Etiket: 1106

  • Cumartesi Anneleri 1106. haftada Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet istedi!

    Cumartesi Anneleri 1106. haftada Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet istedi!

    PİRHA- Cumartesi Anneleri, 1106’ncı hafta buluşmasında 1994 yılında kaçırılarak katledilen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay dosyasını gündeme taşıdı. Aileler, aradan geçen 32 yıla rağmen faillerin yargılanmadığını belirterek adalet talebini yineledi.

    Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek amacıyla sürdürdükleri eylemlerinin 1106’ncı haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki açıklamada, 1994 yılında kaçırıldıktan sonra katledilen iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın dosyası gündeme getirildi.

    Ortak açıklamayı, 1995 yılında gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Tosun, gözaltında kaybetmelerin yalnızca bireysel suçlar olmadığını belirterek, bu suçların devlet gücü kullanılarak işlendiğini ve cezasızlık politikalarıyla sürdürüldüğünü söyledi. Devletin sorumluluğunu kabul etmesi, kaybetme suçunu mümkün kılan yapıların açığa çıkarılması ve hakikatin ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

    KAÇIRILDIKTAN BİR GÜN SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞ HALDE BULUNDULAR

    Besna Tosun, İstanbul’da yaşayan iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın 3 Haziran 1994’te Yeşilyurt’taki Çınar Oteli’nden ayrıldıktan sonra silahlı kişiler tarafından zorla araçlara bindirilerek götürüldüğünü anlattı. Ailelerin olayın ardından savcılık, emniyet, valilik ve diğer resmi kurumlara başvurduğunu ancak gözaltı iddialarının reddedildiğini söyledi.

    Tosun, üç iş insanının cenazelerinin ertesi gün Bolu’nun Yığılca ilçesine bağlı Taşlı Melen mevkiinde bulunduğunu belirterek, işkence gördüklerinin ve ateşli silahla infaz edildiklerinin tespit edildiğini ifade etti. Cenazelerin bırakıldığı bölgenin, 1990’lı yıllarda çok sayıda kontrgerilla cinayeti nedeniyle kamuoyunda “ölüm üçgeni” olarak anıldığını hatırlattı.

    DOSYA YILLARCA SONUÇSUZ BIRAKILDI

    Ailelerin yıllarca süren adalet arayışına rağmen dosyanın etkin biçimde soruşturulmadığını belirten Tosun, 2013 yılında hazırlanan yeni iddianameyle dosyanın kamuoyunda Ankara JİTEM Davası olarak bilinen dava kapsamına dahil edildiğini söyledi.

    Yargılama sırasında dinlenen eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün, Kürt iş insanlarına yönelik hazırlandığı iddia edilen bir ölüm listesini mahkemeye sunduğunu hatırlatan Tosun, dava dosyalarında ve çeşitli resmi raporlarda olayla ilgili çok sayıda bilgi ve belge bulunmasına rağmen sanıkların cezalandırılmadığını ifade etti.

    2019 yılında görülen davada tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini hatırlatan Tosun, istinaf mahkemesinin bozma kararına rağmen yeniden görülen davada da beraat hükmü kurulduğunu, Yargıtay’ın 2024 yılında temyiz başvurusunu reddetmesiyle kararın kesinleştiğini belirtti.

    “Buldan, Yıldırım ve Karay dosyası da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mahkumiyetle, iç hukukta ise cezasızlıkla sonuçlanan davalar zincirindeki yerini aldı” diyen Tosun, kayıplar için adalet istemekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.

    PERVİN BULDAN: FAİLLER HALA YARGILANMADI

    Açıklamanın ardından söz alan Pervin Buldan, eşi Savaş Buldan ile arkadaşlarının katledilmesinin üzerinden 32 yıl geçtiğini belirterek, tüm girişimlere rağmen sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını söyledi.

    Buldan, “33’üncü yıla giriyoruz. Çalmadığımız kapı kalmadı. Bu insanlar gözaltına alındıktan sonra işkence edilerek öldürüldü. Ancak o günden bugüne katiller yargılanmadı” dedi.

    Geçmiş dönemde işlenen faili meçhul cinayetlerin de araştırılması gerektiğini vurgulayan Buldan, kurulması planlanan araştırma mekanizmalarına seslenerek yalnızca güncel değil, geçmişte işlenen siyasi cinayetlerin de açığa çıkarılması ve faillerinin yargılanması gerektiğini ifade etti.

    “BARIŞ İÇİN EŞİT HUKUK İŞLETİLMELİ”

    Anmada konuşan Adnan Yıldırım’ın kızı Leyla Yıldırım ise 1990’lı yılların ağır insan hakları ihlalleriyle anıldığını belirtti. Babası ve beraberindeki kişilerin Kürt kimlikleri ve toplumsal duyarlılıkları nedeniyle hedef alındığını söyleyen Yıldırım, aradan geçen yıllara rağmen sorumluların korunmasına tepki gösterdi.

    Yıldırım, “Eğer bugün barıştan söz ediliyorsa herkes için eşit, bağımsız ve tarafsız bir hukuk işletilmek zorundadır” diyerek geçmişte işlenen tüm faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması çağrısında bulundu.

    Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınları, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay başta olmak üzere tüm gözaltında kaybedilenler için adalet talebini yineleyerek eylemi sonlandırdı.

    HABER MERKEZİ