Etiket: 8 mart dünya kadınlar günü

  • DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 8 Mart’ın resmi tatil olması için Meclis’e kanun teklifi sundu!

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 8 Mart’ın resmi tatil olması için Meclis’e kanun teklifi sundu!

    PİRHA- Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasına dair kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün resmi tatil ilan edilmesini öngörüyor.

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün resmî tatil ilan edilmesi için TBMM’ye kanun teklifi sundu; teklif, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesine kurumsal destek sağlamayı hedefliyor.

    KADIN MÜCADELESİ VE EŞİTLİK VURGUSU

    Kanun teklifinin genel gerekçesinde, 8 Mart’ın kadınların hak, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin uluslararası sembolü olduğu vurgulandı. Tarihsel olarak 1857’de ABD’de tekstil işçisi kadınların başlattığı grevle temelleri atılan bu günün, 1910’da Clara Zetkin’in önerisiyle uluslararası nitelik kazandığı ve 1977’de Birleşmiş Milletler tarafından tanındığı hatırlatıldı.

    Kordu, kadın emeğinin tarih boyunca değersizleştirildiğine, düşük ücretli ve güvencesiz işlerde yoğunlaştığına, ev içi emeğin ise görünmez kılındığına dikkat çekti. 8 Mart’ın resmî tatil ilan edilmesinin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratacağını ve kadın mücadelesini güçlendireceğini belirtti.

    KANUN TEKLİFİNİN AYRINTILARI

    Teklife göre, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 2. maddesinde değişiklik yapılarak 8 Mart, 1 Ocak ve 1 Mayıs’la birlikte resmî tatil günleri arasına eklenecek. Böylece 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yılbaşı ve 1 Mayıs gibi çalışma hayatında tatil günü olarak kabul edilecek.

    Kanun teklifinde, 8 Mart’ın resmî tatil ilan edilmesinin kadına yönelik şiddet, iş yaşamında ayrımcılık ve eşit işe eşit ücret gibi sorunların çözümü yönünde devlete güçlü bir irade beyanı anlamına geleceği ifade edildi.

    BİRÇOK ÜLKEDE ÖRNEK UYGULAMA

    Gerekçede, dünyanın pek çok ülkesinde 8 Mart’ın resmî tatil olduğu hatırlatılırken, benzer bir uygulamanın Türkiye’de de kadın emeğinin görünürlüğüne ve kadın hareketinin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağı belirtildi.

    Teklifin Meclis’te görüşülerek yasalaşması halinde, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü artık resmî tatil olarak kutlanacak.

    PİRHA/ANKARA

  • Gazi Cemevi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlendi!

    Gazi Cemevi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlendi!

    PİRHA- Gazi Cemevi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yüzlerce kadın bir araya geldi, dayanışma ve birlik mesajı verdi.

    Gazi Cemevi Kadın Meclisi ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlendi.

    Federasyonların, yöre derneklerinin, siyasi partilerin kadın örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin ve çok sayıda üyenin yoğun katılım gösterdiği buluşmada; kadın dayanışması, eşitlik, adalet, kadına yönelik şiddet ve kadın emeğinin sömürülmesi konuları öne çıktı.

    Programda, Gazi Cemevi adına Arzu Erdoğan bir konuşma yaptı. Erdoğan konuşmasında Alevi inancında kadın ve erkeğin eşit olduğuna vurgu yaptı.

    Demokratik Alevi Dernekleri adına konuşan Şerefnaz Altınsoy ise kadın emeğinin sömürülmesine ve kadınların yaşadığı eşitsizliklere dikkat çekti.

    Songül Ağdoğan, konuşmasında 8 Mart’ın tarihçesine değinerek kadın mücadelesinin önemine vurgu yaptı.

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş ve DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Mevhibe Akdeniz de katılımcıları selamladı.

    Etkinlikte şiirler okundu, türküler söylendi ve kadınlar halaylar çekti. Program, lokmaların pay edilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Bornova Cemevinde 8 Mart buluşması

    PSAKD Bornova Cemevinde 8 Mart buluşması

    PİRHA- PSAKD Bornova Şubesi Cemevinde 8 Mart dolayısıyla gerçekleşen buluşmada kadınların baskıya, şiddete, hukuksuzluğa ve eşitsizliğe karşı direndiği belirtilerek, “Kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlere, kadın emeğini ucuz iş gücü olarak görenlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” mesajı verildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Şubesi Cemevinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın buluşması gerçekleşti. Buluşmada kadın cinayetlerinin ve şiddetin cezasız kalmasına, kadınların yaşam hakkının tartışma konusu edilmesine razı olunmayacağı ifade edildi.

    Madımak Katliamı faillerini serbest bırakılmasına tepki gösterilen buluşmada Madımak’ta yanan ateşin kadınların adalet ve eşitlik mücadelesinin de bir parçası olduğu dile getirildi.

    “KADINCIK ANA’NIN MİRASINA SAHİP ÇIKIYORUZ”

    Buluşmada konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi yöneticisi Fidan Hardal, “Alevi Kızılbaşların örgütlü kadın yapısı olan Bacıyan-ı Rum’a Kadıncık Ana’dan günümüze, kadınların sesi ve mücadelesi hiçbir zaman susturulamamıştır. O, Anadolu’da Alevi-Bektaşi yolunun mayasını kadın erenleriyle birlikte yoğurmuş, kadınların toplumdaki yerini ve söz hakkını simgelemiştir. Bugün bizler de onun mirasına sahip çıkıyor, kadınların yok sayılmasına karşı mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.

    “MADIMAK’TA YANAN ATEŞ KADINLARIN EŞİTLİK MÜCADELESİNİN BİR PARÇASI”

    Kadınlar en temel insan hakkı olan  yaşama hakkı için mücadele etmek zorunda bırakıldığına vurgu yapan Hardal, “Bizler, kadın cinayetlerinin ve şiddetin cezasız kalmasına, kadınların yaşam hakkının tartışma konusu edilmesine asla razı olmayacağız! Adaletin sağlanmadığı bir diğer acı gerçek ise Madımak Katliamı’dır. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta diri diri yakılan canlarımızın failleri serbest bırakılmış, adalet bir kez daha katilleri korumuştur. Kadın cinayetlerinde olduğu gibi, bu katliamda da gerçek sorumlular cezasız bırakılmış, halkın vicdanında mahkûm olanlar hukuk önünde hesap vermemiştir. Ancak biz unutmayacağız, unutturmayacağız! Madımak’ta yanan ateş, kadınların adalet ve eşitlik mücadelesinin de bir parçasıdır” diye belirtti.

    Hardal, son olarak, “Emeğimizin karşılığını alana, özgürlüğümüzü kazanana ve adalet yerini bulana kadar vazgeçmeyeceğiz! Bugün, bizleri susturmaya çalışanlara karşı Kadıncık Ana’nın mücadelesi, Pir Sultan Abdal’ın sesiyle sesleniyoruz: “Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan!” Çünkü biliyoruz ki bu mücadele yalnızca kadınların değil, insanlığın mücadelesidir” diye konuştu.

    Buluşma koro, oratoryum, şiir ,ve serbest kürsü etkinliği ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Kadınlar, AK-EL Vakfı’nda 8 Mart buluşması gerçekleştirdi-VİDEO

    Kadınlar, AK-EL Vakfı’nda 8 Mart buluşması gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA- AKEL Vakfı’nda Sev-Der ve Ocaxê Bakê Alevi Kültür Derneği’nin organize ettiği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü buluşması gerçekleşti.

    İstanbul’da AKEL Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı, Sevdilli ve Çevre Köyleri Yardımlaşma ve Kültür Derneği ile Ocaxê Bakê Alevi Kültür Derneği’nin ortak çalışmasıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlandı.

    AKEL Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı binasında düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar buluşmasında Hakk’a yürüyen kadınlar anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü buluşmasında Sev-Der Başkan Yardımcısı Sevil Karakuş ve  Ocaxê Bakê Alevi Kültür Derneği adına Su Levla birer konuşma yaptı.

    Buluşma çekilen halaylar ile son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • 11. Mersin Feminist Gece Yürüyüşü’nde Alevi katliamına tepki!-VİDEO

    11. Mersin Feminist Gece Yürüyüşü’nde Alevi katliamına tepki!-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yapılan Feminist Gece Yürüyüşünde polis LGBTİ+ bayraklarını engelledi. Gökkuşağı renginde başörtüsü takan bir kadının gözaltına alınmasına tepki gösteren başka bir kadın da darp edilerek gözaltına alındı.

    Mersin’de bu yıl 11. düzenlenen Feminist Gece Yürüyüşü, kadınların ve LGBTİ+’ların yoğun katılımıyla Kushimoto Sokağında yapıldı. “Özgürlüğümüzü alana, patriyarkayı yıkana dek feminist isyan” pankartının açıldığı eylemde Özgecan Aslan meydanına kadar yürüyen kadınlar, erkek-devlet şiddetine, sömürü düzenine, kadın cinayetlerine, yoksulluğa, nefret politikalarına karşı isyanlarını haykırdılar.

    2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Polisin Muamma LGBTİ+ Derneği üyelerini ellerindeki yedi renk bayraklarını yürüyüşe götürmemeleri için dernek binasından çıkışlarını engelledi. Yürüyüş için toplanan kitle arkadaşları bırakılmayana kadar yürümemekte direttiler. Polisin dernek üyelerini bırakmaları üzerinde yürüyüş başladı. Bir süre yürüyen kadınlara polis saldırdı. Bir kadın darp edilmeye karşı çıktığı için gözaltına alındı. 7 renkli baş örtüsü takan başka bir kadının da gözaltına alınmasının ardından kitle, polise itiraz etti. Yaşanan arbedede kadınların serbest bırakılması üzerine yürüyüş devam etti.

    “ERK SİSTEMİN AİLE ANLAYIŞINI KABUL ETMİYORUZ”

    Özgecan Aslan Meydanında sonlanan yürüyüşün ardından burada basın açıklaması okundu. Açıklamayı Feminist Gece Yürüyüşü adına Zübeyde Sadırlı Akpınar okudu. Kadınların en çok hane içinde katledildiğine vurgu yapan Akpınar, İktidarın aile politikalarını eleştirerek şunları dile getirdi:

    “Kol kırılır yen içinde kalır anlayışıyla suç mahalli haline getirdiğiniz “Aile” anlayışınızı kabul etmiyoruz. Sizler İktidar olarak uzun zamandır, Sağlık Bakanı’ndan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’na, kendine mensup farklı kişilerin onlarca farklı söylemiyle, kadınların emeği ve bedeni üzerine söz kurmayı kendinize iş edindiniz. Aile yılı ilan ettiğiniz 2025’in ilk ayında 33, ikinci ayında ise 12 kadın öldürüldü. Kadınları, LGBTİ+’ları, çocukları baskı altına alan, şiddeti, istismarı ve sömürüyü meşrulaştıran, eşitsizlikleri derinleştiren aile politikalarınızı reddediyoruz! Sosyal yardımları dahi aile üzerinden yaparak kadınları babalarına, kocalarına, abilerine, erkek eline mahkûm edemezsiniz! Bütün bunlar yetmezmiş gibi; “Normal Doğum Eylem Planı” “Aile Enstitüleri” ve “Nüfus Politikaları Kurulu” uygulamaları ile kadınları, artışı hedeflenen nüfus politikalarının tam ortasına ve ailenin içerisine konumlandıramazsınız. Aile politikaları adı altında, aslında nüfus politikalarınız için cinsel ve üreme sağlığı hizmetlerini alma ve kürtaj hakkına erişimimizi engellemenize izin vermeyeceğiz.”

    SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMINA TEPKİ

    Açıklamada savaş politikalarına ve Suriye’deki Alevi katliamına da değinilerek, “Kapitalist ataerki sistem hayatlarımızı savaşla, yıkımla, soykırımla, işgalle kuşatıyor: Geçtiğimiz 3 günde HTŞ tarafından Suriye’nin kuzeybatısındaki Alevi sivillere yönelik saldırıları kınıyoruz ve tekrar hatırlatıyoruz biz kadınlar ve lubunyalar inatla ve ısrarla barış için mücadele etmeye devam ediyoruz” denildi.

    Barış mücadelesi veren kadın ve LGBTİ+ların, gazetecilerin ve hak savunucularının uydurma dosyalarla tutuklandığını söyleyen Akpınar, “Erkek devlet şiddeti cezaevlerinde çıplak arama işkencesi ile kadınların bedenini hedef alıyor. Savaştan, işgalden, zorunlu göçten en çok bizler etkileniyoruz. Biliyoruz ki kadınlar özgür olmadan ne barış olur ne de adalet! Biz kadınlar, halkların eşit ve özgür yaşadığı bir dünya için mücadele ediyoruz” diye konuştu.

    “ERKEK EGEMEN DÜZENE KARŞI BURADAYIZ”

    Akpınar, iktidarın kadınların kazanımlarına saldırdığını, LGBTİ+’ların sürekli olarak hedef haline getirildiğini söyleyerek, “Aile yılı başlığı altında gündemde olan yasa tasarısı ile; LGBTİ+’ların sağlık ve tüm diğer haklarının inkarı yanında, bu haklar için mücadele edilmesi, hatta LGBTİ+ denilmesini dahi yasaklama cüretine girişiliyor. Varoluşu biyolojik cinsiyete indirgeyen karanlığınızı reddediyoruz. LGBTİ+ ların hastalık ve tehdit olarak değerlendirilmesi bilime ve hukuka aykırı olmasının yanında hak ihlali ve nefret suçudur. Feminist mücadele ve LGBTİ+ mücadelesi patriyarkaya karşı yan yana ve kol koladır” dedi.

    Akpınar, Ataerkil, LGBTİ düşmanı, eşitsiz aileye, erkek egemen düzene, kapitalizme, savaşa, baskıya mahkûm etmek isteyenlere karşı mücadele vurgusu yaparak sözlerini sonlandırdı.

    Açıklamanın ardından, kadınlar ve LGBTİ+’lar şarkılar eşliğinde halaylar çekti.

    PİRHA/MERSİN

  • Ankara’da Feminist Gece Yürüyüşü: Mücadelemiz sınırları aşıyor! -VİDEO

    Ankara’da Feminist Gece Yürüyüşü: Mücadelemiz sınırları aşıyor! -VİDEO

    PİRHA- 19.Feminist Gece Yürüyüşü Ankara’da gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada, “Direnişimiz sınırsız çünkü bedenlerimizi, emeğimizi ve hatta duygularımızı gasp eden patriyarkal kapitalizmi ortadan kaldırmak istiyoruz!” denildi.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Ankara’da 19. Feminist Gece Yürüyüşü yapıldı. Konur Sokak’ta bir araya gelenler Sakarya Caddesi’ne yürüdü. Yürüyüşte “Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun”, “Jin Jiyan Azadi”, “Yaşasın feminist mücadelemiz” sloganları atıldı.

    Yürüyüşün sonunda Sakarya Caddesi’nde kalabalık nedeniyle açıklama alanın bir çok yerinde okundu. Ayrıca metnin Kürtçesi ve Arapçası da okundu.

    “ERKEK EGEMEN SİSTEM, KADINLARI VE LGBTİ+LARI KISKACA ALMA ARZUSUNDA”

    Feminist mücadelenin kuvvetlendiği her dönemde baskıların da şiddetlenmekte olduğunun  altının çizildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Kendini savaşlarla, soykırımla, bitimsiz siyasal ve iktisadi çalkantılarla, ekolojik yıkımla, çizdiği ve her fırsatta kalınlaştırdığı sınırlarla tekrar tekrar üreten erkek egemen sistem, şiddetlendirdiği sömürü ve tahakküm ilişkileriyle kadınları ve LGBTİ+ları kıskaca alma arzusunda.

    İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz bir şekilde çekilme kararıyla derinleşen kadın düşmanı politikalar, nafaka hakkının gasp edilmeye çalışılması, 6284 sayılı yasanın hedef gösterilmesi, LGBTİ+lara yönelik nefret söylemleri, bütün bunların devamı olarak aile yılının ilanı ve hazırlığı yapılan yasa tasarısı, hepsi, mevcut iktidarın kadınları ve LGBTİ+ları hedef alan saldırılarının bir parçası.

    “PATRİYARKAL KAPİTALİZMİ ORTADAN KALDIRMAK İSTİYORUZ”

    Tüm bunlar karşısında direncimiz sınırsız çünkü hâkim aile biçiminin dışında bir hayat olduğuna, kutsal aile fikrini ilga edecek bağları ve ilişki biçimlerini tahayyül ve inşa etme irademize inanıyoruz! Direnişimiz sınırsız çünkü bedenlerimizi, emeğimizi ve hatta duygularımızı gasp eden patriyarkal kapitalizmi ortadan kaldırmak istiyoruz! Ev işlerinden çocuk ve hasta bakımına dek uzanan, ne görünen ne de ücretlendirilen emeğimizin hakkını almak için buradayız!

    Patriyarkal kapitalist devlet ve onun faşizan ve sömürgeci görünümlerinin şiddeti sınır tanımaz bir saldırganlık içerisinde. Soykırıma uğratılan ve utanmazca dile getirilen planlarla yerinden edilmek istenen Filistin halklarının, Lübnan halklarının, Suriye’de tehdit altındaki tüm halkların ve inançların, her fırsatta iradelerine saldırılan Rojava halkının yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Kalıcı ve onurlu bir barışı; yıllardır mücadele veren, sayısız bedel ödeyen Kürt kadınlarla birlikte inşa edeceğiz. Erkek egemen kapitalist devletlerin saldırganlığına karşı ‘Feminist dayanışmamız ve mücadelemiz sınırları aşıyor!’ diyerek ses çıkarıyoruz!

    Açıklama halaylar eşliğinde, büyük bir coşku ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Suriye’deki Alevi katliamı son bulmalı, uluslararası güçler etkin müdahale etmeli’-VİDEO

    ‘Suriye’deki Alevi katliamı son bulmalı, uluslararası güçler etkin müdahale etmeli’-VİDEO

    PİRHA- Suriye’nin kıyı kentlerinde Alevilere dönük katliamın son bulması için çağrıda bulunan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Türkiye başta olmak üzere HTŞ ile görüşme sağlayan bütün devletlerin , herkesin etkin bir biçimde müdahale etmeliler” derken, siyasetçi Sebahat Tuncel ise, “Gerçekten çok korkunç görüntüler yansıyor. Bu ne insan hakları nede vicdan açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Bu konuda dünya halklarının buna güçlü ses çıkarması gerekiyor” diye konuştu.

    Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus’ta Alevilerin hedef alındığı saldırıların son iki günde tırmanışa geçti. Çoğunluğu sivil olmak üzere 300’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve yüzlercesinin de HTŞ tarafından bilinmeyen merkezlerde alıkonulduğu belirtiliyor.

    İstanbul Kadıköy’de 8 Mart Kadın Platformu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Büyük Kadın Buluşması’nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, siyasetçi Sebahat Tuncel ve HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Türkiye’den Ortadoğu’ya ve Avrupa’ya alana çıkan kadınların soykırımların son bulması ve halkların barış içerisinde yaşayabilmesi için mücadele ettiklerini ifade ettiler.

    HATİMOĞULLARI: YAŞAM HAKKIMIZI İSTİYORUZ

    8 Mart’ta tüm alanlarda kadınların ‘yaşam hakkımızı istiyoruz’ mesajı verdiğini söyleyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “8 Mart kadınlar için önemli bir direniş alanı. 8 Mart’ta alandan verdiğimiz mesaj yaşam hakkımızı istiyoruz. Her gün kadın cinayetlerine kurban edilmek istemiyoruz. Katledilen kadınların failleri olan erkeklerin cezasızlık ile karşılaştığını görebiliyoruz. Yargının erkek akılla verdiği kararlarla katliamlara teşvik ediliyor. Bunu kabul etmiyoruz. Çok acil bir biçimde İstanbul Sözleşmesi’ne dönmemiz gerekiyor. 6284 sayılı kanunun kaldırılmasını kabul etmiyoruz. Tam tersi bu yasanın daha etkili bir biçimde uygulanmasını gerektiğini söylüyoruz” dedi.

    “SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMI SON BULMALI”

    Hatimoğulları, Suriye’de Alevilere yönelik katliamın sol bulmasına yönelik uluslararası güçlere etkin müdahale çağrısı yaparak, “Türkiye ve Suriye’de devam eden çatışmaların, şiddetin bir an önce son bulması istiyoruz. Bu anlamda Sayın Öcalan’ın yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısı çok önemli bir yerde duruyor. Bu çağrının Ortadoğu, Türkiye ve Avrupa’daki 8 Mart alanlarında da sahiplenildiğini görüyoruz. Lazkiye ve çevresinde Arap Aleviler canice katledildi. 250 kişinin üzerinden insanın katledildiği belirtiliyor. HTŞ yönetimi ve ortaklar kendi dışında  herkesi kafir görerek bu katliamı gerçekleştiriyorlar. Bu katliamı şiddetle kınıyoruz, asla kabul etmiyoruz. Suriye’de devam eden Alevi soykırımı bir an önce son bulmalıdır. Biz kadınlar 8 Mart alanlarından Alevi yurttaşlarla bir kez daha dayanışma içerisinde olduğumuzu belirtiyoruz. Türkiye başta olmak üzere HTŞ ile görüşme sağlayan bütün devletlerin herkesin etkin bir biçimde müdahale etmeliler. Tarihin bu kara sayfalarına yazılan bu dramı kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    TUNCEL: KADINLAR BARIŞIN İNŞASI İÇİN AKTİF ÇALIŞIYOR

    Siyasetçi Sebahat Tuncel ise, Alevilere yönelik katliama dair toplumsal dinamiklerin ses çıkarması gerektiğini belirterek, “Dünyanın her yerinde kadınlar 8 Mart’ı alanlarda kutluyor, ama kutlayamayanlar da var. Suriye’de yaşanan savaş ve çatışma nedeniyle Suriye’deki Aleviler 8 Mart’ı kutlayamıyor. Gerçekten çok korkunç görüntüler yansıyor. Bu ne insan hakları nede vicdan açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Bu konuda dünya halklarının buna güçlü ses çıkarması gerekiyor. Ortadoğu halklarının demokratik barışçıl bir süreç içerisinde yaşaması için herkese rol düşüyor. Bu insanlığa karşı işlenen suçlara dur demek gerekiyor. Bu saldırı Alevilerin bütününedir. Bir yanda kadınlar Ortadoğu halkalarının barış içerisinde yaşaması için mücadele ediyor. 27 Şubat’taki çağrı sadece Kürt-Türk barışı açısından değil Araplar ve Aleviler açısından da önemli. Biz kadınlar bu sorumluluğu üstlendik ve barışın inşası için aktif çalışacağız” ifadelerini kullandı.

    BEŞTAŞ:KADINLAR YASAĞI TANIMADILAR, TAKSİM’İ DOLDURACAKLAR

    Taksim’de düzenlenen feminist gece yürüyüşünün yasaklanmasına eleştiren Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da, “Bugün büyük bir coşkuyla ve özgürlük tutkusuyla kutlanıyor. Aslında alanlardan görüleceği gibi barış talebinin ne kadar güçlü olduğunu alanlardan görmek mümkün. Bizim özgürlük tutkumuzu hiçbir güç bastıramaz. Türkiye’de kadınlara yönelik bir kırımın acımasızca devam ettiğini biliyoruz. Kadın bütün farklılıkların eridiği bir kimliktir. Kadın olmak en öncelikli kimliğimiz. Taksim’in kadınlara kapatılması kabul edilemez. Kadınların sesinden, soluğundan taleplerinden büyük bir korku var. Yasakçı zihniyet ile demokrasi ve barış bir arada olamaz. Kadınlar bu yasakları tanımadılar ve on binler o alanı dolduracak” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ankara’da 8 Mart yürüyüşü: Karanlığı kadınların isyan ateşi aydınlatacak!-VİDEO

    Ankara’da 8 Mart yürüyüşü: Karanlığı kadınların isyan ateşi aydınlatacak!-VİDEO

    PİRHA – Ankara’da yüzlerce kadın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle bir araya geldi. Kadınlar, “8 Mart kadınların alanlarda itirazlarını yükselttiği, isyanın ve mücadelenin günüdür. Geçmişten bugüne, birbirimize güç vermeye, ilham olmaya devam ediyoruz! Sokakta, evde, iş yerinde, bulunduğumuz her yerde ve mücadele ediyoruz!” dedi.

    Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla; demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri, kadın örgütleri ve çok sayıda kadın bir araya geldi. Kolej Meydanı’nda buluşan kadınlar, Güvenpark’ta basın açıklaması yapmak istedi, kadınların yürüyüşüne polis barikatlar ile engel oldu. Yaşanan arbedenin ardından kadınlar basın açıklamasını yürüyüş esnasında yaptılar. Aynı zamanda polislerin LGBTİ+ bayraklarını indirmek istediği bilgisine ulaşıldı.

    Eyleme katılan Barış Anneleri ise artık barış istediklerini dile getirdi.

    Ankara Kadın Platformu adına metni, Buse Üçer ve Nebahat Çalpan okudu. Aynı zamanda Nebahat Çalpan basın metninin Kürtçesini de okudu.

    “8 MART RUHUYLA BİR ARADAYIZ”

    8 Mart’ın, kadınların emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin en önemli sembollerinden birisi olduğu belirtilirken “ Bu mücadele; ataerkil sistemin yanı sıra, kapitalist sistem, sömürgecilik, ırkçılık, milliyetçilik, LGBTİ+ düşmanlığına karşı mücadelenin tarihidir. 8 Mart kadınların alanlarda itirazlarını yükselttiği, isyanın ve mücadelenin günüdür. Geçmişten bugüne, birbirimize güç vermeye, ilham olmaya devam ediyoruz! Sokakta, evde, iş yerinde, bulunduğumuz her yerde ve mücadele ediyoruz! Hakkımız olanı almak için, direnişimizi sürdürmek için, 8 Mart ruhuyla bir aradayız” denildi.

    “KADIN DÜŞMANI POLİTİKALARA KARŞI SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    “AKP İktidarı 2002 yılından itibaren kadın düşmanı politikaları ile kadınların kazanımlara saldırıyor” denilen açıklamada şunlar eklendi:

    Kadını birey olarak görmeyen, aile içine hapsetmeye çalışan cinsiyetçi politikalarıyla, kadını kamusal alandan uzaklaştırmaya çalışıyor. Patriyarka ve sağlamcılık el ele vererek engelli kadınları yok sayıyor, şiddete karşı korunmasız bırakıyor, eve hapsediyor. 2025 yılını ‘Aile Yılı’ olarak ilan etmesi ile bu politikalar katmerlendi. AKP’nin ‘Aile Yılı’, kutsallaştırılmış aile söylemi; kadınları geleneksel aile yapısı içinde ev içi rollerle sınırlandırmayı ve sosyal devletin yapması gereken bakım ve yeniden üretim emeğini kadınların omuzlarına yüklemeyi hedefliyor. Varolan yasakları daha da arttırarak LGBTİ+ düşmanlığını derinleştiriyor ve nefret söylemlerine zemin hazırlanıyor. Bizler; ‘aile’ denilerek içerisine hapsedildiğimiz tüm uygulamalara karşı tekrar haykırıyoruz ‘Aile Değil Kadınız! İsyandayız!’

    Kadınların kendi yaşamları üzerinde karar verme hakları gasp edilirken ekonomik ve sosyal yükleri de artıyor. İstanbul Sözleşmesi’ni feshederek, 6284’ü hedef alarak kadınların yaşamlarını riske atan, cezasızlık politikaları ile failleri güçlendiren, kadına yönelik şiddet ve katliamları meşrulaştıran kadın düşmanı politikalara karşı sessiz kalmayacağız.”

    “MADIMAK ANNELERİNİN MÜCADELESİ MÜCADELEMİZDİR”

    Sivas Madımak’ta 33 canı katleden katillerin serbest bırakıldığının hatırlatıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İktidarın tüm adaletsizliklerine, düşmanca politikalarına karşı bir aradayız. Madımak annelerinin mücadelesi mücadelemizdir. Sivas’ı unutturmadık, unutturmayacağız. Yaşamlarımıza saldıran gericilik karşısında eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltelim. Yaşamımızın her alanı gerici uygulamalarla kuşatılmış durumda. Çocukların geleceği tarikat ve cemaatlere iktidar tarafından teslim edilmeye çalışıyor. Fakat biliyoruz ki bu karanlığı kadınların isyan ateşi aydınlatacak! Yaşama dair her şeyi metalaştıran sistemin yarattığı ekonomik krizin faturasını kadınlara kesemezsiniz demek için buradayız!”

    “EŞ BAŞKANLIĞA YÖNELİK SALDIRILARA KARŞI BİR ARADAYIZ”

    Kadınlar, “Kadın iradesini gasp ederek eş başkanlık ve eşit temsiliyet ilkesini hedef alan kayyımlara karşı irademizi en güçlü şekilde ortaya koyacağız” diyerek, “Eş başkanlığa yönelik saldırılara karşı bir aradayız. Eşit temsiliyet ilkesi etrafında kenetleniyoruz. AKP iktidarının kadın düşmanı tüm politikaları karşısında direnmeye devam edeceğiz” dedi.

    “SURİYE’DE ALEVİ KADINLARIN ÜZERİNDEKİ KATLİAM POLİTİKALARI HALA DEVAM ETMEKTE”

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Afganistan’da kadınların odalarında pencere bulunmasın diyen Taliban Rejimi, İran’da Kürt kadınlarına idam cezası veren faşist Molla Rejimi ve Suriye’de rejimin çökmesi ile yönetime gelen HTŞ güçlerinin kadınların haklarını ve kazanımlarını yok sayan düzenlemeler yapmak istemesi bunun göstergesidir.

    Bunun bir örneği de yakın tarihte Humus kentinde sırf Alevi inancından ötürü Rasha Al-ali’nin işkenceyle katledilmesidir. Suriye’de Alevi kadınların üzerindeki baskı ve katliam politikaları hala devam etmektedir. Türkiye’de siyasi iktidarın 23 yıldır kadınların haklarına ve kazanımlarına yönelik saldırıları bu savaş siyasetinden bağımsız değil. Barışın öncüleri barış annelerine, direnişini sürdüren cumartesi annelerine selam olsun. Rojava Kadın Devrimi’ne selam olsun! Rojava Kadın Devrimi’nden aldığımız ilhamla 8 Mart’a alanlardayız.”

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD Kadın Meclisi: Madımak’ta yanan ateş, kadınların eşitlik mücadelesinin de bir parçasıdır

    PSAKD Kadın Meclisi: Madımak’ta yanan ateş, kadınların eşitlik mücadelesinin de bir parçasıdır

    PİRHA- PSAKD Kadın Meclisi, 8 Mart dolayısıyla yayınladığı açıklamada, “Biz kadınlar, baskıya, şiddete, hukuksuzluğa ve eşitsizliğe karşı direniyoruz! Kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlere, kadın emeğini ucuz iş gücü olarak görenlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Dernepi (PSAKD) Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yayımladı. ‘Kadınlar Yaşamdan ve Adaletten Vazgeçmeyecek!’ başlığıyla yayımlanan açıklamada, “Bizler, kadın cinayetlerinin ve şiddetin cezasız kalmasına, kadınların yaşam hakkının tartışma konusu edilmesine asla razı olmayacağız!” denildi.

    Madımak Katliamı faillerini serbest bırakıldığını hatırlatan PSAKD Kadın Meclisi, Madımak’ta yanan ateşin kadınların adalet ve eşitlik mücadelesinin de bir parçası olduğunu belirtti.

    “KADINCIK ANA’NIN MİRASINA SAHİP ÇIKIYORUZ”

    PSAKD Kadın Meclisi’nin açıklaması şöyle: 

    “Kadınlar, tarih boyunca hayatın her alanında var olmuş, üreten, direnen ve toplumu şekillendiren kimlikleriyle mücadeleye öncülük etmiştir.  8 Mart 1857’de çoğunluğunu kadınların oluşturduğu 40 bin dokuma işçisinin hakları İçin verdiği mücadeleye, canları pahasına ödedikleri bedelle yarattıkları mirasa sahip çıkıyoruz.

    Alevi Kızılbaşların örgütlü kadın yapısı olan Bacıyan-ı Rum’a Kadıncık Ana’dan günümüze, kadınların sesi ve mücadelesi hiçbir zaman susturulamamıştır. O, Anadolu’da Alevi-Bektaşi yolunun mayasını kadın erenleriyle birlikte yoğurmuş, kadınların toplumdaki yerini ve söz hakkını simgelemiştir. Bugün bizler de onun mirasına sahip çıkıyor, kadınların yok sayılmasına karşı mücadelemizi sürdürüyoruz!

    MADIMAK’TA YANAN ATEŞ KADINLARIN EŞİTLİK MÜCADELESİNİN BİR PARÇASI

    Kadınlar hâlâ en temel insan hakkı olan  yaşama hakkı için mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Her gün kadın cinayetleri işlenirken, failler cezasız kalıyor, şiddet gören kadınlar korunmuyor. Mahkemelerde iyi hal ve tahrik indirimleriyle kadın katilleri ödüllendirilirken, koruma kararları uygulanmadığı için kadınlar göz göre göre ölüme terk ediliyor. Bizler, kadın cinayetlerinin ve şiddetin cezasız kalmasına, kadınların yaşam hakkının tartışma konusu edilmesine asla razı olmayacağız!

    Adaletin sağlanmadığı bir diğer acı gerçek ise Madımak Katliamı’dır. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta diri diri yakılan canlarımızın failleri serbest bırakılmış, adalet bir kez daha katilleri korumuştur. Kadın cinayetlerinde olduğu gibi, bu katliamda da gerçek sorumlular cezasız bırakılmış, halkın vicdanında mahkûm olanlar hukuk önünde hesap vermemiştir. Ancak biz unutmayacağız, unutturmayacağız! Madımak’ta yanan ateş, kadınların adalet ve eşitlik mücadelesinin de bir parçasıdır.

    YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI

    Biz kadınlar, baskıya, şiddete, hukuksuzluğa ve eşitsizliğe karşı direniyoruz! Kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlere, kadın emeğini ucuz iş gücü olarak görenlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Aile  yılı diyerek kadının özgürlük mücadelesini aile içerisinde boğan, kadını eve mahkum eden karanlığa karşı kadınlar isyanımızda birleşeceğiz.

    Dünyada ezilen halklar savaşlara, açlığa , yoksulluğa karşı birleşme ve mücadele etme gerçekliğini unutmuyor. Lokal de olsa çalışma koşullarının zorluğuna, düşük ücrete, artan iş cinayetlerine karşı işçi sınıfı üretimden gelen gücünü kullanıyor, iş bırakmalarla, Grevlerle bu böyle gitmez diyor.

    Emeğimizin karşılığını alana, özgürlüğümüzü kazanana ve adalet yerini bulana kadar vazgeçmeyeceğiz! Bugün, bizleri susturmaya çalışanlara karşı Kadıncık Ana’nın mücadelesi, Pir Sultan Abdal’ın sesiyle sesleniyoruz: “Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan!” Çünkü biliyoruz ki bu mücadele yalnızca kadınların değil, insanlığın mücadelesidir.

    Yaşasın kadın dayanışması! Yaşasın özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelemiz! Yaşasın 8 Mart! Jin, Jiyan, Azadi! Kadın, Yaşam, Özgürlük!”

    PİRHA/ANKARA

  • İHD Mersin Kadın Komisyonu: Kadınlar 8 Mart’ta barış istiyor- VİDEO

    İHD Mersin Kadın Komisyonu: Kadınlar 8 Mart’ta barış istiyor- VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne giderken barış vurgusu yaparak, “Bugüne kadar içi doldurulmamış da olsa sürecin önemi dikkate alınmalı. Bu 8 Mart’ta kadınlar olarak barış talebimizi daha yüksek sesle haykıracağız. Kadınlar 8 Mart’ta barış istiyor!” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle dernek binasında basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada İstanbul Sözleşmesi, kadın cinayetleri, erkek devlet şiddeti, cezaevindeki kadın hükümlülerin durumu ve barış konularına değinildi.

    Basın açıklamasını komisyon adına Zeynep Kaya okudu.

    “HAK İHLALLERİNİN YAŞANMAMASI İÇİN SAVAŞ SON BULSUN”

    Savaş ve çatışmalı ortamdan en çok kadınların etkilendiğini söyleyen Zeynep Kaya, Kürt meselesinin barışçıl bir çözüm yaratılması gerektiğini ifade etti. Bu konu çözüme kavuşturulmadıkça kadın hak ihlallerinin süreceğini belirten Kaya, “Savaş en çok kadını vurdu. Kadınlar savaş ve çatışmalı ortamlarda kadına yönelik şiddetin en ağırını, cinsel işkenceyi yaşadılar. Yaşadığımız sorunların temelinde yatan mesele Kürt meselesidir. Kürt meselesi barışçıl bir çözüm bulmadıkça, kadınlar hak ihlalleri yaşamaya devam edecekler. Bu nedenle de kadınlar barışa, barış süreçlerine son derece büyük önem veriyorlar. Çünkü erkek egemen, militer ve feodal anlayışın sorgulanabileceği bir süreç olacaktır barış süreci” dedi.

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SAĞLANMALI”

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tarihi açıklamasından sonra başlayan yeni süreçte öncelikli olarak ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini dile getiren Kaya şunları söyledi:

    “Yine kadınlar bu süreçte tüm siyasi mahpusların serbest bırakılmasını, hasta mahpusların öncelikle serbest bırakılmasını ve kadınların yaşamın tüm alanlarındaki kendilerine dayatılan hak ihlallerine karşı ifade özgürlükleri garanti altına alınarak mücadele etmek ve söz söylemek istiyorlar. Kadınlar bu süreçte cezasızlığın son bulmasını, işlenen tüm devlet suçlarının açığa çıkarılmasını ve demokratik bir hesaplaşma ortamının yaratılmasını istiyorlar. Kadınlar cezasızlığa kurban gitmiş her acılı olayın yeniden sorgulanıp bir daha gerçekleşmemesi için üzerine düşen ne varsa tüm tarafların bu gerekleri yerine getirmesini talep ediyorlar.”

    Kadınların barışa ihtiyacı olduğunu vurgulayan Zeynep Kaya 8 Mart’ta barış taleplerini yüksek sesle dile getireceklerini ifade etti.

    PİRHA/ MERSİN

  • DAKB: Kadınlar özgürleșmeden toplum özgürleşemez!

    DAKB: Kadınlar özgürleșmeden toplum özgürleşemez!

    PİRHA- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair yazılı açıklama yapan Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, “Kadınların özgürlüğü ve eşitliği, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun adalet ve insanlık mücadelesidir ve bu mücadele yalnızca kadınların omzuna yüklenmemelidir aksine adalet ve eşitlik isteyen herkesin omuzlarında yükselmelidir” dedi.

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) 8 Mart Kadınlar Günü’ne dair yazılı açıklama yaptı.

    “KADINA YÖNELİK ŞİDDET SÜRÜYOR”

    “Kadınlara yönelik adaletsizliklere ve şiddete “Yeter” diyoruz!” denilen açıklamada, şunlara yer verildi:

    “8 Mart Dünya Kadınlar Günü, emek ve eşitlik mücadelesinin bir sembolü olarak doğmuş, yüzlerce, binlerce kadının emek ve amasız  mücadelesiyle 8 Mart Kadınlar Günü ismini almıștır. Bu zamana baktığımızda kadına yönelik şiddet, toplumsal baskılar ve ekonomik eşitsizlik gibi sorunlar, kadınların yaşamını tehdit etmeyi sürdürmektedir.

    Biz Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) olarak, Alevilikte kadın, yalnızca bir birey değil, toplumu dönüştüren, sevgiyle büyüten, hakka ulaşma yolunda rehberlik eden bir varlıktır, kadının emeği, sevgisi ve mücadelesi kutsaldır. Kadın ve erkek “bir” dir ve bu hayatta yoldaştır.

    Bu doğrultuda kadınların dünya genelinde maruz kaldığı şiddet, ayrımcılık ve ötekileştirmeye karşı sesimizi yükseltiyoruz. Tarih boyunca süregelen bu adaletsizlik, bugün de tüm acımasızlığıyla devam etmektedir. Kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarları, toplumsal bir utanç olarak karşımızda dururken, yetkililerin ve toplumun sessizliği bu dramın derinleşmesine neden olmaktadır.

    Türkiye’de Leyla Aydemir ve Müslüme Yağal ve Narin Güran gibi çocukların uğradığı istismar ve cinayetler, kadınların ve çocukların ataerkil toplumlarda nasıl korunamadığını gözler önüne sermektedir. Kadınların adalet arayışında sistemin yetersizliği hatta devlet eliyle, İpek Er gibi genç kadınların tecavüz sonrası intihara sürüklenmesiyle kendini göstermektedir.

    SAVAŞ BÖLGELERİNDE KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETİN BİR SİLAH OLARAK KULLANILIYOR

    Göçmen kadınların sınır bölgelerinde ve mülteci kamplarında cinsel saldırıya uğraması, savaşın ve göçün en savunmasız grubu olan kadınların yaşam hakkını bile tehdit etmektedir. İran’da Jina Mahsa Amini’nin öldürülmesi ve ardından yayılan “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı, kadınların özgürlük mücadelesinin evrensel bir sembolü haline gelmiştir. Ancak İran’da idam cezası alan Peşxan Azizi gibi kadınlar, hem cinsiyetleri hem de kimliklerinden ötürü çifte baskıya maruz kalmaktadır. Savaş bölgelerinde kadınlara yönelik şiddetin bir silah olarak kullanılması, kadınların yalnızca bireysel değil, sistematik bir baskının hedefi olduğunu ortaya koymaktadır.

    ALEVİ KADINLAR BASKILARA MARUZ KALIYOR

    Erken yaşta evlendirilen kız çocukları, Irak’ta cinsel ilişki yaşıyla ilgili düzenlemelerin çocukları hedef alması, DAİŞ’in Ezidi kadınları köleleştirmesi gibi olaylar, kadınların gelenek, din ve savaş ortamlarında nasıl ötekileştirildiğini göstermektedir. Suriye’de aylardır terörün hedefindeki Alevi kadınlara yönelik katliamlar, farklı kimliklere sahip kadınların daha büyük baskılara maruz kaldığını ortaya koymaktadır.

    Bizler, kadınlara yönelik şiddeti ve çocuk istismarını önlemek için yalnızca yasa değişikliklerinin yeterli olmadığını, toplumsal zihniyetin de dönüşmesi gerektiğini savunuyoruz. Kadın cinayetlerinin, çocuk istismarının ve ideolojik şiddetin önüne geçmek için ulusal ve uluslararası düzeyde etkin politikalar geliştirilmelidir.

    “CAN” VE “BİR” HAKİKATİNİ  YENİDEN HATIRLAMA VE YAŞATMA GÜNÜDÜR

    Kadınların özgürlüğü ve eşitliği, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun adalet ve insanlık mücadelesidir ve bu mücadele yalnızca kadınların omzuna yüklenmemelidir aksine adalet ve eşitlik isteyen herkesin omuzlarında yükselmelidir.

    8 Mart Kadınlar Günü sadece bir kutlama günü değil bilakis bu gün  daha fazla mücadele etme günüdür aynı zamanda Alevi felsefesinde kadın ve  erkek değil de “can” ve “bir” hakikatini  yeniden hatırlama ve yaşatma günüdür.

    Yașasın kadınların haklı mücadelesi. Demokratik Alevi Kadınlar Birliği olarak, kadınlara yönelik bu küresel adaletsizliğe yeter diyoruz ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha duyuruyoruz. Alevi inancının sevgi, barış ve eşitlik öğretisi, yolumuzu aydınlatsın. Biliyoruz ki kadınlar özgürleșmeden toplum özgürleşemez.”

    PİRHA/ALMANYA

     

     

  • Mersin’den cezaevindeki kadınlara dayanışma kartı gönderildi- VİDEO

    Mersin’den cezaevindeki kadınlara dayanışma kartı gönderildi- VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi ve Mersin Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle cezaevindeki kadınlara dayanışma kartı gönderdi. Burada yapılan konuşmalarda kadın dayanışmasının ve mücadelenin önemine vurgu yapıldı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi ve Mersin Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında cezaevindeki kadınlara dayanışma kartı yazdı. Dernek binasında bir araya gelen kadınlar, tutuklanan ve yerine kayyım atanan Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Arslan, Meclis Üyesi Neslihan Oruç ve tutuklu olan birçok kadına dayanışma mesajı içeren kartları yazdıktan sonra basın açıklaması yaptı.

    Açıklamadan önce konuşan İHD Mersin Şube Eş Başkanı Zümeyra Oğuz Temur, cezaevinde tutuklu bulunan kadınlarla dayanışmayı önemsediklerini ve her 8 Mart haftasında kart yazma etkinliği ile kadınların mücadelesinin sınırları aştığını ifade etti.
    2024 YILINDA 24 KADIN BAŞVURUSU

    Basın metnini okuyan İHD Mersin Şubesi Kadın Komisyonu Üyesi Şükran Aktaş; 2024 yılı içerisinde İHD Mersin Şubesine ev baskınları, mülteci ve sınır dışı işlemleri, cezaevindeki baskılar, tahliyesi ertelenen mahkumlar, cezaevinde eğitim hakkının engellenmesi, mahkum yakınlarının yaşadığı engeller, cezaevinde işkence, boşanma davası, kadın cinayeti, cezaevinde intihar ve gözaltılara dair 24 başvuru geldiği aktardı.

    MERSİN’DE 1 YIL İÇİNDE 18 KADIN KATLEDİLDİ

    Mersin’de 18 kadının erkekler tarafından katledildiğini kaydeden Şükran Aktaş, bu cinayetlerde iktidarın cezasızlık politikalarının sorumluluğunun olduğunu belirtti. Aktaş, “Devletin kadını korumaktaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, AKP iktidarının kadın düşmanı söylem ve politikalarını erkek egemen sistemin içerisinde yoğurup yargıyı da tamamen erkleştirmesi, faillere uygulanan iyi hal indirimleri ve ödül gibi cezalar tüm bu erkek şiddetinin ve kadın katliamlarının artmasında büyük rol oynamakta” dedi. Aktaş, kadın cinayetlerini durdurmada iktidarın yasaları uygulamasının, eşitlikçi politikaların hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı.

    Son olarak 8 Mart günü saat 19.30’da Kushimoto Sokağında yapılacak olan Feminist Gece Yürüyüşüne çağrı yapan Aktaş, “Sesimizi kısmak, yaşamlarımızı elimizden almak isteyenlere karşı isyanımızı bir kez daha haykırmak ve görünür kılmak için bu 8 Mart’ta da alanlarda olacağız. 8 Mart Cumartesi akşamı saat 19.30’da Kushimoto Sokağında tüm renklerimizle bir arada olacağız” diye konuştu.

    Kadınlar, açıklamadan sonra postaneye giderek yazdıkları kartları gönderdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de kadınlar 8 Mart’ta sokaklarda olma çağrısı yaptı- VİDEO

    Mersin’de kadınlar 8 Mart’ta sokaklarda olma çağrısı yaptı- VİDEO

    PİRHA- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken kadınların isyanı, mücadelesi ve direnişi de büyüyor. Mersin’de kadınlar, erkek egemen sisteme karşı mücadeleyi büyütmek için 8 Mart’ta sokaklarda olma çağrısı yaptı.

    Kadınlar bu yıl da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü erkek şiddeti, kadın ve LGBTİ+ nefret söylemleri, nafaka hakkına saldırılar, kadın bedeni üzerinde tahakküm kuracak doğum politikaları, fail erkeklere uygulanan iyi hal indirimleri, cezasızlık gibi birçok ayrımcı sorunla karşılıyor.

    Mersin’de mikrofon uzattığımız kadınlar tüm bu sorunlara rağmen mücadele vurgusu yaparak, yaşamları için 8 Mart’ta sokaklarda olacaklarının altını çizdi.

    “PATRİYARKAL SİSTEME KARŞI SOKAKLARDA DİRENİŞTEYİZ”

    Nisa Tuzla, erkek egemen sistemle mücadelede simge haline gelmiş 8 Mart’ta alanlarda olacaklarını belirterek, “Patriyarkal kapitalizme, kayyımlara, sömürüye, baskıya, şiddete karşı ses çıkarmak için 8 Mart’ta alanlarda olacağız. Tüm kadınları ve lubunyaları 8 Mart’ta Kushimoto Sokağına bekliyoruz” diye konuştu.

    Elif Kökesmer, “Feminist gece yürüyüşlerinin coşkusunun apayrı olduğunu kaydederek, “İstanbul Sözleşmesi’nin feshine direnmek, haklarımız ve yaşamlarımız için 8 Mart’ta sokaklarda olacağız. Her kentte feminist gece yürüyüşü oluyor ama Mersin’de coşku apayrı. Bu yıl da coşkuyu ve mücadeleyi büyütmek adına tüm kadın+’ları yürüyüşe çağırıyoruz” sözlerini kullandı.

    Rengin Berrak Kaba, ülkede hemen her kesimin tehdit ve baskı altında olduğuna ancak kadınların daha fazla hedef halinde olduğuna dikkat çekti. Kaba, “Oklar sürekli olarak kadınlara ve LGBTİ+’lara dönüyor, her bir birey baskı altında ama kadınlar burada çifte sömürüye maruz kalıyor hem evin içinde hem iş yaşamında. Bir yandan da şiddet artıkça artıyor. Böyle bir tabloda 8 Mart’ı karşılıyoruz. Ama bu karamsar tablo içerisinde yılgınlığa düşmüyoruz, Mücadeleyi dalga dalga büyütmek için 8 Mart’ta sokaklardayız” dedi.

    Buse Karaduman ise haklarını, hayatlarını ve aşklarını savunmak için 8 Mart’ta sokaklarda olacaklarını dile getirdi.

    Son olarak konuşan Nalan Turgutlu Bilgin, dünya geneline bakıldığında sağ politikalar nedeniyle nefret söylemlerinin ve ayrımcılığın arttığına işaret ederek şunları söyledi:

    “Dünya geneli daha sağa kaydığı için cinsiyetçilik, transfobi ve homofobide artış yaşandığını görüyoruz. Mücadelenin daha çetin olacağına benziyor. 25-30 senedir gardımızı düşürmedik, bundan sonra da düşürmeyeceğiz. Biz kadınlar ve lubunyalar olarak yan yanayız, ya öyle ya böyle patriyarkayı yıkacağız.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, kadın işçileri ziyaret etti- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, kadın işçileri ziyaret etti- VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında Hal Kompleksi’nde çalışan kadın işçileri ziyaret etti. Kadınların sorunlarının dinlendiği ziyarette, 8 Mart’ta sokaklarda ve alanlarda olma çağrısı yapıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Akdeniz ilçesinde bulunan Mersin Sebze ve Meyve Hal Kompleksi’nde çalışan kadın işçileri ziyaret etti. DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Toroslar ve Akdeniz Belediyesi Meclis Üyelerinin de bulunduğu ziyarette kadınların yaşadığı sorunlar dinlendi.

    Burada işçilerle konuşan Perihan Koca, kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete ve istismara karşı 8 Mart’ın öneminden bahsetti. Perihan Koca, “Aynı zamanda açlığın, yoksulluğun altında yaşadığımız koşullardayız. Kadınlar gerçekten geçinebilmek için canla başla çalışıyorlar. En derin yoksulluğu ve yoksulluğa karşı mücadeleyi en yakından sizler biliyorsunuz. Kadınlar yaşadığımız koşullara ‘dur’ demek için 8 Mart’ta alanlarda olacak. O yüzden sizleri de 7 Mart’ta gerçekleştireceğimiz şölene ve 8 Mart’taki kadın yürüyüşüne davet ediyoruz” dedi.

    Kadınlara karanfil verilerek, 7 Mart’ta Şevket Sümer Mahallesi’nde gerçekleştirilecek şölene ve 8 Mart’ta Kushimoto Sokağı’nda düzenlenecek yürüyüşe davet edildi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Kadın Platformu’ndan 8 Mart çağrısı: Sokaklarda buluşuyoruz! -VİDEO

    Mersin Kadın Platformu’ndan 8 Mart çağrısı: Sokaklarda buluşuyoruz! -VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne çağrı yaparak, “Biz esareti reddediyor, yaşamdan ve özgürlükten vazgeçmiyoruz. Kadın, yaşam, özgürlük demek için 8 Mart’ta Kushimato’da buluşuyoruz” dedi.

    Mersin Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle Pozcu GMK Bulvarında basın açıklaması yaptı. “Birbirimiz ve hayatlarımız için sokaktayız” pankartının açıldığı açıklamada “Yaşasın kadın dayanışması”, “Jin jiyan azadi”, “Kadınlar birlikte güçlü” sloganları atıldı.
    Açıklamayı platform adına Berfin Korkmaz okudu.

    “ERKEK EGEMEN SİSTEME KARŞI BURADAYIZ”

    Korkmaz, ataerkil düzenin kadınların yaşamını sömürdüğünü söyleyerek, kadınların hayatına, özgürlüğüne, haklarına zincir vurmak isteyen sisteme karşı isyanı günden güne büyüttüklerini ifade etti. Erkek egemen iktidarın kadınlara ve LGBTİ+’lara dönük saldırılarına karşı mücadeleyi büyüteceklerini belirten Korkmaz, “Kadın emeğini görünmez kılan, sömüren, işyerlerinde ucuz iş gücü haline getiren patronlara karşı buradayız! LGBTİ+’ları hedef göstererek varoluşlarımızı yok saymaya, bizleri baskı politikalarının gölgesinde bırakmaya çalışanlara karşı buradayız! “Makbul eş, itaatkâr anne” kalıplarınıza uymayacağız! Halkın iradesini gasp eden kayyum politikalarına, kadınların kazanımlarını yok etmeye çalışan devlet uygulamalarına, polis barikatlarına, sokak yasaklarına, gözaltılara boyun eğmeyeceğiz! Üniversitelerimize atanan kayyum rektörlere, akademide kadınları ve LGBTİ+’ları hedef gösterenlere karşı buradayız” diye konuştu.

    “8 MART’TA SOKAKLARA”

    8 Mart’ta sokaklarda buluşma çağrısı yapan Berfin Korkmaz, şunları söyledi:
    “Şimdi prangaları kırma, şimdi sokakları doldurma zamanı. Sesimizi kısamayacak, isyanımızı bastıramayacaklar. Dayanışmamızla, mücadelemizle, öfkemizle buradayız. Biz esareti reddediyor, yaşamdan ve özgürlükten vazgeçmiyoruz! Kadın, yaşam, özgürlük demek için 8 Mart’ta Kushimoto’da buluşuyoruz!”

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart startını verdi- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart startını verdi- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasının startını verdiğini duyurarak, “Bu 8 Mart’ta da direniş coşkumuzu her yere yayarak özgürlüğe yürüyoruz. Tüm kadınları 8 Mart’ta alanlara, direnişimizi yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart etkinliklerinin startını Yoğurtçu Parkı’nda düzenlediği açıklamasıyla verdi. “Kadın yaşam özgürlük” ve “Jin jiyan azadi” sloganlarının atıldığı açıklamada Kürtçe ve Türkçe “Kadın özgürlük mücadelesiyle barışı örgütlüyoruz” pankartı açıldı.

    İlk olarak konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “8 Mart startımızı başlatıyoruz. Bu süreçte fabrikalarda, tarlalarda, tekstil atölyelerinde, iş yerlerinde, evlerde, sokaklarda karanlığa karşı umut kadınlarda diyeceğiz. Barışı ve özgürlüğü kadınlar getirecek” dedi.

    “JİN JİYAN AZADİ FELSEFESİYLE 8 MART’I KARŞILIYORUZ”

    Ardından basın metnini okuyan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş erkek egemenliğine, kapitalist sömürüye, kadına yönelik şiddete, ayrımcılığa ve özel savaş politikalarına karşı ‘Jin Jîyan Azadî’ felsefesiyle 8 Mart’ı karşıladıklarını söyledi.

    Kadın yoksulluğunun, kadın işsizliğinin ve “emek sömürüsünün” iktidarın politikalarından bağımsız olmadığını belirten Bedriye Kuş, “Eşitlik ilkesi yerine sadaka kültürüyle inşa edilen toplumsal yapıya karşı, doğayla uyumlu bir ekonomi için mücadele ediyoruz. 8 Mart alanlarında erkek devlet şiddetine, özel savaşa, işgale, tecrite ve sömürüye karşı direnişin sesini yükseltiyoruz. Kadına yönelik şiddet ve katliamlara karşı daha fazla örgütlenerek mücadele edeceğiz. Uyuşturucu, fuhuş, tüketim kültürü gibi özel savaş politikalarına izin vermeyeceğiz. Savaş, işgal, asimilasyon ve tecrit politikalarına karşı mutlak özgürlük için mücadelemizi büyütüyoruz. Anadilimizle, kültürümüzle yeni yaşamı inşa edeceğiz. Özgür yaşam iddiamızı büyütüyor, kadın direnişi ve ittifakıyla yaşamı aydınlatacağız. Tüm dünya kadınlarıyla birlik olmanın coşkusunu bu 8 Mart’ta da önümüze koyuyoruz. Ortak saldırılara karşı ortak mücadele hattını örüyoruz. Tüm kadınları 8 Mart’ta alanlara, direnişimizi yükseltmeye çağırıyoruz. Onurlu bir barış inşa edilene, örgütlülüğümüz özgürlüğümüze dönüşene dek alanlarda olacağız. Bu 8 Mart’ta da direniş coşkumuzu her yere yayarak özgürlüğe yürüyoruz” diye konuştu.

    DEM Parti Kadın Meclisi’nin 8 Mart haftası etkinlik takvimi şöyle:

    “-2 Mart’ta Karaduvar Mahallesi’nde tarım işçisi kadınlar ziyaret edilecek. (08:00)
    -2 Mart’ta Tarsus ilçesinde kadın toplantısı gerçekleştirilecek. (14:00)
    *3 Mart’ta İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde kadın tutsaklara kart gönderme etkinliği düzenlenecek. (11:00)
    -4 Mart’ta Forum AVM’de yaşam zinciri oluşturulacak. (17:30)
    -5 Mart’ta Yunus Emre Kültür Merkezi’nde kadın cinayetlerine ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine panel düzenlenecek. (14:00)
    -6 Mart’ta “Türkiye’de kadın olmak” başlığı ile Mimoza Kadın Derneği’nde panel düzenlenecek. (13:00)
    -7 Mart’ta DEM Parti’li kadın vekillerin katılımı ile Barış Parkı’nda şölen düzenlenecek. (14:00)
    -8 Mart’ta Kushimato Sokağı’ndan Özgecan Aslan Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirilecek. (19:30)”

    PİRHA/ MERSİN

  • Akdeniz Belediyesi’nde tarihi bir kazanım: Regl izni- VİDEO

    Akdeniz Belediyesi’nde tarihi bir kazanım: Regl izni- VİDEO

    PİRHA- Kadın hareketinin önemli mücadele alanlarından biri olan regl iznini DEM Parti’li Akdeniz Belediyesi hayata geçirdi. Hem belediye tarihinde hem de kentte ilk olan bu uygulamayı değerlendiren kadın çalışanlar, belediyeler başta olmak üzere tüm çalışma alanlarında hayata geçirilmesini istedi. 

    Türkiye’de ve dünyada kadın hareketinin mücadele ettiği alanlardan biri olan regl izni birçok ülkede yasal bir hak statüsü kazanmış durumda. Bu kazanım hem çalışan kadınların sağlığı açısından hem de reglin tabu olmaktan çıkması açısından oldukça önemli bir adım.

    Türkiye’de regl izni henüz yasal hak statüsü kazanmamış olsa da birçok şirket, kurum ve belediyeler toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları kapsamında regl iznini uyguluyor. Son olarak Mersin’de Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Arslan, ayda bir gün olmak üzere bu uygulamayı hayata geçirdiklerini duyurdu. Akdeniz Belediyesi tarihi açısından bir ilk olan regl izni aynı zamanda bu uygulamayı kentte hayata geçiren tek belediye olma özelliğini de taşıyor.

    Son seçimde Akdeniz Belediyesi’ni kazanan ve eş başkanlık sistemini yıllardır uygulayan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) kadın özgürlükçü politikalarının sonucunda pratiğe konulan regl izni ile 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların ücretli izin kullanması, diğer belediyelere de örnek olması bekleniyor.

    Kadın kazanımı açısından önemli bir eşik olan regl iznini Akdeniz Belediyesi’nde çalışan kadınlara sorduk.

    “ERKEK SİSTEMDE ELDE EDİLMİŞ ÖNEMLİ BİR HAK”

    Akdeniz Belediyesi Kadın Politikaları Müdürü Mutlu Aymaz, regl izninin uzun yıllardır kadın hareketinin gündeminde olduğunu hatırlatarak, “8 Mart, 25 Kasım ve regl izni bizim için geç kalınmış bir hamle ama mevcut yaşadığımız erkek sistemde tarihi bir adımdır. Kadınlarla ortak bir aklı önceleyerek bu kararları hayata geçirmeyi önemsiyoruz. Özellikle eş kadın başkanımız, başkan yardımcısı kadın arkadaşımızın katkılarıyla ilerlemiş bir süreç. Tüm kadın arkadaşlarımızı mutlu eden bir karar oldu” dedi.

    Aynı tavrı diğer belediyelerden de beklediklerini ifade eden Aymaz, bu kazanımın mümkün olduğunca yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizdi.

    “24 SENELİK ÇALIŞMA HAYATIMDA BİR İLK”

    24 senedir Akdeniz Belediyesi’nde çalışan Türkan Demirkıran, regl ve 25 Kasım izninin bir ilk olduğunu belirterek, “Kadın hareketinin mücadelesinden dolayı ilk defa böyle bir hak elde ettik bu belediyede. Bundan önce yalnızca 8 Mart’larda izinli sayılıyorduk ancak onda da bir önceki dönemde AKP’li belediye başkanı kadınların kendi partisinin programlarına gitmesi talimatı vermişti. Son 8 Mart seçim sürecine denk geldiği için AKP’nin aday tanıtım toplantısına götürülmüştük. Kadınlar gününde hakkımız olan iznimizi de böylelikle kullandırtmıyorlardı. Bu nedenle oldukça sevindik yeni uygulamaya. Diğer belediyeler de bunu örnek almalı” diye konuştu.

    KADINLAR SEVİNÇLE KARŞILADI

    Akdeniz Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Filiz Baykara, kararın tüm kadınlarda sevinç yarattığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

    “Bu karar duyulduğunda ilk gün koridorda herkes çok mutluydu. Özellikle kadın personel arkadaşlarımız müthiş mutlulardı. Herkes gerçekten bu doğru haber mi diye teyite geldi. Ciddi bir etki uyandırdı, bu nedenle eş başkanlarımıza kadın haklarına yönelik bu önemli kazanımı sağladıkları için çok teşekkür ediyoruz. Bu noktada destekleyici olmaları çok önemli, çünkü zaten toplumsal olarak kadının ve erkeğin arasındaki eşitsizlik hala derin. Bu nedenle önemli bir adım diye düşünüyorum. Kadın çalışanların iş temposunda reglin yarattığı negatif duruma müthiş pozitif bir destek, 25 Kasım ve 8 Mart’ta da böyle bir varlık sergilenmesi çok kıymetli ve önemli.”

    Bir diğer belediye personeli Nesrin Başaran da, reglin ilk günlerinin birçok kadın açısından oldukça sancılı geçtiğini ve fiziksel ağrılar ile çalkantılı duygusal durum sebebiyle iş performansının düştüğünü, bu anlamda regl izninin çok güzel bir uygulama olduğunun altını çizdi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

     

  • Berlin Cemevi’ndeki kadınlardan 8 Mart kutlaması

    Berlin Cemevi’ndeki kadınlardan 8 Mart kutlaması

    Berlin Cemevindeki kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

    Berlin Cemevi Kadın Kurulu üyesi kadınlar geleneksel yürüyüşü katıldıktan sonra cemevinde buluşarak 8 Mart’ı kutladı. Kadın mücadelesinde yaşamını yitirenler adına saygı duruşu sonrasında, Baba Mansur Ocağıdan Sosyolog Şermin Sertkaya’nın gülbeng verdi.

    Moderatörlüğünü Berlin Cemevi Kadınlar Kurulu üyesi Nalan Yılmaz’ın yaptığı etkinlik Kadın Kurulu Başkanı Zöhre Karaman, Berlin Dersim Cemaati,  Erzincan Küçükotlukbeli Derneği, Kırmançki Dil ve Kültür Enstitüsü Kadın kurulları ve temsilcileri adına selamlama konuşmasıyla devam etti.

    Kahraman’ın selamlama konuşmasının ardından panele geçildi. Panele, ‘Hak ve şans eşitsizliği, toplumsal cinsiyet ve kadın’ konularında önemli çalışmalara imza atan Dr. Esma Çakır Ceylan konuşmacı olarak katıldı.

    Ceylan konuşmasında Türkiye, Almanya ve Alevi toplumu içinde kadınların yaşadığı şiddet türlerine ve eşitsizliklere dair önemli başlıklara değindi. Panel,  Grup Lilith ve Halit Çelik yönetimdeki Turnalar Korosu ile Grup Su’nun Türkçe, Kurmanci, Kırmancki ve Türkçe eserleri ile çekilen halaylarla kutlama son buldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Rengin Kadın Korosu’ndan coşkulu 8 Mart konseri-VİDEO

    Rengin Kadın Korosu’ndan coşkulu 8 Mart konseri-VİDEO

    PİRHA- Londra’da Rengin Kadın Korosu 100 kadınla oluşan koro ile 8 Mart konseri verdi.

    Rengin Kadın Korosu, “Eşit ve Özgür Bir Dünya İçin Sahne Kadınların” şiarıyla İngiltere’nin Londra kentinde sahneye çıktı. Woodgreen  Dominion Center’da yapılan konserde DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu konuşmacı olarak yer aldı.

    İngiltere  Sosyalist Kadınlar Birliği ve Göçmen İşçiler Derneğin ortak bir çalışması olan Rengin Kadın Korusu, ‘Eşit ve Özgür Bir Dünya İçin Sahne Kadınların’ diyerek 8 Mart dolayısıyla kuzey Londra’da dinleyicileriyle buluştular.

    Konser öncesinde teşekkür konuşmasını İngiltere Sosyalist Kadınlar Birliği Temsilcisi Bedriye Avcil, “Bugün zindanlar da direnen faşizme boyun eğmeyen direnen politik kadın tutsakların günüdür. Buradan bir kez daha 8 Mart’ta sokağa çıkan faşizme boyun eğmeyen kadınların iradesini selamlıyorum. Biz kadınlara kapatılan bütün alanlar da olarak bu faşizm ve gericiliği yıkacağız” dedi.

    “BU SİSTEMİN KÖLESİ OLMAYACAĞIZ”

    Konsere katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, faşizme, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı yapılan tüm devrimlerin öncüsünün kadınlar olduğunu ifade etti.

    Otlu, “Bu anlam da 21’inci yüzyılın ilk anında kadın devrim çizgisini yaratan Rojava Devrimi’ni yaratan kadınlara selam olsun” ifadelerini kullandı.  Eşitlik ve özgürlük istediklerini vurgulayan Çiçek, “Asla bu sistemin kölesi olmayacağız” diye ekledi.

    Konserde Rengin Kadın Korosu’nun yanı sıra konuk sanatçılar Djanan Turan, Çiğdem Aslan, Dila Vardar, Gülseven Medar, Gül Bahar, Suna Alan ve Zeyno Durar da eserlerini seslendirecek izleyicilere coşkulu anlar yaşattı.

    RENGİN KADIN KORUSUNA DAİR 

    Kurulduğundan bu yana büyük bir ilgi gören Rengin Kadın Korosu, günden güne büyüyerek kadınların özgürce kendilerini ifade ettikleri, sanat alanında yeteneklerini geliştirdikleri ve kadın dayanışmasını güçlendirdikleri bir platform oldu.

    Rengin Kadın Korosu basın komisyonunun çalışmalarına dair değerlendirmesi ise şöyle:

    “Kuzey Londra’da 80 üyesi olan bir kadın korosuyuz. Türk/Kürt toplumunda yaşayan kadınlara destek olmak amacıyla Kasım 2020’de kurulduk. Amacımız, pandemi nedeniyle evlerine hapsedilen kadınlarla dayanışma içinde olmak ve özellikle aile içi şiddetin arttığı bu dönemde kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamaktı. Çalışmalarımıza 15 kadın ile online olarak başladık. Karantinanın sona ermesiyle yüz yüze çalışmaya başladığımızda sayımız 40’a ulaşmıştı. Farklı meslek, yaş ve dünya görüşünden kadınların yer aldığı koromuza Rengin adını verdik. Kadınların müzikle buluştuğu, müziğin iyileştirici gücünü deneyimlediği, yeteneklerini geliştirdiği ve birikimini paylaştığı bir platform oluşturmanın gayreti içinde olduk.”

    Elif TABAK/İNGİLTERE

  • Mersin Cemevinde 8 Mart söyleşisi: ‘Kadınların isyan fayları bir gün mutlaka kırılacak’ -VİDEO

    Mersin Cemevinde 8 Mart söyleşisi: ‘Kadınların isyan fayları bir gün mutlaka kırılacak’ -VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi Kadın Komisyonu’nun düzenlediği ‘İnançta Örgütlenme ve Kadının Hukuktaki Yeri’ konulu söyleşide kadınların kazanımları, kadın mücadelesi, İstanbul Sözleşmesi, Alevilikte kadının önemi konuları konuşuldu. Söyleşide kadınların isyanı enerji biriktiren fay hatlarına benzetilerek, “Bir gün mutlaka bu isyan fayları kırılacak” denildi.

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ‘İnançta Örgütlenme ve Kadının Hukuktaki Yeri’ konulu söyleşi gerçekleştirildi. Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz’un moderatör olduğu söyleşiye Avukat ve CHP eski Milletvekili Şenal Saruhan ile Sendikacı Vicdan Baykara Güler konuşmacı olarak katıldı.

    Söyleşi, kadınlar adına çerağların uyandırılmasıyla başladı.

    KADIN MÜCADELESİ VE İSYAN VURGUSU

    Açılış konuşmasını yapan Mersin Cemevi Kadın Komisyonu Üyesi Aysel Kılavuz, Alevi inancında kadınların öneminden bahsetti. Her türlü zorlu koşullarda kadınların sokaklarda olduğunu ve direndiğine de değinen Kılavuz, “Tek bir yaprak kıpırdamazken kadınlar hep sokaktaydı, bugün de öyle. Biz kadınlar birbirimizin elini tutarak güçleniriz” dedi.

    Vicdan Baykara, 8 Mart Dünya Kadınlar gününün tarihçesine ve Osmanlı Dönemindeki kadın mücadelesine ilişkin konuşma yaptı. Konuşmasını kadınların isyanını enerji biriken fay hatlarına benzeterek bitiren Baykara, şunları söyledi:

    “Kadınların isyan fayları var ve kadınlar bugün isyan faylarında enerji biriktiriyorlar. Bir gün mutlaka bu isyan fayları kırılacak. Çünkü bu ülkede bu kadar çok adaletsizlik, yoksulluk, kadına yönelik her türlü şiddet, hak ihlalleri, mobbing yaşanırken elbette ki isyan fayları da kırılacaktır. İsyan faylarımızın bire an önce kırılmasını temenni ediyorum.”

    MUHALEFETE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ELEŞTİRİSİ

    Ardından söz alan avukat Şenal Saruhan; kadınların kazanımları, hukuki haklar, Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi, siyasette kadınların temsil oranları ve İstanbul Sözleşmesi konuları ile ilgili aktarımlarda bulundu. Saruhan, sözlerine Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle birlikte kadınlara hakların ‘verildiği’ bakış açısını eleştirerek başladı. Saruhan, kadınların kendi mücadeleleri ile tüm hakları ve kazanımları elde ettiğinin altını çizdi. Ardından İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar açısından önemine ilişkin konuştu. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi noktasında muhalefet partilerini eleştiren Saruhan, “İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan AKP, 2022 yılında bir gecede vazgeçti bu sözleşmeden. Bu vazgeçme eylemine karşı ülkedeki tüm kadınlar, avukatlar karşı çıktık. Siyasi partileri buna karşı dava açmaları yönünde teşvik ettik ancak hiçbir siyasi partimiz kılını kıpırdatmadı” diye belirtti.

    “PARTİLERDE EŞİTLENEMEMİŞ BİR KAFA YAPISI VAR”

    Yerel seçimlerdeki eşitsizliğe ilişkin değerlendirme de yapan Saruhan, başta CHP olmak üzere birçok siyasi partinin yeterli sayıda kadın aday göstermediğine dikkat çekti. Saruhan, “Yüzlerce liyakatli kadın arkadaşlarımız başvuru yapıyor ama daima geride kalıyorlar. Hala eşitlenememiş bir kafa yapısının partilere hakim olduğunu görüyoruz. Bir tek Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nde (DEM Parti) eşit bir uygulama var. DEM Parti dışında hiçbir partide eşit temsiliyet ve kadınların seçilebilecek yerlerde temsili konusunda bir tablo göremiyoruz” sözlerini kullandı.

    Son olarak ÇEDES’e ve laik eğitiminin önemine değinen Saruhan, dincileşen eğitim sistemine karşı herkesin topyekün bir mücadele yürütmesi gerektiğine vurgu yaptı.

    Söyleşi, soru ve cevapların ardından sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN