Etiket: 46. yıl

  • Maraş’ta 46 yıl önce katledilen Aleviler için Berlin Cemevi’nde anma

    Maraş’ta 46 yıl önce katledilen Aleviler için Berlin Cemevi’nde anma

    PİRHA- Berlin Alevi Toplumu Cemevi, Maraş Katliamı’nın 46. yılında katledilen Aleviler için anma düzenledi. 

    Berlin Cemevi’nde Maraş’ta faşistler tarafından 7 gün boyunca katledilen Aleviler anıldı. Anmaya, Berlin Cemevi Yönetim, İnanç, Kadın, Gençlik (BDAJ), BDAS temsilcileri ile kardeş dernek temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

    Etkinliği Ela Atlas ve Berivan Zara Aksu yönetirken, Anma selamlama konuşması ve katledilenler için saygı duruşuyla başladı. Onur Karaer Dede tarafından verilen gülbenk sonrasında ise çerağlar uyandırıldı.

    Maraş Katliamı’na ilişkin sinevizyon gösterildi ve Cemevi adına Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yüksel Özdemir konuşma yaptı. Katledilen canları anarak konuşmasına başlayan Özdemir, Maraş Katliamı’nın planlı programlı bir devlet katliamı olduğuna dikkat çekerek, bu katliamların nedeninin Alevilerin kendine özgü farklı bir inanç olmasından kaynaklandığının altını çizdi.

    Anma, Asmin Kök’ün okuduğu şiir, Berivan Zara Aksu’nun, Hüseyin Yıldız tarafından yazılan ve Maraş Katliamı’nı da içeren “Wenn Aleviten träumen“ isimli kitabından pasajlar okuması ve ardından Berlin Cemevi Yönetim, İnanç, Kadın, Gençlik Yönetim Kurulu üyesi İlayda Çakır’ın konuşmasıyla devam etti.

    Müzisyen Hüseyin Doğan da deyişler seslendirdi, sonrasında çerağlar sırlandı.

    Ulaş Yunus TOSUN / ALMANYA

     

     

  • Maraş’ta 46 yıl önce faşistlerin katlettiği Aleviler Seferihisar’da anıldı

    Maraş’ta 46 yıl önce faşistlerin katlettiği Aleviler Seferihisar’da anıldı

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın/Pogromu’nun 46. yılında, faşistler tarafından öldürülen Aleviler, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Seferihisar Şubesi’nde anıldı. Anmada katledilenler için çerağ uyandırıldı.

    Maraş Alevi Pogromu’nun 46.yılı dolayısıyla Alevi Kültür Dernekleri (AKD) İzmir Seferihisar Şubesi’nde anma gerçekleştirildi.

    Katliamda yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından, katledilenlerin fotoğraflarının olduğu alanda Baba Mansur Ocağı pirlerinden Ali Tekin’in verdiği gülbeng sonrasında çerağlar uyandırıldı.

    Anmada konuşan AKD Seferihisar Cemevi Başkanı Nevin Koç, “Bugün, 1978 yılında yaşanan ve tarihe kara bir leke olarak geçen, Maraş adının kanlı Maraş olarak değiştiği katliamın yıl dönümü. Örgütlü bir şekilde hayata geçirilen, gerici- faşist güçlerin saldırıları sonucu Maraş’ta kadın, çocuk, genç, yaşlı, hamile, hasta ayrımı yapılmaksınız Alevi vatandaşlarımız saldırıya uğradı. Devletin resmi kayıtlarına göre 111 kişi, canlı tanıkların ifadelerine göre ise 500’ün üzerinde insanımız vahşice öldürüldü, yüzlerce insanımız yaralandı, binlercesi evlerinden, yurtlarından koparıldı. Devlet günlerce süren katliamda Alevi vatandaşlarını korumayıp sessiz kaldığı gibi, sıkıyönetim ilan ederek adeta süren insan avına da davetiye çıkardı” dedi.

    Anma, Sanatçı Serdar Demir’in seslendirdiği ağıtlar ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Maraş Katliamı’nda duyduğumuz feryatlar 46 yıldır anılarımızda’-VİDEO

    ‘Maraş Katliamı’nda duyduğumuz feryatlar 46 yıldır anılarımızda’-VİDEO

    PİRHA-Maraş Katliam’ında yaşamlarını yitirilenler, AKD Altınoluk Şubesi’nde anıldı. 46 yıl önce Alevilere karşı işlenen suçları günlerce seyrettiğini belirten AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, “O günden bugüne İktidarlar değişiyor, yeni yasalar yeni kanundan çıkarılıyor ama kandan, gözyaşından ve inkar politikalarından beslenen zihniyet asla değişmiyor. Maraş Katliamı’nı unutmadık, hiçbir katliamı da unutturmayacağız” dedi.

    19 Aralık 1978’de gerçekleştirilen Maraş Katliamı’nın acısı dinmiyor. Katliamın üzerinden 46 yıl geçti ancak failler hala ortaya çıkarılmadı, yargılanmadı. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı katliamda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın işyeri faşistler tarafından yakıldı, yağmalandı.

    46 yıl önce Maraş Katliam’ında katledilenler, Alevi Kültür Derneği (AKD) Altınoluk Şubesi’nde anıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada, AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan ve Maraş Katliamı tanığı Elif Tabak konuşma yaptı.

    “MARAŞ KATLİAMI’NI UNUTMADIK”

    Devletin, 46 yıl önce Alevilere karşı işlenen suçları günlerce seyrettiğini belirten AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, “Üzerinden neredeyse yarım asır geçmesine rağmen, gerçek suçlular asla cezalandırılmadığı gibi Aleviler hala kurbanlarının mezarlarını bulamadı. Alevi hukukçular tarafından mezar yerlerinin açıklanması için Türk Silahlı Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanlığı’na yazılan sayısız dilekçeler cevapsız bırakıldı. Aradan 46 yıl geçmesine rağmen Maraş’ta tam olarak gerçekte kaç kişinin yaşamını yitirdiğini hala bilmiyoruz. Binlerce insanın göç etmek zorunda kaldığı böyle bir katliamda ceza alan saldırgan sayısı hala açıklanmıyor. O günden bugüne katledenleri seyretme politikası halen devam etmektedir. O günden bugüne İktidarlar değişiyor, yeni yasalar yeni kanundan çıkarılıyor ama  kandan, gözyaşından ve inkar politikalarından beslenen zihniyet asla değişmiyor. Maraş Katliamı’nı unutmadık, hiçbir katliamı da unutturmayacağız” dedi.

    “GİDİP KARANFİL BIRAKACAĞIMIZ MEZAR YERİMİZ YOK”

    34 yıl sonra Maraş’a yönünü dönebildiğini söyleyen Maraş katliamı tanığı Elif Tabak, “Benim için Maraş komple yerle bir olmalıydı çünkü bizlerin orada çok kötü anılarımız vardı. Gözlerimizle gördüğümüz ve kulaklarımızla duyduğumuz feryatlar 46 yıldır halen canlı bir şekilde anılarımızdadır, tıpkı 6 Şubat depremlerinde olduğu gibi. İnsanların hafızasından silemediği tek şey katliamlar ve depremlerdir. Bizi sadece Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevi’nde kalmakla sınırlıyorlar ve sokağa çıkmamız bile yasaklanıyor. Yürüyüş yaptığımızda hastanenin yakınına geldik ve 30 metre uzaklıkta öğretmenlerin öldürüldüğü yere karanfil bırakmamız engellediler. Maraş Katliamı’nda katledilenlerin %90’ının mezar yeri yok. O nedenle gidip karanfil bırakacağımız mezar yerimiz de yok. Olan mezarlara gidip ziyaret etmemiz de engellendi. Siyasetçilerin Maraş Katliamı’yla yüzleşip katledilenlerin mezar yerlerinin belirlenmesi ve katledilen canların isimlerinin yazılı olduğu bir anıtın yapılmasından asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/BALIKESİR

  • ‘Devlet, Maraş Katliamı’nı günlerce seyretti; Çorum’da, Gazi’de, Madımak’ta olduğu gibi’-VİDEO

    ‘Devlet, Maraş Katliamı’nı günlerce seyretti; Çorum’da, Gazi’de, Madımak’ta olduğu gibi’-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Samsun Şubesi ve Cemevi, Maraş Katliamı’nın 46. yılında basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Maraş Katliamı’nı devlet günlerce seyretti tıpkı Çorum’da, Gazi’de, Madımak’ta seyrettiği gibi. Geçmişten bugüne kadar iktidarlar değişiyor, yeni yasalar çıkıyor ancak kandan ve inkâr politikalarında beslenen zihniyet asla değişmiyor” denildi. 

    19 Aralık 1978’de faşistler tarafından gerçekleştirilen Maraş Katliamı’nın acısı dinmiyor. Katliamın üzerinden 46 yıl geçti ancak failler hala ortaya çıkarılmadı, yargılanmadı. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı katliamda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın işyeri faşistler tarafından yakıldı, yağmalandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Samsun Şubesi ve Cemevi, Maraş Katliamı’nın 46. yılında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı PSAKD Samsun Şube Başkanı Cem Sultan Ermiş okudu. Açıklamada ‘Maraş Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açıldı.

    “DEVLET, GÜNLERCE MARAŞ KATLİAMI’NI SEYRETTİ”

    46 yıl önce Maraş’ta Alevilere yönelik bir katliam yapıldığını söyleyen Cem Sultan Ermiş, “7 gün süren katliamda resmi verilere göre 111 canımız katledildi. Maraş Katliamı’nı devlet günlerce seyretti tıpkı Çorum’da, Gazi’de, Madımak’ta seyrettiği gibi. 46 yıl geçmesine rağmen suçlular adalet karşısına çıkartılıp ceza almadı. Geçmişten bugüne kadar iktidarlar değişiyor, yeni yasalar çıkıyor ancak kandan ve inkâr politikalarında beslenen zihniyet asla değişmiyor. Geçmişten yaşadığımız katliamlar günümüzde de bizlere yaşatılmak istenmektedir. Suriye’de başta Aleviler olmak üzere halklar ve inançlar cihatçı terör örgütleri tarafından katliama uğramakta ve soykırım tehdidiyle biat ettirmeye zorlanmaktadır” diye konuştu.

    PİRHA/SAMSUN

  • Maraş Katliamının 46. yılında İzmir’de açıklama: Katliamla yüzleşilmeli!-VİDEO

    Maraş Katliamının 46. yılında İzmir’de açıklama: Katliamla yüzleşilmeli!-VİDEO

    PİRHA- Maraş Katliamının 46. yıldönümünde İzmir’de yapılan açıklamada, devletin Maraş’ta Alevilere karşı suç işlediği belirtildi. 12 Eylül askeri darbesine giden yolda Maraş Katliamıyla Alevilerin hedef alındığına vurgu yapılarak, katliamla yüzleşme çağrısı yapıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İzmir Bileşenleri, Maraş’ta Alevilere yönelik yapılan katliamın yıldönümü dolayısıyla Türkan Saylan Kültür merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

    Açıklamada “Maraş katliamını unutmadık, unutturmayacağız” pankartı açılırken sık sık “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Maraş’ı unutma, unutturma”, “Aleviler vardır Alevilik haktır” sloganları atıldı. Açıklamaya birçok siyasi parti temsilcisi ve sivil toplum örgütü katıldı. Açıklamada, katledilen Alevilerin mezar yerlerinin açıklanmadığı vurgulandı.

    Açıklamayı  Alevi Bektaşi Federasyonu Adına Zeynel Abidin Yıldız yaptı.

    “DEVLET KATLİAMI SEYRETTİ”

    Yıldız, 7 gün süren katliamda 111 kişinin katledildiğini anımsatarak, “12 Eylül faşist darbesine sebep olan katliamlardan biri olarak kabul edilen Maraş’ta ki bu Alevi katliamını devlet günlerce sadece seyretti. Tıpkı, Çorum’da, Gazi’de ve Madımak’ta seyrettiği gibi. Üzerinden neredeyse yarım asır geçmesine rağmen, gerçek suçlular asla cezalandırılmadığı gibi Aleviler hala kurbanlarının mezarlarını bulamadı. Alevi hukukçular tarafından mezar yerlerinin açıklanması için Genel Kurmaya yazılan sayısız dilekçeler cevapsız bırakıldı. Aradan 46 yıl geçmesine rağmen Maraş’ta tam olarak gerçekte kaç kişinin yaşamını yitirdiğini hala bilmiyoruz” dedi.

    “KATLİAMLARI UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Suriye’deki halklar ve inançlara yönelik katliam tehdidinin devam ettiğini vurgulayan Yıldız, “Dün bu topraklarda yaşanan bu katliamların aynısı bugün de yaşatılmak istenmektedir.  Suriye’de başta Aleviler olmak üzere halklar ve inançlar, selefi-cihatçı terör gurupları tarafından katliama uğramakta ve soykırım tehdidi ile biat etmeye zorlanmaktadır. AKP  hükümetinin Emevi Camiinde namaz kılma sevdası İçeride ve dışarıda Alevilere yönelik en açık katliam tehdididir. Çünkü; Emevi Camii İmam Hüseyin’i Kerbela’da kesilen başını getirdikleri Camiidir. Bu akıl 12 Eylül aklıdır. Çünkü biz bunu 46 yıl önce burada, Maraş’ta da gördük. Alevileri tanıyanlar iyi bilirler ki, biz ne bir cana zarar veririz ne de herhangi ibadethaneye saygısızca yaklaşırız. Kandan ve gözyaşından beslenenlerin, inançların ve kimliklerin ayrıştırılmasından siyasi rant devşirenlerin demokrasiden anladığı tek ölçüt, Müslümanların ibadethanesi olan Camilerin hoparlöründen atılan iftiralardan medet ummak, Emevi camiinde namaz kılmaktır. Asıl bölücülük budur. Asıl demokrasi ve eşitlik karşıtlığı budur. İnsanlığın varlığı boyunca bir arada yaşayan halkları ve inançları birbirine düşman etmek Muaviye aklıdır” ifadelerini kullanarak, yaşanan hiçbir katliamı unutturmayacaklarını belirtti.

    Açıklama, sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • FEDA: Maraş’ta 46 yıl önce Alevilere, Kürtlere ve demokrasi güçlerine soykırım yaşatıldı

    FEDA: Maraş’ta 46 yıl önce Alevilere, Kürtlere ve demokrasi güçlerine soykırım yaşatıldı

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Maraş Katliamı’nın 46. yıldönümünde yazılı açıklama yaparak, “Alevilere, kürtlere soykırım yaşatıldı” dedi. Açıklamada, “Kürt Alevilerin yok edilmesi ve toplumsal mücadelenin bastırılması amacıyla yapılan bu saldırı, devlet eliyle örgütlenip organize edilmiştir. Bu soykırım saldırısının sonunda Maraş ve çevresinde yaşayan Kürt- Türk Alevileri topraklarını hızla terk etmek zorunda kalırlar” denildi.

    Maraş’ta 19-25 Aralık 1978’de faşistler tarafından Alevilerin katledilmesinin üzerinden 46 yıl geçti. 6 gün süren katliamda resmi rakamlara göre 111 Alevi katledildi, 1000’den fazla Alevi de yaralandı. Alevilere ait 270 ev ve 270 işyeri faşistler tarafından yakıldı, tahrip edildi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Maraş Katliamı’nın 46. yıldönümünde yazılı bir açıklama yaptı.

    “46 YIL ÖNCE SOYKIRIMCI POLİTİKALAR GEREĞİ ALEVİLERE, KÜRTLERE SOYKIRIM YAŞATILDI”

    46 yıl önce soykırımcı politikaların gereği ve sonucu olarak Alevilere, Kürtlere ve demokrasi güçlerine soykırım yaşatıldığı belirtilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Dersim soykırımından sonra Alevileri ve Kürtleri bastırdığını düşünen devlet, 1966- 1971 yıllarında istediği sonucun gerçekleşmediğini görmüş ve yeniden katliam ve soykırımlar uygulaması içinde olur. Muğla/Ortaca, Elbistan ve Kırıkhan’daki saldırılarıyla bir kez daha Alevi ve Kürt Alevi kıyımına soyunur. O dönemde Türkiye ve Kürdistan’da gelişen toplumsal mücadeleyi bastırmak için devlet, Türkiye’nin iki temel dinamiği olan Alevi ve Kürt katliam ve soykırımını gündemine alır.

    Türkiye’nin batı yakasında 1 Mayıs 1977’de Taksim’de ve 16 Mart 1978 İstanbul Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik gerçekleştirilen katliamlar toplumu sindirme ve baskılamaya dönük olduğu açıktır. 4 Nisan 1978’ de Maraş Yörükselim Mahallesi’nde ETKO (Esir Türkleri Kurtarma Ordusu) çeteler tarafından Alevilerin gittiği kahve taranmış ve Gıjık Dede Sabri Özkan katledilmiştir. Soykırımcı siyasal güç kitlesel yok etme amaçlı olarak komando kamplarında yetiştirilen ve devlet kurumlarına yerleştirilen katiller çeşitli merkezlere bombalı mektuplar göndererek soykırımcı saldırılar dört bir koldan organize edilir. 17 Nisan’da Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu, gelini ve iki torunuyla birlikte öldürülür, sonrasında da Malatya Katliamı yaşanır.

    1978 Kasım ayında faşist çete yapılanması ÜGD’nin kurdurulmasıyla Maraş soykırımının paramiliter gücü devreye konulmuş olunuyordu. Sonrası haftalarda Çiçek sinemasında provokasyon amacıyla ırkçı bir filmin oynatılmasıyla ırkçı beyin yıkama uygulaması yapılır. Soykırım uygulaması için Alevilerin evleri işaretlenir, milli piyangocu, seyyar satıcı adıyla paramiliter katiller Maraş’ta konumlandırılır. Irkçı filmin oynatıldığı sinemaya atılan ses bombası sonrasında; “Komünistler, Aleviler, Kürtler sinemaya bomba attılar” diye propaganda edilerek soykırıma gerekçe üretirler.

    “MARAŞ KATLİAMI, TOPLUMSAL MÜCADELENİN BASTIRILMASI İÇİN DEVLET ELİYLE ÖRGÜTLENİP ORGANİZE EDİLDİ”

    Kürt Alevilerin yok edilmesi ve toplumsal mücadelenin bastırılması amacıyla yapılan bu saldırı, devlet eliyle örgütlenip organize edilmiştir. Bu soykırım saldırısının sonunda Maraş ve çevresinde yaşayan Kürt- Türk Alevileri topraklarını hızla terk etmek zorunda kalırlar. Yüzlerce canımız hayatını kaybeder. Yüzlerce ev ve iş yeri yakılır, yıkılır, on binlerce insan zoraki göçertilir.

    Bu katliamcı zihniyet 19 Aralık 2000’de mahpushanelerde bulunan tutsaklara, “Hayata Dönüş Operasyonu” adıyla saldırmış, 20 mahpushanede vahşi ve kanlı bir katliam gerçekleştirmiş, bu saldırıda 30 tutsak katledilmiş, yüzlercesi yaralanmıştır. Kürtlere karşı ‘Bitmeyen Suç Pratiği’ ile hareket eden devlet, 2011 yılının 28 Aralık’ın da Roboski’de 34 Kürt çocuk yaşlı olmasına bakılmaksızın üstünlerine savaş uçaklarından bomba yağdırmıştır.

    “YENİ KATLİAMLARA İZİN VERMEMENİN TEK YOLU BİRLİKTE MÜCADELE ETMEKTEN GEÇMEKTEDİR”

    Hem Türkiye ve Kürdistan’da, hem Suriye’de Alevi canlarımıza yönelik asimilasyon uygulamaları ve soykırım saldırıları da devam ediyor. Bugünde Lazkiye, Tartus başta olmak üzere Suriye’de Arap Aleviler, Türkiye’de başta Kürt Aleviler olmak üzere her sürekten Aleviler büyük tehlike ve soykırımla karşı karşıyadırlar. Suriye’de yaşanan savaşı, Alevilere yönelik cihadistler, Kürtlere karşı Türkçü-Sünni İslamcı iktidar el ele vermiş, Kürt ve Alevi soykırımını yaşatmak istiyorlar.

    Bu inkarcı, katliamcı ve soykırımcı zihniyet ve saldırılara karşı biz Alevilerin ve Kürtlerin birleşerek bu saldırıları püskürtmemiz hem gerekli ve zorunludur. Hem de ortak mücadele hattında buluşursak başarı mümkündür. Yapılması gereken Rojava’nın etrafında kenetlenmek ve orasını göz bebeğimiz gibi korumaktır. Çünkü Rojava biz Alevilerin nefes aldığı, inancını ve itikadını özgürce yaşadıkları ortak yaşam alanımızdır. Can pahası yaratılmış bu değerleri korumak ve yaşatmak, Aleviliği korumak ve yaşatmak anlamınadır. Yeni soykırımalar ve katliamlara izin vermemenin biricik tek yolu birlikte mücadeleden geçmektedir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cenevre’de BM Temsilciliğinde Maraş Katliamı açıklaması: Suçluların yargılanmasını istiyoruz!-VİDEO

    Cenevre’de BM Temsilciliğinde Maraş Katliamı açıklaması: Suçluların yargılanmasını istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Faşist kalabalıkların Maraş’ta gerçekleştirdiği Alevi Pogromu’nun 46. yılında, Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) öncülüğünde Cenevre’de bulunan Birleşmiş Milletler temsilciliğinde açıklama yapıldı. Araştırmacı-Yazar Mehmet Bayrak, “Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e gönderilen belgede Maraş Katliamı’nda MİT’in parmağı olduğu yazılı ve bu durumda devletin Maraş Katliamı’nı organize ettiğini ortaya çıkartıyor” dedi. Maraş Katliamı tanığı Fidan Yıldırım da “Maraş Katliamı tanığı ve mağduru olarak yaşadıklarımı unutmayacağım” diye ifade etti.

    Video

    https://cantv.tv/2024/12/maras-katliaminin-46-yili-mardef-cenevredeki-birlesmis-milletler-basin-salonunda-aciklama-yapiyor-2-bolum-can-aktuel-programi-cantvde/

    Maraş’ta 19-25 Aralık 1978’de faşistler tarafından Alevilere yönelik yapılan katliamın üzerinden 46 yıl geçti. 6 gün süren katliamda resmi rakamlara göre 111 Alevi katledildi, 1000’den fazla Alevi de yaralandı. Alevilere ait 270 ev ve 270 işyeri yakıldı veya tahrip edildi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) öncülüğünde Aleviler, İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Birleşmiş Milletler temsilciliğinde Maraş Katliamı’na dair açıklama yaptı.

    “MARAŞ, HEPİMİZİN KABUK BAĞLAYAN YARASIDIR”

    Açıklamanın moderatörlüğünü yapan Selda Kavak Torunoğlu, “Maraş Katliamı’nın uluslararası platformlarda başka bir aşamaya taşımak için bugün bir araya geldik. Maraş hepimizin kabuk bağlamayan yarasıdır ve bizim en büyük isyanımızdır” diye belirtti.

    “DEVLET, MARAŞ KATLİAMI’NI ORGANİZE ETTİ”

    Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e 3 Ocak 1979 tarihinde ulaştırılan MİT belgesine değinerek sözlerine başlayan Araştırmacı-Yazar Mehmet Bayrak, “Bülent Ecevit’e gönderilen belgede Maraş Katliamı’nda MİT’in parmağı olduğu yazılı ve bu durum da devletin Maraş Katliamı’nı organize ettiğini ortaya çıkartıyor. Yaşanan bir soykırımdır ve uluslararası platformlara götürülüp incelenmesi gerekiyor. 2 saatte Kıbrıs’a çıkarma yapmakla övünen Bülent Ecevit, Maraş’ın bitişiğinde Kayseri’deki hava indirme tugayını 4 günün sonunda ancak Maraş’a indirebildi. Oysa aylar öncesinden Maraş Katliamı’nın rapor edildiğini biliyoruz. Pol-Der şube başkanlığı yapan bir Alevi arkadaş geldi istihbarat bölümünde çalıştığı için kendisinin 4 ay öncesinden bu durumdan haberi olduğunu söyledi” diye konuştu.

    “YÜZDE 50’LERDE OLAN ALEVİ VE KÜRT NÜFUSU ŞU ANDA YÜZDE 20’LERDE”

    Maraş Katliamı’nda yaşananları anlatan Avukat İbrahim Sinemillioğlu ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Maraş Katliamı Türkiye’yi ırkçı, dinci ve faşist bir darbenin kıskacına almaya yönelik olaylar zincirinin en önemli halkasıdır. Bölgede yaptığımız toplantılarda daha ilk günlerde Maraş’ı terk etme dile getiriliyordu. Dilimiz döndüğünce Maraş’a sahip çıkılmasını söyledik ama geldiğimiz noktada 1960’lı yıllarda %50’lerde olan Kürt ve Alevi nüfusu günümüzde ise %20’lerde” dedi.

    “KATLİAMDAN ÖNCE EVLERİMİZ İŞARETLENMİŞTİ”

    Maraş’ta katledilenleri saygıyla anarak sözlerine başlayan Maraş Katliamı tanığı Fidan Yıldırım, “Maraş Katliamı olduğunda öğrendim Alevi ve Sünni’nin ne olduğunu. Biz insanlığı, vicdanlı olmayı, barışı öğrenirken başkaları da kin, nefret ve ayrımcılığı yaşıyordu. Kürt ve Alevilerin olduğu mahallelere saldırılar başlamıştı ve biz yerde sürünerek olanları izliyorduk. Katliamda saldırganların ‘vurun 5 Aleviyi öldüren cennete gider’ sözü aklımdan çıkmıyordu. Sonradan öğrendik ki evlerimiz öncesinden işaretlenmiş ve ölümüz bir x işaretiyle belirlenmişti. Maraş Katliamı tanığı ve mağduru olarak yaşadıklarımı unutmayacağım” diye ifade etti.

    “EKOLOJİK KIRIMIN NEDENİ ÖZ SAVUNMANIN OLMAMASIDIR”

    Prof. Beyza Üstün, “Demografik Değişimin Tamamlanma Süreci: Ekolojik Kırım” başlıklı sunumunda, toplumda öz savunmanın eksik olmasından dolayı kapitalizmin kar hırsıyla her şeye el koyduğuna işaret etti. Beyza Üstün, şöyle konuştu: “Yaşamın yeniden örülmesi gerekir. Toplumun yok edilen öz savunmasının yeniden örgütlenmesi gerekir.  Kapitalizm günümüzde kendini “yeşil kapitalizm” olarak tanımlıyor. Ancak bunu yaparken kar hırsından vazgeçmiyor. Devlet doğayı tahrip ederek insansızlaştırıyor. Mezopotamya coğrafyasını barajlarla geri dönülemez hale getiriyorlar. Dünyayı yorumlamak yeterli değil, değişim yaratmak gerekir.”

    “DEVLETİN, İNSANSIZLAŞTIRMA POLİTİKALARI SÜRÜYOR”

    Gazeteci Elif Sonzamancı ise, katliam sonrası Maraş’ta yaşanan göç üzerine konuşarak, “Maraş, katliamdan sonra çok yoğun göç verdi. Bu veriler resmi değil ama 50 bin ile 80 bin arasında olduğu varsayılıyor. Devlet bilerek göçü teşvik ediyor. Pasaport vererek bir  nevi coğrafyanın insansızlaşmasını sağladı. Yine Suriye’deki savaştan kaynaklı gelen göçmenlere Terolar köyünde kamp kurmak istediler. Alevi köylerin ortasına Selefi insanların yerleştirilmesi korkuyu ve göçü tetikledi. En son 6 Şubat depreminde binlerce insanımız yaşamını yitirdi. Yurtdışında binlerce Maraşlı var. Göç politikaları devam ediyor. Bu yeni bir politika değil. Ancak Maraş Katliamı ile başlayan insansızlaştırma politikaları devam ediyor. Depremde bile yardım götürülen köylerde Alevi-Kürt-Sünni diye ayrımcı politikalara tanık olduk” ifadelerini kullandı.

    “SUÇLULARIN YARGILANMASINI İSTİYORUZ”

    Maraş Katliamı’nın üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen acıların unutulmadığını ifade eden Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu Eş Başkanı Mehmet Üstek, “Eğer bir suçluya ceza verilmezse o kişi suç işlemeye devam eder. Basın toplantısını düzenlememizin amacı uluslararası kamuoyunda iç hukuku tıkanmış olan bir katliam sürecinin tekrar gündeme alınarak suçluların yargılanması. Maraş Katliamı’nın ardından halkımıza göç dayatıldı. Bizler Avrupa’daki Maraşlılar olarak uluslararası alanda kendi topraklarımıza sahip çıkabilmemiz için bize destek olunmasını istiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/İSVİÇRE

     

  • ‘Maraş Katliamı’nın 46. yılında yitirdiğimiz canlarımızı saygıyla anıyor, failleri lanetliyoruz’

    ‘Maraş Katliamı’nın 46. yılında yitirdiğimiz canlarımızı saygıyla anıyor, failleri lanetliyoruz’

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi ve Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi, Maraş Katliamı’nın 46. yılında yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Maraş Katliamı’nın yıldönümü vesilesiyle yitirdiğimiz canlarımızı saygıyla anıyor, failleri lanetliyoruz. Başta Aleviler olmak üzere tüm halklarımızı demokratik, yaşanabilir bir gelecek kurma mücadelesinde ortaklaşmaya davet ediyoruz” denildi.

    19 Aralık 1978’de faşistler tarafından gerçekleştirilen Maraş Katliamı’nın acısı dinmiyor. Katliamın üzerinden 46 yıl geçti ancak failler hala ortaya çıkarılmadı. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı katliamda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın iş yeri yakıldı, yağmalandı.

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi ve Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi, Maraş Katliamı’nın 46. yılında yazılı açıklama yaptı.

    “ALEVİLER, DÜNDEN BUGÜNE KATLİAM VE ASİMİLASYON POLİTİKALARIYLA YOK EDİLMEYE ÇALIŞILMIŞ”

    Alevilerin, tarihleri boyunca Ortadoğu ve Anadolu merkezli tüm hegemon güçlerin ve devletlerin hedefi olduğu belirtilen açıklamada, “Aleviler katliam, göçertme ve asimilasyon politikalarıyla yok edilmek istenmiştir. Maraş, Kürt Alevilerinin tarihsel yaşam alanlarından biri olmuştur. İmparatorluklar döneminde, Aleviler inanç kimliği gerekçe edilerek katledilirken, ulus devletler döneminde buna etnik kimlik gerekçesi de eklenmiş, İttihatçı zihniyetin ideolojik tahakküm aracı olarak kurgulanan ve halklara dayatılan Türk-İslam sentezi temelli politikalarla bu topraklar halklar mezarlığına çevrilmiştir. Aleviler, dünden bugüne bir bütün olarak hedefe konulup katliam, göçertme ve asimilasyon politikalarıyla yok edilmeye çalışılmış, bu politikalar katı merkeziyetçi ulus devlet döneminde ise daha inceltilmiş ve kapsamlı biçimde Alevi bütününe dayatılmıştır.

    Maraş kıyımının kayıpları sadece yitirilen canlarla sınırlı değildir. Bu vahşetin ardından, Maraş adeta Alevisiz ve Kürtsüz bir bölgeye çevrilmiştir ki en temel hedeflerden biri de böyle bir sonuca ulaşılmasıydı. Maraş Katliamı’yla canlarımız tarihsel yaşam alanlarından koparılarak yurt dışına ve metropollere göçertilmiş, toplumsal ve kültürel parçalanma yaratılmış, talip-ocak bağı koparılarak hem inanç, hem de etnik olarak asimilasyona daha açık bir toplum gerçeğine yol açılmıştır. Katliamın sahipleri açısından amaç ve hedefler nettir, vicdani-insani bir kaygı dün de, bugün içinde söz konusu değildir. Halkımızın hem inanç, hem de etnik kimliği hedeflenmiş, katliam, göçertme ve asimilasyonla toplumsal varlığı tarihin karanlık sayfalarına gömülmek istenmiştir” denildi.

    “CANLARIMIZI SAYGIYLA ANIYOR, FAİLLERİ LANETLİYORUZ”

    Anmaların sadece acıları anıp adalet talebini yinelemekten ibaret kalmaması gerektiği vurgulanan açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Alevi kıyımlarıyla varılmak istenen sonuçları da boşa çıkaran, yolumuzla, onun temel düsturlarıyla buluşma ve toplumsal diriliş gerekçesine, pratiklerine çevrilen süreçler biçiminde ele almalıyız. Böyle bir tutum yolumuza, yolumuz üzerinden vücuda gelen toplumsal varlığımıza ve dünden bugüne katledilen canlarımıza, yol ulularımızın emek ve bedellerine olan sorumluluğumuz gereğidir. Suriye’deki gelişmeler nedeniyle gerek sanal, gerekse görsel ve yazılı medya da tırmandırılan Alevi düşmanlığı dikkat çekici ve yeni Maraş katliamlarının zeminini teşkil etmektedir. Bu zihniyeti ve arkasındaki güçleri bir kez daha lanetliyoruz. BAAS rejimini bir Alevi rejimi ya da diktatörlüğü olarak yansıtmak kasıtlı ve art niyetli politikadır.

    Alevilik bir rıza yoludur ve bir iktidar ideolojisi değildir. Aynı vardan var olduğu bilinen cümle insan ve varlığın rızalı-ikrarlı birliğine ve yaşamın bu anlayış üzerine inşa edilmesi gerektiğine inanılır. Suriye, bölgesel diktatörler ve emperyalist efendileri tarafından yıkıma uğratılmıştır. Dünyanın dört bir yanından toplanan katil sürüleri Suriye halklarının üstüne salınmış ve Suriye halkları derin bir kaosa sürüklenmiştir. Suriye, Alevisi, Sünnisi ve tüm inanç ve etnik bileşenleriyle Suriye halklarının yurdudur. Suriye’nin geleceği ise halklarının tamamını kapsayan demokratik bir yönetim biçimiyle kurulabilecektir ve çağrımız bu yöndedir.

    Suriyeli dahi olmayan radikal çetelerin Alevileri ve Suriye’nin diğer azınlıklarını, demokratlarını katliama uğratmasına engel olmak, küresel ve bölgesel güçlerin sorumluluğundadır. Maraş Katliamı’nın yıldönümü vesilesiyle yitirdiğimiz canlarımızı saygıyla anıyor, failleri lanetliyoruz. Başta Aleviler olmak üzere tüm halklarımızı demokratik, yaşanabilir bir gelecek kurma mücadelesinde ortaklaşmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Maraş Alevi Katliamı’nın 46. yılında BM Cenevre temsilciliğinde açıklama yapılacak-VİDEO

    Maraş Alevi Katliamı’nın 46. yılında BM Cenevre temsilciliğinde açıklama yapılacak-VİDEO

    PİRHA- Maraş’ta Alevilere yönelik gerçekleştirilen pogromun 46. yılında, Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) öncülüğünde Cenevre’de bulunan Birleşmiş Milletler temsilciliğinde 19 Aralık’ta saat 11.00’de açıklama yapılacak. MARDEF Eş Başkanı Hatice Sonzamancı, eyleme katılım çağrısı yaparak, “Maraş Katliamı’nı uluslararası kamuoyuna taşımak için var gücümüzle çalışacağız” dedi.

    Maraş’ta 19-25 Aralık 1978’de faşistler tarafından Alevilere yönelik yapılan katliamın üzerinden 46 yıl geçti. 6 gün süren katliamda resmi rakamlara göre 111 Alevi katledildi, 1000’den fazla Alevi de yaralandı. Alevilere ait 270 ev ve 270 işyeri yakıldı veya tahrip edildi.

    Maraş Pogromu’nun 46. yılında Türkiye’nin ve Avrupa’nın birçok şehrinde açıklamalar yapılacak.

    İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Birleşmiş Milletler temsilciliğinde Maraş Katliamı’na dair 19 Aralık Perşembe günü saat 11.00’de açıklama yapılacak.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu önlüğünde yapılacak açıklama sonrasında BM Basın Salonunda Yazar Mehmet Bayrak, Avukat İbrahim Sinemillioğlu, katliam tanıkları Maviş Toklu, Fidan Yıldırım, Gazeteci Elif Sonzamancı, Prof. Dr. Mahmut Toğrul ve Prof. Dr. Beyza Üstün’ün katılımıyla panel gerçekleştirilecek.

    MARDEF Eş Başkanı Hatice Sonzamancı, federasyon olarak Maraş Katliamı’nı uluslararası alana taşımak için yıllardır çalışma yürttüklerini belirterek, İsviçre’nin Cenevre kentinde 19 Aralık Perşembe günü saat 11.00’de Birleşmiş Milletler temsilciliğinde yapacakları eyleme katılım çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSVİÇRE

     

  • Maraş’taki Alevi kurumlarından 21 Aralık’taki anmaya katılım çağrısı-VİDEO

    Maraş’taki Alevi kurumlarından 21 Aralık’taki anmaya katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Maraş Katliamının 46. yılında Maraş’ta yapılacak anmaya katılım çağrısında bulunan Maraş’taki Alevi kurumları, tüm toplumsal kesimlerin Maraş’ta olmalarını beklediklerini kaydettiler. 

    1978 yılında gerçekleştirilen Maraş Katliamının 46. yılında katledilenler için 21 Aralık Cumartesi günü anma yapılacak.

    Yörük Selim Mahallesi’ndeki Erenler Cemevi’nde saat 10.00 ile 13.00 arasında yapılacak anmaya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) temsilcileri katılacak.

    Maraş’ta bulunan ve aynı zamanda tertip komitesinde de yer alan Alevi kurum başkanları, 21 Aralık’ta gerçekleşen anmaya tüm duyarlı kesimleri davet ederken, bu yıl ki anmanın daha yoğun katılımlı geçmesi çağrısında bulundular.

    “HERKESİ ERENLER CEMEVİNDE ANMAYA BEKLİYORUZ”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Narlı Cemevi Başkanı Tahir Ortaş, anma programına dair Maraş Valiliği ile yaptıkları görüşmeden hala bir sonuç alamadıklarını kaydederek, “Maraş, failleri hala bulunmayan bir yara olarak içimizde. Bizler her yıl olduğu gibi bu yılda valilikle görüşme gerçekleştirdik. Anmanın daha kitlesel geçmesi için başvurularımızı yaptık ama hala netice alamadık. Katliamın yıl dönümüne çok az bir zaman kalmasına rağmen Maraş Valiliğinden hala bir açıklama gelmedi. Çevredeki tüm duyarlı dostlarımızı, Alevi kurumlarını, sivil toplum örgütlerini ve siyasi parti temsilcilerini 46.yılında Maraş’taki anmaya bekliyoruz. Bu yüzyılda da Aleviler ile ilgili katliamlar devam ediyor” dedi.

    AKD Pazarcık Şube Başkanı Hasan Hüseyin Değirmenci ise, anmanın Maraş yerelinde kalmaması gerektiğine vurgu yaparak, “Bu anmayı birlikte yaparak, katliamı lanetlememiz gerekiyor. Bir tek Maraş’taki Alevi kurumlarının katılmasıyla olmuyor. Lütfen herkes katılım sağlasın ve bizleri burada yalnız bırakmasınlar. Bir arada olalım, can olalım, güçlü olalım” diye belirtti.

    Tilkiler Köyü Eğitim, Kültür, Sağlık ve Dayanışma Derneği Başkanı Eren Ovayolu da, “Bizler her yıl olduğu gibi bu yılda katliamda yitirdiklerimizi anacağız. Bunu unutmamak, unutturmamak için tüm canlarımızı Erenler Cemevinde yapılacak anmaya davet ediyoruz. Maraş’ı unutmadık unutturmayacağız” şeklinde konuştu.

    PİRHA/MARAŞ

  • DAD Ankara Şubesi: Malatya Katliamı, devletin asimilasyon politikasının devamıdır

    DAD Ankara Şubesi: Malatya Katliamı, devletin asimilasyon politikasının devamıdır

    PİRHA- Malatya Katliamı’nın 46. yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yapan DAD Ankara Şubesi, “Kanlı toprakların, kanlı tarihinden biri de 18 Nisan 1978 tarihinde yaşanan Malatya Katliamı’dır. Koçgiri ve Dersim’e silahlı güçleriyle mazlum halka savaş açan devlet, Malatya’da ise sivil faşistleri örgütleyerek bir katliam gerçekleştirmiştir”dedi.

    17-20 Nisan 1978 Malatya Katliamı’nın üzerinden 46 yıl geçti. Dönemin Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu’na yapılan suikastı gerekçe gösteren faşistler, Malatya’da “Milletim Uyan” başlıklı bir bildiri dağıttı. Belediye hoparlöründen kuran okunup, “Din elden gidiyor. Camilere de bomba konuluyor” anonslarının yapıldığı katliamda 8 kişi yaşamını yitirirken yüzlerce kişi de yaralandı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, Malatya Katliamı’nın 46. yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

    “DEVLET, MALATYA’DA SİVİŞ FAŞİSTLERİ ÖRGÜTLEYEREK KATLİAM GERÇEKLEŞTİRDİ”

    Kanlı toprakların, kanlı tarihinden biri de 18 Nisan 1978 tarihinde yaşanan Malatya Katliamı olduğu belirtilen açıklamada, “Koçgiri ve Dersim’e silahlı güçleriyle mazlum halka savaş açan devlet, Malatya’da ise sivil faşistleri örgütleyerek bir katliam gerçekleştirmiştir. Diğer katliamlarda olduğu gibi Malatya, etnik ve inançsal bir arındırmaya tabi tutulmuştur. Malatya Katliamı’nın tarihçesine bakıldığında kent merkezine yerleşen ve ekonomik anlamda birikim sağlayan Alevilerin varlığından rahatsız olan devlet ve işbirlikçi çeteler, Alevi toplumuna baskı yaparak göçe zorlamışlardır. Katliamın zeminini, Alevi- Sünni, Türk-Kürt ayrımını koyarak; Kürtleri, Alevileri baskı altında tutup, gerici faşist güruhu güçlendirip kışkırtmıştır. Mezhepsel ve etnik ayrışma ve saldırılar merkezde başlayıp ilçe ve köylere de yavaş yavaş yayılmıştır. Bu saldırı ve baskılar 11 Aralık 1977’de belediye başkanı olan faşist Hamit Fendoğlu’nun göreve gelmesiyle daha da yoğunlaşmıştır” denildi.

    “MALATYA KATLİAMI, DEVLETİN YILLARDIR SİSTEMATİK OLARAK UYGULADIĞI POLİTİKALARIN DEVAMIDIR”

    Kışkırtmalar sonrasında Alevi mahallelerinin ve evlerinin tespit edilip bazı evlerin işaretlendiği ifade edilen açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

    “17 Nisan 1978 sabahı Hamit Fendoğlu’nun evine postayla gönderilen bombalı bir paketle öldürülmesiyle akşam saldırılar başlamıştır. 18 Nisan 1978 sabahı erken saatlerde kent merkezine çevre il ve ilçelerden, köylerden akın akın insanlar gelmeye başlamış toplanan binlerce güruh ellerinde sopalar, zincirler ve baltalarla yüzleri maskeli kişilerin yönlendirdiği şekilde saldırılarına başlamışlardır.

    “İntikam” yeminleri ve sloganlarla kalabalığı yönlendiren maskeli kişilerin önderliğinde iş yerleri tahrip edilip yakıldıktan sonra mahallelere yönelip saldırılarına devam etmişlerdir. 20 Nisan 1978 akşamına kadar süren bu saldırılarda sekiz can katledilmiş, 20’si ağır olmak üzere 100 can yaralanmış. 100 işyeri ve konut tamamen olmak üzere toplam 960 işyeri, konut ve araç tahrip edilmiştir.

    Bu olayların devamında devletin Alevilere yönelik baskıları yoğunlaşmış. Neredeyse her gün evleri, işyerleri basılıp aramadan geçirilen bu insanlar keyfi olarak gözaltına alınıp işkencelere tutularak, sonunda kendini güvende hissetmediği için yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalmışlardır. Böylece Malatya’nın etnik, inançsal, kültürel ve siyasal yapısı ciddi bir değişime uğramıştır. Malatya Katliamı devletin yıllardır sistematik olarak uyguladığı, sürgün, yozlaştırma, inançsızlaştırma ve asimilasyon politikalarının devamıdır. Malatya Katliamı’nın 46. Yılında katledilen canlarımızı saygıyla anıyoruz.

    PİRHA/ANKARA