Etiket: 25 aralık

  • Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nden, 25 Aralık Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nden, 25 Aralık Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı

    PİRHA- Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı yaptı. Yapılan açıklamada, “Bu kirli ve karanlık siyasetin karşısında eşit ve özgür yurttaşlık talebimizde ısrar ederek, bu talebimizin etrafında kenetlenerek her türlü yok sayma siyasetini boşa çıkarmak, bizler için tarihi bir görev ve sorumluluktur” denildi. .

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı yapan yazılı bir açıklama yayınladı.

    Açıklamada birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapılarak, ötekileştirilen tüm kesimlerin kurultaya katılması için çağrı yapıldı.

    “KADİM İNANCIMIZIN YOLUNU YÜRÜMEYE, HAKİKATİMİZİ YAŞATMAYA ÇABALIYORUZ”

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Binlerce yılları aşkındır tüm saldırılara ve katliamlara rağmen kadim inancımızın yolunu yürümeye, yürütmeye, örgütlemeye hakikatimizi yaşatmaya çabalamaktayız. Bugünün iktidarları binlerce yıllık zalimlerin, zulmünü aratmayacak şekilde yeni yöntemleri devreye koyarak, kadim Reya Haq inancımızı inkar ederek, aşağılayarak, olmadı İslam içileştirerek, kendine benzeştirerek soykırımı tamamlamak istemektedirler. Binyılların bu karanlık zihniyetini, torba kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ile yeniden güncelleyenler unutmasın ki yanlış hep yanlış, kötülük her zaman kötülüktür!

    Bu kirli ve karanlık siyasetin karşısında eşit ve özgür yurttaşlık talebimizde ısrar ederek, bu talebimizin etrafında kenetlenerek her türlü yok sayma siyasetini boşa çıkarmak, bizler için tarihi bir görev ve sorumluluktur.

    “BİRLİĞİN VE ÖZGÜRLÜKLERİN SESİNİ ÇOĞALTMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Biz Demokratik Alevi Kadınlar Birliği olarak İstanbul Yenikapı’da 25 Aralık’ta tam da Maraş Katliamı’nın 44 yıl dönümünde Alevi kurumlarının birlik olma ruhu ile gerçekleştirecekleri kurultayı önemsiyoruz. Bu kurultaya Türkiye’deki öteki olanları Kürt’ü, Türk’ü, Arap’ı, Çerkez’i, Ermeni’yi, Rum’u, Aleviyi, Ezidi’yi, Hristiyan’ı, kadını, genci, sosyalist devrimci ve demokratları demokrasiye özgürlüğe inanan müslümanları ve her türlü inkara karşı olan, yasakları yasalarla belirlemeyi kabul etmeyen tüm güzel yürekli insanları bu kurultay etrafında buluşmaya, birliğin ve özgürlüklerin sesini çoğaltmaya çağırıyoruz!

    “REYA HAQ İNANCI MÜCADELEMİZİ YÜKSELTECEĞİMİZİ BELİRTİYORUZ”

    Bu kurultay aracılığıyla, sömürü kıskacında olanlar AKP-MHP zulmünü kabul etmeyenler emeğimize, inancımıza, kimliğimize, kültürümüze, hak ve hukukumuza, sahip çıkalım. Daha fazla geç olmadan başta biz Alevi kadınlar olmak üzere ellerimizi, yüreğimizi ve vicdanımızı birleştirip inancımız üzerindeki kara bulutları dağıtmaya, inancımızı özgürce yaşamaya, ötekileştirilen ve tehdit altında olan bütün haklarınızın özgürlüğü için birlikte örgütlenelim diyoruz. İstanbul Yenikapı’da gerçekleşecek kurultayın buna vesile olmasını diliyor kurultayı selamlıyoruz. Reya Haq inancı ile hakikat kazanacak, diyoruz ve mücadelemizi yükselteceğimizi belirtiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Pir Hasan Kılavuz: 25 milyon Alevinin sesine kulak verin-VİDEO

    Pir Hasan Kılavuz: 25 milyon Alevinin sesine kulak verin-VİDEO

    PİRHA- 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısında bulunan Pir Hasan Kılavuz, “Ülkede yapılan haksızlıkları gören, Alevinin hak taleplerine kulak veren gazeteciler, aydınlar, demokratlar bu kurultayda Alevilerin yanında olmalıdırlar” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Mersin Cemevi Başkanı ve Seyit Sabun Ocağı pirlerinden Hasan Kılavuz, 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısında bulundu.

    “TADİLAT, TAMİRAT İÇİN BİZ BU MÜCADELEYİ VERMEDİK”

    Alevilerin demokratik ve laik bir Türkiye için 25 Aralık’ta Yenikapı’da buluşacağını belirten Kılavuz, “Bir torba yasa ve cumhurbaşkanı kararnamesi çıktı. Alevilerin hak talepleri konusunda onlarca yıldır verdiği mücadelelerden sonra nihayet bir karar aldılar. Alevilerin taleplerini artık kabul ediyoruz, diye. Ama bu talepler bir takım maddi yönden yardımların ötesinden bir yere geçmiyor. Bu bizim nihai talebimiz değildir. Alevilerin taleplerinin temeli neydi? Alevilik bir inançtır. Bu inanç mensuplarına ibadet yeri de cemevidir. Bunun yasal statüsüne, güvenceye kavuşması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanması gerekir. Yoksa tadilat, tamirat, ufak tefek işler için biz bu mücadeleyi vermedik” dedi.

    “25 MİLYON ALEVİ’NİN SESİNE KULAK VERİN”

    Alevi kurum ve kuruluşlarının, Türkiye’de yurt içi, yurt içi, diasporadaki Aleviler dahil ayın 25’inde İstanbul’da Alevi kurultayı için bir çağrı yaptığını vurgulayan Kılavuz, “Şüphesiz ki inanıyorum ki bu kurultaya her taraftan da ciddi katılım olacaktır. Kanaat önderleri, akademisyenler, bilim insanları, araştırmacıları hepsini davet ediyoruz. Ülkede yapılan haksızlıkları gören, Alevinin hak taleplerine kulak veren gazeteciler, aydınlar, demokratlar bu kurultayda Alevilerin yanında olmalıdırlar. Aynı zamanda siyasi partilerin muhalefet kanadı da Alevilerin yanında olması lazım” diye konuştu.

    “Bu topraklarda yaşayan bu inancın ibadeti cem, ibadet yeri cemevidir” diyen Kılavuz, “Alevi inancını bu topraklarda yaşayan 25 milyon Alevi vardır. 25 milyon Alevi’nin sesine kulak vermeleri lazım. Yoksa bu hem ülkemiz için hem demokrasi için hem de aydınlar ve siyasi hareket için büyük bir eksik olur” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Kenanoğlu: Halkımızı Büyük Alevi Kurultayı’na destek vermeye davet ediyorum -VİDEO

    Kenanoğlu: Halkımızı Büyük Alevi Kurultayı’na destek vermeye davet ediyorum -VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı‘na Meclis Genel Kurulu’ndan çağrıda bulunarak, “Türkiye’deki 7 Alevi kurumu, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına tepki olarak 25 Aralıkta İstanbul’da Büyük Alevi Kurultayı düzenleyecekler. Halkımızı kurultaya destek vermeye davet ediyorum” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı‘na Meclis Genel Kurulu’ndan çağrıda bulundu.

    Alevilerin demokratik ve laik bir Türkiye için 25 Aralık’ta Yenikapı’da buluşacağını belirterek sözlerine başlayan Kenanoğlu, “Halkımızı kurultaya destek vermeye davet ediyor ve Alevi kurumlarımızı Meclis’ten selamlıyorum” dedi.

    “ALEVİLİĞİ BİR KÜLTÜRE İNDİRGEYEN ANLAYIŞA KARŞI NASIL BİR YOL İZLENECEĞİ TARTIŞILACAK”

    Kenanoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye’deki 7 Alevi kurumu, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına tepki olarak 25 Aralıkta İstanbul’da Büyük Alevi Kurultayı düzenleyecekler. ‘Laik ve Demokratik Bir Türkiye’ sloganıyla Yeni Kapı Gösteri Merkezi’nde bir araya gelecek Alevi kurumlarının düzenleyeceği bu toplantıda Alevilerin inkâr ve asimilasyonu, cemevlerinin statüsüz bırakılması ve zorunlu din dersleri gibi birçok konuyla birlikte torba yasalarla Aleviliği bir kültüre indirgeyen anlayışa karşı nasıl bir yol izleneceği tartışılacak.

    Tüm Alevi kurumları, Aleviler, Alevi dostu aydın, yazar ve bilim insanları orada olacak. Tabii ki biz de canların yanında olacağız. Halkımızı kurultaya destek vermeye davet ediyor ve Alevi kurumlarımızı Meclis’ten selamlıyorum. Alevi Kurultayı’na başarılar diliyorum.”

    PİRHA/ANKARA

  • Sanatçılardan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı-VİDEO

    Sanatçılardan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı-VİDEO

    PİRHA- Alevi örgütleri, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda büyük Alevi buluşması gerçekleştirecek. Sanatçılar çağrı yaparak, “Demokratik ve laik bir Türkiye için 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Sanatçılar Mehmet Ali Alabora, Pınar Aydınlar, Muharrem Temiz ve Haluk Tolga İlhan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı yaptı.

    “25 ARALIK’TA BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI’NDA BİR ARAYA GELELİM”

    Mehmet Ali Alabora: 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’nda demokratik ve laik bir Türkiye için gelin canlar bir olalım.

    Pınar Aydınlar: Aleviler üzerine imha ve inkar politikalarıyla acılar yaşatıldı. Torba yasa ve cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasıyla değerlerimiz her türlü asimilasyon politikasıyla karşı karşıya. Herkesi 25 Aralık’ta Yenikapı’ya bekliyoruz.

    Muharrem Temiz: Laik ve demokratik bir Türkiye için, barış ve kardeşlik için, eşit yurttaşlık ve inançların özgürlüğü için 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşuyoruz.

    Haluk Tolga İlhan: 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda bir araya geleceğiz. Laik ve demokratik bir Türkiye için gelin canlar bir olalım orada görüşmek dileğiyle.

    (HABER MERKEZİ)

  • Demir: Antalya’dan Aleviler olarak Alevi Kurultayı için 6 otobüsle geleceğiz-VİDEO

    Demir: Antalya’dan Aleviler olarak Alevi Kurultayı için 6 otobüsle geleceğiz-VİDEO

    PİRHA- -Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Derneği Eşit Başkanı Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak kurultay için Antalya’da yapılan çalışmaları anlattı. Demir, “Alevi bileşenleri olarak  yöre dernekleri ile birlikte bir toplantı yaptık. İstanbul için 6 tane otobüs ayarlandı. Belki bunu artıracağız. Cumartesi akşamı çıkıp, pazar günü Yenikapı’da kurultayda olacağız” dedi. 

    Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Derneği Eşit Başkanı Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, 25 Aralık Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin konuştu.

    Kurultaya ilişkin yaptıkları çalışmaları anlatan Demir, “İstanbul Yenikapı’daki kurultay için Antalya’daki çalışmalarımız sürüyor. Alevi bileşenleri olarak yöre dernekleri ile birlikte bir toplantı yaptık. Bu toplantıda derneklerimiz, kurumlarımız görev dağılımı alarak herkes gerekli mesajlarını üyelerine ve halka ulaştırmaya çalıştı. İstanbul için 6 tane otobüs ayarlandı. Şu anda 6 otobüs dolu, belki bunu artıracağız. Cumartesi akşamı çıkıp, pazar günü Yenikapı’da olacağız.

    “BİRLİKTE YAPTIĞIMIZ ETKİNLİKLER DAHA VERİMLİ OLUYOR”

    Demir şunları dile getirdi:

    “Çalışmalarımız bileşenler olarak yapıldığında daha verimli oluyor. Buradaki güzellik bütün illerimizde de uygulanırsa Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Berktaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Aptal Musa Alevi Kültür Dernekleri diye tek tek değil de birleşenler olarak birlikte kararlaştırıp, birlikte yapılırsa etkinlikler daha verimli oluyor.

    Antalya’daki Alevi Bektaşi kurumları bileşenler olarak yöneticilerle bir araya geldik, bir karar aldık. Bu kararımız ilde yapılacak olan büyük etkinliklere hep beraber kararlaştırıp katılacağız. Örneğin alanlara dönük çalışmalarda da Maraş, Sivas, Çorum anma etkinliklerini hep birlikte düzenleyince hem daha güzel, daha dolu oluyor, hem de birlik ve beraberlik oluyor.

    Örneğin İstanbul kurultayı çalışması vb. gibi çalışmalarla ilgili hep birlikte karar alıyoruz. Bunun çok verimli olduğunu gördük, ayrı gayrı olmuyor. Bu verimli çalışmaları bütün illerde de arkadaşlarımızın uygulamasını temenni ederim.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Yazar Ayhan Aydın: Demokratik, laik, özgürlükçü ve tam bağımsız bir ülke için Yenikapı’da olacağım

    Yazar Ayhan Aydın: Demokratik, laik, özgürlükçü ve tam bağımsız bir ülke için Yenikapı’da olacağım

    PİRHA- Yazar Ayhan Aydın, 25 Aralık Pazar günü gerçekleştirilecek olan “Büyük Alevi Kurultayı”na ilişkin kaleme aldığı yazısında, “AKP ve Recep Tayyip Erdoğan rejiminin Alevilik- Bektaşilik adına yaptığı dayatmalara karşı olduğumu göstermek için, demokratik, laik, özgürlükçü, tam bağımsız bir ülke özlemimi haykırmak için, özümle, Varlığımla, Bilincimle, 25 Aralık’ta Yenikapı’da olacağım” dedi.

    Yazar Ayhan Aydın, İstanbul Yenikapı’da “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” sloganıyla 25 Aralık Pazar günü gerçekleştirilecek olan “Büyük Alevi Kurultayı” öncesi  bir yazı kaleme alarak, sosyal medya hesabından paylaştı.

    ‘Niçin Yenikapı’da olacağım?’ başlıklı yazısında, Alevilerin yüzyıllardır asimile edilmeye çalışıldığını, torba yasa içerisinde Meclis’ten geçirilen cemevleriyle ilgili düzenlemenin süregelen asimilasyon politikalarının devamı olduğunu belirten Aydın, demokratik, laik, özgürlükçü ve tam bağımsız bir ülke için 25 Aralık’ta ‘Büyük Alevi Kurultayı’na katılacağını aktardı.

    Aydın’ın sosyal medya hesabından paylaştığı yazı şöyle:

    “NİÇİN YENİKAPI’DA OLACAĞIM?

    İnsan insan dedikleri

    İnsan nedir şimdi bildim

    Can, can deyü söylerlerdi

    Ben can nedir şimdi bildim. (Muhiddin Abdal)

    Yıllar yılı Alevi -Bektaşî inancını, toplumunu yok sayarak, yok etmek isteyerek, Emeviler’den bu yana asimilasyon gayretlerine hiç ara vermeden sürekli devam eden devleti yönetenler, bu konuda bugün yeni bir adım daha atıyorlar.

    Kültür Bakanlığı içinde, anti demokratik yol ve yöntemlerle ve arkasında karanlık bir zihniyetin olduğunu gördüğümüz bir şekilde, Alevi-Bektaşî toplumunun onayını almadan, onların temsil organları olan Alevi kurumlarına da danışılmadan Aleviler adına bir düzenleme yapılmaktadır.

    Bu dayatmacı zihniyetle; Alevi- Bektaşi toplumu parçalanmak, cemevlerimiz, ocaklarımız, tekkelerimiz, kurumlarımız baskı altına alınmak, iktidar tarafından bir yandaş, fırsatçı, yağmacı bir Alevi-Bektaşî kitlesi yaratılmak ve Alevi kurumları tahakküm altına alınmak istenmektedir.

    “BİRÇOK ALEVİ-BEKTAŞÎ OCAK VE TEKKE AKP ZİHNİYETİNDEKİ GÜÇ ODAKLARINCA İŞGAL EDİLDİ”

    Bu oyun yeni değil…

    Çoğu kişi hatırlamasa da, Kültür Bakanlığı; tüm itirazlara rağmen, Alevi ibadetinde on iki hizmetten birisi olan “Semah”ımızı, dayatmayla “somut olmayan kültürel miras” olarak 2009’da UNESCO’ya onaylatmıştı. Bu iktidar döneminde Türkiye’de ve Balkanlar’da birçok Alevi – Bektaşî ocak ve tekke merkezi AKP zihniyetindeki güç odaklarınca işgal edilmiştir.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Devlet, bayrak, vatan, millet düşmanı değilim.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Sünni ve her dinden insanla inancından, kültüründen dolayı hiç bir sorun yaşamıyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    72 milleti bir nazarda gören, cümle alemle dost olmuş, aslanla ceylanı bağrına basan bir canım.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Ülkem olan Türkiye’de özgürce inancımı yerine getirirken kültürümü olabildiğince serbest yaşamak istiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    İnancım üzerinde baskı, sindirme, ötekileştirme uygulamaları istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Devleti yönetenlerce aşağılanmak, bürokrasiye yerleşmiş Alevi düşmanlığını her ortamda hissetmek istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Bir başka inancın altında özünü kaybedecek gayretler karşısında sürekli kendimi savunuyor vaziyette olmak istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Irkçı, baskıcı ve de demokrasi, özgürlük, cumhuriyet ve insan hakları düşmanları tarafından yönetilmek istenmiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Laiklik benim karakterim, ekmeğim, aşımdır.

    Laikliğin ve bilimsel eğitimin yok edildiği bir ülkede yeğenimin, çocuklarımızın, evlatlarımızın okumasını ve yetişmesini istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Türkiye’nin bir din devletine, gerici tarikatlar, şeyhler, şıhlar, meczuplar cennetine dönüşmesini istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Şimdiden AKP- Recep Tayyip Erdoğan baskıcı rejiminin adeta sözcüleri olup, ırkçı – Şii- tutucu zihniyetleriyle – dilleriyle bu düzenin uygulamalarını övenlere karşın; Erenlerimizin kurdukları bu ulu yolumuzun, evrensel insan severliğe dayanan öğretimizin bir çıkar, makam, mevki, para, nam yolu olmadığını haykırmak istiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşî Olarak,

    Hiç kimseye danışmadan kendilerini toplumun ve yolun üstünde görüp, devletin imkanlarını kullanarak, Alevi- Bektaşi toplumu üzerinde adeta tahakküm kurmak isteyen kişileri önderim olarak görmüyorum, görmek istemiyorum.

    “YOL CÜMLEDEN ULUDUR”

    Ayhan Aydın olarak; 30 yıldır hiçbir siyasi, makam – mevki hesabım olmadan sürekli, hiç durmadan ve sadece Alevi – Bektaşi Yolu için hizmet yürütürken, bu toplumun kültürel hafızasının- arşivinin oluşmasına katkı sağlarken, sağlığımdan olurken; zaman zaman dışlandığım, işsizliğe, yokluğa ve ekmeğe muhtaç bırakıldığım, toplum olarak da bu durumda olmamızın bir ölçüde sorumluları olan Alevi kurum başkanlarından da, bu kurumlardan da, bir beklentim yoktur. Bununla birlikte, tüm hata ve eksikliklerine rağmen; ülkemizde ve tüm dünyada Alevi kurumları, Alevilikle ilgili kazanımların ana unsurları, dayanak noktaları olmuşlardır.

    Alevîlik- Bektaşîlik ile ilgili tüm çalışmalar ancak ve ancak Alevi örgütleriyle birlikte yapılabilir. Onları yok sayan, onların kurumsal kimliğine saygı göstermeden yapılan tüm girişimler Aleviliğin inkarı, asimilasyon gayretleri anlamına gelmektedir.

    Ülkemi Sevdiğim, Özgür ve Demokratik, Lâik Bir Ülke İçin…

    Ben bilimi, laikliği, insan haklarını, özgürlükleri, kültür, sanat ve edebiyatı kendisine rehber almış bir Alevi – Bektaşî, bu ülkenin bir vatandaşı olarak; sadece ve sadece, “Hakk – Muhammed – Ali” düsturuyla var olan yolumuzun aydınlıklar içinde geleneksel çizgisinde geleceğe aktarılmasını istediğim için,

    AKP ve Recep Tayyip Erdoğan rejiminin Alevilik- Bektaşîlik adına yaptığı dayatmalara karşı olduğumu göstermek için,

    Demokratik, laik, özgürlükçü, tam bağımsız bir ülke, çocukların yataklarına aç girmedikleri bir Türkiye özlemimi haykırmak için,

    Özümle, Varlığımla, Bilincimle, 25 Aralık’ta Yenikapı’da olacağım.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • PSAKD Muğla Şube Başkanı Durna: Büyük Alevi Kurultayı’na güçlü katılacağız-VİDEO

    PSAKD Muğla Şube Başkanı Durna: Büyük Alevi Kurultayı’na güçlü katılacağız-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Muğla Şube Başkanı İlyas Durna, Büyük Alevi Kurultayı’na derneğin bütün şubelerinin hazırlandığını, çalışmaların devam ettiğini söyledi. Durna, kurultaya katılımın yüksek olacağını sözlerine ekledi. 

    7 Alevi-Bektaşi kurumunun öncülüğünde 25 Aralık pazar günü ‘Büyük Alevi Kurultayı’ yapılacak. Kurultay saat 10.00’da toplanacak. Kurultayda bilim insanları, sanatçılar ve aydınlar da bulunacak.

    Alevi çatı örgütlerinin ortak çağrısıyla ‘Büyük Alevi Kurultayına’ Pirler, Analar, Babalar, Alevi-Bektaşi kurum, dernek ve cemevleri üye ve yöneticileri, yöre dernekleri, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, demokrasiden yana siyasi partiler, basın emekçileri, bilim insanları, sanatçılar, aydınlar, kadın örgütleri, çevreciler, ülkede barış, özgürlük, adalet, emek, eşit yurttaşlık ve laiklik mücadelesi veren herkes davet edildi.

    PSAKD Muğla Şube Başkanı İlyas Durna, Büyük Alevi Kurultayı’na derneğin bütün şubelerinin hazırlandığını, çalışmaların devam ettiğini söyledi.

    Türkiye genelinde ses getirebilecek bir Alevi kurultayı gerçekleştireceklerini belirten Durna, “Şu anda AKP hükümetinin bize yapmış olduğu baskılara ve asimilasyonlara karşı gerçek gücümüzü göstermeye çalışacağız. İstanbul’a elimizden geldiğince güçlü katılım sağlayacağız” dedi.

    İlyas Durna şöyle devam etti:

    “Umuyor ve inanıyorum ki çok da iyi bir katılım olacak. Muğla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak çok çalışmamız lazım. Aralık ayı içerisinde birlik cemi yaptık büyük bir katılım oldu. Sivil toplum örgütü temsilcileri, demokrat düşünen arkadaşlarımız ve üyelerimizle birlikte 500’e yakın arkadaşımız katıldı. Alevi örgütlerimizin çatı örgülerimizin tamamını da bekliyoruz, geleceğinden de eminim.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • DAD Eş Genel Başkanı Doğan: Demokrasi arayışında olan herkesi birlik olmaya çağırıyoruz

    DAD Eş Genel Başkanı Doğan: Demokrasi arayışında olan herkesi birlik olmaya çağırıyoruz

    PİRHA- DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevilerin “Alevi Diyaneti” tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun altını çizerek, “Biz Aleviler biliyoruz ki; bizim sorunumuz çözülürse toplumun sorunu, toplumun sorunu çözülürse bizim sorunumuz çözülür. Kendi birliğimizi, mücadele ortaklığımızı sağlayıp bu anlamdaki sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi gündemine dair değerlendirmede bulundu. Alevi toplumuna iktidar tarafından ‘yokluk’ dayatıldığını vurgulayan Kadriye Doğan, “Egemenin tarihi ile büyüdük, öğretileriyle şekillendik. Ezilenlerin, yok sayılanların tarihi, kültürü, inancı açığa çıktıkça, zihnine çarpanları sarstı. Acılar doğdu, bedeller ödendi. Acılara katlanma, bedel ödeme süreci devam ediyor. Bunu sonlandırma ve kendi gibi yaşama hakkı için mücadele etmek her zamankinden daha önemli bir dönemdeyiz” dedi.

    “NEFRET SUÇU, KÜRSÜLERDE, OKULLARDA VE SOKAKTA DEVAM EDİYOR

    Alevilerin, tarih boyunca kendini inkara zorlandığını, ayrımcılığa ve nefret dilene maruz kaldığını, Alevi inancının egemenler tarafından tarif edildiği ve sınırlar çizildiğini aktaran Kadriye Doğan, “Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz “Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil. Hz Ali’yi Hz Muhammed’in yerine koyuyorlar. Bir kızla bir erkeğin ders dışında konuşması zinadır” diyerek, nasıl kirletilmiş bir zihin dünyasına sahip olduğuna şahit oluyorduk” örneğinde olduğu gibi nefret suçunun okullarda ve sokakta devam ettiğini ifade etti.

    “ALEVİ DİYANET’İ TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    “Ya korkutulup sindirilmiş ya da karşıtlık üzerinden ötekini aşağılayan, kirletilmiş, ırkçılıkla zehirlenmiş bir zihin dünyasına sahip vatandaşlar olarak birlikte yaşamaya çalışıyoruz” diyen Kadriye Doğan, şunları söyledi:

    “Binlerce örnek sıralamak mümkün. Yakılmak, yağlı urganlara asılmak, katledilmek, sürülmek, zindanlara doldurulmak, b** yedirilmek bile sıradanlaştırıldı. Eğer bir başarıdan söz edilecekse, bu davranışları sergileyen insanları yetiştiren Milli Eğitim  Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, milli  güvenlik kurumları oldukça başarılıdır. Türklük ve Sünni Müslümanlık üzerine inşa edilen devletin devamlılığını sağlayan, bir türlü demokrasiye evrilmeye izin vermeyen kurumlar bunlardır. Nesiller boyu zihin öğütmesi ve korku inşa ettiler. Türkiye tarihinin yüz yılı zulmat ve körlük üzerinedir.

    Karanlık içinde ışık barındırır, gün yüzüne çıkacağı zamana mayalanır. Bu mayalanma Kürtleri, Alevileri, emekçileri, kadınları, tüm ötekileri eşit, özgür, adil bir yaşamın olabileceği düşüncesini ve mücadelesini doğurdu. Aleviler bugün bu sonuçların ortaya çıkmasını sağlayan sistemle hesaplaşma, çifte kavrulmuş yalancılık, sapkınlık, yok sayılmak yerine kurumlarını inşa edip, tarihini, inancını, kültürünü kendi yazıp anlattığı, kaybettiklerini almak, yeniden kurmak için çaba sarf ettiği bir dönemde tekrar devlet müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. Alevilerin doğal hakkı mecrasından saptırılıp torba yasa hakaretine dönüştü. KHK ile Kültür ve Turizm Bakanlığında kurulacak masa; inancımızı nasıl yaşamamız gerektiğini anlatan talimatlar hazırlamak, binbir emekle var ettiğimiz kurumlarımıza kayyum atamak üzere harekete geçti. ‘Alevi Diyanet’i tehlikesiyle karşı karşıya getirdi.”

    “DEMOKRASİ ARAYIŞINDA OLAN HERKESİ BİRLİK OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    “Sonuç olarak; deli gömleği giydirilmiş halklar ve inançlar hapishanesine dönüşmüş bu ülkede Aleviler, Kürtler, emekçiler, kadınlar, doğa, çocuklar, gençler, nefes alamıyor” diyen Kadriye Doğan, “Biz Aleviler biliyoruz ki; bizim sorunumuz çözülürse toplumun sorunu, toplumun sorunu çözülürse bizim sorunumuz çözülür. Kendi birliğimizi, mücadele ortaklığımızı sağlayıp bu anlamdaki sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız. Önümüzdeki süreçte seçimli meclis, kurucu anayasa, koruyucu eşit yurttaşlık talebimiz için çıktığımız yolda vereceğiniz mücadelede tüm toplum kesimlerini ortaklanmaya bekliyoruz. Türkiye genelinde alanlardayız. Demokrasi arayışında olan herkesi birlik olmaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • KESK Eş Başkanı Yeşil: 25 Aralık’ta Alevilerin sesine ses katacağız-VİDEO

    KESK Eş Başkanı Yeşil: 25 Aralık’ta Alevilerin sesine ses katacağız-VİDEO

    PİRHA- KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in sınıfta Aleviler hakkında sarf ettiği nefret söyleminin on yıllardır sürdürülen politikaların sonucu olduğunu vurguladı. Yeşil, 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak buluşmaya katılacaklarını belirterek, “Sözümüzü birlikte örgütleyeceğiz” dedi. 

    KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in sınıfta Aleviler hakkında sarf ettiği nefret söylemine ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Şükran Kablan Yeşil, Alevilerin Türkiye’de onlarca yıldır ötekileştirilen ve yok sayılan bir topluluk olduğunu, ancak AKP’li yıllarda bunun çok daha fazla açığa çıktığı süreçlerin yaşandığını belirterek, “Çünkü AKP iktidara geldikten hemen sonra tekçi, dinci, mezhepçi yaklaşımıyla tek dil, tek din anlayışıyla bu ülkedeki yaşayan farklı etnik, kültüre, inanca sahip olan herkesi yok sayan politikaları yaşama geçirdi” dedi.

    “NEFRET SÖYLEMİNİ ŞİDDETLE KINIYORUZ

    AKP’nin, eğitim alanında ortaya koymuş olduğu politikaların sonucu nefret ve ayrımcı söylemlerin yaygınlaştırdığına dikkat çeken Şükran Kablan Yeşil, “Bursa’da yaşanan olayı salt bir din kültürü öğretmeninin sözleri olarak değerlendirmemek gerekiyor. Cumhuriyet tarihinin onlarca yıldır asimilasyon inkar ve imhaya dayalı, başta Aleviler olmak üzere bu ülkedeki farklı inanışları yok sayan, görmezden gelen devlet politikasının bir dışa vurumu olarak görmek gerekiyor. Elbette bu nefret söylemini şiddetle kınıyoruz. Çocuklarımızın inançlarını, ibadetlerini özgürce yapabilecekleri bir ülkenin var olması mücadelesini buradan da yükseltiyoruz” diye konuştu.

    “EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİNİ HER FIRSATTA DAHA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DİLE GETİRECEĞİZ”

    “Laikliğe sahip çıkmak, bu mücadeleyi büyütmek son derece önemli” diyen Şükran Kablan Yeşil, “İktidarın kendisi bizleri, Alevileri yok sayıyorsa, bir din kültürü öğretmeninin çocuklara böyle ötekileştirici bir sözü kurması sonuçtur. Biz bu sonuç üzerinden baktığımızda tüm bu politikaların ortadan kalkması için elbette bu ülkede yaşayan Aleviler olarak farklı inançtan insanlar olarak eşit yurttaşlık talebini her fırsatta daha güçlü bir şekilde dile getireceğiz”ifadelerine yer verdi.

    “25 ARALIK’TA ALEVİLERİN SESİNE SES KATACAĞIZ”

    25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak buluşmaya da katılacaklarını vurgulayan Şükran Kablan Yeşil, şunları ifade etti:

    “Alevi örgütlerinin örgütlediği buluşmalarda KESK olarak yer aldık, çağrı yaptık. Ülkenin seçim sürecine girdiği bir dönemde Aleviler son dakika torba yasalarla bir kez daha bu yok saymanın önünü açan düzenlemeleri kabul etmediklerini haykıracaklar. Biz buradayız, varız ve kendi kültürümüzü, kendi inancımızı, kendi değerlerimizle var etmek, yaşatmak istiyoruz diyecekler. Biz de Alevi yurttaşlarımızın yanında yerimizi alarak KESK olarak bu talebe sahip çıkacak ve oradan güçlendireceğiz.
    Biliyorsunuz bu torba yasa meclisten geçerken Alevi örgütleri çağrı yaptılar ve meclis önüne geldiler. Maalesef orada da devletin şiddetiyle karşı karşıya kaldılar. Dedelerimiz, analarımız yerlerde sürüklendi. Bizler de KESK olarak dayanışma için oradaydık.
    Alevilerin taleplerine sahip çıkarak seslerine, sözlerine ortak olduk. Dün meclis önünde torbaya sığmayacağız, diyen eşit yurttaşlık talebini dillendiren Alevi yurttaşlarımızla birlikte KESK olarak nasıl omuz omuza yan yana olduysak 25 Aralık’ta da aynı şekilde bu taleplerin yanında olup sözümüzü sesimizi, sözümüzü birlikte örgütleyeceğiz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • DAD Eş Genel Başkanı Kulu: Her ilde inancımızdan vazgeçmeyeceğimizi anlatacağız-VİDEO

    DAD Eş Genel Başkanı Kulu: Her ilde inancımızdan vazgeçmeyeceğimizi anlatacağız-VİDEO

    PİRHA-Alevi inancının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasının Alevi inancını bitirme projesi olduğunu vurgulayan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Önümüzdeki hafta sonundan başlayarak Türkiye’nin her il ve ilçesinde bütün Alevi kurumları genel başkanları, pirlerimiz ile birlikte kendi hakikatimizden ve inancımızdan vazgeçmeyeceğimizi cemevlerinde, derneklerde halk toplantıları yaparak halkımıza, aydınlara ve sivil toplum örgütlerine anlatacağız” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 9 Kasım’da yayımlanan kararnameyle Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu. Yasaya göre başkanlığın 11 kişiden oluşacak Danışma Kurulu’nun üyelerini Cumhurbaşkanı seçecek. Cemevlerinin elektrik ve su giderlerini devlet, aydınlık giderlerini de Kültür ve Turizm Bakanlığı karşılayacak.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına ve meclisten geçen torba yasaya karşı 25 Aralık’ta İstanbul’da düzenleyecekleri çalıştaya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “BİZE BİÇİLEN ELBİSE ASLA BİZİ TANIMLAMAZ”

    Aleviliğin torba yasanın içerisine sokulacak bir inanç olmadığını belirten DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Alevi inancının tarihsel hafızası, kendi dili ve kültürü var. Aleviliğin torba yasa içerisinde Kültür Bakanlığı’na bağlanması aslında Alevi inancına kefen biçmektir, tamamen bitirme projesidir. Türk-İslam sentezi üzerine inşa edilen bir ülkede Türk, Hanefi ve İslam olmayan halklara ve inançlara yaşama olanağını kaldıran bir projedir. 20 milyon Alevi’nin yaşadığı bir ülkede pirine, talibine, anasına sorulmadan devlet aklı ve devletin koyduğu kalıplarla Aleviliği tanımlamak ve bir torba yasayla biçimlendirilmesi bütün hakikatin ölmesi demektir. Bize biçilen elbise asla bizi tanımlamaz, kabul edeceğimiz bir şey değildir” dedi.

    “Alevilik haktır, inancımızı tarif ve tanımlamaktan vazgeçin” diyen Kulu, “Bu ülkede eğer barış, kardeşlik ve demokrasi isteniyorsa yeni bir anayasayla Alevi inancının anayasal güvence altına alınması gerekiyor. Bütün toplulukların haklarını verildiği rıza anayasası gerekiyor yoksa var olan anlayışla bu ülkede barışı sağlamak mümkün değil” diye belirtti.

    “YAPILMAK İSTENEN ALEVİ İNANCINI YOK ETME PROJESİDİR”

    Alevi toplumsallığının olduğu her şehirde hakikatlerini anlatacaklarını dile getiren Kulu, şunları ifade etti:

    “AKP iktidarının yapmak istediğinin Alevilere kefen biçme ve yok etme projesi olduğunu anlatacağız. Kendi meşru ve haklı taleplerimizi dile getireceğiz. Devlet yasa çıkarabilir öyle bir imkânı var ama bu bizim kabulümüz olmayacak. Bir inancı kültür derecesine indirip Kültür Bakanlığı’na bağlamak Alevi inancını yok etme projesidir ancak yapılanları kabul etmeyeceğiz ve bu konudaki sözümüzü daha yüksek perdeden söyleyeceğiz. Önümüzdeki hafta sonundan başlayarak Türkiye’nin her il ve ilçesinde bütün Alevi kurumları genel başkanları ve pirlerimiz ile birlikte kendi hakikatimizden ve inancımızdan vazgeçmeyeceğimizi cemevlerinde, derneklerinde halk toplantıları yaparak halkımıza, aydınlara, sivil toplum örgütlerine anlatacağız. Bütün toplumsal vicdanlara sesleneceğiz, yapılmak istenen Alevi inancını yok etme projesidir insanlık, barış ve adalet adına toplumun yanımızda olmasını ve bize güç vermelerini talep edeceğiz. 25 Aralık’ta Türkiye’deki bütün Alevi kurumları, pirleri, talipleri, anaları ile birlikte iki günlük Alevi çalıştayı yaparak bütün dünyaya ve ülkedeki sisteme yapacağımız çağrıyla da mücadelemizi daha görünür hale getirme çalışmalarımız sürecek” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 256 kişi daha hayatını kaybetti

    Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 256 kişi daha hayatını kaybetti

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 256 kişi daha hayatını kaybetti, 17 bin 543 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 19 bin 371’e, toplam vaka sayısı ise 2 milyon 118 bin 255’e yükseldi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsün (Covid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı.

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 256 kişi daha hayatını kaybetti, 17 bin 543 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 19 bin 371, toplam vaka sayısı 2 milyon 118 bin 255, bugün iyileşen sayısı ise 35 bin 511 olarak açıklandı.

    Koca paylaşımında, “Bugün tespit edilen 3.199 yeni hastamız var. Hasta ve vaka sayılarındaki düşüş etkisini hastane yükümüzde de göstermeye başladı. Ümidimiz bu iyileşmenin yakın zamanda kayıplarımızın sayısına da yansıması. Aşı kampanyası sonuna kadar tedbirde ısrar edelim.” dedi.

    (HABER MERKEZİ)