Etiket: 86. yıl

  • Zini Gediği’nde katledilen Aleviler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    Zini Gediği’nde katledilen Aleviler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi katliamın 86. yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Zini Gediği İnisiyatifi’nden, Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya, Zini Gediği’nde katledilen insanların sadece sayıdan ibaret olmadığını, hikayeleriyle hatırlanmasını istiyoruz. Çünkü o insanların hayalleri, umutları ve geleceğe dair planları vardı o yüzden o insanların hatırlamak gibi bir sorumluluğumuz var” dedi. Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ise 1924 Anayasası ile Kürtler ve Alevilerle ilgili soykırım kararı verildiğini vurguladı.

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi anıldı. Zini Gediği İnisiyatifi’in düzenlediği anma programına Zini Gediği İnisiyatifi, Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    Anma, çerağların uyandırılmasının ardından yaşamını yitirenler için tutulan saygı duruşuyla başladı.

    “ZİNİ GEDİĞİ’NDE KATLEDİLEN İNSANLARI HATIRLAMAK GİBİ BİR SORUMLULUĞUMUZ VAR”

    Zini Gediği, Dersim, Gazi, Roboski’de yaşananların çok ağır olduğunu söyleyen Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya, “Katliamları unutturmak isteyenin zulmü altında hatırlamanın ağır yükü altında katliamları hatırlamak emek istiyor. Biz de buna hafıza emeği diyoruz. Unutturmama borcunu dayanışma ve birlikte iyileşme çabasıyla birleştirmek istiyoruz. Aslında yapmak istediğimiz bu travmatik halden kurtulmak. Zini Gediği’nde katledilen insanların sadece sayıdan ibaret olmadığını, hikayeleriyle hatırlanmasını istiyoruz. Çünkü o insanların hayalleri, umutları ve geleceğe dair planları vardı o yüzden o insanların hatırlamak gibi bir sorumluluğumuz var” dedi.

    “KATLİAMCI ZİHNİYETE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR”

    Zini Gediği Katliamı’nın Dersim, Gazi ve Maraş Katliamlarından farklı olmadığını belirten DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, “Acılarımız ortak ama iktidarlar bize yaşatılan katliamları unutmamızı istiyor. Katliamcı zihniyete karşı birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Kaç yıl geçerse geçsin katliamları unutmayacağız” diye ifade etti.

    “KATLİAMLARI UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    1924 Anayasası ile Kürtler ve Alevilerle ilgili soykırım kararı verildiğini vurgulayan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ise “Zini Gediği’nde ve Dersim’de katledilen canlarımızı saygıyla anıyoruz. Biz kimliğimizi, dilimizi, inancımızı, kültürümüzü koruduğumuz zaman toprağa düşenlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz. Bize yaşatılan katliamları unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    “HEP BİRLİKTE MÜCADELE ETMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK”

    Zini Gediği Katliamı’nın Cumhuriyet döneminde yaşanan katliamlardan sadece birisi olduğunu ifade eden PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugün burada olmak ve hafızayı tekrarlamak çok önemli. Bugün Alevilerin inancına saldıranlar bir taraftan Kürtlerin diline saldırıyor. O yüzden ezilenlerin hep birlikte mücadele etmekten başka şansı yok” diye belirtti.

    “ÖRGÜTLENEREK BİR OLMAMIZ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin genetik kodlarında Alevileri ve Kürtleri katletme zihniyetinin olduğunu ve günümüzde de bu zihniyetin devam ettiğini söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan da “Bizlerin örgütlenerek bir olmamız gerekiyor. Aksi halde geçmişte yapılanlar gelecekte de yapılacaktır” dedi.

    “KATLİAMLARA KARŞI DİZ ÇÖKMEDİK BUNDAN SONRA DA DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bize yaşatılan katliamlara karşı şimdiye kadar diz çökmedik bundan sonra da diz çökmeyeceğiz. Biz Dersim Dernekleri Federasyonu olarak hem Türkiye hem de Avrupa’daki Alevi kurumlarıyla bir araya gelerek Dersim Katliamı’yla ilgili bir anıt yapmak istiyoruz.”

    Anma, konuşmaların ardından lokmalar pay edildikten sonra sona erdi.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Zini Gediği’nde katledilenler, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    Zini Gediği’nde katledilenler, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    PİRHA-Zini Gediği İnisiyatifi, 86. yılında Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anacak. Anma 8 Ağustos Perşembe  saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde yapılacak.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 köylü, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildi.

    Zini Gediği İnisiyatifi, 86. yılında Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenleri 8 Ağustos Perşembe günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anacak.

    “KATLEDİLEN ATALARIMIZI ANACAĞIZ”

    Zini Gediği Katliamı’nın 86. yılı nedeniyle yapılacak anma programına ilişkin Zini Gediği İnisiyatifi, yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Zini Gediği’ne getirilenlerin tümü yargısız infazla kurşuna dizildi. Cesetler kurda, kuşa yem edildi. Bu ıssız dağlarda 97 köylü katledilirken, aileleri de bilemedikleri bir yolculuğa; sürgüne zorlanmışlardır. Bu kırımı hatırlatmak, katledilen atalarımızı anmak üzere, sizleri 8 Ağustos’ta, saat 16:00’da, Erzincan Kılıçkaya’daki etkinliğe davet ediyoruz.”

    PİRHA/ ERZİNCAN

  • Seyit Rıza ve yol arkadaşları, Dersim’de ağıtlarla anıldı; çerağlar uyandırıldı-VİDEO

    Seyit Rıza ve yol arkadaşları, Dersim’de ağıtlarla anıldı; çerağlar uyandırıldı-VİDEO

    PİRHA-İdam edilişlerinin 86. yılında Seyit Rıza ve arkadaşları Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda anıldı. Ağıtların yakıldığı, çerağların uyandırıldığı anmada konuşan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Onların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.

    Bundan tam 86 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyit Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    Seyid Rıza ve arkadaşları Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda anıldı. Anmada çerağlar uyandırılıp, ağıtlar söylendi.

    Anmaya Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri, Demokratik Alevi Derneği Eş Başkanı (DAD) Musa Kulu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “86 YIL ÖNCE İDAM EDİLEN SEYİTLERİMİZ İÇİN BİR ARADAYIZ”

    86 yıl önce idam edilen seyitler için bir arada olduklarını söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Onların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Dünyada ve ülkemizde barışın olması için çerağ uyandıracağız” dedi.

    Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak sözlerine başlayan Derviş Cemal Ocağı evladı Menşure Doğan da, “Seyit Rıza ve yoldaşları şahsında Dersim’de katledilen on binlerce masum için çerağlarımızı uyandırıyorum. Bize bu katliamı yapanlar bizden özür dilesinler biz de onları affedelim” diye konuştu.

    Dersimli müzisyenler Raber Diler ve Erdoğan Emir ağıt okuduktan sonra çerağlar uyandırılıp, lokmalar pay edildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Hala mezar yerleri açıklanmıyor; Seyit Rıza ve arkadaşları İstanbul’da anıldı-VİDEO

    Hala mezar yerleri açıklanmıyor; Seyit Rıza ve arkadaşları İstanbul’da anıldı-VİDEO

    PİRHA- İdam edilişlerinin 86. yılında Seyit Rıza ve arkadaşları İstanbul Kadıköy’de basın açıklaması ile anıldı. Ortak açıklamada, Dersim halkından özür dilenmesi, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması talep edildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ile Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), idam edilişlerinin 86. yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarını İstanbul Kadıköy’de basın açıklaması ile andı.

    Anmaya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF), Alevi Kültür Dernekleri(AKD),  Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’ndan (HBVAKV) İbrahim Karakaya, Zeynel Şahin, Zeynal Odabaş, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(HEDEP) Milletvekili Keziban konukçu, Munzur Çevre Derneği, Karakoçan Dernekler Federasyonu (KARDEF), KAYY-DER Kültür Derneği, Dersimli yazarlar platformu, Avrupa Yakası Dersimliler Derneği, Munzur Eğitim ve Sağlık Vakfı, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF) ile çok sayıda kişi katıldı.

    Ortak basın açıklamasını Dersim Dernekler Federasyonu(DEDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Bilir okudu.

    “BU KATLİAM TESELLİSİ OLMAYAN VE KABUL EDİLEMEZ BİR YARA OLARAK KANIYOR”

    Bilir, 1937/38 Dersim Tertelesi’nde, Dersim toplumunun önderlerinin 1935’de TBMM’de çıkarılan ‘Tunceli Kanunu’nun uygulamalarına karşı çıktıkları için tutuklanarak, sonucu önceden belli olan sözde yargılamadan sonra Elazığ Buğday Meydanı’nda asılarak idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşları Alîyê Mirzê Silî, Fındık Ağa, Hesen Ağa, Hesenê Îvraîmê Qijî, Resik Uşen ve Uşenê Seydî’ yi unutmadıklarını belirterek şunları söyledi:

    “Yine aynı tarihlerde kurşunlanan, süngülenen, bombalanan, uçurumlardan atılan, yakılan, zehirlenen, idam edilen, mezar hakları bile çiğnenen, sürgün edilen on binlerce mazlum insanımızın acılı hatıralarını yüreğimizin en derinliğinde hissediyoruz. Bu katliam, Dersimlilerin belleğinde, tesellisi olmayan ve kabul edilemez bir yara olarak günümüzde dahi kanamaya devam etmektedir.”

    “DEVLET, DERSİM HALKINA KARŞI TARTIŞMASIZ BİR SOYKIRIM UYGULAMIŞTIR”

    Dersim halkına karşı soykırım uygulandığına dikkat çeken Bilir, şöyle devam etti:

    “Dersim kimliğinin ve kültürünün temel taşıyıcısı konumundaki başta Seyit Rıza olmak üzere, halk önderlerimizi hileyle katledildikten sonra devlet, başsız ve çaresiz kalan Dersim halkına karşı eşine az rastlanılır bir sürgün, kırım, müsadere ve saldırganlıkla, tartışmasız bir soykırım uygulamıştır. Toplumu tektipleştirici devlet iradesi, 1937’den başlayarak Dersim’in farklı kimliğini yok etmeye ve bunu başarabilmek için de yerel önderliklerin imhasına yönelmiştir. 4 Mayıs Hükümet kararıyla Dersimde köy boşaltmaları ve sürgünler başlatılmış, direnenler yakılıp bombalanmış, çocuklar, bilhassa da kız çocukları ailelerden kopartılarak subay olmak üzere Türk ve Sünni ailelere kültürel kıyım için evlatlık verilmişlerdir. Mağaralara sığınan kadın ve çocukların zehirli gazlarla katledilmesinin yanı sıra, köylerinden toplanan masum insanlar ayırımsız kurşuna dizilmiş veya uçurumlardan atılmışlardır. Bu uygulamalarla sadece Dersim’e karşı değil aynı zamanda tüm insanlığa karşı suç işlenmiştir. Bugün başta bizlere ve bütün demokratik kamuoyuna; insanlığa karşı işlenmiş bu suçun teşhir edilmesi ve bütün insanlık huzurunda lanetlenmesini sağlamak sorumluluğu düşmektedir.”

    “DERSİM’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN SOYKIRIMIN BAŞLICA SORUMLUSU IRKÇI İDEOLOJİDİR”

    Dersim’de gerçekleştirilen soykırımın başlıca sorumlusunun farklı olma hakkını düşman olarak kodlayıp yok eden ırkçı ideoloji olduğunu söyleyen Ali Rıza Bilir, “Onun günümüzdeki devamı ise, aynı uygulamayı 86 yıl sonra bile sürdüren mevcut siyasal iktidardır. Bugünkü iktidar o günlerden aldığı mirası, baraj ve HES’ler, madenler, köy boşaltmaları, arazi tahsisi ve inanç yerlerinin tahribatı ile devam ettirmektedir” dedi.

    1937/1938 tarihlerinin Dersim halkına yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının toptan bir imha haline dönüşme tarihi olduğunu vurgulayan Bilir, şunları kaydetti:

    “15 Kasım 1937 tarihinde Dersim’in önde gelenleri, seyitleri idam edildi. İdam edilenlerin mezar yerleri belli değil. Dersim 86 yıldır, yaralarını sarmaya, inkar edilmişliğini aşmaya, eşit yurttaşlık hakkını kazanmaya ve tabii atalarının mezar yerlerini bulmaya çalışıyor. Tarihi hatırlamanın ve katledilenlerin anıları önünde saygıyla eğilmenin, ülkemizde ilerde benzeri kitlesel katliamların engellenmesi; insan haklarına saygılı, barışı sağlamış demokratik bir toplumun kurulabilmesi için çok önemli olduğuna inanıyoruz.”

    TALEPLER SIRALANDI

    Dersim kurumları, her inanç ve ulustan halkları Dersim halkı ile birlikte ortak mücadeleye çağırdıklarını söyleyerek taleplerini ise şöyle sıraladı:

    “-Arşivler Açılsın, “Dersim” ismi iade edilsin.
    -Dersim halkından özür dilensin.
    -Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın.
    -Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın.
    -Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın.
    -Munzur’daki Baraj projeleri iptal edilsin.
    -Eşit yurttaşlık hakkımız tanınsın.”

    Açıklamaların ardından ağıtlar okundu, lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İzmir’de anma: İdam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    İzmir’de anma: İdam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    PİRHA- İdam edilişlerinin 86. yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarını anan İzmir Dersim Dernekleri, DAD İzmir Şubesi, DEDEF ve ABF İzmir bileşenleri soykırımla yüzleşme ve adalet talebinde bulundular. Açıklamada, soykırımın başlıca sorumlusu olan ırkçı ideolojinin aynı uygulamayı 86 yıldır sürdüren mevcut devlet aklıyla sürdürdüğü vurgulandı.

    İzmir Dersim Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, Dersim Dernekler Federasyonu ve Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir bileşenleri, idam edilen Dersim direniş önderi Seyit Rıza ve arkadaşlarını anmak için Karşıyaka’da basın açıklaması yaptı.

    “Az Birnayîs û Az Vurnayîs Qewul Nê Keme! Serba Seyîdunê Xo Dare De Rîme- Kefensiz Toprağa Düşenlerimizi Unutmadık, Unutmayacağız” pankartlarının açıldığı açıklamada “Arşivler açılsın hesap verilsin”, “Dersim, Maraş, Koçgiri, Roboski unutulmaz hiçbiri” ve ” Tertele Dersim Xo Vira Meke” sloganları atıldı. Açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamayı Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen okudu.

    “KATLEDENLERİN DEĞİL, HAKLARIN VİCDANINA SESLENİYORUZ”

    Dersim Soykırımı şahsında tüm travmaların halkların özgürlükçü, eşitlikçi birlikteliği ve mücadelesiyle aşılacağını söyleyen Dikmen, “Evet, halklarımızın vicdanına sesleniyoruz, çünkü Dersim halkını soykırıma uğratan ve uğratmaya devam etmekte olan zihniyet ve muktedirlerden bir beklentimiz yoktur. Çünkü dünden bugüne, tüm çağrılarımıza, en demokratik hak taleplerimize aynı tekçi-ittihatçı zihniyet ve fiillerle karşılık verildiğini görmekte, yaşamaktayız. Bu mana da halklarımıza sesleniyor, gerek Dersim meselesinin, gerekse bu topraklarda yaşanmış ve yaşanmakta olan tüm travmaların ancak halklarımızın özgürlükçü, eşitlikçi birlikteliği ve ortak mücadelesiyle aşılabileceğine inanıyoruz” dedi.

    “DERSİM, SOYKIRIMLAR ZİNCİRİNİN SON HALKASIYDI”

    Dikmen, halkların ortak yaşam alanı olarak bilinen toprakların tekçi ittihatçı zihniyet ve politikalar ile ‘halklar mezarlığına’ çevrildiğini belirterek, “Oysa Türk-İslam sentezi olarak formüle edilen resmi ideoloji ne Türklüğün, ne de kültürel İslam’ın gerçeği olmadığı gibi, özünde onların doğasına saldıran, tahakkümcü sisteme esir ederek araçsallaştıran bir olgudur. Dersim 1937-38’de yaşananlar, İttihatçı zihniyetin 1. Paylaşım savaşı süreciyle Müslüman olmayan halklardan başlayarak 1938’e kadar Anadolu ve Kürdistan’da yürüttükleri soykırımlar zincirinin son halkasıydı” diye konuştu.

    “DERSİM’E KÜRT VE ALEVİ KİMLİĞİ NEDENİYLE MAKRO DÜZEYDE SOYKIRIM PLANLANDI”

    Dikmen, Dersim’in hem Kürt, hem Alevi kimliği nedeniyle makro düzeyde planlanan soykırım saldırısına maruz bırakıldığına işaret ederek,
    uçak filolarının, zehirli gazların ve on binlerle ifade edilen askeri güçlerin kullanıldığı bu saldırıda, cenazelerimize çoğu zaman bir mezar dahi çok görülerek ya nehirlere dolduruldu, ya da güneş altında bırakılarak kurda kuşa yem edildi. Hayatta kalabilen ve sayısını bilemediğimiz özellikle kız çocuklarımız gasp edilerek bilinmeyen yerlere götürüldü, bir daha da kendilerinden haber alınamadı. Yürürlüğe konulan militarist-cinsiyetçi politikalarla Dersimli kadınlar teslim alınmak istendi. Tüm saldırılara rağmen, teslim olmayarak uçurumdan Munzur’a kendini atan Dersimli kadınların ve Bese’ler ve Zarifelerin şahsında çizgisel bir kadın direniş geleneği oluşturdu” ifadelerini kullandı.

    “SOYKIRIM DEVAM EDİYOR”

    Dersim’e yönelik 1937-38’de yürürlüğe konulan politikaların göçertme, asimilasyon ve yoksullaştırma biçiminde sürdürüldüğünü ifade eden Dikmen, “Kadın-kırım, eko-kırım ve toplum-kırım politikaları olarak özetleyebileceğimiz yönelimler hala Dersim üzerinde işletilmekte olup, toplumsal varlığımızı yok etme odaklı kurgulanan zihniyet; göçertme, asimilasyon, yoksullaştırma ve gereğinde fiziki tasfiye biçiminde güncel olarak da kendini göstermektedir” şeklinde konuştu.

    “SEYİT RIZA VE ARKADAŞLARININ MEZAR YERLERİ AÇIKLANSIN”

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, 15 Kasım 1937’de, Elazığ Buğday Meydanında idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşları şahsında yaşamını yitirenleri anarak talepleri şöyle sıraladı:

    -Seyit Rıza ve beraberinde idam edilen canlarımızın mezar yerleri açıklanmalı ve cenazelerin Dersime nakli engellenmemelidir.
    -Arşivler açılmalı, Dersim ismi iade edilmelidir.
    -Sürgünler, kayıplar, el konularak götürülen çocuklarımızın listesi ve akıbetleri açıklanmalıdır.
    -Asimilasyon, göçertme ve her türlü şiddet biçimine son verilmelidir.
    -Dersim halkından özür dilenilmeli, toplumsal haklarımız tanınmalı, anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

    PİRHA/İZMİR

  • Seyit Rıza ve yoldaşları Dersim’de anıldı: Yolumuz sizin yolunuzdur, unutmayacağız-VİDEO

    Seyit Rıza ve yoldaşları Dersim’de anıldı: Yolumuz sizin yolunuzdur, unutmayacağız-VİDEO

    PİRHA-Dersim Katliamı öncesinde idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşları bugün Dersim’de anıldı. Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan anmada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Seyit Rıza ve arkadaşları duysun sesimizi; Çocuklarınız, torunlarınız olarak buradayız ve baktığımız yer yerde sizi, sizin direnişinizi görüyoruz. Siz bu devletin önünde diz çökmediniz, biz de çökmedik. Yolumuz sizin yolunuzdur. Unutmadık, unutmayacağız” dedi.

    86 yıl önce Dersim’in önde gelen isimlerinden Seyit Rıza ve arkadaşları Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    Mezar yerleri hala bilinmeyen Seyit Rıza ve yol arkadaşları bugün Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda anıldı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla yapılan anmaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu da katıldı.

    Anma çerağların uyandırılması ve saygı duruşuyla başladı. Anmada konuşan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, 86 yıl önce idam edilen Pir Seyit Rıza ve arkadaşları Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, mezar yerlerinin hala açıklanmadığına dikkat çekerek, Dersim halkının dilinin, kültürünün ve inancının yok sayıldığını belirtti. Kulu, yok saymaya ve asimilasyona karşı mücadele edeceklerini ifade etti.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklamayı okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Dermeği Dersim Şube Başkanı Ali Ekber Kaya, Koçgiri ile başlayan Alevi Kürt soykırımının Şeyh Sait, Ağrı, Zilan ve Dersim Katliamı’yla devam ettiğini söyledi.

    “Sel Harekatı” olarak adlandırılan Dersim Katliamı’nın inançsal, kimliksel, tarihsel hedef aldığını dile getiren Kaya, “Şu anda gelecek yüzyılda ülkemizde halkların, inançların, mazlumların ve bütün ötekilerin birlik içinde ayağa kalkarak ortak vatanda barışı, kardeşliği tesis etmemiz her birimiz için tarihsel bir sorumluluktur” dedi.

    Kaya, son olarak, “Arşivler açılsın, hakikatler ortaya çıksın, seyitlerimizin mezar yerleri açıklansın, ailelerine teslim edilsin, hakikatle yüzleşilsin” şeklindeki taleplerini sıraladı.

    “SİZ BU DEVLETİN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKMEDİNİZ, BİZ DE ÇÖKMEDİK”

    Açıklamanın ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da, 15 Kasım’ı ‘kara gün’ olarak değerlendirerek başladığı konuşmasında, şunları ifade etti:

    “Cumhuriyet kurulurken kimse kimseye sen Kürt müsün, Alevi misin diye sormadı. Beraber savaşlara girince de “Siz Alevisiniz ve sizin bizim savaşımızda yeriniz yok” demediler. Ama nasıl ki dışarda savaş bitti, ülke kurtuldu, dış düşmanlardan kurtuldular, bu defa da Kürtleri ve Alevileri düşmanlaştırdılar. Bizimle savaşmaya başladılar ve hala da bizimle savaşıyorlar. Sesimizi yükseltelim. Kürdistan’da tek bir hakikat var, o hakikat biziz, sadece bizde de değil, dağımızda, taşımızda, ağacımızda, suyumuzdadır o hakikat. Bugün bu hakikate sahip çıkalım. İdamdan sonra, ‘Dersim kendi kendini idare ediyor, böyle olmaz’ dediler. Devlet bir plan yaptı ve bu plan dahilinde memleketimize gelerek kadınlarımızı, çocuklarımızı, yaşlılarımızı, pirlerimizi öldürdüler. Ziyaret yerlerimizi bombaladılar. Cumhuriyetin bu yüzyılında insanlık ne kadar kötülük gördüyse Dersim halkı hepsini gördü. Ama biz de bırakmadık, vazgeçmedik. Dilimizi, ziyaretlerimizi, pirlerimizi bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız.
    Seyit Rıza ve arkadaşları duysun sesimizi; çocuklarınız, torunlarınız olarak buradayız ve baktığımız yer yerde sizi, sizin direnişinizi görüyoruz. Siz bu devletin önünde diz çökmediniz, biz de çökmedik. Yolumuz sizin yolunuzdur. Unutmadık, unutmayacağız.”

    HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, Seyit Rıza’yı, yoldaşlarını ve katliamda yaşamını yitiren onbinleri anarak başladığı konuşmasında, şunları dile getirdi:

    “Cumhuriyet’in 100’üncü yılındayız. cumhuriyetin demokratikleştirilmesi Türkiye’deki katliamlardan yüzleşmekle geçer. Katliamlarla yüzleşilmelidir, sorumluları da yargılanmalıdır. Dersim isminin iade edilmesini istiyoruz. Dersim’in kayıp kızlarının nerelere verildiği konusunda araştırmalar yapılmalıdır.

    Mezar yerlerimizin açıklanmasını istiyoruz. Bu ülkede hafızayı silmek için mezarlarımız verilmiyor. Bu mezarlıksızlık politikası hala devam ediyor. Bunun somut örneği Cumartesi Anneleridir. Hala oturarak evlatlarının mezar yerlerini istiyorlar. Bu zihniyete karşı mücadele hep devam ediyor. Aleviliğimize ilişkin yapılan saldırılara karşı da dilimizi konuşmak, inancımızı sürdürmek, ziyaretlerimizde çıralarımızı uyandırmak, analarımız ile pirlerimizle hakikat yolunda yürümeye devam etmektir.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Seyit Rıza ve arkadaşlarının asılmasıyla bitmedi, 1938’de soykırım yaşandı’-VİDEO

    ‘Seyit Rıza ve arkadaşlarının asılmasıyla bitmedi, 1938’de soykırım yaşandı’-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de 1938 yılında sistematik bir soykırım yaşandığını belirten Akademisyen, Dr. İsmet Konak, “Dersim Katliamı’nın sorumluları Mustafa Kemal, Sabiha Gökçen, İsmet İnönü, Celal Bayar, Fevzi Çakmak, Şükrü Kaya, Kazım Doğan ve Abdullah Alpdoğan’dır. Bu isimlerin hepsinin yargılanması gerekiyordu adaletin yerini bulması için. Bugün baktığımızda Mustafa Kemal kutsanmıştır, heykelleri yapılmıştır” dedi.

    Dersim’de 15 Kasım 1937’de Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının Elazığ Buğday Meydanı’ında idam edilmesinin üzerinden 86 yıl geçti.

    Seyit Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Fındık Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme sonucunda kendilerine savunma hakkı verilmeden Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    Akademisyen, Dr. İsmet Konak, 1937 yılından Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının idam edilmesini ve 1938 yılında binlerce insanın katledildiği Dersim Katliamı’nı anlattı.

    “GÜNÜMÜZE KADAR KATLİAMLAR DEVAM ETTİ”

    15 Kasım 1937 yılında katledilen yedi seyidi anarak sözlerine başlayan İsmet Konak, “O dönemin mahkeme başkanı Hatemi Semih, bu dava Tunceli’nin Dersim’e karşı yürüttüğü siyasi ve tarihi bir davadır demişti. Hukuki bir dava değildi ve devlet aklı veya sistem Dersimlilerle, Kürtlerle bir hesaplaşmaya girmişti. Tabi ulus devletin yürüttüğü tenkil ve tedip politikasının bir parçasıydı. 20. yüzyıl tek başına Dersim Katliamı ile sınırlı değildi. Koçgiri, Zilan ve Dersim’de katliamlar yaşandı ve günümüze kadar hep katliamlar devam etti. Bu açıdan Türk ulus devleti kıyma makinesi gibidir ve bütün farklılıkları bu kıyma makinesinde öğütüyor. Amaç Kürt halkının varlığını tanımamak ve Kürt kültürünü, kimliğini ve dilini yok etmek. Dersim Katliamı’nda da böyle bir amaç güdüldü” diye belirtti.

    “1938 YILINDA SİSTEMATİK BİR SOYKIRIM YAŞANDI”

    15 Kasım’da Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının asılmasıyla hiçbir şeyin bitmediğini söyleyen İsmet Konak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Devlet aklı o dönemde demişti ki Dersim müşkülesi hallolmuştur, ama bitmedi ne oldu? 1938 yılında sistematik bir soykırım yaşandı, kolektif bir şiddet vardı. Bu şiddette kimler vardı ona bakmak lazım. Dersim Katliamı’nın sorumluları Mustafa Kemal, Sabiha Gökçen, İsmet İnönü, Celal Bayar, Fevzi Çakmak, Şükrü Kaya, Kazım Doğan ve Abdullah Alpdoğan vardı. Bu isimlerin hepsinin yargılanması gerekiyordu adaletin yerini bulması için ama bugün baktığımızda Mustafa Kemal kutsanmıştır, heykelleri yapılmıştır. Bu durum tam bir yüz karasıdır. Dersim Katliamı’nın faillerinden Sabiha Gökçen, 1956 yılında Milliyet Gazetesi’nde Halit Kıvanç’a verdiği röportajda bize bütün canlıları öldürün emri verildi diyor. Yine Sabiha Gökçen Ağustos 1937 yılında Tan Gazetesi’nde Ahmet Emin Yalman ile yaptığı röportajda savaş meydanında bomba ile canlı öldürmek bana hiç acıma hissi vermiyor diyor. Bu aslında ulus devletin nasıl vahşileştiğini bize yansıtıyor.

    “DERSİM KATLİAMI’NIN FAİLLERİNDEN DİĞERİ DE KAZIM ORBAY’DIR”

    Dersim Katliamı’nın faillerinden diğeri de Kazım Orbay’dır. Kazım Orbay, 1938 yılının yaz mevsiminde gerçekleşen soykırımı idare eden komutanlardan birisiydi, o zaman birçok emri o vermişti. Zaten sık sık telgraflarla dönemin başbakanı Celal Bayar’ı bilgilendiriyordu. Kazım Orbay’ın Dersim Katliamı’ndan zenginleştiği söyleniyor. Dersim Katliamı’ndan sonra Besime ve Emine isimli iki kız çocuğunu evine hizmetçi olarak götürüyor. İki kız sık sık Kazım Orbay’ın eşi tarafından dövülüyormuş, sebebi de Türkçe bilmemeleriymiş. Kazım Orbay’ın iki kız çocuğunu evine hizmetçi olarak götürmesi bize birçok şeyi hatırlatıyor. Dersim Katliamı’nda gördüğümüz uygulamaların hepsini (tecavüz, yakma, köleleştirme, kafa kesme) Türk-İslam tarihinde birçok katliamda görüyoruz.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • Seyit Rıza ve yol arkadaşları yarın birçok yerde anılacak

    Seyit Rıza ve yol arkadaşları yarın birçok yerde anılacak

    PİRHA- Seyit Rıza ve arkadaşlarının, idam edilişlerinin yarın 86. yılı. İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok yerde anma yapılacak. 

    86 yıl önce Dersim’in önde gelenlerinden Pir Seyit Rıza ve arkadaşları Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi. Mezar yerleri hala bilinmeyen Seyit Rıza ve yol arkadaşları, 15 Kasım’da anılacak.

    Dersim coğrafyasının maruz kaldığı en kanlı katliam olan 1937-38’de yaşananlar halen açıklığa kavuşmadı. İdam edilenlerin mezar yerleri hala açıklanmazken, Dersimliler 86 yıldır seyitlerinin ve yakınlarının mezar yerlerini arıyor.

    DERSİM

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, yarın saat 12.00’de 15 Kasım’da idam edilen Findik Ağa’nın köyü Ağdat (Baldan) köyünde anma yapacak. Saat 13.00’de Dersim’deki kurumlar Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yapacak, saat 17.30’da da Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenler çerağlar uyandırılarak anılacak.

    İSTANBUL

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) ortak bir mesaj yayınlayarak, “İnsanlığın bu kara lekesinin aydınlatılması için 15 Kasım Çarşamba saat 19.37’de Kadıköy Rıhtım’da buluşulacağını duyurdu.

    Yayınlanan mesajda şunlar kaydedildi:

    “Bundan seksen altı yıl önce 15 Kasım 1937’de Dersim’in ileri gelenleri ve seyitleri, Seyit Rıza, Uşenê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê Qıji, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda infaz edilmişlerdi. İdam edilenlerin mezar yerleri hala belli değil ve Dersim halkı seksen altı yıldır Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerini soruyor.
    Tarihi hatırlamanın ve katledilenlerin anıları önünde saygıyla eğilmenin, ülkemizde kitlesel katliamların engellenmesi; insan haklarına saygılı, barışı sağlamış demokratik bir toplumun kurulabilmesi için çok önemli olduğuna inanıyoruz. “İnsanlığın bu kara lekesinin aydınlatılması için 15 Kasım çarşamba saat 19.37 ‘de Kadıköy Rıhtım’da buluşuyoruz. Dersimlileri ve Dersim dostlarını anmamıza bekliyoruz.”

    İZMİR

    15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşları için İzmir Dersim Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, Dersim Dernekleri Federasyonu ve Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri öncülüğünde anma yapılacak. 15 Kasım Çarşamba günü Seyit Rıza ve idam edilen arkadaşları kitlesel olarak anılacak. Karşıyaka İskelesi önünde gerçekleşecek anma saat 18.30’da başlayacak.

    MERSİN

    Dersim Dernekleri Federasyonu ve Dersimliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Mersin Şubesi 15 Kasım Çarşamba günü saat 17.30’da Özgür Çocuk Parkında Seyit Rıza ve yoldaşları için anma töreni yapacak.

    ANKARA

    Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi de “86. Yılında kefensiz yatanlarımızı anıyoruz” çağrısını yaptı. Şube binasında yapılacak anmanın 19:30’da başlayacağı duyuruldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İsviçre’de Tertele anması: Dersim kolonyal bir soykırımdır!-VİDEO

    İsviçre’de Tertele anması: Dersim kolonyal bir soykırımdır!-VİDEO

    PİRHA- Dersim Soykırımı’nın 86. yılında İsviçre’de ortak programla düzenlenen anmada konuşan Doç. Dr. Yektan Türkyılmaz, “Dersim’liler sadece fiziki soykırıma maruz kalmamıştır. Kürt ve Kızılbaş kimliğinin bir bütünen yok edilip yeni kimlik dizaynına dayalı bir kırımdı ve bugüne değin çok yönlü olarak hala devam ediyor” dedi.

    Video eklenecek…

    Dersim İnşa Kongresi (Dik), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Bern Alevi Dergahı ‘Dersim Soykırımında Yitirdiğimiz Canları Anıyoruz’ çağrısıyla soykırımın 86. yılında katledilenleri andı.

    İsviçre’nin Bern şehrinde Dersim İnşa Kongresi, Bern Alevi Dergahı ve Demokratik Alevi Federasyonu’nun ortak programıyla Dersim Tertelesi’nin 86. yılında katledilen canlar anıldı.

    Diyarbakır Belediyesi eski eşbaşkanı Fırat Anlı, eski milletvekili Yurdusev Özsökmenler, Batman Belediyesi eski eşbaşkanı Nejdet Atalay ve KESK eski eş genel başkanı Lami Özgen’de paneli dinleyenler arasındaydı. Bern Alevi Dergahı yönetiminden Hüseyin Dağdaş’ın kısa selamlaması sonrası FEDA İsviçre temsilcisi Songül Çelik tarafından uyandırılan çerağlar sonrasında anma başladı.

    “KÜRT VE KIZILBAŞ KİMLİĞİ YOK EDİLDİ”

    Dersim İnşa Kongresi genel meclis üyesi Hüseyin Berkan Alpar’ın moderatörlüğünde devam eden panelde Central Europa Üniversitesinden Doç. Dr. Yektan Türkyılmaz, Dersim Soykırımı ile ilgili sunum yaptı. Ermeni Soykırımı ile Dersim Soykırımının birbirinden farklı şekilde alınması gerektiğini aktaran Türkyılmaz, “Ermeniler tehcir ve fiziki kırıma maruz kalırken, Dersimliler çok uzun yıllara dayanan plan sonucunda soykırıma maruz kalmıştır. Dersimliler sadece fiziki soykırıma maruz kalmamıştır. Kürt ve Kızılbaş kimliğinin bir bütünen yok edilip yeni kimlik dizaynına dayalı bir kırım olmuştur ve bugüne değin çok yönlü bir kırım olarak hala devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Dersimde yaşananların Kürt sorununun bir parçası olduğunu bu şekilde ele alınmasının daha sağlıklı bir değerlendirme olduğunu vurgu yapan Türkyılmaz, bunun yanı sıra Dersim’i klasik sömürgecilik üzerinden değil kolonyalizm üzerinden değerlendirmek gerektiğini dile getirdi.

    Sunumun ardından katılımcıların sorularıyla devam eden panel Yektan Türkyılmaz’ın cevaplarıyla sona erdi.

    PİRHA/İSVİÇRE

  • Dersim Katliamı tanığı Mirali Çetin: Öyle bir vicdansızlıktı ki; tüm akrabalarım katledildi-VİDEO

    Dersim Katliamı tanığı Mirali Çetin: Öyle bir vicdansızlıktı ki; tüm akrabalarım katledildi-VİDEO

    PİRHA- 4 Mayıs 1937’de Bakanlar Kurulu kararı ile başlatılan Dersim Katliamı’nın üzerinden tam 86 yıl geçti. Dersim Katliamı tanığı Mirali Çetin, “Dersim’in her yerine muhtarlar aracılığıyla insanları topluyorlar ve hepsini toplu bir şekilde öldürüyorlar. Öyle bir vicdansızlıktı ki çocukların, kadınların, yaşlıların ellerini bağlıyorlardı, herkes ağlıyordu” dedi.

    4 Mayıs Dersim 1937-1938 Tertelesi’nin üzerinden tam 86 yıl geçti. Dersim Tertelesi sıradan bir katliam değildi. Resmi rakamlara göre 16 bin, resmi olmayan rakamlara göre 72 bin kişi katledilmiş, binlerce insan sürgün edilmiş ve binlerce Dersimli çocuk, özellikle kız çocukları evlatlık verilerek ailelerinden koparılmıştır. Dersim’in kendine özgü yaşam tarzı, siyasi, sosyal ve kültürel kimliği ortadan kaldırılmak istenmiştir. Dersimlilerden ve Türkiye toplumundan resmi olarak özür dilenmesi talepler arasında bulunuyor.

    4 Mayıs 1937 Dersim Katliamı süreci 25 Aralık 1935 tarihli Tunceli vilayetinin hakkındaki raporla başlamış ve son olarak 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla tedip ve tenkil içeren askeri operasyona dönüşmüştü.

    1938 Dersim Katliamı’nda Hozat’ın Ağzunik köyünde olan ve 89 yaşında Hakk’a yürüyen Dersim Katliamı tanığı Mirali Çetin o dönem yaşadıklarını PİRHA’ya anlatmıştı.

    “HOZAT’IN BÜTÜN KÖYLERİ KATLİAMDAN GEÇTİ”

    “Atatürk 7 paşayı Dersim’e göndermiş, paşalardan birisi ‘ben 7 yılda Dersim’i hizaya getirim’ demiş. Atatürk de ‘sen git Dersim’i katliamdan geçir demiş’ diyen Mirali Çetin, “Bütün köyleri asker sarıyor Ağzunik köyünü kırımdan geçiriyor, insanları dereye götürüp hepsini kurşuna diziyorlar. O dönem Hozat’ın bütün köyleri katliamdan geçti. Benim bütün akrabalarım katliamdan geçti. Bütün köyler katliamdan geçerken Hozat’ta sadece Koçan aşireti kalıyor. O da devlete direnen silahlı bir aşiret olduğu için kırımdan geçmeyen tek aşiretti diyebilirim. Dersim’in her yerine muhtarlar aracılığıyla insanları topluyorlar ve hepsini toplu bir şekilde öldürüyorlar. Hozat’ın Tavuk köyünde kadın ve çocuk çok öldürülüyor ama orada Hüseyin Çavuş diye biri varmış sağ kalanların bir kısmını o gelip kurtarmış. Öyle bir vicdansızlıktı ki çocukların, kadınların, yaşlıların ellerini bağlıyorlardı, herkes ağlıyordu” dedi.

    Nuray ATMACA-Cihan BERK/DERSİM

  • Dersim Tertelesi’nin 86. yılı: Binlerce insan katledilip, binlercesi sürgün edildi

    Dersim Tertelesi’nin 86. yılı: Binlerce insan katledilip, binlercesi sürgün edildi

    PİRHA- Dersim Tertelesi’nin başlangıcı kabul edilen ve “Tunceli Tenkil Harekatı“ olarak bilinen 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu Kararı’nın üzerinden 86 yıl geçti.

    4 Mayıs 1937 tarihinde TBMM’de Bakanlar Kurulu “Dersim Tenkil Kararları” adında özel bir kararname çıkarır. Bu kararname Dersim Tertelesi’nin resmi başlangıç tarihi oldu. Bu karar Dersim Tertelesi’nin resmi belgesi olarak kabul ediliyor. Bu kararla birlikte Dersim’e yönelik Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “Sel Harekâtı” başlattı.

    Resmi verilere göre; 13 bin 160 kişinin öldürüldüğü, 11 bin 818 kişinin sürgün edildiği Dersim Katliamı 1938’in sonuna kadar sürdü. Binlerce sivilin hayatını kaybettiği, binlerce insanın sürgün edildiği, yüzlerce köyün boşaltılıp yakıldığı, yüzlerce kız çocuğunun kaybedildiği katliamın sonunda Seyit Rıza ve oğlunun da aralarında olduğu Dersim’in önde gelen aşiret liderleri idam edildi.

    Türkiye’nin ilk kadın pilotu ve Dersim Katliamı’nda kilit rol oynayan Mustafa Kemal’in manevi kızı Sabiha Gökçen, bir röportajında “Dersim’i acımasızca bombaladım” diyerek, “Çarpışma meydanında canlı hedef üzerine bomba atmak insana hiç bir acıma hissi vermiyor! İnsan yalnızca vazifesini görmek için aramayı, vurmayı düşünüyor” demişti.

    Katliamın üzerinden 86 yıl geçmesine rağmen devlet Dersimlilerin taleplerini hala karşılamadı.

    Dersimlilerin önemli talepleri şöyle:

    -4 Mayıs’ın Dersim 38 Tertelesi günü olarak kabul edilsin!

    -Arşivler Açılsın, devlet katliamla yüzleşsin!

    -Dersim ismi iade edilsin!

    -Dersim halkından özür dilensin!

    -Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın!

    -Anadilimiz Zazaca ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın!

    -Munzur’daki Baraj projeleri iptal edilsin.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Tertelesi 86. yılında; Alevi başkanlardan anmaya katılım çağrısı-VİDEO

    Dersim Tertelesi 86. yılında; Alevi başkanlardan anmaya katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Katliamı’nın 86. yılında Dersim’de anma etkinlikleri düzenlenecek. Bu yıl Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmalar, Dere Çırri’de (Nazımiye Yeresk) ve Seyit Rıza Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

    Bugün Dersim Tertelesi’nin 86. yılı. TBMM’de 4 Mayıs 1937’de toplanan Bakanlar Kurulu “1937 yılında yapılan Tunceli Tenkil Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı” aldı. Bu karar Dersim Tertelesi’nin resmi başlangıç tarihi oldu.

    Dersim Katliamı’nın 86. yılında Türkiye ve dünyanın birçok yerinde anma programları düzenlenecek.

    Bu yıl Dersim Katliamı’nı protestolar, Dere Çırri’de (Nazımiye Yeresk) ve Seyit Rıza Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Saat 17.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda yapılacak açıklamanın ardından Munzur’a karanfil bırakılacak.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) Dersim’de yapılacak anmalara katılım çağrısı yaptı.

    PİRHA/DERSİM