Türkiye’de koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 66 kişi yaşamını yitirdi, 1648 yeni vaka tespit edildi. Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 7 bin 315’e, toplam vaka sayısı 298 bin 39’a yükseldi.
Sağlık Bakanlı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile ilgili son verileri açıkladı.
Türkiye’de koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 66 kişi yaşamını yitirdi, 1648 yeni vaka tespit edildi.
Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 7 bin 315’e, toplam vaka sayısı 298 bin 39’a yükseldi. Bugünkü iyileşen hasta sayısı 1143 olurken toplam iyileşen hasta sayısı 263 bin 745’e ulaştı.
Hastalarda zatürre oranı yüzde 7.1 olurken, ağır hasta sayısı 1372 olarak kayıtlara geçti.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı değerlendirmede, “Toplamda 9 milyona yakın test yapıldı. Bugün 1.648 yeni hastamız var. Kayıplarımızı ve ağır hasta sayısında artışı durdurmak elimizde. Tedbirlere hep birlikte uyarsak başarılı olacağız. Tedbirlere uyarak sağlık ordumuzun gücüne güç katın” dedi.
PİRHA – ABF ve Eğitim sen 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak miting öncesi Taksim Hill Otel’de basına kahvaltılı bilgilendirme toplantısı düzenledi. Yapılan açıklamada 17 Eylül’de Kartal Meydanı’na herkes davet edilerek, “laik, bilimsel ve anadilde bir eğitim için Cem olunacak” denildi. Açıklamada, eğitimin gericileştirildiğine işaret edilerek, “AKP zihniyeti, Alevileri ve Aleviliği inkar etmeye ve bizlere karşı sistematik asimilasyon politikası uygulamaya devam ediyor” denildi.
HABERİN VİDEOSU
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim sen 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak miting öncesi Taksim Hill Otel’de basına kahvaltılı bilgilendirme toplantısı düzenledi.
Toplantıya mitingin tertip komitesinden PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, AKD Genel Başkanı Doğan Demir, HBVAKV Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Garipdede Dergahı Başkanı Celal Fırat, PSAKD önceki başkanlarından Kemal Bülbül, Eğitim-Sen genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, ABF Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Can, KHK ile kapatılan Tv10 programcısı Hüseyin Kelleci katıldı.
17 Eylül mitingiyle ilgili sinevizyon gösterimiyle başlayan toplantıda basın açıklamasını ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız yaptı.
“AKP ALEVİLERİ VE ALEVİLİĞİ İNKAR ETMEYE DEVAM EDİYOR”
Alevilerin, demokrasi, eşitlik, adalet isteyen, insan hak ve özgürlüklerinden yana mücadele eden tüm kesimlerin AKP zihniyetinin yoğun baskısı ve inkar kıskacı ile karşı karşıya kaldığının belirtildiği açıklamada, şunlar ifade edildi:
“Yaşamın her alanında tekçiliği “Değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez!” hale getiren AKP zihniyeti, geleneksel bir devlet politikası olarak Alevileri ve Aleviliği inkar etmeye ve bizlere karşı sistematik asimilasyon politikası uygulamaya devam ediyor. AKP’nin inkar ve asimilasyon zihniyetinin yürütücüsü tarafından “TEK, TEK” diyerek sıralanan “TEKLERİN” temeli bize göre AKP/Devlet zihniyetiyle bezenmiş “TEK DİN”dir. Tekçi zihniyetin temel unsuru olan “TEK DİN” Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından şekillendirilen, Milli Eğitim Bakanlığı ve devletin tüm kurumları tarafından “Uygulanması zorunlu olan” TEKÇİ DEVLET DİNİNE göre yapılandırılmış uygulamalardır. Oysa ihtiyacımız, halkların kendi ana dilinde, inanç gruplarının kendi inançsal değerlerine göre kamusal eğitim aldığı, eğitimin, savaşsız, çatışmasız toplumsal barış hakkını, barış kültürünü amaçladığı bir eğitim programıdır.”
“TEKÇİ, TEK TİP EĞİTİM SİSTEMİNİ KABUL ETMİYORUZ”
Açıklamada ayrıca şunlara vurgu yapıldı:
“AKP Devlet zihniyetinin tekçi, inkarcı, asimilasyoncu politikalarla şekillendirdiği, “Yeni eğitim Programı” da bu sistematik politikanın bir sonucudur. “Yeni” denen “Eğitim programı” AKP/Devlet zihniyetine göre “Yeni” olup, bize göre, ne yenidir ne de yenilik getirecektir! AKP Devletinin “Yeni Eğitim Programı” bildik ırkçı, gerici oyundan başka bir şey değildir! “Yeni” denen “Eğitim Programı”ndaki açık ve gizli şeriatçı, cihatçı, fetihçi, cinsiyetçi, inkarcı, tekçi, asimilasyoncu ve ırkçı uygulamaları sıralamaya kalksak buna zaman yetmeyeceği gibi akılla açıklanacak bir durum da değildir..! Biz, Aleviler ve Türkiye Demokratik kamuoyu olarak varlığımızı inkar eden tekçi, tek tip, asimilasyoncu eğitim programını kabul etmiyoruz! Etmeyeceğiz…!!! Bu amaçla; 17 Eylül 2017 Pazar günü, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) olarak, müsahip kurumumuz Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ile Kartal Meydanı’nda saat 13.00’da yapacağımız “LAİK, BİLİMSEL, KAMUSAL, PARASIZ ve ANADİLDE EĞİTİM İSTİYORUZ!” mitingimiz için çalışmalarımız devam ediyor.”
“DÜŞÜNSEL, KÜLTÜREL VE SİYASİ ÇALIŞMALARIMIZ BU MİTİNGLE SINIRLI KALMAYACAK”
Taksim Hill Otel’de yapılan basın açıklamasında son olarak yapılacak çalışmalara değinilerek miting için şu çağrı yapıldı:
“Demokrasi, eşitlik ve adalet için yapacağımız eylem ve etkinlikler, düşünsel, kültürel, siyasi çalışmalar bu mitingimiz ile sınırlı kalmayacak. ABF olarak “LAİK, BİLİMSEL, KAMUSAL, PARASIZ ve ANADİLDE EĞİTİM” konferansı planladık. Bu konferans için eğitim ve bilim emekçilerinin kurumlarıyla, konuya katkı sunacak bilim insanlarıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Yine 18 Eylül 2017 Pazartesi günü Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde Eğitim-Sen ile “LAİK, BİLİMSEL, KAMUSAL, PARASIZ ve ANADİLDE EĞİTİM İSTİYORUZ!” açıklaması yapacağız. Yerel kurumlarımız da milli eğitim müdürlükleri önünde eş zamanlı kitlesel basın açıklaması yapacaktır. Bir kere daha İstanbul Halkına, Marmara Bölgesinde yaşayan halkımıza mitingimize destek ve katılım çağrısı yapıyoruz. Biliyoruz ki emeğiyle geçinmeyi erdem bilen yoksul halkımız, eşitlik, özgürlük ve adaleti yaşam ilkesi edinmiş Alevi toplumu, demokratik kurum ve dost siyasal partiler, karanlığa karşı sanatıyla mücadele eden aydın, yazar ve sanatçılarımız çağrımıza kulak verip aydınlık yarınlar için bizimle birlikte Kartal Meydanı’nda CEM OLACAKLARDIR!”
“BU MİTİNG KRİTİK ÖNEME SAHİPTİR”
Basın açıklaması yapıldıktan sonra söz alan Eğitim – Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan ise 12 Eylül’ün yıldönümü olduğuna değinerek, “Bu miting daha önceki eğitim alanında yaptığımız mitinglerden daha kritik öneme sahiptir. Eğitim alanında yapılacak olan değişikliklere itiraz edeceğiz. Dini referansların hakim olduğu bir anlayışla çocukların yetiştirilmek istendiği bir Türkiye’ye itiraz ediyoruz” dedi.
“DERS KİTAPLARININ HALİ İÇLER ACISI”
Eğitimde piyasacı bir anlayışla karşı karşıya kalındığını belirten Bozdoğan, “Eğer sesimizi yükseltip bu dönüşümü durdurmazsak nüfusu 10 binin altında olan ilçelerde sadece inam hatip Liseleri açılacak. Hani kendileri bireylerin temel hak ve özgürlüklerini koruyorlardı? Bütün bu hakların askıya alındığı bir dönemdeyiz. 51 tane dersin eğitim programı değişti. Ders kitaplarının hali içler acısı” şeklinde konuştu.
“LAİK, BİLİMSEL, ANADİLDE PARASIZ BİR EĞİTİM İSTEYECEĞİZ”
Tarikatlar ve cemaatlerle imzalanan protokollere değinen Bozdoğan, Aileler özel okullara mecbur bırakılıyor. Eğitimde en çok özelleştirmenin yaşandığı bir dönemdeyiz. Laik, bilimsel, demokratik, Ana dilde parasız bir eğitim isteyeceğiz. Eğitimin en önemli özelliği eşit olmasıdır” dedi.
Eğitim – Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan son olarak 17 Eylül’de laik bilimsel ve anadilde bir eğitim için İstanbul Kartal Meydan’ında yapılacak olan mitinge herkesin destek ve katılımı için cağrı yaptı.
PİRHA – 17 Eylül’de Kartal’da Alevi kurumlarının ve Eğitim-Sen’in “Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim İstiyoruz” şiarıyla düzenleyeceği mitinge dair PİRHA’ya konuşan hukukçu Kemal Alhaslıoğlu, “Demokratik direniş hakkımızı sonuna kadar zorlamalıyız. Aynı zamanda kazanılmış haklarımızı engelleyen kurumlar hakkında da kitlesel şikayet dilekçeleriyle anayasa ve yasalardaki haklarımızı kullanmalıyız” dedi.
HABERİN VİDEOSU
17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda saat 13.00’te Alevi kurumlarının ve Eğitim-Sen’in “Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim İstiyoruz” şiarıyla düzenleyeceği miting hazırlıkları devam ediyor. Onbinlerin katılması beklenen mitinge ilişkin PİRHA’ya konuşan hukukçu Kemal Alhaslıoğlu, Anayasa’nın 90. Maddesine dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Uluslararası hukuka uyacağımıza dair sözleşmeleri imzalamış bir ülkeyiz. Uluslararası hukuk çerçevesinde alınmış kararlar var. Hükümet bu kararlara uymamakta ısrar ediyor, hatta tam tersine daha olumsuz bir yaklaşım biçimiyle zorunlu din derslerinin kapsamını genişletmeye ve dini inançlarını açıklamaya zorlama gibi uygulamaları hayata geçiriyor. Bu değişimler hukuk sistemimize, tabi olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırı olan olgulardır.”
“Biz hukukçuların, Alevi kurumlarının ve demokratik kitle örgütlerinin hukuksal mücadeleyi geliştirmeleri gerekiyor” diyen hukukçu Alhaslıoğlu, şunları belirtti:
“ ABF, KESK, DİSK, HDP, CHP ve diğer STK’ler biraraya gelerek zorunlu din dersi, laik, demokratik, bilimsel olmayan eğitim müfredatı hakkında hazırlıklar yapıp suç duyurusunda bulunmalarını öneriyorum. Hukuksal kararları kim uygulamıyor ve yerine getirmiyorsa hakkında suç duyurusunda bulunmak gerekiyor. Avrupa başta olmak üzere uluslararası kamuoyu bu konularda duyarlı. Bizler hem bireysel hem de kurumlar olarak harekete geçmeliyiz.”
Son olarak 17 Eylül’de saat 13.00’te Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilecek mitingin demokratik direnişin bir parçası olduğunu söyleyen hukukçu Alhaslıoğlu, “Hem demokratik hem de hukuksal mücadelemizi sonuna kadar kullanalım” dedi.
PİRHA – Açıklanan gerici eğitim müfredatına karşı alanlara çıkma kararı alan Alevi kurumlarına destek gelmeye devam ediyor. HBVAKV Erzincan Cemevi Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Sadık Düzgün, mitinge katılım çağrısı yaparak, 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda olacaklarını dile getirdi.
HABERİN VİDEOSU
Gerici eğitim sistemine karşı 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak mitingi Erzincan Cemevi Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Sadık Düzgün PİRHA’ya değerlendirdi.
AKP’nin politikalarını öteden beri tasvip etmediklerini belirten Pir Düzgün, AKP hükümetinin gerici bir eğitim düzeni kurmak istediğini vurguladı.
Alevilerin ileri ve özgür bir eğitimden yana olduğunu ifade eden Sadık Düzgün, “Çocuklarımız her yönden eğitim alsınlar istiyoruz. Ama AKP Hükümeti böyle gerici bir eğitim sistemi getirerek gençlerin önünü kesiyor” dedi.
“HÜKÜMET DİNİ EĞİTİM VERMEK İSTİYOR”
“Gençlerin aydın bir şekilde yetişmesini istiyoruz” diyen Düzgün, “Hükümet programlarında ilerici düşünceler çıkarılıyor. Yerine dini bir eğitim yapılmak isteniyor. Dini eğitimde ilerleme olmaz, ancak biz geriye gidebiliriz” ifadelerini kullandı.
“Hükümet sık sık müfredatla oynama yapıyor” diyen Erzincan Cemevi Başkanı Sadık Düzgün, öğretmenlerin de bu durumdan rahatsız olduklarını fakat rahatsızlıklarını dile getirenlerin de önlerinin kesildiğini belirterek şunları dile getirdi:
“Öğretmenlerin önünü kesiyorlar. Ya başka yerlere sürüyorlar ya da görevlerinden alıyorlar. Korku toplumu yaratmak istiyorlar, sesini çıkarmak isteyenlerin de sesini kesmeye uğraşıyorlar.”
Düzgün, “Bizler elimizden geldikçe ezilenlerin sesi olacağız. Bu konuda söylemlerimizi dile getirip eğitim politikasının değişmesi için elimizden gelen tüm çalışmaları yapacağız” dedi.
“DİN DERSİ KONUSUNDA ALEVİ ÖĞRENCİLERE BASKI YAPILIYOR”
Eğitim konusunda sadece kurumların değil velilerin de karşı çıkması gerektiğini ifade eden Düzgün, “Erzincan’da da eğitim konusunda problemlerle karşılaşıyoruz. Özellikle din dersi konusunda Alevi öğrencilere baskı yapıldığı konusunda bize şikayetler geliyor. Biz anında müdahale ediyoruz ama sadece Erzincan’daki sorunları çözmek yetmiyor, tüm Türkiye’deki sorunları çözmemiz gerekiyor” dedi.
17 EYLÜL MİTİNGİNE ÇAĞRI
Miting için araç tutuklarını ve herkesin orada olması gerektiğini vurgulayan Erzincan Cemevi Başkanı Sadık Düzgün, “Biz o gün o meydanda olacağız. Bütün Aleviler sesimizi haykırıp bu eğitim programının yanlış olduğunu dile getireceğiz. Eğitim sistemi düzelene kadar sesimizi kesmeyeceğiz” diye konuştu.
PİRHA-Mersin Cemevi’nde bir araya gelen Alevi kurumları, yöre dernekleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler 17 Eylül mitingine dönük toplantılarına devam ediyor. Toplantıda konuşan katılımcılar, “Eğitimin önemine dikkat çekerek, laik, bilimsel, demokratik bir eğitim sistemi için, çocukların ve gençlerin karanlığa sürüklenmemesi için mitinge güçlü katılım sağlayalım” dedi.
HABERİN VİDEOSU
ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde gerici eğitim sistemine karşı 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda gerçekleşecek miting için hazırlık toplantıları devam ediyor.
Bu kapsamda Mersin Cemevi’nde Alevi kurumları başta olmak üzere bir araya gelen yöre dernekleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler, ikinci toplantılarını gerçekleştirdi.
17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilecek “Hak ve adalet” mitingi hakkında, miting komisyonu üyesi Ali Özveren ve Sinan Muşlu kısa bilgilendirme yaptıktan sonra katılımcıların görüş ve önerileri alındı.
“MİTİNGLE, YAPILANLARA DUR DİYECEĞİZ”
Mersin Cemevi adına konuşan Nuran Engin, ülkenin içinde bulunduğu durumun herkes tarafından bilindiğini, bunun içinde mitingin çok önemli olduğuna dikkat çekerek şunları belirtti:
“Büyük bir korku ve sinmişlik var. Gözaltılar işten atmalar ile istenilen bir ortam yaratmak oluşturulmaya çalışılıyor. “İnsanlar korksun, kafasını dahi dışarı çıkarmasın, biz de istediğimizi yapalım” deniyor. Miting bu açıdan çok önemli. Mitingle laik, bilimsel, anadilde eğitimin yanında bu yapılanlara dur diyeceğiz. Kartal Meydanı’nda haksızlıkları, hukuksuzlukları durduracağız.”
“EĞER BİR ÜLKEDE EĞİTİM BİTERSE, O ÜLKE ÇÖKER”
Eğitimci Recep Sevim de, eğitimin toplumun temelini oluşturan dinamiklerden biri olduğunu söyleyerek şunları kaydetti.
“Eğer bir ülkede eğitim biterse, o ülke çöker. Ahlâklı, nitelikli bir eğitim istiyorsak, mutlaka laik, çağdaş, demokratik olması gerekir. İmkânlarımız varsa, şartlarımız uygunsa, mutlaka ama mutlaka mitinge katılmalıyız. Geç kalmadan, çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz için eğitim sistemindeki gercileşmeyi durdurabiliriz.”
“GENÇLERİMİZİ SÜRECİN İÇİNE KATMAMIZ GEREKİYOR”
Hukukçu Mehmet Tural ise, İstanbul Kartal’da yapılacak mitingin sadece Alevilerin değil, bu ülkenin geleceğini ilgilendiren bir noktada olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Eylemlerimizden nasıl bir sonuç alıyoruz? sorusunu sormamız gerekiyor. Ayrıca gençlerimizi sürecin içine katmamız gerekiyor. Çünkü asimilasyon eğitimle başlıyor. Böyle devam ederse bizimle çocuklarımız, torunlarımız arasındaki bağları koparacaklar. Gelecek zamanda ise bir başka güce gerek kalmaksızın, çocuklarımız bizi asimile etmeye çalışacaktır. Onun için miting önemli. Ancak mitingden sonra nasıl eylem ve etkinlikler yapılacak onun kararının çıkması ve uygulanması gerekiyor. Çıkacak kararlara da hepimiz katılmalıyız ve güçlendirmeliyiz.”
PİRHA – 17 Eylül’de Kartal’da Alevi kurumlarının ve Eğitim-Sen’in “Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim İstiyoruz” şiarıyla düzenleyeceği mitinge dair bir açıklama yapan Partizan, “Geleceğimizi mücadele ile örelim; Baskıya, zulme, asimilasyona, imha ve inkara karşı birleşelim!” dedi.
Partizan, 17 Eylül’de Kartal’da saat 13.00’te Alevi kurumlarının ve Eğitim-Sen’in “Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim İstiyoruz” şiarıyla düzenleyeceği mitinge dair bir açıklama yaptı.
Açıklamada, devletin iktidarını; farklı olanların sesini kısarak, direncini yok ederek, asimilasyona uğratarak, kültür, dil ve inançları devlet güdümünde tekleştirerek korumaya çalıştığı, en demokratik hakları yasaklayarak halkı hizaya getirmeyi kendilerine görev edindiği devletin bu karakterinin toplumun en küçük hücrelerine kadar nüfuz ettiği bir aşamada olunduğu belirtildi.
“TOPYEKÜN BİR SALDIRI SÖZKONUSU”
“İktidarını korumak için elinde tuttuğu tüm zor aygıtlarıyla, 15 Temmuz darbe girişimi ile daha da gün yüzüne çıkan klikler arası dalaşın, ekonomik ve siyasi krizin faturasını tüm emekçi ve ezilenlere ödetmeye çalışmaktadırlar” denilen açıklamada, “Bugün bu faturanın adı KHK’lar, zamlar, işsizlik, grev yasakları, tutuklamalar, hapishanelerdeki çığ gibi büyüyen hak gasplarıdır” ifadeleri kullanıldı.
“TEKÇİ ZİHNİYETİ YAŞAMIN HER ALANINA UYGULAMAK İSTİYORLAR”
“AKP tek din, tek millet, tek bayrak, tek vatan şiarları ile tekçi zihniyetini yaşamın her alanına uygulamak istemektedir” denilen açıklamada şunlar vurgulandı:
“Okullarda, inanç merkezlerinde, televizyonlarda baskı, dayatma ve asimilasyon olmaktadır. AKP iktidarı boyunca aşama aşama eğitim, sağlık ve tüm alanlarda, gerici politikalarını yaşama geçirecek kadrolaşma çalışmaları tamamlanmış gibidir.”
“BİATÇI, IRKÇI BİR NESİL YETİŞTİRMEK İSTİYORLAR”
Partizan’ın kendi sayfasında yayınladığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Eğitimde “yeni projeler” adı altında ırkçı ve gerici eğitim sistemi dinci/gerici yönü daha da güçlendirilerek tam da iktidarın ihtiyaç duyduğu özelliklere kavuşturulmak istenmektedir. Bu yolla sorgulamayan, biatçı, çıkarcı bir nesil yetişmesi amaçlanmaktadır. Bugün devlet ve iktidardaki AKP tarafından dayatılan inkar, imha, asimilasyon politikalarını püskürtmek için işçi sınıfı ve emekçiler, Kürtler, Aleviler, gençler, kadınlar, LGBTİ’ler kısacası toplumun tüm ezilen ve sömürülenleri her bir saldırı karşısında dayanışma göstermeli, direnmelidir.”
“EŞİT, PARASIZ, BİLİMSEL, ANA DİLDE EĞİTİM İÇİN HAYKIRALIM”
Baskı ve asimilasyon politikalarına karşı 17 Eylül’de Kartal’da gerçekleştirilecek olan mitinge katılım çağrısında bulunulan açıklama şu cümlelerle son buldu:
-Dini inançlara dayatılan tekçi, mezhepçi anlayışa, zorunlu din derslerine, eğitimde imam hatipleşmeye karşı;
-Bilimi dışlayan, dini hurafelerle doldurulan ırkçı, faşist eğitim sistemi ve müfredatlara karşı;
-Cemaatlerle her gün boyutlanan çocuk istismarına karşı;
-Değişik inanç ve milliyetlerden halkın ilerici kültür ve değerlerine yönelen baskı, yasak ve talana karşı;
-Ticarileştirilen eğitim politikalarıyla işçi sınıfı ve ezilenlerin yok sayılmasına karşı…
-Daha gür bir sesle haykıralım: Eşit, Parasız, Bilimsel, Ana Dilde Eğitim! için birlik olalım, dayanışma gösterelim, direnişi örgütleyelim.
PİRHA – TV10 eylemine katılan 17 Eylül mitingi tertip komitesi eylemin ardından İstiklal Caddesi’nde miting için bildiri dağıttı.
HABERİN VİDEOSU
Gerici eğitime karşı laik, bilimsel ve anadilde bir eğitim için 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydan’ında saat 13:00’te yapılacak olan mitingin hazırlıkları son hızıyla sürüyor. TV10 eylemine katılan 17 Eylül mitinginin tertip komitesi eylemden sonra miting için Taksim İstiklal Caddesi’nde bildiri dağıttı. Bildiri dağıtımına TV10 çalışanları ve TV10 eylemine katılanlar da destek verdi.
Dağıtılan bildiride eğitimin parasız, laik, bilimsel ve herkese eşit olması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, öğretim programlarının ve ders kitaplarının cihat, şeriat gibi kavramların değil; demokrasi, laiklik, eşitlik, özgürlük gibi kavramların olduğu bir içeriğe kavuşturulması, çocukların imam hatip okullarına gitmeye zorlanmaması ve anadilde eğitim talepleri yer alıyor. (HABER MERKEZİ)
PİRHA- TV10 çalışanları, Aleviler’in lokmaları ile kurulan kanallarının geri açılması için 49. kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi. TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin,”Çıkardıkları KHK ile TV10’un lisansını ve mal varlığını TMSF’ye devrederek çok düşük fiyatlar ile yandaşlarına verecekler. Alevilerin lokmaları ile kurulan TV10 satılık değildir. Kimse Alevilerin lokmalarını satamaz ve alamaz. Buna müsaade etmeyeceğiz”dedi.
HABERİN VİDEOSU
15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal koşullarında çıkarılan KHK’lerle kapatılan Alevilerin sesi TV10’u geri almak için emekçilerinin başlatmış olduğu eylem 49. haftasında devam etti. Eylemde, “Alevilerin sesi Tv10 susturulamaz” pankartı açılırken, “Alevilerin sesi susturulamaz”, “Özgür basın susturulamaz” sloganları da atıldı.
Eyleme bu hafta 17 Eylül’de Kartal’da düzenlenecek mitingin tertip komitesi, PSAKD Ataşehir Şubesi Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, PSAKD Genel Merkez yöneticisi Gülizar Taşbilek, ABF İnanç kurulu Bileşenleri, HDP İnanç Kurulu Üyesi Murat Mıhçı, HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, Eğitimci-Yazar Kemal Bülbül, DAD, Cumartesi Anneleri, F Oturumu insanları ve TV10 izleyicileri katıldı.
Bu haftanın ilk konuşmasını TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin yaptı. Büyükşahin, “TV10 gibi birçok basın yayın kuruluşu KHK ile kapatıldı. Basın üzerindeki bu baskının kaldırılması ve mağduriyetlerin giderilmesi için her hafta buradayız” dedi.
“ALEVİLERİN LOKMALARI SATILAMAZ”
Kapatılan TV10’u Alevilerin lokmaları ve desteği ile kurduklarını belirten Büyükşahin, “Çıkardıkları KHK ile TV10’un lisansını ve mal varlığını TMSF’ye devrederek çok düşük fiyatlar ile yandaşlarına verecekler. Alevilerin lokmaları ile kurulan TV10 satılık değildir. Kimse Alevilerin lokmalarını satamaz ve alamaz. Buna müsaade etmeyeceğiz. O yüzden her hafta burada özgürlük, adalet, demokrasi ve barış demek çok önemlidir” şeklinde konuştu.
“LAİK VE BİLİMSEL BİR EĞİTİM İÇİN 17 EYLÜL MİTİNGİNE DESTEK VERİLMELİ”
Büyükşahin’den sonra konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, “Laik, bilimsel ve anadilde bir eğitim için ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydan’ında miting yapılacaktır. Gerici eğitime karşı laik, bilimsel ve anadilde bir eğitim talebi olan herkes bu mitinge destek vermelidir. Bu süreçte rahatsız olan ve itirazı olan herkesi bilimsel, laik ve anadilde bir eğitim için 17 Eylül’de Kartal mitingine katılması için çağrı yapıyoruz” dedi.
“TÜM BU ZULÜMLERİ KONUŞACAK BİR KANAL KALMADI”
Son olarak konuşan HDP İnanç Kurulu Üyesi Murat Mıhçı ise düşüncelerini, ” 6-7 Eylül’de bugün konuştuğumuz ve bulunduğumuz bu sokaklarda bir zulüm yaşandı. Binlerce ev ve iş yeri talan edildi. Bu vahşeti tam iki yıl önce Alevilerin sesi olan TV10’da konuşmuş ve dile getirmiştim. Ancak bugün tüm bu zulümleri konuşacak bir kanal kalmadı” şeklinde ifade etti.
“ERMENİLER İÇİN AGOS NE İSE ALEVİLER İÇİN TV10 ODUR”
TV10’un sadece bir Alevi kanalı olmadığını vurgulayan Mıhçı, “Herkesin sesini duyurduğu ve yansıttığı bir kanaldı. Ermeniler için Agos ne ise Aleviler içinde TV10 oydu” diye belirtti.
PİRHA – Gerici eğitim müfredatına tepkiler yükseliyor. Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat, “Bugün eğitim alanında yaşanan gericilik sadece ezilenlerin ve Alevilerin sorunu değil bütün halkların sorunudur” dedi.
HABERİN VİDEOSU
Dinselleştirilen eğitim müfredatına karşı ABF ve Eğitim -Sen öncülüğünde 17 Eylül’de saat 13.00’te Kartal Meydan’ında laik, bilimsel, anadilde eğitim talepleri için yapılacak olan eyleme ilişkin Garip Dede Dergahı Başkanı, İmam Rıza Ocağı Piri Celal Fırat Pir Haber Ajansına konuştu.
“TÜRKİYE’DE ÇOK ACI OLAYLAR YAŞANIYOR”
Türkiye’de çok acı olayların yaşandığını belirten Fırat, “Sorunlu ve sıkıntılı bir sistem var. Türkiye’de bir rejim sorunu yaşanıyor. Bugün eğitim alanında yaşanan sorun sadece ezilenlerin ve Alevilerin sorunu değil bütün halkların sorunudur” diye konuştu.
“SESİMİZİ GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YÜKSELTMELİYİZ”
Pir Celal Fırat, “Şuan yılan kapının arkasında kafasını kaldırmış herkesi izliyor. Ya hepimiz birlik olur bu yılanın başını ezeriz ya da hepimiz bu yılana yem oluruz. Bireysel kaygılarımızı bir kenara bırakarak el ele el hakka demeliyiz. Ve hepimiz bu zorlu süreçte güçlü bir şekilde sesimizi yükseltmeliyiz. Eğer bu süreçte insanlar seslerini çıkartmayacaklarsa ve bu kadar zulme tepkilerini koymayacaklarsa bunlara insan dememiz ve insan olarak görmemiz yanlış olur” şeklinde konuştu.
“DUYARSIZ KALANLARI SERT BİR ŞEKİLDE KINAYACAĞIZ”
Laik ve bilimsel eğitim için 17 Eylül’de Kartal Meydan’ında yapılacak mitingten kimi cemevlerinin haberi yokmuş gibi davrandığını vurgulayan Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Eğitimde yaşanan gericiliğe karşı laik, bilimsel ve anadilde eğitim talebi için 17 Eylül’de Kartal Meydan’ında yapılacak olan eyleme duyarsız kalanları çok sert bir şekilde kınayacağız. Ve bu isimlerin ciddi bir şekilde deşifre edilmesi gerektiği kanısındayım” dedi.
PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim -Sen öncülüğünde laik, bilimsel ve anadilde eğitim için 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydan’ında yapılacak olan mitinge ilişkin Alevi kurumları, sivil toplum örgütleri, TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Büyükşahin ve CHP, HDP milletvekilleri tarafından katılım çağrısı yapıldı.
HABERİN VİDEOSU
ABF ve Eğitim -Sen öncülüğünde 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydan’ında saat 13.00’te yapılacak olan mitinge ilişkin Alevi kurumları ve milletvekilleri Pir Haber Ajansı aracılığı ile katılım çağrısında bulundular.
“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKALIM”
Yeni eğitim müfredatına dahil edilen cihatçı ve şeriatçı eğitime karşı laik, bilimsel, anadilde bir eğitim için Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak olan mitinge katılım için Alevi kurumları, sivil toplum örgütleri, TV10 Yönetim Kurulu Başkanı, CHP milletvekilleri ve HDP temsilcileri çağrıda bulundular.
ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız’ın, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’ın, CHP Milletvekili Ali Şeker’in ve TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’in de aralarında bulunduğu Alevi kurum yöneticileri, vekilleri ve kurum temsilcileri, “Demokratik bir yaşam ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için, laik, bilimsel, anadilde eğitim ve cihatçı, şeriatçı eğitim ile zalim Dehaklara karşı olmak için, OHAL ve KHK kaldırılması ve açlık grevindeki Nuriye ile Semihe destek olmak amacıyla hep birlikte 17 Eylülde Kartal mitinginde olacağız. Herkesi mitinge destek için alanda görmek istiyoruz” ifadelerini kullandılar.
PİRHA – TV10 Eyleminin 48. haftasında Galatasaray’da bir araya gelen TV10 çalışanları OHAL ve KHK’nin yarattığı mağduriyetlere dikkat çekerek Türkiye’de artık tam anlamıyla bir demokrasi ve özgürlüğün hakim kılınmasını istediler.
HABERİN VİDEOSU
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Tv10 çalışanlarının başlattıkları eylem 48. haftasında devam etti. “Alevilerin sesi Tv10 susturulamaz” pankartının açıldığı eylemde “Alevilerin sesi susturulamaz”, “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı. Eyleme bu hafta Sanatçı Doğan Çelik, Anadolu Erenler Cemevi Başkanı Ali Çiftçi, Cumartesi Anneleri, F Oturumu insanları ve TV10 izleyicileri katıldı.
Eylemde ilk sözü TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin yaptı. Büyükşahin,Tam 48 haftadır OHAL ve KHK uygulamalarına son verilmesi ve basın, yayın üzerindeki baskıların kaldırılması ve demokratik bir yaşam için buradayız. Türkiye’nin birçok yerinde bizim gibi OHAL ve KHK’dan mağdur olanlar eylem yapmaktadırlar. İhraç edilen on binlerce kamu çalışanı ve emekçinin haklarını geri alma çabaları gibi, biz TV10 emekçileri, izleyicileri de Alevilerin lokmaları ile kurulan televizyonumuzu geri almak için hakkımızı sokakta arıyoruz” dedi.
“TÜRKİYE’DE ARTIK DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK HAKİM KILINMALI”
OHAL ve KHK ile oluşan mağduriyetler giderilerek Türkiye’de artık tam anlamıyla bir demokrasi ve özgürlüğün hakim kılınması gerektiğini belirten Büyükşahin, “Dün 1 Eylül Dünya Barış günüydü. Ancak Türkiye’de barıştan söz etmek mümkün değil. Yıllardır demokrasi güçleri, insan hakları savunucuları ve emekçiler sokaklarda barış talep ediyorlar. Bu ülkede artık savaş ve çatışmalar olmasın bir arada kardeşçe ve özgürce yaşamak istiyoruz” şeklinde konuştu.
“İKTİDAR KENDİ YENİ REJİMİNİ İNŞA EDİYOR”
Türkiye’de binlerce insanın işinden emeğinden edilerek sürgün edildiğini vurgulayan Büyükşahin, Tüm bu haksız hukuksuz ihraçlar bu iktidarın kendi rejimini yeniden inşa ettiğini bizlere gösteriyor. İnsanları gerekçe göstermeden sürgün ederek boş kalan alanlara kendi kadrolarını yerleştirdiklerini ifade etti.
Bütün Alevi örgütleri ve eğitim kurumları eğitimin dinselleştirilmesine, cihatçı eğitim sisteminin getirilmesine, laikliğin ortadan kaldırılmasına ve yaşanan tüm bu haksızlıklara karşı 17 Eylül’de laik, demokratik, bilimsel bir eğitim için İstanbul Kartal Meydan’ında miting yapacaktır diyen Büyükşahin şu çağrıda bulundu:
Yapılan yeni eğitim müfredatında bilimden, laiklikten, özgürlükten, eşitlikten bahsetmek mümkün değil. Bu nedenle buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Biz TV10 çalışanları ve emekçileri olarak tüm Alevi toplumunu ve Türkiye’deki laik, ilerici kesimleri kardeşçe bir arada yaşamak için 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydan’ında yapılacak olan mitinge çağırıyoruz.
“İKTİDARI ELEŞTİREN HERKES BİR KHK İLE İHRAÇ EDİLİYOR”
Bugün yüzü aşkın gazeteci ve basın yayın çalışanın tutuklandığını belirten Büyükşahin, “Bu ülkede hükümeti, yönetimi ve devleti eleştirebilecek kim varsa bir KHK ile kapatılıyor ve ihraç ediyorlar. Korkarım ki bir gün bir KHK çıkararak siz Alevileri Sünni yaptık diyecekler. İşte tüm bu haksızlıklara ve zulme karşı artık OHAL ve KHK’lere hep beraber dur demeliyiz” dedi.
“AZINLIKLAR ORTA DOĞUDA KATLİAMLARLA KARŞI KARŞIYA”
Büyükşahin’den sonra söz alan Sanatçı Doğan Çelik ise, “Bugün Ezidiler, Aleviler, Kürtler ve Türkmenler gibi birçok azınlık orta doğuda katliamlarla karşı karşıya. Bu nedenle Türkiye dair birçok devlet demokrasiyi esas alırken insanların bir arada yaşayabilmesini de esas almalıdır. Biz Aleviler birlikte yaşamayı felsefe edinmişizdir. Hiçbir insana sen Kürtsün, sen Sünnisin veya sen Türksün diye ayrım yapmayız. Ancak biz Aleviler’in televizyon ve radyolarını kapatarak yeni katliamlara yol açıyorlar” dedi.
“ÇOCUKLAR ÖLSÜN DİYE BÜYÜTÜLMÜYOR”
Aleviler’in, Türkler’in, Kürtlerin ve herkesin çocuğu sokakta birlikte yaşayıp ve gezdiklerini belirten Çelik, “Kimse çocuğunu ölmesi için büyütmez. Bizler de bir insan olarak kimsenin çocuğunun ölmesini istemeyiz ve böyle bir lüksümüz de yok. Devlet artık biz Alevler’in radyo ve televizyonlarını geri açmalıdır. Ve biz türkülerimiz söylemeye devam etmeliyiz. Ancak bu şekilde birlikte yaşayabiliriz” diye konuştu.
Eylem Sanatçı Doğan Çelik’in ‘Dağlara Küstüm Ali’ deyişini söylemesi ile son buldu.
PİRHA – Yeni eğitim müfredatına ve zorunlu din derslerine karşı Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen öncülüğünde yapılacak mitinge katılım çağrıları artıyor. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Emin Yılmaz, 17 Eylül’de İstanbul Kartal meydanında yapılacak olan miting için “hükümet ve ülkeyi idare edenlere çağrıda bulunmak ve aynı zamanda okullardaki çağdaş, laik eğitim sisteminden uzaklaşıp gerici eğitim sistemini ön plana alan yaklaşımı protesto etmek amaçlıdır” dedi.
HABERİN VİDEOSU
ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül tarihinde İstanbul Kartal meydanında düzenlenecek mitingin yeni eğitim müfredatına ve cihat kavramının bu müfredata dahil edilmesine karşı oluşu birçok Alevi kurumundan destek geldiği gibi Erenler Eğitim ve kültür Vakfı Cemevi Başkanı Emin Yılmaz’dan da geldi. AİHM kararlarına rağmen zorunlu din dersleri yeni müfredatta kaldırılmak bir yana iki saate çıkarıldı. Alevi toplumunun inanç, ibadet eğitim ve yaşam alanındaki sorunları her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor. Erenler Cemevi açtığı dava sonucu mahkeme kararıyla ibadethane statüsü kazanmasına rağmen bir süre önce BEDAŞ tarafından elektrikleri kesilerek gündeme gelmişti.
“ÜLKEMİZ EĞİTİM DAİR BİRÇOK ALANDA GERİYE GİDİŞ YAŞIYOR”
Pir Haber Ajansına konuşan Erenler Cemevi Başkanı Emin Yılmaz “Haklarımızı almak için eylem şekli ne olursa olsun yasal zeminlere uyacak şekilde mücadele edeceğiz. Ve biz bu ülkede her zaman barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yana tavrımızı koymuş bir toplumuz” dedi. Ülkemiz uzun zamandan beridir eğitim sistemi dair birçok alanda geriye gidişi yaşadığını belirten Yılmaz, “Alevi çocukları ve Alevi toplumu üzerinde yaşanan bu baskılar bilinçli bir şekilde yapılmakta ve devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARIMIZA ZORUNLU DİN DERSİ DAYATMASI DEVAM EDİYOR”
Yılmaz, “Eğitim sisteminde alevi çocuklarına yönelik zorunlu din dersleri dayatması halen devam etmektedir. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve bazı yerel mahkemelerin almış olduğu kararlara rağmen Türkiye’yi yönetenler alınan bu kararlar karşısında kulaklarını tıkamakta ve uygulamamak için direnmektedir. Ancak biz Alevi toplumu olarak bunu kabul etmemekteyiz ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü hukuki kazanımlarımız bizim olmazsa olmazlarımızdandır. Tüm bu haksızlıklara ve adaletsizliklere hem Alevi kurumları hem de Alevi toplumu olarak elbette sessiz kalmayacağız. Haklarımızı almak için eylem şekli ne olursa olsun yasal zeminlere uyacak şekilde mücadele edeceğiz. Ve biz bu ülkede her zaman barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yana tavrımızı koymuş bir toplumuz” dedi.
“Bizi kimse kaosa çekmeye ve kaosun içerisine sürüklemeye kalkışmasın” diyen Yılmaz, Tüm bu kötü emellerine bizi alet edemeyeceklerdir. Bizlerde haklarımızı almak adına barıştan demokrasiden ve özgürlükten yana tavrımızı koruyacağız ifadelerini kullandı.
“BU ÜLKENİN HUZURU İÇİN HAKLARIN VERİLMESİ GEREK”
Bu ülkenin bekası huzuru ve birlikte yaşaması için hakların verilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Alevi toplumu veya ben insanım diyen herkes nerede bir zulüm ve haksızlık yaşanıyorsa tavrını koymalı ve mücadele etmelidir. Biz sadece bu ülkede Alevi haklarını almak için değil haksızlığa uğrayan herkesin yanında ve haksızlığın karşısında olmak zorundayız” diye konuştu.
“ZORUNLU DİN DERSLERİNİ, ZORUNLU KILMAKTAN VAZGEÇMELİLER”
Erenler Eğitim ve kültür Vakfı Cemevi Başkanı Emin Yılmaz 17 Eylül’de yapılacak olan mitinge ilişkin son olarak şunları kaydetti:
17 Eylül de yapılacak olan miting hükümet ve ülkeyi idare edenlere bir çağrıda bulunmak ve aynı zamanda okullardaki çağdaş, laik eğitim sistemden uzaklaşıp gerici eğitim sistemini ön plana alan yaklaşımı protesto etme amaçlıdır. Ayrıca zorunlu din derslerini okullarda zorunlu kılmaktan vazgeçmelidirler. Hangi şekilde mücadele etmemiz gerekiyorsa o şekilde mücadele edeceğiz. Çünkü bu bizim en doğal ve yaşamsal hakkımızdır. Bu talep ve haklar bu ülkenin barış temelinin atılması için zorunlu olacaktır.
PİRHA – 17 Eylül’de yeni eğitim müfredatına karşı yapılacak mitingine bir çağrı da DAD İstanbul Eski Eş Başkanı ve Tarihçi Bülent Felekoğlu’ndan geldi. Felekoğlu, 17 Eylül’de omuz omuza Kartal Meydanında olalım” dedi.
HABERİN VİDEOSU
Yeni eğitim müfredatına karşı Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen’in çağrıcısı olduğu 17 Eylül Mitingi İstanbul Kartal Meydanı’nda saat 13.00’te yapılacak. Mitingi değerlendiren Tarihçi Bülent Felekoğlu, son dönemde açıklanan müfredatla da eğitimin gittikçe gericileştiğini, özellikle İslam modunda kendini anlatamayacak bir boyutta gericileştirilmiş ve daraltılmış bir boyuta doğru gittiğini belirtti.
Açıklanan eğitim müfredatının Aleviler için ise tam bir zulumat çizgisine doğru gittiğini söyleyen Felekoğlu, “Alevilerin kendisini ifade edemeyeceği, inançlarını ifade edemeyeceği, inançlarının da birçok manipüle edilmiş bilgiyle ifade edilmek istendiği bir müfredatla karşı karşıyayız” dedi.
“Bu zihniyetin 100 yıldır ve bunun öncesinde de tarih boyunca sürekli Alevi hak, yol, düşünme sistemi üzerinde bu nehak anlayışını sürdürmüştür” diyen Felekoğlu, “Alevi toplumunun ve bizlerin temel görevlerinden birisi bu anlayışa karşı kendi gücümüzü göstermek, kabul etmediğimizi ve kabul etmeyeceğimizi açığa çıkarmaktır” diye konuştu.
“ALEVİLER BU SÜRECE SESSİZ KALAMAZDI”
Eğitim müfredatıyla birlikte Alevi toplumunun Türkiye halkları açısından ne düşüneceklerini açığa çıkaracak bir süreçte olduğunu söyleyen Felekoğlu, Alevilerin bu sürece sessiz kalamayacaklarını belirterek, “Aleviler olarak omuz omuza verip, can olmalıyız, cem olmalı cümle cana derman olmalıyız. Nehak akla karşı dim dik ayakta durmalıyız” dedi.
17 Eylül’de yapılacak miting için çağrıda bulunan Felekoğlu şunları belirtti:
“17 Eylül’de omuz omuza durmamız gereken ve Türkiye halklarına çağrı yapmamız gereken bir süreç. Daha fazla demokrasi, daha fazla Anadolulu olmak, daha fazla hep beraber bütün renkleri bir arada yaşatabilmek açısından haydi 17 Eylül’e beraber direnmeye diyorum.”
PİRHA – İstanbul Garip Dede Dergahı’nda bir araya gelen Alevi Kurumları ve yöre dernekleri 17 Eylül’de yapılacak mitingi değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantıda 17 Eylül’de yapılacak mitingin sessiz yapılacağı duyuruldu.
İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı’nda Alevi Kurumları ve yöre dernekleri akşam saatlerinde bir araya geldi. Toplantıya ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF GYK Üyeleri Mustafa Can ve Göksel Fidan, DAD Avcılar Şube Eşbaşkanları, Pirler ve çok sayıda yöre derneği başkanı katıldı. ABF bileşenlerinin, AABK, Garip Dede Dergahı ve Demokratik Alevi Dernekleri gibi birçok kurumun çağrıcısı olduğu miting 17 Eylül’de İstanbul’da yapılacak. İstanbul’un birçok bölgesinde çok sayıda dost kurum ve siyasi partiler ile buluşmaların yapılacağı vurgulanan toplantıda, mitinge ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Toplantının açılış konuşmasını Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat yaptı. Konuşmasında Türkiye’de yaşanan baskılara dikkat çeken Fırat, din derslerin insanlık suçu olduğunu belirterek, müfredata cihat kavramının eklendiğine vurgu yaptı. Fırat Ayrıca Cem Vakfı’nın önerdiği din dersi müfredatını da eleştirerek 17 Eylül’de yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı.
“DEMOKRASİ İSTEYEN HERKES ORADA OLMALI”
Celal Fırat’ın ardından konuşan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız ise “16 Nisan referandumundan sonra ABF olarak büyük danışma kurulunu topladık. Oradan çıkardığımız sonuç şu:
TBMM’nin devre dışı bırakılarak, ülkenin tek adam fermanlarıyla, OHAL ve KHK’larla yönetilip; tekçi, İslamcı, faşist bir rejimin ikame edildiği yönünde olmuştur.
AKP’nin/Sarayın çözüm gücü olmadığını aksine sorunlar merkezi olduğundan AKP ile müzakere edilemeyeceğini kararlaştırdık. Artık tüm muhalifler, emek-demokrasi güçleri AKP’nin zulmüne uğramış toplumsal kesimler ortak payda da buluşarak sokağı kullanmaları ve devrimsel bir hareketi başlatmaları gerektiğine karar verdik” dedi.
Ülke, saray hükmünde kararnamelerin baskısıyla yönetilmektedir. İnsanlarımız bu hükümler neticesinde işinden, aşından, eşinden mahrum edilmişlerdir diyen Yıldız devamında şunları belirtti;
“Geleceğimizi yaratacak çocuklarımızı, onların köhne eğitimine teslim edemeyiz. Biz Aleviler olarak demokratik, laik bilimsel bir eğitimden yanayız. İleri demokrasilerde uygulandığı gibi, Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersinin çıkartılarak Dinler Tarihi ve Kültürü eğitiminin seçmeli olması şartıyla müfredata alınmasını talep ediyoruz. Laikliğin gereği de budur. Devletin dinlerden ve inançlardan elini çekmesini, dinin sivil hayata bırakılmasını, devletin denetim ve gözetim faaliyetinin sınırlı kalınmasını da laikliğin bir gereği olduğunu hatırlatıyoruz. Bu asimilasyoncu dayatmaya karşı, her türlü demokratik mücadelemizi sürdüreceğimizi beyan ediyoruz. Talebimiz, demokratik, Laik, parasız, bilimsel eğitimdir. Devletin çocuklarımıza dayattığı gerici, ırkçı eğitim sistemine karşı, akılcı ve bilimsel eğitim alabilecekleri alanlar yaratmalıyız. Geleceğimizin devamcısı olacak canlarımız için herkes elinden gelen gayreti göstermelidir.
17 Eylül Pazar Günü İstanbul Kartal Meydanında, Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde bir miting düzenleyeceğiz. Tüm demokrasi güçlerini mitingimize davet ediyoruz. Çocuklarımıza, Laik, Demokratik, bilimsel, çağdaş eğitim sözümüz var. Aydınlık gelecek; demokrasi güçleriyle gelecek!”
“SESSİZ BİR EYLEM OLACAK”
Toplantıda söz alan ABF Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Can ise düzenlenecek mitingin sessiz bir miting olacağını, var olan sürece uygun olarak genel başkanların ağızlarına siyah bant yapıştırarak sahneye çıkacaklarını duyurarak, miting mesajını ise biri kız diğeri erkek iki çocuğun vereceğini bildirdi. Can, mitinge Alevi toplumu başta olmak üzere muhalif olan tüm toplumsal kesimlerin davet edildiğini bunun için görüşmeler yaptıklarını da belirterek, “Bugün bu sürece dur demezsek yarın çok geç olabilir” diyerek katılım çağrısında bulundu.
Toplantı katılımcıların soru ve görüşleri ile devam etti.
PİRHA – 2017-2018 Eğitim – Öğretim yılı müfredat taslağında ‘cihat’ kavramının yer alması ve eğitimin bilimsellikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmeye çalışılmasına birçok Alevi kurum temsilcisi gibi Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül de tepki gösterdi. PİRHA’ya konuşan Güzelgül, Ortaçağ karanlığına sürüklenen bir eğitim sisteminin olduğunu belirterek “Aleviler bir yandan Sünnileştirilmeye diğer yandan Şiileştirilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Güzelgül bu asimilasyon politikalarına karşı 17 Eylül’de İstanbul Maltepe’de yapacakları mitinge katılım çağrısında bulundu.
Haberin Videosu
AKP hükümeti 15 yıllık iktidarı boyunca eğitim alanında yaptığı bir dizi değişiklikle eğitimi adım adım bilimsellikten uzaklaştırıp, dini temelde bir eğitim sistemini oluşturmaya çalışıyor. Başından beri Alevi toplumunun tüm ısrarlarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen zorunlu din dersinde ısrar edilmesi, 4+4 +4 eğitim sistemi, imam hatip okullarının sayısında her geçen gün yaşanan artış ve son olarak da açıklanan eğitim müfredatının içeriğindeki ‘cihat’ kavramının fıkıh ve temel dini bilgiler programında anlatılması bunun en açık göstergelerine işaret ediyor. Bir yandan zorunlu din derslerinin iki saate çıkarılması bir yandan da Biyoloji gibi derslerin saatlerinin azaltılması da eğitimin adım adım laik-bilimsel uzaklaştırılıp dini esaslara doğru götürüldüğüne dair kaygıları artırıyor.
AKP hükümetinin kuruluşundan günümüze kadarki tüm bu uygulamalarına karşı mücadele yürüten Alevi kurumları tüm bu uygulamalara ve açıklanan yeni müfredata karşı bir kez daha laik, bilimsel ve demokratik eğitim talebi ile 17 Eylül’de İstanbul Maltepe’de miting gerçekleştirme kararı aldı.
PİRHA’ya önemli açıklamalarda bulunan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, 17 Eylül’de yapılacak mitinge katılımın önemli olduğunu belirterek “Ebu Süfyan zihniyetine karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz” çağrısında bulundu.
Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının her geçen gün giderek yoğunlaştığını, eğitimin de 1980 darbesiyle Ebu Süfyan zihniyeti tarafından zorunlu din dersleri adı altında şekillendirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.
Türkiye’de Alevi toplumunun tüm ısrarlarına ve yine AİHM’nin aldığı kararlara rağmen hükümetin bunları hiçe sayan uygulamalarına dikkat çeken Güzelgül, o zamanlar sadece zorunlu din derslerinin olduğunu fakat 2017 yılındaki eğitim müfredatıyla birlikte bütün derslerin zorunlu din dersi haline dönüştürüldüğünü söyledi.
“ORTAÇAĞ KARANLIĞINA SÜRÜKLENEN BİR MÜFREDAT VAR”
Eğitimin giderek laik, bilimsel ve demokratik eğitimden uzaklaştığını kaydeden Pir Güzelgül, “Eğitimin, Osmanlı döneminde din üzerine yapılan eğitim sistemine dönüştüğünü, yani Ortaçağ karanlığına sürüklenen bir müfredat var” dedi.
AKP’nin televizyonlar ve medya aracılığıyla “yeni bir devlet” kuracaklarına dair söylemlerinin olduğunu ve bunun bir din devleti olacağını belirten Pir Güzelgül, şeriat devletinin hakimiyetini ileri sürecek bir devlet kurma çabalarının olduğunu kaydetti.
Eskiden bir tane zorunlu din dersinin olduğunu yeni müfredatta ise 11 çeşit zorunlu din dersinin olduğunu belirten Pir Güzelgül, yeni müfredatı Alevi toplumu olarak kabul etmeyeceklerini, buna önlem olarak 2017’de bu eğitim sistemine karşı bütün Alevi kurumlarının var olan cemevlerini eğitim yuvasına dönüştürmesi gerektiğini vurguladı.
Alibeyköy Cemevi Başkanı Güzelgül, Cemevinde açtıkları Düzgün Baba eğitim katını faaliyete geçirdiklerini ifade ederek, çocukları hem TEOG sınavına hazırlayacaklarını hem de Alevilik derslerine ağırlık vereceklerini kaydetti. Pir Güzelgül ayrıca 2017 yılının Alevi kurumları için eğitim yılı olacağını da vurguladı.
“BİR TARAFTAN SÜNNİLEŞTİRME DİĞER TARAFTAN DA ŞİİLEŞTİRME POLİTİKALARI VAR”
“Bilimsel eğitime ağırlık vermemiz gerekiyor” diyen Güzelgül, Çocukları zorunlu din derslerine göndermemek gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çünkü oralarda verilen eğitim din üzerine veriliyor. Hatta çocuklarımızı zorla Sünnileştirmek için çaba gösteriliyor. Ve diğer taraftan Şiilerle iş birliği yapan bazı Alevi kurumlarını temsil eden televizyonlarda dahi Şiileştirme programları yürütülmektedir. 1970 yılında Kum kentinde yapılan İslam konferansında yapılan görüşmelerde ‘Ya sizdeki Alevileri bize verin biz Sünnileştirelim ya da siz Şiileştirin’ gibi planlamalar yapıldı. Bir yıl içinde o program hayata geçirilip 300 tane Şii camisi yapıldı. Bu proje gittikçe hayatta geçiriliyor. Bir tarafta bizi Şiileştirme bir tarafta Sünnileştirme programları vardır. Eğitimlerde onun üzerinde veriliyor. Bunlara karşı Aleviler bir araya gelip protesto mitingleri yapması gerekiyor.”
“17 EYLÜL’DE TÜM İNSANLARI MALTEPE’YE BEKLİYORUZ”
17 Eylül’de İstanbul Maltepe’de eğitim müfredatına karşı yapılacak olan mitingi de değerlendiren Pir Hüseyin Güzelgül, sivil toplum örgütleriyle, demokratik kitle örgütleriyle ve sol, sosyalistlerle birlikte verdikleri mücadeleyle bugünlere geldiklerini belirtti.
Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül, 17 Eylül’de yapılacak miting için katılım çağrısında bulundu.
“Ortaçağ karanlığından kurtulma adına ve bu zihniyetin kendine referans aldığı Osmanlı zihniyetinden kurtulmak adına herkesi geleceğimiz olan çocuklarımıza sahip çıkmak için 17 Eylül’de Maltepe Meydanı’na bekliyoruz. Sadece 17 Eylül ile sınırlı kalınmamalı herkesin sonuna kadar bilimsel, laik ve demokratik eğitimin gerçekleşeceği ana kadar mücadele vermesini bekliyoruz.”
PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu GYK’sı Genel başkan Muhittin yıldız başkanlığında toplandı. PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş’ın da katıldığı toplantı sonrası (ABF) yazılı bir açıklama yapan ABF, asimilasyon politikalarına ve gerici zihniyete karşı 17 Eylül’de İstanbul’da miting düzenleyeceklerini, 18 Eylül’de de tüm illerde Milli Eğitim Müdürlükleri önünde basın açıklamaları yapılacağını bildirdi.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), 18 Ağustosta Ankara’da yaptığı GYK toplantısının ardından bugün yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, asimilasyon politikalarına değinilerek, Erenler Cemevi’nin elektriklerinin kesilmek istenmesine tepki gösterildi. Açıklamada, “Cemevleri, Alevilerin yüzyıllardır ibadet yeridir. Alevilik haktır, Aleviler vardır. Kimsenin hukuken Aleviliği belirleme hakkı yoktur; Aleviliği belirlemek, kimsenin haddine de değildir” denildi.
Hacı Bektaş, Hubyar Sultan Dergâhı ve diğer tüm dergâh ve cemevlerinin Alevilerin kutsal yerleri olduğunu belirten ABF, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı yeni müfredata da tepki gösterdi.
Açıklamada, gerici zihniyete ve sisteme karşı 17 Eylül’de İstanbul’da miting yapılacağı, 18 Eylülde tüm illerde Milli Eğitim Müdürlükleri önünde basın açıklamaları yapılacağı belirtildi.
“Alevi Bektaşi Federasyonu, bugüne dek, her alanda ve koşulda daha demokratik ve yaşanır bir sistemde herkesin, bir arada, barış ve kardeşlik içinde yaşaması için yürüttüğü mücadeleyi, bundan sonrada aynı kararlılıkla yürütecektir.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevilerin, tarih boyunca inancı gereği hiç kimseye biat etmemiş; inancını kültürünü yaşatmak için ödediği bedelleri ve yapılan haksızlıkları bilmektedir. Geleneğimiz, bugün de bizim rehberimiz olacaktır.
İktidarların inkârcı asimilasyoncu politikaları günümüzde de devam etmektedir. Son olarak Erenler Cemevi için verilen karar, bu inkarcı ve asimilasyoncu politikaların her düzeyde devam ettiğini göstermektedir. Ancak bilinmeli ki, Cemevleri, Alevilerin yüzyıllardır ibadet yeridir. Alevilik haktır, Aleviler vardır. Kimsenin hukuken Aleviliği belirleme hakkı yoktur; Aleviliği belirlemek, kimsenin haddine de değildir.
Tarih boyunca varlığımızı inkâr edenler, şimdi de kendilerinin belirlediği alevi kültürü yaratma yoluna başvurmuşlardır. Ancak biz Aleviler, dün olduğu gibi bugün de, kendi yoluna sahip çıkmakta kararlıyız. Devlet, Alevilerin ser çeşmesi olan Hacıbektaş Veli ve Hubyar Sultan Dergâhına el koymuş olsa da mücadelemizden ve yolumuzdan asla geri adım atmayız.
“İKTİDAR KUTSAL YERLERİMİZDEN ELİNİ ÇEKMELİ”
Bu nedenle bizler Alevi Bektaşi Federasyonu olarak Hacı Bektaş, Hubyar Sultan Dergâhı ve diğer tüm dergâh ve cem evleri Alevilerin ait kutsal yerleri olduğunu bir kez daha belirterek diyoruz ki, iktidar kutsal yerlerimizden ellerini çekmeli ve derhal gerçek sahiplerine teslim etmelidir.
Tüm alanlarda hissedilen ve her kesiminde ortaklaştığı adalet talebi biz Alevilerinde üzerinde özenle durduğu önemli bir taleptir. Bugün her alanda herkese giydirilmek istenen tek tip elbise, bütün yaşam alanlarına yayılmış olduğu için adalet talebi önemli bir taleptir. Öte yandan halen sürdürülen vicdan ve adalet nöbetleri de aynı öneme sahiptir. Şimdi herkes için adalet şiarının ortaklaşarak büyütülmesi için ABF olarak gerekli olan çabanın içinde olacağız.
2017-2018 eğitim sistemi öncesi Millî Eğitim Bakanlığın yayınladığı yeni yıl müfredatı için Aleviler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerin laik demokratik bilimsel eğitimden uzak eğitimin her yönüyle sunni inancın emrine verildiğini yeni bir düzenleme yapılandırılmaktadır. Bu durum, siyasi iktidarın başta Aleviler olmak üzere tüm farklı inançlar ve kültürlerin bugün de yok sayılmaya devam ettiğinin göstergesidir.
“EĞİTİM TARİKATLARIN EMRİNE VERİLDİ”
Eğitim, adeta tarikatların emrine verilmektedir. Bu durumun temelleri, 12 Eylül 1980 Darbesinde atılmış; başta eğitim olmak üzere her alanda gericilik yapılandırılmıştı. AKP ile birlikte bu gerici zihniyet, yeniden canlandırılmış; en küçük demokratik kuralın işletilmediği, bilimsellikten uzak, geleceğin karanlığa gömülmek istendiği bir döneme girilmiştir. Bu gerici zihniyete ve sisteme karşı biz aleviler olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Herkesi de ortak ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Bizler bunun için 17 Eylül’de İstanbul’da yapacağımız miting 18 Eylülde tüm illerde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIKLARI önünde yapılacak açıklamalara tüm demokrasi güçlerini davet ediyoruz.
Harekete geçme zamanı. Hepimiz için Laik Demokratik Bilimsel Çağdaş eğitim. Söylenecek sözümüz var.