Etiket: 106. yıl

  • FUAF: Ermeni halkının acılarını paylaşıyoruz, yaralar tazeliğini koruyor

    FUAF: Ermeni halkının acılarını paylaşıyoruz, yaralar tazeliğini koruyor

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), Ermeni Soykırımı’nın üstünden geçen 106 yıla rağmen acıların hala tazeliğini koruduğunu ve yüzleşmenin şiddetli bir şekilde kendisini dayatmaya devam ettiğini belirterek, “Ülke tarihimizde yaşanan bunca acı, kıyım ve katliamlarla yüzleşme cesareti gösterilemediği için, hak sahibine hakkı teslim edilmiyor” dedi.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), Ermeni Soykırımı’nın 106. Yıldönümüne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    24 Nisan 1915 yılında kaybedilenlerin anıldığı açıklamada, soykırım ile yüzleşilme çağrısında bulunularak, “Ermeni halkının acılarını paylaşıyor, inkarın ve yüzleşmekten kaçmanın, birlikte onurlu bir yaşama bir katkı sağlamayacağını, gerçeklerden kaçmanın geleceği kaybetmek anlamına geleceğinin bilinmesini isteriz” denildi.

    “YÜZLEŞME ŞİDDETLİ BİR ŞEKİLDE KENDİSİNİ DAYATIYOR”

    Toplumların hafızası ve halkların belleğinin yaşanan zulüm ve acıları unutmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Aradan geçen 106 yıla rağmen acılar hala tazeliğini korumaya, yüzleşme şiddetli bir şekilde kendisini dayatmaya, yaralar sağıtılmayı beklemeye devam ediyor. Ülke tarihimizde yaşanan bunca acı, kıyım ve katliamlarla yüzleşme cesareti gösterilemediği için, hak sahibine hakkı teslim edilmiyor. Tarih sayfasına dönemin muktedirleri tarafından yazılan bu acı ve katliamların utancı, sorumluluk sahipleri ve sürdürücülerin alınlarında durmaya devam ediyor. Tarihte yaşanmış acı, tehcir ve katliamlarla yüzleşmekten kaçınmış toplumlar ve devletler kendi toplumsal barış ve huzurunu sağlayamamış, insanlık ailesine onurlu bir üye olarak katılamamıştır” ifadeleri kullanıldı.

    “ERMENİ HALKININ ACILARINI PAYLAŞIYORUZ”

    Ermeni halkının acılarının paylaşıldığına vurgu yapılan açıklamanın devamında, yüzleşmekten kaçmanın onurlu bir yaşama katkı sağlayamayacağının altı çizilerek, “Tarihsel acıların, katliamların içeride ve dışarıda, politik kirli hesapların ve devletler arası gerici çıkar ilişkilerinin malzemesi yapılması en çok mazlum halklara ve onların dostane ilişkilerine zarar veriyor. Bizler de, Aleviler olarak, tarihi acılar ve katliamlarla yazılmış bir Yol’un ve inancın sürdürücüleri olarak hala inkar, baskı ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıyayız! Hak-Hakikat ve adalet arayışı, insan hakları ve demokrasi içerisinde eşit yurttaşlar olarak yaşayacağımız bir düzenin ve ortamın tarihimizle yüzleşmekten, acılarımızı birlikte dindirmekten geçtiğine inananlardanız. Ermeni halkının acılarını paylaşıyor, inkarın ve yüzleşmekten kaçmanın, birlikte onurlu bir yaşama bir katkı sağlamayacağını, gerçeklerden kaçmanın geleceği kaybetmek anlamına geleceğinin bilinmesini isteriz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDK: Ermeni ve Süryani soykırımının inkarına son verilerek failler teşhir edilmeli

    HDK: Ermeni ve Süryani soykırımının inkarına son verilerek failler teşhir edilmeli

    PİRHA Halkların Demokratik Kongresi, 106’ıncı yıl dönümü olan Ermeni ve Süryani Soykırımı’nda yaşamını yitirenleri andıkları mesajda, devletin soykırımın faillerini ve siyasetini sahiplenerek inkar ve asimilasyon politikalarını devam ettirdiği ifade edildi.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDk) Süryani (Sayfo) ve Ermeni Katliamı’nın yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    18 Nisan 1915 Süryani Soykırımı (Sayfo) ve 24 Nisan 1915 Ermeni soykırımının (Medz Yeghern) yıl dönümünde bütün kırımlarla yüzleşmek, hesaplaşmak için hakikatleri ifade etmekten vazgeçmeyeceklerinin belirtildiği açıklamada, “Osmanlı Devleti’nin devamı olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, soykırımı kabul etmek, Ermeni ve Süryani halklarının yaralarını sarmak, tehcir edilenlerin geri dönmesini sağlamak, mallarını ve mülkleri iade etmek yerine; soykırımın faillerini ve siyasetini sahiplenmiş, inkar ve asimilasyon politikalarını devam ettirmiştir” denildi.

    “SOYKIRIM SUÇU İŞLENMEYE DEVAM EDİLİYOR”

    Ermeni ve Süryani halklarının maruz kaldığı soykırım suçunun işlenmeye devam edildiğine vurgu yapılan açıklamada, “20. yüzyılın başında yapılan kırımlarda milyonlarca Ermeni ve Süryani öldürüldü, kendi yurtlarından koparılarak Deyrü’z-Zor’a, Halep’e en vahşi yöntemlerle tehcir edildi. Yeryüzünün her yerine nar tanesi gibi dağılanlar yüz yıldır yurt özlemi ile yaşadı, yaşıyor. Evleri, yurtları, okulları, kiliseleri yağmalandı, tarumar edildi, edilmeye devam ediliyor. Osmanlı Devleti tarafından Ermeni ve Süryani halklarına uygulanan soykırım, Anadolu halklarının kendi kaderini tayin hakkına karşı gerçekleştirilmiş bir saldırıdır. Halklar hapishanesi bir imparatorluğun Saray etrafında kümelenmiş egemen elit sınıflarının, kendi bekaları uğruna Ermeni ve Süryanilerin mal varlıklarına el koyarak ilkel sermaye birikimi gerçekleştirme, zenginleşme planıdır” ifadeleri kullanıldı.

    “SOYKIRIM FAİLLERİ VE SİYASETİ SAHİPLENİLDİ”

    Açıklamada, Osmanlı Devleti’nin devamı olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin soykırımı kabul etmek, Ermeni ve Süryani halklarının yaralarını sarmak, mallarını ve mülkleri iade etmek yerine; soykırımın faillerini ve siyasetini sahiplendiği, inkar ve asimilasyon politikalarını devam ettirdiğinin altı çizilerek, “Soykırım suçunu inkâr siyaseti, ulus devletçi, tekçi ideolojik ve siyasal temeller üzerinde kurulmuş olan Cumhuriyet’in de karakteri olmuştur. Devlet eliyle inşa edilen “milli kültür”de Ermeniler, Süryaniler “düşman”,“hain” olarak işaretlenmeye devam edilmiştir. “Ermeni dölü”nden “af edersiniz Ermeni”ye kadar Ermeni ve Süryani halkının adı küfür olarak nesillerin dimağına zerk edilmiştir. Irkçılık, şovenizm devlet ideolojisi olarak Anadolu ve Mezopotamya halklarının birbirine düşmanlaştırılması için kullanılmıştır. Mübadeleyle Rumların topraklarından koparılması ve bütün halkların asimilasyonundan Varlık Vergisi’ne, Kürt katliamlarına, 6-7 Eylül pogromuna, Maraş, Çorum, Sivas katliamlarından Hrant Dink’in katledilmesine, IŞİD çeteleriyle işbirliğine kadar süregelen bir çizgi vardır” denildi.

    “SOYKIRIMIN İNKARINA SON VERİLMELİ, FAİİLER TEŞHİR EDİLMELİ”

    Açıklamada son olarak Ermeni ve Süryani soykırımının inkarına son verilmesi, gasp edilmiş, el koyulmuş bütün maddi zenginliklerinin iade ya da tazmin edilmesi ve soykırımın inkarının nefret suçu sayılması çağrısında bulunularak şunlar belirtildi:

    “Öncesinde ve sonrasında dünya üzerinde yaşanan bütün soykırımlar, egemenliklerinin bekası için harekete geçen sınıfların, zümrelerin neler yapabileceğini göstermesi açısından ezilen halklar, topluluklar ve sömürülen sınıflar için eşitlik, özgürlük ve barış temelli bir yurt, dünya kurmak için mücadele ederken kendi demokratik örgütlenmelerini yaratmalarının ve öz savunmalarını geliştirmelerinin önemini gösteren insanlık suçlarıdır. Bu insanlık suçları ile yüzleşmek, hesaplaşmak gerici, baskıcı, faşist devletlerin egemenliği altında olan halklarımızın özgürleşme mücadelesinin bir görevidir. Bu görevi üstlenen Halkların Demokratik Kongresi olarak Ermeni ve Süryani soykırımının inkârına son verilmesi, soykırım mağdurlarının vatandaşlık haklarının iade edilmesi, gasp edilmiş, el koyulmuş bütün maddi zenginliklerinin iade ya da tazmin edilmesi, soykırımın inkârının nefret suçu sayılması, soykırım faillerinin ideolojilerinin teşhir edilmesi, tüm izlerinin yaşamımızdan silinmesi için mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha yineliyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP: Ermeni Soykırımı bu topraklarda yaşandı, adaleti bu topraklarda sağlanmalıdır

    HDP: Ermeni Soykırımı bu topraklarda yaşandı, adaleti bu topraklarda sağlanmalıdır

    HDP MYK, Ermeni Soykırımı’nın 106’ncı yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Yüzleşilmeyen suç tekrarladı, yüzleşilmeyen suç, bugünlere taşındı.  Büyük suç cezasız kaldı, ayrımcılık ve nefret suçları sıradanlaştı” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Ermeni Soykırımı’nın 106’ncı yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayınladı. “Ermeni Soykırımı utancıyla yüzleşin” başlıklı açıklama, Türkçe ve Kürtçe olarak yayınlandı.

    24 Nisan 1915’te İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin örgütü Teşkilat-ı Mahsusa tarafından 250 Ermeni aydın ve siyasetçinin evlerinden alınarak zorla sürgüne gönderildiği ve katledildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, bu tarihin Ermeni Soykırımı’nın başladığı gün olduğu ifade edildi. Ermeni halkının katledildiği ve Anadolu’nun Hıristiyansızlaştırıldığı vurgulanan açıklamada, soykırımın ardından mülkiyet ve kültürel varlığın kamu iradesiyle el değiştirdiği kaydedildi.

    “YÜZLEŞİLMEYEN SUÇ TEKRARLADI”

    Türkiye’nin Ermeni Soykırımı ile 106 yıldır yüzleşmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Yüzleşilmeyen suç tekrarladı, yüzleşilmeyen suç, bugünlere taşındı.  Büyük suç cezasız kaldı, ayrımcılık ve nefret suçları sıradanlaştı. Ermeni Soykırımı her şeyden önce; insani, hukuki ve toplumsal bir mesele olarak bugün adil bir şekilde yüzleşilmesi ve kabul edilmesi gereken bir meseledir. Bu mesele hem iç siyasi hesaplaşmalara hem de dış siyasetteki politik muhasebe ve konumlanmalara kurban edilecek bir mesele değildir. Bu tarihsel, toplumsal ve insani meselenin, devletlerarası siyasette Türkiye ile yaşanan ilişkilerin ve politik konjonktürün bir sonucu olarak gündeme getirilmesi kabul edilemez. Ermeni Soykırımı bu topraklarda yaşandı ve adaleti bu topraklarda sağlanmalıdır” denildi.

    “KATLEDİLENLERİ SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ”

    Soykırımın yüzyılın başında devlet içindeki karanlık odakların ve katliamcı çizginin halklara reva gördüğü bir siyasetin sembolü haline geldiğinin altı çizilen açıklamada, “Rum, Süryani, Keldani, Kürt, Alevi ve Êzidî halklarına reva görülen ve bugün de sürdürülen katliamcı siyasetin şifreleri ve soykırım mekanizmasının mahiyetini göstermesi açısından oldukça önemlidir. Bu katliam ve kıyım mekanizmasıyla yüzleşmek, Türkiye’nin aydınlık geleceğinin, bir arada ortak yaşamın olmazsa olmazıdır. 106’ncı yıldönümünde bu toprakların kadim halkı olan Ermenilere karşı gerçekleştirilen soykırımı, yaşanmış olan büyük felaketi ve insanlık trajedisini yüreğimizde hissediyor, katledilenleri saygı ve rahmetle anıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)