Etiket: 10 ekim anması

  • Gar Katliamı Elazığ’da lanetlendi: Ambulansları geciktirip, biber gazı sıkanları unutmadık!-VİDEO

    Gar Katliamı Elazığ’da lanetlendi: Ambulansları geciktirip, biber gazı sıkanları unutmadık!-VİDEO

    PİRHA- IŞİD çetelerinin gerçekleştirdiği Ankara Gar Katliamı Elazığ’da lanetlendi. Yapılan açıklamada, “Katliamın yaşandığı alana ambulansların girmesini geciktirip, alana önce TOMA’ları sürenleri, yaralılara gaz sıkma emri verenleri unutmadık. Katliam sonrası anket yapıp oylarının ne kadar arttığını araştıranları unutmadık” denildi. 

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı 9. yılında Elazığ’da protesto edildi, katledilen 104 insan anıldı.

    Hozat Garajı’nda yapılan açıklamayı Eğitim Sen Temsilcisi Ali Yeşiltepe okudu. Yeşiltepe, 104 canımız aramızdan koparılırken yüzlerce insanımız fiziksel, yüzbinlerce insanımız ruhsal olarak yaralandı. Gar katliamı, Türkiye tarihinin en büyük katliamı olarak kapkara bir sayfa olarak tarihimize geçti” dedi.

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Katliamın ardından başlayan dava sürecinde birileri o karanlık sayfa hiç aydınlatılmasın diye elinden geleni yaptı. Yapmaya devam ediyor. Ama dava süreci acılı ailelerimizin, avukatlarımızın ısrarlı çabaları ile tüm dünya kamuoyunun gündemine girdi.
    10 Ekim Davası tutuklu sanıklar yönünden 9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verilerek karara bağlandı. Ana dosyadan ayrılan firari sanıkların yargılandığı dosya Türkiye’nin ilk ve tek insanlık suçu yargılaması olarak tarihe geçti.
    1 Temmuz 2024’te görülen duruşmada ise ülkede yaşanan en büyük katliama ilişkin ikinci kez karar verildi. Ne yazık ki mahkeme “İnsanlığa karşı suç işlenmiştir’ diyemedi. Dosyayı IŞİD’i aklayarak kapatmak istedi.

    Buradan tekrar altını çiziyoruz. Bu dava bizler için bitmemiştir. Katliamın sadece maşası olanlara, tetikçilere ceza verilmesi yeterli değildir. Bizler en başından beri katliamın arka planın aydınlatılmasını, katliamın gerçek sorumluların yargılanmasını istiyoruz.
    Mahkeme tutanakları tarihe yazılan gerçeklerin üstünü örtemez. 9 yıldır milyonların gözünün önünde yaşanan gerçekleri unutmadık, unutturmayacağız.

    * Katliam sorumluları 10 gün önce tespit edilmesine rağmen hiçbir işlem yapmayanları unutmadık.
    * Yol kontrollerini kaldırarak katillere adeta koridor açanları unutmadık.
    * Saldırı olacağı istihbaratını miting tertip komitesinden gizleyenleri unutmadık.
    * Katliamın yaşandığı alana ambulansların girmesini geciktirip, alana önce TOMA’ları sürenleri, yaralılara gaz sıkma emri verenleri unutmadık.
    * Katliam sonrası anket yapıp oylarının ne kadar arttığını araştıranları unutmadık.
    * IŞİD’e “öfkeli gençler” diyerek, “kokteyl örgüt” diyerek davayı sulandırmaya çalışanları, katliamın delilerini saklayanları ve onları terfi ettirenleri unutmadık.
    * Soruşturma dosyası savcılarının bizlerden sakladığı 9 klasör dava evrakının adliye koridorlarında şans eseri bulunmasını unutmadık.
    En önemlisi barış karanfillerimize verdiğimiz sözü unutmadık.
    Bu topraklarda katliamlar ile hesaplaşmak için mücadele verenlerin karşısına dikilen duvarları, konulan engelleri en iyi bizler biliyoruz.
    Barış karanfillerimize sözümüz var. O duvarların tuğlalarını çekip çıkaracağız.
    10 Ekim katliamında rolü olan, görevini ihmal eden, katliama yol veren, hangi mevki ve makamda olursa olsun tüm sorumlular yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar adalet yürüyüşümüzü hep birlikte sürdüreceğiz.
    10 Ekim katliamının unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz.
    Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz barış şehitlerimizi saygı ve özlemle anarken sözümüzü bir kez daha yineliyoruz.
    Bu toprakları katliamlarla, faili meçhul cinayetlerle anılmaktan çıkarıp barış ve demokrasiyle taçlandırarak yitirdiğimiz canlarımıza, yoldaşlarımıza, karanfillerimize armağan edeceğiz.
    Er ya da geç, sorumlular cezalandırılacak; emek kazanacak, demokrasi kazanacak, barış kazanacak!

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Gar Katliamı Antalya’da lanetlendi: Katillere adeta koridor açanları unutmadık-VİDEO

    Gar Katliamı Antalya’da lanetlendi: Katillere adeta koridor açanları unutmadık-VİDEO

    PİRHA- 9 yıl önce Ankara Gar Meydanı’nda canlı bomba IŞİD çetelerinin kendini patlatması sonucu yaşamını yitiren 104 insan Antalya’da anıldı. Yapılan açıklamada, “Katliam sorumluları 10 gün önce tespit edilmesine rağmen hiçbir işlem yapmayanları unutmadık. Yol kontrollerini kaldırarak katillere adeta koridor açanları unutmadık. Saldırı olacağı istihbaratını miting tertip komitesinden gizleyenleri unutmadık” denildi. 

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 9 yıl önce Ankara Gar Meydanı’nda canlı bomba IŞİD çetelerinin kendini patlatması sonucu yaşamını yitiren 104 insanı andı, katliamı lanetledi.

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk’ün okuduğu açıklamada, “Cumhuriyetin 100 yıllık tarihinin en büyük katliamı olan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı üzerinden koca 9 yıl geçti… 10 Ekim 2015’te düzenlediğimiz “Emek, Barış Ve Demokrasi Mitingi”ne yapılan saldırıda 104 arkadaşımızı yitirdik, 500’e yakın arkadaşımız ise yaralandı. Aradan geçen 9 yılda patlamadan kaynaklı çok sayıda arkadaşımız farklı organ kayıplarıyla hayatlarını devam ettirmeye çalışmaktadır” denildi.

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “9 yıl herkesi aynı şekilde etkilemedi elbette. Yüreğimiz kan ağlarken birileri statlarda barış karanfillerimizi yuhalattı, insanlık suçları işleyen cani bir örgüte selam yolladı! Bizler ülkemizin geleceğine kara bir leke olarak düşen katliamda yitirdiklerimizi birer birer toprağa defnettiğimiz sıralarda katliamı önlemek bir yana adeta yol veren iktidar anketlerle oy hesabı derdine düştü. Katliam milyonların ruhunda, yüreğinde derin yaralar açarken, acının bir nebze olsun hafiflemesi için katliamın gerçek sorumlularının yakalanmasını beklerken yetkililer “kokteyl örgüt” diyerek ilk karartmayı yaptılar! Barış karanfillerimizin aileleri, yakınları, avukatları ve biz mücadele arkadaşları katliamın gerçek suçlularının açığa çıkması için kılı kırk yararak belge ve delil ararken idareciler delilleri “dolaplarda unuttular”, kimisini de imha ettiler!

    “KATLİAM GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”

    10 Ekim katliamından önce aynı merkezden planlandığı düşünülen 5 Haziran 2015 Diyarbakır ve 20 Temmuz 2015 Suruç katliamları yaşandı. Her üç katliamın sadece planlaması değil sözümüz ona “ihmaller zinciri” de büyük benzerlikler taşımaktadır. Her ne hikmetse her üç katliamın öncesinde güvenlik güçleri ortadan kaybolmuş, arama noktaları kaldırılmıştır! Her üç katliamın dava süreci de birkaç maşaya ceza verilerek kapatılmak istenmektedir. Ve katliamlar zincirinin iktidarı sarsılan AKP’nin yeniden çoğunluğu sağlamasıyla bıçakla kesilir gibi kesilmesi sürecin politik arka planı için kafalardaki en önemli soru olarak varlığını korumaktadır.

    “BELGELERLE KANITLANDI”

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı, Türkiye devletinin başkentinin ortasında, bütün güvenlik bürokrasinin gözleri önünde gerçekleşti. Katliamı gerçekleştiren canilerin istihbarat tarafından takip edildiği, canlı bomba ihbarının olduğu, katliam sorumlularının istihbarat görevlileri ile katliam öncesinde ve sonrasında görüştüğü çok sayıda belge ile kanıtlandı. Katliamı gerçekleştiren IŞİD katilleri, patlama malzemeleri ile binlerce kilometre yolu adeta elini kolunu sallayarak, her hangi bir kontrole tabi olmadan geçti. Gelinen aşamada ortaya çıkan gerçekler bu katliamın önünün açıldığı göstermektedir.

    Sadece katliamın önü açılmamış, yüzlerce insan bir nefesle yaşama tutunmaya çalışırken, binlerce insanın yardım çığlığı yeri göğü inletirken, kamu görevlisi sorumluluğunu taşımayanlardan bazıları alana gelen ambulansları durdurmuş, bazıları yerde yatan yaralılara biber gazı sıkarak, yardım etmeye çalışanlara saldırmıştır. Ambulanslardan önce TOMAlar, zırhlı araçlar alana gelmiştir!

    Dava süreci de iktidarın ve siyasallaşan yargının katliama bakış açısını ele vermektedir. Katliam sorumlusu olmasına karşın kimliği tespit edilemediği iddia edilen, fotoğraf ve videolarda apaçık görünen ve X-Y diye kodlanan kişiler hakkındaki dosyada 5 yıldır tek bir işlem yapılmamıştır. Katliamla bağlantılı oldukları tespit edilen ve açık kimlikleri bilinen IŞİD militanları hakkında bir işlem yapılmadığı gibi, bütün evraklar avukatlarca sunulmasına karşın savcılığın aldığı kısıtlılık kararıyla dosya gizlenmektedir. Katliamın planlayıcısı ihbar edildiği, katliamdan bir gün önce kimlik bilgileri tespit edildiği halde hakkında hiçbir işlem yapmayan kamu görevlileri ve yargılama boyunca delilleri gizleyerek, evrak göndermekten imtina ederek görevini yapmayan kamu görevlileri hakkında tek bir işlem yapılmamıştır. Kamu görevlilerinin sorumluluklarını ortaya seren mülkiye müfettişleri raporunun elde edilmesi için açılan ve kazanılan davaya rağmen bugün hala evraklar katılan avukatlarına verilmemiştir. 9 yıldır katliamın aydınlatılması, gerçek faillerin açığa çıkarılması için talep edilen esaslı bilgi ve belgelerin neredeyse tamamı, büyük bir engelleme gayretiyle reddedilmiştir.

    10 Ekim Barış Şehitlerinin mirasına sahip çıkacağız!

    • Katliam sorumluları 10 gün önce tespit edilmesine rağmen hiçbir işlem yapmayanları unutmadık.
    • Yol kontrollerini kaldırarak katillere adeta koridor açanları unutmadık.
    • Saldırı olacağı istihbaratını miting tertip komitesinden gizleyenleri unutmadık.
    • Katliamın yaşandığı alana ambulansların girmesini geciktirip, alana önce TOMA’ları sürenleri, yaralılara gaz sıkma emri verenleri unutmadık.
    • Katliam sonrası anket yapıp oylarının ne kadar arttığını araştıranları unutmadık.
    • IŞİD’e “öfkeli gençler” diyerek, “kokteyl örgüt” diyerek davayı sulandırmaya çalışanları, katliamın delilerini saklayanları ve onları terfi ettirenleri unutmadık.
    • Soruşturma dosyası savcılarının bizlerden sakladığı 9 klasör dava evrakının adliye koridorlarında şans eseri bulunmasını unutmadık.

    Barış Karanfillerimiz bu ülkenin eşitlikçi, laik, insan haklarına dayalı, demokratik bir hukuk devleti olması için mücadele eden herkesin yüreğindedir.

    Hiçbir canımızın hatırasına gölge düşürülmesine, anma etkinliklerimizin engellenerek, müdahale edilerek 10 Ekim Katliamının unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz. Adalet mücadelemiz bu katliamda katillere yol verenler ve katliamın asıl sorumluları yargı önüne çıkarılıncaya ve cezalandırılıncaya kadar devam edecektir.

    Bugün; 42 ilde defnettiğimiz canlarımızın, yüzlerce yaralımızın ve on binlerce yoldaşımızın sözü işçilerin, kamu emekçilerinin eylemlerinde ve grevlerinde, kadınların özgürlük mücadelesinde, ekoloji savunusunda yaşıyor.

    Bizler IŞİD’e ve IŞİD zihniyetine, gericiliğe, laiklik karşıtı faaliyetlere, halklarımızın düşmanlaştırılmasına teslim olmadık, olmayacağız. Bir kez daha savaş rüzgârlarının estirildiği bu dönemde ülkemizde, bölgemizde ve dünyada bedeli ne olursa olsun barış politikasını savunacak, emek ve demokrasi mücadelesini yükselteceğiz.

    Yitirdiğimiz arkadaşlarımızın bizlere bıraktığı en değerli miras olan emek, barış, demokrasi mücadelesini hep beraber, kol kola omuz omuza büyütmeye kararlıyız.

    Er ya da geç, sorumlular cezalandırılacak; emek kazanacak, demokrasi kazanacak, barış kazanacak!

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Ankara Gar saldırısında katledilen 104 barış insanı Kadıköy’de anıldı: Barış, kazanacak – VİDEO

    Ankara Gar saldırısında katledilen 104 barış insanı Kadıköy’de anıldı: Barış, kazanacak – VİDEO

    PİRHA-10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden 104 kişi, Kadıköy İskele’de anıldı. Yapılan ortak açıklamada, “Barış içinde, kardeşçe, özgürce, insanca yaşanan bir ülke için mücadeleyi sürdürmek, 10 Ekim’de yitirdiğimiz barış güvercinlerimize borcumuzdur. Er ya da geç, katiller kaybedecek, emek, barış, demokrasi kazanacak!” denildi.

    Ankara Gar Meydanı’nda 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen “Barış ve Demokrasi” mitingine katılanlara yönelik IŞİD’in gerçekleştirdiği canlı bombalı saldırının üzerinden 9 yıl geçti.
    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), 10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı önünde IŞİD’e yaptırılan saldırıda katledilen 104 kişiyi anmak ve katliamı protesto etmek için Kadıköy İskelede bir araya geldi.

    “10 Ekim’i unutmadık unutturmayacağız” pankartı açılırken, sık sık “10 Ekim’i unutma, unutturma”, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap vercek”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Amed, Suruç Ankara katil sarayda”, “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.

    Katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinin yanı sıra, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kişinin katıldığı anmada yaşamını yitirenlerin isimleri okunarak ‘yaşıyor’ denildi.

    “BİZ BARIŞ DEDİKÇE SALDIRANLAR EKONOMİK FATURAYI HALKA ÖDETİYOR”

    DİSK, KESK, TMMOB ve TTB adına basın açıklamasını, DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu okudu. Arslanoğlu şunları kaydetti:

    “Biz barış dedikçe saldıranlar, Filistin’de, Ukrayna’da, Libya’da, Sudan’da, Lübnan’da, Afganistan’da, Irak, İran ve Suriye’de yaşanan ve bazıları halen devam eden savaşların ağır ekonomik faturalarını da halka ödetiyorlar. Savaşların faturasının işçiler, emekçiler tarafından nasıl ödendiğini de gizlemek için faşist, ırkçı propagandanın dozunu artırıyorlar. Her savaşın kazananları ve kaybedenleri vardır. Savaşların kazananları belli, silah üreticileri, silah satıcıları, onlarla işbirliği yapanlar kazanırken, her ne hikmetse dünyanın neresinde olursa olsun bu faturayı ödeyenler de çocuklar, kadınlar, emekçiler, yani halklardır.

    10 EKİM ANKARA KATLİAMI’NIN GERÇEKLERİ

    Bundan dokuz yıl önce 10 Ekim 2015’te Ankara’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından düzenlenen “Emek, Barış ve Demokrasi” mitingini kana bulayanlar, 104 canımızı, yoldaşımızı, arkadaşımızı, eşimizi, dostumuzu, çocuğumuzu, her yaştan onlarca insanı vahşice, hunharca, acımasızca katlettiler. Her yıl vurguladığımız gerçekleri bir kere daha tekrar etmek istiyoruz:

    -Katliamın ardından bugüne kadar hiçbir sorumlu mahkemelerde hesap vermedi, tek bir kişi bile istifa etmedi.
    -Dava avukatları somut delilleri ortaya koyduğu halde, katliamın sorumlusu olmasına karşın kimliği tespit edilemediği iddia edilen, fotoğraflarda, videolarda apaçık görünen ve X-Y diye kodlanan kişiler hakkındaki dosyada hiçbir şey, tek bir işlem bile yapılmadı.
    -Katliamla bağlantılı oldukları tespit edilen ve açık kimlikleri bilinen İŞİD militanları hakkında hiçbir işlem yapılmadığı gibi, bütün evraklar avukatlar tarafından mahkemeye sunulmasına karşın savcılığın aldığı kısıtlılık kararıyla dosya gizlenmeye çalışıldı.
    -Katliamın planlayıcısı şahıs ihbar edildiği, katliamdan bir gün önce kimlik bilgileri tespit edildiği halde hakkında hiçbir işlem yapmayan ve yargılama boyunca delilleri gizleyerek, evrak göndermekten imtina ederek görevini yapmayan kamu görevlileri hakkında da tek bir işlem yapılmadı.
    -Katliamın doğrudan faili olan kişiler hakkında görevlerini yapmayan ve hakkında suç duyurusunda bulunulan Gaziantep Emniyeti personeli hakkında soruşturma dahi açılmadı.
    -Katliama ilişkin görevlerini ve sorumluluklarını yerine getirmeyen Ankara Emniyeti personeli hakkındaki suç duyurusunda ise hiçbir inceleme yapılmaksızın dosya kapatıldı.

    “KATİLLER KAYBEDECEK; EMEK, BARIŞ, DEMOKRASİ KAZANACAK”

    Sekiz yıl süren dava boyunca avukatlar ısrarla sordular: ‘Neyi gizliyorsunuz, kimi koruyorsunuz?’ diye. Siyasi iktidar ve onun mahkemesi buna cevap vermedi, veremedi. Üstelik davada, sürekli hale gelen heyet değişikliği dava dosyasının sürüncemede kalmasına neden oldu ve katliamın aydınlatılmasına engel oldu. Katillerin kim olduğunu anlamak için katliamın kimleri ve neyi hedef aldığını görmek yeterlidir. Katliamı planlayanları, engel olmayıp destek verenleri, katliamın ardından ambulans yerine TOMA gönderenleri, yaralılara ve kitleye gazla saldıranları ve onları yönlendirenleri asla ve asla unutmayacağız. Gerçek failleri koruyanları, gizleyenleri unutmayacağız! Tek tek hesap soracağız ve bir bir hesap verecekler! 9 yıl önce yüreklerimize, evlerimize, ocaklarımıza düşen acıyı unutmadık, unutturmayacağız! 10 Ekim’de yitirdiğimiz canlarımızı anarken şunu bir kez daha hatırlatalım ki; barış içinde, kardeşçe, özgürce, insanca yaşanan bir ülke için mücadeleyi sürdürmek, 10 Ekim’de yitirdiğimiz barış güvercinlerimize borcumuzdur. Er ya da geç, katiller kaybedecek, emek-barış-demokrasi kazanacak!”

    “BU ÜLKEDE ACIMIZIN YOK SAYILMASINA DEFALARCA TANIK OLDUK”

    Açıklama sonrasında 10 Ekim Aileleri adına Faik Deli, konuşma yaptı. Deli’nin konuşmasında şu ifadeler yer aldı:

    “Bizler ölmeden önce açılmazsa gözümüz açık gider” dediğimiz anıt, biz olmadan açılarak, bir kazanımdan çok, bir haksızlığa neden olunarak içimizde bir ukde daha kalmasına sebep olunmuştur. Annelerin Çığlığı adlı anıt, biz olmadan açılarak annelerin gözyaşına neden olmuştur. Gözyaşı döktüğümüz bilinmesine karşın anıt açılışı konusunda taleplerimizi yok sayan konunun muhatapları anıt açılışını sadece bir iş olarak görerek, siyasi bir üstünlük yarışına girmiştir. Bu ülkede acımızın yok sayılmasına defalarca tanık olan bizler, olay mahalline inşa edilen anıtın biz olmadan açılışına da tanık olduk. Unutulmasın ki, hele hele katliamlar gibi vicdanlarda derin iz bırakan konularda öznesi olmadan oluşturulan sözcüklerden bir cümle kuramazsınız, öznesi olmayan sözcüklerin cümle olmadığını bugün burada anıtın yanında da söylemek için buradayız.

    “104 İNSANIN HATIRASI ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ”

    9 yıl oldu; evlerimize sığınmadan, eşya gölgelerinde saklanmadan, korkmadan ve metanetle geçen onca zamanda sözümüz bitmedi. Geride kalanlar olarak, daha nelere tanıklık edeceğimizi bilmeden ve bizi yok sayan her şeye rağmen unutturmama ve adalet mücadelesinin bir parçası olmanın iyi hissi içimizde, devam ediyoruz. Sadece sevdiklerimizi anmak, unutturmamak gayesinde değiliz, 9. yılında da dayanışmamızı büyütmek; aynı zamanda umutlu bir gelecek hayalini de taşısın diye çocuklarımız, katliamların üzerini kapatmaya çalışanlara, zalimlere cezasızlık ön görenlere ve bizi tümden yok etmeye çalışan bu sisteme de sözümüzün bitmediğini belirtmek istiyoruz. Adalet ve unutturmaya dair sözümüzü yineliyor; 9. yılında 104 insanın hatırası önünde saygıyla eğiliyor; 10 Ekim’i unutma unutturma diyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mersin’de 10 Ekim anması: Planlanmış bir katliamdı- VİDEO

    Mersin’de 10 Ekim anması: Planlanmış bir katliamdı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren 104 insanı andı. Yapılan açıklamada, “10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da tam anlamıyla bir katliam planlandı ve hayata geçirildi. Katilleri tanıyoruz. Bu katliamı yapanlardan hesap sorana kadar mücadelemiz devam edecek” denildi.

    IŞİD çetelerinin saldırısı sonucu 10 Ekim 2015’te Ankara’da yaşamını yitirenler Mersin’de anıldı. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan anmada “10 Ekim barış şehitleri onurumuzdur”, “10 Ekim şehitlerini unutturmayacağız” yazılı pankartlar açıldı.

    Açıklamaya Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Nuriye Arslan ile Hoşyar Sarıyıldız, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak açıklamayı Tüm Bel-Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Özbay yaptı.

    “KATİLLERİ TANIYORUZ”

    Özbay, katliamın üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen acı ve öfkenin her geçen gün arttığını söyleyerek, “10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da tam anlamıyla bir katliam planlandı ve hayata geçirildi. Biz, bu bombaları patlatanları da koruyup kollayanları da işbirlikçileri de katliamcıları da dün Maraş’tan, Sivas’tan, Çorum’dan, Taksim’den, Madımak’tan, Roboski’den, Reyhanlı’dan; Adana’dan, Mersin’den, Diyarbakır’dan, Suruç’tan ve en son olarak yüzlerce barış şehidi ve yüzlerce ağır yaralı verdiğimiz Ankara’dan biliyoruz. Ve bu katilleri tanıyoruz. Dönemin Başbakanının “patlamalar oldukça oylarımız her geçen gün yükseliyor” söylemi hafızalarımızda hala tazeliğini koruyor” dedi.

    “NEDEN ÖNLEM ALINMADI”

    10 Ekim’den 22 gün önce Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yazışmalarında Ankara’da canlı bomba eylemi yapılacağına dair bilgiler olmasına rağmen önlem alınmadığına vurgu yapan Özbay, “Mitingin izinli olması ve 3 kere miting tertip komitesiyle toplantılar yapılmasına rağmen niye tertip komitesiyle saldırı olacağı paylaşılmadı? Herhangi bir güvenlik zafiyeti yoktur derken, bu katliam nasıl gerçekleşti? Güvenlik zafiyeti yoksa emniyet müdürü niye görevden alındı? Ankara katliamında adı geçenlerin Suruç katliamıyla bağlantılarının kesin olmasına rağmen niye en ufak bir önlem alınmadı?” diye sordu.

    “ÜSTÜNÜ ÖRTEMEYECEKLER”

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerinin altını çizen Özbay, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Barış şehitlerine sözümüz var, bizler eğitimden sağlığa, kamu kurumlarından, sokakta, mahallede, basında kısacası yaşamın tüm alanlarına hakim kılınmaya çalışılan baskıcı, yasakçı, gerici, tekçi ve ırkçı zihniyete karşı her zaman eşitlikçi, laik, demokratik ve özgürlükçü, aydınlık bir Cumhuriyetin savunucusu olmaya devam edeceğiz.
    Bu katliamı yapanlardan hesap sorana kadar mücadelemiz devam edecek. Yastayız, isyandayız, bu yapılan katliamı asla unutmadık, unutturmayacağız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren 104 yurttaş İstanbul’da anıldı-VİDEO

    Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren 104 yurttaş İstanbul’da anıldı-VİDEO

    PİRHA – 10 Ekim 2015’te Ankara Gar Meydanı’nda iki IŞİDlinin kendini patlatması sonucu yaşamını yitiren 104 yurttaş, İstabul Barış Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Kadıköy İskele Meydanı’nda anıldı.

    AKP’nin barış sürecini bitirme çabaları üstüne 10 Ekim 2015’te büyük bir toplumsal kesim hiçbir örgütleme çalışmasına ihtiyaç duymadan ‘Barış Mitingi’ için Ankara Gar Meydanı’nda buluşmuştu. Bugüne dek toplumda en çok karşılığını bulan barış talebi, iki İŞİD’linin mitinge sızıp kendi patlatmasıyla kana bulandı. 104 yurttaş yaşamını yitirirken yüzlerce yurttaş yaralandı. Türkiye tarihinin en kanlı saldırısı tam da amaçladığı gibi toplumdaki birliktelik ve sokağa çıkma duygusunu yerle bir etti. 10 Ekim Gar Katliamı’nın 8. yıldönümünde yaşamını yitiren yurttaşlar unutulmadı. Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya gelenler yoldaşlarını, dostlarını andı.

    Anmaya Yeşil Sol Parti Milletvekilleri Celal Fırat, Keziban Konukçu, TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve çok sayıda demokratik kitle örgütü katılım gösterdi.

    “KATLİAM ADIM ADIM GELMİŞ”

    Anma, yitirilen 104 can anısına durulan saygına duruşu ve isimlerinin anılmasıyla başladı. Ardından 10 Ekim Barış Derneği adına yapılan açıklamayı katliamda yaşamını yitiren Dicle Deli’nin babası Faik Deli okudu. Deli’nin okuduğu açıklamada şu ifadeler yer aldı:
    “8 yıldır adalet peșindeyiz. Barış istiyoruz. Bugün, pek çok șehirde 10 Ekim 2015 Gar Katliamı anması yapılıyor. Kaybettiklerimiz anılıyor. Adalet ve barış talebimiz tekrarlanıyor. 8 sene önce İŞİD’li 2 canlı bomba bütün kontrollerden geçerek, ellerini kollarını sallayarak başkentin göbeğine kadar gelip kendilerini patlattı. 104 canımız hayatını kaybetti. 500 den fazla kişi yaralandı. Yargılama sürecinde ortaya çıktı ki, Marquez’in Kanlı Pazartesi kitabında anlatıldığı gibi, devletin güvenlikle ilgili bütün kurumlarının bilgisi olduğu katliam adım adım gelmiş. Bir devlet düşünün ki, kendi insanına karşı yapılan katliama sessiz kalsın. Sessiz kalmayı bırakın katillere yol versin, sırtlarını sıvazlasın.

    “MADIMAK KATLİAMI SUÇLULARININ AFFEDİLMESİ BİZE BİR İHTARDIR”

    “Madımak Katliamı suçlularının türlü gerekçelerle affedilmeleri, davanın zamanaşımı gerekçesiyle düşürülmesi aynı zamanda bize de bir ihtardır. Soma’da madenci yakınına atılan tekme aynı zamanda bize de atılmıştır. İş cinayetlerine dönüşen iş kazaları sesimiz kısılsın diyedir. Bu toprakların bütün zenginliğini yağmaya açanlar, bir avuç şirkete, sermaye grubuna peşkeş çekenler, talan edenler, eko kırım yapanlar adalet arayışımıza, barış isteğimize kulak asmayanlardır. Bütün bunlar bize gösteriyor ki, 10 Ekim 2015 Gar Katliamı bitmedi devam ediyor. Yargılama süreciyle devam ediyor. Anıt Meydan için projelerimize izin vermemekle devam ediyor. Her yıldönümü anmasında bize çıkarılan zorluk ve engellerle devam ediyor. Bizi zulümle, baskıyla, hatta ölümle korkutmak, terbiye etmek isteyenler bilsinler ki, bizim yaşadığımız hayat, Soma’da katledilen madenci kardeşlerimizden kalan ömürdür. Madımak’ta yakılan Koray Kaya’dan kalan ömürdür. Şenyașar ailesinin katledilen fertlerinden kalan ömürdür. 33 Düș Yolcusundan kalan ömürdür. Katledilen kardeşlerimiz, anne, babalarımız, çocuklarımız, yoldaşlarımız bu ömürlerini bize borç olarak bıraktılar. Bu borç adalet mücadelemizle, barış mücadelemizle, eșitlik, kardeşlik mücadelemizle ödenebilecek bir borçtur. Bu borcu ödemekte kararlıyız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu meydan barış meydanı oluncaya kadar, bu meydana bu katliamı hatırlatacak anıt yapılana kadar buradayız. Burada olacağız”

    “ GÖZ RENGİMİZ NE OLURSA OLSUN GÖZYAŞIMIZ AYNI RENKTİ”

    DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:
    “Bundan 8 yıl önce, baskı ve sindirme politikaları üzerine kurulu saltanatlarını sürdürmek isteyen siyasi iktidar ve çevresi, Diyarbakır ve Suruç’un ardından 10 Ekim 2015’te Ankara’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından düzenlenen “Emek, Barış ve Demokrasi” mitingini kana buladılar. 104 canımız, yoldaşımız, arkadaşımız, eşimiz, dostumuz, çocuğumuz, her yaştan onlarca insan vahşice, hunharca, acımasızca katledildi. 8 yıl önce ülkemizin kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına her köşesine acı düştü. Yıllarca unutamayacağımız bir acı. Göz rengimiz ne olursa olsun gözyaşlarımız aynı renkti ve ağıtlarımız hangi dilde yakılırsa yakılsın aynı acıyı anlattı. 10 Ekim’de yitirdiğimiz güvercinlerimizi anarken şunu bir kez daha hatırlatalım ki; barış içinde, kardeşçe, özgürce, insanca yaşanan bir ülke için mücadeleyi sürdürmek, 10 Ekim’de yitirdiğimiz barış güvercinlerimize borcumuzdur”

    Devrim FINDIK-Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL