Etiket: 3. havalimanı işçileri

  • Gözaltına alınan 26 kişinin duruşmasına çağrı-VİDEO

    Gözaltına alınan 26 kişinin duruşmasına çağrı-VİDEO

    PİRHA- 3. Havalimanı Dayanışma Platformu bugün İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde işçilerinin 14 Eylül’de başlattığı direnişin son durumuna ve Kadıköy’deki eylemde gözaltına alınan 26 kişinin yarın görülecek duruşmasına ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi.

    3. Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu, işçileriyle dayanışmak amacıyla 15 Eylül 2018’de Kadıköy’de yapılan eylemde gözaltına alınanlar hakkında açılan ve yarın Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmasına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantının olduğu salona “İş cinayetlerini işleyen patronlar ve gerekli denetimleri yapmayanlar yargılansın. 3. Havalimanı işçilerinin haklı mücadelesi yargılanamaz” pankartı asıldı. Toplantıya Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Musa Piroğlu, 3. Havalimanı işçileri, İHD üyeleri ve çok sayıda kişi de katıldı.

    “ZULÜM HER ALANDA ARTIYOR”

    Platform üyelerinden Prof. Dr. Beyza Üstün, zulmün her alanda arttığına dikkat çekerek, “3. Havalimanı’nda zulm devam ettiği için, güvencesiz çalışmaları protesto ettikleri için yargılanan çok sayıda arkadaşımız var. Değişen hiçbir şey yok. Kapitalizm zulmü aynı şekliyle devam ediyor.” dedi.

    3’üncü havalimanı işçilerinden daha önce tutuklanan Baran Kırğın, İstanbul Ataşehir Belediyesi binası önünde geçtiğimiz günlerde bedenini ateşe veren 41 yaşındaki işçi Ramazan Karabacak’ın durumuna dikkat çektikten sonra 3. Havalimanı İşçileri ile Dayanışma Platformu adına basın açıklamasını okudu.

    DURUŞMAYA ÇAĞRI YAPILDI

    14 Eylül’de 3’üncü havalimanı işçilerinin kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için gözaltına alındığını hatırlatan Kırğın, “İşçilerin “Köle Değiliz, İşçiyiz!” çığlığının bu ölçekte bir saldırganlıkla bastırılmaya çalışılmasına hayır dedikleri için gözaltına alınan emek dostları hakkında açılan davanın ilk duruşması 11 Ocak’ta Kartal Adliyesi’nde  görülecek. Dayanışmayı cezalandıran bu mantığa karşı tüm kamuoyunu duruşmaya, dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz” dedi.

    “DAYANIŞMAYI SALDIRI İLE DİZGİNLEMEYE ÇALIŞTILAR”

    3. Havalimanı’ndaki kölece çalışma koşullarına karşı isyan eden işçilerin öfkesini ve onlara destek verenlerin dayanışma tutumunu saldırıyla dizginlemeye çalıştıklarını kaydeden Kırğın, “Devlet ve İGA patronları o isyandan sonra suçlarını da üstlenerek, ‘İşçiler haklıydı, koşulları düzelteceğiz’ açıklamaları yaptılar. Fakat değişen bir şey olmadığını işçilerin sendikalara aktardığı bilgilerden biliyoruz. Jandarma ve polisler ile beraber çalışmaya zorlanan işçiler gördükleri psikolojik baskıyı sendikalara ileterek haberleştirdiler.” şeklinde konuştu.

    İŞ CİNAYETLERİ DEVAM EDİYOR

    İş cinayetlerinin devam ettiğine dikkat çeken Kırğın, “Yabancı uyruklu bir işçinin cansız bedeni rögar içinde bulundu, yetkililerden hiçbir açıklama gelmedi. Dahası bu şantiyede kaç işçinin öldüğü konusunda o kadar büyük bir duyarsızlık vardı ki, devlet kurumları bile birbirinden farklı rakamlar verdi. Çalışma Bakanlığı 30 işçinin öldüğünü söylerken CİMER bu sayının 52 olduğunu söyledi.  İşçiler ise bu sayının çok daha fazla olduğunu söylemeye devam etti” diye konuştu.

    “İŞÇİLERİN KOŞULLARI DEĞİŞMEDİ”

    3. Havalimanındaki şantiye koşullarının değişmediğini dile getiren Kırğın, şantiye işçilerinin yaşadığı zorlukları şöyle aktardı:

    “Şantiyedeki hiçbir koşul düzelmezken işçilerin çektiği, kötü yemeklerin ve içi yosun tutmuş sebillerin fotoğrafları kamuoyunun gündemine oturdu. Yemekhane sıraları uzadıkça uzadı, bir saatlik yemek molasını sıra beklemekle geçiren işçiler kimi günler aç kaldılar, yemek yetmediğinde ise su katılmış çorba içerek çalışmaya devam etmek zorunda kaldılar. Metrelerce uzayan servis sıralarında servis beklemeye devam ettiler. Şantiyenin bazı alanlarında polis ve jandarma sayısının işçi sayısından daha fazla olduğu görüldü. Sabahları kolluk kuvvetlerinin eşliğinde işe götürülen ve akşam da aynı şekilde koğuşlara getirilen işçiler bu şartlar altında çalışmaya devam etti. Yağmurlar başladığındaysa yatakhaneleri sular altında kaldı. Tahtakurularının kol gezdiği koğuşlarda ilaçlama yapılmadı, göstermelik değiştirilen birkaç yatağı da tahtakuruları bastı. Koğuşlarda detaylı bir temizlik yapılmazken bir de su baskını yaşandı. Servis ve araba kazaları yaşandı, işçiler yükseklerden düştü, canları yine hiçe sayıldı.”

    “MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ”

    İnşaat İşçileri Sendikası Basın Sözcüsü Uğur Karadaş, “İnşaat alanında çalışan işçilerin sorunların devam ediyor.” diye belirtti. İşçi eylemlerine değinen Karadaş, “Her ilde inşaat işçilerin irili ufaklı direnişleri var ve devam ediyor. Yaşanan krizin en ağırını inşaat işçileri yaşıyor. Hepimize çok iş düşüyor. Bu mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

    Dev Yapı İş Genel Başkanı Özgür Karabulut da, “Devletin tüm zulmüne rağmen inşaat işçileri direniyor. Ancak devlet açıkça tavrını ortaya koyuyor. ‘Ben patronlardan yanayım’ diyor.” dedi. Karabulut, 3. Havalimanı’nda da, Okmeydanı SSK hastanesinde de, Ankara’daki Toki eyleminde de bunun böyle olduğunu söyledi.

    “BİRÇOK İŞÇİ İŞTEN ÇIKARILIYOR”

    Bir çok işçinin işten çıkarıldığını belirten Karabulut, “Daha bugün bir arkadaşımız işten çıkarıldı. Havalimanına su bastığı görüntülerini gönderen işçileri bulmak için koğuşlara baskınlar yaptılar. 3 işçi Kürtçe müzik dinlediği için işten çıkarıldı ve haklarında dava açıldı. Baskı kurmaya devam ediyorlar. İnşaat işçileri de kendi yol yöntemleriyle sesini duyurmaya devam ediyor. İrili ufaklı direnişler devam ediyor. Eğer örgütlülüğümüz güçlü olsa patronların tepelerine bineceğiz.” diye konuştu.

    “BERAAT TALEP EDECEĞİZ”

    Avukat Ekin Güneş Saygılı ise, işçilerin iki gerekçeyle yargılandıklarını söyleyerek, “Kanuna muhalefet ve kamu görevlisine direnme suçlarından yargılanıyorlar. Kararların keyfi bir şekilde alındığını geçmişten biliyoruz. Yarınki duruşmada öncelikli talebimiz ifadeler alınmadan işçi arkadaşlarımızın beraat etmesi olacak.” ifadelerini kullandı.

    Toplantı yapılan konuşmalar ve soru cevapla son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP’li Koçyiğit, tutuklu 3. Havalimanı işçilerine dayanışma kartı gönderdi

    HDP’li Koçyiğit, tutuklu 3. Havalimanı işçilerine dayanışma kartı gönderdi

    PİRHA – HDK Eş Sözcüsü ve HDP Muş Milletvekilimiz Gülüstan Kılıç Koçyiğit, iş bırakma eylemine katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 3. Havalimanı işçilerine dayanışma kartları gönderdi. 

    HDK Eş Sözcüsü ve HDP Muş Milletvekilimiz Gülüstan Kılıç Koçyiğit, iş bırakma eylemine katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 3. Havalimanı işçilerine dayanışma kartları gönderdi.

    “İŞ CİNAYETLERİ SON BULSUN”

    3. Havalimanı işçilerinin taleplerinin bütün emekçilerin, işçilerin talepleri olduğunu kaydeden Koçyiğit, tutuklanan işçilerin hangi teleplerde bulundukları için tutuklandıklarını şöyle sıraladı:

    “Eyleme katılan işçiler işten atılmasın. Habersiz şekilde işten atılanlar işe iade edilsin. Servis sorunu çözülsün. Yatakhane, lavabo, banyo temizlikleri düzenli olarak yapılsın, tahtakurusu sorunu çözülsün. Revir personelinin işçilerle ilgilenmesi, gerekli sağlık malzemelerinin temin edilmesi sağlansın, işçilere dönük aşağılayıcı muamele engellensin. Maaşların tamamı hesaba yatırılsın, elden maaş ödemesi yapılmasın. Geçmişe dönük ödenmeyen ücretler ödensin. İşçi ve formenler aynı yemekhanede yemek yesin. Sorunlara sebep olan İGA yetkilileri görevden alınsın. Talepler basın karşısında okunsun. İş cinayetleri son bulsun. 6 aydır maaşları yatırılmayan işçilerin ödemeleri yapılsın. Bayram ikramiyesi verilsin.”

    “ASLA YALNIZ DEĞİLSİNİZ BU YOLDA”

    3. Havalimanı işçilerinin yalnız olmadığını belirten Koçyiğit, işçilerle birlikte mücadele edeceklerinin altını çizdi.

    Koçyiğit’in 3. Havalimanı işçilerine gönderdiği kartların içeri ise şöyle;

    “Bunlar engerekler ve çıyanlardır.

    Bunlar Aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır.”

    Büyük usta Ahmet Arif’in dediği gibi; egemenler yoksulun, emekçinin sırtından geçinmek istiyorlar. Bu yüzden bugün bizlere zulmediyorlar. Ama “O gün gelecek dağlarımız, ovalarımız ve insanlarımız özgürleşecek.”

    Özgür yarınlarda buluşmak ümidiyle;

    Asla yalnız değilsiniz bu yolda. Yürüttüğünüz haklı davanın ve mücadelenin her daim içinde ve yanındayız. Özgür yarınlar buluşmak dileğiyle,

    Sevgi ve saygı ile sizleri selamlıyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL 

     

  • 3.Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu, 26 Kasım’da Dayanışma Gecesi’nde buluşuyor

    3.Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu, 26 Kasım’da Dayanışma Gecesi’nde buluşuyor

    PİRHA – 3.Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu, 26 Kasım’da “Buzu Kıran Yolu Açanlara Selam Olsun” şiarıyla Dayanışma Gecesi’nde buluşuyor. 

    3.Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu, 26 Kasım’da dayanışma gecesi düzenleyecek.

    Konuya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar belirtildi:

    “3.Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu olarak, işçi aileleri, direnişteki işçiler ve sanatçıların katılımıyla “3.Havalimanı işçilerinin talepleri talebimizdir, tutuklu işçiler serbest bırakılsın” demek için dayanışma gecesinde buluşuyoruz.

    3. Havalimanı işçilerinin taleplerinin inşaat işçileri başta olmak üzere tüm işçilerin insanca çalışma ve yaşam için sağlanması zorunlu şartlardı ve bu talepler 14 Eylül’de “Köle değiliz” çığlığıyla tüm ülkeye yayıldı. Fakat bu haklı talepleri dile getiren işçiler gözaltına alındı, tutuklandı.
    Bugün aralarında Devrimci Yapı İşçileri Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut, İnşaat İşçileri Sendikası yöneticileri Yunus Özgür, Özkan Özkanlı, Uğur Karadaş, Anıl Deniz Gider’in de bulunduğu 31 işçi arkadaşımız Silivri Hapishanesi’nde tutuklu.”

    “BUZU KIRIP YOLU AÇANLARLA BİRLİKTE YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    İşçiler hakkında açılan davalara ilişkin şöyle çağrı yapıldı:

    “3. Havalimanı işçileri tüm inşaat İşçilerinin yaşadığı kölelik düzenindeki bu sessizliği bozdu, 14 Eylül’deki iş bırakma eylemiyle buzu kırdı ve yolu açtı.Eyleme katılan 61 arkadaşımız hakkında asılsız iddialarla dava açıldı.
    5 Aralık’ta saat 09.30’da GOP Adliyesi’nde görülecek bu dava haklı taleplerini dile getiren işçi sınıfına bir gözdağı, sendikal örgütlenmeye yönelik bir saldırıdır. Bizler sermaye ve devletin bu saldırılarına sessiz kalmayacağız. Buzu kırıp yolu açanlarla birlikte yürümeye devam edeceğiz.

    3. Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu olarak hem havalimanındaki işçi arkadaşlarımızın taleplerini sahiplendiğimizi göstermek hem de “Tutuklu Havalimanı İşçilerine Özgürlük” talebimizi hep birlikte haykırmak için sanatçı dostlarımızın da katılımıyla 26 Kasım 2018 Pazartesi günü saat 19.00-22.00 arasında Kadıköy Caferağa Spor Salonu’nda düzenleyeceğimiz dayanışma gecesinde bir araya geliyoruz.”

    Dayanışma gecesinin bilgileri şöyle:

    *Zeki Göker Kültür Merkezi
    Caferağa Mah. Tellalzade Sk.
    No: 30 Kadıköy

    *TMMOB Makine Mühendisleri Odası
    Katip Mustafa Çelebi Mah.
    İpek Sokak No:9 Beyoğlu

    *Egitim-Sen İstanbul 7 Nolu Şube
    Marmara Cad. Çiğdem Sk.
    Yapı Kredi Bankası Üstü Kat:5
    Avcılar

    (HABER MERKEZİ)

  • 3. havalimanı işçilerinin duruşmasına katılım çağrısı

    3. havalimanı işçilerinin duruşmasına katılım çağrısı

    İş cinayetleri ve kötü çalışma koşullarına karşı eylem yaptıkları için tutuklanan 3’üncü havalimanı işçilerinin Aralık’ta başlayacak davaları öncesi GOP Adliyesi önünde bir açıklama yapıldı. 5 Aralık’ta görülecek ilk duruşmaya katılım çağrısı yapılırken, İnşaat İş Yönetim Kurulu Üyesi Tezcan Acu, savcıları görevlerini yapmaya ve gerçek suçluları yargılamaya çağırdı.

    3’üncü Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu, kötü çalışma koşullarına karşı eylem yaptıkları için 56 gündür tutuklu olan 31 havalimanı işçisi için Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi önünde açıklama yaptı. GOP Adliyesi’nde görülecek ilk duruşmaya çağrı amacıyla yapılan açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, Zeytinburnu Belediyesi’nde çalışırken “güvenlik soruşturması” gerekçe gösterilerek ihraç edilen Kenan Güngördü de destek verdi. “Hakkını isteyen işçileri değil sorumluları yargılayın, tutuklu 3’üncü Havalimanı işçilerine özgürlük” pankartının açıldığı eylemde, sık sık “Tutuklu işçiler serbest bırakılsın” ve “İnşaat işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı.

    “TUTUKLAMALAR SİYASİ KARARIN SONUCUDUR”

    3’üncü havalimanının (İstanbul Havalimanı) işçilerin can ve bedenleri üzerine kurulduğunu dile getiren HDP’li vekil Kaya, “3’üncü havalimanı şantiyesinde eylem yapanların tutuklanması siyasi bir kararın sonucudur. İktidar, aldığı bu siyasi kararla bir korku imparatorluğu yaratmaya çalışıyor. Havalimanında yaşananları meclise taşımamıza rağmen hiçbir cevap alamıyor oluşumuzun nedeni siyasi kararlardır” dedi. Kaya, duyarlı tüm vatandaşları işçilerin 5 Aralık’ta görülecek olan duruşmasını takip etmeye ve işçilerle birlikte olmaya çağırdı.

     “EKMEK PARASI İÇİN ORADAYDI”

    Tutuklu bulunan Anıl Deniz Gider’in annesi Sevim Gider de, çocuğunun hiçbir suçu olmadığını belirterek, “Kapıları kırıp çocuklarımızı tutuklayanlar yargılanmalı. Benim oğlum ekmek parası için, arkadaşlarının hakkını aramak için oradaydı. Bu tutuklamalarla bizi yıldıramazlar. Ben çocuğumun arkasında, dimdik ayaktayım” dedi.

    “AİLELER AÇLIĞA MAHKUM EDİLDİ”

    3’üncü havalimanı inşaatında çalışan işçilerin insanlık dışı koşullarda çalışmaya zorlandığını ifade eden İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat İş) Yönetim Kurulu üyesi Tezcan Acu ise, işçilerin çalışma koşullarına karşı direnişe başladığı 14 Eylül gününden bu yana çalışma koşullarında hiçbir değişikliğin yapılmadığını söyledi. İş cinayetlerini durdurmak ve insanca koşullarda çalışmak isteyen işçilerin tutuklandığını hatırlatan Acu, 2 aydır tutuklu bulunan 31 işçi ailesinin açlığa ve susuzluğa mahkum edildiğini söyledi. İşçilerin her gün ölümle yüz yüze çalışmaya zorlandığına dikkat çeken Acu, “3’üncü havalimanı şantiyesinde çalışmalar jandarma ve polis kontrolünde sürdürülüyor. Yemekhanelerde, servis ve yatakhanelerde sağlıksız ve kötü koşullar aynen devam ediyor. 6 aya yakın alacakları olan işçiler, bunu dile getirdiklerinde 6 ay dolmadan kıdem tazminatları ve alacakları ödenmeksizin işten çıkartılıyorlar” diye konuştu.

    “SAVCI GERÇEK SUÇLULARI YARGILAMALI”

    İşçilerin haklarını savundukları için tutuklandığını ve suçlu olmadıklarını dile getiren Acu, “Kuzey ormanlarını ve sulak alanları yok edenler, katliamlara yol açanlar, izin verenler, İGA patronları, AKP genel başkanı ve görevlerini yapmayan ilgili bakanlar, gerçek suçlulara göz yumanlar, aklayanlar gerçek suçludur ve suç işlemeye devam etmektedir. Bizler gerçek suçluları teşhir etmeye devam edeceğiz. Savcıları görevlerini yapmaya ve gerçek suçluları yargılamaya çağırıyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • 3.Havalimanı işçilerine dayanışma kartı gönderildi

    3.Havalimanı işçilerine dayanışma kartı gönderildi

    PİRHA – Tutuklu 3. Havalimanı işçilerine dayanışma kartları gönderildi.

    3.Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu, tutuklu bulunan 3’ncü Havalimanı işçileriyle dayanışmak için Kadıköy Postahanesi’nden kart gönderdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Ali Kenanoğlu, HDP Ekoloji Meclisi Üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün, yabancı uyruklu bir kişi ve çok sayıda kişi tutuklu işçilere dayanışma kartı gönderdi.

  • CHP heyetinden açıklama: Açılış yetişsin diye işçiler feda ediliyor

    CHP heyetinden açıklama: Açılış yetişsin diye işçiler feda ediliyor

    CHP heyeti, İstanbul Üçüncü Havalimanı inşaatında yaşanan iş kazasında ağır yaralanan işçileri Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ziyaret etti.

    CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, PM Üyeleri Pınar Uzun ve Gamze Pamuk Ateşli’den oluşan CHP heyeti, işçiler H.K. ve B.A. hakkında yetkililerden bilgi aldı.

    12 Eylül günü akşamı havalimanı pistinde aşırı hız yapan iki servis otobüsünün çarpışması sonucu ağır yaralanan B.A. ile, 3. Havalimanı inşaatında yaşanan başka bir iş kazasında hafriyat kamyonun iki kez üzerinden geçmesi sonucu ağır yaralanan H.K.’nın tedavileri devam ediyor.

    Yapılan ziyaretin ardından işçilerin durumu hakkında açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, “Havalimanı inşaatının açılış tarihi yaklaştıkça, yüklenici firmalar işçileri yoğun mesaiye zorluyor. Açılış yetişsin diye, gerekli güvenlik önlemleri alınmadan çalıştırılan işçiler feda ediliyor” dedi.

    İnşaat işçilerinin “köle değiliz, insanca koşullarda çalışmak istiyoruz” diyerek geçen hafta yaptıkları eylemleri hatırlatan Gökçen, şunları kaydetti:

    “Havalimanı inşaatının başladığı günden bu yana yaşanan hak ihlallerinin inşaat işçilerini isyan ettirdiğini ifade ederek, “Haklarını arayan işçileri sendikacıları tutuklamak, çalışma alanlarını polis kordonu altına alıp çalışanlar üzerinde baskı kurmak sorunları ortadan kaldırmaz. İnşaat işçilerine yasalardan ve uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan çalışma koşullarını sağlamak yüklenici firmaların görevidir. İktidar da bu çalışma koşullarını denetlemek ve çalışanların haklarını korumakla görevlidir. Böylesine büyük bir havalimanı inşaatında işçileri tahtakuruları dolu yatakhanelerde yatmaya zorlamak hem ayıptır, hem de suçtur.”

    2016 Ocak ayında havalimanı inşaatında yaşanan iş kazalarını verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdığını söyleyen İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, açılış tarihinin taşeron firmalar tarafından işçilerin kabusu haline getirildiğini söyledi.

    Dr. Ali Şeker, 3. havalimanı pistindeki otobüs kazasında ağır yaralanan ve beyin ameliyatı geçiren B.A’nın yoğun bakımdan çıkarılarak servise alındığını; kamyonun altında kalan H.K.’nın ise halen yoğun bakımda olduğunu ve her iki işçinin tedavilerinin devam ettiği bilgisini paylaştı.

    İstanbul Milletvekili Şeker de şunları dile getirdi:

    “Havalimanı inşaatında olumsuz çalışma koşulları inşaatın başladığı tarihten bu yana devam ediyor. Bu konuda çok fazla şikayet aldık ve bunu TBMM gündemine taşıdık. Görmezden geldiler. İşçiler birçok kez çalışma koşullarına isyan ederek iş bırakma eylemi yaptılar. Sorunlar düzeltilmediği gibi, açılış tarihi yaklaştıkça çalışma koşulları daha da zorlaştı. Taşeronun taşeronunun taşeronu firmalar işçileri daha da fazla çalıştırmaya başladılar. Alt taşeron firmaların karlılığı düştüğü için maliyeti yevmiyelerinden kesinti yaparak işçilerin sırtına yüklüyorlar. Görüştüğümüz işçiler inşaat alanında her gün yüzlerce işçinin çalışma koşullarına dayanamayarak işten ayrıldığını, yüzlerce yeni işçinin işbaşı yaptığını anlatıyorlar. Sürekli bir işçi sirkülasyonu var. Böylesine büyük bir havalimanı inşaatının şantiyesi bir toplama kampı gibi. Taşeron firmalar öncelikle bu çalışma koşullarını düzeltmeliler.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Savcı, 3. Havalimanı işçilerinden 28’inin tutuklanmasını istedi

    Savcı, 3. Havalimanı işçilerinden 28’inin tutuklanmasını istedi

    Savcılığa çıkarılan işçilerden 43’ünün ifadesini almayan savcı, 15 işçi için adli kontrol istedi, 28 işçiyi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.

    Kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için 15 Eylül gece yarısı baskınıyla gözaltına alınan 400’den fazla işçiden bir kısmı emniyette serbest bırakıldı, hâlâ gözaltında tutulan işçiler savcılık sorguları için ikişerli gruplar halinde Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi’ne getirilmeye başlandı. Adliyeye getirilen 43 işçiden 15’i adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılması istendi, 28 işçi ise tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

    Kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla 14 Eylül’de eylem yapan 3. Havalimanı işçileri, aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki işçilere, “2911 muhalefet”, “Çalışma hürriyetinin ihlali”, “Kamu malına zarar vermek”, “Halki kin nefret düşmanlığa tahrik etmek”, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”, “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamaları yöneltiliyor. İşçilerin aileleri ve HDP Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, Dilşad Canbaz Kaya ve Erkan Baş adliye önünde gözaltına alınan işçilerin getirilmesini bekliyor.

    Jandarma eşliğinde ikişerli gruplar halinde getirilen işçiler, “Direne direne kazanacağız”, “İnşaat işçisi köle değildir”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganlarıyla adliyeye girdiler. Jandarmalar slogan atan işçilerin ağızlarını kapatarak müdahale etti.

    28 İŞÇİ TUTUKLANMA TALEBİYLE MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ

    Gözaltı sayısının fazla olması sebebiyle sorguların birden çok savcı tarafından yapıldığı öğrenildi. Şu ana kadar gözaltındaki 43 kişi savcılığa çıkarıldı. Savcı, adliyeye getirilen 43 işçinin ifadesini almadı. 15 işçi adli kontrol uygulaması talep edildi, 28 işçi ise tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. İşçilerin, “Kamu malına zarar verme”, “Polise mukavemet”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, “İş ve çalışma hürriyetinin ihlali” iddialarıyla tutuklanmaları istendi.

    Savcı adli kontrol talebine, kuvvetli suç şüphesi, kaçma şüphesi, delilleri yok etme şüphesi bulunması, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunacakları iddiasını dayanak yaptı.

    Savcı Ali Özgilik, tutuklama talebine gerekçe olarak ise, işçilerin jandarma baskını sırasında slogan atarak kolluk kuvvetinin müdahalesine engel olmaya çalıştıklarını, “Grup Direniş” isimli WhatsApp grubu oluşturmalarını gösterdi.

    JANDARMADAN ŞANTİYEDE ARAMA

    Jandarmanın sorgular sırasında işçilerin 3. Havalimanı şantiye alanındaki yatakhanelerine girdiği ve arama yaptığı bilgisi geldi. Adliye önünde çok sayıda sivil ve çevik kuvvet polisi ile jandarma ekipleri yoğun güvenlik önlemleri aldı. Akrep ve toma da adliye önünde konuşlandırılmış durumda.   (Evrensel)

    foto-Evrensel

     

  • Gerici yazar haddini aştı: Zevkle ezerim ama yetkim yok; devlet ne güne duruyor

    Gerici yazar haddini aştı: Zevkle ezerim ama yetkim yok; devlet ne güne duruyor

    İktidara yakın gerici Yeni Akit gazetesi yazarı Mehtap Yılmaz, asgari taleplerinin karşılanması için eylem yapan ve gözaltına alınan 3. havalimanı işçileri hakkında “Bu itler, bitlendik falan diyorsa da üzerlerine biber gazı sıkıp, içlerindeki şeytanı çıkartacaksın!” dedi.

    Mehtap Yılmaz’ın dün (17 Eylül 2018) “3. Havalimanındaki tahtakuruları nereli?” başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

    “Senelerdir süren 3. Havalimanı inşaatı çalışanları, tam da açılışa beş kala bitlendiyse… Tahtakuruları yiyip bitirdiyse… Burada bir çapanoğlu değil, pek çok çapanoğlu aramak lazım!
    Hele bir de HDP-PKK işin içine girdiyse… CHP’nin “her evden bir oy HDP’ye” diyerek meclise taşıdığı HDP… İşte orada duracaksın arkadaş!

    Bu işte bir tezeklik arayacaksın! Şayet bu itler, bitlendik falan diyorsa da üzerlerine biber gazı sıkıp, içlerindeki şeytanı çıkartacaksın!

    Madem kaşınıyorlar!

    Madem “kaşı beniii, kaşı beniii” diye debeleniyorlar!

    Madem bitlendik diye kuduruyorlar!

    Birilerinin bu itlerin kafasındaki bitleri ayıklayıp içeri tıkması lazım!

    Yok, benim yetkim bu itlerin bitleriyle sözcüklerle mücadele etmek! Yetkim olsa bu itlerin bitlerini tek tek ayıklar, ezerim…
    Bu itleri kaşındıran tahtakurularını zevkle ezerim ama yetkim yok…

    Devlet ne güne duruyor?

    Hadi bakalım!”

  • 3. Havalimanı inşaatı işçileri hala gözaltında; avukatların görüşmesi engelleniyor

    3. Havalimanı inşaatı işçileri hala gözaltında; avukatların görüşmesi engelleniyor

    İstanbul 3. Havalimanı inşaatındaki işçilerin çalışma koşullarını protesto ederken gözaltına alınmaları, avukatlar tarafından İstanbul Barosunda düzenlenen basın toplantısıyla protesto edildi.

    Toplantıya Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili ve Avukat Züleyha Gülüm, Demokrasi İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi avukatlar katıldı.

    “GÖZALTI SAYISINI BİLMİYORUZ”

    Basın toplantısında ilk olarak söz alan Demokrasi için Hukukçular’dan Avukat Yıldız İmrek, “Üçüncü havalimanı inşaatında çalışan  işçiler kötü yaşam koşullarına, insanlık dışı barınma koşullarına, 6 ay boyunca ödenmeyen ücretlere, sayısının kesin olarak bilinmediği işçi cinayetlerinin yaşandığı bir ortamdaki koşullara dur demek için insanca yaşamak için  seslerini duyurmak için bir eylem yaptılar iş bıraktılar. Gece yarısı baskına uğradılar.  Yüzlerce işçi gözaltına alındı. Hâlâ gözaltına alınan işçilerin sayısını bilmiyoruz.  Sayının 600’ün üzerinde olduğunu tahmin ediyoruz” dedi.

    İmrek, işçilerin avukatlarla da görüştürülmediğini, bunun da hak ihlallerini sümen altı etmek için yapıldığını söyledi.

    İmrek, “Saatler boyunca işçilerle görüşmek istedik ancak muhatap bulamadık. Örneğin Arnavutköy Karakolu’ndaki askeri yetkililer ‘kesinlikle bilgi’ veremeyeceklerini belirtti. İşçiler avukatlarla görüştürülmeden çıkartıldılar. İşçilerin raporları dahi alınmadı avukatlardan kaçırıldılar” dedi.

    Devletin ve şirketlerin suç ortaklığı yaptığını belirten İmrek, yetkilileri bir an önce geri adım atmaya çağırdı.

    İŞÇİLER KARAKOLDA PATRONLARLA GÖRÜŞTÜRÜLDÜ

    İmrek’in ardından konuşan Özgürlükçü Hukukçular Platformu’ndan Ahmet Baran Çelik, yaşananların ciddi bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.

    Avukat Çelik, “Bilgi sahibi olmamız ve görevimizi yapmamız engellendi. İnsani taleplerle başlayan bir süreç suçmuş gibi kriminalize edilmeye çalışılıyor. Terörle Mücadele Şubesinin de işlem yapabileceği söylendi. Biz karakollara giremedik ancak işçilerin patronları karakollara girdi. Ne işlem yapıldı? Orada patronların geçirdiği sürede bazı işçilerin hedef gösterildiğini düşünüyoruz.  Herhangi bir darp, şiddet olayı olup olmadığını bilmiyoruz” dedi.

    “İŞÇİLER ESİR ALINDI”

    Çelik’in ardından Çağdaş Hukukçular Derneğinden Sevinç Sarıkaya söz aldı. “İktidar ve sermaye olabildiğince emekçi kesimlere saldırıyor.  Bu, Türkiye tarihinde belki de ilk. Bunu da basına göstermekten korkmadılar. Biz buna gözaltı işlemi diyemeyiz. İşçiler esir alındı.  İşçilere yapılan bu muamele patronların isteği üzerine yapıldı.  Devlet patron el ele işçileri sorgusuz sualsiz esir aldı. Hiçbirinden haberdar değiliz. Biz, işçilere yönelik bu saldırıların artacağı görüşündeyiz” ifadelerini kullandı.

    Toplantının soru-cevap kısmında yine söz alan Yıldız İmrek,  işçilerin gözaltına alınmasına ilişkin suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Yıldız, işçilerin yaşadıkları sorunlarla ilgili en önemli sorumlunun devlet olduğunu da vurguladı ve iktidara yakın medyanın yürüttüğü karalamanın yüz kızartıcı olduğunu söyledi. (İstanbul/EVRENSEL)