Etiket: 16 Eylül İzmir Mitingi

  • ‘Aleviler olarak bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz’ – VİDEO

    ‘Aleviler olarak bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz’ – VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, 16 Eylül’de gerçekleştirilen ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingini değerlendirdi. Karakaya, mitinge sadece bayrakla katılmanın mevcuttaki okullara imam atanması sorununu çözmediğine dikkat çekerek, “Aleviler olarak bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz” dedi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler, okullara imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu meydanında ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingi gerçekleştirdi.
    Miting sonrası değerlendirme yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, bundan sonra yapılması gerekenleri PİRHA’ya anlattı.

    “MİTİNGE SADECE BAYRAKLA KATILMAK MEVCUT SORUNU ÇÖZMÜYOR”

    İzmir Mitingini değerlendiren Karakaya, “ne yazık ki bazı kesimlerin hala laiklik mücadelesinin ya da Alevilerin bu çalışmasının ne anlama geldiğini anlayamadıklarını görüyoruz” dedi. Mitinge sadece bayrakla katılmanın mevcuttaki okullara imam atanması sorununu çözmediğini de dile getiren Karakaya, “Topyekün bir mücadele yürütemezseniz bu işin başarı şansı daha da zayıflar” diye konuştu.

    “DİLEKÇE KAMPANYASI BAŞLATILMALI”

    Karakaya, İzmir’de gerçekleştirilen miting sonrası yapılması gerekenleri ise şöyle açıkladı:
    “Bundan sonraki süreçte özellikle bütün eğitim örgütleri, veliler, Alevi kurumları ve bütün demokrasi güçlerinin bunu bir kampanya halinde zorunlu seçmeli din derslerine ve imamların okullarda eğitim vermelerine karşı dilekçe kampanyasıyla Türkiye genelinde yürütmeleri lazım. Eğer sonuç alınmazsa mahkeme boyutunu sürdürmek lazım. Ama bütün mahkemeleri tıkamak lazım.”

    “BU ÜLKEYİ ASLA KARANLIĞA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    Karakaya, Alevi örgütlerinin tek başlarına da kalsa mücadeleyi sonuna kadar götüreceklerini belirterek “Alevi kurumları olarak biz asla bu sisteme, bu sistemin uyguladığı politikalara boyun eğmeyeceğimizi, zorunlu din derslerine karşı, Diyanet’in kaldırılması için mücadelemizi sürdüreceğimizi, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı da aynı mücadeleyi vereceğimizi, sözde dedelere karşı da asla tavizkar olmayacağımızı söylemek isterim” şeklinde ifade etti.

    Karakaya, aynı zamanda çok zorlu bir sürecin kendilerini beklediğini de ifade ederek “Bu mücadeleyi hem Alevi örgütler olarak hem de Alevi dostlar olarak Türkiye Demokrasi Güçleri ile birlikte kararlılıkla mücadele edeceğimizi, bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABER

    >On binler Gündoğdu Meydanı’ndaydı: Bizi yakanları ÇEDES ile yetiştirmek istiyorlar-VİDEO

  • Prof. Dr. Nejla Kurul: 19 milyonun karşılaştığı tehlike için buradayız-VİDEO

    Prof. Dr. Nejla Kurul: 19 milyonun karşılaştığı tehlike için buradayız-VİDEO

    PİRHA – ÇEDES’e karşı İzmir’de yapılacak “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık mitingi”ne dair çalışmalar Aydın’da sürüyor. Eğitim Sen öncülüğünde yapılan basın açıklamasında protokolün detayları paylaşılarak “Demokratik eşitsizlikler o kadar çoğaldı ki buna dur demek zorundayız” çağrısında bulunuldu.

    16 Eylül’de İzmir’de yapılacak “ÇEDES’e hayır. Laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık mitingi”ne yönelik çağrılar sürüyor.

    Yapılacak miting için Ankara’dan İzmir’e yola çıkan yürüyüş ekibinin dördüncü durağı Aydın oldu.

    Eğitim Sen, Veli Der ve Alevi örgütlerinin öncülüğünde İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenecek mitinge dair katılım çağrısı yapıldı.

    Aydın Kent Meydanı’ nda düzenlenen basın açıklamasına çok sayıda yurttaş katılırken, “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Irkçı, gerici eğitine hayır”, “Diyanet, elini okullardan çek”, “Okullarda imam istemiyoruz”, ” Zorunlu din dersi kaldırılsın” sloganları attı.

    “ARTIK YETER DİYECEĞİZ”

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Nejla Kurul, 19 milyon öğrenci için yollara koyulduklarını belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Çocuklarımız ve gençlerimiz için buradayız. 19 milyona yakın okullarda öğrencimiz var. Her gün çocuk hakları ihlali yaşıyoruz. ÇEDES diye bir protokol imzaladılar. İmamların, vaizlerin okullara girişinin önü açıldı. Eğitim alanı büyük tehlike altında. Çocuklarımızın onurlu geleceği için 100’ü aşkın kurumla bu gidişe dur dedik ve İzmir’de miting yapma kararı aldık. Toplu taşıma ücretsiz olacak. Aydın halkını on binler olarak oraya bekliyoruz. Eğer bugün sessiz olursak yarın ülkede mezarlık sessizliğini yaşarız. Bugün Enes Kara’nın sesi olmak için buradayız. Aladağ’da yanan çocukların çığlığı için buradayız. 19 milyonun karşılaştığı tehlike için buradayız.

    Bütün müfredatın dinselleştiğini görüyoruz. Bunların karşısında sessiz mi kalacağız? Erkek egemen düzen, kadınları eğitimden ve çalışma yaşamından dışlarken biz kadınlar sessiz mi kalacağız? Laik eğitim demek laik yaşamı inşa etmek demek. Tüm inançlara bu özgürlüğü vermek demektir ancak her kesime kapalı olan bir iktidar ile karşı karşıyayız. O yüzden otobüslere binip, o alana gidip eşit yurttaşlık talep etmek çok önemli.

    Giderek suskunluğa giden toplumun canlanması çok önemli. O alanda ÇEDES’i iptal edin diyeceğiz. Biz bu laiklik buluşmalarımızı emek ve demokrasi buluşmalarımızı pek çok kentte yapacağız. Artık yeter diyeceğiz.

    “EŞİTSİZLİKLERE DUR DEMEK ZORUNDAYIZ”

    “Önümüzdeki günlerde vergilendirme düzenlemesi yapılacak. Bizden aldığınız vergileri nereye kullandınız diye sormak gerekiyor. Hepimiz eşit miyiz? Demokratik eşitsizlikler o kadar çoğaldı ki buna dur demek zorundayız. Bugün laik hukuk devleti ortadan kaldırılıyor. Bizlere çok şey düşüyor o yüzden susun diyenlere karşı bu meydanlar bizim kollektif alanlarımızdır. Biz ötekiler, sesimizi duyurmak zorundayız. Hepinizi mitinge davet kesiyoruz.”

    Canlı yayın linkimize buradan ulaşabilirsiniz.

    PİRHA/AYDIN

  • ‘Geleceğimiz için 16 Eylül’de İzmir mitinginde olalım’- VİDEO

    ‘Geleceğimiz için 16 Eylül’de İzmir mitinginde olalım’- VİDEO

    PİRHA- Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Hamit Karaoğullarından ve Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya, okullara imam atanmasına karşı cumartesi günü İzmir’de yapılacak olan büyük mitinge katılım çağrısı yaptı. Karaoğullarından ve Kaya, “Laik, bilimsel eğitim için, geleceğimiz için 16 Eylül’de İzmir’deki mitingte olacağız” diye belirtti.

    ÇEDES protokolü kapsamında okullara imam ve din görevlilerinin atanmasına tepkiler sürerken Eğitim-Sen, Alevi örgütleri ve Veli Dernekleri’nin öncülüğünde 16 Eylül’de İzmir’de büyük bir miting düzenlenecek.

    Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Hamit Karaoğullarından, ÇEDES’in laiklik karşıtı bir proje olduğunu ve Aleviler olarak karşısında duracaklarını belirtti. 16 Eylül’deki mitinge çağrı yapan Karaoğullarından, “ÇEDES, gericiliğin tamamen yansımasıdır. Giderek dincileşen eğitim sistemine imamlarla öncülük etmek işin boyutunu çok farklı yerlere götürüyor. Bu ve benzeri projelere şiddetle karşı çıktığımızı göstermek için 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan büyük eşit yurttaşlık mitingine tüm halkları bekliyoruz. Geleceğimiz için mutlaka orada olalım” dedi.

    Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya da, laik ve bilimsel eğitim vurgusu yaparak, “Laik ve bilimsel eğitim bu iktidarla birlikte daha da gerilere gitti. Evrensel değerlerde gerçek laik bilimsel eğitimin bu ülkeye gelmesi gerekiyor. Ülkenin çocukları bunu hak ediyor. Bu sebeple 16 Eylül’de yapılacak olan mitinge laik ve bilimsel eğitimi savunan herkesi bekliyoruz” sözlerini kullandı.

    PİRHA/ ADANA

  • ‘ÇEDES, sadece Alevilerin meselesi değil’-VİDEO

    ‘ÇEDES, sadece Alevilerin meselesi değil’-VİDEO

    PİRHA – 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık mitingine yönelik çağrı eylemleri sürüyor. Muğla’da yapılan basın açıklamasında “Bütün toplumu mücadeleye ortak olmaya çağırıyoruz. ‘Niçin ÇEDES projesi İzmir’den başladı?’ diye bir düşünelim” ifadeleri kullanıldı.

    İzmir’de yapılacak “ÇEDES’e hayır. Laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık” mitingine dair çağrılar sürüyor.

    Eğitim Sen, Veli Der ve Alevi örgütlerinin öncülüğünde 16 Eylül’de yapılacak mitinge dair Muğla’da basın açıklaması düzenlendi.

    16 Eylül Mitingi için Ankara’dan İzmir’e yola çıkan yürüyüş ekibinin üçüncü durağı Muğla oldu.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan “Çevremi seviyorum değerlerime sahip çıkıyorum” (ÇEDES) projesinin iptali için Sınırsızluk Meydanında basın açıklaması yapıldı.

    Yurttaşlar, “Irkçı, gerici eğitine hayır. Parasız, laik, bilimsel eğitim. Diyanet, elini okullardan çek. Okullarda imam istemiyoruz. Zorunlu din dersi kaldırılsın” sloganlarını attı.

    “LAİK EĞİTİME DOKUNAMAZSINIZ”

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Nejla Kurul, 16 Eylül mitinginin önemine dikkat çekerek şu konuşmayı yaptı:

    “Aramızda birçok kesimden arkadaşlarımız var. Yani çoğuluz ve çiçek bahçesi gibi renkliyiz. Demokratik kamuoyunu bugün uyarmak ve ÇEDES’in iptal edilmesi için iktidar bizi duysun diye buradayız. Okullarımız kamusal, demokratik, laik kimliğini yitiriyor. Anadil konusu zaten askıya alınmış durumda. Gençlerimizin geleceği karartılmak isteniyor. Biz burada 6 yaşında evlendirilen kız çocuğumuzun sesiyiz. Kamusal alanda kadınlar daha çok görünsünler diye bizler buradayız. İşsizlik arttıkça kadınları eve gönderen bir sistem var. Bu bağlamda bizler, bu karanlığı yırtmak için yola çıktık. 16 Eylül’de yapacağımız miting çok önemli. Toplumun canlanması için yola çıktık. Çocuk hakları mücadelesini büyütmek için yola çıktık. ‘Laik eğitime dokunamazsınız, karma eğitim askıya alınamaz’ diyeceğiz o mitingte. Bu nedenlerle herkesi davet ediyoruz.”

    “TOPLUMU UYANDIRMAK İSTEDİK”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe de “Derdimiz çok büyük” diyerek ÇEDES projesinin tehlikelerine vurgu yaptı. Erçe şunları söyledi:

    “Dün 12 Eylül darbesinin 43. yıl dönümüydü. Bugün yaşadığımız hukuksuzluğun kaynağı 12 Eylül’dü. ‘Zorunlu din dersleri kaldırılsın’ diye yıllarca mücadele ettik ama şimdi yeni bir sürpriz ile karşılaştık. Yetmedi bütün derslerin dayanağı din oldu. Yetmedi çocuklarımız, merdiven altı tarikatların pençesine atıldı. Yetmedi şimdi okullara imam, vaiz atadılar. 842 okula imam görevlendirdiler. Ülke karanlığa boğulursa hepimiz ışık yüzü göremeyeceğiz. Daha dün kendi koyunlarında besledikleri fetöcülerin nerelere geldiğini biliyorsunuz. ‘Abi’ ve ‘ablaları’ vardı, şimdi onları okullara sokuyorlar. O nedenle toplumu uyandırmak istedik. Bütün toplumu mücadeleye ortak olmaya çağıyoruz. ‘Niçin ÇEDES projesi İzmir’den başladı?’ diye bir düşünelim.

    Bu topraklarda kardeşçe, laik ve demokratik bir cumhuriyet için mücadele ediyoruz. Biz bu ülkenin asli unsurlarıyız. O nedenle de Alevisi, Sünni’si, Arabı, Kürdü kendisini özgür hissedene kadar mücadele edeceğiz. Bu mesele sadece Alevilerin meselesi değil. İzmir’in ardından Ankara, istanbul, Diyarbakır mitingleri de olacak. Tüm canlara sesleniyorum; 16 Eylül’de hepimiz Gündoğdu meydanında olmalıyız.”

    PİRHA/MUĞLA

  • ’16 Eylül, ayağa kalkılması gereken bir gün olmalı’ – VİDEO

    ’16 Eylül, ayağa kalkılması gereken bir gün olmalı’ – VİDEO

    PİRHA – “Laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık” talebi ile İzmir’de yapılacak mitinge Denizli halkından da destek geldi. Yapılan basın açıklamasında okullardaki dinci yapılanmaya dikkat çekilerek “İzmir mitingi bir başlangıçtır. 16 Eylül yurtseverlerin ayağa kalkması gereken bir gün olmalı. Bütün yurttaşlarımızı bu mitinge buluşmaya çağırıyoruz” denildi.

    Eğitim Sen, Veli Der ve Alevi örgütlerinin öncülüğünde 16 Eylül’de İzmir’de, “ÇEDES’e hayır. Laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık” mitingi düzenlenecek. Gündoğdu meydanında saat 17:00’de yapılacak mitinge çağrı amacıyla Denizli’de de basın açıklaması düzenlendi. Miting için Ankara’dan İzmir’e yola çıkan yürüyüş ekibinin ikinci durağı Denizli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan “Çevremi seviyorum değerlerime sahip çıkıyorum” (ÇEDES) projesinin iptal edilmesi için çok sayıda yurttaş bir araya geldi.
    Can Doğan parkında buluşan yurttaşlar, “ÇEDES’e hayır” pankartı açarken “Parasız, laik, bilimsel eğitim. Diyanet, elini okullardan çek. Zorunlu din dersi kaldırılsın” sloganlarını attı.

    “EĞİTİM ALANI RİSK ALTINDA”

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Nejla Kurul, yaptığı açıklamada, güçlü bir özgürlük özleminin olduğunu belirterek “Bu birlikteliğin daha büyüğünü 16 Eylül’de İzmir’de yapacağız. Etkin yurttaşlar olmak için buradayız. Aklımızı iktidara teslim etmemek için buradayız. ‘Birleşirsek kazanırız’ diyoruz. Ama eğitim alanı risk altında. Karma eğitim ilkesi MEB tarafından ihlal ediliyor. Çocuklarımız tarikatlara götürülmek isteniyor. Enes Kara’nın çığlığı, Gülistan Doku’nun çığlığı buradadır. O yüzden bugün hep birlikteyiz” diye konuştu.

    “ÖTEKİLER İÇİN EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ise şu konuşmayı yaptı:
    “Biz ‘eşit yurttaşlık’ derken sadece bir kesim için seslenmiyoruz. Pazarda yerlerden meyve toplayanlar ile saraylarda lüks içinde yaşayanlar arasındaki eşitsizliğe vurgu yapıyoruz. Bütün ötekiler için eşit yurttaşlık istiyoruz. Biz istiyoruz ki yoksul ailelerinin çocukları da bilim insanı olsun. Okullarda çocuklarımızı eğitimcilere teslim etmek istiyoruz. Dün olduğu gibi Fetullahçı cemaatlerde olan ‘abla ve abiler’ gibi bugün de gerici örgütlerin militanları, okullarda olsun istemiyoruz. Barış içerisinde, laik, demokratik bir eğitim olsun diye yollara düştük. Eğer bu ülke karartılırsa ki karartılıyor o zaman inancı, cinsiyeti, milliyeti farklı herkes karanlıkta kalacaktır. O nedenle her birimiz bir mum yakmalıyız. Biz Alevi kurumları yıllardır zorunlu din derslerine karşı çıktık ama bunun tek başına olamayacağının farkındayız. O nedenle 16 Eylül’de yapılacak miting çok önemli. Kimse kendini bu ülkede öteki görmemeli. Alevi de Kürt de kendini öteki görmemeli. Daha da yollarda olacağız. İzmir mitingi bir başlangıçtır. 16 Eylül yurtseverlerin ayağa kalkması gereken bir gün olmalı. Bütün yurttaşlarımızı bu mitinge buluşmaya çağırıyoruz. Bu ülkede düşüncelerinden dolayı binlerce hapiste yatan insan varken Madımak’ı yakanlar serbest bırakılmakta. Denizli halkı ile buluşmak istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Aydın’daki Alevi kurumları onlarca otobüsle İzmir mitinginde olacak

    Aydın’daki Alevi kurumları onlarca otobüsle İzmir mitinginde olacak

    PİRHA- Aydın’da bulunan Alevi kurumları, okullara imam atanması projesinin iktidarın siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimlerinin bir parçası  olduğuna vurgu yaparak, 16 Eylül’de düzenlenecek ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingine katılma çağrısında bulundular. 

    Okullara ‘Değerler Eğitimi’ adı altında imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesine tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler, okullara imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de saat 17.00’de Gündoğdu meydanında ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingi yapacak.

    Aydın’da bulunan Alevi kurumları AKD Söke Cemevinde toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Söke, Efeler, Kuşadası, Akbük, Didim, Nazilli, Köşk, Ortaklar, Çine, Karpuzlu ve Koçarlı’nın yanı sıra AKD Selçuk Cemevi temsilcileri katıldı. Toplantıda ağırlıklı olarak 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan miting görüşüldü ve iktidarın hamlelerine karşı mücadele etme çağrısı öne çıktı.

    PİRHA/AYDIN

     

  • Fadime Türkyılmaz’dan katliam davasına çağrı: İnsanlık suçunda zamanaşımı olmaz-VİDEO

    Fadime Türkyılmaz’dan katliam davasına çağrı: İnsanlık suçunda zamanaşımı olmaz-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz 14 Eylül’de görülecek olan Sivas Katliamı Davasına çağrıda bulundu. Türkyılmaz, “İnsanlık suçunda zamanaşımı olmaz diyoruz bunun için bir kez daha haykıracağız” dedi.

    Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal şenlikleri sırasında Madımak Otelinde 33 Alevi yurttaşın yakılarak öldürülmesine ilişkin görülen dava zamanaşımı sınırına geldi. 14 Eylül Perşembe Günü Ankara’da görülecek olan davada karar verilmesi bekleniyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi Başkanı Fadime Türkyılmaz davaya katılım çağrısında bulunurken konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “İNSANLARI KATLEDENLER DIŞARIDA DÜŞÜNCE SUÇLULARI İÇERİDE”

    İnsanlık suçlarında zamanaşımının kabul edilemez olduğuna vurgu yapan Fadime Türkyılmaz, “Biz mücadele bitmedi diyoruz ya gerçekten bitmedi. Çünkü biliyorsunuz ki daha yeni Sivas’ı ateşe verenler, 33 canımızı diri diri yakanlardan bir tanesini daha Cumhurbaşkanı affetti, dışarıya çıktı. Nasıl bir ülkede yaşıyor isek elinde ateşi olanlar, insanları yakanlar, insanları katledenler dışarıda gazetecilerimiz ve düşünce suçlularımız içeride. Ve insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz demiş olmamıza rağmen ne kadar insanlık suçu işlemiş insan varsa dışarı salıveriyorlar. Bu da ülkede demokrasinin, adaletin, eşitliğin olmadığının bir göstergesidir. Bu Alevilere uygulanan zulmün daha alevli devam ettiğinin bir göstergesidir. Biz sizi yakarız, yıkarız, asarız, keseriz, kuyulara doldururuz, derinizi de Nesimi gibi yüzeriz ve arkasından da bunları zamanaşımına uğratırız, özgür bırakırız siz gerçeklerinizle yüzleşmeyin diyorlar. Biz kendi gerçeklerimizle yüzleşmek zorundayız. Eğer yüzleşmezsek, eğer unutursak bize tekrar hatırlatacaklarını biz Aleviler çok iyi biliyoruz” diye ekledi.

    “EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyoruz (ÇEDES) projesine karşı başlatılan 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan “Laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık mitingi” için de katılım çağrısı yapan Türkyılmaz şunları söyledi:

    “Ayın 16’sında İzmir Gündoğdu Meydanı’ndayız. Bir kez daha laik ve bilimsel eğitim diye haykıracağız. Çünkü okullara imamlar atadılar ve din dersi saatlerini haftada 6 saatte çıkardılar. Bu da biz Alevileri yok saymak, asimile etmek, dinci, gerici neslin yetişmesi demek. Başımıza gelenler yetmiyormuş gibi çocuklarımızı daha da karanlık günler bekliyor. İyi kötü bizim dönemlerimizde daha çok demokrasinin d’si varken daha karanlığa sürükleniyoruz. Okullarda bilimin olmadığını düşünebiliyor musunuz? Bizimkiler diyor ya ‘Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ tam da bu karanlığı yaratmak uğruna ırkçı, gerici nesil yetiştirmeye devam ediyorlar.

    Karşımızda kocaman devlet var ve biz bu kocamandan korkuyor muyuz? Asla. Hani Deniz Gezmiş, Hüseyin’e soruyor ya ‘Hüseyin asacaklar bizi korkuyor musun?’ diye Hüseyin diyor ki ‘Deniz yoldaşım biz korkuyu Kerbela’da bıraktık’. Biz korkudan korkmamayı öğreneli yıllar oldu çoluğumuzla, çocuğumuzla İzmir Gündoğdu Meydanı’ndayız. Bu davada da perşembe günü zamanaşımı olmaz diyoruz. Zamanaşımına uğratanları da affetmeyeceğiz, unutmayacağız. Eşit yurttaşlık mücadelemize de devam edeceğiz ta ki alana kadar.”

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • Didim Cemevinden zorunlu din dersine tepki ve 16 Eylül mitingine katılım çağrısı

    Didim Cemevinden zorunlu din dersine tepki ve 16 Eylül mitingine katılım çağrısı

    PİRHA- Didim Cemevi, ÇEDES projesinin iptalini talep ederek, projenin iptali için 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapılacak olan mitinge katılım çağrısında bulundu.

    Cemevi bahçesinde gerçekleşen basın açıklamasına Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay, Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, yönetim kurulu üyeleri, dernek üyeleri ve çok sayıda kitle örgütü temsilcisi katıldı.

    Basın açıklaması Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan tarafından gerçekleştirildi. İlhan açıklamada eğitim sisteminin ve yaşamın tümüyle dinselleştirilmesine, adaletsizliğe, asimilasyona ve ayrımcılığa karşı çıktıları belirterek, laik ve bilimsel eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlığı savunduklarını ve talep ettikleri ifade etti.

    “ALEVİLERİN SİNİR UÇLARINA BASINÇ UYGULUYORLAR”

    İlhan, yeni eğitim yılının büyük bir adaletsizlik ve derin bir ekonomik krizin gölgesinde başladığını ifade ederek, “Yeni dönemde okullar, yaşanan sosyal, siyasal ve ekonomik krizin yanı sıra, eğitim sistemini tümü ile dinselleştiren, aklın ve bilimin ışığından uzaklaştıran, eğitim kurumlarını tarikat ve cemaatlerin talepleri doğrultusunda adeta birer dini kurum haline getiren uygulamalar ile başlamaktadır. Bu uygulamalar ile AKP hükümeti, başta Aleviler olmak üzere halkın büyük bir bölümünün sinir uçlarına basınç uygulayarak anayasaya aykırı ve laiklik karşıtı bir politikaya hız kazandırmıştır” dedi.

    “ZORUN DİN DERSİ ZULMÜ ARTARAK DEVAM EDİYOR”

    12 Eylül faşizminin eseri olan darbe anayasasıyla başlayan zorunlu din dersleri zulmünün, AKP iktidarınca artarak devam ettiğini söyleyen İlhan, “Öyle ki okullar; bırakalım “zorunlu din dersi” uygulamasını artık “Zorunlu Din Eğitimi Merkezlerine” dönüştürülmüştür. Zorunlu din dersleri yetmemiş gibi, müfredat tümüyle dinselleştirilmiştir. Okullar imam hatip okullarına dönüştürülmüş ve birer medrese gibi faaliyet yürütmektedir. Bu eğitim öğretim yılı başında ise Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu kararınca haftalık ders saati çizelgesine müdahale edilerek, seçmeli din dersleri de zorunlu hale getirilmiştir. ÇEDES ve benzeri projelerle ve protokollerle okullar ve eğitim kurumları Diyanet İşleri Başkanlığı ile cemaat ve tarikatların kontrol ettiği kurumlar haline getirilmiştir” diye konuştu.

    16 EYLÜL MİTİNGİNE ÇAĞRI

    İlhan son olarak 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleşecek mitinge katılım çağrısında bulunarak şunları söyledi:

    Eğitim, kamusal bir haktır. Herkese eşit, ulaşılabilir, fırsat eşitliğine dayalı, aklın ve bilimin kontrolünde, çağdaş, parasız, bilimsel olmalıdır. Müfredatı, ayrımcı, cinsiyetçi, ırkçı ve gerici olmamalı ve hızla ayıklanmalıdır.

    Ülkemiz birçok inanç, dil ve kültür mozaiğine sahiptir. Bu gerçeklikten hareketle diyoruz ki; Eğitim sistemi her şeyden önce bilimsel ve laik olmalıdır. Eğitimde laiklik, Alevilerin vazgeçemeyeceği bir ilkesel duruştur. Çünkü ancak laik bir eğitim ve yaşam biçimiyle, inançlar, düşünceler, kültürler özgürce kendini ifade edebilir. Laiklik ilkesiyle inançlar kendi kurallarını, geleneklerini sürdürebilme olanağına sahip olabilirler.”

    PİRHA/AYDIN

  • DAD Mersin: Tekçi anlayışa karşı 16 Eylül’de İzmir Mitingindeyiz- VİDEO

    DAD Mersin: Tekçi anlayışa karşı 16 Eylül’de İzmir Mitingindeyiz- VİDEO

    PİRHA- DAD Mersin Şube Eş Başkanı Avukat İbrahim Cinbaş ve DAD Kadın Meclisi Üyesi Aynur Şahin, AKP hükümetinin okullara imam ve din görevlilerinin atanmasına karşı çıkmak için 16 Eylül’de İzmir’de düzenlenecek olan mitinge katılım çağrısı yaptı.

    ÇEDES protokolü kapsamında okullara imam ve din görevlilerinin atanmasına tepkiler sürerken Eğitim-Sen, Alevi örgütleri ve veli derneklerinin öncülüğünde 16 Eylül’de İzmir’de büyük bir miting düzenlenecek.

    Demokratik Alevi Dernekleri Mersin Şube Eş Başkanı Avukat İbrahim Cinbaş, yapılacak olan mitingin giderek dinselleşen eğitime karşı mücadele etmenin önemli bir ayağı olduğunu belirtti.

    “MİTİNGE KATILIM İÇİN DUYARLILIK BEKLİYORUZ”

    Avukat Cinbaş, “16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanında yapılacak olan Eşit Yurttaşlık Mitingine bütün duyarlı kamuoyunu bekliyoruz. Hükümetin okullara imam atamasına karşı, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle yapılacak olan mitinge bütün duyarlı kamuoyunu, demokratik kitle güçlerini, bütün halkları davet ediyoruz. DAD Mersin Şubesi olarak bütün toplumsal kesimlerden mitinge katılım için duyarlılık bekliyoruz” sözlerini kullandı.

    “DEVLETİN AYRIMCI, ASİMİLASYONCU POLİTİKALARINA KARŞI İZMİR’DE OLALIM”

    DAD Kadın Meclisi’nden Aynur Şahin de tekçi anlayışa karşı ses çıkarılması için mitinge katılımın gerekliliğine vurgu yaparak, “Devletin yüz yıllık tekçi, ayrımcı, asimilasyoncu politikalarını devam ettiren AKP iktidarının uygulamalarına karşı rahatsızlık duyan; eşitlikten, laiklikten yana olan herkesi, kadınları, gençleri, velileri, demokratik kitle örgütlerini 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan mitinge davet ediyoruz” dedi.

    PİRHA/ MERSİN

  • PSAKD: Okullar zorunlu din eğitimi merkezlerine dönüştürüldü

    PSAKD: Okullar zorunlu din eğitimi merkezlerine dönüştürüldü

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi laik ve bilimsel eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık taleplerini dile getiren bir açıklama yayınladı. PSAKD’nin açıklamasında “Asimilasyon insanlık suçudur. Asimilasyon, kültür, inanç ve dil gibi insanlığın en temel ve en kadim hakları için büyük bir katliamdır. Biz Aleviler, kime karşı ve ne niyetle yapılırsa yapılsın asimilasyon politikalarının tam karşısında yer alırız” ifadelerine yer verildi. AKP iktidarının uyguladığı eğitim politikalarına karşı ortak mücadelenin zorunlu hale geldiğinin altını çizen PSAKD, 16 Eylül’de İzmir’de ÇEDES projesine karşı gerçekleştirilecek olan mitinge katılım çağrısında bulundu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, eğitim sisteminin ve yaşamın tümüyle dinselleştirilmesine karşı açıklama yaptı. Açıklamada eğitim sisteminde uygulanmak istenilen asimilasyon politikalarına vurgu yapılırken 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek olan Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesine karşı ‘Laik Eğitim, Laik Yaşam ve Eşit Yurttaşlık’ mitingine katılım çağrısı da yer aldı.

    “OKULLAR ‘ZORUNLU DİN EĞİTİMİ MERKEZLERİNE’ DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2023/2024 Eğitim-Öğretim yılının büyük bir adaletsizlik ve derin bir ekonomik krizin gölgesinde başladığını hatırlatırken hükümetin gerici ve asimilasyoncu bir eğitim sistemi uygulamak istediğini belirtti. PSAKD, yaptığı yazılı açıklamada şunlara yer verdi:

    “Yeni dönemde okullar, yaşanan sosyal, siyasal ve ekonomik krizin yanı sıra, eğitim sistemini tümü ile dinselleştiren, aklın ve bilimin ışığından uzaklaştıran, eğitim kurumlarını tarikat ve cemaatlerin talepleri doğrultusunda adeta birer dini kurum haline getiren uygulamalar ile başlamaktadır. Bu uygulamalar ile AKP hükümeti, başta Aleviler olmak üzere halkın büyük bir bölümünün sinir uçlarına basınç uygulayarak Anayasaya aykırı ve laiklik karşıtı bir politikaya hız kazandırmıştır.

    AKP hükümeti 21 yıllık iktidarında yürüttüğü tekçi, gerici, ırkçı, ayrımcı, asimilasyoncu eğitim politikalarını yaygınlaştırıp derinleştirmektedir. 12 Eylül Faşizminin eseri olan darbe Anayasasıyla başlayan zorunlu din dersleri zulmü, AKP iktidarınca artarak devam etmektedir. Öyle ki okullar; bırakalım ‘zorunlu din dersi’ uygulamasını artık ‘Zorunlu Din Eğitimi Merkezlerine’ dönüştürülmüştür. Zorunlu din dersleri yetmemiş gibi, müfredat tümüyle dinselleştirilmiştir. Okullar imam hatip okullarına dönüştürülmüş ve birer medrese gibi faaliyet yürütmektedir. Bu eğitim öğretim yılı başında ise Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu kararınca haftalık ders saati çizelgesine müdahale edilerek, seçmeli din dersleri de zorunlu hale getirilmiştir. ÇEDES ve benzeri projelerle ve protokollerle okullar ve eğitim kurumları Diyanet İşleri Başkanlığı ile cemaat ve tarikatların kontrol ettiği kurumlar haline getirilmiştir.

    Çocuklarımız isimleri sürekli olarak tecavüz ve istismarlarla gündeme gelen gerici tarikat okullarına ve vakıflarına emanet edilmektedir. ÇEDES ve benzeri projelerle tarikat mensupları ve imamlar okullarda görev yapabilecek ve çocuklarımızın sözde Manevi danışmanı olarak görevlendirilebilecek, çocuklarımızın kafasını çağdışı bilgilerle doldurmalarına çocuklarımıza sürekli olarak nefret aşılamalarına izin verilecektir. Böylelikle AKP hükümeti murat ettiği dindar ve kindar nesli yetiştirmek için uygun zemin ve ortama kavuşmuş olacaktır.

    ÜLKEMİZ BİRÇOK İNANÇ, DİL VE KÜLTÜR MOZAİĞİNE SAHİPTİR

    Herkese eşit, ulaşılabilir, fırsat eşitliğine dayalı, aklın ve bilimin kontrolünde, çağdaş, parasız, bilimsel olmalıdır. Müfredatı, ayrımcı, cinsiyetçi, ırkçı ve gerici olmamalı ve hızla ayıklanmalıdır.Ülkemiz birçok inanç, dil ve kültür mozaiğine sahiptir. Bu gerçeklikten hareketle diyoruz ki;
    Eğitim sistemi her şeyden önce bilimsel ve laik olmalıdır. Eğitimde laiklik, Alevilerin vazgeçemeyeceği bir ilkesel duruştur. Çünkü ancak laik bir eğitim ve yaşam biçimiyle, inançlar, düşünceler, kültürler özgürce kendini ifade edebilir. Laiklik ilkesiyle inançlar kendi kurallarını, geleneklerini sürdürebilme olanağına sahip olabilirler. Okullarda çocuklarımız bilimsel eğitimle ezberci değil yaratıcı ve araştırmacı; tekçi değil tarafsız ve objektif, kutuplaştırıcı değil bütünleştirici ve barışçıl bir nitelik kazandırmalıyız.

    Biz Aleviler olarak eğitim sisteminin gericileştirilmesinin laikliğin en büyük düşmanı olduğunu, bu yolla şeriatın yaşamın her alanına hızla sirayet edeceğini düşünüyoruz. Bu nedenle de meselenin sadece bizim meselemiz olmadığını aksine bütün halkların temel meselesi olduğuna inanıyoruz. Eşit yurttaşlar olarak, barış içinde bir arada yaşayacağımız Laik ve demokratik Cumhuriyet en temel taleplerimiz arasındadır.

    LAİKLİK, İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR VE SAVUNULMALIDIR

    ‘Her ırmak kendi mecrasında akar.’ Asimilasyon insanlık suçudur. Asimilasyon, kültür, inanç ve dil gibi insanlığın en temel ve en kadim hakları için büyük bir katliamdır. Evrensel açıdan da insan hakları ihlalidir. Bu nedenle de biz Aleviler, kime karşı ve ne niyetle yapılırsa yapılsın asimilasyon politikalarının tam karşısında yer alırız. Bu politikalardan en çok ve en olumsuz etkilenen bir inanç topluluğu olarak, her türlü asimilasyon politikasına karşı mücadele ederiz. Yetmiş iki millete aynı nazarda bakmayanları kendimizden saymayız.”

    “LAİK, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİM İÇİN HALKIMIZI DUYARLI OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    AKP iktidarının uyguladığı eğitim politikalarına karşı ortak mücadelenin zorunlu hale geldiğinin altını çizen PSAKD, 16 Eylül’de İzmir’de ÇEDES projesine karşı gerçekleştirilecek olan mitinge katılım çağrısında bulundu.

    PSAKD açıklamanın devamında şunları ifade etti:

    “AKP iktidarı uyguladığı eğitim politikasıyla kendi dindar ve kindar kadrolarını yaratırken de ülkemizi hızla karanlığa sürüklemektedir. Bu karanlık hepimizi, en çok ta yoksul emekçi halkımızı ve ötekileri boğacaktır. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir. Yürüttüğü gerici politikalarla toplumu karanlığa sürükleyen AKP’ye ve onun zulmüne karşı halkımızın ortak mücadelesi zorunlu hale gelmiştir.
    Zorunlu din dersleri, zorunlu seçmeli din dersleri, yaygınlaşan İmam Hatip okulları, derken en son karma eğitimin de kaldırılmasını tartışmaya açan, halkın iradesi ile seçilmiş siyasetçileri, gazetecileri, aydınları, devrimcileri zindanlarda tutup, başta Sivas Madımak katilleri olmak üzere, canileri, tecavüzcüleri, hırsızları, çete ve mafya liderlerini serbest bırakan, halkımızı derin bir yoksulluğa mahkum eden, halkları birbirine karşı düşmanlaştırıp kutuplaştıran, doğamızı bir avuç sömürücü maden şirketlerine ve sermayeye peşkeş çeken, ormanları talan ettiren, bu hükümete karşı ortak mücadele hepimizin en temel görevidir. Biz de bu görevimizin farkındayız Bu farkındalık ile hareket ediyoruz.
    Bu gerçeklik ile halkımızı 16 Eylül’de saat 17.00’da İzmir Gündoğdu Meydanında yapılacak olan Laik Eğitim, Laik Yaşam ve Eşit Yurttaşlık Mitinginde yan yana kol kola olmaya çağırıyoruz. Herkesi Karanlığa karşı bir mum yakmaya davet ediyoruz. Biz Aleviler; Çocuklarımıza dayatılan her türlü din dersini ve her türlü asimilasyon politikasını bir zulüm olarak görüyor ve bu zulme razı olmadığımızı ve olmayacağımızı ilan ediyoruz. Zulme boyun eğmeyeceğiz, zalime biat etmeyeceğiz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak asimilasyon politikalarına, eğitimdeki zorunlu din dersi zulmüne, eğitimdeki gerici ve çağdışı uygulamalara karşı laik-bilimsel-demokratik-eğitim için halkımızı duyarlı olmaya ve mücadeleye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yıldırım’dan 16 Eylül mitingine çağrı: Bu miting hepimizi ilgilendiriyor-VİDEO

    Yıldırım’dan 16 Eylül mitingine çağrı: Bu miting hepimizi ilgilendiriyor-VİDEO

    PİRHA-KESK Meclis Üyesi Ebru Yıldırım, okullara imam atanması (ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek mitinge çağrı yaptı.

    16 Eylül’de İzmir’de okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle Aleviler ve Eğitim-Sen’in ortaklığıyla miting gerçekleştirilecek.

    Gerçekleştirilecek olan mitinge Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Meclis Üyesi Ebru Yıldırım çağrı yaptı.

    “SADECE ALEVİLERİN VE EĞİTİM-SEN’İN DİYE BAKMAMAK GEREKİYOR”

    Yıldırım, toplumun bütün kesimlerine şu çağrıyı yaptı:
    “Bu miting çok önemli. Alevilerin ve Eğitim-Sen’in diye bakmamak gerekiyor. Mitingin yapıldığı şehirdeki bütün demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve farklı bütün sendikaların ve kendisine demokratım diyen bütün inanç kesimlerinin bu mitingde yer alması gerekiyor. Bu mitingin kendisi aslında herkesi ilgilendiriyor. Sadece Alevilerin, Eğitim-Sen’in sadece laiklikte ısrar edenlerin meselesi değil bu. Yığınlara verilen eğitimin içeriğinin de o emek rejimi içerisinde rekabet edilebilir olma gücünü elinden alan bir yaklaşım olarak da ifade etmek gerek. Dolayısıyla bu miting hepimizi ilgilendiriyor.”

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Gazeteci Dilek’ten laiklik mitingine çağrı: Herkes mutlaka bu mitinge katılmalı- VİDEO

    Gazeteci Dilek’ten laiklik mitingine çağrı: Herkes mutlaka bu mitinge katılmalı- VİDEO

    PİRHA – Sesim Gazetesi imtiyaz sahibi Mahbip Dilek, okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısı yaptı.

    16 Eylül’de İzmir’de okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle Aleviler ve Eğitim-Sen’in ortaklığıyla miting gerçekleştirilecek. 100 kadar kurumun destek vereceği mitinge Sesim Gazetesi imtiyaz sahibi, gazeteci Mahbip Dilek çağrı yaptı.

    “OKULLARDA İMAMA DEĞİL EĞİTİM VERECEK ÖĞRETMENE İHTİYAÇ VAR”

    Dilek miting çağrısında şunları söyledi:

    “Gazetemizin manşeti de tamamen ÇEDES ile alakalıydı. Tabii ki karşıyız. Okullarda imama değil, eğitim verecek öğretmenlere ihtiyaç var. Burada bütün ülkedeki genel anlamda özellikle kadınların, gençlerin bu mitinge katılması gerekiyor. Herkesi davet ediyorum biz de orada olacağız.”

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • PSAKD MYK üyesi Günaltay’dan İzmir’deki laiklik mitingine çağrı: İnsan seli oluşturalım-VİDEO

    PSAKD MYK üyesi Günaltay’dan İzmir’deki laiklik mitingine çağrı: İnsan seli oluşturalım-VİDEO

    PİRHA – PSAKD MYK üyesi Önder Günaltay, okullara imam atama kararını eleştirdi. 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak mitinge katılım çağrısı yapan Günaltay, “Projenin detaylarını incelediğimizde neler yapacakları, öğrencileri gezi adı altında nerelere götürecekleri belli değil. Merdiven altı Kuran kurslarını yaygınlaştıracaklar” uyarısında bulundu. 

    AKP’nin eğitim alanındaki dinci politikalarının en sonuncusu ÇEDES protokolü oldu. İzmir ve Eskişehir’deki okullara “manevi danışmanlık” adı altında imamlar atanmaya başlandı. Alevi toplumu başta olmak üzere birçok kesimden bu uygulamaya tepki gecikmedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan söz konusu protokolün iptali için 16 Eylül’de İzmir’de bölgesel miting yapılacak.

    Eğitim-Sen, veli dernekleri ve Alevi örgütlerinin birlikte organize ettiği mitinge dair Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) MYK üyesi Önder Günaltay ile konuştuk.

    “MERDİVEN ALTI KUR’AN KURSLARINI YASALLAŞTIRACAKLAR”

    Önder Günaltay, okullara imam atama projesinin ne gibi tehlikeler barındırdığını anlattı.

    AKP’nin çevre politikalarının doğaya zarar vermekten öte gitmediğini ifade eden Günaltay, şunları kaydetti:

    “ÇEDES’in açılımı ‘Çevreme duyarlıyım değerlerime sahip çıkıyorum’ şeklinde. Ancak hükümete baktığımızda ne çevre ne de değer politikası inandırıcı değil. Şu 20 yıldaki yönetimde orman yangınları ve çevre politikalarındaki yanlışlıklar, inandırıcı olmadıklarını gösteriyor. Değerlerine sahip çıktıklarını belirtiyorlar! Peki öğretmenler bu ülkenin bir değeri değil mi? Projenin altında paravan şeylerin döndüğü belli. Çağdaş, bilime, ilime dayalı eğitim öncelik olması gerekirken Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri ile birlikte sanki imam hatip mezunlarına istihdam durumu yokmuş da bu çevreye böylesi bir yer açalım durumu oluşturmuşlar.

    Atanacak olan imam hatip mezunları, hocalar, hacılar; artık kimler olursa, hedefleri bu zamana kadar merdiven altı olan Kur’an kurslarını yasallaştırmak olacak. Projenin detaylarını incelediğimizde neler yapacakları, öğrencileri gezi adı altında nerelere götürecekleri belli değil. Demek ki din kültürü derslerinin asimile etme durumu azaldı ki bu şekilde bir proje geliştirerek çocukları 1. sınıftan 12. sınıfa kadar daha farklı asimile etmeye çalışacaklar. Bu projenin İzmir ve Eskişehir’den sonra tüm Türkiye’ye yayılması çok tehlikeli.”

    “HERKESİN SES ÇIKARTMASI GEREKİYOR”

    Okullara İmam atama projesine karşı toplumun tüm kesiminden itiraz yükselmesi gerektiğini söyleyen Günaltay, “Çocukların geleceği için, bilime dayalı, çağdaş eğitim alma isteği olan bütün gençlerin, velilerin, buna itiraz etmesi gerekir. Şu anda üniversite mezunları yurt dışına iltica etmek istiyor. Eğitim sistemi tamamen özelleştirilmiş durumda. Oluşturulmaya çalışılan alan sadece din kültürü üzerine. Hatta eskiden ‘Din kültürü ve ahlak bilgisi’ şeklinde adlandırılıyordu şu anda ahlak olmadığı için sadece din üzerine… Çağdaş, laik, eğitim isteyen herkesin 16 Eylül’de yapılacak mitingde hep birlikte ses çıkartması gerekiyor” diye konuştu.

    “İZMİR’DE İNSAN SELİ OLUŞTURULMASI GEREKİYOR”

    Önder Günaltay, PSAKD olarak mitinge dair yaptıkları çalışmaları da şöyle özetledi:

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi kurumları, bölgesel olarak sivil toplum örgütleri ve demokrasi güçleri ile birlikte toplantılar gerçekleştiriyor. İzmir mitingi bölgesel bir miting olacak. Muğla, Denizli, Eskişehir, Balıkesir gibi illerde genel başkan yardımcılarımız bu mitinge destek veren kurumların yöneticileri ile birlikte toplantılar gerçekleştiriyor. Mitingin nasıl olacağını, işleyişini, dövizlerin neler olacağını bütün detayları ile çalışmaları sürdürüyorlar. Bunun yanında sosyal medya çalışmaları; yani videolar çekilip paylaşımları yapılıyor. Bunlardan daha da önemlisi çağdaş, laik ve demokratik eğitim isteyen herkesin, İzmir’e gelmesi ve bir insan seli oluşturması gerekiyor.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Doğan’dan laik eğitim mitingine çağrı: Eğitimin dinselleşmesine izin vermeyelim-VİDEO

    Doğan’dan laik eğitim mitingine çağrı: Eğitimin dinselleşmesine izin vermeyelim-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek mitinge çağrı yaptı. Doğan, “Laik eğitim, çağdaş yaşam mitingine tüm toplumsal kesimleri davet ediyoruz. Bu sorun sadece Alevilerin, sadece eğitim kurumlarının değil, tüm toplumun sorunlarıdır” dedi. 

    16 Eylül’de İzmir’de okullara imam atanması (ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle Aleviler ve Eğitim-Sen’in ortaklığıyla miting gerçekleştirilecek. Mitinge Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, katılım çağrısı yaptı.

    “EĞİTİMİMİZİN DİNSELLEŞMESİNE İZİN VERMEYELİM”

    Doğan, miting çağrısını şöyle yaptı:

    “16 Eylül’de İzmir’de eğitim kurumlarının, Alevilerin, Veli-Der’in ve tüm toplumsal kesimlerin, yapacağı laik eğitim, çağdaş yaşam mitingine tüm toplumsal kesimleri davet ediyoruz. Bu sorun sadece Alevilerin, sadece eğitim kurumlarının değil, tüm toplumun sorunlarıdır. Eğitimimizin dinselleşmesine izin vermeyelim. Tüm toplumsal kesimleri miting meydanında görmek istiyoruz.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Eğitim Sen Manisa’da 16 Eylül’deki ‘laik eğitim mitingi’ne çağrı yaptı – VİDEO

    Eğitim Sen Manisa’da 16 Eylül’deki ‘laik eğitim mitingi’ne çağrı yaptı – VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen MYK üyesi Sinan Muşlu, 16 Eylül İzmir mitingi hazırlıkları kapsamında Manisa Şube Yürütme Kurulu üyeleriyle birlikte, kurum ziyaretleri ve okul toplantıları yaparak mitinge katılım çağrısında bulundu.

    Eğitim- Sen MYK üyesi Sinan Muşlu, 16 Eylül İzmir mitingi hazırlıkları kapsamında Manisa Şube Yürütme Kurulu üyeleriyle birlikte, kurum ziyaretleri ve okul toplantıları yaparak mitinge katılım çağrısı yaptı.

    PİRHA/MANİSA

  • Eğitim-Sen’li öğretmenler, demokratik laik eğitim için İzmir’deki mitinge çağrı yaptı- VİDEO

    Eğitim-Sen’li öğretmenler, demokratik laik eğitim için İzmir’deki mitinge çağrı yaptı- VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin okullara imam ve din görevlilerinin atanmasına karşı çıkmak için 16 Eylül’de İzmir’de düzenlenecek olan mitinge katılım çağrısı yapan Eğitim-Sen’li eğitimciler, “Demokratik bir eğitim için, tarafsızlık talebimiz için İzmir’de olacağız” dediler.

    ÇEDES protokolü kapsamında okullara imam ve din görevlilerinin atanmasına tepkiler sürerken Eğitim-Sen, Alevi örgütleri ve veli derneklerinin öncülüğünde 16 Eylül’de İzmir’de büyük bir miting düzenlenecek.

    Eğitim-Sen Mersin Kadın Sekreteri Duygu Taner, eğitim sistemindeki birçok sorunun varlığına dikkat çekti ve bu sorunların çözümüne ilişkin talepleri dile getirmek için mitinge katılım çağrısı yaptı. Taner, “Devletin bütün inançlara eşit mesafede ve tarafsız olması yönündeki taleplerimizde ısrarcı olduğumuzu göstermek için 16 Eylül’de İzmir mitinginde buluşuyoruz” dedi.

    Eğitimci Sebir Yurtseven de, “Ben bir öğretmen ve kız çocuğu annesi olarak ÇEDES ve benzeri protokollerin iptali için 16 Eylül’deki mitinge bütün herkesi davet ediyorum. Hepimizin bu ayrıştırıcı çalışmalara karşı çıkması gerektiğini düşünüyorum” sözlerini kullandı.

    Bir diğer Eğitim-Sen’li eğitimci Müzeyyen Kara ise, laik olmayan bir eğitim sisteminin bilimsel olmadığı gibi demokratik de olamayacağına dikkat çekerek, İzmir’de yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • AKP, okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalışıyor’-VİDEO

    AKP, okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalışıyor’-VİDEO

    PİRHA- Eğitim-Sen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mesut Mike, AKP’nin okullara imam atayarak, okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalıştığını söyledi. Mike, “Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için bu gerici yapılanmayı püskürtmemiz gerekiyor” diyerek, 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak mitinge herkesi davet etti.

    Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında bir protokol olarak imzalandı. Bu protokol ile özellikle seküler yaşamın hakim olduğu illerden İzmir, Tekirdağ ve Eskişehir’deki okullar hedef alınarak imam ve din görevlileri okullara atandı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının eğitimde her geçen gün dincileştirme politikasının dozunu arttırdığı günlerde son olarak ‘ÇEDES’  projesiyle okullara imam atanmasına tepkiler sürüyor.

    “DİNDAR NESİL YETİŞTİRME HAMLESİ”

    Alevi kurumları, öğrenci veli dernekleri ve eğitim kurumları okullara imam atanmasını protesto etmek amacıyla 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda buluşacak. 16 Eylül’de yapılacak miting öncesi PİRHA mikrofonuna konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mesut Mike, “Eğitim bilimsel bir alan. Bu alanda özellikle pedagoji bilimi öne çıkar. Pedagoji bilimine göre çocukların sağlıklı bir gelecek için bilimsel bir eğitime ihtiyaçları var. Bilimsel eğitim, onların yeteneklerini, zeka düzeylerini geliştirecek algılarını güçlendirecek bir hale getirmektir. Her bakımdan tam donanımlı hale getirme işidir. Devletler, eğitimi genel olarak kendi politik hatlarına göre dizayn etmek istiyorlar. Çocuğun üstün yararı dediğimiz kriteri es geçiyorlar. Bizde de ne yazık ki son yıllarda AKP iktidarıyla birlikte dindar nesil yetiştirme hamlesiyle şekillenmiş durumda”dedi.

    ÖNCE İMAM HATİPLER ŞİMDİ DE OKULLARA İMAM ATAMASI

    Mike, AKP iktidarı boyunca eğitimde dinci politikaların öne çıktığını ifade ederek, “Önce imam hatiplerin yaygınlaştırılması daha sonra tüm okullarda dini içerikli ders programlarının yoğunlaştırılması yetmedi, bazı dernek ve cemaatlerle Milli Eğitim Bakanlığı protokol yaparak çeşitli dersleri müfredata sokmaya çalıştı. Biz Eğitim Sen olarak dönem dönem davalar açtık. Çünkü bunlar anayasaya ve pedagoji bilimine uygun olmayan şeyler. Anayasada da eğitim için laik, demokratik ve bilimsel vurgusu var. Bununla birlikte açtığımız davaları kazandık. Birçok protokol iptal edildi. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı yeni protokoller yapmaya devam ediyor. En son Diyanet İşleri Başkanlığı ile yaptıkları ÇEDES projesi var. Bu projeyle birlikte Diyanetin görevli kıldığı kişilerin okullarda eğitim vermesi sağlanıyor. Diyanetin okullara görevlendireceği kişiler herkesin bildiği gibi imamlar. Okula imam sokulma meselesi buradan ortaya çıkıyor” dedi.

    ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI İÇİN 16 EYLÜL’DE MİTİNGE

    “Okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalışıyorlar” diyen Eğitim Sen) İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mesut Mike, şöyle devam etti:

    “Bunu önce tartışmaya açtılar, toplum içerisinde tepkisizliği görünce de pratiğe geçirdiler. Biz Eğitim Sen olarak buna karşı sesimizi yükseltiyoruz. Eylem ve etkinlikler düzenliyoruz. Özellikle son yıllarda Alevi kurumlarının laik eğitimi sahiplendiğini biliyoruz. Sadece Alevi kurumları değil, dindar kesimlerden de bize destek veren aileler var. Onlar da dini eğitimin okullarda çocuklara verilmeye çalışmasını doğru bulmuyor. Zaten eğitimin ve devletin laiklik ilkesine aykırı olan bir durum. Bu aykırılığı dile getirmek ve çocuğun üstün yararını gözeten laik, bilimsel eğitim yapısının oluşturulması adına tüm aileleri, velileri, öğrencileri, eğitim emekçisi arkadaşlarımızı 16 Eylül’de yapılacak olan İzmir mitingine bekliyoruz. Çocuklarımız geleceğine sahip çıkmak için bu gerici yapılanmayı püskürtmemiz gerekiyor.”

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL