Etiket: 1071 bildirisi

  • HDP: Şeyh Said ve 47 arkadaşının mezar yerleri açıklanmalı

    HDP: Şeyh Said ve 47 arkadaşının mezar yerleri açıklanmalı

    PİRHA – Şeyh Said ve 47 arkadaşının idam edilişlerinin 95. yılı olması vesilesiyle yazılı açıklama yapan HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, “Şeyh Said ve 47 mücadele arkadaşının mezar yerleri ailelerine ve kamuoyuna açıklanmalı, tüm hakları iade edilmelidir” dedi.

    Şeyh Said ve 47 mücadele arkadaşının İstiklal Mahkemesi tarafından 29 Haziran 1925’te Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda idam edilmelerinin üzerinden 95 yıl geçti.

    Yazılı açıklama yapan HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, “Katledilişlerinin yıldönümünde Şeyh Said ve 47 yoldaşını saygıyla anıyoruz” dedi.

    Şeyh Said ve arkadaşlarının idam edildikleri günden bu yana resmi tarih kitaplarında ve siyasi söylemlerde topluma olduğundan çok farklı anlatıldığı belirtilen açıklamada, “Kürt halkı için giriştikleri hak ve adalet mücadelesi adeta şeriat talebiyle başlatılan isyan olarak lanse edilmektedir” denildi.

    “SORUMLULAR AÇIĞA ÇIKARTILMALI”

    Katliamda sorumlu olanların açığa çıkartılması çağrısı yapılan açıklamaya devamında şu ifadelere yer verildi:

    “1923 yılında Cumhuriyet’in ilanı ile yapılan yasal düzenlemeler, devlet politikaları katı merkeziyetçi bir anlayışın ürünü olarak ortaya çıkmaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde en büyük kırılma noktası bu politika değişiklikleri ile gerçekleşti. Bu toprakların çok kültürlü çok renkli mirasının reddi temelinde ortaya konan politikalar etnik kimliğe dayalı bir ulus tahayyülünün merkeze alınması çerçevesinde üretildi. Söz konusu politikalar derinleştikçe, Türkiye’de devlet ve toplum arasındaki sürdürülebilir yönetim ilişkisi de derin yaralar almaya başladı. Bu yaraları açıkça konuşmadan, Şeyh Said hareketine giden bu süreçle ve Şeyh Said’in idamı ile yüzleşmek mümkün olmayacaktır.

    Bu hareket sonrası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk OHAL yasaları yürürlüğe konarak özgürlüklerin önü kesildi, eşitsizlik ve adaletsizlik beslenerek bugüne gelen yollar döşendi. Kürt halkına karşı Şark Islahat Planı gibi bugün AKP-MHP’nin de büyük bir iştahla sahiplenip yürüttüğü inkar, asimilasyon, imha politikaları devreye konuldu.

    Şeyh Said ve arkadaşlarının katledilmelerinin ardındaki gerçeğin açığa çıkarılması Türkiye tarihi açısından ciddi bir yüzleşmenin de gerçekleşmesini de beraberinde getirecektir. Bu nedenle Şeyh Said ve arkadaşlarının idam edilmeleri sürecinde yaşananların çarpıtılmasında ve katliamda rolü bulunan sorumlular açığa çıkartılmalı, o dönemle yüzleşilmeli; Şeyh Said ve 47 mücadele arkadaşının mezar yerleri ailelerine ve kamuoyuna açıklanmalı, tüm hakları iade edilmelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Onayı olmadan ‘1071’e imzası atılan Dr. Anıl Özgüç istifa etti

    Onayı olmadan ‘1071’e imzası atılan Dr. Anıl Özgüç istifa etti

    Anayasa Mahkemesinin Barış Akademisyenleri kararına karşı yayınlanan ‘1071’ imzalı metinde onayı olmadan ismi olan Anıl Özgüç üniversitedeki görevinden istifa etti.

    Barış Akademisyenleri hakkındaki yargılamalar için hak ihlali kararı veren Anayasa Mahkemesi kararına karşı yayınlanan ‘1071’ imzalı metinde onayı olmadan isminin yer aldığını açıklayan İstanbul Aydın Üniversitesinde görevli Dr. Anıl Özgüç 1 Ağustos’ta üniversitedeki görevinden istifa ettiğini duyurdu.

    Anayasa Mahkemesi’nin Barış Bildirisi imzacısı akademisyenlerle ilgili hak ihlali kararının ardından Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 1071 akademisyen, karara tepki gösteren bir bildiriye imza attı. Metnin kamuoyuyla paylaşılmasının ardından bazı akademisyenler iradeleri ve beyanları dışında listede yer aldıklarını açıkladı. Onayı olmadan AYM kararına tepki bildirisinde ismi yer alan İstanbul Aydın Üniversitesi’nde görevli Dr. Anıl Özgüç sosyal medya hesabından 1 Ağustos tarihinde üniversiteden istifa ettiğini duyurdu. Özgüç yayınladığı mesajında, “Destekleriniz için, bana bir sayıdan, bir ‘kelle’den ibaret olmadığımı hatırlattığınız için teşekkür ederim” ifadelerine de yer verdi.

    NE OLMUŞTU?

    30 Temmuz’da, Anayasa Mahkemesinin (AYM) “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan Barış Akademisyenlerinin hak ihlaline uğradığı yönündeki kararına karşı 1071 akademisyenin ismiyle karşı bildiri yayımlandı. 1071 imzacı arasında isimleri yer alan Dr. Şerif Eskin, Prof. Dr. Ercan Eyüboğlu, Dr. Anıl Özgüç, Dr. Mehmet Gürlek, Prof. Dr. Ahmet Yıldız ve Doç. Dr. Alev Erarslan onayları olmadan imzalarının kullanıldığını açıkladı. Sayı 1071’den 1065’e düştü.

    1071 ismin geçtiği bildiride “Terörle mücadeleyi sekteye uğratmayı ve ülkemizi karalamayı amaçlayan her türlü kurum, organizasyon ve inisiyatifin karşısında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz. Türk milleti adına karar vermekle yetkili kılınan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının adalete ve kamu vicdanına aykırı olmaması gerektiğine inanıyor, bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz” denilmişti.