Etiket: 109. yıl

  • DAD Eş Genel Başkanı Kete: Ermenilerin bu coğrafyada yok edilmeleri amaçlandı-VİDEO

    DAD Eş Genel Başkanı Kete: Ermenilerin bu coğrafyada yok edilmeleri amaçlandı-VİDEO

    PİRHA-İttihat Terakki’nin tekçi anlayışının bir sonucu olarak Ermeniler’in katliama tabi tutulduğunu belirten DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Cumhuriyet dönemi modernitesi ve İttihat Terakki’nin başlatmış olduğu Türkçülük Sözleşmesi’nin önünde engel olan Ermenileri katliama tabi tuttular” dedi.

    24 Nisan 1915’te İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin örgütü Teşkilat-ı Mahsusa tarafından 250 Ermeni aydın ve siyasetçi evlerinden alınarak zorla sürgüne gönderildi ve katledildi. Bu tarih, Ermeni Soykırımı’nın başladığı gün oldu, Ermeni halkının katledildiği ve Anadolu’nun Hristiyansızlaştırıldığı tarihtir.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ermeni Soykırımı’nın 109. yılında PİRHA‘ya konuştu.

    “21. YÜZYILIN EN BÜYÜK JENOSİTİDİR”

    Osmanlı İmparatorluğu’nun ırkçılık ve milliyetçiliğe dayalı siyaset anlayışıyla birlikte Ermenilerin bu coğrafyada yok edilmelerinin amaçlandığını belirten Zeynel Kete, “21. yüzyılın en büyük jenositi olarak tarif edilen ve İttihat Terakki’nin faşist, tekçi anlayışının bir sonucu olarak Ermeniler katliama tabi tutuldu. Her ne kadar resmi tarihçiler bu süreci bir demografik yapının bir yerden başka bir yere götürülmesi olarak tanımlasa da binlerce yıldır bu coğrafyada yaşayan bir toplumu kendi rızalığı olmadan devletin zor aygıtlarını kullanarak açlığa, susuzluğa ve yerinden yurdundan edilmesinin hiçbir gerekçesi olamaz” dedi.

    “YAŞANAN BU ZULMÜ ASLA KABUL ETMİYORUZ”

    1.2 milyon Ermeni’nin yerinden yurdundan edilip ölüme mahkûm edildiğini vurgulayan Kete, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Bizler bu zulmü asla kabul etmiyoruz. Maalesef en büyük planlı soykırım ve katliamlar ulus devlet aşamasında geldi. Cumhuriyet döneminin ilk kadroları Ermeni Soykırımı’nı yapan İttihat Terakki kadrolarıydı. Ermenilere uygulanan soykırımın ardından sıranın Kürtlere geleceği belliydi. Dünyada bu katliamı yapanların yanlarına kâr kalmaması gerekiyor. En üst düzeyde tarihçiler ve bilim insanları tarafından konuyla ilgili sempozyumlar yapılarak farkındalıkların yaratılması gerekiyor. Bu coğrafyadan alınıp sürgün adı altında ölüme mahkum edilen Ermenilerin anılarının önünde darda olduğumu belirtmek istiyorum. Ermeniler bizim için asla öteki değillerdi ve binlerce yıl beraber yol yürüdük. Ancak Cumhuriyet dönemi modernitesi ve İttihat Terakki’nin başlatmış olduğu Türkçülük Sözleşmesi’nin önünde engel olan Ermenileri katliama tabi tuttular.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • İHD Dersim Şubesi: Soykırımın inkârı, soykırımın sürdürülmesidir-VİDEO

    İHD Dersim Şubesi: Soykırımın inkârı, soykırımın sürdürülmesidir-VİDEO

    PİRHA-İHD Dersim Şubesi, Ermeni Soykırımı’nın 109. yılında açıklama yaptı. Açıklamada, “Soykırımın inkârı, soykırımın sürdürülmesidir. İnkâra son verin ve bütün hukuki sonuçlarıyla birlikte suçu kabul edin. Ancak o zaman nehirlerden akan, vadilerde üst üste yığılan, uçurumlardan atılan, denizlerde boğulan mezarsız ölüler hak ettikleri gibi, haysiyetlerine uygun şekilde gömülmüş olacak” denildi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, Ermeni Soykırımı’nın 109. yılında dernek binasında açıklama yaptı. Açıklamayı İHD Dersim Şubesi Eş Başkanı Gönül Sonbahar okudu. Açıklamaya Türkiye İşçi Partisi (TİP) Dersim İl Başkanı Ali Avcı da destek verdi.

    “SOYKIRIMDA ERMENİLERİN SADECE CANLARINA KASTEDİLMEDİ”

    1915 yılındaki soykırımda Ermenilerin sadece canlarına kastedilmediğini ifade eden Gönül Sonbahar, “Ermenilerin mallarına, mülklerine, paralarına, hatıralarına ve tarihlerine de el konuldu. Bir uygarlık, binlerce yıllık anayurdundan tüm izleriyle birlikte silinip yok edildi.
    Bu süreçte Kuzey Mezopotamya’nın en eski halklarından Süryaniler, Pontus ve Küçük Asya Rumları da soykırıma uğratıldı. Daha da önemlisi Türkiye Cumhuriyeti devleti dünyanın en başarılı ve en uzun süreli soykırım inkârını gerçek kıldı, kurumsallaştırdı ve en geniş tabana yaygınlaştırdı. Türkiye Cumhuriyet devleti, soykırımı inkâr etmekle kalmıyor, aksine 1915 soykırımını tartışmak isteyenleri de hukuken cezalandırma yoluna gidiyor” diye belirtti.

    “İNKÂRA SON VERİN VE SUÇU KABUL EDİN”

    2018 yılından itibaren Ermeni Soykırımı ile ilgili yapılan açıklamalara soruşturma ve dava açıldığını belirten Sonbahar, şöyle devam etti:

    “Genel olarak söz konusu soruşturmalar takipsizlik kararıyla, açılan davalar beraat kararıyla sonuçlanmış olsa da son dönemde bu politikanın da değiştiğini görüyoruz. Geçtiğimiz ay sonuçlanan bir davada, yargılanan kişilere, anma nedeniyle, Türk Ceza Kanunu 301. Maddeden cezalar verildi. İnsan Hakları Derneği, Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon üyeleri Eren Keskin ve Gülistan Yarkın aynı madde nedeniyle yargılanmaktalar. Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon olarak, 2021 tarihinde yaptığımız soykırım anma açıklamamız, cezalandırılmak isteniyor. Bunun da Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu düşünüyoruz. Soykırımın inkârı, soykırımın sürdürülmesidir. İnkâra son verin ve bütün hukuki sonuçlarıyla birlikte suçu kabul edin. Ancak o zaman nehirlerden akan, vadilerde üst üste yığılan, uçurumlardan atılan, denizlerde boğulan mezarsız ölüler hak ettikleri gibi, haysiyetlerine uygun şekilde gömülmüş olacak. Ruhları huzura erecek ve adalet yerini bulacak.”

    PİRHA/DERSİM