Etiket: 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri

  • GÜNCELLENDİ/’Alevi örgütlerinin hepsinde bir kadın alerjisi var!’-VİDEO

    GÜNCELLENDİ/’Alevi örgütlerinin hepsinde bir kadın alerjisi var!’-VİDEO

    PİRHA – ‘Alevi Bektaşilikte Kadın ve Doğa’ panelinde bir araya gelen kadınlar, kurumlardaki kadın temsiliyetini yorumladı. Yönetimlerde kadınlara fırsat verilmesi gerektiğini belirten kadınlar, “Kadın bedenleri erkek egemen zihniyetin savaşı yapılırken topraklarımız ranta kurban ediliyor” dedi.

     

    62. Ulusal, 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, panellerle devam ediyor.
    ‘Alevi Bektaşilikte Kadın ve Doğa’ konusunun değerlendirildiği panel, Hacıbektaş Kültür Merkezi’nde yapıldı.
    Panelin açılışında Ana Sevim Yalıncakoğlu gülbeng okurken Zakir Yaprak Dengiz de deyişler seslendirdi.

    Panelin moderatörlüğünü Ümit Günaltay yürüttü.

    “SÖMÜRÜYE KARŞI DİRENEN BİR ALEVİ SİYASETİ”

    Panelin ilk konuşmacısı Almanya Alevi Kadın Birliği Başkanı Özgür Demir oldu. “Dün Pir Sultan’ı asanlarla bugün doğayı katleden aynı zihniyettir” diyen Demir, şu sunumu yaptı:

    “Yol kadınsız yürümez. Biz Alevi kadınlar, geçmişin inanç mirasını bugünün adalet anlayışı ile birlikte ilerletmek zorundayız. Bugünün Aleviliği kadınlarla birlikte yürüyen doğa ile birlikte nefes alan halklarla birlikte direnen bir Aleviliktir. Bizler bir Yol’un değil, aynı zamanda bir dönüşümün öncüsüyüz. Bu dönüşüm kadının kendi sözünü söylemesiyle, kadının özne olmasının kabul edilmesiyle mümkündür. Hakikat Yolunu bugün yeniden kurmak zorundayız. Doğayı koruyan, kadını yücelten, sömürüye karşı direnen bir Alevi siyaseti mümkündür. Bu siyaseti kadınlar kuracak ve sürdürecektir.”

    “ÖRGÜTLERDE KADIN ALERJİSİ VAR”

    Alevi Kültür Derneği (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ise konuşmasında kadınsız hiçbir kurumun Alevileri temsil edemeyeceğini söyledi. Yılmaz, kurumlarda yöneticilik yapan erkeklerin daha adaletli olması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Eril bir toplumda yaşadığımız için kadının belli başlı sorunları var. Örgütlerde sorumluluk almak isteyenlere de ‘Sen git evinde çoluğunla çocuğunla uğraş, yapamazsın’ gibi bakılıyor. Alevi kurumları içerisinde kadınları çekseniz o kurumlarda hiçbir şey kalmaz. Kadın olmayan Yol eksiktir. Kadının özgürlüğü olmadan Alevilik özgür olmaz. Alevilikte ‘kadın’ başlığını sadece kadınlar konuşmamalı. Erkekler gelip buraya çıksın, konuşsunlar ki bizler de bu konuda neler düşündüklerini bilelim. Bizim örgütlerin hepsinde bir kadın alerjisi var. Kadınlara, gençlere fırsat vermek lazım. İnancın içerisinde bizi eritmenize, yok etmenize izin vermeyeceğiz. Alevilik inancının kadınla hiçbir derdi yok ama bu eril dünyadan etkilenen Alevilerin, kadınla derdi var.”

    “ALEVİ KURUMLARI OLARAK SURİYE’DEKİ KATLİAMA DAHA FAZLA SES ÇIKARMALIYIZ”

    PSAKD Kadın Sekreteri Nil Sıla Aslan, “Kadın bizde yarım değildir, yan yanadır, can canadır. Doğa da bizim için yaşamın kendisidir. İnsan, doğanın sahibi değil bir parçasıdır. Kadın bedenleri erkek egemen zihniyetin savaşı yapılırken topraklarımız ranta kurban ediliyor. Munzur’u kurutmak isteyen de kadınları susturmak isteyen aslında aynı zihniyettir. Doğa özgürleşmeden kadın özgürleşmez, kadın özgürleşmeden bu toplum asla özgürleşmez. Hayatın her alanında erkeğin gölgesi yer alır. Sizlere Samandağ’dan selamlar getirdim. Oradaki kadın sesi örgütsüz kaldığı için kalıcı olamadı. Birlikte olduğumuzda yıkılmayız susturulamayız. Gitmedik, buradayız ve kalmaya da devam edeceğiz. Suyumuzu, toprağımızı, ormanımızı, dağlarımızı, emeğimizi, bedenimizi, yaşam alanlarımızı, inancımızı, kültürümüzü, yoldaşlığımızı hep birlikte savunacağız. Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Sözümüz Hakk olsun, aşk ile…”

    Suriye’deki Alevi kadınlarına yönelik katliam ve kaçırılmalara da dikkat çeken Aslan, “Alevi kurumları olarak daha fazla ses çıkarmalıyız. Avrupa’nın desteğiyle bunu dünyaya duyurmak lazım. Şu anki işkence, akıl almaz hale geldi.”

    Panelin son bölümünde açık kürsü oluşturularak sohbet yürütüldü. Zakir İlke Yıldız da nefesler seslendirdi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • GÜNCELLENDİ- ‘Alevi inancı ve ritüelleri dejenere oluyor; kurumlar kopuşu engellemeli’-VİDEO

    GÜNCELLENDİ- ‘Alevi inancı ve ritüelleri dejenere oluyor; kurumlar kopuşu engellemeli’-VİDEO

    PİRHA – “Tarihsel Süreçte ve Günümüzde Alevi Asimilasyonu” konulu panelde Osmanlı arşivlerinden örneklerle Alevi inancına yönelik baskı politikalarına ışık tutuldu. Alevilere yönelik nefretin, Osmanlı İslam anlayışından kaynaklandığını söyleyen akademisyen ve yazarlar, erkanlardaki değişimlere de dikkat çekti.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında, ‘Tarihsel Süreçte ve Günümüzde Alevi Asimilasyonu’ başlıklı panel yapılıyor.

    Üç gün sürecek Hacı Bektaş Veli Anma törenleri kapsamında yapılan panelde, “Tarihsel Süreçte ve Günümüzde Alevi Asimilasyonu” başlığı ele alındı.

    Hacıbektaş Kültür Merkezi’nde yapılan panele katılım bir hayli yüksek oldu.

    Panelin moderatörlüğünü Abbas Tan yaptı. Antropolog Tan, devlet asimilasyonuna dikkat çekerek “Son yıllarda üniversitelerde araştırmalar yapılıyor ancak ne öğrenci ne de öğretim görevlileri Alevi değil. O çocukların doktora tezleri üniversite arşivlerine giriyor ve geçmişte Osmanlı’nın yaptığını şimdi Cumhuriyet döneminde tekrar yaşıyoruz. Bir süre sonra arşivlere bakarak ‘Alevilik budur’ diyecekler. Bir başkasının, bizi tarif etmesine gerek yok. Biz neysek oyuz. Bizi böyle kabul etmek zorundasınız” dedi.

    “OSMANLI ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR”

    Abbas Tan’ın açılış konuşması ardından Akademisyen Yalçın Çakmak, sunumunda şiddet ve asimilasyona tarihsel örnekler vererek başladı. Çakmak, şu bilgileri paylaştı:

    “Osmanlı belgelerinde ‘Aleviler mum söndürür, kötü yaratılışlı’ gibi tabirler kullanılıyor. Osmanlı devleti, Kızılbaşlık diye bir olgu olmasaydı bu topraklar bu kadar Sünni olur muydu? Kızılbaşları ‘Mürted’ yani ‘dinden çıkanlar’ diye tarif ediyorlar. Bugün Alevilere bu denli nefret duyulmasının nedenlerinden bir tanesi de Osmanlı İslam anlayışının bu şekilde olmasıdır. 19. Yüzyılda yazılan bir fetvada bile aynı nefreti görebiliyorsunuz. Bu şiddet sarmalı bugün de sürüyor. Sivas’ta yaktılar mesela. IŞİD de yaktı. Yani şiddetle terbiye etmeye çalışıyorlar.

    Osmanlı döneminde ‘Bunların inançlarını değiştirmeliyiz. Çocuklarını sıbyan mekteplerinde eğiteceğiz. Köylerine camiler açacağız’ deniliyor. Bu yapılanlar tanıdık geliyordur. Cumhuriyet döneminde de yapılmakta. Bu siyaseti yapıyorlar ama sonra bir raporda ‘Minarelere leylekler yuva yaptı, cami içlerini de ahır yaptılar’ deniliyor.

    Bugüne baktığımızda ise ‘bunların çocuklarını asimile edeceğiz’ zihniyeti aynı kodlarla devam ediyor.”

    “HAKK’A UĞURLAMA ERKANINDA DEĞİŞİMLER SÖZ KONUSU”

    Panelin bir sonraki konuşmacısı Akademisyen Gani Pekşen oldu. Pekşen, Alevi inancının gününüzde “dejenere olduğunu” anlatarak hazırladığı sinevizyon ile örnekler sundu. Pekşen, Alevi örgütlerinin yeteri kadar toplumu bilgilendiremediğini de söyleyerek “Eğer ABF gibi kurumlar, kendisine bağlı kurumları sorgulasaydı yeteri kadar kopuşlar olmayabilirdi” dedi.

    Pekşen, “Alevilik, aklı ve bilimi kendine rehber edinen, doğayı can olarak gören, varlığın birliğine inanıp kendine özgü dili, sanatı, edebiyatı erkanları olan bir inançtır. Bugün Pir Sultan’a ait olmayan nefesler var. Sorgulamadan söylenen nefesler bunlar. Semahlar, Hakk’a uğurlama erkanlarında da değişimler söz. En fazla bozulma ise Hakk’a uğurlama erkanlarında görülmekte” diye konuştu.

    İÇ ASİMİLASYON VE DEVLET BASKISI!

    Araştırmacı yazar Piri Er ise Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütülen asimilasyona değinerek şunları söyledi:

    “Bugün asimilasyon adına kendi kurumlarımızdan bir vakfımız, Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı’nı kurdu. Bir dede ise cemlerde dua okuyup namaz kıldırdı. Günümüz cumhurbaşkanı 2013’te diyor ki ‘Cemevleri kültürel mekanlardır. İslam’da mescit camidir’. 2014’te Alevi sivil toplum örgütlerinin düzenlediği bir programda ise ‘Alevi kardeşlerimiz, cemevlerine ibadethane diyorsa benim itirazım olmaz ama şahsi görüşüm böyle bir yasa, statü İslamiyet’te bölünmeye sebep olur’ diyor. 9 Kasım 2022 tarihindeki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruluyor. Cumhurbaşkanı dediğini yapıyor! Götürdü cemevlerini Kültür Bakanlığı’na bağladı. Kimi Alevileri mutlu ediyor, hem de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kırmızı çizgisini aşıyor! Bu başkanlık, bugüne kadar 1586 cemevinin 350’sine yardımda bulunmuş! Bu başkanlığın toplamda 53 personeli var. Diyanetin ise 140 bin. Devlet hastanelerinde ise 130 bin çalışan var. Neden doktora gidiyorsunuz ki?”

     

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

     

  • Eski Alevi kurum başkanları alternatif etkinliği reddetti: 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’tayız- VİDEO

    Eski Alevi kurum başkanları alternatif etkinliği reddetti: 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’tayız- VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının önceki dönem başkanları, Hacıbektaş’ta yapılacak olan alternatif etkinliği “asimilasyon çabası” olarak nitelendirerek, tüm Alevi toplumunu 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe katılmaya çağırdı.

    62.Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, Alevi kurumlarında mücadele yürütmüş eski başkanlar, herkesi 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet etti.

    “BU OYUNLARA GELMEMEK LAZIM”

    Bir önceki dönem AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, alternatif etkinliği Alevileri asimile etme hamlesi olarak değerlendirip, “Yaklaşık 60 yıldır düzenlenen 16, 17, 18 Ağustos Pir Hünkâr Hacı Bektaşi Veli’yi anma etkinlikleri Aleviler için çok önemli bir gündür. Ne yazık ki son yıllarda alternatif bir etkinlik adı altında bazı kurum ve kuruluşlar inatla Alevileri bölmek, parçalamak, asimile etmek istiyorlar. Bu oyunlara gelmemek lazım. Nereden ve kimden olursa olsun bunun karşısında durmak lazım. Biz Alevi kurumları yıllardır bunların karşısında durduk. Tüm Alevi canlara sesleniyorum; 16, 17, 18 Ağustos’ta Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin huzurunda olalım diyoruz” dedi.

    “ALTERNATİF ETKİNLİĞİ DİKKATE ALMIYORUZ”

    Önceki dönem AKD Genel Başkanı Tekin Özdil, söz konusu başkanlığın Alevi yoluna hizmet etmediğini kaydetti. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı etkinliği dikkate almadıklarını dile getiren Özdil, “Devletin derin dehlizlerinde Aleviliğin içini boşaltmak ve Alevileri paramparça etmek için planlanıp kuruluşu yapılan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bir Alevi kuruluşu değildir. Yaptığı hiçbir iş ve etkinlik de Alevi yoluna hizmet etmez. Bu nedenle bu kuruluşun bu yıl anma etkinlikleri için yaptığı çağrıyı dikkate almıyoruz ve katılmıyoruz. Hacıbektaş Belediyesi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu ve bütün bileşenleri, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Dernekleri, Alevi Dernekler Federasyonu ve benzeri kurum ve kuruluşlarımızın yaptığı çalışmaya ve ortaklaştırdıkları etkinliğe katılıyoruz. Ve bu nedenle Aleviyim diyen herkesi, Alevi dostlarını, aydınları, demokratları, eşitlikten, özgürlükten ve bilimden, akıldan yana olan herkesi 16, 17, 18 Ağustos’ta 62. Ulusal, 36. Uluslararası Hacıbektaş Veli’yi anma törenlerine katılmaya, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    16-17-18 AĞUSTOS’TAKİ ETKİNLİĞE ÇAĞRI

    Bir önceki dönem PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, alternatif etkinliğe katılacakların da asimilasyonun bir parçası olacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Bildiğiniz üzere devlet 3 yıl önce Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cem ve Başkanlığı’nı kurdu. Bu başkanlığı kuruluş aşamasında tüm Alevi örgütleri şiddete karşı çıktığı bu başkanlığı kabul etmediklerini, tanımadıklarını söylediler. Meydanlarda bununla ilgili birçok miting ve gösteri yaptılar. Şimdi başkanlık bu 3 yıl boyunca Alevi köylerini, bağımsız cemevlerini ya da demokratik alanda örgütlü olmayan diğer cemevlerini dolaşarak onların temel ihtiyaçlarını karşılayacaklarını iddia etmektedir. Bu başkanlık Alevi’leri bir potada eritmek istiyor. Alevileri hakim olan dinin bünyesine sokarak o bünye altında eritmek, asimile edip yok etmek istiyor. Bu amaçla kurulan bu başkanlık 12-13 Ağustos’ta Hünkar Hacıbektaş etkinliği düzenleyecektir. Bu etkinliğe vicdanlı olan Alevilerin katılacağını sanmıyorum. Katılanların da bu asimilasyonun bir parçası olacağını, Alevileri yok etmek için kurulan bu başkanlığın bir parçası olacağını düşünüyorum ve tüm Alevilerin 16-17 Ağustos’ta Alevi örgütleri ve Hacıbektaş Belediyesi’nin ortaklaşa düzenleyeceği Hünkâr Hacı Bektaş Veli Anma etkinliğine davet ediyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yazarlardan ‘Asimilasyona karşı bir olalım’ çağrısı!- VİDEO

    Yazarlardan ‘Asimilasyona karşı bir olalım’ çağrısı!- VİDEO

    PİRHA- 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulunan yazarlar “Asimilasyona karşı bir olalım” dediler.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Yakın tarihlerde aynı yerde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın alternatif etkinlikler yapması yeniden eleştirilere ve tepkilere neden oldu.

    Yazarlar Hamide Rencüs, Naz Atmaca, Aziz Tunç, Kemal Derin, Erdoğan Aydın ve Süleyman Zaman 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılma çağrısı yaptı.

    “ALTERNATİF ETKİNLİĞE KATILMAK ALEVİLERE YAPILAN ZULMÜ KABUL ETMEKTİR”

    Hamide Rencüs, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyonu hedefleyen bir kurum olduğunun altını çizerek, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 12-13 Ağustos’ta düzenleneceği Hacı Bektaş-i Veli’yi anma etkinliklerine canlarımızın katılmamasını diliyoruz. Bu etkinlikler ve bu kararlar bütün Alevi toplumunun ve Alevi kurumlarının iradesini hiçe sayan, asimilasyonunu hedefleyen kararlardır. Genel çağrımız şudur ki; bütün Alevi kurumların bir arada organize ettikleri 16-17 ve 18 Ağustos Hacıbektaş Veli Anma Kültür ve Sanat etkinliklerine katılmalarının çağrısını yapıyoruz. Hepimiz orada olalım. Hepimiz bir olalım, diri olalım” dedi.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği alternatif etkinliğe katılmanın Alevilere yapılmış zulümleri kabul etmek olarak niteleyen Naz Atmaca, “Alevilerin hiçbir haklı talebini kabul etmeyenlerce asimilasyon için kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığınca alternatif olarak düzenlenen etkinliğine hiçbir Alevi kurum, aydın, sanatçı, siyasetçi ve kendisine Aleviyim diyen tek bir canın katılmaması gerekiyor diye düşünüyorum. Alternatif etkinliğe katılmak demek Alevilere yapılan zulümleri, katliamları, yok saymaları onaylamak anlamı taşıyacağından hiçbir Alevi canın bunu kabul etmeyeceğinin bilinmesini isterim” ifadelerini kullandı.

    “HACIBEKTAŞ ETKİNLİKLERİNE EL KOYMAK İSTENİYOR”

    Aziz Tunç, “Devletin asimilasyoncu kurumu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Hacıbektaş etkinliklerine el koymak istiyor. Düzenlemek istedikleri alternatif etkinliklere katılmıyoruz. Bu kurumu tanımıyoruz. Asimilasyoncuların işini kolaylaştırmayacağız. Onun yerine Alevilerin ve Alevi kurumlarının 16, 17, 18 Ağustos’ta düzenledikleri etkinliklere, geleneksel etkinliklere en güçlü şekilde katılıyor. Asimilasyonculara verilmesi gereken dersi veriyoruz” diye konuştu.

    Kemal Derin ise, Bektaş Veli Dergâhı’nın Aleviler için önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
    “Bektaş Veli Dergâhı’nın Alevilerin Serçeşmesidir. 1925 Yılında kapatıldı. 39 yıl sonra 16 Ağustos 1964’te müze olarak açıldı. O günden bugüne Aleviler her yıl 16, 17, 18 Ağustos tarihlerinde Hünkar’ın huzuruna giderler ve Hünkar’ı anarlar. Alevi toplumu hiçbir zaman devlet destekli, devlet eksenli bir inanç olmadı. Bugün de öyle değil. Aleviler kendi öz varlıklarıyla inançlarını bugüne taşıdılar. Bugünden de yarına bu şekilde taşıyacaklardır. Bu vesileyle bu yıl da 16, 17, 18 Ağustos’ta Hacıbektaş ilçesinde Hünkar’ın huzurunda olacağız ve Hünkar’la buluşacağız.”

    “ASİMİLASYONA KARŞI BİR OLALIM”

    Erdoğan Aydın da asimilasyon politikalarına değinerek, “Osmanlı ve Türk devlet geleneği hakimiyeti altında tuttuğu halkları ve inançları sürekli asimilasyon ve etkisizleştirme üzerinden şekillendi. Hacı Bektaş Dergahı 100 yıl önce kapatıldı ve dönüştürülmeye çalışıldı. Bugün de yöneticiler, Alevi öz örgütlerinin kendi inançları çerçevesinde, kendi kutsal mekanlarında, etkinlik yapmasını engellemeye ve Alevileri asimile etmeye çalışıyor. Bu devran böyle devam edemez. Türkiye’de demokrasi ve laiklik Alevi öz örgütlerinin kendilerini ifade, temsil imkanlarına saygılı olmak zorundadır” dedi.

    Son olarak konuşan Süleyman Zaman, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinliğe katılmama çağrısı yaparak, “Bu anlamda Alevi kurumlarının hep birlikte düzenlediği, birlik ve beraberlik içerisinde bugüne kadar gerçekleştirdiği 16 18 Ağustos’taki etkinliğe katılmanız çok önemlidir. Bu duyarlılığı gösteren tüm canlara aşk ile diyorum” sözlerini kullandı.

  • Alevi Yol yürütücüleri: 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta bir araya gelelim!-VİDEO

    Alevi Yol yürütücüleri: 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta bir araya gelelim!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Yol yürütücüleri, Alevi toplumunun Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinliklere katılmamasını isteyerek, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulundular.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, herkes 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet edildi.

    Alevi Yol yürütücüleri, Alevi kurumlarının Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısına destek vererek, Alevi toplumunun Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinliklere katılmamasını istediler.

    PİRHA/ANKARA

  • Suzan Saka: Yol’umuza sahip çıkalım, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta buluşalım-VİDEO

    Suzan Saka: Yol’umuza sahip çıkalım, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta buluşalım-VİDEO

    PİRHA- AFA Genel Başkanı Suzan Saka, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulundu.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, herkes 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet edildi.

    YOL’UNA, SERÇEŞMESİNE, DERGAHLARINA SAHİP ÇIK!

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulunarak, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta 12-13 Ağustos’ta yapacağı alternatif etkinliğe katılmamalarını istiyoruz. Çünkü bu başkanlık Alevileri asimile etmek için kurulmuştur. Dolayısıyla Alevi canların Yol’una, serçeşmesine, dergahlarına sahip çıkması adına Alevi kurumlarımızın 16-17-18 Ağustos’ta yapmış olduğu etkinliğe katılmalarını rica ediyoruz” dedi.

    PİRHA/AVUSTRALYA