Etiket: 1 mayıs 1977

  • 1 Mayıs 1977’de hayatını kaybedenler Kazancı Yokuşu’nda anıldı- VİDEO

    1 Mayıs 1977’de hayatını kaybedenler Kazancı Yokuşu’nda anıldı- VİDEO

    PİRHA – 78’liler Girişimi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenerek 1 Mayıs 1977’de hayatını kaybedenleri Kazancı Yokuşu’nda andı. Açıklamada Taksim Meydanı’nın kamusal alan olduğu hatırlatılarak 1977 1 Mayıs’ında hayatını kaybeden 41 kişinin anısına anıt dikilmesi istendi.

    78’liler Girişimi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenerek 1 Mayıs 1977’de hayatını kaybedenleri Kazancı Yokuşu’nda andı. Açıklamayı 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can okudu. Açıklamada şunlara yer verildi:

    “47 YILLIK HESAP HALA SORULMADI”

    “Sayın İmamoğlu,

    Taksim’de Kazancı Yokuşunda, 41 arkadaşımız 1 Mayıs 1977 yılında ‘karanlık’ muktedirlerin kahrolası ‘yüksek’ politikaları gereğince ‘alçakça’ katledildi. Arkadaşlarımızın kanları bu meydanda aktı, Kazancı Yokuşunda aktı, şimdilerde betonlaştırılmış bu meydanın toprağına, ağacına, yeşiline karıştı arkadaşlarımızın kanı. 47 yıllık hesaptır bu, sorulmadı hala. Adlarına bir anıt bile dikilmedi. Denebilir ki “sözsüz ve yazısız” bir antlaşmayla tarihe havale edildi. Bu meydanda katledilen arkadaşlarımızı, toprağın altında, ardımızda; Ahmet Arif’in deyişiyle, ‘öyle mahzun, öyle garip’ unutup gidemeyiz! Sizin bizi anladığınıza inanıyoruz.

    “TAKSİM BİR KAMUSAL ALAN!”

    Sayın İmamoğlu,

    Taksim bir kamusal alan! Bir özgürlük alanı! Dünyanın her ülkesinde böyle alanlar var.

    Moskova’da Kızıl Meydan, Pekin’de Tiananmen Meydanı, Paris’de Concorde Meydanı, Venedik’de San Marco Meydanı, New York’da Times Meydanı, Londra’da Trafalgar Meydanı, Prag’da Eski Şehir Meydanı ve İstanbul’da Taksim Meydanı, bu meydanlar içinde başta gelenleridir. Modern zamanların kamusal alanları bu gibi meydanlardır. Çağdaş insan itiraz eden insandır. İnsanlar bu meydanlarda itiraz ettiler. İtiraz edenler katledildi. Meydanlar yasaklandı. Ancak devran döndü, bu meydanlar kamusal özgürlük meydanı oldu. Toprağa düşenler adına bu meydanlarda anıtlar dikildi. Onlar demokrasi ve özgürlük kahramanları olarak anıldı. Şu önemli Sayın Başkan, çünkü yerel yönetimler çoğu kez iktidarcı güçlere rağmen bu gelişmeyi sağladı.

    “41 ARKADAŞIMIZIN ANISINA BİR ANIT DİKİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Sayın İmamoğlu,

    Yeni düzenlemede, Taksim meydanının 1 Mayıs Meydanı olarak kamusal özgürlük alanı olarak korunmasını, Taksim Meydanının kamusallığını bitirme “uğursuzluğunu” engellemenizi istiyoruz. Özgürlük meydanlarını, Türkiye’nin ilerici insanlığına zulüm ve yasaklar meydanı olmaktan çıkarmanızı, 1 Mayıs 1977’de Kazancı yokuşunda hayatını kaybeden 41 arkadaşımızın anısına bir Anıt dikilmesini istiyoruz.

    Sayın İmamoğlu,

    Taksim’in taşına toprağına, ağaçlarına, yüzyılların Sular İdaresi duvarlarına, milyonların yıllar ve yıllarca söylediği özgürlük şarkıları sinmiştir. 78 kuşağının kayıplarıyla, yaşayanlarını ve halkı özgürlük Meydanı’nda buluşturmanın zamanıdır. ‘Hiçbir şey boşuna yaşanmadı’ demenin zamanıdır ve biz bu deyişi sizden duymak istiyoruz Sayın İmamoğlu!”

    Anma programı Kazancı Yokuşuna bırakılan karanfillerle son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kanlı 1 Mayıs’ta yaşamını yitirenler Kazancı Yokuşu’nda anıldı-VİDEO

    Kanlı 1 Mayıs’ta yaşamını yitirenler Kazancı Yokuşu’nda anıldı-VİDEO

    PİRHA-1 Mayıs 1977 günü Taksim’de yapılan katliamın 46’ıncı yılında sendikalar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri hayatını kaybeden emekçileri Kazancı Yokuşu’nda düzenledikleri program ile andı.

    DİSK, KESK, TMMOB, TTB, TDB’den oluşan 1 Mayıs Tertip Komitesi, 1 Mayıs 1977 tarihinde yaşamını yitirenleri Kazancı Yokuşu’nda bir araya gelerek andı. “Yaşasın 1 Mayıs, biji yek gulan”, “1 Mayıs şehitleri ölümsüzdür”, “Faşistlerden hesabı emekçiler soracak” sloganları atıldığı anmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Oya Ersoy, Züleyha Gülüm ve Musa Piroğlu da katıldı.

    Burada bir konuşma yapan DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, her yıl burada olmanın ve 1977’de hayatlarını kaybedenleri anmanın sadece bir anıyı ve geleneği yaşatmak olmadığını belirterek, “Bu aynı zamanda geleceğe dair, aynı zamanda ülkemizin aydınlık geleceğini kurmaya dair kararlılığımız ve irademizi ortaya koyması açısından da önemli” dedi.

    Öte yandan, karanfil bırakılmasının ardından Şişhane’deki anmaya doğru yürüyüşe geçmek isteyenler polis tarafından engellendi.

    “KATLİAMIN SORUMLULARINA DOKUNULMADI”

    Kazancı Yokuşu’ndaki ikinci anma ise saat 13.00’te 78’liler Derneği’nin öncülüğünde gerçekleştirildi. İkinci anmaya HDP Milletvekili Musa Piroğlu’nun yanı sıra Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker de katıldı.

    78’liler Derneği Sözcüsü Celalettin Can yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

    “Katliamın ardından 46 yıl geçti. Gerçek şu ki, devleti yöneten asli gücün, 1 Mayıs Katliamı’nın faillerine dokunmadığına, failleri gizlediğine ve koruduğuna tarih tanıktır. Sadece 1 Mayıs Katliamı’na mı? Faili meçhul görünen ama “faili” belli bütün benzeri katliamların faillerine dokunmadığına, faillerin gizlendiğine ve koruduğuna da tarih tanıktır. On yıllardır korunan bu halk düşmanlarından kurulu suç düzeninin muhatabı, sanığı ve tanığıyız biz!

    Tarihi tecrübe bize katliamların “devlet yönetim tarzı” olarak önünün açıldığı ve faillerinin de korunduğunu öğretiyor. Asıl yüzleşmemiz, hesaplaşmamız ve aşmamız gereken de bu!

    Sözün özü, Taksim’de Kazancı Yokuşu’nda 35 insanımız, katil muktedirler ve cuntacı asker-sivil zümrenin kahrolası ‘yüksek’ politikalarının gereği olarak katledildiler. Son derece önemli ve kritik özellikler taşıyan seçimler üzerinden bir zamana giriyor ülke. 1 Mayıs’ı en güzel dünya idealinin habercisi olarak gören biz 78’liler ve işçi, emekçi, yurttaşlar 1 Mayıs kutlamalarında seçimlere katılan partilere ve özel olarak olası iktidar partisine/partilerine sesleniyoruz: 1 Mayıs 1977 Katliamı’nın suçluları ve güçlüleri yargılansın! Katledilenlerin anısına Taksim 1 Mayıs alanı/Kazancı Yokuşu başına bir anıt yapılsın! Taksim meydanı, 1 Mayıs meydanıdır, yasallaşsın!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kanlı 1 Mayıs’ta hayatını kaybedenler Kazancı Yokuşu’nda anıldı-VİDEO

    Kanlı 1 Mayıs’ta hayatını kaybedenler Kazancı Yokuşu’nda anıldı-VİDEO

    PİRHA-Taksim Kazancı Yokuşu’nda 1 Mayıs 1977 tarihinde açılan ateş sonucu katledilen 42 kişiyi anan 78’liler Girişimi, HDK, HDP ve Karşı Sanat Çalışmaları açıklama yaptı. Açıklamada, “Türkiye 1 Mayıs 1977 Katliamı’nın hesabını soramadı. Başka bir halkın acılarına duyarlılık geliştiremeyen bir halkın zamanla kendi acılarına karşı da duyarlılık geliştiremeyeceği gerçeğiyle yüzleşmek için zaman hala geç değildir” ifadelerini kullandı.

    78’liler Girişimi’nin çağrısıyla Taksim Kazancı Yokuşu’nda bir araya gelen Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Karşı Sanat Çalışmaları 1 Mayıs 1977 tarihindeki açılan ateş sonucu yaşamını yitiren 42 kişiyi andı. Açıklamaya 78’ler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol ile çok sayıda kişi katıldı.

    “DARBE ŞÜPHELİSİ SUBAYLAR YARGILANMADAN EMEKLİYE SEVK EDİLDİLER”

    78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can‘ın okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “12 Eylül darbesinin başlıca gerekçesi 1 Mayıs ve diğer terör vakalarını açığa çıkarmak ve cezalandırmaktı. Aradan 45 yıl geçti, 1 Mayıs Katliamı’nın suçluları ve güçlüleri açığa çıkarılıp yargılanmadı. Ordu Komutanı Orgeneral Namık Kemal Ersun söz konusu darbe girişimini hazırlama ile ilgili şüpheli idi. O ve beraberinde re’sen emekliye sevk edilen 200 subay darbe şüphelisi oldukları halde yargılanmadan emekliye sevk edildiler.

    Ölümlerin önemli bir kısmı Kazancı Yokuşu’nun başında park edilen kamyonet ile panzer baskısının arasında sıkışma sonucu gerçekleşti. Panzerleri halkın üzerine sürme emrini verenler ve panzerleri halkın üzerine sürenlerle ilgili bir soruşturma açılmadı. 1 Mayıs Davası iddianamesini hazırlayan 5 Toplum Suçları Savcısı Çetin Yetkin’in hazırladığı iddianame de 1 Mayıs 1977 Katliamı, ‘yurt ve insanlık düşmanı karanlık güçler ve emniyet mensuplarının da yarattığı panik, korku ve kusurlu davranışlar sonucunda 35 kişi öldürülmüş, 126’yı aşkın kişi de yaralanmıştır’ diye yazıyor.

    “TÜRKİYE, 1 MAYIS 1977’İN HESABINI SORAMADI”

    29 yıl karanlıkta kalan 1 Mayıs 1977 Katliamı’nın aydınlatılması için DİSK Davaları Avukatı Rasim Öz’ünde içinde olduğu bir grup Avukat, bir grup mağdur ve geniş 78’li katılımcı, Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde İçişleri Bakanlığı’na başvuruldu. Talebimiz katliam günü görevli olan tüm resmi-sivil güvenlik ve istihbarat görevlilerin kimliklerinin tarafımıza bildirilmesi idi….

    Katliam tarihi üzerinden 45 yıl, katliamın aydınlanması için başvuru tarihi üzerinden de 16 yıl geçti. Türkiye 1 Mayıs 1977 katliamının hesabını soramadı. İstanbul Üniversitesi, Sivas, Balgat, Bahçelievler, Maraş, Çorum katliamlarının da hesabını soramadı. Başka bir halkın acılarına duyarlılık geliştiremeyen bir halkın zamanla kendi acılarına karşı da duyarlılık geliştiremeyeceği gerçeğiyle yüzleşmek için zaman hala geç değildir. 1 Mayıs 1977 katliamını unutmadık.”

    “TOPLUMU ZAPTURAPT ALTINA ALMAK İSTİYORLAR”

    Daha sonra söz alan HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol ise “Sermaye ve çıkarlarını koruyan devlet yapıları, işçi sınıfının değiştirme gücünden korkuyorlar. Korkmakta haklılar. Çünkü onlar toplumu zapturapt altına almak istiyorlar. Boğun eğdirmek ve köleliğe mahkum etmek istiyorlar. İşçiler ve emekçiler, bunun kader olmadığını eşit ve özgür bir toplumda yaşamanın mümkün olduğunu olduğun söyleyen en dinamik güçtür” dedi.

    “DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da “77 Katliamı, 80 darbesine giden sürecin temel taşlarından biriydi. Tıpkı Maraş, Çorum gibi halkı terörize etmek ve büyüyen devrimci ve demokrasi hareketini durdurmak amaçlandı. İktidarın neler yapabileceği ile tekrar yüzleşiyoruz. 7 Haziran ve 1 Kasım’a giderkenki süreçte iktidarların halkalara yönelik ne tür katliamlara başvurduğunu gördük. Ankara, Suruç, Antep’i gördük. Bir dizi katliam ile birlikte iktidarın oylarını nasıl artırdığını gördük. HDP’ye açılan dava ve operasyonlar ile iktidar ayakta kalma çabası veriyor. Bugün de baskı ve zulüm ile halkın üzerin gidiyorlar. Polis terörü, halkın demokratik haklarını savunmasını engellemek içindir. Zulüm şu ana kadar sökmedi. Baskıya da diz çökmedik. Bundan sonra da diz çökmeyeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA / İSTANBUL