Etiket: 21 şubat anadil günü

  • Alzey’de 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü etkinliği düzenlendi-VİDEO

    Alzey’de 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü etkinliği düzenlendi-VİDEO

    PİRHA- Alzey Alevi Kültür Derneği’nin 21 Şubat Dünya Ana Dil Günü kapsamında düzenlediği etkinlik, yoğun katılım ve zengin programıyla gerçekleşti.

    Almanya’nın Alzey kentinde bulunan Alzey Alevi Kültür Derneği’nde 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla etkinlik düzenlendi.

    Programın en dikkat çeken bölümü, ana dilde türkü yarışması oldu. Yarışmada jüri üyeliğini Dersimli sanatçılar Ferhat Tunç, Sena Dersimi, Hozan Rençber ve Zele Mele üstlendi. Toplam 13 yarışmacı, Kırmançki ve Kurmanci dillerinde seslendirdikleri türkülerle sahne aldı. Yüzlerce katılımcı, performansları ilgiyle dinledi.

    Çocuklar ve gençlerin yer aldığı yarışmada dereceye giren ilk üç katılımcıya ödülleri verildi.

    Gecede ayrıca Roza Kay Tiyatro Grubu, Kırmançki dilinin karşı karşıya olduğu zorlukları konu alan oyununu sahneledi. Oyun, izleyicilere hem duygusal hem düşündürücü anlar yaşattı.

    Etkinlik kapsamında Alzey çocuk korosu türküler seslendirirken, Alzey Alevi Kültür Derneği halk oyunları ekibi de sahne aldı.

    Gecenin finalinde jüri üyeleri kendi eserlerini seslendirerek katılımcılara türkü dolu bir şölen sundu.

    PİRHA-ALZEY

  • Adıyaman’da Dünya Ana Dil Günü’nde açıklama: Farklı anadillere yönelik sınırlamalara son verilmeli-VİDEO

    Adıyaman’da Dünya Ana Dil Günü’nde açıklama: Farklı anadillere yönelik sınırlamalara son verilmeli-VİDEO

    PİRHA-21 Şubat Dünya Ana Dili Günü sebebiyle Adıyaman’da basın açıklaması düzenleyen Adıyaman ve Emek Demokrasi Platformu ve Ferat-DER ana dile ilişkin konuştu. Yapılan açıklamada Türkiye’deki diller üzerindeki baskılara dikkat çekildi.

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 1999 yılında aldığı kararla 21 Şubat gününü, “Uluslararası Anadili Günü” olarak kabul edildi.

    Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu ve Ferat Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (Ferat Der) Mimar Sinan Parkı önünde, Dünya Ana Dil Günü dolayısıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamanın yapıldığı alanda ‘Anadilimle varım!’, ‘Statüye Kurdî Perwerdehıya Bi Kurdî 21 ê Sibatê Pîroz Be’ pankartı açıldı.

    Açıklamaya siyasi parti yöneticileri ve sendika üyeleri de katılarak destek verdi.

    “ANA DİLİNİN DIŞINDA İKİNCİ BİR DİLİ ÖĞRENEN ÇOCUKLARIN BİRİNCİ DİLİ BELLEKLERİNDEN EKSİLTİLİR”

    Açıklamayı okuyan Adıyaman Eğitim Sen Şubesi Sekreteri Zeynel Çelik, resmi ideolojilerin eğitimde dili kilit bir yer olarak gördüğünü belirtti. Çelik açıklamada şunları konuştu: “

    Milliyetçi ideolojiler, devlet içindeki kültürel ve dilsel farklılıkları eriterek, çoğu zaman yok saymak yoluyla yekpare bir toplum oluşturma amacını gütmektedir. Tek ve egemen kimlik üzerinden homojen bir yapı bina edilmek istenir. Bu asimilasyonist programda eğitim kilit bir rol oynamaktadır. Tek dilli yaşamın ve eğitimin egemen kılındığı toplumlarda devletin resmi dili, gündelik yaşamda ve eğitimde tek dil olarak hayata geçirilmeye çalışılır. Diğer halk dillerinin terk edilmesi ve çocukların çoğunluğun dili olan resmi dili öğrenmeleri sağlanır. Anadilinin dışında ikinci bir dili öğrenen çocukların birinci dili de belleklerinden eksiltilir. Tek dilli ideolojilerin takip edildiği bu ‘tek dilleştirme’ modelleri ‘eksiltici’ eğitim pratikleri olarak tanımlanmaktadır. Dilbilim, psikoloji, antropoloji ve eğitim bilimleri alanlarında yapılan çalışmalar eğitimde eksiltici tek dilleştirme modellerinin çocuklar üzerinde telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtığını; dilsel, eğitsel ve toplumsal eşitsizlikleri artırdığını ortaya koymuştur. Bu araştırmalara göre; tek dilleştirme ideolojisi temelinde eğitim, asimilasyon amacı taşımakta; ciddi zihinsel, psikolojik, bilişsel, eğitsel hasarlara yol açmakta; siyasi ve ekonomik zararları olmaktadır.”

    “TÜRKİYE’DE UZUNCA BİR SÜRE HAKİM DIŞINDAKİ DİLLER BİLİNMEYEN BİR DİL OLARAK ANILMIŞTI”

    Dünyada çok dilli olmayan ve egemen dilin esas alındığı eğitimin dilsel, pedagojik ve psikolojik kısıtlar yaratarak eğitime erişimi engellediği tespit edilmektedir. Dillerin yok olması, dilsel çeşitliliğin kaybolması, çocukların yeteneklerinin gelişiminde engellere sebep olması ve sürekli bir yoksunluk yaratması tek dilli modellerin olumsuz sonuçlardır. Türkiye’de yakın bir zamana kadar anadilinde eğitim hakkının tartışılması bir yana, resmi dil dışındaki dillerin varlığı dahi inkâr edilmiştir. Uzunca bir süre hâkim dil dışındaki diğer diller “var olmayan dil” ya da “bilinmeyen dil” olarak anılmıştır. Kürtçe, Arapça, Çerkezce, Lazca dilleri baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalmıştır. Bugün milyonlarca öğrenci hala anadilinde eğitim hakkından mahrum bırakılmaktadır. Bilimsel çalışmalar, anadilleri üzerinde eksiltici etkisi olan bir eğitime maruz kalan çocukların eğitim düzeyinin düşük olduğunu göstermektedir.

    KENDİ DİLİ DIŞINDA BAŞKA BİR DİLLE EĞİTİM GÖREN ÇOCUKLAR AKADEMİK HAYATINDA GERİ KALIYORLAR

    Bu durumun sebeplerinden biri öğrenciler ile öğretmenler arasında yaşanan iletişim sorunlarıdır. Bastırılmış dilsel halklardan gelen çocuklar okula başlarken adeta yabancı bir dünyaya adım atmış olurlar. Bu çocuklar, kendilerine yabancı olan bu dünyayı çok az anlayabilir ve daha ilk andan kendi dil kaynaklarını kaybederler. Dilini bile anlamadığı bir eğitim sisteminde, sadece soyut dil becerilerinin gelişmesi için değil, günlük Türkçeyi anlamaya başlaması için bile en az birkaç yıl zamana ihtiyaç duymaktadır. Bu durum, anadilinde eğitim alamayan öğrencilerin, anadili Türkçe olan çocuklara göre oldukça dezavantajlı olduğunu göstermektedir. Akademik başarılarının gelişebilmesi açısından aralarında yıllarca fark oluşmaktadır. Ayrıca okuma yazmaya geç başlama ve akademik becerilerin daha geç kazanılması, öğrencilerde sınıf tekrarı ya da okul terki gibi sonuçlara yol açarak eğitim hakkına erişimi engellemektedir.

    “FARKLI ANA DİLDEKİ SINIRLAMALARA SON VERİLMELİ”

    Diğer yandan, anadilinin eğitim dili olarak kullanıldığı okullarda eğitim gören çocukların başarı düzeylerinin yüksek olduğunu kanıtlamış araştırmalar da bulunmaktadır. Afrika, Asya, Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika gibi dünyanın birçok noktasında çok dilli eğitimin başarılı örnekleri mevcuttur. Bu sebeple her çocuk yaratıcı anlamda beslendiği, korunduğu ve özgürleştirici anlamda anadilini geliştirebildiği bir dünyanın içinde yetişmelidir. Anadili temelinde çok dilli eğitim anlayışı, diller ve kültürler arasında kurulan bir köprüdür. Farklılıkları koruyup güçlendirir; demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal düzenin nüvesini taşır. Toplumsal adaletin sağlandığı, insan onuruna yaraşır bir sisteme doğru atılan bir adımdır. Bireyin özgürce kendini belirleyebilmesi ve özgüveninin gelişebilmesi için yaşamın farklı kültürel değerlerinin çoğunluk içinde paylaşıldığı bir topluma ihtiyaç vardır. Toplumsal yaşam, kapsayıcı ve özgürleştirici pratiklerin hayata geçeceği kurumlara ihtiyaç duymaktadır. Anadili temelinde çok dilli eğitim modelleri de bu ihtiyaçların başında gelmektedir. Çok kültürlü, demokratik bir toplum için eğitimde ‘güvenlik’ temelli ve bilimsel dayanağı olmayan yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Farklı anadillere yönelik sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve kendi anadilinde eğitim alması için gerekli ortam sağlanmalıdır.”

    Çelik, son olarak şu ifadeleri kaydetti: “Eğitim Sen olarak, tüm dünya ve Türkiye halklarının 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutluyor, farklı anadili ve kültürlerin özgürce yaşaması ve gelişmesinin önündeki bütün yasal ve fiili engellerin bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • İHD Mersin Şubesi’nden coşkulu anadil kutlaması-VİDEO

    İHD Mersin Şubesi’nden coşkulu anadil kutlaması-VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi’nin, 21 Şubat Anadil Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte bir çok halktan temsilci, baskı ve asimilasyona inat anadilde konuşmanın önemine işaret etti.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, 21 Şubat Anadil Günü kapsamında etkinlik düzenledi. Etkinliğin yapıldığı Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre Salonu’na, “Çocuk cezaevleri kapatılsın”, “Bila hepsiyên nexweş demildest bên berdan”, “İnsan hakları mücadelesinde erkek egemenliğine dur diyoruz” ve “Em mafê aşîtiyê diparêzin. Aştî yekser vêga” pankartları ve anadilin önemine değinen dövizler asıldı. Etkinliğe katılan yurttaşlar yöresel kıyafetler ile renk kattı. Etkinlik  “Kamber ateş nasılsın?” diyerek başladı.

    Etkinlikleri kapsamında Görülmüştür Kolektifi tarafından sergi açıldı. Sergide Türkçe ve Kürtçe olmak üzere yüzlerce politik tutuklunun kitapları sergilendi. 12 yıllık süreçte siyasi tutuklulardan gelen kitapların yer aldığı sergi, yurttaşların yoğun ilgisiyle karşılandı.

    “ANADİLİ İLE EĞİTİM ALMA HAKKININ YAŞAMA GEÇİRİLMELİ”

    Açılışı İHD Eşbaşkanı Zeynep Benli, Şube Sekreteri ve Cezaevi Komisyonu Sözcüsü avukat Gazi İnci ortak metni okuyarak yaptı.

    Açıklamada, “Konuştuğumuz diller üzerindeki yasaklara, kısıtlamalara değil, herkesin eşit haklara sahip olduğu toplumsal bir yaşama tanık olmak istiyoruz. Dünya genelinde sınırları aşan diller, o dilleri konuşanları birbirlerine yaklaştırırken, aynı zamanda da ‘sınırları’ engellemek yerine köprülere dönüştürmektedir. Çünkü bizler biliyoruz ki dillerin sınırları olmaz. Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesinde yer alan anadil ve farklı kültürel kimliklerin öğrenilmesini öngören maddelerin ve her çocuğun en doğal hakkı olan kendi anadili ile eğitim alma hakkının yaşama geçirilmesini talep ediyoruz. Türkiye’nin yargı yetkisini kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, farklı etnik ve dini toplulukların dil ve kültürel değerlerini kendi anadillerinde öğrenmelerini öngören kararlarının yaşama geçirilmesini talep ediyoruz” vurgusuna yer verildi.

    Konuşmanın ardından farklı dillerde konuşan izleyiciler, ana dilleri üzerinde baskı ve asimilasyon politikalarına değindi. Türkçe, Lazca, Kürtçe şiir ve şarkıların seslendirildiği etkinlikte dengbejler kılam söyledi.

    Son olarak Kültürler Buluşuyor Korosu sahneye çıktı. Etkinlik koronun farklı dillerden söylediği ezgilerin ardından sona erdi.

    PİRHA/MERSİN

  • Sanatçı Mücahit Göker: Dilin gelişebilmesi için anadilde eğitim gereklidir-VİDEO

    Sanatçı Mücahit Göker: Dilin gelişebilmesi için anadilde eğitim gereklidir-VİDEO

    PİRHA-Sanatçı Mücahit Göker, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin konuştu. Dünyada yasayan 6 bin dilin %43’nün kaybolma tehlikesi yaşadığını belirten Göker, “Yaklaşık 15 günde bir dil yok oluyor. Baskı ve parçalanmışlık dilimizde zayıflamaya yol açtıysa da, yaşayabilmesi ve gelişebilmesi için anadilde eğitim gereklidir” dedi.

    Sanatçı Mücahit Göker, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin konuştu. Göker, “Kadim anadilimiz, atalardan bize miras kaldı. Dünyadaki teknolojik gelişmeler çok hızlı ilerlemekte, değişmektedir. Bu mirası; bilim, kültür ve sanat ile yaşatmak, geliştirmek, mümkündür” dedi.

    Dünyada yasayan 6 bin dilin %43’nün kaybolma tehlikesi yaşadığını söyleyen Göker, “Yaklaşık 15 günde bir dil yok oluyor. Baskı ve parçalanmışlık dilimizde zayıflamaya yol açtıysa da, yaşayabilmesi ve gelişebilmesi için anadilde eğitim gereklidir. Birçok şey var gücümüz yetmeyebilir. Fakat çocuklarımızı, anadili ve kimliğiyle bir sanat dalına yöneltmek ve sanatı sevdirmek mümkündür. Derim ki; ‘anadilimiz ana sütü gibi helal ve güzeldir. 21 Şubat Dünya Anadil Günü kutlu olsun” diye konuştu.

    Diren KESER/MERSİN

  • ‘Anadil her yerde konuşulmalı, dilimiz varlığımızdır’-VİDEO

    ‘Anadil her yerde konuşulmalı, dilimiz varlığımızdır’-VİDEO

    PİRHA-HDP Dersim İl Örgütü, 21 Şubat Dünya Anadil Günü etkinlikleri kapsamında parti binasında panel yaptı. Panele, HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ve Dil Bilimci Narin Gezgör katıldı. Konuşmacılar anadilin önemini vurguladılar. 

    Halkaların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Örgütü, 21 Şubat Dünya Anadil Günü etkinlikleri kapsamında parti binasında panel yaptı. Panele HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ve Dil Bilimci Narin Gezgör konuşmacı olarak katıldı. “J uzon ke vîndî bo, ju sar kî mireno” yazılı pankart asıldı.

    “DİLİMİZ VARLIĞIMIZDIR”

    Dil Bilimci Narin Gezgör, her hafta bir dilin kaybolduğunu söyledi. 21 Şubat bir çok ülkede kutlamalarla geçtiğini belirten Gezgör, Kürt halkı için kutlama değil, mücadele günü olduğunu dile getirdi.

    Türkiye’de tek dil, tek din politikalarının yürütüldüğünü ifade eden Gezgör, şunları söyledi:

    “Kürtlerin bir çok köy, şehir isimleri değiştirildi. Özünden uzaklaştırıldı. Anne diliyle kendilerini ifade eden çocuklar eğitime başladıktan sonra asimilasyonla yüz yüze kalıyor. Anneler hastaneye gittiğinde kendini ifade edemiyor. 12 Eylül darbesinde duvara yazılan ‘Türkçe konuş, çok konuş’ yazısı hala hafızalardaki yerini koruyor. Cezaevlerine girenler Türkçe konuşmadıkları için, mahkemelerde anadillerinde savunma verdikleri için yıllarca tutuklu kaldılar. İktidarların dil üzerinde baskısını herkes biliyor. Fakat burada biz tüm baskılara karşı dilimize sahip çıkmalıyız. Dilimiz bizim varlığımızdır. Sadece bir gün değil yaşamımızın her alanında dilimize sahip çıkmalıyız. Dilimizin savunmasını yapmalıyız. Dilimiz kaybolursa kültürümüz, yaşamımız ve düşüncelerimizde kaybolur.”

    “ANADİL HAKTIR ENGELLENEMEZ”

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise, bu ülkenin valileri, kolluk güçleri hepsi Kürt, Ermeni, Süryani, Çerkez, Hemşin halkına ve bu dilleri konuşanlara karşı suç işlediğini söyledi. “Bunu tarih kayıt ediyor, bu suç yargılanacak” diyen Bülbül, dile, kültüre sahip çıkmanın önemli olduğunu vurguladı. Bir halkın varlığının temel değerleri olduğunu dile getiren Bülbül, “Halk olmanın temel ölçütlerinden biride dildir. Temel sorun anadil haktır, anadilin eğitim dili olması veya konuşulması için bilmem hangi sözleşmeden, hangi dereden yararlanmaya gerek yoktur. Dil haktır bitmiştir. Bu hakkı engellemekte suçtur” şeklinde konuştu.

    “EKSİKLİĞİ GİDERMEK İÇİN DİL KURSU BAŞLATTIK”

    Bir toplumu var eden değerlerin dille var olduğunu söyleyen HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü de, “Bunun içinde bu topraklarda epey mücadele oldu. Bunun en büyük emektarı da bizim yerel yönetimlerdi. Bir dilin kaybolmasında sistemin, devletin mutlaka payı yüksektir. Fakat bir diğer paysa bizlerindir. Dili evde, yaşamda, her yerde kullanmıyoruz. Daha toplumsal yansa bu halka öncülük eden siyasette, yerel yönetimlerde, sanatta, ticarette her anlamda toplum için var olan dernekler, inanç kurumlarında dilin kullanılmamasına dilin yok olmasına ciddi bir zemindir. Bu anlamda bu dil temelinde hizmet edilmesi gerekiyor. Bu eksiklikleri gidermek için bu yıl bir dil kursu başlattık. En azından bu eksikliğimizi bu şekilde gideriyoruz. Bu halk adına siyaset yapan, mücadele eden partililer diliyle hizmet etmeli” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD üyeleri çektikleri görüntüler ile anadilleri sahiplenmeye çağırdı- VİDEO

    DAD üyeleri çektikleri görüntüler ile anadilleri sahiplenmeye çağırdı- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyeleri 21 Şubat Anadil Günü’nde anadilleri üzerindeki yasakçı uygulamalara karşı sosyal medya üzerinden yayınladıkları görüntüler ile mücadele çağrısında bulundu.

    Yok olmayla yüz yüze kalan anadiller üzerindeki yasakçı uygulamalara karşı mücadeleyi yükseltme ve anadili konuşarak sahiplenme çağrısında bulunan Demokratik Alevi Dernekleri farklı dillerde mesajlar yayınlayarak duyarlılık yarattı.

    21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutlayan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyeleri çektikleri videolar ile anadiller, inançlar ve kültürler üzerindeki yasakçı ve baskıcı politikalar son bulması çağrımızı yineleyerek, anadillere sahip çıkmaya çağırdı.

    #Demokratikalevidernekleri, #ZoneMuwaXoQeseyke etiketi ile Türkçe, Kurmanci, Kırmancki, Ermenice ve Arapça olarak yayınlanan mesajlar sosyal medyada yoğun ilgi gördü.

    (HABER MERKEZİ)