Etiket: 24 haziran seçim

  • HDP Adıyaman adayı Yorulmaz: Sandığa giderken iktidarın yaşattıklarını unutmayalım-VİDEO

    HDP Adıyaman adayı Yorulmaz: Sandığa giderken iktidarın yaşattıklarını unutmayalım-VİDEO

    PİRHA- Seçim çalışmalarını tamamlayan HDP Adıyaman Milletvekili adayı Hasan Basri Yorulmaz, “Bu seçim hem Adıyaman hem de ülkemiz için tarihi bir seçim olacak. Bir yandan tek adam diğer yandan demokratikleşmeye evrilmek için  bir tercih yapacak seçmenlerimiz var.  O yüzden sandığa giderken ülkenin içinde bulunduğu durumu göz önünde bulundurarak oy kullanmak gerekiyor” dedi.

    24 Haziran seçimlerine saatler kalırken, seçim çalışmalarını tamamlayan HDP Adıyaman Milletvekili adayı Hasan Basri Yorulmaz ülkenin mevcut gidişatı ve Adıyamanlı yurttaşların yaşadığı sıkıntılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “TARİHİ BİR SEÇİM”

    “24 Haziran’da bir erken genel seçim yapılacak biz buna baskın seçim diyoruz. Bu seçim hem Adıyaman hem de ülkemiz için tarihi bir seçim olacak. Bir yandan tek adam diğer yandan demokratikleşmeye evrilmek için tercih yapacak seçmenlerimiz” diyen Yorulmaz şunları ifade etti:

    “Bu açıdan son derece önemsiyoruz. Yaklaşık bir ayı aşkın süredir sahadayız. Adıyaman’ın her tarafını gezdik. İki günümüz kaldı eksiklerimizi tamamlayıp seçime hazır bir şekilde sandığa gideceğiz. Ülkenin ciddi sorunları var. Ya tek adam rejimi devam edecek ya da ülke demokratik bir rejime evirilecek. Bu seçimlerle beraber bu karanlık tabloyu sona erdirecek bir fırsatımız var. Adıyaman başta olmak üzere bu ülkedeki herkes bu seçimin kritik olduğu bileniciyle sandığa gidecek. 16 yıllık AKP iktidarına gerekli cevabı sandıkta verecektir.”

    “DEMOKRATİKLEŞME ANLAMINDA ÜLKENİN BÜYÜK SORUNLARI VAR”

    “Başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye’nin demokratikleşme, ekonomik ve sosyal ciddi sorunlar mevcuttur. Seçmenler sandığa giderken bu bilinçle sandığa gidecektir” ifadelerini kullanan Yorulmaz, şöyle devam etti:

    “Adıyaman bölgemizin en geri bırakılmış, hizmetlerin uğramadığı bir kent pozisyonunda. Adıyaman ırgat kent olma sorununu bir türlü bitiremeyen hükümet, sadece karayolu ve köprü yaptık diyerek halkı kandırmaktadır. Tarımsal açıdan 16 yıl önce susuz tarımın devam ettiği bir türlü sulu tarıma geçirilemeyen bir durumda sıkıntılarının hat safhada olduğu bir kent pozisyonunda. Ülkede ekonomik sıkıntılar yaşanırken Adıyaman bunun on katını yaşıyor. Çünkü temel geçim kaynağı olan tütün yasaklanmış bir durumdadır. Bu da başta üreticiler olmak üzere kentte yaşayan bütün nüfusun ekonomik anlamda yaşamına etki etmektedir. Böylesi bir süreçte sandığa giderken Adıyamanlı seçmenin, AKP’ye gereken cevabı vereceği kanaatindeyim”

    “SANDIĞA GİDERKEN AKP İKTİDARININ YAŞATTIKLARINI UNUTMAYALIM”

    Seçime saatler kaldığını hatırlatan HDP Adıyaman Milletvekili adayı Hasan Basri Yorulmaz, 24 Haziran’da sandığa giderken ekmeği elinden alınan tütün üreticisinin, çocukları kandırılarak IŞID’e gönderilen mağdur ailelerin, barajlardan dolayı yerinden yurdundan edinilmeye çalışan Alevi yurttaşların ve ırgatlığa mahkum edilen binlerce insanın yaşadığı sorunları göz önünde bulundurarak AKP iktidarının kendilerine yaşattıklarını unutmayarak oy kullanmaları çağrısında bulundu.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

     

  • CHP Cumhurbaşkanı adayı İnce: Zorunlu din dersi olmayacak-VİDEO

    CHP Cumhurbaşkanı adayı İnce: Zorunlu din dersi olmayacak-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da, Emniyet müdürlüğü yanındaki miting alanında  binlere konuşan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, “Bizim iktidarımızla birlikte kimseye zorunlu din dersi vermeyeceğiz. İsteyen istediği kadar, istemeyen hiç almayacak” dedi.

    Seçim çalışmalarını sürdüren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, Adıyaman’da Emniyet müdürlüğün yanında bulunan miting alanında halk ile buluştu. Mitin alanına polisin kurduğu arama noktalarından aranarak geçen yurttaşlar alanda sık sık “Hak hukuk adalet” sloganı attı.

    Bir gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın miting yaptığı Adıyaman’da miting gerçekleştiren CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, burada halka seslendi. İnce, Adıyaman türküsünün nakarat kısmını söyleyerek mitinge başladı.

    “O KOMUTANIN APOLETLERİNİ SÖKECEĞİM”

    CHP Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, 2. Ordu Komutanı Korgeneral Metin Temel’i eleştirerek, “Hemşehrim Erdoğan, ‘Sen diyor generalin iftara katılmasına niye rahatsız oluyorsun.’ Erdoğan, dürüst ol. İftara katılmasından rahatsız değilim. Sen beni eleştiriyorsun, ordu komutanı da alkışlıyor. Disiplin Kanununun 20. maddesinde derki ‘siyasete karışırsanız ihraç edilirsiniz.’ Ordu komutanın uyarıyorum. Balkanları nasıl kaybettiğimizi bilin. Ordu siyasete girdi Balkanları kaybetti. Sen AK Parti il başkanı değilsin. Beni eleştirirken sen alkışlayamazsın. Cumhurbaşkanı olunca o generalin apoletlerini sökeceğim. Erdoğan, emekli cumhurbaşkanı olacağına göre istiyorsa onun emir eri olabilir. Ordunun üçte biri, FETÖ’nün emrine girmiş, üçte biri bu hale gelmiş. Bu nasıl bir şeydir. Siyasete meraklıysanız üniformanızı çıkartır meydanlara gelirsiniz. O generale sesleniyorum, sen Erdoğan’ın generali değilsin milletin generalisin” dedi.

    “BUNLAR AMERİKAN TÜTÜN ŞİRKETLERİNE TESLİM OLDULAR”

    Son çıkan torba yasa ile birlikte tütüne getirilen yasaklara değinen, İnce, “Kendisinin de ömrünün tütün tarlalarında geçtiğini kaydederek“Benim ömrüm tütün tarlasında geçti. Sabahın köründe anamla birlikte tarlaya giderdik. 7 yaşından 70 yaşına kadar herkes çalışırdı. Bunlar kendi ülkemizin topraklarında ekilen tütünü bile kaçak tütün yaptı. Bunlar bin 200 odalı sarayı var ama bunların yatacak yeri yok. Bu tütün paralarıyla okudum. Bunlar Amerikan tütün şirketlerine teslim oldular. Bu şirketlere benim milletimin insanlarını sattılar. Tütün zararlı ama tütün tüketiliyor. Türk tütününü yasaklayamazsın. Size söz veriyorum tütünde hapis cezasını kaldıracağım” diye belirtti.

    “İSTEYEN DİN DERSİ ALACAK İSTEMEYEN ALMAYACAK”

    Seçilir seçilmez OHAL kaldırılacak. Türkiye hukuk devleti olacak. Liyakat esas olacak ifadelerini kullanan CHP Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, “Ülkeyi,3Y ile yöneteceğiz. Yönümüz Avrupa Birliğine dönük olacak; yöntemimiz demokrasi, özgürlükler, hukuk devleti; yönetimimiz tek adam değil, güçlü lider olacak ama yanında akıllı bir kadro olacak.3D ile barıştıracağız. Birinci dil Türkçe, ikinci dil evinde konuştuğu ana dilini öğreteceğiz, üçüncü dil uluslar arası İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça gibi dil öğreteceğiz. Adıyaman’a geldiğinde benim için komik adam demiş. Komik olmak ile gülümsemek arasında bir çizgi vardır. Onu anlayabilmek için ince bir zekaya ihtiyaç vardır. Ayrıca önümüzdeki günlerde ince bir ayar daha vereceğim. Çünkü devlet yönetimi incelik ister. Türkiye’nin geleceği eğitimdedir. AK Parti’ye oy vermiş annelere sesleniyorum. Çocukları eğitemezseniz yüz yılı yokluk içinde geçireceğiz. Dindar nesil yetişmesinden rahatsız olmak. Dindar nesil yetiştirmek devletin değil ailenin görevidir. Aile isterse çocuğunu dindar yetiştirebilir. Bende çocukken Kuran kurslarına gönderildim. Biz devleti yönetirken din dersini aile kaç saat isterse o kadar veririz. İsteyene veririz, istemeye vermeyiz. Ama asla kindar nesil yetiştiremeyiz. Biz çocuklara matematik, fizik öğreteceğiz. Onlar gelip fabrika kuracağız” diye konuştu.

    Mustafa YÜKSEL-ADIYAMAN

  • Kemal Bülbül: Kadınların ve gençlerin çalışmaları bizlere başarıyı getirecektir-VİDEO

    Kemal Bülbül: Kadınların ve gençlerin çalışmaları bizlere başarıyı getirecektir-VİDEO

    PİRHA-24 Haziran seçim çalışmalarını sürdüren HDP Antalya il örgütü Aksu ilçesinde coşkulu bir şekilde seçim bürosu açılışını gerçekleştirdi. Büro açılışında konuşan, HDP Antalya milletvekili adayı Kemal Bülbül, “Gecenin bu saatinde kadınların ve gençlerin burada olmasını çok anlamlı buluyorum. Bu birliktelik ve çalışma bizlere başarıyı getirecektir” dedi.

    HDP’nin iddialı olduğu kentlerden biri olan Antalya’da milletvekili adayları 24 Haziran seçimlerine yaptıkları mahalle, esnaf ve STK ziyaretleri yoğun bir şekilde hazırlanıyor. Yapılan ziyaretler sırasında adaylar, yurttaşlar tarafından coşkulu bir şekilde  karşılanıyor.

    Seçim çalışmaları kapsamında HDP Antalya il örgütü Aksu ilçe seçim bürosunu coşkulu bir şekilde halaylar ve zılgıtlarla açtı. Seçim bürosu açılışına HDP milletvekili adayları Kemal Bülbül, Av. Deniz Yıldırım, Filiz Aslan, Meral Geylani, HDK Antalya eş sözcüsü, SYKP temsilcileri yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Başarının kadınlarla gerçekleşeceğini ifade eden HDP Antalya milletvekili adayı Kemal Bülbül ” Gecenin bu saatinde buraya gelmek siyasi bir eylemdir.Kadınların ve gençlerin bu saate burada olmasını çok anlamlı buluyorum. Bu birliktelik ve çalışmalar bizi başarıya götürecektir. HDP’li siyasetçilerin tutukluluk durumuna da vurgu yapan Bülbül, cezaevlerinde  tutsak alınan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, belediye başkanlarımız ve siyasiler bir an önce serbest bırakılmalıdır” dedi.

    Bülbül’ün ardından HDP Antalya il eş başkanları ve milletvekili adayları halkı selamladı.

    Büro açılışı halaylar ve atılan sloganlarla şölene dönüştü.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP Sivas milletvekili adayları Banaz’dan seçim startını verdiler-VİDEO

    HDP Sivas milletvekili adayları Banaz’dan seçim startını verdiler-VİDEO

    PİRHA- HDP Sivas milletvekili adayları, Pir Sultan Abdal diyarı Banaz’da bulunan Topuzlu Baba Dergahını ziyaret ederek 24 Haziran seçim çalışmaları startını verdiler.Burada açıklama yapan HDP Sivas milletvekilli adayı Rıza Kahraman, “Sivas ve Koçgiri’de seferberlik ruhu ile çalışmaktayız. Halkın HDP’ye yoğun bir ilgisi var” dedi.

    24 Haziran’da yapılacak seçim çalışmalarının startını veren Halkların Demokratik Partisi (HDP), bölge ve metropol kentler başta olmak üzere bir çok ilde yaptıkları mahalle, köy ve STK ziyaretleri ile seçimlere yoğun bir şekilde hazırlanıyor. HDP milletvekili adayları yaptıkları ziyaretler sırasında gittikleri yerlerde halkın yoğun bir ilgisi ile karşılaşıyor.

    Seçim çalışmaları kapsamında, HDP Sivas milletvekili adayları Rıza Kahraman ve Hüseyin Özcan Pir Sultan Abdal diyarı olan Sivas Banaz’da bulunan Topuzlu Baba türbesini ziyaret etti. Yapılan ziyaret sırasında türbeye niyazlaşarak Pir Sultan Abdal şiirleri okuyan adaylar buradan seçim startını verdiler.

    Dergahta, milletvekili adayları adına açıklama yapan Rıza  Kahraman, “Sivas ve Koçgiri’de yoğun bir şekilde seferberlik ruhuyla çalışmaktayız. . Yezid’lerin düzenini bozacağız Serçeşmemizi alacağız. Adaylarımıza inanan ve bizlere partimiz HDP’ye destek veren yoğun bir halk kitlesi var. Pir Sultan’ın diyarından Alevi canlara çağrıda bulunuyorum. Gelin bu mücadeleye hep birlikte destek olalım mutlaka kazanacağız” ifadelerini kullandı.

    (Haber Merkezi)

  • CHP Adıyaman teşkilatı milletvekili adaylarını basına tanıttı-VİDEO

    CHP Adıyaman teşkilatı milletvekili adaylarını basına tanıttı-VİDEO

    PİRHA- 24 Haziran seçimlerine iddialı bir şekilde hazırlanan CHP Adıyaman il teşkilatı basın ile yemekte biraraya gelerek adaylarını tanıttı. CHP Adıyaman 1’nci sıra milletvekili adayı Av. Abdurrahman Tutdere, “Basının düşüncelerinden ve kaleminden dolayı gözaltına alınarak tutuklandığı bir süreci yaşamaktayız. Bizim iktidarımızla birlikte basın özgür bir şekilde çalışmalarını yürütecektir” dedi.

    24 Haziran seçimlerine, yaptıkları ilçe, mahalle ve köy ziyaretleri ile yoğun bir şekilde hazırlanan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adıyaman il teşkilatı basın ile yemekte biraraya gelerek, milletvekili adaylarını tanıttı.

    Aday tanıtımına basın yoğun bir ilgi gösterdi. Aday tanıtımı sırasında CHP İl bBşkanı Deniz Çakmak ve Merkez İlçe Başkanı Hanifi Çavuş söz alarak basını selamlamasının ardından CHP Adıyaman milletvekilli adayları adına 1’nci sıra milletvekili adayı Av. Abdurrahman Tutdere konuştu.

    “OHAL SÜRECİNDE PARLAMENTO DEVRE DIŞI BIRAKILMIŞTIR”

    “CHP genel merkezinin yapmış olduğu değerlendirmeler sonucundan arkadaşlarımla birlikte milletvekili adayı olarak değerlendirilmiş bulunmaktayız. Adayların tamamı örgütün içinde yetişmiş, halkla iç içe olan, Adıyaman sorunlarını bilen arkadaşlarımız” diyen CHP Adıyaman 1’nci sıra milletvekili adayı Av. Abdurrahman Tutdere şunları ifade etti:

    “24 Haziran demokrasinin, özgürlüklerin, yargı bağımsızlığının, tarafsız ve bağımsız basının oylanacağı bir seçim. Demokrasimiz adına 24 Haziran bir dönüm noktası olacaktır. Bu konuda şu anda Türkiye’de basının içinde bulunduğu durum gazetecilerin tutuklu olması, basının kaleminden ve düşüncesinden dolayı insanların soruşturmalar geçiriyor olması, gözaltına alınıyor olmaları ülkenin en büyük sorunlarından bir tanesidir. Bizim için ve demokrasimiz için kabul edilecek bir durum değildir. Daha çağdaş, daha özgür ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasi için mutlaka 24 Haziran’da halkın iktidarının çıkması gerekiyor. Şu anda mevcut yönetim özelikle OHAL koşullarında ülkemizi seçimlere götürüyor. OHAL’de KHK’larla özelikle parlamentonun devre dışı kalması ile ülkemiz yönetilmektedir. Son günlerde doların yükselmesi ülkemiz ekonomisinin dengesini sarsmaktadır. Ülkemizin gidişatının çok iyi olmadığını göstermektedir. Dolayısıyla halkımız bu kötü gidişata dur diyerek, CHP milletvekili adaylarına ve Cumhurbaşkanı adayına destek verecektir.”

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • PSAKD yöneticisi Zengin: Aleviler seçimde mazlumdan yana oy kullanmalı-VİDEO

    PSAKD yöneticisi Zengin: Aleviler seçimde mazlumdan yana oy kullanmalı-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Malatya Şube Sekreteri Hatice Zengin, 24 Haziran seçimlerinde Alevilerin ezilenlerden yana oy kullanması gerektiğini vurguladı. Çocuklara Aleviliğin öğretilmesini isteyen Zengin, “Büyük bir baskı politikası uygulanmakta, özgürce kendimizi ifade edemiyoruz. En büyük inancımız vicdanımızdır. Seçime giderken elimizi vicdanımıza koyarak gitmemiz lazım” diye konuştu.

    Şubat ayında yapılan kongre ile yeni yönetime seçilen PSAKD Malatya Şube Sekreteri Hatice Zengin, dernek faaliyetleri ile ilgili ve son dönemlerde bazı Alevi kurumlarında verilen Kuran kurslarından 24 Haziran seçimlerine kadar bir çok konuda PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “KİMLİĞİMDEN DOLAYI SORUMLULUK HİSSEDİYORUM”

    “Alevi kadını olduğum için kadın kimliğimden dolayı bir sorumluluk hissettiğim için bu yönetim kurulundayım. Kadın, her yerde baskılanan ve ikinci plana itilen bir konumda. Alevilikte dişi ve erkek yoktur, can vardır deriz. Kadınlar ve erkekler ibadetlerini aynı yerde gerçekleştirirler ve varlıklarını birlikte yürütürler” diyen Zengin, “Ama günümüz koşullarında biz bu eşitliği çok fazla göremiyoruz. Bu sorun kurumlarımızda da bulunmakta. Genelde eril bir yapıya sahibiz. Birazcık bunların değişmesi için biz kadınların elimizi taşın altına koyup yönetimlerde yer almamız gerekiyor. Alevi kadınları ne gibi sorunlar yaşıyor? İnancımızı ne kadar yaşayabiliyoruz? Biz kadınız, anneyiz. Çocuğumuzu büyütüyoruz ve bunu çocuklarımıza aktarıyoruz” dedi.

    “EĞİTİM KURSLARI AÇTIK”

    “Yaklaşık üç ayı geçen bir süredir derneği devir aldık. İlk olarak Hızır lokması yaptık. Yeni yönetime seçilmiş olmamıza rağmen mahallerde yaptığımız çalışmalar nedeni ile etkinliğe katılım oldukça iyi olmuştu. Gençlere yönelik de eğitim kursları verilmekte. Bu çerçevede derneğimizde bağlama ve semah eğitimi veriliyor. Her yaşta canlar eğitim kurslarımıza yoğun ilgi göstermektedir” diyen Zengin şöyle devam etti:

    “Halkla sosyal anlamda ilişkiler içinde bulunuyoruz. Taziye ve düğün ziyaretleri başta olmak üzere musahip kurumlarımızla sürekli bir ilişki içindeyiz. Kadın yöneticilerin çoğunlukta olması sebebiyle bütün kurumlarımızın yoğun bir ilgisi ile karşılandık. Derneğimizin kapısı her gün açık. Kadın yöneticilerin çoğunlukta olması nedeni ile kadınların derneğe olan ilgisi de arttı. Demokratik anlamda birçok eylemler yapıyor ve diğer kurumlara da destek veriyoruz. Ama inanç boyutunda dernek olarak bazı eksiklerimizin olduğunun farkındayız. Bunun giderilmesi için de çeşitli çalışmalarımız bulunmakta, bu sorunu da en kısa zamanda çözeceğiz”

    “İNANCIMIZA SAHİP ÇIKIP ÇOCUKLARIMIZA ÖĞRETMEMİZ GEREKİYOR”

    “Malatya’da bazı Alevi dernekleri üye kayıtları almıyor. Bunun sebebi ise mevcut yönetimler kendilerini sürekli yönetimde tutmaları. Bazı derneklerimizde Arap coğrafyasının kültürü, dili bizim derneklerde hızlı bir şekilde yayılıyor. Yine verilen Arapça ve Kuran kursları ile dernekler Sünnileştirilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullanan Zengin şunları kaydetti:

    “Biz durduğumuz konum gereği hiçbir inanca karşı saygısız değiliz. Bir inancın ötekileştirilmesini ve yok edilmesini de istemeyiz. Ama bizim inancımızın içine farklı inançların konularak bizleri asimile etmelerine de müsaade etmeyiz. Bunları yapan ve buna müsaade eden derneklerde yol düşkünüdür. Bunu asla kabul etmeyiz. Pir Sulatan bir devrimci ve direnişçidir. Devrimini ve direnişini de inancından almıştır. Bu nedenle inancımıza sahip çıkıp çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor”

    “SEÇİMDE, MAZLUMDAN VE EZİLENLERDEN YANA OY KULLANMALIYIZ”

    Zengin,“Alevi kurumları ya da Aleviler seçimlerde bir partiyi desteklerken ve oy kullanırken kendi inancından felsefesinden ayrılmaması gerekiyor. Bizim felsefemiz bize diyor ki ‘Mazlumun yanında zalimin karşısında ol’ diyor” dedi.

    Zengin, “Dün Kerbela’da Yezitler vardı. Bugün farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Bütün bunlara karşı sürekli duracağız. Ülkemizde genelde Aleviler seçimlerde bir oy potansiyeli olarak görülmekte. Alevilerin bir partisi yok. Bizim bir adalet inancımız ve duruşumuz var. Her zaman 72 millete aynı nazarda bakar mazlumun yanında yer alırız. Bugün, ülkemizde milyonlarca insan açlık sınırında yaşamakta. İnsanlar dillerinden ve kültürlerinden dolayı gözaltına alınmakta tutuklanmaktadır. Böyle bir süreçte elbette biz Aleviler olarak ezilen halklardan yana olmalıyız. Herkes inancını özgürce yaşamalıdır. Bu seçimlerde adalettin kazanılmasından yanayız. Ülkemizde ekonomik anlamda büyük sıkıntılar yaşanmakta. Büyük bir baskı politikası uygulanmakta, özgürce kendimizi ifade edemiyoruz. O yüzden Alevi yurttaşlara çağrım şudur: En büyük inancımız vicdanımızdır. Seçime giderken elimizi vicdanımıza koyarak gitmemiz lazım”

    PSAKD Malatya Şube Sekreteri Hatice Zengin, PSAKD Malatya şubenin 28 Mayıs Cumartesi günü Melekoğulları düğün salonunda Grup Mavranın ezgileri ile katılacağı dostluk ve dayanışma yemeğine katılım çağrısı yaptı.

    Mustafa YÜKSEL-Suay ABAK
    MALATYA

     

     

  • HDP’li Doğan: Gün birlik olma günüdür

    HDP’li Doğan: Gün birlik olma günüdür

    PİRHA-Seçim çalışmaları için Malatya’da bulunan  HDP İzmir milletvekili Müslüm Doğan ve beraberindeki HDP Malatya milletvekili aday adayları ile birlikte yaptıkları ilçe ve mahalle ziyaretlerinde halkın yoğun ilgisi ile karşılaşıyorlar.

    24 Haziran’da gerçekleştirilecek olan seçim çalışmalarını sürdüren Hakların Demokratik Partisi (HDP) Malatya il örgütü HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan’ın katılımıyla seçim çalışmaları kapsamında, Pütürge ilçe merkezi, bağlı mahallelerde ve Battalgazi ilçesine bağlı Mamurek mahallelerine ziyaret gerçekleştirildi.

    Yapılan ziyaretler sırasında yurttaşlarla bir araya gelerek açıklamalarda bulunan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, “Gün CHP, HDP günü değil. Gün AKP ve MHP’nin kurduğu karanlık sisteme karşı birleşme günüdür.Yoksul daha da yoksullaştı, ülkede demokrasi, adalet, hak ve hukuk yok. Gözaltına alıyorlar sizi keyfi olarak haftalarca gözaltında tutabiliyorlar. Bakın Milletvekillerimiz hakkında hazırlanan fezlekelerin hepsi boş ve hiçbir hukuki dayanağı yok. Gün birlik olma günü, gün bu karanlık düzeni yıkma günüdür” dedi.

    (Haber Merkezi)

  • ‘Seçimde Alevilerin ve Kürtlerin oyu belirleyici olacak’-VİDEO

    ‘Seçimde Alevilerin ve Kürtlerin oyu belirleyici olacak’-VİDEO

    PİRHA- 24 Haziran seçimleri ile ilgili açıklamalarda bulunan TMMOB Malatya İl Koordinasyon Sekreteri Erdal Yavaş, “Bu seçimde Kürtler ve Alevilerin oyları belirleyici olacak” dedi. 

    OHAL’in devam ettiği bir süreçte 24 Haziran’da alınan erken genel seçim kararı ile ilgi bir çok sivil toplum kuruluşu ve sendika temsilcisi yaptığı açıklamalarla yapılacak olan seçimin demokratik ve eşit bir şekilde yapılamayacağını ifade ediyor. TMMOB Malatya İl Koordinasyon Sekreteri Erdal Yavaş, 24 Haziran’da yapılacak seçim ile ilgili PİRHA’ya konuştu.

    “OHAL KARARI ALARAK DEVLETİ DİZAYN ETME FIRSATI BULDULAR”

    Yavaş, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra artık ülkede bir yeni dizaynın inşası için bu OHAL kararı alındı. 15 Temmuz’dan sonra o darbe girişimi bastırıldı, pekala buradan daha güçlü bir demokrasiye doğru gidiş sağlanabilirdi. Ama ülkedeki bu kutuplaşma, yüzde 50 meselesi. Onlar bu OHAL kararıyla devleti dizayn etmeye, toplumu dizayn etmeye doğru kendi ellerinde bir fırsat olarak buldular. Bunu da çok iyi kullandılar” diye konuştu.

    Yavaş, şunları ifade etti:

    “Mühendisi, öğretmeni, kamu çalışanını niyet okumalarla işten çıkarmaya kadar götürün de devlet içerisinde tırnak içinde FETÖCÜ olarak adlandırılan insanların işten çıkarılmasına, demokrat, sosyalist kesimlerin, Kürtlerin kamudan atılmasına kadar bunu OHAL adı altında KHK’larla gerçekleştirdiler. Tabi belki her şey kendi istedikleri gibi de gitmedi. Toplum buna ekonomik bir reaksiyon gösterdi. Bu reaksiyonlar karşısında biraz da iktidar panikledi. Biz acaba bir daha iktidara gelebilir miyiz? Erken seçim olmazsa süre uzadıkça normal gününde seçimi yapmamız bu ekonomik sıkıntılar, toplumdaki bu reaksiyondan dolayı bir daha seçilebilir miyiz?’ diye oturdular. Kendi aralarında görüşüp bir seçim kararı aldılar. Yani bunun adı aslında erken seçim de değil, baskın seçim. Çünkü eşit olmayan koşullarda bir durum var. Eşit olmayan koşullar da şu: Diyelim ki CHP’yi bir tarafa koyup MHP-AKP ittifakını bir tarafa koyup kolay bir seçim kazanmaktı. Ama tabi diğer siyasi partiler de bunu fark ettiler. Bu oyunu biraz da bozdular. Yani CHP de Saadet Partisi de İYİ Parti de HDP de. CHP’nin İYİ Parti’ye destek olması, onun seçime girmesinin sağlanması, Saadet Partisi ile ittifak kurmaları bu biraz iktidarın ya da erken seçim kararı alanların oyununu bozdu.  Tabi iki tane şu an ittifak var. CHP’nin içinde bulunduğu, bir de AKP’nin içinde bulunduğu. Ama şimdi ikisi de biraz daha sağ bir ittifak. Yani CHP’nin onların içinde yer alması kendi açılarından da biraz sorunlu görünüyor.

    “HDP’NİN İTTİFAK İÇİNE ALINMAMASI DEMOKRATİK SORUN”

    HDP’nin o ittifakların içine alınmaması da demokratik anlamda bir sorun oluşturuyor. Tabi cumhurbaşkanı adaylığı için herkes bir şekilde 100’er bin imza topladı aday da oldular. Tabi bu blok biraz güçlenince toplumdaki o psikolojik bariyer de aşıldı. İnsanlar şu anda biraz daha bir özgüvenle çabalıyorlar. Buradan da iktidar biraz panikledi. Acaba biz kazanamazsak ne olur, kazanırsak ne olur? gibi, onlar da bir hesap yapıyorlar. Benim fikrimce İYİ Parti, Saadet Partisi ve CHP’nin oluşturduğu blok birinci turda istenilen oyu alabilirse muhtemelen HDP de kendi oyunu alabilecektir. İkinci tura taşınacak gibi görünüyor. İkinci turu da CHP’nin, İYİ Parti’nin, Saadet Partisi’nin oluşturduğu blok belirleyecek. ‘Millet İttifakı’ dedikleri yapı eğer ikinci tur seçimlerinde birlikte hareket etmeyi başarırsa Alevilerin, Kürtlerin oyunu da almayı başarırsa buradan bir sonuç çıkabilir. Ama tersi durumda ittifakın olduğu taraf Kürtlerle ilgili ya da Alevilerin sorunlarıyla ilgili herhangi bir proje ortaya koymazsa mevcut iktidarın yüzde 50’nin üzerine çıkabileceğini düşünüyorum.”

    “SEÇİMDE KÜRTLERİN VE ALEVİLERİN OYLARI BELİRLEYİCİ OLACAK”

    Yavaş, “Bu seçimde Kürtler ve Alevilerin oyları belirleyici olacak. Aleviler de geçmişten bugüne sürekli ezilmişler, haklarından mahrum kalmışlar. Her gelen iktidar da bir şekilde demiş ki ‘Biz Alevi sorununu çözeceğiz, biz Kürt sorununu çözeceğiz’ dediler, ama iktidara geldikten sonra bu sorunların hepsini bir kenara itmişler. Geçmiş iktidarlar için de geçerli bugün ki iktidar için de geçerli. Dolayısıyla bu sorunların artık ertelenemez duruma geldiği aşikar. Yani ne Kürt meselesi sürdürülebilir bir şeydir ne de Alevilerin sorunları. Bu toplamdaki sorun yumağı Türkiye’deki ekonomik sorunları da gözönüne aldığında artık sürdürülemez durumda” ifadelerini kullandı.

    Yavaş şunları kaydetti:

    “Tabi insanlar da haliyle şöyle düşünüyor ’16 senedir bu iktidar var. Mevcut hükümet seçimi kazanmak için bize ne vaat ediyor?’ Bakıyorsunuz diyor ki ‘Biz daha fazla demokrasi, daha fazla adalet vaat ediyoruz. 16 yıldır demek ki siz bunları gerçekleştirememişsiniz. Siz eğer başarılı bir iktidarsanız 16 senedir bunun dışında bir vaatte bulunmanız gerekiyor. Bu vaatler ekonomik olabilir, daha fazla demokrasi olabilir, özgürlükler olabilir, toplumun iç sorunları olabilir. Bunlarla ilgili sorunları bugüne kadar çözmesi gerekiyordu çözemediler. İnsanlar da diyorlar ki ‘Eğer iyiyseniz bu sorunları bugüne kadar çözmüş olurdunuz seçim de zamanında olurdu. Eğer bu işi kötü yapmışsanız baskın seçim niye yapıyorsunuz ya da baskın seçim yaptınız bir sefer daha insanlar size niye oy versin?’ Haliyle toplum bu soruları soruyor. OHAL’in gelmesiyle birlikte Türkiye’de demokrasi, hukuk bir nevi askıya alındı. Çünkü başka türlü kendi istedikleri gibi yürütemeyeceklerdi. Gerçek anlamda bir adalet olursa bir gazetecinin, bir milletvekilinin içeride olmaması gerekiyor. Ya da suçu olmayan herhangi bir insanın işten gerekçesiz çıkarılmaması gerekiyor. Bunlar hukuk devletinde ya da demokrasinin olduğu ülkelerde yaşanacak şeyler değildir. OHAL geldi, demokrasi, hukuk, adalet hepsi askıya kaldırıldı. İktidar bloğu tek ağızdan şunu söylüyor ‘Ya bizdensin ya karşı taraftansın. Karşı tarafsan vatan hainisin.’ Bunun adı FETÖCÜ olur, bunun adı terörist olur, bunun adı başka bir şey olur. Yani ‘Benim değilsen toprağınsın’ hesabı bir yaklaşım söz konusu. Bu kutuplaşma toplumun kendisini çok rahatsız ediyor. Buna AKP’liler de dahil, AKP’nin kendi tabanı da bundan rahatsız.”

    “İNSANLAR BU İŞ ARTIK TAMAM DİYE REAKSİYON GÖSTERİYOR”

    “Ama bu mevcut haliyle Türkiye’de gazetecilerin içeride olması, milletvekillerinin tutuklu olması, şuanda cumhurbaşkanı adaylarından birinin hapiste olması eşit koşullarda bir seçim olmayacağını gösteriyor” diyen TMMOB Malatya il koordinasyon sekreteri Erdal Yavaş şöyle devam etti:

    “Ama bu şu demek değildir yani ‘Nasıl olsa eşit koşullarda bir seçim olmayacak biz bu işi bırakalım’ manasında değil yani. Toplum zaten bu reaksiyonu da veriyor. Twitter’da bakıyorsunuz iki milyona yakın ‘Bu iş tamam yeter artık’ gibi bir reaksiyon gösteriyor. 24 Haziran’da Millet bloku dediğimiz blok ikinci turda Kürtler ve Alevilerle ilgili bir taahhütte bulunursa onların da oyuyla bugün ki mevcut iktidar sonlandırılmış olacak. Belki Türkiye’de demokrasi yeniden şekillenecek. Geçmişte Medine Sözleşmesi dedikleri toplumsal bir sözleşme belki yeniden yazılacak, yeni bir anayasa yapılacak. Daha özgürlükçü daha demokratik bir anayasa yapılacak. Herkesi kucaklayan, belki birbiriyle şu anda seçmen olan biri A partisinden biri B partisinden olan insanlar birbiriyle daha fazla iletişim kuracak, birbirine saygı gösterecek. Biz böyle bir ülkede yaşamak istiyoruz zaten. Kutuplaştırılmış, insanların birbirinden uzaklaştırıldığı bir ülkede kimse yaşamak istemez.”

    Suay ABAK – Mustafa YÜKSEL/MALATYA

  • ABF Başkan Yardımcısından sert uyarı: Hiç kimse kendi ikbali uğruna Alevileri pazarlayamaz

    ABF Başkan Yardımcısından sert uyarı: Hiç kimse kendi ikbali uğruna Alevileri pazarlayamaz

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Ataşehir Şube Başkanı, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm, 24 Haziran erken seçim yaklaşırken, Alevi kurumlarına uyarılarda bulundu. Alevi yöneticilerin kurumları siyasi basamak olarak kullandıklarını belirten Gülüm, “Hiç kimse kendi ikbali uğruna Alevileri pazarlayamaz” dedi. Gülüm, “Aleviler için siyaset yapmak elimizde, tam vaktidir” ifadesini kullanarak talepleri yineledi. 

    Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçiminin yapılacağı 24 Haziran erken seçim yaklaşırken, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Ataşehir Şube Başkanı, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm, ‘Seçimler ve Aleviler’ başlığıyla bir yazı kaleme aldı.

    KURULAN İTTİFAKLARIN BELİRLEYİCİLİĞİ

    Uzun süredir iktidarda bulunan AKP’nin tekçi ve otoriter bir sistemin kalıcılaştırılmasını uzun süredir sürdüğü OHAL’i kullanarak 24 Haziran’da kendi lehine sonuçlanmasını hedeflediğine dikkat çeken Hasan Gülüm, “Bu anlamda 24 Haziran seçimleri herkes bakımından ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bu değerlendirilmelere göre siyasi partiler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, kadınlar, gençler, devrimciler ve Aleviler bu sürece göre konumlanmaktadırlar. Siyasi olarak her bir değerlendirme doğal olarak seçimlerde tutumları yaratmaktadır. Bu nedenle seçimlerde kurulan ittifaklar, herhangi bir partiyi destekleme ya da boykot etme sonuçları ortaya çıkarmaktadır” dedi.

    ALEVİLERİN SADECE OY DEPOSU OLARAK GÖRÜLMESİ

    Bugüne kadar yapılan seçimlerde sadece oy deposu olarak görülen Alevilerin adından fazla bahsedilmediğini hatırlatan Gülüm, Alevilerin bundan böyle daha ciddi meseleleri ele alması gerektiğini, aksi halde bundan önce yaşadıklarını bir kez daha yaşayacağını ve bundan böyle yaşamaya devam edeceğine işaret etti.

    “YÖNETİCİLER ALEVİ KURUMLARINI SİYASİ BASAMAK OLARAK KULLANDILAR”

    “Genel ve yerel seçimlerde bugüne kadar Alevilerin seçimlere derli toplu bir program etrafında girdiği görülmedi. Bu nedenle Aleviler seçimlerde bireysel olarak hareket ettiler” diyen Hasan Gülüm, “Alevi kurumlarında bulunan yöneticilerin aday olma biçimi daha çok Alevi kurumlarını siyasi basamak için kullandığı görülmektedir. Bu durum Alevi kurumlarına olan güveni zayıflatmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “UYARILARA RAĞMEN ADAY ADAYI OLMAK İÇİN SIRAYA GİRDİLER”

    Gülüm, bu durumu şöyle açıkladı:

    “2018 Haziran seçimlerinin açıklanmasından sonra Alevi kurumları ve kurum yöneticileri bu konuya dair açıklamalar yapmaya başladı. Yapılan açıklamaların ne yazık ki birbirinden kopuk ve Alevilerin taleplerini yansıtmaktan uzak olduğu ortadadır. Kurum yöneticilerinin kendi durumları ve kendi ihtiyaçlarını merkeze alan açıklamaları ne yazık ki seçim sonuçları üzerinde önemli ölçüde belirleyici olan Alevilerin bu gücünü dağıtan ve etkisizleştiren sonuçlar doğurduğu görülmektedir. Siyasi parti merkezlerinde adaylık başvuruları yapılmaya başlandı. Bu başvurular içerisinde onca uyarıya rağmen Alevi kurum yöneticilerinin geçmiş dönemi aratmayan yöntemler kullanmaya devam ettikleri ve aday adayı olmak için sıraya girdikleri görülmektedir.
    Genel kurullarda söz verdikleri gibi kimin vekil olacağını belirleyen kurum başkanları daha sözlerinin sonu gelmeden siyasi partilerde kuyruğa girmiş durumdadırlar. Bu kişiler Alevi kurumları adına söz söylemekte ve kimlerin aday olacağını belirlemektedirler.”

    “HİÇ KİMSE KENDİ İKBALİ UĞRUNA ALEVİLERİ PAZARLAYAMAZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Ataşehir Şube Başkanı, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm, “Alevilerin yapması gereken şey kimin veya kimlerin Alevileri temsil ettiğine veya edeceğine dair kararı bizzat Alevilerin vermesi gerektiğini yüksek sesle dillendirmeleridir” dedi.

    Gülüm şöyle devam etti:

    “Hiç kimse Aleviler adına ve onların nicel gücünü arkasına alarak kendi ikballeri uğruna Alevileri pazarlayamaz. Bu duruma Aleviler sessiz kalmamalıdır. Seçim tarihi açıklanır açıklanmaz parti koridorlarında ceketleri düğmeli koşuşturan ve adeta hizaya geçen Alevi kurum yöneticileri veya kendinde Aleviler adına söz söyleme hakkı gören kimseler kesinlikle Alevileri temsil edemezler. Bu kişiler Aleviler için değil, kendileri için çalışanlardır. Bu kişilerin Alevi kurum yöneticisi olmaları Alevileri temsil ediyor oldukları sonucunu doğurmaz. Zaten Aleviler bu duruma karşı olduklarını son dönemde yüksek sesle söylemektedirler.”

    “ALEVİLER İÇİN SİYASET YAPMAK BİZİM ELİMİZDE, TAM VAKTİDİR”

    “Biz Alevilerin de ülkemizde diğer ezilen halklar ve ezilen sınıflar kadar sorunları vardır ve bu sorunların tam anlamıyla tarif edilmediği de ortadadır” diyen Gülüm, “Bu durumun nedenlerinden birinin de biz olduğumuzu gözardı etmeyelim. Sorunlarımızı daha belirgin hale getirmek, Aleviler için siyaset yapmak ve siyaset içinde bir güç olmak bizim elimizdedir. Bugün de bunun tam vaktidir.

    “SÖZÜMÜZ: SİYASET İÇİN ALEVİLER DEĞİL, ALEVİLER İÇİN SİYASETTİR”

    Alevilerin de seçimlere dair bir sözü olacağını ifade eden Hasan Gülüm, Alevilerin taleplerini bir kez daha yineledi:

    “Sözümüz : Siyaset için Aleviler değil, Aleviler için siyasettir. Bu anlayış günümüzde önemli bir yer tutmaktadır. Biz Aleviler de bu sözümüze sahip çıkarak bir tutum almalıyız. Aksine herhangi bir Alevi herhangi bir partide aday olabilir zaten bugüne kadar bu hep böyleydi. Sürecin zorluğu her zaman vardır bundan sonra daha da zor olacaktır. Bu zorlukta en çok mücadele edenler ve direnenler her zaman omuzlarımızda olacaktır. Bu, bizim Alevi olmamızı sağlayan bir kriterdir ancak bu kriter Aleviler için vazgeçilmez olan bazı talepleri unutturmamalıdır.

    Bu taleplerimizden bazıları;

    1. Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın.

    2. İnançta, dilde ve her alanda eşit yurttaşlık hakkı tanınsın.

    3. Başta Hacı Bektaş-ı Veli olmak üzere tüm dergahlar Alevi kurumlarına geri verilsin.

    4. Demokratik, laik, bilimsel, parasız anadilinde eğitim ve ibadet hakkı ile ilgili her türlü yasal ve anayasal düzenleme ve güvence sağlansın.

    5. Başta Dersim Katliamı olmak üzere Sivas, Çorum, Maraş, Madımak ve Gazi katliamları gibi bütün katliamlarla ilgili hakikat açığa çıkarılsın ve devlet, tarihi ile yüzleşsin.”

    “TALEPLERİMİZİ KABUL EDEN HER ANLAYIŞ BİRLİKTE YÜRÜMEMİZİ SAĞLAYACAKTIR”

    Hasan Gülüm, “Genel talepleri kapsayacak bir çalışma ile kurumlarımızda seçimlerin değerlendirilmesi ve buna göre hazırlanması halinde ancak bizleri güçlü hale getirecektir. Bunun gereğini yapan her canımız bizim adımıza söz söyleyebilir. Bu talepleri kabul edenler, kendi talepleri olarak gören her anlayış bizim birlikte yürümemizi sağlayacaktır. Aşk ile…”

    (HABER MERKEZİ)

    Hasan Gülüm-PSAKD Ataşehir Şube Başkanı, ABF Genel Başkan Yardımcısı