Etiket: 14 mart tıp haftası

  • Hekimler İstanbul’da buluşuyor

    Hekimler İstanbul’da buluşuyor

    PİRHA – Hekimler, 14 Mart Tıp Haftası’nın 100. yılı nedeniyle İstanbul’da bir araya gelecek. “Büyük Hekim Yürüyüşü” adı altında 17 Mart Pazar günü, Kadıköy Meydanı’nda saat 11.00’de yapılacak yürüyüşe birçok ilden de katılım olacak.

    Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) çağrısında hekimlerin, barıştan, demokrasiden ve tam bağımsızlıktan yana olduklarına vurgu yapıldı. Haydarpaşa Numune Hastanesi önünden başlayacak yürüyüşte hekimler “Sağlıkta şiddet, etik değerlerin koruması ve performans sisteminin kaldırılması” gibi başlıklara dikkat çekecek.

    Büyük Hekim Yürüyüşü’ne hazırlanan doktorlar, “Sağlıktan ve özgürlükten tasarruf edilemez” ifadelerini de kullanırken, yaşadıkları tüm sorunları Pazar günü haykıracaklarını ifade etti.

    PİRHA  / ANKARA  

     

     

     

     

     

  • “Vaat dinlemeyi kabul etmiyor, çözüm istiyoruz”

    “Vaat dinlemeyi kabul etmiyor, çözüm istiyoruz”

    PİRHA – SES Mersin Şubesi Tıp Haftası sebebiyle yaptığı açıklamada “Bu 14 Mart’ta vaat dinlemeyi, oyalanmayı kabul etmiyor, çözüm istiyoruz” dedi.

     Sağlık Emekçileri Sendikası Mersin Şubesi 14 Mart Tıp Haftası sebebiyle yaşadıkları sorunlara dikkat çekti. Mersin Şehir Hastanesi’nde yapılan basın açıklamasını Mersin SES Şube Başkanı Yılmaz Bozkurt okudu. Bozkurt, sağlık çalışanlarının iş güvencesinden yoksun olduklarını belirterek “Sağlıkta dönüşüm programı ve performans hala bizim hayatımızı çıkmaza sokuyor, yıpranma payımız hala verilmiyor. Üstüne üstlük seçim ve toplu sözleşme dönemlerinde yandaş sendika ve hükümet tarafından boş vaatlerle kandırılmaya çalışılıyoruz” dedi.

    “VAAT DEĞİL ÇÖZÜM İSTİYORUZ”

    Bozkurt, sağlık emekçileri olarak Tıp Haftası’nda vaat dinlemeyi kabul etmediklerini belirterek “Çözüm istiyoruz” dedi. Sağlık çalışanlarının acilen taleplerinin karşılanması gerektiğini söyleyen Bozkurt şu başlıklara vurgu yaptı:

    “Haksız ve hukuksuz bir şekilde İhraç edilen sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin işine iade edilmesi ve güvenlik soruşturmalarının iptal edilmesi

    Performansa dayalı ücretlendirmeden vazgeçilerek temel ücretin yükseltilmesi ve yapılan/yapılacak olan tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması,

    Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin ek göstergelerinin 3600’den başlayarak kademeli olarak arttırılması,

    Fiili Hizmet Süresi Zammı (yıpranma payı) sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan bütün emekçilere geçmiş çalışma sürelerini de kapsayacak şekilde ve fiili çalışma süresi şartı kaldırılarak yeniden düzenlenmesi.”

    HABER MERKEZİ

     

  • ‘Nitelikli pek çok doktor ülkeyi terk ediyor’-VİDEO

    ‘Nitelikli pek çok doktor ülkeyi terk ediyor’-VİDEO

    PİRHA – Sağlık çalışanları, 14 Mart Tıp Haftası’nda mevcut sorunlarına dikkat çekti. Sağlık emekçilerine yönelik günden güne artan şiddet olayları başta olmak üzere; özlük hakkı, performans uygulaması ve emekli hekim maaşları sıralanan belli başlı sorunlar arasında yer aldı.   

    Sağlık çalışanları, bir 14 Mart haftasını daha sorunlarla karşıladı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Merkezi’nde yapılan basın açıklamasına SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara ve Tüm-Rad Der adına Ali İpekli de katıldı.

    “ŞEHİR HASTANELERİ ÇALIŞANLARI YALNIZLAŞTIRIYOR”

    Ortak basın metnini okuyan TTB Merkez Konseyi Üyesi Prof. Dr. Sinan Adıyaman, sağlık alanında derinleşen problemlerin olduğuna dikkat çekerek, çalışanların sık sık darp edilip, mobbinge maruz kaldığına vurgu yaptı.

    Adıyaman, çalışanların sorunlarını çözecek gerçekçi adımların atılması gerektiğini belirterek, “Sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte katmerlenen sorunlarımız cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte çözüm mekanizmalarını kaybettiğimiz bir sürece girdi. Şehir hastanelerinin açılmaya başlaması yeni sorunları beraberinde getirdi; her birimiz nerede, nasıl, geleceğimizin ne olacağını bilemeden çalışmaktayız. Şehir hastanesinin devasa büyüklüğü içinde sürekli gözaltında tutulduğumuz alanları, bitmeyen koridorları çalışırken her birimizi birbirinden uzaklaştırıyor, yalnızlaştırıyor” dedi.

    “NİTELİKLİ DOKTORLAR ÜLKEYİ TERK EDİYOR” 

    Sinan Adıyaman’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise ülkeyi terk eden bilim insanlarının sayısındaki artış oldu. “Nitelikli pek çok meslektaşımızın Türkiye dışına göçüne tanık olmaktayız” diyen Adıyaman şöyle devam etti:

    “Olağanüstü hal döneminde yüz binden fazla kamu emekçisinin ihraç edilmesine neden olan düzenlemeler, üç yıl daha yürürlükte kalarak iş güvencemizi ortadan kaldırmaktadır. Sağlık alanında yönetim kadrosu dışında gerekmeyen güvenlik soruşturmaları ise kurum değiştirirken iş güvencesini ortadan kaldırırken işsiz pek çok meslektaşımızın kamuda istihdamını engellemektedir. Türkiye dışına beyin göçünü engellemek üzere getirilmiş mecburi hizmet uygulamalarının şimdi kendilerinin beyin göçüne neden olması kabul edilemez. Bu düzenlemeler derhal kaldırılmalı, haklarında yargılanma ile kesinleşmiş suç bulunmamış kamudan ihraç edilen sağlık çalışanları işlerine dönmelidir.”

    “SAĞLIK HİZMETİNİ ALINIP SATILAN MALA DÖNÜŞTÜRDÜLER”

    Sağlık meslek örgütleri, çalışanların aldıkları ücret miktarını da gündeme getirdi. “Tek taraflı belirlenen ücret politikaları maaşlarımızın giderek erimesine yol açmıştır” vurgusu yapılan metinin devamında şunlar söylendi:

    “Ekonomik krizin etkisiyle giderek artan enflasyonun çok altında yapılan zamlar maaşlarımızı küçültmüştür. Maaşlarımızın daha büyük bir bölümünü oluşturan performansa dayalı ek ödemeler ise krizden ve şehir hastaneleri sürecinden etkilenen en düzensiz ödeme kalemini oluşturmaktadır. Sağlık hizmetini metalaştırarak alınıp satılan bir mala dönüştüren döner sermaye uygulamaları ve tamamlayıcısı olan performansa dayalı ödeme sistemi, sağlık hizmetinin bir ekip tarafından üretildiğini görmemektedir. Performans ödemesinin aylık gelirin önemli bir kısmını oluşturması ve ancak tam ay çalışıldığında ödenmesi,  kesintilerin anlamsız biçimde çalışılmayan günler üzerinden değil üç günün üzerindeki izin ve istirahat kullanımlarında tamamen kesilmesi hakkımız olan izinleri kullanmamızı ve hasta olduğumuzda gerekli şekilde istirahat etmemizi engellemektedir. Bunlar ve daha bir çok sebeple sağlık alanında döner sermaye ve performans sistemi kaldırılmalıdır. Eğer döner sermaye olacaksa performansa dayalı ek ödeme toplam ücretin yüzde 20’sinden fazla olmamalıdır. Göstergeler yeniden üniversite mezunu çalışanların hepsi için 3600 den başlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Emekliliğe yansıyacak, güvenceli, görev tanımına, liyakat ve kariyere uygun bir ücretlendirme politikası izlenmelidir.”

    “ON BİNDEN FAZLA SAĞLIK ÇALIŞANI ŞİDDETE UĞRADI”

    TTB Başkanı Adıyaman’ın vurguladığı bir diğer konu ise; sağlık çalışanlarına yönelik şiddet başlığı oldu. “İş yerlerimizin bu kadar güvensiz olmasını kabul etmiyoruz” diyen Adıyaman’ın ilgili açıklaması şöyle:

    “Bilimsel tıbbın temel “hastalık yok hasta vardır“ yaklaşımı teşhis tedavi paketleriyle ortadan kaldırılmıştır. Mesleki bağımsızlığımızı ortadan kaldıran bu yaklaşım ne yazık ki hastalarımızın sorunlarının tam çözülememesine yol açarak hastaların fiziksel, ruhsal, sosyal iyilik haline ulaşmalarını engellemektedir. Bu durumun yarattığı en önemli sorun şiddettir. Her yıl on binden fazla sağlık çalışanı sözel ya da fiziksel şiddete uğramaktadır. Şiddet öldürücü boyutlara ulaşmış; pek çok sağlık çalışanı öldürülmüş ve yaralanmıştır. Çoğumuzun hasta ve yakını ile yüz yüze çalıştığı iş yerlerimizin bu kadar güvensiz olmasını kabul etmiyoruz. Bu nedenle TTB tarafından meclise sunulan sağlıkta şiddeti önleme yasası gecikmeksizin çıkarılmalıdır.”

    PİRHA / ANKARA