Etiket: 17. yıl

  • Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında İzmir’de anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında İzmir’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Hrant Dink’in katledilmesinin 17’nci yılında yaptığı basın açıklaması ile andı.

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Ermeni gazeteci Hrant Dink’in katledilişinin  17’nci yılına ilişkin Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın katıldı. Açıklamanın yapıldığı alanda, “Unutulmadın aramızdasın Ahpari” pankartı taşınırken sık sık, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeni’yiz”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı. Açıklamayı Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü Bülent Karakaş okudu.

    “HAKİKAT BİLİNÇLİ OLARAK GİZLENİYOR”

    Muktedirlerin kirli ortaklık sürecinde yaşanan soruşturma ve yargılama süreci, hiçbir zaman karanlığı aydınlatmadığını belirten Karakaş, adalet ve hakikatin bilinçli bir şekilde gizlendiğini ifade etti. Karakaş, “Son olarak bu cinayet planının son halkası, tetiği çeken katil, 2023 yılının temmuz ayında çıkarılan ve örtülü af niteliğindeki infaz düzenlemesinden yararlanarak geçtiğimiz aylarda serbest bırakıldı. Ne yazık ki gücümüz, bir güvercinin ruh tedirginliğinde yaşayan kardeşimizi korumaya, yaşatmaya yetmedi. Bizler, Hrant’ın şahsında biçimlenen düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğünü talep edenler, hakikat ve adalet arayışında olanlar; barış, demokrasi ve özgürlükler önüne örülen kalın duvarları yıkmaya, karanlığı aydınlığa kavuşturmaya kararlıyız” dedi.

    “SUÇLULAR ORTAYA ÇIKACAK”

    Bu cinayetin gerçek sorumluları ortaya çıkana kadar, hiçbir suçun cezasız kalmaması için yargılama süreçlerini takip etmekten, bu uğurda her koşulda mücadele etmekten, adalet arayışından asla vazgeçmeyeceklerini ifade eden Karakaş, Hrant Dink’in hala kaldırımın üstünde, beyaz örtünün altında yattığını söyledi. Karakaş, “Bizlerin kararlılığıyla suçlular ortaya çıkacak, karanlıklar aydınlanacak, gerçekleri gizleyen o kalın duvar yıkılacak. Ve işte o gün, dostumuzu yattığı yerden kaldırıp, onun anısı ile birlikte, barış içinde birlikte yaşayacağımız, demokrasinin, hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla yürürlükte olduğu,  kardeşliğin ve dayanışmanın egemen olduğu bir düzenin hüküm sürdüğü bir ülkeyi inşa edeceğiz” diye konuştu.

    Açıklama sloganlar son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde anıldı-VİDEO

    PİRHA-AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde anıldı. Dink’in resmi tarih anlayışı karşısında bir “tabu kırıcı” olduğunu söyleyen Yazar Oya Baydar, “Biliriz ki karanlıklarda yuvalanmış güçler en çok tabuların kırılmasından, yalanlarının meydana çıkarılmasından, karanlık yüzlerinin görünmesinden korkarlar. Hrant’ı o yüzden vurdular” dedi.

    AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde AGOS gazetesinin eski binası önünde anıldı. 17’nci yıldönümüne ilişkin yapılan anmada, eski gazete binasına, Dink’in fotoğrafının da yer aldığı, “Cinayet 17 yaşında” yazılı pankart asıldı. Anmada, Dink’in vurulduğu kaldırıma nar, karanfil ve Agos gazetesi bırakıldı. Anmaya Dink’in ailesi, arkadaşları ve milletvekillerinin yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteci ve yazarlar katıldı.

    Anmaya katılanlar tarafından “Faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz”, “Öldür diyenler yargılansın”, “Hrant için adalet”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant” sloganları atıldı.

    “HRANT DİNK’İN KATLEDİLMESİYLE BİR DEVİR SONA ERDİ”

    17 yıl boyunca her yıl adaletsizlik sürecini tekrar anlatmalarının bir nedeni olduğunu belirten yazar Bülent Aydın, “17 yıl bizim hayatımızın önemli bir dönemi. Hrant Dink’in katledilmesiyle bir devir kapandı ve başka bir devir başladı. Hrant Dink’in katledildiği zamanlar demokrasi, eşit yurttaşlık ve adalet taleplerinin güçlendiği zamanlardı. Hrant Dink bu toplumun sesiydi ve toplum da onun sesine kulak verdiği için Hrant Dink katledildi” dedi.

    “HRANT DİNK’İN KATİLLERİNİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Gezi Davası’ndan aldığı ceza nedeniyle Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Çiğdem Mater’in, Dink’e ilişkin cezaevinden gönderdiği mektup, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun tarafından okundu. Mektupta, “Adalete sebatla beklediğimiz bir yıl daha geçti. Adalet yerine bir kez daha adaletsizlikle yüz yüze kaldığımız bir yıl daha. 17 yıl sonra 17 yaşındaki katil aramızda, tıpkı öldür diyenlerin aramızda olduğu gibi. Ne Hrant Dink’in katillerinin peşini bırakacağız ne de adalet talebimizden” denildi.

    “HRANT, ÖZEL BİR İNSANDI”

    Hrant Dink’in resmi tarih anlayışı karşısında bir “tabu kırıcı” olduğunu vurgulayan yazar Oya Baydar ise “Biliriz ki karanlıklarda yuvalanmış güçler en çok tabuların kırılmasından, yalanlarının meydana çıkarılmasından, karanlık yüzlerinin görünmesinden korkarlar. Hrant’ı o yüzden vurdular. Özel insanlar vardır. Onlar topraklarının ve halklarının değerlerini kendilerinde toplarlar. Hrant böyle bir insandı. Burada onu anarken bir Hrant güzellemesi yaptığımı sanmayın. Onu ilk tanıdığım 2002 yılıydı. Barış Girişimi’ni kurmak üzere bir araya gelmiştik. Çift taraflı ateşe maruz kaldığı günlerde burada Taksim’in ortasında, ‘Burada soykırım vardır diye bağıracağım. Paris’e gidip orada meydanda bir taşın üstüne çıkıp ‘soykırım yoktur’ derken halkları birbirine düşman eden ırkçı, milliyetçi bağnazlığa karşı barışın diliyle haykırıyordu” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Britanya Alevi Federasyonu Hrant Dink’i andı: 109 yıllık acı ve soykırım devam ediyor

    Britanya Alevi Federasyonu Hrant Dink’i andı: 109 yıllık acı ve soykırım devam ediyor

    PİRHA- Katledilişinin 17. yılında Hrant Dink’i anan Britanya Alevi Federasyonu, “109 yıllık acının, ağıtın sesi; insan soyunu kırım bir insanlık suçu. İnkar etme, haykır, suça ortak olmamalı insan” dedi. 

    AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesinin üzerinden 17 yıl geçti.

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF), Hrant Dink’i anarak, katliamın arkasındaki karanlık güçlerin açığa çıkarılarak yargılanması çağrısı yaptı. Dink’in gerçek katillerinin yargılanmadığı, korundukları dile getirilerek, Türkiye’nin geleceğine bakabilmek için geçmişi ile yüzleşmesi gerektiği vurgulandı.

    “109 YIL ÖNCE BU TOPRAKLAR KANLA SULANDI”

    Britanya Alevi Federasyonu’nun açıklaması şöyle:

    “109 yıl önceden başladı bu topraklarda kanla sulanmaya tarihin günleri. Öncesi de var elbet. Sınıfsal, toplumsal ve sosyal ayrıcalıkların olduğu tarihten beri bu dünyanın toprakları ezenin, egemenin, yönetenin, zenginlikleri ellerinde tutmak adına kiminin burnu kanadı, kiminin yüreği kanadı, kiminin canı yandı tarih boyu insanların. İnsanın insana zulmünü yaşadı dünyanın her yerinde. Kimse tanığı olmasa da tarihtir en büyük ve en gerçekçi tanık.

    Yüzleşilmedikçe, paylaşılmadıkça acılar, yücelmez o topraklarda insanlık. İnsanın acısı dinmedikçe, dindirilmedikçe toprağın acısı da dinmez. Giderek bir tarihsel kine, bir tarihsel öfkeye dönüşür hep. Çürütür insani değerleri giderek. İnsanlığı çürütür bu yanından. Sağlık yanı eksik kalır hep. Çürüme giderek sarar tüm benliği.

    “HALKLARIN ADALETİ MAHŞERE KALMAZ”

    Bunun için 109 yılda inkar etme, susma, suça ortak olma. “Soy kıran siz, insanlık biziz. Soya kırım size, insanlık bize ait” dedirtir 109 yıllık acı, öfke ve ağıtın tarihi. Acının ağıtı kadar, ağlamanın acısıdır 109 yıldır bu topaklarda yaşanan, yaşatılan. “109 yıllık utanç size, direnmenin onuru bize aittir” diyor tarihten gelen bir ses. Tarih unutmaz, affetmez, silmez. Bunu unutmayalım hiçbir zaman. Günü gelir hatırlatır. An gelir verir hükmünü tarih. Halkların adaleti mahşere kalmaz. 109 yıllık acının, ağıtın sesi: İnsan soyunu kırım, bir insanlık suçu, inkar etme, haykır. Suça ortak olmamalı insan.

    “YAŞATILAN TÜM ACILAR ADINA ÖZÜR BORCUNUZ VAR”

    Büyük insanlık, acılarla terbiye edilemez. Bu bir zulümdür, soya kıyımdır, kabul edilemez. Affedilemez. Acıları yüreğinde hissetmek yetmez. Şartsız şurtsuz özür dilemeli. 109 yıldır Türkiyeli her bir işçi ve emekçi bu soya kıyımı yapan kendi egemenlerinden bunun adaletini yerine getirmek için gerekli mücadele duyarlılığını geliştirmediği için sorumluluk taşır. Özrü bundandır. Çünkü “Bu ülkede Kütler yaşadıklarını, Ermeniler öldüklerini kanıtlamaya uğraşır” hep. Nasıl bir trajedi bu? Nasıl bir kardeşlik? Rakel Dink “Ben üç dil biliyorum, Ermenice, Kürtçe ve Türkçe. Benim içimde bu üç dil hiç kavga etmiyorlar, barış içinde yaşıyorlar” diyor. Demek ki, barış içinde bu topraklarda yaşayabilir insanlar. Her dilden insanlar, her renkten insanlar, her cinsten ve inançtan insanlar barış içinde yaşayabilirler bu topraklarda. Buna itirazı yok Anadolu Mezopotamya topraklarının.”

    (HABER MERKEZİ)