Etiket: 2020 yılı

  • Pen America: Türkiye’de ifade özgürlüğü kısıtlanıyor

    Pen America: Türkiye’de ifade özgürlüğü kısıtlanıyor

    PİRHA-Pen America, 2020 yılı Yazma Özgürlüğü raporu yayınladı. Rapora göre Türkiye en fazla aydının tutuklandığı üç ülke arasında. Pen America, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade özgürlüğünü her geçen gün kısıtladığını da kaydetti. 

    Uluslararası Pen Yazarlar Birliği’ne bağlı Pen America (Freedom To Write 2020), yayınladığı 2020 yılı Yazma Özgürlüğü raporunda dünyada en fazla aydının hapsedildiği üç ülkeden birinin Türkiye olduğunu açıkladı.

    Rapora göre geçtiğimiz yılki sıralama bu yıl da değişmedi. Çin, Suudi Arabistan ve Türkiye, dünyada en fazla aydının hapiste olduğu üç ülke olarak sıralamadaki yerini 2020 yılı raporunda da korudu. Rapora göre, Türkiye’de 25 aydın, akademisyen ve yazarın hapiste olduğu bildirildi.

    Dünyada 273 aydın, yazar ve akademisyenin hapiste olduğu belirtilen rapora göre dünya sıralamasındaki ilk on ülke şöyle:

    *Çin (81)

    *Suudi Arabistan (32)

    *Türkiye (25)

    *İran (19)

    *Belarus (18)

    *Mısır (14)

    *Vietnam (11)

    *Hindistan (9)

    *Eritre (8)

    *Myanmar (8)

    “FİNCANCI TÜRKİYE DÜŞMANI OLARAK İLAN EDİLDİ”

    Raporda, 2020 yılında Türkiye’de en az 25 yazar, akademisyen ve aydının tutuklandığı ifade edildi. Geçtiğimiz yıllara göre herhangi bir iyileşme olmadığı kaydedilen raporda, “Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi müttefikleri, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanının salgın konusunda Türk hükümetini eleştirmesinin ardından, hekim, köşe yazarı ve kuruluşun başkanı Şebnem Korur Fincancı’yı Türkiye’nin düşmanı olarak ilan etti” denildi. Nisan 2020’de Meclis’te hapiste tutulanların üçte bir oranında azaltılacağının açıklanması hatırlatılarak, tahliye yasasının kabul edildiği ancak ‘devlete karşı suçlar” kapsamındakilerin dahil edilmediği de kaydedildi.

    “MÜZİSYENLERE TEHDİT DEAVM EDİYOR”

    Grup Yorum üyelerine tehditlerin hala sürdüğü, müzisyenler Emel Yeşilırmak, Tuğçe Tayyar ve Barış Yüksel’ in 2020 yılından beri hapiste olduğu belirtilerek, “Grubun bazı üyeleri baskılar yüzünden Türkiye’den kaçtı. Grup Yorum’dan İbrahim Gökçek, şartlı salıverilmesinden iki ay sonra tam 323 gün açlık grevinde kalmasının ardından hayatını kaybetti. Kasım 2019’da serbest bırakıldıktan sonra açlık grevini sürdüren grubun solisti Helin Bölek de yaşamını yitirdi” denildi.

    “TÜRKİYE’DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLAYAN YENİ YASALAR YÜRÜRLÜĞE GİRDİ”

    “2020 yılında Türkiye’de ifade özgürlüğünü daha da kısıtlayan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gücünü arttıran yeni yasalar yürürlüğe girdi” denilen raporun devamında Türkiye’de ‘terörle mücadele yasasının’ muhaliflere karşı kullanılan bir silaha dönüştüğü vurgulanarak, Osman Kavala’nın bu yasayla hapiste tutulduğu hatırlatıldı.

    “TÜRKİYE’DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HER GEÇEN GÜN DAHA DA KISITLANIYOR”

    Raporun devamında şu ifadeler yer aldı:

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine yönelik eleştirilerini ifade eden yazarlar yargılandı. Yazar Murat Ağırel hakkında Sarmal adlı kitabında kendilerine hakaret ettiğini iddia eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki oğlunun emriyle savcılar soruşturma başlattı. Bir süre hapiste tutulan Ağırel serbest bırakılsa da yazara baskılar sürdü.”

    PEN America İfade Özgürlüğü Direktörü Karin Deutsch Karlekar, Raporla ilgili VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, ifade özgürlüğünün Türkiye’de her geçen gün daha da kısıtlandığını belirtti. Türkiye’deki aydınların ifade özgürlüklerinin tehdit altında olduğunu belirten Karlekar, ”Türkiye’deki bu durum bizi endişelendiriyor. Önümüzdeki ay sadece Türkiye’deki ifade özgürlüğünün yer alacağı kapsamlı yeni bir raporu yayınlayacağız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Raife Yılmaz: 2020 kadın cinayetlerinin arttığı bir yıl oldu-VİDEO

    Raife Yılmaz: 2020 kadın cinayetlerinin arttığı bir yıl oldu-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu’ndan Raife Yılmaz 2020 yılını kadınlar açısından PİRHA’ya değerlendirdi. Yılmaz, “2020 yılını kadın olarak olumlu değerlendirmeyeceğim. Çünkü her yıl artan bir şiddet unsuru var. 2020 yılında da bunu çok yoğun bir şekilde yaşadık. Kasım ayına kadar şu an elimize gelen verilere göre 269 tane kadın cinayeti yaşandı” dedi.

    Dersim Kadın Platformu’ndan Raife Yılmaz, kadınlar açısından 2020 yılını ve Gülistan Doku’nun bir yıldır bulunamamasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    2020 yılını kadın olarak olumlu değerlendirmeyeceğim. Çünkü her yıl artan bir şiddet olduğunu söyleyen Raife Yılmaz, “2020 yılında da bunu çok yoğun bir şekilde yaşadık. Hem sözlü tacizler hem de sosyal medya üzerinden tacizler hem de kadın cinayetleri çok ciddi bir rakama ulaştı. Kasım ayına kadar şu an elimize gelen verilere göre 269 tane kadın cinayeti yaşandı. Genelde kadın cinayetleri sevgilisi, kocası veya hayatına girmiş bir erkek tarafından kadın cinayetleri yaşandığını” söyledi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN UYGULANMADIĞI HER AN YENİ BİR KADIN KATLİAMIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Kadın cinayetleri ve tacizleri yaşanırken kadın platformları veya kadın örgütleri olarak yaptığımız bütün eylemlere neredeyse hepsine polis müdahalesi gerçekleştiğini belirten Yılmaz, “Bundan da şunu anlıyoruz ki kadın cinayeti politiktir sözümüzün ciddi bir kanıtı haline geliyor bu durum. İstanbul sözleşmesi ile ilgili ciddi bir mücadele başladı erkek zihniyeti tarafından ve mevcut iktidar tarafından İstanbul Sözleşmesini kaldırmak ve sözleşmenin taraftarı olmaktan çekilmek istiyor. Biz de diyoruz ki sözleşme uygulansın sözleşmenin uygulanmadığı her an yeni bir kadın katliamı ile karşı karşıya geliyoruz 2020 yılı bu anlamda yine kadın cinayetlerinin arttığı bir yıl oldu” dedi.

    Kadın örgütlerinin gün geçtikçe daha da bilinçlendiğini, daha örgütlü hareket etmeye başladığını belirten Yılmaz, “Bu konu bizim için anlamlı ancak devlet tarafından da ciddi bir baskı ile karşı karşıyayız. Dersimi mevcut dünyadan ve Türkiye’den çok farklı değil. Dersim’de de ne yazık ki çocuk istismarı yoğun bir şekilde arttı. Kadına yönelik şiddet ve taciz olaylarında bir artış var. Ancak diğer yerlere göre biraz daha iyi bir konumda en azından kadın arkadaşlarımız kendini daha rahat ifade edebiliyor. En son Türkiye’nin en yoğun gündemlerinden Gülistan Doku olayı Dersim’de yaşandı. Yine erkek zihniyetin ortaya çıkardığı bir sonuçtur ve 1 yıldır Gülistan Doku bulunamıyor. Israrla Gülistan Doku’nun arama çalışmaları gerekli şekilde yürütülmüyor” ifadelerini kullandı.

    “BİR SUÇU CEZASIZ BIRAKIRSANIZ KİŞİ O SUÇU İŞLEMEYE DEVAM EDER”

    Bilinçli bir örgütlenme olduğuna dikkat çeken Yılmaz şunları söyledi:

    “Çünkü bilinç seviyemiz kadın platformları ve kadın örgütlerinin çalışması sonucunda hem bizlerin hem kadın arkadaşların bilinç seviyesi artıyor ve örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu yani örgütlü mücadelenin aslında başarı getireceğini fark ediyorlar. Ama yeterli değil çünkü erkek devleti düzeninde yaşıyoruz mücadele ettiğimiz birçok alanda kazanımlarımız oldu hem kadınların daha çok ses çıkarması konumunda hem de diğer hukuki noktalarda, yine devletin hala İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemiş olması yine kadın mücadelesi sonucunda olmuştur. Ama eksik kaldığımız noktalar oluyor her kadına, çocuğa ulaşamıyoruz. Taciz ve şiddet olaylarında devlet ve hukuk tarafından hiçbir ceza almamaları yüzünden bir cesaret alıyorlar. Bir suçu cezasız bırakırsanız kişi o suçu işlemeye devam eder.”

    “GÜLİSTAN DOKU NEREDE SORUSUNU SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Gülistan Doku’nun bir yıldır bulunamama sürecini değerlendiren Raife Yılmaz, “Gülistan’ın yıldönümüne birkaç gün kaldı, ilk başta köprüden kendisini attı bununla ilgili videolar yayınladılar bunu ispatlamak için. Aylarca suda aradılar, baraj suyunun boşaltılmasının istedik sürekli oyalandık. Sonra baraj boşaltıldı aile bakanlıkla görüşme yaptı. Tekrar arama çalışmaları başladı, tekrar sonlandırıldı. Bu süreçte aile gözaltına alındı, para cezası verildi. Zainal Abarakov hakkında hiçbir hukuki işlem yapılmadı. Soruşturmayı Zainal’ın babasının bağlı bulunduğu emniyet birimine verdiler. Hiçbir delil ortada yok, şüpheliler hakkında soruşturma yürütülmedi” dedi.

    “5 OCAK’TA GÜLİSTAN DOKU’NUN SESİNE SES OLACAĞIZ”

    Yılmaz, Gülistan Doku’nun intihar etme olasılığının çok düşük olduğunu söylediklerini belirterek şöyle devam etti:

    “Benden birkaç gün önce KPSS kitabı isteyen birisi niye intihar etsin. Sadece suda arama çalışması yapıldı, etkin bir arama çalışması yürütülmedi, bunun nedenlerine dair de yetkililer tarafından hiçbir açıklama yapılmadı. Biz Gülistan Doku nerede sorusunu sormaya devam edeceğiz. Bunu sadece Dersim’de değil, ülkedeki bütün kadın platformları her yerde sormaya devam edeceğiz. Enteresan bir şekilde Gülistan 1 yıldır yok. Birçok kaybolan kadın oldu ancak Gülistan Doku kaybolan kadınların simgesi haline geldi. Bu olay kadın cinayetleri politiktir sözümüzü net olarak kanıtlamaktadır. Erkek korunuyor, kadın öldürülüyor. Dersim Kadın Platformu olarak 5 Ocak’ta Gülistan Doku’nun sesine ses olacağız. Türkiye’de ki bütün kadın platformlarını ve kadın örgütlerini Dersim’e davet ediyoruz. Aynı zamanda 5 Ocakta yapacağımız eyleme bütün Dersim halkını bekliyoruz. Gülistan Doku nerede diye hep beraber soralım.”

    Cihan BERK/PİRHA