Etiket: 31 mart yerel seçim

  • DEM Parti’den Zeydan açıklaması: Siyasi bir müdahale ile karşı karşıyayız-VİDEO

    DEM Parti’den Zeydan açıklaması: Siyasi bir müdahale ile karşı karşıyayız-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Öztürk Türkdoğan, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan’la ilgili alınan karara ilişkin açıklama yaptı. Türkdoğan, “Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kesinleşmiş bir mahkeme kararını, kesinleşmemiş gibi yapamaz, bu bir idari suçtur. Aynı zaman da bu bir görev suçuduR” dedi. 

    DEM Parti, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Abdullah Zeydan’ın memnu (seçme-seçilme)hakkının Adalet Bakanlığı’nın mesai bitimine 5 dakika kala yaptığı itiraz üzerine geri alındığını duyurdu. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Öztürk Türkdoğan, parti Genel Merkezinde konuya ilişkin açıklama yaptı.

    “GÖRÜNEN O Kİ YAŞADIKLARI HEZİMETTEN DERS ALMAMIŞLAR”

    DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Van halkının büyük zaferi karşısında bu kararın bir irade gaspı olduğunu belirterek, “Biliyorsunuz Van 14’te 14 yaparak, aslında rekor bir oyla belediye eş başkanlarını seçti ve kendilerinden zorla alınanı geri aldı. Tarihte eşine az rastlanır bir zaferden bahsediyoruz. Büyükşehir Belediyesi de dahil olmak üzere 14 belediyenin tümünü DEM Parti’ye yani halka kazandırmış oldu. İl Genel Meclisi’nde ise çok büyük bir farkla 1. parti haline geldi Van. İradesini bu kadar güçlü bir şekilde, bu kadar net bir şekilde yansıtan Van halkına karşıysa; bizi dizi hile, oyun, kumpas, akla hayale sığmayacak bir takım planlar yapmakla meşgullerdi. Kayyum rejimine verilen bu net, bu büyük sahiplenmeyle beraber verilene cevaba karşı mesai bitimine dakikalar kala, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Abdullah Zeydan şahsında tekrar bir irade gaspıyla karşı karşıya bırakılmaya çalışıldı” dedi.

    Doğan şöyle devam etti:

    “DEM Parti’nin konuya ilişkin herhangi bir hukuki sorumluluğu yok. Herkesin bilmesini isteriz ki biz aday belirleme sürecinde özellikle, ön seçimin yanı sıra titizlikle çalıştığımız en büyük konulardan biri de işte bugün karşı karşıya kaldığımız konuydu. Elbette bu tür yönelimleri tahmin ediyorduk. Ama artık bu karşılaştığımız örnek, bugüne kadar denenen, anti demokratik uygulamalarda yeni bir çığır açtı adete. Bu denli pervasız, bu denli aleni irade gaspıyla bir halkı karşı karşıya bırakmak ve bundan geri adım atabileceklerini zannetmek olsa olsa büyük bir yanılsama olabilir. Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Abdullah Zeydan bütün hukuki prosedürler uygulayarak YSK’ya başvurdu. Adaylığı yapılan incelemeler sonucunda YSK tarafından kabul edildi. Van halkı böyle bir zaferi tüm engellemelere, tüm kuşatmalara rağmen ortaya çıkarmış halk iradesinin gasp edilmesine izin vereceğini düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Kürt meselesinde güvenlikçi meselelere sığındığınız için bugün bu hezimeti yaşıyorsunuz. Görünen o ki bu hezimetten yine ders almamışsınız.”

    “MAHKEMELER BU SİYASİ MÜDAHALEYE ALET OLMASIN”

    DEM Parti Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Öztürk Türkdoğan ise kararı hukuki açıdan değerlendirerek şunları söyledi:

    “Abdullah Zeydan ile ilgili olarak verilmiş olan bir hapis cezası vardı 3 yıl 1 ay 15 gün. Abdullah Zeydan 2016 ile 2019 yılları arasında tutuklu olduğu için bu cezasının mahsup edilmesiyle ilgili bir talepte bulunmuş, mahkeme bunu kabul etmiş ve aslında Abdullah Zeydan’a verilmiş ceza 2016 ile 2019 yılları arasında tutuklu kaldığı süreler de mahsup edilerek yani 2019 yılının sonunda Aralık ayında cezası tamamen sona ermişti. 2019 yılında bir suçun süresi bitmiş ise Adli Sicil İstatistik Kanunu’na göre 3 yıl bekleme süresi vardır. 3 yıl beklersiniz, 3 yıl sonra mahkemeye başvurursunuz, mahkeme sizin memnu haklarınızın iadesine karar verir. Tam da böyle oluyor. 2023 yılının Nisan ayında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapılıyor. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi karar gerekçesinde 2016 ile 2019 yılları arasındaki mahsuplaşmanın, cezanın infazını tamamladığını belirterek, kararını veriyor ve yasaklanmış her türlü siyasi haklar dahil olmak üzere iadesine karar veriyor. Kararın verilme tarihi 4 Nisan 2023. Bu karar taraflara tebliğ ediliyor yani hem Abdullah Zeydan’ın avukatına hem de ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına. Seçimden 2 gün önce mesai bitimine 5 dakika kala bilgi veriliyor.

    “MAHKEMENİN SON VERDİĞİ KARARA İTİRAZ HAKKIMIZ VAR”

    Kanunen mahkemenin verdiği her türlü kararlar, itiraza tabidir ve o itiraz süreleri tamamlanmadan bu kararlar kesinleşmez. Yani mahkemenin son verdiği karara da bizim itiraz hakkımız var. Bu hakkımız kullandırılmadan, mahkeme apar topar bu kararını bakanlığa bildiriyor ve şu an da sanki arkadaşımız memnu haklarını almamış bir pozisyonda siyasetin yasaklı bir duruma düşürülüyor. Burda iki temel hukuksuzluk var. Birincisi kesinleşmiş mahkeme kararları ancak ve ancak yargıtayın kanun yararına bozma kararı ile kaldırılabilir, böyle bir karar yok. İkincisi, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kesinleşmiş bir mahkeme kararını, kesinleşmemiş gibi yapamaz, bu bir idari suçtur. Aynı zaman da bu bir görev suçudur.

    Siyasi bir müdahale ile karşı karşıyayız ve mahkemeler bu siyasi müdahaleye alet olmamalıdır. Halkımız bir karar verdi,  iktidara çok net bir tepki gösterdi.”

    PİRHA/ANKARA

  • Aslan ve Erçe değerlendirdi: AKP’ye ve gerici ortaklarına ciddi bir cevap verildi- VİDEO

    Aslan ve Erçe değerlendirdi: AKP’ye ve gerici ortaklarına ciddi bir cevap verildi- VİDEO

    PİRHA- ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ve PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi. Erçe, “Bu süreçten sonra daha örgütlü, güçlü toplumsal muhalif kesimlerin ortak mücadelesi ile yol almamız gerekiyor ki, bu iktidara gerçek ve kalıcı cevabı o zaman verebiliriz” derken, Aslan ise Zafer Partisi, HÜDA-PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin karşılık bulmasının gelecek açısından endişe verici olduğunu kaydetti. 

    31 Mart’ta yapılan Yerel Seçim süreci sona erdi. Türkiye genelinde CHP yüzde 37.8, AKP yüzde 35.5, Yeniden Refah Partisi yüzde 6.2, DEM Parti yüzde 5.7, MHP yüzde 5, İYİ Parti ise yüzde 3.8 oy aldı. Başta büyükşehirler olmak üzere ekonomik krizden olumsuz etkilenen seçmen iktidara, yerel seçimde faturayı kesti.
    CHP, elindeki Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya’nın yanı sıra Bursa’yı da kazanarak, Türkiye’nin en büyük 5 ilinde yerelde iktidar oldu. DEM Parti ise Doğu ve Güneydoğu’da, kayyuma devredilen belediyelerini büyük ölçüde yeniden kazandı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe seçim sonuçlarını değerlendirdi. Başkanlar, sonuçların Aleviler açısından ne anlama geldiğini PİRHA’ya anlattı.

    “ALEVİLER YAŞADIĞI İLLERDE MUHALEFET PARTİLERİNİ DESTEKLEDİ”

    AKP’nin 14 Mayıs ve 28 Mayıs sonrası toplumun her kesiminden bir cevap almasının çok anlamlı olduğunu belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “İktidar partisinin yapmış olduğu hukuksuzluk, adaletsizlik, toplumdaki baskı, sindirme politikaları, yoksulluk, geçim derdi var. İktidar partisine tam anlamıyla toplumsal kesimler tarafından iyi bir ders verildiğini düşünüyorum. Bu Türkiye halkları açısından, yurttaşları açısından önemlidir, değerlidir. Bu seçim sürecinde laiklikten, demokrasiden, özgürlükten adaletten, eşitlikten yana olan Alevilerin de yaşadığı illerde iktidar partisinin karşısındaki muhalefet partilerini desteklediği anlaşılıyor” dedi.

    “ZAFER PARTİSİ, HÜDA PAR VE YENİDEN REFAH PARTİSİ’NİN KARŞILIK BULMASI ENDİŞE VERİCİ”

    Aslan; Zafer Partisi, HÜDA-PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin seçimlerde karşılık bulamasının gelecek için endişe verici olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

    “Tabii tehlikeli olan şey şu ki Türkiye siyasi hayatı açısından, aslında seçimin sonuçlarına baktığımızda Yeniden Refah Partisi ve Zafer Partisi gibi partilerin her ilde bir karşılık bulması tekrar siyasi Arena’da, siyasi tabloda onların isimlerinin yer alması gelecek açısından endişe verici. Öncelikle Zafer Partisi, HÜDA-PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin seçim sonuçlarına baktığımızda hemen hemen her yerde karşılığı var. Bu isimlerin, bu siyasi partilerin isimlerinin bu tabloda görülmesi gelecek açısından endişe verici. Ama bugün açısından baktığımızda özellikle DEM Parti ve CHP’nin her ne kadar toplumun belirli kesimleri tarafından farklı okunsa da bence kent anlamında iyi bir strateji izlediğini düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer muhalefet partileri bu süreçte bu fırsatı iyi değerlendirmeliler.”

    “ALEVİLERİN MESAJI SEÇİMDE KARŞILIK BULDU”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra halkta bir umutsuzluk olduğunu, Alevi kurumlarının ise o dönem sokağı işaret ettiğini hatırlattı.

    Erçe, “Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde biliyorsunuz beklenmeyen bir sonuç alınmıştı ve bu sonuç noktasında seçimlerden sonra çok büyük bir kırgınlık, büyük bir umutsuzluk belirmişti. Halkta geri çekilme oluşmuştu. Demokratik olmayan ortamlarda alabildiğine komplo teorileriyle, komplolarla o dönem ‘Alevi’den ve Kürt’ten bir Dersimliden cumhurbaşkanı olur mu? Olmaz mı?’ tartışmalarıyla geçen bir süreçti. O süreçten bugüne kadar Alevi kurumları da aslında bu geri çekilme, içine kapanma, siyasi partilerin kendi içine dönme döneminde sokağı işaret etmişti. Alevi kurumları olarak inatla ve ısrarla İzmir ve İstanbul’da iki miting gerçekleştirmiştik. Bu mitinglerimizin aslında önemi yeni yeni anlaşılıyor. Mitinglerde halka verdiğimiz mesaj önemliydi. Mesajımızın bu seçimde bir anlamıyla karşılıklı bulduğunu düşünüyorum” dedi.

    “AKP VE AKP’NİN GERİCİ ORTAKLARINA CİDDİ BİR CEVAP VERİLDİ”

    Yapılan seçimin çok yönden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erçe, “Çok iyi okumak gerekir bu seçimi ama şu çok açık, nettir ki; aslında halkın birleşik gücünün bir zaferiydi. Herhangi bir partinin, herhangi bir adayın zaferi olarak değerlendirmek çok eksik kalır. Dolayısıyla adayların ya da partilerin değil, halkın zaferiydi çünkü uzunca bir zamandır, 22 yıldır bu ülkeyi hızla karanlığa sürükleyen, toplumu açlığa, sefalete, işsizliğe mahkum eden, gençleri umutsuzluğa ve aslında kendi ülkelerini terk etmeye zorlayan, eğitimde ve yaşamın her alanında dinsel ve girişimciliği açıkçası bu noktada öne süren ve hızla ülkeyi şeriata sürükleyen politikalara karşı ama son dönemde özellikle emekliler ve yoksullar, işsizler noktasında çok ciddi bir yoksullaşma, derin bir kriz noktasında seçimin böyle bir zamana denk gelmiş olması aslında toplumu bir bütün olarak iktidara çok ciddi bir cevabı niteliğindeydi” diye konuştu.

    Erçe, özellikle Mayıs seçimlerinde Kürtler, Aleviler, Sosyalistlerin hiçbir çıkar beklemeksizin demokrasiden yana tavır aldıklarını hatırlatarak, “Bu seçimde de yine aynı kesim özellikle Aleviler, Kürtler bu ülkenin ilericileri, aydınları, demokratları, sosyalistleri çok net, sanki sessiz bir iletişimle birbirlerini anlayarak hareket ettiler. Ve AKP’ye ciddi anlamda -sadece AKP’ye değil, AKP’nin o gerici, ırkçı ortaklarına da- ciddi bir cevap verdiler” ifadelerini kullandı.

    “MUHALİF KESİMLERİN ORTAK MÜCADELESİ İLE YOL ALMAMIZ GEREKİYOR”

    Önümüzdeki süreç için ortak mücadelenin devam etmesinin çok elzem olduğunun altını çizen Erçe şunları söyledi:

    “Adaleti tanımayan, adaletsizliği öngören toplumu, gençlerimizi düşüncelerinden dolayı zindanlarda çürüten siyasetçileri, gazetecileri içeriden çıkartmayan, hatta ve hatta kendi çıkarttıkları anayasanın gereğini dahi yerine getirmeyen, anayasaya uymayan, yasaları çiğneyen bir anlayışa karşı halkın tokatı indi. Tabii buradan bir zafer sarhoşluğu değil, esasında bundan sonraki süreçte ne yapmamız gerektiğine dair özellikle biz Alevileri ve Alevi kurumları kendi içimizde bunu değerlendirmek durumundayız. Artık gerçek manada sadece çözümün sandıktan ibaret olmadığını, aslında çözümün sokaktan geçtiğini, çözümün aslında bizzat fiili ve meşru mücadeleden geçtiğini anlatmamız gerekiyor. Sadece belediye kazanmak, sadece muhtarlık kazanmakla bu işin olmayacağını ama bu süreçten sonra daha örgütlü, daha güçlü bir Alevi hareketi, daha güçlü bir sınıf hareketi, bir kadın hareketi, çevre hareketi ve bunların toplamından oluşan güçlü toplumsal muhalif kesimlerin ortak mücadelesi ile yol almamız gerekiyor ki aslında bu iktidara gerçek ve kalıcı cevabı o zaman verebiliriz.”

    Buse Nehir DEMİR\ANKARA

  • Amasya 47 yıl sonra MHP’den CHP’ye geçti

    Amasya 47 yıl sonra MHP’den CHP’ye geçti

    PİRHA- 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde seçmenler 207 bin sandıkta oy kullandı. Sandıklar açılmaya devam ediyor. Resmi olmayan sonuçlara göre Amasya 47 yıl sonra MHP’den CHP’ye geçti. 

    Türkiye’de 61 milyondan fazla seçmen 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için bugün sandık başına gitti.

    31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde seçmenler 207 bin sandıkta oy kullandı.

    Yerel seçimde 81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek.

    İlginç sonuçlar gelmeye devam ediyor. Amasya’da CHP önde. 47 yıl sonra MHP’den alınmış oldu. Taşova ilçesi ise AKP’den alındı.

    Amasyalı olan Av. Kemal Aytaç, X hesabından yazdığı mesajında “Ölsemde gam yemem artık. Taşova AKP’den, Amasya MHP’den 47 yıl sonra alındı” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Adıyamanlı yurttaşlar: Adıyaman’ı 20 yıldır AKP yönetiyor, hizmet yok-VİDEO

    Adıyamanlı yurttaşlar: Adıyaman’ı 20 yıldır AKP yönetiyor, hizmet yok-VİDEO

    PİRHA31 Mart Yerel Seçimler hakkında konuşan Adıyamanlı yurttaşlar, Adıyaman belediyesini 20 yıldır AKP’nin yönettiğini, hizmet alamadıklarını belirterek değişim istediklerini kaydettiler. Yurttaşlar, depremde iktidarın enkaz çalışmalarına geç geldiğini ve sivil toplum kuruluşlarından gelen desteklerle idare ettiklerini belirttiler.

    31 Mart Yerel Seçimler öncesi birçok parti esnafı ve halkı ziyaret ederek oy isterken, ekonomik krizden dolayı ülkeyi yönetmekte zorlanan AKP’nin politikalarına karşı insanlar değişiklik olmasını istiyorlar.

    Adıyaman halkı, 20 senedir belediyeyi yöneten AKP’nin şehirde çalışma yapmadığını, hizmet konusunda geri kaldıklarını ifade ederek, başka parti adaylarının denenmesi gerektiğini dile getirdiler. Yurttaşlar, 6 Şubat depreminde 3 gün boyunca devletin gelmediğini ve dışardan gelen insanların yardımıyla enkazları kaldırdıklarını söylediler.

    Oy isteyen Cumhurbaşkanını eleştiren Abuzer Turhan, oy verilmesine rağmen burada hizmet yapılmadığını dile getirdi.

    Mehmet Hanol da iktidara tepki göstererek, “Biz çalışma sisteminden razı değiliz, halk olarak buna karşıyız. Bir kere bunun değişmesi lazım. 6 Şubat depreminde 3 gün biz hükümeti göremedik. Hala ben çadırda yatıyorum. Şimdi buna nasıl iyi diyeyim. İyi tarafına katılmıyorum” dedi.

    Belediyeyi yönetecek kişinin diğer yöneticilere göre daha pratik olması gerektiğini belirten Sezai Toprak, “Adıyaman’da diğer illere göre yıkılan bina sayısı daha fazladır. Herhangi bir yardım da olmadı. Bize sadece sivil toplum kuruluşlarından yardım geldi. Belediye başkanı olacak kişinin Adıyamanlı olması lazım. Tuttuğunu koparacak birisinin olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “HİÇ BİR KAÇAK YAPIYA İZİN VERİLMEMELİ”

    Adıyaman’ı yönetecek kişinin şehre her anlamda hakim olması gerektiğine vurgu yapan Ali Işıklı ise “Şehrin altyapısından suyuna kadar her şeyin yeniden yapılması lazım. Yeni binaların birbirine bitişik olmaması lazım. Plan, proje dışında hiçbir kaçak yapıya izin verilmemeli” dedi.

     “TOZDAN ÖLECEĞİZ”

    Uzun zamandan beridir esnaflık yapan Hıdır Çınar, Adıyaman’da hizmetin yapılmadığın dile getirerek şu ifadeleri kullandı:

    “Herhangi bir parti gelsin artık değişiklik olsun. Başkasını deneyelim. 20 senedir başımızda bir iktidar var yeter. Herkes beyazı sarıyı sevecek diye bir şey yok, değiştirelim. Çalışma falan göremiyorum, her taraf toz, duman içerisinde. Belediye hizmet edemiyor tozdan öleceğiz.”

    Yerel seçimlerde tercihini DEM Partiden yana kullanacağını de söyleyen Çınar, “Oyumu DEM Parti’den yana kullanacağım. DEM Parti diğer partilere göre daha fedakâr. Biraz daha tutumlu, biraz daha sevecen. Ben biraz daha onlara empati duyuyorum” diye konuştu.

    Mehmet Ekinci ise “Evimiz yıkılmış. Adıyaman’ın ihtiyacı çoktur. Birincisi evlerin tekrar kurulmalı, insanlar hala konteynırlarda yaşıyor. Adıyaman’da daha iyiye yönelik yapılmış bir şey yok.”

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • DEM Parti’den, Mazgirt Peri’de seçim çalışması: Peri’yi geri alacağız -VİDEO

    DEM Parti’den, Mazgirt Peri’de seçim çalışması: Peri’yi geri alacağız -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti, Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Peri (Akpazar) beldesinde seçim çalışmalarına başladı. Burada bir konuşma yapan Belediye Eş Başkan adayı Orhan Çelebi, “Peri’mizi kayyımdan almıştık ama bu yönetim şeklini beğenmeyen iktidar, iradenizi gasp ederek yeniden kayyım atadı. Biz burada yaşamaya ve bu halkın iradesi olmaya devam edeceğiz. Yeniden el ele vererek belediyemizi geri almak istiyoruz” dedi.

    DEM Parti, Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Peri (Akpazar) beldesinde seçim çalışmalarına başladı.
    2019 yerel seçimlerinde Belediye Başkanı seçilen ve yerine kayyım atanıp tutuklanan Eski Eş Başkan Orhan Çelebi, 31 Mart Yerel Seçimlerinde tekrar aday gösterildi.
    Peri’deki seçim çalışmalarına Dersim Belediye Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak’ın yanı sıra Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Dersim yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
    Peri’ye bağlı, Seyitli Köprüsü, Sörek, Örs, Pahnik, Basü ve Akpazar merkezinde esnaf ve ev ziyaretleri yapıldı. Peri Belediye Eş Başkan adayları Orhan Çelebi ve Naciye Aslan, ziyaretlerde halkın sorunlarını dinlerken, çözüm önerilerini anlattılar. Yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi.
    “İRADEMİZİ KAYYIMDAN GERİ ALACAĞIZ”
    Burada konuşan Belediye Eş Başkan adayı Orhan Çelebi, kayyım atanan belediyenin Peri’de ortaya hiçbir çalışma koymadığına dikkat çekerken yurttaşlar, “Alevi köyüne bir tane Cemevi ya da taziye evi yapmadılar” diyerek kayyıma tepki gösterdi.
    Çelebi, şöyle devam etti:
    “Sizlerle birlikte, irademizle Peri’mizi kayyımdan almıştık ama bu yönetim şeklini beğenmeyen iktidar iradenizi gasp ederek yeniden kayyım atadı. Biz burada yaşamaya ve bu halkın iradesi olmaya devam edeceğiz. Yeniden el ele vererek belediyemizi geri almak istiyoruz. Bu nedenle yola revan olduk. Yarım kalan projelerimiz vardı, bunları hayata geçirmek için yeniden başlayacağız. ‘Yeniden kayyım atanır’ tartışmalarına hiç gerek yok. Bu tartışmaların bir anlamı yok. Biz irademize sahip çıkacağız. Kayyım da atansa yeniden alacağız. AKP’nin yalan ve talan politikalarına kanmadan yolumuza devam edeceğiz.”
    PİRHA/DERSİM
  • ‘Yerel yönetim kademelerinde Alevilerin önü kesilmemeli’ -VİDEO

    ‘Yerel yönetim kademelerinde Alevilerin önü kesilmemeli’ -VİDEO

    PİRHA- 31 Mart Yerel Seçimlere ilişkin kadınların taleplerini dile getiren Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Demir ile Mersin Cemevi üyesi Zeynep Kaya, kadınlar için güvenli kentler istediklerini ve yerel yönetim kademelerinde Alevilerin önünün inançtan dolayı kesilmemesi gerektiğini söylediler.

    31 Mart Yerel Seçimlere 37 gün kalmışken, partiler belirledikleri belediye başkan adaylarıyla seçim çalışmalarına devam ediyor. Adaylar, çeşitli vaatlerle kentteki her bir yurttaştan oy isterken, özellikle kadınlar, her seçim söz verilen ancak çoğu yerine getirilmeyen taleplerinde ısrarcılar. Kadınlar güvenli kentlerde, eşit bir şekilde yaşamak istediklerinin altını çiziyor.

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Demir ve Mersin Cemevi üyesi Zeynep Kaya, kadınların yerel yönetimlerden neler talep ettiğini PİRHA’ya anlattılar.

    “ALEVİ KADINLAR ARTI YÜKLE MÜCADELE EDİYOR”

    Aysel Demir, toplumsal cinsiyet eşitsizliği sebebiyle tüm kadınların yaşadığı sorunların ortak olduğunu ancak inanç noktasında yapılan baskıların Alevi kadınlara artı bir sorun yarattığına değindi. Demir, “Merkezi ve yerel düzeyde tüm kadınlara uygulanan sorunlarda ortaklaşan bir noktadayız ama inançtan kaynaklı Alevilere yapılan baskılar, asimilasyon politikaları artı bir yük olarak Alevi kadınların önünde duruyor. Alevi kadınlar, kadın odaklı sorunların yanında bir de bu tür baskılarla mücadele etmek zorundalar” dedi.

    Demir, “Kadınlar nasıl bir kent istiyor?” sorusuna “Demokrasi kültürünün yerleşik olduğu, ekolojik dengenin olduğu, kısıtlanmalardan uzak kentler istiyoruz” diye yanıt verdi.

    DEM Parti dışındaki partilerde kadınların eşit temsilden çok uzak olduğuna dikkat çeken Demir, “O partilerde hala bir denge yok ve kadınlar çok arkalardan yetişmeye çalışıyorlar. Genel tabloya baktığımız zaman eşitlik adına yürünecek çok yol var gibi görünüyor” sözlerini kullandı.

    “KADINLARIN ÖNÜNÜN KESİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

    Zeynep Kaya da genel merkez düzeyinde ve yerelde özellikle Alevi kadınların görünür olmasını; belediye başkanlıkları, meclis üyelikleri noktasında Alevi inancından dolayı önlerinin kesilmemesini istedi.

    Yerel yönetimlere aday olan kişilerin kullanacakları dilin eşitlikçi ve barışçıl olması gerektiğine vurgu yapan Kaya, kadınların taleplerine ilişkin şunları söyledi:

    “Adayların kadınlar için güvenli kentler yaratmak, bu konudaki projelerinin neler olduğunu yerele duyurmaları lazım. Kadın kotalarına dikkat ederek hareket etmeleri, pozitif ayrımcılık yapmaları ve her partinin fermuar sistemini hayata geçirmesi gerekir. Ancak şu an mevcut duruma baktığımızda kadınların önünün kesildiğini görüyoruz.

    “BÜTÜN VATANDAŞALRA EŞİT KOŞULLARDA HİZMET VERİLMELİ”

    Ekolojik hayatın sahiplenildiği, güvenlik noktalarının oluşturulduğu, kadın emeğinin görünür olduğu, kadınların ürünlerini satabildiği pazarların kurulduğu, ulaşımın güvenli olduğu kentler istiyoruz. Bu yerel seçimlerde hangi parti belediyeleri kazanırsa kazansın sosyal devlet anlayışıyla şehri sahiplenecek çalışmalar yapmalı ve bütün vatandaşlara eşit koşullarda hizmet verilmesi gerekir.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Saadet Partisi adayı Ünsal, “Belediyeyi, halkımızla birlikte yöneteceğiz”VİDEO

    Saadet Partisi adayı Ünsal, “Belediyeyi, halkımızla birlikte yöneteceğiz”VİDEO

    PİRHA-31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında Saadet Partisi Adıyaman Belediye Başkan Adayı Ahmet Faruk Ünsal seçim bürosu açılışı binlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir şekilde yapıldı. Büro açılışında konuşan Ünsal, Pir sultan şiirleri okuyup İmam Ali’nin söylemlerinden örnekler verip birlikteliğin önemine vurgu yaparak projelerini anlattı.

    31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçim çalışmaları ülke genelinde yoğun bir şekilde devam ederken. Adıyaman ’dada toplumsal muhalefet adına HDP ve CHP’nin desteklediği Saadet Partisi Adıyaman Belediye Başkan Adayı Mazlum Der eski başkanı Ahmet Faruk Ünsal seçim bürosu açılışı yapıldı.

    Yapılan açılışa SP Konya milletvekili Abdülkadir Karaduman, HDP Adıyaman eski milletvekili Behçet Yıldırım, HDP, DBP Adıyaman il örgütü eş başkanları ve yönetim kurulu CHP Adıyaman il ve ilçe teşkilatı, HBVAKV Adıyaman şube başkanı Nusret Tunç, Kureyşan Ocağı Dedelerinden Mehmet Ali Tutal, STK temsilcilerinin yanısıra binlerce yurttaş katıldı. Sık sık sloganların atıldığı miting havasında gerçekleşen büro açılışında Saadet Partisinin Adıyaman ve ilçe belediye başkan adaylarının tanıtımı yapıldı.

    “ADALET İÇİN BİR ARAYA GELDİK”

    Alanda bulunan binlerce kişiyi selamlayarak bir arada olmalarından dolayı teşekkür eden ve birlikteliğin önemine vurgu yapan Saadet Partisi Adıyaman Belediye Başkan Adayı Mazlum Der eski başkanı Ahmet Faruk Ünsal, “Biz buraya bir seçim merkezini açmaya gelmedik. Biz burada dostluk köprülerini kurmaya, yıkılmış olan gönülleri birleştirmeye geldik. Bu seçim bizim için sadece bir seçim değil, Türkiye’ye ve Orta Doğuya dostluğun, birlikteliğin adalet temelinde buluşması halinde nasıl büyük bir bereket üreteceğini göstermektir. Türkiye’de siyaset büyük bir düşmanlaştırıcı dil ile yürüyor. Ağzını açan muhalif olana ya hakaret ediyor ya da küfür ediyor. Biz burada illet için ya da zillet için değil, adalet için bir araya geldik” dedi.

    “SİZİN DOSTLUĞUNUZ, BİRLİKTELİĞİNİZ BALLARIN EN TATLISI”

    Konuşmasına Pir Sultan’ın “Alem çiçek olsa arı ben olsam, dost elinden tatlı bal bulamadım” şiirini okuyan Ünsal, “Sizin dostluğunuz balların en tatlısından daha tatlı. Biz bu dostluğu burada büyütüp bütün Türkiye’ye göstereceğiz. Türkiye’de adalet maalesef ayaklar altına alındı. İmam Ali ne diyor, “Devletin dini adalettir. Eğer devlette adalet yoksa o bir suç örgütü ve mafyoz bir örgütlenmedir. Maalesef Türkiye’de bazılarının söylediği yaptığı suç sayılmıyor. Ama kendinden olmayan muhalif olan birisi aynı şeyi yaptığında ceza veriliyor. Cezaevlerine konularak hayatını ceza evinde geçirmek zorunda kalıyorlar” diye ifade etti.

    “HALK BELEDİYECİLİĞİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

    Üç dönemdir AKP belediyesinin Adıyaman’a bir şey vermediğini çevre illerin tamamı büyük şehir olurken, ilin köy konumunda olduğuna vurgu yapan Ünsal, Belediye seçimlerinde yetki aldıkları takdirde Adıyaman için hazırladıkları projelerini gerçekleştirerek ili hak etiği konuma getireceklerini ve mahallelerden yurttaşlarla birlikte belediyeyi yöneteceklerini ifade etti.

    Mustafa YÜKSEL-ADIYAMAN