Etiket: 13. gün

  • KRT TV emekçilerinin eylemi 13. gününde; HDK Eş Sözcüsü Beştaş’tan ziyaret

    KRT TV emekçilerinin eylemi 13. gününde; HDK Eş Sözcüsü Beştaş’tan ziyaret

    PİRHA- 28 Mart’tan bu yana hakları için iş görmekten kaçınma haklarını kullanan KRT TV emekçilerinin eylemi 13 gündür devam ediyor. HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş KRT TV emekçilerini ziyaret ederek sorunlarını dinledi. 

    Kültür Radyo Televizyon (KRT) çalışanları, ücretlerin ödenmemesi, kötü çalışma koşulları, iş yükü ve yemek ücreti nedeniyle iş bırakarak kurumun içinde başlattıkları direnişe devam ediyor.

    13 gündür eylemde olan KRT TV’deki basın emekçilerinin 28 Mart’tan bu yana ücret ve 3 aylık yemek parası ödenmiyor.

    İşveren Fırat Bozfırat ile bugün saat 14.00’te ilk görüşme yapılması bekleniyordu ancak Bozfırat gelmedi.

    Bozfırat, görüşme için avukatı ve haber müdürü Recep Eser’i gönderdi. Görüşmeye ilişkin basın emekçileri açıklama yaptı.

    Çalışanlar adına hazırlanan açıklamayı, KRT Program editörü Fatih Yapıcı okudu. Açıklamada, “Fırat Bozfırat bir kez daha sözünü tutmadı, hep tutumuyor. Masadan kaçtı. İyi niyetimizle bekledik. 28 Mart’tan bu yana hesabımıza bir para girişi yok” denildi.

    Açıklamanın devamında,Son olarak Çalışma Bakanlığı geçen hafta itibarıyla devreye girdi. Yarın büyük bir teftişe başlıyor. Geçen hafta evrak istendi. Çalışma Bakanlığı müfettişi de bir aksilik olmadığı takdirde yarın burada olacak. Devam ediyoruz mücadeleye, direnmeye. Başka seçenek bırakılmadı bize. Mücadele ederek alacaklarımızı alacağız” diye belirtildi.

    HDK EŞ SÖZCÜSÜ BEŞTAŞ’TAN ZİYARET

    Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, maaşları ödenmemesi, kötü çalışma koşulları nedeniyle 13 gündür iş bırakma eyleminde olan KRT televizyonu çalışanlarını ziyaret etti.

    4 Haziran’da iş bırakma eylemine giden Kültür Radyo Televizyon (KRT) televizyonu çalışanlarını ziyare eden Meral Danış Beştaş, işyerinde sürdürülün eylemdekileri ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

    DİSK Basın-İş ise kamuoyunu ve basın emekçilerini sürecin takipçisi olmaya çağırdı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Hastaneden Sırrı Süreyya Önder açıklaması: Hayati tehlikesi artarak devam ediyor

    Hastaneden Sırrı Süreyya Önder açıklaması: Hayati tehlikesi artarak devam ediyor

    PİRHA- 13 gündür yoğun bakımda tedavi gören Sırrı Süreyya Önder’in sağlık durumuna dair hastaneden yapılan yeni açıklamada, “Hayati tehlikesi maalesef artarak devam etmektedir. Ancak sabırla tedavilerimizi yaparak beklemeye devam edeceğiz” denildi.   

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Başkanvekili ve İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder’in durumuna dair Florence Nightingale Hastanesi’nden yeni bir yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, Önder’in 13 gündür yoğun bakım ünitesinde tedavinin devam ettiği belirtildi.

    Açıklamada, “ECMO (kalp destek cihazı) ve inotprotik destek tedavisi altında hemodinamik stabiletesini korumasına rağmen maalesef nörolojik tablosu giderek bozulmuş.  Başka bir kırılma noktasına gelmiş durumdayız. Hastamızın refleksleri azalmış, beyin ödemi devam etmektedir. Hayati tehlikesi maalesef artarak devam etmektedir. Ancak sabırla tedavilerimizi yaparak beklemeye devam edeceğiz” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Adalet Nöbeti’ 13. gününde: Madımak’ın ateşi yanıyor, sönmedi-VİDEO

    ‘Adalet Nöbeti’ 13. gününde: Madımak’ın ateşi yanıyor, sönmedi-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Ankara Şubesi, Madımak Adalet Nöbeti’nin 13’üncü gününde nöbet eylemini sürdürmeye devam ediyor. ‘Adalet Nöbeti’ne, CHP Çoban Ateşi Bileşenleri dayanışma ziyaretinde bulundu.

    32 yıl önce Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen sanatçı, aydın ve yazardan oluşan 33 kişi için başlatılan adalet nöbeti 13’üncü gününde sürüyor. 33 gün sürecek olan Adalet Nöbetinin 13’üncü gününe Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen Handan Metin’in adına yer verdi.

    Sivas Katlimanı’nda hayatını kaybeden Metin Altıok’un doğum günü olduğu için resmi Handan Metin’in yanına koyuldu.

    Yapılan nöbete CHP Çoban Ateşi Bileşenleri destek sunup, dayanışma mesajı verdi.

    Nöbet eyleminde konuşan CHP Çoban Ateşi Bileşenleri Sözcüsü Cemal Kaman, “Sürecin içinde olup umut vermek istiyoruz. Madımak’ın ateşi yanıyor, sönmedi. Yananlarla birlikte yandık, hala o içimizdeki sızı sönmedi tütmeye devam ediyor. O değerler ölmedi, onların hissiyatı, onların ruhu anılarıyla beraber bizimle yaşıyor” diye konuştu.

    26 yıldır avukatlık mesleğinde Madımak Davası gibi birçok davanın sonuçlanmadığına tanık olduğunu söyleyen Av. Şebnem Doğan ise şöyle konuştu:

    “Hukukun geldiği nokta çok kötü. Biz devlete güvenmek istiyoruz, can ve mal güvenliğimizin sağlanmasını istiyoruz, bu çok doğal bir beklenti. Bunun karşılanmaması bütün toplumda ister istemez bir tedirginlik oluşturuyor. Yapılan hukuksal mücadeleler, burada tutulan adalet nöbetleri farkındalığı arttırıyor, toplumun haklarına sahip çıkması ve haklarını almak için mücadele edilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Haklarımıza sahip çıktığımız sürece ülkenin demokratikleşeceğine inanıyorum”

    PİRHA/ANKARA

  • Doku ailesi milletvekillerine mektup yazdı: Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın-VİDEO

    Doku ailesi milletvekillerine mektup yazdı: Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan, kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamıyor. Kızları Doku’nun akıbetini öğrenmek için 1 Ocak’tan bu yana Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi başlatan Doku ailesinin eylemi, 13’üncü gününde.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamıyor. Kızları Doku’nun akıbetini öğrenmek için 1 Ocak’tan bu yana Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi başlatan Doku ailesinin eylemi, 13’üncü gününde.

    Aileye, HDP’li kadınlar destek ziyaretinde bulundu. Öğlen saatlerinde adliye önüne gelen Doku’nun annesi Bedriye ve babası Halit Doku bir süre oturma eylemi gerçekleştirdikten sonra abla Aygül Doku’nun gelmesi ile birlikte, aile valiliğin kapısına geçerek, Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan’a seslendi.

    Doku’nun bulunması için Vali ile savcılığın etkin bir soruşturma gerçekleştirmediğini ifade eden Aygül Doku, mecliste bulunan 600 milletvekiline Gülistan Doku’nun bulunması için mektup yolladığını söyledi. Daha önce mecliste Gülistan’ın bulunması için araştırma komisyonun kurulması talebinin AKP ve MHP’li vekillerin oyları ile reddedildiği hatırlatan Aygül Doku, Kardeşi Doku hakkında mecliste Araştırma Komisyonu kurulana kadar adliye önünde oturma eylemlerini sürdüreceklerini belirtti.

    “GÜLİSTAN’I KARANLIKTA BIRAKMAYIN”

    Milletvekillerine yazdığı mektubu okuyan Doku, Gülistan Doku’nun kaybolmasından bu yana neler olup bittiğine ilişkin yaşananları maddeler halinde şu şekilde sıraladı:

    -Gülistan kaybolmadan bir gece önce erkek arkadaşı Zainal Abarakov tarafından darp edilmiş ve zorla arabaya bindirilmeye çalışılmıştır. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen polisler Abarakov hakkında tutanak tutulmamıştır.

    -Gülistan’ın darp edilmesinde bir gün sonra 5 Ocak 2020’de gündüz saat 11.00 sularından kamera görüntülerinde Abarakov’un bir kafe önünde öfkeli bir şekilde Gülistan’a bağırdığı ve el kol hareketleri ile kaba kuvvet uygulamıştır. Bu tartışmadan sonra Abarakov çalıştığı kafeye girerken Gülsitan dolmuş durağına geçiyor. Abarakov, Gülistan duraktayken arıyor ve konuşma sonrası Gülistan üniversite istikametine giden araca biniyor ve kendisinden bir daha haber alınamıyor.

    -Yukarıda açık bilgilere rağmen Abarakov hakkında gözaltına alınmamıştır. Abarakov’un üvey babası Engin Yücer aşayiş şubede polis olması nedeniyle Gülistan’ın kaybolmasında yapılması gereken temel takipler yapılmamıştır.

    -Abarakov’un halen sorgulanmamış olması, telefon kayıtlarına sorgulanmamış olması ve üvey baba Yücer’in Gülistan’ın intihar ettiği algısını yaratmak için polislik mesleğini kullanarak hastane ilaç kayıtlarına dair belgeyi yayınlaması, aile üzerindeki şüphelerimizi devam ettirmektedir. Bütün bu süreçte ilk olarak yapılması gereken temel savcılık işlemleri yapılmamış, deliller yok olmuş ve Gülistan’a dair izler ortadan silinmiştir.

    -Bulunan tek kamera görüntüsünün de hiçbir şekilde çözümlenmesi yapılmadığı halde Gülistan’ın köprüde dolmuştan indiği ve gündüz saat 12.00-13-00 arasında intihar ettiğine dair polis tarafından tutanak tutulmuş ve ısrarla intihar algısı yaratılmaya çalışılmıştır. Bu algı ile bir yıl baraj gölünde Gülistan’ın cesedi aranmıştır. Barajda her şeye ulaşmış ama Gülistan’a dair en ufak bir şey bulunmamıştır.

    -Gülistan’ın intihar ettiği ileri sürülen Dinar köprüsünde devriye ekipleri sürekli geçmekte. İki görgü tanığının Gülistan’ı saat 16.30 sularında gördükleri dikkate alınırsa Gülistan en az 4 saat köprüde kalmış olmalı. 4 saat boyunca köprüde bir kadının tek başına olması devriye gezen asker ve polis tarafından görülmemesi mümkün müdür? Bu ayrıntı hiçbir zaman dikkate alınmamış ve o saatte devriye gezen asker ve polisler sorgulanmamıştır.

    -Bütün bu süreçte dönemin valisi Tuncay Sonel hangi gerekçeyle İŞKUR müdürü Özdemir Aktaş’ı ve resmi herhangi bir yetkisi olmayan ancak, kendini valilik çalışanı olarak tanıtan Ferhat Hanedan Güven isimli kişiyi bizi kontrol etmeleri ve yanlış bilgilerle baskılanmaları için görevlendirilmiştir?

    -İki yıldır avuç içi kadar bir kent, her yeri kamera ve mobeselerle izlenen Tunceli’de kayıp olan kızımıza ne olduğunu soruyoruz ve tek bir cevap alamıyoruz.

    Sayın vekillerim, bir abla olarak, yaşamı zehir olmuş annem adına, ailem adına ve bu ülkede sizlere inananlar adına rica ediyorum; Mecliste bir araştırma komisyonu kurulmasını sağlayın. Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın, bu belirsizliğin giderilmesine aracılık edin” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    > Gülistan Doku’nun ailesi 5 Ocak’a kadar adliye önünde oturma eylemi yapacak
    > Anne Doku: Adalet istiyorum!
    > Doku Ailesi: Gülistan’ı bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz
    > ‘Gülistan’ın başına gelen bizim de başımıza gelebilir; sokakta rahat gezemiyoruz’
    > Şaroğlu’ndan Gülistan Doku sorusu: Gerçeğin açığa çıkmasından mı endişe ediliyor?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin başlattığı oturma eylemi 4. gününde devam ediyor
    > Doku ailesi: Kızımızın katilini arıyoruz ama kimse bize yardım etmiyor
    > Kadınlardan açıklama: 21 yaşındaki üniversite öğrencisi 2 yıldır nasıl bulunmaz?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin başlattığı oturma eylemi 6 gündür devam ediyor
    > Anne Bedriye Doku kızı için oturma eyleminde: Gülistan nerede?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 8’inci gününde
    > HDP milletvekilleri, Doku ailesini ziyaret etti
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 10’uncu gününde
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 11’inci gününde

  • Kayyum protestoları 13. gününde

    Kayyum protestoları 13. gününde

    HDP’li 3 belediyeye kayyum atanmasına yönelik protestolar 13. gününe girdi.

    HDP’li 3 büyükşehir belediyesine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına yönelik protestolar 13. gününde devam ediyor.

    DİYARBAKIR

    Diyarbakır’da kayyum atamalarına karşı 13 gündür süren oturma eylemi, “Diren Ha Diyarbakır Diren” şarkısı ve “Direne direne kazanacağız” sloganı eşliğinde başladı.

    Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına karşı başlayan eylemler devam ediyor. Oturma eyleminin 13’üncü gününde yurttaşlar Lise Caddesi’nde toplanmaya başladı. Etrafı polis bariyerleriyle çevrilen oturma eylemi, “Diren Ha Diyarbakır Diren” şarkısı ve “Amed ya me ye Şaredarî ya me ye”, “Direne direne kazanacağız” sloganları eşliğinde başladı.

    TÜRK VE MIZRAKLI AYAKTA ALKIŞLANDI

    Oturma eylemine çok sayıda yurttaşın yanı sıra HDP milletvekilleri, Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, Diyarbakır Barosu, İHD Diyarbakır Şubesi, TJA bileşenleri, Barış Anneleri İnisiyatifi ve HDP Gençlik Meclisi üyeleri katıldı. Oturma eylemine katılan görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı ve Ahmet Türk ayakta alkışlandı. Mızraklı ve Türk, yurttaşlar ve milletvekilleriyle tek tek tokalaştıktan sonra eylemde yerini aldı.

    MARDİN

    Sabah saatlerinden itibaren aralarında HDP’li bölge milletvekillerinin de bulunduğu kitle, Artuklu’da bulunan Karayolları Parkı’nın girişine geçmek istedi. Ancak kaldırım üzerine kalkanlarla barikat kuran polisler, HDP’lilerin geçişlerine izin vermedi. HDP’liler yaşanan tartışmanın ardından oldukları alanda çimlere oturarak eylemlerini başlattı. Polisler HDP’lilerin etrafından “çember” kurarken, eyleme sonradan katılmak isteyen grubun da alana geçişine izin verilmedi. Bunun üzerine polislerle HDP’liler arasında tartışma yaşandı. Polislerin “talimat böyle” sözlerine HDP’liler, “Kayyumu da Valinizi de tanımıyoruz” diyerek cevap verdi.

    ENGELLEMEYE KARŞI EYLEM ALANI GENİŞLETİLDİ

    Tartışmanın devam etmesi üzerine gerginlik büyürken milletvekilleri ile polis amirleri arasında yer yer itişme yaşandı. Gerginlik sırasında alana girişlerine izin verilmeyen HDP’liler, çemberin dışında oturarak, ikinci bir eylem alanı oluşturdu. Devam eden gerginlik sırasında elinde kamera ile çekim yapan bir polis memuru kitlenin içine girerek çekim yapmayı sürdürünce tepki ile karşılaştı. Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Figen Altındağ, tepkisini kameranın önüne geçerek “Böyle çek” sözleri ile gösterdi. Polisin tepki üzerine kitlenin dışına çıkarak çekimini sürdürmesi sırasında Eşbaşkan Altındağ da telefonu ile çekim yapan polisi çekti.

    VAN

    Kayyum protestolarının 13 günü geride bıraktığı Van’da konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, “AKP-MHP gladyo ekipleriyle her ne kadar iktidarlarını sağlamlaştırmaya çalışmışsa da her geçen gün eriyorlar” dedi.

    Van, Mardin ve Diyarbakır büyükşehir belediyelerine kayyumların atanmasına dönük protestolar Van’da 13’üncü gününde de sürdü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe binası önünde yapılan açıklamaya HDP İl eşbaşkanları, belediye eşbaşkanları, HDP’li milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve halk katıldı. HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, AKP iktidarının 18 yıllık iktidarlarının son dönemlerine geldiğini söyledi.

    “ÜLKENİN KEFEN PARASI DAHİ BİTTİ”

    AKP’nin OHAL döneminde yaptığı gaspı ikinci defa tekrarladığını ve AKP iktidarının her geçen gün eridiğini belirten Kaçmaz, “AKP-MHP, gladyo ekipleriyle her ne kadar iktidarını sağlamlaştırmaya çalışmışsa da her geçen gün eriyor. AKP iktidarı düşmanca politikalarını her geçen gün Türkiye halklarına karşı sürdürmede ısrar ediyor. AKP iktidarı yürüttüğü savaş politikaları nedeniyle ülkeyi uçuruma sürükledi. Ülkede işsizlik derinleşmekte, merkez bankası rezervleri erimekte. Yani bu ülkenin kefen parası olan yedek akçeler dahi bitti. AKP savaşta ısrar ettikçe halk yoksullaşıyor. Halk ötekileştiriliyor. Halk zulme maruz kalıyor” dedi.

    (KAYNAK/MA)

  • Gazi Cemevi’nde Gülmen ve Özakça için açlık grevi: Adalet olmadan huzur olmaz-VİDEO

    Gazi Cemevi’nde Gülmen ve Özakça için açlık grevi: Adalet olmadan huzur olmaz-VİDEO

    PİRHA – 170 gündür açlık grevinde olan eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için İstanbul Gazi Cemevi bahçesinde süresiz açık grevi yapanlara PİRHA mikrofonunu uzattık. Açlık grevindeki Feridun Osmanoğlu, “Adalet olmayan yerde huzur olmaz. Onun için ben açlık grevinde olmamdan mutluluk ve onur duyuyorum” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan Gazi Cemevi bahçesinde, Akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’nın açlık grevine destek olmak için açlık grevi başlatan 67 yaşındaki Feridun Osmanoğlu ile birlikte üç kişinin açlık grevi 13. gününde. Cemevi bahçesinin duvarlarına astıkları “Nuriye ve Semih için süresiz açlık grevindeyiz” pankartı ve Nuriye ve Semih’in fotoğrafları yer alıyor. Eylemcileri, gün içinde çok sayıda insan ziyaret edip destek veriyor.

    PİRHA’ya konuşan TAYAD’lı Feridun Osmanoğlu ve Grup Yorum elemanı Betül Varan, Nuriye ve Semih için açlık grevi yaptıklarını belirtti.

    67 YAŞINDA GÜLMEN VE ÖZAKÇA İÇİN SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDE 

    67 yaşındaki Feridun Osmanoğlu, 170 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için süresiz açlık grevine başlamış. Son süreçte kamuda çalışanlardan 40-50 bin kişinin KHK’lerle işlerinden ihraç edildiğini ifade eden Osmanoğlu, “Ülkede yaprak kımıldamazken Nuriye ve Semih insanların, atılanların, ezilenlerin, sömürülenlerin sesi olamaya başladılar” dedi.

    Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın “işimi geri istiyorum” diyerek Ankara’da başlattıkları oturma eyleminde günler geçtikçe desteklerin büyüdüğünü vurgulayan Osmanoğlu, oturma eyleminin bir süre sonra açlık grevine dönüştüğünü vurgulayarak şunları belirtti:

    “Açlık grevine dönüşen eylemin çığ gibi büyümesinden AKP iktidarı rahatsız olmaya başladı. Her geçen gün ülkenin ve Avrupa’nın çeşitli yerlerinde eylemliliklere fiziki eylemlilikler, destekler geldi. Bunu susturabilmek için sürekli olarak eylem yapan arkadaşları, desteğe gelen arkadaşlarla birlikte gözaltına aldılar. Yerlerde sürükleyerek, gaz bombası, sis bombası atarak, coplayarak çeşitli yerlerinden yaraladılar. Tabi ki var olan bu baskı, zulüm karşısında direniş olgusu sürekli olarak kendini genişletmeyi ifade etti.”

    “İNSANLARIN ÖLMESİNDEN YANA DEĞİLİM”

    AKP iktidarının sürekli olarak direnişin başladığı yerden insanları döverek uzaklaştırmaya çalıştığını söyleyen Feridun Osmanoğlu, “AKP, “Bizler bunları hapishanelere koyarsak bu eylemlilikler azalır” dedi. Hapishaneye koydu ama aksine bu eylemlikler çığ gibi büyümeye başladı” diye konuştu.

    12. günü geride bırakan Osmanoğlu, üç kişiyle birlikte açlık grevinde olduğunu ve her gün çok sayıda insanın ziyaret gerçekleştirdiğini ifade etti.

    “ADALET OLMAYAN YERDE HUZUR OLMAZ”

    Feridun Osmanoğlu şu mesajı veriyor:

    “Eğer ben insanoğlu insan diyorsam, birazcık yüreğimde acı hissediyorsam hiçbir zaman için hiçbir insanın ölmesinden yana değilim. Ya zafer ya zafer diyoruz. Ya zaferi oluşturacağız, ya da onlarla birlikte öleceğiz, onlarla birlikte zaferi kazanacağız. Yani süresiz toprağa düşene kadar. Adalet olmayan yerde huzur olmaz. Onun için ben açlık grevinde olmaktan mutluluk ve onur duyuyorum. Çünkü o sorumluluğu yüreğimde ve kalbimde hissettiğim için ve onlarla birlikte gerekirse ölüme kadar gideceğim için de mutluyum.”

    “HERKESİN BU EYLEME DESTEK VERMESİ GEREKİR”

    Grup Yorum elemanı Betül Varan ise hem Nuriye Gülmen ve Semih Özakça hem de 5 üyesi tutuklu bulunan Grup Yorum için bir aylık açlık grevine başladığını ifade etti.

    Betül Baran açlık grevine başlamasını şöyle anlatıyor:

    “Feridun amcanın yanında 1 aylık açlık grevindeyim. Ama benim 1 aylık açlık grevim sadece Nuriye ve Semih için değil aynı zamanda Grup Yorum elemanlarına özgürlük için çünkü şu an 5 Yorum elemanı tutuklu, 1 İdil Halk tiyatrocusu tutuklu, koromuzdan 1 kişi tutuklu. Onlar için de açlık grevindeyim. Yorum çünkü her zaman tarihi boyunca direnenlerin yanında olmuştur ve şimdi de tekrar direnenlerin yanındayız. Bu yüzden açlık grevindeyiz.”

    Herkesin bu eylemlere destek vermesi gerektiğini belirten Varan, “Bu bir iki kişiyle olacak bir iş değil. Hepimiz destek verelim. Belki açlık grevi olmaz ama bir sürü yapacak şey var. Hem Nuriye ve Semih için hem Yorum elemanları için herkes bir şeyler yaparsa mutlaka onları içeriden çıkarırız, talepleri de kabul edilir” dedi.  HABER MERKEZİ

     

  • ‘Adalet Yürüyüşü’ 13’üncü günde devam ediyor

    ‘Adalet Yürüyüşü’ 13’üncü günde devam ediyor

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlatılan Adalet Yürüyüşü 13. gününe devam ediyor.  432 kilometrelik yürüyüşte bugüne dek yaklaşık 226 kilometre yol katedildi.

    Yürüyüş öncesi kısa bir açıklama yapan CHP lideri, provokasyonlara karşı 12 maddelik genelge hazırladıklarını belirterek, “Bizi protesto edenlere ağır söz kullanmayın, sadece onları alkışlayın dedik” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu yürüyüş öncesi şu açıklamalarda bulundu:

    “13. gündeyiz. Güzel bir gündeyiz, sis var, çiçekler var çok güzel. Güneş henüz kendisini göstermedi. Dün Abdüllatif Şener ve sayın Kaboğlu katılmıştı. İkisinin güzel bir anısı var bana anlattılar. 13 yıl önce ikisi İzzet Baysal Üniversitesi’nde birisi asistan birisi yardımcı doçentmiş. Aradan geçen süre içinde hiç karşılaşmamışlar. Yeniden Bolu’da yan yana geldiler. Bugün Köroğlu’nun diyarını terk ediyoruz. Köroğlu’na selamlar, Köroğlu gibi olanlara selamlar. Onlar için yürüyoruz. Provokasyonlara karşı dün akşam 12 maddelik genelge hazırladık. Bizi protesto edenlere ağır söz kullanmayın, sadece onları alkışlayın dedik. Bu da bizim adalete olan inancımızı gösteriyor.”

    Bu arada, Gezi Direnişi’nde polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın anne ve babası, Ali İsmail Korkmaz’ın anne ve babası da yürüyüşe katıldı.