Etiket: 33 yıl

  • Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında Köln’de hafıza, adalet ve yüzleşme çağrısı- VİDEO

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında Köln’de hafıza, adalet ve yüzleşme çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Temsilciliği’nin Köln’de düzenlediği Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümü anmasında, katliamda yaşamını yitirenler anıldı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda cezasızlık politikaları eleştirilirken, adalet, yüzleşme ve Madımak’ın unutturulmaması çağrısı öne çıktı.

     

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümü dolayısıyla Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Temsilciliği tarafından Köln’de anma etkinliği düzenlendi.

    Köln Katedrali (Dom) önündeki Roncalliplatz’ta gerçekleştirilen anmaya Alevi kurumlarının yanı sıra çok sayıda demokratik kitle örgütü, insan hakları kuruluşu ve sivil toplum temsilcisi katıldı.

    Anma etkinliği katledilen canlar için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından Necla Arslan Ana’nın okuduğu gulbang ile devam etti.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başkanı Deniz Kutlu Madımak’ın yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olmadığını, insanlığın vicdanında  hala açık duran bir yara olduğunu söyledi.

    “MADIMAK BİR TESADÜF DEĞİL, İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ BİR KATLİAMDIR”

    Madımak Katliamı’nı Kerbela’dan bugüne uzanan tarihsel bir çizginin parçası olarak değerlendiren Kutlu, yaşananların bir tesadüf ya da kader değil, örgütlü biçimde gerçekleştirilmiş bir katliam olduğunu ifade etti. Katliamda yalnızca insanların değil, düşüncenin, sanatın, şiirin, aydınların, ozanların ve insanlık değerlerinin hedef alındığını belirtti.

    “UNUTMAK İHANETTİR, SUSMAK ORTAKLIKTIR”

    İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kutlu, Madımak’ın unutturulmasına yönelik her girişime karşı duracaklarını söyledi. “Unutmak ihanettir, susmak ortaklıktır, hatırlamak ise direniştir” diyen Kutlu, Madımak’ta yaşamını yitiren 33 canı anmanın tarihsel ve insani bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

    “MADIMAK BİR OLAY DEĞİL, ALEVİLERİN ORTAK YARASIDIR”

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Sekreteri Ufuk Çakır ise, anmanın yalnızca yas tutmak için değil, adalet talebini dile getirmek için gerçekleştirildiğini söyledi.

    Katliamın unutulmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Çakır, Madımak’ın ne münferit bir olay ne de bir tesadüf olduğunu belirterek, bunun Alevilere yönelik uzun yıllara yayılan saldırılar zincirinin bir parçası olduğunu ifade etti.

    Madımak Katliamı’nın sıradan bir olay gibi gösterilmesine karşı çıktıklarını dile getiren Çakır, katliamın faillerinin korunmasına ve cezasızlık politikalarına tepki gösterdi.

    “ALMANYA FAİLLER İÇİN SIĞINAK OLMAMALI”

    Konuşmasında Almanya’da yaşadığı belirtilen Madımak hükümlülerine de değinen Çakır, bu konunun artık Alman kamuoyunun ve siyasetinin gündeminde olduğunu ifade etti. Çakır, “Almanya suçun işlendiği yer değildi ancak bazı failler için bir geri çekilme alanına dönüştü. Bir pogroma katılanlar oturma izinleriyle korunmamalı, insanlığa karşı suçlara karışanlar devlet sınırlarının arkasına saklanmamalıdır. Haklarında kesinleşmiş hüküm bulunanlar hesap vermelidir.” diye konuştu.

    “MADIMAK’TA YALNIZCA İNSANLAR DEĞİL, ORTAK DEĞERLER HEDEF ALINDI”

    Anmada MARDEF Kadın Meclisi’nin açıklaması Melek Karaboyun tarafından okundu.

    MARDEF Kadın Meclisi açıklamasında, Madımak’ta yalnızca insanların değil, sevginin, kardeşliğin, sanatın, bilimin, düşünce özgürlüğünün, demokrasinin ve birlikte yaşama umudunun hedef alındığı vurgulandı. Katliamın yalnızca Alevi toplumunun değil, insan haklarına, eşitliğe ve özgürlüğe inanan herkesin ortak yarası olduğu ifade edildi.

    Açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen adalet arayışının devam ettiği belirtilerek, toplumsal barışın ancak geçmişle samimi bir yüzleşme, hukukun üstünlüğü, insan haklarına bağlılık ve nefret söylemine karşı ortak mücadeleyle sağlanabileceği kaydedildi.

    “BİR DAHA HİÇ KİMSE İNANCI YA DA KİMLİĞİ NEDENİYLE HEDEF ALINMASIN”

    Kadınların barışı, dayanışmayı ve eşitliği büyüten bir rol üstlendiğine dikkat çekilen açıklamada, kin, nefret ve ayrımcılığın hiçbir topluma huzur getirmediği ifade edildi. “Bir daha hiçbir insan inancı, kimliği, düşüncesi ya da sanatı nedeniyle hedef gösterilmesin. Bir daha hiçbir anne evladını nefretin ateşine kurban vermesin.” denilen açıklamada, hak, hukuk, adalet, laiklik, demokrasi, eşit yurttaşlık, ifade özgürlüğü ve insan hakları mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı.

    Anma etkinliğinde Alman politikacılar da söz aldı. Alman Federal Meclisi Üyesi Max Lucks, eski Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Milletvekili Arif Ünal, Bölge Meclisi Grup Başkanı ve Sol Parti (Die Linke) Parti Meclisi Üyesi Murat Yılmaz da birer konuşma yaparak katliamı kınadı.

    Anma etkinliğinde Onur Kocaman ve Ahmet Cankaya katledilen sanatçıların eserlerini seslendirdi.

    Anmada ayrıca yaşamını yitiren 33 canın isimleri okunarak, fotoğraflarının üzerine karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/KÖLN

  • Mersin’de Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı-VİDEO

    Mersin’de Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında Mersin’de bulunan Madımak Anıtı önünde anma yapıldı. Anmada, cezasızlık politikasına dikkat çekilerek, “Bugün bizlere düşen görev; kin değil adalet, intikam değil hukuk, ayrışma değil kardeşlik, nefret değil barış dilini büyütmektir” denildi.

    Mersin Cemevi, 2 Temmuz Madımak Barış ve Kardeşlik Parkı’nda Sivas Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında anma töreni düzenledi. Törene demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Törende yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ardından Mersin Cemevi Kadın Komisyonu Sözcüsü Aysel Kılavuz, 2 Temmuz 1993’ün Türkiye’nin toplumsal belleğine kara harflerle kazınan, insanlığın vicdanında derin yaralar açan bir tarih olduğunu belirterek, “Sivas Katliamı; karanlığın aydınlığa, nefretin kardeşliğe, bağnazlığın bilime ve sanata yönelttiği en acı saldırılardan biridir. Bu acıyı unutmamak, unutturmamak ve gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.

    “KATLİAM TÜM YÖNLERİYLE AYDINLATILMALI”

    Geçen yıllar boyunca adaletin tam anlamıyla sağlanamamış olması, toplumsal vicdandaki yarayı daha da derinleştirdiğini vurgulayan Kılavuz, “Katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların hesap vermesi ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve insan haklarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. İnancı, kimliği, düşüncesi ya da yaşam biçimi ne olursa olsun herkesin eşit yurttaşlık hakkına sahip olduğu; hiçbir ayrımcılığın ve nefret söyleminin yaşam bulmadığı bir ülke özlemi, Sivas’ta yitirdiğimiz canlara karşı en büyük sorumluluğumuzdur” diye belirtti.

    “NEFRET DEĞİL BARIŞ DİLİNİ BÜYÜTMEKTİR”

    Madımak, yalnızca geçmişin acısını hatırlatan bir bina değil; toplumsal belleğin, yüzleşmenin ve vicdanın simgesi olması gerektiğinin altını çizen Kılavuz, şunları ifade etti:

    “Katledilenlerle katliama ortak olanların aynı zeminde anılması, adalet duygusunu zedelemekte ve acıları yeniden büyütmektedir. Sivas Katliamında ateşe yazılan isimlerden Metin Altıok’un son sözü: “Birimize bir şey olursa ne yaparız?Kalanlar, ölenler için şiirler yazar,” Ateşe yazılmış isimlerimizi anarak hep yaşatacağız! Bugün bizlere düşen görev; kin değil adalet, intikam değil hukuk, ayrışma değil kardeşlik, nefret değil barış dilini büyütmektir. Çünkü biliyoruz ki geçmişle yüzleşmeyen toplumlar, aynı acıları yaşamaya mahkûmdur.

    İnsan haklarından, özgürlükten, eşitlikten, laiklikten, demokrasiden ve barış içinde bir arada yaşamaktan yana olan herkesle birlikte bir kez daha haykırıyoruz: Sivas’ı unutmadık! Unutmayacağız! Unutturmayacağız!”

    Anmada Zakir Rıza Aydın deyişler okudu, ardından Mersin Cemevi üyesi kadınlar semah döndü. Ardından anıta karanfiller bırakılıp mumlar yakıldı.

    Bir diğer anma Mersin Cemevi’nde yapıldı. 33 sanatçı, yazar, aydın adına cemevinde Madımak Oratoryası sahnelendi. Semra Turaç Çelik’İn hazırladığı oratoryada Reyhan Kurtulmaz Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu ve Hasret Gültekin’den eserler seslendirdi.

    Anmada Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz ve Prof. Dr. Erkan Aktaş da birer konuşma yaparak, katliamın unutulmaması için adalet ve yüzleşme çağrısında bulundular.

    PİRHA/ MERSİN

  • 33. yılında Sivas Madımak Katliamı: Binler Madımak Oteli önünde!-VİDEO

    33. yılında Sivas Madımak Katliamı: Binler Madımak Oteli önünde!-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı anmasında konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Madımak Oteli’ne “Utanç Müzesi” tabelası astıklarını belirterek, “O tabelayı oradan indirmeyeceğiz” dedi. Erçe, Sivas Katliamı’yla yüzleşilmeden Türkiye’de barış ve demokrasinin sağlanamayacağını söyledi.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği öncülüğünde “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla düzenlenen yürüyüşün ardından binlerce yurttaş Madımak Oteli önünde bir araya geldi. Ardından semaha duruldu.

    “UTANÇ MÜZESİ TABELASINI ORADAN İNDİRMEYECEĞİZ”

    Madımak Oteli önünde düzenlenen anma programında konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, geçen yıl yaptıkları çağrıyı hatırlatarak, Madımak Oteli’nin bir “Utanç Müzesi” olduğunu söyledi. Erçe, “Geçen yıl burada yaptığım konuşmada burası utanç müzesidir dedik. Bugün burada ‘Utanç Müzesi’ tabelasını astık. O tabelayı oradan indirmeyeceğiz” dedi.

    SİVAS İÇİN ADALET SAĞLANMADIKÇA BU ÜLKEYE BARIŞ GELMEYECEK”

    Sivas Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurgulayan Erçe, dava sürecinde verilen kararların adalet duygusunu karşılamadığını belirtti. “33 yıldır sabırla ve inatla adalet kavgamızı sürdürüyoruz” diyen Erçe, “Gördük ki Sivas için adalet sağlanmadıkça, Koçgiri, Dersim, Maraş, Malatya ve Gazi katliamlarıyla yüzleşilmedikçe bu ülkeye barış da demokrasi de gelmeyecek” ifadelerini kullandı.

    “BU KATLİAMIN HESABINI SORACAĞIZ”

    Alevilerin, Kürtlerin, Ermenilerin, emekçilerin ve kadınların ortak mücadele edeceğini belirten Erçe, “72 milletle el ele bu katliamın hesabını soracağız” dedi. Katliamın sorumluluğuna ilişkin de konuşan Erçe, “Bu katliamın arkasında da önünde de perdenin gerisinde de devlet var, siyasal iktidar var” ifadelerini kullandı.

    NATO TEPKİSİ

    Konuşmasında NATO’ya da tepki gösteren Erçe, Ankara’da yapılacak NATO toplantısını hatırlatarak, yeni savaş planlarının Türkiye’de hazırlanacağını savundu. NATO karşıtı eylemler nedeniyle çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve tutuklandığını söyleyen Erçe, alandakilere “Hep birlikte haykıralım: NATO’ya hayır” çağrısında bulundu.

    “BURASI BİZİM NÖBET ALANIMIZ”

    Katliam davasına da değinen Erçe, Madımak Katliamı’nda sorumluluğu bulunan kişilerin yargılanma sürecini eleştirdi. Katliamda görev alan kişilerin bir bölümünün içeride, bir bölümünün ise dışarıda olduğunu söyleyen Erçe, “Dışarıdakileri içeri almak yerine içeridekileri bıraktılar” dedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduklarını hatırlatan Erçe, “Mücadeleyi ulusal alanda da sürdürüyoruz ama burayı bırakmıyoruz. Burası bizim nöbet alanımız” ifadelerini kullandı.

    “DEVLETİN ALEVİLERİ OLMAYACAĞIZ”

    Hak mücadelesi veren tüm toplumsal kesimlerle dayanışma içinde olduklarını belirten Erçe, “Biz haklarını arayan öğretmenlerin, maden işçilerinin de yanındayız. Dağına taşına sahip çıkan canlarımızın yanındayız. Çünkü onlar biziz, onlar hepimiziz” dedi.

    İktidarın dini politikalarını da eleştiren Erçe, her geçen gün şeriat anlayışının yaygınlaştırıldığını savunarak, Alevilere yönelik uygulamalara tepki gösterdi. Alevi çocuklarının “devletin Aleviliği” anlayışıyla yetiştirilmek istendiğini söyleyen Erçe, “Hangi Aleviler? Devletin Alevileri. Biz devletin Alevileri olmayacağız” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı da eleştiren Erçe, “Ucube bir başkanlık kurdular. Tanımıyoruz, bundan sonra da tanımayacağız” ifadelerini kullandı. Erçe, konuşmasını “33 canımızın hatıralarını sonsuza kadar yaşatmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

    PİRHA/SİVAS

  • Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri’nden 2 Temmuz anmasına çağrı

    Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri’nden 2 Temmuz anmasına çağrı

    PİRHA- Madımak Katliamı’nın 33. yılında Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri, 2 Temmuz anma programına katılım çağrısı yaptı. Açıklamada, “Madımak utanç müzesi olsun, gerçek sorumlular yargılansın” talebi yinelenirken, katliamın siyasal arka planıyla yüzleşilmesi ve adalet mücadelesinin sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.

    Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde katledilen 33 aydın, sanatçı ile 2 otel emekçisini anmak için düzenlenecek 33. yıl programına katılım çağrısı yaptı.

    Evrensel’in haberine göre 30 Haziran’da Şarkışla Emlek Yöresi köylerindeki anıt mezar ziyaretlerine katılan Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Temmuz’da ise İmranlı Han Köyü’nde Hasret Gültekin’in anıt mezarında anma gerçekleştirdi. Ardından Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı.

    Basın açıklamasına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ile Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Koray ve Menekşe Kaya’nın babası İsmail Kaya katıldı. “Sivas’ın Işığı Sönmeyecek” pankartının açıldığı açıklamada, “Sivas’ı unutma unutturma” ve “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” sloganları atıldı.

    “MADIMAK KATLİAMI İNSANLIK SUÇUDUR”

    Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Şube Başkanı İbrahim Kılıç, Madımak Katliamı’nın yalnızca Türkiye’nin değil insanlık tarihinin de en karanlık sayfalarından biri olduğunu söyledi. Halepçe, Srebrenitsa ve Yahudi Soykırımı örneklerini hatırlatan Kılıç, “Madımak utanç müzesi olsun, gerçek sorumlular yargılansın” taleplerini yinelediklerini belirterek, 2 Temmuz’da adalet, barış ve kardeşlik talepleriyle yeniden Madımak’ta olacaklarını ifade etti.

    KATLİAMIN ARKASINDAKİ SİYASAL İKLİM

    Madımak Katliamı’nın yalnızca toplumsal değil, güçlü bir siyasal arka plana sahip olduğunu vurgulayan Kılıç, Cumhuriyet tarihinin bu karanlık sayfasının gerici politikalar ve bu anlayışı besleyen iktidarlardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Katliamın Türkiye’nin demokratik geleceğini etkileyen bir kırılma noktası olduğunu belirten Kılıç, “Fotoğrafın bütünü daha karanlık ve daha karmaşıktır” dedi.

    Türkiye’de yapılacak NATO toplantısına da değinen Kılıç, NATO’yu bölgedeki savaşların sorumlusu olarak nitelendirerek, Türkiye’nin NATO’dan çıkması ve ülkedeki tüm NATO üslerinin kapatılması çağrısında bulundu.

    Gazi, Suruç ve Ankara Gar katliamlarını da hatırlatan Kılıç, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar ile Türkiye’deki antidemokratik uygulamaların aynı siyasal anlayışın ürünü olduğunu savundu. Kayyım uygulamalarından ekonomik kriz politikalarına kadar birçok başlıkta iktidarı eleştiren Kılıç, Madımak’ta yaşananların bugünkü baskı politikalarından ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.

    YURTTAŞLARA 2 TEMMUZ ANMASINA KATILIM ÇAĞRISI

    Açıklamanın sonunda Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri adına konuşan Kılıç, Madımak Katliamı’nın sorumlularının yargılanması ve Madımak’ın utanç müzesine dönüştürülmesi taleplerini yineledi. Kılıç, 2 Temmuz’da saat 09.00’da Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Sivas Şubesi önünde toplanılarak saat 10.00’da Madımak Utanç Müzesi’ne yürüneceğini belirterek, tüm yurttaşları “Bir daha asla” demek için anma programına katılmaya davet etti.

    HABER MERKEZİ

  • Sivas Katliamı’nın 33. yılında Diyarbakır’dan mücadele ve adalet mesajı- VİDEO

    Sivas Katliamı’nın 33. yılında Diyarbakır’dan mücadele ve adalet mesajı- VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında Diyarbakır’da düzenlenen anmada,, katliamın faillerinin yargılanması ve Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi çağrısı yinelendi. Anmada konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, barış ve demokratikleşme mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Cemevi Diyarbakır Şubesi, Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Şube binasında düzenlenen anmaya DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri de katıldı.

     Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan, Sivas katliamının üzerinden 33 yıl geçtiğini hatırlatarak, acının hala ilk günkü gibi sürdüğünü söyledi.

    Artan, Madımak Oteli’nin hiçbir koşul öne sürülmeden “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesini, katliamın arkasındaki yapıların ortaya çıkarılarak yargılanmasını istedi. Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurgulayan Artan, “İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Biz bitti demeden bu dava bitmeyecek” dedi.

    “MADIMAK DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE YAŞANDI”

    Daha sonra konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Sivas Madımak Katliamı’nın tüm toplumun gözleri önünde gerçekleştiğini belirterek, katliamın ve sonrasında verilen zamanaşımı kararının devletin sorumluluğundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

    Alevilerin yıllardır ayrımcılık ve baskıyla karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Uçar, Pir Sultan Abdal’ın “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” sözünü hatırlatarak, bu yolun hak ve hakikat yolu olduğunu dile getirdi. Uçar, “72 millete aynı nazardan bakmak bu toprakların en büyük değerlerinden biridir. Ancak devlet bunu görmek yerine bu inancı hedef almaya devam etti” diye konuştu.

    “BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISINA SAHİP ÇIKALIM”

    Konuşmasında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Uçar, bu sürecin tüm toplumu kapsadığını belirterek, herkesin sürece sahip çıkması gerektiğini söyledi.

    Uçar, “Biz 72 millete aynı nazarla bakacağız. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı etrafında kenetlenip bu ülkeyi bizi yakmaktan ve yok saymaktan vazgeçmeyenlere bırakmayacağız. Madımak’ta yaşamını yitiren 33 canı saygıyla anıyorum” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Berlin’de Sivas Katliamı’nın 33. yılında adalet ve hakikat çağrısı

    Berlin’de Sivas Katliamı’nın 33. yılında adalet ve hakikat çağrısı

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can, katliamın 33. yılında Berlin’de düzenlenecek anma etkinliğiyle anılacak. Demokratik kurumların çağrısıyla gerçekleştirilecek buluşmada, hakikat, adalet ve yüzleşme talebi vurgulanırken, programın ardından aşure lokması paylaşılacak.

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can, katliamın 33. yılında Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenecek etkinlikle anılacak. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve çeşitli demokratik kurumların çağrısıyla gerçekleştirilecek programda, hakikat, adalet ve yüzleşme talebi bir kez daha dile getirilecek.

    27 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de Berlin’in Reinickendorf ilçesinde bulunan Residenzstraße 53-54, 13409 Berlin adresinde yapılacak anma etkinliğinde, Madımak’ta katledilen 33 canın anısı yaşatılacak. Programda HDP eski milletvekili Fatma Kurtulan ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Sözcüsü Songül Morsümbül konuşmacı olarak yer alacak.

    SİVAS’TA KATLEDİLENLERİN MÜCADELESİ YAŞATILACAK

    Etkinlik çağrısında, 33 yıl önce Madımak Oteli’nde yalnızca insanların değil, birlikte yaşam umudunun, eşitliğin, kardeşliğin ve insanlık değerlerinin hedef alındığı vurgulandı. Açıklamada, katledilen canların bıraktığı mücadele mirasına sahip çıkmanın ve toplumsal hafızayı diri tutmanın önemine dikkat çekildi.

    Anmanın yalnızca geçmişi hatırlamak amacı taşımadığı belirtilen çağrıda, hakikat, adalet ve toplumsal yüzleşme talebinin de ortak bir sesle ifade edileceği kaydedildi. Katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerinin yaşatılmasının ve mücadelelerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.

    AŞURE LOKMASI PAYLAŞILACAK

    Anma programının ardından, paylaşmanın, dayanışmanın ve rızalığın simgesi olarak aşure lokması dağıtılacak.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Berlin Kurdische Verein, Barış İçin Kürt Kadın Bürosu (CENI), Ezidi Kadınlar ve Berlin Ana Fatma Dergâhı tarafından organize edilen etkinlik için tüm canlara, dostlara ve demokrasi güçlerine katılım çağrısı yapıldı.

    PİRHA/ALMANYA

  • Alevilerden Türkiye ve yurtdışında eş zamanlı Sivas eylemleri: Sivas için adalet, herkes için adalet-VİDEO

    Alevilerden Türkiye ve yurtdışında eş zamanlı Sivas eylemleri: Sivas için adalet, herkes için adalet-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumları PSAKD’nin öncülüğünde, Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla İstanbul, İzmir, Adıyaman ve Antalya’da eş zamanlı basın açıklamaları yaptı. Açıklamalarda adalet talebi yinelenirken, Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi çağrısı yapıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla İstanbul, İzmir ve Antalya’da eş zamanlı basın açıklamaları gerçekleştirdi. “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla yapılan eylemlerde, Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi talebi yinelenirken, katliamlarla yüzleşilmeden demokrasi ve toplumsal barışın sağlanamayacağı vurgulandı.

    PSAKD Genel Merkezi tarafından hazırlanan ortak açıklamada, Sivas Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığı belirtilerek mücadeleden vazgeçilmeyeceği ifade edildi. Açıklamada, “Bugün buraya sadece 33 yıl önce yitirdiğimiz canlarımızı anmaya gelmedik. Hesap sormaya, yüzleşmeye ve bu toprakların kötü talihini değiştirmek için omuz omuza vermeye geldik” denildi.

    İSTANBUL’DA “SİVAS İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET” ÇAĞRISI

    Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla İstanbul’da bir araya gelen Aleviler ve demokrasi güçleri, adalet talebini yineledi. Etkinlikte, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi tarafından hazırlanan ortak açıklama okundu.

    Alevi kurumları adına açıklamayı PSAKD Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülsev Kaya okudu. Açıklamada, Sivas Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığı belirtilerek, katliamın gerçek sorumlularıyla yüzleşilmesi ve adaletin sağlanması talep edildi.

    Etkinlik, “Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız” ve “Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet” sloganlarıyla sona erdi.

    İZMİR’DE “UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ” MESAJI

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bileşenleri, İzmir Karşıyaka İZBAN önünde bir araya gelerek, “Yakanları da, aklayanları da affetmeyeceğiz. Şeriatçı ve faşist kuşatmaya karşı gelin canlar bir olalım” pankartıyla yürüyüş gerçekleştirdi.

    Karşıyaka Çarşısı boyunca yürüyen kitle, sık sık “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Sivas’ı unutma, unutturma” sloganları attı. Yürüyüşün ardından Karşıyaka İskele karşısında basın açıklaması yapıldı.

    Açıklama, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Katliamda hayatını kaybedenlerin isimleri tek tek okunurken, alandakiler hep bir ağızdan “Burada” diye seslendi.

    Çok sayıda Alevi kurumu ve demokratik kitle örgütünün katıldığı etkinlikte konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Türkiye’nin dört bir yanında “33 Yıl, 33 Can” şiarıyla anma etkinlikleri düzenlediklerini belirtti.

    Adalet mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayan Aslan, “1993 yılında Sivas’ın hesabı sorulsaydı, sonraki yıllarda yaşanan katliamlar olmayacaktı” dedi.

    Türkiye’nin barışa, laikliğe, özgürlüğe ve eşitliğe ihtiyacı olduğunu ifade eden Aslan, “Bu ülkenin çok dilli, çok kimlikli ve çok inançlı bir yapıya sahip olduğunu artık bu ülkeyi yönetenler kabul etmek zorunda. Bu ülkede gerçek anlamda eşitlik ve demokrasi sağlanana, yaşanan katliamlarla devlet yüzleşene ve gerçek sorumlular hesap verene kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

    PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm tarafından okunan ortak basın açıklamasının ardından katılımcılar bağlamalar eşliğinde deyişler seslendirdi. Semah dönülmesinin ardından etkinlik alkışlar ve sloganlarla sona erdi.

    ANTALYA’DA MADIMAK İÇİN ADALET TALEBİ

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bileşenleri, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla Antalya Attalos Anıtı önünde bir araya geldi.

    Etkinlik, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından semah dönüldü.

    Alevi kurumları adına ortak basın açıklamasını PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan okudu. Açıklamada, Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığı vurgulanırken, katliamın sorumlularıyla gerçek anlamda yüzleşilmesi gerektiği belirtildi.

    Açıklamada ayrıca Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi talebi yinelenirken, Sivas’ta yakılan 33 canın mücadelesinin eşit yurttaşlık, laiklik, demokrasi ve adalet mücadelesi olduğu ifade edildi.

    Katılımcılar, “Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet”, “Unutmadık, Unutturmayacağız” ve “Madımak Utanç Müzesi Olacak” sloganları eşliğinde etkinliği sonlandırdı.

    ADIYAMAN’DA 33 CAN ANILDI

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şubesi’nde yapılan anmada basın metnini Şube Başkanı Ali Sekman okudu.

    PSAKD’nin ortak açıklamasında, Madımak Oteli’nin derhal ve koşulsuz biçimde Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi talebi yinelendi. Açıklamada, geçmişte yaşanan katliamlarla yüzleşilmeden demokrasi, barış ve toplumsal adaletin sağlanamayacağı vurgulanırken, eşit yurttaşlık, laiklik ve demokrasi talepleri bir kez daha dile getirildi.

    Açıklamanın ardından deyişler seslendirildi.

    İSTANBUL/İZMİR/ANTALYA/ADIYAMAN/PİRHA

  • Sivas Katliamı’nın 33. yılında Melbourne’de anma gerçekleştirildi- VİDEO

    Sivas Katliamı’nın 33. yılında Melbourne’de anma gerçekleştirildi- VİDEO

    PİRHA- Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can, katliamın 33. yılında Melbourne’de düzenlenen etkinlikle anıldı. Avustralya Alevi kurumlarının çağrısıyla gerçekleştirilen anmada, “Unutmadık, unutturmayacağız” mesajı verildi.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu çağrısıyla, Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla Melbourne’de anma etkinliği düzenlendi.

    Melbourne kent merkezindeki State Library önünde gerçekleştirilen anmada, katliamda yaşamını yitiren 33 can saygıyla anıldı. Etkinliğe Alevi kurumlarının temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Anma programı, katliamda yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.

    Anmada yapılan konuşmalarda, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen canların unutulmadığı vurgulanırken, adalet mücadelesinin sürdüğü belirtildi. Katılımcılar, katliamın insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade ederek, benzer acıların bir daha yaşanmaması için toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemine dikkat çekti.

    Konuşmaların ardından deyişler seslendirildi, semahlar dönüldü ve yaşamını yitirenler için karanfiller bırakıldı. “Unutmadık, unutturmayacağız” sloganlarının öne çıktığı anmada, katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı.

    HABER MERKEZİ

  • PSAKD’den 33. yıl çağrısı: Sivas için adalet, herkes için adalet-VİDEO

    PSAKD’den 33. yıl çağrısı: Sivas için adalet, herkes için adalet-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla Türkiye ve dünyanın birçok kentinde eş zamanlı yapılan açıklamalarda, “33 Can, 33 Yıl! Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet!” çağrısını yineledi. Açıklamada, Madımak Oteli’nin utanç müzesine dönüştürülmesi talebi bir kez daha dile getirilirken, katliamlarla yüzleşilmeden demokrasi ve toplumsal barışın mümkün olmayacağı vurgulandı.

    PSAKD Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin birçok kentinde ve dünyanın farklı ülkelerinde alanlara çıkan Alevilerin, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can için adalet talebini yinelediği belirtildi.

    Açıklamada, ” 21 Haziran’da; Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında, kalbi adaletten, özgürlükten ve eşitlikten yana atan canlarla yeniden meydanlardayız. Ülkemizin birçok şehrinde, Britanya’dan Avustralya’ya, Avrupa’nın pek çok kentinden Kıbrıs’a kadar, pirlerimizin o boyun eğmez duruşuyla alanları dolduruyoruz” denildi.

    PSAKD, 33 yıldır süren adalet mücadelesine dikkat çekerek, yaşamını yitirenlerin ailelerinin büyük bölümünün adaleti göremeden Hakk’a yürüdüğünü belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “33 yıldır adalet peşindeyiz. Bu mücadelenin en önünde, büyük bir direngenlikle yürüyen ailelerimiz ne yazık ki birer birer Hakka yürüyor. En insani hakları olan adaleti göremeden, Madımak Oteli’nin bir ‘Utanç Müzesi’ olduğuna şahit olamadan, Hak ile Hak oldular.”

    “MADIMAK OTELİ DERHAL UTANÇ MÜZESİ OLMALIDIR”

    Açıklamada devlet ve hükümete seslenilerek, Madımak Oteli’nin derhal utanç müzesine dönüştürülmesi istendi.

    “Canlarımızın katledildiği, insanlığın yakıldığı o karanlık mekân, yani Madımak Oteli derhal, amasız ve fakatsız UTANÇ MÜZESİ yapılmalıdır. Hafızayı silmek isteyenlere, katliamı unutturmaya çalışan egemen akla karşı; o bina bu ülkenin yüzleşme nişanesi olana kadar bu talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz.”

    “CEZASIZLIK BUGÜNÜN KARANLIĞINI BÜYÜTÜYOR”

    PSAKD açıklamasında, ülkede yaşanan demokrasi ve hukuk krizlerinin temelinde geçmişteki katliamlarla yüzleşilmemesinin yattığı savunuldu.

    “Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir” denilen açıklamada, “Dünü aydınlatılmayan bir ülkenin bugünü karanlık, yarını ise esarettir” vurgusu yapıldı.

    “SURİYE’DEKİ ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILAR AYNI ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ”

    Açıklamada, Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Sivas ve Gazi katliamları ile bugün Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar arasında bağ kuruldu.

    “Dün Anadolu’da Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Sivas’ta ve Gazi’de canlarımızı bizden koparan o tekçi, faşist ve gerici odak neyse; bugün Suriye’de Alevi halkına yönelik uygulanan soykırım ve vahşet de tam olarak aynısıdır” ifadeleri kullanıldı.

    “EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    PSAKD, adalet mücadelesinin yalnızca Aleviler için değil, tüm halklar ve inançlar için sürdürüldüğünü belirterek, demokratik, laik ve eşit yurttaşlığa dayalı bir Cumhuriyet talebini yineledi.

    Açıklamada, “Bizim adalet mücadelemiz sadece kendimiz için değildir. Bizim kavgamız; bu topraklarda yaşayan bütün halkların, bütün inançların ve tüm ezilenlerin eşit yurttaşlık mücadelesidir” denildi.

    “UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    PSAKD açıklamasının sonunda Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canın anısının yaşatılacağı belirtilerek şu çağrı yapıldı:

    “Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez; hesaplaşacağız ve er ya da geç ama mutlaka hesabını soracağız.

    33 Can, 33 Yıl!

    Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!

    Madımak Oteli, Utanç Müzesi Olacak!

    Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet!”

    HABER MERKEZİ