Etiket: abdal aleviler

  • Kızıldeli Seyyit Ali Sultan Ocağı’na bağlı Abdallar, Bali Baba Türbesi’nde lokmalarını paylaştı-VİDEO

    Kızıldeli Seyyit Ali Sultan Ocağı’na bağlı Abdallar, Bali Baba Türbesi’nde lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Kızıldeli Seyyit Ali Sultan Ocağı’na bağlı Abdal Aleviler Antalya Serik’e bağlı Abdurrahmanlar köyünde bulunan Bali Baba Türbesinde/Dergahında lokmalarını paylaştılar. Ocağın evlatlarından Erol Çarkanat, “Mahmut Baba, yaşamı boyunca küsleri barıştıran, müşkülleri kaldıran, hastalara şifa veren, rızalığa dayalı bir toplum oluşturan bir erendir” dedi.

    Antalya’da bulunan Kızıldeli Seyyit Ali Sultan Ocağı’na mensup Abdal Aleviler, Bali Baba Türbesi’nde/Dergahı’nda lokmalarını paylaştılar.

    “MAHMUT BABA KERAMET SAHİBİ BİR EVLİYADIR”

    Antalya’da yaşayan Kızıldeli Deyyit Ali Sultan Ocağı’na mensup Abdal Aleviler, Serik Abdurrahmanlar köyünde bulunan Bali Baba Türbesi’nde bir araya geldiler. Kızıldeli Seyyit Ali Sultan Ocağı evliyalarından olan Mahmut Baba’nın hayatı ile ilgili bilgi aktaran ocağın mensuplarından Erol Çarkanat, şunları kaydetti:

    “Mahmut Baba 19. Yüzyılda yaşamış Kızıldeli Ocağı evlatlarından keramet ve mücizet sahibi bir evliyadır. Kızıldeli Ocağı’nın Rehber kapısı olan Mahmut Baba yaşamı boyunca küsleri barıştıran, müşkülleri kaldıran, hastalara şifa veren, rızalığa dayalı bir toplum oluşturan, batıni ilimlere hayiz bir erendir. Anadolu’da Malatya, Erzincan, Sivas, Erzurum, Kayseri, Adana, Osmaniye, Hatay, Suriye, İran ve Irak’ta hizmet yürütmüştür. Türbesi dayısı Ali Hoca Baba’nın da medfun olduğu Adana-Ceyhan Durhasan Dede köyündedir.”

    Ardından Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı ve Fidan Önal deyişler söyledi.  Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı gülbenk verdikten sonra ise lokmalar paylaştırıldı.

    Lokmaların pay edilmesinden sonra ise Bali Baba Türbesi’ne ziyaret gerçekleştirildi.

    KIZILDELİ SEYYİT ALİ SULTAN OCAĞI

    Malatya Yazıhan ilçesi Yukarı Tenci köyünde mezra merkezli olan Kızıldeli Seyyit Ali Sultan Ocağı’nın Antalya’da 100’e yakın mensubu bulunuyor. Malatya, Antep, Hatay, İstanbul, Çorum ve Sivas’ta evlatları; İstanbul, Adana, Sivas, Antep Malatya, Amasya, Konya, Tokat’ta ve Lübnan’da Bekaa’da 20 hanesi bulunan ocağın aynı zamanda İran’ın Tahran, Şiraz, Kirmanşah, İsfahan, Desbul, Ahvaz’ta 300’e yakın talipleri, Suriye Halep, Şam ve Ürdün’de yaklaşık 300 hanesi bulunuyor.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Abdal Aleviler dışlanmalarına tepkili: Oysa biz herkesi aşkla seviyoruz- VİDEO

    Abdal Aleviler dışlanmalarına tepkili: Oysa biz herkesi aşkla seviyoruz- VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri için Hacıbektaş ilçesine gelen Abdal Aleviler, dışarıda çadırda kalmak zorunda kalıyor. Tuvalet ve su bulamadıklarını, marketlerde bile parayla alışveriş yapmalarına izin verilmediğini belirten Abdallar, “Dışlanıyoruz. Bizim paramız da aynı para. Ne için bize kapıları kapatıyorlar, ne için ürünlerini satmak istemiyorlar?” diyerek tepki gösterdiler. 

    Her sene Ağustos ayının 16’sında Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri ve kültür sanat etkinliklerine Kayseri, Adana, Osmaniye gibi illerden ziyarete ve ibadet etmeye gelen Abdal Aleviler, Hacıbektaş’ta çevredeki insanların, esnafların ve yetkililerin olumsuz söylemlerine maruz kalıyorlar.

    “SÜRÜNE SÜRÜNE GELDİK”

    Abdal Aleviler, Hacıbektaş’ta tuvalet ve su sorununu yaşadıklarını belirterek, “Biz buraya geliyoruz ne tuvalet ne banyo var. Hiçbir şey yok. belediye çadır da vermiyor, hiç yardımcı olmuyorlar. Ortalık çöp dolu. Belediyenin gelenlerle ilgilenmesi lazım. Hepimiz buraya yüz sürmeye geliyoruz. Buraya gelenler de zaten sokakta kalıyorlar. Hiç yeşillik alanı yok. Buraya Kayseri’den sürüne sürüne geldik. Her sene Ağustos ayının 16’sında Hacıbektaş’a geliyoruz.”

    “HAYATIMIZ NORMALDE DE ÇOK ZOR”

    Abdal Aleviler, günlük yaşamlarında da çadırda kaldıklarını, geçimlerini zor koşullarda sağladıklarını ifade ederek, “Gündelik hayatımızda da hurda ve çöple geçimimizi sağlamaya çalışan insanlarız. Hayatımız normalde de çok zor. Kayseri’de de çadırda kalıyoruz. Orada da tuvalet yok, su yok. Biz genelde de geçimimizi düğünlerde davul zurna çalarak sağlıyoruz. Oralarda paralar kazanıp çocuklarımızı geçindirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştular.

    “BİZE KARŞI AYRIM YAPIYORLAR; BİZ İNSANLARI AŞKLA, SEVGİYLE SEVERİZ”

    Abdal Aleviler, kendilerine karşı ayrım yapıldığını dile getirerek, maruz kaldıkları davranışları şöyle ifade ettiler:

    “Marketlere girmemize izin vermiyorlar. Bizlere karşı bir dışlama var. Bizim paramız da aynı para, üzerinde Atatürk’ün mührü var. Ne için bize kapıları kapatıyorlar? Ne için ürünlerini satmak istemiyorlar? Bizim buraya getirdiğimiz arabalarımız son model değil, öyle şatafatlı hayatımız yok. Arabasının muayenesi olan da olmayan da geliyor. Sigortası olan da olmayan da geliyor. Bizim buradan vazgeçmeyeceğimizi de biliyorlar. Bizlere haksız yere ceza yazıyorlar. Bu doğru bir şey değil. Bize ceza da yazsalar, ellerinden geleni de yapsalar bizim buralardan vazgeçmeyeceğimizi biliyorlar. Biz hiçbir milleti birbirinden ayırmayız aşk ile sevgi ile severiz. Biz en yakınımızı nasıl seviyorsak onları da severiz. Bize karşı ayrım yapıyorlar. Bizim bu durumlar hoşumuza gitmiyor.”

    “MEMLEKETTE DE CEMLERİMİZİ KENDİ EVLERİMİZDE YAPIYORUZ”

    Abdal Aleviler, memleketlerinde de cemlerini evde yaptıklarını kaydettiler. Abdallar, şöyle devam etti:

    “Burada başkanımızın da muhtarlarımızın da devlet yetkililerimizin de seyyar tuvalet ve seyyar çeşme yapmaya gücü yeter. Bizler paramızla alışveriş yapamıyorsak bu kendilerinin ayıbı. Bizim buradan başka uçacak bir dalımız yok. Zaten memlekette de aynıyız. Memlekette de cemevlerimiz yok. Cemlerimizi kendi evlerimizde yapıyoruz. Yol büyüklerimizden ricamız bize de el vermeleri. Başka sığınacak bir dalımız yok. Bizler doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyoruz. İnsanlarımıza hor bakıyorlar.”

    Zafer TAŞKIN – Devrim FINDIK/HACIBEKTAŞ

  • Muhammed Sezgin: Aleviliği bilmiyoruz; gençler isteyince mahalleye cami yapıldı-VİDEO

    Muhammed Sezgin: Aleviliği bilmiyoruz; gençler isteyince mahalleye cami yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Muhammed Sezgin, bölgedeki Abdal Alevilerininin inancı yaşayamadığını anlattı. Sezgin, “Mahalle olarak Alevi inancı konusunda çok bilinçli değiliz. Bu mahalleye bilgi vermesi için bilgili insanlar bekliyoruz. Alevi derneklerimizden bu bilgili kişileri buraya göndermesini istiyoruz. Bir de mahallemizde dernek kurmak istiyoruz” dedi.

    Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Muhammed Sezgin, bölgedeki Abdal Alevileri anlattı.

    Aleviler olarak inançlarına dair bilgi sahibi olmadıklarını söyleyen Sezgin, Alevi kurumlarına çağrı yaparak Alevilik inancını yaşatabilmeleri için bilinçli insanların mahallelerine gönderilmesini istedi.

    “BİZE ALEVİLİK ANLATILMIYOR”

    Abdal Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Serik Merkez Mahallesi’nde ikamet eden Sezgin, “Bizim mahallemizde yeni yetişen gençlerimize Alevilik konusunda tam bilgi aktarılmıyor. Bu yüzden birkaç büyüğümüz cemevi istediler eski belediye başkanından. Ancak gençlerin geneli cami isteyince mahallemize cami yapıldı. Alevilik bize anlatılmadı, tam olarak bize öğretilmedi. Şu an ben Aleviliğin 1000’de 10’unu ancak bilebilirim. Çünkü büyüklerimiz bize anlatmadı. Büyüklerimizden çok istedik Aleviliği bize anlatmalarını ama uğraşmadılar. Bazı dedelerimiz geldi, sağ olsunlar anlattılar. Ancak yeterli değildi. Tam anlatılmadığı için biz bu yola yolcu olamıyoruz. Hüseyin abimle beraber birçok ceme katıldık. Hüseyin abimden bir şeyler öğrendim, o olmasa ben de hiçbir şey bilmiyordum” diye konuştu.

    “ALEVİ DERNEKLERİNE SESLENİYORUM, BURAYA YOLU ANLATACAK DEDELER GÖNDERİN” 

    Aleviliğin çok güzel bir inanç olduğunu ve yaşatmak istediklerini vurgulayan Sezgin, sözlerine şöyle devam etti:

    “Burada bulunan tahtacı Aleviler kardeşimiz. Onlarla sürekli irtibatlıyız. Genelde düğünlerine biz gidiyoruz. Tahtacıların düğünlerinde genelde semah oluyor. Şu an kendi mahallemi söylüyorum, bizim mahallemizde semah dönülmüyor, dönmüyorlar. Bizimkiler genelde Roman kültürüne dönüktür. Roman havası çalarız. Biz burada Alevilik kültürünü yürütemiyoruz. Ben de içinde dahil. Alevilik üzerinden de tam bilgimiz yok. Alevi kültür derneklerine sesleniyorum; işi bilen, anlatabilen dedeler, bilinçli insanlar gelsin buraya. Biz de toplanalım anlatsınlar. Biz de tam olarak Aleviliği yürütmek istiyoruz. Biz de musahiplik yapmak istiyoruz, cem yapmak istiyoruz. Bölgede bulunan türbelere gücümüz yettiğince gidiyoruz. Elmalı’da bulunan Abdal Musa zamanına, Hacı Bektaş Veli zamanına mahallemizdeki Aleviler olarak en az bin kişi katılırız.”

    “ALEVİLİĞİ TAM ANLAMIYLA ÖĞRENMEK İSTİYORUZ”

    ‘Alevilik gerçekten doğru yoldur, Allah Muhammed Ali yoludur’ diyen Muhammed Sezgin, son olarak şunları aktardı:

    “Mahalle olarak Alevi inancı konusunda çok bilinçli değiliz. Bu mahalleye bilgi vermesi için bilgili insanlar bekliyoruz. Alevi derneklerimizden bu bilgili kişileri buraya göndermesini istiyoruz. Bir de mahallemizde dernek kurmak istiyoruz. Bu dernek nasıl kurulur, ne yapmamız gerekir onu da öğrenmek, bilgi almak istiyoruz. Büyüklerimiz bize bilgi aktarmamış. Gerçi onlara da bilgi aktarılmamış. Onlar da bir şey bilmediği için bize bilgi verememiş. Şu an başta ben olmak üzere tüm gençliğimize bugünden sonra Alevilikle ilgili bilgileri aktarmak istiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    > Hüseyin Durmaz: Aleviyiz, cemevi ve dede olmadığından yolumuzu bilmiyoruz-VİDEO

  • ‘Abdallar olarak dağıldık; tarikatlar gençlerimizi çekip aldı, cem dahi yapamıyoruz’-VİDEO

    ‘Abdallar olarak dağıldık; tarikatlar gençlerimizi çekip aldı, cem dahi yapamıyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Kara Yağmur Ocağı Dedesi Ali Atçı, geçmişte yapılan Abdal Alevi cemlerinin şimdi yapılmadığına ve yolu sürecek kimsenin kalmadığını belirterek,  “Cem olduğu zaman herkes birleşir gelirdi. Saz çalar, duaz söyler, semah dönerdik. O kadar kabalıktı ki oturacak yer bulamazdık. Artık yolu, erkanı süren yok. Tarikatlar gençleri çekip aldı. Kimi kapandı, kimi namaz kılmaya başladı” diye konuştu.

    İzmir Tepecik’e bağlı Kuruçay Mahallesi’nde (yeni ismi ile Emiralem Mahallesi) yaşayan Abdal Alevilerin evlerine sığmayan cemlerinden, yol erkanına birçok şey zamanın ve sistemin etkisiyle aşınmış.

    Yerel topluluklar olan Abdal Alevilerin kentin bütünü ile olan ilişkisi çok eski. Abdal Alevilerin, Kuruçay Mahallesi’ne yerleşmesi 1900’lü yıllarına kadar uzanıyor.

    Geçen yüzyıllık dilimde yoğunlaşan eşitsizliklerin ve ayrımcılıkların olduğu Kuruçay Mahallesi’nde Roman Aleviler ötekinin ötekisi olmaya devam ediyor.

    Son 20-30 yılda tarikat ve cemaatlerin hedefi haline gelen Abdalların, zamanla aşınma yaşadığını söyleyen Kara Yağmur Ocağı Dedesi Ali Atçı (74), evlere sığmayan cemlerde olan anılarını özlemle yad ediyor. Atçı, bilinçli politikalar ile asimilasyona uğrayan kimi taliplerinin yoldan uzaklaşarak namaz kılmaya başladığını söylüyor.

    “HERKES HİZMET GÖRÜRDÜ, CEM OLURDUK”

    Kuruçay Mahallesi’ne Abdalların 28 hane ile yerleştiğini hatırlatan Atçı, “Babam ve annemler Horasan’dan kağnı arabaları ile göç ederek gelmişler. 28 hane Kuruçay Mahallesi’ne gelmişler. Evvelde cemlerimizi yapardık. Yol arkadaşlarımız vardı. Cem olduğu zaman herkes birleşir gelirdi. Saz çalar, duaz söyler, semah dönerdik. Güzel erkan sürüyorduk. O canlar Hakk’a yürüyünce pek kimsemiz kalmadı. Musahibimin olduğu Torbalı Çaybaşı Görülce köyden çağırıyorlar, cem yapıyoruz. Ama koronadan kaynaklı artık gidemiyoruz. O köyde yol gören rehberler vardı. Musahiplikte önce ikrar gördürdük. Bir sene ara verir, yol kardeşine gidip gelinir. Musahiplikte yaş önemli değildi. Eline, diline, beline sahip olduktan sonra musahip tutabiliyordun. Herkes el birliği ile hizmet görüyordu. Herkes kendi lokmasıyla dayanışmaya katkı sunuyordu. Yolumuzda rızasız lokma haramdır” dedi.

    “TARİKATLAR GENÇLERİ ÇEKİP ALDI”

    Dede Ali Atçı, artık cem yapamadıklarını, tarikatların Abdallara müdahalesi ile kimilerinin namaz kılmaya başladığına değinerek, “Şimdi çok eksiğimiz var. Artık cem yapamıyoruz. Herkes kendi halinde. Kimi kapandı, namaz kılmaya başladı. Yola çağırdığımızda ise onlara ters geliyor. Aşınma oluyor. Eskiden cemlerimiz meydanda olurdu, sofra kurulurdu. Semah dönülürdü. Herkes ceme gelmek içi can atardı. Yemek yer yemez ceme gelirlerdi. Bizim yolumuz gizli kapaklı değildi. Yol, erkan sırdır. Yolda yemin vardır. Burada bir cemevi ihtiyaç. İnsanlar öylesine dağıldı ki. Farklı şeylerin peşinden gittiler. Artık yolu, erkanı süren yok. Şimdiki gençler musahip tutmuyor. Artık kendi evlatlarımıza söz geçiremez hale geldik. Çocuklarımızın yanında Alevi bir arkadaş, yol gören birileri olsa oda yolun peşinden gider. Tarikatlar, cemaatler gençleri buradan çekip alıyordu” ifadelerini kullandı.

    “20 YILDIR CEM YAPAMIYORUZ”

    Abdal Alevilerin Kuruçay Mahallesi’nde 20 yıldır cem tutamadığını belirten Atçı, son olarak şöyle konuştu:

    “Eskiden Torbalı Çaybaşı’nda evlerde yol, erkan görüyorduk. Sonrasında Kuruçay’da cem yapmaya karar verdik. Canlar evlerini açtı. Saz çaldık, semah döndük. Bir sürü genç geldi. Herkes evinden çay, şeker, meyve ve lokmasını getiriyordu. İnsanlar oturacak yer bulamıyordu. 6 ay cemlerimizi devam ettirdik. Çok güzel bir ortamdı. Herkes kendi evinde cem tutmak istiyordu. İnsanlar işçiydi. Şimdi ise herkes çalışıyor, ceme gelemiyor. 20 yıldır cem yapamıyoruz. En son 2 sene önce bir cem yaptık.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • İzmir Kuruçay Mahallesi’ndeki Abdal Aleviler Dedesiz kalmışlar; ‘Bu kanayan yaramız’-VİDEO

    İzmir Kuruçay Mahallesi’ndeki Abdal Aleviler Dedesiz kalmışlar; ‘Bu kanayan yaramız’-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de 1900’lü yıllarda Abdal Alevilere ait 26 hanenin yerleştiği ve ilk cemlerinin tutulduğu Kuruçay Mahallesi’ndeki hanenin bir odası cemevine çevrilmiş. 20 yıldan sonra ilk defa cemin yapıldığını söyleyen Emiralem Mahallesi Muhtarı Hüseyin Heptepe, “Birleşik cemlere bu hanede geçildi. Bunun gibi evlerde kırklar cemi tutuldu, aşureler kaynadı. Benim dedem de Alevi dedesiydi ve düzenli cemler yapılıyordu. Büyüklerimiz öldükten sonra çocukları bu gelenekleri, cemleri devam ettiremediler” diye konuştu.

    İzmir Kuruçay Mahallesi’ne 1900’lü yıllarda yerleşen 26 Abdal Alevi hanenin nüfusu şimdi binlerce haneye ulaşmış durumda. Bölgeye yerleşen 26 hane içerisinde 4 hanenin ilk cemlerini tuttuğu hanenin bir odası cemevine çevrilmiş. Hakk’a yürüyen dedelerinden sonra yolu yürütecek kimsenin kalmayışı ve cemaatlerin Abdal mahallerine yoğunluklu ideolojik saldırıları ile birlikte 20 sene cem tutulmamış.

    Uzun zamandır kapısı kapalı olan ve otantikliğini koruyan bu ev (cemevi), Abdal Alevilere ait toplumsal hafızaya ışık tutmaya devam ediyor. 20 yıl cemin tutulmadığı Kuruçay Mahallesi’nde 2 sene önce cem tutulmuş.

    Bu cemevinin kapısının kapalı oluşunun ve cem yapılamamasının Abdal Alevilerin kanayan bir yarası olduğunu ifade eden Emiralem Mahallesi (eski ismi ile Kuruçay) Muhtarı Hüseyin Heptepe, Abdal Alevilerin yolu sürdürmesinin ancak Alevi dedeleri ile mümkün olacağını vurguladı.

    “DEDELERİMİZİN KALMAYIŞI İLE CEMLERDEN UZAKLAŞTIK”

    Heptepe, yolu sürecek dedelerinin kalmayışı ile erkanların yapılmadığını söyleyerek, “Emirsultan Mahallesi eski ismi ile Kuruçay 8500 yıllık tarihi olan bir mahalle. Kurtuluş savaşından önce 26 Alevi hanenin yerleştiği bir Roman mahallesidir. Romanlar yerleşik düzeyde yaşarlar ve kendi içerisinde Rom, Dom ve Abdal diye sınıflandırılır. Biz Abdal Alevi olan kısmıyız. Atalarımızın burada çok eski anıları, sohbetleri, cemleri var. Bugün bu cem yapılan yerin anahtarını arar iken zorlandık. Aslında büyük bir trajedi, kanayan bir yaramız. Alevi kültürünü devam ettirebilecek bir dedemizin kalmayışı, cemaatlerin toplumuza yönelik hamleleri ile özümüzden uzaklaştırılmak isteniyoruz. Ne kadar uzaklaşsak da  maneviyat her zaman yaşıyor. Kuruçay suç oranının en yüksek olduğu mahallelerden. Ama mahalleye indiğinizde bir Abdal Alevi kültürünün olduğunu gördüğünüz” dedi.

    “İLK BU HANEDE CEM TUTULDU, MANEVİYATI VAR”

    Birçok cemlerinin, aşurelerinin bu hane içerisinde bulunan cemevinde yapıldığını ve bu hanenin Abdal Aleviler için bir maneviyat olduğunu dile getiren Heptepe, “Bu cemevinin olduğu yer aile hanesi olarak biliniyor. Buraya yerleşen 26 hanenin 4 hanesi bu ev üzerinde devam ettiği için örf, adet ilk buradan çıktı. Birleşik cemler bu hanede geçildi. Bunun gibi evlerde kırklar cemi tutuldu, aşureler kaynadı. Benim dedem de Alevi dedesiydi ve düzenli cemler yapılıyordu. Büyüklerimiz öldükten sonra çocukları bu gelenekleri, cemleri devam ettiremediler. En son Hüseyin Etli Dede ile bu maneviyat muhafaza edildi. Bu cemevinde çok ayrı bir maneviyat var. Çok uzun zamandan beri burası kapalı. Sizin geleceğiniz andan itibaren anahtarı aramaya başladık. Torunları, gelinleri, oğulları anahtarı bulamadı. Anahtar elimizin ucunda bir yerde duruyordu ama göremedik. Bir anda gözümüze çarptı. Biz bu evliyalarımızın kerametidir diyoruz” ifadelerini kullandı.

    “20 YIL ARADAN SONRA CEM GERÇEKLEŞTİRDİK”

    Heptepe, 20 yıl aradan sonra cemaat ve siyasilerin baskılarına rağmen 2 yıl önce bir cem gerçekleştirdiklerini söyledi. Alevi dedelerinin, kanaat önderlerinin Abdal Aleviler ile ilişkilenmeleri ile yolun devam edeceğine işaret eden Heptepe şöyle konuştu:

    “Haydar dedemizden sonra Hüseyin Dedemiz yolu sürdürüyordu. Ağır bir ameliyat geçirdikten sonra konuşma yetisini kaybetti. O arada dedemiz olmayınca insanlarımız örf ve adetinden uzaklaştı. Toplayıcı bir yol önderi de çıkmadı. Bu sürede cemaatlerin de Roman mahallelerine yönelik yoğun bir savaşı vardı. En son 20 sene önce dedem bir cem yaptırmıştı. Bu içimde ukte kalmıştı ve bir cem yaptıracağım diye kararlıydım. Cemaatlerin ve siyasilerin müdahalesine rağmen yaklaşık 2 sene önce bir cem yaptık. Katılım çok kuvvetliydi, halk özlemişti. Yılmayacağız, mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu mahalledeki maneviyatı birlikte taşımamız lazım. Umarız bu görüşmeden sonra Alevi dedeleri, kanaat önderleri ve Hak yolundaki dostlarımız bu mahalleye gelirler ve örflerimizi devam ettirirler.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR