Etiket: 8 nisan

  • Kutlama gölgesinde eşitsizlik: Romanlar ve Abdallar ne istiyor?

    Kutlama gölgesinde eşitsizlik: Romanlar ve Abdallar ne istiyor?

    PİRHA-8 Nisan Dünya Roman Günü’nde Türkiye’de Romanlar ve kendilerini Dom-Abdal olarak tanımlayan topluluklar, derinleşen yoksulluk, sistematik ayrımcılık ve görünmezliğe karşı ses yükseltiyor: “Kutlama değil, eşit yurttaşlık istiyoruz.”

    Her yıl 8 Nisan’da kutlanan Dünya Roman Günü bu yıl Türkiye’de bir kez daha temel hak taleplerinin gölgesinde geçiyor. Roman yurttaşlar ve Anadolu’nun farklı bölgelerinde kendilerini Dom, Abdal ya da Dom-Abdal olarak tanımlayan topluluklar; barınmadan eğitime, istihdamdan sağlık hizmetlerine kadar uzanan çok katmanlı eşitsizliklere dikkat çekiyor.

    “KUTLAMALIK DEĞİL, KONUŞULMASI GEREKEN BİR TABLO”

    Roman dernekleri ve hak savunucularına göre, sembolik günler çoğu zaman gerçek sorunları görünmez kılıyor. Türkiye’nin pek çok kentinde Roman mahalleleri hala altyapı eksikliği, güvencesiz yaşam ve mekansal ayrımcılıkla karşı karşıya. Kentsel dönüşüm projeleri ise çoğu zaman Romanları yerinden ederek daha derin bir yoksullaşma sürecine sürüklüyor.

    DOM VE ABDALLAR: İKİ KAT GÖRÜNMEZLİK

    Kamuoyunda “Roman” başlığı altında genellenen toplulukların içinde, kendilerini Dom ya da Abdal olarak tanımlayan gruplar ise daha da derin bir görünmezlikle karşı karşıya.

    Özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da yaşayan Dom toplulukları ile İç Anadolu ve Akdeniz hattında yaşayan Abdallar; hem etnik kimlikleri hem de sosyoekonomik konumları nedeniyle çifte ayrımcılığa maruz kalıyor.

    Resmi kayıtlarda çoğu zaman ayrı bir kimlik olarak tanınmıyorlar

    Eğitim sisteminde erken yaşta okul terkleri yaygın

    Mevsimlik işçilik ve kayıt dışı emek, başlıca geçim kaynağı

    Kimliklerinden dolayı gündelik hayatta dışlanma ve damgalanma sürüyor

    Birçok Dom-Abdal yurttaş, “Roman bile sayılmıyoruz ama ayrımcılığı en ağır biz yaşıyoruz” diyerek çok katmanlı bir eşitsizliğe işaret ediyor.

    ROMANLAR İÇİNDE DE EŞİTSİZLİK: ABDALLARIN DURUMU

    Roman topluluklar içinde dahi eşitsizlikler katmanlı bir şekilde sürüyor. Özellikle kendilerini Abdal olarak tanımlayan kesimler yalnızca toplumun genelinden değil, kimi zaman Romanlar içinde de ayrımcılığa maruz kaldıklarını dile getiriyor. Tarihsel olarak müzisyenlik ve gezgin emekle özdeşleştirilen Abdallar, “en altta” konumlandırılan bir grup olarak damgalanıyor; bu durum hem sosyal ilişkilerde hem de mahalle içi hiyerarşilerde açıkça hissediliyor. Birçok Abdal yurttaş, Roman kimliği altında dahi görünmez kılındıklarını, kendi kimliklerinin yok sayıldığını ve bu nedenle çifte bir dışlanma yaşadıklarını ifade ediyor. Bu tablo, yalnızca devlet politikalarının değil, toplum içindeki yerleşik önyargıların da sorgulanması gerektiğini gösteriyor.

    EĞİTİMDEN İSTİHDAMA: KAPILAR KAPALI

    Roman ve Dom-Abdal çocukların önemli bir bölümü, ekonomik zorluklar ve ayrımcı pratikler nedeniyle eğitim hayatından erken kopuyor. Okullarda akran zorbalığı ve öğretmen önyargıları sıkça dile getirilen sorunlar arasında.

    İstihdamda ise tablo daha da ağır:
    Roman kimliği çoğu zaman iş bulmanın önünde görünmeyen bir engel. Günlük işçilik, hurdacılık, seyyar satıcılık gibi güvencesiz alanlar, adeta “zorunlu meslekler” haline gelmiş durumda.

    BARINMA KRİZİ VE YERİNDEN EDİLME

    Kentsel dönüşüm projeleri Roman mahallelerini hedef aldığında, ortaya çıkan tablo çoğu zaman “yenileme” değil, yerinden etme oluyor. Yeni konutların ekonomik olarak erişilemez olması, Roman aileleri kent çeperlerine itiyor.

    Bu durum yalnızca fiziksel değil, sosyal bir kopuş da yaratıyor: Dayanışma ağları dağılıyor, iş olanakları azalıyor, yoksulluk derinleşiyor.

    SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMDE EŞİTSİZLİK

    Sağlık hizmetlerine erişimde de ciddi eşitsizlikler söz konusu. Kimlik, adres kaydı ve sosyal güvence eksikliği özellikle Dom-Abdal topluluklarında sağlık hizmetlerinden yararlanmayı zorlaştırıyor.

    Hak savunucuları, sorunun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda toplumsal önyargılar meselesi olduğuna dikkat çekiyor. Romanlara ve Dom-Abdal topluluklara yönelik stereotipleştirme, medya dili ve gündelik söylem üzerinden yeniden üretiliyor.

    GEÇİCİ DEĞİL KALICI ÇÖZÜM TALEBİ

    Roman örgütleri ve aktivistler, 8 Nisan’ın sembolik bir gün olmanın ötesine geçmesi gerektiğini vurguluyor. Talepler net:

    Ayrımcılıkla mücadele için bağlayıcı yasal mekanizmalar

    Eğitimde eşit erişim ve destek programları

    Barınma hakkını güvence altına alan politikalar

    Dom ve Abdal toplulukların ayrı kimlikleriyle tanınması

    Romanlar ve Dom-Abdal topluluklar için mesele yalnızca görünür olmak değil, eşit ve onurlu bir yaşam hakkına sahip olmak.

    Bugün dile getirilen talepler, bir günlüğüne değil; her gün için geçerli. Çünkü eşitlik, takvimde işaretlenen bir günle değil, sürekli mücadeleyle mümkün.

    HABER MERKEZİ

  • Bugün 8 Nisan Dünya Romanlar Günü!

    Bugün 8 Nisan Dünya Romanlar Günü!

    PİRHA- Bugün 8 Nisan Dünya Romanlar Günü. Roman halkı, sağlıktan eğitime, barınmadan istihdama kadar sorunları çözümsüzken, bugünkü Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 8 Nisan’ın Romanlar Günü olarak kutlanacağı belirtildi. 

    Vatanları ‘dünya’ olan Roman halkı, savaşsız bir dünya isterken, savaşların ortasında en çok kalan, hedefe konulan ve Nazi Almanya’sında olduğu gibi katledildi, sürgün edildi, ayrımcılığa maruz kaldı.

    Devletlerin görmediği, kimlik vermediği, açlığa, yoksulluğa mahkum ettiği Roman halkı, zaman içerisinde eğlence metasına dönüştürüldü.

    8 Nisan 1971 tarihinde Londra’da toplanan Birinci Uluslararası Roman Kongresi, bu tarihin Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmasına karar verse de, bu karar Romanlara yönelik ırkçı ve ayrımcı politikaları ortadan kaldırmadı.

    Avrupa Birliği’nin 2004 ve 2007 yılında genişlemesiyle birlikte milyonlarca Roman AB vatandaşı olurken, AB ülkeleri içinde serbest dolaşım hakkı, Romanlar için işletilmiyor. Fransa’da, İtalya’da ve İskandinav ülkelerinde yaşayan binlerce Roman 2010 yılında zorla sınır dışı edilerek Romanya ve Bulgaristan’a gönderildi.

    Roman halkı, Türkiye’de de ayrımcılığa ve nefret suçuna uğrayan toplulukların başında geliyor. Yaşam alanları bir çok kentte ellerinden alınırken, talepleri ise dikkate alınmıyor.

    Zor koşullarda altında yaşama tutunmaya çalışan Roman halkı, pandemi ile birlikte koşulları daha da ağırlaştı. Ağır sorunlar karşısında, yerel yönetimler geçici çözümler sunmaya çalışırken, devlet nezdinde belli günlerde sözü edilenler olarak kaldı.

    Roman halkı, sağlıktan eğitime, barınmadan istihdama kadar sorunları çözümsüzken, bugünkü Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 8 Nisan’ın Romanlar Günü olarak kutlanacağı belirtildi.

    Roman halkı ise kutlamadan çok, sorunlarının çözümünü bekliyor.

    (HABER MERKEZİ)