Etiket: 12 mart 1995 gazi katliamı

  • Alevi Bektaşi Federasyonu: Adalet sağlanmadan, toplumsal barış mümkün olmaz!

    Alevi Bektaşi Federasyonu: Adalet sağlanmadan, toplumsal barış mümkün olmaz!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu, Gazi Katliamı’nın yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, katliamın yalnızca bir mahalleye değil eşitlik, demokrasi ve inanç özgürlüğü talep eden Alevilere ve tüm halklara yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayarak, adalet talebini yineledi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, 12 Mart 1995’te İstanbul Gazi Mahallesi’nde başlayan ve Ümraniye’ye yayılan saldırıların yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Gazi Katliamı’nın Türkiye tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğu vurgulanarak, aradan geçen yıllara rağmen gerçek sorumluların ortaya çıkarılmadığı ve adaletin sağlanmadığı belirtildi.

    Federasyon, 1995’te yaşanan saldırılarda onlarca kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce insanın yaralandığını hatırlatarak, cezasızlık politikalarının toplumsal vicdanda derin yaralar açtığını ifade etti. Açıklamada, cezasızlığın yeni acıların kapısını araladığı vurgulandı.

    “BU KATLİAMLAR TESADÜF DEĞİLDİR”

    Gazi’de yaşananların yalnızca bir mahalleye yönelik olmadığı belirtilen açıklamada, saldırıların eşitlik, demokrasi ve inanç özgürlüğü talep eden Alevilere ve tüm halklara yönelik bir saldırı olduğu ifade edildi. Federasyon, Gazi Katliamı’nın Maraş, Çorum ve Sivas’ta yaşanan Alevi katliamlarının devamı niteliğinde olduğunu belirtti.

    Açıklamada, bu saldırıların tesadüfi olmadığı vurgulanarak, Alevileri sindirmeyi, örgütsüz bırakmayı ve toplumsal muhalefeti bastırmayı hedefleyen karanlık politikaların sonucu olduğu ifade edildi.

    “ADALET SAĞLANMADAN TOPLUMSAL BARIŞ OLMAZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu, adalet sağlanmadan toplumsal barışın mümkün olmayacağını vurgulayarak, hakikat ortaya çıkarılmadan yaraların kapanmayacağını belirtti. Katliamın sorumlularının yargılanması çağrısı yinelendi.

    Federasyon ayrıca, Gazi Katliamı’nın yıldönümünde düzenlenecek anma etkinliklerinde alanlarda olacaklarını duyurdu. Açıklamada, Alevilerin inançlarına, kimliklerine ve yaşam haklarına yönelik her türlü saldırı karşısında mücadele kararlılığının süreceği ifade edildi.

    Açıklamada tüm canlara, Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak ve adalet talebini büyütmek için düzenlenecek etkinliklere katılma çağrısı yapıldı.

    HABER MERKEZİ

  • DEM Parti:12 Mart Darbesi, Gazi ve Qamişlo Katliamı tarihin karanlık yüzüdür!

    DEM Parti:12 Mart Darbesi, Gazi ve Qamişlo Katliamı tarihin karanlık yüzüdür!

    PİRHA-DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu, 12 Mart günü vesilesiyle 1971 Askeri Darbesi’nin 54’üncü, Gazi Katliamı’nın 30’uncu, Qamişlo Katliamı’nın 21’inci yıldönümleri hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Komisyon yaptığı açıklamada, “Bu katliamların tekrarlanmaması için yalnızca geçmişle değil günümüzle de yüzleşmek zorundayız” ifadesinde bulunuldu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 12 Mart tarihinde gerçekleşen 1971 Askeri Darbesi,  Gazi Katliamı ve Qamişla Katliamlarının yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Aradan geçen bunca yıla rağmen katliamların sorumluları yargılanmadı, adalet sağlanmadı. Bu katliamların tekrarlanmaması için yalnızca geçmişle değil günümüzle de yüzleşmek zorundayız” diye belirtti.

    “1971 DARBESİ DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK İSTEYENLERE YÖNELİK BİR KIYIM BAŞLATTI”

    1971 Askeri Darbesi’nde demokrasi, özgürlük isteyen devrimcilerin vurularak katledildiğini söyleyen DEM Parti Halklar ve İnanç Komisyonu, “12 Mart tarihi; 1971 Askeri Darbesinin 54’üncü, Gazi Katliamının 30’uncu ve Qamişlo Katliamının 21’inci yıldönümüdür. 1971’deki askeri darbe; demokrasi ve özgürlük isteyenlere, işçilere, emekçilere, aydınlara ve gençlere yönelik bir kıyım başlattı. İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Sinan Cemgil ve arkadaşları katledildi; binlerce aydın, akademisyen ve genç tutuklandı” diye belirtti.

    “KANLI PROVAKASYONA KARŞI YAPILAN PROTESTOLAR ŞİDDETLE BASTIRILDI”

    Halklar ve İnanç Komisyonu, 12 Mart’ın en kanlı olaylarından biri olan Gazi Katliamı’na ilişkin de şu açıklamayı yaptı:

    Darbelerle yetinmeyen zihniyetin sonraki yıllarda gerçekleştirdiği katliamlardan biri de İstanbul Gazi Mahallesinde yaşandı. 12 Mart 1995’te Gazi’de üç kahvehane ve bir pastane, kimliği belirsiz kişilerce tarandı. Saldırılarda Dede Halil Kaya yaşamını yitirirken, 5’i ağır olmak üzere 25 kişi yaralandı. Bu kanlı provokasyona karşı başlayan demokratik tepki ve protestolar şiddetle bastırıldı. Otopsi raporları, 7 yurttaşımızın doğrudan polis kurşunuyla öldürüldüğünü ortaya koydu.”

    “BAAS REJİMİ, QAMİŞLO’DA KÜRT HALKININ ÖZGÜRLÜK ARAYIŞINI BASTIRMAK İSTEDİ”

    İnanç Komisyonu, Kürt halkının özgürlük arayışına karşı Baas Rejimi tarafından silahlarla saldırı yapılması sonucunda 12 Mart 2004’te 52 kişinin katledilmesine yönelik de şu açıklamayı yaptı:

    “12 Mart 2004’te ise Suriye’nin Baas rejimi, Kürt halkına karşı Qamişlo’da bir katliam gerçekleştirdi. Bir futbol maçı sırasında çıkan olaylarda yaşamını yitiren 8 kişi için düzenlenen cenaze törenine Baas güçleri saldırdı ve şehir kana bulandı. 52 kişi yaşamını yitirdi, binlerce kişi yaralandı ve iki bin kişi tutuklandı. Bu katliamla önceden hazırlanmış bir senaryo hayata geçirildi. Kimliği, onuru ve hakları için mücadele eden Kürt halkının özgürlük arayışı bastırılmak istendi.”

    “SURİYE’DE BİNLERCE İNSAN İNANÇ VE KİMLİKLERİ NEDENİYLE ÖLDÜRÜLÜYOR”

    Türkiye’den Suriye’ye farklı inanç ve kimlikten dolayı insanların katledildiğini belirten açıklama, “Aradan geçen bunca yıla rağmen katliamların sorumluları yargılanmadı, adalet sağlanmadı. Bu katliamların tekrarlanmaması için yalnızca geçmişle değil günümüzle de yüzleşmek zorundayız. Ortadoğu’da halkları mezhepler üzerinden ayrıştıran ve kimlikleri hedef göstererek katliamlara yol açan politikalar dün olduğu gibi bugün de sürdürülmeye çalışılıyor. Suriye’de bugün benzer bir zihniyet, Alevileri katliamlarla karşı karşıya bırakıyor; binlerce insan yalnızca inançları ve kimlikleri nedeniyle öldürülüyor. Halkları birbirine düşman etmeye çalışan bu anlayış, Türkiye’den Suriye’ye, Gazi’den Ortadoğu’nun farklı coğrafyalarına kadar birçok yerde sadece acıya, kana ve gözyaşına sebep oluyor” denildi.

    “ADALET, BARIŞIN VE DEMOKRATİK TOPLUMUN TEMELİDİR”

    Açıklamanın devamında şu ifadeler kaydedildi:

    “Bu katliamları ve yitirdiğimiz canları asla unutmayacak, adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Adalet, barışın ve demokratik toplumun temelidir. Türkiye’nin ve bölgenin ezilen halkları, emekçileri ve inanç grupları için adalet sağlanmadan ne demokrasi ne de barış mümkün olabilir.”

    (HABER MERKEZİ)