Etiket: 21 yıl

  • 19 Aralık ‘Hayata dönüş’ katliamının 21. yılı!

    19 Aralık ‘Hayata dönüş’ katliamının 21. yılı!

    PİRHA-“Hayata Dönüş” adı verilerek yapılan, ölüm orucunda 122, operasyon sonucu ise 32 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan operasyonun üzerinden 21 yıl geçti.

    İnsanlık tarihi açısından kara bir gün olarak kayıtlara geçtiğinde tarih 19 Aralık 2000’di. Demokratik Sol Parti (DSP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Anavatan Partisi (ANAP) koalisyonu döneminde cezaevlerinde uygulamaya sokulmak istenen F tipi cezaevi sistemine karşı 19 yıl önce, 20 Ekim 2000 tarihinde yüzlerce mahkum 19 temel taleple açlık grevine girdi. Talepleri kabul edilemeyen mahkumların bir kısmı 20 cezaevinde açlık grevini ölüm orucuna çevirdi.

    İçeride kritik günlere girilirken, dışarıda insan hakları kuruluşlarından oluşan bir heyet hükümet yetkileriyle görüşmeler gerçekleştirip sorunun diyalog yoluyla çözülmesine çabalıyordu. Kapalı kapılar ardında ise cezaevlerine operasyonun planları yapılmıştı. Hükümetten “teröristlerle anlaşma yapmayacaklarını, ölüm oruçlarına müdahale edilebileceğini” açıklamaları gelirken, dönemin  başbakanı Bülent Ecevit, “teröristlerle pazarlık yapmayız” diyordu.

    Ölüm orucunun 61. günü, yani tarihler 19 Aralık’ı gösterdiğinde sabaha karşı 04.30 sıralarında eş zamanlı olarak operasyon başlatıldı. Yapılan operasyonlarda, 2’si asker -ki tutukluların öldürdüğü iddia edilmiş, hazırlanan adli tıp raporların G-3 tüfeği kurşunlarıyla arkadan vuruldukları ortaya çıktı- 30’u tutuklu olmak üzere 32 kişinin ölümüyle sonuçlanacak olan operasyon ‘Hayata Dönüş’ adıyla başlatıldı ve tarihe 19 Aralık Katliamı olarak geçti.

    Operasyon sabahı çıkan gazeteler “Devlet girdi – Sahte oruç kanlı iftar” manşetleriyle çıkarken İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, “Biz bu operasyona bir yıldır hazırlanıyorduk. Jandarma, özel tim ekipleri operasyon yapılacak cezaevlerinin maketleri üzerinde uygulamalı eğitim alıyordu” açıklamasını yaparken, Saadet Partili Mehmet Bekaroğlu ise, “Bakan Türk hem arabuluculuk yapan bizleri, hem de halkı kandırdı” diyerek görüşmelerin nasıl oyalamaya dönüştüğünü söylüyordu. Hacer Arıkan adlı tutuklunun ambulanstan indirilirken “Bizi diri diri yaktılar” dediği dakikalarda Hikmet Sami Türk, “Ölüm oruçlarında insanların göz göre göre ölmesine seyirci kalamazdık” açıklaması hafızalardaki yerini aldı. Operasyondan sonra ise açıklanan Adli Tıp raporları sonrası gazeteler “Hayata Dönüş Katliamı” başlığı taşıyordu.

    Operasyon sonrasında F tiplerine konulan mahkumların ölüm orucu devam etti. Cezaevinde ve dışarıda ölüm orucuna katılan 122 kişi hayatını kaybetti, yüzlercesi de sürekli ya da geçici sakatlıklar yaşadı.

    Tarih yıllar öncesinde Maraş katliamını yazarken, 2000 yılına gelindiğinde toplumların hafızasında silinmeyecek bir katliam daha tarihe kazındı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    >19 Aralık Katliamı tanığı: Üstümüzde dolanan kara bulutlar, hapis yattığımız ranzalara kadar inmişti!
    >’19 Aralık hayata dönüş değil, hayatı yok eden bir saldırıydı’
    >Cezaevi operasyonlarının 21. yılında Ümraniye Cezaevi önünde açıklama
    >HDP: 19 Aralık Cezaevi Katliamı’nı ve siyasi tutsakların direnişini unutmuyoruz!
    >İHD Dersim Şubesi: 19 Aralık Katliamı’nın faillerini yargılayın!

  • Sosyal medya paylaşımından dolayı 7 gazeteci için 21 yıla kadar hapis istemi

    Sosyal medya paylaşımından dolayı 7 gazeteci için 21 yıla kadar hapis istemi

    Sosyal medya hesaplarında paylaştıkları haber linki ile Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Musa Çitil’i hedef gösterdikleri gerekçesiyle yargılanan 7 gazeteci için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi. 

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA), Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasağı dönemine ilişkin “Kuşatmanın adı ‘Bayrak 12’, başındaki isim Musa Çitil” başlığıyla yayınlandığı haberi sosyal medya hesaplarından paylaştıkları gerekçesiyle gazeteciler Ömer Çelik, A.Vahap Taş, Çağdaş Kaplan, Selman Çiçek, Hamza Gündüz, İnan Kızılkaya, Kemal Sancılı ile Selim Gönenç hakkında açılan davanın 4’üncü duruşması Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gazeteci Kemal Sancılı, başka bir dava kapsamında tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldıuğı duruşmaya diğer gazeteciler katılmadı. Duruşmada sadece Avukat Resul Tamur hazır bulundu.

     GÜNENÇ DOSYADAN AYRI TUTULDU

    Sanık Selim Günenç’in yakalama kararının yerine getirilmediği için davadan ayrı tutularak yeni dosya üzerinden işlemlerinin sürdürülmesi kararlaştırıldı.

     SAVCI CEZA İSTEDİ

    Davaya ilişkin mütalaasını açıklayan iddia makamı, gazetecilerin dosya içerisinde yer alan paylaşımları, Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasağı dönemine ilişkin “Kuşatmanın adı ‘Bayrak 12’, başındaki isim Musa Çitil” başlığıyla yayınlandığı haberi ve Çitil’in birtakım bilgileri ve fotoğrafını paylaşarak hedef gösterdikleri gerekçesiyle üzerlerine atılı suçları işlediklerini ileri sürerek, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. İddia makamı, ayrıca Selman Çiçek’in sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlar gerekçesiyle “Örgüt propagandası yapmak ” iddiasıyla da cezalandırılmasını talep etti.

     AVUKAT SÜRE TALEBİNDE BULUNDU

    Gazetecilerin avukatı Resul Tamur, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talebinde bulundu.

     DURUŞMA 18 ARALIK’A ERTELENDİ

    Mahkeme, avukat Tamur’un talebini kabul ederek, gazetecilerin ve avukatlarının savcının mütalaasına karşı savunma hazırlamaları için duruşmayı 18 Aralık’a erteledi.

     NE OLMUŞTU?

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı “Kuşatmanın adı ‘Bayrak 12’, başındaki isim Musa Çitil” başlığıyla Şubat 2016’da KHK ile kapatılan DİHA ve kapatılan Özgür Gündem gazetesinde yayınlanan haberi, sosyal medya hesaplarında paylaştıkları gerekçesiyle 7’si gazeteci 8 kişi hakkında dava açmıştı.

    Sokağa çıkma yasağı ve çatışmaların devam ettiği dönemde Sur’da yürütülen operasyonla ilgili haberi paylaşan gazeteciler hakkında hazırlanan iddianamede, haberin yayınlandığı dönemde Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olan ve Temmuz 2016’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Jandarma Genel Komutan Yardımcılığı’na terfi ettirilen Tuğgeneral Musa Çitil davacı olarak yer almıştı.

    Haberi kendi sosyal medya hesaplarında paylaştıkları iddia edilen dönemin DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik, DİHA muhabirleri Çağdaş Kaplan, Hamza Gündüz, Selman Çiçek ve gazeteci A.Vahap Taş ile haberi kapatılan Özgür Gündem gazetesinin sosyal medya hesabında paylaşan gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ve gazetenin İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı ile Selim Gönenç hakkında “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” iddiasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    İddianamede ayrıca, DİHA muhabiri Selman Çiçek hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle “örgüt propagandası yapmak”  iddiasıyla 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

    (Kaynak: MA)