Etiket: 5 ekim dünya öğretmenler günü

  • DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, öğretmenleri asimilasyona karşı çıkmaya çağırdı

    DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, öğretmenleri asimilasyona karşı çıkmaya çağırdı

    PİRHA – DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutladı. Komisyon Eş Sözcüsü Sami Evren ve komisyon üyesi Emine Akyazılı, öğretmenleri savaşa ve asimilasyon politikalarına karşı çıkmaya çağırdılar. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eğitim Politikaları Komisyonu Eş Sözcüsü Sami Evren ve Komisyon üyesi Emine Akyazılı 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ne ilişkin partinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

    Evren, eğitimcilerin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutlayarak, eğitimcilerin üzerindeki baskılara işaret etti. Evren, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamudan ihraç edilenlerin yüzde 36’sının eğitimci olduğunu hatırlattı. Öğretmenlerin, Öğretmenler Günü’nü, eşitsizliği derinleştiren politika ve uygulamalarla karşıladığını ifade eden Evren, “Katliamlar ülkesinde demokrat öğretmen olmak, barışı savunmak, asimilasyona karşı çıkmak, ana dilinde eğitimi savunmak, bilimsel eğitimde ısrar etmek bedel ödemeyi göze almaktır. Her şeye rağmen demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyen öğretmenlerin varlığı partimizi umutlandırmaktadır. Partimize düşen görev demokrasi ve barış mücadelesinde yer alan bütün kesimlere sahip çıkmak olduğu gibi yaklaşık 50 yıldır mücadelesini aralıksız sürdüren devrimci demokrat öğretmenlere ve demokrasi mücadelesine de sahip çıkmaktır” ifadelerini kullandı.

    Özel okullar ve özel kurslarda, kurumlarda çalışan yaklaşık 250 bin öğretmenin güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırıldığını vurgulayan Evren, Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan bir milyon 18 bin öğretmenin ise yoksulluk sınırının altında ücret aldığını kaydetti.

    TARTIŞMALI KANUN TEKLİFİNDEN VAZGEÇME ÇAĞRISI

    Toplantıda, önümüzdeki günlerde Meclis’te görüşülmesi beklenen “Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’ne değinen DEM Parti Eğitim Komisyon üyesi Emine Akyazılı ise “Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, öğretmenlerin ekonomik sorunlarına çözüm üretmeyen, eşit işe eşit ücret ilkesini ortadan kaldıran, özlük haklarını zayıflatan, öğretmenler arasındaki ayrımcılığı ve eşitsizliği derinleştiren bir içeriğe sahip olduğunu defalarca gündeme getirdik. İktidarı Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’nden vazgeçmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    “ASİMİLASYONCU POLİTİKALARA KARŞI ÇIKIN”

    Öğretmenleri savaşa ve asimilasyon politikalarına karşı çıkmaya çağıran Akyazılı, “Dünya Öğretmenler Günü’nde, UNESCO, Uluslararası Eğitim Örgütü, Eğitim Enternasyonali’ni (Eİ) ve bütün dünyaya öğretmenlerini Ortadoğu’da halkların katliamına dönüşen savaşa karşı barışı savunmaya davet ediyoruz. Hiç şüphemiz yoktur ki dünya öğretmenleri Filistin halkının yanındadır. Bütün dünya öğretmenlerini farklı kimlik ve kültürleri yok sayan, anadilinde eğitim hakkını engelleyen, ayrımcı ve asimilasyoncu ülke politikalarına karşı çıkmaya çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Eğitim Sen, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde ‘Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ni hatırlattı!

    Eğitim Sen, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde ‘Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ni hatırlattı!

    PİRHA – Eğitim Sen, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü sebebiyle “İnsan haklarına ve doğaya saygıyı, emeği, demokrasiyi ve barışı anlatan ve yaşatan tüm eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyoruz” paylaşımını yaptı.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 1994’ten beri 100’den fazla eğitim sendikası tarafından kutlanan Dünya Öğretmenler Günü sebebiyle açıklama yaptı.

    Yazılı paylaşılan kutlama mesajında “Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak ülkemizde öğrencilerin yaşamlarında pencereler açan, derslerinde insan kişiliğinin tam gelişimini destekleyen, toplumun düşünsel, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ilerlemesini, insan haklarına ve doğaya saygıyı, emeği, demokrasiyi ve barışı anlatan ve yaşatan tüm eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyoruz” denildi.

    ÖĞRETMENLER SİSTEMATİK AYRIMCILIKLA KARŞILAŞMAKTADIR”

    5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde 2022 yılı için belirlenen temanın “Eğitimde Dönüşüm Öğretmenle Başlar” şeklinde olduğunu belirten Eğitim Sen, şu açıklamayı yaptı:

    “Diğer bir deyişle eğitimde dönüşümün yüreği öğretmendir. Eğitim Sen’in de üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali (EI) eğitim hakkını sağlamak ve eğitim emekçileri için gerekli çalışma koşullarını oluşturmak üzere tüm ülkelerde 5 Ekim’in yaygın biçimde kutlanması için çaba göstermektedir.

    Türkiye’de Öğretmenlik Meslek Kanunu’na karşı emeğimizi, onurumuzu ve çalışma barışımızı korumaya çalışırken 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ni önümüze örnek bir belge olarak koymaktadır. Bu belge 1966 yılında ILO ve UNESCO arasındaki iş birliği sonucunda ortaya çıkmış uluslararası bir belgedir ve 56 yıldır güncellenerek yaşamaktadır. Belge adeta öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin uluslararası yasasıdır. Tavsiye’yi, UNESCO ve ILO’nun kararları üzerine uluslararası öğretmen örgütleri ve sendikaları oluşturmuştur. Metnin ortak bir belge olarak kabul edildiği 1994 yılından beri 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

    Milli Eğitim Bakanlığı ne 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü resmi olarak kutlamaktadır ne de Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye’sine uygun politikalar geliştirmektedir. 3 Şubat 2022’de çıkarılan 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu, Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ne aykırıdır.

    Türkiye hiperenflasyona doğru giderken ‘geçinemeyen’, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskılar yüzünden ‘nefes alamayan’, ücretli ve sözleşmeli öğretmen istihdamıyla güvencesizliğin tehdidi altında yaşayan, özel sektörde ağır sömürü koşullarında çalıştırılan öğretmenler ve eğitime destek emekçiler, sorunlarının çözülmesini beklerken karşılarında 13 maddeden oluşan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu bulmuştur. Eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik ve özlük haklarını korumak ve geliştirmek için bir yasa çıkarılması gerekirken, bugün öğretmenler kendilerini bu yasanın sonuçlarından korumaya çalışmaktadır.

    Öğretmelerin Statüsü Tavsiyesi’nde vurgulanan eğitimde “’nsan kişiliğinin tam gelişmesi, ‘toplumun düşünsel, moral, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ilerlemesi’ ve ‘temel özgürlüklere ve insan haklarına derin bir saygı’ gibi çok önemli konular, okulların gündeminden adeta çıkmıştır. OHAL döneminin süreklileştirildiği koşullarda kanun hükmünde kararnamelerle haksız ve hukuksuz biçimde işlerinden ihraç edilmiş on binlerce eğitim emekçisinin 7 yıldır adalete ulaşamaması, Tavsiye kararlarından ne kadar uzaklaşıldığının açık bir kanıtıdır. Tavsiye’de belirtildiği biçimiyle eğitimin ‘barışa, tüm uluslararasında ve tüm din ya da ırk grupları arasında dostluğa, hoşgörüye ve karşılıklı anlayışa yapabileceği katkı’ yerine ‘kindar ve dindar’ bir kuşak yetiştirilmek istenmektedir.

    Tavsiyede yer alan ‘Öğretmenler hakça bir statüden yararlanmalı ve öğretmenlik mesleği, hak ettiği kamusal saygınlığı görmelidir.’ hükmünün tersine öğretmenlerin emeği siyasal iktidarın hakaretleri ve Öğretmenlik Meslek Kanunu ile itibarsızlaştırılmakta, öğretmenlerin onuru incitilmekte ve eğitim emekçileri açlık sınırına yaklaşmakta olan maaşlarla yaşamını sürdürmeye zorlanmaktadır.

    Öğretmenliğin Statüsü Tavsiyesi’nde ‘Öğretmenlerin yetiştirilmesi ve istihdamı, ayrımcılığın soy, renk, cinsiyet, din, siyasal görüşler, toplumsal ya da ulusal köken, ekonomik durum temellerine dayalı hiçbir biçimine yol açmamalıdır.’ denilirken Türkiye’de öğretmenler sistematik ayrımcılıkla karşılaşmaktadır. Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri derinleşmiştir. Öğretmenler atamalarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ucubesi ile eğitim kurumlarına yönetici yükseltmelerinde de ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır. Türkiye’de öğretmenlerin örgütlenme özgürlüğü her geçen gün daralmaktadır. Öğretmenlik Meslek Kanunu, sınava başvuruda bile ‘kademe ilerlemesi cezası almamış olma’ koşulunu öne sürerek, sendikal etkinliklere katılan ve ceza alan öğretmenleri elemeyi amaçlamakta ve ikinci bir ceza uygulaması getirmektedir.”

    “İNANÇ VE İNANMAMA ÖZGÜRLÜĞÜ YOK SAYILMAKTA”

    Yapılan açıklamanın devamında Türkiye’deki kalabalık okul ve sınıflara da dikkat çekildi. Eğitimdeki din baskısını da gündeme getiren Eğitim Sen, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

    “Öğretmenlerin önemli bir kısmı 40, 50 ve 60 öğrencinin bulunduğu sınıflarda eğitimi sürdürmektedir. Öğretmenler her 4 çocuktan 1’nin açlık ve yetersiz beslenme sorunu ile karşı karşıya olduğu koşullarda mesleğini yerine getirmektedir. Okullardaki otoriter yönetim anlayışı, öğretmenlerin bir yandan ifade özgürlüğünü bir yandan da mesleki uğraşılarını engellemektedir.

    Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ne göre ‘… halkının yaşamını bilen ve bu halkın ana dilinde öğretim yapma yeteneği bulunan tam olarak nitelikli ve yetenekli yeterli sayıda ulusal eğitim kadrolarının mesleksel yetiştirilmesi ve yetkinleştirilmesi’ gerekmektedir. Ancak Türkiye’de anadilinde eğitim hakkı önündeki engeller devam etmektedir.

    Türkiye’de zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi uygulaması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında hak ihlali olarak görülmesine karşın bu dersin zorunlu tutulmasına devam edilmekte, üç ayrı seçmeli din dersinin ise okul yöneticileri eliyle fiilen seçtirilmesi için ciddi kampanyalar yürütülmektedir. Bu baskılarla farklı inançları olan yurttaşların inanç ve inanmama özgürlüğü yok sayılmaktadır.

    Milli Eğitim Bakanlığı, Öğretmenliğin Statüsü Tavsiyesi’ne aykırı eğitim politikalarından ve uygulamalardan vazgeçmelidir.

    Eğitim Sen, her zaman olduğu gibi, eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik ve özlük hak mücadelesini, demokrasi ve barış mücadelesi ile daha da güçlendirecektir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Bugün 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü

    Bugün 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü

    PİRHA- Öğretmenler günü, 1966 yılında UNESCO ve ILO’nun yayımladığı”Öğretmenlerin Durumu Hakkında Tavsiyeler” dökümanını anmak üzere dünyada 5 Ekim’de kutlanıyor. 

    Bugün 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilen gün, o tarihten bu yana her yıl 5 Ekim’de kutlanıyor.

    Dünya Öğretmenler Günü’nün geçmişi, 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın alınmasına dayanıyor. Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan bu karar, öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olmuştur.

    Tavsiye Kararı ile öğretmenlerin sadece okulda değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önem uluslararası düzeyde belgelenmiştir. ‘Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı’, öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme niteliği taşımaktadır. ‘Tavsiye Kararı’, Türkiye tarafından da kabul edilen ve altına imza atılan bir belge olmasına rağmen, Türkiye yıllardır yükümlülüklerini yerine getirmiyor.
    Öğretmenler, insanca yaşamayı ve çalışmayı talep ediyorlar. Eğitim emekçileri için 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, kutlanan bir gün değil, eğitim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma günü.

    Öğretmenler AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından “çapulcu” olarak nitelendirilirken, yüz binlerce eğitimci atama beklemeye devam ediyor. Çalışan öğretmenler içinse yeni bir eğitim-öğretim yılı daha sorunlarla başladı. Özel okullardaki kadar ağır olmasa da kamu okullarındaki öğretmenler de hak kayıplarına uğruyor.

    Eğitim İş’in 3530 öğretmenle geçen yıl yaptığı ankete göre öğretmenlerin yüzde 57,8’i ailesinin gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk yaşıyor, yüzde 48,3’ü maaşlarının yetersizliğinden dolayı ek hesap kullanıyor, yüzde 77,7’si ailenin sağlık harcamalarını karşılamakta zorluk çekiyor, yüzde 90’ı kullandıkları kredi kartının borçlarını ödemekte zorlanıyor, yüzde 65’i ailelerine veya yakınlarına borçlu.

    “Öğretmenlik Meslek Kanunu”düzenlemesine ilişkin tepkiler devam ediyor. Öğretmenler odası ücretli, sözleşmeli, kadrolu olmak üzere maaş ve özlük hakları açısından ayrıştırılmışken üstüne bir de “uzman” ve “başöğretmen” unvanlarıyla bu ayrışma derinleştirilmek isteniyor.

    Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, öğretmenlere yazdığı mektupta, “15 Ekim’de, “Emeğimiz, Mesleğimiz ve Çalışma Barışımız İçin” Ankara Mitingi’nde Tandoğan Meydanı’nda mutlaka olmalıyız” dedi.

    Necla Kurul şunları kaydetti:

    “Godot’yu, bir kurtarıcıyı beklememize gerek yok! Gelmeyecek! Çünkü o biziz! Gücümüzün farkında olmalıyız! Çalışma yaşamımız dâhil bu yaşam bizimdir, öğretmenlere rağmen çıkarılmış Öğretmenlik Meslek Kanunu bizim yaşamımızı, emek sürecimizi belirleyemez! 15 Ekim’de gündelik yaşamın rutinini kırmalıyız cesaretle, bir otobüse binmeli ve alanda buluşmalıyız! Görüyorsunuz ancak birleşerek kazanabiliriz!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Eğitim-Sen Genel Başkanı Kurul: Mücadele eden öğretmen olma zamanı gelmiştir

    Eğitim-Sen Genel Başkanı Kurul: Mücadele eden öğretmen olma zamanı gelmiştir

    PİRHA-Eğitim-Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, öğretmen ücretlerinin asgari ücrete yaklaştığına işaret ederek, Türkiye’de öğretmenlerin kendilerini bir öğretmen değerinde hissetmediğini aktardı.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ne ilişkin sendika binasında basın toplantısı yaptı. Toplantıya, Eğitim-Sen Genel Başkan Nejla Kurul, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri destek verdi.

    Toplantıda ilk olarak Mersin Eğitim-Sen Başkanı Mahmut Sümbül, konuştu. Sümbül, okulların açılmasıyla birlikte okullarda yaşanan salgına dair bilgilendirme yaparak, “Kentte şimdiye kadar 79 sınıf kapatıldı, 23 öğretmen ve 14 öğrencinin PCR testi pozitif çıktı, temas halinde olan 2 bin 400 öğrenci de eğitimden mahrum kaldı” dedi.

    Eğitim-Sen Genel Başkanı Nejla Kurul da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başladığı konuşmasında, Türkiye’de öğretmenlerin yaşadıkları zorluklara dikkati çekti.

    Necla Kurul, öğretmen ücretlerinin asgari ücrete yaklaştığına işaret ederek, Türkiye’de öğretmenlerin kendilerini bir öğretmen değerinde hissetmediğini aktardı.

    Pandemi sürecine de değinen Necla Kurul, geçen süre içerisinde alınmayan tedbirler sonucunda bin 700 sınıfın kapatıldığını söyledi.

    “MÜCADELE EDEN ÖĞRETMEN OLMA ZAMANI GELMİŞTİR”

    Necla Kurul, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Özelleştirmelerin ülkeyi nelere getirdiğini biliyoruz. Bu yüzden kamusal eğitim açık, şeffaf, topluma dönük, toplumun çoğunluğunu kapsayan, parasız eğitim sistemini hayata geçiren kamusal bir eğitim anlayışı son derece önemli olmuş durumda.

    Mücadelemizi hem öğretmenlerimiz için hem de öğrencilerimiz için sürdüreceğiz. Öğretmenlerin sadece okulun içinde değil artık toplumsal önderlik yapma zamanı gelmiştir. Artık entelektüel öğretmen, mücadele eden öğretmen, riskleri göze alan öğretmen olma zamanı gelmiştir. Korkunun hayatımızdan çıkmasını sağlamak durumundayız. Bu cesaretle tüm eğitim ve bilim emekçilerini sendikamıza davet ediyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

  • Öğretmenden iktidara çağrı: KHK utancından kurtulun, evrensel hukuka uyun-VİDEO

    Öğretmenden iktidara çağrı: KHK utancından kurtulun, evrensel hukuka uyun-VİDEO

    PİRHA- KHK ile ihraç edilen önceki dönem Eğitim-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç, “Yılın 365 günü unutulup, bir günde hatırlanmak istemiyoruz” dedi. 24 Kasım’ı 12 Eylül darbe hukukunun gündemleştirdiğini vurgulayan Kılıç, “Öğretmenler Günü” bütün dünyada 5 Ekim’de kutlanıyor. Bizlerin Eğitim Enternasyonalinden ve dünyadan kopuk hareket etmemiz çok mantıklı değildir” ifadelerini kullandı. 

    1994 yılında UNESCO tavsiyesiyle 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlanırken, Türkiye’de 12 Eylül Darbesi sonrası 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanma kararı alındı.

    Eğitim emekçileri her yıl hem 5 Ekim, hem de 24 Kasım tarihlerinde sorunlarına dair açıklamalar yaparken, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası binlerce öğretmen çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edildi.

    KHK ile ihraç edilenlerden biri de Eğitim-Sen İzmir 2 Nolu Şube önceki dönem Başkanı Hasan Ali Kılıç.

    Kılıç, yılın 365 günü unutulup bir günde birkaç dakika hatırlanmak istemediklerini belirterek, “Bu nedenle ülkenin gündeminde öğretmenler olacak. 364 gün unutulup bir gün ya da birkaç dakika hatırlanan, hak talebi söz konusu olunca biber gazlarına boğulan, demokrasi barış hak ve hakikat deyince ceza, sürgün ve ihraç yaşatılan öğretmen” dedi.

    “ÖĞRETMENLERDEN BİAT ETMESİ İSTENİYOR”

    24 Kasım’ı, öğretmenin örgütlülüğü olan TÖB- DER’i kapatan yönetici ve üyelerini işkencelerden geçirip tutuklatan 12 Eylül darbe hukukunun gündemleştirdiğini ifade eden Kılıç, şunları söyledi:

    “İtirazımız bu noktadadır. Yoksa öğretmenin yılda 2 gün de 5 gün de hatta yılın 365 gününde de anılması, öğretmenlerin meslek sorunlarımızın konuşulması mesleki itibarlarının artırılması gerekiyor ve bunun mücadelesini zaten veriyoruz. Bugün öğretmenlerden istenen, iktidara biat etmesi, ‘sen yaşa paşam’ demesi, itiraz etmeden yaşanan bütün hukuksuzluklara ve talana boyun eğmesidir.
    Bugün iktidar olan anlayış eğitimin içeriğini değiştirerek kendi siyasal tercihleri doğrultusunda eğitim emekçileri aracılığı ile hayata geçiriyor. Bugün yaşadığımız budur. Bilimden laiklikten, demokrasi ve barıştan uzak ezberci ve asimilasyoncu bir içerikle eğitimin sürdürülmesini istiyor. İtiraz edene de bütün hukuksuzlukları yaşatıyor. Ceza veriyor, açığa alıyor, sürgün ediyor ya da hukuksuz ihraç ediyor.”

    Kılıç, 15 Temmuz darbe girişimini Allah’ın bir lütfu olarak gören bu iktidar ihraç ettiği 130 bin kamu emekçisinin 41 bin 750’ sinin öğretmen olduğunu hatırlatarak, “1550 gündür ihraç edilen bu kamu emekçileri neden ihraç edildiğini bilmiyor. 51 aydır bir diğer hukuksuzluğun adı olan OHAL İnceleme Komisyonu hala dosyalarına bakmamış. Dosyaları incelenen arkadaşlarımıza da OHAL Komisyonu 2. hukuksuzluğu yaşatmış” ifadelerini kullandı.

    “ÖĞRETMEN BOŞ VAAD DEĞİL MESLEKİ İTİBAR İSTİYOR, DEMOKRASİ VE BARIŞ İSTİYOR”

    “Hukuksal hiçbir adli ve idari soruşturma geçirmeyen bu öğretmenler neden işlerine bir an önce başlatılmıyor?” diye soran Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kapitalist modernite, açlıkla, işsizlikle, çarpık kentleşmeyle, kar hırsıyla ihraçlarla tecritle yaşamlarımıza müdahale ediyor. Bütün toplumsal kesimleri susturmak istiyor. Toplumsal muhalefetin güç olmasını engelliyor. Demokrasinin gelişmesini faşist uygulamalarıyla engelliyor. Toplumsal hakikat mücadelesini hukuksuz uygulamalarla engelliyor. Barış talebini toplumu kamplaştırarak halklar arasında düşmanlık yaratarak önlüyor. Özgürlükler talebini ihraçlarla, sürgünlerle, baskı ve gözaltılarla önlemeye çalışıyor. Bu gün öğretmeni boş laflarla, yalanlarla artık avutamazsınız. Gerçekler ortaya saçılmış. Öğretmen de Türkiye halkları da bu gerçekleri görüyor. Yarattığınız bu siyasal ve ekonomik krizin faturasını size ödetmeye kararlıyız. Bugün bazen gazeteciye, bazen hekime, bazen siyasetçiye, belediye başkanına, kadına, gence öğretmene yönelmelerinin nedeni budur.”

    Kılıç, “Birleşip güç olursak bütün saldırıları ve hukuksuz uygulamaları sonlandıracağımıza olan inancımızı yineliyor, boş vaatler değil, demokrasi ve toplumsal hakikatle birlikte insanca yaşamak istiyoruz. Boş sözlerle değil KHK utancından kurtulun, evrensel hukuka uyun” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Tüm baskılara rağmen Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz’

    ‘Tüm baskılara rağmen Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz’

    PİRHA – Eğitim-Sen Dersim Şubesi, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ne ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Türkiye’de öğretmenler 2019 yılında da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü hukuksuz şekilde ihraç edilen öğretmenlerin öğrencilerine kavuşmayı beklediği koşullarda karşılamaktadır” ifadeleri yer aldı.

    5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yapan Eğitim SEN Dersim Şubesi, “Eğitim ve bilim emekçileri açısından 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, klasik anlamda sadece ‘kutlanan’ bir gün değil, eğitim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelenin simgesi olan evrensel anlamda bir mücadele gündür. İçinde bulunduğumuz bütün olumsuz koşullara, üyelerimizi ve sendikal faaliyetlerimizi baskı alıntına alma girişimlerine, iktidarın eğitime yönelik ırkçı, gerici ve dayatmacı politikalarına karşı örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimiz bilinmelidir” ifadelerine yer verdi.

    “AÇIĞA ALMALAR, SORUŞTURMALAR, SÜRGÜNLER DEVAM EDİYOR”

    “Öğretmenlerin yıllar boyunca büyük fedakarlıklara katlanarak çalışırken yaşadığı zorluklar ortadayken, çalışma ve yaşam koşulları ve mesleki saygınlıklarının giderek kötüleşmesi dikkat çekicidir. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına ek olarak, mesleki saygınlıklarında da ciddi gerilemeler yaşanmıştır” denilen açıklama şöyle devam etti:

    “Türkiye’de öğretmenler 2019 yılında da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü hukuksuz şekilde ihraç edilen öğretmenlerin öğrencilerine kavuşmayı beklediği; açığa almalar, soruşturma ve sürgünlerin devam ettiği; ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısının 700.000’e ulaştığı; Sözleşmeli öğretmenlerin güvencesiz ve aynı işi yaptıkları kadrolu öğretmenlerle aynı haklara sahip olmadan çalışmak zorunda kaldıkları; ekonomik kriz karşısında yaşamlarını güçlükle sürdürdükleri koşullarda karşılamaktadır.

    Yaşadığımız tüm olumsuzluklara, işimize, ekmeğimize ve geleceğimize yönelik ağır tehdit ve saldırılara, hukuksuz ihraç politikalarına, kaybedilme noktasına gelen mesleki saygınlığın yeniden kazanılması, öğretmenliğin uluslararası standartlara uygun ve bilimsel bir anlayışla ele alınması ve tüm eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.

    Tüm öğretmenlerimiz, en ağır koşullarda dahi mesleklerini çocuğun üstün yararını temel alarak gerçekleştirmektedir. Çocuklarımızın nitelikli kamusal eğitimden eşit yararlanabilmesi için öğretmenlerimizin statüsünün güçlendirilmesi gerektiği açıktır. Çağrımız tüm öğretmenlere, eğitim ve bilim emekçilerine; gelin haklarımız, emeğimiz ve geleceğimiz için birlikte mücadele edelim. Biliyoruz ki; öğretmen kazanırsa toplum kazanır, öğretmen kaybederse hep beraber kaybederiz.

    “HAKLARIMIZA VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Türkiye’nin dört bir yanında fedakarca görev yapan öğretmenleri, eğitim ve bilim emekçilerini mesleğine ve haklarına yönelik saldırılara, krizin faturasının sırtımıza yıkılmasına karşı birlikte mücadele etmeye, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

    Eğitim-Sen olarak, bizlere dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik, örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inanıyor, yaşadığımız tüm baskılara ve olumsuzluklara rağmen öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Adıyaman ve Malatya’da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yapıldı

    Adıyaman ve Malatya’da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yapıldı

    PİRHA-5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle Eğitim Sen Malatya ve Adıyaman  Şubeleri basın açıklaması yaptı.Adıyaman ve Malatya’da yapılan basın açıklamasında 5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününün Türkiye’de de öğretmenler günü olarak kutlanması gerektiğinin vurgusu yapıldı.

    Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan Eğitim Sen Malatya Şube yönetici ve üyeleri, “OHAL, KHK’lara hayır işimizi geri istiyoruz” pankartı açarak 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yaptı.

    Yapılan basın açıklamasında basın metnini okuyan  Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Kazım Albayrak,  “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmesinden bu yana 5 Ekim, her yıl tüm ülkelerde “Dünya Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır. Eğitim Sen kurulduğu tarihten bu yana Türkiye’den Eğitim Enternasyonal’ine üye tek sendikadır ve bundan dolayı da 5 Ekim’i “Dünya Öğretmenler Günü” olarak kutlamaktadır”dedi.

    Albayrak, “MEB, eğitime yönelik politika ve uygulamalardaki başarısızlığını sorgulamak yerine, her fırsatta sistem değişikliğine giderek sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de mağdur etmektedir. 2023 Vizyon Belgesi ile “eğitimde dönüşüm” yaşandığına dair bir algı oluşturulmaya çalışılsa da aslında hem öğretmenlerimiz hem de öğrencilerimiz açısından bir değişim olmadığı ortadadır” ifadelerini kullandı.

    Adıyaman’dada Adıyaman lisesi önünde toplanan Eğitim Sen Adıyaman Şube üyeleri “Güçlü ve demokratik bir toplum için öğretmene değer ver” pankartı açan öğretmenler, okul önünde basın açıklaması yaptı.

    Yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, “Dünya Öğretmenler Günü’nün 5 Ekim tarihinde kutlanmasının nedeni, uluslararası öğretmen örgütlerinin de katkılarıyla, 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından ortak olarak önerilen “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararlarının devletler arası özel bir oturumda kabul edilmesidir. Dünya genelindeki tüm öğretmenler için önemli olan bu tarihi kararla, öğretmenlerin toplumsal statüsüne yönelik önemli bir adım atılmıştır. Öğretmenlerin sadece okul içinde değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önemi uluslararası düzeyde belgeleyen, öğretmenlerin tüm sorunlarını ele alan ve durumlarını tüm ayrıntıları ile düzenleyen kararların yıl dönümü olması nedeniyle 5 Ekim tarihinin öğretmenlik mesleği açısından evrensel bir önemi vardır”

    “Tüm öğretmenlerimiz, en ağır koşullarda dahi mesleklerini çocuğun üstün yararını temel alarak gerçekleştirmektedir” diyen Dağdeviren,“Çocuklarımızın nitelikli kamusal eğitimden eşit yararlanabilmesi için öğretmenlerimizin statüsünün güçlendirilmesi gerektiği açıktır. Çağrımız tüm öğretmenlere, eğitim ve bilim emekçilerine; gelin haklarımız, emeğimiz ve geleceğimiz için birlikte mücadele edelim. Biliyoruz ki öğretmen kazanırsa toplum kazanır, öğretmen kaybederse hep beraber kaybederiz”

    HABER MERKEZİ

  • Eğitim-Sen Malatya Şubesi’nden 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ne ilişkin açıklama

    Eğitim-Sen Malatya Şubesi’nden 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ne ilişkin açıklama

    PİRHA-5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’ne ilişkin basın açıklaması yapan Eğitim-Sen Malatya Şubesi, öğretmenlerin sorun ve sıkıntılarını dile getirdi. 

    Eğitim-Sen Malatya Şube yönetimi tarafından 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Ortak açıklamayı yapan Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Kazım Albayrak, öğretmenlerin yaşadığı sıkıntıları ve taleplerini dile getirdi. Albayrak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “ÖĞRETMENLERİN TOPLUMSAL STATÜ VE HAKLARINA İLİŞKİN TARİHİ BİR ADIM”

    5 Ekim, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. Yıllardır 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye’den sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’ne üye yüzden fazla ülke tarafından eş zamanlı olarak kutlanmaktadır. Dünya Öğretmenler Günü’nün geçmişi, uluslararası öğretmen örgütlerinin katkılarıyla 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın alınmasına dayanmaktadır. Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan bu tarihi karar, öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olmuştur. ‘Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı’, öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme niteliği taşımaktadır. 145 paragraftan oluşan belge, öğretmenlik mesleğinde işe alınma, işe alınmada seçme ve formasyon, mesleğe hazırlık, değişik düzeydeki öğretmenlerin mesleki sorunları, iş güvencesi, öğretmenin hak ve sorumlulukları, disiplin işleri ve mesleksel bağımsızlık gibi konuları kapsamaktadır. Ayrıca ücret, çalışma süreleri ve koşulları, özel izinler, araştırma izinleri, tatil, eğitim-öğretim yardımcı personelleri, sınıf mevcutları, öğretmen değişimi, uzak bölgelerde ve kırsal kesimde çalışan öğretmenler ile ilgili özel düzenlemeler, aile yükümlülükleri olan öğretmenlerle ilgili düzenlemeler, sağlık, sosyal güvenlik ve emeklilik gibi konular da bu belge kapsamındadır.

    “TÜRKİYE YILLARDIR YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMİYOR”

    Tavsiye Kararı, Türkiye tarafından da kabul edilen ve altına imza atılan bir belge olmasına rağmen, Türkiye’nin yıllardır yükümlülüklerini yerine getirdiğini söylememiz mümkün değildir. Türkiye’nin öğretmenleri 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü çözümsüzlüğe terk edilen hukuksuz ihraçlar, açığa almalar, soruşturma ve sürgünlerin gölgesinde, sözleşmeli/güvencesiz istihdam uygulamaları ve hak kayıpları ile karşılamaktadır. Bugüne kadar OHAL KHK’leri ile 40 bin 922 eğitim ve bilim emekçisi kamu görevinden hukuksuz bir şekilde, kendilerine savunma hakkı bile tanınmadan, siyasi ve idari tasarruflarla ihraç edilmiştir. İhraç edilen öğretmen sayısının asker ve polis sayısından fazla olması, iktidarın öğretmenlere çarpık bakışını yansıtmaktadır. Hukuksuz KHK ihraçları ile çok sayıda eğitim ve bilim emekçisi mağdur edilmiş, farklı alanlarda çalışmaları engellenerek sadece çalışma hakları değil, aynı zamanda yaşam hakları da hedef alınarak, adeta ‘sivil ölüme’ mahkum edilmişlerdir. Yaşanan hukuksuzlukları giderecek mekanizmaların olmaması, yaşanan sorunları ve mağduriyetleri daha da derinleştirmiştir.

    “GÜVENCESİZ İSTİHDAMIN KAPILARINI AÇMAK HEDEFLENİYOR”

    Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşananlar, Türk lirasının aşırı değer kaybı, enflasyonunun hızla artması, tüm toplum kesimlerini olduğu gibi, bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını da ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre resmi öğretmen açığı 117 bin 403, ataması yapılmayan öğretmen sayısı 438 bindir. Son 16 yılda KPSS’ye giren her 100 öğretmenden sadece 17’sinin ataması yapılmış, geriye kalan 83 işsiz öğretmen ya tekrar sınava girmek ya da başka alanlarda çalışmak zorunda bırakılmıştır. Bugüne kadar ataması yapılmadığı için farklı işler yapmak zorunda kalan meslektaşlarımız iş cinayetlerinde hayatını yitirmiş, 53 işsiz öğretmen ataması yapılmadığı için yaşamına son vermiştir. MEB, öğretmen açıklarını kapatmak yerine sözleşmeli ve ücretli öğretmen istihdamını yaygınlaştırarak eğitimde güvencesiz istihdamın kapılarını ardına kadar açmayı hedeflemektedir.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere değer verilmesine ilişkin söylemleri sadece söylemde kalmamalıdır. MEB’e çağrımız; 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nün 25. yılında Öğretmen Strateji Belgesi’nin uygulanmayacağı, ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966’da kabul edilen ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın’ ise eksiksiz uygulanacağı açıklanmalıdır.

    ÖĞRETMEN DÜNYAYI DEĞİŞTİRİR KAMPANYASI

    Eğitim sistemi ve niteliğinde yaşanan bozulmanın sorumlusu öğretmenler, eğitim emekçileri değil, yıllardır piyasacı politikaları hayata geçirmekte ısrar eden siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Eğitim emekçileri rekabet etmek ve yarışmak değil, birlik ve dayanışma içinde, nitelikli eğitim için çalışmak istemektedir. Eğitim Sen olarak, Türkiye’de öğretmenler başta olmak üzere, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin hak ettiği insanca çalışma ve yaşam koşullarına sahip olması için ‘Öğretmen Dünyayı Değiştirir’ başlığıyla bir kampanyayı aşağıdaki taleplerimizle başlatıyoruz:

    “EĞİTİM SEN OLARAK TALEPLERİMİZ”

    Siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı, dünyanın her yerinde olduğu gibi öğretmenler günü olarak Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim tarihini esas almalı, öğretmenlere hak ettiği değer verilmelidir. 5 Ekim günü tatil ilan edilmelidir.
    24 Haziran seçimleri öncesinde verilen sözler tutulmalı, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin ek göstergeleri 3600’e çıkarılmalıdır.
    Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, eğitim emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı ekonomik mağduriyetler giderilmeli, son 16 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır. Maaşlarımızda dolar bazında yaşanan kaybı (325 $) karşılamak için net bin 976 TL artış sağlanmalıdır.
    Ek ders saat ücreti hesaplanırken bir öğretmenin aylık maaş tutarı esas alınmalıdır. (3600/60 = 60 TL)
    Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik gibi her türlü güvencesiz istihdam uygulamalarına esnek, kuralsız ve angarya çalışmaya son verilmeli, sözleşmeli öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilmelidir.
    Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında, bir maaş tutarında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerine ödenmelidir.
    Dünya öğretmenleri açısından bir toplu sözleşme niteliğinde olan ve Türkiye’nin de imzaladığı “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı” eksiksiz olarak hayata geçirilmelidir.
    OHAL KHK’leri ile gerçekleştirilen hukuksuz ihraçlar iptal edilmeli, hukuksuz bir şekilde ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir.
    OHAL KHK’leri ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyeti arttıran her türlü yasal ve fiili engel kaldırılmalı, ihraç edilen kamu emekçilerinin kendilerini savunma hakkı ile ilgili gerekli hukuki mekanizmalar acilen oluşturulmalıdır.
    Çalışırken alınan ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir.
    Ataması yapılmayan öğretmenler istihdam sorunu çözülmeli, tüm branşlara eşit değer veren adaletli istihdam sağlanmalı, MEB’ in ihtiyaç sayısı olarak açıkladığı 117 bin öğretmen ataması bir an önce yapılmalıdır.
    Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.
    Kamu emekçilerinin grevli toplu sözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, gerçek bir toplu sözleşme düzenin yaratılması sağlanmalıdır.

    Kampanyamız çerçevesinde taleplerimizi başta siyasi partiler, emek ve meslek örgütleri olmak üzere toplumun geniş kesimleriyle paylaşarak yaygınlaştıracağız.

    Mehmet YALMAN/MALATYA