Etiket: 21 şubat dünya ana dili günü

  • ABF: Anadillerin özgürlüğü barışın ve eşit yurttaşlığın güvencesidir!

    ABF: Anadillerin özgürlüğü barışın ve eşit yurttaşlığın güvencesidir!

    PİRHA- 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla Alevi Bektaşi Federasyonu yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, anadillerin yok sayılmasının kültürel varlığı zayıflattığına ve toplumsal belleği tehdit ettiğine dikkat çekildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

    “DİL YALNIZCA BİR İLETİŞİM ARACI DEĞİLDİR”

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 1999 yılında ilan ettiği 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nün, kültürel çeşitlilik ve çok dilliliği desteklemek için önemine işaret edilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Dil; bir halkın hafızası, kimliği, inancı, kültürü ve tarihidir. Anadili yok edilen toplumların belleği silinir, kültürel varlığı zayıflatılır ve toplumsal sürekliliği tehdit altına girer. Bu nedenle anadil yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda varoluşun ve kimliğin temelidir.”

    Alevi toplumunun yüzyıllardır Türkçe, Kurmancî,Kirmanckî, Arapça ve farklı dillerde inancını, felsefesini ve kültürünü yaşattığı vurgulanan açıklamada, bugün bu dillerin çoğunun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi. Kamusal yaşamda anadillerin özgürce kullanılmasının önünde engeller bulunduğu ve anadilinde eğitim hakkının tanınmadığı şartlarda, “kültürel eşitlikten ve gerçek demokrasiden söz etmenin mümkün olmadığı” ifade edildi.

    ABF açıklamasında şu talepler dile getirildi:

    • Tüm halkların anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınması,
    • Yok olma riski altındaki dillerin korunması için somut politikalar geliştirilmesi,
    • Kültürel ve inançsal mirasın anadilleriyle birlikte yaşatılması.

    “Unutulmamalıdır ki, diller sustuğunda kültürler de susar. Anadillerin özgür olduğu bir dünya, barışın ve eşit yurttaşlığın da güvencesidir” denilen açıklama, tüm halkların Dünya Anadili Günü’nün kutlandığı ve eşit, özgür bir yaşam mücadelesinin büyütüleceği ifadeleriyle son buldu.

    HABER MERKEZİ

  • Dersim’den 21 Şubat mesajı: Barış anadilsiz olmaz!-VİDEO

    Dersim’den 21 Şubat mesajı: Barış anadilsiz olmaz!-VİDEO

    PİRHA- Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, 22 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına, DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş okudu.

    Açıklamada, tüm halkların anadillerinin yaşamın her alanında özgürce kullanılabilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, barışın ve özgürlüğün anadillerle mümkün olacağı ifade edilerek şu ifadelere yer verildi:

    “HERKES KENDİ DİLİNDE OKUYUP, YAZMALI”

    Ateş,  “Barış anadilsiz olmaz, özgürlük anadilimizle olur. Öncelikle özgürlük varoluş dilleriyle olur. Bir halk kendi diliyle okuyup yazmazsa o halk özgür değildir. Dillerin mücadelesi her halkın hakkıdır. Bir halk dilinden koparsa, tarihi, kültürü ve kimliği de koparılır” dedi.

    Türkiye’de başta Kürtçe olmak üzere birçok dilin asimilasyon politikalarıyla yok sayıldığı belirten Ateş, açıklamada şunları kaydetti: “Türkiye devleti Kürt halkının diline inkar politikası uyguluyor. Sadece Kürtçe değil, Laz, Ermeni, Süryani, Hamşince, Abazaca, Çerkezce gibi diller de asimilasyonla yok sayıldı ve kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Artık asimilasyon uygulaması son bulmalı; bütün halklar kendi anadilleriyle eğitim görebilmeli, okuyabilmeli, konuşabilmeli” dedi.

    “ÇOCUKLARINIZLA ANADİLDE KONUŞUN, ÖĞRETİN, SOHBET EDİN”

    Özcan Ateş, halklara çağrıda bulunarak, çocuklarla anadilde konuşmanın ve kültürün aktarılmasının önemine dikkat çekti:

     “Dillerimiz inancımızdır, kimliğimizdir, kültürümüzdür, tarihimizdir. Anadiller evde, sokakta, yaşamın her alanında serbest olursa varlığını korur ve yaşar. Halkımıza çağrımızdır: Çocuklarınızla anadille konuşun, öğretin, sohbet edin.”

    Açıklama, “Dünya Anadili Günümüz kutlu olsun” mesajıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de Dünya Anadili Günü’nde şairler, Kirmanckî şiirlerle seslendiler- VİDEO

    Dersim’de Dünya Anadili Günü’nde şairler, Kirmanckî şiirlerle seslendiler- VİDEO

    PİRHA Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu(KESK) Dersim Şubesi, Şahin Karabulut’un moderatörlüğünde Dünya Anadil Günü buluşması gerçekleştirdi. Tunceli Ticaret Odası Salonu’nda yapılan etkinlikte, anadilin anlam ve öneminin yanı sıra şiir dinletisi gerçekleştirildi.

    21 Şubat Dünya Anadili Günü, şiir ve sözle Dersim’de kutlandı. “Şiirimiz var, şairlerimiz var, ses ve renklerimiz var” diyerek bir araya gelen şairler, Kırmançki diliyle şiirlerini paylaştı. Etkinliğin moderatörlüğünü Şahin Karabulut üstlendi.

    Etkinlikte anadilin birey ve toplum açısından taşıdığı önem üzerine konuşmalar yapıldı. Katılımcılar, anadilin kültürel kimliğin temel taşı olduğuna dikkat çekerken, dilin korunması ve yaşatılması yönünde duyarlılık çağrısı yaptı.

    Şairler Bedriye Topaç, Akın Yanardağ ve İdris Yazar’ın katıldığı buluşmada, anadilin önemi ve korunması üzerine çarpıcı mesajlar verildi.

    “DİLİ KORUYUP, YAŞATACAK OLANLAR BİZLERİZ”

    Dersimli şair Bedriye Topaç, Kirmanckî yazdığı öykü ve şiirlerle anadil mücadelesini sürdürdüğünü vurguladı. Topaç, “Dersim’de kime sorsan ‘dilimizi unuttuk’ der. Oysa çözüm bizde. Günlük yaşamda konuşmalıyız. Ben Kirmanckî konuşuyorum ama benim gibi dili savunanlar öksüz kalıyor. Kaygım o ki, 10 yıl sonra evlerde konuşmazsak dilimiz yok olacak” dedi.

    “DİLİMİZ İKRARLIKTIR”

    Şair Akın Yanardağ ise, anadiliyle büyüdüğünü   ve Kirmanckî’nin evlerinde hep konuşulduğunu belirtti. “Dilimiz ikrarlıktır. Ben hem Türkçe hem Kirmanckî şiirler yazdım” diyerek dilin kültürel kimlikteki önemine vurgu yaptı.

    “HER BÖLGENİN AKSANI FARKLI”

    Şair İdris Yazar’da, Elazığ ve Dersim arasında Kirmanckî aksan farkına dikkat çekti. “Anadilimiz ticari dil olmadığı için ortak bir aksanı gelişmemiş, her bölge farklı. Uzun süre arşiv çalışması yaptım ve şiirlerimde bu seslenişe sadık kalmaya çalıştım” şeklinde konuştu.

    Etkinlik, şairlerin Kırmancki şiirlerini seslendirilmesinin ardından, etkinliğe katılan şairlerin kitaplarının imzalanmasıyla sona erdi. Katılımcılar, anadilin günlük yaşamda yaşatılmasının önemine bir kez daha dikkat çekti.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi inanç ve kurum temsicilerinden, ‘Anadilimize sahip çıkalım’ çağrısı- VİDEO

    Alevi inanç ve kurum temsicilerinden, ‘Anadilimize sahip çıkalım’ çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Kureyşan Ocağı evlatlarından Fethiye Yıldırım, Şıx Delili Berxecan Ocağı evlatlarından Ergün Haydaroğlu ve Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez yöneticilerinden Hülya Bozkurt, PİRHA’ya yaptıkları açıklamada, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’nü kutlayarak, “Dilimiz Xizir’ın dilidir, unutup kaybetmeyelim” dediler.

    21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle, Alevi inanç önderleri ve kurum temsilcileri dillerine sahip çıkma çağrısı yaptı.

    Kureyşan Ocağı evlatlarından Fethiye Yıldırım, Şıx Delili Berxecan Ocağı evlatlarından Ergün Haydaroğlu ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi yöneticilerinden Hülya Bozkurt, PİRHA’ya yaptıkları açıklamada, anadilin önemine dikkat çekti.

    “ANADİLİMİZ, İTİKATIMIZI, KÜLTÜRÜMÜZÜ VE VARLIĞIMIZI KORUR, YAŞATIR”

    Kureyşan Ocağı evlatlarından Fetiye Yıldırım, anadilin inanç ve kültür yaşamındaki yerini vurgulayarak dilin kaybolmasının toplumsal varoluşu da tehdit ettiğini söyledi. Yıldırım, yaşadığı durumu şu sözlerle dile getirdi:

    “Anadilimiz Hızır’ın dilidir. Anadilimiz hakikatımız ve inanç yolumuzdur. Bugün öyle bir noktadayız ki anadilimizle dua edemez hale gelmişiz. Ondandır ki dil her şeyimizdir; dil yoksa biz de yokuz. Çünkü dil, itikatımızı, kültürümüzü ve varlığımızı korur, yaşatır.”

    Yıldırım, devletin yıllarca süren baskı ve asimilasyon politikalarının anadilin kullanımını zayıflattığını belirtti: “Devlet çok zulüm yaptı bize. Dilimizden uzaklaştık, öğrenemedik. Bu da çocuklarımıza öğretmemizi engelledi. Şu an anadilimi akıcı konuşamıyorum; sürekli Türkçe kelimeler koyuyorum” dedi ve topluma çağrıda bulunarak, anadilin yaşatılması için çaba gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi: “Bugünden itibaren dilimizi konuşalım, öğretelim, unutmayalım. Anadilimiz kaybolursa cemlerimiz, civatlarımız da kaybolur; biz de kayboluruz.”

    “DİLİMİZ XİZİR’IN DİLİDİR KAYBETMEYELİM”

    Şıx Delile Berxecan Ocağı evlatlarından Ergün Haydaroğlu, halkın kendi anadilini konuşmayı unuttuğunu belirterek dil kaybının toplumsal bir yok oluş anlamına geldiğine dikkat çekti. Haydaroğlu, gençlerin artık anadillerini konuşmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Artık öyle bir duruma gelmişiz ki kendi dilimizi konuşamıyoruz. Halkımız kendi dilini unutmuş. Çünkü gençler artık kendi anadillerini konuşmuyorlar. Dil bir halkın tarihidir, kültürüdür, inancıdır ve dil bütün bu unsurlarıyla birlikte toplumu yaşatır. Eğer bir halk dilini kaybederse, bu durum onlar için ölüm demektir. Belki fiziken yaşayabilirler ama her şeylerini kaybetmiş bir şekilde yaşayabilirler.”

    Anadilin kutsallığına dikkat çeken Haydaroğlu, dilin korunmasının varoluşsal bir mesele olduğunun altını çizdi: “Dilinizi unutmayın, çocuklarınıza öğretin ve her zaman kutsal görün. Dilimiz Xizir’ın dilidir. Dilimizi kaybetmeyelim. Çünkü Kürtçe bizim varlığımızdır” dedi ve dili yaşatmanın toplumun kimliğini ve inancını korumanın en temel yolu olduğunu ifade ederek konuşmasını noktaladı.

    “KİMLİK VE DİLİMİZİN KORUNMASI İÇİN BÜYÜK BEDELLER VERİLDİ”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez yöneticisi Hülya Bozkurt, anadilin korunması için ailelere çağrıda bulundu. Bozkurt, “Atalarımız kendi kimliğini ve dilini korumak için büyük bedeller verdi. Katledildiler, işkence gördüler. Bütün bunlara rağmen dillerine sahip çıktılar. Bizler ise konuşmaya zorlanıyoruz ve çocuklarımıza öğretemedik,” dedi.

    Bozkurt, Kırmançki’nin yaşatılması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bundan sonra dilimizi öğrenelim, çocuklarımızla konuşalım ki anadilimiz Kırmançki kaybolmasın. Bizler kendi dilimizle Ya Hızır, Ya Anafatma, Ya Munzur Bava diye kutsal mekânlarımıza seslenince insanın içi, yüreği kaynıyor. Anadilimiz varlığımızdır, inancımızdır, her şeyimizdir. Çocuklarımız anadilini, kültürünü, inancını bilmezse kendini de bilmez, kaybolur gider.”

    Anne babalara seslenen Bozkurt, evde çocuklara anadilin öğretilmesi gerektiğini belirterek, “Zaten diğer dilleri okulda zorunluluktan öğreniyorlar. Biz evde Kırmançki konuşalım ki dilimiz yaşasın,” çağrısında bulundu.

    Nuray ATMACA- Cem EKİNCİ/DERSİM

     

  • Mersin Dersimliler Derneği, Ana Dili Günü’nü çok dilli şarkılarla kutladı- VİDEO

    Mersin Dersimliler Derneği, Ana Dili Günü’nü çok dilli şarkılarla kutladı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği’nin, 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü sebebiyle yaptığı etkinlikte Arapça, Kırmançki ve Kurmanci şarkılar söylendi.

    Mersin Dersimliler Derneği, 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla dernek binasında müzik etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik başlangıcında konuşan Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, ana dilinin yaşaması için özellikle çocukların ve gençlerin bu konuda teşvik edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

    Birçok dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Çığlık, “Dünya üzerinde egemen olan devletlerin asimilasyoncu politikaları, tekçi uygulamaları nedeniyle ne yazık ki diller yok olmaya devam ediyor ve pek çok dil de tehdit altındadır. Bu tekçi asimilasyoncu politikadan vazgeçilmelidir. Halkların kendi dillerinde konuşma, eğitim alma, yaşamlarını ve kültürlerini devam ettirmeleri sağlanmalıdır. Ana dili topluluk bireylerinin en kolay sosyalleştiği, etkileşimde olduğunu ve gelişimini en rahat devam ettirebildiği bir dildir. O nedenle ana dilinin eğitim hakkı olarak tanınması temel bir insan hakkıdır. Dilsel ve kültürel zenginlik ile toplumların barış içinde bir arada ve özgürce yaşamaları sağlanabilecektir” dedi.

    Konuşmanın ardından Kırmancki, Kurmanci ve Arapça dillerinde şarkılar söylendi.

    PİRHA/ MERSİN

  • İzmir’de Kırmancki tiyatro: Dilimiz varlık sebebimizdir-VİDEO

    İzmir’de Kırmancki tiyatro: Dilimiz varlık sebebimizdir-VİDEO

    PİRHA- 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla Arêyê Kay Tiyatro Grubu Kırmancki tiyatro oyununu İzmir’de sergiledi.

    21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde farkındalık yaratmak amacıyla İzmir’de Arêyê Kay Tiyatro Grubu’nun katılımıyla Kırmancki/Zazaca tiyatro oyunu sahnelendi.

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin organizasyonunda gerçekleşen tiyatro oyunu  Çiğli Belediyesi Konferans Salonu’nda sahnelendi.

    Oyunun sergilendiği sahneye “Weşiya Xosere Ebe Zonê Maye Ra Ramîna’, ‘ Anadili Yaşamı Özgürleştir’, ‘Anadilimiz, Kültürümüz, İnancımız Varlığımızdır Sahip Çıkalım’ pankartları asıldı.

    Tiyatro gösterimi öncesinde Baba Mansur Ocağından Ana Elif Hurustan’ın gülbeng vermesi ve çerağ uyandırması sonrasında Hızır lokmaları pay edildi.

    “DİLİMİZ HIZIR’IN DİLİDİR, BİZE EMANETTİR”

    Etkinlikte Kırmancki konuşan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, anadilin önemini vurgu yaparak, “Biz bugün anadil günü vesilesi ile bir araya geldik. Bu ay aynı zamanda Xızır ayıdır. Ana dilimiz Hızır’ın dilidir. Annelerimizden ninelerimizden emanettir bize kalan. Gerekli ki biz anadilimizi çocuklarımıza öğretelim, konuşalım. Dil insanın dünyasıdır; insan en iyi anadiliyle anlatır, konuşur. Ana dilimiz bizim için önemlidir. Bu yüzden çocuklarımızla, torunlarımızla anadilimizi konuşmalıyız, onlara dilimizi öğreterek büyütmeliyiz” dedi.

    “ANA DİLİMİZ VARLIK VE YOKLUK MESELESİDİR”

    Ardından Kurmanci konuşan Yasemin Elban ise anadilin varlık ve yokluk meselesi olduğunu belirterek, “Dilimiz varlığımızdır. Dünya anadil günü kutlu olsun. Dilin savunması insanlığın savunmasıdır. Anadil annemizin sütü kadar helaldir. Kimse ana dilinden koparılmamalıdır. Bir insanın ana dilinden men edilmesi dünyadaki en büyük hakarettir. Türkiye’de anadilimizi ya yok sayıyorlar, ya da yasaklıyorlar. Bizi dilsiz ve vatansız bırakıyorlar. Anadilimiz varlık ve yokluk meselesidir. Varlığımızın kabul görülmesi için anadilimiz üzerindeki baskı son bulsun” diye konuştu.

    Etkinlik farklı dillerde anadili günü üzerine yapılan konuşmalar devam ederken sonrasında ise Areye Kay Tiyatro Grubu ‘Kanada’ isimli Kırmancki oyunu sergilendi.

    Oyunun sahnelenmesinin ardından etkinlik son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Mersin’de Ana Dili çağrısı: 21 Şubat tüm dillere özgürlük günü olsun! -VİDEO

    Mersin’de Ana Dili çağrısı: 21 Şubat tüm dillere özgürlük günü olsun! -VİDEO

    PİRHA-21 Şubat Dünya Ana Dili Günü sebebiyle açıklama yapan İHD, Sanatolia, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Eğitim-Sen, her bireyin ana dili ile eğitim alması ve dünya ile iletişim kurması hakkının bir an önce hayata geçirilmesi yönünde çağrı yaptı.

    Sanatolia, İnsan Hakları Derneği (İHD), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim- Sen) ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü sebebiyle Özgür Çocuk Parkı’nda ortak basın açıklaması yaptı.

    Türkçe ve Kürtçenin Kurmanci ile Kurmancki lehçelerinde yapılan açıklamada üç dilde “21 Şubat Dünya Ana Dili Kutlu Olsun” yazılı pankart açıldı.

    “DİL ÜZERİNDEKİ TEKÇİ POLİTİKALAR KALDIRILMALI”

    Açıklama metninin Türkçe kısmını okuyan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, ana dilinin önemine vurgu yaparak, özellikle ana dilde eğitimin temel bir insan hakkı olduğunu kaydetti. Ancak ulus devlet anlayışının ana dilinde eğitim taleplerinin önündeki en büyük engel olduğunu belirten Sümbül, “Ulus devlet anlayışı asimilasyoncu, tekçi ve yasaklayıcı bir anlayışla ana dilinde eğitim taleplerini reddetmektedir. Ulus devlet anlayışı bir toprak parçası üzerinde yaşayan bütün bireylerin ‘tek dili’ konuşmaya, eğitim görmeye ve diğer faaliyetlerini sürdürmeye zorlamaktadır. Diller üzerinde tekçi ve asimilasyoncu politikalar ve zor aygıtları kaldırılmalıdır. Halkların kendi dillerinde konuşma, eğitim alma, yaşamlarını ve kültürlerini devam ettirmeleri sağlanmalıdır. Dilsel ve kültürel çoğulculuk ile toplumların barış içinde bir arada ve özgürce yaşamaları sağlanabilecektir” diye konuştu.

    “ANA DİLİNDE EĞİTİM HAKTIR”

    Açıklamanın Kırmançki kısmını okuyan İHD Mersin Şube Yöneticisi Şükran Aktaş, ana dilinde eğitimin çocuklar üzerindeki etkisine değinerek, “Bir çocuğun ilkokul 5’inci sınıfa kadar ailesinden öğrendiği dilden kopması ve resmi dili öğrenerek bilime, sanata, kültüre ve eğitime erişmeye zorlanması hem çocuk haklarının ihlali hem de pedagojik olarak çocuğun ruhsal, sosyal ve duygusal dünyasının parçalanması anlamına gelmektedir. Farklı dil ve lehçelerin seçmeli ders olarak okutulması yetersiz bir hak olmasının yanında bu dilleri seçmek ve okulda öğrenmek neredeyse imkânsız hale getirilmiştir. Yeterince öğretmen atanmaması, bir sınıfta en az 10 öğrencinin o dersi seçmek zorunda oluşu, eğitim araç ve gereçleri ile ders kitaplarının eksikliği, çocukların ve velilerin ders seçim dönemlerinde haberdar edilmeden idarenin uygun gördüğü çoğunlukla da dini içerikli derslere çocukların yönlendirilmesi gibi zorluklar nedeniyle bu hak bile kullanılamamaktadır” dedi.

     “DİLLER ÜZERİNDEKİ YASAKÇI ANLAYIŞA SON VERİLMELİ”

    Açıklamayı Kurmanci okuyan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan Nebil Birtek ise, Türkiye’de Kürt dili üzerindeki baskılara dikkat çekerek, iktidarın TRT6 ve seçmeli dersler gibi düzenlemelere gitmesinin ana dili bağlamındaki hak taleplerini karşılayacak düzeyde olmadığını belirtti.

    Yaşamın her alanında Kürtçenin ciddi engelleme ve baskılarla karşılaştığını söyleyen Birtek, “Mülki idari makamlar olmak üzere birçok idari karar ile Kürtçe tiyatro, sinema, konser ve benzeri kültürel etkinlikler yasaklanmaktadır. Geçtiğimiz aylarda başlayan ve Kürt Meselesinin çözümüne yönelik bazı görüşmeler ile tartışmalar toplumda beklentilere yol açmakta; bu beklentilerin en önemlisi ise ana dilinde eğitim hakkının tanınması meselesidir. İktidar, Kürt meselesinin çözümüne yönelik sorumlu bir davranış sergileyerek başta ana dilinde eğitim hakkı olmak üzere; diller üzerindeki yasakçı anlayışına son vermelidir” ifadelerini kullandı.

    Son olarak İHD Mersin Şube Eş Başkanı Gazi İnci, şunları söyledi:

    “28 Ekim 1990 tarihinde derneğimizin kongresinde Kürtçe konuştuğu için tutuklanan, beraat ettikten kısa bir süre sonra ise evinden alınıp gözaltında zorla kaybettirilen üyemiz Vedat Aydın’ı saygıyla anarak Dünya Anadil Gününü kutluyor, her bireyin en doğal hakkı olan kendi anadili ile eğitim alması ve dünya ile iletişim kurması hakkının ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz.”

    Basın açıklaması, Kürtçe şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla sonlandı.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Yazar Munzuroğlu: İnsanlar ana dillerinden uzaklaştırılıyor!- VİDEO

    Yazar Munzuroğlu: İnsanlar ana dillerinden uzaklaştırılıyor!- VİDEO

    PİRHA- Şair-Yazar Doğan Munzuroğlu insanların ‘Benim ana dilim, kültürüm yaşasın’ mantığından gün be gün uzaklaştırılmaya çalışıldığını söyleyerek, asimilasyona karşı herkesin ana dilini yaşatması gerektiğinin altını çizdi.

    UNESCO tarafından 1999 yılında 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü olarak ilan edildi. Ana dillerin varlığının korunması ve sürdürülmesi için teşvikler yapılsa da günümüzde küreselleşme, göçler, ulus devlet anlayışıyla yönetilen ülkelerdeki tekçi politikalar, ana dillerin konuşulmayarak günden güne kaybolmasında büyük bir rol oynuyor.

    UNESCO’nun dil bilimcilerine göre insanlığın varoluşundan bu yana yaklaşık 30 bin farklı dil konuşulurken, sadece 7 bin dilin günümüze kadar gelebildiği belirtiliyor. UNESCO’nun verileri dünya genelinde 2 bin, Türkiye’de ise 18 dilin yok olma tehlikesi altında olduğunu gösteriyor.

    Yok olma tehlikesi altında olan dillerden biri olan Kırmançki eserler üreten Şair-Yazar Doğan Munzuroğlu, ana dilinin önemine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ANA DİLİMDE YAZMAK BİLİNÇLİ BİR TERCİH”

    Dört şiir, bir roman, bir araştırma, iki öykü olmak üzere toplamda 8 kitabı olan Doğan Munzuroğlu, eserlerini ana dilinde yazıyor. Türkçe dilinde kendini yeteri kadar iyi ifade edemediğini, bu nedenle Kırmançki yazmaya başladığını ifade eden Munzuroğlu, öte yandan bunun bilinçli bir tercih olduğunun altını çizdi:

    “Kendi ana dilim dünyadan yok olup gitme, ölme tehlikesi yaşıyor. Kürtçe’nin bu lehçesi çok az insan tarafından kullanıyor. Kürt coğrafyasında birçok hikaye, masal, şiir, fıkra, bilmece her geçen gün kaybolup gidiyor. Yaşlılarımız öldükçe onlarla birlikte yok olup gidiyor ana dilimiz. Çünkü Kürtçe daha çok sözlü edebiyat alanında varlığını sürdürüyor, yazılı alana dönüştürülmedikçe her an yok olma tehlike yaşamakta. Bu nedenle bilinçli bir şekilde ürün vereceksem bu ana dilimde vereyim de belki ölümünü geciktirmede katkım olur diye düşündüm.”

    “ANA DİLİNDE EDEBİYAT BÜYÜK ZENGİNLİK”

    Edebiyatta ana dilinin büyük zenginliklere kapı açtığını ifade eden Munzuroğlu, “Türkçe yazdığınızda sizin dilinizde var olan yaşamın bir anını, durumunu, halini ifade eden sözcükler kullanamayabilirsiniz çünkü dil farklı coğrafyaların, farklı yaşamların ifadesi olduğu için ona karşılık gelecek herhangi bir kelime, deyiş, atasözü yok. Özellikle yaşlılarla sohbet ettiğinizde denk gelmişsinizdir, öyle bir deyim kullanıyorlar ki şaşırıp kalıyorsunuz bu durumu sadece bu deyim anlatabilir diye. Dolayısıyla bir dili şiirde, denemede, romanda dile getirdiğinizde o halkın inancını, sevinçlerini, kaygılarını, acılarını, kültürünü, yaşam biçimini aktarmış oluyorsunuz” dedi.

    “ASİMİLASYONLA MÜCADELE EDİLMELİ”

    Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktür sebebiyle ana dilinin varlığının korunması alanındaki mücadelenin zorlaştığını ve asimilasyonun her daim devrede olduğunu söyleyen Munzuroğlu, bu asimilasyon politikalarına karşı ne yapmalı soruna şu cevabı verdi:

    “Günümüzde insanları ‘Benim dilim, kültürüm yaşasın’ mantığından gün be gün uzaklaştırılmaya çalışıyorlar. Bireysel olarak herkesin bu konuda bilinçli hareket etmesi ve dilini her alanda konuşması gerekiyor. Burada kurumlara da büyük görev düşüyor. Ana dili hakkına karşı mücadeleyi büyütmeleri lazım. Öte yandan velilerin okullarda seçmeli derslerde çocuklarını ana diline yönlendirmeleri gerekiyor. Topyekün bir sahip çıkışla asimilasyonu önlemek mümkün olacaktır.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi: Ana dilimiz varoluşumuzun taşıyıcısıdır

    Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi: Ana dilimiz varoluşumuzun taşıyıcısıdır

    PİRHA-Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi, 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Bizler dilimizi ve kimliğimizi koruma mücadelesinin, ekolojik ve özgür bir yaşam inşa etme mücadelesiyle iç içe olduğuna inanıyoruz. Anadilimizde yaşamak, üretmek ve düşünmek bizim en doğal hakkımızdır. Anadilimiz yalnızca bir iletişim aracı değil, tarihimizin, kültürümüzün ve varoluşumuzun taşıyıcısıdır” denildi.

    Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2000’de 21 Şubat tarihini Dünya Ana Dil Günü ilan etti. Bugün, 19 yıldır dünyada dilsel farkındalık yaratılıyor ve çok dillilik teşvik ediliyor.

    BM verilerine göre dünyada her iki haftada bir dil, içinde geliştiği entelektüel ve kültürel ortamla birlikte yok oluyor. Dünya üzerinde konuşulan dillerin yüzde 40’ı yok olma tehlikesi altında. Bütün dünyada 7 binden fazla dil konuşuluyor, 5 binden fazla “yerli” kültür yaşıyor, 370 milyondan fazla “yerli” insan yaşıyor.

    Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi, 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde yazılı açıklama yaptı.

    “BİR DİLİN KAYBOLMASI O TOPLUMUN TARİHİNİN DE KAYBOLMASI DEMEKTİR”

    Uluslaşma sürecinin yeryüzündeki halkların doğal çeşitliliğini ve kültürel zenginliğini tehdit ettiği belirtilen açıklamada, “Fransız Devrimi ile güç kazanan ulus-devlet anlayışı, egemenliği pekiştirmek adına tek dil, tek kimlik, tek inanç politikalarını dayatmış; bunun sonucunda birçok dil yasaklanmış, yok edilmiş ve hafızalardan silinmiştir. Bu süreç yalnızca dillerin kaybolmasına değil, aynı zamanda halkların tarihsel belleğinin ve kültürel mirasının yok olmasına neden olmuştur. “Ax zıman, iman, hars û ye, naman” – bu kadim söz, dilin bir halkın kimliğindeki derin anlamını vurgular. Toprağımız, dilimiz ve inancımız yok edilmek isteniyor. Oysa her dil, yalnızca bir iletişim aracı olmanın ötesinde, halkın tarihini, kültürünü ve kolektif hafızasını taşır. Bir dilin kaybolması, o dili konuşan halkın köklerinin ve tarihinin de kaybolması demektir” denildi.

    “ULUS-DEVLET ANLAYIŞI TOPLUMSAL ÇEŞİTLİLİĞİ YOK SAYAN BİR ANLAYIŞTIR”

    Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte tekçi politikaların halkların çok dilliliğini ve çok kimlikliliğini inkâr ettiği belirtilen açıklamada, “İttihat ve Terakki döneminde, Türk-İslam sentezi üzerinden şekillendirilen bu anlayış, Kürtler ve Aleviler gibi toplulukların dilini, inancını ve kimliğini yok saymaya yönelik bir asimilasyon sürecine dönüşmüştür. Bu politikalar, tarihsel belleğimizin ve kültürel zenginliğimizin silinmesine neden olmuştur. Biz Kürtler olarak, hiçbir dilin, hiçbir inancın kaybolmaması gerektiğine inanıyoruz. Her dil, her lehçe, her kültürel unsur, insanlığın ortak mirasının ayrılmaz bir parçasıdır. Bir dilin yok olması, yalnızca o dili konuşan halkın değil, tüm insanlığın kaybıdır. Bugün Türkiye’de başta Kürtçe, Zazaca, Çerkesçe, Lazca ve Pontus Rumcası olmak üzere birçok dil, devlet eliyle uygulanan tekçi politikalar nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkçenin egemen kılınarak diğer dillerin kamusal alandan silinmesi, ulus-devlet anlayışının bir sonucu olmakla birlikte, toplumsal çeşitliliği yok sayan bir dayatmadır” diye ifade edildi.

    “DİL HALKLARIN ÖZGÜRLÜK ARAYIŞINI TAŞIYAN BİR ARAÇTIR”

    Bir halkın dilini ve kimliğini korumanın toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulanan açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Dil, halkların mücadele tarihini, kültürel birikimini, özgürlük arayışını taşıyan bir araçtır. Bu nedenle, dilin korunması, özgürlüğün korunması anlamına gelir. Jı bîra me neçin! Unutmayalım ki, bir devlet sınırları içinde farklı halklar, diller ve inançlar barındırır. Bir ulusun yalnızca tek bir halkın adıyla tanımlanması, gerçekliği çarpıtmakla kalmaz, aynı zamanda faşizmin en açık göstergelerinden biri olur. Bugün UNESCO’nun yok olma tehlikesi altındaki diller için koruma mekanizmaları geliştirmesi ve 21 Şubat’ı Dünya Anadil Günü olarak ilan etmesi, bu durumun küresel bir sorun haline geldiğini göstermektedir.

    Bizler, Yaşamı Yeniden İnşa Kooperatifi olarak, dilimizi ve kimliğimizi koruma mücadelesinin, ekolojik ve özgür bir yaşam inşa etme mücadelesiyle iç içe olduğuna inanıyoruz. “Zımanê me, jiyanê me ye” – Anadilimizde yaşamak, üretmek ve düşünmek bizim en doğal hakkımızdır. Anadilimiz yalnızca bir iletişim aracı değil, tarihimizin, kültürümüzün ve varoluşumuzun taşıyıcısıdır. Bu bilinçle, ana yurdumuzda, ana dilimizde, ekolojik bir yaşam inşa ederek dilimizi yaşatmaya ve varlığımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD İzmir Şubesi, Dünya Ana Dili Günü paneli düzenliyor

    DAD İzmir Şubesi, Dünya Ana Dili Günü paneli düzenliyor

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla Gazeteci Yazar Turabi Kişin’in katılımıyla panel düzenleyecek.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde, ‘Ana Dili İçin Buluşuyoruz’ başlığıyla panel düzenliyor.

    Moderatörlüğünü Semra Acar’ın yapacağı panele, Gazeteci Yazar Turabi Kişin panelist olarak katılacak.

    Çiğli ilçesinde bulunan DAD İzmir Şube binasında 23 Şubat Pazar günü gerçekleşecek panel saat 14.00’te başlayacak.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Alevilerin ana dilinde ibadetlerini yürütmesi inancımızı yaşatmaktır’- VİDEO

    ‘Alevilerin ana dilinde ibadetlerini yürütmesi inancımızı yaşatmaktır’- VİDEO

    PİRHA- Alevilerin kendi ana dillerinde dua ve gülbeng okumasının, cem yürütmesinin Aleviliği yaşattığını söyleyen Seyit Sabun Ocağı’ndan Mehmet Seyitalioğlu, “İnatla kendi ana dilimizde ibadetlerimizi yapmak hem ana dilimize hizmettir hem de geleneğimizi korumak, inancımızı var etmektir” dedi.

    21 Şubat 1952’de Bangladeş’in başkenti Daka’da, Bengal alfabesiyle yazabilme ve Pakistan’ın Bengal dilini de resmi dil olarak tanıması talepleriyle yapılan protestolarda Bengal Dil Hareketi’nden öğrencilerin polisler tarafından öldürüldü.

    Bengal’de anadilini sahiplenme mücadelesinde hayatını kaybeden öğrencilere saygı olarak 21 Şubat, UNESCO tarafından Uluslararası Ana Dil Günü ilan edildi.

    Türkiye ve dünyanın birçok yerinde ana dilinin konuşulması ve korunmasına dönük mücadeleler sürüyor. Aleviler de bu mücadeleyi kendi inanç ve kültürlerini yaşatmak adına sürdürüyor.

    21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’ne dair Seyit Sabun Ocağı’ndan Mehmet Seyitalioğlu, PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulunarak, Alevilerin kendi ana dilinde ibadetlerini yapmalarının önemine vurgu yaptı.

    “ANA DİLİNDE İBADETİN ENGELLENMESİ ASİMİLASYONDUR”

    Ana dilinin inançta büyük bir yeri olduğunu belirten Mehmet Seyitalioğlu, bunun Türkiye’de çeşitli engellere takıldığını kaydetti. Alevilerin hem inanç hem de ana dili konusunda iki kez asimilasyonla karşı karşıya olduklarının altını çizen Seyitoğlu, “İnatla kendi ana dilimizde dua ve gülbenglerimizi okumak, cem ve cemaatlerimizi yürütmek, hem ana dilimize hizmettir hem de geleneğimizi korumak, inancımızı var etmektir. Bizim varlığımız bizim kültürümüzde yaşar. Kültürümüz bizi var eder, ilerletir. Bu dayanışma bizi halk olarak, inanç olarak, kültür olarak da bu dünyada var olmamızı sağlar. Birisi kendi dünya görüşü olarak bir anlayışla vardan var olduğunu savunur, biz o cephedeyiz. Yani biz Vahabi ve vahiy dinlerden değiliz. Bizim pirimiz, sultanımız rehberimiz, mürşidiimiz yine bizden biridir ve ocakzadedir. Bu ocakzadeler kendi inanç ve ibadetilerini kendi dilinde yürütüyorlar ancak bunu yapınca çeşitli engelleri takılıyorlar. Burada da bir asimilasyon var” diye konuştu.

    “ALEVİLER DE ASİMİLASYONDAN ETKİLENMİŞTİR”

    Bazı Alevilerin Sünni mezhebine ait kalıplaşmış ifadeleri günlük yaşamında kullandığını söyleyen Mehmet Seyitalioğlu, söz konusu asimilasyondan Alevilerin de etkilendiğini dile getirdi. Asimilasyon başlangıcını pantolondaki ufak bir söküğe benzeten Seyitalioğlu, “O sökük bir başlarsa bütün pantolana, bedene sirayet eder. Asimilasyon önemsemediğimiz küçük şeylerle başlar, o boşlukları doldurur, yeni bir bir fikriyat yaratır. Bu fikriyat da zulmedenin, yasaklayanın anlayışıdır. Bu nedenle asimilasyonun önüne geçmek için kendi dilimizde inanç ve kültürümüzü yürütmeliyiz, ritüellerimizi yerine getirmeliyiz. Bunu yapmazsak yok oluruz” sözlerini kullandı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Dünya Ana Dili Günü’nde İzmir’de Kırmancki tiyatro sergilenecek-VİDEO

    Dünya Ana Dili Günü’nde İzmir’de Kırmancki tiyatro sergilenecek-VİDEO

    PİRHA-  21 Şubat Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla Arêyê Kay Tiyatro Grubu Kırmancki tiyatro oyununu İzmir’de sergileyecek. Dünya Ana Dili Günü’ne dair gerçekleşecek etkinliğe katılım çağrısında bulunan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, “Anadilimiz Hızır’ın dilidir. Annelerimiz den ninelerimizden emanettir bize kalan. Gerekli ki biz anadilimizi çocuklarımıza öğretelim, konuşalım. Hep beraber anadil günümüzde buluşalım.” dedi.

    21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde farkındalık yaratmak amacıyla İzmir’de Arêyê Kay Tiyatro Grubu’nun katılımıyla Kırmancki/Zazaca tiyatro oyunu sahnelenecek.

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin organizasyonunda gerçekleşecek tiyatro oyunu 21 Şubat tarihinde Çiğli Belediyesi Konferans Salonu’nda sahnelenecek.

    Tiyatro oyunu saat 19.00’da başlayacak. Ayrıca tiyatro sonunda Hızır lokmaları da pay edilecek.

    “DİL ÖLDÜĞÜNDE HER ŞEY ÖLÜR”

    21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’ne dair mesaj paylaşan Yılmazcan Şare, “İnsanın dili kimliğidir. İnsanın dili öldü mü insanın itikati, kültürü, her şey ölür. Anadiline sahip çıkın anadilimiz Hızır’ın dilidir, Hızır’ın ruhudur. Nasıl ki Sey Qaji, ‘Her ot kökünde olur, her börtü böcek kendi dilinde öter. Kim ki aslını unutursa kendi izini siler’ demişse dilinize sahip çıkın ve konuşun” diye belirtti.

    KILIÇ: 21 ŞUBAT’TA KIRMANCKİ TİYATRO ETKİNLİĞİMİZDE BULUŞALIM

    Yine 21 Şubat’ta gerçekleşecek tiyatro oyununun organizene eden İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, Dünya Ana Dili Günü’ne dair gerçekleşecek etkinliğe katılım çağrısında bulunarak, “Anadilimiz Hızır’ın dilidir. Annelerimiz den ninelerimizden emanettir bize kalan. Gerekli ki biz anadilimizi çocuklarımıza öğretelim, konuşalım. Dil insanın dünyasıdır; insan en iyi anadiliyle anlatır, konuşur. Dünya Ana Dili Günü için 21 Şubat’ta Çiğli Belediyesi Konferans Salonu’nda etkinlik düzenliyoruz. Hep beraber anadil günümüzde buluşalım, destek verin. Herkesi davet ediyoruz” dedi.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Kırmancki tiyatro etkinliği düzenliyor

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Kırmancki tiyatro etkinliği düzenliyor

    PİRHA- İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin öncülüğünde 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla Kırmancki/Zazaca tiyatro oyunu sahnelenecek.

    21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde farkındalık yaratmak amacıyla İzmir’de Arêyê Kay Tiyatro Grubu’nun katılımıyla Kırmancki/Zazaca tiyatro oyunu sahnelenecek.

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin organizasyonunda gerçekleşen tiyatro oyunu 21 Şubat tarihinde Çiğli Belediyesi Konferans Salonu’nda sahnelenecek.

    Tiyatro oyunu saat 19.00’da başlayacak.

    “ANA DİLİMİZ İÇİN DAYANIŞALIM, BİRLİKTE OLALIM”

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, etkinliğine dair yaptığı paylaşımda şu çağrıda bulundu:

    “Ana dili insanın yaşam dünyasının anahtarıdır. İnsan duygularını, düşüncelerini, sorunlarını anadili ile en iyi ifade  eder. Ana dilinden daha etkili dertleşir. Sevincini üzüntüsünü, kederini daha iyi anadilinden ifade eder. Aşkını, sevdasını, sevgisinin boyutunu anadilinden daha rahat anlatır Anadilinden ağlar, anadilinden ağıtlar yakar. En güzel klamları anadilinden söyler, inanç ritüellerini, doğa sevgisini anadiliyle etkili ifade eder. İyi bir iletişim dili anadili ile etkili olur. İnsanın iyiliği ya da kötülüğü kullandığı dili aracılığı ile sağlanır. Anadili insanın yaşam dünyasında etkili bir köprüdür. Gelin “21 Şubat Dünya Anadili Gününde” saat 19:00 da Çiğli Belediyesi Konferans Salonunda birlikte olalım, birbirimize güç katalım, dayanışalım.”

    PİRHA/İZMİR