Etiket: 31 mart seçimleri

  • Belediye Başkanı Tutdere: Adıyaman’ı ayağa kaldırmak için gayret göstereceğiz-VİDEO

    Belediye Başkanı Tutdere: Adıyaman’ı ayağa kaldırmak için gayret göstereceğiz-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da yüzde 20’lik bir farkla belediye başkanlığını kazanan Tutdere, tarihi bir zaferle belediyeyi kazandıklarını söyledi. 35 yıldır sağ partilerin yönettiği Adıyaman’a iyi bir hizmet yapılmadığını belirten Tutdere, “Adıyaman halkının sahip çıkması sonucunda böyle bir başarıyı kazandık. Bu başarı gençlerin, kadınların, halkın başarısıdır” dedi.

    27 ve 28. dönem CHP Adıyaman Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Milletvekilliği yapan Abdurrahman Tutdere, 31 Mart Yerel Seçimlerinde yüzde 49 oy alarak Adıyaman Belediye Başkanı seçildi.  Tutdere, AKP Belediye Başkanı Adayı Ziya Polat karşısında yüzde 20’lik bir fark belediye başkanlığını kazandı.

    35 yıldır sağ partilerin yönettiği, 4 dönem de AKP’nin kazandığı şehirde ekonomik kriz, işsizlik, belediyenin yeterli hizmeti yapmaması ve depremin ardından yaşanan sorunlar halkın tepkisini çekmişti.

    Dört dönemdir şehri yöneten AKP belediyelerinin yeteri kadar çalışma yürütmemesi, insanların alım gücünün düşmesi gibi birçok nedenden dolayı halk CHP’li Abdurrahman Tutdere‘den yana oy kullandı.

    Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere, çalışmalarına, projelerine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Depremin ardından yıkılan enkaz çalışmalarını hızlandıracağını söyleyen Tutdere, “Artık seçimi geride bıraktık önümüzdeki çalışmalara bakacağız. Kenti yeniden ayağa kaldırmak için bütün gayretlerimizi göstereceğiz. Halkın belediyesini halkçı bir belediyle yönetmek için mücadele edeceğiz” dedi.

    “ADIYAMAN HALKININ SAHİP ÇIKMASI SONUCUNDA BÖYLE BİR BAŞARI KAZANDIK”

    Adıyaman’da tarihi bir zaferle belediyeyi kazandıklarını belirten Tutdere, “Bütün halkımızın verdiği destekle kazandık. Bu süreçte bütün parti tabanlarından destek aldık. Ben bütün Adıyaman’ın adayıydım. Adıyaman halkının sahip çıkması sonucunda böyle bir başarıyı kazandık. Bu başarı gençlerin, kadınların, halkın başarısıdır. Biz artık seçimi geride bıraktık önümüzdeki çalışmalara bakacağız. Kenti yeniden ayağa kaldırmak için bütün gayretlerimizi göstereceğiz. Halkın belediyesini halkçı bir belediyle yönetmek için mücadele edeceğiz. Buradaki başarı bizzat milletvekili olduğumuz dönemlerdeki çalışmaların neticesinde oldu. Halk Tutdere’ye güvendi ve destekledi. Biz bu başarıyı kazandık” diye konuştu.

    “EN BÜYÜK SORUN DEPREMİN YARATMIŞ OLDUĞU SORUN; ÇÖZECEĞİZ”

    Adıyaman’daki en büyük sorunun depremin ardından yaşanan aksaklıklar olduğunu ifade eden Tutdere, şunları kaydetti:

    “Depremin ardından yaratmış olduğu yaraları ve barınma sorunu başta olmak üzere sokakların, caddelerin, enkazların kaldırılamamış olması ve bunun gibi birçok sorun var. Biz bu sorunları ortadan kaldıracağız. Diğer kurumlarımızla beraber işbirliği yaparak, dayanışma sağlayarak bu sorunların hepsini çözeceğiz.”

    “SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN HER TÜRLÜ GAYRETİ GÖSTERECEĞİZ”

    Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adıyaman’ın geçim kaynağı tütünle ilgili değerlendirmede de bulundu. Tutdere, “Biz Adıyaman’ın ekmeğine ne olursa olsun sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hangi makamda olursak olalım bütün Adıyaman’ın sesi olmaya devam edeceğiz. Bizim için nerede bir sorun varsa o sorunları çözme adına ne gerekiyorsa onu yapacağız. Tütüncünün sorunu da bizim sorunumuzdur, çiftçinin sorunu da bizim sorunumuzdur. Biz Adıyamanlıların günlük karşılaştığı sorunlardan tutun, kentin genel sorunlarına kadar tüm sorunların çözümü için belediyemizin yetkisi olduğu imkanlarıyla, merkezi hükümetin yetkisinde olanları da merkezi yönetimin çözmesi için elimizden ne geliyorsa her türlü gayreti göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

    Tutdere, Adıyaman halkına seslenerek, “Adıyaman 31 Mart Yerel Seçimlerinden sonra büyük bir sevince, büyük bir coşkuya sahne oldu. Bugün on binlerce insan bayramlaşmaya geldi. Gençlerde insanlarda bir umut var. Bu şehirde umutlar yeşerdi, büyüyecek ve bu şehir düştüğü yerden tekrar ayağa kalkacak” dedi.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

     

  • YSK, CHP’nin ‘Hatay’ itirazını reddetti

    YSK, CHP’nin ‘Hatay’ itirazını reddetti

    PİRHA-Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Hatay’da seçimlerin iptal edilip, yeniden yapılmasına ilişkin talebini reddetti.

    CHP, Hatay’da İl Seçim Kurulu’nun mazbatayı Cumhur İttifakı’nın adayı AKP’li Mehmet Öntürk’e verme kararını YSK’ye taşımıştı.

    CHP’nin adayı Lütfü Savaş, 3 bin 389 ölü seçmene oy kullandırıldığını tespit ettiğini duyurmuş, geçersiz oylara geçersizliklerinin nedenlerinin yazılmadığını belirtirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de itiraz süreci sonuçlanmadan Mehmet Öntürk’e mazbata verilmesi nedeniyle YSK’ye tepki göstermişti.

    CHP’nin Hatay’daki seçimlere ilişkin talebi YSK tarafından reddedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • YSK, seçim itirazlarını karara bağladı: 6 seçim bölgesinde itirazlar reddedildi

    YSK, seçim itirazlarını karara bağladı: 6 seçim bölgesinde itirazlar reddedildi

    PİRHA-YSK; CHP, AKP, Yeniden Refah, DEM Parti ve MHP’nin seçim itirazlarını karara bağladı.

    YSK, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin sonuçlarına ilişkin İl Seçim Kurulları kararlarına karşı yapılan itirazları görüşmeye devam ediyor.

    Kurul, itirazların yapıldığı Besni, Körfez, Salıpazarı, Bafra, Vezirköprü ilçeleri ve Siirt iline yönelik itirazları reddetti. DEM Parti’nin Dargeçit’te İl Seçim Kurulu’nun oyların yeniden sayılması yönünde verdiği kararın kaldırılması yönündeki talebi ise kabul edildi.

    YSK, 6 SEÇİM BÖLGESİ İÇİN KARAR VERDİ

    YSK; CHP’nin Adıyaman’ın Besni ilçesinde belediye başkanlığı seçimlerinin iptali, MHP’nin Samsun’un Salıpazarı ilçesi belediye başkanlığı seçiminde oyların yeniden sayılması, Yeniden Refah Partisi’nin Samsun’un Bafra ilçesi belediye başkanlığı seçiminin iptali, AKP’nin Siirt belediye başkanlığı seçiminin yenilenmesi, Yeniden Refah Partisi’nin Samsun’un Vezirköprü ilçesi belediye başkanlığı seçiminin veya mazbatanın iptali ile CHP’nin Kocaeli’nin Körfez ilçesi belediye başkanı seçimine ilişkin oyların yeniden sayılması veya seçimin yenilenmesine yönelik taleplerini reddetti.

    YSK sadece DEM Parti’nin, Mardin Dargeçit’te İl Seçim Kurulu’nun oyların yeniden sayılması hususunda verdiği kararın kaldırılmasına ilişkin talebini kabul etti. Dargeçit’te oylar yeniden sayılmayacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEM Parti Gençlik Meclisi: AKP-MHP, 31 Mart Seçimi ile hezimete uğradı-VİDEO

    DEM Parti Gençlik Meclisi: AKP-MHP, 31 Mart Seçimi ile hezimete uğradı-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Gençlik Meclisi, yerel seçimlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. DEM Parti Gençlik Meclisi Sözcüsü Edanur İbrahimoğlu, konuşmasında “8 Mart’ın, Newroz’un, gençliğin coşkusu 31 Mart Seçimlerine ve sonrasında Van direnişine de yansıdı. AKP-MHP iktidarı 31 Mart Seçimi ile hem Kürdistan’da hem Türkiye’de hezimete uğradı” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi, yapacağı toplantı öncesinde, siyasal süreci ve 31 Mart Seçimlerini değerlendirmek üzere DEM Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı yaptı. Toplantıda DEM Parti Gençlik Meclisi Sözcüsü Edanur İbrahimoğlu konuştu.

    “SÜREÇ ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARININ BOŞA ÇIKARILDIĞINI GÖSTERMİŞ OLDU”

    Edanur İbrahimoğlu; dün Genel Yürütme Kurulu’nu gerçekleştirdiklerini, bugün ise Genel Gençlik Meclisi Kurulu’nu gerçekleştireceklerini belirterek, siyasal sürece dair değerlendirmeyi yaptı:

    “Şubat ayının ilk haftalarında uluslararası komployu protesto etmek amacıyla başlatılan ‘Özgürlük Yürüyüşü’ hem Kürt halkının, hem de Türkiye halklarının çözümün adresini tekrar belirttiği bir süreç oldu. Mart ayının ilk haftasında kadınların sokaklara çıktığı 8 Mart’ı coşkuyla kutladığı bir süreci yaşadık. Genç kadınlar iktidarın yarattığı özel savaş politikasına, kadın kıyım politikalarına karşı meydanlarda seslerini yükseltti. Aslında bu protestolar, yürüyüşler özel savaş politikalarının boşa çıkarıldığını da göstermiş oldu. 8 Mart’ın coşkusu, Newroz ile birleşti, Newroz’da genç kadın arkadaşlarımız, genç arkadaşlarımız öncülük etti, Newroz coşkusunu alanlara taşıdı. Gençlerin Newroz coşkusu bizlere bir kere daha gösterdi ki; genç öncülüğü, genç kadın öncülüğü amacından, iradesinden hiçbir şey kaybetmemiş. Bu irade ve bu inanç hala devam ediyor.

    “BU UMUDU ÖRGÜTLEMEK İÇİN ÇALIŞMALARA DEVAM EDECEĞİZ”

    31 Mart seçimleri bu coşku, bu moral, motivasyon ile gerçekleşti. Ve aslında beklediğimiz bir sonuca da ulaştı. Hem 8 Mart’ın hem Newroz’un coşkusu, gençliğin coşkusu, genç kadınların coşkusu 31 Mart Seçimlerine ve sonrasında Van direnişine de yansıdı. AKP-MHP iktidarı 31 Mart Seçimi ile hem Kürdistan’da hem Türkiye’de hezimete uğradı. Bu hezimet karşısında ne yapacağını bilmeyerek işlettiği talan hukukunu öncelikle Van’da daha sonrasında Hilvan’da, Siverek’te, Bitlis’te sürdürmeye çalıştı. Hala da sürdürmeye çalışıyor. Sandıkta kaybettiği yerleri hukuksuzlukla, talan hukukuyla almaya çalışıyor. Van direnişi bu hukuksuzluğun karşında dimdik ayaktaydı. 31 Mart Seçimleriyle birlikte savaş siyasetinin, savaş politikasının ne kadar etkisiz kaldığını, bir halkın ne kadar yılmadığını, inançlı, iradeli olduğunu tekrar tekrar görmüş olduk. Gelecek süreçte yaratılan bu sinerjiyi, bu umudu örgütlemek için çalışmalara devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu: Sandıklara yansıyan halk iradesini selamlıyoruz

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu: Sandıklara yansıyan halk iradesini selamlıyoruz

    PİRHA- 31 Mart seçimlerinin sonucuna dair açıklama yapan Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, “Kadın, çocuk, doğa, hayvan düşmanı, ekonomik krizin sebebi olan, işçilerin hakkını gasp eden, gazetecileri, seçilmiş belediye başkanları ve milletvekillerini siyasi rehine olarak tutan, depremin yaralarını sarmayan iktidar partilerine çoğu şehirde oy çıkmadı. Türkiye halkının iradesini selamlıyoruz” dedi.  

    Aylardır hazırlıkları ve çalışmaları süren 2024 Yerel Seçimleri dün 08.00-17.00 saatleri arasında gerçekleşti. Seçime katılım oranı yüzde 78 oranında olurken, CHP 14, AKP 12, DEM Parti 3, YRP 1 büyükşehir kazandı.

    31 Mart seçimlerine dair yazılı açıklama yapan Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, halkın iradesinin sandığa yansıdığını belirtti. Açıklamada ayrıca AKP-MHP ittifakının Kürt illerine taşıdığı seçmen ve antidemokratik uygulamalara tepki gösterilerek seçim iradesi selamlandı.

    “HALKIN İRADESİNİ SELAMLIYORUZ”

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’nun açıklaması şöyle:

    “31 Mart Yerel Seçimlerinde sandıklara halkın iradesi yansıdı! Kadın, çocuk, doğa, hayvan düşmanı, ekonomik krizin sebebi olan, işçilerin hakkını gasp eden, adaleti ortadan kaldıran, gazetecileri, seçilmiş belediye başkanlarını ve milletvekillerini siyasi rehine olarak tutan, depremin yaralarını sarmayan, milyonlarca insanın ahını alan iktidar partilerine çoğu şehirde oy çıkmadı!

    Özellikle Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgelerdeki anti-demokratik sandık uygulamaları ve halka uygulanan şiddeti kınıyor, direne direne, birleşe birleşe kazanan ve tüm bunlara demokratik yollarla sandıkta cevap veren Türkiye vatandaşlarının güçlü iradesini selamlıyoruz.”

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Bakırhan: Kürtlere kaybettirmeye çalışanlar ülkeyi kaybetti-VİDEO

    Bakırhan: Kürtlere kaybettirmeye çalışanlar ülkeyi kaybetti-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kürtlere kaybettirmeye çalışanlar ülkeyi kaybetti” dedi. DBP Eş Genel Başkanı Çiğden Kılıçgün Uçar ise “AKP iktidarı Kürtleri yenmek isterken Kürtler karşısında ve demokratik mücadele karşısında çok büyük bir yenilgi almıştır” ifadesinde bulundu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, resmi olmayan seçim sonuçlarına dair partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

    İlk olarak konuşan Bakırhan, şunları söyledi:

    “Değerli basın emekçileri, Türkiye halkları, Türkiye siyasi tarihinin en önemli yerel seçimlerinden biri geride bıraktık. Ön seçimlerle başladığımız seçim çalışmalarımızda doğrudan yerel demokrasinin en güçlü örneğini vererek bugüne geldik. Ön seçim sürecinden bu yana hiçbir çıkarı olmadan her türlü iktidar ve devlet baskısını göze alarak zorluklarla seçim çalışmalarında güçlü şekilde yer alan başta gençler ve kadınlar olmak üzere tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Her bir arkadaşımız bu ülkenin umudu, demokratik geleceğinin garantisidir. Seçim süreci boyunca gece gündüz demeden çalışan MYK üyelerimize, PM üyelerimize, milletvekillerimize adaylarımıza, parti çalışanlarımıza ve bugün uykusuz kalarak her türlü usulsüzlük ve ihlale karşı sandıkları koruyan sandık görevlilerimize en güçlü şekilde teşekkürlerimizi iletiyoruz.

    ‘KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYEN ÇÖZÜLÜR’ DEDİK

    Bu seçim sonuçları göstermiştir ki biz kazandık, iktidar kaybetti. Bu halk iradesini teslim etmedi. Kürt sorununu çözmeyen çözülür, çözüldü. Kürtlere kaybettirmeye çalışanlar ülkeyi kaybetti. Kayyım siyaseti iktidara kaybettirdi. Kürt halkı demokratik çözümden yana olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu irade, yerel demokrasi konusunda kararlıdır. Bunu bir kez daha seçimlerde vurguladı. Büyük Kürt düşmanlığı, Kürt nefreti batıda ve Kürdistan’da iktidara büyük kaybettirdi. Halkımız yenilmez olduğunu gösterdi. Bu iradeye herkes saygı duymak zorunda.

    “KENT UZLAŞISI POLİTİKAMIZ SONUÇ VERDİ “

    Kent uzlaşısı politikamız sonuç verdi. Kayyım, sahte seçmen, irade gaspı DEM Parti’nin iradesine yenildi. Kayyımlar atadılar, başaramadılar. Sahte seçmenler atadılar, yine başaramadılar. Şu anda süreç devam ediyor. Şırnak Merkez’de haram seçmenle halkın iradesine el konulmak isteniyor.  Şırnak’ta 6541 kaçak seçmen taşınmış. Bu seçmenlerin sayısını düştüğümüzde Şırnak’ın büyük bir farkla kazanıyoruz. Ayrıca, Bitlis ve Kars’ta ıslak imzalı sonuçlara göre kazanmış durumdayız. Fakat hileyle bu kentlerde de halk iradesini gasp etmek istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz.

    “HALKIMIZIN OYUNU ÇALANLARA İZİN VERMEYECEĞİZ “

    Karslı, Bitlisli, Şırnaklı arkadaşlarımızı, partililerimizi sandık seçim sonuçlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Haram seçmen hilesi onlarca ilçede yaşanıyor bu illerin yanında. Tüm sandıklara itiraz edeceğiz.  Asla halkımızın oyunu çalanlara izin vermeyeceğiz. Hile ile kazanmak istedikleri tek bir belediye bile meşru değildir. Aynı zamanda devlet gücünü arkasına alanlara sistematik saldırılarına karşı da mücadele ettik.

    “DEVLETİN ORDUSU, MEDYASI DEM PARTİ’YE SALDIRDI “

    Her zaman olduğu gibi DEM Parti’ye büyük bir baskı uygulandı. Kürt kentlerindeki seçimlerde devletin ordusu, medyası, yargısı topyekûn şekilde DEM Parti’ye karşı çalıştı. Çok net şekilde taşımalı sömürgecilik uygulaması devreye koyulmuştur. Seçim meydanlarında defalarca söyledik; bunların alınları seccadede akılları ve fikirleri hilededir. Bu iktidar gerçeğine rağmen muhalefet Kürdistan’daki seçim hilelerine karşı maalesef sessiz kalmıştır. Seçim süreci boyunca çalışmalarımızı engellediler, yargı, emniyet ortaklığıyla partimize baskı uyguladılar, seçim günü milletvekillerimiz adaylarımız sandık görevlilerimiz müşahitlerimiz darp edildi, katledildi. Otobüs otobüs kaçak seçmenle asker ve polisle halk iradesi gasp edilmeye çalışıldı. Tek bir oyu bile kaptırmayacağız. Haksızlık, hukuksuzluk, mazbata gaspı yapan bir yönetim meşru değildir.

    SEÇİMİN KAZANANI KÜRT HALKIDIR 

    Değerli arkadaşlar; bu seçimin kazananı Kürt halkıdır, halklarımızdır, DEM Parti’dir. Türkiye’nin emekçileri, kadınları, halkları ve inançlarıdır. Şu ana kadar ortaya çıkan manzara her türlü zorluğa ve baskıya rağmen büyük bir başarıya işaret ediyor. Kazanan yerel demokrasi talebi olmuştur, merkeziyetçi, tekçi mantık halkımız tarafından bir kez daha sandıkta mağlup edilmiştir. DEM Parti’nin seçim stratejisi başarıya ulaşmıştır. Bölge kentlerindeki kentlerde belediyeler AKP’nin zulmü ve sömürüsünden kurtarılmıştır.

    Batıda birçok merkezde ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler halklar ve inançlar kent yönetimlerinde söz ve irade sahibi olmuştur. DEM Parti’nin ve seçmenlerinin siyaseti etkileme ve belirleme bir kez daha kanıtlanmıştır. Mecalleri kalmadı diyenlerin iddiası halkımız tarafından boşa çıkarılmıştır. Halkımızın iradesi dimdik ayaktadır. Bu iradeye doğru yaklaşmayan kaybeder. DEM Parti’nin olmadığı bir denklem kurulamaz. 1 Nisan itibariyle Türkiye siyasetinde denklem kurmak isteyen herkes DEM Parti’yi hesaba katmadan bir yol bulamaz bir yol açamaz.

    SANDIKTAN SORUNLARI ÇÖZME MESAJI VERİLMİŞTİR 

    Türkiye halkları bugün sandıkta ortak akıl ve uzlaşıyla demokrasiyi, barışı, özgürlükleri, eşitliği esas alarak sorunları çözme mesajı vermiştir. DEM Parti’nin ve Türkiye halklarının huzurunda bu ülkenin demokratik geleceği, barışın inşası ve refaha kavuşması için herkesi sorunları demokratik siyasetle çözmeye çağırıyoruz. Şu ana kadar yaşanan sonuçlar bizlere beş hakikati göstermiştir.

    *Kürt halkının ve ezilenlerin temsilcisinin dem parti olduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanmıştır.

    *Seçim sonuçlarıyla birlikte Türkiye halkları 3. yolu büyütme ödevini önümüze koymuştur. Yarın itibariyle örgütsüz özgürlük olmaz diyerek her yerde 3. yol çizgisini büyüteceğiz.

    *Aynı zamanda devlet gücünü arkasına alanların sistematik saldırılarına karşı mücadele ettik, her zaman olduğu gibi DEM Parti büyük bir baskı uygulandı.

    * Bizler açısından başta ekonomik kriz olmak üzere her türlü soruna karşı önümüzdeki dönemin parolası toplumu savunmaktır. Açlığa yoksulluğa yok saymaya karşı hem belediyelerimiz hem de partimiz olarak büyük bir mücadele vereceğiz. Ortak mücadele hatlarını arttıracak, mücadelemizi hep birlikte büyüteceğiz. Halklarla, inançlarla, kadınlarla, emekçilerle, omuz omuza vererek toplumu koruyacağız ve demokratik toplumu inşa edeceğiz.

    *İktidar ve devlet aklı Kürtlere karşı hazırlandığı savaşı büyütme ve Türkiye toplumuna yayma politikasından

    *İktidar ve muhalefet bilmelidir ki çözüm barıştadır, kurtuluş demokratik uzlaşı ve evrensel ilkelerdedir.

    * Türkiye halkları iktidara halkları ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya son verme mesajını sandıkta net bir şekilde vermiştir. İktidar bu mesajı net bir şekilde almalıdır.

    *Seçim sonuçları ülkenin en acil ihtiyacı olan barış yolunun açılmasını net bir şekilde ortaya koymuştur. İşimiz bitmedi 1 Nisan’dan itibaren yeni başlıyor. Bu ülkeye barışı getirmek ve yoksulluğa son vermek için özgürlük, barış, demokrasi ve eşitlik mücadelemizi sürdüreceğiz”

    UÇAR: KÜRT HALKI TAVRINI GÖSTERDİ

    Ardından konuşan DBP Eş Gene Başkanı Uçar ise şunları söyledi: Biz buna müteakip tüm arkadaşlarımızla aylardır bin bir emekle ve tüm eşitsizliklere rağmen güçlü bir seçim çalışması yürüttük. Bugün de karşımıza çıkan tablo bu seçim çalışması ve tablonun hak ettiği değerle buluştuğu göstergesi. Bu seçimlerin kendisi halk iradesini gasp ederek Kürdistan’da varlık göstermeye çalışan AKP iktidarına gaspçı kayyım rejimine en güçlü cevaplardan biri olmuştur. Kayyım yerine ikame etmek istedikleri taşımalı, gayri meşru anayasal hiçbir dayanağı olmayan seçmenler karşısında Kürt halkı en güçlü demokratik tavrını göstermiştir.

    İKTİDARIN POLİTİKALARI HALKIN MÜCADELESİNE ÇARPTI 

    Yürüttüğü savaş politikaları, yürüttüğü cinsiyetçi politikalar, yürüttüğü yolsuzluk ve talan karşısında ortaya çıkan ekonomik krizin kendisi başta Kürt halkı olmak üzere bu iktidar karşısında yıllardır direnen halkın iradesine, halkın mücadelesine çarpmış ve paramparça olmuştur. Seçim sonuçlarında özellikle Kürdistan’da başarı elde etmek isteyen, kendisini yeniden var etmek isteyen AKP iktidarı Kürtleri yenmek isterken Kürtler karşısında ve demokratik mücadele karşısında çok büyük bir yenilgi almıştır. Bu kazanım elbette ki hepimizindir ve demokratik bir ülkenin şahsında çok güçlü bir motivasyon, güçlü bir dinamik olmaya da devam edecektir.

    “KAYBETTİNİZ ÇEKİLİN”

    Seçimler devam etmektedir. DEM Parti Sözcümüz sevgili Ayşegül Doğan açıklamalarda bulundu. Eş Genel Başkanımız da ifade etti. Özellikle Bitlis ve Şırnak’ta oy sayımlarının engellenmesi, Hilvan’da sandıkların yakılması, kutlamalara dönük arkadaşlarımızın, halkımızın bir araya gelme biçimlerinin devletin bir saldırısıyla karşı karşıyız. Gözaltına alınan arkadaşlarımız var. Açık ifade edelim kaybettiniz, çekilin. Halkımız dün olduğu gibi bugün de mücadelesine, iradesine sandıklarına sahip çıkmaya devam edecektir. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Büyük kazandık, büyük kazanmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • CHP, Ege’nin 8 ilinde önde

    CHP, Ege’nin 8 ilinde önde

    PİRHA- CHP, Ege bölgesinde tüm il belediyelerde önde olurken, AKP ve MHP’li ilçe belediyelerini de ellerinden aldı. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Ege bölgesinde tüm illerin belediye başkanlıklarını kazandı. 31 Mart 2019’da bölgede İzmir, Aydın ve Muğla’da büyükşehir belediye başkanlıklarını kazanan CHP, bu seçimde AKP ve MHP’nin kazandığı il merkezi ile büyükşehirleri de aldı.

    Resmi olmayan sonuçlara göre Denizli Büyükşehir’i AKP, Manisa Büyükşehir’i MHP’den alan CHP, Uşak ve Afyon kent merkezlerini AKP, Kütahya il merkezini ise MHP’den aldı. Bu kentlerde oylarını büyük oranda arttıran CHP aynı zamanda Manisa ve Denizli’de AKP ve MHP’li ilçe belediyelerinin de büyük çoğunluğunu kazandı.

    Öte yandan CHP İzmir’de de AKP’de bulunan Bergama, Kınık, Kiraz ve Bayındır ilçeleri ile Muğla’da Dalaman, Yatağan, Ula ve Köyceğiz ilçeleri ile MHP’li Fethiye ve Ortaca belediyelerini kazandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Özel: Seçmen 22 yıllık Türkiye fotoğrafını değiştirmeye karar vermiştir

    Özel: Seçmen 22 yıllık Türkiye fotoğrafını değiştirmeye karar vermiştir

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sandıklar açıklanmaya devam ederken açıklama yaparak, “Bugün seçmen 22 yıllık Türkiye fotoğrafını değiştirmeye ve ülkemizde yeni bir siyasi iklime kapı aralamaya karar vermiştir” dedi. Özel ayrıca ‘taşımalı’ seçmenlere tepki göstererek, “Doğu ve Güney Doğu illerinde taşınan seçmenlerle bir yerel seçim sonucunun değiştirilmeye çalışılması daha önce o seçmenlerin seçtiği belediyelere kayyum atanması gibi kötü bir girişimdir” ifadelerini kullandı. 

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sandıklar açıklanmaya devam ederken açıklama yaptı.

    31 Mart yerel seçiminin kesin olmayan sonuçlarına göre AKP-MHP ittifakı ülke genelinde ciddi oy kaybına uğradı. CHP birçok il ve ilçede önde giderken sonuçların belirginleşmesinin ardından Özgür Özel konuşma gerçekleştirdi.

    Özel, konuşmasına adaylara ve seçim çalışmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek başladı. Özel, “Bugün seçmen yeni bir siyasetin kurulmasına karar vermiştir, 22 yıllık Türkiye fotoğrafını değiştirmeye ve ülkemizde yeni bir siyasi iklime kapı aralamaya karar vermiştir” dedi.

    Özel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “CHP tarihi bir sonuç elde etmiştir, ülkemizin ve belediyelerin nasıl yönetilmesi gerektiğine nasıl yönetilmemesi gerektiğine dair de karar vermiştir. Milletimiz ekmeğini küçültenlere, demokrasiyi ezenlere, hukuk devlerini çökertenlere açık bir mesaj vermiştir. Bu mesaj, benim okumamla şu şekildedir, biz ülkemizin bir hukuk devleti olarak kalmasını kaybedilen hukuk devleti vasfının geri gelmesini istiyoruz. Biz bütün renklerimizle Türkiye Cumhuriyetiyiz. 31 Mart öncesi yaşananlar ne kadar adaletsiz ne kadar ötekileştirici olursa olsun biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak birlik ve beraberlik istiyoruz.

    BELEDİYE BAŞKANLARINA TEŞEKKÜR ETTİ

    Biz milletimizin verdiği bu mesajı bir kutsal emanet olarak alıyoruz. Ülkemizin gelecek yıllardan hakkı hukuku adaleti tanımayan siyasete bundan sonra geçit vermeyeceğini bugün gördük. Bu galibiyetin bir kaybedeni yoktur. Bizim başarımız kimsenin hezimeti olmayacaktır. Burada örgütümüzden sona bir özel teşekkürü CHP’nin 2019 yılında AKP’den aldığı İstanbul, Ankara, Mersin, Adana ve Antalya belediye başkanlarımıza özel olarak teşekkür etmek isterim. Onlar merkezi yönetimin desteği olmasa da kösteği de olsa mazeret üretmeden iyi icraatın CHP temiz ve dürüst yönetir algısının yerleşmesine yaptıkları katkıyla bugünkü zaferin baş mimarlarıdır. Ayrıca elimizde olup geçen seçimde de kaybetmediğimiz belediye başkanlarımız en zor günlerde sancağı ellerinde taşıdıkları için ayrıca bir takdiri hak ediyorlar.

    Şehirlerimiz emin ellere teslime dilmiş, halkımızın yaşam alanlarını halk için yönetecek belediye başkanları seçilmiştir. Partimizin yaşadığı değişimi onayladıklarını ve kendi şehirleri için de istediklerini ifade etmek gerekiyor. Geçen mayıs ayında yaşadığımız büyük üzüntüden sonra seçmenimizde yaşanan büyük duygusal kopuşa CHP kurultayına o kurultayda genel başkanı seçimle değişebilen bir partinin Türkiye’de olduğunu gösteren başta Sayın Kılıçdaroğlu’na ve delegelerine çok şey borçluyuz.

    BÖLGE İLLERİNDEKİ TAŞIMA SEÇMENLERE TEPKİ

    Doğu ve Güney Doğu illerinde taşınan seçmenlerle bir yerel seçim sonucunun değiştirilmeye çalışılması daha önce o seçmenlerin seçtiği belediyelere kayyum atanması gibi kötü bir girişimdir.

    TC’nin yasal ve anayasal düzenlemelerle bir şehirde oy kullanmak için o şehirde yaşamak ve yaşayacak olmanın teminat altına alınmasının zorunluluğunu görüyoruz. TSK’nın personelinin bu işe alet edilmesine hangi kim emir ve talimat verdiyse bu ülkenin toplumsal barışına çok büyük bir kötülük yapmıştır affedilir yanı yoktur.

    “GÖRÜNMEZ YÜZDE 25’LİK TAVAN TUZLA BUZ OLDU”

    TRT’nin bize yaptıklarına rağmen TRT’ye bir sürprizim var demiştim. O sürpriz 1977’den beri ilk kez TRT ekranlarında CHP’nin birinci parti olmasıdır. Bugün elde ettiğimiz başarının en önemli mesajı şudur CHP artık başının üzerindeki görünmez yüzde 25’lik tavanı kırmıştır tuzla buz etmiştir.

    Bu seçimlerde hiç bir siyasi parti ile ittifak kurulmadığı halde CHP’nin gücü ve seçmenin vicdanının sandıkta kurduğu türkiye ittifakı 2019 başarısını daha da büyütmüştür. Bu sonuçları bileri rehavete sevk edecek bir galibiyet olarak asla değil seçmenin bize açtığını bir kredi olarak gördüğümüzü ifade etmek isterim. Tüm seçmen gruplarından gelen Türkiye siyasetinin akışını esastan değiştiren bu desteğin partimize büyük bir sorumluluk yüklediğinin farkındayız. CHP artık tüm demokratların partisidir aynı zamanda milliyetçi muhafazakar Kürt demokratların aynı anda birlikte oy verebildikleri partidir. Bu seçmenleri CHP’li yaptık olarak okumuyoruz, bunu bize verdikleri bir görev olarak atfediyor bu emaneti başımızın üzerine koyuyoruz.

    “SESSİZ SEVİNİN” ÇAĞRISI

    Bu sonuçlar bizi kibirlendirmeyecek. Asla böbürlenmeyeceğiz aldığımız yükü sorumlulukla taşıyacağız. Siyasi rekabetlerimizi dahi daha önce yıllardır yaptıkları alaycı zafer konuşmalarından mahrum tutcağız çünkü ben çocukken duyduğum bir hikayenin bütün siyasi hayatımda bana rehber olmasını hep diledim. Beşiktaş maçı kazanmıştır kapı açıldığında Süleyman Saba onlara şunu demiştir siz kazandınız ama yan odada sizin sevinciniz kadar büyük bir üzüntüyü yaşayan rakipleriniz var, centilmenliğe bu sığmaz. Ben tüm CHP’lilerden köylerde davul çalmaktan tutun havai fişek atmaya bugüne kadar bize ne yapıldıysa tamamını unutmalarını sevinçlerini en sessiz şekilde yaşamalarını özellikle patlayıcılardan silahlardan uzak durmalarını özel olarak rica ediyorum. Bu seçim gelecekte kazanacağımız çok daha büyük zaferlerin bir ilk adımıdır. Ve bugün bize bakanlar kibiri değil tevazuyu, böbürlenmeyi değil başarıyı bölüşebilmenin erdemini hissetmelidirler. Kötü örnekler geçmişte bize yapılanlar içimizdeki rövanş almaya dair özlemi içimize gömüyoruz gerçek demokratların hazmettikleri gibi bu başarıyı bize oy vermeyen seçmenlerimizle de paylaşmak üzere sevincimizi mümkün oldukça sessiz yaşıyoruz.

    Seçim haritasının da gösterdiği üzere CHP artık her kesimin partisidir. CHP artık Türkiye’nin her köşesinde vardır. Siyasi partilerle değil Türkiye’nin demokratlarıyla büyük bir birlikteliği kuran Türkiye ittifakı kazanmıştır.”

     (HABER MERKEZİ)

  • Özgür Özel oyunu Manisa’da kullandı: Silahlardan uzak durun

    Özgür Özel oyunu Manisa’da kullandı: Silahlardan uzak durun

    PİRHA- Manisa’da oyunu kullanan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Silahlardan uzak durun” çağrısı yaptı. 

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulu’nda oyunu kullandı. Özel, oy kullandıktan sonra açıklamalarda bulundu.

    Özel, “Değerli basın mensupları, hepinize iyi pazarlar diliyorum. Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmenden oy isteyen herkese başarılar diliyoruz. Geçmiş dönemde şikayet ettiğimiz haksızlıklar oldu ancak çok büyük olaylar olmadan bugüne kadar geldik. Zaman zaman seçimlerde tansiyon yükselebilir. Herkese bugün sakinliğini korumaları çağrısını yapıyorum. Kazanma sevincinde, tüm vatandaşlarımıza silahlardan uzak durma çağrısı yapıyoruz. Elbette sevinç gösterileri olacaktır, bu seçimin kaybedeni olmayacaktır. Sandıkta 20 milyon, 30 milyon kişiyiz. Ama yarın 84 milyon kişiyiz. YSK’yi takip ediyoruz. Şu ana kadar bir sorun yok” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara’da Newroz coşkusu: Ankara, Gültan Kışanak sana emanet- VİDEO

    Ankara’da Newroz coşkusu: Ankara, Gültan Kışanak sana emanet- VİDEO

    PİRHA-Ankara’da Newroz coşku ile kutlandı. Pervin Buldan, “Bu meydanlara iyi baksınlar. Bu meydanlarda dile gelen hakikat Kürt sorunudur, tecritlerdir. Bunları görmek istemiyorlar. Buraya Kemal Korkut’un posterlerinin alınmaması Kürt sorunudur” dedi.

    Ankara’da Newroz kutlaması, Anıt Park’ta çok sayıda kişinin katılımıyla başladı. Kutlamaya katılanlar iki farklı polis aramasından geçerek alana giriş yaptı.

    Saygı duruşu ile başlayan kutlama DEM Parti MYK üyesi Canan Çalağan’ın Gültan Kışanak’ın Newroz mesajını okuması ile devam etti.

    “ANKARA’DA SAĞCILIK YARIŞI ALMIŞ GİDİYOR”

    DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Bizler devrimci gençlik köprüsünden, barış köprüleri kuran devrimci değerlerin taşıyıcısı olan bir partiyiz. Dolayısıyla bizler bu ülkeye barışı getireceğiz. Arkadaşlarımızın özgürlüklerini sağlayacağız. DEM Parti izlediği barış siyaseti  ile bu ülkeye barışın gelmesini istiyor. Barışın gelmesi için DEM Parti’nin güçlenmesi gerekiyor. Ankara’da bir sağcılık ve milliyetçilik yarışı almış gidiyor. Biz Ankara’nın son seçeneğimiz. Solculara, sosyal demokratlara, sosyalistlere sesleniyoruz. Son seçenek için var mısınız? Partimiz üzerinden çok spekülasyonlar yapılıyor. Bizler Ankara’da kimseyle ittifak halinde değiliz. Bizler toplumcu yerel yönetim anlayışını benimsiyoruz. Elbette ki eşit temsiliyete dayanıyoruz. Biz gerçek bir alternatif sunuyoruz. Ankara’da DEM Parti zamanıdır diyoruz. DEM gelir devran döner diyoruz.” diye konuştu.

    “ANKARA, GÜLTAN KIŞANAK SANA EMANET “

    HDP eski Eş Genel Başkanı ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, “Bu meydanlara iyi baksınlar. Bu meydanlarda dile gelen hakikat Kürt sorunudur, tecritlerdir. Bunları görmek istemiyorlar. Buraya Kemal Kurkut’un posterlerinin alınmaması Kürt sorunudur. Gültan Kışanak’ın cezaevinde olması Kürt sorunudur. Tecrit bir insanlık suçudur, asla kabul edilemez. Ülkeyi yönetenlere bir kez daha sesleniyoruz tecrit kaldırılmalıdır. Ankara siyaseti üç maymunu oynayarak sessiz kalmayı tercih ediyor. Onlara seçimde göstereceğiz ve varlığımızı ispat edeceğiz. Kürtlerden oy istiyorlar, kendi iradesini alıp kayyum atayanlara, siyasi isimleri cezaevinde tutanlara bir kez daha seçimlerde cevap vereceğiz. Kadın güçlü sesi olan Gültan Kışanak’a buradan selam gönderiyoruz. Gültan Kışanak sıradan bir aday değil. Gültan Kışanak hayatını kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesine ve Türkiye’nin barışına adamıştır. Gültan Kışanak herkesin adayı. Bize düşen Gültan Kışanak’a sahip çıkmaktır. Zaman kendimizi ispat etme zamanıdır. Oylarınıza sahip çıkalım. Ankara, Gültan Kışanak sana emanet diyoruz” dedi.

    “Rabe dema azadî û serkeftinê ye”, “Şimdi özgürlük zamanı” şiarıyla düzenlenen Newroz etkinliğinde, Kasım Taşdoğan ve Şilan Dora şarkıları ve halaylar eşliğinde devam etti.

    PİRHA/ANKARA

  • Erçe: Dost partilerin, Alevileri bir parmak hesabı üzerinden görmesi üzücü-VİDEO

    Erçe: Dost partilerin, Alevileri bir parmak hesabı üzerinden görmesi üzücü-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, 31 Mart Yerel Seçimlerine gidilirken siyasi partilerin iç tartışmalarında, Alevi kimliğinin kavga sebebi sayılmasının üzücü bir durum olduğunu söyledi. Erçe, “Siyasi partilerin, Alevi kurumlarının bu kadar içine girdiği ya da partileri kendi içine soktuğu bir dönem hiç yaşanmamıştı. Ne yazık ki Aleviler, birbirlerine rakip olan noktaya getirildi” dedi.

    AKP-MHP hükümeti, 31 Mart Yerel Seçimlerine giderken, Alevi toplumundan oy almak adına kozlarını oynuyor. Cemevi açarak ‘Alevilerin yanındayız’ imajı çizmeye çalışan AKP’liler, siyaseten kendilerine yakın dedelerle de fotoğraf vermeyi sürdürüyor. Bir yandan usulsüz işlemlerle cemevi ve dergahlara el koyan AKP’liler, diğer yandan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığı ile kendi Alevilik tarifinde ısrar ediyor.

    Seçimler yaklaşırken Alevi çalıştayları, hatta Alevi Bektaşi Ansiklopedisi oluşturmak için kolları sıvayan AKP’ye karşı CHP de belediyeler aracılığı ile cemevi açıp, yerel yönetimlere ‘Alevi kontenjanı’ uyguluyor.

    “NE YAZIK Kİ YİNE ALEVİLER ÜZERİNDE YÜRÜNDÜ”

    Tüm bu yaşananları Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ile konuştuk.

    Erçe, uzun süredir seçim gündemi içerisinde olunmasını üzüntüyle karşıladığını belirterek, “Neredeyse bütün ana sorunların esastan üstünü örtecek şekilde bir seçim gündemi yaşanıyor” diye ifade etti. Erçe, 31 Mart seçimlerine giderken Alevi sorununun nasıl ele alındığını şu sözlerle değerlendirdi:

    “Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde de ‘yeter ki biz, kaybedilen bir seçimin tarafı ya da sebebi olmayalım’ biçiminde özel bir çaba sarf ettik. Ancak ‘Alevi’den, Kürt’ten cumhurbaşkanı olur mu?’ tartışmaları sebebiyle o dönemlerde çok canımız yandı. Nihayetinde bir seçim oldu ve bu seçim öncesinde alabildiğine yalan, iftira, kumpas ve montaj videolarının hakim olduğu bir tartışma süreci yaşandı. Cumhurbaşkanlığı seçimi şöyle ya da böyle matematiksel olarak kaybedildi. Biz her ne kadar seçimin çok demokratik bir ortamda yapılmadığını, sayımlar konusunda ciddi şüpheler olduğunu söylesek de sonuç değişmedi. Bu sefer Türkiye muhalefet partileri kendi iç seçimlerine odaklandı. Kendi içlerinde yürüttükleri tartışmalarda ne yazık ki zaman zaman yine Aleviler gündemi üzerinde yüründü. ‘Alevi bir genel başkan ile bu iş yürür mü yürümez mi’ tartışmaları ya da ‘Eğer Kemal Kılıçdaroğlu bu seçimde aday olmasaydı kazanırdık’ diyen masanın diğer bileşenleri gibi yine sonuçta döndü dolaşıldı Aleviler ve Alevi kurumları tartışmaların odağına yerleştirildi.

    “BÖYLE BİR DÖNEM HİÇ YAŞANMAMIŞTI”

    Türkiye’nin şimdi yeni bir yerel seçimler gündemine girdi. Yerel seçimler gündemi de ne yazık ki önceki dönemlerde yapılan seçimleri de aratmayacak biçimde. Hatta ve hatta sözümü geri alayım, aratacak biçimde diyebiliriz. Çünkü bu kadar kurum ve kişilerin, bu denli politize olduğu ya da demokratik kitle örgütlerinin ve Alevi kurumlarının neredeyse siyasi partilerin bu kadar içine girdiği ya da kendi içine soktuğu dönem hiç yaşanmamıştı. Bir anlamıyla seçimde bizzat içinde yer alan; adaylık, aday adaylığı, mahalle delegeliği, meclis üyesi adaylığı vesaire biçiminde büyük bir tartışma dönemi yaşandı. Ne yazık ki Aleviler birbirlerine rakip olan, yarışan bir noktaya getirildi. Bizi üzen gelişme, dost partiler de dahil olmak üzere Alevilerin bir parmak hesabı üzerinden hesaplanması, bir matematiksel hesap olarak görülmesi süreci devam etti. Adayların önlerine yerleştirilen bir kavram olarak ‘Alevi aday, Alevi meclis üyesi, Alevi muhtar, Alevi aday adayı’ gibi ifadelerin geçtiği, ‘şu kadar Alevi adayı, şu kadar Alevi meclis üyesi var’ gibi sayılara hapsedilen bir noktada ele alınan süreç yaşıyoruz. Bu anlamıyla da Alevilerin, siyasi partilerin kendi iç kavgalarında dahi tartışma konusu yapılması, bir kavga sebebi sayılması, bütün bu tartışmaların odağında Alevilere yer verilmesi bizim açımızdan oldukça sıkıntılı.

    “TARTIŞMALARIN CHP’DE DAHA KAPSAMLI YÜRÜDÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ”

    Bunu ayrımsız söylüyorum; ama çoğunlukla da herkesin bildiği gibi Alevilerin en çok oy verdiği parti olarak bilinen Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu tartışmaların çok daha kapsamlı yürüdüğünü de görüyoruz. Bu eksende de çeşitli kırgınlıkların olduğu da açık. Aday belirleme süreçlerinde yeteri kadar demokratik davranılmadığı noktasında çok ciddi eleştirilerin olduğu bir gerçek. Alevilerin bu anlamda büyük bir kırgınlık içinde olduğu da bilinen bir durum. Ancak her şeye rağmen Aleviler, geçmişten aldıkları mirasın da etkisiyle ne olursa olsun, asla ve asla büyük çoğunluk olarak gericilerin, ırkçıların, tekçilerin ya da eşit yurttaşlık ilkesine bağlı olmayan faşist, şeriatçı partilerin adayları yanında durmayacaklar. Kimi Alevi kurum temsilcilerinin ya da kimi cemevi, dernek yöneticilerinin, zaman zaman inancımıza ters düşen yaklaşımları ortaya koysalar da genel Alevi kitlesi asla ve asla onlara da uymayacak.”

    “İÇİMİZDEN DEVŞİRMELER DAHİ ÇIKARSALAR ALEVİ KİTLESİ BUNLARA UYMAYACAK”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, geçmiş seçimlerde AKP tarafından Dersim’de elektriği olmayan köylere beyaz eşya dağıtıldığını hatırlatarak, “Ne yaparlarsa yapsınlar, içimizden devşirmeler dahi çıkarsalar asla Alevi kitlesi bunlara uymayacak. Dolayısıyla seçimlerde açık şekilde tavrımız belli. Demokrat, sosyalist, halkçı ve sosyal belediyeciliği esas alan, hesap verebilir ve sorulabilir olan aday ve partilerin desteklenmesi noktasındayız. Yani bir Kürt bölgesinde veya büyük kentlerde farklı oluşumlar içerisinde de yer alınabileceği gibi mevcut siyasal iktidara bugün için Alevilere yönelik kapsamlı asimilasyon politikaları sürdüren, eğitimin gericileşmesine sebep olan, devlet kurumlarını cemaat ve tarikatlara teslim eden bir anlayışı zayıflatmak için Aleviler üzerine düşen tarihi görevi yerine getirecek. Yani mevcut iktidarın zayıflaması, onların seçim kazanmaması için bulundukları yer neyi ifade ediyorsa orada tavır sergileyeceklerdir.

    “ALEVİLİĞİ YOK ETMEK İÇİN PROFESYONEL UĞRAŞLAR İÇİNDELER”

    Hükümet tarafından açılan cemevleri konusunda da değerlendirme yapan Cuma Erçe, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Alevilik, uzunca bir zamandır hep tarif edilen bir yerde durdu. Bizi, bizim dışımızdaki herkes tarif etti. Ama bunun içerisinde en kapsamlı, en vurucu olanını devlet yaptı. İktidarda hangi partinin olduğuna bakmaksızın söylüyorum, her dönemde devlet, Alevileri yok etmenin yanında aynı zamanda Aleviliği yok etmek için profesyonel uğraşlar içinde oldu. Kimi zaman bunu Alevi köylerine cami yaparak gerçekleştirdi, kimi zaman okuma yazma bile bilmeyen Alevilerin evlerine nereden geldiği belli olmayan Alevilikle ilgili yazıldığı zannedilen kitaplar sokarak yaptı. Kimi zaman köylere cami hocası gibi Aleviler içerisinden devşirdikleri insanlar koyarak yaptı, kimi zaman da zorunlu din dersleri ile yaptı. Şimdi yapılan işlerin de bunun bir parçası olduğunu düşünüyoruz.
    Yine Aleviliği tarif eden ama Aleviliği başka bir inanç içerisine hapsetmeye çalışan, orayla eşdeğer tutan ve Alevilerin bu anlamda kafasını karıştıran, ‘Hepimiz aynı dine, dile, peygambere bağlıyız. Aynı Kur’an’a baş koymuşuz’ diye gelen geleneksel devlet anlayışını ‘Aslında Alevilik diye bir şey yok. Var olan da zaten bir kültürel farklılıktır. Siz folkolik bir yapısınız, onu da Kültür Bakanlığı’nda oluşturduğumuz Cemevi Başkanlığı’nı kurarak sağladık zaten. Haklarınızı veriyoruz’ diyen, aslında bu kültürün, bir inancın sonucu olarak ortaya çıktığını reddeden, farklı bir yorummuş gibi algılatan bir yaklaşım ortaya konuluyor. Bu anlamda Alevi kitlesinin önemli bir kısmının kafasını karıştırmayı başarsalar da Alevilik her dönem küllerinden doğabilen, kendini yeniden şekillendirip bulunduğu zamana dizayn eden bir inanç. Dolayısıyla şunu çok açık şekilde söylüyoruz; Alevilik hiçbir şey değildir. Alevilik Aleviliktir. Dolayısıyla bizi hangi kitapla, hangi ansiklopedi ile, hangi tarihsel çarpıtmalarla ifade etmeye çalışırlarsa çalışsınlar, bu gerçek değişmeyecektir. İki gerçeğimiz var; Alevilik haktır, Aleviler vardır.”

    “İNANCIMIZA SIKI SIKIYA SARILMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Alevilerin hiçbir dini inancı yorumlamadığını, tarif etmediğini belirten Erçe, “Elbette ki entelektüel akademik tartışmalarda söylenebilecek sözler vardır ama biz bunu asla bir başka inanca saygısızlık anlamında göstermedik. Ama bu anlamda ne yazık ki devlet, her yolu deneyerek en çok da bizim içimizden çalabildikleri, neredeyse sondaj atarak devşirdikleri üzerinden yapıyor olmaları da aslında çok ustaca bir aklın ürünüdür. Bu akıl bin yıllık devlet aklının ta kendisidir. Ne yazık ki her zaman bizimle ilgili projeler hazırlanmakta, uygulanmakta. Kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Bu anlamda dik duruşumuzu sürdüreceğiz. Alevilerin bu zamana kadar gizledikleri, sır ettikleri, deyişlerin içerisine giydirdikleri felsefemizi, inancımızı yeniden lüzum oldukça ortaya çıkaracağız. Gözleri görmeyen ama gönül gözü açık olan Aşık Veysel’in,  “Aynı vardan var olmuşuz, Sen altınsın ben tunç muyum?” sözünde olduğu gibi ‘aynı vardan var olanlar’ olarak biz inancımıza sıkı sıkıya sarılmaya devam edeceğiz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • DEM Parti Mersin’de çalışmayı başlattı: Akdeniz’i büyük bir farkla alacağız- VİDEO

    DEM Parti Mersin’de çalışmayı başlattı: Akdeniz’i büyük bir farkla alacağız- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü’nün düzenlediği Akdeniz Belediye Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız’ı karşılama etkinliğinde seçim çalışmalarına başlandığı açıklandı. Burada yapılan konuşmalarda kayyum zihniyetine karşı Akdeniz Belediyesi’nin büyük bir farkla alınmasına dair güçlü bir seçim çalışması yürütüleceği ifade edildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde 3’ü büyükşehir olmak üzere 96 merkezin belediye eş başkanlarını açıkladı. DEM Parti Mersin İl Örgütü, Diyarbakır’da yapılan aday tanıtım toplantısından dönen Akdeniz Belediye Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız’ı kent girişinde karşıladı. Eş Başkan adaylarını DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, DEM Parti İl Eş Başkanları Bedriye Kuş ile Reşat Aşan ve çok sayıda parti üyesi karşıladı.

    Konvoy şeklinde DEM Parti Akdeniz İlçe Binası önüne gelen grubu yurttaşlar karşıladı. Burada halkla buluşan eş başkan adayları seçim çalışmasını başlattıklarını belirttiler.

    “KAYYUM POLİTİKALARINA 31 MART’TA CEVAP VERECEĞİZ”

    Akdeniz Belediye Eş Başkan adayı Nuriye Aslan, “Coşkumuzu Botan’dan, Amed’den aldık Akdeniz’e taşıdık. Bugün de burada coşkuyla, direnişle, mücadeleyle 31 Mart’a yürüyoruz” dedi.

    Eş Başkan Adayı Hoşyar Sarıyıldız ise “Onlar salonlarda biz salon siyaseti yürütmüyoruz. Biz halkımızın arasında, halkımızla birlikte halkımızın iradesine sahip çıkacağız. Kayyum politikalarıyla halkımızın iradesini gasp eden faşizme karşı en güçlü cevabı seçim günü vereceğiz” sözlerini kullandı.

    DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, Akdeniz Belediyesi’ni alabilecek motivasyona, örgütlülüğe sahip olduklarını belirterek, belediyeyi 31 Mart’ta büyük bir farkla alacaklarını dile getirdi.

    Milletvekili Ali Bozan ise tüm yurttaşlara seçim çalışmalarına katılmaları yönünde çağrıda bulundu.

    Konuşmaların ardından şarkılar eşliğinde halay çekildi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Bozan: Seçimde kazanan konumda olmadığımız hiçbir denklemde yer almayacağız-VİDEO

    Bozan: Seçimde kazanan konumda olmadığımız hiçbir denklemde yer almayacağız-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in para bulmak için yaşamını uçaklarda geçirdiğini belirterek, “Mehmet Şimşek, ülke ülke gezeceğine Ankara İmralı arası çok daha kısa. Ankara’dan İmralı’ya yapacağı bir yolculuk ile bu ülkedeki ekonomik sorunları çok daha rahat çözebilir” dedi. Bozan, yerel seçimlerde DEM Parti’yle ilişki kurmayan, demokratik tavır ve tutum içerisinde olmayanlara oy vermeyeceklerini söyledi.

    31 Mart seçimleri yaklaşırken, partilerin aday belirleme süreçleri devam ediyor. Diğer taraftan ise cezaevlerinde açlık grevleri sürüyor.

    DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, seçim sürecine ve açlık grevlerine ilişkin sorularımızı yanıtladı.

    “MEHMET ŞİMŞEK, ÜLKE ÜLKE GEZECEĞİNE ANKARA İMRALI ARASI ÇOK DAHA KISA”

    PİRHA: Cezaevlerinde 50’inci gününe yaklaşan açlık grevi eylemi var. Aynı zamanda aydınlar, yazarlar, sanatçılar geçtiğimiz gün ‘Barışa ses verilmesi’ çağrısında bulunurken, Barış Anneleri’nin ‘Barış Nöbeti’ devam ediyor. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

    ALİ BOZAN: İmralı’da 34 aydır kesintisiz devam ettirilen ağırlaşmış tecrit var. Esasen de 1999 bu yana İmralı Adası’na hukuka aykırı bir şekilde uygulanan bir tecrit söz konusu. Çünkü 1999 yılından bu yana İmralı Adası’nda hukuk yok. İmralı Adası’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunları uygulanmıyor. O nedenle tecrit sadece hukuk dışı, sadece yasaya, uluslararası hukuka, uluslararası sözleşmelere aykırı demek yeterli değil.

    Kürt Sorunu’nun çözüm yolunun Sayın Öcalan’la görüşmekten geçtiğini bu ülkede yaşayan bütün yurttaşlar da, bütün siyasi çevreler de biliyor. Cezaevlerinde açlık grevi devam ediyor. Dışarıda ise Barış Anneleri öncülüğünde başlatılan adalet nöbetleri var. Bunun yanı sıra mecliste DEM Parti grubunun girişimleri var. Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na yaptığımız başvurular var. Milletvekilleri olarak Sayın Öcalan’la görüşme talebimizi biz resmi olarak Adalet Bakanlığı’na ilettik. Kürt sorunu Sayın Öcalan’la görüşmeler yapılmadan çözülebilecek bir sorun değil ki, geçmişte bu deneyimlendi, yeniden denenmeli. Başka yol yok çünkü.

    Şunu da biliyoruz; 40 yıldır bu coğrafyada bir savaş, bir çatışma var. Bu ülkenin, bu coğrafyanın, bu ülkede yaşayan 85 milyon yurttaş, bir gün dahi bu çatışmalı ortamın devam ettirilmesini istemiyor. Ki tecrit bugün yaşamın her alanına sirayet ediyor. Nasıl sirayet ediyor? Tecrit bu ülkenin ekonomisine sirayet ediyor. Bu ülkede yaşayan yurttaşların birbiriyle kardeşçe bir arada yaşama iradesine sirayet ediyor. Tecrit cezaevlerine sirayet ediyor. Cezaevlerine kendini hukukun üstünde gören kurullara sirayet ediyor. Ekonominin düzelmesi, eşit adil bir paylaşımın olması tecritle doğrudan bağlantılıdır. Ekonominin düzeltilmesi, -ki 85 milyon bunu istiyor- İmralı’daki tecridin kaldırılması ve diyalog yollarının yeniden açılmasından geçiyor. Demokrasi, hukuk yoksa, Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyorsa kimse ülkeye yatırım yapmaz.

    Bugün ülkedeki ekonomik krizden kurtulmak için yurtdışında kapı kapı dolaşan bir bakanımız var. Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in adeta günü, yaşamı neredeyse uçaklarda geçiyor. Ve Mehmet Şimşek Kürdistan coğrafyasının çocuğu; Batmanlı. Kürt Sorunu’nun ne şekilde çözüleceğini en iyi bilen kişilerden bir tanesi. Mehmet Şimşek, ülke ülke gezeceğine Ankara İmralı arası çok daha kısa. Ankara’dan İmralı’ya yapacağı bir yolculuk ile bu ülkedeki ekonomik sorunları çok çok daha rahat çözebilir.

    “BARIŞ İÇİNDE YAŞAMANIN YOLU KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜDEN GEÇİYOR”

    -Peki neden bu yol seçilmiyor?

    Bu yolun seçilmemesinin sebebi bilinçli. Çünkü AKP-MHP iktidarı bugüne kadar savaştan, çatışmadan ve kaostan besleniyor. Çözüm sürecinin bitirilmesi AKP’nin çoğunluğu kaybetmesinden kaynaklıdır. O günlerde 400 milletvekili istiyorlardı. Elde edemeyince Türkiye’yi kaosa sürüklediler. Ama bu ülkede yaşayan 85 milyon yurttaş bunu hak etmiyor. Bu ülkede yaşayan 85 milyon yurttaş kardeşçe, barış içerisinde yaşayabileceği bir ülkeyi hak ediyor. Kardeşçe, barış içerisinde yaşanacak bir ülkenin yolu da Sayın Öcalan’la görüşmelerden geçiyor.

    “HALK KENDİ BELEDİYE EŞ BAŞKAN ADAYLARINI KENDİSİ SEÇECEK

    -31 Mart’ta yerel seçimler yapılacak, nasıl hazırlanıyorsunuz?

    Yerel seçimlere giderken özellikle ülkede HDP’li belediyeler üzerinden başlatılan bir kayyum rejimi var. Önce HDP’li belediyelere kayyum atandı. Artık bu ülke kayyum rejimiyle yöneten bir ülke haline geldi. Ve ülkenin en büyük kayyumu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sadece HDP’li belediyeler kayyumla yönetilmiyor. Ülkedeki bütün kurumlar kayyumla yönetiyor. Anayasa Mahkemesi’ne Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi kayyum olarak atandı. Bunun talimatını kim verdi? Elbette bunun talimatı saraydan verildi. HDP’li belediyelere kayyum atandığında bu ülkedeki farklı siyasi çevreler biz anlatmamıza rağmen, izah etmemize rağmen bunu anlamadılar ya da bunu anlamak istemediler.

    31 Mart yerel seçimlerine giderken Akdeniz’de belediye eş başkan adaylarımızı ön seçimde belirleme kararı aldık. Bunun için uzunca bir süredir ön seçimde oy kullanacak delegelerimizin tespitiyle ilgili bir çalışmamız söz konusuydu. Bu çalışmamız neredeyse bitmek üzere. Ayın 13’ünde Akdeniz ilçemizde belediye eş başkan adaylarımızı belirlemek için ön seçim yapacağız. Bu bir defa yerel seçimlerde ilk defa denenmiş bir yöntem. Aynı zamanda Kürdistan’da 90 merkezde ayın 13’ü ve 14’ünde eş başkan adaylarımızı, kimi bölgelerde belediye meclis üyelerimizi, kimi yerlerde il genel meclis üyelerimizi ön seçimle belirleyeceğiz. Halk kendi belediye eş başkan adaylarını, belediye meclis üyesi adaylarını ve il genel meclis üyelerini bizzat kendisi belirleyecek.

    “MERSİN’İN DEMOKRAT, AYDIN, İLERİCİ BİR YÖNETİM TARAFINDAN YÖNETİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Bu aynı zamanda kent uzlaşısının bir parçası. Biz buna ittifak demiyoruz, kent uzlaşı diyoruz. Bu kentteki hem yapılan araştırmalar hem sahadaki gözlemlerimiz bir açık şekilde gösterdi; Bu kentte DEM Parti olmadan yapılan hesap ve kitapların hepsi havada kalıyor. O nedenle kent uzlaşmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Biz Mersin’in demokrat, aydın, ilerici bir yönetim tarafından yönetilmesini istiyoruz. Bunun için kenti uzlaştırıyoruz ama kent uzlaşı derken elbette 2019’da yaşananlar ya da 2019’da olanlar yeniden kesinlikle tekrar edilmeyecek.

    Bugün kent uzlaşısı kapsamında bu kentin dinamikleri de başta DEM Parti’yle görüşmek durumunda. Kent uzlaşısına dair çağrımızı her zaman yineliyoruz ama bunun yanı sıra bu kentte herhangi bir siyasi çevre ya da herhangi bir siyasi partiyle kent uzlaşı kapsamında bir araya gelme durumu söz konusu olmadığında da bizim bütün hazırlıklarımız var. Bizim bugün sadece Akdeniz, Toroslar ve Tarsus ilçelerinde seçim komisyonlarımız oluşmuş değil. Sadece bu üç ilçede belediye eş başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri için başvuru almış değiliz. Aynı zamanda Mezitli, Yenişehir için İl Seçim Komisyonumuzun aldığı başvurular var. O başvurularla ilgili görüşmeler yapılıyor, mülakatlar yapılıyor. Biz Mersin başta olmak üzere Türkiye’nin bütün illerinde aynı zamanda eğer koşulları olursa kendi adaylarımıza girmeye de hazırız. Bütün büyük şehirlerde seçimlere kendi adaylarımızla girebiliriz.

    2019 yerel seçimlerinde uyguladığımız stratejiyi uygulamayacağız. 2019’un siyasal atmosferiyle 2024 yılının siyasal atmosferi arasına çok büyük farklar var. Halkımızın partisinden beklentisi kazanan olmak. Hangi ilde, hangi ilçede, hangi beldede hangi büyükşehirde olursa olsun kazanan olacağız. Kazanan konumda olmadığımız hiçbir denklemde yer almayacağız.

    -Kapınızı çalmayanlar ile ilişki kurmayacaksınız?

    Kesinlikle. Bizimle ilişki kurmayan Antalya’nın örneğinde olduğu gibi demokratik tavır, tutum içerisinde olmayanlara oy vermeyeceğiz. Bir defa hem siyaset hem matematik şunu gerektirir. Bir kenti birlikte kazanıyorsak birlikte yöneteceğiz ve o yönetimde kendimizi kendi rengimizi biz görmek istiyoruz. Kendimizi, kendi rengimizi görmediğimiz hiçbir denklem içerisine yer almayacağız. Bizim acımızı bizimle paylaşmayan, bir taziye mesajı yayınlamaktan dahi çekinen bir taziye tweeti dahi atmaktan çekinen bir zihniyetle bir arada durmak zor.

    Bugün Mersin’e baktığımızda 8 aylık süre boyunca yaptığımız çalışmalar sonucunda kazanma ihtimalimizin çok yüksek olduğu yerler var. Mersin’in Tarsus, Toroslar ilçesi elbette Akdeniz Belediyesi. Uzunca bir süre Akdeniz Belediyesi’ni  biz yönettik. 2016 yılında Akdeniz Belediyesi’ne yapılan bir operasyon sonrasında kayyum atanmıştı. 2019 yılına kadar kayyumla yönetildikten sonra kayyumdan adil olmayan koşullarda yapılan bir seçimle AKP’ye geçen bir belediye var. Geldiğimiz aşamada kayyum zihniyetinden daha beter bir zihniyetle yönetilen bir Akdeniz Belediyesi var. Kayyum zamanı sadece kayyum vardı. Ama biz bu 5 yıllık süre içerisinde AKP’li Akdeniz Belediyesi’nin kimi icraatlarına baktığınızda adeta kayyumu aratır halde icraatlar var. İşte tam da o nedenle diyoruz ki kayyumu aratır uygulamalar gördük.

    “AKP’NİN SEÇMEN HIRSIZLIĞINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Akdeniz’in merkez mahallelerinden birisinde bir evde yaşayan tek bir anne var. Kendisi seçmen kontrol ederken hiç tanımadığı, bilmediği 39 kişinin kendi adresine kaydedildiğini görüyor. Bugün sahadan arkadaşlarımız araştırma yapıyorlar, kapı kapı geziyorlar. Karacayla, Karacayla Mahallesi’nde. Bir evde sadece iki kişi yaşıyor. Ama o adrese ev sahiplerinin hiç tanımadığı 20 kişinin kaydı yapılmış. Bu uygulamalar kayyum döneminde dahi yapılmayan uygulamalar. Bunun adı seçmen hırsızlığı. AKP’nin ülkede çalmadığı bir şey kalmadı. En son seçmen çalmaya başladılar. Ama biz yaptıkları seçmen hırsızlıklarını teker teker, kapı kapı isim için tespit ediyoruz. Ve yaptığımız tespitler neticesinde itirazlarımızı yapıyoruz. İtirazlarımızın yanı sıra çağrı yapıyoruz aynı zamanda. Herkes kendi kaybını kontrol etsin. Kaybettiklerini gördükleri, bildikleri için tek çareleri kaldı; seçmen hırsızlığı yapmak. Elbette bizler buna izin vermeyeceğiz.

    -Son olarak ne demek istersiniz?

    Yerel seçimlere giderken biz DEM Parti olarak hazırız. Her türlü senaryoya yönelik hazırlığımız var. Halkımız bu anlamda partisine güvensin. 31 Mart yerel seçimlerinde mutlaka kazanacağız, büyük kazanacağız diyoruz. Teşekkürler.”

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/MERSİN

  • Ufuk Uras: Saadet Partisi’ne oy verdim

    Ufuk Uras: Saadet Partisi’ne oy verdim

    Ufuk Uras, 31 Mart yerel seçimlerinde Saadet Partisine oy verdiğini açıkladı.

    Ufuk Uras, 31 Mart yerel seçimlerinde Saadet Partisi’ne oy verdiğini açıklayarak “Türkiye’nin geleceğinde söz, yetki ve karar sahibi olacaklarını düşünüyorum. O yüzden benim için kıymetli” ifadelerini kullandı.

    İnternet üzerinden yayın yapan Babıali TV’de konuşan Uras, 31 Mart yerel seçimlerinde Saadet Partisi’ne oy verdiğini açıkladı.

    Uras, şunları söyledi:

    “31 Mart yerel seçimlerinde Saadet Partisi’ne oy verdim. Saadet Partisi’nin muhalefet cephesi içerisinde özellikle Temel Bey’in siyaset hattının çok sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin ihtiyacı olan bu mütedeyyin seküler buluşmayı sağlaması çok kıymetli. Saadet Partisi geleneği çok kıymetli. Yeni politik vizyonda bunu sağlamamız gerek. Bu bir tarihsel blok aslında. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. AK Parti’nin bu kadar kutuplaştırıcı siyaseti karşısında Saadet Partisi’nin de CHP’nin de kamuoyunu sağduyuya çağırmasının bir karşılığının olduğunu görüyoruz. Son seçimler zaten bunu kanıtladı ve moral bir üstünlük sağladı. Bu argümanlarla Saadet Partisi’ne oy verdim. Muhalefet partileri içerisinde ben de kendime yakın olan Saadet Partisi’nin bu arayışının kıymetli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin geleceğinde söz, yetki ve karar sahibi olacaklarını düşünüyorum. O yüzden benim için kıymetli.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İmamoğlu: Millete düştü yine demokrasiyi tamir etmek

    İmamoğlu: Millete düştü yine demokrasiyi tamir etmek

    Mazbatası elinden alınan CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Ekrem İmamoğlu “YSK, verdiği gerekçeli kararın hiçbir anlam ifade etmediğini ortaya koydu; demokrasiyi tamir etmek yine millete düştü” dedi. 

    Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) AKP’nin talebi doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesinin ardından mazbatası elinden alınan CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü’ndeki Fatih Sultan Mehmet Camisi’nde kıldığı bayram namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    İmamoğlu, YSK’nin önceki gün verdiği “soruşturma geçiren ilçe seçim kurulu başkanları ve seçim müdürlerinin tekrar görev alabilecekleri” kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kararı, “üzücü” olarak değerlendiren İmamoğlu, “Bugün gelinen noktada uydurma bir gerekçe olduğu ortaya çıktı. Böyle bir karara imza atarak aslında verdikleri gerekçeli kararın hiçbir anlam ifade etmediğini ortaya koydular. Millete düştü yine demokrasiyi tamir etmek” diye konuştu.

    “YILDIRIM’IN ŞARTLI TEKLİFİ”

     İmamoğlu, rakibi AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ın şartlı olarak bir televizyon programında bir araya gelme teklifiyle ilgili olarak da irtibatın kurulduğunu belirterek, “Bu çağdaş bir ortamın gereği” dedi. İmamoğlu, Yıldırım’ın şartına ilişkin olarak da, “Asla şartlı bir süreci kabul etmemekle beraber İstanbul konusu üzerinde konuşma konusu üzerinde hem fikirim. Ama İstanbul’un geçmişi var, geleceği var ve tabii ki 31 Mart’ta yaşadığı bir seçim süreci var. Bunların da konuşulacağı bir programda, tartışma yapacağımız programda çok isterim” ifadelerini kaydetti.

    “AKP’Lİ VEKİLE: ALLAH AKIL VERSİN”

    İmamoğlu ayrıca, İçişleri Bakan Yardımcısı ve eski AKP Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy’un, “Bir Yunan’ın İstanbul’un başına geçmesiyle ekonomi düzelmez” sözleriyle ilgili olarak da tepki gösterdi. “Her zaman söyledim, bu tür lafları söyleyenleri Allah’a havale ediyorum. Bir yönüyle de lafa bakarım laf mı diye söyleyene bakarım adam mı diye” diyen İmamoğlu, “Allah akıl ve ahlak versin” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Bingöl’de HDP il binasına ve evlere polis baskını

    Bingöl’de HDP il binasına ve evlere polis baskını

    PİRHA- Bingöl’de HDP il binasına ve evlere polis baskın yaptı. Baskında aralarında HDP Meclis üyelerinin de bulunduğu an az 9 kişi gözaltına alındı.

    Bingöl’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) il binasına ve merkez mahallelerde bulunan birçok eve polis baskın düzenledi. Baskınlarda aralarında HDP Meclis üyelerinin de bulunduğu an az 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Bingöl’deki ev baskınlarının sürdüğü belirtildi.

    Sabah 06.00 sıralarında polis HDP Bingöl il saymanı olan Yaşar Yurtsever’i evinden çağırarak HDP il binasında arama yaptı. Aramada HDP Bingöl il basında bulunan birçok evrak, afiş, pankart ve yazılı materyallere polis el koydu.

    EV BASKINLARI SÜRÜYOR

    Ayrıca Bingöl merkezde mahallelerde bu sabah saatlerinde birçok eve baskın düzenlendi. Baskınlarda, aralarında HDP Meclis üyelerinin de bulunduğu an az 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Bingöl’deki ev baskınlarının sürdüğü belirtildi.

    31 MART’IN İNTİKAMI

    HDP Bingöl İl Eşbaşkanı Veysel Kaya, arama kararına parti çalışmalarından duyulan rahatsızlığın neden olduğuna dikkat çekti. Demokrasi ve çok sesliliğin sarayı rahatsız ettiğini belirten Kaya, AKP’nin erimeye başlamasında HDP’nin 31 Mart seçimlerindeki başarılı tutumunun neden olduğu bunun intikamı için de HDP’ye baskın yapıldığını kaydetti.

    PİRHA/BİNGÖL

  • ’31 Mart seçimleri Türkiye siyaseti açısından dönüm noktası’-VİDEO

    ’31 Mart seçimleri Türkiye siyaseti açısından dönüm noktası’-VİDEO

    PİRHA- Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube Başkanı Cafer Koluman, 25 yıl aradan sonra AKP’nin İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirleri kaybetmesinin halklarda büyük bir umut yarattığını kaydetti.

    Seçim sonuçlarına ilişkin Alevilerden değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube Başkanı Cafer Koluman, seçim sonuçlarını PİRHA’ya değerlendirdi.

    31 Mart öncesinde umutsuz olduklarını söyleyen Koluman, “17 yıllık sürece baktığımız zaman hep seçimleri bir şekilde kazanan bir iktidar vardı. Dolayısıyla bu seçimlerde de galip çıkacağına yönelik kaygılarımız vardı.” dedi.

    “HALKLARDA UMUT YARATTI”

    31 Mart seçimlerinin Türkiye siyaseti açısından dönüm noktası olduğunu vurgulayan Koluman, AKP iktidarının 25 yıl aradan sonra Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerin belediye başkanlığını kaybetmelerinin halklarda bir umut yarattığını belirtti.

    “İKTİDAR KOLTUĞU VERMEMEYE ÇALIŞIYOR”

    Mazbataların verilmemesini iktidarın koltuğu vermemeye çalışması olarak nitelendiren Koluman, “Dünya görüşümüz ve siyasi görüşlerimiz farklı olsa bile biz ortak paydada buluşabiliyorsak yapılmayacak şey yoktur. Bugün de bu mesaj verilmiştir. Bu mesajı iyi okuyup geleceği ona göre inşa etmek gerekir.” diye konuştu.

    “ASLINDA HDP OYLARINI KORUDU”

    Doğuda HDP’nin oylarının düştüğü söylemlerine değinen Koluman, HDP’nin oylarını koruduğunu belirterek bölgedeki baskı, zulüm, tutuklama ve göç ettirme politikalarına vurgu yaptı.

    Diyarbakır’da yaşayan Alevilerin tutumlarının sürece göre değiştiğini ifade eden Koluman, Diyarbakır’daki Alevilerin HDP’ye yönelik oylarında azalma olduğunu ekledi.

    “ALEVİLER KAYYUMLA İLİŞKİLERİNİ KESMİŞTİ”

    Alevilerin mahkeme kararlarına rağmen yerine getirilmeyen taleplerini hatırlatan Koluman, Diyarbakır’da bulunan tek cemevini HDP’nin belediyeciliği döneminde açtıklarını ve açılırken Diyarbakır’da yaşayan tüm halklar tarafından coşkuyla karşılandığını belirtti. Belediyeye kayyum atandıktan sonra Diyarbakır’da bulunan Alevi kurumlarının kayyumla tüm ilişkilerini kestiklerini kaydeden Koluman, geri kazanılan belediyelerin aktif bir şekilde Alevilere temas etmesi ve geleceğe yönelik planlar geliştirmesi gerektiği kanısında olduğunu söyledi. Kayyum döneminde Diyarbakır’da bulunan cemevine de bazı müdahaleler olduğunu hatırlatan Koluman, Kayapınar Belediyesi’ne atanan kayyımın belediyenin cemevine yaptığı bağışları geri istediğini, bağışlar iade edilmeyince de cemevi başkanı olarak kendisini icraya verdiğini ifade etti.

    Bu süreçte Alevilerin sadece kendi aralarında örgütlenmelerinin yetmediğine işaret eden Koluman, Alevilerin yaşadıkları kentlerde diğer sol örgütlerle de ortak paydada buluşarak kenetlenmesi gerektiğini belirtti.

    Koluman, belediyelerden tüm halklara ve inançlara eşit, özgür, kardeşçe bir arada yaşayabilmeleri için eşit hizmet götürmelerini talep etti.

    Dilan MORSÜMBÜL/DİYARBAKIR

  • EMEP Diyarbakır İl Başkanı Yolaşan: Daha çok mücadele edilmeli-VİDEO

    EMEP Diyarbakır İl Başkanı Yolaşan: Daha çok mücadele edilmeli-VİDEO

    PİRHA- Seçim sonuçlarını değerlendiren EMEP Diyarbakır İl Başkanı Çağla Yolaşan, daha çok mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. 

    31 Mart yerel seçimlerinin ardından siyasi partilerden, sivil toplum kuruluşlarından, Alevi kurumlarından değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Seçim sonuçlarına yönelik değerlendirmelerini paylaşan Emek Partisi (EMEP) Diyarbakır İl Başkanı Çağla Yolaşan, yerel seçim olmasına rağmen AKP hükümeti tarafından beka söylemiyle gerçekleşen bir seçim süreci olduğuna vurgu yaptı.

    Seçimlerin ekonomik krizin derinleştiği bir süreçte gerçekleştiğini hatırlatan Yolaşan, “Bu seçimin AKP’nin bugüne kadar aldığı en büyük yenilgi olduğunu söyleyebiliriz.” dedi. Yolaşan, HDP’nin kayyum atanan belediyelerin bir çoğunu geri almasının Kürt halkının teslim olmadığının bir göstergesi olduğunu belirtti.

    DAHA ÇOK MÜCADELE

    AKP’nin Ankara ve İstanbul gibi iki büyük şehri kaybetmesinin de önemli olduğunu dile getiren Yolaşan, ancak tüm bu sonuçların Mart’ın sonunun bahar olduğu anlamına gelmediğini bundan sonra daha çok mücadele edilmesi gereken bir döneme girildiği anlamına geldiğini kaydetti.

    HALKIN KATILABİLDİĞİ BİR YEREL YÖNETİM

    Halkın daha çok söz alabildiği bir yerel yönetim beklediklerini söyleyen Yolaşan, “Düzen partilerinin anlattığı gibi proje ve vaat belediyeciliği değil bu çünkü halkı yönetimin dışında tutmanın bir aracıdır. Biz bunun karşısında halkın daha çok katılabildiği, halk meclisleri üzerinden kendi taleplerini, nasıl bir kentte yaşamak istediklerini, o kentte kadınların, gençlerin, emekçilerin neye ihtiyaçları var bunları beraber konuşup tartışabileceğimiz meclisler üzerinden karar alma mekanizmalarını yaratabileceğimiz bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz” dedi.

    Dilan MORSÜMBÜL/DİYARBAKIR

  • İstanbul’daki oy sayımında son durum

    İstanbul’daki oy sayımında son durum

    İstanbul’daki 31 bin 186 sandığın yüzde 70’inde geçersiz oyların sayımı tamamlandı. Son YSK verilerine göre; 7 Nisan saat 01.45 itibariyle Ekrem İmamoğlu, 17.204 oyla önde görünüyor.

    CHP eski milletvekili Barış Yarkadaş, İstanbul’daki sayımlarla ilgili son bilgileri paylaştı.

    Yarkadaş Twitter üzerinden yaptığı paylaşımında, “İstanbul’daki oyların yüzde 70’i sayıldı. Saat 01.45 itibariyle Ekrem İmamoğlu, 17.204 oyla önde görünüyor. Geriye kalan tüm sandıklarda yapılacak olan sayımlar da makası kapatmaya yetmiyor.” ifadelerini kullandı.

     

  • AKP’den İstanbul’da seçim iptali için başvuru

    AKP’den İstanbul’da seçim iptali için başvuru

    AKP Büyükçekmece İlçe Başkanlığı, Büyükçekmece’de usulsüz seçmen kaydı yapıldığını gerekçe göstererek İstanbul seçimlerinin iptali için İl Seçim Kurulu’na başvurdu.

    AKP Büyükçekmece İlçe Başkanlığı, Büyükçekmece’de usulsüz seçmen kaydı yapıldığını gerekçe göstererek İstanbul seçimlerinin iptali için İl Seçim Kurulu’na başvurdu.

    Habertürk’te yar alan habere göre Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/2708 numaralı soruşturma evrakındaki gerekçelere ve mülkiye başmüfettişlerinin incelemelerine dayanarak başvuru yapıldı. Başvuru dilekçesinde usulsüz seçmen kayıtlarının seçim sonuçlarını etkileyecek derecede olduğu iddia edildi.

    AKP Büyükçekmece İlçe Başkanlığı başvurusunda belediye meclis üyeliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptalini talep etti.