Kategori: YEREL HABERLER

  • Karmezli yurttaşlar: Aylardır logar patlamış ilgilenen yok!-VİDEO

    Karmezli yurttaşlar: Aylardır logar patlamış ilgilenen yok!-VİDEO

    PİRHA-3 Aydır logarı patlayan ve hastalık saçan Karmezli yurttaşlar isyan etti. Gerekli başvuruları yapmalarına karşın köyle ilgilenilmediğini belirten köylüler, sadece kepçe istediklerini, yetkililerin ise kepçeyi dahi köye ulaştırmadığını ifade etti.

    Dersim merkeze bağlı Hosor (Kopuzlar) Köyü’nün Karmez (Karyemez) Mezrası’nda yaşayan yurttaşlar sorunlarının giderilmemesinden ve seslerinin duyulmamasından şikayetçi.

    DERSİM MERKEZE 20 KM UZAKLIKTAKİ KÖYE KEPÇE ULAŞMIYOR

    3 Aydır logarı patlayan ve hastalık saçan Karmezli yurttaşlar isyan etti. Gerekli başvuruları yapmalarına karşın köyle ilgilenilmediğini belirten köylüler, sadece kepçe istediklerini, yetkililerin ise kepçeyi dahi köye ulaştırmadığını ifade etti.

    “NEDEN KÖYÜMÜZÜN YOLU YAPILMIYOR?”

    Köylerindeki yol sorununa da dikkat çeken köylüler, “14 yıldır buradayız. Vali köylere yol yaptığını söylüyor. Yapıyor da biz neden görmüyoruz. Bizimki yol değil mi? Neden köyümüzün yolu yapılmıyor? Biz insan değil miyiz?” diye sordu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Erzincan Kemah’ta 4.0 büyüklüğünde deprem!

    Erzincan Kemah’ta 4.0 büyüklüğünde deprem!

    PİRHA- Erzincan’ın Kemah ilçesinde meydana gelen 4.0 büyüklüğündeki deprem çevre bölgelerde de hissedildi. İlk gelen verilere göre herhangi bir can veya mal kaybının olmadığı ifade edildi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan bilgilere göre, Erzincan’ın Kemah ilçesi merkezli 4.0 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.

    Depremin Kemah merkezli olarak meydana geldiği, sarsıntının Erzincan ve çevre illerde hissedildiği bildirildi.

    İlk gelen bilgilere göre can ve mal kaybı olmadığı yönünde. Bölgede tarama çalışmaları devam ediyor.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Corovan Köyü sulama projesinde milyonlarca lira kamu zararı var, sorumluluk alan yok- VİDEO

    Corovan Köyü sulama projesinde milyonlarca lira kamu zararı var, sorumluluk alan yok- VİDEO

    PİRHA- Dersim’in Pertek ilçesine bağlı Corovan (Çakırbahçe) köyünde yaşayan Yusuf Kenan Ancıl, köyde atıl durumda kalan sulama yatırımlarının heba olduğunu belirterek hem köylülere hem de yetkililere çağrıda bulundu. Ancıl, “Devlet büyük bir yatırım yaptı, ama şu an çürüyor. Devlet bu yatırıma sahip çıkmalı. Köylülerimiz ise artık bir araya gelmeli” dedi.

    Dersim’in Pertek ilçesine bağlı Corovan (Çakırbahçe) Köyü Sulama Kooperatifi projesi inşa edildiği günden bu yana atıl durumda ve çürümeye bırakılmış vaziyette.

    Projenin yapımına 2006 yılında başlandı ve proje  2015 yılında tamamlandı. Tunceli Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün yürüttüğü ve daha sonra köy kooperatifine devrettiği 500 milyon liralık proje, hem köylülerin ilgisizliği, hem devletin sahip çıkmaması, hem de projedeki inşa sorunları nedeniyle hiç kullanılmadı.

    ‘Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’ kapsamında yapılan sulama projesi fayda getirmesi bir yana milyonlarca lira kamu zararı yarattı. Zararın sorumluluğunu ise kimde almadı.

    İLGİSİZLİK, SORUMSUZLUK, MÜHENDİSLİK HATALARI

    Köyde iki dönem kooperatif başkanlığı yaptığını söyleyen Yusun Kenan Ancıl, köy kooperatifinin faal durumda olduğunu ama köy halkının üretimden uzak durduğunu belirterek, “Köylüler üretime yanaşmıyor. Bizim burada inşa edilen iki tane dev gibi su motoru var. Bu motorlar çalışır durumdadır. Ama köylüler elektriğin pahalı olmasından dolayı yanaşmıyor ve çalıştırmıyor” dedi. Ancıl devletin de bu soruna bir çare bulmadığına dikkat çekti.

    Projenin köylerdeki kuraklığa karşı yapıldığına işaret eden Ancıl, “ Buradaki yapılan masraf heba oldu. Çünkü kimse ilgilenmiyor” ifadelerini kullandı.

    Ancıl ayrıca yapım sürecinde Karayolları’nın yolları bozduğunu ve  180 bin lira masraf çıkarıldığını belirterek, bu durumla da kimsenin ilgilenmediğini söyledi.

    “PROJE HEBA OLMASIN ”

    Ancıl projenin heba olmasını istemediklerini kaydederek, “Kimse şuan projeyle ilgilenmiyor. Yani proje kaderine terk edilmiş vaziyettedir. Fakat halen hiçbir şey için geç değil. Çünkü dinamolar çalışıyor. Eğer projedeki mühendislik sorunları çözülürse, köylü sahip çıkarsa, devlette desteğini sunarsa proje heba olmaz” dedi.

    Ancıl köylülere birlik çağrısı yaparak şunları söyledi:

    ”Öncelikle kooperatife bağlı köylülerin bir araya gelmesi lazım. Çünkü büyük bir yatırım ve heba edilmemesi gerekir. Köylünün elektriği bahane edip bir araya gelmemesi büyük bir hatadır. Devlet, bu projeyi destekleyerek bir yatırım yaptı. Ama bu yatırım burada şuan boşu boşuna çürüyor. Kimse ilgilenmiyor. Bu yüzden buradan yetkililere de sesleniyorum. Lütfen sorumluluk alın.”

    Cem EKİNCİ/DERSİM

  • Tahtacı Mahallesi’nde yol krizi: Yeni yol bitmeden eski yol kapatıldı

    Tahtacı Mahallesi’nde yol krizi: Yeni yol bitmeden eski yol kapatıldı

    PİRHA- Balıkesir’in Burhaniye ilçesindeki Tahtacı Mahallesi, Reşitköy Sulama Göleti Projesi kapsamında ana giriş yolunun kapatılmasıyla adeta izole kaldı. Yeni yol hâlâ tamamlanmadığı için köye acil durum ekiplerinin ulaşımı belirsiz, yangın ve kış aylarında risk büyüyor. Mahalleli, yaşam hakkının proje takvimine feda edilmemesini istiyor.

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Tahtacı Mahallesi’nde, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen Reşitköy Sulama Göleti Projesi kapsamında köyün yıllardır kullanılan ana giriş yolu tamamen trafiğe kapatıldı. Ancak köyün ulaşımını sağlayacak yeni yol henüz tamamlanmadı, işaretlenmedi ve resmî olarak devreye alınmadı.
    Mahalle muhtarlığından edinilen bilgilere göre, mevcut yol proje çalışmaları gerekçe gösterilerek kapatıldı. Buna karşın köy halkına açık, güvenli ve herkes tarafından bilinen net bir alternatif güzergâh belirlenmiş değil. Fiili olarak kullanılan yollar ise dar, stabilize ve haritalarda yer almayan ara yollar.

    ACİL DURUM RİSKİ BÜYÜYOR

    Ambulans, itfaiye ve jandarma gibi ekiplerin köye hangi güzergâhtan ve ne kadar sürede ulaşabileceği belirsiz. Özellikle kalp krizi, felç, ağır yaralanma ve doğum gibi dakikaların hayati olduğu durumlarda yaşanabilecek gecikmeler telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir.

    YANGIN VE KIŞ RİSKİ

    Yangın durumunda itfaiyenin köye zamanında ulaşıp ulaşamayacağı bilinmiyor. Kış aylarında çamur ve kötü hava koşulları nedeniyle mevcut ara yolların tamamen kullanılamaz hale gelebileceği ifade ediliyor.
    Öğrenciler ve kronik hastalar mağdur
    Öğrencilerin okula ulaşımında güçlük yaşandığı, kronik hastaların sağlık hizmetlerine erişiminin zorlaştığı, köye gıda ve ilaç ulaştırılmasının risk altına girdiği belirtiliyor.
    DİSK/Genel-İş Balıkesir Şube Başkanı Hüseyin Ovalı, mahalle sakinleriyle birlikte yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Bu sadece bir yol meselesi değil. Yeni yol tamamen bitirilmeden mevcut yolun kapatılması doğrudan yaşam hakkını ilgilendirir. Ambulansın köye hangi yoldan ulaşacağı belirsizse burada ciddi bir kamu sorumluluğu sorunu vardır.”
    Ovalı, yeni yol resmî olarak devreye alınana kadar mevcut ana yolun en azından acil durum araçlarına açılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca alternatif yolların uygun hale getirilmesi, işaretlenmesi ve kurumlarla koordineli bir acil erişim planı hazırlanması çağrısında bulundu. Gerekli adımlar atılmazsa idari ve hukuki süreçlerin başlatılacağı ifade edildi ve son olarak, “Tahtacı Mahallesi’nin yaşam hakkı hiçbir proje takvimine feda edilemez” denildi.

    PİRHA/BALIKESİR

  • Ovacık Devlet Hastanesi’nin çatısı çöktü-VİDEO

    Ovacık Devlet Hastanesi’nin çatısı çöktü-VİDEO

    PİRHA- 2025 yılının son aylarında inşatı biten ama hizmete açılmayan Ovacık Devlet Hastanesinin çatısı çöktü. 

    Ovacık’ta bu kış çok yoğun kar yağışı yaşandı. Yoğun kar yağışı nedeniyle,  inşaat aşaması yeni bitmiş olan Ovacık Devlet Hastanesi’nin çatısı daha hizmete başlamadan çöktü.

    Kar yağışının etkili olduğu ilçede, hastanenin çatısının çökmesi, yurttaşlarda endişeye yol açtı.

    PİRHA/OVACIK

     

  • ‘Dersim’de dolaşıma sokulan bazı listelerle, gerçek suçlular aklanıyor’-VİDEO

    ‘Dersim’de dolaşıma sokulan bazı listelerle, gerçek suçlular aklanıyor’-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim de dolaşıma sokulan listelere ilişkin Meclis’te konuştu. Dersim’de dolaşıma sokulan bazı listelere, gerçek suçlularla mücadele etkin mücadele edilmediğini ifade eden Kordu, “Geliştirilen bu kirli oyunlara karşı, öz örgütlenmemizi hep birlikte daha fazla geliştirerek, kadim değerlerimizi koruyacağımızı bir kere daha belirtiyor, ilgili kamu kurumlarını bu çetelere karşı gerçekçi, önleyici çalışmalar yürütmeye çağırıyoruz” dedi.

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’de kamuoyunda dolaşıma sokulan bazı listelere ilişkin Meclis’te konuştu. Ayten Kordu, silahlanma, fuhuş, tefecilik ve yozlaşmanıın yaygınlaştığını belirterek, “Toplumsal ahlaki değerler çürütülmek istenmektedir. Demokratik tepkiye tahammülsüz ve olağanüstü güvenlikçi politikalarla yaklaşılan Dersim gibi kentler bu saldırıların yaygınlaşıyor olması, çetelerle yeterince mücadele edilmeyeceğini, hatta göz yumulduğunu göstermektedir” dedi.

    “ÖZ ÖRGÜTLENMEMİZİ BÜYÜTELİM”

    Dersim’de dolaşıma sokulan bazı listelere, gerçek suçlularla mücadele etkin mücadele edilmediğini ifade eden Kordu, şunları ifade etti:

    “Ortaya çıkan bu sonuçtan dolayı çetelerin kendini aklamaya çalıştığı, masumiyet karinesi olan insanlarında karıştırılarak bir itibar süikasti gerçekleştirildiği ortadadır. Adli işlem başlatılmış, bunları yayanlardan ziyade asıl kaynağının tespit edilip edilmediği açıklanmamıştır. Geliştirilen bu kirli oyunlara karşı, öz örgütlenmemizi hep birlikte daha fazla geliştirerek, kadim değerlerimizi koruyacağımızı bir kere daha belirtiyor, ilgili kamu kurumlarını bu çetelere karşı gerçekçi, önleyici çalışmalar yürütmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Antep milletvekili Sevda Karaca Dersim’de 112 skandalını Meclis gündemine taşıdı!

    Antep milletvekili Sevda Karaca Dersim’de 112 skandalını Meclis gündemine taşıdı!

    PİRHA- Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı bir köyde yaşanan 112 acil servis skandalını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak, “Olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatılmış mıdır?” diye sordu.

    Nazımiye’den gelen 112 acil çağrısına yanıt için görevlendirilen bir doktor ve bir sağlık çalışanı, İl Sağlık Müdürlüğü talimatıyla bindirildikleri helikopterden köye yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki ıssız ve karla kaplı bir alana götürüldü. Gidilen alanda helikopter iniş yapamadığından, sağlık çalışanları kendi rızaları dışında zorla helikopterden aşağıya atıldı. Helikopterde tam kış teçhizatıyla bulunan AFAD ekipleri, bir süre sonra sağlık ekibini yalnız bırakırken, uygun ekipmana sahip olmayan doktor ve sağlık çalışanları karla kaplı arazide akşam saatlerine kadar mahsur kaldı. Şans eseri uzaklardan gördükleri bir ışığa yürüyen sağlık çalışanları, bir eve sığınarak geceyi geçirmek zorunda kaldı.

    Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Antep Milletvekili Sevda Karaca, Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı bir köyde yaşanan 112 acil servis skandalını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Karaca, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

    Karaca, olayı “yalnızca bir organizasyon hatası değil, işçi sağlığı ve güvenliği hakkının açık ihlali” sözleriyle niteledi ve şu soruları yöneltti:

    1. Nazımiye’de sağlık emekçilerinin ıssız bir arazide bırakıldığı iddiası doğru mudur? Olay hangi tarihte, hangi görev kapsamında ve hangi kurumların sorumluluğunda gerçekleşmiştir?
    2. Görevlendirilen sağlık çalışanlarının sayısı, görev tanımları ve çalışma koşulları nedir?
    3. Görevlendirme öncesinde işçi sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi yapılmış mıdır? Can güvenliği için hangi önlemler alınmıştır?
    4. Sağlık Bakanlığı’nın 112 Acil Sağlık Hizmetleri kapsamında kırsal ve riskli bölgelerde uyguladığı İSG protokolleri var mıdır? Varsa neden işletilmemiştir?
    5. Olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatılmış mıdır?
    6. Sağlık emekçilerine yaşadıkları psikolojik, fiziksel ve mesleki riskler için destek ve koruma mekanizması sağlanmış mıdır?
    7. Bakanlık, neden sağlık hizmetlerini plansız, güvencesiz ve emek sömürüsüne dayalı bir anlayışla yürütmektedir?
    8. Benzer olayların yaşanmaması için hangi somut ve denetlenebilir önlemler alınacaktır?

    Karaca, sağlık emekçilerinin yaşam hakkının hiçe sayıldığını vurgulayarak, Sağlık Bakanlığı’nı insan onuruna yakışır, güvenli çalışma koşullarını sağlayacak bir sistem kurmaya çağırdı.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    >Dersim’de sağlık emekçileri helikopterden aşağıya atıldı!

     

  • Karakoçan Belediyesi’nden kar yağışına karşı kolektif çalışma-VİDEO

    Karakoçan Belediyesi’nden kar yağışına karşı kolektif çalışma-VİDEO

    PİRHA- Yoğun kar yağışı sonrası Karakoçan Belediyesi, yaşamın aksamaması için erken saatlerde çalışma başlattı. Belediye emekçileri ve eşbaşkanlar, karla mücadele çalışmalarını sahada birlikte yürüttü.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışının ardından, Karakoçan Belediyesi halkın yaşamının aksamaması için erken saatlerde çalışmalarına başladı. Belediyeye bağlı saha emekçileri sabah saat 05.00 itibarıyla görev başına geçerken, büro emekçileri de 07.00 itibarıyla mesaiye başladı. Kar küreme, yol açma ve buzlanmaya karşı tuzlama çalışmalarının titizlikle yürütüldüğü süreçte, Karakoçan Belediyesi Eş Başkanları Eda Durmuş ve Cafer Oğur, sabahın ilk saatlerinden itibaren saha emekçileriyle birlikte sahada yer aldı. Eşbaşkanlar, yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek emekçilerden bilgi aldı.

    İlçe genelinde ana arterler, mahalle yolları ve kaldırımları kapsayan çalışmalarda, halkın sabah saatlerinde işine, okuluna ve günlük yaşamına güvenli bir şekilde başlayabilmesi amaçlandı. Büyük bir özveriyle yürütülen çalışmaların önemli bir bölümü, ilçe sakinleri dışarı çıkmadan önce tamamlandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de yoğun kar yağışı hayatı durma noktasına getirdi!- VİDEO

    Dersim’de yoğun kar yağışı hayatı durma noktasına getirdi!- VİDEO

    PİRHA- Son yılların en yoğun kar yağışının etkili olduğu Dersim’de yaşam olumsuz etkilendi. Kent genelinde yollar kapanırken, çok sayıda araç yollarda mahsur kaldı. Sokaklar ve kaldırımlar karla kaplanırken, kentte elektrik ve su kesintileri de yaşanıyor. Günlük yaşamın neredeyse durma noktasına geldiği kentte yurttaşlar, belediyenin görevlerini yerine getirmediğini belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

    Yılbaşından bu yana aralıksız devam eden yoğun kar yağışı nedeniyle kent merkezinde ve mahallelerde ulaşım büyük ölçüde aksadı. Yolların açılmaması ve çatılarda biriken karların temizlenmemesi, can güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği Dersim’de elektrik ve su kesintileri de halkın ısınma ve temel ihtiyaçlara erişimini zorlaştırıyor.

    Yurttaşlar, belediyenin karla mücadelede yetersiz kaldığını, yolların açılmadığını ve çatılardaki kar kütlelerinin tehlike oluşturduğunu dile getiriyor. Ayrıca belediyeye bağlı itfaiyenin merdiveninin arızalı olması nedeniyle çatılara müdahale edilemediği, olası bir acil durumda nasıl bir yol izleneceğinin belirsiz olduğu ifade ediliyor.

    “RESMİ KURUMLARIN AKTİF BİR ÇALIŞMASI YOK”

    Kent merkezinde esnaflık yapan Musa Turaner, bu yıl kar yağışının olağanüstü yoğun olduğunu belirterek, resmi kurumların sahada yeterli çalışma yürütmediğini söyledi. Turaner, “Yoğun bir kar yağışı var ama çalışmalar neredeyse yok. Mahallelerde ulaşım sağlanamıyor, sokaklarda insanlar yürüyemiyor, araçlar hareket edemiyor. Özellikle toplu taşımada büyük bir sorun var. İnsanlar çarşıya gelemiyor. Biz esnaflar kendi imkânlarımızla dükkân önlerini açıyor, çatılarımızı temizlemeye çalışıyoruz” dedi.

    “ÇATILARDAKİ KAR CAN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR”

    Çatılarda biriken kar nedeniyle ölüm tehlikesi atlattığını ifade eden bir yurttaş ise, Dersim’de uzun yıllardır böyle bir kar yağışı yaşanmadığını belirtti ve şöyle devam etti, “Yollar kar altında, araçlar çarpışıyor. Acil bir durum olsa ambulans ya da itfaiye hiçbir yere ulaşamaz. Çatılarda biriken karlar temizlenmediği için büyük bir tehlike oluşturuyor. Az önce çatıdan düşen kar neredeyse başıma düşüyordu. Bu sorunlara bir an önce çözüm bulunmalı” diyerek belediyeyi göreve çağırdı.

    “YÜRÜMEK BİLE MÜMKÜN DEĞİL”

    Mikrofonu uzattığımız başka bir Dersimli yurttaş da yaşadıkları zorlukları, “Yollar tamamen kapanmış durumda. Yürümekte bile zorlanıyoruz, her yer buz ve kar. Çok zor durumdayız. Bir an önce yolların açılmasını istiyoruz” sözleriyle dile getirdi.

    Kentte yaşayan yurttaşlar, yolların açılması, çatılardaki karların temizlenmesi, elektrik ve su kesintilerinin giderilmesi için belediyenin acilen harekete geçmesini talep ediyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Mersin Sanat Edebiyat Derneği IV. İlyas Halil Öykü Ödülü sahiplerini buldu!

    Mersin Sanat Edebiyat Derneği IV. İlyas Halil Öykü Ödülü sahiplerini buldu!

    PİRHA- Mersin Sanat Edebiyat Derneği IV. İlyas Halil Öykü Ödülü sonuçları açıklandı. Birincilik ödülüne “Kimlik” öyküsüyle Yazar Alihan Demir layık görüldü.

    Mersin Sanat Edebiyat Derneği IV. İlyas Halil Öykü Ödülleri sahiplerini buldu. Birincilik ödülüne “KİMLİK” öyküsüyle Yazar Alihan Demir layık görülürken, “SPOR AYAKKABILARI” öyküsüyle Habibe Şenol İnan ve “KABARMIŞ HAMUR VE SÜT” öyküsüyle Esra Çakır, seçici kurul özendirme ödülüne değer bulundu.

    Sokak Kitapevi’nde düzenlenen törende ödüller sahiplerine verildi.

    Etkinlikte söz alan Alihan Demir ödülün kıymetli olduğunu ve Mersin’de buna benzer çalışmaların önemsendiğini ve dışarıdan Mersin’in sanatsal etkinliklerinin takip edildiğini söyledi.

    Sanat ve edebiyat alanında bir çok derneğin olduğunu vurgulayan Demir, “Bu yapıların ortaklaşmaması ve üniversiteye gibi okullar gibi sanata ihtiyaç duyulan noktalara yeterince ulaşmaması şu an için en büyük eksikliğimiz olarak görüyorum. Halkın sanata ve yazara ulaşması noktasında yetkililerin de bu konuda sorumluluk sahibi olması ve yürütülen projelere destek vermesi gerekmektedir. İlyas Halil Öykü ödülünü almanın sorumluluğunu ve bilincini biliyorum bundan sonra da edebiyatta nitelikli eserin oluşması için yazmaya ve okumaya devam edeceğim” dedi.

    İLYAS HALİL KİMDİR?

    23 Nisan 2025 tarihinde, Kanada’da aramızdan ayrılan İlyas Halil, 1930 yılında Adana’da doğmuş. Çocukluğu ve gençliği Mersin’de geçmiş. Pek çok edebiyatçımız gibi yazmaya şiirle başlamış, kısa zamanda şair olarak ünlenmiştir. Şiir kitapları; Hâl ve Hayal (1951), Öpücük (1953), Mürdüm Dalı (1954) ve Yalandır Herhalde (1959) yıllarında yayımlanmıştır.

    İlyas Halil 1964 yılında ailesiyle Kanada’ya göç etmiştir. İlk öykü kitabı Doyumsuz Göz 1983 yılında yayımlanmıştır. Ardından Çıplak Yula (1985), İt Avı (1987), Boyansın Ramazan (1989), İskambil Evler (1991), Kiralık Mabet (1993), Sarhoş Çimenler (1995), Gâvur Memur Aranıyor (1999), Körler bahçesi (2004), Agap Çiçeği (2006), Gâvur Aşevi (2007), Changall Yıllarım (2008), Plaza Dona Elvira (2009) ve Ebel’in Duası (2011) okurlarla buluşmuştur. Ünlü ressam Nuri Abaç, gençlik arkadaşı İlyas Halil’in bütün kitaplarına kapak resmi hazırlamıştır. Kitaplarında Abaç’ın desenleri de yer almıştır. Kırk yıldan fazladır günde yirmi dört saat şiir ve öykü düşünen yazar, rüyalarını hâlâ Türkçe gördüğünü belirtmiştir.

    Yazar Orhan Özdemir, İlyas Halil’in 1960’lı yılların ortasından 1977’nin sonuna kadar Nuri Abaç’a gönderdiği mektupları, yazarın isteği üzerine kitaplaştırmıştır.

    Ressam Doğan Akça, ‘Akkahveli Sanatçılar’ı bir dizi olarak yayınlamış, Nuri Abaç ve İlyas Halil’i 1956-1959 yıllarındaki ‘Üçüncü Kuşak Akkahveliler’ diye tanıtmıştı. Akkahve, Mersin’in kültür-sanatında ilk kuşakların buluştuğu yer olarak bilinmektedir. Günümüzde Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden hizmet vermek üzere onarılmaktadır.

    2020 yılında kurulan Mersin Sanat Edebiyat Derneği, ailesinin de desteği ile şair ve yazar İlyas Halil’in kişiliğini tanıtmak, Mersin’e olan tutkusunu gelecek kuşaklara aktarmak, edebiyatımıza yeni yapıtlar kazandırmak ve genç yazarları özendirmek amacıyla ‘İlyas Halil Öykü Ödülü’ vermeyi kararlaştırmıştır.

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Arguvan Belediye Başkanı Ersoy Eren: Arguvan’ı ortak akılla geleceğe taşıyoruz!-VİDEO

    Arguvan Belediye Başkanı Ersoy Eren: Arguvan’ı ortak akılla geleceğe taşıyoruz!-VİDEO

    PİRHA-Arguvan Belediye Başkanı Ersoy Eren, ilçede hayata geçirilen çalışmalar ve planlanan projelere ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Hizmet anlayışlarının temelinde katılımcılık ve ortak aklın yer aldığını vurgulayan Eren, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli aralıklarla bir araya gelerek mahalle ve mezraların sorunlarını birlikte ele aldıklarını söyledi.

    Arguvan’da sosyal ve kültürel yaşamı güçlendirmeye özel önem verdiklerini belirten Başkan Eren, özellikle çocuklar ve kadınlara yönelik etkinliklerin öncelikli alanlar arasında olduğunu ifade etti. Bu kapsamda 16. ve 17. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’nin Arguvan Vakfı ve derneklerin iş birliğiyle gerçekleştirildiğini aktaran Eren, festivallere on binlerce yurttaşın katıldığını söyledi.

    Turnam İlgezdi Kültür Merkezi’nin bakım ve onarımının yapılarak daha konforlu hale getirildiğini dile getiren Eren, milli bayramların da ilçe genelinde coşkuyla kutlandığını, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın halka açık konserle taçlandırıldığını kaydetti. Ayrıca Kadın Dinlenme Evi’nin hizmete açılarak kadınlara yönelik özel bir sosyal alan oluşturulduğunu belirtti.

    EĞİTİME VE ÖĞRENCİLERE DESTEK

    Eğitim alanındaki çalışmalara da değinen Başkan Eren, UNICEF desteğiyle 2024–2025 eğitim öğretim yılında Arguvan’daki tüm öğrencilere çanta ve kırtasiye desteği sağlandığını açıkladı. Üniversiteye hazırlanan öğrencilere Arguvan Koop aracılığıyla ulaşım desteği verdiklerini belirten Eren, İsviçre’de yaşayan ve aralarında Amerikalı gençlerin de bulunduğu bir grubun bağışlarıyla ilçeye 5 derslikli bir etüt merkezi kazandırılacağını söyledi. Projenin temelinin atıldığını ifade eden Eren, etüt merkezinin yaz aylarında hizmete açılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

    ALTYAPI, ULAŞIM VE ÜSTYAPI ÇALIŞMALARI

    İlçe merkezinde uzun yıllardır yapılmayan bakım ve onarım çalışmalarının tamamlandığını söyleyen Eren, binaların dış cephe boyalarının yenilenerek Arguvan’ın daha modern bir görünüme kavuşturulduğunu ifade etti. Yaklaşık bir buçuk yıllık süreçte 22 bin metrekareye yakın kilit taş döşemesi yapıldığını açıklayan Eren, ulaşım altyapısında da önemli ilerlemeler sağlandığını belirtti.

    Asfalt çalışmalarına ilişkin bilgi veren Eren, Büyükşehir Belediyesi’nden temin edilen sıcak asfaltın belediyenin kendi imkânlarıyla serildiğini, bugüne kadar 1.700 ton asfaltın ilçe yollarına kazandırıldığını söyledi.

    DOĞALGAZ, TOKİ VE SAĞLIK YATIRIMLARI

    Arguvan’ın en büyük hayallerinden birinin doğalgaz olduğunu vurgulayan Başkan Eren, yoğun çabalar sonucunda ilçeye doğalgazın kazandırıldığını belirtti. Tepebağ Mahallesi’nde yaklaşık 150 konutun doğalgaza kavuştuğunu ifade eden Eren, bu gelişmenin ilçe için önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

    TOKİ konutlarına ilişkin de bilgi veren Eren, Arguvan’ın TOKİ konut listesine dahil edilmesi için yapılan girişimlerin olumlu sonuçlandığını ve 50 konutluk projenin 2026 yılında başlayacağını açıkladı.

    Sağlık alanında önemli bir eksikliğe de dikkat çeken Eren, ilçede hastane bulunmamasının ciddi bir sorun olduğunu belirterek, 10 yataklı entegre hastanenin 2026 yılı yatırım programına alındığını duyurdu. Bu süreçte CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

    YENİ PROJELER HAYATA GEÇİYOR

    Belediyenin araç filosunun da güçlendirildiğini belirten  Eren, 20 ay içinde 4’ü sıfır olmak üzere toplam 6 aracın belediyeye kazandırıldığını söyledi. Mesire alanı ve cazibe merkezi, konteyner barınma merkezi, düğün salonu ve üzeri kapatılacak pazar yeri projeleri için çalışmaların başlatıldığını kaydeden Eren, bu projelerin Arguvan’ın sosyal ve ekonomik yaşamına katkı sunacağını ifade etti.

    PİRHA/MALATYA

     

  • Belediye İş Hanı’nın satışına seçilmişlerden tepki: Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir!

    Belediye İş Hanı’nın satışına seçilmişlerden tepki: Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir!

    PİRHA- Belediye borçları gerekçe gösterilerek Belediye İşhanı’nın satışa çıkarılmasına tepki gösteren Dersim Belediye Eş Başkanları ve meclis üyeleri, “Bu işhanı yalnızca bir bina değildir. Dersim halkının emeğidir, hafızasıdır. Bu satışla birlikte yalnızca bir yapı değil, kentin belleği, ortak yaşam alanları ve dayanışma kültürü de tasfiye edilmek istenmektedir. Bu açık bir hafızasızlaştırma girişimidir. Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir” dedi.

    Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından, belediye borçları gerekçe gösterilerek Belediye İşhanı’nın satışa çıkarması tepkileri de beraberinde getirdi.

    Dersim Belediyesi seçilmişleri tarfından yapılan açıklamada, “Dersim’e atanan kayyumun göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü antidemokratik yönetim anlayışı bugün belediyemize ait işhanının açık ihale yoluyla satışa çıkarılmak istenmesiyle bir kez daha açığa çıkmıştır. Seçilmişlerin yerine atanmış bir yönetimin ,halkın ortak geleceğine dair bu denli kritik kararları tek başına alması kabul edilemezdir” denildi.

    “HALKA  AİT OLAN MENKULLERİN SATIŞI İLE GELİR YARATILMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak ile birlikte belediye meclis üyelerinin ortak açıklamasının devamında şunlar ifade edildi:

    “Bugün halkın iradesi yok sayılarak belediyemize ait olan işhanının açık ihale yoluyla satışa çıkarılmak istenmesi kayyum yönetiminin yerel demokrasiyi nasıl işlevsizleştirdiğinin açık bir göstergesidir. Bu satış ne zorunludur ne de meşrudur. Dersim halkına sorulmadan belediye meclisinin iradesi yok sayılarak ve tamamen kayyum yönetiminin dayatmasıyla hayata geçirilmek istenmektedir.

    Belediyenin borçları gerekçe gösterilerek kentin ortak mülkleri birer birer elden çıkarılmaktadır. Kayyum, kendi yarattığı (2016 ve 2024 kayyumları)mali tablonun bedelini halkın ortak mülklerini satarak Dersim halkına ödetmektedir. Oysa bu karar, yalnızca bir mülk satışını değil, onlarca esnafın ekmeğini, geçimini ve yaşamını doğrudan tehdit etmektedir.

    Bu işhanında yıllardır ayakta kalmaya çalışan, yoksullukla mücadele eden, ağır ekonomik koşullar altında var olmaya çalışan birçok esnaf bulunmaktadır. Zaten sistemli biçimde boşaltılan, gençleri ve emekçileri göçe zorlanan bu kentte, bu satış yeni mağduriyetler yaratacaktır. Kentteki yüksek iş yeri kiraları nedeniyle çoğu esnafın iş ve işleyişlerini sürdürebilmesi mümkün görünmemektedir.İşsizliğin, güvencesizliğin ve yoksulluğun derinleştiği bir dönemde kayyumun bu kararı Dersim’i daha da yalnızlaştırmak ve kent yaşamını çökertmek anlamına gelmektedir.

    Bu işhanı yalnızca bir bina değildir. Dersim halkının emeğidir, hafızasıdır. Bu satışla birlikte yalnızca bir yapı değil, kentin belleği, ortak yaşam alanları ve dayanışma kültürü de tasfiye edilmek istenmektedir. Bu açık bir hafızasızlaştırma girişimidir.

    Görev aldığımız süreç içerisinde kamunun belediyeler lehine kullanılması gereken bütün kaynaklar,hazine payları, İller Bankası kredileri, proje destekleri ve merkezi idare imkânları sistematik biçimde kısıtlanmış, hatta bazı kaynaklar tamamen kesilmiştir. Buna rağmen halka ait menkul ve gayrimenkullerin satışı bir gelir yöntemi olarak hiçbir zaman benimsenmemiş kamusal mülklerin korunması temel bir ilke olarak savunulmuştur.Bugun iktidarın yönettiği ve gasp ettiği belediyelere kamunun bütün imkanları sonuna kadar sunulurken halka  ait olan menkullerin satışı ile gelir yaratılması kabul edilemez.”

    “BU HUKUKSUZLUĞUN KARŞISINDA DURACAĞIZ”

    Kayyım yönetiminin, halkın seçtiği belediye meclisini devre dışı bıraktığını, belediyeyi bir şirket gibi yönettiğini, emekçilerin sosyal haklarını budadığını, sosyal belediyecilik anlayışını tasfiye ettiğini, belediyeye ait taşınmazları SGK’ye devrettiğini ,arsaları satışa çıkardığı vurgulanan açıklamada, “Şimdi de kamu mülklerini açıkça pazara çıkarmıştır. Geçici bir yönetim olmasına rağmen kayyum anlayışı bu kentte kalıcı ve derin tahribatlar yaratmaktadır. Bizler, Dersim’in  seçilmiş yerel yöneticileri olarak bu hukuksuzluğun karşısında duracağımızı açıkça ilan ediyoruz. Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir. Halkın iradesini yok sayan, kenti yoksullaştıran ve kimliksizleştiren bu anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” denlidi.

    PİRHA/DERSİM

  • KESK Dersim: Belediye İşhanı’nın satışından derhal vazgeçilmeli!

    KESK Dersim: Belediye İşhanı’nın satışından derhal vazgeçilmeli!

    PİRHA- KESK Dersim Şubeler Platformu, Dersim Belediyesi’ne atanan kayyum yönetiminin Belediye İşhanı’nı satışa çıkarmasına tepki gösterdi. Platform, kararın halkın rızası ve katılımı olmadan alındığını belirterek, kamusal mülklerin satışına derhal son verilmesini istedi.

    KESK Dersim Şubeler Platformu tarafından yapılan açıklamada, belediye borçları gerekçe gösterilerek kente ait sınırlı sayıdaki kamusal mülklerden biri olan Belediye İşhanı’nın satışa çıkarılmasının, yerel demokrasi açısından ciddi bir sorun olduğu vurgulandı. Açıklamada, kentte yaşayanların sürece dahil edilmediği bu kararın, halkın ortak mülkü üzerinde tek taraflı bir tasarruf anlamına geldiği ifade edildi.

    Platform, bu durumun kayyum yönetiminin niteliğinden bağımsız değerlendirilemeyeceğine dikkat çekerek, kayyumların halkın oyuyla seçilmiş değil, atama yoluyla görevlendirilen yöneticiler olduğunu hatırlattı. Seçilmiş yerel yönetimlerin yerine atanan bir idarenin, kamusal mülkler hakkında halkın görüşünü almadan ve şeffaflıktan uzak biçimde karar almasının, yerel demokrasinin temel ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.

    Açıklamada, Belediye İşhanı’nın yalnızca mali bir değer değil, kentin ekonomik ve toplumsal yaşamının parçası olan kamusal bir alan olduğu vurgulanarak, kamusal mülklerin yalnızca borç kapatma aracı olarak görülmesinin kamu yararı anlayışıyla örtüşmediği ifade edildi.

    KESK Dersim Şubeler Platformu, asıl tartışılması gereken meselenin hangi mülklerin satılacağı değil, deprem riski yüksek olan Dersim’in hâlâ yeterli ve güvence altına alınmış bir bütçeye sahip olmaması olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, 7 ve üzeri şiddette bir depremin öngörüldüğü bir kentte, kamusal kaynakların satış yerine kentin güvenliği ve yaşam hakkını esas alan politikalara yönlendirilmesi gerektiği belirtildi.

    Platform, kayyum yönetiminin yapması gerekenin kamusal mülkleri satışa çıkarmak değil, merkezi yönetimle görüşmeler yürüterek belediye borçlarının ertelenmesi ve yeniden yapılandırılması için girişimlerde bulunmak olduğunu kaydetti. Bu sürecin, depreme hazırlık çalışmalarını aksatmayacak biçimde ele alınması gerektiği vurgulandı.

    KESK Dersim Şubeler Platformu, Belediye İşhanı’nın satış sürecinden derhal vazgeçilmesi çağrısında bulunarak, kamusal alanların tasfiyesi yerine, Dersim’in depreme hazırlanabilmesi için ayrı, yeterli ve güçlü bir bütçenin oluşturulmasının öncelik olması gerektiğini ifade etti. Açıklamada, yerel demokrasiyi, kamusal yararı ve yaşam hakkını esas alan bir yönetim anlayışının hayata geçirilmesi talep edildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Hozat’ta yaşanan olaylar sonrası 3 kişi tutuklandı

    Hozat’ta yaşanan olaylar sonrası 3 kişi tutuklandı

    PİRHA- Hozat’ta çıkan bir olayda polis müdahalesi sonrası 8 kişi gözaltına alındı. Olay yerinden biber gazı sıkıp, havaya ateş açan polis 8 kişiyi gözaltına aldı. Adliyeye sevk edilen 8 kişiden 5’i serbest bırakılırken, 3 kişi  tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    12 Aralık akşam saatlerinde aile arasında yaşanan kavgadan dolayı bir kişi, yaralanması sonucu Hozat Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayı haber alan aile fertlerinin hastahaneye gitmesi sonrasında polis müdahalesi yaşandı. Güvenlik güçleri yakınlarını görmek isteyenlere izin vermeyince hastane içinde arbede yaşandı.

    Kavgayı duyup haber alan ilçe halkı, yaşanan olayları durdurmak ve kavgayı ayırmak üzere hastahanenin bahçesine gitti. Polis kavgayı ayırmak isteyenlere de biber gazı sıkarak, havaya ateş açtı.

    Müdahalenin ardından 8 kişi ters kelepçelenerek gözaltına alındı. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre polis 8 kişiyi darp edip, gözaltına aldı.

    Adliyeye sevk edilen 8 kişiden 3’ü tutuklanırken, 5 kişi ise serbest bırakıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı toplumsal dayanışmayı büyütelim!’- VİDEO

    ‘Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı toplumsal dayanışmayı büyütelim!’- VİDEO

    PİRHA- Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin, Dersim’de artan fuhuş ve çeteleşmenin önüne geçmenin tek yolunun olayları normalleştirmemek ve bunlara karşı toplumsal dayanışmayı arttırmak olduğunu söyledi.

    Uyuşturucu, fuhuş ve çeteleşme son dönemde Dersim’in en büyük problemlerinden! Dersim’de yapılan fuhuş operasyonu sonrası ortaya atılan iddialar durumun ne kadar vahim olduğunu gösterdi. İddialara ilişkin henüz somut bir gelişme yaşanmazken, kentte huzursuzluk hakim. Bir ifade tutanağının medyaya sızdırılmasıyla başlayan bu süreci, Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin değerlendi.

    Yaşanan tüm bu olay ve gelişmeleri Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin’e sorduk, “Bir an önce bu olayların bu iddiaların araştırılıp kamuoyuyla neticeleri paylaşılmalıdır” diyerek yetkilileri göreve çağırdılar.

    “38’DEN BUGÜNE UYGULANAN BASKI VE YOK ETME POLİTİKALARININ BİR SONUCUDUR”

    Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşme iddialarına ilişkin zamanda geriye giderek bugüne bakmak gerektiğini ifade eden DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş, “1938’de tutun günümüze kadar. Birçok dönemde kent üzerinde yoğun baskılar oluşturuldu. Kentin inanç yapısıyla, doğasıyla, kimliğiyle, kültürüyle her zaman bir mücadele söz konusuydu. Bir geriye çekme, bir özünden koparılma durumu söz konusuydu. Tabii o günden bugüne kadar sistematik bir biçimde devam etti. 1980’lerde yine göç ettirme, tutuklanma, gözaltına alma, yargılanma ve hapis ceza cezalandırılma gibi durumlar söz konusu oldu. Onun akabinde 94’lü ve 2000’li yıllara geldiğimizde yine bu kentte düşüncesinden, inancından, kimliğinden kaynaklı birçok baskı, zulüm, asimilasyon politikalarına maruz kaldı” diyerek, bu kadar yoğun baskı ve zor altında tutulan Dersim toplumunun özünden bilinçli bir şekilde uzaklaştırıldığını söyledi.

    “SİSTEMİN UYGULADIĞI POLİTİKALAR TOPLUMU GÜÇSÜZ BIRAKIYOR”

    Yıllar boyu süren baskı ve zor politikalarından kaynaklı toplum içerisinde açığa çıkmamış bir çok olgunun meydana geldiğini söyleyen Ateş, “Bu süreçler böyle devam ederken peş peşe toplumun ister istemez bu kadar yoğun baskıya dayanması da zorlaştı. Gün geçtikçe kimliğinden de, özünden de uzaklaşmaya başlandı. Göç ettirme, işsizlik, ekonomik olarak muhtaç yaratma politikası sonucu sisteme bağlı bir hayat dayatıldı. Yani sokağında işsiz gezen işçisinden harçlık bulamayan öğrencisine kadar, köyünde üretemeyen ya da yeterince pazarlamayan, bunun üzerinde geçimini sağlamayan bir durum ve bunun kötü sonuçları sistematik bir biçimde gelişti” diyen Ateş, toplumun bütün bu olgulara rağmen ayakta durmayı başardığını ve Dersim’in kimliğinden de, dilinden de, inancından da uzaklaştırılamadığını kaydetti.

    “KENTTE UYUŞTURUCU, FUHUŞ, ÇETELEŞME ÖN PLANA ÇIKMAYA BAŞLADI”

    DEM Parti İl Örgütü olarak tartışılan ve ortaya atılan bu iddiaların peşinde olduklarını aktaran Ateş, “Şimdi bu iddiayı açığa çıkarmak, bu iddianın gerçekliğini kamuoyuyla paylaşmak da aslında devlet kurumlarının işidir. Devlet kurumları bu kentin emniyet müdürlüğü, valiliği bir şekliyle kamuoyuna yansıyan bu tutanaktaki ifadelerin, isimlerin ya da iddiaların gerçekliğini ispatlamak durumundadır” dedi.

    “ÜLKE GENELİNDE UYUŞTURUCU, FUHUŞ, ÇETELEŞME SORUNLARI VAR”

    EMEP İl Başkanı Ergin Tekin de, son on yılda ülke genelinde karşılaşılan en önemli şeylerden biri uyuşturucu, fuhuş ve bununla birlikte çetelerin giderek yaygınlaşması olduğunu belirterek, “Basına da yansıdığı şekliyle uluslararası uyuşturucu transferinin belki de merkezlerinden biri haline gelmiş bir ülkeden bahsediyoruz. Hatta uyuşturucu baronlarının kendilerine korunaklı bir alan olarak gördükleri yerlerden biri Türkiye olmuş durumda. Bununla birlikte çeteciliğin de giderek arttığı, fuhuş çetelerinin, aynı zamanda gençler içerisindeki çeteciliğin, birbirini vurma, yaralama ve benzeri olayların da gitgide arttığı bir dönemden bahsedebiliriz. Tabii bu ülke genelinde yaşanan durumdan doğal olarak Dersim’e de yansıyor. Dersim de buralardan bağımsız değil” dedi.

    Gençlerin geleceğe dair umutlarının giderek yok olduğu bir zaman içinde olduğunu söyleyen Tekin, “Bu çaresizlik Dersim’e de yansıyor. Gençler buradaki umutsuzluktan dolayı ya yurt dışına gidiyor ya da burada kolay para kazanmanın yolu nedir diye düşünerek, küçük çeteler halinde yan yana gelerek farklı oluşumlara gittiklerini gözlemliyoruz” dedi.

    “KADINLARIN YAŞAMINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

    Ülkedeki durumun kadınların yaşamını doğrudan etkilediğini savunan Ergin Tekin, şunları ifade etti:

    “Yoksulluğun giderek büyüdüğü, işsizliğin giderek arttığı temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan ve doğal olarak bundan en çok etkilenen kesim neresi diye sorarsak kadınlar diyebiliriz.

    Ekonomik belirsizliğin, işsizliğin giderek arttığı bir dönemde kadınların en çok yaşadığı sıkıntılardan biri hem ekonomik hem de toplumsal baskılar. Bunların getirdiği çaresizlik, umutsuzluk bir yandan son dönemde Dersim’de de yaşanmaya başladı. Duyulan şu fuhuş meselelerine dair çeşitli ilişki ağlarından bahsediliyor. Bu ilişki ağları içerisinde kadınların, bu ekonomik zorluklar içerisinde hiç değilse bir iş bulayım derdiyle nasıl mağdur edildiği ile karşı karşıya kalıyoruz.

    Aslında ilimizde senelerdir bu fuhuş çeteleri hakkında çeşitli iddialar söz konusu. Ama şöyle bir durum da var: Fuhuş çeteleri olmasına rağmen Adliyede neredeyse cezasızlık söz konusu. Yani tatmin edici cezaların olmaması bu ağda bulunan çetelerin daha rahat hareket etmesini ve bu ağa düşen kadınların da şikayet etmemesi, şikayet etmekten korkmasından dolayı bu çeteleri cesaretlendiren bir durumla karşı karşıyayız aslında.”

    “YAŞANAN OLAYLAR İHMAL OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ”

    Kentin 7/24 güvenlik kameralarıyla izlendiğini belirten Ergin Tekin, “24 saat boyunca güvenlik kameralarıyla mobeseleriyle takip edilen, her vatandaşımızın attığı adımın takip edildiği bir yerde böyle olayların, böyle çetelerin bu kadar rahat hareket etmesi ve organize suç işlemesinin çözülememesi aslında bir ihmal olarak görülmemeli. Tam tersi buralarda ihmalden öte belli bir plan, belli bir fuhuş çetesinin giderek bu çürümüşlüğü büyüttüğünü görebiliyoruz. Kamu kurumlarındaki nüfuzunu kullanarak kadınları fuhuşa sürüklemesi iddiaları var” diye konuştu.

    Kentte daha önce yaşanan diğer olaylara dikkat çeken Tekin, “Bir yıl önce yine bir kamu kurumunda yaşanmış bir buna benzer bir olaydan bahsedildi. Ama ondan sonra ne oldu? Bu kamu kurumundaki görevlilerle ilgili bir ceza verildi mi? Muamma kimse bilmiyor. Aynı şeyi burada da burada da yaşanacak mı? Onu da bilmek lazım. Şimdi işte çeşitli kurumlardan görevlilerin olduğu söyleniyor. Bu kurumlardaki kişilerin görevden uzaklaştırılacak mı ya da alınacak mı? Çeşitli cezalara verilecek mi? Bunları takip etmek önemlidir diye düşünüyoruz” dedi.

    Ortaya çıkan sorunların çözümünün toplumsal dayanışmadan geçtiğinin altını çizen Tekin, “Bu karanlıktan kurtulmanın tek yolu toplumsal dayanışmayı arttırmak. Bu işin sessizlikle geçirilmesi çeteleri güçlendirir. Halkımızdan beklentimiz bu olayların normalleşmesini engellemektir. Bu çürümüşlüğe karşı yan yana gelmek ve toplumsal birlikteliği artıracak çalışmalar yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Elazığ’da yapılan operasyonda gözaltına alınan Yusuf Benler, serbest bırakıldı

    Elazığ’da yapılan operasyonda gözaltına alınan Yusuf Benler, serbest bırakıldı

    PİRHA- 5 Aralık sabahı Elazığ’da yapılan operasyonda gözaltına alınan Yusuf Benler, serbest bırakıldı.

    Elazığ’ın Sarıçubuk köyünde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 74 yaşındaki Yusuf Benler, Bingöl Emniyet Müdürlüğü’nde bir gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı.

    Benler ailesi, 74 yaşında olan Yusuf Benler’in kalp, şeker, tansiyon gibi kronik rahatsızlığı olduğunu duyurmuştu. Aile tarafından yapılan açıklamada, ev araması sırasında Benler’e ait pasaport, telefon ve flaş belleğe de el konulduğu aktarıldı.

    PİRHA/ELAZIĞ

     

  • Yusuf Bozkuş, Hakk’a yürüyüşünün 1. yıl dönümünde mezarı başında anıldı!

    Yusuf Bozkuş, Hakk’a yürüyüşünün 1. yıl dönümünde mezarı başında anıldı!

    PİRHA- Malatya HDP eski İl Eş Başkanı Yusuf Bozkuş, Hakk’a yüüyüşünün 1. yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

    Malatya HDP önceki dönem İl Eş Başkanı Yusuf Bozkuş, Hakk’a yüüyüşünün birinci yıl dönümünde mezarı başında anıldı. Anma programı, Akçadağ’ın Ören Mahallesi’nde bulunan Ören Mezarlığı’nda gerçekleştirildi.

    Düzenlenen anmaya DEM Parti Milletvekili Cemal Fırat ile birlikte çok sayıda partili ve Bozkuş’un yakınları katıldı. Programda, Yusuf Bozkuş’un siyasi mücadelesi ve bıraktığı miras üzerine konuşmalar yapıldı; dualar edilerek mezarı başında anma gerçekleştirildi.

    Katılımcılar, Bozkuş’un demokrasi ve barış mücadelesine vurgu yaparak anmayı sonlandırdı.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

     

  • Dersim’de yapılmak istenen baz istasyonuna öğrenci velilerinden tepki: Asla izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Dersim’de yapılmak istenen baz istasyonuna öğrenci velilerinden tepki: Asla izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonu yapılmasına Elif Güntaş İlkokulu öğrencilerinin velileri, basın açıklaması yaparak tepki gösterdi. Veliler “Baz istasyonuna asla izin vermeyeceğiz” dedi.

    Dersim’de Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonun mahalle içinde hem okul alanına hem de pazar alanına yakın olması nedeniyle yurttaşlar tepki gösteriyor.

    Baz istasyonu yapılmak istenen yerin 50 metre yakınında bulunan Elif Güntaş İlkokulu öğrencilerinin velileri, basın açıklaması yaptı. Veliler adına açıklamayı Songül Karaboğa okudu. Açıklamada Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri de katıldı.

    “HİÇBİR ŞEY MAHALLE HALKININ ONAYI OLMADAN GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ”

    Basın açıklamasından önce kısa bir konuşma yapan Emek Partisi Merkez Disiplin ve Denetleme Kurulu üyesi Mustafa Taşkale, ise şunları dile getirdi:

    “Tahsis edilen yer derhal kaldırılmalıdır, eğer kaldırılmazsa halkın iradesi geri geldiğinde sözleşmenin sonuçları ne olursa olsun baz istasyonunu buradan söküp atacağız. Hiçbir şey mahalle halkımızın onayı olmadan asla burada gerçekleştirilemez.”

    “YAŞAM ALANLARIMIZIN TAM ORTASINA YAPILAN BAZ İSTASYONUNU KABUL EDEMEYİZ”

    Güvenle yaşadığımız mahalleler elektromanyetik risk alanına dönüştüğünü belirten Songül Karaboğa, “Bizler iletişim teknolojisine karşı değiliz. Hepimiz konuşalım, haberleşelim istiyoruz. Ama yaşamın değeri, yaşamak ve geleceğe güvenle ulaşmak, sinyal gücünden çok daha yüksektir. Bilim insanları yıllardır uyarıyor. Uzun süreli elektromanyetik dalgaya maruz kalmak, baş ağrısı, uykusuzluk, kalp ritim bozuklukları ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Böylesi sağlık sorunlarına neden olan bir şeyin mahallemizin, yaşam alanımızın tam ortasına yapılmasını kabul edemeyiz. Bu istasyonlar neden okulların, apartmanların, sağlık merkezlerinin, kısacası yaşadığımız çevrenin yanı başına kuruluyor. Kimin izniyle, kimin için? Burada kurulmak istenilen baz istasyonunun çevresinde 1000’in üzerinde öğrenci eğitim-öğretim görmektedir. Bu nedenle, yerleşim alanlarına, okulların, parkların ve hastanelerin yakınına kurulması planlanan baz istasyonları derhal iptal edilsin. Bu mahalle bizim, bu yaşam bizim, bu mücadele hepimizindir. Baz istasyonuna asla izin vermeyeceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de mahallelinin tepkisi: Baz istasyonunu burnumuzun dibine kurmayın!-VİDEO

  • Dersim’de mahallelinin tepkisi: Baz istasyonunu burnumuzun dibine kurmayın!-VİDEO

    Dersim’de mahallelinin tepkisi: Baz istasyonunu burnumuzun dibine kurmayın!-VİDEO

    PİRHA-Dersim Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonunun yerleşim yerlerine yakın bir yere yapılmak istenmesine tepki gösteren yurttaşlar, “İnsanların sağlığını tehlikeye atılmasını istemiyoruz. İnsanların yaşamadığı yerlere kurulabilir” dedi.

    Dersim’de Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonun mahalle içinde hem okul alanına hem de pazar alanına yakın olması nedeniyle yurttaşlar tepki gösteriyor.

    “MAHALLEMİZDE BAZ İSTASYONU İSTEMİYORUZ”

    Yerleşim yerlerine yakın bir yere baz istasyonu yapılmasıyla insanların yaşam kalitesinin düşeceğini söyleyen İsmet Seçkin, “İnsanların sağlığının tehlikeye atılmasını istemiyoruz. Burada yapılmaması için dilekçemizi verdik. Herkesin duyarlı olup, tepki göstermeleri gerekiyor. Oysa baz istasyonu insanların yaşamadığı yerlere kurulabilir” dedi.

    Baz istasyonunun kurulmasını istemediğini belirten Elif Yıldız da, “Biz burnumuzun dibinde baz istasyonu kurulmasını istemiyoruz. Bütün mahallenin de buna karşı çıkması lazım” diye ifade etti.

    Baz istasyonunun yapılmasına karşı çıkacaklarını ifade eden Yıldız Gerçek ise, “Hayatın her alanında zulüm arttı. Biz baz istasyonunu mahallemizde istemiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’in Tavukî köylüleri kültür evi yapıyor: Kamuoyundan destek bekliyoruz-VİDEO

    Dersim’in Tavukî köylüleri kültür evi yapıyor: Kamuoyundan destek bekliyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesinin Tavukî  (Kardelen) köyündeki yurttaşlar, 2024 yılının Haziran ayında kültür evi yapımına başladı ancak inşaatı tamamlamak için kamuoyundan destek bekliyor. Kültür evinin köylüler arasında sürekli konuşulan ve bir eksiklik olarak hissedilen bir ihtiyaç olduğunu belirten Tavuki köyü Muhtarı Burhan Yıldız, “İnşaatımız şu anda yarım kalmış durumda o yüzden iş insanları ve sanatçılardan duyarlı olup bize hem maddi hem de manevi olarak destek olmalarını bekliyoruz” dedi.

    Dersim’in Hozat ilçesinin Tavukî (Kardelen) köyündeki yurttaşlar, 2024 yılının Haziran ayında kültür evi yapımına başladı. Köylüler kendi çabalarıyla kültür evinin kaba inşaatının bir kısmını bitirdi ancak geri kalan kısmını da tamamlamak için kamuoyundan destek bekliyor.

    Tavukî köyü muhtarı Burhan Yıldız, kültür evinin yapılma nedenlerini ve taleplerini PİRHA’ya anlattı.

    “KÖYLÜLERİMİZİN DESTEĞİYLE KABA İNŞAATIN BİR KISMINI BİTİRDİK”

    Kültür evinin köylüler arasında sürekli konuşulan ve bir eksiklik olarak hissedilen bir ihtiyaç olduğunu belirten Burhan Yıldız, “Son zamanlarda köylüler tarafından ortak kullanım alanının yokluğu daha fazla dillendirilmeye başlandı. Bu konuda çözüm üretmek istedik ve hem Türkiye hem de yurtdışında bulunan köylülerimizle fikir alışverişinde bulunduk. Kültür evinin yapılması hem ihtiyacın karşılanması hem de bizden sonra gelecek insanların da kullanabileceği bir alanı yaratmak için böyle bir adım attık. Kültür evinin yapımına 2024 yılının Haziran ayında başladık. Köylülerimizin verdikleri desteklerle kaba inşaatın bir kısmını bitirdik. Köyümüzde cenaze ve düğün yemekleri ile dışarıdan gelen misafirlerimizi ağırlayacağımız misafirhanemizin olacağı bir imkân yaratmak istedik” dedi.

    “KÜLTÜR EVİYLE BİRLİKTE KAYBOLAN DEĞERLERİ YENİDEN CANLANDIRMAK İSTİYORUZ”

    Kültür evi yapmalarının bir başka amacının da insanların arasındaki iletişim kopukluğunu ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Burhan Yıldız, “Kültür evini yaparken sadece özel günlerde kullanmak yerine yılın belli dönemlerinde burada gelenekselleşen festival gibi kültürel faaliyetleri de hayata geçirmek istiyoruz. İnsanlar arasında iletişim kopukluğu, kendi değerlerinden uzaklaşma ve kendi tarihine yabancılaşma söz konusu. Biz de kültür evini yaparken kaybolan değerleri tekrar canlandırmak için sembolik bir yapı haline getirmeyi düşünüyoruz” diye belirtti.

    “İŞ İNSANLARI VE SANATÇILARDAN DESTEK BEKLİYORUZ”

    Kültür evinin yapımının bitmesi için iş insanları ve sanatçılardan destek beklediklerini vurgulayan Yıldız, “Yapılacak kültür evi sadece Tavukî  köyünün faydasına olmayacak. Bize yakın birçok köyde kültür evinden faydalanabilir. İnşallah yaptığımız kültür evi her köye örnek olur ve zaman içerisinde yaygınlaşır. Tabi ki diğer köylerinde böyle bir düşüncesi olursa biz de imkânlarımız dahilinde onlara destek oluruz. İnşaatımız şu anda yarım kalmış durumda o yüzden iş insanları ve sanatçılardan duyarlı olup bize hem maddi hem de manevi olarak destek olmalarını bekliyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM