Etiket: 84. yıldönümü

  • DAM: İdamlarının 84. yılında Seyit Rıza ve dava arkadaşlarını saygıyla anıyoruz

    DAM: İdamlarının 84. yılında Seyit Rıza ve dava arkadaşlarını saygıyla anıyoruz

    PİRHA-Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) çok yönlü hazırlıkların ardından 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararıyla başlatılan askeri harekâtla Dersim Katliamı’nın kararının verildiğini belirterek, “Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmelerinin üzerinden 84 yıl geçti ama hala mezar yerleri gizli tutulmakta ve bu talebimize ısrarla cevap verilmemektedir” dedi.

    15 Kasım 1937 tarihinde Seyit Rıza, Uşenê Seydi, Fındık Ağa, Resık Uşen (Seyit Rıza’nın oğlu), Aliye Mırzê Sıli, Hesenê İvraime Qıji ve Hesen Ağa’nın Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilmelerinin üzerinden 84 yıl geçti.

    “84 YIL GEÇTİ AMA MEZAR YERLERİ HALEN AÇIKLANMADI”

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) yaptığı yazılı açıklamada, “Çok yönlü hazırlıkların ardından 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararıyla başlatılan askeri harekâtla Dersim Katliamı’nın startı verildi” dedi.

    Açıklamada, “Yaz boyu devam eden askeri harekât sonucunda Alişer ve Zarife Xatun gibi birçok kanat önderi katledilir. Muhalif noktada duran aşiret temsilcilerinden bazıları yakalanır bazıları ise görüşme maksadıyla çağrıldıkları makamlarda derdest edilirler. Soykırımın ilk adımı olan 1937 harekâtı bir nevi dikenleri ayıklama hareketidir. Askeri harekâtın bazı aşiretlere yönelik olduğu yönündeki devlet beyanları bir oyundan ibaretti. Dersim’de bu bölünme bilerek yaratıldı ve belli şahsiyetler bilerek hedefe konuldu. Nitekim bu politikasını tarihsel kazanç sayan devlet aklı, ikinci aşamayı soykırımla tamamlar. 15 Kasım 1937 tarihinde: Seyit Rıza, Uşene Seydi, Fındık Ağa, Resık Usen (Seyit Rıza’nın oğlu), Aliye Mırze Sıli, Hesene İvraimi, Hesen Ağa, Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilirler. Devlete başkaldırmakla itham edilen Dersimli bu şahsiyetlerin idamlarının üzerinden 84 yıl geçti, ama hala mezar yerleri gizli tutulmakta ve bu talebimize ısrarla cevap verilmemektedir” denildi.

    “İDAM KARARI SİYASİYDİ”

    Hukuki normlardan uzak, olağanüstü bir mahkemede yargılama yapıldığı belirtilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Dillerini bilmedikleri bu mahkemede savunma hakları olmadığı gibi, üst mahkemeye itiraz hakları da yoktu. Yetmiş iki kişinin yargılandığı bu davanın son duruşması ise kurallara aykırı olarak hafta sonu yapıldı ve o mahkeme eliyle idam kararı verdirildi. Mahkeme başkanı Hatemi Semihi, hazırlamış olduğu iddianamede “Bu dava Tunceli’nin Dersim’e açtığı tarihi bir dava olduğunu söyler. Savcı Hatemi davaya bir de böylesine tarihi bir misyon yüklemektedir. Haksız sayılmaz, zira savcı Hatemi’nin tarihi göndermesi, davanın özeti niteliğindedir. Dolayısıyla idam kararı siyasiydi, Seyit Rıza şahsında bitmek bilmeyen saldırılar da siyasidir.

    O sebeple kimlikleri, kültürel değerleri onlara suç sayıldı ve bir tercüman hakkı dahi tanınmadı. Nihayetinde adına mahkeme denilen bu yargılama sonucunda bazıları bırakıldı. Seyit Rıza ve altı yoldaşına idam, geri kalanlara müebbet verilerek Türkiye’nin değişik cezaevlerine gönderildiler. Ekseriyeti yaşlı olan bu Dersim ileri gelenlerin akıbetleri bilinmez, dahası hiçbiri geri gelemez.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeşilgöz: 84 yıldır idam edilen seyitlerimizin mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    Yeşilgöz: 84 yıldır idam edilen seyitlerimizin mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    PİRHA-Bundan tam 84 yıl önce Seyit Rıza ve arkadaşları idam edildi. 84 yıl önce idam edilen seyitlerinin mezar yerlerinin açıklanması gerektiğini belirten Dersim Araştırmalar Merkezi Başkanı Selman Yeşilgöz, “Devletin artık geçmişle yüzleşmesiyle gerekiyor” diye belirtti.

    Bundan tam 84 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) Başkanı Selman Yeşilgöz, Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmesinin 84. Yılına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SOYKIRIM ANLAYIŞI İLE YÜZBİNLERCE İNSAN KATLEDİLDİ”

    84 yıldır devletin işlemiş olduğu bir katliam olduğunu vurgulayan Yeşilgöz, “1850 yıllarından Dersim’e yönelik başlatılan operasyon ve raporlamalar cumhuriyet dönemiyle birlikte sürdürüldü. Cumhuriyetin kurulmasından belli bir süre sonra dili, inancı farklı olanların tasfiyesine yönelik bir girişimin başladığı dönemdir. Bunun sonucu olarak da Koçgiri, Zilan, Ağrı, Şeyh Sait ve 37-38’de Dersim’de sonlandırılan katliam ve soykırım anlayışı ile yüzbinlerce insan katledildi. Dersim Katliamı’nda resmi rakamlarda 13 bin 500, sözlü tarihte ise 50 binin üzerinde insanın katledildiği bir süreçti” dedi.

    “DEVLET ARTIK GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMESİ GEREKİYOR”

    84 yıllık süreçte devletin hiçbir adım atmadığını belirten Yeşilgöz, şunları ifade etti:

    “İnancımız ve kültürümüz gereği hiçbir zaman kin ve nefret güden bir toplum olmadık. 84 yıl önce idam edilen seyitlerimizin mezar yerleri, evlatlık verilen kızlarımızın akıbetleri, devlet arşivleri ve sürgüne gönderilenlerin yerlerinin açıklanması gerekiyor. İnsanların kendi atalarının mezar yerlerini istemeleri kadar insani hiçbir şey yoktur. Artık insanlarımızın mezar yerlerine mum dikebilecekleri bir yeri olmalı. Devletin artık geçmişle yüzleşmesiyle gerekiyor, çünkü geçmişiyle yüzleşemeyen hiçbir toplum ileriye gidemez” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Dersim’de panel: Tertele sonrası nesillerin zihnine travma yerleşti-VİDEO

    Dersim’de panel: Tertele sonrası nesillerin zihnine travma yerleşti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Seyit Rıza ve arkadaşlarını anma kapsamında Dersim’de ‘İyileşmek için Yüzleşmek, Terteleden Kalanlar ve 84. Yılında Katliamlar ve İdamlar’ konulu panel gerçekleştirdi. Konuşmalarda yapılan “Seyit Rıza ile arkadaşlarının yargılandığı yere mahkeme denemez çünkü savunma hakları yoktu. Biz sadece yapılan suçun kabul edilmesini istiyoruz” denildi.  

    Dersim’de 84 yıl önce idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve arkadaşları anılıyor. Bundan tam 84 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Seyit Rıza ve arkadaşlarını anma kapsamında Dersim’de ‘İyileşmek için Yüzleşmek, Terteleden Kalanlar ve 84. Yılında Katliamlar ve İdamlar’ konulu panel düzenlendi. Panele HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, moderatör Prof. Dr. Gülnaz Karatay, Yazar Hüseyin Ayrılmaz ve Nevzat Onaran konuşmacı olarak katıldı.

    “BİZ SADECE YAPILAN SUÇUN KABUL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Bu topraklarda geçmiş yıllardan itibaren bir diz çöktürme için katliam yapıldığını belirten Yazar Hüseyin Ayrılmaz, “Seyit Rıza ile arkadaşlarının yargılandığı yere mahkeme denemez çünkü savunma hakları yoktu. Değerlerimizi astınız peki neden mezar yerlerini açıklamıyorsunu? Ama siz Dersim’in değerlerine hakaret ediyorsunuz. Dilimize, topraklarımıza karışmayın dedikleri için bu kadar insan katledildi. Her şey planlı bir şekilde yapıldı, bir halkın hepsi katledilirse tarihsel bir kin vardır ve bu kin halen devam ediyor. Biz sadece yapılan suçun kabul edilmesini istiyoruz” dedi.

    Toplumsal travmanın sonraki kuşaklara da bulaştırıcı yönü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gülnaz Karatay, “Tertele sonraki nesillerin zihinlerine bu travma yerleşmiş oluyor. Dersim Katliamını yaşamış bütün bireylerde, özellikle yaşlılık dönemlerinde bir sendrom geçirdikleri görünüyor. Sürekli stres halinde. Yapılan çalışmalarda soykırıma uğrayanlarda depresyon, kronik hastalıkların, kanser görünme olasılığı oldukça yüksek. Kendimizi iyileştirme fırsatı verilmedi sürekli bu travmaları yaşadık. TÜİK verilerine göre Dersim intihar sıralamasında en yüksek iller arasında. Bu da travmanın sonuçları arasında” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • DEDEF’ten çağrı: 15 Kasım Pazartesi saat 19.37 ‘de Kadıköy Rıhtım’da buluşalım

    DEDEF’ten çağrı: 15 Kasım Pazartesi saat 19.37 ‘de Kadıköy Rıhtım’da buluşalım

    PİRHA-Dersim’de 84 yıl önce idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları anılıyor. Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), “Hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmedik” şiarı ile 15 Kasım Pazartesi saat 19.37 ‘de Kadıköy Rıhtım’da buluşacaklarını duyurdu. 

    Dersim’de 84 yıl önce idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları anılıyor. Bundan tam 84 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), yazılı bir açıklama yaparak, “İnsanlığın bu kara lekesinin aydınlatılması için 15 Kasım Pazartesi saat 19.37 ‘de Kadıköy Rıhtım’da buluşuyoruz” dedi.

    “YAKINLARI 83 YILDIR SEYİTLERİNİN MEZAR YERLERİNİ ARIYOR”

    Bundan seksen dört yıl önce 14/15 Kasım 1937’de Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda infaz edilmişlerdi.

    1937/1938, Dersim halkına yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının toptan bir imha haline dönüşme tarihidir. 15 Kasım 1937 tarihinde Dersim’in önde gelenleri, seyitleri idam edildi. İdam edilenlerin mezar yerleri hala belli değil ve yakınları seksen dört yıldır seyitlerinin mezar yerlerini arıyorlar.

    Tarihi hatırlamanın ve katledilenlerin anıları önünde saygıyla eğilmenin, ülkemizde kitlesel katliamların engellenmesi; insan haklarına saygılı, barışı sağlamış demokratik bir toplumun kurulabilmesi için çok önemli olduğuna inanıyoruz.

    İnsanlığın bu kara lekesinin aydınlatılması için 15 Kasım Pazartesi saat 19.37 ‘de Kadıköy Rıhtım’da buluşuyoruz.

    1937/38 yıllarında Dersim’de yaşanan katliamın izlerini travmalarla hala taşımakta ve yaşamakta olan biz Dersimlileri ve Dersim dostlarını anmamıza bekliyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Dersim ismi iade edilmeli, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yeri açıklanmalı’-VİDEO

    ‘Dersim ismi iade edilmeli, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yeri açıklanmalı’-VİDEO

    PİRHA-Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Barış Çelik, Dersim Soykırımı’na ait arşivlerin açılması ve soykırımla yüzleşilmesi çağrısında bulundu. Çelik, “Dersim Tertelesi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devleti evvela Dersimlilerden, sonra Türkiye toplumundan ve insanlık ailesinden resmi olarak özür dilemelidir” dedi.

    Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Dersim Soykırımı’nın 84. yılı vesilesiyle açıklama yaptı.

    Açıklamayı Bornova Dersimliler Derneği Başkanı Barış Çelik okudu. 1938 sonrası doğan Dersimlilerin korkunç ve kanlı katliamlar silsilesinin hikayeleriyle büyüdüklerini belirten Barış Çelik, “Çektiğimiz yürek acısına ve yaşadığımız travmalara rağmen yine de kan ve intikam peşinde değiliz. Çünkü haksız yere atalarımızı öldürenler de ölüp gittiler. Bizler soyumuzu yok etmek isteyen o dönemdeki insan kasaplarının çocukları veya torunlarını suçlu görecek kadar irrasyonel değiliz” dedi.

    “DERSİM KIRIMI SIRADAN BİR KATLİAM DEĞİLDİR”

    Dersim’de 1925 yılından itibaren planlanan bir “Kızılbaş-Alevi Soykırımı” yaşandığını vurgulayan Çelik, “4 Mayıs” 1937 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla başlayan “Tedip Ve Tenkil Harekâtı” ile 1938’in yazında köylerinde yaşayan sivil insanlar toplatılarak, elleri kolları bağlı olarak topluca kurşunlanmış veya üstlerine gaz yağı dökülerek yakılmışlardır. Canını kurtarmak için kaçıp mağaralara, ormanlara sığınanlar ise Almanya’dan gönderilen zehirli gazlarla yok edilmişlerdir. Devletin resmi rakamlarına göre yaklaşık 13.800 Dersimli öldürülmüştür. Oysa yapılan araştırmalar gerçek sayının bundan katbekat daha fazla olduğunu göstermektedir. Artık biliniyor ki, Türkçü-İslamcı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dersim’e saldırısını meşru göstermek için ürettiği “Dersim’de isyan/ Kürt isyanı” vardı türünden iddiaların hepsi birer resmi yalandır” diye belirtti.

    “SOYKIRIMLA YÜZLEŞİLMEDİ”

    Dersim’de bombardıman sonrası köylerin yakılarak  insanlar toplu halde katledildiğini hatırlatan Çelik, el konulan çocuklarının akıbetinin hala ortaya çıkarılmadığını söyledi. Çelik, “Artık biliniyor ki, “Dersim Kırımı” sıradan bir katliam değildir. 1948 yılında Birleşmiş Milletler’in belirlediği soykırım kriterlerine göre bütün verileriyle kanıtlanabilir bir Tertelê/soykırımdır. Bunun planlayıcısı TBMM, uygulayıcısı da doğrudan devletin ordusudur. Özel kanunla atanan “vali-komutanlar” ile Dersim bombalanmış, köyler yakılmış, yıkılmış, insanlar toplu halde katledilmiş, geride kalanlar ise sürülmüş çocuklarına ise el konulmuştur. Elbette benzer soykırımlar, katliamlar, insanlık suçları dünyanın pek çok yerinde yapıldı/yaşandı! Ancak bunların çoğuyla yüzleşme yaşandı; insanlığın vicdanında lanetlendi. İbret olması açısından katliam, soykırım yerlerine ise “utanç/hatırlama” adına insanlık müzeleri kurularak acılar paylaşıldı. Bu soykırımlar ortaokul, lise ve fakültelerde ders kitaplarına konuldu ki, insanlık yapılan  kötülüklerden ibret alsın ve bunlar bir daha yaşanmasın” dedi.

    “DERSİM KATLİAMI’NI YOK SAYAN DEVLETİN KARANLIK ZİHNİYETİNİ LANETLEMEK GEREKİR”

    Dünyada 40’a yakın ülkede yaşanan bu tür ağır acılar ve sonucunda meydana gelen travmalar, bir özeleştiri temelinde çözüme ve huzura ulaştırıldığına dikkat çeken Çelik, “Tüm bu iyi ve insani örneklere rağmen hala devekuşu gibi kafasını kuma gömerek “Dersim 1938 Tertelêsi/Soykırımı”nı yok sayan devlet ve hükümetin karanlık zihniyetini lanetlemek gerekir. Bunun insanlıkla, demokrasiyle, adaletle bağdaşır bir yanı yoktur, olamaz da. Ülkede yaratılan korku ortamından dolayı dedelerimiz ve ninelerimiz, annelerimiz ve babalarımız 60, 70 sene Dersim 38 trajedisini çokça konuşamadılar; konuşmaktan imtina ettiler; keza çocuklarının başına aynısının gelmesinden yıllar boyu korktular! Bu sebeple bizler, bu kuşağın devamındaki nesiller ninnilerle değil, ağıtlarla büyüyen bir kuşağız… Bu ağır tarihsel ve toplumsal dava bizim omuzlarımıza kaldı. Bizler bu davayı torunlarımıza bırakmak istemiyoruz. Dersimliler olarak bu davayı barışçı ve insani temelde evrensel normlara uygun olarak çözmek istiyoruz. Bu travma ve bu dava, sadece Dersimlilerin sorunu değildir. İnsanlığın ortak travması ve davası” olduğunu belirtti.

    “DERSİM İSMİ İADE EDİLMELİDİR”

    Çelik, Dersim Soykırımı’nın 84. yıldönümünde taleplerini şöyle sıraladı:

    *Dersim ismi iade edilmelidir.

    * Elâzığ’da 1937’de idam edilen Sey Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır.

    * Dersim’de bir insanlık müzesi kurulmalı ve 4 Mayıs Tertele anma günü olarak kabul edilmelidir.

    * Dersim’de toplu katliam yerlerindeki kemiklere DNA testleri yapılmalıdır.

    * Zorla evlatlık verilen kayıp kızlarımızın/çocuklarımızın listesi açıklanmalıdır.

    * Dersim’de katliam yerlerine anıtlar dikilmelidir.

    * Dersimlilerin dili, inancı, yaşam tarzı, coğrafyası üzerindeki baskı ve asimilasyon politikasına son verilmelidir.

    * İbret alınması için Dersim 38 dramı ortaokuldan itibaren fakültelere kadar tüm okulların tarih kitaplarına konulmalıdır.

    *Katliam ve sürgünlerden dolayı yok olma sürecine giren Kırmancki/Zazaca dilinin yaşaması için gerekli tedbirler alınmalıdır.

    *Şu anda Dersimde yapılmakta olan ve yapılması planlanan, amacı Dersimi sular altına gömmek olan baraj ve HES’lere ve çevreye zarar veren siyanürle altın aranmasına, güvensizlik yaratan ‘kalekol’ların artırılması ve hergün halkının tamamı Alevi olan köylere yönelik bu kalekol ve karakollardan yüksek ses ile ezan okunması mevcut hükümet tarafından bir iyi niyet göstergesi olarak son verilmelidir.

    PİRHA/İZMİR