Etiket: 1. derece doğal sit alanı

  • Munzur Gözeleri’nin sit statüsünün düşürülmesine ilişkin karar iptal edildi

    Munzur Gözeleri’nin sit statüsünün düşürülmesine ilişkin karar iptal edildi

    PİRHA-18 Temmuz 2023 tarihli kararı ile statüsü düşürülerek, ‘Nitelikli Doğal Koruma alanı’ olarak ilan edilen Munzur Gözeleri, Erzincan İdare Mahkemesi tarafından “1. Derece Doğal Sit Alanı” olarak kalması gerektiği kararı verildi. 

    2003 yılında “1. Derece Doğal Sit Alanı” olarak tescillenen Dersim’in Ovacık ilçesindeki Munzur Gözeleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 18 Temmuz 2023 tarihli kararı ile statüsü düşürülerek, ‘Nitelikli Doğal Koruma alanı’ olarak ilan edilmişti. Bu karara karşı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından dava açılmıştı. 1 Kasım 2024 tarihinde ise Munzur Gözeleri’nde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmıştı.

    Erzincan İdare Mahkemesi tarafından Munzur Gözeleri’nin “1. Derece Doğal Sit Alanı” olarak kalması gerektiği kararı verildi.

    “BU KARAR DERSİM HALKININ KAZANIMIDIR”

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dersim İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada şunlar dile getirildi:

    “Hazırlanan bilirkişi raporunda Munzur Gözeleri ile ilgili; “Gerek flora ve fauna unsurları ve ekolojik yapısı gerekse de inanç merkezi olması itibariyle Munzur Gözeleri yüksek peyzaj ve sosyokültürel değere sahiptir ve bu değerleri açısından şimdi ve gelecek kuşaklar açısından kesin korunması gerekli bir alan niteliği taşımaktadır. Koruma statüsü değiştirilen alanda insan faaliyetlerinin kontrolsüz biçimde artmasına neden olacak piknik alanı gibi rekreasyonel tesis ve kullanımlara yönelik uygulamalar gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Korunması gereken alanları yapılaşmaya açan, doğal dengesinin ve korunması gerekli niteliklerinin bozulmasına ve tahribata uğramasına neden olan; koruma-kullanma dengesine aykırı olan bu tür uygulamalar alanda yoğun bir peyzaj tahribatına ve kirliliğe neden olarak Munzur Gözeleri’nin genel peyzajına ve ekosisteme önemli şekilde zarar vermektedir. Bu nedenle alanın koruma statüsünü değiştiren kararın iptal edilerek “Kesin Korunacak Hassas Alanlar” kapsamına alınması yürürlükteki koruma mevzuatı ve kamu yararı açısından uygun olacağı değerlendirilmektedir.” tespitine yer verilmişti.

    Daha sonra alanın bir kısmının Cumhurbaşkanı Kararıyla kesin korunacak hassas alan ilan edilmesi üzerine mahkemece ek bilirkişi raporu hazırlatılmış, ve hazırlanan ek bilirkişi raporunda da “Kesin Korunacak Hassas Alan olarak tanımlanan yerlerin, taşıdığı peyzaj, jeomorfolojik ve biyolojik özellikleri açısından kesin koruma ölçütlerini karşılayacak nitelikte doğru ve yerinde olduğu; ancak bu alana daha önce 17.07.2003 tarih ve 1409 sayılı karar ile 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilen bölümün de dahil edilmesiyle Kesin Korunacak Hassas alan olarak tanımlanmasının uygun olduğu,” değerlendirmesinde bulunulmuş ve daha önce 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilen Munzur Gözelerinin tamamının kesin korunacak hassas alan niteliği taşıdığı değerlendirmesinde bulunulmuştu.

    Bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda yer alan tespitlerden hareketle karar veren Erzincan İdare Mahkemesi, daha sonra Cumhurbaşkanı Kararıyla “kesin korunacak hassas alan” ilan edilen kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verirken, “nitelikli doğal koruma alanı” statüsü taşıyan kısımla ilgili; “Uyuşmazlıkta, Munzur Gözelerinin bulunduğu alanın peyzaj, jeomorfolojik, hidrojeolojik ve biyolojik çeşitlilik özellikleri açısından Kesin Korunacak Hassas Alan ölçütlerini karşılayacak nitelikte olduğu, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlar statüsünde olan ve kamu yararı açısından mutlak olarak korunması gereken bu alanın Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsünü devam ettirmesi halinde bir takım insan faaliyetlerine açılmasına, dolayısıyla koruma-kullanma dengesinin bozulmasına sebebiyet verileceği, Munzur Gözelerinin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilen bu kısmının da daha yüksek bir koruma statüsüne geçirilmesi gerektiği yukarıda aktarılan bilirkişi raporları ile açıkça ortaya konulduğundan, “Kesin Korunacak Hassas Alan” dışında bırakılan Munzur Gözelerinin diğer kısmının “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilmesine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” değerlendirmesinde bulunarak iptal kararı verdi.

    Munzur Gözeleri’nin kesin korunması gereken hassas alan yani 1.Derece Doğal Sit olması gerektiği Erzincan İdari Mahkemesi gereğince de onaylanmıştır. Bu karar TMMOB şahsında Dersim halkının kazanımıdır dayanışma büyütür, geliştirir, yaşatır.”

    PİRHA/DERSİM

  • Avukat Gamze Yentür: Dersim’deki kutsallar turizm adı altında yağmaya açılmış durumda!-VİDEO

    Avukat Gamze Yentür: Dersim’deki kutsallar turizm adı altında yağmaya açılmış durumda!-VİDEO

    PİRHA- Sermayenin çıkarları uğruna doğa kıyımının önündeki tüm yasal kısıtlamaların kaldırıldığını belirten Avukat Gamze Yentür, Dersim’deki doğa talanına dikkat çekti. Yentür, “Munzur sadece doğal güzellikleriyle bilinmiyor, Dersim’in ve bölgenin en önemli ziyaretgah alanlarından biri. Dolayısıyla burada yapılabilecek her türlü şey oradaki alanı bozmaya dönük olacaktır. Bölgemizdeki önemli yerler turizm adı altında yağmalanmaya başlandı” dedi.

    Maden ve taş ocakları, baraj ve hidroelektrik santrali projeleri, av ihaleleri, peyzaj projeleri ve orman yangınları ile yok edilmek istenen Dersim yeni talanlarla karşı karşıya. Son olarak Aleviler için önemli inanç merkezlerinden olan Munzur Gözeleri’nin doğal sit alanı statüsü, 1. dereceden 2. derece doğal sit alanı statüsüne düşürüldü.

    Munzur Gözeleri, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2003 tarihli kararı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise 28 Temmuz 2023 günü yayınladığı ilan ile Munzur ve Pülümür vadilerinin vadi tabanlarının ve Munzur Gözeleri’nin bulunduğu alanın ‘bakanlık makamının oluru’ ile ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ olarak tescillendiğini duyurdu. 29 Ağustos 2023 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Munzur ve Pülümür vadilerinin ‘Korunacak Nitelikli Alan’ ilan edildiği kararı Resmi Gazete’de yayınlandı.

    İktidarı Türkiye’de yaşamın her alanında sermaye yararını gözeterek dünyada süren yağmayı aşan biçimde doğal yaşamı şirketlerin özgürce at koşturdukları alanlar haline getirirken, oluşturulan havuzlardaki bir avuç şirketle büyük bir sömürü mekanizması kurdu. 22 yıllık iktidarlarında sermaye çıkarları uğruna doğa kıyımının önündeki tüm yasal kısıtlamaları kaldırıldı. Türkiye coğrafyasının tamamına yayılan yağma ile; su havzaları susuz bırakılırken, tarım arazileri işgal edildi. İktidar Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca hektar doğal yaşamı madenlere açarken, ormanlar ve meralar, enerji ve maden şirketlerinin yağma alanına dönüştü. Bu yağma süreçleri ise iktidar tarafından çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle ‘yasal yağma’ sürecine dönüştü.

    Munzur Gözeleri’ne yönelik müdahaleyi değerlendiren Menemen Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Avukat Gamze Yentür, ortaya çıkacak durumun ekolojik bir yıkıma yol açacağını belirterek, bölgenin sermaye uğruna yağmalandığını söyledi.

    “YAPILAŞMAYI BERABERİNDE GETİRECEK BİR KARAR”

    Munzur Gözeleri’nin nitelikli koruma alanı ilan edilmesi kararının yapılaşmayı da birlikte getireceğini söyleyen Yentür, “Munzur 2003 yılında birinci derece sit alanı olarak ilan edilmişti. 2023’te nitelikli koruma alanı olarak ilan edildi. Bu karar sadece devletin kararı değil, bölgedeki sermayenin de kararıydı, böyle bir başvuruları var. Sermayenin talebi karşılanmak istiyor. Nitelikli koruma alanına düşürülmesi yani ikinci derece sit alanına düşürülmesinin belli sorunları var. Bunlar sadece oradaki sermayenin büyümesi değil aynı zamanda projelerin de yapılabileceğinin önünü açan bir karar. Gölet, tarımsal sulama alanları, rüzgar enerjisi, güneş enerjisi ve yapılaşmaya izin verebilecek şekilde bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Buna Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bir dava açtı, geçtiğimiz günlerde de keşif yapıldı” diye konuştu.

    “YAPILACAK HER ŞEY MUNZUR’U BOZMAYA DÖNÜK!”

    Yentür, Munzur Gözeleri’nde 2022 yılında yapılan sözde peyzaj çalışmasının tahribatlarına da değinerek, “Bölgede Munzur’un kutsallığından kaynaklı insanların buraya dair bir hassasiyeti var. Munzur sadece doğal güzellikleri değil Dersim’in ve bölgenin en önemli ziyaretgah alanlarından biri. Dolayısıyla burada yapılabilecek her türlü şey oradaki alanı bozmaya dönük. Geçtiğimiz sene Munzur’a köprüler, oturma alanları yapılmıştı. O bile aslında suyun çıktığı alanı ve suyun geliş yönünü çok ciddi etkilemiş. Bu sene yerinde gözlemlerimizle kuraklıkla birlikte sularla azalma da söz konusuydu. Doğal kaynak suyu ve yağışlarla besleniyor” dedi.

    TURİZM ADI ALTINDA YAĞMA!

    Dersim’in kutsal ve önemli mekanlarının turizm adı altında yağmaya açıldığını ifade eden Yentür, ekolojik kırıma dair mücadelede çağrısında bulunarak, “Henüz dava süreci bitmiş değil. Bununla ilgili mücadele etmek gerekiyor. Dersim’in bağrından çıkıp sermayeleşmiş olsa dahi oradaki mevcut sermayenin de geri adım atması lazım. Dersim büyük bir ekolojik yıkım ile karşı karşıya. Birçok maden, baraj projesi var ve bunun 400’e yakın olduğu biliniyor. Bu şekilde bölgemizdeki önemli yerler turizm adı altında yağmalanmaya başlandı. Kontrolsüz bir turizm tanıtımı var. Aynı zamanda bölgenin kültürünü yok eden, yoran, zorlayan bir sürece dönmüş durumda. Bununla ilgili ilk başta biz dernekler olmak üzere metropolde, yurtdışında yaşayanlar bir mücadele hattı ortaya koyup bir şeyler yapmak lazım. Bölgedeki yıkıma karşı örgütlenmekten başka çare yok” diye belirtti.

    MUNZUR VADİSİ’NDEKİ PROJELERDEN BAZILARI

    Tunceli Valiliği’nin koordinesinde Fırat Kalkınma Ajansı (FKA) tarafından hazırlanan proje kapsamında Munzur üzerine çelikten köprüler inşa edildi.
    -Ovacık Topuzlu Köyü’ne 7024,46 hektar alandan altın, bakır ve molibden çıkarılması planlanıyor.
    -Karayonca Köyü’nde 11.625,72 hektar alanda yine altın, bakır ve molibden ocağı kurulması planlanıyor.
    -Geyiksuyu Köyü’nde 17.107,30 hektarlık alandan bakır ve gümüş madeni çıkarılacak.
    -Pülümür’de Erz Madencilik tarafından ruhsatı alınan ve yıllardır faaliyet gösteren Pülümür ilçesi Bağırpaşa dağı krom madeni sahası 4 bin hektar büyüklüğünde.
    -Pülümür ilçesi Karagöz yaylasında Dimin madencilik şirketinin ruhsat aldığı ve ÇED gerekli değildir kararının alındığı proje ise 1924 hektar büyüklüğüne sahip
    -Pertek ilçesinde yer alan Kolonkaya Köyü ve Yeniköy-Tozkoparan Köyü sahalarında iki farklı madencilik projeleri bulunuyor. Buradaki projeler için önceden Kanada Toronto merkezli Tigris Eurasia adlı madencilik şirketinin başvurduğu ve ruhsat aldığı bu şirketin Türkiye’de ki hisselerini Ravello Investment Group Limited’e devrettiği belirtiliyor.
    -Pertek ilçesi Yeniköy-Akbayır köyleri (Cankurtaran)  bölgesinden yer alan tepelerden başlayacak olan proje sınırları Tozkoparan köyü hudutlarının da bir kısmını içine alarak Çevirme ve Günboğazı sınırlarına kadar uzanacak. Şirketin yine bu sahada bakır, gümüş gibi önemli maddenler peşinde olduğu ve sondajlama çalışmaları yürüteceği biliniyor.
    -1985 yılında Mercan Suyu üzerinde kaçak şekilde inşa edilen Meran Regülatörü ve HES projesi bulunuyor.
    -17 Ağustos 2009’da su tutum işlemi yapılan Uzunçayır Barajı ve HES
    -Dinar Çayı üzerinde inşa edilen Dinar regülatörü ve HES
    -Peri suyu üzerinde Seyrantepe Barajı ve HES
    -Tatar Barajı ve HES
    -Pembelik Barajı ve HES

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

  • ‘Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün 2. dereceye düşürülmesi hukuka uygun değil’-VİDEO

    ‘Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün 2. dereceye düşürülmesi hukuka uygun değil’-VİDEO

    PİRHA-1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilen Munzur Gözeleri 2. Derece Doğal Sit Alanı’na düşürüldü. TMMOB Dersim İKK Sekreteri Uğur Beycan, Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün ikinci dereceye düşürülmesinin hukuka uygun olmadığını söyledi. DAM Yönetim Kurulu Üyesi Selman Yeşilgöz ise “Munzur Vadisi rant çevrelerinin ve oralarda ticaret yapmak isteyenlerin de gözdesi haline geldi. Bu talan mantığını bertaraf etmenin tek yolu tüm Dersimlilerin ortak bir mücadele etmesi gerekiyor” dedi. 

    2003 yılında “1. Derece Doğal Sit Alanı” olarak tescil edilen Munzur Gözeleri’nin koruma statüsü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararıyla ikinci dereceye düşürülmüştü. Karar, 28 Temmuz 2023 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı internet sitesinde yayımlanmıştı.

    TMMOB, Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünü ikinci dereceye düşüren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi için dava açmıştı. Dava kapsamında bugün saat 14.00’te Munzur Gözeleri’nde keşif yapılacak.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dersim İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Uğur Beycan ve Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Yönetim Kurulu Üyesi Selman Yeşilgöz, Munzur Gözeleri’nin, 2. Derece Doğal Sit Alanı’na düşürülmesini ve 1 Kasım’da Munzur Gözeleri’nde yapılacak keşif hakkında PİRHA’ya konuştular.

    “MUNZUR VADİSİNİN TAMAMININ KORUNACAĞI ANLAMINA GELMİYOR”

    TMMOB olarak Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün ikinci dereceye düşürülmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava açtıklarını söyleyen TMMOB Dersim İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Uğur Beycan, “Munzur Gözeleri’nde ekolojik alanda yaratacağı tahribat ve rantlaşmanın önünü açacağından dolayı yürütmeyi durdurma kararı alınmasına dair Erzincan İdari Mahkemesi’nde dava açtık. Kesin korunacak hassas bölge koruma statüsü, tabiri caizse çivi çakılmayacak, ‘korunacak bölge’ anlamına geliyor. Kararnamede yayınlanan nitelikli koruma alanı statüsündeki verilen koordinatlar, bir bütün olarak Munzur Vadisi’nin tamamının koruma statüsü altına alınmış anlamına gelmiyor. Kesin korunacak alandan nitelikli koruma statüsüne geçildiğinde baraj ve hidroelektrik santrali yapamıyorsunuz ama yöre balıkçılığı işletmeciliği, sulama göletleri, güneş enerjisi santralleri, kum ve çakıl eleme şantiyeleri, maden faaliyetleri yürütebiliyorsunuz. Munzur Nehri’nin sağından ve solundan itibaren o bölge alanında turizmi, günübirlik yapılaşmaları açabiliyorsunuz” dedi.

    “BU DAVA TÜM DERSİM HALKININ DAVASIDIR”

    Yani bir bütün baktığımız zaman aslında rantın önünü açan, doğayı korumayan ve sürdürülemez bir yaşamı modelleyen bir yasal düzenleme olduğunu belirten Beycan, “Munzur Gözeleri, aynı zamanda Dersim halkı için inanç merkezi. Munzur Gözeleri’nin hem inanç merkezi olması hem de ekolojik bir güzellik barındırmasından dolayı sadece bilimsel araştırmaların yapılması gereken bir yer. Bilirkişi heyeti tarafından saat 14.00’te Munzur Gözeleri’nde keşif yapılacak, biz de TMMOB olarak davacı kurum olarak orada olacağız. TMMOB davacı kurum ama aslında bu dava tüm Dersim halkının davasıdır. Tüm halkımızı Munzur Gözeleri ve Munzur Vadisi’nin etrafında yasal yöntemlerle ön açıp rantsal alana çevirme noktasında bir bariyer çekme pratiğinde kenetlenmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

    “TÜM DERSİMLİLERİN ORTAK MÜCADELE ETMESİ GEREKİYOR” 

    1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilen Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün ikinci dereceye düşürülmesinin Munzur ve Pülümür vadilerini ranta açma politikasının ön ayağı olduğunu ifade eden DAM Yönetim Kurulu Üyesi Selman Yeşilgöz de şunları dile getirdi:

    “Dersim gibi bölgeler turizm alanlarına dönüştürülerek ranta açılıyor. Bu rantın da kendi taraftarlarına verilerek buralar ticarileştiriliyor. 1972’li yıllarda Türkiye’nin ilk milli parklarından olan Munzur Vadisi’nin son yıllarda görünür hale gelmesiyle beraber rant çevrelerinin ve oralarda ticaret yapmak isteyenlerin de gözdesi haline geldi. Munzur Gözeleri ve Munzur Vadisi birileri için rant ve ticari alan olabilir ama Dersimliler için Munzur Gözeleri bir yaşam kaynağıdır ve bir inanç merkezidir. Bu talan mantığını bertaraf etmenin tek yolu tüm Dersimlilerin ortak bir mücadele etmesi gerekiyor. Dersim halkını, yerel yöneticileri, siyasi partileri, meslek odalarını ve demokratik kitle örgütlerini Munzur Gözeleri’ne bekliyorum.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Munzur ve Pülümür Vadileri ‘kesin korunacak hassas alan’ ilan edildi
    -TMMOB, Bakanlık Kararının Munzur Gözeleri ile ilgili kısmının iptali için dava açtı
    -Dersimlilerden hükümete tepki: Kutsal mekânlarımıza dokunmayın!-VİDEO
    -Avrupa’daki Alevi örgütlerinden ve Dersim derneklerinden ‘Munzur Gözeleri’ açıklaması
    -DAD Eş Başkanı Doğan’dan Munzur Gözeleri’nde keşif planına tepki: Kutsalımıza sahip çıkacağız-VİDEO

  • DAD Eş Başkanı Doğan’dan Munzur Gözeleri’nde keşif planına tepki: Kutsalımıza sahip çıkacağız-VİDEO

    DAD Eş Başkanı Doğan’dan Munzur Gözeleri’nde keşif planına tepki: Kutsalımıza sahip çıkacağız-VİDEO

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescil edilen Munzur Gözeleri’nin 2. Derece Doğal Sit Alanı’na düşürülmesinin devlet aklının Alevi inancını yok etme gayretinin bir parçası olduğunu vurguladı. Doğan, “Acaba gelecekte burayı da bir meta olarak algılayıp pazarlayacaklar mı ya da yapılaşmaya mı açacaklar? Dersim halkını, 1 Kasım’da yapılacak keşifte Munzur Gözeleri’ne gelerek inancına sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz” dedi.

    2003 yılında “1. Derece Doğal Sit Alanı” olarak tescil edilen Munzur Gözeleri’nin koruma statüsü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararıyla ikinci dereceye düşürülmüştü. Karar, 28 Temmuz 2023 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı internet sitesinde yayımlanmıştı.

    TMMOB, Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünü ikinci dereceye düşüren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi için dava açmıştı. Dava kapsamında 1 Kasım’da Munzur Gözeleri’nde keşif yapılacak.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Munzur Gözeleri’nin, 2. Derece Doğal Sit Alanı’na düşürülmesini ve 1 Kasım’da Munzur Gözeleri’nde yapılacak keşif hakkında PİRHA‘ya konuştu.

    “MUNZUR GÖZELERİ’Nİ YAPILAŞMAYA MI AÇACAKLAR?”

    Munzur Gözeleri’nin Dersim coğrafyasının en önemli inançsal mekânlarından olduğunu ifade eden Kadriye Doğan, “Munzur Gözeleri bizim kutsalımızdır, efsaneleriyle halkın binlerce yıldır oraya niyaz olmasıyla ve yakın zamana kadar da yöre halkının çıplak ayakla basmaya kıyamadığı kutsal bildiği bir sudur. Bunun eril sistem tarafından mülkiyet olarak algılanıp 1. Derece Doğal Sit Alanı iken 2. Derece Doğal Sit Alanı’na dönüştürülmesi bize şunu düşündürüyor. Acaba gelecekte burayı da bir meta olarak algılayıp pazarlayacaklar mı? Yapılaşmaya mı açacaklar? Çok yoğun turizme mi açacaklar? Zaten şu haliyle bile o yapılan ahşap yollar bile onun doğasına dokusuna çok uygun olmamak birlikte, bunun önünün açılacağı kaygısını duyuyoruz” dedi.

    “Munzur Gözeleri bizim açımızdan korunması, dokunulmaması gereken bir mekândır” diyen Doğan şöyle devam etti:

    “Munzur Gözeleri’nin 2. Derece Doğal Sit Alanı’na düşürülmesini devlet aklının Dersim inancı ve coğrafyasına saygısızlığı, asimilasyon ve yok etme gayretinin ikinci bir tezahürü olarak algılıyoruz. Alevi inancını kutsallarıyla birlikte gelecek kuşaklara aktaracağız. Dersim halkı, inanç sahipleri ve Yol, erkan sürdürenler buna asla izin vermeyecektir.”

    “KEŞİF ESNASINDA LOKMALARIMIZLA MUNZUR GÖZELERİ’NDE OLACAĞIZ”

    Munzur Gözeleri’nin 2. Derece Doğal Sit Alanı’na düşürülmesine verilen tepkinin yerinde olduğunu belirten Doğan, “TMMOB’un açtığı dava çok kıymetli. Aslında keşif yapılmasına hiç gerek yok çünkü devlet aklı Munzur Gözeleri’nin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Yapılan çağrı çok kıymetli, biz de Demokratik Alevi Dernekleri olarak keşif esnasında lokmalarımızla Munzur Gözeleri’nde olacağız ve kutsalımız olduğunu belirteceğiz. Tüm toplumsal kesimleri, Dersim’de yaşayan Alevi inancının tüm sahiplerine de Munzur Gözeleri’ne gelerek inancına sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz. 1 Kasım’da orada olalım Munzur Gözeleri bizim kutsalımızdır, kutsalımıza sahip çıkalım” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Munzur ve Pülümür Vadileri ‘kesin korunacak hassas alan’ ilan edildi
    -TMMOB, Bakanlık Kararının Munzur Gözeleri ile ilgili kısmının iptali için dava açtı
    -Dersimlilerden hükümete tepki: Kutsal mekânlarımıza dokunmayın!-VİDEO
    -Avrupa’daki Alevi örgütlerinden ve Dersim derneklerinden ‘Munzur Gözeleri’ açıklaması

  • Alevilerin kutsal mekânı Munzur Gözeleri’nde iş makineleri çalışma yapıyor

    Alevilerin kutsal mekânı Munzur Gözeleri’nde iş makineleri çalışma yapıyor

    PİRHA-Erzurum Koruma Kurulu’nun 1. Derece doğal SİT alanına ilişkin ilke kararlarına rağmen Alevilerin kutsal mekânlarından Munzur Gözeleri’nde özel şahıs tarafından iş makineleri çalışma yapıyor.

    Erzurum Koruma Kurulu’nun 1. Derece doğal SİT alanına ilişkin ilke kararlarına rağmen Dersim’in Ovacık ilçesinde bulunan ve yöre halkı tarafından kutsal kabul edilen Munzur Gözeleri’ndeki rekreasyon projesi, Danıştay 13. Dairesi’nde açılan dava sonucu iptal edilmişti.

    Ancak Dersim’in doğasına yapılan talan politikaları tüm hızıyla devam ediyor. Erzurum Koruma Kurulu’nun 1. Derece doğal SİT alanına ilişkin ilke kararlarına rağmen Munzur Gözeleri’nde özel şahıs tarafından iş makineleri çalışma yapıyor.

    PİRHA/DERSİM