Etiket: 6 şubat depremleri

  • Beraberiz Derneği:6 Şubat kader değil, rant ve ihmal politikalarının sonucudur!

    Beraberiz Derneği:6 Şubat kader değil, rant ve ihmal politikalarının sonucudur!

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi tarafından düzenlenen İnsanlık Nöbeti kapsamında açıklama yapan Beraberiz Derneği, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında adalet talebini yineledi. Yapılan açıklamada, depremlerin bir doğa olayı değil, rant ve ihmal politikalarının sonucu olduğu vurgulandı.

    Beraberiz Derneği adına yapılan açıklamada, “6 Şubat tek başına bir doğa olayı değil; rant ve ihmal politikalarının doğrudan sonucudur. Bu nedenle yaşananlar kader değil, açık bir felakettir” denildi. Aradan geçen üç yıla rağmen sorumluların yargılanmadığına dikkat çekilen açıklamada, unutturma politikalarına karşı hafızanın korunmasının adalet mücadelesinin temel koşulu olduğu ifade edildi.

    Depremin ilk günlerinde devletin değil, halkın dayanışmasının yaşam kurtardığı belirtilen açıklamada, milyonlarca insanın hâlâ bu dayanışmanın gücüyle ayakta kaldığı kaydedildi. Barınma sorununun çözülmediğine işaret edilen açıklamada, Hatay’da zeytinlik alanların ranta açıldığı, “rezerv alan” uygulamalarıyla kadim yerleşimlerin el değiştirmeye zorlandığı vurgulandı.

    Açıklamada, bu süreci kayıt altına alan gazeteci Hakan Tosun’un katledilmesi ise “karartma politikasının en ağır göstergelerinden biri” olarak nitelendirildi. Binlerce insanın hâlâ konteynerlerde, güvencesiz ve sağlıksız koşullarda yaşadığı belirtilirken, kadınların ve kız çocuklarının ağır bakım ve iş yükü altında bırakıldığı, temel haklara erişimde ciddi sorunlar yaşandığı ifade edildi.

    “Yeniden inşa” adı altında yürütülen politikaların yaşamı değil rantı öncelediği belirtilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay ziyareti sırasında dile getirdiği “başarı” söylemlerine de tepki gösterildi. “Yollar yapmak, binalar dikmek adaletin yerini tutmaz. Enkazın altı hâlâ ihmallerle ve suçlarla doludur” denilen açıklamada, “enkazlardan ve mezarlardan bisiklet yolu geçirenleri tarihin affetmeyeceği” vurgulandı.

    1. Yargı Paketi’nde deprem suçlarının kapsam dışı bırakılmasına ilişkin düzenlemelere de değinilen açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yerel ve ulusal yöneticileri sorumluluktan muaf tutmaya dönük önergesinin, adalet arayışına ağır bir darbe olduğu ifade edildi. “Bu yaklaşım ‘suç var ama suçlu yok’ demektir. Bunu kabul etmiyoruz” denildi.

    Beraberiz Derneği açıklamasını şu çağrıyla sonlandırdı:
    “Kaybettiklerimize borcumuz var. Bu borç unutmadan, affetmeden ve hesap sorarak ödenir. Tüm emek ve demokrasi güçlerini yaşam, kent, doğa hakkı ve adalet talebi etrafında dayanışmaya çağırıyoruz. 6 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız. Adalet sağlanana kadar buradayız, nöbetteyiz.”

    ANKARA/PİRHA

  • Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu: Hakkımızı helal etmiyoruz, hesaplaşacağız-VİDEO

    Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu: Hakkımızı helal etmiyoruz, hesaplaşacağız-VİDEO

    PİRHA- Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Neler yaşadığımızı unutmamak, unutturmamak adına toplumsal ve hukuksal mücadelemizi devam ettiriyoruz. Dolayısıyla 6 Şubat’ın yıl dönümü geldiğinde hiçbir yöneticinin; ‘Depremin yaralarını sardık.’ demeye hakkı yoktur” denildi.

    Dikmen Emek ve Demokrasi Platformu 6 Şubat depremlerin yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Beraberiz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Özyurt basın metnini okudu.

    İnsanların hâlâ kayıplarını aradığını hatırlatan Kübra Özyurt, “İnsanlar çadır ve konteyner kentte yaşıyor. Bu çağda çadır-konteynerkente yaşamak, sokakta yaşamaktan farksızdır ve ülkemiz için utançtır, insanlık suçudur” dedi.

    “TOPLUMSAL VE HUKUKSAL MÜCADELEMİZİ DEVAM ETTİRİYORUZ”

    “Bugün ülkemizde bir canlının aç ve evsiz olması hepimiz için utançtır” diyen Özyurt, “Öyle bir felaket yaşadık ki; her birimiz farklı boyutlarda etkilendik, enkaz altında kalmasak da sevdiklerimizi kurtarabilmek için çabaladık bu çabamız yalnız bırakıldı tek başınaydık. Bugün de aynı çaresizliği yaşıyoruz. Neden mi?  Çünkü; Kızılay çadır sattı AFAD balyozu bizden istedi, kefen dahi verilmedi. Neler yaşadığımızı unutmamak, unutturmamak adına toplumsal ve hukuksal mücadelemizi devam ettiriyoruz. Dolayısıyla 6 Şubat’ın yıldönümü geldiğinde hiçbir yöneticinin; ‘Depremin yaralarını sardık.’ demeye hakkı yoktur” diye konuştu.

    “HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ”

    İkinci yılda da acıların tazeliğini koruduğunu belirten Özyurt şunları söyledi:

    “Hatay, şahsi meselemiz ancak sahipsiz bırakıldı. Malatya’da kırsalda yaşayan insanlar evi yıkıldıktan sonra hayvanlarıyla ağıllarda yaşamaya başladı. Adıyaman’da yaşam mücadelesi verenler gecekondulara göç etti. 6 Şubat deprem felaketine yoksulluğu arttırdı ayrımcılığı yaygınlaştırdı. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin birkaç müteahhitte sözde yargılama yapılsa da bizler buradayız hakkımızı helal etmiyoruz, hesaplaşacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hatay’da depremde yaşamını yitirenler anılacak

    Hatay’da depremde yaşamını yitirenler anılacak

    PİRHA- 6 Şubat Koordinasyonu, depremin yıldönümü sebebiyle Hatay’da anma programı ve yürüyüş yapacak.

    Toplumsal Özgürlük Partisi, Defne Halk Temsilcileri, Halkevleri, Türkiye Komünist Partisi, Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası ve Yaşam Hakkı Meclisleri bir araya gelerek kurdukları 6 Şubat Koordinasyonu, 6 Şubat’ta “Hatay’ı yeniden kurmak için biz varız” şiarıyla yürüyüş yapacak.

    04.17’de Uğur Mumcu Parkında yapılacak anmadan sonra Havaş önünde yürüyüş için toplanılacak. 6 Şubat günü reyhanlarla, bahurlarla yürüyüş yapılacağını duyuran 6 Şubat Koordinasyonu şu açıklamayı yaptı:

    “İktidarın halkın yaşamını hiçe sayan politikaları nedeniyle büyük bir toplumsal katliama dönüşen 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçti ama felaket iki yıl geride kalmadı. İki yıldır sürüyor, iki yıldır halka ölüm kusanlara karşı yaşam mücadelemiz de sürüyor. Hatay halkı iki yıldır yaşamak için direniyor. İki yıldır evlerinizi yakında teslim edeceğiz masallarını dinliyor, günleri yıkıntıların arasında günleri toz içinde, günleri ışıksız, günleri yangınlara,yol kazalarına, su baskınlarına doğuyor.

    “HATAYI YENİDEN KURACAĞIZ”

    Kentimizi ranta, talana, yağmaya açanların, koca bir şantiyeye dönüştürenlerin, her gün hafriyat kamyonları beton mikserleri can alırken gerekli önlemleri almayanların, elektrik kesintilerini çözüm üretmeyip bizi karanlıkta ve soğukta bırakanların, elektrik aboneliğini işkenceye çevirip kaçak elektrik peşine düşenlerin ve binlerce insanın güvenli nitelikli kalıcı barınma hakkını yok sayanların karşısında Hatay halkı kaderiyle baş başa, omuz omuza, insanca bir yaşam için mücadele ediyor.

    Bizler kaderimize terk edildik, görmezden gelindik, seçilmiş ve atanmışların kör sağır taklidi yaptığı yıllar geçirdik. Yok sayıldık, sosyal ölü muamelesi gördük ama direnmekten birbirimizden, kendimizden, insanca yaşam talebimizden, dayanışmamızdan vazgeçmedik. 6 Şubat depremlerinin ikinci yıl dönümü yaklaşırken bulunduğu her alanda halkın kavgasını büyütenler olarak yan yana geldik ve kamuoyuna ilan ediyoruz ki insanca bir yaşam için direnenleri 6 Şubat günü omuz omuza sokağa taşımak üzere 6 Şubat Koordinasyonu’nu kurduk.

    6 Şubat günü ellerimizle reyhanlarımızla, bahurlarımızla yan yana duracağız. Kaybettiğimiz canlarımız için, insanca yaşam hakkımız için, kentimizin yeniden inşası için Hatay halkının büyüyen öfkesi ile yürüyeceğiz. Hatay’ı mücadelemizle yeniden yeniden kuracağız.”

    PİRHA/ HATAY

  • Beraberiz Derneği’nden ‘Bizim Eller’ sergisi – VİDEO

    Beraberiz Derneği’nden ‘Bizim Eller’ sergisi – VİDEO

    PİRHA – Beraberiz Derneği yönetimi, 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketine dikkat çekmek ve afet bilincini artırmak amacıyla 3. ‘Bizim Eller’ panel ve fotoğraf sergisini 16 Kasım’da başlatacak. Sergi öncesi açıklama yapan dernek, deprem bölgesindeki tüm binaların acilen denetiminin sağlanması gerektiği çağrısında bulundu.

    Beraberiz Derneği, 6 Şubat 2023’te yaşanan 11 il ve 124 ilçede yıkıma sebep olan depremlere dikkat çekmek ve afet bilincini artırmak amacıyla düzenleyeceği fotoğraf sergisi ve panel etkinliğine ilişkin açıklama yaptı. Bu yıl üçüncüsünün yapılacağı “Bizim Eller” panel ve fotoğraf sergisi 16 Kasım’da Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek.

    “DEPREMİ VE AFET BİLİNCİNİ UNUTMAMALIYIZ”

    Türkiye Barolar Birliği Litai Konukevi’nde yapılan açıklamada konuşan Beraberiz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Özyurt, 2023 yılının aralık ayında Ankara’da kurulan Beraberiz Derneği’nin kuruluşundan ve amaçlarından bahsetti. Özyurt, “Yola çıkma amacımız ve hareket noktamız 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi olmuştur. Esas amacımız ise deprem gerçekliğiyle yüzleşmek, yaşananları unutturmamak ve affet bilincini sağlamaktır. ‘Bizim Eller’ projesini kamuoyuna sunmak istiyoruz. Halen kayıp bedenlerin arandığı, enkazların toplanmadığı, konteyner kentlerin ve çadır kentlerin su bastığı, yaz aylarında hayvan ısırmaları sebebiyle vefat eden insanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ne yazık ki birinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde afete yönelik hiçbir tedbirin olmadığı gibi böyle bir afet bize ait değilmiş gibi bir tutum da söz konusu” dedi.

    “SORUMLULAR SEÇİMLERDE ADAY GÖSTERİLDİ”

    Yıkılan binaların yapımında birinci derece sorumlu olan kamu personellerinin aday olduğu yerel seçim sürecine işaret eden Özyurt, “Sorumlu tutulup yargılanması gerekenler aday gösterildi. Japonya’da olduğu gibi dünyanın her yerinde devletler, doğal afetler karşısında önlem almak zorundadır. Ülkemizde de böyle olmak zorundayken önlem alınmadığı gibi birçok kez imar affı çıkarılıp tarım arazileri ranta açılmıştır. Sonuç olarak Maraş merkezli deprem binlerce canımızı alırken şehirler, kültürler yok olmuştur. Bu tablonun mimarı ise deprem değil, sürdürülen rant politikalarıdır” diye belirtti.

    “SORUMLULAR SADECE MÜTEAHİTLER DEĞİLDİR”

    Sorumluların birkaç müteahhitten ibaret olmadığı söyleyen Özyurt, “Tüm sorumlular yargı önüne çıkarılmalı, imar affı ve benzeri yasalara sığınak olunmamalıdır. Toplanan deprem vergilerinin akıbeti şeffaf bir şekilde açıklanmalı. Bu kaynakların nerelere harcandığı kamuoyuna bildirilmelidir. Deprem bölgesinde yer alan tüm binaların acilen denetimi sağlanmalı ve yapılması çok mümkün olan raylı sistem evler inşa edilmelidir. Bu ülkenin vatandaşları olarak canımız pahasına yaşadığımız bu acıların bir daha yaşanmaması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    SERGİYE ÇAĞRI 

    Özyurt, ‘Bizim Eller’ projesi kapsamında 16 Kasım saat 10:00’da Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen, Çağdaş Sanat Merkezinde düzenleyecekleri fotoğraf sergisi ve ardından yapılacak panele katılım çağrısında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumlarından Aydınlık’ın manşetine tepki: Bunlar asılsız saldırılar, itibarsızlaştırma operasyonları!

    Alevi kurumlarından Aydınlık’ın manşetine tepki: Bunlar asılsız saldırılar, itibarsızlaştırma operasyonları!

    PİRHA -Aydınlık gazetesinin itibarsızlaştırma operasyonuna 5 Alevi Alevi kurumundan sert tepki geldi. Ortak açıklama yapan Alevi kurumları, 6 Şubat Maraş merkezli 11 ilde meydana gelen depremin ardından AABK tarafından toplanan yardım paralarının kaybolduğu iddiasının asılsız ve itibarsızlaştırma operasyonu olduğunu belirtti. Açıklamada, “Bağışlar ve hak lokmaları eksiksiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır. Alevi toplumunun dayanışma kültürüne zarar vermek amacıyla yapılan bu saldırıları ve resmi ideolojilere hizmet eden tutum ve davranışları asla kabul etmiyoruz, kınıyoruz” denildi.

    Vatan Partisi’nin yayın organı Aydınlık gazetesinin “AABF’nin topladığı deprem paraları kayıp” manşetiyle Almanya Alevi örgütlenmesine saldırması Türkiye’deki Alevi kurumlarının tepkisini çekti.

    Ortak yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri(AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV) ve Türkiye Alevi Federasyonu(ADFE), 6 Şubat 2023 tarihinde Maraş merkezli 11 ilde meydana gelen depremin ardından AABK tarafından toplanılan yardım paralarının kaybolduğu iddiasının asılsız olduğunu bildirdi.

    Büyük itibarsızlaştırma operasyonlarının yapıldığını vurgulayan Alevi kurumları, AABK tarafından toplanan bağışların, Türkiye’deki Alevi kurumları aracılığıyla depremde mağdur olan canlara ulaştırılması için yoğun ve ciddi bir çalışma yürütüldüğünü hatırlatttı.

    Açıklamada, “Bu bağışlar ve hak lokmaları eksiksiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır. Özellikle Alevi toplumunun deprem yardımları süresince gösterdiği çaba ve özveri, deprem bölgelerinde takdirle karşılanmış ve birçok kişi tarafından örnek gösterilmiştir. Alevi toplumunun dayanışma kültürüne zarar vermek amacıyla yapılan bu saldırıları ve resmi ideolojilere hizmet eden tutum ve davranışları asla kabul etmiyor, kınıyoruz” denildi.

    “HER ADIMI BİRLİKTE PLANLADIK”

    Alevi kurumlarının ortak yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Türkiye Alevi kurumları olarak, 6 Şubat 2023 tarihinde Maraş merkezli 11 ilde meydana gelen depremin ardından, Hızır gibi afet bölgesine yetişerek ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak için büyük bir çaba sarf ettik. Depremin ilk gününden itibaren, elimizdeki tüm imkanları seferber ederek yapılması gereken her ne varsa yapmaya çalıştık. Bu çalışmalarımızda, özellikle Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve bileşenlerinden Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) büyük katkı ve desteği olmuştur. Depremin ilk gününden itibaren her adımımızı birlikte planlayarak koordineli bir şekilde ilerledik. Devletin yardım elini uzatmadığı, acil ihtiyaçları bile karşılayamadığı günlerde bizler Alevi Kurumları hiç kimseyi birbirinden ayırt etmeden tüm imkanlarımızı seferber ettik.

    “AABK TARAFINDAN TOPLANAN BAĞIŞLAR DEPREMDE MAĞDUR CANLARA ULAŞTIRILMIŞTIR”

    AABK tarafından toplanan bağışlar, Türkiye’deki Alevi kurumları aracılığıyla depremde mağdur olan canlarımıza ulaştırılması için yoğun ve ciddi bir çalışma yürütülmüştür. Bu bağışlar ve hak lokmaları eksiksiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır. Özellikle Alevi toplumunun deprem yardımları süresince gösterdiği çaba ve özveri, deprem bölgelerinde takdirle karşılanmış ve birçok kişi tarafından örnek gösterilmiştir.

    Ancak, böylesine fedakarlıkla yapılan bu yardımları itibarsızlaştırmaya çalışan bazı kişilerin, özellikle geçmişte Alevi kurumlarında yöneticilik yapmış olanların sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği asılsız saldırılar anlaşılır gibi değildir. Bu paylaşımların kontra haber siteleri ve gazetelerinde yayınlanması Alevi hareketini hedef alan saldırılara dönüşmektedir.

    “BÜYÜK İTİBARSIZLAŞTIRMA OPERASYONLARI”

    Bu büyük itibarsızlaştırma operasyonlarının kimler tarafından organize edildiğinin ve kimlerin işbirliği ile yapıldığının farkındayız. Alevi toplumunun dayanışma kültürüne zarar vermek amacıyla yapılan bu saldırıları ve resmi ideolojilere hizmet eden tutum ve davranışları asla kabul etmiyor, kınıyoruz. Saygılarımızla”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Maraş’ta okullar sorunlarla açıldı; Eğitim-Sen’den hükümete çağrı: Sorunları çözün-VİDEO

    Maraş’ta okullar sorunlarla açıldı; Eğitim-Sen’den hükümete çağrı: Sorunları çözün-VİDEO

    PİRHA- 6 Şubat depremlerinin büyük oranda etkilediği Maraş’ta eğitim- öğretim yılı başta ulaşım ve barınma olmak üzere birçok sorunun gölgesinde başladı. Eğitim-Sen Maraş Şube Başkanı İsmail Tekardıç, yaşanan sorunların öğrencilerin başarılarının önünde büyük bir engel olduğunu söyleyerek, çözüm için yetkililere çağrı yaptı.

    2024-2025 eğitim-öğretim yılı birçok sorunla birlikte başladı. Ders zilinin çalmasıyla birlikte eğitim ve öğretim alanında yaşanan sorunlar gündemden düşmezken deprem bölgelerinde bu sorunlar artmış durumda.

    6 Şubat depremlerinin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen bu bölgelerde barınma, ulaşım, hijyen, beslenme gibi birçok sorun çözülmüş değil. Aradan geçen 20 aya rağmen depremin yarattığı yıkımın giderilmediği kentlerden biri olan Maraş’ta eğitim ve öğretim yılı ciddi sorunlarla başladı.

    DERSLER 30 DAKİKAYA İNDİ

    Eğitim-Sen Maraş Şube Başkanı İsmail Tekardıç, kentte birçok okulun yıkıldığını ve yıkılan okulların yerine yenilerinin hala yapılmadığını söyledi. Sağlam olan az sayıdaki okullara nakledilen çok sayıda öğrencinin olması nedeniyle ikili ve üçlü eğitime geçildiğine işaret eden Tekardıç, “Bu durum ders saatlerinin az bir vakitte tamamlanmasına neden oldu. Her bir ders 30 dakika işleniyor. Bu kadar kısa bir zaman diliminde işlenen derslerden öğrenciler verim alamıyor” dedi.

    ULAŞIM SORUNU

    Maraş’ta öğrencilerin çok ciddi bir ulaşım sorunu ile karşı karşıya olduğunu aktaran İsmail Tekardıç, “Konteyner kentler okullardan oldukça uzakta, şehrin öbür ucunda. Herhangi bir servis hizmeti sağlanmadığı için öğrenciler kendi imkanlarıyla okula gitmeye çalışıyorlar. Akşam karanlığında okuldan eve uzak bir mesafede dönmeleri güvenlikleri açısından da kaygı verici. Bu sorunlar öğrencilerimizin başarılı olmaları önünde büyük bir engel” sözlerini kullandı.

    Eğitim-Sen olarak öğrencilerin yaşadığı sorunların çözümü için gerekli çabayı gösterdiklerini belirten Tekardıç, söz konusu problemlerin çözümü için başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulundu.

    PİRHA/MARAŞ

  • Adıyamanlı depremzedeler adalet arıyor

    Adıyamanlı depremzedeler adalet arıyor

    PİRHA- Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da yıkılan ve 30 kişinin hayatını kaybettiği binaları yapan Hasoğlu İnşaat’ın sahibi ve müteahhidine açılan davanın duruşması yarın görülecek.

    Maraş Merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da yıkılan bazı binaların yapımından sorumlu tutulan Hasoğlu İnşaat’ın sahibi ve müteahhidi hakkında sürdürülen dava yarın saat 09.00’da Adıyaman Adliyesi’nde görülecek. 30 kişinin hayatını kaybettiği binaların yapımından sorumlu tutulanlara karşı adalet peşindeki depremzede aileleri yarınki dava için dayanışma çağrısında bulundu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • ‘Adalet Nöbeti’ndeki Döne Kaya: Yetkililer, 6 Şubat’ta olduğu gibi Mardin-Diyarbakır’da da yoktu

    ‘Adalet Nöbeti’ndeki Döne Kaya: Yetkililer, 6 Şubat’ta olduğu gibi Mardin-Diyarbakır’da da yoktu

    PİRHA-6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ve Adalet Nöbetini sürdüren Döne Kaya, “Bütün sorumlular ortada ancak değişen hiçbir şey yok. Bizleri korumakla yükümlü olan yetkililer, ne 6 Şubat’ta ne Mardin-Diyarbakır’da sahada yoktular” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Antakya Fuat Koku Sitesi’nde annesini, kız kardeşini, ağabeyini ve dokuz aylık yeğenini kaybeden Döne Kaya, başlattığı ‘Adalet Nöbeti’ni Ankara Kuğulu Park’ta sürdürdü.

    “SORUMLULAR ORTADA ANCAK DEĞİŞEN HİÇBİR ŞEY YOK”

    Kaya nöbetinin 8’inci haftasında, Diyarbakır ve Mardin’de yaşananlara dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Bütün sorumlular ortada ancak değişen hiçbir şey yok. Yarın yine AFAD yoktu, itfaiye yoktu, Kızılay yoktu diyeceğiz. Bizleri korumakla yükümlü olan yetkililer, ne 6 Şubat’ta ne Mardin-Diyarbakır’da sahada yoktular. Biz sadece müteahhidin sorumlu olmasını istemiyoruz. O izinleri veren bütün kamu personellerinin yargılanmasını istiyoruz. Çünkü kamu personelleri, deprem bölgesinde hala aynı binaların tekrardan dikilmesi için imza atıyorlar ve Hatay, 8. depremini yaşadı. Yarın 9. depremini de yaşayacak. Aynı kamu görevlileri, o binaları diktiği için yine yıkılacak. Biz tekrardan ölmek istemiyoruz. 6 Şubat depremlerinde gördük ki 99 depremlerinden ders çıkarmamışız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Celal Fırat: 300’e yakın aile önümüzdeki kışı nasıl geçirecek? – VİDEO

    Celal Fırat: 300’e yakın aile önümüzdeki kışı nasıl geçirecek? – VİDEO

    PİRHA – Maraş merkezli depremlerde bölgede yaşayan halkın sorunlarını TBMM Genel Kurulu’nda dile getiren DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Adıyaman’ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı kasabasının Bulam, Balıkburnu, Kurudere’ye yapılması gereken 300’e yakın ev için neden hiçbir çalışma yapılmamıştır? Bu 300’e yakın aile tarımını nasıl yapacak, hayvanları nereye koyacak, önümüzdeki kışı nasıl geçirecek? Verdiğiniz sözlerin arkasında durun” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Maraş merkezli depremlerin yaşandığı bölgelerde Adıyaman başta olmak üzere, ilçe ve kasabalarda yaşayan halkın barınma, beslenme ve gibi sorunlarını TBMM Genel Kurulu’nda dile getirdi.

    “VERDİĞİNİZ SÖZLERİN ARKASINDA DURUN”

    Fırat, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları ifade etti:

    “Sayın Başkan, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Maraş merkezli depremlerin üzerinden bir buçuk yıla yakın zaman geçmiş olmasına rağmen deprem bölgesinde sorunlar devam etmektedir. Hâlen insanlarımız çadırda, konteynerde; her şeyi gitmiş, işsiz; barınma, temel beslenme ihtiyaçları giderilmeden perperişan vaziyettedir. Durmadan açıklamalar yapılıyor, sözler veriliyor ama gereği yapılıyor mu? Yapılmıyor. Somut örnek vermek gerekirse “Köy evleri 2 katlı, 120 metre ile 130 metrekare olacak.” dediniz. Ancak ulaştığımız bazı projelerden görüyoruz ki evler tek katlı, 104 metrekaredir. Adıyaman’ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı kasabasının Bulam, Balıkburnu, Kurudere’ye yapılması gereken 300’e yakın ev için neden hiçbir çalışma yapılmamıştır? Bu 300’e yakın aile tarımını nasıl yapacak, hayvanları nereye koyacak, önümüzdeki kışı nasıl geçirecek? Verdiğiniz sözlerin arkasında durun, gereği yapın diyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kadınlar, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri andı – VİDEO

    Kadınlar, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri andı – VİDEO

    PİRHA- Kadıköy’de bir araya gelen kadınlar 6 Şubat depremlerinin 1. yılında yaşamını yitirenleri andı. Kadınlar bir kez daha “6 Şubat’ı unutma, unutturma” diyerek depremde katledilenleri andı.

    6 Şubat 2023’de Maraş merkezli gerçekleşen depremlerin üzerinden 1 yıl geçti. Depremin gerçekleştiği 04.17 saatinden itibaren birçok kentte anmalar gerçekleşti. İstanbul’da Kadınlar Birlikte Güçlü öncülüğünde bir araya gelen kadınlar depremde yaşamını yitirenleri andı. Süreyya Operası önünde buluşan kadınlar sloganlar eşliğinde Kadıköy Meydanı’na yürüdü. 

    Meydanda yapılan açıklamayı Kadınlar Birlikte Güçlü adına Seçil Murtazaoğlu okudu. Murtazaoğlu’nun okuduğu metinde şu ifadeler yer aldı:

    “SUÇLARINI İTİRAF ETMİŞ OLDULAR”

    Bugün depremin birinci yıldönümünden, halkı enkazla bir başına bırakan tüm sorumlulardan hesap sormak için Kadınlar Birlikte Güçlü olarak İstanbul’dan sesleniyoruz. Türkiye’de 11 ili ve Suriye’yi etkileyen Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden tam 1 yıl geçti. Depremin etkisi birçok ilde hala devam ediyor. Depremlerin ardından resmi rakamlara göre en az 50 bin kişi hayatını kaybetti, yüzbinlerce insan yaralandı, kayıplar hala bulunamadı. Bir doğal afet iktidar eliyle katliama çevrildi. Geçtiğimiz günlerde Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı olan, deprem bölgesindeki 294.000 binanın kaçak yaptırılmasının önünü açan imar affına imza atan, şimdinin ise AKP İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı olan Murat Kurum depremde 130.000 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Halkın depremin ilk günlerinden beri söyledikleri fakat iktidarın üstünü örtmeye çalıştığı “kaybettiğimiz canlar devletin açıkladığı rakamdan çok daha fazla” sözlerini doğrulamış ve suçunu itiraf etmiş oldu.

    “KADINLAR GÜVENLİKSİZ KALDI”

    Doğal afetlerde kadına ve çocuğa yönelik şiddet, istismar oranları artıyor ve tüm bakım emeği kadına yükleniyor. Toplumsal cinsiyet rollerinin kadınlara yüklediği roller 6 Şubat depreminde gördüğümüz gibi çadırların düzenlenmesi, çocukların bakılması, temel ihtiyaçların karşılanması şeklinde koşulların zorluğuyla birlikte yine kadınların üzerindeydi. Ve kadınlar yeterli çadırın devlet tarafından sağlanamaması, kadınların tek oldukları için var olan çadırlara da alınmayışları Hatay’da bir kadının dönmek zorunda kaldığı eski eşinin evinde yüzüne kaynar su atılmasına, Serinyol’da bir kadının babası tarafından öldürülmesine, yani erkek şiddetinin artmasına ve kadınların güvenliksiz kalışına yol açtı.

    “UNUTMUYOR, AFFETMİYOR, HESAP SORUYORUZ”

    Depremden sonra bölgede iktidarın hızlandırdığı kadın, işçi, çocuk, LGBTİ+, halk düşmanlığını kalıcılaştırma projelerine karşı bizler direnişlerle karşılarındayız. Halkın acısı üzerinde tepinen sermayeyle el ele vermiş iktidarın Dikmece direnişiyle, halkın öfkesiyle karşı karşıya gelmesi ve geri püskürtülmesinde olduğu gibi. 40. Gün yürüyüşlerinde “Ma Rihna Nehna Hon!” sesini Hatay’ın her ilçesinden, sokağından yükselten halkın bu felaketin sorumlularını bildiğini, acısını, öfkesini örgütleyerek gösterdiği gibi. İlk günden beri halkın yanında olan sosyalistler, feministler bugün ülkenin birçok yerinde sokakta, yine halkın yanında. Halkın dinmeyecek acısını, öfkesini paylaşıyor. 11 ilin karanlığa, enkaza, soğuğa ve açlığa mahkum edilmesi unutmuyor, affetmiyor, hesap soruyoruz.

    Halkın dayanışması ve örgütlü mücadelesi sayesinde ayakta kaldık, kalmaya da devam edeceğiz! Doğal afetleri fırsata dönüştürmeye çalışarak kadınların, çocukların, LGBTİ+ların, işçilerin hayatlarını cehenneme çevirmeye uğraştığınız her an karşınızdayız. Gün gelecek, enkaz altında bırakılan, çadır bulamadığı için şiddet gördüğü yerlere dönen, erken yaşta evlendirilmeye çalışılan, depremde kaybolan çocuklarını arayan herkesin hesabını bu iktidardan ve yandaşlarından yaptıkları ve söyledikleri her şeyi tek tek hatırlatarak soracağız. Kadınlar yaşanan hiçbir şeyi unutmadı ve unutmayacak! Mücadeleyi büyüteceğiz ve kendi yarattığı enkazın altında kalan bu iktidar, sermaye, patriyarka olacak!”

    Eylem kadınların depremde yaşamını yitirenler için alkış, ıslık ve zılgıtlarıyla son buldu.

    Dilan ŞİMŞEK- Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • Dersim’de anma: Deprem sonrası milyonlarca insan kaderine terk edildi -VİDEO

    Dersim’de anma: Deprem sonrası milyonlarca insan kaderine terk edildi -VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde Dersim Kent Koruma Kurulu, İnsan Hakları Anıtı önünde depremde yaşamını yitirenleri andı. Kurul adına konuşan Uğur Beycan, “Aradan geçen bir yıla rağmen deprem bölgesinde hala tek bir çivinin çakılmadığı, molozların dahi kaldırılmadığı yerler var. Milyonlarca insan çadır kente dönüşmüş şehirlerde kaderine terk edilmiş durumda” dedi.

    6 Şubat’ta Maraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde, Elbistan ilçesinde ise saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan depremin birinci yılı. Resmi açıklamalara göre iki büyük depremde 53 binden fazla can kaybı yaşandı.

    Dersim Kent Koruma Kurulu’nun çağrısıyla anma düzenlendi. Kent merkezindeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen sivil toplum örgütü ve siyasi parti üyeleri depremlerde hayatını kaybedenler için mum yaktı ve anıta karanfil bıraktı.

    Dersim Kent Koruma Kurulu adına basın açıklamasını Uğur Beycan okudu.

    “ÖNLENEBİLİR ÖLÜM VE YARALANMALARIN ÖNÜNE GEÇİLEMEMİŞTİR”

    11 ili doğrudan etkileyen, milyonlarca insanın yerinden olmasına neden olan depremde asrın ihmalinin sorumlularını bildiklerini vurgulayan Beycan, “Merkezi iktidarın rantçı şehirleşme anlayışı, imara açılmaması gereken alanların seçim yatırımı adına imara açılması, hiçbir mühendislik hizmeti almamış milyonlarca yapıyı imar barışıyla kamunun hizmetine sunması, depremin ilk anından itibaren büyük dayanışmanın sahibi olan Türkiye halklarının dayanışma pratiğinin engellenmesi gibi nedenler zaten çok şiddetli olan depremin yıkım gücünü daha da arttırmış ve neticesinde birçok önlenebilir ölüm ve yaralanmaların önüne geçilememiştir” dedi.

    “MİLYONLARCA İNSAN KADERİNE TERK EDİLMİŞ DURUMDA”

    Kızılay’ın çadır satmasından, yardımları zimmetine geçiren yetkililere kadar uzanan rezaletler zincirini unutmadıklarını belirten Beycan şunları kaydetti:

    “Aradan geçen bir yıla rağmen deprem bölgesinde hala tek bir çivinin çakılmadığı, molozların dahi kaldırılmadığı yerlerin olduğunu vurgulayan Beycan, “İktidara sesleniyoruz. Depremden sonra Milli Dayanışma Paketi çıkardınız. Halktan alınan KDV, ÖTV, Motorlu Taşıtlar Vergisi gibi vergileri fahiş oranda artırdınız. 2023 Temmuz’unda 762 milyar lirası depremle ilgili harcamalara ayrılmak üzere 1 trilyon 120 milyar TL’lik ek bütçe yaptınız. 2024 bütçesinde yine halktan, çalışanlardan alınan vergiler bir yıl öncesine göre ikiye katladınız. Ama aradan geçen bir yıla rağmen deprem bölgesinde hala tek bir çivinin çakılmadığı, molozların dahi kaldırılmadığı yerler var. Milyonlarca insan çadır kente dönüşmüş şehirlerde kaderine terk edilmiş durumda.”

    PİRHA/DERSİM

  • Depremde yaşamını yitiren Adıyamanlı yurttaşlar anıldı: Yastayız, unutmayacağız- VİDEO

    Depremde yaşamını yitiren Adıyamanlı yurttaşlar anıldı: Yastayız, unutmayacağız- VİDEO

    PİRHA-Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenler Adıyaman’da anıldı. Anmada “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” sloganları yükseldi. Anmaya katılan Adıyaman Valisi Osman Varol ile eski bakan Adil Karaismailoğlu’na tepki gösterildi. Bazı yurttaşlar, “Hakkımızı helal etmiyoruz” sözleriyle valiyi yuhaladı.

    Maraş’ta 6 Şubat 2023’te dokuz saat arayla yaşanan 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki depremler sebebiyle 11 şehir ağır yıkıma uğradı. Resmi rakamlara göre en az 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti ve toplam 122 binden fazla kişi ise yaralandı.

    Depremin izleri hala ilk günkü gibi dururken, birinci yıldönümü dolayısıyla depremin yaşandığı kentlerde yaşamlarını yitiren on binlerce insan anılıyor.

    Depremde büyük yıkım yaşanan ve can kaybı olan Adıyaman’da aaat 04.17’de anma ve meşaleli yürüyüşler düzenlendi.

    Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde Mimar Sinan Parkı’nda bir araya gelenler, “Yastayız, unutmayacağız” yazılı pankart açtı. Kitle, sorumluların yargılanması için taleplerini dile getirerek, “Tüm sorumlular yargılansın”, “İnsanları ölüme terk ettiniz” ve “Ses vardı devlet yoktu ses kesildi devlet geldi” dövizleri taşıdı. Saat kulesinin olduğu alana kadar yapılan yürüyüş sonrası konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, “Depremzede kardeşlerimizle 6 Şubat’ın ilk gününden itibaren başlattığımız dayanışmamızı büyütmeye, acılarımızı paylaşmaya, yaralarımızı hep birlikte sarmaya devam edeceğiz” dedi.

    VALİYE TEPKİ

    Yurttaşlar, anmada saat kulesi önüne karanfiller bırakırken, o sırada anmaya katılan Adıyaman Valisi Osman Varol ile eski bakan Adil Karaismailoğlu’na tepki gösterildi. Bazı yurttaşlar, “Hakkımızı helal etmiyoruz” sözleriyle valiyi yuhaladı.

    Kitle, “Sesimi duyan var mı” sloganları attı. Kentte okutulan sela sırasında yurttaşlar “Sorumlulardan bir kişi bile tutuklu değil” diyerek tepki gösterdi.

    Daha sonra siyah ve beyaz renkli balonlar göklere bırakıldı. Platform bileşenleri, 72 kişinin yaşamını yitirdiği İsias Hotel’in önünde de mumlar yaktı.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Depremin 1. yılında İskenderun’da yaşamını yitirenler anıldı- VİDEO

    Depremin 1. yılında İskenderun’da yaşamını yitirenler anıldı- VİDEO

    PİRHA- Depremin birinci yıldönümü sebebiyle İskenderun’da meşaleli yürüyüş yapılarak yaşamını yitirenler anıldı. Anmada yapılan basın açıklamasında iktidarın Hatay’ı bilinçli bir şekilde ihmal ettiğine değinildi.

    6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçti. Yıkımın en büyük olduğu kentlerin başında gelen Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremin meydana geldiği saatte anma gerçekleştirildi. İskenderun 6 Şubat İnisiyatifi’nin düzenlediği anma programı, Hacı Bektaş-ı Veli Cemevi önündeki meşaleli yürüyüşle başladı. Buradan Mustafa Kemal Mahallesi’ne kadar yürüyüş sessiz bir şekilde yapıldı.

    Depremde yıkılan Sarıgül Sitesinde toplanan yurttaşlar, enkaz kalıntılarından yapılan anıta hayatını kaybedenler için mum yaktı. Yaşamını yitirenler için iki dakikalık saygı duruşunun ardından basın açıklaması okundu.

    “SİYASİ İKTİDAR HATAYLILARDAN İNTİKAM ALDI”

    İskenderun 6 Şubat İnisiyatifi adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Şube Başkanı Mustafa Önsal, 1 yıl geçmesine rağmen acının ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Merkezi yönetim le yerel el ele vermezse o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi?” sözlerine tepki gösteren Önsal, “Bir yıldır adeta yüreğimize saplanan onlarca kara saplı bıçakla yaşıyoruz. Aradan bir yıl geçse de ne yasımız bitti ne de öfkemiz dindi. Cumartesi günü yapılan açıklama ile Hatay’a neden çivi çakılmadığını, büyükşehir merkezi yönetim uyuşmazlığına bağlayan tüylerimizi diken diken eden söylem, bizzat siyasi iktidarın ağzından Hatay halkından intikam alındığını göstermektedir” dedi.

    “YARALARIMIZI BİRLİKTE SARACAĞIZ”

    Mustafa Önsal, depremin ilk günlerinde Hatay’a yardım getirmediği için iktidarı eleştirerek, “Yakınlarımızdan haber almak için çırpınırken devreye konulan bant daraltmalarını, internet kesintilerini, depremin yaşandığı illerde 24 saat geçmeden OHAL ilan edenleri, depremzedeleri tehdit edenleri unutmadık” diye konuştu.

    Her şeye rağmen dayanışmayla ayağa kalkacaklarını vurgulayan Önsal, şu sözleri kullandı:

    “Depremlerin, sellerin, doğa olaylarının binlercemizi yaşamdan koparan birer felakete dönüştürüldüğü, payımıza her seferinde acıların ve yıkımların düştüğü, ekmeğimizin her gün küçüldüğü bu bozuk sisteme karşı emek ve demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Dayanışmamızı büyütmeye, yaralarımızı hep birlikte sarmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ HATAY

  • İHD İstanbul Şubesi: Deprem göz göre göre felakete dönüştürüldü – VİDEO

    İHD İstanbul Şubesi: Deprem göz göre göre felakete dönüştürüldü – VİDEO

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi, 6 Şubat, Maraş merkezli depremlerde yaşanan sorunlara dair hazırladığı raporunda, depremin göz göre göre felakete dönüştürüldüğüne dikkat çekti. İHD Şube Sekreteri Oya Ersoy, yaşanan sorunların çözümüne dair acil taleplerini açıkladı. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 6 Şubat’ta Maraş merkezli depremlerin ardından devam eden sorunlar ve alınması gereken önlemlere ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuna duyurdu. Basın metnini İHD Şube Sekreteri Oya Ersoy okudu.

    “14 MİLYON 13 BİN 196 KİŞİ DEPREMDEN ETKİLENDİ”

    Maraş Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde yaşanan depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen sorunların hala devam ettiğini belirten Ersoy, Maraş, Gaziantep, Urfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elâzığ’da yüz binlerce insanın enkaz altında kaldığını belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 14 milyon 13 bin 196 kişinin depremden etkilendiği bilgisini paylaşan Ersoy, “Resmi açıklamalara göre 50.500 kişi hayatını kaybetti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanı Murat Kurum, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı adayı olarak seçim çalışması sırasında yaptığı bir açıklamada ‘İşte 6 Şubat geliyor. 130 bin canımız gitmiş” dedi.

    Ersoy, bir yıl geçmesine rağmen hala kayıp çocuklar, yakınlarını bulamayan, cenazesini arayan insanlar var” diye belirtti.

    “DEPREM GÖZ GÖRE GÖRE FELAKETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ!”

    Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu diri fay hatları sebebiyle ülkenin büyük bölümünün deprem riski taşıdığını dile getiren Ersoy, hem yerel hem de merkezi düzeyde bugüne kadar deprem konusunda gerekli hazırlıkların yapılmadığının altını çizdi.

    Ersoy, şunları ifade etti:

    “Şehirleri deprem dirençli hale getirmek yerine 21 yılda 7 kez çıkarılan imar aflarıyla depremin yıkıcı etkisi daha da artırıldı. En son 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce çıkarılan imar affıyla afet riski altındaki alanlarda olup olmadıklarına, kıyı alanları, tarım arazileri, orman alanları, içme suyu havzaları ve tarihî, doğal, arkeolojik sit alanları üzerine inşa edilip edilmediklerine bakılmaksızın Türkiye çapında 3 milyon 119 bin 947 kaçak ve imara aykırı yapı için yapı kayıt belgesi verildi. Yapı güvenliği olmayan, planlama, mimarlık ve mühendislik süreçlerinden geçmemiş̧, teknik olarak sağlık ve güvenlik koşulları belirsiz toplam 7 milyon 393 bin 413 bağımsız bölüme belge düzenlenerek yasallık kazandırıldı. Bu belgeler karşılığında 26 milyar 151 milyon 389 bin 263 TL yapı kayıt belge bedeli toplandı.”

    ÇOCUKLAR DEVLET ELİYLE TARİKATLARA VERİLDİ

    Depremin dördüncü gününde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın , refakatiz çocuklarla ilgili yaptığı açıklamaya işaret eden Ersoy, Yanık’ın açıklamasında, “Çocukların ailesi veya bakanlık dışında herhangi bir üçüncü şahsa tesliminin yapılmasının söz konusu olamayacağını anne babalarını kaybeden çocukların bakım ve gözetiminin bakanlık tarafından sağlanacağını açıkladı” diye aktardığını söyledi.

    Ersoy sözlerine şöyle devam etti:

    “Yapılan açıklamanın ardından bir takım tarikat ve cemaatlerin yurtlarında depremzede çocukların olduğu ortaya çıkınca bakanlık yeniden açıklama yaparak refakatçilerinin rızası olduğunu söyledi. Refakatçilerinin rızasının olması çocukların birtakım tarikat ve vakıflara teslim edilmesinin gerekçesi değildir. Çocukların sağlığı ve güvenliğinden sorumlu olması gereken devlet ve devletin kurumlarıdır. Devlet çocuk koruma yükümlülüğünü hiçbir kuruma devredemez. Devlet, Türkiye vatandaşı olsun ya da olmasın, hiçbir ayrımcılık yapmadan tüm çocukları korumakla yükümlüdür.”

    “DİYANETİN EVLENME FETVASI”

    Deprem sürecinde çocuklara dair yapılan açıklamalara dikkat çeken Ersoy, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının enkazdan çıkarılan ve ailesini kaybeden çocukların koruyucu aile olabilmek ve evlat edinmek için e-devlet üzerinden kurulan sisteme başvuru yapılabileceğini duyurduktan sonra 17 Şubatta Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek İstişare Kurulu evlat edinmeye ilişkin soruya internet sitesinde verdiği cevapta “Öz evlat gibi davranmasının” doğru olmadığını ve “Evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli olmadığını’ açıkladı. Türk Medeni Kanunu’nun 129. maddesi uyarınca evlat edinen ile evlatlık ve onun çocukları arasında evlenme yasaktır’ ibaresi oldukça açık olmakla birlikte Diyanet’in bu açıklaması Anayasa’ya, Medeni Kanun’a, Ceza Kanunu’na ve Çocuk Koruma Kanunu’na aykırıdır. Diyanet’in bu açıklamasının ardından da ‘çocukları korumakla sorumlu’ olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çocuk istismarını olağanlaştıran bu açıklama ile ilgili Diyanet hakkında soruşturma açılmasına ilişkin bir adım atmadı” şeklinde konuştu.

    “DEVLET İHTİYAÇLARI KARŞILAMADI”

    Deprem illerinde sağ kurtulan insanların acılarıyla baş başa bırakıldığını vurgulayan Ersoy, ilk günlerden itibaren barınma, beslenme, temizlik ve sağlık hizmetleri demokratik kitle örgütleri, sağlık meslek örgütleri ve yurttaşların kendi dayanışma seferberliğiyle sağlanmaya çalışıldığını söyledi. Ersoy, İktidarın arama-kurtarma çalışmalarında olduğu gibi her şeyi kendine bağlama ısrarının deprem bölgesine gıda yardımlarının ulaştırılmasında da sorun yarattığını ve gecikmelere neden olduğunu vurguladı.

    “KAYYUMLAR ELİYLE YARDIMLARA EL KONULDU”

    Halkın gönderdiği yardımların kayyumlar eliyle el konulduğunu ifade eden Ersoy, “Demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin gönderdiği yardım tırları şehirlere alınmak istenmedi, tek bir koordinasyon merkezinden dağıtılması dayatıldı, gönderilen yardımlara iktidar partisinin örgütlerine ait logolar yapıştırılmaya çalışıldı. Halkların Demokratik Partisi (HDP)’ne ait Pazarcık Afet Kriz Koordinasyon Merkezi’ne kayyum atanarak, koordinasyon merkezine iletilen yardımlara el konuldu. Halkın dayanışması kayyumlar ile engellenmeye çalışıldı” dedi.

    “KIZILAY YARDIM DEĞİL KAZANÇ SAĞLAMAYI ÖNCELEDİ”

    Depremin ardından afet bölgelerine yardım götürmekle yetkili olan Kızılay’ın şirket gibi çalıştığını belirten Ersoy, böyle büyük bir depremde bile “yardım”ı değil “kazanç sağlamayı” öncelediğinin altını çizdi.

    Ersoy, “Halk çadır ararken Kızılay’ın çadır ve konserve sattığı ortaya çıktı. Çadırlar en erken üçüncü günden itibaren dağıtılmaya, çadır kentler ise dördüncü gün kurulmaya başlandı. Çadır kentler oluşturulurken zemin özellikleri dikkate alınmadı, zemin düzenlemeleri yapılmadan, ısı yalıtımı ve su basmasının önlenmesi için altına palet bile yerleştirilmeden doğrudan toprak üzerine kurulan çadırlarda yaşamak zorunda kalan insanlar depremden sonra bir de sel felaketine maruz kaldı” diye aktardı.

    “KADIN VE ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ ALAN OLUŞTURULMADI”

    Depremin ardından geçici yerleşim alanlarında kadınların, çocukların ve LGBTİ+’ların güvenliğini sağlayacak alanların oluşturulmadığını ifade eden Ersoy, “Deprem sonrası güvenli alanlar oluşturulmadığı gibi toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun şekilde düzenlenmedi. Hem yardımlara erişim hem de şiddet açısından kadınlar için özel önlemler alınmadı. Deprem bölgesinde kadınları şiddetten uzak tutacak önlemler alınmadığı gibi, şiddete uğrayan kadınların başvuracağı mekanizmalar etkili hale getirilmedi. Örneğin Hatay’da Aile Mahkemesi aktif olmadığı için 6284 sayılı yasa kapsamında alınan kararlar onaylatılamadı” dedi.

    “ERDOĞAN HALKI TEHDİT EDİYOR”

    Deprem bölgesinde yaşayan insanların sorunları devam ettiğini kaydeden Ersoy, “Barınma sorunu devam ediyor. Eğitim, sağlık hizmetlerine erişim kısıtlı. Çocuklar yanarak can veriyor. 1 yılın sonunda bu ülkenin cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı Erdoğan, Hatay’da yaptığı konuşmada; ‘Bir gerçeği sizlere şu anda söylüyorum; Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı. Hatay Mahsun kaldı’ diyerek yerel seçimler öncesi başka partilere oy vermemesi için halkı tehdit ediyor” diye belirtti.

    ACİL TALEPLER

    6 Şubat depremi sonrasında ortaya çıkan ve halen devam ettiğini yineleyen Ersoy, yaşanan sorunların çözümüne dair acil taleplerini sıraladı:

    * Yaşam hakkını önceleyen, insan, doğa ve tüm canlıları odağına alan bir kent planı için yerel yönetimler ve başta emek meslek örgütleri olmak üzere demokratik kitle örgütleriyle birlikte kent koordinasyonları kurulmalıdır.

    *Halkın güvenli konutlarda oturma ve temiz bir çevrede insanca yaşama hakkı vardır. Halkın kendi yaşam alanları ile ilgili söz ve karar hakkına sahip olduğu mekanizmalar yaratılmalıdır.

    * Kamu binalarının depreme karşı güvenli oluşu tartışılmaz bir gerçek olmalı, başta hastaneler, okullar deprem sonrası işlevini yerine getirebilmelidir.

    *Kentlerde altyapı, toplu ulaşım, yangından korunma gibi sistemler, deprem riski öngörüsüyle inşa edilmelidir.

    *Deprem sonrası kullanılmak üzere yeterli, insanların asgari düzeyde yaşamlarını devam ettirecekleri toplanma alanları belirlenmelidir.

    * Eğitim, sağlık, barınma, beslenme ve ulaşım gibi en temel hizmetlerin eşit, nitelikli güvenli ve ulaşılabilir olmaları her koşulda güvence altına alınmalıdır.

    * Afet bilinci ve kültürünün gelişmesi için ilköğretimden itibaren coğrafya ve jeoloji dersleri müfredata alınmalı; afet öncesi, afet anı ve sonrası için eğitimler verilmeli, afet esnası ve sonrasında yapılacaklara dair eğitimler ilkokul seviyesinden başlatılmalıdır.

    *Afet yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliği temel alınmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi kamu politikası olarak kabul edilmeli ve afet yönetiminin tüm süreçleri bu politika üzerinden yapılandırılmalıdır.

    *AFAD ve Kızılay yeniden yapılandırılmalı, iktidardan bağımsızlaştırılmalıdır. İllerde
    AFAD danışma kurulları oluşturulmalı, ilgili demokratik kitle örgütleri ve yerel yönetimler bu kurullarda yer almalıdır.

    *Sağlıklı bir çevrede yaşama ve barınma hakkı bir insan hakkıdır! Depremler katliam olmasın!

    PİRHA/İSTANBUL

  • 6 Şubat Maraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler birçok kentte anılacak

    6 Şubat Maraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler birçok kentte anılacak

    PİRHA- Maraş merkezli depremlerin yıldönümü sebebiyle birçok kentte anmalar yapılacak. Depremden en çok etkilenen kentlerin başında gelen Hatay’da 04.17’de hayatını kaybedenler için anma yapılacak. Alevi örgütlerinin temsilcileri de burada hazır bulunacaklar. 

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerin birinci yılında yaşamını kaybeden yurttaşlar için Türkiye’nin birçok kentinde anma yapılacak. Anmalarda yürüyüş, basın açıklamaları, mezarlık ziyaretleri olacak.

    Depreme ilişkin 6 Şubat Salı günü yapılacak etkinlikler şöyle:

    İstanbul:

    Kadınlar Birlikte Güçlü’nün çağırıcısı olduğu yürüyüş saat 19.30’da Süreyya Operası önünde başlayacak.

    Ankara:

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri 18.30’da İnsanlık Anıtı önünde anma yapacak.

    İzmir:

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri saat 18.00’de Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanacak.

    Mersin:

    Mersin Kadın Platformu saat 17.30’da Kushimoto Sokağında yürüyüş yapacak.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu 17.30’da Özgecan Aslan Barış Meydanında anma ve basın açıklaması yapacak.

    Hatay:

    Depremin gerçekleştiği saatte, 04.17’de Köprübaşında anma,

    Saat 11.00’de Samandağ’da kitlesel yürüyüş ve anma,

    Saat 15.00’te Defne’de Doğuş Okulları önünden Saray Caddesi’ne yürüyüş,

    Saat 17.00’de de Antakya Serinyol Mahallesi’nde meşaleli sessiz yürüyüş yapılacak.

    Dersim:

    Dersim Kent Koruma Kurulu saat 12.30’da İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • FEDA: Deprem felaketinin sorumlusu AKP-MHP iktidarıdır

    FEDA: Deprem felaketinin sorumlusu AKP-MHP iktidarıdır

    PİRHA-6 Şubat depremlerinin birinci yılına dair açıklama yapan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) depremin Alevi coğrafyasında yaşandığını belirterek Alevi halkının çaresiz bırakıldığına dikkat çekti.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinin birinci yılına dair “Deprem Felaketinin Sorumlusu AKP-MHP Diktatörlüğüdür” başlığıyla açıklama yayınladı.

    “DEPREM ALEVİ COĞRAFYASI OLARAK BİLİNEN BÖLGELERDE YAŞANDI”

    FEDA, açıklamada şunlara yer verdi:
    “Bir yıl önce Maraş’ın merkez olduğu ve 11 ilin etkilendiği bir deprem felaketi yaşandı. Milyonlarca canımız değişik düzeylerde acılar yaşadı, yakınını, sevdiğini, evini, barkını, varlığını kaybetti. Öncelikle depremde hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, yakınını kaybeden, yaralanan, zarar gören halklarımızın acısını paylaşıyor, sabırlar diliyoruz. 6 Şubat depremi Kürt, Arap ve Türk Alevi halklarının yoğun olarak yaşadığı ve “Alevi coğrafyası” olarak bilinen bölgelerde yaşandı. Deprem tabiatın doğal bir halidir. Ancak depremlerde insan ölümlerinin çokluğuna ve yaşanan her türlü tahribata, bozuk düzenin, rantçı, katliamcı sistemin yol açtığını bu depremde bir kez daha gördük. Ekoloji düşmanı devlet, doğayı tahrip ederek depremle ilgili alınması gereken önleyici önlemleri almayarak, deprem esnasında yerine getirilmesi zorunlu kurtarma faaliyetlerini zamanında ve etkili şekilde yapmayarak, depremlerin yıkıcı olmasına neden olmuştur.

    “AKP-MHP ÇETESİ İKTİDARLARINI SÜRDÜRMEK İÇİN HALKLARIMIZIN AKLINI ÇELMİŞTİR”

    Devlet rantçı politikasını, 6 Şubat depreminde çok daha can yakıcı bir biçimde hayata geçirmiş ve ayrıca bölgenin Kürt, Arap ve Türk Alevilerinin yaşadığı bir coğrafya olmasını, “etnik ve dinsel arındırma” politikalarını uygulamak için fırsata çevirmiştir. Rantçı AKP/MHP iktidarı, doğanın uygun olamayan özelliklerine rağmen, bölgede yüz binlerce çürük, depreme dayanıklı olmayan binanın yapılmasına göz yummuş, hatta bu tür binaların yapılmasını teşvik etmiştir.

    “İmar aflarıyla” bu binalara, depreme dayanıklı olmadığını bile bile oturulabilir ruhsatı vermiştir. Böylece yandaş müteahhitlere ciddi bir rant sağlanmıştır. Hem de elde edilen rantın büyükçe payı, ayakkabı kutularında saklanması için iktidar sahiplerine verilmiştir. Sonuçta deprem bölgesinde milyonlarca insan, depreme dayanıklı olmayan ev ve binalarda yaşamaya mahkûm ve mecbur edilmiştir.

    “AKP-MHP İKTİDARI DEVASA ENKAZLARIN ALTINDA KALAN CAN’LARIN BEDENLERİNİ GÖRMEMİŞTİR”

    AKP/MHP iktidarı, depremin ilk saatlerinde, milyonlarca insan enkaz altındayken, yapılacak yardımın can kurtaracağı en önemli ve kritik saatlerde, hiçbir yardım ve kurtarma çalışması yapmamıştır. AKP/MHP iktidarı, depreme karşı görmez, duymaz olmamakla kalmamış, aynı zamanda ülkenin ve dünyanın her tarafından depremin acısına ortak ve çığlıklarına cevap olmak isteyen kurumların ve devletlerin yardımlarını ve kurtarma çalışmalarını engellemiş, yardımların yapılmasına imkân ve izin vermemiştir. Kürtlerin, Alevilerin, emekçilerin, kadınların ve gençlerin her türlü hak talebine en kısa zamanda ve her türlü silahla saldıran AKP/MHP iktidarı, depremin acılarını hissetmemiş, çığlıklarını duymamış, devasa enkazların altında kalan canların bedenlerini görmemiştir. Bunların yaşandığı anlarda, iktidarın borazanlığını yapan sözde medya, depremin vahametini gizlemeye çalışarak, devletin ortaya koyduğu “bilinçli ve örgütlü kötülüğü” izah etmeye soyunmuştur.

    “ALEVİ HALKI ÇARESİZ BIRAKILMIŞTIR”

    Depremin bütün yıkıcılığının yaşandığı günlerden sonra AKP/MHP iktidarı, bu defa depremi “asrın felaketi” olarak tanımlayarak, yapmadığı, yapılmasını engellediği yardımları ve kurtarma faaliyetlerini, sanki gücü yetmemiş, olanakları yokmuş ve o nedenle yapamamış gibi göstermeye çalışmış, bunun için de “helallik” istemiştir. AKP/MHP iktidarı, depremden sonra, halkların, barınma, beslenme ve diğer yaşamsal sorunlarının hiç birisini çözmemiş, Alevi halkı, çaresiz bırakılmıştır. Devletin bu yaklaşımının bilinçli ve politik olduğunu, bu yolla Alevilerin topraklarından kopartılmasının amaçlandığını bizler gibi bütün Alevi halklarımızda bilmektedirler. Çünkü toprağından kopmak, inancından, kimliğinden kopmak demektir. Devlet, bu gerçekten hareketle, 6 Şubat depremini, bölgenin Kürt- Arap Alevi halklarına yönelik bir soykırım olarak değerlendirmiştir. Bu nedenle devlet, Alevi toplumundan daha az insanın hayatını kaybetmesini sağlamak için ciddi bir kurtarma çalışması içine girmemiştir. Sağ kalanların da “derdine derman”, “yarasına merhem” olmayarak bu insanları topraklarını terk etmek zorunda bırakmıştır.

    “DEPREMDE HAYATINI KAYBEDEN CANLARIMIZI SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ”

    AKP/MHP iktidarının borazanı medya, depremin gerçeklerini, gizlemiş, sürekli farklı rakamlar söyleyerek kirli bilgilerle kamuoyunu yanıltmaya, hakikati çarpıtmaya çalışmıştır. AKP/MHP iktidarının İstanbul belediye başkan adayı, daha önce 50 bin olduğu söylenen can kaybının gerçek olmadığını, 130 bin Can’ın hayatını kaybettiğini itiraf etmiştir. Değerli halklarımız, FEDA olarak bizler, 6 Şubat depreminde devletin izlediği bu rantçı ve soykırımcı politikayı kınıyor, ret ediyoruz. Alevi inancının temel değerlerince haksızlığa ve zorbalığa boyun eğmedik, hakkı, barışı ve özgürlüğü her şart altında savunduk, savunacağız. FEDA olarak, depremin yıl dönümünde halkımızın acılarına ortak olmayı asli görev biliyoruz. AKP/MHP iyi bilsin ve unutmasın ki, Alevi toplumu olarak hiçbir zulme boyun eğmeyecek ve özgür geleceği kazanma azminden vazgeçemeyeceğiz. Onların Yezitlerine karşı Hüseyinlerimiz, Yavuzlarına karşı Kalender Çelebilerimiz bizim geleceğimizin güvencesi, onların da korkuları olmaya devam edeceklerdir. 6 Şubat Depreminde hayatını kaybeden canlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz! Unutmadık, Unutmayacağız!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Adalet Peşinde Aileleri: Sorumluların yargılanmasını istiyoruz – VİDEO

    Adalet Peşinde Aileleri: Sorumluların yargılanmasını istiyoruz – VİDEO

    PİRHA – 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden aileler, süreç boyunca yalnız bırakıldıklarını söyleyerek sorumluların yargılanmasını istedi.

    Üzerinden neredeyse 1 yıl geçen Maraş merkezli 6 Şubat depremi ülke genelinde 14 milyon kişinin yaşamını olumsuz etkiledi. 35 binden fazla bina yıkıldı, 300 bine yakın bina ağır hasar aldı. Afet sonrası 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşarken, en az 5 milyon kişi de farklı bölgelere göç etti. Resmi verilere göre 50 binin üzerinde ölü, 107 binin üzerinde yaralı ve 145 kişinin ise kayıp olduğu biliniyor.
    1 yıl geçmesine rağmen hala adalet sağlanabilmiş değil. 6 Şubat depreminde yakınlarını kaybeden aileler, yaşadıkları zorlu süreci ve taleplerini PİRHA’ya anlattı.

    “HALA ÇOCUKLARIM GELECEKLERMİŞ GİBİ BEKLİYORUM”

    Depremde oğlumu, gelinini, torunlarından birini kaybeden, bir torununu da ağır yaralı kurtardıklarını söyleyen Aysel Karavelioğlu, zor günler yaşadıklarını belirterek “Atlatamıyoruz, atlatılacak gibi de değil. Her gün daha zor gelmeye başladı. O anki şokla olayın farkında değildik ama hayatımız git gide zorlaşmaya başladı. Çok zorlanıyoruz. Acımız geçmiyor” diye konuştu.
    Depremde kaybettiği çocuklarını hala geleceklermiş gibi beklediğini ifade eden Karavelioğlu, bundan sonra deprem olduğunda kimsenin canının yanmasını istemediğini söyleyerek “En yakın zamanda Kırgızistan’da 7 şiddetinde deprem oldu. Hiç kimsenin burnu bile kanamadı. Bizim de binalarımız sağlam olabilirdi. Benim çocuklarım da yanımda olabilirdi” diyerek deprem ve deprem öncesi ihmallede dikkat çekerek tepki gösterdi.

    “TÜM SÜREÇLERDE YALNIZ BIRAKILDIK”

    Anne ve babasını Hatay Antakya’da depremde kaybettiğini dile getiren Eren Can, “İlk günden bugüne her şeyi kendi el yordamımızla yaptık. Arama kurtarmadan enkazdaki faaliyete orada insanları canlı çıkarabilmek için verdiğimiz mücadeleden bugüne kadar geldiğimiz hukuk mücadelesine kadar tüm süreçlerde hep yalnız bırakıldık” dedi.

    Can, süreç içinde yaşadıklarını ise şöyle anlattı:
    “Bütün deprem bölgelerinde olduğu gibi yıkımın en yoğun olduğu ve benim de kendi memleketim olan Antakya’da insanlar, çok ağır koşullarda yaşıyorlar. Bir yandan bununla baş edilmeye çalışılıyor bir yandan hukuki bir mücadele verilmeye çalışılıyor ama Antakya’da yıkılan birçok binada doğru düzgün keşifli bilirkişi raporu bile henüz mevcut değil. Numune almak için gidildiğinde enkaz kaldırma çalışmaları başladığı için doğru düzgün numune de alınamadı. Yargılama faaliyetleri ağır aksak yürüyor. Sorumlular bu ağır aksaklıktan faydalanıp hesap vermemiş oluyor.”

    “YASIMIZI YAŞAMAK VE SORUMLULARIN YARGILANMASINI İSTİYORUZ”

    Sadece kendi anne babası için değil hayatını kaybeden her insan için sorumluların yargılanmasını talep eden Can,“Orada rant için imara açılmaması gereken alanları imara açanların, imar barışı yaparak ruhsatsız, iskansız ve yönetmelik anlamında uygun yapılmayan yapıların denetlenmeden imar barışıyla yasal hale getirilmesinden kaynaklı bütün sorumluların yargılanmasını talep ediyoruz. Acımızı yaşayamadık, yasımızı yaşayamadık. Açıkçası yasımızı yaşamak ve sorumluların yargılandığını görmek istiyoruz” diye belirtti.

    “BU ÇÜRÜMÜŞ DÜZEN DEPREMİN ALTINDA KALMIŞTIR”

    Depremde kızını kaybeden Sanatçı Orhan Aydın, depremin hala sürdüğünü kaydederek “Şu an bütün deprem bölgelerinde ama özellikle Hatay’da insanlar, acılar içinde, kederler içinde, hüzün içinde. Ortada devlet yok” dedi. Aydın, devletin ilk dört gün ve sonrasında bölgede olmadığını söylerken “Geldiler bölgede olağanüstü hal ve sıkıyönetim ilan ettiler. Ve o gün bugündür bütün deprem bölgesinde halk mağdur. Bu çürümüş düzen depremin altında kalmıştır” diye konuştu.

    “TEMEL SUÇLU RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE ONUN HÜKÜMETİDİR”

    Aydın, şöyle devam etti:
    “Görülüyor ki suçlular, belli oldukları halde -tepeden aşağıya kadar isim isim belli oldukları halde- hiçbiri ceza almayacak. Birkaç müteahhit yargılanacak. Onlar da göstermelik. Ama temel suçlu bu ülkede yedi kez imar barışı adıyla imar affını çıkartan Recep Tayyip Erdoğan ve onun hükümetidir. Suçlu olan yerel yönetimdeki belediye başkanıdır, validir. Her yer için geçerlidir bu. Kentsel dönüşüm adıyla yapılan talanlarla, inşaat sektörüyle insanların canına kastedilen cinayet işlenmiştir. Yapılması gereken birleşmek, dayanışmayı yükseltmektir.”

    “BİNAMIZ DEPREMİN SEKİZİNCİ SANİYESİNDE YERLE BİR OLDU”

    Yaklaşık 1 yıldır depremde kaybettikleri canlar için mücadele verdiklerini dile getiren Tuba Erdemoğlu, “Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile birlikte bulamadığımız adaleti arıyoruz. Ben ailemden 4 kişiyi kaybettim. Saitbey Sitesi’nde 44 kişi yaşamını yitirdi ve hala bulunamayan 12 yaşında bir yavrumuz var” dedi. Depremin sekizinci saniyesinde binalarının yıkıldığını söyleyen Erdemoğlu, şunları kaydetti:
    “Bizim sitedeki binamız kentsel dönüşümden yapılan bir binaydı. Depremin sekizinci saniyesinde yerle bir olan bir binaydı. Kentsel dönüşümden yapılıp üç buçuk katı kaçak bir bina. Dulkadiroğlu Belediyesi burayı hiçbir şekilde denetlememiş. Büyükşehir Belediyesi de denetlememiş. Bir marketçiye, gıdacıya müteahhitlik belgesi verdirip marketine göre bina yaptırmışlar. Orada kaybettiğimiz canlarımızı hiç düşünmemişler. Mevzuata uygun hiç hareket etmemişler, kolon ve kirişlerin içerisine kadar köpük koymuşlar, malzemeden çalmışlar, binaya ekstra yük bindirmişler, statiğini bozacak hareketler yapmışlar.”

    “İNSANLARIN YUVA OLARAK BİLDİKLERİ YERLERİ İŞİN EHLİ OLANLAR YAPSIN”

    Erdemoğlu, taleplerini ise şöyle sıraladı:
    “Şu an deprem bölgelerinde ve İstanbul’da beklenen bir deprem var. Kentsel dönüşüm söz konusu. Kentsel dönüşüm yapılacaksa eğer işin ehli yapsın. Marketçiye, gıdacıya, pastaneciye, tarımcıya sırf gücü yetiyor diye müteahhitlik belgesi verip de bina yaptırmasınlar. Nasıl bir doktor okuyup eğitimini alıp doktorluk yapıyorsa insanların yuva olarak bildikleri yerleri de işin ehli olan inşaat mühendisleri yapsın.”

    Devrim FINDIK-Cihan BERK/İSTANBUL

  • TMMOB: Adil yargılama yapılmazsa, ülke enkaz altında kalmaya devam edecek

    TMMOB: Adil yargılama yapılmazsa, ülke enkaz altında kalmaya devam edecek

    PİRHA-TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, 6 Şubat Depremleri hakkında yürütülen yargı süreçlerine açıklama yaptı. Açıklamada, “Siyasi iktidar, deprem nedeniyle yaşanan kayıpları bir yandan ilahi takdiratla açıklarken diğer yandan suçlayacak başka kesimler aramakta. Yıkılan ve hasar gören on binlerce yapının sorumluluklarını hem cezai hem de hukuki yönden meslektaşlarımızın omuzlarına yüklemeye çalışmaktadır” denildi.

    6 Şubat’ta meydana gelen, onbinlerce insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olan depremlerin etkileri hala sürerken, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, yürütülen yargı sürecine ilişkin açıklama yaptı.

    “MESLEKTAŞLARIMIZ GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLDİ”

    “6 Şubat Depremlerinin asıl sorumluları hesap vermeli, yargı süreçleri adil olmalıdır”diyen TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, adil bir yargılama yapılmadan ve gerçek sorumlular tespit edilip cezalandırılmadan, ülkenin enkaz altında kalmaya devam edeceğini ifade etti.

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, meslektaşlarının tutuklanarak günah keçisi ilan edilmeye çalışıldığını belirterek şunları ekledi:

    “TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak 6 Şubat Depremlerinin ardından başlayan soruşturma süreçlerinde de söylediğimiz gibi siyasi iktidar, deprem nedeniyle yaşanan kayıpları bir yandan ilahi takdiratla açıklarken diğer yandan suçlayacak başka kesimler aramakta, yıkılan ve hasar gören on binlerce yapının sorumluluklarını hem cezai hem de hukuki yönden meslektaşlarımızın omuzlarına yüklemeye çalışmaktadır.

    KUSURLU PROJENİN YIKIMDA NE DERECE ETKEN OLABİLECEĞİNİN ORTAYA ÇIKARILMASI HİÇ KOLAY DEĞİL

    Binanın inşa edildiği tarihte mühendisin yaptığı proje kusurlu bulunursa, kusurlu olduğu hususların yıkımda ne şekilde ve ne derecede etken olabileceğinin ortaya çıkarılmasının tam ve adil olarak gerçekleştirilmesi hiç kolay değildir.

    Deprem bölgelerinde alınan çok şiddetli deprem kayıtları kullanılarak, yıkılan binaların gerçek davranışını ve hangi nedenlerle yıkıldığını açıklayacak modelleme ve analizlerin gerçekleştirilmesi fevkalade karmaşık ve zordur. Her bir binanın doğrusal olmayan eleman ve sistem modellemesi ve büyük yer değiştirme teorisi ile zaman tanım alanında göçme analizi çok uzun zaman alabilir ve ancak bilimsel araştırmaların konusu olabilir. Kaldı ki bazı yerleşim yerlerinde yeterli sayıda ivme kaydı bulunsa bile bunlar, özellikle Antakya’da olduğu üzere, noktadan noktaya önemli ölçüde değişkenlik göstermektedirler. Diğer bazı yerleşim yerlerinde ise yeteri kadar, hatta hiç kayıt bulunmamaktadır.

    Bu bakımdan, gerçek deprem kayıtları kullanılarak bu tür modelleme ve analizlerin bilirkişi incelemeleri kapsamında yapılması pratik olarak düşünülmemelidir.”

    ” PROJE MÜHENDİSLERİNİN SORUMLU TUTULMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ”

    İnşaat Mühendisleri Odası, proje kusurlarının yıkımı nasıl ve ne derecede etkilediğinin makul gerekçeleri açıklanamaz ise, proje mühendisinin teknik olarak sorumlu tutulmasının söz konusu olmaması gerektiğini vurguladı.

    Sofistike analizler yapılabilmiş olsa bile gerçek depremin etkisi altında projeden kaynaklanmış olabilecek kusurlar, yıkıma neden olabilecek diğer kusurlarla iç içe ve etkileşim halinde olduklarından gerçek kusurun nerede ve ne oranda olduğunu belirlemek neredeyse imkânsız olacağına işaret edilen açıklamada,  halkın sağlıklı ve güvenli bir şekilde yaşamasından sorumlu olan devlet yöneticilerinin sorumluluklarından kaçınamayacakları belirtildi.

    TMMOB, 6 Şubat depremlerinin yıkımının sorumluluğunu meslektaşlarının üzerine yıkıp gerçek sorumluların gizlenmesi çabalarına en yüksek sesle itiraz ettiklerini ifade ederek, “Gerçek ve adil bir yargılama talep ediyoruz” diye ekledi.

    PİRHA/ANKARA