Etiket: a101

  • MEB, dinci örgütlerin ardından A101 ile masaya oturdu!-VİDEO

    MEB, dinci örgütlerin ardından A101 ile masaya oturdu!-VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu üyesi Sinan Muşlu, MEB ile A101 arasında imzalanan protokolün mesleki eğitime bir katkı sağlamayacağını vurguladı. Muşlu, “Öğrencilerimiz maalesef MESEM programıyla neredeyse eğitim yaşamından koparılmakta ve ucuz iş gücü olarak çeşitli işletmelerin bünyesinde çalıştırılmaktadır” dedi.

    Birçok dinci dernek, vakıf ve kuruluşla protokol imzalayan Milli Eğitim Bakanlığı, bu kez bir market zinciri ile masaya oturdu. 6 Ekim’de imzalanan protokole göre Meslek Lisesi öğrencilerinin A101 isimli marketlerde ‘Mesleki eğitim’ göreceği belirtiliyor.

    İmzalanan protokole göre; öğrenciler dört gün işyerinde, bir gün de okulda zaman geçirecek. Konunun gündeme geldiği ilk günden buyana itirazlarını dile getiren Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) söz konusu protokole bir kez daha karşı durdu.

    ÖĞRENCİDEN ÇOK İŞLETMELERE DÖNÜK BİR YARAR”

    Mesleki Eğitim Merkezleri’nin (MESEM) aracılığıyla yapılan protokole ilişkin konuşan Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Sinan Muşlu “Mesleki eğitime hiçbir katkısı olmayacak protokoller” diyerek kararı eleştirdi. A101 isimli marketin, öğrencilere mesleki anlamda ne katacağı konusunu değerlendiren Muşlu şunları söyledi
    “Mesleki eğitim programı kapsamında yürütülen ve çok çeşitli çevrelerce yapılan protokoller kapsamında öğrenciler çeşitli çalışma alanlarına yönlendiriliyor. Aslında ilk ortaya konulan çerçeve, öğrenciler açısından 4 gün boyunca kendi meslek alanlarına ilişkin uygulamalı bir çalışma hayatı içerisinde bulunmaktı. Bir gün de okula devam etme şeklindeydi. Ama bugün baktığımız noktada mesleki eğitime hiçbir katkısı olmayacak protokoller de imzalanabilmekte ve bu protokoller kapsamında MESEM’e geçmiş öğrenciler, bu protokol kapsamında çeşitli işletmelerde çalıştırılmakta. Aslında burada öğrenciden çok işletmelere dönük bir yarardan bahsedebiliriz.

    Örneğin öğrenciler açısından 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri açısından yapılan ödeme 1200 liralar civarındadır. 12 sınıftaki öğrenciler için yapılan ödeme ise 2200 lira civarında. Yani oldukça düşük rakamlarda ‘cep harçlığı’ bile denilemeyecek ücretleri bu çocuklar ‘mesleki eğitim’ adı altında yönlendirilmekte ve işletmelerin personel ihtiyacı buralardan karşılanmaktadır. Bu personele dair ödemeleri de Milli Eğitim direk işletmenin kendisine yapmaktadır. Yani dönüşümlü çalıştırma biçimini de eklediğimizde bir işletme, hiçbir personel ödemesi yapmadan kendi personel ihtiyacını MESEM kapsamında yönlendirilen öğrencilerle birlikte karşılayabilmektedir.”

    ‘STAJ’ ADI ALTINDA UCUZ İŞGÜCÜ!

    Sinan Muşlu, konuşmasında ciddi bir emek sömürüsünün olduğunun da altını çizdi. “Öğrenciler ucuz iş gücü haline getiriliyor” diyen Muşlu’nun eleştirileri şu yönde oldu:

    “Okulda olması gereken pratik sahada. Ağırlıklı olarak mesleki eğitimini Meslek Liseleri bünyesinde alması gereken öğrencilerimiz maalesef MESEM programıyla neredeyse eğitim yaşamından koparılmakta ve ucuz iş gücü olarak çeşitli işletmelerin bünyesinde çalıştırılmaktadır.

    Biz Eğitim Sen olarak MESEM program ve projesi hayata geçirilmeye başlandığı andan itibaren tepkilerimizi ortaya koyup değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaştık. MESEM uygulamasına bir an önce son verilmesi gerektiğini, bunun öğrenci yetiştirme, geleceğe dönük meslek sahibi öğrenci yetiştirmekten çok işletmelerin personel ihtiyacını gidermeye yönelik, hatta okuldan kopan çocukların çocuk işçiliğine dönük bir sürece dönüştüğünü belirttik. Bahsi geçen protokoller de bu kapsamdadır. Market zincirleri ile anlaşmalar yapılıp bu marketlere yönlendirilen MESEM kapsamındaki öğrencilerin kazanabileceği mesleki olarak nedir? Yeni bilgi, birikim, tecrübe nedir sormak isteriz. Ama açığa çıkan nokta şu; ucuz iş gücü üzerinden çocuklarımız çeşitli işletmelere yönlendirilmekte ve mesleki eğitimden kopmaktadırlar.
    Elbette bu tarz projelerde MEB bünyesindeki birçok projede nasıl ki AKP’ye yakın vakıf ve derneklerle yapılan protokoller söz konusuysa adı geçen market zinciri de iktidara yakınlığı ile bilinen bir market.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Mağaza Market Sen: A101 marketleri son kullanma tarihi geçmiş ürünleri satıyor

    Mağaza Market Sen: A101 marketleri son kullanma tarihi geçmiş ürünleri satıyor

    PİRHA-Mağaza Market-Sen, yayımladığı açıklama ile A101 marketlerinin son kullanma tarihi geçmiş ürünleri sattığını iddia etti. 

    Mağaza Market-Sen, A101 mağazalarında son kullanma tarihi geçen ürünlerin çalışanlara zorla sattırıldığını iddia etti. Mağaza Market-Sen, bozuk sütlerin bölge sorumluları tarafından kasadan geçirildiği ve son kullanma tarihi geçen tavuk paketlerinin üzerindeki etiketlerin silinip ürünlerin şoklanarak satışa çıkarıldığını açıkladı.

    “İŞÇİLER, PATRONLARIN VE SUÇUN ORTAĞI OLMAYACAK”

    Mağaza Market-Sen A101 Koordinasyonu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    A101’in bozuk ürün rezilliğini bakanlık seyrediyor, biz seyretmeyiz! A101’in son kullanma tarihi geçen ürünleri zorla sattırma politikası hala devam ediyor. Mağaza Market-Sen üyeleri, bu rezilliğe son vermek için çektiği görüntüleri sendikasına ulaştırdı.

    Gelen görüntülerde bir değil, üç skandal var. Birincisi; bozuk sütler bölge sorumlusu tarafından kasadan geçirtiliyor.
    Bu ürünler ‘çöpe gidiyor’ ama parasını A101 işçileri ödüyor. İkincisi; bozuk, patlamış, satılamayacak ürünler fire olarak yazdırılmadan çöpe attırılıyor. Envanter sayımında çıkan bu açıkları A101 işçileri ödüyor. Üçüncüsü; bozuk tavukların son kullanma tarihi siliniyor. Şoklanarak satışa sunuluyor.

    A101 patronları her zararını işçinin sırtına yüklüyor. Bozuk ürünleri sahtekarlıkla satma suçuna işçileri de ortak etmeye çalışıyor. İşçiler ne patronların, ne de bu suçun ortağı olmayacak. İşte Mağaza Market-Sen üyeleri bu rezilliği bir kez daha ortaya çıkarıyor. Çalışma Bakanlığı da Tarım ve Orman Bakanlığı da tüm bu rezilliği hala seyrediyor. Çalışma Bakanlığı, işçinin cebine göz diken A101 patronlarını seyrediyor. Tarım Bakanlığı, emekçi halkın bozuk ürünlere mahkum edilmesini seyrediyor. Biz seyretmeyiz. A101 işçileri seyretmeyecek.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ‘A101 çalışanı Muhammet Ali Yaşar’ın ölümünde bir dizi ihmal var’

    ‘A101 çalışanı Muhammet Ali Yaşar’ın ölümünde bir dizi ihmal var’

    PİRHA- A101 mağazasında çıkan yangında hayatını kaybeden Muhammet Ali Yaşar’ın mesai arkadaşları, Yaşar’ın depoda uyuya kalmadığını, mahsur kaldığı depoda yangın çıkışı olmadığı için yaşamını yitirdiğini aktardı.

    İstanbul’un Esenler ilçesindeki A101 mağazasında 18 Haziran’da çıkan yangında Muhammet Ali Yaşar isimli market çalışanı hayatını kaybetti.

    Yaşar’ın arkadaşları, mağaza yönetiminin ‘uyuya kaldı’ iddialarını yalanlayarak, ölümün arkasında bir dizi ihmal olduğunu söyledi.

    Mağaza ve Market İşçileri Sendikası (Mağaza Market-Sen), yaptığı açıklamada hayatını kaybeden Yaşar’ın çalışma arkadaşlarının sendikaya ulaştığını ve olayların arkasında ihmallerin olduğunu belirtti. Çalışanların anlattıklarına göre, yasak olmasına rağmen Yaşar, mağazayı tek başına açmak zorunda bırakıldı. Mağazanın deposuna da tek başına inmek zorunda kaldığı aktarılan Yaşar, yangın sırasında depoda mahsur kalarak hayatını kaybetti.

    “MAĞAZANIN YANGIN ÇIKIŞI YOK”

    Mağaza Market-Sen, bir işçinin hayatını kaybettiği yangında işverenin sorumlu olduğunu vurguladı. Soruşturmanın açılması ve tüm marketlerde denetim yapılması için çağrıda bulunan sendika açıklamasına şöyle devam etti:

    “İşçinin uyuyakaldığı gerçek değil, aldatmaca. Gecesini, gündüzünü marketlere veren işçiler yakından biliyor; A101’de uyumak mümkün değildir. Sabah 08:03’te tek başına açtığı mağazada bulunan işçinin depoda mahsur kaldığını, o mağazayı karış karış bilen işçiler anlatıyor. Yangın çıkışı yok, panolar arızalı. Yangının çıktığı mağazadaki elektrik panosunun arızalı olduğu defalarca işçiler tarafından dile getirildi. Bu sorun çözülmek yerine, geçiştirildi. Panodaki arızanın giderilmemesiyle, yangın çıkışının kapatılmasıyla Muhammet Ali Yaşar göz göre göre ölüme terk edilmiştir. Tüm A101 işçilerini Muhammet Ali Yaşar için, tüm haklarımıza sahip çıkmak için birlik olmaya çağırıyoruz. Bugün öfkemiz büyük ancak öfkemiz birliğimizle büyüdüğünde hesap sorabileceğiz. A101 işçisi köle değil, olmayacak. Market işçilerinin sömürülmesine son vereceğiz.”

    Yaşar’ın mesai arkadaşlarının sendikaya gönderdiği bir video da sosyal medyada paylaşıldı. Farklı bir A101 mağazasında çekilen görüntülerde ise marketteki yangın çıkışının kapalı olduğu görüldü. Çalışanlar mağaza içerisindeki diğer ihmallere de dikkat çekti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Veli Ağbaba: Esnafın boğazındaki ‘zincir’ AKP’nin eseri!

    Veli Ağbaba: Esnafın boğazındaki ‘zincir’ AKP’nin eseri!

    PİRHA-CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, zincir marketlere ilişkin rapor yayınladı. Ağbaba, “üç harfliler” olarak nitelediği zincir marketlerin salgın döneminde kâr marjlarının olağanüstü arttığını belirterek çözüm önerilerini paylaştı.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, zincir marketlere ilişkin “Üç harfli zincir marketler kanserli hücre gibi yayıldı” diyerek konuya ilişkin rapor yayınladı. Ağbaba, “üç harfliler” olarak nitelediği zincir marketlerin salgın döneminde kâr marjlarının olağanüstü arttığını belirtti.

    BİM, A101 ve Şok gibi market zincirlerinin sektörde toplam pazar payının hızla arttığını belirten CHP’li Ağbaba’nın raporunda şu ifadeler yer aldı:

    “Türkiye’de zincir market sektöründe ilk sırayı A101, BİM ve ŞOK gibi market zincirleri oluşturmaktadır. Bu marketler Türkiye’nin 81 ilinde, tüm ilçelerde, hatta her sokakta faaliyet göstermektedir ve uluslararası raporlara göre dünyanın en hızlı büyüyen şirketleri arasında yer almaktadır. Salgın sürecinde bu market zincirleri kasalarını doldurmakla kalmamış, aynı zamanda online satış ve dijital aplikasyonlar ile kendi üretim portföylerini de genişletmişlerdir. Bu orantısız büyüme, başta mikro ve küçük işletmeler olmak üzere ülkemizdeki esnafları oldukça olumsuz etkilemekte ve zincir marketlere karşı giderek daha da savunmasız hale getirmektedir. Zincir marketlerin AKP iktidarıyla ile organik ilişki ve iş birlikleri de bu marketlerin kanserli hücre gibi ülkemizin her mahallesinde, hatta sokağında büyümesini kolaylaştırmaktadır.”

    “ORANTISIZ BÜYÜME SALGINDA ESNAFI BİTİRDİ”

    Raporda Türkiye Perakendeciler Federasyonu ve Rekabet Kurumu’nun verilerini paylaşan Ağbaba, zincir marketlerde ürün çeşitliliğinin 15 bini bulduğunu ifade etti:

    “Rekabet Kurumu, hızlı tüketim malları perakendeciliğinde ilk dört teşebbüsün üçünün zincir marketler olduğunu vurgulamaktadır. Buna göre bu marketlerin pazar payları artarken, yerel ve küçük marketlerin pay kaybettiği görülmektedir. Zira bu marketlerde ortalama 5.000-15.000 çeşit ürün satışa sunulduğu resmi raporlarda yer almaktadır. Bu marketlere ilişkin bir diğer önemli husus, tedarikçilerle yapılan sözleşmelerin haksız rekabet sonucu küçük ve orta ölçekli perakendecileri kapanmaya zorlamasıdır. Promosyonlu ürün satışından fiyat artışlarına ürün tedarik sürecinde yaşanabilecek sorunlara kadar hemen her konuda zincir marketler, oluşabilecek tüm ekonomik kaybı haksız ve adil olmayan şekilde perakendecilere yıkmaktadır. Salgında orantısız büyüme sonucu bu marketler zincirlerine yeni halkalar takmıştır. Alınan tedbirler doğrultusunda hafta sonu yasakları nedeniyle semt pazarlarının kurulamaması gibi kısıtlamalar tüketiciler zincir marketlere mecbur bırakılmıştır.”

    “ESNAFI BİTİREN YANDAŞ SERMAYE”

    A101, BİM ve ŞOK Marketlere ilişkin bilgilerin yer aldığı raporda bu marketlerin iktidarla organik ilişkisi olduğu vurgulandı. Raporda şu ifadeler yer aldı:

    “A101, BİM ve ŞOK marketlerinin pazar paylarında son yıllarda giderek artan şekilde yoğunlaşmakta ve tüm piyasanın yüzde 50’inden fazlasını domine etmektedir. Rekabet Kurumu’nun bahsi geçen raporunda ‘pazarın son üç yıllık seyrine bakıldığında BİM’in açık ara pazar lideri olduğu görülmekte ve 2017 yılında BİM’den sonra ikinci oyuncu konumunda olan Migros’un bu yıldan sonra A101’in gerisinde kaldığı’ ifade edilmektedir. A101’in 2020 yılı sonu itibariyle 10.001 marketi, 60.000 çalışanı ve 600’ün üzerinde tedarikçisi bulunmaktadır. BİM 1 Ekim 2020 itibariyle satışlardan 7 milyar 253 milyon 400 bin brüt kâr elde etmiş; kâr marjını bir yılda %39,8 artırmıştır. ŞOK Marketler ise 2020 yılının üçüncü çeyreğinde 1 milyar 275 milyon 500 bin lira brüt kâr marjıyla bir yılda %23,3 oranında kârını artırmıştır. AKP’ye yakın A101 ve BİM gibi marketler zinciri iktidarla yakın ilişkileri nedeniyle birçok kez gündeme gelmiştir. Bu marketler ayrıca seçim dönemlerinde de devreye sokulmuş, seçim dönemlerinde ‘sosyal yardımlar’ adı altında oy devşirmek amacıyla kullanılmıştır. 23 Haziran 2019’da yapılan İstanbul seçimlerinde AKP’nin A101 market zinciri ile iş birliği yaparak İstanbul’da seçmene çek dağıtarak İstanbulludan oy istediği haberlere yansımıştır.”

    (HABER MERKEZİ)