü

    Tozluoğulları Ocağı dedelerinden Kemal Tozkoparan Hakk’a yürüdü

    PİRHA-Tozluoğulları Ocağı dedelerinden Abdal Kemal Tozkoparan Hakk’a yürüdü.

    Abdalların dedesi olarak bilinen Tozluoğlu Ocağı evlatlarından Kemal Tozkoparan dün (12 Şubat) Hakk’a yürüdü. Dede Kemal Tozkoparan’ın cenazesi evinin önünde yürütülen Hakk’a uğurlama erkanının ardından bugün Kırıkkale Elmalı köyünde toprağa sırlanacak.

    PİRHA/KIRIKALE

  • Cafran’da kartpostallık sonbahar manzaraları-VİDEO

    Cafran’da kartpostallık sonbahar manzaraları-VİDEO

    PİRHA- Bingöl Cafran’da sonbaharın gelişi, eşsiz güzellikte kartpostallık manzaralar oluşturdu. 

    Sonbaharın gelişi Bingöl Cafran’da eşsiz güzellikte kartpostallık manzaraları oluşuşturdu. Pastoral renklerin hakim olduğu coğrafyadan işte kartpostallık fotoğraflar…

    PİRHA/BİNGÖL

  • Erdek’te Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili Adayı Coşkun’dan cemevine ziyaret

    Erdek’te Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili Adayı Coşkun’dan cemevine ziyaret

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili Adayı Sevin Coşkun, Erdek’te pazar ve esnaf ziyaretinin ardından Alevi Kültür Derneği’ni ziyaret etti.

    Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili Adayı Sevin Coşkun, PM ve ilçe yöneticileriyle birlikte Erdek’te pazar ve esnaf ziyareti yaptı. Sevin Coşkun ve beraberindekiler daha sonra ise  Alevi Kültür Derneği/Cemevini ziyaret etti.

    Bandırma merkezde ise kahvehaneler ziyaret edildi.

    PİRHA/BALIKESİR

  • Antalya’da Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarından iki derneğe ziyaret

    Antalya’da Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarından iki derneğe ziyaret

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Antalya milletvekili adayları, seçim çalışmaları kapsamında Tunceli Dayanışma ve Kültür Derneği’ni ve Yavuzeli Dayanışma ve Kültür Derneği’ni ziyaret etti. 

    Antalya’da, Yeşil Sol Parti, Tunceli Dayanışma ve Kültür Derneği ve Yavuzeli Dayanışma ve Kültür Derneği’ne ziyaret gerçekleştirdi. Yapılan ziyarette her iki kurum temsilcileri partilileri karşıladı.

    Ziyarette dernek temsilcileri, 14 Mayısta yapılacak seçimlerde sadece inanç ve kimlik üzerinden değil emek sorunlarına da dikkat çekilmesini istediler.

    “HİÇ BİR OY BOŞA GİTMEMELİ”

    Yeşil Sol Milletvekili Adayı Saruhan Oluç, Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday çıkarmayarak Erdoğan’ın kaybetmesi üzerine bir strateji izlediklerini ve milletvekilliği seçiminde de muhalefetle birlikte güçlü bir şekilde parlamentoda ortak hareket edebilmek için, hiçbir oyun boşa gitmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

    “ÖTEKİLEŞTİRİLENLERİN SESİ OLACAĞIZ”

    Milletvekili Adayı Canan Çalağan ise, mücadelelerinin sadece bir kimlik veya inanç hareketi olmadığını; hem emek, hem kadın, hem de ekoloji sorunları başta olmak üzere ötekileştirilen tüm toplumsal kesimlerin sesi olmaya çaba göstereceklerini ifade etti.

    Çalağan, Diyanetin herkesin vergileriyle bütçeden pay aldığını ancak tüm inançlara eşit mesafede durmadığını söyledi. Çalağan, Diyanetin hala cemevlerine ibadethane diyemediğini, iktidar değiştiğinde Diyanetin bütün inançlara eşit mesafede duran ve eşit temsiliyeti esas alan bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğine inandıklarını dile getirdi.

    PİRHA/ANTALYA

  • Gazi Cemevi Genel Sekreteri Arzu Erdoğan: Seçimlerden büyük umudumuz var

    Gazi Cemevi Genel Sekreteri Arzu Erdoğan: Seçimlerden büyük umudumuz var

    PİRHA- “Yeni Meclis Türkiye’deki toplumsal sorunların çözümü olabilir mi?” başlıklı bir yazı kaleme alan Gazi Cemevi Genel Sekreteri Arzu Erdoğan, seçimlerden büyük umutları olduğunu belirtti.

    Gazi Cemevi Genel Sekreteri Arzu Erdoğan, “Yeni Meclis Türkiye’deki toplumsal sorunların çözümü olabilir mi?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

    Yeşil Sol Parti’nin kadın temsiliyetini en iyi şekilde yansıtan partilerden biri olduğunu kaydeden Erdoğan‘ın yazısının tamamı şöyle:

    “Değerli canlar; bilindiği üzere 14 Mayıs 2023 Pazar günü Türkiye’de hem Cumhurbaşkanı seçimi hem de milletvekilliği seçmeleri yapılacak. 87 seçim bölgesinde 600 milletvekili seçilecek. Yurt dışı ve yurt içi oyları ile toplam 64 milyona varan seçmen kitlesinin en az 54 milyonunun oy kullanması bekleniyor. Bu seçimin en yüksek katılımlı seçim olacağı öngörülüyor. Türkiye’de bugünlerde en çok merak edilen ve heyecanla beklenen, yeni seçilecek cumhurbaşkanının, yeni kurulacak parlamentonun AKP-MHP hükümetinin 21 yılı aşkın süredir oluşturduğu sorunlara çözüm gücü olabilecek mi?

    Türkiye halkları için bu seçim sadece iktidarın değiştirilmesi, bu karanlığın dağıtılması seçimi değil, aynı zamanda çok değişik yeni algoritması olan bir seçim. Partiler milletvekili listelerini ve seçim bildirgelerini kamuoyuyla paylaştılar.

    “YILLARDIR SÖZÜMÜZ VE İRADEMİZ YOK SAYILIYOR”

    Yeni Meclis Türkiye’deki toplumsal sorunların çözümü olabilir mi? Parti programları ve aday listeleri partilerin pratikte neler yapacaklarının ipuçlarını da bize sunmakta. Kadınlar, özelde de Alevi kadınlar olarak bizim de bu seçimlerden büyük umudumuz ve beklentimiz var. Yıllardır toplumsal hayat içinde sözümüz ve irademiz yok sayılmakta değersiz görülmektedir.

    Alevi kadın kimliğimize yönelik oluşturulan dil ve söylemlerin sıradan münferit bir davranış olduğunu düşünmüyoruz. Türk- İslam sentezi ideolojisi çerçevesinde bilerek ve isteyerek inancımız itibarsızlaştırmak istenmektedir. Yeşil Sol Parti kadın temsiliyetini en iyi şekilde yansıtan partilerden biri oldu.

    200 kadın adayın 32’ncisi 1’inci sıra adayı olarak, milletvekili listelerinde yer aldı. Kadın mücadelesi, uzun soluklu bir mücadeledir. Bir zihniyet devrimi gerektiriyor. Dolayısıyla kadın mücadelesi hem kendine ilişkin bir zihniyet devrimi gerçekleştiren, hem de erk, erkek devlet düşüncesini hedef alan bir harekettir. ‘Yeşil Sol Parti Kadın Seçim Beyannamesi ne vadediyor?’ sorusunun yanıtı da burada. Beyanname önce ‘mücadele’ ardından ‘kazanım’ vadediyor.

    “BİRLİKTE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

    Fikri oldukça önemli, biz Alevi kadınlara umut ve cesaret verdi. Yeni Meclis Türkiye’deki toplumsal sorunların çözümü olabilir mi? Örgütlü mücadele eden halk olmadan, demokrasi taleplerini azimle ve sürekli yükseltmeden, birileri demokratik haklarımızı bize lütufta bulunarak vermez. Bu amaca odaklanmış, emek, gayret ve sürekli bir çaba, hatta bedel ödemeyi göze almış toplum ve halklar demokrasiyi hak eder.

    Birlikte değiştireceğiz sloganıyla yola çıkan tek adam rejiminin yerine demokrasiyi savunan parti programında başta Kürtlerin eşit yurttaşlık hakları olmak üzere tüm toplumsal kesimlerin sorunlarına çözüm önerileri ve örgütlü mücadeleyi koyan Yeşil Sol Parti ile mümkün gözüküyor. Birlikte değiştireceğiz. Hakk yardımcımız, Hızır yoldaşımız olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Tek adam rejimini gönderip 15 Mayıs’ta güzel günlere uyanacağız’-VİDEO

    ‘Tek adam rejimini gönderip 15 Mayıs’ta güzel günlere uyanacağız’-VİDEO

    PİRHA-Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ve HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Dersim’in Pertek ve Hozat ilçelerinde esnafı ziyaret edip, seçim bürolarının açılışlarını gerçekleştirdi. Türkiye’de inançlara ve kimliklere yönelik çok ciddi bir baskı olduğunu belirten Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Adayı Ayten Kordu, “Tek adam rejimini gönderip 15 Mayıs’ta güzel günlere uyanacağız” dedi.

    PERTEK

    Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ve HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Pertek’te esnaf ziyareti gerçekleştirip, seçim bürosu açılışını yaptı.

    “15 MAYIS’TA GÜZEL GÜNLERE UYANACAĞIZ”

    Seçim bürosu açılışı öncesinde konuşma yapan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, şunları söyledi:

    “Tarihsel seçimlerde tek adam rejimini gönderip 15 Mayıs’ta güzel günlere uyanacağız. Parlamentoda mücadelemiz hep birlikte devam edecek. Tek adam rejimi inancımız, dilimiz, kimliğimiz ve bütün hakların özgürlükleri için yıkılmalı.”

    Seçim bürosunun açılışı gerçekleştirildikten sonra halaylar çekildi.

    HOZAT

    Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ve HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Pertek’in ardından Hozat’a giderek esnaf ziyareti gerçekleştirip, seçim bürosu açılışını yaptı.

    “BİRLİKTE MÜCADELE EDEREK SÖMÜRÜ DÜZENİNDEN KURTULACAĞIZ”

    Emeğin barışın ve özgürlüğün sesini yükseltmeye çalışan bir ittifak oluşturduklarını söyleyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Cumhur İttifakı insanların sesini çıkarmayacağı bir düzen istiyor, Millet ittifakı ise bu sistemin restorasyonuyla uğraşmak istiyor. Savaşa karşı barışı savunan bir ittifaktır Emek ve Özgürlük İttifakı. Yeşil Sol Parti çatısı altında yan yana geldik ve beraber mücadele ederek bu sömürü düzeninden kurtulacağız” dedi.

    “SANDIKLARA GİDEREK DİKTATÖRLERİ TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖNDERMEK ZORUNDAYIZ”

    ‘Depremde on binlerce yurttaşımız enkaz altında katledildi’ diyen SMF temsilcisi Evrim Konak, “Depremde yaşamını yitirenler, emekçiler, şiddete uğrayan kadınlar, emeği gasp edilen köylüler adına hep birlikte sandıklara giderken diktatörleri tarihin çöplüğüne göndermek zorundayız” diye belirtti.

    “TÜRKİYE’DE İNANÇLARA VE KİMLİKLERE YÖNELİK ÇOK CİDDİ BİR BASKI VAR”

    Türkiye’de inançlara ve kimliklere yönelik çok ciddi bir baskı olduğunu belirten Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Adayı Ayten Kordu, “Dersim’de inancımızı ve kimliğimizi inkâr eden bu politikalar nedeniyle Dersim’de yoğun göçlere sebep olmuştur. Bu baskı dönemi sona erecek ve dilimize, inancımıza, kimliğimize yönelik saldırılara karşı mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Adıyaman Yenimahalle’de enkazlarda etkin bir çalışma yok; ailelerin bekleyişi sürüyor-VİDEO

    Adıyaman Yenimahalle’de enkazlarda etkin bir çalışma yok; ailelerin bekleyişi sürüyor-VİDEO

    PİRHA-Merkez üssü Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen dakika artarken geride kalanların mağduriyetleri de karşılık bulmuyor. Adıyaman Yeni Mahalle’de ailelerin enkaz başında yakınlarını ölü veya diri olarak almak için bekleyişleri sürüyor.

    Pazarcık ve Elbistan merkezli depremin ardından binlerce kişi yaşamını yitirirken yüz binlercesi de evsiz kaldı. Depremin en çok etkilediği yerlerden biri de Malatya’ydı. Yurttaşların soğuk havada, dışarıda zor şartlarda bekleyişleri sürüyor. Hala yardım gitmeyen birçok yer var.

    Depremin ardından Adıyaman’da yüzlerce bina yıkıldı. Yurttaşların soğuk havada, dışarıda zor şartlarda bekleyişleri sürüyor. Çoğu yurttaş deprem nedeniyle sokakta ateş yakıp sokakta bekliyor.

    KADINLAR AĞITLAR YAKIYOR!

    Adıyaman merkez ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de ailelerin enkaz başında yakınlarının ölü veya diri olarak almak için bekleyişleri sürüyor. Enkaz altında hala çok sayıda insanın olmasına rağmen etkin bir çalışma yürütülmüyor. Enkazlarda daha çok gönüllü ekipler çalışıyor ve enkaz altında çok sayıda kişi kurtarılmayı bekliyor. Kadınlar kaybettikleri ve enkaz altındaki yakınları için ağıtlar yakıyor.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Yaşanan depremin ardından PİRHA objektiflerine yansıyanlar

    Yaşanan depremin ardından PİRHA objektiflerine yansıyanlar

    PİRHA- Maraş merkezli iki depremin ardından yaşananlar PİRHA objektiflerine yansıdı.

    Bir yandan enkazın ortasında yardımın gelmesi beklenirken diğer yandan açlık ve yaşamını yitirenlerin acısı…

    Diren KESER/HATAY

  • Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde deprem nedeniyle çok sayıda bina yıkıldı-VİDEO

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde deprem nedeniyle çok sayıda bina yıkıldı-VİDEO

    PİRHA-Depremin en çok etkilediği yerlerden biri de Malatya’ydı. Depremin ardından Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde onlarca bina yıkıldı. 

    Maraş merkezli meydana gelen peş peşe depremler Kilis, Diyarbakır, Antep, Adana, Osmaniye, Urfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay’da ağır hasara yol açtı. Depremin ardından bölgeye arama kurtarma ekipleri yönlendirilirdi. AFAD son olarak, hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 432’ye yükseldiğini açıkladı. Ülkede 7 günlük milli yas ilan edildi.

    Depremin en çok etkilediği yerlerden biri de Malatya’ydı. Depremin ardından Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde onlarca bina yıkıldı. Yurttaşların soğuk havada, dışarıda zor şartlarda bekleyişleri sürüyor.

    PİRHA/MALATYA

  • Yılın ilk karı yağdı, Dersim beyaza büründü-VİDEO

    Yılın ilk karı yağdı, Dersim beyaza büründü-VİDEO

    PİRHA-Doğanın güzelliğini her mevsimde farklı bir biçimde gösterdiği Dersim’de yılın ilk kar yağışıyla her yer beyaza büründü.

    Her mevsimin başka şekilde güzellikleri var. Dersim ilkbaharı, yazı, sonbaharı ve kışı ile farklı bir güzellikte bir coğrafya.

    Türkiye’nin birçok bölgesindeki kar manzaraları, doğanın muhteşemliğini yansıtırken, Dersim’de kar yağışı ile birlikte güzel görüntüler ortaya çıktı.

    Karın yağmasıyla insanlar birbirleriyle kar topu oynarken, çocuklarda kardan adam yapıp ve ellerine aldıkları poşet ile tahtalarla kayarak karın keyfini çıkarıyor.

    PİRHA/DERSİM