PİRHA- Erzincan’da Newroz kutlamalarına katılan Hüseyin Taner ve Murat Anlar PİRHA’ya yaptıkları açıklamada Newroz’un Anadolu ve Ortadoğu halkları açısından büyük bir önem taşıdığını vurguladı. Taner ve Anlar, son dönemde bölgede yaşanan savaş ve gerilimlerin gölgesinde Newrozu karşıladıklarını belirtti.
Erzincan’da Newroz kutlamalarına katılan yurttaşlar Newroz’un barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesindeki yerine dikkat çekti.
Newroz’un Ortadoğu halkları için taşıdığı anlamın altını çizen Hüseyin Taner, bu bayramın farklı kültürlerde kutlansa da ortak bir direniş ve dayanışma günü olduğunu belirtti. Taner, “Newroz, Anadolu’da ve Ortadoğu’da yaşayan tüm halkların ortak bayramıdır. Bugün savaşların ve gerilimlerin gölgesinde kutlanıyor olması, Newroz’u daha da anlamlı kılıyor” dedi.
“ORTADOĞU’DAKİ ZULME KARŞI NEWROZ RUHU”
Newroz’un tarihsel köklerine de değinen Taner, Kawa efsanesine atıf yaparak, bu bayramın zulme karşı direnişin sembolü olduğunu ifade ederek, “Kawalar zulme karşı direndi, ateşi yakarak karanlığı aydınlattı. Bugün de aynı ruhla hareket etmek gerekiyor” dedi.
Taner, İran’da yaşanan saldırılar ve bölgedeki emperyalist müdahalelere de tepki göstererek, dış güçlerin “demokrasi” adı altında bölge halklarına müdahalesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Ortadoğu halkları kendi kaderini kendisi belirlemelidir” diyen Taner, tüm halkların özgürlük ve demokrasi talebinin meşru olduğunu dile getirdi.
“BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK İÇİN UMUTLU OLALIM”
Murat Anlar ise Newroz’un barış ve demokrasi umudunu büyütmesi gerektiğini belirtti. 2026 Newrozu’nun, bölge halkları için yeni bir başlangıca vesile olmasını dileyen Anlar, “Ülkemizin ve coğrafyamızın demokrasiye, barışa ve özgürlüğe ihtiyacı var. Newroz’un bu değerlerin müjdecisi olmasını umut ediyoruz” dedi.
Anlar, halkların ortak talebinin barış ve özgürlük olduğunu vurgulayarak, Newroz’un bu taleplerin daha güçlü dile getirildiği bir gün olması gerektiğini ifade etti.
PİRHA- Erzincan Newrozu’na katılan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve Sanatçı Hasan Ali Sezer, 2026 Newroz mesajlarında hem barış sürecine hem de toplumsal eşitlik mücadelesine vurgu yaptı. Newroz’un sadece bir bayram değil, halkların diriliş ve mücadelesinin sembolü olduğunu belirtildi.
‘Demokrasi ve Özgürlük Newrozu’ şiarıyla kutlanan 2026 Newrozu’nda halklar demokrasi ve özgürlük taleplerini haykırıyor. Newroz kutlamalarında barış mesajları öne çıkarken, Erzincan’da Newroz kutlamalarına katılan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve Sanatçı Hasan Ali Sezer Newroz’a yönelik düşüncelerini paylaştı.
“NEWROZ HALKLARIN EŞİT VE KARDEŞÇE YAŞAYACAĞI GÜNLERİN MEŞALESİDİR”
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz’u hem bir uyanış, hem bir diriliş, hem bir mücadele, hem de karanlığa karşı ışık olarak kutladıklarını belirtti.
Önemli bir süreçten geçildiğini ifade eden Irmak, “Newroz da halkların bir arada eşit ve kardeşçe yaşayabileceği mesajların bu doğrultuda verileceği bir gün” ifadelerini kullandı.
Irmak devamında şunları söyledi:
“Biz Newroz’un da bugüne, bu sürece hizmet edecek şekilde kutlanmasını diliyoruz. Çünkü eğer bir ülkede bir halkın dili yasaksa, bir ülkede emekçilerin grevi yasaksa, bir ülkede kadınların can güvenliği yoksa, bir ülkede gençler güvencesizlik ve geleceksizlik içinde ise, bunların hepsi birbirleriyle doğrudan ilişkili, doğrudan birbirini kesen, birbirini tamamlayan şeyler.
Newroz’un da bu anlamda buna hizmet edeceği, hem emeğin hakkının alındığı, hem halkların bir arada eşit ve kardeşçe yaşayabildiği, gençlerin geleceğe güvenle bakabildiği, kadınların cinayetlere kurban edilmediği bir günün meşalesinin yakıldığı gün olmasını diliyoruz.”
“2026 NEWROZU BARIŞA VE DEMOKRASİYE VESİLE OLSUN”
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, verdiği mesajda 2026 Newrozu’nun barış ve demokrasiye vesile olmasını diledi. Newroz’un barış ve demokrasi için bir fırsat olması gerektiğini vurguladı. Fırat, halkların kardeşliğine ve ortak yaşam iradesine dikkat çekerek, Türkiye’nin içinde bulunduğu acıların sevgi ve dayanışmayla aşılabileceğini ifade etti.
Celal Fırat bu coğrafyada acılar yaşandığını belirterek, “Bu Newroz’un barışa, demokrasiye, bütün halkların birbirinin elini tuttuğu, güzelliklere vesile olmasını arzuluyoruz. Bu anlamıyla özellikle yarın Diyarbakır’da, pazar günü de İstanbul’da milyonlarca canlarımızla alanlarda olacağız. Bu alanlardan barış ve demokrasi taleplerimizi yükselteceğiz” dedi.
“Yaşadığımız acıları barış ve demokrasiyle dönüştürebilme şansımız var” diyen Fırat, “Acılarımızı dönüştürebiliriz. Bunu yapmamız lazım. Yoksa dünyanın öbür ucundan gelip burada yaşayan halklara sopa göstermeye devam edecekler. İran’da şu an neler yaptıklarını, Lübnan’da neler yaptıklarını görüyoruz. Bunları herkesin görmesi lazım. Korkularla kendini ifade etmeye çalışan bir mantık var. Bu mantık Ortadoğu’nun genelinde işliyor. Türkiye’de bu ülkelerden bir tanesidir. Kendi yurttaşına itikatından, inancından dolayı baskı uygulayan bir mantıkla hareket ediyor. Oysa ki kendi yurttaşıyla barışık olan bir sistemin oluşması lazım. Bunun adı da barış. Bütün halkların kendi kimliğiyle, itikatıyla, inancıyla var olması lazım. Onun için bizim birbirimizin inancına, kimliğine, diline saygı, sevgi göstermemiz lazım. Bu Newroz’un da buna vesile olmasını diliyorum. Xızır cümlemizin yoldaşı olsun ” diye belirtti.
“ÇOK TARİHSEL BİR SÜREÇ İÇERİSİNDE 2026 NEWROZU’NU KUTLUYORUZ”
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise hem Türkiye hem de Ortadoğu için kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çekti. Kordu, Newroz’un halkların direnişi ve özgürlük mücadelesi açısından önemine vurgu yaparak şunları kaydetti:
“2026 yılı hem Türkiye hem Ortadoğu hem de dünya açısından oldukça zor bir süreç. Savaşların olduğu, türlü türlü sıkıntıların yaşandığı bir zamandan geçiyoruz. İşte böylesi bir süreçte 2026 Newrozu’nu kutluyoruz. Demokratik Toplum çağrısı ile beraber Türkiye’de bir demokratik toplum inşasının sürecini yaşıyoruz. Elbette Newrozu bu sene ‘özgürlük ve demokrasi’ şiarıyla her yerde kutluyoruz. Newroz, tarihsel açıdan bizim için çok önemli. Zulme karşı baş kaldırmış halkların mücadelesidir ve aynı zamanda bu mücadelenin simgeleştiği bir gündür.”
“NEWROZ HALKLARIN BAHARINI MÜJDELİYOR”
Erzincan Newrozu’nda sahne alan Hasan Ali Sezer ise herkesin Newroz bayramını kutlayarak, ” Newroz, tüm insanlık için, ama özellikle de Ortadoğu halkları için barış demek, zulme karşı direnmek demek, halkların kendini var etmesi anlamına da geliyor. Kimine göre baharı müjdeliyor ama toplumun da baharını müjdeleyen bir bayram Newroz” dedi.
Sezer, Erzincan’da Newroz kutlamalarında sahne almaktan büyük keyif aldığını belirterek, “Burada olmak, Erzincan’da olmak benim için çok keyifliydi. Biliyorsunuz Ortadoğu’da şu an ciddi bir savaşın içindeyiz. Newroz’un savaşlara karşı barışın simgesi olduğunu düşünüyorum. Buradan herkesin Newrozu’nu kutluyorum” dedi.
PİRHA- Erzincan’da “Demokrasi ve Özgürlük” şiarıyla kutlanan Newroz’da konuşan siyasetçiler, Kürt sorununun eşit haklar temelinde çözülmesi gerektiğini vurguladı; barış, demokrasi ve halkların ortak mücadelesi öne çıktı.
Erzincan’ın Ulular Beldesi’nde yüzlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirilen Newroz kutlamaları, “Ülkede demokrasi, bölgede barış” pankartı ve yapılan siyasi konuşmalarla dikkat çekti. DEM Parti ve Emek Partisi temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, Kürt sorunu, barış süreci ve demokratik toplum vurgusu ön plana çıktı. Kutlamalara DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve EMEP MYK Üyesi Orhan Kurul’un yanı sıra çok sayıda sivil toplum ve siyasi parti temsilcisi ile yüzlerce yurttaş katıldı.Newroz, demokrasi ve barış için yaşamlarını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başladı.
“EŞİT HAKLAR TEMELİNDE ÇÖZÜLMESİ GEREKEN 100 YILLIK SORUN”
İlk olarak Kürt sorununun 1 Ekim 2024 yılından beridir başka bir mecrada tartışıldığını söyleyen Emek Partisi(EMEP) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Orhan Kurul, “Bu tartışmaları olumlu buluyoruz. Kürt sorununun eşitliğe dayalı demokratik çözümünün gerekli ve bir ihtiyaç olduğunu hatırlatıyoruz. Ama 1 Ekim 2024’ten bu yana PKK kongre yaptı, kendini feshetti. PKK silah bıraktı, silahlarını yaktı ve çekildi. Kürt hareketinden çeşitli olumlu açıklamalar var. Peki ortada ne var? Meclis Komisyonu raporu var. Onda da Kürt sorunu, “terör” sorununa indirgeniyor. Başından söyleyelim: Kürt sorunu, terör sorununa indirgenemeyecek kadar önemli bir sorundur. Kürt sorunu, eşit haklar temelinde çözülmesi gereken yüz yıllık bir sorundur” dedi.
“MÜCADELEYİ DİRİ TUTMAK ZORUNDAYIZ”
Barış ve Demokratik Toplum Süreci için bir an önce gerekli adımların atılması gerektiğini vurgulayan Kurul, şunları söyledi: “Bugün birlikte bayram geçirmesi gerekenler hâlâ cezaevinde. Siyasi tutukluların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Kayyımlar bu ülkede halkın iradesine çökmüş vaziyette duruyor. Derhal geri çekilmelidir. Mecliste hâlâ “bilinmeyen dil” olarak tutanaklara geçen Kürt dilinin, ana dilinin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Ana dilin kamusal alanda kullanılmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bunların hiçbiri için yasal bir düzenlemeye gerek yok. Yarın yapılabilir. Bu ülkede yarın, söylediğimiz her şey hayata geçirilebilir. Ama beklenti yaratarak bir Salı günü Meclis grubunda elini yükselten, diğerinin Perşembe günü buna alkış tutmasıyla bu halk oyalanmamalıdır. Bu halkta beklenti yaratmaktan vazgeçin. Halkımıza da bu alandan bir kez daha çağrı yapıyoruz: Kürt sorununun eşit haklar temelinde çözümü için mücadeleyi büyütmekten başka bir çaremiz yok. Bize beklenti yaratmaya çalışanlara karşı, bugüne kadar yaptığımız gibi, bu Newroz alanlarını kazandığımız gibi mücadeleyi büyütmek, diri tutmak ve ayakta durmak zorundayız.”
“CANLAR EL ELE VERİRSE HER SORUN AŞILIR”
Ardından söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Türkiye’de barışın egemen olması, bütün halkların insanca bir arada yaşayabileceği, birbirinin derdine merhem olabileceği bir sürecin adımlarının atıldığını söyledi. Bu sürecin nihayete ermesi için herkese büyük sorumluluklar düştüğünü ifade eden Fırat, “Cezaevlerinde olan on binlerce arkadaşımız, yoldaşımız var. İsimlerini tek tek zikretmeden; her biri birbirinden değerli canlar… İmralı’dan Kandil’e kadar yüreği burada olan, barışa duygularıyla ve emekleriyle katkı sunan herkese selam olsun. Bayram, hepimizin ortak değeridir ve hepimiz için bir sorumluluktur” diye konuştu.
“Bütün halkların; Alevi’nin, Türk’ün, Kürt’ün, Sünni’nin birbirini ayırt etmeksizin bu topraklara bir bahar borcu vardır” diyen Fırat, “Bu topraklara barış borcumuz var. Barışı getirmek için hepimizin omuzlarında büyük bir sorumluluk vardır. Yunus’un ‘Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü’ dediği gibi, bizim de sorumluluklarımız var. Bahar sadece doğada değil, insanın kalbinde başlar. Eğer kalbimizde kin varsa bahar gelmez. Eğer kalbimizde zulüm varsa huzur gelmez. Görüyoruz ki bu coğrafyada huzur yok; bunu hepimiz acı bir şekilde yaşıyoruz. Bir toplum vicdanını yitirmişse o toplum ölmüştür; yaşayan bir ölüye dönüşür. Bu yol rızalık yoludur sevgili dostlar. Rızanın kapısı herkese açıktır. Lokmayı paylaşmak, incitmemek, kardeş olmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Hepimiz aynı coğrafyanın parçasıyız; canımız da bir, derdimiz de bir olmalıdır” dedi.
Halkların zulme karşı el ele vermesi gerektiğini vurgulayan Fırat, “Ateşte eritilen demir nasıl yumuşarsa, zulüm de dayanışmayla erir. Zalimlere karşı başkaldıran Demirci Kawa’ya selam olsun. Hepimiz bu direnişten pay almak zorundayız. Eğer bu coğrafyada sevgi egemen olsun istiyorsak, bu sürece katkı sunmak zorundayız. Newroz işte budur: zulmü eritmek, kalpleri yumuşatmaktır” diye konuştu.
Son olarak söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise şunları söyledi: “Newroz, bizim açımızdan mazlumların zalimlere karşı çıktığı, halkların zulme karşı direnişini simgeleyen tarihsel bir gündür. Hem hakikatimizde, hem de direniş ve mücadele tarihimizde yeri vardır. Bu tarihsel süreçten geçerken demokratik toplum mücadelesini hep birlikte yürüteceğimiz, bu ülkeye barışı hep birlikte armağan edeceğimiz bir dönemden geçiyoruz. Fakat bu süreç öyle kolay olmayacak. Türkiye’de bu kadar inkârcı bir akla, bu kadar zulüm üreten bir anlayışa karşı demokratik mücadeleyi geliştirmek kolay olmayacak; bunu biliyoruz. Ama ısrarımız şudur: Bu topraklar barışı hak eden topraklardır. Ancak bu topraklarda barışı ve demokratik toplumu inşa ederken, mevcut siyasal iktidar ve devlet zihniyeti kendi yarattığı zulümle yüzleşmek zorundadır.
Onun için Newroz ateşi; demokrasi ve özgürlük ateşidir. Demokrasi ve özgürlük şiarıyla kutladığımız her alanda şunu söylüyoruz: Bu ülkeye barışı halklar armağan edecektir. Eğer bugün bu ülkede Kürt halkı, Aleviler ve yok sayılan, inkâr edilen bütün halklar mücadele yürütüyorsa, bu kazanımlar onların yarattığı mücadele sayesinde ortaya çıkmıştır. İşte bu topraklara düşen binlerce can, bu yiğit insanlar sayesinde bugünlere geldik. Selam olsun onlara, selam olsun.”
Yapılan konuşmaların ardından gençlerle ve halkla birlikte Newroz ateşi yakıldı. Newroz ateşinin etrafında halaya duran halk Sanatçı Hasan Ali Sezer’in seslendirdiği şarkılar eşliğinde eğlendi.
PİRHA- Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda Newrozu karşılayan yurttaşlar, Kürt halkının Newroz halkı olduğunu vurgulayarak, ‘Özgürlük ve Demokrasi’ şiyarıyla kutladıkları 2026 Newrozu’nun barışa vesile olmasını temenni ettiklerini söylediler.
Newroz Bayramı birçok merkezde kutlanıyor. ‘Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’ şiyarıyla gerçekleştirilen 2026 Newrozu’nun kutlandığı merkezlerden biri de Dersim Seyit Rıza Meydanı oldu. 7’den 70’e coşkulu ve yoğun katılımın olduğu Dersim Newrozu’nda yurttaşlar, eşitlik, demokrasi ve özgürlük taleplerini ifade ettiler.
Başta Kürt halkı olmak üzere tüm Ortadoğu ve Dünya halklarının Newrozu’nu kutlayan yurttaşlar, talep ve temennilerini PİRHA’ya anlattılar.
“2026 NEWROZU ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİYE VESİLE OLSUN”
Zeynep Züleyha Bakan: Newroz yeni bir başlangıç, yeni bir gün ve başarıdır bizim için. Biz Newrozu direniş olarak öğrendik ve tanıdık. Umut ediyoruz ki 2026 Newrozu ile beraber özgürlüğe ve demokrasiye ulaşalım.
Görkem Özdal: 2026 Newrozu’nun tüm halklara ve Dersim halkına özgürlük getirmesini istiyoruz. Dünyada ve Ortadoğu’da adaletsizliğe karşı, emperyalizme karşı direnen tüm halkların mücadelelerini destekliyoruz. Newroz, Demirci Kawa’nın Dehaqlara karşı geliştirdiği bir direniştir. Bizler de Dersim halkı olarak, Newroz alanlarından Lübnan’da, Rojava’da, İran’da ve tüm Ortadoğu ve Dünya’da direnen bütün halkların yanında olduğumuzu söylüyoruz. Newroz ateşi direniştir. Bundan dolayıdır ki biz 7’den 70’e tüm Dersim halkı olarak Newroz ateşini bir kez daha yakıyoruz ve herkesin Newroz bayramını kutluyoruz.
Gülistan Yıldız: Herkesin Newrozu’nu kutluyorum. Tüm insanlığın, dünyanın bu yeni günü kutluyorum. Bugün 17 Mart ve Dersim’ de Newroz ateşini yaktık. Biz istiyoruz ki kimse öldürülmesin, adaletsizlik olmasın. Suriye, İran ve Lübnan’da savaş var. Artık bu savaşlar olmasın, savaşlar dursun. Newroz, eşitliktir, özgürlüktür, adalettir. Herkes el ele versin, halaylarını tutsun ve bu temelde Newrozu kutlayarak barış içinde yaşasınlar.
Ruken Acer: Bugün Dersim Newrozu’nda alanlardayız. 2026 Newrozu’nda renklerimizle, heyecanımızla ve coşkumuzla alanlardayız. Bu Newroz’un barış ve eşitliğe neden olmasını diliyoruz. Herkesin Newrozu kutlu olsun.
Filiz Yıldırım: 2026 Newrozu kutlu olsun. Beraberinde barış ve özgürlük getirsin. Newroz bayramının bizim için anlamı çok büyük. Öyle ki her zaman bize yol gösteriyor. Hepiniz Newrozun direnişi ve güzelliğiyle kalın.
Sabri Kaya: Bu senede Newroz geldi ve biz alanlardayız. Newrozun gelişiyle çok heyecanlıyız. Kürt halkı her alanda ve meydanda 2026 Newrozu’nu kutluyor. Bundan dolayı çok mutluyuz. Kürt halkı eşitlik ve özgürlük istiyor. Bu talep etrafında toplanmış ve bir olmuş vaziyette. Biz istiyoruz ki her yıl bu birlik ve beraberlik atmosferinde geçsin. Temenni ediyoruz ki Kürt halkının geleceği güzel olacak. Yaşasın Newroz, yaşasın özgürlük.