Etiket: abdal musa postnişini

  • Postnişin Eriş: Eşitlik vaadiyle geldiler katliama yöneliyorlar-VİDEO

    Postnişin Eriş: Eşitlik vaadiyle geldiler katliama yöneliyorlar-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, Suriye’de Aleviler ve Kürtlerin sistematik saldırı altında olduğunu belirterek, rejim değişikliği sonrası verilen eşitlik ve ortak anayasa sözlerinin emperyalist destekle boşa çıkarıldığını söyledi: “Önce Dürziler, sonra Aleviler, şimdi Kürtler hedefte.”

    Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, Suriye’de Aleviler ve Kürtlerin uzun süredir sistematik saldırılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, rejim değişikliği sonrası verilen eşitlik ve ortak anayasa vaatlerinin boşa çıktığını söyledi. Eriş, “Başta Dürziler hedef alındı, ardından Aleviler, şimdi Kürtler ve Kürt Aleviler. Bu yönelim, bütün Kürt halkını kapsayacak şekilde genişliyor” dedi.

    Suriye’de son dönemde derinleşen çatışmalar, özellikle Aleviler ve Kürtler açısından ciddi bir güvenlik ve varlık sorununu yeniden gündeme taşıyor. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılarla başlayan çatışmaların farklı bölgelere yayılması, Alevi yerleşimlerinde de kaygıları artırmış durumda. Bölgesel ve uluslararası güçlerin müdahaleleriyle şekillenen savaş ortamı, çok kimlikli toplumsal yapıyı ağır bir baskı altına alıyor.

    Alevilere ve Kürtlere yönelik saldırılara ilişkin PİRHA’ya konuşan Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, yaşananların tesadüf olmadığını vurguladı.

    “HTŞ VE SELEFİ ÇETELER EMPERYALİSTLERDEN GÜÇ ALDIKÇA SALDIRIYOR”

    Eriş, rejim değişikliğinin ardından kapsayıcı bir anayasa ve eşit yurttaşlık söyleminin öne çıkarıldığını hatırlatarak, “Herkesin eşit olacağı söylendi. Ancak iktidar, emperyalist güçlerden destek aldıkça gerçek yüzünü göstermeye başladı. Önce Dürziler, ardından Aleviler, şimdi Kürtler ve Kürt Alevilerin yaşadığı bölgelere yönelmiş durumdalar” diye konuştu.

    Suriye’de yaşananların emperyalist politikaların sonucu olduğunu ifade eden Eriş, “Bugün emperyalist güçlerin hukuk, yasa, etik gibi kavramları umursamadığı açıkça görülüyor. Güçlü olanın haklı sayıldığı bir anlayış dayatılıyor. Kendisi gibi düşünmeyeni yok sayan, hatta katleden bir zihniyet bu” dedi.

    “DÜN KAFA KESENLER, BUGÜN ÜLKE YÖNETİYOR”

    Suriye’de iktidara taşınan kadrolara da dikkat çeken Eriş, Colani’nin geçmişinin herkes tarafından bilindiğini vurguladı. Eriş, “Kafa kesen, kadınları köle pazarlarında satan, insanlığı yok sayan bir zihniyet bugün ‘devlet yöneticisi’ olarak sunuluyor. Ahmet el-Şara, dün Colani değil miydi? Bu yapılardan farklı bir tutum beklemek saflık olur” ifadelerini kullandı.

    Alevilerin ve diğer inanç gruplarının yalnız bırakıldığını söyleyen Eriş, çıkış yolunun mazlum halkların ortak mücadelesi olduğunu belirtti. “Birbirimizin haklarını savunmak zorundayız. Tarihte bunun örnekleri var. Pir Sultan Abdal’dan Kalender Çelebi’ye kadar Alevi ayaklanmaları, devlete başkaldırı değil; katliamlara, adaletsizliğe karşı hak arayışıdır” dedi.

    Osmanlı döneminden aktarılan “ekmede yok, biçmede yok, yemede ortak” deyimini hatırlatan Eriş, bugün emperyalist düzenin halklara dayattığı sistemin de bundan farklı olmadığını söyledi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ ÖĞRETİSİ EVRENSEL DEĞERLERİ SAVUNUR”

    Konuşmasının sonunda Alevi Bektaşi öğretisinin eşitlikçi ve paylaşımcı yapısına vurgu yapan Eriş, şunları söyledi:

    “Alevi Bektaşi öğretisi evrenseldir. Eline, beline, diline; eşine, işine, aşına sahip olmak bu öğretinin temelidir. Rızalık, sorgulama ve adalet Aleviliğin merkezindedir. Hukuka inanmak, yargıyı savunmak bu değerlerin parçasıdır. Eğitim ve bilinçlenme hayati önemdedir. Haklarımızı bilmez ve birlikte mücadele etmezsek bu zulüm durmaz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Abdal Musa Postnişini Eriş:Alevi Bektaşi Başkanlığı asimilasyon tuzağıdır-VİDEO

    Abdal Musa Postnişini Eriş:Alevi Bektaşi Başkanlığı asimilasyon tuzağıdır-VİDEO

    PİRHA-Abdal Musa postnişini Hüseyin Eriş, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevi köylerine cami yapılmak istendiğini belirterek, “Amaç dedeleri ve ocakları iktidara bağlamak. Aleviler bu oyuna gelmemeli” dedi.

    Abdal Musa postnişini Hüseyin Eriş, iktidar eliyle kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Alevi toplumu için bir “asimilasyon aracı” olduğunu belirterek, bu yapı üzerinden Alevi köylerine cami yapıldığını ve bazı dedeler ile ocakların sisteme entegre edilmeye çalışıldığını söyledi.

    Alevi köylerine cami yapılmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Eriş, Alevilerin tarihsel olarak benzer politikalarla karşı karşıya bırakıldığını ifade ederek, “Yaşananlar tarihin tekerrürüdür. Bunlar bilinçli ve planlı girişimlerdir” dedi.

    “DEDELER VE OCAKLAR SİSTEME BAĞLANMAK İSTENİYOR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasına dikkat çeken Eriş, şu ifadeleri kullandı:

    “Bugün Kültür Bakanlığına bağladıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden köylere cami yapıyorlar. Bununla birlikte bazı dedeleri ve ocakları kendilerine bağlamak istiyorlar. Amaç çok açık: Alevileri bu yöntemlerle asimile etmek.”

    “BU OYUNLARA GELMEMEK LAZIM”

    Bu girişimlerin samimi olmadığını vurgulayan Eriş, Alevi toplumunun dikkatli olması gerektiğini belirtti. Eriş, “Biz bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının samimi olduğuna inanmıyoruz. Bu bir tuzaktır. Alevilerin bu oyunlara gelmemesi gerekir” diye konuştu.

    “İKTİDAR TÜM OLANAKLARI ASİMİLASYON İÇİN KULLANIYOR”

    Siyasal iktidarın elindeki tüm imkanları Alevileri asimile etmek için kullandığını söyleyen Eriş, ekonomik ve idari araçların bu amaçla devreye sokulduğunu ifade etti.

    “Aleviler binlerce yıldır baskılara rağmen direnerek bugünlere geldi” diyen Eriş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “İktidar suyun başını tutmuş durumda, her türlü olanağa sahip. Ama Aleviler her şeye rağmen direnmiştir. Bundan sonra da öz kimliğini direnerek koruyacağına inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  •  Alirıza Özdemir’den skandal gerekçe: Alevilerde bu işi bilen insan yok! Postnişin Eriş tepkili-VİDEO

     Alirıza Özdemir’den skandal gerekçe: Alevilerde bu işi bilen insan yok! Postnişin Eriş tepkili-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Dergahı’nın Postnişini Hüseyin Eriş, dergah içerisindeki cemevi ve aşevinin bulunduğu yerin tapusunu Kültür ve Turizm Bakanlığın’dan almaya çalıştıklarını söyledi. Alirıza Özdemir’in Abdal Musa törenlerini kendilerinin yapması dayatmasına karşı çıktıklarını kaydeden Eriş, Alevi Ansiklopedisini ilahiyatçıların hazırlamasına itiraz ettiğini, Alirıza Özdemir’in ise ‘Biz Alevilerde bu işi çok bilen insan yok’ dediğini aktardı. 

    Antalya’da bulunan Abdal Musa Kültür ve yaşatma Derneği yönetimi, Abdal Musa Türbesi içerisinde bulunan antik tiyatro, yemekhane gibi yerlerin tadilatı, bakımı için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ayrılan 12 milyon TL bütçeye ve dergâh içerinde bulunan arsanın kendilerine tahsisine ilişkin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na giderek Alirıza Özdemir’’le görüşmüştü.
    Dergâh içerinde bulunan alanı yerinde incelemek için mart ayı içerisinde Alirıza Özdemir de Abdal Musa Dergahı’nı ziyaret etmişti.

    Söz konusu ziyaretle ilgili Abdal Musa Dergahı Postnişini aynı zamanda Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Eriş, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    ABDAL MUSA DERGAHI’NIN CEMEVİ VE AŞEVİNİN TAPUSUNU KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDAN ALMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Abdal Musa Dergâhı içerisinde bulunan cemevi ve aşevinin bulunduğu yerin tapusunun dernek üzerinde olduğunu, bir önceki dernek yönetimi tarafından tapusunun Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verildiğini belirten Hüseyin Eriş, “Dernek buranın tapusunu Kültür Bakanlığı’na verdi. Kültür Bakanlığı tarafından buraya kültür binası cemevi ve aşevi yapıldı. Dolayısıyla buranın tapusu şu anda Kültür Bakanlığı’nda” dedi.

    40 YILDIR ABDAL MUSA TÖRENLERİNİ BİZ YAPIYORUZ, KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA BIRAKMAYIZ”

    Buranın tekrar Kültür Bakanlığı’ndan dernek yönetimine devredilmesi talepleri olduğunu belirten Eriş, “Bunun için Alirıza Özdemir’in yanına yaklaşık 3 ay önce gittik, konuştuk. Alirıza Özdemir ‘orada törenleri biz yapacağız’ dedi. ‘Bir dakika hangi törenleri’ dedim. ‘Abdal Musa Törenlerini’ dedi. 40 yıldır Abdal Musa Törenlerini dernek başta olmak biz köylüler ve Anadolu’da Abdal Musa’yı seven insanlar yapıyor diye belirttim” dedi.

    Yapılan Abdal Musa Törenlerinde Kültür Bakanlığı’nın sadece afişlerde logosunun olduğunu belirten Eriş, “Afişlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla deriz. Kültür Bakanlığı her yıl yapılan törenlere 3-5 kuruş verirse verir vermese de çok da önemli değil. Biz böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Böyle bir şey de söz konusu olmaz, dedim” ifadelerini kullandı.

    ALEVİLERİN CEMEVLERİNİ TANIMIYORSUN, ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI KURUYORSUN”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasını Alevi toplumunun kabul etmediğini, samimi bulmadığını şüphe ile baktığını Alirıza Özdemir’e ifade ettiğini belirten Eriş, şunları ifade etti:

    “Her şeyden önce cemevleri ibadethane olarak kabul edilmezken, zorunlu dersleri AİHM’de beklerken Cemevi Başkanlığı diye bir başkanlık kuruyorsunuz. Bu eşyanın doğasına ters. Gerçekten ben bunu anlamakta zorlanıyorum.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NA KATILMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

    Bu şartlarda Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na katılmamız mümkün değil. Ali Arif Özdemir de zamanında gelmişti. ‘Bize katılın “Kırklar Meclisinde” sizde olun demişti. O zaman da söyledim, biz bunu bu şekilde kabul etmemiz mümkün değil.

    Alirıza Özdemir geldi, ziyaretlerini yaptılar. Antalya çevresinden belli canları da çağırdık sohbet ettik. Söyledikleri şu: Biz sizin, erkanınıza, yolunuza, törenlerinize karışmayız. Törenleri kendiniz yaparsınız. Ekonomik anlamda bize görev düşerse size yardımcı oluruz. Ayrıca, bize dönük talep olursa elimizden geldiği kadar cemevlerinin masraflarını, elektriğini suyunu karşılamaya da hazırız dediler.”

    “ALEVİ ANSİKLOPEDİSİNİ İLAHİYATÇILARIN HAZIRLAMASI SAMİMİ BİR YAKLAŞIM DEĞİL”

    Alevi Bektaşi Ansiklopedisi’ni ilahiyatçıların yazmasının kabul edilemeyeceğini belirten Hüseyin Eriş, “İlahiyatçılar mı bizim ansiklopedimizi yazacak? Bu bize hoş gelmiyor. Nereden bakarsak bakalım, nereden tutarsak tutalım samimi gelmiyor. Dolayısıyla bizim bunları kabul etmemiz söz konusu olamaz” dedi.

    Aleviliğin binlerce yıllık geleneğinde birçok terimin mevcut olduğunu belirten Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Erkanımızda, Yolumuzda birçok terim, birçok sürek var. Her bölgenin kendine has ritüelleri var, semahları var. Bunları nasıl çözeceğiz? Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, ‘ben de Alevi çocuğuyum, ben de inancımdan hiç taviz vermedim, onlarca kitap yazdım, Aleviliği en iyi ben bilirim’ diyor. Mademki oturduk burada can cana sohbet ediyoruz. Ben de bu ilahiyatçılar Alevi Ansiklopedisi’nin hazırlanmasında ne karar içinde olacaklar?’ diye sordum. Alirıza Özdemir, ‘biz Alevilerde bu işi çok bilen insan yok’ dedi. Ben de ‘Olur mu öyle? Bizim edebiyatçılarımız, tarihçilerimiz, hukukçularımız yok mu? Biz Aleviler sizden daha önce başladık okumaya’ dedim. Bizim her şeyimiz var. Biz burada biraz samimiyetsizlik görüyoruz. Bu iş yürümez.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Gerçek dedeler, babalar AKP’nin oyununa gelmez-VİDEO

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Gerçek dedeler, babalar AKP’nin oyununa gelmez-VİDEO

    PİRHA- AKP’nin Alevi planına tepki gösteren Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Alevilik ve Bektaşilik’le derdi olan, bu toplumlarla ilişkisi olan, erkanı yolu bilen dedeler, babalar bu oyuna gelmeyecek. Gerçek dedeleri ve babaları çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, AKP’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ oluşturmak ve dedelere maaş bağlama planını değerlendirdi.

    Eriş, “Gerçek dedeler, gerçek babalar bu oyuna gelmez. Alevilik ve Bektaşilik ile derdi olan, bu toplumlarla ilişkisi olan, erkanı, yolu bilen dedelerin bu oyuna gelmeyeceğini biliyorum. Onun dışında bu yolla, erkanla Alevilik ve Bektaşilik’le çok derdi olmayan dedeler, babalar bu işe eyvallah, evet diyecektir. O da bizi çok fazla etkilemez” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş şöyle devam etti:

    “Gerçek yol erkan sahibi insanlar, canlar neyin ne olduğunu daha ilk bakışta görebilecektir. Alevilerde bu potansiyel vardır. Aleviler herhangi bir yanlışı gördüğü zaman bunu teşhir etmesini çok iyi bilirler. Zaten bu yolda binlerce yıldır zaman zaman çok bölünmeler, yanlışlar Alevilerin içerisine sokulmuş. Devlet, mevcut düzenler Aleviliği-Bektaşiliği çok fazla yıpratmaya uğraşmışlar, hala uğraşıyorlar. Ama Alevilik buna rağmen kendi öz inancını, öz yolunu koruyabilmiş, bundan sonra da koruyacaktır ama bu mevcut iktidar Kültür Bakanlığına bağlayacağım dedi, cumhurbaşkanı ‘üyeleri ben seçeceğim’ dedi. Seçeceği dedeler, babalar bu yolla, bu erkanla, Alevilikle Bektaşilik’le derdi olmayan dedeler babalar da olsa, çok fazla bir sıkıntımız olmaz. Bu yol devam eder.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Dede Hüseyin Eriş: Diyanet İşleri Başkanı’nın cemevine ziyareti samimi değil-VİDEO

    Dede Hüseyin Eriş: Diyanet İşleri Başkanı’nın cemevine ziyareti samimi değil-VİDEO

    PİRHA-Tunceli Cemevi’ne Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından gerçekleştirilen ziyarete tepkiler gelmeye devam ediyor. Abdal Musa Dergâhı postnişini Hüseyin Eriş, “Seçimler yakın ve ‘biz Alevi canlardan oyları nasıl alırız’ gibi düşünceleri var. Bir defa iktidarın samimi olması gerekiyor. Hala cemevleri yasal statüye kavuşmadıysa, zorunlu din dersleri hala devam ediyorsa buradan samimiyet çıkmaz” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim gezisi kapsamında Tunceli Cemevi’ni de ziyaretiyle ilgili olarak PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Cemevlerinin hala yasal statüye kavuşmadığını, iktidarın bu konuda hiçbir adım atmadığını hatırlatan Eriş, cemevlerine yapılan ziyaretleri samimi bulmadığını ifade etti.

    “SEÇİME YAKIN ‘ALEVİLERDEN NASIL OY ALIRIZ’ DİYE DÜŞÜNÜYORLAR”

    Seçim sürecine girildiğini hatırlatan Eriş, Alevilere yönelik girişimlerin arkasında siyasi çıkar beklentisi olduğunu söyledi. Eriş şöyle devam etti:

    “Son dönemde her toplumun üzerinde olduğu gibi Alevlerin üzerinde de devşirme olayı var. Seçimler yakın ve biz Alevi canlardan oyları nasıl alırız gibi düşünceleri var. Ama bu daha önce de vardı, özellikle Dersim’de. Biz 2018 yılında Dersim’e gittiğimizde de Munzur Üniversitesi ile orada bulunan Alevi yöneticileri ile yakın temaslar vardı. Üniversiteleriyle, bilim kurullarıyla, devletin kurumlarıyla Alevilerin bir yerde olması bunlar aslında güzel şeyler ama beklentiler farklı. Bir defa iktidarın samimi olması gerekiyor. Hala cemevleri yasal statüye kavuşmadıysa buna benzer zorunlu din dersleri hala baskılanıyorsa buradan samimiyet çıkmaz.”

    “ATILAN ADIMLAR SAMİMİ GELMİYOR”

    Eriş, her dönem devletin yanında olmalarına rağmen Alevilere dönük baskıların sona ermediğini belirterek, “Biz Aleviler her dönemde devletimizin, milletimizin yanında olduk. Hiçbir zaman olumsuz bir tavır içerisine girmedik. Ama bugünkü yapılan işlere baktığımızda Diyanet İşleri Başkanı’nın daha çok Atatürk’ü sevmeyenlere yakın olduğunu görebiliyoruz. Diyanet İşleri Başkanı’nın Tunceli’ye gitmesi belki normal olabilir sonuçta Türkiye’nin bir kurumudur. Gider orada inançla alakalı meseleleri konuşur, söyler, anlatır ama bir tarafta sen hala cemevlerini yasal statüye kavuşturmayacaksın, öbür tarafta zorunlu din derslerini devam ettireceksin; öbür taraftan da “Ben Alevilerle yakın olacağım Alevilerin sorunlarını gidereceğim” diyeceksin. Çok samimi gelmiyor” ifadelerini kullandı.

    “HÜKÜMETİN TERCİHLERİNİ BİLİYORUZ ZATEN AMA NASIL DOST OLACAĞIZ?”

    Antalya Valisi ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, şunları kaydetti:

    “Antalya Valisi ile konuşmuştum. Bizim bir tane üst düzey bürokratımız, bir tane valimiz, bir tane genel müdürümüz yok. “Niye böyle oluyor?” dedim. “Bu hükümetin iktidarın tercihi” dedi. Biz o tercihleri biliyoruz zaten nasıl dost olacağız? Bir ciğercinin kedisi bir sokak kedisinin yanına gidiyor. Sokak kedisine “arkadaş olalım”, sokak kedisi ise “biz arkadaş olamayız” diyor. Bir zaman sonra yine ciğercinin kedisi, sokak kedisine “seninle arkadaş olalım” diye yanına gitmiş. Sokak kedisi “seninle nasıl arkadaş olalım, sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisiyim. Senin karnın tok, keyfin güzel, ben de ekmek arıyorum yemek arıyorum nasıl arkadaş olacağız. Madem arkadaş olacaksak birlikte tüketelim, birlikte doyalım” demiş. Bu, buna benziyor. Bize arkadaş, dost olalım diyorlar ama bizim dertlerimizi sorunlarımızı göz ardı ediyorlar. Dolayısıyla niyet bellidir. Bugünkü iktidarın tercihi ile bugünkü yapılan işler ortadadır. Ne kadar samimi ne kadar değil biz bunu test ettik zaten.”

     Cebrail ARSLAN/ ANTALYA

  • Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Avusturya’nın Alevilikle ilgili kararını destekliyorum- VİDEO

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Avusturya’nın Alevilikle ilgili kararını destekliyorum- VİDEO

     

    PİRHA- Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, Avusturya’da Aleviliğin ‘kendine özgü bir inanç’ olarak tanınmasını olumlu bulduğunu söyledi. Eriş, “Çünkü Alevi Bektaşilik gerçekten kendine has ritüelleri olan, kendine has düşünceleri ve felsefesi olan bir inanç sistemi” dedi.

    Alevilik, 13 Nisan 2022 tarihinde Avusturya’da ‘kendine özgü bir inanç’ olarak tanındı. Avusturya devleti Alevi inancının bağımsız, özgür bir inanç olduğunu belirterek noktayı koydu. Aleviliğin bu şekilde tanınmasında Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) 13 yıl verdiği hukuk mücadelesi etkili oldu.

    Avusturya’da Aleviliğin bağımsız bir inanç olarak tanınması Türkiye’de de Alevilerin büyük çoğunluğu tarafından memnuniyetle karşılandı.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Avusturya devletinin vermiş olduğu bu kararı şahsım olarak olumlu buluyorum. Çünkü Alevi Bektaşilik gerçekten kendine has ritüelleri olan, kendine has düşünceleri ve felsefesi olan bir inanç sistemi” dedi.

    “BÜTÜN SIRLARIMIZ ALİ’DE TOPLANMIŞ”

    “Müslümanlıkla iç içe geçmiş, binlerce yıldır İslam şeriatı Alevilerin içinde her zaman olmuş ve bütün sırlarımızı biz Ali’ye devretmişiz, bütün sırlarımız Ali’de toplanmış” diyen Eriş, şöyle devam etti:

    “Baskı düzeni, bir şekilde devlet ve egemenler, İslam şeriatını Alevi yolunun içerisine koymuş. Bu durum istesek de, istemesek de yapılmış ve bizler devlet ve egemenler tarafından her zaman yönetilen halk olmuşuz. Aleviliğin içerisinde İslam, İslam şeriatı hep olmuş ama nedense hep biz korkmuşuz, korkuyoruz. Alevi Bektaşilikte bir sorgulama, bir yargılama var ama şeriatta böyle bir şey söz konusu değil. İslam’ın beş şartı vardır, buna uyarsan Müslümansın, uymazsan kafirsin, kelle gider. Bu şekilde insanlar özgür düşüncesini söylememişler bugün de söyleyemiyorlar. Alevi gibi yaşamak kesinlikle İslam’ın şeriatına uymuyor. Kadın, miras, hak ve özgürlükler, hoşgörü, sorgulama, yargılama, rızalık alma, gönül birleme böyle bu felsefenin içerisinde böyle bir öğretiden gelen Alevilik Bektaşilik var,  öbür tarafta da her şeyi şartlara bağlandığı, her şeyin olmazsa olmaz olduğu bir düşünce sistemi, bir inanç sistem var. Dolayısıyla bunlar birbirine benzemiyor, birbirine uymuyor.”

    “İSLAM ŞERİATININ BASKISINA RAĞMEN KADINLI ERKEKLİ CEM YAPABİLİYORUZ”

    Yüzlerce yıldır İslam şeriatının Alevilere yönelik baskı uyguladığını belirten Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Ama her şeye rağmen yine de bugün kadınlı erkekli cem yapabiliyoruz, her can her yıl pir huzuruna çıkıp sorgulanıyor, hizmet görüyor. Bunlar yapıla gelmiş ve hala devam ediyor. O yüzden de farklı düşünenler mutlaka olabilir. Ben Avusturya devletinin vermiş olduğu bu kararı olumlu buluyorum” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER
    Avusturya’da nasıl bir Alevilik tanındı? Tüm merak edilenleri Özgür Turak PİRHA’ya anlattı

    ‘Alevi ritüel dünyası İslam dahil birçok dinle ayrışır; bu karar yanılgıları düzeltmeye vesile olacak’