Etiket: 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü

  • ‘Şiddet, eşitliğin olmadığı yerde ortaya çıkar; susmayacağız!’

    ‘Şiddet, eşitliğin olmadığı yerde ortaya çıkar; susmayacağız!’

    PİRHA- 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle Mersin Cemevi’nde yapılan söyleşide konuşan Avukat Fatma Demircioğlu, şiddetin, en temel insan hakkı ihlali olduğunu ve bu ihlallerin, eşitliğin olmadığı yerde ortaya çıktığını vurguladı. Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Eğitimci Aysel Kılavuz da, “Hiçbir kadın susmak ya da korkarak yaşamak zorunda değildir. Şiddet karşısında sessizlik, şiddetin bir parçasıdır. Bu yüzden susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz” diye konuştu.

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu tarafından 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle söyleşi gerçekleştirildi. Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede tarafından gulbang okunması ve darda durulmasıyla başlayan söyleşiye Avukat Fatma Demircioğlu, konuşmacı olarak katıldı.

    Avukat Fatma Demircioğlu, Alevi inancında kadının çok önemli bir yeri olduğunu belirterek, “Alevilerde kadına yönelik şiddet, düşkünlük olarak değerlendirilir. Şiddet, en temel insan hakkı ihlalidir ve bu ihlaller, eşitliğin olmadığı yerde ortaya çıkar” dedi.

    Türkiye’de kadın ve erkek eşitsizliğinin derin olduğunu vurgulayan Demircioğlu,”Bu nedenle kadınların daha fazla şiddete maruz kaldı. 1980 dönemi, Türkiye’de kadın hareketinin en güçlü olduğu dönemlerden biridir. Kadınlar o yıllarda iktidarın baskıcı politikalarına karşı önemli bir direniş sergiledi” diye konuştu.

    Günümüzde eğitim sisteminde dini referansların artırılmasıyla kadının toplumsal rolünün değiştirildiğini söyleyen Demircioğlu, bu değişimin kadınlara yönelik eşitsizliği ve şiddeti artırdığını kaydetti. “Bugün erkek egemen yapıda çocukların bile anne ve kardeşlerini öldürebildiğini görüyoruz. Kadınların bu ortamda daha fazla örgütlenmesi ve dayanışma içinde olması gerekiyor.”

    Türkiye’de kadınların cins kırımıyla karşı karşıya olduğunu belirten Demircioğlu, sosyal medyada vahşi kadın cinayetlerinin detaylı biçimde paylaşılmasının başka suçluları teşvik ettiğini söyleyerek, “Medyanın cinayetleri ayrıntılarıyla sunması, ‘daha fazlasını yaparım’ diyen canileri cesaretlendiriyor” ifadelerini kullandı.

    Şiddetin önlenmesi için aile içi eğitimden başlayarak anaokullarında şiddet karşıtı derslerin verilmesi gerektiğini vurgulayan Demircioğlu şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Toplumda kadın; birey olmayan, özgür olmayan bir varlık gibi gösterildiğinde, bunun bilinçaltı yeni kuşaklara aktarılıyor. Kadın cinayetleri politiktir. Kadına yönelik şiddet, nefret suçu kategorisinde ele alınmalı ve çocuk yaşta evliliklerin tamamen önüne geçilmelidir.”

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Eğitimci Aysel Kılavuz da, 15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşlarını, idamlarının 88. yıl dönümünde sevgi ve saygıyla andığını belirterek, “Seyit Rıza ve yol arkadaşlarını unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız. Devirleri daim, mekânları gönüller olsun” dedi.

    Kadına yönelik şiddetin insanlığın en büyük yaralarından biri olduğunu vurgulayan Kılavuz, her gün kadınların öldürüldüğü ve susturulduğu bir ülke gerçeğiyle karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Kılavuz, “Hiçbir kadın susmak ya da korkarak yaşamak zorunda değildir. Şiddet karşısında sessizlik, şiddetin bir parçasıdır. Bu yüzden susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz” diye konuştu.

    Alevi inancında kadının yaşamın özü olduğunu dile getiren Kılavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kadın; doğuran, büyüten, yaşatan ve direncin simgesidir. Bizim yolumuz barışın, eşitliğin ve merhametin yoludur. Pirlerimizden öğrendiğimiz gibi gerçek inanç, kadına el kaldırmamakla; gerçek insanlık, kadına saygı duymakla başlar. Kadınların emeğinin ve sesinin görünür oldukça toplumun güçlenecektir.

    Şiddetsiz, eşit ve özgür bir yaşam istiyoruz. Kadınların yaşam hakkını, onurunu ve emeğini koruyacağız. Kadınların sesi olacak, dayanışmayı büyüteceğiz. Her ortamda eşitliği ve adaleti savunacağız. Bir kadının sesi sustuğunda insanlığın sesi eksilir; bir kadının eli uzandığında toplum şifa bulur; bir kadın güldüğünde dünya güzelleşir.”

    Panel, Reyhan Kurtulmaz, Rıza Aydın, Kenan Yön, Özcan Barut’un seslendirdiği, deyişlerle son buldu.

    PİRHA/MERSİN

     

  • SES Dersim Kadın Meclisi’nde 25 Kasım hazırlıkları başladı – VİDEO

    SES Dersim Kadın Meclisi’nde 25 Kasım hazırlıkları başladı – VİDEO

    PİRHA- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi Kadın Meclisi, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü hazırlıklarına başladı. Kadın Meclisi üyesi Rojda Çiftçi, “Dersim’de bir Gülistan Doku gerçekliği var. Gülistan hala kayıp ve bunun gibi binlerce kadın var” dedi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için hazırlıklara başladı.

    Yapılan etkinlikte 25 Kasım için döviz ve pankartlar hazırlandı.

    SES Dersim Şubesi Kadın Meclisi üyesi Sevda Onat, SES Kadın Meclisi olarak 25 Kasım kapsamında bir hafta sürecek program planladıklarını ve bugün bunun başlangıcını yaptıklarını belirtti.

    “TOPLUMDA HEP BİR ÖTEKİ OLARAK YAŞIYORSUN”

    Sevda Onat, her alanda psikolojik ve fiziksel anlamda şiddete maruz kaldıklarını ifade ederek, “İktidarlar, iktidarlarını arttırdıkça kadına yönelik şiddeti de o oranda arttırıyorlar. Biz bunu her alanda hissediyoruz ne yazık ki. Sokakta yürürken bile belli bir saatten sonra orada olmamamız gerekiyor algısı oluşuyor. Arkana bakarak yürüyorsun. Çalışırken, sanki daha çok belli alanlarda çalışman gerekiyor, sana hep bunun algısıyla yaklaşıyorlar. Toplumda hep bir öteki olarak yaşıyorsun aslında. Bu da başlı başına bir şiddet” dedi.

    Bu şiddete karşı geliştirecekleri tavrın, kadınlar olarak bir olmak ve birbirlerine destek olacakları alanlar oluşturmak olduğunun altını çizen Onat, “SES Kadın Meclisi’nin bir amacı da örgütsel bir alan oluşturmaktır. Kadının kendini ifade edebildiği, kendi sorunlarını tek başına değil de ‘beraber bunu aşabiliriz’ algısıyla, gücüyle dahil olabileceği bir alan oluşturmaya, yaratmaya çalışıyoruz. Bizim amacımız mücadelemiz bu yönde.”

    “GÜLİSTAN DOKU NEREDE?”

    Farkındalığı arttırmak ve diyaloğu daha da geliştirmek adına etkinliklerini geniş bir zamana yaydıklarını belirten Kadın Meclisi üyesi Rojda Çiftçi ise, “Kadına yönelik şiddet her alanda devam etmekte. Evde, işte, sokakta… ‘Şiddet’ deyince sadece fiziksel şiddet üzerinden gidilmemesi gerekiyor. Çok geniş bir kapsamı var aslında ama maalesef sadece fiziksel şiddet görünür kılınıyor” dedi.

    Rojda Çiftçi, Gülistan Doku olayını işaret ederek kadına yönelik şiddete karşı ciddi yaptırımlar, yasal uygulamalar olmadığını da söyledi. Çiftçi, “Dersim’de bir Gülistan Doku gerçekliği var. Hala kayıp ve bununla ilgili çok ciddi adımlar hala atılmadı. Gülistan gibi binlerce kadın var. Günümüzde hala süren savaşlarda da şiddete maruz kalan, mağduru olan kadınlar ve çocuklardır” dedi.

    Eyüp HANOĞLU-Cihan BERK/DERSİM