Etiket: 17 eylül mitingi

  • Pir Yıldırım: Sesimizi ve sözümüzü yükseltmek adına herkes çocuğu ile Kartal mitingine gelmeli-VİDEO

    Pir Yıldırım: Sesimizi ve sözümüzü yükseltmek adına herkes çocuğu ile Kartal mitingine gelmeli-VİDEO

    PİRHA – ABF ve Eğitim- Sen öncülüğünde gerici eğitim sistemine karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak olan mitinge bir gün kala destek ve katılım çağrıları artarak sürüyor. İstanbul Okmeydanı Cemevi Dedesi ve Babamansur Ocağı Pirlerinden Eren Yıldırım, “Bu eğitim müfredatı aslında Türkiye’deki en büyük sorunlardan biri. Çünkü bu eğitim müfredatı ile çocuklarımızın geleceğini karartıyorlar” dedi.

    Okmeydanı Cemevi Dedesi ve Babamasur Ocağı Piri Eren Yıldırım gerici eğitime karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için İstanbul Kartal Meydanı’nda saat 13:00’te yapılacak mitinge ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “EĞİTİM MÜFREDATI TÜRKİYE’DEKİ EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİDİR” 

    Bu eğitim müfredatının aslında Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Pir Eren Yıldırım, “Bu gerici eğitim müfredatı ile çocuklarımızın geleceğini karartıyorlar. Biz İstanbul Okmeydanı Cemevi olarak başlattığımız ve bölgedeki bütün cemevi gençliği ile hareket ederek bir haftada Nurtepe, Gazi Mahallesi, Okmeydanı, şişli hatta Taksim İstiklal Caddesi’ne varıncaya kadar Kartal mitingine katılım çağrısı çalışması yaptık” dedi.

    “UMUTSUZLUĞU KIRMAK İÇİN KAPI KAPI GEZDİK”

    Pir Yıldırım, “Burada insanlarda bir kararsızlık ve umutsuzluk görüyoruz. Ancak bu umutsuzluğu kırmak için tek tek, kapı kapı gezerek analarımızı ziyaret ederek çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak adına söylemlerde bulunduk. Bu çalışmamız çokta olumlu geçti. İstanbul Kartal’daki mitingde yüzbinler olup bu var olan umutsuzluğu yok etmek gerekiyor” dedi.

    “SAVAŞMAYAN BİR TOPLUM ÇOKTAN KAYBETMİŞTİR”

    Okmeydanı Cemevi Dedesi Pir Eren Yıldırım son olarak şu çağrıda bulundu:

    “Bir insan umudunu kaybederse hayatını komple kaybetmiş demektir. Savaşmak ve mücadele etmek zorundayız. Savaşan toplumlar kaybedebilir. Ancak savaşmayan toplumlar çoktan kaybetmiştir. İnsanlara bunları anlatmak zorundayız. Özellikle anne ve babaların çocuklarını alarak Pazar günü Kartal Meydanı’nda olması gerekiyor. Tüm canları sesimizi ve sözmüzü yükseltmek adına Kartal Meydan’ına çağırıyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP İnanç Kurulu 17 Eylül mitingi için Gazi Mahallesi’nde mahalle çalışması yaptı

    HDP İnanç Kurulu 17 Eylül mitingi için Gazi Mahallesi’nde mahalle çalışması yaptı

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) İnanç Kurulu 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak miting için Gazi Mahallesi’nde bildiri dağıtıp mahalle çalışması yaptı. 

    Alevi  Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in öncülüğünde yeni eğitim müfredatına karşı 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak mitingin hazırlıkları sürüyor. HDP İnanç Kurulu miting için İstanbul/Gazi Mahallesi’nde bildiri dağıtarak mahalle çalışması yaptı.

    İçinde HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, HDP milletvekili Hüda Kaya, PSAKD’nin önceki başkanlarından Kemal Bülbül, HDP il ve Sultangazi ilçe yöneticileri ile PSAKD Yürütme Kurulu Üyesi Songül Tunçdemir’in bulunduğu heyet öncelikle Gazi Cemevini ziyaret etti.

    Heyet Gazi Cemevi’nden çıktıktan sonra Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever’in de katılımıyla Gazi halk pazarında ve Gazi mahallesinin çeşitli sokaklarında bildiri dağıtıldı.

    Yarın yapılacak (Pazar) “Laik, demokratik, bilimsel ve anadilde eğitim mitingi”ne çağrı amacıyla yapılan çalışmaya halkın ilgisi dikkat çekti.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP Eş Başkanı Kemalbay: AKP Alevileri asimile etmek istiyor, 17 Eylül Mitingi önemli-VİDEO

    HDP Eş Başkanı Kemalbay: AKP Alevileri asimile etmek istiyor, 17 Eylül Mitingi önemli-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül Pazar günü saat 13.00’te Kartal Meydanı’nda gerici eğitim sistemine karşı yapılacak olan mitingi, HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay PİRHA’ya değerlendirdi. Kemalbay, “Sadece Alevi toplumunun değil, bütün toplumsal kesimlerin sokağı kullanması, mitinge katılıp, demokratik, laik, anadilinde bir bilimsel eğitim sistemini talep etmesi gerekiyor” dedi.

    12 Eylül darbesi sonrası okullarda zorunlu okutulan din dersine karşı Alevilerin mücadelesi sürüyor. Yıllardır taleplerini dile getiren Aleviler, zorunlu din dersi kaldırılmayınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitti. Hükümet mahkeme kararlarını dahi uygulamadı. Üstelik okullarda din dersinin saatini 2 saate çıkardı. Hatta eğitim müfredatını din referanslı hazırladı. Bunun üzerine Alevi kurumları ve Eğitim-Sen harekete geçti. 17 Eylül Pazar günü saat 13.00’te İstanbul Kartal Meydanı’nda milyonların katılacağı bir miting düzenlenecek.

    17 Eylül Kartal Mitingi’ni HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay PİRHA’ya değerlendirdi.

    Gerici eğitim sisteminin protesto edileceği mitingin önemli olduğunu belirten Kemalbay, “Özellikle eğitim öğretim sisteminin başladığı bu dönemde çok büyük bir dönüşüm yaratılmaya çalışılıyor” dedi.

    “Eğitim kesimlerinden, Eğitim-Sen’den, sendikalardan, ailelere, topluma kadar sorularak tartışılarak yeni bir eğitim modeli yaratılabilmiş değil” diyen Kemalbay, “AKP saray iktidarının kendi iktidarını süreklileştirebilmesi için, sürdürebilmesi için, kendi oy potansiyelini üretebilmesi için o yeni kimliği yaratmaya odaklanmış bir müfredat ile karşı karşıyayız” diye konuştu.

    “HER ŞEY AKP’NİN HEDEFLERİNE GÖRE PLANLANIYOR”

    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, okulların fiziki yapısının düzenlenmesinin ve pek çok şeyin aslında AKP’nin hedeflerine göre planlandığını söyleyerek şunlara işaret etti:

    “Oysa ki toplum halklar bahçesi. Pek çok kimlik, kültür, inanç bu toplum içerisinde var ve o nedenle de laiklik çok önemli bir gündem maddesi olmak durumunda. Devletin temelinde ya da eğitim sisteminin temelinde demokratik bir laiklik anlayışıyla bütün yapıların örgütlenmesi gerekiyor ki o zaman herkesin inancına saygılı bir eğitim sistemi olsun ve toplum yaşamı da buna göre düzenlenmiş olsun.”

    “Biz aslında bir inancın ve bir mezhebin çarpık bir şekilde kendini dayattığı ve bilimsellikten uzak, aslında dinden de uzak, İslamdan da uzak bir yönelimi görüyoruz” diyen Kemalbay,  AKP’nin eğitim sisteminin içerisine şunu yerleştirmek istediğini ifade etti:

    “EĞİTİM SİSTEMİNİN DİNE HİZMET ETMEK GİBİ GÖREVİ YOKTUR”

    ‘Evin reisi erkektir ve kadınlara ne yapacağını söyler. Kadınlar da buna itaat etmek durumundadır. Kadın da evi çekip çevirir ve çocukların reisidir. Onları yönetir’ gibi artık tarihin çöplüğüne atılması gereken kadın mücadelesiyle ve toplumların gelişmesiyle sönüşmüş olan eşitlik ilkelerine göre yeniden bir hayatın düzenlendiği günümüz dünyasında bu tip müfredat değişiklikleri yapmak dini yaşama hizmet etmek de değil. Kaldı ki eğitim sisteminin dine hizmet etmek gibi bir görevi de yoktur. Tam tersine laik bir şekilde ve cinsiyetçi ögelerin eski müfredattan sökülüp çıkartılarak yeniden düzenlenmesine ihtiyaç varken biz şimdi tam tersini görüyoruz. Bu birlikte yaşamı ortadan kaldıran, farklı inançların ezilmesini getiren bir yaklaşım.”

    “AKP’NİN YAPMAK İSTEDİĞİ ALEVİ TOPLUMUNU ASİMİLASYONA UĞRATMAK”

    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, AKP’nin 7 Alevi çalıştayı yaptığını hatırlatarak, “Alevi toplumunun bugüne kadar sanki sesini, sözünü anlamak, kavramak istiyormuş, sorunlarını dinlemek istiyormuş gibi 7 tane çalıştay yaptıklarını biliyoruz. Bu çalıştaylar sonucunda AKP iktidarının yapmak istediği şey Alevi toplumunu asimilasyona uğratmak ve kendi normlarına, kendi çizdikleri sınırlar içerisine devletin Alevilerini yaratma çabasıydı. Bunu başaramadıkları için şimdi farklı yönelimler içerisinde olduğunu görüyoruz. Artık herhalde çalıştay da yapmazlar bundan sonra” diye konuştu.

    “İKTİDARIN ALEVİLERE AYRIMCI DİL KULLANMASI BU TOPLUMA KÖTÜLÜKTÜR”

    İktidarın kendi Alevi kurumlarını oluşturmaya çalıştığına dikkat çeken Kemalbay, şöyle konuştu:

    “Alevi inanç merkezlerine yönelik olarak  ayrımcı dili ve politikaları takip ettiklerini görüyoruz. Bu topluma barışın gelmesi için, birlikte ortak bir yaşamın kurulması için aslında kötülük etmektir. Çatışmayı ve huzursuzluğu, şiddeti sürdürmektir. Bütün bunlara karşı olmak gerekiyor. Toplumun aslında çok duyarlı olması, çok tetikte olması ve gelişmelere müdahale etmesi gerekiyor, müdahil olması gerekiyor.

    “17 EYLÜL MİTİNGİ ÇOK ÖNEMLİ”

    Sadece Alevi toplumunun değil, barışı savunan, demokrasiyi savunan bütün toplumsal kesimlerin sokağı kullanması gerekiyor, mitinge katılması gerekiyor ve demokratik, laik, anadilinde bir bilimsel eğitim sistemini talep etmesi gerekiyor. Bu 17 Eylül’de yapılacak mitingin de hedefi bu. O açıdan oldukça önemli bir miting.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yazar Ali Yıldırım: Laik eğitimin ne kadar önemli olduğunu herkes hatırladı-VİDEO

    Yazar Ali Yıldırım: Laik eğitimin ne kadar önemli olduğunu herkes hatırladı-VİDEO

    PİRHA- Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, gerici eğitim sistemine karşı, laik, bilimsel, eşit ve anadilde eğitim talebiyle 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak mitingin çok önemli olduğunu söyledi. Yıldırım, “Gelinen noktada artık görülmüştür ki laik eğitim, eğitimin temelidir. Laik bir eğitim esas alınmıyorsa bilimsel eğitimin ruhuna Fatiha okunmuştur” dedi. 

    Gerici eğitim sistemine karşı, laik, bilimsel, eşit ve anadilde eğitim talebiyle 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak mitingin hazırlıklarında son aşamaya gelindi.

    “LAİK EĞİTİMİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU HERKES HATIRLADI”

    Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım,  “Gelinen noktada artık görülmüştür ki laik eğitim, eğitimin temelidir. Laik bir eğitim esas alınmıyorsa bilimsel eğitimin ruhuna Fatiha okunmuştur” diyerek, 17 Eylül Mitingi’nin çok önemli olduğunu kaydetti.

    “Laik, bilimsel eğitim, parasız, bilimsel eğitim, her geçen gün daha da aşındırılarak ortadan kaldırılmışa benziyor” diyen Yıldırım, “Son olarak evrim anlayışının müfredattan çıkartılarak yaratılışçı yani aklı esir alan bir yaklaşımın çocuklara öğretilmesine karar verilmiş olması ve daha da dinselleşen bir anlayışın müfredata egemen kılınmaya çalışılması, laik bilimsel eğitimin ne kadar önemli olduğunu herkese hatırlatmış oldu” diye konuştu.

    “ÖĞRETİMİZE TERS BİR ANLAYIŞ OKULLARDA ÇOCUKLARIMIZA ZORUNLU KILINDI”

    Laik eğitimin yalnızca Alevilerin sorunu olarak görüldüğünü belirten Yıldırım, şunları vurguladı:

    “Alevi toplumunun dışında hiçbir çevre çok açık net söylüyorum bu sorunu görmüyordu. Bir takım surelerin, ayetlerin, duaların ezberletilmesi Aleviler dışındaki topluluklar açısından bir sorun değildi. Ne olacak canım çocuk dedesine ebesine öylesine bir dua okur. Ama bizim açımızdan durum oldukça vahim. Çünkü inancımıza, yolumuza, ahlakımıza tamamen ters. Çocuklarımıza kendi öğrettiklerimize, topluma öğrettiklerimize, çocukların evde öğrendiklerine tamamen ters bir anlayış çocuklarımıza okullarda zorunlu kılınmıştır.”

    “DİN DERSİ KARŞI ALEVİLER DIŞINDA KİMSE KILINI KIPIRDATMAMIŞTI”

    Yazar Yıldırım, “Zorunlu din dersi bir 12 Eylül’cüler uygulamasıdır. Zorunlu din dersi 12 Eylül’cüler, Kemalizm ve Atatürk perdesi altında dine sarılarak, eğitimi en fazla dinselleştirerek iktidar oldu, diktatörlük kurdu. Zorunlu din dersi karşısında aleviler dışında hiç kimse kılını kıpırdatmamıştır” ifadelerini kullandı.

     “BİLİMSEL EĞİTİMİN RUHUNA FATİHA OKUNDU”

    Ali Yıldırım, zorunlu din dersi konusunda mahkeme kararlarını da hatırlattı:

    “Aleviler bu konuyu yargıya taşıdılar. AHİM’e götürdüler. AHİM’in açık net kararında söyle demişti: Çocuklara ebeveynlerin dışında kimse dinsel öğretiler veremez. Yani çocukların dinsel öğretilerine ebeveynleri karar verebilir. Yani devlet veya başka bir kurum çocuklara dinsel bilgiler veremez, öğretemez demiştir. Ne yazık ki mahkeme kararları bir şekliyle uygulamaya konulmadı. Binlerce aile mahkemeye verip sonuç almaya çalışırken, birden yeni bir müfredatla birlikte zorunlu din dersi müfredatında peygamberin hayatı, kuran gibi dersler yer aldı. Gelinen noktada artık görülmüştür ki laik eğitim, eğitimin temelidir. Laik bir eğitim esas alınmıyorsa bilimsel eğitimin ruhuna Fatiha okunmuştur.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • 17 Eylül Mitingi için bu akşam twitter’de #LaikEğitimİçinKartaldayız hashtag’ı ile kampanya

    17 Eylül Mitingi için bu akşam twitter’de #LaikEğitimİçinKartaldayız hashtag’ı ile kampanya

    PİRHA-17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak mitinge yönelik bu akşam  saat 21.00 – 22.00 arası #LaikEğitimİçinKartaldayız hashtag’ı ile kampanya başlatılacak. 

    ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde eğitimde gericileşmeye karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak mitinge yönelik bu akşam  saat 21.00 – 22.00 arası sosyal medya portalı twitter’da #LaikEğitimİçinKartaldayız hashtag’ı ile kampanya başlatılacak.

    Konuya yönelik yapılan çağrıda şu bilgiler verildi:

    “17 Eylül Mitingimizi Twitter’da (TT = Trend Topic) yapıyoruz… Ve böylelikle Türkiye gündemine taşıyoruz…

    Unutmayın 1 saat içinde Twitter yoğunluğuna bağlı olmak üzere en az 500 farklı hesaptan atılan ve belli konuda yazılan tweetlerin konusu TT olur. Yani Twitter’da gündeme gelir. SAAT 21.00’da Twitter’da BAŞLIYORUZ.

    Hashtag = etiketimiz #LaikEğitimİçinKartaldayız Bu başlıkla paylaşıyoruz… Unutulmasın 1 saat içinde çokça kişi yazarsa gündeme gelir”

  • Eğitim-Sen Genel Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan: 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi

    Eğitim-Sen Genel Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan: 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi

    PİRHA – ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde eğitimde gericileşmeye karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak mitinge çağrı ve destekler artıyor. Eğitim-Sen Yöneticisi Özgür Bozdağan, “Bizim açımızdan 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi. Alevi örgütleriyle beraber örgütlediğimiz laik, bilimsel, anadilde, kamusal ve ücretsiz eğitim mücadelesi bir başlangıç mücadelesi. Bu mücadelenin kendisi sadece eğitim alanıyla sınırlı bir mücadele değil” dedi.

    Eğitim-Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan  yeni eğitim müfredatına ve 17 Eylül’de eğitimde gericileşmeye karşı laik, bilimsel ve anadil bir eğitim için İstanbul Kartal’da saat 13:00’da yapılacak olan mitinge ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “SİYASETEN HAZIRLANMIŞ ÖĞRETİM PROGRAMLARI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Öğretim programlarının hazırlanmasıyla ilgili temel bilimsel süreçlerin tamamının ortadan kaldırıldığını belirten Bozdoğan, “Bilimsel süreçlerin hiçbir şekilde işletilmediği siyaseten hazırlanmış öğretim programlarıyla karşı karşıyayız. Yani öğretim programları öğrencilerin yaş grupları, yaş gruplarının temel özellikleri, Türkiye’nin nesnel gerçeklikleri ve bilimsel bir zeminden ziyade siyasal iktidarın ihtiyaçları ve kurguladığı gelecek perspektifi üzerinden hazırlanmış öğretim programlarıdır” dedi.

    “TEKÇİ BİR EĞİTİM PROGRAMIDIR”

    Bizler açısından bu öğretim programlarının kendileri tamamen siyaseten ve eğitim alanı dışında hazırlandığı için 4 temel başlıkta eleştiriye tabi tutuklarını belirten Bozdağan 4 temel başlığı şöyle ifade etti:

    1. Bilimsel programlar değil. Bilimsel olarak yani içlerindeki maddi geçeklikler ve maddi hataların daha ötesinde bir şey söylüyoruz. Bilimsel olarak hazırlanmış programlar değildir.
    2. Türkiye’nin kültürel zenginlikleri ve coğrafi özellikleri dikkate alınmadan hazırlanmış, tekçi bir eğitim programdır. Bu anlamda kültürel çoğulculuğumuzu yansıtmaz.
    3. Cinsiyetçi bir programdır. Erkek egemen bir bakış açısıyla ve o yaklaşımla yazılmıştır ki talim terbiye kurulu başkanının gerçekten talihsiz açıklamasını hepiniz duymuşsunuzdur. O ders kitaplarındaki kadının kocasına itaat etmesiyle ilgili olan bölümü.
    4. Sermayenin diliyle hazırlanmış, sermaye egemen ve örtük müfredat dediğimiz bir yaklaşımla sermayenin egemenliğini bir biçimiyle normalleştirmeye çalışan bir programdır ki 3, 4 gün önce Yeni Şafak yazarlarından birinin de ifade ettiği gibi onlar da diyorlar ya Müslümanlar arasında sınıf farkı yoktur, eşitsizlik yoktur, hepsi eşittir şeklinde ifade edildi.

    “20 BİN NÜFUSA ULAŞMAYAN İL VE İLÇELERDE ANADOLU LİSESİ AÇILMAYACAK”

    Haziran ayı içerisinde milli eğitim bakanlığının kurum açma kapama ve ad verme yönetmeliği adı altında bir yönetmelik yayınlandığını belirten Bozdoğan şunlara dikkat çekti:

    Kurum açma kapama ve ad verme yönetmeliğinin ilgili maddesi “hangi coğrafi bölgelerde, hangi nüfusa göre, hangi okul türlerinin açılacağını düzenliyor. Şimdi bu Anadolu liseleriyle ilgili düzenlemedeki madde şu: Merkez nüfuzu 10 bin, köylerle beraber 20 bini bulmayan ilçe merkezlerinde Anadolu Liseleri ve Mesleki ve Teknik Eğitim Liseleri açılamıyor. Nüfusu 50 bini bulmayan ilçe merkezlerinde ise Güzel Sanatlar liseleri, Fen liseleri ve Sosyal Bilimler liseleri açılamıyor. Ancak merkez nüfusu 5 bini bulan ilçelerde Anadolu İmam Hatip liseleri açılıyor. Şimdi bizim buradaki temel itirazımız şu: Nüfusu 5 bin olan ilçelerdeki ihtiyacın imam hatip lisesi olduğuna kim karar veriyor? Kimin yetkisinde ya da soruyu daha da ilerletelim kim karar vermeli buna? Şimdi doğal olarak şunu söylemek gerekiyor. Orada yaşayan yurttaşlar, öğrenciler bunlara bir sandık koyarsınız, sorarsınız ya da çocukların ilgi ve yeteneklerine göre açılacak okul türünü belirlersiniz. Ancak milli eğitim bakanlığına temel eleştirimiz de budur zaten kamu yönetimini elinde bulundurma yetkisini kullanarak nüfusu 10 binin altında olan tüm ilçelerdeki çocukları imam hatip liselerine zorunlu olarak gönderiyor. İmam hatip lisesine gitmediniz diyelim. Aile olarak çocuğunuzu imam hatip lisesine göndermek istemiyorsunuz. O zaman tek bir seçeneğiniz var. Nüfusu daha fazla olan bir ilçe merkezine öğrencinizi göndereceksiniz. Peki orada da yurt yok. Çocuk nerede kalacak? Burada da devreye tarikat ve cemaatlerin yurdu giriyor. Yani karşımızdaki yaklaşım bütünlüklü bir yaklaşım ve bizim temel eleştirimiz de bu. Kamuoyunu uyarmaya çalışıyoruz, yurttaşları uyarmaya çalışıyoruz. Böylesine büyük bir tehlike var. Ve Çok ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kalacağız.”

    “17 EYLÜL MİTİNGİ SADECE EĞİTİM ALANI İLE İLGİLİ DEĞİL”

    Bozdoğan, “Bizim açımızdan 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi. Alevi örgütleriyle beraber örgütlediğimiz laik, bilimsel, ana dilde, kamusal ve ücretsiz eğitim mücadelesi bir başlangıç mücadelesi. Bu mücadelenin kendisi sadece eğitim alanıyla sınırlı bir mücadele değil. Nasıl bir Türkiye’de yaşayacağımız ile ilgili temel bir mücadele. Çünkü siyasi iktidar açısından artık eğitim araçsal bir işlev görüyor. Kendisini yeniden üretmesinin ve iktidarını üretmesinin bir aracı olarak görülüyor” dedi.

    “TÜM YURTTAŞLARI HAREKET ETMEYE DAVET EDİYORUZ”

    17 Eylül itibariyle yeni ve yoğun bir mücadele dönemi içerisine gireceğiz ve kamuoyunu uyarma görevimizi yerine getireceklerini belirten Eğitim-Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Bozdağan, “Bir demokratik kitle örgütü olarak ve tüm yurttaşları bu konuda hareket etmeye davet edeceğiz. 18’inde Türkiye’nin bütün il ve ilçelerinde, milli eğitim bakanlıkları, ilçe milli eğitim ve il milli eğitim müdürlükleri önünde olacağız. Arkasından önümüzdeki dönemimizi kamuoyunu bilgilendirme ve farkındalık yaratma dönemi olarak tarifliyoruz. Yaklaşık birkaç ay boyunca Türkiye’nin bütün illerinde bütün ilçelerinde yurttaşları eğitim alanında yaşanan dönüşüm ve bu dönüşümün neyle sonuçlanabileceğiyle ilgili uyarı görevimizi yerine getireceğiz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Okmeydanı Cemevi’nden Kartal Mitingi için ‘Sesimize ses, gücümüze güç katalım’ çağrısı-VİDEO

    Okmeydanı Cemevi’nden Kartal Mitingi için ‘Sesimize ses, gücümüze güç katalım’ çağrısı-VİDEO

    PİRHA – Eğitimde gericileşmeye karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için destek ve çağrılar büyüyor. Okmeydanı Cemevi 17 Eylül İstanbul Kartal Meyda’ında yapılacak olan mitingine duyarlı herkesin katılım için ‘sesimize ses, gücümüze güç katalım’ şiarıyla destek amaçlı video hazırladı.

    HABERİN VİDEOSU

    İstanbul Okmeydanı Cemevi’nin ‘Sesimize ses, gücümüze güç’ şiarıyla hazırladıkları videoda Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, gençler ve çocuklar 17 Eylül mitingine katılım çağrısı yapıyorlar.

    ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde yapılan ve tüm Alevi kurumları ile sivil toplum örgütlerinin katılacağı mitinge ilişkin hazırlık ve destekler sürüyor. Okmeydanı Cemevi’nin 17 Eylül’deki mitinge destek amaçlı hazırladığı ve çağrıda bulunduğu videoda:

    “Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilde eğitim için”, “cinsiyetçi eğitime karşı olmak için”, “çocuklara aydınlık bir gelecek bırakmak için”, “OHAL ve KHK karşı olmak için”, “Aleviler’in ve bütün inançların özgürlüğü için”, “tekçiliğe karşı durmak için”, “tarikat ve cemaat adı altındaki çetelere karşı olmak için” “17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda sesimizi ve sözümüzü birlikte yükseltelim” ifadeleri kullanıldı.

     

  • ABF ve Eğitim-Sen demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileriyle toplantı yapacak

    ABF ve Eğitim-Sen demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileriyle toplantı yapacak

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda düzenleyecekleri miting öncesi, demokratik kitle örgütleri, emek ve meslek örgütleri ve siyasi parti temsilcileriyle İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde saat 18:30’da son değerlendirme toplantısı gerçekleştirecek. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen öncülüğünde eğitimin gericileştirilmesine karşı Kartal’da yapılacak olan mitingin hazırlıkları sürüyor. ABF ve Eğitim-Sen miting öncesi Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi’nde demokratik kitle örgütleri, emek örgütleri ve siyasi parti temsilcileriyle son değerlendirme toplantısı düzenleyecek.

    14 Eylül Perşembe günü saat 18:30’da düzenlenecek olan toplantı Okmeydanı Cemevinde yapılacak.

    ABF ve Eğitim-Sen düzenlenecek toplantıya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Bizler Alevi Bektaşi Federasyonu ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak 17 Eylül Pazar günü düzenleyeceğimiz miting öncesi siz değerli DKÖ ve siyasi parti temsilcileriyle Okmeydanı Cemevi’nde son değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Gerçekleştireceğimiz bu toplantıda mitinge dair son bilgilendirmeler yapılacak ve görüşler alınacaktır.”

  • Eski Belediye Başkanı Konak: Aleviler zulme karşı demokratik tepkisini gösterecek-VİDEO

    Eski Belediye Başkanı Konak: Aleviler zulme karşı demokratik tepkisini gösterecek-VİDEO

    PİRHA – Eğitimde yaşanan gericiliğe yönelik tepkiler artmaya devam ediyor. Eski Dersim Hozat Belediye Başkanı ve HDP PM Üyesi Cevdet Konak, “Bugün halkların kimliklerini, kültürlerini, inançlarını yok sayan bir faşist yönetim ile karşı karşıyayız” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Eski Dersim Hozat Belediye Başkanı ve HDP PM Üyesi Cevdet Konak eğitimde yaşanan gericiliğe karşı laik, bilimsel, anadilde bir eğitim için 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydan’ında saat 13:00’te yapılacak mitinge ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “HALKLARIN İNANÇ VE KÜLTÜRÜNÜ YOK SAYAN BİR YÖNETİM İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    17 Eylül’de gerici eğitim sistemine karşı laik, bilimsel ve anadilde bir eğitim talebi için yapılacak olan mitingin çok önemli olduğunu vurgulayan HDP PM Üyesi Konak, “Bugün halkların kimliklerini, kültürlerini, inançlarını yok sayan bir yönetim ile karşı karşıyayız. İslami Türk diktatörlüğü üzerinden kimlikleri yok etmeye çalışan bir devlet anlayışı mevcut şu an” ifadelerini kullandı.

    HDP PM Üyesi Konak, “Geçmişte olduğu gibi Alevi kurumları ve Aleviler 17 Eylül’de de zalimlerin, ırkçı- faşist kesimlerin yönetim anlayışlarına karşı en önemli cevabı vereceklerdir. Halkların Demokratik Partisi (HDP) olarak 17 Eylül’de yapılacak olan mitinge ilçe ve il bileşenlerimiz ile gerekli katılım ve desteği sağlayacağız” dedi.

    “ALEVİ KUTSALLARINI YOK EDENLERE KARŞI HÜSEYİNLEŞMEK GEREK”

    Alevi toplumunun dilini, inancını ve Alevi kutsallarını yakarak, yıkarak yok edenlere karşı Alevilerin seslerini yükseltip Hüseyinleşmesi gerektiğini belirten HDP PM Üyesi Cevdet Konak, 17 Eylül’de yapılacak mitinge ilişkin bütün demokratik kesimlere de büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. Aleviler zalimin zulmüne karşı en demokratik tepkilerini göstereceklerdir” şeklinde konuştu.

    İsmet SEFER/İSTANBUL

  • FUAF Genel Başkanı Kılıçkaya: Çocuklarımızın geleceğini tarikat-cemaatlere teslim etmeyeceğiz

    FUAF Genel Başkanı Kılıçkaya: Çocuklarımızın geleceğini tarikat-cemaatlere teslim etmeyeceğiz

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya 17 Eylül Kartal Mitingi’ne katılım çağrısı yaparak, “Çocuklarımızın geleceğini dinci tarikat-cemaat ve Ensar gibi vakıflara teslim etmeyeceğiz” dedi.
    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya 17 Eylül’de saat 13.00’te Kartal’da yapılacak mitinge yönelik, “İtiraz etmek için o kadar çok sebebimiz var ki” dedi.
    “BİZLERİ KURBANLIK OLARAK GÖREN REJİME KARŞI KARTAL MEYDANI’NDAYIZ”
    17 Eylül’de amasız-fakatsız Kartal Meydanı’nda olacaklarını belirten Kılıçkaya, “Çoğunluğu Alevi, Kürt, sosyalist, solcu olan, eşitsiz eğitim koşullarına rağmen büyük emek ve azimle üniversiteye girip yoksulluk içinde eğitimlerini bitirmiş ve yine büyük emekle sınavları geçip öğretmen olabilmiş binlerce kamu emekçisini bölücülük suçuyla açığa alan, kentleri “parsel parsel satan” belediye başkanlarına dokunmak yerine, halkın iradesini temsil eden belediye başkanlarının yerlerine Vali Yardımcısı (Kayyum) atayan, arzuladığımız demokratik bir ülke özlemine bizleri yaklaştırmak bir yana, daha da uzaklaştıran, bizleri “kurbanlık” olarak gören rejimde öfke ve korku ile yaşıyorsak, o zaman, 17 Eylül’de amasız-fakatsız Kartal Meydanı’nda olacağız” ifadelerini kullandı.
     “CİHATÇI EĞİTİME YOL ALINARAK MÜFREDAT DİNSELLEŞTİRİLİYOR”
    “Adalet Yürüyüşü” ile “Vicdan ve Adalet Nöbeti”ne amasız, fakatsız destek verdiklerini kaydeden Kılıçkaya, bu desteklerin ardından sıranın topluma dayatılan gerici eğitim sistemine hayır denmesine geldiğini dile getirdi.
     Kılıçkaya, “Çocukların, ülkenin geleceğini dinci tarikat-cemaat ve Ensar gibi vakıflara teslim etmek istemiyorsan, bu eğitim sistemine itiraz ediyorsan, 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda ol” diye belirtti.
    “4+4+4 eğitim modeli yetmedi, şimdi de Cihatçı eğitime doğru yol alınarak müfredat dinselleştiriliyor” diyen Kılıçkaya, “Çocuklarımızın geleceğini dinci tarikat-cemaat ve Ensar gibi vakıflara teslim etmeyeceğiz” şeklinde tepki gösterdi.
    (HABER MERKEZİ)
  • Ordu AKD: Laik, bilimsel, parasız eğitimi savunanlar 17 Eylül Mitingi’ne katılmalı-VİDEO

    Ordu AKD: Laik, bilimsel, parasız eğitimi savunanlar 17 Eylül Mitingi’ne katılmalı-VİDEO

    PİRHA – Gerici eğitim müfredatına karşı düzenlenen mitinge katılım çağrısı büyüyor. Karadeniz’deki Aleviler de mitinge katılım sağlayacak. AKD Ordu Şubesi Dernek Başkanı, “Türkiye’deki laik, eşit ve parasız eğitim sistemini savunan herkesin savunması gereken bir durum. O sebeple ilk meydanlara Aleviler çıksa da aynı düşünceyi paylaşan herkesin orada olması gerekiyor” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Türkiye’nin pek çok bölgesinde eğitimciler ve Aleviler “Karanlığa teslim olmayacağız. Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilde eğitim için” 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak olan mitingin önemine dikkat çekmeye devam ediyor.

    Alevi Kültür Dernekleri Ordu Şubesi Dernek Başkanı Tuncay Özenç, “Son dönemlerde özellikle geçmiş dönemlerde ve yıllarda dilendirilen, ara sırada cüretkar çıkışlarla İslami terimler ve İslami motiflerle süslenmiş bir takım cümleler yeni yeni son dönemlerde hayatımıza girmeye başladı” dedi.

    “GİDİŞAT BELLİ”

    Bunu sosyal hayatta olan bir takım olaylar ve en son milli eğitim müfredatına giren dini eğitim modeli ve müfredattan çıkarılan laik eğitim sisteminin parçalarının yan yana getirildiğinde gidişatın ne olduğunu gösterdiğini söyleyen Özenç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu konuda öteden beri laik eğitim sistemini savunan Aleviler ses yükseltiyorlar. Bunu Aleviler sadece kendileri için değil bizim gibi düşünen herkes için eşit, demokratik ve laik eğitim sistemini savunuyorlar ve bizler de Ordu’da bunların bir parçasıyız.”

    “ORDU’DAKİ ALEVİLER DE ÇOÇUKLARINI GÖNDERECEK OKUL BULAMIYOR”

    Türkiye’de yaşanan bütün sıkıntıların Ordu’da kendini gösterdiğini ifade eden Özenç, özellikle bilimsel eğitim yapan liselerin sayısının azaltılması, geçmişte başarılı eğitim çıkaran liselerin isim ya da tabelaları değiştirerek imam hatip lisesi yapılması, her mahallede bir ya da daha fazla okulun açılması, öğrencilerin okul seçmesi gibi ciddi sıkıntılara sebep olduğuna dikkat çekti.

    Yaşanan bu sorunlar nedeniyle mahalle değiştiren insanların, çocuğuna daha iyi bir eğitim aldırabilmek için özel kolej ve liseleri tercih ettiklerini vurgulayan Özenç, “Aleviler ciddi sıkıntı içindeler çünkü çocuklarını gönderecek okul bulamıyorlar. Yani imam hatiplere gönderme çabası içinde olan öğretmenler de var. Bu konuda hem çocuklara hem de ailelere telkinde bulunan eğitim sisteminin dışında olan insanların da yönlendirmesi söz konusu. Türkiye’nin her bölgesinde olduğu gibi biz bunu burada da yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    ORDU’DAN KARTAL MİTİNGİNE ÇAĞRI

    Alevi Kültür Dernekleri Ordu Şubesi olarak eğitimdeki bu yeni müfredatına karşı Kartal’da seslerini yükselteceklerini söyleyen Özenç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevilerin ortak sesi ancak savunulan düşünce ve konu sadece Alevilerin sorunu değil. Türkiye’deki laik eğitim sistemini, eşit ve parasız eğitim sistemini savunan herkesin medeni ve modern olan herkesin savunması gereken bir durum. O sebeple ilk meydanlara Aleviler çıksa da aynı düşünceyi paylaşan herkesin orada olması gerektiğini düşünüyorum. Aleviler sadece kendileri için meydanlara inmiyor ve Aleviler için bir şeyler söylemiyor bütün Türkiye için söylüyor. Biz de Ordu AKD Şubesi olarak orada olup sesimizi haykıracağız.”

    Sevim KAHRAMAN-Semra ACAR/ORDU

     

  • AKA-DER Başkanı Demir: Çocuklarımızın geleceği için direnmekten başka yol yok

    AKA-DER Başkanı Demir: Çocuklarımızın geleceği için direnmekten başka yol yok

    PİRHA- AKA-DER Genel Başkanı Semra Demir, gerici eğitim sistemine karşı Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül Pazar günü İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak mitinge neden katılacaklarını PİRHA’ya anlattı. Demir eğitimde eşitlik yalanıyla köklü devlet okullarının proje okul haline getirildiğini, iktidarın Ensar Vakfı gibi vakıflarla protokoller imzaladığını ve biat edecek nesillerin yetiştirilmesinin amaçlandığını söyledi. Demir, tüm bu uygulamalara karşı 17 Eylül’de alanlarda olacaklarını söyledi. 

    AKA-DER Genel Başkanı Semra Demir, 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da gerici eğitim müfredatına karşı yapılacak olan mitinge neden katılacaklarını PİRHA’ya anlattı.

    “DEVLET OKULLARI PROJE OKUL İLAN EDİLİYOR”

    Demir, baştan aşağıya çürüyen sistemin sarayın yağma ve talanına ses çıkartmayacak, her türlü haksızlığa boyun eğecek, sarayın saltanatı için canını verebilecek nesiller yetiştirmek için eğitimi kullandığını belirterek şunları ifade etti:

    “Son dönemde yapılan düzenlemeler ile müfredattaki son bilim kırıntıları, evrim gibi konular müfredat dışına çıkartılmakta, aydınlıktan, bilimden, insani değerlerden yana olan öğretmenler gece yarısı KHK’leri ile ihraç edilmekte, eğitimde ‘eşitlik’ yalanıyla köklü devlet okulları ‘proje okul’ ilan edilmekte, niteliksizleştirilmekte, özel okul piyasasının önündeki engeller ortadan kaldırılmaktadır.”

    “İKTİDAR ENSAR VAKFI İLE PROTOKOL İMZALADI”

    İktidarın muhalif basın yayın kuruluşlarını KHK’lerle kapatarak halkın haber alma hakkını engellediğini söyleyen Demir, “Ensar Vakfı ile -ki geçtiğimiz mart ayında vakfa ait Karaman’daki yurtta kalan 45 çocuğa tecavüz edildiği ortaya çıkmış, vakfa ait Rize ve Çorum’daki yurtlarda kalan çocukların da sistematik olarak kötü muameleye ve cinsel istismara maruz kaldığı gün yüzüne çıkarılmıştı- protokol imzalayarak devlet okullarına girmesinin de önünü açmıştır” dedi.

    “DEĞERLER EĞİTİMİ ADI ALTINDA ‘NASIL KAFA KESİLİR’İ ÖĞRETİYORLAR”

    Semra Demir, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Diyanet İşleri’yle imzaladığı protokollerle yandaş tarikatlar ve vakıflar aracılığıyla okullarda verdiği değerler eğitiminin yeni müfredatın tamamına eklendiğini belirtti. “Değerler eğitimi adı altında çocuklarımıza öğretilmeye çalışılan şey ise kul hakkı nasıl çalınır, çocuk istismarcıları ve katilleri nasıl korunur, kadın cinayetleri nasıl olağanlaştırılır, kadının kahkahası ve kıyafetiyle nasıl uğraşılır, işçi cinayetlerinin ardından hangi fetva verilir, cihat için nasıl kafa kesilir” diyen Demir, imam hatiplerin yaygınlaştırılarak bilimsel bilginin müfredat dışı bırakıldığını, biat edecek nesiller yetiştirmenin amaçlandığını kaydetti.

    17 EYLÜL MİTİNGİNE ÇAĞRI

    Parası olanın özel okullara, olmayanın ise imam hatiplere mecbur bırakılmaya çalışıldığının altını çizen Demir, tüm bu uygulamalar karşısında çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için direnmekten başka yol olmadığını belirterek, 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak olan mitinge katılım çağrısı yaptı. Demir şunları ifade etti:

    “Özgür, bilimsel eğitim için, ana dilde eğitim için, halklar ve inançlar üzerindeki ayrımcılığa son verilmesi için, OHAL gerekçesiyle bir gecede ihraç edilenler, bilimden yana öğretmenler, akademisyenler ve kamu görevlileri için, Nuriye ve Semih için 17 Eylül’deki mitingde olacağız ve herkesi bize dayatılanlara karşı mücadele etmek, taleplerimizi dile getirmek için Kartal’a çağırıyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Miting tertip komitesi başkanı Hasan Gülüm’den tüm Alevi kurumlarına çağrı

    Miting tertip komitesi başkanı Hasan Gülüm’den tüm Alevi kurumlarına çağrı

    PİRHA – 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak mitinge katılmayacağını belirten kimi Alevi kurumlarının açıklamalarının ardından miting tertip komitesinden çağrı geldi. Tertip Komitesi adına ABF Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm imzasıyla “Tüm Alevi kurumlarına çağrımızdır” başlıklı açıklamada “mitinge hazırlık sürecinde bazı eksikliklerimizin olduğunu biliyoruz. Şimdi bunları gerekçe yaparak mitinge gelmemek içinde bulunduğumuz koşullarda gerçekçi bir tutum değildir” denildi.

    17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak mitingin tertip komitesi Başkanı Hasan Gülüm imzasıyla tüm Alevi kurumlarına hitaben bir çağrı metni yayınlandı. Çağrı metninde yeni eğitim müfredatının ve içinde bulunduğumuz sürecin Alevi toplumu açısından nasıl riskler barındırdığına vurgu yapılarak, özellikle bu mitinge mesafeli duran, şu veya bu gerekçeyle rolünü oynamayan Alevi kurumlarının konunun hassasiyetini gözeterek yaşanan eksikliklere rağmen yer alması çağrısında bulundu.

    Hasan Gülüm imzasıyla yayınlanan çağrının tam metnini olduğu gibi yayınlıyoruz.

    TÜM ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRIMIZDIR

    Çağrı metninde öncelikle miting kararının nasıl geliştiği ve ilgili Alevi kurumlarıyla paylaşım süreçlerinde yaşanan sıkıntıların nasıl geliştiği üzerinde durulmuş “17 Eylülde Kartal’da yapılacak miting çalışmaları tüm hızıyla sürerken miting faaliyetininin yürütülmesi sırasında yaşadığımız bazı eksikliklerin olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri tek tek anlatmak yerine tüm Alevi canlarımıza bu açıklama ile çağrıda bulunarak hem gerçek niyetimizi ifade etmek hem de eksikliklerimiz açıkça tüm alevi canların bizlerden direk olarak duymasının sağlayacağız.

    Alevi Bektaşi federasyonu GYK’sinin 18 ağustosta yapılan toplantısında bu karar bileşenlerimiz; başta PSAKD, AKD ve Bağımsız Şube ve Cem evlerimiz ile birlikte alındı.

    Bu kararı bileşenimiz olmayan Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı’da destekledi.

    Kararın alınması sonrası Eğitim-Sen ile ortaklaşması ise ortak müfredat toplantısında gerçekleştirildi.

    Esas olarak miting kararı alındıktan sonra hemen Alevi kurumlarımıza çağrı yapılması kararlaştırılmıştı. Kararlaştırma tam olarak ortaklaşamadan kamuoyuna yansıması oldu.

    Kararımızın önceden söylenmesi kamuoyunda yansıması diğer Alevi kurumlarımızın karşı eksik davranılmasını sağladı. Ancak unutulmasın ki biz miting kararı aldık bunun ortaklaşması için öncelikli adıma ihtiyaç bulunmaktadır.”

    “RIZALIK ŞEHRİ ÜZERİNE KURULMUŞ BİR YAŞAMIN İÇİNDEN GELİYORUZ”

    Çağrı metninde “17 Eylül mitingine katılmak istemeyen bazı kurumlarımız (Cem Evlerimiz) buraya can simidi gibi sarılmasına neden oldu. Hatta kamuoyuna açıklama yapacak şekilde ileri giderek.” ifadeleri kullanılarak şöyle devam edildi;

    “Ancak bu eksiklik bizim kendi eksikliğimizdir. Eyvallah kabul ediyoruz bunu gideririz. Biz bu topraklarda önemli bir inancın parçalarıyız. Geçmişten bugüne Rızalık şehri üzerine kurulmuş bir yaşamın içinde geliyoruz. Bu nedenle kendi sorunlarımızı kendi darlarımızda çözmeliyiz. Yapılan miting yanlıştır denmemiş ama utanarak altını boşaltmak isteyen bir tutum sergilenmektedir. Bunu kendi taleplerinin içine koyduğu yaklaşımla ifade etmektedir.

    Değerli canlar bizler bu mitingle ne yapıyoruz. Bu eksiklikler mi konuşulmalı yoksa yapılmak istenilen bu önemli adıma katkı koyarak eksikleri beraber mi tamamlamalıyız.”

    “HANGİ ALEVİ BU MÜFREDATA SESSİZ KALABİLİR”

    Çağrı metninde “Bizler ABF ve Bileşenleri ile geleceğimizin yok edilmesi için atılan bu adıma karşı bir tutum ve tavır almayı hedefledik. Burada siyasal bir gelecek beklentisinden bahsedemeyiz. Üstelik böylesi süreçlerde kimse bunu yapmaz. Çünkü hangi Alevi bu müfredata hayır demez. Hangi Alevi bu duruma sesiz kalmayı ister.

    Ancak bu saldırı bugünle sınırlı bir saldırı değildir. Bu saldırı bugünün çocukları, yarınımız olan 30 ile 50 yıllık geleceğimizin değiştirilmesinden hatta bu sistemle Alevi inancının geleceğe taşınması ortadan kaldırılıyor. Kısacası bu süre sonrasında inancımızdan bahsedemeyiz” denildi.

    “YOL ULULARIMIZI ESAS ALARAK YAKLAŞMALIYIZ”

    Hasan Gülüm imzasıyla yayınlanan metinde “Biz biliyoruz yapılan tek bir mitingle sonuç alınmaz. Ama ne kazandıysak geçmişten bugüne kadar ayakta kaldıysak cem evlerimizden kurumlarımıza kadar kurumsallaştıysak bugün bu kurumlardan söz söylüyorsak unutmayalım hep birlikte pirlerimizle, nebilerimiz ve mürşitlerimiz ile bu yolda ödenen bedellerle oldu. Ancak bu inancı taşımasına rağmen bugün bunu söylemekle ne kadar geçmişimizden koptuğumuzu tarihimize ne kadar yabancılaştığımızı göstermektedir” vurgusu yapıldı.

    “KİMSENİN SÖZ SÖYLEYEMEDİĞİ BİR ZAMANDA KONUŞMAK DEĞERLİDİR”

    “Bu nedenle bugün içerisinde geçilen süreçte söz söylemek önemlidir” ifadeleriyle altı çizilen metinde “gün birlik günüdür” denilerek şöyle şu çağrıda bulunuluyor:

    “Çünkü herkesin susturulmak istendiği bir dönemdir. Bu nedenle kimsenin konuşamadığı, baskılandığı bir dönemde söz söylemek değerlidir.

    Biz bunları yapmak isteriz ancak Alevi kurumlarımızdan bazıları bu gidişten memnunlar bu süreçteki riski bilmekteler ve bunu göze almak istemiyorlar. Buradan keyiflerin kaçmasını istemiyorlar. Bu nedenle denizi değil içindeki çakılı görüyorlar.

    Değerli canlarımıza ve bütün kurumlarımıza çağrımızdır. Gelin canlar bir olalım. Gün birlik günü 17 Eylül’den sonra kendi içimizde eksiklerimizi konuşalım. Her kurum kendi üzerine düşeni yapmalıdır. Sadece kürsüde yan yana değil sokakta da meydanda da yan yana duralım. Sözümüzü de birlikte söyleyelim. Bu tarih bizim aynı yolda devam edelim. Gönül kalsın yol kalmasın diyenleri 17 Eylül saat 13-00 de kartala bekliyoruz. Bir olalım birliğimizi kuralım.”

    HABER MERKEZİ

  • PSAKD Adıyaman Şube Başkanı: Laik ve Bilimsel eğitim için alanlarda olacağız

    PSAKD Adıyaman Şube Başkanı: Laik ve Bilimsel eğitim için alanlarda olacağız

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim Sen öncülüğünde 17 Eylül’de Kartal Meydanında yapılacak mitinge katılım çağrısı yapan PSAKD Adıyaman şube başkanı Mahmut Yapıcı, “Laik ve Bilimsel eğitim için 17 Eylül’de alanlarda olalım” dedi.

    17 Eylül’de Kartal Meydanında yapılacak olan mitinge başta Alevi kurumları olmak üzere toplumun birçok kesimi yaptığı açıklamalarla katılım çağrısı yapıyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adıyaman şube başkanı Mahmut Yapıcı PİRHA’ya açıklamalarda bulunarak mitinge katılım çağrısı yaptı.

    “BU ÜLKENİN FARKLI İNANÇLARI YOK SAYILIYOR”

    “Yeni bir eğitim ve öğretim yılına giriyoruz. Bu eğitim ve öğretim yıllı başlamadan önce bakıyoruz ki sistem kendine göre bir eğitim sistemi hazırlamış” diyen Yapıcı, “Biz yıllardır zorunlu din derslerinin kaldırılması için mücadele ederken. Bu yıl daha çok tek inanç ve mezhebe dayılı bir sistem uygulanmaya çalışılırken bu ülkenin bütün zenginlikleri yok sayılıyor. Böylede olunca tamamen bilimsel eğitimden uzaklaşan bir sistem çıkıyor ortaya. Bu eğitim sistemi öğrencilere katkı sunamaz daha çok geriletir” dedi.

    “YENİ EĞİTİM SİSTEMİ ASİMİLE POLİTİKASIDIR”

    “Bu gün ülkemize baktığımızda neredeyse okulların tamamının imam hatiplere çevrildiğini görüyoruz” diyen Yapıcı, “Bu yeni eğitim müfredatında yer alan cihat kelimesi ile de tamamen kindar bir nesil yetiştirilmeye çalışıyor. Bu asla kabul edilecek bir durum değildir. Yine müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesi de bu ülkede yaşayan farklı inançlardaki insanların asimile etmeye dönük bir politikadır. Böyle bir sistem Türkiye’yi daha karanlık günlere götürecektir.

    “MİTİNGE BÜTÜN HALKLARIN DESTEK VERMESİ ÖNEMLİDİR”

    Okulların açılmasına artık sayılı günler kaldı. ABF ve Eğitim Sen öncülüğünde 17 Eylülde yapılacak mitinge Türkiye’de yaşayan bütün halkların destek vermesi gerektiğini ifade eden Yapıcı, mitinge katılım çağrısı yaptı.

    Mustafa Yüksel-ADIYAMAN

  • Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    PİRHA – ABF  bileşenleri, 17 Eylül’de İstanbul/Kartal’da yapılacak miting için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ile görüştü. Her iki genel başkan da gerici eğitim sistemine karşı yürütülen mücadeleye destek sözü verdi. 

    Haberin Videosu

     Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in öncülüğünü yaptığı 17 Eylül Kartal Mitingi için hazırlıklar sürüyor.

    Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilinde eğitim istemiyle 17 Eylül’de düzenlenecek miting sonrasında 18 Eylül’de ise Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm illerde ve ilçelerde Milli Eğitim müdürlükleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirilecek.

    Alevi kurumları miting için CHP ve HDP ile görüşmeler gerçekleştirdiler. Görüşmeye, ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF Genel Sekreteri Müslüm Metin, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, PSAKD Genel Mali Sekreteri Onur Kaya, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir katıldı.

    İlk olarak CHP ile görüşen kurum temsilcileri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu mitinge davet ettiler. Kılıçdaroğlu, toplantıda laik, demokratik eğitim için yapılacak olan mitinge tüm belediyeleriyle her türlü katkıyı sunacağını belirtti.

    Alevi kurum başkanları CHP ziyaretinin ardından HDP ile de görüşerek destek sözü aldı.

    Görüşmede HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Fatma Kurtalan, milletvekilleri Müslüm Doğan ve Besime Konca katıldı. Toplantıda HDP’nin tüm parti teşkilatlarıyla eğitim müfredatına karşı Alevilerin yanında olduğu, mücadelelerine destek vermeye devam edecekleri belirtildi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

    Fotoğraf: Ziya KÖSEOĞLU/CHP Genel Merkezi

     

  • ‘Tekçi eğitim anlayışına karşı bilimsel, demokratik, ana dilde eğitim savunulmalı’-VİDEO

    ‘Tekçi eğitim anlayışına karşı bilimsel, demokratik, ana dilde eğitim savunulmalı’-VİDEO

    PİRHA – Bir inancın kendini kökleştirebilmesi için kendi eğitim kurumlarını oluşturması gerektiğini söyleyen Şıh Çoban Ocağı pirlerinden Zeynel Kete, okulların ulus-devlet anlayışının tekçi zihniyetinin yeniden inşa edildiği mekanlar haline geldiğini kaydetti. 

    HABERİN VİDEOSU

    17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’ında yapılacak olan Hak ve Adalet Mitingi’ne katılım çağrısı yapan Şıh Çoban Ocağı Pirlerinden Zeynel Kete, Türkiye’de okulların ulus-devlet anlayışının tekçi zihniyetinin inşa edildiği yerler haline geldiğini, bu ırkçı, tekçi zihniyetin eğitim anlayışına karşı, kamusal, bilimsel, demokratik, ana dilde eğitimin savunulması gerektiğini vurguladı.

    “ALEVİ TARİHİ, ERKANI VE HAKİKATİ ÇARMIHA GERİLMİŞ DURUMDA”

    Pir Zeynel Kete, bir inancın kendini kökleştirebilmesi için kendi eğitim kurumlarını oluşturması gerektiğini belirterek aynı zamanda bir ulusu kendi tarihsel hakikatinden uzaklaştırmak için de eğitimin kullanıldığını kaydetti. Bu bağlamda Alevilerin 80, 90 yıldır yoğun bir şekilde kurumlarda kültürel soykırıma uğradıklarını söyleyen Pir Zeynel Kete, “Alevi tarihi, Alevi erkanı, Alevi hakikati toplumsal olarak çarmıha gerilmiş bir durumdadır. Bizim vergilerimizle inşa edilen okullarımızda Alevi halklar süreği ile ilgili hiçbir zaman dersler verilmedi. Daha doğrusu okullar ulus-devlet anlayışının tekçi zihniyetinin yeniden inşa edildiği mekanlar haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

    “ROTASINI ŞAŞIRMIŞ BİR KUŞAK YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    1925 yılında Dersim’le ilgili yazılan raporlara değinen Pir Zeynel Kete, bu raporlarda öncelikle bölgeye yollar, tren yolları, kışlalar ve okulların açılmasının söylendiğini bu çerçevede okullarda tekçi zihniyetin dini, mezhebi ve dilinin öğretildiğini vurguladı. Çocukların kendi kültürlerinden, tarihlerinden ve ana dillerinden uzaklaştırıldıklarını ifade eden Pir Zeynel Kete, bu çerçevede kendine yabancılaşmış, rotasını şaşırmış bir kuşak yaratılmaya çalışıldığını ve Alevilerin toplumsal dokusuna tuz ekildiğini söyledi. Bu manada 17 Eylül mitinginin önemli olduğunu belirten Pir Zeynel Kete, ırkçı, tekçi zihniyetin eğitim anlayışına karşı, kamusal, bilimsel, demokratik, ana dilde eğitimin savunulması gerektiğini kaydetti.

    “DOKUNULMAZ OLANA DOKUNDUK”

    “Bütün Alevi bileşenlerinin bu demokratik talebe, bu hakikat yürüyüşüne katılmalarını öneriyoruz” diyen Pir Zeynel Kete, kendisinin ihraç edilmiş bir öğretmen olarak ulus-devlet anlayışının tekçi zihniyetine karşı kamusal, bilimsel, laik, ana dilde eğitimi savundukları, çok kültürlülüğü seçtikleri ve dokunulmaz olana dokundukları için görevlerinden ihraç edildiklerini ifade etti.

    Tekliğin bir başkasının inancına ket vurmak olduğunu ve bunun Alevi inancına uymadığını vurgulayan Pir Zeynel Kete, “Bu çerçevede bu eylem haklıdır, meşrudur, bir hakikat eylemidir. Bütün Alevi canları, pirleri, anaları, Alevi çocuklarını bu eyleme katılmaya davet ediyoruz” dedi.

    Pirlerin, anaların, mürşitlerin, rehberlerin ve yolun yürütücülerinin 17 Eylül’den sonra bu yaşatılan sürecin kendi süreçleri olmadığını, bu dayatılan yolun bizim yolumuz olmadığını dile getirmeleri gerektiğini söyleyen Pir Zeynel Kete, her alanın birer akademi haline getirilip sazın telinde, bülbülün avazında, kendi dillerinde sürekli dillendirilip çocuklara anlatılması gerektiğini de belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • ABF ve Eğitim-Sen, bugün 17 Eylül Mitingi’yle ilgili bilgilendirme toplantısı yapıyor

    ABF ve Eğitim-Sen, bugün 17 Eylül Mitingi’yle ilgili bilgilendirme toplantısı yapıyor

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) eğitimdeki gericileşmeye karşı 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda düzenleyecekleri miting öncesi basını bilgilendirme toplantısı düzenliyor. Toplantı bugün saat 12.30’da Garip Dede Dergahı’nda gerçekleştirilecek.  

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim-Sen) eğitimdeki gericileşmeye karşı 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda düzenleyeceği mitingin hazırlıkları sürüyor.

    Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilinde eğitim istemiyle 17 Eylül’de düzenlenecek miting sonrasında 18 Eylül’de ise Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm illerde ve ilçelerde Milli Eğitim müdürlükleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirilecek.

    ABF ve Eğitim-Sen bugün Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı’nda mitinge ilişkin basın toplantısı düzenliyor.

    Mitingi örgütleyen kurumlar arasında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Demokratik Alevi Dernekleri, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevi Vakıflar Federasyonu da bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ’17 Eylül mitingi bir dönüm noktası olmalı ve güçlü bir itirazda bulunmalıyız’-VİDEO

    ’17 Eylül mitingi bir dönüm noktası olmalı ve güçlü bir itirazda bulunmalıyız’-VİDEO

    PİRHA- Eğitim sisteminin laiklik ekseninden çıkarılarak dinselleştirilmesine karşı İstanbul Kartal Meydanı’nda 17 Eylül’de Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen tarafından miting düzenlenecek. ABF Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan mitinge katılım çağrısında bulunarak, “Bütün Alevi kurumları ve paydaşları kurumsal kimlikleri, logoları, istemleri ve talepleri ile bu demokratik alanda olmalıdır” diye konuştu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim-Sen) eğitimdeki gericileşmeye karşı 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda düzenleyecekleri mitingin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Konuya ilişkin ABF Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “17 Eylül Mitingi bir dönüm noktası olmalı ve güçlü bir şekilde itirazda bulunmamız lazım” diyen Aslan, “ABF döneminde görkemli olan Kadıköy, İzmir ve Ankara mitingleri gibi bu miting de bunun havasıyla geçiyor. Uzun zamandır alanlara çıkmakta çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Adalet ve Vicdan eyleminde milletvekillerine karşı takınılan tutum, insanlara karşı gösterilen tahammülsüzlüğü ve zulmü gördükten sonra alanlara çıkmanın ne kadar değerli ve hayati olduğunu tekrar yeniden görmüş oldum” dedi.

    “BÜTÜN DERSLER ZORUNLU DİN DERSİ HALİNE GELDİ”

    “Eğitim konusunda çok ciddi kayıplarımız var, yeni müfredatla bütün dersler zorunlu din dersi haline geldi” vurgusu yapan Aslan şunları kaydetti:

    “ABF’nin bu mitinge dair aldığı kararların gerekçesinden de bir tanesi eğitimin geldiği son nokta. Gençlerimizin nasıl bir eğitimden geçtiğini ve ciddi bir asimilasyona tabi tutulduğunu görüyoruz. 15 yılda 6 Milli Eğitim Bakanı değişti. Her bakan, değişikliği kendisiyle beraber yeni bir müfredat getirdi. Yeni müfredat değişiminde bile ciddi can alıcı noktalar var. Biz, zorunlu din dersleri zulümdür, asimilasyondur kaldırılsın diyorduk. Ama şimdi onu da demekten vazgeçtik. Çünkü yeni müfredatla bütün dersler zorunlu din dersi haline geldi. 17 Eylül mitingi bir dönüm noktası olmalı ve güçlü bir şekilde itirazda bulunmamız lazım. Bu itirazımıza da eğitime en doğru bilimsel tespiti koyan Eğitim-Sen bizimle işbirliği yaparak çağrıcı oldu. Bu da bizim açımızdan çok değerli. Mitingedeki en büyük arzumuz şudur. Bütün Alevi kurumları ve paydaşları kurumsal kimlikleri, logoları, istemleri ve talepleri ile bu demokratik alanda olsun.”

    “CİHATÇI EĞİTİM İLE ÜMMETÇİ YETİŞTİRİLMEK İSTENİYOR”

    Eğitim sistemi ile tüm farklı inanç ve renklerin yok edilmek istendiğini belirten Aslan, “Gerici eğitimin hayatımızın tüm alanını kapsadığı, inançları yok etmek istediği bir ortamda çocuklarımız üzerinden bunu yapıyorlar. Bunun verileri hızla geliyor. 15 yılda 1.5 milyona yakın kadın iş bırakmış. Ülkenin kurucu önderi pozisyonunda olan Atatürk dahil bugün 8. sınıf derslerine kısmi sokulmuş durumda. Bu ülkenin bütün değerleri ve renkleri birer birer yok ediliyor. Bunun en büyük aracı ise eğitim oluyor” diye konuştu.

    “Bizler böyle bir ortamda çocuklarımıza yabancılaşıyoruz” diyen Fazlı Aslan, şöyle konuştu:

    “Belli gelir seviyesindeki aileler çocuklarını Avrupa’daki okullara yolluyorlar. Olan yoksul halk çocuklarına oluyor ve ümmet, kul haline getirilmeye çalışılıyor. Okullarda erkek çocuklarına verilen eğitimlerden biri cihata hizmet edip çaba harcamalı ve sevap kazanmalısınız, kız çocuklarına ise eşlerinize itaatkar olmalısınız oluyor. Tabir yerindeyse saraya kul yetiştirilmek isteniyor. Binlerce eğitim emekçisi işlerinden ve okullarından edildi, sürgüne gönderildi.”

    BÜTÜN FARKLILIKLAR BİR ARAYA GELMELİ

    “ABF burada birleştirici olan çimento rolünü üstleniyor” ifadesini kullanan ABF Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan, ABF öncülüğündeki bu miting sol sosyalist kesimi, renkleri, siyasi partileri bir araya getirebilir. ABF burada birleştirici olan çimento rolünü üstleniyor. Bütün farklıları biraraya getirmek istiyoruz.
    Bununla birlikte bütün paydaşlarımızı bu mitinge bekliyoruz. Biz bu ülkenin birleştirici bir unsuruyuz. Sol değerleri taşıyan bütün halkları birleştirebileceğimize inanıyoruz. 17 Eylül mitingine bütün dostlarımızı bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

  • HBVAKV Başkanı Baş: Cihadist eğitim anlayışına karşı 17 Eylül’de meydanlardayız-VİDEO

    HBVAKV Başkanı Baş: Cihadist eğitim anlayışına karşı 17 Eylül’de meydanlardayız-VİDEO

    PİRHA – Eğitim müfredatını ve Alevilerin taleplerini PİRHA’ya değerlendiren HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş, eğitim müfredatının zorunlu din dersi olmaya başladığının altını çizdi. Baş, eğitimin dinselleşmesine, cihadist eğitim anlayışına karşı 17 eylül’de meydanlarda olacaklarını söyledi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş, Alevilerin talepleriyle ilgili PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Alevilerin bugüne kadar yaptıkları eylemlerin genelde eşit yurttaşlık talebinden yola çıkılarak yapıldığını belirten HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş, yıllarca Alevilerin, zorunlu din dersi olmasın dediğini ancak bugün eğitimin tamamının zorunlu din dersi gibi olmaya başladığını kaydetti.

    “TÜRKİYE’DE YAŞAYAN HERKESİ İLGİLENDİRİYOR”

    Eğitim müfredatında matematikten tutun da tarih dersine kadar zorunlu din dersi ötesinde cihadist bir eğitim anlayışı uygulandığını belirten Baş, buna karşı 17 Eylül’de yapılacak olan mitingin sadece Alevileri ilgilendirmediğini Türkiye’de yaşayan çağdaş, modern düşünen, barış içerisinde yaşamak isteyen herkesi ilgilendirdiğini vurguladı.

    “AMERİKAYI YENİDEN KEŞFETMEYE GEREK YOK”

    Cihadist ve dinsel eğitimin bugüne kadar denemelerinin yapıldığını söyleyen Baş “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Afganistan,  Pakistan modelleri önümüzde. Artık Afganistan Pakistan diye bir sınır kalmadı. Aslında cihadist terörün teslim aldığı Afgopakistan diye anılan bir ülkeden bahsediyoruz. Türkiye’de de aslında bugün yapılan iş tam anlamıyla orada denenmiş olan modelin Türkiye’ye indirgenmesidir. Biz özellikle buna karşı çıkmak için 17 Eylül’de bir miting düzenliyoruz” dedi.

    “YASALARDA İFADESİNİ BULMAYAN HER ŞEY YOK HÜKMÜNDEDİR”

    17 Eylül mitinginin ruhunu eşit yurttaşlıktan aldığını vurgulayan Baş, eşitliğin kağıt üzerinde yazan yasalarla değil teamüllerle oluştuğunu belirtti. Aleviliğin inanç kimliği olarak Türkiye’de fiilen var olduğunu ancak ibadethanelerinin resmi olarak kabul görmediğini söyleyen Baş, “Yıllarca canımızı dişimize takıp cemevleri yapıyoruz ama bunun resmi bir karşılığı yok. Yasal olarak modern bir devlette yasalarda ifadesini bulmayan hiçbir şey yoktur. Tıpkı ölüm cezalarının yasalarda tanımlanmadığı takdirde bir suç olmadığı gibi, tıpkı yapacağınız her küçük bir şey çocuk parkının bile yasalarda imarda karşılığı yoksa yok hükmünde olduğu gibi  cemevlerimizin durumu da şimdilik budur” ifadelerini kullandı.

    “MİTİNGE HERKESİ BEKLİYORUZ”

    Alevilerin birçok konuda ayrımcılığa maruz kaldıklarını kaydeden HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş, 17 Eylül’de yapılacak olan mitingde sadece Aleviler için değil OHAL ve KHK’lerle işten atmalar, yasa dışı uygulamalar ve bütün haksızlıklar için meydanda olacaklarını ve herkesi beklediklerini kaydetti.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Eğitimci Özlem Tolu: Hayır diyen herkes 17 Eylül Mitingi’nde bir araya gelmeli-VİDEO

    Eğitimci Özlem Tolu: Hayır diyen herkes 17 Eylül Mitingi’nde bir araya gelmeli-VİDEO

    PİRHA – Gerici eğitim sistemine karşı İstanbul’da 17 Eylül’de Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen tarafından miting düzenlenecek. Eğitim-Sen İstanbul 7 No’lu Şube Başkanı Özlem Tolu, Eğitim-Sen’in iç tüzüğünde yer alan “Eğitim-Sen laik, demokratik, bilimsel, ana dilde eğitimi savunur. Buna karşı üretilen her türlü politikanın karşısında durur” maddesi gereği eğitimde uygulanan tek tipçi yaklaşıma karşı durmak için 17 Eylül’de yapılacak olan mitingin çağrıcısı olduklarını belirtti. 

    HABERİN VİDEOSU

     

    Aleviler 17 Eylül’de eğitim müfredatına karşı alanlara çıkıyor. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in çağrıcılığını yaptığı mitinge çeşitli muhalif kesimlerden kitlesel katılım bekleniyor.

    Miting öncesi çeşitli kesimlerden katılım çağrıları yükselmeye devam ediyor. Eğitim-Sen İstanbul 7 No’lu Şube Başkanı Özlem Tolu, Eğitim-Sen’in tüzüğünde yer alan “Eğitim-Sen laik, demokratik, bilimsel, ana dilde eğitimi savunur. Buna karşı üretilen her türlü politikanın karşısında durur” maddesi gereği eğitimdeki tek tipçi uygulamalara karşı durmak için 17 Eylül’de yapılacak olan mitingin çağrıcısı olduklarını kaydetti.

    “AKP SİYASAL ARGÜMANLARINI TOPLUMA YERLEŞTİREBİLMEK İÇİN EĞİTİMİ KULLANIYOR”

    AKP’nin kendi siyasal argümanlarını topluma yerleştirebilmek için eğitimi kullandığının farkında olduklarını belirten Özlem Tolu, meselenin sadece imam hatip liselerinin artırılması olmadığını, eğitim alanlarının bilimsellikten uzaklaştırılması, dinselleştirilmesi, tek tip insan yetiştirme yollarındaki taşların eğitimle döşenmesi politikaları olduğunun altını çizdi.

    Hemen hemen her okulun zorunlu ya da seçmeli derslerle dini eğitime ağırlık verdiğini kaydeden Tolu, öğrencilerin kılık kıyafetinden tutun da okullarda mescit açılmasına kadar çeşitli uygulamaların olduğunu bu uygulamaların başta Aleviler olmak üzere bütün seküler kesimleri rahatsız ettiğini dile getirdi.

    “MÜCADELENİN TOPLUMSALLAŞMASI LAZIM”

    Eğitim-Sen’in önce olduğu ve bundan sonra da olacağı gibi laik, bilimsel, demokratik ve ana dilde eğitimi savunmaya devam edeceğini söyleyen Tolu, bunun için ortaklaşabileceği tüm kurumlarla ortaklaşarak bu mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. “Bu mücadelenin toplumsallaşması lazım. Çünkü %50’den fazlası AKP’nin dayattığı bu yaşam biçimine hayır diyor” ifadelerini kullanan Tolu, bu hayır diyen herkesin bir araya gelerek 17 Eylül mitingine destek vermeleri gerektiğini de belirti. (HABER MERKEZİ)