Etiket: 28 mayıs

  • CHP’li Erkek: 7094 sandıkta farklılık tespit ettik; 28 Mayıs’ta herkes sandığa gitmeli

    CHP’li Erkek: 7094 sandıkta farklılık tespit ettik; 28 Mayıs’ta herkes sandığa gitmeli

    PİRHA-CHP Seçim İşleri Sorumlusu Muharrem Erkek düzenlediği basın toplantısında, “28 Mayıs’taki seçim çok daha basit olacak. 14 Mayıs’taki seçimin kazananı olmadı. Cumhurbaşkanı güven oyu alamadı. Yeni bir maça çıkılacak ve sıfır sıfır başlıyor. O yüzden herkes sandığa gitsin” dedi. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkanı Muharrem Erkek, CHP Genel Merkez’inde basın toplantısı yaptı.

    14 Mayıs’ta yapılan seçimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Muharrem Erkek, son derece sağlıklı alt yapı ve sistemlerinin olduğunu ifade etti ve “Her bir oyu takip ediyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2 bin 269 sandıkta farklılık tespit ettiklerini ifade eden Erkek, “Bizim adayımız Kılıçdaroğlu’nun aleyhine olanları da tespit ettik. Pazartesi 17.00 itibariyle itirazlar yapıldı” diye konuştu. Aynı zamanda milletvekili seçimleri için 4 bin 825 sandıkta farklılık tespit ettiklerini ifade eden Erkek, “Seçim ilçe kurullarında bazı maddi hatalar da düzeltiliyor. Her oyu takip ediyoruz. Yanlış bilgilendirme de maalesef hepimizi çok yoruyor.” dedi.

    ‘SEÇİM ÇOK DAHA BASİT OLACAK’

    Erkek açıklamasına şu sözler ile devam etti:

    “28 Mayıs’taki seçim çok daha basit olacak. 14 Mayıs’taki seçimin kazananı olmadı. Cumhurbaşkanı güven oyu alamadı. Yeni bir maça çıkılacak ve sıfır sıfır başlıyor. O yüzden herkes sandığa gitsin. 14 Mayıs’ta sandığa gitmeyen milyonlarca insan, oyu geçersiz olan insan sandığa gitsin. Liyakatsizlik ortada ve Türkiye’nin sorunları artarak devam ediyor.“

    (HABER MERKEZİ)

  • Mersin Seçim Güvenliği Platformu’ndan sandıklara sahip çıkma çağrısı- VİDEO

    Mersin Seçim Güvenliği Platformu’ndan sandıklara sahip çıkma çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Seçim Güvenliği Platform Sözcüsü Mahmut Sümbül, seçim sonuçlarına yönelik itirazların yapılması gerektiğine dikkat çekti. Sümbül, ikinci turun önemini de vurgulayarak, herkese oy kullanma ve sandığa sahip çıkma çağrısında bulundu.

    Mersin Seçim Güvenliği Platformu, seçim sonuçlarında Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verileri ve ıslak imzalı tutanakların arasındaki farka ilişkin Eğitim Sen’de basın açıklaması yaptı. Burada yapılan açıklamada, veri uyuşmazlığına ilişkin gerekli itirazların yapılması ve ikinci turda sandığa sahip çıkmanın önemi üzerinde duruldu.

    SÜMBÜL: SANDIKLARA İTİRAZ EDİLMELİ

    Seçim sonrası sayım ve döküm işlemlerinin suni itirazlarla aşırı uzatıldığına dikkatleri çeken Mersin Seçim Güvenliği Platform Sözcüsü Mahmut Sümbül, “Anadolu Ajansı başta olmak üzere bazı haber kanallarının spekülatif, manipüle edici ve gerçek olmayan oranlarla insanların moralini bozmaya, insanların sandık başındaki görevlerini aksatmaya yönelik çabaları oldu. Sandığın temel kriteri ıslak imzalı sonuç tutanağıdır. Bu sonuç tutanakları alınmadan asla sandıktan ayrılmamak lazım” dedi.

    YSK verileri ile ıslak imzalı tutanakların uyuşmamasına ilişkin gerekli itirazların yapılması gerektiğinin altını çizen Sümbül, “Bu çeşit maddi hataların düzeltilmesine dair bir süre sınırlaması yok. Hukukçu arkadaşlar, partilerin görevlileri bu konuda sabırla ellerindeki bütün ıslak imzalı tutanakları bilgisayar çıktıları ile karşılaştırıp sandıklara itiraz etsinler” şeklinde konuştu.

    DEPREMZEDE SEÇMENLERE YÖNELİK ELEŞTİRİLERE TEPKİ

    Sümbül, seçim sonrası bazı deprem illerinde yaşanan kutlama ve oy oranları sonrasında sosyal medyadaki eleştiri dilini doğru bulmadıklarını belirterek şunları ifade etti:

    Deprem bölgeleriyle ilgili eleştiri dilini son derece yanlış buluyoruz. Böyle bir mağduriyeti yaşayan ve büyük bir özveriyle deprem bölgesine gidip oy kullanmaya çalışan insanların yaşadığı travmayı görmezden gelerek çok rahat bir şekilde eleştirilmelerini doğru bulmuyoruz.”

    “28 MAYIS’TA İRADEMİZE SAHİP ÇIKALIM”

    28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminin son derece önemli olduğunu belirten Sümbül, yurttaşlara sandığa giderek oy kullanma ve oylarına sahip çıkma noktasında çağrıda bulunarak şunları söyledi:

    “Seçime katılmayan yaklaşık yüzde 10’luk kısma ve seçime katılanlara çağrıda bulunuyorum: Sandığa gidelim, oylarımızı kullanalım, irademizi ortaya koyalım. Milletvekili seçimlerinde partiler eksikliklerini gördüler. Herhangi bir partinin görevlisi olmayan insanların da en az partililer kadar kendi oylarına sahip çıkma konusunda sorumlulukları var. Bu nedenle oyumuzu kullandıktan sonra özellikle saat 17.00’te sandığa gidip izleme ve oradaki hukuksuzluklara müdahale etme şansımız var. İkinci turda sandık başına gidelim, irademizi ortaya koyalım ve sandıklara sahip çıkalım.”

    MERSİN/PİRHA

  • Prof. Dr. Güney: Sinan Oğan oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum-VİDEO

    Prof. Dr. Güney: Sinan Oğan oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum-VİDEO

    PİRHA- Siyaset Bilimci Prof. Dr. Atilla Güney, “2. turda Kılıçdaroğlu’nun velev ki Oğan’la ittifak yapması durumda bile tabanının bu ittifaka uymayacağını düşünüyorum. Milliyetçi taban çok farklı reflekslerle hareket ediyor. Ne türlü pazarlık yapılırsa yapılsın Sinan Oğan ve Zafer Parti’sinin oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum” dedi. 

    14 Mayıs seçimleri geride kalırken, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs’ta ikinci turu yapılacak. 14 Mayıs’ta ortaya çıkan sonucu değerlendiren Barış Akademisyeni Prof. Dr. Atilla Güney, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İyi Parti seçmeninin büyük bir çoğunluğunun Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediğini savundu.

    Güney, Türkiye’nin bir toplumsal faşizm sürecinden geçtiğine işaret ederek, yükselen milliyetçi oylar, seçim kampanyaları süreçlerinde özellikle iktidar blokunun hiçbir ekonomik, sosyolojik soruna değinmeden tamamen “terör” örgütleriyle Kılıçdaroğlu’nu ve muhalefeti ısrarla ilişkilendirmesi bugün gelinen noktayı gösterdiğini dile getirdi.

    Kurulu ittifakların, birer siyasal pazarlık meselesi olduğunu vurgulayan Güney, “Millet İttifakının aldığı oylara baktığımız zaman tabanlarının Kılıçdaroğlu’na oy vermediğini çok net bir şekilde görüyoruz. Özellikle Emek ve Demokrasi İttifakı’nın tabanını oluşturan Kürt illerinde yüzde 70’e yakın Kılıçdaroğlu’na oy oranı çıkarken, Batı’ya geldiğimizde bu oyların yarı yarıya düştüğünü görüyoruz. Buradan da görüyoruz ki, ortada bir ittifak yok. Kürt illerindeki seçmenin kahir ekseriyeti çok ciddi bir toplumsal taban refleksiyle hareket ederek Kılıçdaroğlu’na oy vermişler” dedi.

    “DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR”

    2 hafta sonra yapılacak seçimde toplumu sıkıntılı bir sürecin beklediğine vurgu yapan Güney, şunları söyledi:

    “Sinan Oğan şu an elindeki yüzde 5’lik oy oranıyla milliyetçi bir refleksle pazarlıklara girişmiş durumda. Seçimler kimin lehine sonuçlanırsa sonuçlansın Sinan Oğan’ın tabanının ilk turdaki gibi davranacağını düşünüyorum. 2’inci tur seçimlere çok dikkat etmek gerekiyor. Kılıçdaroğlu’nun tabanının çok ciddi bir sinizm ve umutsuzluk içerisinde olduğunu gözlemliyorum. Sandığa gitme oranlarında ciddi düşüşler yaşanabilir. Bu konuda dikkatli olmak gerekiyor.

    2. turda Kılıçdaroğlu’nun velev ki Oğan’la ittifak yapması durumda bile tabanının bu ittifaka uymayacağını düşünüyorum. Milliyetçi taban çok farklı reflekslerle hareket ediyor. Ne türlü pazarlık yapılırsa yapılsın Sinan Oğan ve Zafer Parti’sinin oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum.”

    “YAŞAMA ÜMİDİ ÖLÜM KORKUSUNDAN DAHA BÜYÜK”

    Deprem bölgelerindeki seçim sonuçları değerlendiren Güney, “Özellikle Hatay’da yurttaşların neredeyse yüzde 60’nın kenti terk etmiş olması, seçim günü sandıklara ulaşmakta zorluk çekmesi, büyük bir kısmının farklı kentlerde oy kullanıyor olması bunların çok ciddi bir analize ihtiyacı var. Fakat yer yer kamuoyunda deprem bölgesindeki oy oranlarına bakılarak bir kızgınlık ve hamaset edebiyatı yürütülüyor. Bu da toplumsal faşizm meselesiyle çok alakalı bir şey. Deprem bölgesindeki seçim sonuçlarına baktığım zaman yaşama ümidinin ölüm korkusundan daha büyük bir travma haline geldiğini gözlemledim” diye belirtti.

    “BU BİR UYARIDIR

    Yeşil Sol Parti’nin oy kayıplarına ilişkin de konuşan Prof. Dr. Atilla Güney, “İttifaklar sendromunun olumsuz etkilerini Yeşil Sol Parti’nin oylarının düşüşünde görüyoruz. Özellikle seçime bir ay kala kurdukları ittifak, TİP’le yaşanan gerginlikler Kürt seçmen üzerinde çok etkili oldu. Tabii bunun partinin iç işleyişiyle de, seçim sürecini yürütme biçimi, adayların profilleri, adayların belirlenme sürecinde izlenen antidemokratik yöntemlerin de özellikle HDP’nin kahir ekseriyetini oluşturan Kürt seçmen üzerinde çok ciddi bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Bu bir uyarıdır. Umarım gerçekten bizim yıllardır yaptığımız eleştiriler, uyarılar bundan sonra dikkate alınır ve parti gerçekten kelimenin tam anlamıyla bir eleştiri ve öz eleştiri sürecine girer ve bu eleştiri ve öz eleştirinin özellikle genel merkezden başlaması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER-Fatoş SARIKAYA/MERSİN

  • Üzerinden 42 yıl geçen Çorum Katliamının acıları unutulmadı

    Üzerinden 42 yıl geçen Çorum Katliamının acıları unutulmadı

    PİRHA- Çorum’da 42 yıl önce yaşanan katliamda 57 Alevi yurttaş yaşamını yitirirken, 300’e yakın yurttaş da yaralandı.

    28 Mayıs 1980 günü faşist saldırılarla başlayan Çorum Katliamı 10 Temmuz 1980’e kadar devam etti. Saldırılarda 57 Alevi yurttaş yaşamını yitirirken 300’e yakın yurttaş da yaralandı. 300’e yakın ev ve işyeri ise tahrip edildi.

    27 Mayıs 1980 günü MHP’li bakanlardan Gün Sazak’ın öldürülmesinin ardından Çorum’da ırkçılar saldırıların fitili ateşlendi. Ancak, Maraş Katliamının etkisiyle halkın sokaklara barikatlar kurarak kendilerini savunmaları sonucunda o gün saldırganlar istedikleri sonucu alamadı.

    SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI 

    1 Temmuz 1980 Çorum’da ırkçıların yeniden saldırılara başlaması sonucunda yer yer çatışmalar yaşandı. Alevi ve sol görüşlü yurttaşların evlerine girişilen saldırılarda 4 kişi yaşamını yitirdi. Artan saldırıların ardından 2 Temmuz sabah saat 06.00’da başlamak üzere Çorum’da yeniden sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    SALDIRILAR YOĞUNLAŞTI

    2-3 Temmuz günleri sokağa çıkma yasağına rağmen, saldırganlar bombalı ve silahlı saldırılarını sürdürdüler. Olaylarda 3 kişi daha öldü ve 5 kişi yaralandı. Irkçılar çok sayıda işyerini ateşe verdiler. Her yerde arama yapılmasına rağmen, faşistlerin saldırı üssü olarak kullanıldığı mahallelerde güvenlik kuvvetleri hiçbir arama yapmadılar.

    KÖYLÜLERDEN PROTESTO EYLEMİ

    Öte yandan 2-3 Temmuz günlerinde Çorum’un Alaca ilçesinde de bin kişilik bir grup saldırıya geçerek 50 işyerini tahrip etti ve 8 kişiyi yaraladı. Mecitözü’ndeki olaylarda da Hisarkavak köyünden bir kişi tabancayla vurularak öldürüldü, 3 kişi yaralandı. Hisarkavaklılar ilçeye gelerek protesto gösterilerinde bulundular.

    TOPYEKÜN SALDIRI

    4 Temmuz Cuma günü saldırgan güruh, Çorum’da sokağa çıkma yasağı kaldırıldıktan sonra uzun menzilli silahlar ve bombalarla topyekün bir saldırıya geçtiler; ikinci bir Maraş katliamı yaratmayı amaçladılar. Önceden planladıkları saldırılarla Çorum bir savaş alanı oldu.

    CAMİ BOMBALANDI YALANI

    Cuma günü olaylar, TRT’nin Milönü Mahallesi’nde bulunan Alaaddin Camisinin bombalandığı ve kurşunlandığı şeklinde yalan haberleri yaymasıyla doruk noktasına çıktı. TRT Çorum muhabiri bu haberi kendisinin yapmadığını söylese de, TRT polis kaynaklı olduğunu söylediği haberde ısrar etti. Aynı anda bütün camilerde benzer propagandalar yapıldı. Camilerden boşalan vatandaşların büyük bir kısmı haberin yalan olduğunu anlayınca faşistlerin peşinden gitmedi. Ancak, “Komünistler camileri yakıp yıkıyor” söylentileri şehirde yoğun bir şekilde işlendi ve bir kısım yurttaş tahrik edildi. Sigortaevleri, Terlemezevler semtlerinde başlayan olaylarda bazı polisler de kalabalık faşist topluluklara öncülük ettiler. Gösteri ve saldırılar daha sonra sol görüşlü kişilerin oturduğu mahallelere yayıldı ve yüzlerce ev çıkarılan yangınlar sonucu hasar gördü. Saldırıların yöneldiği semtlerde, faşistlerle halk arasında yoğun çatışmalar oldu.

    Çorum’da olaylar süresince, 57 Alevi katledilmiş, 300’e yakın yurttaş ise yaralanmıştı. 300’e yakın ev ve işyeri de tahrip edilerek yıkılmıştı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Piyanist Fazıl Say, 28 Mayıs’ta Munzur Nehri kenarında konser verecek-VİDEO

    Piyanist Fazıl Say, 28 Mayıs’ta Munzur Nehri kenarında konser verecek-VİDEO

    PİRHA-Piyanist Fazıl Say, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 28 Mayıs’ta Ovacık’ta, Munzur Nehri’nin kenarında bir konser vereceğini duyurdu. 

    Piyanist Fazıl Say, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 28 Mayıs’ta Ovacık’ta, Munzur Nehri’nin kenarında bir konser vereceğini duyurdu. Konserde Fazıl Say’a albümlerinde de birlikte çalıştığı mezzo-sporano Serenad Bağcan eşlik edecek. Fazıl Say’ın Munzur Nehri kenarında 28 Mayıs Cumartesi günü vereceği konser 17.30’da başlayacak.

    “MUNZUR NEHRİ İÇİN BİR DOĞA KORUMA KONSERİ OLACAK”

    İlk kez Dersim’de konser vereceğini Twitter hesabında yayınladığı videoda duyuran Fazıl Say, “Tunceli’de 28 Mayıs günü vereceğim bir konser. İlk kez gideceğim Tunceli Ovacık’ta. Tunceli aydın bir ilimiz, önemli bir ilimiz ve ben ilk kez gidiyorum. Aynı zamanda Munzur Nehri için bir doğa koruma konseri olacak. Bir nevi Kaz Dağları gibi, Munzur Nehri’nin temizlenmesi için destek arayışları var. Türkiye’nin, Anadolu’nun en güzel nehirlerinden birinin tekrar en iyi şekilde hayata kavuşması için” şeklinde konuştu.

    PİRHA/DERSİM