Etiket: 2021

  • Pir Rıza Yağmur: Özgürlüğün vücut bulduğu bir yıl olsun-VİDEO

    Pir Rıza Yağmur: Özgürlüğün vücut bulduğu bir yıl olsun-VİDEO

    PİRHA- Pir Rıza Yağmur, 2022 yılının birlikteliğin, kardeşliğin, özgürlüğün vücut bulduğu bir yıl olması temennisinde bulundu.

    2021 yılı geride kalırken, yıl boyunca hem dünya hem de Türkiye çalkantılı bir süreç yaşadı. Koronavirüs salgınının da eklenmesiyle kapitalist modernite krizi yaşandı. Türkiye ise ekonomik krizin yanında siyasal krizin de etkisiyle derin bir ekonomik buhran yaşadı, yaşıyor. Yüzyıllar boyunca olduğu gibi bu yılda Alevi toplumunun inançsal ve kültürel varlığı inkar edilirken, kamusal alandaki eşit yurttaşlık hakları tanınmadı.

    2021 yılında Alevi toplumunun eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, çeşitli adlar altında işgal edilen inanç merkezleri ve kutsal mekanlarının tahrip edilmeyip, Alevi toplumuna bırakılması gibi temel talepleri bu yıl da karşılık bulmazken, uluslararası mahkemelerin vermiş olduğu kararlar bu yıl da uygulanmadı.

    2022 yılına dair değerlendirmede bulunan Pir Rıza Yağmur, 2022 yılının birlikteliğin, kardeşliğin, özgürlüğün vücut bulduğu bir yıl olması temennisinde bulunarak, şu mesajı paylaştı:

     

  • Dersimli kadınlar: Kadın cinayetlerinin olmadığı bir yıl olsun-VİDEO

    Dersimli kadınlar: Kadın cinayetlerinin olmadığı bir yıl olsun-VİDEO

    PİRHA- 2021 yılında kadınlar hakları için sokaktaydı. Dersimli kadınlar, 2022’ye dair mesajlarında kadın katliamlarının olmadığı, doğa ve tüm canlıların korunduğu, barışın hakim olduğu bir yıl olmasını istediler.

    2021 yılı geride kalırken, yıl boyunca hem dünya hem de Türkiye çalkantılı bir süreç yaşadı. Koronavirüs salgınının da eklenmesiyle kapitalist modernite krizi yaşandı. Türkiye ise ekonomik krizin yanında siyasal krizin de etkisiyle derin bir ekonomik buhran yaşadı, yaşıyor. Yüzyıllar boyunca olduğu gibi bu yılda Alevi toplumunun inançsal ve kültürel varlığı inkar edilirken, kamusal alandaki eşit yurttaşlık hakları tanınmadı.

    2021 yılında kadınlar yaşamları ve hakları için sokaktaydı. İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı feshine, katliamlara, tacize ve tacevüze karşı seslerini yükseltirken, 2022 yılına dair değerlendirmede bulunan Dersimli kadınlar, 2022’ye dair mesajlarında kadın katliamlarının olmadığı, doğa ve tüm canlıların korunduğu, barışın hakim olduğu bir yıl olmasını isteyerek, PİRHA’ya şu mesajları paylaştılar:

     

  • Alevi kurum temsilcileri: 2022, sağlık ve huzur dolu bir yıl olsun-VİDEO

    Alevi kurum temsilcileri: 2022, sağlık ve huzur dolu bir yıl olsun-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum temsilcileri 2021 yılının zor bir ağır bir yıl olduğunu belirterek, 2022’nin sağlık, huzur, ayrılıkların olmadığı ve barış içinde bir yıl olması mesajını paylaştılar.

    2021 yılı geride kalırken, yıl boyunca hem dünya hem de Türkiye çalkantılı bir süreç yaşadı. Koronavirüs salgınının da eklenmesiyle kapitalist modernite krizi yaşandı. Türkiye ise ekonomik krizin yanında siyasal krizin de etkisiyle derin bir ekonomik buhran yaşadı, yaşıyor. Yüzyıllar boyunca olduğu gibi bu yılda Alevi toplumunun inançsal ve kültürel varlığı inkar edilirken, kamusal alandaki eşit yurttaşlık hakları tanınmadı.

    2021 yılında Alevi toplumunun eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, çeşitli adlar altında işgal edilen inanç merkezleri ve kutsal mekanlarının tahrip edilmeyip, Alevi toplumuna bırakılması gibi temel talepleri bu yıl da karşılık bulmazken, uluslararası mahkemelerin vermiş olduğu kararlar bu yıl da uygulanmadı.

    Alevi kurum temsilcileri, 2021 yılının her alanda zor geçtiğinin altını çizerken 2022’ye dair PİRHA’ya şu mesajları paylaştılar:

     

  • Kadınlara yönelik şiddet 2021 yılında da artarak devam etti

    Kadınlara yönelik şiddet 2021 yılında da artarak devam etti

    PİRHA- Kadınlar için 2021 yılı, şiddet, taciz, tecavüz ve istismara daha fazla maruz kalınan bir yıl olarak geride kaldı. Kadınlar açısından 2021 yılının akıllardan hiç çıkmayacak ve tarihe not düşülecek bir yıl olmasına neden olan en önemli olay ise İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması oldu.

    Kadınlar için 2021 yılı, şiddet, taciz, tecavüz ve istismara daha fazla maruz kalınan ve istihdamda azalarak yoksulluğa terk edilen, uygulanmayan yasal mevzuatlarla devlet güvencesinden mahrum kalınan bir yıl olarak hatırlanacak.

    Kadınlar açısından 2021 yılının akıllardan hiç çıkmayacak ve tarihe not düşülecek bir yıl olmasına neden olan en önemli olay, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasıydı. 20 Mart gecesi Resmi Gazete’de yayınlanan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasını taşıyan kararname ile Avrupa Konseyi Kadınlara Karşı Her Türlü Şiddetin Önlenmesi Sözleşmesi’nin yani İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kararı alındı.

    Bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği bilgilere göre; Türkiye’de erkekler, 1 Ocak 2021-23 Kasım 2021 döneminde en az 352 kadını öldürdü. Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan üçü trans kadındı. Yine aynı kaynağa göre erkekler, 1 Ocak 2021-23 Kasım 2021 arası dönemde en az 711 kadına şiddet uyguladı. Ayrıca yine aynı dönemde en az 193 kadının ölümü basına ‘şüpheli’ olarak yansıdı.

    TBMM’de 103 kadın milletvekili var ve kadın temsiliyet oranı yüzde 17. TÜİK kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 34’lerde kaldığını açıkladı. Özellikle pandemi döneminde okulların kapanması nedeniyle çocuklara bakabilmek için birçok kadın işten ayrıldı. 4+4+4 eğitim sistemi kız çocuklarının eğitimden ayrılmasına neden oldu. İlk 4 yılı okuduktan sonra okula gitmeyen kız çocuğu oranı yüzde 45’lerde.

    TÜRKİYE, KADINA ŞİDDETTE DÜNYADA 152 ÜLKE ARASINDA 94. SIRADA YER ALDI

    -Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında kadına şiddetin en yaygın olduğu ülke Türkiye, dünyada en yaygın olduğu ülke ise Pakistan. Türkiye aynı zamanda OECD’ye üye ülkeler arasında kadına şiddetin en yaygın olduğu ülke konumunda. OECD’ye üye 37 ülke arasında Türkiye zirvede yer alıyor.

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verilerine göre, kadına şiddetin yaygın olduğu ülkeler arasında Türkiye de var. Cinsiyet ayrımcılığının en fazla olduğu ülkeler arasında yer alan Türkiye, 129 ülkenin yer aldığı listede 26. sırada yer alıyor. OECD’ye göre, Türkiye’de kadınların yüzde 38’i herhangi yakın bir partneri tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldı. OECD’nin raporunda yer alan dikkat çekici bir başka detay ise, Türkiye’de bir kocanın veya partnerin belirli koşullar altında eşinin dövmesinin haklı olduğunu kabul eden kadınların oranının yüzde 13,3 olması. Türkiye bu kategoride 152 ülke arasında 94. sırada yer aldı.

    DENİZ POYRAN KATLEDİLDİ

    -Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) İzmir İl Örgütüne 17 Haziran’da gerçekleştirilen silahlı saldırıda Deniz Poyraz, Onur Gencer tarafından katledildi. Katliam hem Türkiye’de hem de dünyanın bir çok merkezinde yapılan eylem ve açıklamalarla kınandı. Deniz Poyraz’ın katledilmesine dair açılan davanın ilk duruşması görüldü. Duruşma 24 Ocak tarihine ertelendi.

    KADINLAR VE KURUMLARI DA GÜLİSTAN DOKU’NUN BULUNMASI ÇAĞRILARINI YİNELEDİ

    Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku’nun akıbeti hakkında halen bir bulguya ulaşılmadı. 727 gündür kayıp olan Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zaynal Abarakov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken; ailesi ve kadın örgütleri, kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    721 gündür kayıp olan Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ise kızı için ağıt yakmaya devam ederken, Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında 22 Kasım 2020’de Yücer’in şikâyeti üzerine “mala zarar vermek” gerekçesiyle tazminat davası açıldı. Aygül Doku 5 kez hakim karşısına çıktı.

    Kadınlar ve kurumları da Gülistan Doku’nun bulunması çağrılarını bu yıl da dile getirdi.

    -CHP’nin, siyasi partilerde seçim listelerinde eşit temsil edilmesi için yüzde 50 kota ya da fermuar sistemi getirilmesine dair verdiği kanun teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Meclis’te kavga çıktı.

    -Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Norveç, İsveç ve Danimarka bileşenleri, 27 Kasım tarihinde Oslo’da bir araya geldi. Buluşmada, Alevi toplumunda kadının yeri ve Alevi kadınların yapacakları çalışmalar konuşuldu. Norveç’te yapılan İskandinavya Alevi kadın buluşması büyük bir coşkuyla sonuçlandı. Yapılan toplantı sonucunda Norveç Alevi Kadınlar Birliği’nin kuruluşu ilan edildi.

    -Mersin’de faaliyet yürüten Mimoza Kadın Derneği, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü haftasında ‘Kadına yönelik şiddete son’ başlıklı bir kampanya başlattı.

    -25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yüzlerce kadın 25 Kasım Kadın Platformu’nun öncülüğünde birçok şehirde sokağa çıktı. İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi gerektiğini vurgulayan kadınlar, meydanda taleplerini haykırdı. Kadınların İstanbul’da yaptığı eyleme polis müdahale etti. Galatasaray Lisesi önünde açıklama yapmak isteyen kadınların önü polis barikatları ile kesildi. Yürümek isteyen kadınlara polis göz yaşartıcı gaz ve coplarla müdahalede bulundu.

    – Dersim’de DİSK üyesi kadınlar, ILO 190 Sayılı “İşyerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi’nin” Türkiye tarafından onaylanmasını istedi. Sözleşme’nin, şiddeti tek taraflı, ısrarlı takip, tehdit, sözlü kötü muamele gibi geniş kapsamlı olarak tanımlaması ve herkesi kapsamasıyla şiddete ve tacize karşı mücadele için önemli bir yol haritası olduğunu belirtti.

    -Ankara Büyükşehir Belediyesi, otobüslere ilişkin yeni bir düzenlemeye gittiğini duyurdu. Buna göre kadınlar istediği yerde inebilecekler. Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Kadınlar, güvenli bir geleceğe uzanan yolda yalnız yürümesin diye biz hep buradayız. 365 gün saat 19.00’dan sonra EGO otobüslerimizden istediğiniz yerde inebilirsiniz” dedi.

    -25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken, İstanbul Gazi Cemevi Kadın Meclisi, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi ile Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Gazi Kadın Meclisi, “Erkek şiddetine karşı kadın mücadelesi” başlığıyla Gazi Cemevinde bir panel düzenledi.

    -25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi Kadın Meclisi tarafından “Katledilen Kadınlar İsyanımızdır” başlıklı panel düzenlendi.

    -Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne dikkat çekmek amacıyla katledilen kadınların fotoğraflarının bulunduğu 25 dövizi Seyit Rıza Meydanı’nda sergiledi.

    -Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek taraflı imzası sonrası 1 Temmuz’dan itibaren kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir metin olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına yapılan itiraz Danıştay’da reddedildi. Çekilme kararına karşı aralarında siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının başvurusu Danıştay 10. Dairesi, çekilme kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetti ancak bu karara davacılar itiraz etti. Bunun üzerine dosya Danıştay’ın en üst karar organı olan İdari Dava Daireleri Kurulu’na taşındı. Kurul, tüm itirazları oy çokluğuyla reddetti. Danıştay 10. Dairesi’nin çekilme kararının yürütmesinin durdurulmasının reddi yönünde verdiği karar da kesinleşti. Bu karar sonrası Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair Cumhurbaşkanı kararı uygulanmaya devam edecek.

    -HDP’nin eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a, sahte sağlık raporu alarak öğretmen olarak görev yaptığı okula gitmediği iddiasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Başak Demirtaş’ın sahte sağlık raporu alarak öğretmen olarak görev yaptığı okula gitmediği öne sürülmüştü. Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi, Demirtaş’ın sahte sağlık raporu aldığı iddiasıyla 3 Mart 2018’de dava açmıştı. Mahkeme, söz konusu davada kararını açıklayarak, Demirtaş’a ve raporu veren doktor R.B.’ye 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

    -Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Meclisi Antalya’da düzenledikleri çalıştayla bir araya geldi. Kadın Meclisi’nin düzenlediği çalıştay, 5-6-7 Kasım tarihlerinde gerçekleştirildi. Çalıştayda, Alevi toplumunda kadının yeri ve Alevi kadınların yapacakları çalışmalar konuşuldu. Çalıştayda, toplumsal cinsiyet eşitliği ve Alevilikte kadının yeri üzerine seminerler de yapıldı.

    -Adana’da yaşayan Çilem Doğan, 2013’te evlendiği kocası Hasan Karabulut’u, şiddet gördüğü ve kendisini fuhşa sürüklemek istediği için 8 Temmuz 2015’te tabancayla vurarak öldürmüştü. Ardından tutuklanan Doğan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı Adana 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tahrik ve iyi hal indirimi’ ile 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Çilem Doğan’ın avukatı, müvekkilinin uygun görülecek adli kontrol tedbirleriyle tahliye edilmesi için talepte bulunmuş ve mahkeme heyeti Çilem Doğan’ı 20 Haziran 2016’da 50 bin TL kefaletle tahliye etmişti. Dava ise Yargıtay’a gönderilmişti. 5 yılın ardından bugün mahkemenin Doğan’a verdiği 15 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Kararla birlikte Doğan, yeniden cezaevine girecek.

    -HDP Dersim Kadın Meclisi, 29 Ekim’de Dersim Belediyesi konferans salonunda kadın ve ekoloji paneli düzenledi. Panele, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran ile HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüsü Menekşe Kızıldere katıldı. Panelde ekolojinin sınıfsal ve siyasi bir mesele olduğu vurgulandı.

    -Ankara’da Çankaya Belediyesi, kadın yazarları okurlarıyla buluşturdu. “5. Kadın Yazarlar Haftası” 26 Ekim’de başladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusuna dikkat çeken Çankaya Belediyesi, kadın yazarları, okurlarıyla buluşturdu. Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte; Pınar İlkiz, Aysun Kara, Eda Çakmak, Hande Aydın ve Ayşe Başak Kaban eser ve söyleşileriyle yer aldı.

    -Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) bünyesinde çalışmalar yürüten Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, “Tarihimizle  Yüzleşiyor İnancımızla Örgütleniyoruz” şiarıyla, 16-17 Ekim’de Almanya’nın Dordmund şehrinde  3. Demokratik Alevi Kadın Konferansı’nı gerçekleştirdi. Konferansa çeşitli Alevi süreklerinin, Çepnilerin, Tahtacıların yöre derneklerinin temsilcileri ile Avrupa, Türkiye ve Almanya’dan  70’e yakın kadın katıldı. Konferansın ardından Demokratik Alevi Kadınlar Birliği sonuç bildirgesini açıkladı. Birlik, önümüzdeki dönemde hayata geçirecekleri bir dizi kararlar alındığını belirtti.

    -Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), kadın politikalarının güçlendirilmesi amacıyla siyasi partilerin eş genel başkanları, genel başkanları ve yönetim organları ile görüştü. 12 Ekim’de görüşmelere başlayan EŞİK, görüşmelerde kadın erkek eşitliğinin inşası için EŞİK’in 5 acil talebi olduğunu aktararak, taleplerin hayat bulması için yerellerde ortak çalışmanın başlatılmasını istedi. Görüşmede ayrıca cinsel şiddet kriz merkezleri açılması, sığınakların sayı ve kapasitesinin arttırılması, LGBTİ+’lara yönelik şiddet ve ayrımcılığın sonlandırılması, işyerlerinde şiddet ve cinsel tacizin önlenmesi ile ilgili İLO’nun 190 sayılı sözleşmesinin Türkiye tarafından imzalanması ve uygulanması için baskı gücünün oluşturulması gerektiği vurgulandı.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, ‘Kadın Yoksulluğuna Hayır’ kampanyası kapsamında Ankara’da ‘Engelsiz yeni yaşamı kadınlar inşa ediyor’ çalıştayı düzenledi. Düzenlenen çalıştaya engelli kadınlar ve engelli bakımı yapan kadınlar katıldı.

    -Fransa Alevi Kadınlar Birliği, ‘Sen de Bir Tutam Saçınla Umut Ol’ projesiyle kanser hastalarına saç bağışı kampanyası başlattı. Fransa Alevi Kadınlar Birliği üyesi kadınlar kestikleri saçlarını Alevi Kültür Merkezlerine teslim etti. Kanser hastalarının tedavi sürecinde karşılaştıkları sorunlar ve tedavi süreçlerini göz önünde bulunduran Fransa Alevi Kadınlar Birliği’nden gönüllü kadınların saçları, tedavide saçları dökülen kişiler için peruk haline getirilerek hediye edildi.

    -FeminİSTANBUL Festivali’nin 5’incisi 1-2 Ekim tarihleri arasında Kartal’da gerçekleşti. Festival kadın sorunlarına dair evrensel bir fikir, sanat ve diyalog platformu olmayı hedefleyen “Küresel Bir İnsanlığın Şafağında” manifestosuyla yol çıktı. Türkiye ve dünyanın birçok noktasından şairlerin, ‘kadın ve kadın meseleleri’ne dair şiirlerini seslendirdiği, Uluslararası Kadın Şiir Festivali Feminİstanbul’un onur ödülü, DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu’na verildi.

    -Anka Üreten Kadın Derneği, Sabancı Vakfı’nın desteğiyle, Mersin’de ‘Cinsiyetsiz meslek ve meslek odalarının toplumsal cinsiyet duyarlılığı’ başlıklı bir projeye imza attı. Mersin Kent Konseyi’nin ev sahipliğinde yapılan toplantıda, ilk olarak konuşan Mersin Kent Konseyi Başkanı Faik Burakgazi, toplumsal cinsiyet duyarlılığının oluşturulması gerektiğini ve bunun da dilden başladığını belirtti.

    -Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin 7 kişilik yönetimine, 11 Nisan 2021 tarihinde gerçekleşen 10’uncu Olağan Genel Kurulu’nda 5 kadın seçildi. Geçtiğimiz Mayıs ayı sonunda da Hubyar Kadın Meclisi oluşturulurken, meclis ilk buluşmasını İstanbul Kasımpaşa’da gerçekleştirdi.

    -Kadın gazetecilere dönük baskılara karşı açıklama yapan CFWIJ, 2021 yılında Türkiye’de kadın gazetecilere açılmış 55 dosyayı takip ettiklerini ve 85 kadın gazetecinin de yaptıkları haberlerden kaynaklı yargılandığını belirtti.

    -16 Temmuz günü intihar girişiminde bulunan ve 18 Ağustos’ta yaşamını yitiren İpek Er’e tecavüz ettiği gerekçesiyle yoğun tepkiler sonrası tutuklanan Uzman Çavuş Musa Orhan 25 Ağustos’ta tahliye edilmişti. İpek Er, geride bıraktığı mektubunda Orhan’ın kendisine tecavüz ettiğini anlatmıştı. Er ailesinin avukatları, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklanan Orhan hakkında “intihara sürükleme” gerekçesiyle de suç duyurusunda bulunmuştu. Orhan’ın avukatı itiraz dilekçesinde kaçma şüphesi bulunmadığını öne sürmüştü. İtirazı değerlendiren Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi de dilekçede belirtilen hususları yerinde görerek Orhan’ın tahliyesine karar vermişti. Orhan halen tutuksuz yargılanıyor.

    AFGANİSTAN’DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ KADINLARI VURDU

    -Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban yayımladığı genelge ile kadın öğrencilerin yüzlerini peçe ile kapatmalarını ve siyah bir kıyafet giymelerini istedi. Ayrı sınıflarda eğitim almanın yanı sıra kadın öğrencilerin derslerinin erkek öğrencilerden 5 dakika önce bitirilmesi gerekiyor. Taliban’a bağlı Yüksek Öğretim Bakanlığınca yayınlanan yönetmelikte kadın hoca ve öğrencilerin, erkekler binayı boşaltıncaya kadar beklemesi gerekiyor.

    -Afganistan’ı ele geçiren Taliban’ın katı dini kurallarına karşı Başkent Kabil’de sokağa çıkan kadınlar, kendi dillerinde özgürlük anlamına gelen “Azadi” sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Kabil’den görüntüler aktaran gazeteci Farnaz Fassihi’nin Twitter’da yayınladığı videoya göre yüzlerce kadın Kabil’de sokağa çıktı. Kadınlar, kendi dillerinde özgürlük anlamına gelen “Azadi” sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdiler. Taliban’ın katı kuralları ve özgürlükleri tamamen kaldıran uygulamaları nedeniyle Kabil Havalimanı’ndan birçok kadın ve çocuk Afganistan’ı terk etmek zorunda kalmıştı.

    -Barış ve Güvenlik İçin, İşgale ve Kadın Kırımına Karşı Mücadele Girişimi, Taliban’ın, Afganistan’da başkent Kabil başta olmak üzere birçok yerleşim yerini ele geçirmesiyle ilan ettiği şeriat yönetimine karşı, kadın haklarına ancak şeriat düzeninde saygı duyacaklarını açıklayan ve şimdiden kadınların temel haklarını yok sayan, onlara yaşam alanı bırakmayan bir dizi kararı uygulamaya başladığına dair bilgilerin geldiğini söyleyerek tüm uluslararası kuruluşlara kadın düşmanı Taliban yönetimine karşı harekete geçme çağrısı yaptı.

    -Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Afgan Kadınlarla Dayanışma Yolları’nın konuşulduğu çevrimiçi toplantılar düzenledi. ABD’den Kanada’ya, Hindistan’dan İran’a, Brezilya’dan Almanya’ya, Türkiye’den Afganistan’a 300’ü aşkın feminist, aktivist ve gazeteci katıldığı toplantıda küresel eylem önerileri tartışıldı.

    -Afganistan’da yaşanan rejim değişikliği ardından Taliban’ın, kadınlara dönük baskısına karşı Afganistanlı kadınların destek çağrısına ülkemizde birçok ilde dayanışma eylemleri yapılarak karşılık verildi. Kadın Platformu’nun çağrısıyla eylemler düzenleyen kadınlar, “Artık Afganistan’da kadınlar, LGBTİ+lar ve çocuklar için güvenli alan yok” diyerek uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini belirttiler.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları‘nın evine gelen iki kişi sivil polis oldukları iddiasıyla içeri girmeye çalıştı.

    -Özgür Kadın Hareketi (TJA), İstanbul Eyüp’te buluşarak, Muharrem lokmalarını pay etti. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanı Saime Topçu, TJA Aktivisti Gülsen Biter ile Kureyşan Ocağı’ndan Dilek Özer‘in de yer aldığı buluşmada, kadının Alevi inancındaki yeri ve önemine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

    -Ankara’da “Kadın Emeği Festivali” bu yıl 4. kez düzenlendi. 300 kadının el emeği ürünlerini satışa sunduğu Festival’de, pandemi döneminde zor günler yaşayan müzisyenler de konserler verdi. Ekonomik dayanışmanın amaçlandığı festival, 5 Eylül’de son buldu.

    -Ankara’da 30 Haziran’da 2 kişi tarafından tecavüze uğrayan 18 yaşındaki Eda Nur Kaplan, tecavüz eden 2 kişinin serbest bırakılmasının ardından intihar etti. Ailesine veda mektubu bırakan Eda Nur Kaplan annesine artık dayanamadığını söyledi.

    -Demokratik Alevi Dernekleri Kadın Meclisi, IŞİD tarafından yapılan Ezidî Katliamının 7. yılında açıklama yaparak “Ezidi’lere yönelik yapılan katliam, soykırım olarak tanınmalı ve 3 Ağustos, ‘Kadın Kırımı ve Soykırımı Uluslararası Eylem Günü’ olarak tanınmalıdır” çağrısında bulundu.

    -Mersin 7’nci Onur Haftası, ‘Yaşlı, engelli, mülteci, öğrenci, ebeveyn, işçi LGBTi+’lar vardır’ sloganı ile gerçekleştirildi. ‘Kesişim’ teması ile 2-8 Ağustos tarihleri arasında çeşitli etkinlikler ile kutlanan 7. Mersin Onur Haftası, her gün bir etkinlik ile dolu dolu geçti.

    -Antalya’da, gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu, cinsel saldırıya uğrayıp, öldürülmüş olarak bulundu. Azra Gülendam, Muratpaşa ilçesinde yaşayan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisiydi. Haytaoğlu’nun ailesi, sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalıştı. Haytaoğlu’nun katledilmesinin ardından ülkede birçok ilde Kadın Platformu’nun çağrısıyla eylemler yapıldı. İlk duruşma 13 Aralık’ta görüldü.

    -2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nın 4. gününde boksör Busenaz Sürmeneli çeyrek finale yükseldi. Kokugikan Arena’daki müsabakada 69 kiloda ringe çıkan Busenaz, 39 yaşındaki Polonyalı rakibi Karolina Koszewska ile karşı karşıya geldi. Olimpiyatlarda ringe çıkan ilk Türkiyeli kadın boksör olan 23 yaşındaki Busenaz Sürmeneli, ilk rauntta 5 hakemin de tam puanını aldı. Sürmeneli, son rauntta da üstünlüğünü devam ettirerek adını çeyrek finale yazdırdı.

    -AKP-MHP iktidarının cinsel saldırı sanıklarını hapisten kurtaracak olan Yargı Paketi’nin birinci kısmı TBMM’de kabul edildi. Cinsel istismar, cinsel saldırı ve tecavüz de “katalog” suçlar kapsamına giriyor. Bu durumda, yasanın uygulamaya girmesiyle birlikte bundan sonra yaşanan olaylarda, cinsel saldırı faili erkekler “somut delil yok” denilerek tutuklanmayacak.

    -Londra’da Covid-19 kısıtlamaları nedeniyle herkesin eve kapandığı karantina döneminde Göçmen İsçiler Derneği (Gik-Der) ve Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) öncülüğünde bir kadın korosu oluşturuldu. 37 kadından oluşan Rengin Kadın Korosu 4 Temmuz Pazar günü Londra’da Millfield Tiyatro salonunda dinleyicileriyle buluştu. Pandemiden dolayı salonda mesafeli oturan dinleyiciler Rengin Kadın Korosu’nu ayakta alkışladılar. Zorunluluktan dolayı mesafeli oturulduğu için konser iki oturum olarak saat 14:00 ve 18:00 arasında yapıldı.

    -Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yayınladığı kararname ile 1 Temmuz 2021 itibariyle Türkiye resmen İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Bu durum kadın örgütleri tarafından birçok ülkede, ilde ve alanda protesto edildi. Kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” diyerek eylemler gerçekleştirdi. EŞİK, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı 88 kadın örgütünün imzacı olduğu bir açıklama yayınlayarak 19 Haziran’da İstanbul’da “Büyük Kadın Mitingi” gerçekleştirdi.

    -TBMM Kadına Şiddeti Araştırma Komisyonu’nun 8 Temmuz tarihli toplantısına davet edilen KESK, bu toplantıya katılmayacağını duyurdu. Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu “Kadın Kazanımlarımıza Göstermelik Komisyonlarla Değil İstanbul Sözleşmesi’nde Israrımızla Sahip Çıkıyoruz!” başlıklı açıklama yayınladı.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP), Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’ndan çekildi.

    -Bursa Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’nin ortaklığıyla Van, Trabzon, Edirne ve Mersin’de 4 ayrı kadın derneği “Şiddeti Frenliyoruz” projesi hazırlayarak, şoförlerin eğitimi için çalışma başlattı. Hem proje hem de İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı feshedilmesine ilişkin Mimoza Kadın Derneği yöneticileri onlarca durak gezerek şoförlere eğitim verdi. Projenin finalini Mezitli’de taksi duraklarını ziyaret ederek tamamlayan dernek yöneticilerinden Avukat Figen Alp, Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nin doğru uygulanması halinde ‘Şiddeti Frenliyoruz’ projesi gibi çalışmaların devlet organlarınca yapılacağına dikkat çekti.

    -Evlilik dayatmasını kabul etmediği için akrabası Aslan Karakaş’ın (34) silahlı saldırısında ağır yaralanan 16 yaşındaki Emine Karakaş, 138 gündür tedavi gördüğü hastanede yaşamı yitirdi.

    -Şili’li kadınların ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ nedeniyle gerçekleştirdiği danslı protesto eylemi Las Tesis’in benzerini, 2019 yılının Aralık ayında Kadıköy’de yapan 6 kadın, yargılandıkları davadan beraat etti.

    -İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, İstanbul Sözleşmesi eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan 33 kadının, Ankara Adliyesi’nde görülen duruşması öncesinde basın açıklaması yapmak istedi. Açıklamaya izin vermeyen polis eyleme müdahale ederek 20’ye yakın kadını gözaltına aldı. Yaşananları protesto eden kadınlar duruşmaya katılmayarak savunma yapmadı.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi öncülüğünde kadınlardan oluşan heyet, “Kadınlar İçin Adalet” kampanyasının “Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmaları kapsamında birçok ilde kadınlarla buluştu. Meclis, buluşmaların ardından ‘Kadın Yoksulluğuna Hayır’ kampanyasına dair hazırladıkları raporu açıkladı. HDP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen açıklamayı meclis adına Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran yaptı. Başaran,  tüm siyasi partilerin tüzüklerine eşit temsiliyet ilkesini eklemesi gerektiğini vurgulayarak, kadınların kazanımlarına yönelik saldırıların her geçen gün artarak devam ettiğini belirtti. Yaşanılan ekonomik krizin kadınları olumsuz yönde etkilediğini de söyleyen Başaran, Meclis’te kabul edilen 2022 yılı bütçe planlamasında kadınlara pay ayrılmadığını ve kadınların yok sayıldığını ifade etti.

    -İranlı kadın Mimar Galavizh Ayoubi Amirabad evli olduğu erkek Zülküf Coşkun tarafından şiddete uğramış, görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine gelen tepkiler üzerine erkek tutuklanmıştı. Tutuklanan şahıs ilk mahkemede serbest bırakıldı.

    -İstanbul Sözleşmesi’nin kabulünün 10. yılına ilişkin kadın örgütleri sosyal medya üzerinden kampanya başlattı ve birçok ilde eylemler gerçekleştirdi.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 700’üncü haftadan beri Cumartesi Anneleri’ne yasaklı olan Galatasaray Meydanı’nda Anneler Günü’nü kutladı. HDP’li vekiller Serpil Kemalbay, Hüda Kaya, Dilşat Canbaz Kaya ve Oya Ersoy da Buldan’a eşlik etti. Buldan ve beraberindekiler, Cumartesi Annelerinin yıllardır yakınlarının akıbetlerini sorduğu Galatasaray Lisesi önüne karanfil bıraktı.

    -Sistematik şiddet gördüğü eşi Hakan Özbek’e karşı öz savunmasını kullanırken ölümüne neden olan Fikriye Özbek’e 15 yıl 10 ay hapis cezası verildi.

    -Diyarbakır’da ‘örgüt üyesi olmak’ gerekçesiyle aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şube üyesi Nurşen Akbal’ın da bulunduğu kadınlardan 6’sı tutuklandı, 9’u adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Bir kadına ise ev hapsi verildi.

    -Mersin’de ‘8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne katıldıkları için AKP’li Akdeniz Belediyesi çalışanı 3 kadın görevleri olmayan işlere sürüldü. Ardından da işlerine son verildi. Yaşananlara tepki gösteren Mersin Kadın Platformu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde basın açıklaması yaptı.

    -Ovacık kadın kooperatifi tekstil atölyesi üretime başladı. Atölyede Dersim kültürünü temsil eden hediyelik eşyalar ve geleneksel kadın giyim örnekleri üretiliyor.

    -Kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında birçok ilde ve alanda eylemler gerçekleştirdi. Düzenlenen eylemlere bazı illerde polis müdahalesi oldu ve çok sayıda kadın darp edilerek gözaltına alındı.

    -Almanya Sol Parti (Die Linke), Milletvekili Sevim Dağdelen’in Türk aşırı sağcı ve ırkçılardan ölüm tehditleri aldığını duyurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Sol Parti’den Jörg Schindler, Hessen eyaleti yerel seçimlerinde aday olan Sol Partili Sarya Ataç’ın da bu tür tehditler aldığını ifade etti. “Partimiz ve barışçıl, demokratik yollarla bir arada olma gayretimiz saldırı altında” diye konuşan Schindler, tehditlerin JİTEM (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele) adına gönderildiğini belirtti.

    -Halk ozanı olan Kaşanlı Hatice Ana’nın (Hatice Öztürk) şiirlerinden oluşan kitap okurla buluştu. Yaşadığı mutluluğu, sevinci, hüznü, acıyı, kızgınlığı şiirlerinde ustaca dillendirmiş. Hatice Ana’yı şiirlerini toplumla buluşturanlarsa Elif Tabak ve Ozan Figani.

    -Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla, ‘Alevi Kadın Örgütlülüğü ve Güncel Durumu’ muhabbeti düzenledi. 7 Mart Pazar günü Zoom üzerinden gerçekleştirilen muhabbete Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Gazeteci-Yazar Çilem Küçükkeleş ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Zeynep Can Ayaz konuşmacı olarak katıldı.

    -Kadın Yönetmenler Derneği tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali, 1-7 Mart, 26 Nisan-5 Mayıs ve 25-30 Haziran olmak üzere üç ayrı tarihte gerçekleştirildi. Festival, kadın sinemacı ve sektör emekçilerini bir araya getirerek, kadın yönetmenlerin ve sektördeki kadın emeğinin görünürlüğüne katkı sağlamayı amaçladı. Festivalde Emek Ödülü’ne Sevin Okyay, Başarı Ödülü’ne Eylem Atakav, Onur Ödülü’ne ise Tamara Kotevska layık görüldü.

    -Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), “Kadın Cinayetleri – Cins Kırımı” başlattı. Oyuncu, yazar, gazeteci, sanatçılarında aralarında olduğu birçok kişi, kampanyaya katılarak kadın cinayetlerine dikkat çekmek için hazırladıkları videoları sosyal medya hesaplarından paylaştı. Meclis’in kadına yönelik şiddet ve cinayetler gündemiyle acil toplanması çağrısında bulunulan videolarda, kadın cinayetlerine karşı önlem alınması istendi. Paylaşımlarda kadına karşı bir cins kırımı yaşandığına ve Türkiye’de her gün en az üç kadının öldüğü dikkat çekilerek, Meclis özel gündemle toplanması çağrıda bulunuldu.

    -Oyuncu Ezgi Mola 20 Ağustos 2020’de sosyal medya hesabından, “Tecavüzcü şerefsizi dışarı salan vicdanınızda boğulun. Artık yasa, dua, dilek, istek, rica, umut her şeyi elimizden aldınız ya!! Ne diyim! Yazıklar olsun! Yazıklar olsun!!! #MusaOrhanTutuklansin” paylaşımında bulunmuştu. Musa Orhan’ın avukatı Mehmet Erkan Akkuş, Ezgi Mola’nın paylaşımı ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Mola hakkında ‘sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret’ ve ‘hakaret’ suçlarından 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası istendi.

    -Ankara’da verdiği mücadelelerle tanınan Yüksel Direnişçisi ve eski Sayıştay Hakimi 79 yaşındaki Perihan Pulat, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Yüksel Direnişi sırasında polisin saldırısında yaralanan ve o günden beri eski sağlığına kavuşamayan Pulat, solunum yetmezliği rahatsızlığı sebebiyle yoğun bakıma kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    -Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun bir süredir kötüye gittiğini ve ‘hafıza kaybı’ yaşadığını belirten avukatları Tuğluk için infaz erteleme talebinde bulunduklarını açıkladı.

    -18 yaşındaki İpek Er’e tecavüz ettikten sonra intihara sürükleyen Uzman Çavuş Musa Orhan’ın ‘geleceğini’ düşünerek 10 yıl ceza veren mahkeme, Orhan’ın tutuklanması talebini de reddetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevilere yönelik hak gaspları, nefret söylemleri, saldırılar 2021’de de artarak devam etti

    Alevilere yönelik hak gaspları, nefret söylemleri, saldırılar 2021’de de artarak devam etti

    PİRHA- Alevilerin 2021 yılında da hakları gasp edildi, talepleri yerine getirilmedi, demokrasi, eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü talebi görmezden gelindi. Aleviler üzerindeki ayrımcı politikalar sistematik bir şekilde devam etti. Alevi toplumuna yönelik nefret dili ve saldırılar yıl boyunca yaşanırken, yargı Alevilere yönelik nefret dili ve saldırılara karşı sessizliğini korudu.

    2021 yılı geride kalırken, yıl boyunca hem dünya hem de Türkiye çalkantılı bir süreç yaşadı. Koronavirüs salgınının da eklenmesiyle kapitalist modernite krizi yaşandı. Türkiye ise ekonomik krizin yanında siyasal krizin de etkisiyle derin bir ekonomik buhran yaşadı, yaşıyor. Yüzyıllar boyunca olduğu gibi bu yılda Alevi toplumunun inançsal ve kültürel varlığı inkar edilirken, kamusal alandaki eşit yurttaşlık hakları tanınmadı.

    Alevi toplumunun eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, çeşitli adlar altında işgal edilen inanç merkezleri ve kutsal mekanlarının tahrip edilmeyip, Alevi toplumuna bırakılması gibi temel talepleri bu yıl da karşılık bulmazken, uluslararası mahkemelerin vermiş olduğu kararlar bu yıl da uygulanmadı.

    ALEVİ HAK MÜCADELESİ GERİLETİLMEYE ÇALIŞILDI

    Alevilerin haklarını görmezden gelen iktidar, Alevilere yönelik böl-parçala-yönet politikasına hız vererek, ‘Alevi açılımı’ adı altında Türkiye’nin bir çok kentinde Alevi kurumlarına ve cemevlerine heyet göndererek, ‘Neye ihtiyacınız var?’ ziyaretleri gerçekleştirdi. Aleviler bu ziyaretlere tepki gösterirken, yüzyıllardır gasp edilen haklarının iadesini istedi.
    Alevilere, cemevlerine ve kutsallarına yönelik saldırılarda artış gözlendi. Alevilerin evlerinin işaretlenmesi, asimilasyon politikaları, nefret söylemleri, doğa ve inancın tahrip edilmesi, yasaklar, gözaltı ve tutuklamalarla gerçekleşen hak ihlalleri yine gündemden düşmezken, baskı ve ötekileştirme de devam etti.
    Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesine dönük hem ulusal hem de uluslararası yargı kararları iktidar tarafından görmezden gelinerek gerekli yasal ve anayasal değişiklikler yapılmadı. Bunun yerine yapılan veya yapılmaya başlanan cemevlerinin fiziki ihtiyaçlarını gidermeye çalışarak, Alevi toplumunun hak mücadelesini geriletmeye çalıştı.

    ALEVİLERE VE KUTSALLARINA DÖNÜK SALDIRI, TEHDİT, ASİMİLASYON, NEFRET SÖYLEMİ VE AYRIMCI POLİTİKALAR DEVAM ETTİ

    *İnanç Özgürlüğü Girişimi tarafından “Türkiye’de Din veya İnanç Temelli Nefret Suçları 2020” raporu yayımlandı. Raporda nefret suçlarına en çok Alevilerin maruz kaldığı tespit edildi.
    Hatay Altınözü’nde öğretmenlik yapan S.G., müdür yardımcısı odasında otururken C.A’nın saldırısına uğradı. Baba N.G., saldırganın evlerine kadar gelerek “Alevi olması sebebiyle onu istemiyorum” dediğini aktardı.

    *Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Helalleşme’ çağrısını manşetine taşıyan Yeni Akit Gazetesi, Sivas Madımak Katliamı’nı gerçekleştiren katilleri mağdur göstererek, ‘Asıl Sivas mazlumlarıyla helalleşilmeli’ dedi.

    *Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret söylemi içerikli yazı yazdı. Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    *Urfa’da öğretmenlik yapan S.A.’nın evinin, Alevi olduğu gerekçesiyle ‘çarpı’yla işaretlenerek ateşe verildiği iddia edildi. 27 Kasım günü evinin duvarına kırmızı sprey boya ile cami ve içerisinde simgeler bulunan işaretler çizildiğini söyleyen S.A., olayların kasıtlı bir şekilde yapıldığını belirtti.

    *Yalova’da Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta bulunan Alevilere ait 5 eve çarpı işareti konularak, duvarlara ‘Alevi’ yazıldı. Ailelerin işaretlemeyi fark etmesinin ardından mahalleye gelen polisler soruşturma başlattı. Evi işaretlenenlerden Ali İhsan Gültekin’in ‘Dede’ olduğu belirtildi.

    *Tokat’ta bulunan Alevi köylerinin harita üzerinden kırmızı işaretlenip Alevi yazıldığı ortaya çıktı. Konunun muhatabı doktor, “Telefonumla haritanın fotoğrafını çekip zamanla üzerinde köyleri daha iyi tanımak için tamamen iyi niyetle oynamalar yaptım. Çok üzgünüm. Bu noktaya varacağını düşünmedim. Yanlış anlaşılmadan dolayı özür diliyorum” dedi.

    *Yalova’da Alevi olduğu için İyi Parti İl Başkan Yardımcısı Fikret Şipal’in nefret söylemlerine maruz kalan ve CİMER’e şikayet edilen Yalova Adliyesi memurlarından Filiz Yıldız, Şipal hakkında hem ceza hem de tazminat davası açtı.

    *Maraş’ın Dulkadiroğlu Belediyesi’ne bağlı Doğanlıkarahasan Mahallesi’ndeki yol çilesi bitmiyor. Bozuk yolun onarılması için Alevi yurttaşlar defalarca kez belediyeye başvursa da bir sonuç alamadı. Muhtar ve köylüler, bozuk yolu kendi imkanları ile onarmaya çalıştı.

    *Amasya’nın Göynücek ilçesindeki Merkez Camii imamı A.Ş.’nin, bir Alevi yurttaşa, “Siz Aleviler evlenmeden önce eşinizi dedeye sunuyormuşsunuz. Sonra kendiniz gerdeğe girip eş olarak kabul ediyorsunuz” diyerek nefret suçu işledi.

    *Abdalların Konya’nın Karataş ilçesindeki evleri adliye, metro, spor ve kongre merkezi yapılacak diye yıkıldı.

    *ABD Dışişleri Bakanlığı, dünyadaki dini baskılar ve azınlıkların durumunu ele aldığı Uluslararası Dini Özgürlükler 2021 Yıllık Raporu’nda (USCIRF), Türkiye’deki dini özgürlük koşullarının tedirgin edici bir yörünge izlemeye devam ettiğine yer verdi.

    *CHP Elazığ İl Başkanlığı gönüllü çalışanı Faysal Akgün’ün yaşadığı evin kapısına üç hilalle birlikte çarpı işareti konularak ‘ölün’ yazıldı. Akgün yazılamanın bulunduğu görüntüleri de paylaşarak “CHP’liyiz diye, Aleviyiz diye hedef haline geliyoruz. Bunu yapanlar hesabını verecekler” dedi.

    *Tokat merkeze bağlı Günevi (Dive) Köyü sınırları içerisinde bulunan Topçam Baba Türbesi yakınlarında kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce provokasyon yapıldı. Şahıslar Kuran tefsirlerini üst üste koyarak hafifçe ucundan yakmış. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlatırken, saldırının provokasyon amaçlı olduğu belirtildi.

    *Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Muxundi (Darıkent), Germisi (Bulgurcular) ve Farac (Akdüven) köylerinde karakollardan uzun süre ezan okutuldu.

    *Yunanistan hükümetinin Evros Eyelati’nde bulunan bir cemevinin dini ve sosyal faaliyetler için kullanımına onay vermesi ve Alevilerin bir inanç topluluğu olarak kabul edilmesinin ardından Akit Gazetesi nefret dili kullanarak, ‘Yunan Alevilikle Türkleri bölecek’ başlığıyla haber yaptı.

    *Geçtiğimiz gün koronavirüs tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitiren CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Kemal Gülhan’ın Hakk’a uğurlama erkanı sonrası A Haber CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu üzerinden Alevi inancına dönük nefret dili kullandı.

    *Bursa Mustafakemalpaşa’ya bağlı 3000 nüfusa sahip Taşpınar Köyü sakinleri Alevi olmalarından kaynaklı hizmet alamadıklarını belirterek, yol, su alt yapı ve ulaşım sorunlarının hala devam etmesine isyan etti.

    *Elazığ’ın merkeze bağlı Uzuntarla Köyü’nde bulunan bir köy okulu, 2020 yılında yatırım programına girdi. Ancak kentte meydana gelen depremin ardından okulun ağır hasar aldığı söylenerek yıkımına karar verildi. Okulunun tekrar yapımı için TOKİ tarafından ihalesi yapıldı. Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk tarafından okulun yapımın engellenmeye çalışıldığı öne sürüldü. Uzuntarla köyü muhtarı Ali Özarslan, Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk’ün ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ dediğini iddia etti. Yaşanan bu olaya tepkiler çığ gibi büyüdü.

    *Ankara’nın Haymana ilçesi Kutluhan köyü yakınlarındaki Pir Hüsameddin Ankaravi’nin dergahı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahrip edilerek camiye dönüştürüldü.

    *İstanbul Avcılar’da yaşayan Tiyatro Sanatçısı Cemal Uçarman, nefret söylemlerine ve saldırıya maruz kaldı.

    *Organize suç örgütü başı Sedat Peker sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla Alevilik konusuna neden değindiğine açıklık getirerek, “Derin Mehmet’in adamları tarafından geçmişte Gaziosmanpaşa’daki kahve saldırısından çok daha büyük bir eylem yapılıp, ülkede kaos çıkarma planlarını boşa çıkarabilmek içindir. Planları bir cemevine saldırıdır” iddiasında bulundu.

    *Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Haticepınarı, Oğlakkaya ve Örenli köyü sakinleri, Cumhuriyet tarihi boyunca kamu hizmetlerinden mahrum olduklarını dile getirdi. Kürt ve Alevi yurttaşların yaşam sürdüğü bu coğrafyada “Oy verin ki hizmet gelsin” baskısı sürüyor. Ancak baskılara boyun eğip yerel seçimlerde iktidara oy verseler dahi Alevi köylerine ne yol yapılıyor ne de su hizmeti götürülüyor. Durum öylesine ciddi ki kimi köylere elektrik dahi verilmiyor.

    ALEVİLERLE İLGİLİ SORU ÖNERGELERİ YİNE YANITSIZ KALDI

    *Alevi yurttaşların sorunları Meclis’te de karşılık bulmuyor. Yıllar önce verilen soru önergeleri cevap bulmazken Genel Kurul’da yapılan konuşmalar da “Bölücülük yapıyorsunuz” tepkisiyle karşılanıyor.

    *Kars’ın Selim ilçesine bağlı Katranlı Köyü’nden Alevi yurttaşların göç etmesiyle birlikte bu köye yerleşen Sünni yurttaşların Alevilerle ortak olan mezarlıklarını ayırdığı ortaya çıktı. Kürt ve Alevilere yönelik ırkçı ve cinsiyetçi paylaşımlar yapan İstanbul Beyoğlu İlçe Sağlık Müdürü Adil Yetiş Sarıhasanoğlu’nun sözleşmesinin askıya alındığı duyuruldu.

    *Sezer Öztürk adlı yurttaşın İstanbul’daki evinin duvarı işaretlenip “Alevi defol Kürt” diye yazıldı. Karakola gidip ifade veren Öztürk’e polisler tarafından “Olayı neden sosyal medyada paylaştın? Halkı kin ve nefrete teşvik etmekten hakkında soruşturma açılabilir” denildi.

    *Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin mezuniyet töreninde bazı öğrenciler üzerinde ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ ve ‘unutMADIMAKlımda’ yazılı tişörtler giydikleri için saldırıya uğradı.

    *Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Muxundi (Darıkent), Germisi (Bulgurcular) ve Farac (Akdüven) köylerinde karakollardan yüksek sesle aylarca ezan okutuldu. Tepkiler sonuç verdi, ezan sesi kısıldı.
    Adana’nın Ceyhan İlçesinde bulunan Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Cemevi bu yılda saldırıya uğradı. Cemevi Başkanı Bahadır Odabaşı saldırıyı kınadığını belirterek; “Defalarca şikayetçi olduk ama sonuç alamadık” dedi.

    *İzmir’in Buca ilçesindeki bir apartmanda oturan Özbey ailesi, Alevi ve Kürt olmalarından kaynaklı 2 yıldan bu yana üst kat komşularının hakaretlerine ve yoğun sözlü tacizine maruz kaldıklarını söyledi.

    *İstanbul’da bulunan Ali Baba Cemevi’ne yönelik kimliği belirlenmeyen kişilerce saldırı düzenlendi. 40’lı yaşlardaki iki saldırgan serbest.

    *Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Ova ve Uçak mahallelerinde Alevilerin ikamet ettiği bazı evler ‘Kızılbaş’ yazılarak işaretlendi.

    *Ankara’nın Mamak ilçesindeki Şehit Ali İhsan Okatan Ortaokulu’nda M.K. adlı din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Alevi öğrencilere nefret dili kullandı. Ankara Valiliği yaptığı açıklamada, Alevilere hakaret eden din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.

    *Amasya’nın Abacı Köyü’ne Alevi yurttaşların yaşadığı bir yerleşim alanı olmasına rağmen türbelerin yanına cami yapıldı. Abacı Köyü’nde yaşayan yurttaşlar, duruma tepki gösterdi.

    *KPSS’de 96 puan alan ve Sağlık Bakanlığı’nın açtığı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanlığı kadrosuna başvuran sağlıkçı A.D’ye mülakatta, ‘Yozgat’taki köyünün Alevi mi Sünni mi’ olduğu soruldu. Alevi olduğunu söyleyen A.D. mülakatta elendi.

    *Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İl Milli Eğitim Müdürlükleri üzerinden öğrencilerin din derslerini seçmeleri için yönlendirme yapıyor. Elazığ Atatürk Anadolu Lisesi’nde seçmeli ders adı altında öğrencilere haftada 7 saat din dersi dayatılıyor. Seçmeli ders olmasına rağmen ne öğrencilere ne de velilere herhangi bir bilgi verilmeden ‘Kuran’ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, Temel Dini Bilgiler’ dersleri okul yönetimi tarafından seçilmiş. Din dersleri saati diğer tüm derslerden daha fazla.

    *Hacı Bektaş Veli Dergahı’na Ağustos ayı içerisinde asıldığı tespit edilen “Hacı Bektaş Veli Külliyesi Unesco Dünya Miras Geçici Listesinde yer almaktadır” yazılı tabela asıldı. Tepkilere karşın tabela hala indirilmedi.

    *Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri kapsamında Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine giden Abdal kadınlar, kaldıkları Hacı Bektaş Veli Dergâhı Vakfı’na ait misafirhane şiddet ve hakarete uğradıklarını söyledi. Kadınlara şiddet ve hakarette bulunduğu belirtilen isim ise geçen yıl Veliyettin Ulusoy’a karşı kurulan Ocakzadeler Meclisi adlı yapının üyesi Celal Abbas Ulusoy. Ulusoy daha sonra gelen tepkiler üzerine özür diledi.

    *İstanbul Esenlerde devam eden istimlak çalışmaları sebebiyle Ana Meryem Türbesi yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya. Ana Fatma Cemevi Başkanı Hüseyin Acaray, konuya ilişkin açıklama yaparak “İnancımızın yaşatılabilmesi için türbemizi yıktırmayacağız” dedi. Esenler ilçesi Tuna Mahallesi’ndeki Ana Meryem Türbesi, yapımı süren okul inşaatı sebebiyle tehlike altında. Türbenin yıkılmak istendiğini söyleyen Ana Fatma Cemevi Başkanı Hüseyin Acaray, konuya dikkat çekerek yardım talebinde bulundu.

    20. MİLLİ EĞİTİM ŞURASI’NDA ANA OKULLARINA DİN DAYATMASI

    *7 yıl aranın ardından toplanan 20. Milli Eğitim Şurası’nda kurulan “Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği”, “Mesleki Eğitimin İyileştirilmesi” ve “Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi” özel ihtisas komisyonları üyeleri, görüş ve önerilerden oluşan taslak maddeler üzerinde dünkü çalışmalarını tamamladı. 20. Milli Eğitim Şurası’nda 128 maddede tavsiye kararı alınırken, şurada alınan kararlar arasında, başta Aleviler olmak üzere toplumun tepki gösterdiği “Okul öncesi öğretim programında çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınarak din, ahlak ve değerler eğitimi yer almalıdır” gösterildi.

    *İlahiyatçı Hayrettin Karaman, kendisine ait internet sitesinde, kendisini Sünni olarak ifade eden bir kadının, “Alevi ile evlenilir mi?” yönündeki sorusuna “Eğer bilerek Aleviliğini koruyorsa, Alevilere ait olup İslam ile bağdaşması mümkün olmayan inançları ve uygulamaları muhafaza ediyorsa o genç ile Sünni bir kız evlenemez” yanıtını verdi.

    ALEVİLERİN İNANÇ MERKEZLERİ VE YAŞAM ALANLARI DA TEHDİT ALTINDA

    Alevilerin inançları ve inanç merkezileri kabul edilmezken, yaşam alanları da tehdit altında.
    *Maraş’ın Pazarcık İlçesine bağlı Alevi köyü Çöçelli’de taş ocağı yapılmak istenmesinin ardından şimdi de fabrika yapılması gündemde. Fabrika yapılmak istenen yerde dinamitlerin patlatılması sonucu evlerde hasar oluşurken, fabrika Maraş ve Antep bölgesindeki plastik atıkları yakarak elektrik enerjisi elde edecek. Yaşam alanlarının yanında yapılan taş ocağına ve fabrikaya tepki gösteren köylüler, ‘Çöçelli’de fabrika istemiyoruz. Bu fabrikayı yapmak için kaç kişiyi öldüreceksiniz, kaç kişi çıkar sağlıyor? Burada zeytin topluyor evimize ekmek götürüyoruz. Burası tarım ile uğraşan bir köy” diyerek projesinin iptal edilmesini isteyerek, yol kapatma, oturma eylemi ve basın açıklamaları yaparak protesto etti. Bazı eylemlere jandarma tarafından sert müdahalede bulunuldu.

    *Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı Üçpınar Köyü’ne yapılan siyanürle altın aranan maden ocağı, köydeki tarım ürünlerine ve hayvancılığa zarar veriyor. Üçpınar Köyü’nde yaşayan yurttaşlar yaşadıkları zorlukları anlatarak maden ocağının kapatılmasını istediler. Köy sakinleri ayrıca Alevi oldukları için köylerinde şebeke suyu olmadığının da altını çizerek dağlardan imece usulü su getirdiklerini anlattılar.

    *Malatya’nın Doğanşehir ilçesi Dedeyazı Mahallesi’ne 20 yıl önce kurulan maden ocağı kaçak faaliyetlerine devam ediyor. Yaşanan tahribat sebebiyle bir bütün olarak canlı yaşamı tehlikeye atılıyor. Hafriyat kamyonları, çıkarılan toprak ve kayaları mahallenin içinden geçerek taşıyor. Yüksek tonajlı araçlar ve patlatılan dinamitler sebebiyle bir bütün olarak çevresel tahribat yaşanıyor. Mahalledeki kayısı ağaçları başta olmak üzere birçok bitki de durumdan zarar görüyor.

    *Bingöl’ün Adaklı ilçesine bağlı Karer bölgesindeki köylerde yaşayan yurttaşların evleri ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle yıkılarak Adaklı’da yapılacak TOKİ binalarına taşınmak isteniyor. Köylerinde ev yapmalarına izin verilmediğini söyleyen yurttaşlar, sağlam olan evleri için ağır hasar kaydı tutulduğunu belirterek bu yolla göç ettirilerek köklerinden koparılmak istendiklerine işaret ediyorlar.

    *AKP iktidarı tarafından Terolar köyünde 27 bin kişilik AFAD kampının yanına halkın rızalığı alınmadan inşasına başlayan 3 katlı okul yapımına başlandı. Okulun yapılmasıyla birlikte kampın kalıcılaşacağını ve Terolarda demografik yapının değişeceğini belirten yurttaşlar, okul yapımının durdurulmasını istedi. Açıklamalarda, yapılması planlanan bütün projelerde bölgenin demografik yapısının bozulmasının hedeflendiği belirtildi.

    ALEVİLER VE KURUM TEMSİLCİLERİ GÖZALTINA ALINDI, TUTUKLANDI YARGILANDI

    *KHK ile kapatılan, Alevilerin sesi TV10 çalışanlarına yönelik asılsız beyanlarla yargılama süreci devam ediyor. Alevilerle ilgili hazırladığı belgesellerden dolayı hakkında dava açılan TV10 çalışanı Rohat Emekçi’nin İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki duruşmaları görüldü. Dava beraatla sonuçlandı.

    *Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan 23 kanaldan biri olan TV10 kameramanı Kemal Demir ile kanal çalışanı Kemal Karagöz’ün “örgüt üyesi olmaksızın örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 28’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Kemal Karagöz’ün “örgüt üyeliği” suçlamasından beraatine karar verdi. Kemal Demir ise “örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme” suçlamasından 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı ve hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının aldığı cezanın infazının başlamasına kadar devamına hükmedildi.

    *Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Kurucu Başkanı Turgut Öker, Almanya’daki bir mitingte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı protesto ettiği için yargılanıyor. İstanbul’da görülen duruşmada, Öker hakkında açılan dava dosyalarının birleştirilmesine ve bir sonraki duruşmanın 15 Mart 2022 tarihine ertelenmesi yönünde karar verildi.

    *İmara aykırı cemevi yapmak suçlamasıyla yargılanan AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş’ın duruşması görüldü. Odabaş, duruşmada “Cenazelerimizi yıkayacak suyumuzu bile kestiler” derken; dava 3 Mart 2022’ye ertelendi.

    *Yazar Erdal Yıldırım, sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    *Dersim’de evinden gözaltına alınıp 11 Şubat 2021 tarihinde tutuklanarak Elazığ Cezaevi’ne gönderilen Veli Yıldız’ın üçüncü duruşması sonrası yurt dışı çıkış yasağı verilip, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    *Maraş Katliamı’nın 41. yıl dönümünde yaptığı konuşma nedeniyle Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Genel Başkanı İsrafil Erbil hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede Erbil’in Maraş Katliamı’nın 41. yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen anma sırasında yaptığı konuşmalar yer aldı.

    *Alevi kurum yöneticileri ve aktivistlerine yönelik mahkeme süreçleri tüm hızıyla sürerken, Alevilere dönük katliam, nefret suçu ve ayrımcılığa karşı sürece yayan, takipsizlikle sonuçlandırılan yada dava konusu yapılmama durumu yaşandı.

    *Madımak Oteli’nde kalan 33 canın yakılarak katledilmesinin ardından, katliamda hayatını kaybedenlerin yakınları, 2014’te Yüksek Mahkemeye yaptıkları bireysel başvuruda yargılama sürecinin etkili yapılmadığı ve adil yargılamaya ilişkin hükümlerin ihlal edildiği kaydedilmiş, Madımak Oteli’nin yakılmasına ilişkin eylemin “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi ve bu sebeple zamanaşımına uğramaması gerektiği belirtilmişti. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, gündem toplantısında başvuruyu görüştü. Toplantıda başvurunun ertelenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Hollanda Sosyalist Parti Milletvekili Saadet Karabulut’un, Sivas Katliamı ile ilgili Hollanda Dışişleri Bakanı’na yönelttiği soru önergesine cevap geldi. Dışişleri Bakanı Stef Blok, “Hollanda bu davayı ciddi ve detaylı bir şekilde takip etmeye devam edip, özellikle davada uluslararası hukukun ihlal edilmemesine dikkat edecektir” açıklamasını yaptı.

    *Hubyar ismine yönelik ticari marka işleminin iptali davası Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından kabul gördü. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada “Alevi Bektaşi toplumunun değerlerinin hiçbir kurum veya kişi tarafından isim patentinin alınmasının doğru olmadığını defalarca kamuoyu ile paylaşmıştık” denildi.

    TÜRKİYE AİHM KARARLARINI BU YIL DA UYGULAMADI

    *Alevilerin zorunlu din derslerinin kaldırılması ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi konusundaki başvurusunu AİHM 2014 yılında haklı bularak cami, kilise ve sinagogların yararlandığı hakların cemevleri için de geçerli olduğuna hükmederek, Türkiye’nin suçlu olduğunu ifade etmişti. Kararın uygulanmaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye’ye 2020 Haziran ayına kadar bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda kapsamlı bir eylem planının hazırlaması ve bunun bir takvime bağlanması için mühlet verdi. Sürenin dolmasına karşın Türkiye kararları uygulamadı.

    *Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, ‘devletin Alevi toplumuna, onun dinsel pratiklerine ve ibadethanelerine yönelik tutumunun, devletin nötr olma ve taraf tutmama göreviyle ve dini toplulukların özerk varolma hakkıyla bağdaşmadığına’ karar verdi.

    *AKP-MHP bloku ise, görevlendirdiği kimi isimler aracılığıyla “talepler raporu” hazırladı. Gittikleri cemevlerinde ‘Neye ihtiyacınız var?’ sorusu yöneltilirken, Alevi kurum yöneticileri ve inanç temsilcileri Alevilerin taleplerini sıraladı.
    Tüm bu gelişmelerin sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “58 ilde 1585 cemevini ziyaret ettik” sözü, kamuoyunda yeni bir ‘Alevi açılımı’ tartışmalarına yol açtı. Dedelere maaş bağlamaktan, cemevlerinin ‘kültür evi’ olarak tanımlanması gibi çalışmaların yer alacağı iddia edilen ‘açılım’a Aleviler tepkili. Alevi inanç önderleri parayla inancın yapılmayacağını belirtirken, Alevi kurum temsilcileri de, iddia edilen ‘açılımı’ seçim yatırımı olarak değerlendirdi.

    ISPARTA CEMEVİ AÇILIŞINDA BELEDİYE BAŞKANININ KÜRSÜYE ÖLÇÜSÜZ MÜDAHALESİ

    *İktidarın görevlendirdiği isimler cemevlerini dolaştığı dönemde, Isparta Cemevi’nin açılışında söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan’ın Diyanet’i eleştiren konuşmasına AKP’li Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen tarafından müdahale edilerek kürsüden indirmeye çalıştı. Kaplan’a yönelik ölçüsüz üslup ve müdahaleyi kabul etmeyen Alevi kurum başkanları kürsüde söz almayarak durumu protesto ederken, Alevi toplumu büyük tepki gösterdi.
    Cemevlerinin her ne kadar inanç merkezi olarak kabul edilmese de, bir biri ardına onlarca cemevi açıldı veya temeli atılırken, Alevi toplumu, cemevlerinin statüsünün kabul edilmediği, açılan cemevlerinin ‘gecekondu’ olduğu ve yerel ve ulusal iktidarların arka bahçesine dönüştürülmek istendiğini belirterek, “Varolan cemevlerinin tanınması ve Alevi kurumları ve inanç önderleri tarafından içinin doldurulması” çağrısında bulundu.

    *Alevilerin sürdürdüğü hukuk mücadelesi sonuç verdi. Kıraç Cemevi artık elektrik faturası ödemeyecek. Elektrik faturasını ödemediği için CK Boğaziçi Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile mahkemelik olan cemevi, 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davayı kazandı. Cemevi artık elektrik faturası ödemeyecek.

    *Mersin Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı Ocak ayı olağan meclis toplantısında Yenice Sıtkı Baba Cemevinin imar planlarına ‘ibadethane yeri’ olarak işaretlenmesini oy çokluğuyla kabul etti.

    HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHINA YALIN AYAK YÜRÜYÜŞ

    *Aleviler yıl boyunca sözlerini söylemeye devam etti. 2021 UNESCO Hacı Bektaş Veli Anma Yılı ve 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında, Hacıbektaş’a üç koldan yalınayak yürüyüş yapıldı.
    Yürüyüş sonunda “Dergahlarımızın işgal altında olmasını istemeyiz” denildi. İBB de, Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’ni, 30 Temmuz -1 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Yenikapı etkinlik alanında gerçekleştirdi.

    *Alevilerin yoğunluklu yaşadığı Türkiye’nin asimilasyon politikaları ve tanımazlık hali devam ederken, Avrupa’da Alevilik bir inanç olarak kabul edilmeye devam ediliyor. Almanya’da ilk olarak 2012 yılında Hamburg eyaletinde imzalanan ‘hak eşitliği’ anlaşması; Aşağı Saksonya, Bremen, Rheinland-Pfalz eyaletlerinden sonra son olarak Schleswig-Holstein Eyaletinde imzalandı. Bu anlaşma ile birlikte Aleviler diğer inanç gruplarının sahip olduğu tüm haklara sahip olacak.

    *Avrupa’da ve Türkiye’de bulunan 18 Alevi Kültür Merkezi/Cemevi ‘Yol Kardeşliği’ projesi kapsamında birlikte hareket edeceklerini açıkladı ve yıl içinde ilk adımları atıldı. Bundan sonra söz konusu Alevi kurumlarının birbirlerine her anlamda sahip çıkacakları, birbirlerini koruyup, kollayacakları, yolun öğretilerini gelecek nesillere aktaracakları belirtildi.

    *AABF, Köln-Wuppertal Konservatuar’ıyla birlikte önemli bir projeye imza attığını duyurdu. ‘Müzik Akademisi’ isimli projenin ilk adımı olan ‘Bağlama/Koro Sertifika Eğitim Programı’ hayata geçirildi. AABF yaptığı açıklamada, “Hayal ettik, inandık, istikrarlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürdük ve de sonunda hedefimize kavuştuk. Resmi olarak atılan imzayla aynı zamanda AABF’mizin kendi konservatuarını kurması anlamını taşıyor” denildi.

    İngiltere’de 21 Mart 2021’de nüfus sayımı yapılacak. 10 yılda bir gerçekleştirilen sayım, bu yıl ilk kez internet üzerinden doldurulacak formlarla yapılacak. Britanya Alevi Federasyonu (BAF) tarafından uzun soluklu bir kampanya süreci yürütüldü.

    TBMM’YE VERİLEN ZORUNLU DİN DERSLERİ CEMEVLERİ İLE İLGİLİ KANUN TEKLİFLERİ BU YIL DA KABUL EDİLEMEDİ

    Alevi kadınlar, kadınların sorunları başta olmak üzere zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi birçok konuda bu yılda seslerini yükseltti.

    *Gülistan Doku’nun bulunması için birçok açıklama, eylem ve sosyal medya üzerinden kampanyalar düzenledi.

    *Dersim, Ankara, İstanbul gibi bir çok ilde Alevi kadınlar, çocuk istismarının meşrulaştırılmasına karşı, “İstismar ile kurulan aile anlayışınızı kabul etmiyoruz” diyerek bir açıklama yaptı. Alevi kadınlarının mücadelesi ile Kadıncık Ana Türbesi yeniden hayat buldu.

    *Fransa Alevi Kadınlar Birliği ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği öncülüğünde yürütlen yoğun çalışmalar sonucunda Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesindeki Kadıncık Ana Evi’nin restorasyon çalışmaları başlatıldı ve hızlı bir çalışma sonucunda tamamlandı.

    KORONAVİRÜS SALGINI ALEVİLERİ, İNANÇLARINI VE İBADETHANELERİNİ DE ETKİLEDİ

    Koronavirüs pandemisinin hayatımıza girdiği 2020 Mart ayından itibaren salgının Aleviler ve kurumlarına da yansıması oldu. Dersim, Çorum, Sivas Madımak katliamlarını protestoların  yanı sıra cemevilerinde yürütülen cem ve Hakk’a uğurlama erkanı kontrollü bir şekilde gerçekleştirildi. Muharrem (Matem) Orucu gibi oruç günleri ve Newroz, Gadir-Hum Bayramı gibi bayramlar ve festivaller sınırlı katılımlarla yapıldı.

    BİRÇOK ALEVİ CAN ARAMIZDAN AYRILDI

    Üryan Hızır Ocağı Pirlerinden Ali Büyükşahin, Bawa Mansur Ocağı Piri Veli Doğan, Dersimli Araştırmacı-Yazar Haydar Işık, Baba Mansur Ocağı evladı Fidan Zozan Yıldız, Seyit Rıza’nın Torunu Ali Ekber Polat ve Rüstem Polat, Dersim 38 tanıklarından Bıra Çorak, Derviş Cemal Ocağı pirlerinden Turabi İnce, Ağuçan Ocağı evlatlarından Lütfü Özer, Şıx Delîl Berxecan Ocağı evlatlarından Hüseyin Erdoğan, Sinemilli Ocağı’ndan Hatice Yüksel Ana, Hıdır Abdal Ocağı Dedelerinden Mustafa Yıldız, Kureyşan Ocağı Piri Turabi Genç, Hasan Efendi’nin evladı Pir Kamer Canpolat (Ağa Dede), Pir sultan Abdal Kültür Derneği Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, Axuçan Ocağı pirlerinden Hasan Genç Hakk’a yürüdü.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Koronavirüsten 179 kişi daha hayatını kaybetti

    Koronavirüsten 179 kişi daha hayatını kaybetti

    PİRHA- Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 179 kişi daha hayatını kaybetti, 19 bin 95 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın günlük açıkladığı koronavirüs verilere göre son 24 saatte 352 bin 438 test yapıldı ve 19 bin 95 yeni vaka tespit edildi. 179 kişinin koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dersim İHD Yöneticisi Aral: 2021 yılı Dersim açısından yasaklarla geçen bir yıl oldu-VİDEO

    Dersim İHD Yöneticisi Aral: 2021 yılı Dersim açısından yasaklarla geçen bir yıl oldu-VİDEO

    PİRHA-İHD Dersim Şube Yöneticisi Agit Aral, “İfade özgürlüğünü cezalandıran bir baskı rejimiyle karşı karşıyayız. O yüzden 2021 yılı Dersim açısından yasaklarla geçen bir yıl oldu” dedi. Aral, “İnsanlar sürekli baskı altında ve artık bu kentte yaşanmaz hale getirilen güvenlikçi politikalar neticesinde çoğu insan yurtdışına gitmek zorunda kalıyor” diye konuştu.

    10-17 Aralık İnsanlar hakları haftası. Türkiye’de 2021 yılı insan hakları açısından en karanlık dönemlerinden biri oldu. Hasta olan tutuklular tahliye edilmiyor, siyasi partiler düşüncelerini halka aktaramıyor, avcılık faaliyetleriyle hayvanlar öldürülüyor, Alevi köylerinde ezan okutuluyor.

    İHD Dersim Şube Yöneticisi Agit Aral, Dersim’de 2021 yılında yaşanan hak ihlallerine dair PİRHA’nın sorularını yanıtladı.

    “BASKI MEKANİZMASIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    PİRHA: Tunceli Valiliği’nin sürekli eylem ve etkinlik yasağı getirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    AGİT ARAL: Her siyasi parti, demokratik bir şekilde kendisini ifade etme özgürlüğüne sahiptir ama Dersim’de OHAL dönemiyle birlikte halen devam eden insanların kendisini ifade edememesi gibi baskı mekanizmasıyla karşı karşıyayız. Tunceli Valiliği, muhalif sesi baskılayarak insanların kendisini ifade etme hakkını elinde almaktadır. İfade özgürlüğünü cezalandıran bir baskı rejimiyle karşı karşıyayız. O yüzden 2021 yılı Dersim açısından yasaklarla geçen bir yıl oldu.

    -Yasaklı bölgeler insanlarda nasıl mağduriyetler ortaya çıkardı?

    Tunceli Valiliği, yaptığı açıklamada 29 yerin geçici özel güvenlik bölgesi olarak açıkladı. Geçici özel güvenlik bölgesi ilan edilmesiyle insanlar geçimlerini sağladığı gulik, ışkın, mantar gibi ürünlere ulaşamamışlardır ve yoksulluğa itilmiştir. İnsanların kendi cenazesini köyüne gömmelerini devlet sakıncalı buluyor. Sadece 2021 yılıyla alakalı bir durum değildir 90’lı yıllardan beri devletin Dersim toplumuna yoğun baskısı var.

    “DERSİM’İN DOĞASIYLA OYNAMAYIN”

    -Avcılık faaliyetlerini hak ihlalleri açısından nasıl değerlendirirsiniz?

    Devlet sadece coğrafyayı insansızlaştırmayla yetinmiyor doğasına da yöneliyor. Devlet Dersim’de kutsal olan dağ keçilerini bilerek hedef haline koymuş durumda. Özel bir politika uygulanarak dışarıdan avcılar getiriliyor. Dersim’in doğasıyla bu kadar oynamayın insanların yaşam hakkı kadar hayvanların da yaşam hakkı var. İnsanlar yasaklı bölge olması sebebiyle köylerine gidemezken, avcılar elini kolunu sallayarak gidebiliyor, avcılar bu gücü nereden alıyor? Sosyal medyada katlettikleri hayvanların fotoğraflarını sergilemekten hiç utanç duymuyorlar. Son 16 yıl içerisinde 17 bin avcılık kursu açılıyor ve 500 bin avcılık sertifikası veriliyor.

    -Dersim’de her yaz çıkan orman yangınları var!

    Dersim’de çıkan orman yangınlarının söndürülmesi devlet tarafından askeri güvenlik bölgeleri gerekçe gösterilerek izin verilmiyor. Ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan orman yangınlarına devlet bütün imkânlarını kullanırken Dersim’de hiçbir şekilde müdahale edilmiyor, müdahale etmek isteyen gönüllüler de engelleniyor. Orman yangınlarında yerleşim yerlerine sıçrama riskiyle karşı karşıya kaldı. Ülkenin diğer bölgelerinde çıkan yangınlar bölgeyi ranta açmak için çıktığını biliyoruz ama Dersim’de orman yangınlarının çıkmasının nedeni coğrafyayı insansızlaştırmaktır.

    “706 GÜNDÜR ADALET YOK”

    -Gülistan Doku 706 gündür yok, yaşam hakkı ihlali var mı?

    Yaşam hakkı ihlali vardır, 706 gündür işlemeyen bir adalet mekanizması var. Yargılanmayan faiiler var, herkese işleyen adalet nedense bu davada işlemiyor. 706 gündür acılı aile kızım nerede diye soruyor, bizler de soruyoruz. Yargılama ne aşamadadır, failler belliyken neden yargılanmıyorlar? Gülistan Doku özelinde Dersim’de kadına yönelik özel bir politika uygulanıyor. Kentin girişinden çıkışına kadar kameralarla izleniyorsunuz bu kadar güvenlikli bir yerde Gülistan Doku’nun akıbetinin hala bilinmemesi kafalarda halen büyük bir soru işaretidir. 706 gündür işlemeyen adaletin işlemesini talep ediyoruz.

    -Alevi köylerinde ezan okutulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Kamuoyunun çok yoğun tepki göstermesiyle ezan okutulması geri çekildi. Kendi inancını yaşamasına izin verilmeyen bir toplumda yaşıyoruz, Dersim’in inancına saygı duyun.

    “İNSANLARIN GÖMÜLMESİNE BİLE İZİN VERİLMİYOR”

    -Ailelere verilmeyen cenazeler konusunda ne söylemek istersiniz?

    İnsan haklarıyla insandır, her insan eşit ve özgür biçimde doğar o yüzden her insanın eşit bir şekilde gömülmeye hakkı vardır. Fakat uygulanan güvenlik politikaları sebebiyle hayatını kaybeden insanların kefenlenmesine bile izin vermeyen bir yapıyla karşı karşıyayız. İnsanlık dışı uygulamadır, bir mezarının olmasını talep eden ailelere güvenlikçi politikalarla müdahale ediliyor. Bu uygulamalar insanlarda derin tahribatlara neden oluyor.

    -Dersim’de ajanlık dayatması ve koruculuk sistemiyle insanlar baskı altında mı?

    Dersim’de güvenlik politikalarının sonucu olarak insanlar ajanlık dayatmasıyla karşı karşıya. İnsanlar sürekli baskı altında ve artık bu kentte yaşanmaz hale getirilen güvenlikçi politikalar neticesinde çoğu insan yurtdışına gitmek zorunda kalıyor. O yüzden devlet bir an önce ajanlaştırma politikalarına son vermelidir. Koruculuk burada yaşayan insanlar için bir tehdit oluşturmaktadır. İHD olarak koruculuk sisteminin kaldırılması ve güvenlikçi politikalardan vazgeçilmesi çağrısı yapıyoruz.

    Cihan BERK/DERSİM

     

  • FUAF’tan yarışmayı kazananlara hediye paketi

    FUAF’tan yarışmayı kazananlara hediye paketi

    UNESCO 2021 Hünkar Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre Yılı çerçevesinde, FUAF Kültür Sanat Komisyonu’nun düzenlediği yarışmada resim dalında katılan 22 çocuk veya ergenlerimize, boyama kalemleri hediye edildi.

    UNESCO tarafından 2021 yılının Hacı Bektaş-i Veli, Yunus Emre ve Ahi Evran Yılı ilan edilmesi nedeniyle Fransa Alevi Birlikleri’nin (FUAF) düzenlediği yarışmada kazananlara teşekkürnameleri takdim edildi.

    Boyama kalemleri AKM Başkanları tarafından ergenlere, teşekkürnameleri ile takdim edildi.

    Yarışmada dereceye girenler şöyle:

    Marsilya AKM
    – Dilan DEMİR
    Toulouse AKM
    – Ezgi AKHAN
    – Léna Göktaşlar
    Nancy AKM
    – Ezel BULUT
    – Ela BULUT
    Metz AKM
    – Elin ESKİCİNDİL
    – Toprak FİDAN
    St Avold AKM
    – Zöhre ŞAPKUR
    – Hatice ŞAPKUR
    – Azad Süleyman ALADA
    – Soline UĞUR
    – Idil UĞUR
    – Ali ŞAPKUR
    – Havin ŞAPKUR
    – Asmin ŞAPKUR
    Saint Louis AKM
    – Seyid Ali KIZILYATAK
    Reims AKM
    – Hayat KARADEMİR
    Paris AKM
    – Fatmagül UĞURLU
    – Azra AKDOĞAN
    Montbeliard AKM
    – Okan DASTAN
    – Volkan DASTAN
    Avignon AKM
    – Selin ÜNCÜCAN BOLLENE
    Istanbul
    – Sevnur ATEŞ

    (HABER MERKEZİ)

  • Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne yönelik alınan kararlar açıklandı

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne yönelik alınan kararlar açıklandı

    PİRHA-Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok, bu yıl yapılacak olan Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerine yönelik alınan kararları açıkladı. Altıok, Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri programının ayrıntılarının önümüzdeki günlerde açıklanacağını belirtti.

    Hacı Bektaş Veli Dergahı, 1964 yılında 16 Ağustos günü müze olarak açıldı. 16 Ağustos 1964 tarihiden itibaren her yıl 16-17-18 Ağustos günlerinde ulusal çerçevede, 1990 yılından itibaren de uluslar arası çerçevede Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri olarak düzenleniyor.

    Bu yıl düzenlenecek olan Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok tarafından açıklandı.

    HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENLERİ VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ PROGRAMI 

    Anma Kurulu adına Hacı Bektaş Belediye Başkanı Altıok tarafından kamuoyuna sunulan açıklama şu şekilde:

    58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri çerçevesinde Anma Kurulu tarafından gerçekleştirilen toplantıda aşağıdaki kararlar alınmıştır.

    • 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri 57 yıldır olduğu gibi hiçbir kurum, kuruluş veya kişinin himayesinde olmadan ; Hacıbektaş Belediyesi ve Anma Kurulu ile Alevi-Bektaşi Kurumları birlikteliğinde gerçekleştirilecektir.
    • 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, 2021 UNESCO Hacı Bektaş Veli Yılı kapsamında bu yıl 16-22 Ağustos tarihleri arasında bir hafta sürecek şekilde düzenlenecektir.
    • Bilindiği üzere Alevi Bektaşi kültüründe önemli bir yer tutan Muharrem Ayı ‘’Matem Orucu’’ bu yıl 16-17-18 Ağustos tarihlerini de kapsamaktadır. Alevi Bektaşi Kurum temsilcileri ve kanaat önderlerinin de talepleri doğrultusunda 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında düzenlenecek etkinliklerde bu tarihlerde Matem Ayına da uygun yalnız sergi, panel, konferans ve tiyatro etkinlikleri düzenlenecek olup, protokol programı 21 Ağustos Cumartesi günü, konser ve diğer etkinlikler ise 21 Ağustos Cumartesi ve 22 Ağustos Pazar günü düzenlenecektir.
    • 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri programının ayrıntıları önümüzdeki günlerde açıklanacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    PİRHA/ HACIBEKTAŞ

  • Gezi Direnişi 8. yılında sosyal medyada

    Gezi Direnişi 8. yılında sosyal medyada

    PİRHA-Gezi Parkı’nın yıkılıp yerine Topçu Kışlası yapılmasına karşı onbinlerce yurttaşın başlattığı Gezi Direnişi’nin üzerinden 8 yıl geçti. 

    Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nda bir kısım ağaçların kesilerek alışveriş merkezi yapılması girişimine karşı başlatılan protesto eylemlerinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nın yaklaşık 2 hafta süren işgali sırasında, birbirinden çok farklı siyasi görüş ve kesimlerden insanlar bir araya geldi, dayanıştı. Burada, bir ruh oluştuğu söylendi, adına “Gezi ruhu” denildi.

    Onlarca insanın yaşamını yitirdiği, 36 kişinin gözlerini yitirdiği ve binlerce insanın yaralandığı Gezi’nin direniş ruhu devam ediyor.

    Gezi Direnişi’nin 8. yıldönümü dolayısıyla #Gezi8Yaşında hastagi ile sosyal medya üzerinden mesajlar paylaşılmaya devam ediyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim, baharı rengarenk çiçekleriyle karşıladı-VİDEO

    Dersim, baharı rengarenk çiçekleriyle karşıladı-VİDEO

    PİRHA- Havaların ısınmasıyla canlanan bitki örtüsünün baharı müjdelediği Dersim’in Mazgirt ilçesinde, doğada güzel manzaralar oluştu.

    Dersim’de havanın ısınmasıyla İlkbahar kendisini hissettirmeye başladı.

    Havaların ısınmasıyla canlanan bitki örtüsünün, baharı müjdelediği Dersim’in Mazgirt ilçesinde, uyanan doğada güzel manzaralar oluştu.

    Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Basu (Güneşdere) Köyü’nde, İlkbahar ile birlikte canlanan doğa, rengarenk çiçekleriyle eşsiz manzaralar sunuyor.

    Diren SATI/DERSİM

     

  • Yüzbinler Diyarbakır’dan mesaj verdi: HDP bir dükkan mı, siz nereyi kapatıyorsunuz?-VİDEO

    Yüzbinler Diyarbakır’dan mesaj verdi: HDP bir dükkan mı, siz nereyi kapatıyorsunuz?-VİDEO

    Diyarbakır Newroz’u için sabahın erken saatlerinden itibaren alanı dolduran Diyarbakırlılar,  iradelerinin yok sayılmasına ve HDP’nin kapatılma davasına karşı haykırdı.

    Alanda konuşan  HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Hangi güç yeter bu halkı kapatmaya, hangi güç yeter bu iradeyi kapatmaya, başaramayacaklar. HDP dükkan mıdır? Siz neyi kapatıyorsunuz. HDP halktır halk, HDP umudun adresidir, HDP bu ülkede özgürlük ve barış içinde yaşamın güvencesidir” dedi.

    Newroz kutlaması için güne erken başlayan Diyarbakırlılar, kayyum yönetimindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı otobüslerin Newroz alanına sefer gerçekleştirmemesinden dolayı gruplar halinde Newroz alanına yürüdü.

    Newroz Parkının kontrol noktalarında sabah erken saatlerinde uzun kuyruklar oluşurken, “Newroz ateşiyle direnelim, özgürleşelim” şiarıyla binlerce kişi alana girmeye başladı. Alana girişler HES koduyla gerçekleştirildi.

    Alana “Newroz barış, özgürlük, birlik ve özgürlüğü haykırmaktır”, “Kadın kırımına karşı yaşamı ve özgürlüğü savunuyoruz”,  “İnkara, savaşa, sürgüne karşı Kawa’nın direniş ruhudur” pankartları asılırken, 9 dilde Newroz kutlaması yapıldı.

    “Newroz pîroz be” maskeleri takan binlerce kişi, halaylar eşliğinde kutlama gerçekleştirdi. Kadınlar ve erkekler yöresel kıyafetleriyle renkli görüntüler oluşturdu.

    Kürt Dil Platformu ve Kürt Dil Ağı’nın Kürtçenin resmi ve eğitim dili olması talebiyle başlattığı imza kampanyası kapsamında Newroz alanı girişlerine stant kuruldu.

    “RENKLERİMİZLE, DİLİMİZLE BU MEYDANDAYIZ”

    Newroz Tertip Komitesi Başkanı İrfan Söner, yaptığı açılış konuşmasında “Dehak, Kawa’nın direnişi karşısında yenildi ve Newroz ateşini yaktı. 2633 yıldır halklar Newroz bayramını kutluyor. Newroz pîroz be. Newroz, direniştir, eşitliktir, adalet ve demokrasidir. Renklerimizle, dilimizle bu meydandayız” dedi.

    GÜZEL: TECRİT KALKMADIKÇA, BARIŞ GELMEYECEK

    HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, “Kürtleri yok sayanlar bu meydana baksınlar. Kürtler bu direniş meydanında. Hangi iktidar bu gerçekliği yok edebilir” dedi.

    Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair  konuşan Güzel, “Direnişçi kadınlar, iktidarlar mücadelemizi yok etmek istiyor, kazanımlarımızı elimizden almak istiyorlar. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Biz varız, var olacağız, kendimiz olacağız. Bu politikalara karşı mücadele edeceğiz” diye belirtti.

    Öcalan üzerindeki tecride dikkat çeken Güzel, “Ortaya atılan iddiaların giderilmesi için tecridin sonlandırılması gerekiyor. İmralı’ya yaklaşım, Kürt halkına, Kürt sorununa yaklaşımdır. Tecride karşı 115 gündür tutsaklar açlık grevinde. Tecrit kalkmadıkça, bu topraklara barış gelmeyecektir” dedi.

    ÇİFTYÜREK: İŞTE MEYDAN, KÜRT HALKI

    Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek ise, Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olması için başlatılan imza kampanyasına destek vermeye çağırdı. Çiftyürek, Kürt halkına ve Kürt siyasetine yönelik baskılara değinerek, şunları söyledi: “Ferman padişahın ise meydan halkımızındır. İşte meydan, işte Kürt halkı. Kürt siyaseti yüz yıldır sokaklarda siyaset yapıyor. Meclis’te Kürt siyasetini hedef alınmasıyla siyaset bitmez. Fermanlarınızı tanımıyoruz, işte Kürt halkı, işte siyaset bu meydanda.”

    SANCAR: HDP DÜKKAN MI, SİZ NEYİ KAPATIYORSUNUZ?

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Newroz özgürlüğe olan tutkudur yaşam biçimidir. Newroz ateşi yandığı sürece hiç kimse bizlere boyun eğdiremez, diz çöktüremez” ifadelerini kullandı.

    Partilerine yönelik baskıların bitmediğini belirten Sancar, mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirerek, “Haksızca, hukuksuzca halkın iradesini gasp ettiler. Bununla da bitmiyor bu sabah Gergerlioglu’nu abdest alırken gözaltına aldılar. İşte bu kadar kötüler işte bu kadar saygısızlar. Newroz meydanını dolduran milyonlar diyor ki biz size boyun eğmeyeceğiz. Bu ülkeye özgürlüğü demokrasiyi, barışı hep birlikte getireceğiz. Söz olsun mutlaka kazanacağız mutlaka başaracağız. Siyasetle yenemedikleri HDP’yi, şimdi savcılarını harekete geçirerek kapatmaya çalışıyorlar. Hadi diyelim HDP’yi kapattınız, bu halkı ne yapacaksınız. Hangi güç yeter bu halkı kapatmaya, hangi güç yeter bu iradeyi kapatmaya, başaramayacaklar. HDP dükkan mıdır? Siz neyi kapatıyorsunuz. HDP halktır halk, HDP umudun adresidir, HDP bu ülkede özgürlük ve barış içinde yaşamın güvencesidir. Buna engel olamayacaksınız. İşte buradayız bu size dert olsun, kaybedeceksiniz” dedi.

    “BU HALK SİZE BOYUN EĞMEYECEK”

    Diyarbakır Newroz alanını dolduran yüzbinlere işaret eden Sancar, “Bütün Newroz meydanlarını dolduran milyonlar diyor ki; biz size boyun eğmeyeceğiz. Kötülüğüne geçit vermeyeceğiz. Bu ülkeye özgürlüğü, demokrasiyi, barışı hep birlikte getireceğiz. Söz olsun, mutlaka başaracağız. Mutlaka kazanacağız” sözleriyle direniş ve mücadele vurgusu yaptı.

    “HALKI BİR YERE KAPATAMAZSINIZ!”

    Siyasetle yenemedikleri HDP’yi, savcılarını harekete geçirerek kapatmak istediklerini söyleyen Sancar, şöyle konuştu:

    “Sarayın talimatıyla bir dava açıyor Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı. Öyle bir iddianame ki hukuk tarihine büyük bir ayıp olarak geçecek. Buldukları tek şey bizim barış sesimizdir, özgürlük isteğimizdir, demokrasi çalışmalarımızdır. Başka bir şey yok. Peki, hadi diyelim HDP’yi kapattılar, ya bu halkı ne yapacaksınız. Bu halkı nereye kapatacaksınız, hangi güç yeter bu halkı kapatmaya, bu inancı durdurmaya. Başaramayacaklar. Biz halkımızdan aldığımız güçle, demokratik siyasette ısrarımızı devam ettireceğiz. Biz halkımızın demokrasi, özgürlük ve barış umudunu, siyaset, barış yoluyla gerçekleştirmek için mutlaka hep birlikte yeni yollar yaratacağız. Yeni yollar açacağız. HDP bir dükkan mı? Siz nereyi kapatıyorsunuz? HDP budur, HDP halktır, halk… HDP, umudun adresidir… İşte buradayız. Bu size dert olacak. Kaybedeceksiniz, kaybedeceksiniz, kaybedeceksiniz… Ne yapabilirsiniz daha. Zindanlarınız, savcılarınız, hileleriniz durduramıyor bizi. Çünkü biz direnen halkın umudu, gücüyüz. Ve biz biliyoruz ki direnmek, yaşamaktır. Berxwedan jiyane.”

    “ÖZGÜRLÜĞÜN YOLU ULUSAL BİRLİKTEN GEÇİYOR”

    Konuşmasında, Kürt ulusal birliği çağrısı yapan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Ortadoğu barışının yolu Kürtlerin özgürlüğünden geçiyor. Kürtlerin özgürlüğünün yolu da Kürtlerin ulusal birliğinden geçiyor. Newroz Amed’den Qamışlo’ya, Mahabad’dan Hewlêr’e, Kürt halkının kimliğini, onurunu korumak için, demokrasi ve barış umudunu savunmak için bir araya gelme, ulusal birliği kurma günüdür. Newroz ulusal birliğin sembolü olsun. Bütün Kürtler her şartta ve her yerde ulusal birliği sahiplenmeliler” diye belirtti.

    Diyarbakır Newroz mitingi, yüzbinlerin sloganları ve halaylarla sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • Diyarbakır’da halk Newroz alanında toplanmaya başladı-VİDEO

    Diyarbakır’da halk Newroz alanında toplanmaya başladı-VİDEO

    PİRHA- Diyarbakır’da halk Bağlar’daki Newroz alanında toplanmaya başladı.

    Newroz kutlaması için güne erken başlayan Diyarbakırlılar, sloganlar eşliğinde Newroz Parkı’na akın ediyor.

    Güne erken başlayan Diyarbakırlılar, kent merkezi başta olmak üzere ilçelerden Newroz alanının yolunu tuttu. Newroz Parkı’na girişler başlarken, kentin dört bir yanından yurttaşlar, Newroz alanına akın ediyor.

    Newroz alanına ulaşan yurttaşlar müzikler eşliğinde halaylar çekmeye başladı.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Alevi dedeleri: 2021 yılı barış ve sevgi yılı olsun, pandemi son bulsun-VİDEO

    Alevi dedeleri: 2021 yılı barış ve sevgi yılı olsun, pandemi son bulsun-VİDEO

    PİRHA- Alevi Dedeleri 2020 yılının değerlendirmesini yapıp 2021 mesajlarını paylaştı. Mesajlarda, salgının bitmesi temennisi öne çıkarken, 2021 yılının barış, birlik ve beraberlik içinde geçmesi ifade edildi.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı/ Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, Ağuçan Ocağı’ndan Garip Eken, Hubyar Sultan Ocağı’ından Erdoğan Sezer, Erenler Cemevinden Gözü Kızıl Ocağı’ndan Ali Ekber Çari ve Baba Mansur Ocağı’ndan Baki Erdoğan 2020 yılının değerlendirmesini yapıp 2021 mesajlarını paylaştı.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, 2020 yılının sıkıntılar içinde geçtiğini belirterek, “2021 bütçesi hazırlanırken, Aleviler yok sayıldı. Bu durumu kabul etmiyoruz. Alevilere dönük ayrımcılığın yaşanmasını artık istemiyoruz, haklarının teslim edilmesini istiyoruz. 2021 yılına girerken de ‘bir olalım, iri olalım, diri olalım’” dedi.

    Ağuçan Ocağı’ndan Garip Eken ise, yeni bir yıla girerken güzellikler ve umutlarla girmek istiyoruz diyerek, “Huzur, barış içinde, akan kanın son bulduğu bir yıl olmasını diliyorum” diye belirtti.

    “2021 HAKALRIN KORUNDUĞU BİR YIL OLSUN”

    Hubyar Sultan Ocağı’ından Erdoğan Sezer de, 2020 yılının pandemi dolayısıyla ayrışmanın doruk noktasına ulaştığı bir yıl olduğunu ifade ederek, “ 2021 yılının dostluk, barış ve kardeşlik, inadına birlik ve beraberlik içinde, hak ve hakların korunduğu, ekmeği aça, suyu muhtaca, lokmayı okuyacak gençliğe bağışlandığı bir yıl olsun” sözlerine yer verdi.

    “2021 SEVGİNİN, BARIŞIN, KARDEŞLİĞİN YILI OLSUN”

    Erenler Cemevi’nden Gözü Kızıl Ocağı’ndan Ali Ekber Çari ise, 2020’nin insanlık için hüzün yılı olduğunu vurgulayarak, “Salgından yaşamını yitiren canlara rahmet diliyorum. Korona ile mücadele eden sağlıkçılarımıza şükranlarımı sunuyor, Hak yardımcıları olsun diyorum. 2021 yılı da dünya insanlığı için sevginin, barışın, kardeşliğin yılı olur” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Baki Erdoğan da, 2021 yılında pandemi sonlandığı, savaşın, zalimliğin, haksızlığın azaldığı bir yıl olmasını diledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘2021 pandeminin bittiği bir yıl olsun’-VİDEO

    ‘2021 pandeminin bittiği bir yıl olsun’-VİDEO

    PİRHA- PİRHA mikrofonuna 2020’yi değerlendirip 2021 dileklerini paylaşan kadınlar ve çocuklar, yıl boyunca salgınla mücadele edildiğini belirterek, “Bir taraftan salgın korkusu vardı. Ama bizler evlerimizde toprağımızda ürettik ve yaşama tutunduk. 2021 yılının da barış içinde, pandeminin bittiği sağlıklı bir yol olsun” dediler. 

    Koronavirüs salgını dünyadaki etkisini devam ettirirken, ülkelerde önlemler almaya devam ediyor. Salgında karamsarlık yerine üretimi hedef edinen kadınların hikayeleri umudu da arttırıyor.

    Mersin’de bir araya gelen üretici kadınlar, evlerinde ve topraklarında ürettikleri ürünleri toplumla buluşturdu.

    “DOĞAYA SAYGILI, BARIŞ İÇİNDE, SALGININ BİTTİĞİ SAĞLIKLI BİR YIL OLMASINI İSTİYORUZ”

    Kadınlar ve çocuklar, PİRHA mikrofonuna 2020’yi değerlendirip 2021 dileklerini paylaştı.

    2020’nin çok zor geçtiğini belirten kadınlar, “Her şeyden ders çıkarmalıyız. Yardımlaşacağız, dayanışacağız ve üreteceğiz. Bizler de üretimi eve taşıdık. Öze dönen kadınlar başarılı olacaktır” derken, 2021 yılı içinse “Doğaya saygılı, barış içinde, salgının bittiği sağlıklı bir yıl olmasını istiyoruz” dediler.

    Çocuklar da, salgından kaynaklı sokaklardan, arkadaşlarından, akrabalarından ve okuldan uzak kaldıklarını ifade ederek, “2021 yılının sağlıklı, mutlu ve huzurlu geçmesini diliyoruz” diye konuştular.

    Diren KESER/MERSİN