Etiket: 2020

  • Alevi dedeleri: 2021 yılı barış ve sevgi yılı olsun, pandemi son bulsun-VİDEO

    Alevi dedeleri: 2021 yılı barış ve sevgi yılı olsun, pandemi son bulsun-VİDEO

    PİRHA- Alevi Dedeleri 2020 yılının değerlendirmesini yapıp 2021 mesajlarını paylaştı. Mesajlarda, salgının bitmesi temennisi öne çıkarken, 2021 yılının barış, birlik ve beraberlik içinde geçmesi ifade edildi.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı/ Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, Ağuçan Ocağı’ndan Garip Eken, Hubyar Sultan Ocağı’ından Erdoğan Sezer, Erenler Cemevinden Gözü Kızıl Ocağı’ndan Ali Ekber Çari ve Baba Mansur Ocağı’ndan Baki Erdoğan 2020 yılının değerlendirmesini yapıp 2021 mesajlarını paylaştı.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, 2020 yılının sıkıntılar içinde geçtiğini belirterek, “2021 bütçesi hazırlanırken, Aleviler yok sayıldı. Bu durumu kabul etmiyoruz. Alevilere dönük ayrımcılığın yaşanmasını artık istemiyoruz, haklarının teslim edilmesini istiyoruz. 2021 yılına girerken de ‘bir olalım, iri olalım, diri olalım’” dedi.

    Ağuçan Ocağı’ndan Garip Eken ise, yeni bir yıla girerken güzellikler ve umutlarla girmek istiyoruz diyerek, “Huzur, barış içinde, akan kanın son bulduğu bir yıl olmasını diliyorum” diye belirtti.

    “2021 HAKALRIN KORUNDUĞU BİR YIL OLSUN”

    Hubyar Sultan Ocağı’ından Erdoğan Sezer de, 2020 yılının pandemi dolayısıyla ayrışmanın doruk noktasına ulaştığı bir yıl olduğunu ifade ederek, “ 2021 yılının dostluk, barış ve kardeşlik, inadına birlik ve beraberlik içinde, hak ve hakların korunduğu, ekmeği aça, suyu muhtaca, lokmayı okuyacak gençliğe bağışlandığı bir yıl olsun” sözlerine yer verdi.

    “2021 SEVGİNİN, BARIŞIN, KARDEŞLİĞİN YILI OLSUN”

    Erenler Cemevi’nden Gözü Kızıl Ocağı’ndan Ali Ekber Çari ise, 2020’nin insanlık için hüzün yılı olduğunu vurgulayarak, “Salgından yaşamını yitiren canlara rahmet diliyorum. Korona ile mücadele eden sağlıkçılarımıza şükranlarımı sunuyor, Hak yardımcıları olsun diyorum. 2021 yılı da dünya insanlığı için sevginin, barışın, kardeşliğin yılı olur” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Baki Erdoğan da, 2021 yılında pandemi sonlandığı, savaşın, zalimliğin, haksızlığın azaldığı bir yıl olmasını diledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘2021 pandeminin bittiği bir yıl olsun’-VİDEO

    ‘2021 pandeminin bittiği bir yıl olsun’-VİDEO

    PİRHA- PİRHA mikrofonuna 2020’yi değerlendirip 2021 dileklerini paylaşan kadınlar ve çocuklar, yıl boyunca salgınla mücadele edildiğini belirterek, “Bir taraftan salgın korkusu vardı. Ama bizler evlerimizde toprağımızda ürettik ve yaşama tutunduk. 2021 yılının da barış içinde, pandeminin bittiği sağlıklı bir yol olsun” dediler. 

    Koronavirüs salgını dünyadaki etkisini devam ettirirken, ülkelerde önlemler almaya devam ediyor. Salgında karamsarlık yerine üretimi hedef edinen kadınların hikayeleri umudu da arttırıyor.

    Mersin’de bir araya gelen üretici kadınlar, evlerinde ve topraklarında ürettikleri ürünleri toplumla buluşturdu.

    “DOĞAYA SAYGILI, BARIŞ İÇİNDE, SALGININ BİTTİĞİ SAĞLIKLI BİR YIL OLMASINI İSTİYORUZ”

    Kadınlar ve çocuklar, PİRHA mikrofonuna 2020’yi değerlendirip 2021 dileklerini paylaştı.

    2020’nin çok zor geçtiğini belirten kadınlar, “Her şeyden ders çıkarmalıyız. Yardımlaşacağız, dayanışacağız ve üreteceğiz. Bizler de üretimi eve taşıdık. Öze dönen kadınlar başarılı olacaktır” derken, 2021 yılı içinse “Doğaya saygılı, barış içinde, salgının bittiği sağlıklı bir yıl olmasını istiyoruz” dediler.

    Çocuklar da, salgından kaynaklı sokaklardan, arkadaşlarından, akrabalarından ve okuldan uzak kaldıklarını ifade ederek, “2021 yılının sağlıklı, mutlu ve huzurlu geçmesini diliyoruz” diye konuştular.

    Diren KESER/MERSİN

  • TÜİK mayıs ayı enflasyonunu açıkladı

    TÜİK mayıs ayı enflasyonunu açıkladı

    Enflasyon mayıs ayında beklentileri aştı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, enflasyon mayısta yüzde 1,36 artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise yüzde 11,39 seviyesine yükseldi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verilerine göre,  Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 11,39, aylık yüzde 1,36 arttı. Piyasalarda artışın yüzde 0,90 düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyordu.

    TÜFE’de (2003=100) 2020 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,36, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4,57, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,39 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 12,10 artış gerçekleşti.

     

    YILLIK EN DÜŞÜK ARTIŞ YÜZDE 2,98 İLE HABERLEŞME GRUBUNDA GERÇEKLEŞTİ

    Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 3,74 ile eğlence ve kültür, yüzde 6,69 ile ulaştırma ve yüzde 7,68 ile giyim ve ayakkabı oldu.

    Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 21,41 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 20,86 ile çeşitli mal ve hizmetler ve yüzde 14,45 ile konut oldu.

    TÜFE ana harcama gruplarına göre yıllık değişim oranları (%), Mayıs 2020

     

    AYLIK EN DÜŞÜK ARTIŞ YÜZDE 0,16 İLE LOKANTA VE OTELLER GRUBUNDA OLDU

    Ana harcama grupları itibarıyla 2020 yılı mayıs ayında azalış gösteren ana grup olmadı. En az artış gösteren gruplar ise yüzde 0,16 ile lokanta ve oteller, yüzde 0,22 ile sağlık ve yüzde 0,24 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

    Buna karşılık, ana harcama grupları itibarıyla 2020 yılı mayıs ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 6,85 ile giyim ve ayakkabı, yüzde 3,30 ile ulaştırma ve yüzde 1,92 ile çeşitli mal ve hizmetler oldu.

    TÜFE ana harcama gruplarına göre aylık değişim oranları (%), Mayıs 2020

    Mayıs 2020’de, endekste kapsanan 418 maddeden, 66 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 70 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 282 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

    İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de 2020 yılı mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,52, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 3,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,21 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 11,74 artış gerçekleşti.  (HABER MERKEZİ)

  • Ziraat Mühendisleri Odası: Çay sektörünün sorunları ivedilikle çözülmeli

    Ziraat Mühendisleri Odası: Çay sektörünün sorunları ivedilikle çözülmeli

    PİRHA- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Remzi Suiçmez, çay sezonunun başladığını hatırlatarak, çay sektörünün sorunlarının ivedilikle çözülmesini istedi. 

    Covid-19 salgınının yaş çay hasadı ve kuru çay üretimini doğrudan etkileyeceğini belirten Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Remzi Suiçmez, yaş çay sezonunun bu yıl iklim koşulları nedeniyle gecikerek resmen bugün başlatıldığını duyurdu.

    Salgın nedeniyle her yıl çay hasadında çalışan yaklaşık 40 bin yerli ve yabancı tarım işçisinin bu yıl hasada gelemeyeceğinin belirtildiği açıklamada şunlar kaydedildi:

    “İmece kültürünün yaygın olmasına karşın mevcut hasat için yeterli olmayacağı gerçeği karşısında en gerçekçi çözüm, ya bölge dışındaki üreticilerin seyahat izni alarak bölgeye kontrollü bir şekilde gelmesi ya da bölgede en az 6 ay süreli asgari ücretli çalışacak istihdam ortamının oluşturulmasıdır. Uzun süre 4 İl Valiliklerince alınan farklı kararlar ve yaşanan belirsizlik sonrası kontrollü seyahat izninin çıkması sonrası bölge dışındaki 100.000 üreticinin büyük çoğunluğunun 20 Mayıs 2020 tarihinden itibaren bölgeye gelmesi beklenmektedir. Bu aşamada kent girişlerindeki sağlık kontrolleri yanı sıra, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Çaykur) tarafından açıklanan bahçede çay toplanması, çayın alım yerine getirilmesi, eksperlerce çay alma koşulları, alım yeri hijyeni, nakliye aşaması ve fabrikada imalat koşullarına kadar üretim sürecindeki tüm insanların uyması gereken 44 maddelik “Covid-19 Acil Eylem Planı”nın titizlikle ödünsüz uygulanması, özel sektöre yönelik benzer önlemlerin alınması ve uygulamaların sıkı denetlenmesi gerekmektedir.”

    Ziraat Mühendisler Odası, 2020 yılı yaş çay alımı ve kuru çay üretimi dahil kısa, orta ve uzun vadede sorun yaşanmamasına yönelik şu önerileri sundu:

    *İl Pandemi Kurulu” içerinde Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çaykur ile birlikte üretici temsilcileri, Ticaret Borsası, Ziraat Mühendisleri Odası ve diğer tarım paydaşları yer almalıdır. Çay ve yaklaşan fındık tarımının hasat, üretim, imalat, ulaştırma, pazarlama konularını çok boyutlu değerlendirip eylem planı hazırlayacak tüm sektör bileşenlerinin ayrımsız içinde yer alacağı “İl ve Bölge Tarım Komisyonları” oluşturulmalıdır.

    *2020 yılı için 3.27 TL/kg taban ve 13 kuruş/TL destekleme fiyatı ile birlikte %13.3 artışla toplam 3.40 TL/kg olarak açıklanan yaş çay fiyatı üretim maliyetlerinin altındadır. Açıklanan rakamın maliyet ve üretici kârı ile birlikte 4 TL/kg olması gerekirdi. Bu aşamada 13 kuruş/TL olarak yıllardır sabit kalan destekleme fiyatı artırılmalı ve telafi edici ödemeler gündeme getirilmelidir. Salgın nedeniyle üretici ve çalışanların gelir düzeyinde yaşanacak azalmanın giderilmesi için yaş çay bedelleri en azından birinci sürgün döneminde peşin ödenmelidir.

    *Çaykur`un kota ve kontenjan uygulaması nedeniyle hasat edilen yaş çayın yarısının özel sektöre verilmesi mecburiyeti ortaya çıkmakta, özel sektör işletmelerinin geçmiş yıllarda açıklanan fiyatın yarı fiyatına yaş çay alması ve alım bedellerini ödeme konusundaki yaşanan olumsuzların ortadan kaldırılması amacıyla, Çaykur bu sezon kota ve kontenjan uygulamasını yeniden değerlendirmelidir. Bu bağlamda geçen yıl 500 kg/gün olan kotanın bu yıl 600 kg/gün olarak açıklanması özel sektörü etkileme açısından olumlu gözükse de kurumun mevcut işleme kapasitesi 250-270.000 tonu geçmeyeceği için kağıt üzerinde kota artışı değil işleme kapasitesinin artırılmasına bağlı kontenjan artışı önemlidir.

    “BANKALARA VE KOOPERATİFLERE OLAN BORÇLAR 1 YIL FAİZSİZ ERTELENMELİ”

    *Üreticinin bankalara ve kooperatiflere olan borçları 1 yıl faizsiz ertelenmelidir.

    *Çaykur, 24 Ocak 2017 tarihli ve 2017/9756 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Türkiye Varlık Fonu A.Ş.`ne aktarılmış, Fon`a devredildikten sonra kurum sürekli zarar etmeye başlamış, üç yıllık toplam zararı 1.559.990.000 TL olmuştur. Çaykur, derhal Türkiye Varlık Fonu A.Ş. kapsamından çıkarılmalıdır. Kurum, işletme sermayesi artırılarak her tür siyasetten ari özerk bir yapıya kavuşturulmalı, yeterli teknik/idari personel desteği sağlanmalı, atama ve görevlendirmelerde kıdem ve liyakat esasına göre davranılmalı, geçici personel kadrolu olmalı, kurum tekrar kâr eden yapısına geri döndürülmelidir.

    *Ülkemize her yıl gümrük tarifeleri ve dışalım yolu ile 4-5.000 ton, kaçak yollarla gümrük vergisine tabi olmadan 40-50.000 ton menşei ve muhtevası belli olmayan çay girişi olmaktadır. Yıllardır devam eden kaçak çay girişi sıkı denetlemelerle mutlaka önlenmeli, çay dışalımında uygulanan vergiler artırılarak çay sektörümüz korunmalıdır.

    *Çay ekim/dikim alanlarının doğal sınırına varması, yeni çay bahçesi tesisinin neredeyse imkânsız hale gelmesi ve bölgede çaya alternatif katma değer yaratan başka bir ürünün olmaması nedenleriyle çay üretim alanları kadastral alanlar baz alınarak yeniden ruhsatlandırılırken gerçek rakamlarla geçerli politika ve çözüm yolları ortaya konulmalıdır. “Budama tazminatı” ve “çay primi” ödemesi güncel ihtiyaçları karşılayacak şekilde artırılarak devam etmelidir.

    *Çayda kalite ve verimi artırıcı Ar-Ge çalışmalarının özel sektörün ilgisizliği nedeniyle yalnızca kamu tarafından yürütülmesi gerçeği karşısında Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü`nün teknik bilgi, personel ve altyapısı güçlendirilmelidir.

    “ORGANİK ÇAY ÜRETİMİ TEŞVİK EDİLMELİ”

    *Çay üretim alanlarında yanlış ve bilinçsiz şekilde kullanılan kimyasal gübrelerin toprak ve su kaynaklarında yarattığı kirliliği önlemek için organik gübre kullanımı ve organik çay üretiminin teşvik edilmesine devam edilmelidir.

    Güncel bir sorun olan sokağa çıkma yasağı konusunda ise; Çaykur’un kampanyayı geç açıklaması ve ilk defa özel sektörün Çaykur’dan önce çay alması, Ramazan Bayramı`nda 81 ilde sokağa çıkma yasağı getirilmesi nedeniyle 2-3 gün çay alımı yapılıp sonrasında 4 gün alım yapılmaması gerek çayda kartlaşma nedeniyle kalite düşüklüğüne yol açacak gerekse bayramdan sonra yoğun bir şekilde yapılacak alım yüzünden oluşacak izdiham sonrası Çaykur kısa sürede kontenjan uygulamasına geçmek zorunda kalabilecektir. Bu nedenle Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde 23-26 Mayıs 2020 tarihlerinde çay hasadına ve fabrikaların üretim yapmasına izin verilmeli, bu illerdeki üreticiler ve çalışanlar sokağa çıkma yasağından muaf tutulmalıdır.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • İHD Ankara Şubesi: Hasta mahpusların acilen infazları durdurulmalıdır

    İHD Ankara Şubesi: Hasta mahpusların acilen infazları durdurulmalıdır

    PİRHA-İHD Ankara Şube, İç Anadolu Bölgesi Hapishaneleri 2020 Ocak, Şubat Mart ayı hak ihlalleri izleme raporunu açıkladı. “Hapishanelerde (en az) 590’ı ağır olmak üzere (en az) 1.564 hasta mahpus bulunmaktadır” denilen raporda, hasta mahpusların da acilen infazlarının durdurulması istendi. 

    İHD Ankara Şube, İç Anadolu Bölgesi Hapishaneleri 2020 Ocak, Şubat Mart ayı hak ihlalleri izleme raporunu açıkladı.

    Raporda, 2020 yılı Ocak-Şubat-Mart aylarında İç Anadolu Bölgesi’ndeki cezaevlerinde başta sağlık hakkı olmak üzere sorunlar giderilmemiş, mahpusların “insanca yaşam” koşulları sağlanamamış, mahpuslar şiddete uğramış, iletişim haklarından mahrum bırakılmıştır” denildi.

    İHD Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu’na başvurular, avukat ziyaretleri, mahpusların yolladığı mektuplar, mahpus-aile görüşmelerinin aktarılması sonucunda derlenen bilgiler ışığında hazırlanan raporda şunlar kaydedildi:

    “2020 Ocak-Şubat ve Mart aylarında İç Anadolu Bölge Hapishaneleri için 33 kişi İHD’ye başvurmuştur. Bunlarla ilgili olarak gerekli olan kamu kurumlarına yazıları yazılmıştır.

    COVİD-19 SALGINI VE HAPİSHANELERDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

    Hapishaneler mahpusların bir arada ve kalabalık koğuşlarda yaşadıkları göz önüne alındığında hijyenin sağlanmasının, kişisel koruyucu tedbir uygulamasının neredeyse imkansız olduğu söylenebilir. Yoğunluğun ve hapishanelerdeki hareketliliğin de göz önüne alındığında salgın hastalığın ne kadar hızlı yayılabileceği aşikardır. Ancak ailelerden ve mahpuslardan gelen bilgilere göre hapishanelerde gereken önlemlerin alınmadığı anlaşılmaktadır.

    Türkiye’de toplam 355 Ceza evinde 294.000 bin tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bunların yaklaşık 11.000’i kadın mahpustur, 3.100 civarında çocuk cezaevlerinde tutulmakta ve 784 bebek anneleriyle birlikte cezaevlerinde tutulmaktadır.

    31 Mart 2020 tarihinde açıklanan İHD’nin belirlemelerine göre, hapishanelerde (en az) 590’ı ağır olmak üzere (en az) 1.564 hasta mahpus bulunmaktadır.

    İç Anadolu Bölge Hapishanelerinde İHD’ye ulaşan başvuru ve bilgilere göre 228 hasta mahpus bulunmaktadır. Bunların 79’i ağır hasta mahpustur.

    Dünya Tabipler Birliği Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi’ne göre (1981): 1.a. Her insan ayrımcılık yapılmaksızın yeterli tıbbi bakım görme hakkına sahiptir.

    Dünya Tabipler Birliği Tokyo Bildirge’ne göre 4. Hekim, tıbbi açıdan sorumlu olduğu kişinin bakımıyla ilgili bir karar verirken klinik yönden bütünüyle bağımsız olmalıdır. Hekimin temel görevi, izlediği kişilerin sıkıntılarını azaltmaktır; kişisel, toplumsal ya da politik hiçbir güdü, bu yüce amaçtan daha üstün sayılmayacaktır.

    Türk Tabipler Birliği, Aralık 1994’te konuyla ilgili yayınladığı bildirgede kelepçelerin açtırılmasını ‘hekimin görevi’ olarak nitelendirmektedir.

    Avrupa İşkencenin ve İnsanlık-dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) Genel Raporunda da kelepçeli olarak tedavinin uygun olmadığı vurgulanmaktadır.

    Büyük bir sorun olan ve kamuoyunun vicdanını kanatan hasta mahpusların yaşamış oldukları sorunlar çözüm üretilmeden ortada durmaktadır. Teşhis ve tedavisi yapılmadan adeta işkence çektirilen, hapishanede hayatını kaybeden ya da ölümüne ramak kala bırakılıp kısa sürede hayatını kaybeden insanların olduğu bir toplum, adalete olan inancını da kaybeder. Türkiye hapishanelerinde bulunan hasta mahpusların acil ve kalıcı tedavileri yapılmalı, hapishane koşullarında tedavisi yapılamayan/yapılmayan hasta mahpusların da acilen infazları durdurulmalıdır.

    PİRHA/ANKARA

  • Türkiye 2020 yılına vergi yağmuruyla girecek

    Türkiye 2020 yılına vergi yağmuruyla girecek

    2020’de Türkiye ilk kez değerli konut, konaklama ve dijital hizmet vergileriyle tanışacak. Gelir Vergisi, yüzde 40’lık yeni bir oranla beş dilime çıkarılacak.

    2020’de birçok yeni düzenleme hayata geçecek. Türkiye ilk kez değerli konut, konaklama ve dijital hizmet vergileriyle tanışacak. Gelir Vergisi, yüzde 40’lık yeni bir oranla 5 dilime çıkarılacak.

    Esnafın işsizlik fonu görevini üstlenecek olan Ahilik Fonu devreye girecek. Enerji kimlik belgesi olmayan binanın alım, satım ve kiralama işlemi yapılamayacak. Yargı sisteminde yeniliğe gidilecek. Noterde kredi kartı geçecek.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğe göre yeni yılda pasaport, ehliyet harcı, trafik cezaları, yurt dışından getirilen cep telefonları için ödenen ücretler 2020’de yüzde 22,58 oranında artacak.

    NOTERLERDE KREDİ KARTI KULLANILACAK

    Noterlerde nakit yapılan ödemeler yeni yıldan itibaren kredi kartıyla yapılabilecek. Bu yıl başlayan nöbetçi noter uygulamasının ardından yılbaşından itibaren artık kredi kartıyla da ödeme yapılabilecek.

    CEP TELEFONU KAYIT ÜCRETİ 2 BİN TL’YE DAYANDI

    Yılı kapatırken 2020 yılına ilişkin yeni zamlar da belli oldu. Yurt dışından getirilen cep telefonlarının IMEI kayıt ücreti yeni zamlarda en çok dikkat çeken kalemlerden biri oldu. Yeni kayıt ücreti yüzde 22,58‘lik zamla 1.500 TL‘den 1.838 TL‘ye çıkıyor. Yeni zamla 2 bin TL’ye dayanan kayıt ücreti, ‘o fiyata sıfır telefon alınıyor’ eleştirilerini de beraberinde getirdi. IMEI kaydetme ücreti ile alınabilecek telefonlar arasında birçok model bulunuyor.

    DİJİTAL HİZMET VERGİSİ DEVREYE GİRECEK

    Bu arada bu ay yürürlüğe giren yasayla 2020’de dijital hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan her türlü reklam hizmetleri Dijital Hizmet Vergisi’ne tabi olacak. Yüzde 7.5 olarak uygulanacak.

    YARGILAMADA İKİ YENİ USUL

    1 Ocak itibarıyla yargı sisteminde seri ve basit olmak üzere iki yeni yargılama usulü yargılama sistemine dahil edilecek. Soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanacak. Seri muhakeme usulü, TCK’de yer alan hakkı genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, gürültüye neden olma, parada sahtecilik, mühür bozma, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması gibi bazı suçlarda uygulanacak. Cumhuriyet savcısı, seri muhakeme usulünün uygulanmasını şüpheliye teklif edecek. Şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanacak.

    Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilecek. Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik halleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmayacak.

    MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ YÜZDE 12’YE ÇEKİLDİ

    Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde (MTV) 2020 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranı yüzde 12 olarak belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile 2019 yılı için tespit edilen değerleme oranı, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanılarak 2020’de MTV tutarlarına uygulanmak üzere yüzde 12’ye çekildi. Karar, 1 Ocak 2020’de yürürlüğe girecek.

    DEĞERLİ KONUT VERGİSİ GETİRİLDİ

    Değeri 5 milyon lira ve üzerinde olan konutlardan değerli konut vergisi alınacak. Değerli Konut Vergisi değeri 5 ile 7 milyon 500 bin lira arasında olanlar binde 3, 7 milyon 500 lira ile 10 milyon lira arasında olanlardan binde 6, 10 milyon lirayı aşanlardan binde 10 oranında vergi alınacak.

    KONAKLAMA VERGİSİ YÜZDE 1 İLE BAŞLAYACAK

    Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler konaklama vergisine tabi olacak. Yüzde 2 olan konaklama vergisi 31 Aralık 2020 tarihine kadar yüzde 1 olarak uygulanacak.

    Öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler, karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler için konaklama vergisi ödenmeyecek.

    Konaklama vergisi 1 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe girecek. 2020-Nisan ayına ait Konaklama Vergisi Beyannamesi 26 Mayıs 2020 tarihine kadar verilecek ve aynı süre içinde ödenecek.

    YENİDEN DEĞERLEME ORANI YÜZDE 22,58 OLARAK BELİRLENDİ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu yıl için yeniden değerleme oranı, yüzde 22,58 olarak belirlendi.

    Yeniden değerleme oranının 2019 için yüzde 22,58 olarak tespit edildiği tebliğde, söz konusu oranın 2019 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacağı kaydedildi. Daha önce yayımlanan tebliğlerin yürürlükte kalacağı da belirtildi.

    GELİR VERGİSİ DİLİMİ SAYISI 5’E ÇIKACAK

    2020 yılından itibaren ücret geliri elde edenlere vergi tarifeleri de değişecek. Gelir Vergisi Kanunun da 15, 20, 27, 35 olmak üzere dört dilim halinde uygulanan vergileme dilimleri beşe çıkarıldı.

    2020 yılından itibaren gelir vergisi dilimleri 15, 20, 27, 35 ve 40 olarak uygulanacak. Tek işverenden alınan ve 500 bin lirayı aşan gelirler için de beyanname verilecek. Yeni düzenleme ile önceden tek işverenden alınan ücretin tutarı ne olursa olsun beyana tabi değildi.

    YOL DESTEĞİ GELİR VERGİSİNDEN İSTİSNA EDİLDİ

    1 Ocak 2020 tarihinden itibaren çalışma günü esas alınmak suretiyle günlük 10 TL’ye kadar toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının verilmesi şeklinde yapılacak destekler gelir vergisinden istisna tutulacaktır.

    ARAÇ KİRALAMADA VERGİLENDİRME

    2020’den itibaren, aylık kira bedeli 4 bin liranın üzerinde olan kiralık binek otomobil giderlerinin 4 bin liralık kısmı ticari kazancın tespitinde indirim olarak kabul edilecek. Kiralık araç giderlerinin yakıt, bakım onarım gibi en fazla yüzde 70’i gider yazılabilecek.

    ESNAFA AHİLİK FONU

    Esnafın işsizlik fonu görevini üstlenecek olan Ahilik Fonu için yeni yıldan itibaren kesinti yapılmaya başlanacak. Esnaf ahilik fonuna, sigortalılar, her ay prime esas günlük kazançlarından yüzde 2, devlet ise yüzde 1 oranında pay aktaracak.

    Herhangi bir nedenle sigortalılık durumunun sona ermesi halinde, o ana kadar sigortalıdan kesilen Esnaf Ahilik Sandığı primleri ile devlet payı iade edilmeyecek. İş yerini kapatan esnaf gerekli şartları sağlaması halinde fondan yararlanacak.

    ENERJİ KİMLİK BELGESİ ZORUNLU OLDU

    1 Ocak 2020 itibarıyla binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiralama işlemlerinde enerji kimlik belgesi düzenlenme şartı aranacak. Binanın veya bağımsız bölümün satılması veya kiraya verilmesi safhasında, mal sahibi enerji kimlik belgesinin bir suretini alıcıya veya kiracıya verecek.

    Gerekli koşulları yerine getirdikten sonra bakanlık tarafından onaylanan Enerji Kimlik Belgesi, apartman girişinde herkes tarafından görülecek bir yere asılacak. Enerji Kimlik Belgesi olmayan yapılarda 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren alım, satım ve kiralama işlemleri yapılamayacak. Belgesi olmayan yeni yapılar ise ruhsat alamayacak.

    ATIK YAĞLARIN İTHALATI YASAKLANDI

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği 1 Ocak›ta yürürlüğe girecek. Yönetmelikle 1 Ocak’tan itibaren motor yağı değişimi yapılan işletmelere belge şartı aranacak. Ayrıca atık yağların ithalatı da yasaklandı. Atık yağların toprağa, kanalizasyona, denizlere, göllere, akarsulara verilemeyecek.

  • Asgari Ücret Tespit Komisyonu bugün toplanıyor

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu bugün toplanıyor

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için ilk toplantısını bugün yapacak.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2020’de geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere bugün saat 14.00’te ilk toplantısını yapacak.

    Doğrudan 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret görüşmeleri; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde başlayacak. Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’un başkanlığında toplanacak komisyonda tarafları Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) ile Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil edecek.

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, bir kişinin yaşam maliyetinin 2 bin 578 lira olduğuna dikkat çekerek yeni asgari ücrette bu rakamın göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.

    İşveren tarafını temsil eden TİSK yönetimi ise işçiler kadar işverenlerin de düşünülmesi gerektiğini ifade ederek görüşmeler öncesinde asgari ücret zammını düşük tutma çabalarının sinyalini verdi.

    ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONUNDA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

    Asgari ücreti, yasa gereği 5’er işçi, işveren ve devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Bu komisyonda, işveren tarafını TİSK, işçi tarafını ise en fazla üyeye sahip konfederasyon olduğu için Türk-İş temsil ediyor.

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantının ardından komisyon, işçi ve işverenin ev sahipliğinde de ayrı ayrı toplanacak. Komisyon, son toplantısını yine Bakanlıkta yapacak.

    Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor.

    MEVCUT ASGARİ ÜCRET 2 BİN 20 LİRA

    Asgari ücret, halen bekar bir işçi için aylık brüt 2 bin 558 lira 40 kuruş, vergiler ve kesintiler düştüğünde net 2 bin 20 lira 90 kuruş olarak uygulanıyor.

    Türk-İş tarafından her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, kasım ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 102 TL olurken gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 849 lira olarak belirlendi.

    Araştırmanın sonucunda evli olmayan-çocuksuz bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 2 bin 577 lira 94 kuruş olarak kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)