Etiket: 21. munzur kültür ve doğa festivali

  • Dersimli yurttaşlardan festival eleştirisi: Eski festivallerin ruhu kalmadı, faydası yok-VİDEO

    Dersimli yurttaşlardan festival eleştirisi: Eski festivallerin ruhu kalmadı, faydası yok-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni değerlendiren Dersimli yurttaşlar, “Eski festivallerin bir ruhu vardı yine öyle devam etse elbette iyi olurdu. Ama şu an festival artık fonksiyonunu yitirdi, faydası yok, zarar veriyor” diye belirttiler.

    2-6 Ağustos tarihleri arasında yapılan 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni Dersimli yurttaşlara sorduk.

    “FESTİVALE KATILANLAR DAHA DUYARLI OLABİLİRLERDİ”

    Festivalin eksikleri olduğunu ama bunların sadece tertip komitesi veya belediyenin suçu olmadığını ifade eden Hasan Yıldız, “Sadece belediyenin değil tüm kurumların ve halkın da bu çalışmaların içinde görev alması gerekiyor ama belediye dışında hiçbir kurumun bir çalışmasını görmedim. Normalde bu bir kültür ve doğa festivali, normalde burada kültür ve doğa ile ilgili daha fazla anlatım yapılması gerekiyordu. Ama insanlar bu konuda duyarlılık göstermiyor. Mesela Sanat Sokağı’nda yapılan panellerde gençlik hiç yoktu. Adına doğa ve kültür festivali diyoruz ama gelenler çöplerini bırakıp gittiler, peşlerinden biz topladık. Festivale katılanlar daha duyarlı olabilirdi” diye belirtti.

    “İNSANLAR KONSERLERİN PEŞİNE DÜŞTÜ”

    Normalde festivalin kendisinde heyecan uyandırdığını söyleyen Gürkan Bektaş, “Ama bu sene bu heyecanın karşılığı yoktu. Dersim aydınları, entelektüelleri de aynı şeyi söylüyor, bu seneki festival amacının dışına düştü ve giderek miadını dolduran bir yapıya da dönüşüyor diyorlar. Bence de öyle oldu çünkü konsept itibarıyla doğanın talanına karşı bir söylemle yapıldı bu sene ama bununla ilgili hiçbir duyarlılık gösterildiğini düşünmüyorum. Hiçbir eylem ya da bu yönlü bir söylem geliştirilemedi. Hatta panellere katılım da çok azdı. İnsanlar daha çok konserlerin peşine düştüler” dedi.

    “VALİLİKLE UZLAŞIR BİR YÖN GÖRÜYORUM”

    “Grup Yorum ve Grup isyan Ateşi’nin festivalden çıkarılmasına tertip komitesi nasıl tepki verdi?” diye soran Mehmet Kaş ise, “Bu mudur demokratlık, ilericilik, aydınlık ve sosyalist bakış açısı? Hiç tepki yok. Zannediyorsun hiçbir şey olmamış gibi. Grup Yorum olsun, diğer grup arkadaşları olsun, yani bu noktada birlik beraberlik diyorsak eğer, ortak hareket etmemiz isteniyorsa, buna tepki gösterilmesi lazım. Güvenlik ve sanat anlamında sıradan bir festival oldu. Umarım ki bunlar görülür ve önümüzdeki senelerde daha duyarlı, daha kaliteli, daha önlem alıcı festivaller olur. Burada valilikle uzlaşır bir yön görüyorum. Bu uzlaşı önümüzdeki süreci, bizi karanlığa götüren bir yöndür. Dersim’e denk gitmeyen bir yol gidişatıdır, bunu doğru görmüyorum” diye ifade etti.

    “GELDİLER, ÇÖPLERİNİ BIRAKIP GİTTİLER”

    Festivalin pek iyi geçmediğini, insanların buraya geldiğini, her yerde çöplerini bırakarak ortalığı dağıtıp gittiklerini, arkalarında bıraktıkları çöpleri kendilerinin topladıklarını belirten Dersimli esnaf Nimet Koç, “Festivalde insanlarımız gelir, buradakilere faydası olur. Biri bir ürününü satar, biri sohbet eder dedik ama gelip ortalığı birbirine kattılar, zarar verdiler. İnsan hiç yediğinin içtiğinin çöpünü bırakıp gider mi? Biz köyde konteyner olmadığı için çöplerimizi toplayıp arabalarla çarşıya getirip atıyoruz. Burada şehirde her tarafta konteynerlar var, çöp kutuları var ama kimse çöpünü oralara atmıyor, yere atıyor. Bu sene festivalin bir ruhu yoktu. Daha önce yapılan festivaller gibi değildi“ dedi.

     “FESTİVAL, KÜLTÜRÜMÜZÜ DAHA ÇOK YANSITABİLİRDİ”

    Festivalin genel anlamda iyi ama kültürü yansıtma ve doğaya ilgi bakımından eksiklikleri olduğunu belirten Nurşen Eroğlu da, “Kültürümüzü daha çok yansıtabilirdi, bizim sanatçılarımız daha fazla olabilirdi. Önceki festivaller daha kapsamlıydı, doğayla ilgiliydi, her anlamda daha iyiydi. Ayrıca festivalin 3 Ağustos Ezidi Katliamı’na denk gelmesi ne kadar duyarlı olduğumuzu gösteriyor! Bu kısmı çok önemliydi, bence buna dikkat edilmeliydi” diye belirtti.

    “FESTİVAL ARTIK FONKSİYONUNU YİTİRDİ, FAYDASI YOK!”

    Festivalin ilk yapılmaya başladığı zamandaki amaç ve niyetlere atıf yapan Şahin Çiçek ise, “O zamanlar toplum, insanlarımız gelip gitsin, bu sayede memleketimiz boşalmasın, üzerimizdeki abluka dağılsın diyordu, bu açıdan önemli görülüyordu. Eski festivallerin bir ruhu vardı. Yine öyle devam etse elbette iyi olurdu. Ama şu an öyle görünüyor ki festival artık fonksiyonunu yitirdi. İlk başladığında hangi niyetle, hangi amaçla yola düşüldüyse, bugün yapılan festival artık o yolda, o niyette değildir. Tüm bu nedenlerden dolayı bence bu festival artık yapılmasın. Çünkü dilimize, kültürümüze, doğamıza, börtü böceğimize, sularımıza bir faydası yok. Hangi açıdan bakarsanız bakın sadece zarar veriyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersimli kadınlar, panelde bir araya geldi: Şiddeti görünür kılmalıyız-VİDEO

    Dersimli kadınlar, panelde bir araya geldi: Şiddeti görünür kılmalıyız-VİDEO

    PİRHA- 21. Munzur Festivali kapsamında “Kadınlar konuşuyor; nasıl yaşıyoruz ne istiyoruz?” paneli düzenlendi. Konuşmalarda Dersim’de kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa değinilirken “Devlet, buralara özel kadın kırımı politikaları uyguluyor” vurgusu yapıldı.

    Dersim’de “Madencilik Yağmasına Karşı Doğayı ve Yaşamı Savunuyoruz” şiarıyla düzenlenen 21’inci Munzur Kültür ve Doğa Festivali Sanat Sokağı’nda düzenlenen “Kadınlar Konuşuyor, nasıl yaşıyoruz ne istiyoruz?” oturumu ile sürdü.

    “KADINLAR AYRIMCILIĞA VE ŞİDDETE MARUZ KALIYOR”

    Açık kürsü olan oturumda ilk olarak Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Milletvekili Ayten Kordu söz aldı. Kordu, kadınların siyaset, spor, sağlık gibi her alanda ayrımcılığa maruz kaldığını belirterek “Kadın kırımı diye ifade edebiliriz. Her 3 kadından biri bu ülkede şiddete maruz kalıyor. Taciz, tecavüz… 20 yıllık AKP-MHP faşizm iktidarında kadın haklarının tekrar feshedildiğini biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi, 6284 bunlardan bir tanesidir. Bu zihniyet bütün alana yerleşiyor” dedi.

    Alevi ve Kürt kadınlarının, kamuda ve evde hak mücadelesini daha fazla yürüttüğünü söyleyen Kordu, “Kentimizde ev içinde şiddet çok yaşanıyor. Kadın güçlüdür, Dersim kadını güçlüdür. Bunun altında, kendini kapatmaya çalışan, şiddeti söylememe, çevresiyle paylaşmama durumu var” dedi.

    “ŞİDDETİ GÖRÜNÜR KILMALIYIZ”

    Dersim Belediyesi’nde Kadın Politikalar Müdürlüğü yürüttüğü sürede kadınların ciddi şiddet görüp sessiz kaldıklarını aktaran Kordu, “Şiddet konusunu daha fazla görünür kılmalıyız. Bu anlamda biraz daha sesimizi yükseltmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    Kurumlarda kadına dönük şiddete karşı eğitimlerin verilmesi gerektiğine işaret eden Kordu, kadın emeğine de değindi. Kürtler ve Alevilerin, sömürülen halklar olduklarını ama kadınların “sömürülenin de sömürüleni” olduğunu belirtti. Kapitalist sistem tarafından “yedek iş gücü” olarak kadınlara bakıldığını anımsatan Kordu, kadınların evlilik, maaş konusunda ayrımcılığa uğradığını ifade etti.

    “KADINLAR SESLERİNİ YÜKSELTMELİ”

    Dersim’de kafelerde, lokantalarda kadınların çok ucuz ücretlere gece 11’lere kadar çalıştırıldığını hatırlatan Kordu, “Tüm esnaflar kendilerini sorgulamalı. Kapitalizm ekonomik olarak herkesi kuşatıyor. Ama kadınlar kuşatmanın da kuşatmasını yaşıyor. Üretimden koparılmış bir kentiz. Ekonomi politikamızın yüksek olması lazım” dedi.

    Kadınların, emek sömürüsüne karşı örgütlenmesi gerektiğini vurgulayan Kordu, “Sendikalar, meslek odaları üzerinden kadınlar, seslerini yükseltmeli. Toplumsal olarak beraber mücadele ediyoruz doğru ama özgün örgütlenmeyle daha fazla kadınların sesi oluruz. Evde çalışan kadınlar ayrı sömürülenler. Kahvelerde akşama kadar okey ve tavla oynuyor erkekler. Kadınlar nerede? Evde çocuklara bakıyor, tarlaya, hayvana gidiyor. Bu anlamda ‘Biz kadın ve erkek eşitiz’ sözlerini sorgulamalıyız. Eşitlik adına eşitsizlik mi yaşıyoruz diye bakmamız lazım” şeklinde konuştu.

    “FAŞİZM TACİZİN ÖNÜNÜ AÇAR”

    Kentte süren savaş politikalarına değinen Kordu, mücadelenin yükseldiği her yerde faşizmin öncelikle kadına saldırdığını söyledi. Kordu, “Faşizm, kadın tacizinin, tecavüzünün önünü açar. Kadının özgürleşmesi onun için bir tehlikedir. Onun için kadın özgünlüğünün genişlemesini istemez. Toplumun onunla özgürleşeceğini bilir” diye konuşmasını sürdürdü. Kordu son olarak Dersim’de kadınların itirazını yükselteceği özgün yerlerin arttırılması gerektiğini söyleyerek “Bu da birlikte mücadelemizi yükseltmekle mümkün olur” dedi.

    “ÇÖZÜM DEVRİMCİ KADINLARIN İZİNDE”

    Panelde söz alan Gazeteci Ceylan Ülgen ise, kadınların “sömürgenin sömürgesi” olduğunu belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Kadınların öldürüldüğünü biliyoruz. Çözüm konusunda sürekli sıkışma yaşıyoruz. Kadının özne olduğunun farkına varmadığı sürece bu sorunların çözülmeyeceğini biliyoruz. Gülistan’ın bulunmaması, İpek Er’e tecavüz edilmesi durumları Kürdistan’da özel savaş politikalarıdır. Devlet buralara özel kadın kırımı politikaları uyguluyor. Bu noktada kendimize Rojava Devrimi’ni örnek almalıyız. Oradaki kadın örgütlenmelerine baktığımızda kadınların her alana müdahil olmaları onları özneleştiriyor. Biz derneklerden, platformlardan kurumlardan dışarı çıkamıyoruz. Jineoloji atölyelerinden kaynaklı orada sanatçı da, 60 yaşında evde yaşayan kadın da dahil olabiliyor. Birazcık özneleştirmeler üzerinde durmalıyız. Ben çözümün, devrimi taçlandıran kadınların izinde olduğunu düşünüyorum” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de ‘Kuşaktan kuşağa Kırmanciye türküler’ etkinliği düzenlendi-VİDEO

    Dersim’de ‘Kuşaktan kuşağa Kırmanciye türküler’ etkinliği düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde ‘Kuşaktan kuşağa Kırmanciye türküler’ konulu etkinlik düzenlendi.

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ikinci gününde Dersim Merkez’de Sanat Sokağı’nda ‘Kuşaktan kuşağa Kırmanciye türküler’ konulu etkinlik düzenlendi.

    Cemal Taş’ın sunuculuğunu yaptığı etkinlkte Usenê Pardiye, Delil Xıdır, Helin Erenler, Ozan Yağan, Lizge Karabulut, Hüsnü Güngör ve Dersim Belediyesi Çocuk Korosu Kırmancki türküler okudu.

    Etkinliğe yurttaşlar yoğun katılım gösterdi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Devrimciler kitlelere dokunmalı, kitlelerin isteklerini yakalamalıdır’-VİDEO

    ‘Devrimciler kitlelere dokunmalı, kitlelerin isteklerini yakalamalıdır’-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Güncel Siyasal Gelişmeler’ paneli yapıldı. Faşizmin kurumsal ve sürekli bir yönetim biçimi olduğu belirtilen panelde, “Bu sömürü, bu baskı sistemi devam ettikçe, kendi karşıtını da yaratmak zorundadır. Önemli olan devrimcilerin bu noktada kitlelere dokunması, kitlelerin istek ve özlemlerini yakalamasıdır” denildi.

    Dersim’de düzenlenen 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali “Madencilik Yağmasına Karşı Doğayı ve Yaşamı Savunuyoruz” şiarıyla ikinci gününde sürüyor.

    Sanat Sokağı’nda “Güncel Siyasal Gelişmeler” paneli yapıldı. Avukat Kenan Çetin’in moderatörülüğünü yaptığı panele, Yeşiller ve Sol Parti (Yeşil Sol Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Temsilcisi Erdal Ataş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Partizan Temsilcisi Kazım Tosun ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Yiğit konuşmacı olarak yer aldı.

    “DEĞİŞİMİ ÖRGÜTLÜ MÜCADELE İÇİNDE ARAYACAĞIZ”

    Seçimin, önlerinde yeni bir mücadele hamlesi görevleri yüklediğini belirten EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel,” Yaşadıklarımız bizim yadırgayacağımız bir şey değil. Eninde sonunda bu sermaye sınıfı, oy, güç, otorite kaybetmesine rağmen önde görünüyor. Milliyetçi, şoven ve faşizm zihniyeti güç toplamaktadır. Asıl değişimi örgütlü mücadele içinde arayacağız. Kürtlerin, Alevilerin dışlandığı bu sürece, dilimize, özgürlüğümüze, kadınlara, çocuklara sahip çıkarak bu kuşatmayı yaracağız. İttifaklaşmayı, halk mücadelesini eksikleri de tamamlayarak önümüzdeki sürece aktaracağız” dedi.

    “SEÇİMİ TARİHİ KILAN SEÇİM SONUÇLARI DEĞİLDİ”

    Hem devrimci hareket hem de egemenler açısından ortak bir bakış açısının olmadığını söyleyen ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Yiğit, “Bu seçimi tarihi kılan seçim sonuçları değildi. Faşizmin soyunduğu bir seçimde sonuç böyle olacak, kaçınılmaz olacaktı. Bu seçimin en önemli şeyi devrimci hareketin öznelerinin kitle hareketine dayanmaksızın, alternatif oluşturmak yerine halkımızı burjuva siyasetinin peşinde seçeneksiz bırakmasıdır. Güncel gelişmeyi okuyacaksak bunu öğrenmeliyiz” diye belirtti.

    “DEVRİMCİLERİN KİTLELERE DOKUNMASI GEREKİYOR”

    Faşizmin kurumsal ve sürekli bir yönetim biçimi olduğunu belirten Partizan Temsilcisi Kazım Tosun da, “Bu sömürü, bu baskı sistemi devam ettikçe, kendi karşıtını da yaratmak zorundadır. Önemli olan devrimcilerin bu noktada kitlelere dokunması, kitlelerin istek ve özlemlerini yakalamasıdır. Eksik olan nokta bu. Baskı, zulüm sürdükçe, halkın mücadelesi sürecektir” dedi.

    “TEK ADAM REJİMİNİ DEVİRMELİYİZ, DEDİK”

    Politika ve siyaseti yürütürken, toplumun taleplerini dikkate alacaklarını vurgulayan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Bu mücadeleyi yürütürken toplumsal olarak yürütüyoruz. Seçim sürecinde bizlerin şöyle bir sorumluluğu vardı: Biz eşit, adil bir şey istiyoruz. Biz halklar olarak da, parti olarak da ‘tek adam rejimini devirmeliyiz’ dedik. Toplumun 20 yıldır her türlü demokratik hakkını elinden alan, sosyal hizmetler adı altında halkı açlıkla terbiye etmek isteyen iktidar gitmek üzerineydi” diye ifade etti.

    “TOPLUM KÜÇÜK BİR AZINLIK TARAFINDAN SÖMÜRÜLÜYOR”

    Tek adam rejiminin yaşadığı siyasal, ekonomik krizlere dikkat çeken SMF Temsilcisi Erdal Ataş, “Daha fazla sömürü, baskı gerçekleştirecek sistemleri uygulayan bir siyaset var. Biz şu an bir avuç kesimin zenginleştiği yerde ekonomik olarak en kötü dönemdeyiz. Mazotundan, tohumuna kadar kendimizi geçindirdiğimiz alanların tümü küçük azınlık tarafından sömürülerek, kriz içindeki bu düzenlerini devam ettirmek istiyorlar. Üreten bizsek, yöneten de biz olmalıyız. Bu düzeni, kentimizi, kendimizi niye biz yönetmiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Festivali’ne katılan sanatçılara valilik yasağına karşı imza kampanyası başlatıldı

    Munzur Festivali’ne katılan sanatçılara valilik yasağına karşı imza kampanyası başlatıldı

    PİRHA – 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde Grup İsyan Ateşi, Grup Yorum ve Veradardz Folk Grubu’nun  (Ermeni dans grubu) yer alması valilik tarafından yasaklanmıştı. Ardından Grup İsyan Ateşi üyeleri Dersim merkezde işkenceyle gözaltına alınmış ve Dersim’den çıkarılmıştı. Yasakçı zihniyete karşı Grup İsyan Ateşi, “Yasaklara karşı dayanışmayı büyütüyoruz!” adıyla bir imza kampanyası başlattı. 

    Aralarında müzisyen, aydın, yazar ve gazetecilerin de olduğu 90 kişi ve kurum, “Yasaklara karşı dayanışmayı büyütüyoruz!” şiarıyla bir metin yayınladı.

    Yayınlanan metinde geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yasaklara sahne olduğu vurgulandı. Grup İsyan Ateşi, Grup Yorum ve Veradardz Folk Grubu’nun (Ermeni dans grubu) etkinlikte yer almasının Tunceli Valiliği tarafından yasaklandığı belirtildi.

    “KONSERLER KEYFİ GEREKÇELERLE YASAKLANMAKTADIR”

    Halkın acılarını, yaşadığı zorlukları dile getirmekten korkmayan ve düzene karşı duran her özne ve grubun bu yasaklarla karşı karşıya kaldıkları belirtilen metinde, “Yirmi yılı aşkın süredir Dersim’in doğasına ve kültürüne sahip çıkmanın, direnişin ve mücadelenin adı olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin özü bu yasaklarla karartılmaya çalışılmaktadır. Şüphesiz bu daha önceden de uygulanan yasakçı bir zihniyetin ürünüdür. Birçok alanda sanatçılar, etkinlikler ve konserler keyfi gerekçelerle yasaklanmaktadır. Halkın acılarını, yaşadığı zorlukları dile getirmekten korkmayan ve düzene karşı duran her özne ve grup bu yasaklarla karşılaşmaktadır” denildi.

    “DÜZENE MUHALİF BÜTÜN KESİMLERİ HEDEF ALAN BİR SALDIRIDIR”

    Yayınlanan imza metninde Grup İsyan Ateşi, Grup Yorum ve Veradardz Folk Grubu’nun etkinlikte yer almasının yasaklanması, Grup İsyan Ateşi üyelerinin işkenceyle gözaltına alınıp Dersim sınırlarının dışına çıkarılması, Grup Yorum üyelerinin Dersim’e girişinin yasaklanmasının özelde devrimci demokrat sanatçılara dönük bir saldırı olsa da düzene muhalif bütün kesimleri hedef alan bir saldırı olduğu dile getirildi.

    Sanatın gücünün egemenlerce engellenmeye çalışıldığına dikkat çekilen metinde şunlar kaydedildi:

    “Yasakçı zihniyetin sanatın sesini boğmasına dönük sistematik bir saldırısının ürünüdür. Bu saldırılardan coğrafyamızdaki tüm sanatçılar bir biçimde etkilenmekte, sansürlerle sanatın gücü egemenlerce engellenmeye çalışılmaktadır. Bu saldırılar işçilerin, Kürt halkının, Ermeni kültürünün, Alevilerin, gençlerin, LGBTİ+’lerin ve kadınların sesi olan tüm sanat çalışmaları için geçerlidir.”

    “YASAKLARA KARŞI SES YÜKSELTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Müzisyen, sanat kurumları, yazar ve aydınlar, yasaklara karşı çağrıda bulunarak, “Biz aşağıda imzası olan müzisyen, sanat kurumları, yazar ve aydınlar olarak halkımıza, doğamıza, kültürümüze yönelik bu topyekûn saldırılardan hiçbirimizin azade olmadığı bilinciyle bütün sanatçı dostlarımızı yasakçı, faşist zihniyetin saldırılarına karşı sanatımızın toplumsal gücüyle mücadeleyi büyütmeye ve yasaklara karşı ses yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

    İmza listesi ise şöyle:

    Adalılar – Müzisyen
    Adem Aslandoğan – Müzisyen
    Adil Arslan – Müzisyen
    Ahmet Fazıl Taner – Hukukçu
    Ahmet Telli – Şair
    Ali Asker – Müzisyen
    Ali Ergül – Yönetmen
    Ali Jiyan – Müzisyen
    Avni Sağlam – Müzisyen
    Aygül Erce – Müzisyen
    Ayşe Hür – Yazar/Tarihçi
    Bajar – Müzisyen
    Baran Bozyel – Müzisyen
    Barış Atay – Oyuncu
    Barış Yıldırım – Müzisyen
    BEKSAV
    Bektaş Sarıataş – Sanatçı
    Burhan Karacan – Şair
    Cenk Dost Verdi – Oyuncu
    Cevahir Canpolat – Müzisyen
    Cezmi Ersöz – Şair
    Cihan Berk – Gazeteci
    Doğan Özgüden – Gazeteci
    Emrah Cilasun Yazar-Çevirmen
    Enver Toksoy – Yazar
    Eren Grafik Sanatçısı
    Eren Keskin – İnsan Hakları Savunucusu
    Ferhat Tunç – Müzisyen
    Geniş Merdiven – Müzisyen
    Gölgedekiler – Müzisyen
    Grup Munzur – Müzisyen
    Grup Vardiya – Müzisyen
    Grup Yeldeğirmeni – Müzisyen
    Haluk Tolga İlhan – Müzisyen
    Hasan Aksu – Yazar
    Hayri Tunç – Gazeteci
    Hovsep Hayreni – Ermeni Yazar
    Hüseyin Şenol – Gazeteci
    Hüsnü Yıldız – Yazar
    İ. Me)n Ayçiçek Yazar-Pedagog
    İbrahim Ekinci Gazeteci/Yazar
    İbrahim Karaca – Şair
    İnci Tuğsavul – Gazeteci
    İsmail Güney Yılmaz Şair/Yazar
    Kadir Çat – Müzisyen
    Kadir Demir – Müzisyen
    Kazım Öz – Yönetmen
    Kerem Fırtına – Oyuncu
    Leman Stehen – Müzisyen
    Metin Kayaoğlu – Yazar
    Metin Yoksu – Gazeteci
    Mezopotamya Kültür Merkezi
    Mikail Aslan – Müzisyen
    Mikail Değirmenci – Müzisyen
    Murat Bilgiç – Yazar
    Murat Mengirkaon – Müzisyen
    Mustafa Demir – Yazar
    Nesimi Ataş – Müzisyen
    Nihat Behram Yazar-Şair
    Nurettin Güleç – Müzisyen
    Nurhak Kılagöz – Müzisyen
    Orhan Aydın – Oyuncu
    Ozan Çoban – Müzisyen
    Özgür Başkaya – Tiyatro Sanatçısı
    Özgür Cihan Uçar – Belgesel Film Yönetmeni
    Pınar Aydınlar – Müzisyen
    Pınar Gayıp – Gazeteci
    Prof. Mustafa Şener
    Rapzan Belâgat Müzisyen
    Reza Algül Yazar-Sanatçı
    Ruken Yılmaz – Müzisyen
    Sancı Kültür, Edebiyat ve Sanat Dergisi
    Selçuk Delibaş – İnsan Hakları Savunucusu
    Serhad Raşa – Müzisyen
    Serkan Tosun – Müzisyen
    Sevinç Ayçiçek – Araştırmacı
    Sevinç Öztürk – Müzisyen
    Sibel Özbudun – Akademisyen
    Sol Müzik Arşiv
    Songül Bulur – Müzisyen
    Suat Kaya – Müzisyen
    Şebnem Korur Fincancı Hekim-İnsan Hakları Savunucusu
    Şenol Akdağ – Müzisyen
    Temel Demirer – Yazar
    Tülay Yıldırım Ede Tiyatro Sanatçısı-Gazeteci
    Volkan Şahin – Müzisyen
    Yalçın Dönmez – Müzisyen
    Yasin Serindere – Belgesel Film Yönetmeni
    Yaşar Gündem – Tiyatro Sanatçısı
    Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi

    PİRHA/DERSİM

  • Festivalde ‘Ovacık’ kitabı tanıtıldı: Çok sesli, çok kültürlü bir bakış açısı içeriyor -VİDEO

    Festivalde ‘Ovacık’ kitabı tanıtıldı: Çok sesli, çok kültürlü bir bakış açısı içeriyor -VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ilk gününde Ovacık’ta “Renklerin Coğrafyası ve Tarihin Arşivi Ovacık’ı konuşuyoruz” isimli etkinlik yapıldı. Eğer bir cennet varsa oranın Ovacık olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şükrü Aslan, “Kitapta çok fazla yazarın yazıları var. Yaralarımızı, yaşadıklarımızı gizlemek değil yazmak ve görünür kılmak önemli” dedi.

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ilk gününde Ovacık’ta “Renklerin Coğrafyası ve Tarihin Arşivi Ovacık’ı konuşuyoruz” isimli etkinlik yapıldı.

    Ütopya Yayınevi’nden yeni çıkan ‘Ovacık’ kitabının tanıtımı amacıyla yapılan etkinlikte Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün moderatörlüğünde, kitabın editörleri Prof. Dr. Şükrü Aslan, Prof. Dr. Zeliha Hepkon ve Yazar Şükran Lılek Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

    Prof. Dr. Zeliha Hepkon ve Yazar Şükran Lılek Yılmaz kitaptaki yazıları ve yazarları tanıttılar. Kitapta dört ana bölümde toplam 39 yazı ve 43 yazar yer alıyor. Ovacık’ın tarihi, kültürü, çevre sorunları, inançları anlatılıyor. Bu bölümler, “Çevre, Doğa ve Ekoloji”, “Tarih, Demografi, Eğitim ve Politika”, “Mekan, Ekonomi, Kimlik, Kültür ve İnançlar”, “İçeride ve Dışarıda Tanıklıklar-Hatıralar” ana başlıkları altında yer alıyor.

    “BU KİTAPLA OVACIK’IN HAFIZASI İÇİN İYİ BİR KAYIT BIRAKMIŞ OLDUK”

    Eğer bir cennet varsa oranın Ovacık olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şükrü Aslan, “Yeryüzünün en güzel şeyi insanın kendisi olarak yaşamasıdır. En kötü şey insanın kendisini gizlemesidir. Kitapta çok fazla yazarın yazıları var. Yaralarımızı, yaşadıklarımızı gizlemek değil yazmak ve görünür kılmak önemli. Hafıza önemli, bu kitaplara bu kadar emek vermemizin sebebi de budur. Kentimizin hafızası silinmiş gibi. Acaba bu hafızayı görünür kılan anıtlar da yapamaz mıyız? Mesela Seyit Rıza’nın evini tekrar yapamaz mıyız? Halvori’ye bir anıt kurup onun üzerinde ölenlerin isimlerini yazsak bunun kime zararı olur. Bir bellek evimiz yok, dışarıdan insanlar geldiğinde onları götüreceğimiz bir bellek evimiz yok. Bu kitapla Ovacık’ın hafızası için iyi bir kayıt bırakmış olduk. Yazdığımız bütün bu ilçe kitaplarının gelecek nesillerin hafızasına iyi bir katkısı olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “OVACIK KİTABI ÇOK SESLİ, ÇOK KÜLTÜRLÜ VE FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI İÇERİYOR”

    Ovacık kitabının bir dönemin veya bir ideolojinin kitabı olmadığını belirten Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de, “Çok sesli, çok kültürlü ve çok farklı bakış açısı içeriyor. Böyle bir kitabın yayımlanması bizim dönemimize denk geldiği için onur duyuyorum” dedi.

    “OVACIK, DÜNYANIN EN GÜZEL VE EN KAHIRLI COĞRAFYALARINDAN BİRİDİR”

    Sarıgül şöyle devam etti:

    “Kitabın arka kapak sayfasında Ovacık’la ilgili şu bölüm de not edilesi. Coğrafi olarak Dersim’in görece kenarda kalmış parçalarından biri olan Ovacık, Erzincan ile Elazığ gibi şehirlerarası bir yol üzerinde olmadığı için, geçince görülebilecek bir konumda değildir. Dolayısıyla özel olarak ziyaret edilmesi gereken bir yerdir. Coğrafi olarak “kenarda” kalsa da kutsiyet atfedilen mekânları, doğasına içkin bitki-canlı çeşitliliği ve Osmanlı’dan bugüne devlet müdahaleleri bakımından siyasal ve toplumsal ilginin tam merkezinde yer almıştır. Seyit Rıza Ovacıklıdır. Koçgirili Alişer, 1921’den öldürüldüğü 1937’ye kadar Ovacık’ta yaşamıştır. “Dersim’in Kayıp Kızları” belgeseline konu olan Huriye Aslan ve Fatma İcin Ovacıklıdır. Türkiye’nin sol-sosyalist geleneğinin bazı lider isimleri bu coğrafyadan çıkmıştır. Sözcüğün gerçek anlamında dünyanın en güzel ve en kahırlı coğrafyalarından biridir Ovacık.”

    PİRHA/DERSİM

  • 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Ovacık’ta coşkuyla başladı-VİDEO

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Ovacık’ta coşkuyla başladı-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Ovacık’ta başladı. Dersim coğrafyasının her zaman saldırılara maruz kaldığını belirten Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “Barajlar, saldırılar, soykırımlar ve asimilasyon politikaları derken şimdi de doğamızı zehirlemek istiyorlar. Ama biz doğamıza yapılan saldırılara geçit vermeyeceğiz” dedi.

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali ilk günde Pertek, Ovacık ve merkez programlarıyla başladı.

    3 gün sürecek Ovacık programında halkın yoğun katılım gösterdiği konserde, Behzat Firik Çocuk Korosu, Aram Serhat, Işık Berfin, Can Gox ve Suavi sahneye çıktı.

    “DOĞAMIZI ZEHİRLEMEK İSTİYORLAR”

    Dersim coğrafyasının her zaman saldırılara maruz kaldığını belirten Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “Barajlar, saldırılar, soykırımlar ve asimilasyon politikaları derken şimdi de doğamızı zehirlemek istiyorlar. Ama biz doğamıza yapılan saldırılara geçit vermeyeceğiz. Ne yazık ki sanattan korkan bir anlayış Grup Yorum ve Grup İsyan Ateşi’ni yasakladı. Onların direngen müziği bizimle birlikte direnişin simgesi olacak” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de ‘Alevilik ve Devlet’ paneli: Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız-VİDEO

    Dersim’de ‘Alevilik ve Devlet’ paneli: Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Alevilik ve Devlet’ paneli yapıldı. Devletin Alevileri Alevilerle asimile etmeye çalıştığı vurgulanırken, bu kez tehlikenin sadece Aleviler için değil, seküler yaşamı benimseyen herkes için söz konusu olduğu belirtildi. Devletin herkesin hakkını, adaletini sağlaması gerektiği kaydedilen panelde, Türkiye tipi şeriatla karşı karşıya olunduğu ifade edildi. 

    Dersim’de düzenlenen 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Alevilik ve Devlet’ konulu panel yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Almanya’nın Bıschofsheım Belediye Meclisi Üyesi Ali Kadır Tanrıverdi yaparken, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Fetiye Yıldırım ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmacı olarak yer aldı.

    YILMAZ: TALEPLERİMİZ MASA, SANDALYE DEĞİL

    2023 yılında halen eşit yurttaşlık talep ettiklerini söyleyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “İçişleri Bakanı’nın ülkedeki cemevlerini gezdiğini, taleplerin ne olduğu sorusuna cemevlerinin “Masa, sandalye” dediğini hatırlattı. Yılmaz, ancak taleplerinin masa, sandalye olmadığını, cemevlerine statü, taze beyinlerin asimilasyonuna uğramaması, eğitimde fırsat eşitliği istediklerini söyledi.

    Yılmaz, “Alevi kurumları olarak örgütlü mücadeleyi büyüteceğiz ve birbirimize omuz vererek bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

    ERÇE: BU KEZ TEHLİKE SADECE ALEVİLER İÇİN DEĞİL

    Dersim’in direnenlerin, başkaldıranların, zulüm önünde eğilmeyenlerin kenti olduğunu belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Dersim’in sadece acıları ve katliamlarıyla anılmaması gerekiyor. Bu doğada ziyaretgahlarımız, her bir su damlası, göze bizim için ziyaretgahtır. Bu acılar bu kente çektiriliyor. Dili, kültürü, inancı yasaklanmış bir kent. Bütün bu acılara rağmen boyun eğmiş bir kent değil bu kent. Bizi bizle asimile etmeye çalışıyorlar ama başarılı olamayacaklar. Aleviler bugünden sonra da bu inancı gelecek kuşaklara taşıyacaklar. Bu sefer tehlike sadece Aleviler için değil, seküler yaşamdan, aydınlanmadan yanayım diyenler için de var. Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız. Bu tehlikeyi bertaraf edeceğimizin altını çiziyorum” diye belirtti.

    YILDIRIM: ZULÜM GÜNÜMÜZDE DE DEVAM EDİYOR

    DAD yöneticisi Fethiye Yıldırım ise, “Alevilik tarih boyunca inanç, kültür ve rıza toplumu olarak her zaman iktidarların hedefi olmuştur. Günümüzde de yaşadığımız budur. Zulüm günümüzde de devam ediyor. Zulmün Koçgiri’den, Sivas ve Maraş’tan bu yana sürdüğünü biliyoruz” dedi.

    ASLAN: DEVLETİN ALEVİLERE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMEDİ

    Devletin ve sistemin Alevilere bakış açısının bu kadim topraklara dönük değişmediğini belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “2009-2010 yılları arasında AKP Alevi Çalıştayı yaptı. AKP ilk kez bugüne kadar Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Aleviler ile ilgili düşüncelerini kağıda yazdılar. Bize ‘biçtiğimiz elbiseyi giyerseniz sizi kabul edeceğiz’ dediler. Her hükümet farklı oyunlarla Alevilere yaklaşıyor ama buna karşı ise örgütlü duruş gerekiyor. Ocakların, dergahların öz halini korumaları gerekir, kendi dilleri ve itikatinden vazgeçmemeleri gerekiyor. Ocak evlatları yeniden buluşmayı sağlamalı. Bunu yaptığımızda devletin oyunları boşa düşecektir” diye konuştu.

    MAT: HERKESİN HAKKI VE ADALETİ SAĞLANMALI

    “Avrupa devletleri Alevilere haklarını veriyorlar da Türkiye devleti neden Alevilere haklarını vermiyor diye sormak lazım” diyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat da, “Resmi devlet ideolojisi ‘bu ülkede yaşayan herkes Türk’tür ve Müslüman’dır’ diyor.’ Ama biz diyoruz ki bu ülkede yaşayan herkes Türk de değildir, Müslüman da değildir. Demokratik ve laik bir ülke olduğunuzu iddia ediyorsanız eşit yurttaşlık temelinde herkesin hakkını ve adaletini sağlayacaksınız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Seyit Rıza Meydanı’nda başladı-VİDEO

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Seyit Rıza Meydanı’nda başladı-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda başladı. Tunceli Valiliği’nin yasaklarını kınayan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Bu yasakçı zihniyetleri delerek bugünlere geldik. Onun için bu yasakçı zihniyeti bundan sonra kabul etmeyeceğiz” dedi.

    Dersim’de 1990’lı yıllardan bu yana köy yakmalar, boşaltmalar, baskılar ve Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamalarına karşı başlatılan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 21’incisi “Madencilik Yağmasına Karşı Doğayı ve Yaşamı Savunuyoruz” şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda başladı. Dört gün sürecek olan festivale, Alevi kurumları, kurum ve kuruluş temsilcileri, siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile halktan çok sayıda kişi katıldı.

    “MÜCADELE SONUCUNDA BURALARA GELDİK”

    Açılış konuşmasını yapan Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, 21’incisini düzenledikleri festivallerin çeşitli antidemokratik uygulamalar nedeniyle 4 tanesini yapamadıklarını söyledi. Müzik gruplarının engellenmesini kabul etmiyoruz. 21 yıl boyunca mücadele sonucuyla buralara geldik. Tek yapmak istediğimiz bu festivali dik durarak yapmak. Bu festivalin ruhuna uygun yapmaktır” dedi.

    “FESTİVAL YASAKLARI DELE DELE BUGÜNLERE GELDİ”

    Festivalin yıllardır kendini biriktire biriktire, yasakları dele dele bu süreçlere geldiğini söyleyen Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da, “Bu yasakçı zihniyetleri delerek bugünlere geldik. Onun için bu yasakçı zihniyeti bundan sonra kabul etmeyeceğimizi belirtiyoruz. Buradan valiliğe sesleniyorum. 15 gün boyunca burada yasak ilan ettiniz. Bunu sık yapıyorsunuz. Yasakçı zihniyetle güven ve huzur ortamı sağlanamaz. Bunu kınadığımızı, antidemokratik uygulamaların tekçi anlayışın devamı olduğunu belirtmek istiyorum. Bununla ilgili mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Grup Yorum üyelerinin Dersim’e girişine valilik yasağı- VİDEO

    Grup Yorum üyelerinin Dersim’e girişine valilik yasağı- VİDEO

    PİRHA – Grup Yorum üyelerinin Dersim’e girişi yasaklandı. Dersim’in Pertek ilçesi Feribot iskelesi önünde polis kontrol noktasında durdurulduğunu söyleyen Grup Yorum üyesi Murat Çeçen, “Bu hukuksuzluğu tanımıyoruz. Grup Yorum AKP’nin yasal zorbalığına teslim olmayacak” dedi.

    Tunceli Valiliği, bu yıl gerçekleştirilecek olan 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin merkez programında yer alan Grup İsyan Ateşi ve Grup Yorum’un Dersim’e girişlerini yine yasakladı. Ayrıca Ermeni dans grubu olan Veradardz Folk Grup’a da yasaklama getirdi.

    Dersim’in Pertek ilçesi Feribot İskelesi önünde polis kontrol noktasında durdurulduğunu söyleyen Grup Yorum üyesi Murat Çeçen, şunları söyledi:

    “Şu anda Dersim’in Pertek ilçesi Feribot İskelesi önündeyim. Polis kontrol noktasında durduruldum. Şehre girişimin yasak olduğu bildirildi. Valilik kararıyla Grup Yorum’un hiçbir üyesinin şehre alınmayacağı söyleniyor. Bu yasal zorbalıklara boyun eğmeyeceğiz. Helin’in, İbrahim’in sesi soluğu olmaya devam edeceğiz. Halkımızın yanında, halkımızın içinde olmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA / DERSİM

  • Grup İsyan Ateşi üyeleri, polis tarafından Dersim dışına çıkarıldı- VİDEO

    Grup İsyan Ateşi üyeleri, polis tarafından Dersim dışına çıkarıldı- VİDEO

    PİRHA – Dersim’de Seyid Rıza Meydanı’nda işkenceyle gözaltına alınan 7 kişi serbest bırakıldı. Serbest bırakılmalarının ardından Grup İsyan Ateşi üyelerinin Dersim il sınırlarına girmesi yasaklandı.

    Dersim’de Seyid Rıza Meydanı’nda işkenceyle gözaltına alınan 7 kişi serbest bırakıldı. Serbest bırakılmalarının ardından apar topar gözaltı aracına alınan Grup İsyan Ateşi üyeleri, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim Araştırma Hastanesi’ne götürülerek yeniden serbest bırakıldı.

    Ancak Grup İsyan Ateşi üyeleri, 21. Munzur kültür ve Doğa Festivali’ne katılımının Tunceli Valiliği tarafından yasaklanması nedeniyle, polis tarafından Dersim dışına çıkarıldılar.

    Sosyal medya hesabından bir mesaj yayınlayan Grup İsyan Ateşi üyeleri, “Gözaltı sırasından serbest bırakılacağımız söylenmesine rağmen apar topar gözaltı aracına alınarak il sınırları dışarısına çıkarıldık. Faşizmin hiçbir baskı ve saldırısı devrimci sanata zincir vuramayacaktır” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, festival programını açıkladı-VİDEO

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, festival programını açıkladı-VİDEO

    PİRHA-Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, festival programını açıkladı. Madencilik yağmasına karşı doğayı ve yaşamı savunuyoruz şiarıyla festivali yapacaklarını söyleyen Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, “İzinlerle ilgili bütün başvurularımız yapıldı. Bu dönem festivalin yapılacağını düşünüyoruz. Festival şimdiden tüm Dersimlilere ve Dersim dostlarına hayırlı olsun” dedi.

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, Belediye Meclis Salonu’nda festival programını açıkladı.

    “BAZI ENGELLEMELERLE KARŞI KARŞIYA KALDIK”

    ‘Madencilik yağmasına karşı doğayı ve yaşamı savunuyoruz’ şiarıyla festivali yapacaklarını söyleyen Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, “21’ncisini yaptığımız Munzur Kültür ve Doğa Festivali ile ilgili maalesef bazı engellemelerle karşı karşıya kaldık. Bir gün stadyumda yapmak istedik ama spor müdürlüğü tadilat dolayısıyla izin verilmediğini söyledi. Covid ve başka sebeplerden kaynaklı geçmişte festivalimizi yapamadık. Bu sene tertip komitesi ve demokratik kitle örgütleri geçmişteki süreci de değerlendirerek, bu sene daha iyi hazırlanarak uzun bir mesai harcadılar” diye belirtti.

    “BU SENE FESTİVALİN YAPILACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Festivalin panel, konser, kültürel çalışmalar, kadın, ana dil ve tiyatro gibi çalışmalarla 4 gün boyunca süreceğini ifade eden Maçoğlu, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Festivalde dışarıdan çok fazla insan gelecek. O yüzden programın sürdürülmesi için gelen dostlarımızın, arkadaşlarımızın aldığı karara uygun bir şekilde davranmasını istiyoruz. Nüfusun çok fazla üstünde bir insan sirkülasyonu olacağından kaynaklı toplumda bazı kaygılar gelişiyor. Çevredeki kirlilik, Munzur ve vadideki yoğunluktan dolayı daha dikkat ederek gelen herkesin kararlara uymasını talep ediyoruz. İzinlerle ilgili bütün başvurularımız yapıldı, daha geri dönüşler bize gelmedi ama bu dönem festivalin yapılacağını düşünüyoruz. Festival şimdiden tüm Dersimlilere ve Dersim dostlarına hayırlı olsun.”

    “TÜM DERSİM DOSTLARINI BÜYÜK HALAYDA BULUŞMAYA BEKLİYORUZ”

    Festivali, Dersim halkının istediği biçimiyle kendi kültürlerine ve inançlarına uygun bir şekilde gerçekleştireceklerini belirten DEDEF Genel Başkanı Özkan Tacar, “Bu seneki programın içeriği oldukça zengin. Munzur Kültür ve Doğa Festivali bu seneki programıyla uluslararası bir festivale dönüşmüş durumdadır. 4 günlük dolu dolu bir festival olacak, o yüzden tüm Dersimlileri ve Dersim dostlarını bu büyük halayda buluşmaya bekliyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne katılım çağrısı-VİDEO

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 2 Ağustos’ta Nazımiye’de Düzgün Baba’da yapılacak anmayla başlayacağını belirten DEDEF Genel Başkanı Özkan Tacar, “3-6 Ağustos tarihlerinde de 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali gerçekleştirilecek. Bu yılki ana temamız ‘Madencilik yağmasıyla doğayı ve yaşamı savunuyoruz’ olacak” dedi.

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, 2-6 Ağustos’ta gerçekleştirilecek. 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne ilişkin Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, basın toplantısı düzenledi. Tertip komitesi adına Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Özkan Tacar konuştu.

    Bu yılki festivalin ana teması ‘Madencilik yağmasıyla doğayı ve yaşamı savunuyoruz’ şiarıyla kamuoyuna duyurulan festival ilk gün Düzgün Baba anmasıyla başlayacak.

    3 Ağustos günü festival meşalesinin yakılmasıyla gerçekleşecek açılış programının ardından konuşmalar, halk oyunları, resim sergileri, müzik dinletisi ve panel düzenlenecek.

    “TÜM DERSİM DOSTLARINI FESTİVALE BEKLİYORUZ”

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 2 Ağustos’ta Nazımiye’de Düzgün Baba’da yapılacak anmayla başlayacağını belirten DEDEF Genel Başkanı Özkan Tacar, “3-6 Ağustos tarihlerinde de 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali gerçekleştirilecek. Bu yılki ana temamız ‘Madencilik yağmasıyla doğayı ve yaşamı savunuyoruz’ şiarı olacak. Festivalde Alevi inancı, güncel siyasal gelişmeler, kadın sorunları, doğa talanı, ana dil gibi birçok soruna ilişkin paneller düzenlenecek. Bizlerin bu yıl Türkiye’deki ve Dünyadaki Dersim dostlarını 2-6 Ağustos tarihleri arasında yapılacak festivale bekliyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM