Etiket: 15 kasım

  • İsviçre’de Bern Alevi Dergahı’nda, Seyit Rıza ve yol arkadaşları anıldı-VİDEO

    İsviçre’de Bern Alevi Dergahı’nda, Seyit Rıza ve yol arkadaşları anıldı-VİDEO

    PİRHA-İsviçre’de bulunan Bern Alevi Dergahı’nda, idam edilişlerinin 88. yılında Seyit Rıza ve yol arkadaşları anıldı. “Önce Ermeni ve Koçgiri Katliamları daha sonra da uzun yıllar Dersim’de devam eden bir katliam yaşandı’ diyen DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, “Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihinin en vahşi katliamını gerçekleştirdi. Benim babam o süreçte 1 yıl boyunca ailesiyle birlikte mağarada yaşamış” dedi.

    Dersim İnşa Kongresi ve Bern Alevi Dergahı, İsviçre’de bulunan Bern Alevi Dergahı’nda, idam edilişlerinin 88. yılında Seyit Rıza ve yol arkadaşlarını andı.

    Gülbeng ve çerağların uyandırılmasıyla başlayan anma, belgesel gösterimi, ağıtların okunması ve konuşmalarla sona erdi. Anmaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BABAM 1 YIL BOYUNCA AİLESİYLE BİRLİKTE MAĞARADA YAŞAMIŞ”

    Önce Ermeni ve Koçgiri Katliamları daha sonra da uzun yıllar Dersim’de devam eden bir katliam yaşandı’ diyen DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, “Devlet Dersim’deki aşiretlere silahlarınızı teslim edin der Dersimliler de demokrasi gelecek biz de özgürleşeceğiz zannederler ve silahlarını teslim ederler. Ama daha sonra bunun böyle olmadığı anlaşıldığında aşiretler Halvori’de bir araya gelir Seyit Rıza liderliğinde birbirlerine sahip çıkacaklarına dair ikrarlık verirler. Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihinin en vahşi katliamını gerçekleştirdi. Resmi kayıtlarda 11 bin kişinin öldürüldüğünü söylerken Dersimliler ise bu sayının 70 bin civarında olduğunu söylüyor. Benim babam o süreçte 1 yıl boyunca ailesiyle birlikte mağarada yaşamış. Babaannem, ‘Çocuğu ağlamasın diye emzirerek çocuğunu öldüren kadınlar vardı’ diyordu.” diye konuştu.

    Anmada ayrıca Ali Matur deyiş ve klamlar seslendirdi.

    PİRHA/İSVİÇRE

  • Seyit Rıza ve yol arkadaşları 88. yılda Dersim’de ağıtlarla anıldı-VİDEO

    Seyit Rıza ve yol arkadaşları 88. yılda Dersim’de ağıtlarla anıldı-VİDEO

    PİRHA-İdam edilişlerinin 88. yılında Seyit Rıza ve yol arkadaşları Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda ağıtlarla anıldı.

    Bundan tam 88 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    İdam edilişlerinin 88. yılında Seyit Rıza ve yol arkadaşları Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda anıldı. Anmada çerağlar uyandırılıp, ağıtlar söylendi.

    PİRHA/DERSİM

  • Seyit Rıza için İstanbul’da anma: Pirlerimiz diz çökmedi, biz de diz çökmeyeceğiz!-VİDEO

    Seyit Rıza için İstanbul’da anma: Pirlerimiz diz çökmedi, biz de diz çökmeyeceğiz!-VİDEO

    PİRHA – Seyit Rıza ve yoldaşlarının katledilişinin yıldönümü sebebiyle İstanbul’da anma yapıldı. Okunan basın açıklamasında, “Artık yüzleşme, adalet ve onarım zamanı gelmiştir” denildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ve Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), Seyit Rıza ve yoldaşlarını andı.

    Kadıköy rıhtımda yapılan basın açıklamasını kurumlar adına basın açıklamasını Hasan Şen okudu. Ortak metinde şu ifadelere yer verildi:

    “Bugün burada, 1937-38 Dersim Tertelesi’nde hile, yalan ve devlet zulmüyle idam edilen Seyit Rıza, oğlu Uşen, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê’yi anmak için bir araya geldik. Onların hakikat, adalet ve onur uğruna diz çökmeyen duruşlarını, bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.

    1937-38 yıllarında Dersim’in dağlarında, vadilerinde ve köylerinde bombalanan, yakılan, kurşunlanan, süngülenen, sürgün edilen ve mezar hakkı dahi tanınmayan on binlerce insanımızın acısı, hâlâ yüreklerimizdedir. Bu acı, sadece Dersim halkının değil, insanlığın ortak vicdanında kapanmayan bir yaradır. Dersim Katliamı, halkımızın belleğinde telafisi olmayan, kabul edilemez bir yara olarak yaşamaya devam etmektedir.

    Seyit Rıza ve yol arkadaşları, Dersim’in kimliğini, inancını, kültürünü ve onurunu temsil eden önderlerdi. Onların katledilmesiyle birlikte halkımız başsız bırakılmış, ardından eşine az rastlanır bir sürgün, müsadere, kırım ve asimilasyon süreci başlatılmıştır.
    Bu uygulamalar yalnızca Dersim’e değil, tüm insanlığa karşı işlenmiş suçlardır.Dersim’de gerçekleştirilen Tertele’nin başlıca sorumlusu, farklı olmayı düşman gören, yok etmeyi kendine görev bilen ırkçı ideolojidir. Ne yazık ki bu zihniyet, bugün hâlâ varlığını sürdürmektedir.

    Son dönemde bazı siyasetçilerin Dersim’in acılarını yeniden kanatan, kin ve nefret diliyle yaptıkları açıklamalar, bu zihniyetin güncel yansımalarıdır. Bizler bu açıklamaları şiddetle kınıyoruz. Bilinsin ki; onca kırıma, asimilasyona ve baskıya rağmen Rea Haq Alevilik de, Kürtlük de, Dersim’in hakikatli kültürü de bu toprakların kadim gerçeğidir. Hiç kimsenin bu halkı köklerinden koparmaya gücü yetmedi, yetmeyecek de!

    Seyit Rıza’nın sözleri rehberimizdir:

    ‘Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim ama bu bana dert oldu, ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun!’

    Pirlerimiz diz çökmedi, biz de diz çökmeyeceğiz.”

    “ÖZÜR DİLENSİN!”

    Dersim kurumlarının ortak metninde talepler şu şekilde dile getirildi:

    “Bugün buradan bir kez daha insanlığın vicdanına sesleniyoruz: Artık yüzleşme, adalet ve onarım zamanı gelmiştir!
    Devlet arşivleri eksiksiz biçimde açılsın!
    ‘Dersim’ ismi resmî olarak iade edilsin!
    Dersim halkından resmî olarak özür dilensin!
    Sürgün edilenlerin, kayıpların ve evlatlık verilen çocukların listesi kamuoyuna açıklansın!
    Seyit Rıza ve yoldaşlarının mezar yerleri açıklansın!
    Anadilimize, kültürümüze ve Kızılbaş-Alevi inancımıza özgürlük tanınsın!
    Munzur’da ve tüm Dersim coğrafyasında sürdürülen baraj, HES ve maden projeleri iptal edilsin!
    Özgür, demokratik ve eşit yurttaşlık hakkı tüm yurttaşlar için tanınmalı.

    Bizler, Dersim’in torunları olarak bu taleplerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
    Unutmadık, unutturmayacağız!
    Seyit Rıza ve yoldaşlarının onurlu direnişi, halklarımızın özgürlük ve adalet mücadelesine ışık tutmaya devam edecektir.
    Ruhları şad, yolları hakikat olsun!
    Diz çökmedik, diz çökmeyeceğiz!”

    Basın açıklaması ardından Dersimli sanatçılar, katledilenler için ağıtlar yaktı.

    Yapılan konuşmalar ardından katledilenler adına denize karanfiller bırakıldı ve lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mersin’de Seyit Rıza ve yol arkadaşları anıldı-VİDEO

    Mersin’de Seyit Rıza ve yol arkadaşları anıldı-VİDEO

    PİRHA-Mersin Dersimliler Derneği’nde Seyit Rıza ve yoldaşları anıldı. Anmada konuşan Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık,”Bu acı, sadece Dersim halkının değil, insanlığın ortak vicdanında kapanmayan bir yaradır. Bilinsin ki; onca kırıma, asimilasyona ve baskıya rağmen Rea Haq Alevilik de, Kürtlük de, Dersim’in hakikatli kültürü de bu toprakların kadim gerçeğidir. Hiç kimsenin bu halkı köklerinden koparmaya gücü yetmedi, yetmeyecek de!” dedi.

    Mersin Dersimliler Derneği’nde Seyit Rıza ve yoldaşlarının katledilmesinin 88. yılında anma etkinliği düzenlendi. Anma Baba Mansur Ocağı evlatlarından Baki Erdoğan’ın gülbangı ve saygı duruşuyla başladı.

    Ardından katledilenler için ağıtlar yakılırken, çerağ uyandıldı.

    Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, 1937-38 Dersim Tertelesi’nde hile, yalan ve devlet zulmüyle idam edilen Seyit Rıza, oğlu Uşen, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê’yi anmak için bir araya geldiklerini belirterek, “Onların hakikat, adalet ve onur uğruna diz çökmeyen duruşlarını, bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.

    1937-38 yıllarında Dersim’in dağlarında, vadilerinde ve köylerinde bombalanan, yakılan, kurşunlanan, süngülenen, sürgün edilen ve mezar hakkı dahi tanınmayan on binlerce insanın acısı, hâlâ yüreklerde olduğunu vurgulayan Çığlık, şunları ifade etti:

    “Bu acı, sadece Dersim halkının değil, insanlığın ortak vicdanında kapanmayan bir yaradır. Dersim Katliamı, halkımızın belleğinde telafisi olmayan, kabul edilemez bir yara olarak yaşamaya devam etmektedir.

    Seyit Rıza ve yol arkadaşları, Dersim’in kimliğini, inancını, kültürünü ve onurunu temsil eden önderlerdi. Onların katledilmesiyle birlikte halkımız başsız bırakılmış, ardından eşine az rastlanır bir sürgün, müsadere, kırım ve asimilasyon süreci başlatılmıştır.
    Bu uygulamalar yalnızca Dersim’e değil, tüm insanlığa karşı işlenmiş suçlardır.Dersim’de gerçekleştirilen Tertele’nin başlıca sorumlusu, farklı olmayı düşman gören, yok etmeyi kendine görev bilen ırkçı ideolojidir. Ne yazık ki bu zihniyet, bugün hâlâ varlığını sürdürmektedir.

    Son dönemde bazı siyasetçilerin Dersim’in acılarını yeniden kanatan, kin ve nefret diliyle yaptıkları açıklamalar, bu zihniyetin güncel yansımalarıdır. Bizler bu açıklamaları şiddetle kınıyoruz. Bilinsin ki; onca kırıma, asimilasyona ve baskıya rağmen Rea Haq Alevilik de, Kürtlük de, Dersim’in hakikatli kültürü de bu toprakların kadim gerçeğidir. Hiç kimsenin bu halkı köklerinden koparmaya gücü yetmedi, yetmeyecek de!

    Seyit Rıza’nın sözleri rehberimizdir: ‘Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim ama bu bana dert oldu, ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun!’ Pirlerimiz diz çökmedi, biz de diz çökmeyeceğiz.”

    Açıklamanın ardından lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/MERSİN

  • DAD: Seyit Rıza ve idam edilen diğer altı canımızın mezar yerleri açıklanmalı

    DAD: Seyit Rıza ve idam edilen diğer altı canımızın mezar yerleri açıklanmalı

    PİRHA- Katledilmelerinin 88. yılında Seyit Rıza ve yoldaşlarını anarak yazılı açıklama yapan DAD Genel Merkezi, “Samimi bir yüzleşme ancak demokratik cumhuriyet gerçekliğinde mümkün olabilir. Sey Rıza, Resik Wusen, Wusené Seydi, Fındıq Ağa, Hesen Ağa, Hesené İvrayimé Qıji, Aliyé Mırzé Sıli şahsında tüm Dersim mazlumlarının huzurunda dara duruyor ve saygıyla anıyoruz” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), 15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşlarını anarak yazılı açıklama yaptı.

    “MUKTEDİRLERİN ZİHİN DÜNYASI VE FİİLLERİ TAHAKKÜM VE ZULÜM ÜZERİNEDİR”

    Seyit Rıza ve yoldaşlarının idam edilmelerinin 88. yılında bir kez daha alanlarda oldukları ifade edilen açıklamada, “Bilmekte ve yaşamaktayız ki muktedirlerin hem zihniyet dünyası hem de tüm fiilleri tahakküm ve zulüm üzerine kuruludur. Bu mana da işledikleri insanlık suçları nedeniyle vicdani ve insani kaygıları söz konusu olmadığı gibi kendilerini var edebilmek için tahakkümlerini daha da derinleştirmek ve yeni zulümler üretmek zorunluluğu duymaktadırlar. İşte bu manada muktedirlere değil halklarımızın vicdanına seslenmek istiyor, ortak vatanımızda rızalaşma temelli demokratik bir birliği ve geleceği inşa etmek için halklarımızı sorumluluk almaya davet ediyoruz.

    Bilindiği gibi, coğrafi konumları nedeniyle Mezopotamya ve Anadolu erken tarihlerden beri birçok kadim halkın yurdu olduğu gibi tarihsel süreç boyunca da göç alan coğrafyalar olmuştur. Bu nedenle bu topraklarda farklı halklar, kavimler ve inançlar bir arada yaşamaktaydı. Yine biliyoruz ki tahakküm ve gaspın, yani rızasızlık halinin hüküm sürdüğü hiçbir mekân ve zamanda rıza temelli, demokratik ilişkilenme biçimleri mümkün olamamışsa da geçmişte farklı halkların ve kültürlerin kendilerini yaşatmaları imkân dâhilinde olmuştur.

    Tahakküm ve gaspın daha da yoğunlaştığı, merkezileştiği kapitalizm koşullarında ise tarihin en ağır insanlık suçları işlendi. Tarihin hiçbir döneminde yaşanmamış yoğunlukta soykırımlar yaşandı, dünyanın dört bir yanında birçok mazlum halk hem fiziki hem kültürel soykırımlarla tasfiye edildi. Kapitalist vahşetin bu topraklarda ki tecellisi ise İttihat ve Terakki Cemiyeti üzerinden gerçekleşti. Kapitalist vahşetin en katı, en merkezi ve tekçi biçimi bu cemiyet tarafından halklarımıza dayatılmış, bu toprakların daha önce şahitlik etmediği boyutlarda insanlık suçlarına imza atılmıştır. Muktedirlerin öngördüğü tahakküm biçimi ise tarihsel toplumsal Türklüğü ve kültürel İslamı hakikatinden kopararak araçsallaştıran, adına Türk İslam sentezi denen ideolojik zemin üzerine inşa edilmişti. Bu gelişme ise Mezopotamya ve Anadolu halklarına yaşatılan soykırımlar zincirinin başlaması anlamına gelmekteydi” denildi.

    “DERSİM’İN İLERİ GELENLERİ DÜZMECE BİR MAHKEMEDE YARGILANARAK İDAM EDİLMİŞTİR”

    Dersim Soykırımı’nın daha önce yaşanan soykırımlar silsilesinin halkalarından biri olarak gerçekleştirildiği vurgulanan açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Yüz yıllara yayılan bir kuşatmaya, sayısız sefere maruz kalan Dersim’in yeni dönemde ki tasfiye süreci ise Koçgiri halk hareketiyle başlatılmış, 1937-38’lerde ise zirveleştirilmiştir. Toplumsal varlığı hedefe konulan, bir bütün olarak tasfiye edilmek istenen Kürt halk gerçekliğinin özgün bir rengi olan Dersim, Osmanlıyla 16’cı yüzyılın başlarında karşılaşmıştır. Dersimlinin o günden bu yana yaptığı şey ise, elde kılıç üzerine gelen bu gücün karşısında yaşamını ve yaşam alanlarını savunmaktan ibarettir. Kurtuluş Savaşı sürecinde Dersim’e de heyetler gelmiş, gitmiş, bir şeylerin değişeceği, Kürtlere vaat edilen özerklik temelinde ortak vatanda ortak yaşam olacağı söylenmiş fakat düze çıkar çıkmaz Kürt halkının da diğer halkların akıbetine uğratıldığı görülmüştür. 1937-38 süreci öncesi çeşitli girişim ve görüşmelerle uzlaşmaya ve silah teslimine ikna edilen Dersim ise hem Kürt, hem Alevi kimliği nedeniyle, makro düzeyde planlanan, on binlerce insanımızın katli ve kalanların sürgün edildiği bir soykırım saldırısına maruz bırakılmıştır.

    Uçak filolarının, zehirli gazların ve on binlerle ifade edilen askeri güçlerin kullanıldığı bu saldırıda, cenazelerimize çoğu zaman bir toplu mezar dahi nasip edilmeyerek ya nehirlere doldurulmuş ya da güneş altında bırakılarak kurda kuşa yem edilmiştir. Hayatta kalabilen ve sayısını bilemediğimiz özellikle kız çocuklarımız ise gasp edilerek bilinmeyen yerlere götürülmüş, bir daha da kendilerinden haber alınamamıştır. Dersim ileri gelenlerinden Sey Rıza, Resik Wusen, Wusené Seydi, Fındıq Ağa, Hesen Ağa, Hesené İvrayimé Qıji, Aliyé Mırzé Sıli savunma haklarının dahi olmadığı düzmece bir mahkemede yargılanarak idam edilmiştir. Cenazeleri ise teslim edilmediği gibi bugüne kadar mezar yerleri dahi açıklanmamıştır.

    Kürt ve Alevi kimliklerimiz nedeniyle yaşatılan nice haksızlık ve travmaların ise ortak vatanda rızalaşma temelli ortak yaşamla, demokratik toplum ve demokratik cumhuriyetle aşılacağına olan inancımızı bir kez daha vurguluyoruz. Hali hazırda sürdürülen barış ve demokratik toplum sürecinden beklentimiz ve umudumuz yüksek, desteğimiz ve sahiplenme düzeyimiz tamdır. Karşılıklı nitelikli adımların atılmasıyla beraber bu süreç her etnisite ve inançtan halklarımızı barışa taşıyacak ve sağalma sürecine sokacak, demokratik cumhuriyete taşıyacak, hepimize kazandıracaktır.”

    “DERSİM HALKINDAN ÖZÜR DİLENMELİ”

    Samimi bir yüzleşmenin ancak demokratik cumhuriyet gerçekliğinde mümkün olabileceği belirtilen açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:

    -Seyit Rıza ve idam edilen diğer altı canımızın mezar yerleri açıklanmalı ve cenazelerin Dersim’e nakli engellenmemelidir.

    -Arşivler açılmalı, Dersim ismi iade edilmelidir.

    -Sürgünler, kayıplar, el konularak götürülen çocuklarımızın listesi ve akıbetleri açıklanmalıdır.

    -Asimilasyon, göçertme ve her türlü şiddet biçimine son verilmelidir.

    -Dersim halkından özür dilenmeli, demokratik cumhuriyet temelinde toplumsal haklarımız tanınmalı, Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

    PİRHA/DERSİM

  • Seyit Rıza ve yoldaşları katledilişinin 87. yılında Dersim’de ağıtlarla anıldı-VİDEO

    Seyit Rıza ve yoldaşları katledilişinin 87. yılında Dersim’de ağıtlarla anıldı-VİDEO

    PİRHA-87 yıl önce Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşları Dersim’de ağıtlarla anıldı. DAD Genel Merkez Yöneticisi Fetiye Yıldırım, “Pir Seyit Rıza’nın diz çökmeyen duruşunu vasiyet olarak algılayan ve bu konuda ikrarlı olan torunları olarak diz çökmeyeceğiz” dedi.

    Bundan tam 87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    87 yıl önce Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşları Dersim’de Raber Diler, Hüsnü Güngör ve Hasan Ekici’nin söylediği ağıtlarla anıldı. Ağıtların ardından çerağlar uyandırılıp, lokmalar pay edildi.

    “SEYİT RIZA’NIN DİZ ÇÖKMEYEN DURUŞUNU VASİYET OLARAK ALDIK”

    Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının 15 Kasım’da ışıksız meydanlarda idam edildiklerini ifade eden DAD Genel Merkez Yöneticisi Fetiye Yıldırım, “Pir Seyit Rıza’nın diz çökmeyen duruşunu vasiyet olarak algılayan ve bu konuda ikrarlı olan torunları olarak diz çökmeyeceğiz. Zaman sahipsiz, mekân rızasız, mazlum çaresiz değildir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Seyit Rıza’nın mezar yerini bilmek istiyoruz’-VİDEO

    ‘Seyit Rıza’nın mezar yerini bilmek istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA-Seyit Rıza’nın yok yere idam edildiğini ve vicdanen rahat olmadığını söyleyen Seyit Rıza’nın torununun oğlu Seydali Polat, “Seyit Rıza idam sehpasına gittiği zaman ‘Evladı Kerbelayız. Bi hatayız. Ayıptır, zulümdür, günahtır, cinayettir’ demişti. Seyit Rıza ne yapmıştı, neden idam edildi? Benim beklentim sadece Seyit Rıza’nın mezar yerinin açıklanması. Kemiklerden ne olursa olsun bir tane bulmam benim için yeterli” dedi.

    Bundan tam 87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    Seyit Rıza’nın torununun oğlu Seydali Polat, PİRHA’ya konuştu.

    “SEYİT RIZA’NIN İDAM EDİLMESİNİN NEDENİ RAYBER’DİR”

    Vicdanen rahat olmadığını vurgulayan Seydali Polat, “Çünkü anlatımlara göre Seyit Rıza yok yere idam edildi. Seyit Rıza idam sehpasına gittiği zaman ‘Evladı Kerbelayız. Bi hatayız. Ayıptır, zulümdür, günahtır, cinayettir’ demişti. Seyit Rıza ne yapmıştı, neden idam edildi? Şimdi benim beklentim sadece Seyit Rıza’nın mezar yerini bulup kemiklerden ne olursa olsun bir tane bulmam benim için yeterli. Seyit Rıza idam edildi ama nedenini sormak lazım. Nedeni abisinin oğlu Rayber’dir. Rayber devletle birlikte çalıştı. Dersim’de işlenen cinayetlerin hepsinin amcasına mal etti” dedi.

    “MUSTAFA KEMAL SEYİT RIZA’YA MESAJ YOLLUYOR”

    Dedesi Seyit Rıza’nın idam edildiği zaman babasının 7 yaşında olduğunu aktaran Polat, “Babamın anlatımına göre Mustafa Kemal Ankara’dan Abdullah Alpdoğan’a haber gönderiyor. Seyit Rıza’ya elçi gönderin nereyi isterse ona vereceğim ama yeter ki bulunduğu yerden çıksın. Abdullah Alpdoğan da Seyit Rıza’nın oğlu Şıx Hasan’ı tutukluyor ki Seyit Rıza teslim olsun. Daha sonra Şıx Hasan serbest bırakılıyor ve Mustafa Kemal’in Seyit Rıza’ya mesajını iletiyor. Seyit Rıza da, devletin bir parça ekmeğini yedin diye gelip bana akıl mı vereceksin? Ne yaparsanız yapın benim sonum idamdır. Zaten benim üzerime bir sürü suç atılmış diyor” dediğini ifade etti.

    “MÜSAVAT DERVİŞOĞLU ÖZÜR DİLEYECEĞİNE BİZİ KATLİAM YAPMAKLA TEHDİT EDİYOR”

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, “Cumhuriyet devleti, Şeyh Saidlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun yapılması gereken neyse o yapılacaktır” şeklindeki sözlerine tepki gösteren Polat, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Yine katliam yapsınlar korkmuyoruz. Seyit Rıza’yı idam ettiniz ama şimdi Seyit Rıza’nın binlerce torunu var. Ben hiçbir şey yapmadan katliama uğradım bunlar yetmiyormuş gibi yeniden biz katliama uğramakla tehdit ediliyoruz. Bir gün mutlaka zalimlerin hakkından mazlumlar gelecek, bu devran böyle gitmez. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun vatandaşa böyle bir söz söyleme hakkı yok. Ama sen o dönem yapılanlardan sonra özür dileyeceğine acılı ailelerin acısını iyice körüklüyorsun. Eğer sen benim acımın üzerine ateşle gidersen benim öfkem daha da artar.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • Erçe: Seyit Rıza gerçeğini toplumla paylaşmaya devam edeceğiz-VİDEO

    Erçe: Seyit Rıza gerçeğini toplumla paylaşmaya devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Seyit Rıza ve arkadaşlarının katledilişlerinin 87. yılına ilişkin, “Eğer bugün bu ülke bu kadar yoğun bir ekonomik kriz, bu kadar derin büyük siyasi bir kriz ile çalkalanıyorsa işte tarihi ile yüzleşememesinin acısını çektiğindendir. Dersim’le yüzleşilebilseydi, inanın ne Maraş olacaktı, ne Sivas olacaktı ne de diğer katliamlar” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ile Seyit Rıza ve arkadaşlarının Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilerek katledilmesinin 87. yıldönümüne ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “TARİHLE YÜZLEŞMEYİ GÖZE ALMAYAN BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Seyit Rıza ve arkadaşlarının katledilmesinin üzerinden 87 yıl geçtiğini hatırlatan Cuma Erçe, şunları ifade etti:

    “Birçok buna benzer katliamlarda, soykırımlarda olduğu gibi yine yüzleşilmeyen, yine üzerinde durulmayan, yine bütün açıklığıyla ortaya konulmayan hatta ve hatta devletin önemli kademelerinde görev yapmış olanların aleni olmasına rağmen araştırılmayan ve tarihle hiçbir zaman yüzleşmeyi göze almayan bir durumla karşı karşıyayız. Seyit Rıza ve arkadaşları bugüne kadar, daha doğrusu yakın tarihe kadar bir Dersim isyanı yalanıyla aslında hafızalarda yer alan, hain ilan edilen bir şahsiyet.
    Ancak Dersim’de bir isyan aslında tümüyle önceden hazırlanmış, planlanmış, merkezden Ankara’dan planları yapılmış çok tarihi, çok önemli ve çok büyük, devasa bir katliam olduğu gerçeği artık saklanamayacak, gizlenemeyecek pozisyonda. Gerek yaşanan o katliamda bizzat rol almış askerlerin, gerek o katliamda yakınları gözlerinin önünde katledilenlerin, gerekse de memleketlerini terk etmek zorunda kalan sürgüne gönderilen ailelerinden koparılan çocukların ilerleyen yaşlardaki anlatımlarının artık Dersim gerçeğini her yönüyle ortaya koyduğu anlaşılıyor.”

    “KATLİAMLAR ARASINDAKİ KÖPRÜYÜ KURMAMIZ GEREKİYOR”

    Erçe, Seyit Rıza ve arkadaşlarının hileyle ve göstermelik bir mahkemeyle Elazığ ‘Buğday Meydanı’nda idam edildiğini hatırlatarak, “Burada esas olan Alevilerin bu meseleye hangi pencereden bakmaları gerektiği meselesidir. Bu mesele esasında dikkatlice ele alındığında Koçgiri’nin Dersim’den, Dersim’in, Maraş’tan, Maraş’ın Çorum’dan, Sivas’tan, Gazi’den, Gezi’den farklı olmadığını görmek gerekiyor. Aleviler bu gerçeği idrak etmeliler” dedi.

    “SEYİT RIZA GERÇEĞİNİ TOPLUMLA PAYLAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Erçe,  Alevi kurumları olarak Dersim Katliamı’nın yıl dönümünde Dersim’de olacaklarını vurgulayarak, şunları dile getirdi:

    “15 Kasımlarda da Seyit Rıza ve arkadaşlarının katledildiği günde yapılan anma programına da bizzat katılıyoruz ve bundan sonra daha sık katılacağız. Yine bundan sonra Alevi dünyası içerisinde bu ülkenin ilerici, aydın, demokrat camiası içerisinde hem Dersim Katliamı gerçeğini hem de Seyit Rıza gerçeğini toplumla paylaşmaya devam edeceğiz. Bütün bu yalan ve çarpıtma bilgileri kesinlikle ortadan kaldırmak durumundayız. Çünkü tarih yalanlarla bezeniyor, yalanlarla üstü kapanıyor. Yalanlarla bezenmiş tarihten demokrasi çıkmıyor, barış çıkmıyor, kardeşlik çıkmıyor.

    Eğer bugün bu ülke bu kadar yoğun bir ekonomik kriz, bu kadar derin büyük siyasi bir kriz ile çalkalanıyorsa işte tarihi ile yüzleşememesinin acısını çektiğindendir. Biz eğer Dersim’le yüzleşebilseydik, Koçgiri ile yüzleşebilseydik inanın ne Maraş olacaktı, ne Sivas olacaktı ne de diğer katliamlar ne Soma, ne Amasra ne de geçen İzmir Selçuk’ta beş tane masum çocuğumuz yanarak katledilmiş olacaktı. Bu ülke demokrasinin olmamasından, barışın sağlanamamasından çok çekti, çekmeye de devam ediyor.”

    “ALEVİLER ZALİMİN ÖNÜNDE DİK DURMAYA DEVAM EDECEKLER”

    Seyit Rıza’nın, “Ben, sizin hilelerinizle, oyunlarınızla baş edemedim bu bana dert oldu, ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim ya bu da size ders olsun” sözünün sürekli hafızalarda canlı tutulması gerektiğini belirten Erçe, “Sözü bilince çıkartılıp ve bu sözü her yerde haykırmamız gerekiyor. Aleviler bunların önünde, zalimin önünde, zulmün önünde eğilmemeyi dik durmaya devam edecekler. Onlara dert olsun” diye ekledi.

    Buse Nehir DEMİR-Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Seyit Rıza ve arkadaşları için Avrupa’da anma etkinlikleri

    Seyit Rıza ve arkadaşları için Avrupa’da anma etkinlikleri

    PİRHA- Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 87.  yılında Avrupa’nın farklı kentlerinde kitlesel olarak anılacak. 

    87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşları için Avrupa’nın birçok kentinde anmalar ve paneller düzenlenecek.

    İsviçre’nin Cenevre, Fransa’nin Saint-Louis, Almanya’nın Stuttgart, Mainz ve Nürnberg kentlerinde 15 Kasım’da anma etkinlikleri düzenlenecek. Etkinlikler Dersim İnşa Kongresi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu, Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, St.Louis ve Weil am Rhein Alevi dernekleri, Rhein Main Dernekler Birliği, Stuttgart Dersim Soykırım Mağdurları İnisiyatifi öncülüğünde düzenlenecek.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Selman Yeşilgöz: Devlet yaptığı katliamla yüzleşmezse acılar devam edecektir-VİDEO

    Selman Yeşilgöz: Devlet yaptığı katliamla yüzleşmezse acılar devam edecektir-VİDEO

    PİRHA-Dersim Katliamı’nın devletin Dersim’in kültürüne ve inancına karşı tahammülsüzlüğünün sonucu olduğunu belirten DAM Yönetim Kurulu Üyesi Selman Yeşilgöz, “Devlet yaptığı katliamla yüzleşmezse acılar devam edecektir ve bizim de bu acılar karşısındaki duruşumuz devam edecektir” dedi.

    Bundan tam 87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) Yönetim Kurulu Üyesi Selman Yeşilgöz, Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmesinin 87. Yılına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “DERSİM KATLİAMI, BU HALKIN KÜLTÜRÜNE VE İNANCINA KARŞI TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜN BİR SÜRECİN SONUCUDUR”

    Dersim Katliamı’nın devletin Dersim’in kültürüne ve inancına karşı tahammülsüzlüğünün sonucu olduğunu belirten Selman Yeşilgöz, “Sonuç öncesi devletin yaptıkları vardır ve bunlar da bilhassa Seyit Rızaların idamlarının iddianamesini hazırlayan Sahan Ademoğlu’nun vurguladığı bu dava genç Tunceli’nin Dersim’e açtığı davadır diyor. Şimdi de onların ardılları olan İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Cumhuriyet tarihinde Şeyh Sait ve Seyit Rızalara ne yaptıysak bugünde onu yapmaktan geri kalmayacağız diyor. Söylenen söz sıradan bir laf değil ve katliamcı zihniyetin devam ettiğini gösteriyor bizlere” dedi.

    Seyit Rızaların idamının başlı başına bir idam olayı olmadığına vurgu yapan Yeşilgöz, “Çünkü Seyit Rıza ve yol arkadaşları bir dava için yola çıktılar.  Dersim tarihi, kültürü, inancı için yola çıktılar. Geçmişten bu yana Dersimliler yaşadıkları topraklara Kırmanciye Beleke diyorlardı. Kırmanciye Beleke farklılıkların, çeşitliliklerin olduğu topraklardır. Kendi dili, inancı ve kültürünün yok sayılmasına karşı o gün gösterilen bir reaksiyondur. Bazı kesimler isyan vardı diyor ancak Dersim’de o dönem isyan yoktu, katliama karşı bir duruş vardı. Devletin kayıtlarında 13 bin 500 kişinin öldürüldüğü söylenirken sözlü tarihte ise 50 ile 70 bin kişi arasından insanın öldürüldüğü söyleniyor” diye konuştu.

    “DEVLETİN GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMESİ GEREKİYOR”

    Devletin bu acının unutulmasını istiyorsa geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğinin altını çizen Yeşilgöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ancak devleti yönetenlerin zihniyetleri şimdiye kadar hiç değişmedi. Biz her yıl 15 Kasım ve 4 Mayıs’ta anmalar yaparak görevimizi yaptık diye geri çekilip oturmak davaya aynı şekilde sahiplenmediğimiz anlamına gelir. Çünkü Seyit Rızalar bu dava uğruna bedel ödediler. Bugünün kuşağı açısından da bunu sahiplenmenin yolu o değerlere sahip çıkmayla gerçekleşebilir. Kendisine Dersim’in aydınıyım, yazarıyım diyen bazı şahıslar o dönemin kişilikleri üzerinden bu mücadeleyi hiçleştirmeye çalışıyorlar. Onların yaptığında İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun nezdinde zuhur eden anlayışın bir başka versiyonudur. Çünkü kişiliklerle başlatılan bir karalama sonuçta o günkü o davanın da yok sayılmasına kadar da götürebilecek bir anlayıştır.

    Devlet yaptığı katliamla yüzleşmezse acılar devam edecektir ve bizim de bu acılar karşısındaki duruşumuz devam edecektir. Yüzleşmek için bizim taleplerimiz idam edilen seyitlerimizin mezar yerlerinin açıklanması ve onları uğruna mücadele ettikleri bu topraklara en azından cenazelerini getirebilmemizin yolu açılmalıdır. O gün evlatlık verilen çocuklarımızın nerelere verildiği açıklanmalıdır. Dilimize kültürümüze ve inancımıza yönelik sürdürülen asimilasyon ve tahammülsüzlük politikasına son verilmeli. Taleplerimizin yerine getirilmesi ve bir bütün olarak da bu halktan özür dilenmelidir.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • DAD’tan Seyit Rıza paneli: Türkiye katliamla ne zaman yüzleşirse o zaman demokratikleşir-VİDEO

    DAD’tan Seyit Rıza paneli: Türkiye katliamla ne zaman yüzleşirse o zaman demokratikleşir-VİDEO

    PİRHA- Gazi Cemevinde düzenlenen panelde konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Türkiye’nin Seyit Rıza ve Dersim katliamıyla yüzleşmesiyle demokratikleşeceğini belirtti.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, Gazi Mahallesi’nde bulunan Gazi Cemevinin konferans salonunda Seyit Rıza’nın idam edilişinin yıl dönümüne ilişkin, “Kefensiz toprağa düşenlerimizi unutmadık, unutmayacağız”  başlıklı panel düzenlendi. Panele, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş sözcüsü Cengiz Çiçek, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ve Yazar Gültekin Uçar’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    “TOPLUM TECRİT ALTINDA”

    Açılış konuşmasını yapan DAD İstanbul Şube Başkanı Kadri Kılıç, Cumhuriyet’in birinci yüzyılının inkar ve asimilasyon üzerine kurulduğunu belirterek, cemevlerinin yeni yüzyılda bu zihniyete karşı barış sesini yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Toplum üzerindeki tecride vurgu yapan Kılıç, “Bu tecritle bu ülkeyi cehenneme çevirdiler. Tüm toplum tecrit altına alındı” dedi.

    “TEKÇİ CUMHURİYET”

    Panelde konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Cumhuriyet tarihi boyunca Dersim’de katliamların yaşandığını belirterek, Türkiye’nin bu katliamlarla yüzleştiği zaman demokratikleşeceğini söyledi. Doğan, “Bunca katliam, acılar yaşanırken neden bu suça toplum ortak oluyor. Neden bu katliama karşı ses çıkarmıyor diye hep kendime sormuşumdur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş kodlarında tekçilik var. Her şeyi tek tipleştiren bir zihniyet var. Egemenler yapılan katliamı unutturmak için çeşitli yol ve yöntemlerle toplumun hafızasında silmeye çalışıyorlar. Böyle bir ortamda bizim de bunu hep deşifre etmemiz lazım. Yapılan bu katliamı unutmamak gerekir” şeklinde konuştu.

    “ULUS DEVLET MANTIĞI”

    Ardından konuşan Cengiz Çiçek, tarih ele alındığında hakikate saygı duyulması gerektiğini ifade ederek, “Tarihe bir kere saygılı olmamız lazım. Bunların tarihi sürekli inkar ve imha üzerine kuruludur. Yüzyıllık Cumhuriyet’in tarihi bizim bütün gerçekliğimizin üzerine toprak attı. Ulus devlet çizgisinde Türk olmayan halkların üzerine Türkçülük yeleği giydirilmeye çalışıldı. Bu Cumhuriyet 100’üncü yılından sonra ikinci yüzyılını aynı şekilde AKP-MHP’nin bu zihniyeti devam ettiriyor. Bu Cumhuriyet, diğer halklara üç şeyi aşılmaya çalışıyor. Dincilik, Türkçülük ve cinsiyetçilik; bu üç kavram ulus devlet mantığını güden bir zihniyet. Ulus devlet mantığına karşı mücadele etmek zorundayız. Dersim ve Seyit Rıza katliamı ulus devlet zihniyetinin son halkasıdır. Şu an bu ulus devlet zihniyeti aynı şekilde Rojava’ya saldırıyor” şeklinde konuştu.

    Panel soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Seyit Rıza ve yoldaşları Almanya’da DİK, FEDA ve cemevleri öncülüğünde anılacak

    Seyit Rıza ve yoldaşları Almanya’da DİK, FEDA ve cemevleri öncülüğünde anılacak

    PİRHA- İdam edilişinin 86. yılında Seyit Rıza ve arkadaşları DİK, FEDA ve yereldeki cemevleri öncülüğünde Almanya’da anılacak. 

    86 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyit Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşları için Dersim İnşa Kongresi (DİK), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) öncülüğünde Hochtaunus ve Weil Am Rhein cemevlerinin desteğiyle anmalar yapılacak.

    WEİL AM RHEİN

    Weil am Rhein’deki anmada, ‘Dersim Tertelesi ve Seyit Rıza ve Yol Arkadaşlarının Yargılanma/İdam Süreci’ başlıklı panel gerçekleşecek.

    18 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de Weil am Rhein AKM Cemevi’nde yapılacak panele Yönetmen-Yazar Nezahat Gündoğan ve Demokratik Alevi Federasyonu Eş Genel Başkanı Demir Çelik panelist olarak katılacak.

    FRANKFURT

    Dersim İnşa Kongresi ve Demokratik Alevi Federasyonu ve Hochtaunus AKM Cemevinde öncülüğünde gerçekleşecek anmaya DİK Eş Başkanı Hülya Yer, HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu, FEDA Temsilcisi İmam Canpolat, Oberursel Alevi Kültür Merkezi Eş Başkanı Veli Balaban’ın yanı sıra sanatçılar Ferhat Tunç ve Hasan Sağlam katılacak.

    19 Kasım Pazar günü In Den Schwarz Wıesen 18, 61440 Oberursel adresinde gerçekleşecek anma saat 12.00’de başlayacak.

    PİRHA/ALMANYA

     

  • Seyid Rıza ve arkadaşları Dersim’de ağıtlarla anıldı-VİDEO

    Seyid Rıza ve arkadaşları Dersim’de ağıtlarla anıldı-VİDEO

    PİRHA-İdam edilişlerinin 85. yılında Seyid Rıza ve arkadaşları Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda ağıtlarla anıldı. 

    Bundan tam 85 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    İdam edilişlerinin 85. yılında Seyid Rıza ve arkadaşları Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda anıldı. Anmada çerağlar uyandırılıp, ağıtlar söylendi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de anma: Seyit Rıza’nın en büyük miraslarından biri diz çökmemesidir-VİDEO

    Dersim’de anma: Seyit Rıza’nın en büyük miraslarından biri diz çökmemesidir-VİDEO

    PİRHA-Seyit Rıza ve arkadaşları, idam edilişlerinin 85. yılında Dersim’de anıldı. Yapılan ortak açıklamada, Dersim’in halk önderleri idam edilirken amacın Dersim’de soykırımı gerçekleştirmek olduğu belirtildi. Seyit Rıza’nın bu toprakların feryadı olduğunu söyleyen HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da, “Seyit Rıza’nın bizlere bıraktığı en büyük miraslardan bir tanesi diz çökmemesi ve baş eğmemesidir” dedi.

    Seyit Rıza ve arkadaşları, idam edilişlerinin 85.yılında Dersim’de anıldı. Anmaya Alevi kurumları temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve emek demokrasi güçleri katıldı.

    Anmada yapılan ortak basın açıklamasını EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Açıklamada, ‘Hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmedik’ pankartı açıldı.

    “DERSİM KATLİAMI’NIN AMACI SOYKIRIM GERÇEKLEŞTİRMEKTİ”

    85 yıl önce Dersim’in halk önderleri idam edilirken amacın başsız ve öndersiz bırakılan Dersim’de soykırımı gerçekleştirmek olduğunu belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden bir taraftan Dersim uçaklarla bombalanırken bir taraftan da İhsan Sabri Çağlayangil’in itiraf ettiği gibi mağaralarda kimyasal gazlarla toplu katliamlar gerçekleştirildi. Katliam sonrasında topraklarından kopartılan insanlarımız zorla göç ettirilerek büyük bir soykırım gerçekleştirdiler” dedi.

    “MÜCADELEMİZİ YÜKSELTMEMİZ GEREKİYOR”

    1937-1938’de Dersim’i toplu katliamlara ve sözde mahkemelerle savunma hakkı bile kullanılmasına izin vermeden, neye imza attıklarını bile bilmeden idam sehpalarına götürdüklerini söyleyen DEDEF Genel Başkanı Özkan Tacar, “Dersim halkının onurlu duruşu idam sehpalarına götürülen hilelere karşı en büyük cevaptı. Seyit Rıza idam sehpasında ‘Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim bu bana dert oldu biz de size teslim olmadık bu da size dert olsun’ derken sehpayı kendi ayaklarıyla itmenin dik duruşunu gösterdi. Bize bugün düşen görev bundan sonraki süreçte bunların yaşanmaması adına Dersim adına mücadelemizi yükseltmektir” diye ifade etti.

    “SEYİT RIZA’YI HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ”

    Seyit Rıza’nın bu toprakların feryadı olduğunu söyleyen HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da, “Bu toplum hiçbir zaman Seyit Rıza’yı unutmadı ve unutmayacak. Bu devlet o dönemde sözde mahkemelerle hukuk ve yasa tanımadan atanmış bir heyetle hafta sonu idam kararı verdi. Seyit Rıza’nın yaşı küçültüldü, oğlunun yaşı büyütüldü. Hukuk tanımamazlığın çok bilindik örneği olarak tarihe geçti. Seyit Rıza’nın bizlere bıraktığı en büyük miraslardan bir tanesi diz çökmemesi ve baş eğmemesidir. Seyit Rıza ve arkadaşları diz çökmeyenlerin ve sadece özgürlüğün önünde diz çökerim diyenlerin kervanına katıldı” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP’li Önlü’den önerge: Dersim soykırımına ilişkin devlet arşivleri neden açılmamaktadır?

    HDP’li Önlü’den önerge: Dersim soykırımına ilişkin devlet arşivleri neden açılmamaktadır?

    PİRHA-HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, idam edilişinin 85. yılında Seyid Rıza ve yoldaşlarına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Önergede, “Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri aradan geçen 85 yıla rağmen neden hala açıklanmamaktadır?” ifadeleri yer aldı.

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Seyid Rıza ve yoldaşlarının idam edilişlerinin 85. yılında, mezar yerleri ve Dersim Katliamı’nın belgelerine ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “SEYİD RIZA VE ARKAADAŞLARININ MEZAR YERLERİ HALA GİZLENMEKTEDİR”

    Önergede, “Aradan geçen 85 yıla rağmen Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri hala gizlenmektedir. Direnişin önderlerinin idamı sonrasında Dersim coğrafyası, kültürü, dili ve inancına yönelik topyekûn bir soykırım harekâtına girişilmiş, resmi rakamlara göre 12 bin, bağımsız araştırmacı ve tarihçilere göre ise 70 bin ile 100 bin civarında Dersimli çocuk, yaşlı, kadın ayırt edilmeden katledilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

    “KÜRT VE ALEVİ HALKINA YÖNELİK EN BÜYÜK KATLİAM DERSİM’DE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR”

    Binlerce Dersimlinin zorla yerinden yurdundan koparılarak sürgüne yollandığı belirtilen açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

    “Dersimlilerin köyleri yakılmış, mallarına, topraklarına ve hayvanlarına el konulmuştur. Hayatta kalan kız çocukları askerlere evlatlık olarak verilmiş ve yoğun asimilasyona tutulmuştur. Terteleyle yalnızca bir direniş bastırılmak istenmemiş, Dersim halkının Raye Haq inancı, Kırmançki dili, kültürü ve doğası da yok edilmek istenmiştir. Dersim’e ilişkin sayısız rapor hazırlanmış, harekât öncesinde Dersimlilerin silahları toplatılmış, karakol ve kışlalar inşa edilmiştir. Yeni kurulan Cumhuriyet için Dersim coğrafyası hep bir tehdit olarak algılanmış, bu tehdit algısı hazırlanan tüm raporlara yansımıştır. 2 Şubat 1926’da Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey hazırladığı raporda Dersim’e “Çıban Başı” demiştir. Tedip ve Tenkil Harekatı’yla Dersimlileri yola getirme, uslandırma, haddini bildirme ve direnen başkaldırın halklara mesaj verilmiştir. Kürt Alevi halkına yönelik en büyük katliam Dersim’de gerçekleştirilmiştir. Günümüzde de Dersim coğrafyası üzerinde inkâr, asimilasyon ve yok etme politikaları devam etmektedir.”

    “DERSİM SOYKIRIMI İLE NEDEN YÜZLEŞİLMEMEKTEDİR?”

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede şu sorular yer aldı:

    -Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri aradan geçen 85 yıla rağmen neden hala açıklanmamaktadır?

    -1937-1938 Dersim soykırımına ilişkin devlet arşivleri neden açılmamaktadır? 15 Kasım 1937 tarihinde Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edildikleri mahkeme tutanakları kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır?

    -Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Başbakanlığı döneminde, Dersim soykırımına ilişkin, “Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa, ben özür dilerim ve diliyorum” ifadelerini kullanmasına rağmen Dersim soykırımı ile neden yüzleşilmemektedir?

    -1937/38/39 tarihlerinde Dersim’de kaç yurttaşımız katledilmiştir?

    -1937-1938 Dersim soykırımı sonrasında kaç Dersimli zorla göç ettirilmiş, ne şekilde ve hangi bölgelere/yerlere sürgüne gönderilmiştir?

    -37-38 Dersim soykırımı sonrasında kaç kız çocuğu ailelerinde koparılarak askerlere evlatlık verilmiştir? Evlatlık verilen kız çocuklarına ilişkin devlet arşivlerinde resmi kayıtlar bulunmakta mıdır?

    -Dersim’in tüm tarihsel arka planıyla, gasp edilen hakları, dili, inancı ve kültürüyle yüzleşmek ve jenosit mağdurlarına karşı uluslararası hukuktan doğan sorumlulukları yerine getirmek amacıyla hangi çalışmaları yürütmektesiniz?

    -Dersim soykırımıyla yüzleşmeye katkı sunması açısından AB ülkeleri, ABD ve Rusya Federasyonu’nda bulunan arşivlerin toplanmasına ilişkin bir çalışmanız olacak mıdır?

    -Bölgeyi insansızlaştırma ve yaşanamaz hale getirmeyi amaçlayan, barajların, HES ve RES’lerin, maden ocaklarının yapımının durdurulması ve Dersim adının iade edilmesi için bir girişiminiz olacak mıdır?

    (HABER MERKEZİ)

  • Seyit Rıza anmasına çağrı yapanlar hakkında soruşturma başlatıldı

    Seyit Rıza anmasına çağrı yapanlar hakkında soruşturma başlatıldı

    PİRHA-Tunceli Cumhuriyet Savcılığı, Seyit Rıza ve yol arkadaşlarını anma etkinliğine çağrı bildirisi dağıtanlar hakkında soruşturma başlattı.

    15 Kasım 1937 tarihinde Seyit Rıza, Uşenê Seydi, Fındık Ağa, Resık Uşen (Seyit Rıza’nın oğlu), Aliye Mırzê Sıli, Hesenê İvraime Qıji ve Hesen Ağa’nın Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilmelerinin üzerinden 84 yıl geçti. Anmaya çağrı bildirisi dağıtan Dersim Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri hakkında soruşturma başlatıldı.

    Tunceli Cumhuriyet Savcılığı, Seyit Rıza ve yol arkadaşlarını anmak için bastırılıp 12 Kasım günü dağıtılan bildirilerde “Suç ve suçluyu övmek” iddiasıyla dağıtanlar hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında bildiri dağıtanlar ifade işlemleri için Emniyete çağrıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Seyit Rıza ve arkadaşları İzmir’de anıldı: Diz çökmediniz, diz çökmeyeceğiz!-VİDEO

    Seyit Rıza ve arkadaşları İzmir’de anıldı: Diz çökmediniz, diz çökmeyeceğiz!-VİDEO

    PİRHA- Seyit Rıza ve yoldaşları idam edilişlerinin 84. yıl dönümlerinde İzmir’de gerçekleşen eylemde konuşan DAD İzmir Şube Eşbaşkanı Nebahat Çelik, “84. yılında, Seyit Rıza ve tüm yitirdiklerimizin huzurunda bir kez daha dardayız. Diz çökmediniz, diz çökmeyeceğiz! Dünyada ki örneklerinden hareketle yüzleşme ve adalet talebimizi bir kez daha yineliyoruz” dedi.

    İdam edilişinin 84. yılında Seyit Rıza ve yoldaşları Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde Karşıyaka İskelesi’nde anıldı. Anmada mumlar yakılarak niyaz ve lokmalar dağıtıldı. Siyasi parti, yöre dernekleri ve Alevi kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaşın katıldığı anmada kitle adına açıklamayı Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Eş Başkanı Nebahat Çelik okudu.

    Attıkları “Devlet Dersim tertelesi ile yüzleşsin”, “Dersim onurdur, onuruna sahip çık”, “Tertele Dersim Xo Vîra Meke” sloganları ile soykırıma dair tepkilerini dile getiren kitle, taleplerini ise taşıdıkları “Devletin Dersim katliamı arşivleri açılsın” dövizi ile gösterdi.

    Çelik, katliam ile yüzleşilmesi, Seyit Rıza ve yoldaşlarının cenazelerinin teslim edilerek nakline engel olunmaması, cezaevine atılan Dersimliler ve kayıp çocukların akıbetinin açıklanması, toplumsal kimliklerinin tanınarak asimilasyona ve şiddete son verilmesi çağrısında bulundu.

    “DERSİM, TEK TİPLEŞTİRME KIYIMLARININ SON HALKASIDIR”

    Hazırlıkları yıllara yayılan soykırımın, Dersim’de isyan var yalanıyla gerekçelendirilerek meşrulaştırılmak istendiğine dikkat çeken Çelik, “Gerçekte ise Dersim’de isyan yoktu, Dersim’e saldırı vardı. Dersimlinin yaptığı şey ise her canlının yapacağı gibi yaşamını ve yaşam alanını koruma çabasından ibaretti. İttihat ve Terakki Cemiyeti tek tip iktidar alanı yaratmaya odaklı politikalarını hayata geçirmiş. Başta Hristiyan halklar olmak üzere, bu toprakların kadim halkları yok edilmiş, sıra Müslüman Kürt kardeşe ve Alevi halklara gelmiştir. Dersim, tek tipleştirmeye koşullu bir kıyımlar zincirinin son halkası olmuştur” diye konuştu.

    “ÜLKENİN HARCI, ALEVİLER VE ÖTEKİLEŞTİRİLENLERİN KANI İLE KARILDI”

    Çelik, Dersim’in kültürel dokusunun tahrip edilerek insansızlaştırıldığını ve tarihsel-toplumsal geçekliğinin yok edildiğini belirterek, “Buna karşın sürekli olarak Alevilerin ve bağlamında Dersimlinin Cumhuriyetin-laikliğin bekçisi ve bu sistemin harcı olduğu propaganda edilmiştir. Tek tipçi politikalara kurban edilen gerek Dersimliler ve Aleviler, gerekse tüm ötekileştirilenler, bu topraklarda rızalı ve ikrarlı bir birliğe her zaman hazır olmuşlardır. Alevilerin bu ülkenin harcı-çimentosu olduğunu söyleyenler, bu ülkenin harcını Aleviler ve bütün ötekileştirilenlerin kanıyla karmış, dahası bu politikaları sürdürmüşlerdir. Seksen dört milyon yurttaşın ülkesinde, her bir toplumsal gerçekliğin haklarına saygı ve anayasal güvence bir haktır, teslim edilmelidir. Rızalı ve demokratik bir birlik başkaca mümkün olamayacaktır” ifadelerini kullandı.

    “YÜZLEŞME VE ADALET TALEBİMİZİ YİNELİYORUZ”

    Seyit Rıza, oğlu ve beş arkadaşının cenazelerinin teslim edilerek Dersim’e nakline engel olunmaması çağrısında bulunan Çelik, “84. yılında, Seyit Rıza ve tüm yitirdiklerimizin huzurunda bir kez daha dardayız. Diyoruz ki sizler cümle Hakk diyenlerin yüreğinde mekan tuttunuz. Diz çökmediniz, diz çökmeyeceğiz! Halklarımız bu topraklarda rızalı-ikrarlı, demokratik bir buluşmayı ve yarınları mutlaka inşa edecektir. Dünyada ki örneklerinden hareketle yüzleşme ve adalet talebimizi bir kez daha yineliyoruz” şeklinde konuştu.

    Anma, lokmaların paylaşılması ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

     

     

  • DAM: İdamlarının 84. yılında Seyit Rıza ve dava arkadaşlarını saygıyla anıyoruz

    DAM: İdamlarının 84. yılında Seyit Rıza ve dava arkadaşlarını saygıyla anıyoruz

    PİRHA-Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) çok yönlü hazırlıkların ardından 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararıyla başlatılan askeri harekâtla Dersim Katliamı’nın kararının verildiğini belirterek, “Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmelerinin üzerinden 84 yıl geçti ama hala mezar yerleri gizli tutulmakta ve bu talebimize ısrarla cevap verilmemektedir” dedi.

    15 Kasım 1937 tarihinde Seyit Rıza, Uşenê Seydi, Fındık Ağa, Resık Uşen (Seyit Rıza’nın oğlu), Aliye Mırzê Sıli, Hesenê İvraime Qıji ve Hesen Ağa’nın Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilmelerinin üzerinden 84 yıl geçti.

    “84 YIL GEÇTİ AMA MEZAR YERLERİ HALEN AÇIKLANMADI”

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) yaptığı yazılı açıklamada, “Çok yönlü hazırlıkların ardından 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararıyla başlatılan askeri harekâtla Dersim Katliamı’nın startı verildi” dedi.

    Açıklamada, “Yaz boyu devam eden askeri harekât sonucunda Alişer ve Zarife Xatun gibi birçok kanat önderi katledilir. Muhalif noktada duran aşiret temsilcilerinden bazıları yakalanır bazıları ise görüşme maksadıyla çağrıldıkları makamlarda derdest edilirler. Soykırımın ilk adımı olan 1937 harekâtı bir nevi dikenleri ayıklama hareketidir. Askeri harekâtın bazı aşiretlere yönelik olduğu yönündeki devlet beyanları bir oyundan ibaretti. Dersim’de bu bölünme bilerek yaratıldı ve belli şahsiyetler bilerek hedefe konuldu. Nitekim bu politikasını tarihsel kazanç sayan devlet aklı, ikinci aşamayı soykırımla tamamlar. 15 Kasım 1937 tarihinde: Seyit Rıza, Uşene Seydi, Fındık Ağa, Resık Usen (Seyit Rıza’nın oğlu), Aliye Mırze Sıli, Hesene İvraimi, Hesen Ağa, Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilirler. Devlete başkaldırmakla itham edilen Dersimli bu şahsiyetlerin idamlarının üzerinden 84 yıl geçti, ama hala mezar yerleri gizli tutulmakta ve bu talebimize ısrarla cevap verilmemektedir” denildi.

    “İDAM KARARI SİYASİYDİ”

    Hukuki normlardan uzak, olağanüstü bir mahkemede yargılama yapıldığı belirtilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Dillerini bilmedikleri bu mahkemede savunma hakları olmadığı gibi, üst mahkemeye itiraz hakları da yoktu. Yetmiş iki kişinin yargılandığı bu davanın son duruşması ise kurallara aykırı olarak hafta sonu yapıldı ve o mahkeme eliyle idam kararı verdirildi. Mahkeme başkanı Hatemi Semihi, hazırlamış olduğu iddianamede “Bu dava Tunceli’nin Dersim’e açtığı tarihi bir dava olduğunu söyler. Savcı Hatemi davaya bir de böylesine tarihi bir misyon yüklemektedir. Haksız sayılmaz, zira savcı Hatemi’nin tarihi göndermesi, davanın özeti niteliğindedir. Dolayısıyla idam kararı siyasiydi, Seyit Rıza şahsında bitmek bilmeyen saldırılar da siyasidir.

    O sebeple kimlikleri, kültürel değerleri onlara suç sayıldı ve bir tercüman hakkı dahi tanınmadı. Nihayetinde adına mahkeme denilen bu yargılama sonucunda bazıları bırakıldı. Seyit Rıza ve altı yoldaşına idam, geri kalanlara müebbet verilerek Türkiye’nin değişik cezaevlerine gönderildiler. Ekseriyeti yaşlı olan bu Dersim ileri gelenlerin akıbetleri bilinmez, dahası hiçbiri geri gelemez.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeşilgöz: 84 yıldır idam edilen seyitlerimizin mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    Yeşilgöz: 84 yıldır idam edilen seyitlerimizin mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    PİRHA-Bundan tam 84 yıl önce Seyit Rıza ve arkadaşları idam edildi. 84 yıl önce idam edilen seyitlerinin mezar yerlerinin açıklanması gerektiğini belirten Dersim Araştırmalar Merkezi Başkanı Selman Yeşilgöz, “Devletin artık geçmişle yüzleşmesiyle gerekiyor” diye belirtti.

    Bundan tam 84 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) Başkanı Selman Yeşilgöz, Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmesinin 84. Yılına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SOYKIRIM ANLAYIŞI İLE YÜZBİNLERCE İNSAN KATLEDİLDİ”

    84 yıldır devletin işlemiş olduğu bir katliam olduğunu vurgulayan Yeşilgöz, “1850 yıllarından Dersim’e yönelik başlatılan operasyon ve raporlamalar cumhuriyet dönemiyle birlikte sürdürüldü. Cumhuriyetin kurulmasından belli bir süre sonra dili, inancı farklı olanların tasfiyesine yönelik bir girişimin başladığı dönemdir. Bunun sonucu olarak da Koçgiri, Zilan, Ağrı, Şeyh Sait ve 37-38’de Dersim’de sonlandırılan katliam ve soykırım anlayışı ile yüzbinlerce insan katledildi. Dersim Katliamı’nda resmi rakamlarda 13 bin 500, sözlü tarihte ise 50 binin üzerinde insanın katledildiği bir süreçti” dedi.

    “DEVLET ARTIK GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMESİ GEREKİYOR”

    84 yıllık süreçte devletin hiçbir adım atmadığını belirten Yeşilgöz, şunları ifade etti:

    “İnancımız ve kültürümüz gereği hiçbir zaman kin ve nefret güden bir toplum olmadık. 84 yıl önce idam edilen seyitlerimizin mezar yerleri, evlatlık verilen kızlarımızın akıbetleri, devlet arşivleri ve sürgüne gönderilenlerin yerlerinin açıklanması gerekiyor. İnsanların kendi atalarının mezar yerlerini istemeleri kadar insani hiçbir şey yoktur. Artık insanlarımızın mezar yerlerine mum dikebilecekleri bir yeri olmalı. Devletin artık geçmişle yüzleşmesiyle gerekiyor, çünkü geçmişiyle yüzleşemeyen hiçbir toplum ileriye gidemez” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Seyit Rıza ve arkadaşları İzmir’de kitlesel anılacak

    Seyit Rıza ve arkadaşları İzmir’de kitlesel anılacak

    PİRHA- İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği ve Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi öncülüğünde, idam edilişinin 84. yılında Seyit Rıza ve arkadaşları anılacak.

    84 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşları için İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği ve Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi öncülüğünde panel ve anma gerçekleşecek.

    14 Kasım tarihinde Çiğli Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılacak ‘Dersim 1937-38’de Ne Oldu, Niye Oldu, Nasıl Oldu’ konulu panele Araştırmacı-Yazar Erdoğan Aydın ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Eğitim Sekreteri Hüseyin Ozan konuşmacı olarak katılacaklar. Panel, saat 15.00’te başlayacak.

    15 Kasım Pazartesi günü ise Seyit Rıza ve idam edilen arkadaşları kitlesel olarak anılacak. Karşıyaka İskelesi önünde gerçekleşecek anma saat 18.30’da başlayacak.

    PİRHA/İZMİR