Etiket: abdullah aysu

  • ‘Bu bütçe çiftçiye destek değil, borç yazıyor’-VİDEO

    ‘Bu bütçe çiftçiye destek değil, borç yazıyor’-VİDEO

    PİRHA- Çiftçi-Tarım yazarı, Abdullah Aysu, 2026 yılı bütçesinin çiftçiye destek olmaktan çok borç yükü anlamına geldiğini vurgulayarak, “Bu bütçe çiftçiye destek değil, borç yazıyor” dedi.

    Tarım yazarı, Abdullah Aysu, 2026 yılı bütçesinde tarıma ayrılan payı PİRHA’ya değerlendirdi. Aysu, 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’nu hatırlatarak şunları söyledi:

    “O yasa 2007 yılında yürürlüğe girdi ama bugüne kadar uygulanmadı. Kanunda, destek oranı gayri safi milli hasılanın yüzde 1’inden az olamaz deniliyor. Şimdiye kadar hiçbir yıl yüzde 1 oranında destek verilmedi. En fazla yüzde 0,5’e ulaştı, o da bir yıl gecikmeli olarak ödendi.”

    ÇİFTÇİ DESTEĞİNİ ALAMAYINCA BANKAYA GİTTİ” 

    Aysu, desteklerin zamanında ödenmemesi nedeniyle çiftçilerin borç batağına sürüklendiğini belirtti:

    “Çiftçi desteğini alamayınca bankaya gitti, faizle borç aldı. Devlet desteği zamanında ödemeyince kaybeden yine çiftçi, kazanan yine banka oldu.”

    Aysu, 2026 bütçesinde tarıma ayrılan 186 milyar liralık payın, faize ayrılan paranın yanında “devede kulak” kaldığını söyledi:
    “Bir yanda toprağa alın teri döken milyonlar, diğer yanda hiçbir şey üretmeden para kazananlar… Faizcilere ayrılan bütçe, tarımın 16 katı. Hükümetin kimden yana olduğu artık tartışmasız.”

    “MAZOT DESTEĞİ KALKTI ÇİFTÇİ DEVLETİ FİNANSE EDİYOR”

    Mazot desteğinin kaldırılmasına da tepki gösteren Aysu, şunları kaydetti:

    “Türkiye’de çiftçiler yılda 3,5 milyar litre mazot tüketiyor. Bu kadar mazottan alınan KDV ve ÖTV’yi üst üste koyduğunuzda çiftçi artık devleti destekliyor. Hükümet ekranlara çıkıp ‘çiftçiyi destekliyoruz’ diyor ama sahaya inmeye cesaret edemiyor.”

    Aysu, desteklerin alan bazlı olmasının küçük çiftçileri dışladığını belirtti:

    “Destekler alan bazlı olduğu için büyük arazisi olan daha çok alıyor, küçük üretici yok sayılıyor. Türkiye’de tarımsal yapının yüzde 87’si küçük aile çiftçiliğinden oluşuyor. Bu kesim ayakta kalamazsa hem üretim düşer hem de ülkenin gıda güvenliği tehlikeye girer.”

    “BU BÜTÇE TOPRAĞA DEĞİL FAİZE SU VERİYOR”

    Yeni kredi düzenlemesine de değinen Aysu, çiftçilerin kredi alabilmesi için vergi ve SGK borcu bulunmaması şartına dikkat çekti:

    “Zaten çiftçilerin çoğu Bağ-Kur borcu içinde. Bu şartla kimse kredi alamaz. Üstelik çiftçi borcuna en sadık kesimdir; takibe giren oran yüzde 1’in bile altında. Hükümet kendi sözünü tutmuyor ama çiftçiden mucize bekliyor.”

    Aysu, çözümün küçük aile çiftçiliğini esas alan bir tarım politikasında olduğunu vurguladı:

    “Doğru destek verilirse Türkiye, nüfusunun 1,5 katını doyuracak kapasiteye sahip. Ama yanlış politikalar yüzünden üretim çöküyor, ithalat artıyor, gıda fiyatları uçuyor. Bu bütçe, üreticinin değil ithalatçının bütçesi.”

    Aysu sözlerini şöyle tamamladı:

    “Çiftçi üretmek istiyor, borç değil destek istiyor. İktidar ise çiftçiyi değil faizi besliyor.”

    EREN GÜVEN/İSTANBUL

    İLGİLİ DOSYA

    Ayşegül Devecioğlu: Savaş bütçesiyle barış olmaz

     

  • Tarım yazarı Abdullah Aysu’dan ‘Gıda krizi katmerli bir hal alacak’ uyarısı!

    Tarım yazarı Abdullah Aysu’dan ‘Gıda krizi katmerli bir hal alacak’ uyarısı!

    PİRHA-Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın bir tür gıda krizine sebep olacağını ifade eden Abdullah Aysu, “Türkiye temel gıda maddelerinde kendine yeterli değil. Savaş bu yanıyla yurttaşlar açısından sorun yaratacaktır. Şöyle ki; savaşan taraflar, ürün stoğu uygulama politikası gütmeleri halinde yurttaşlar gıda kıtlığı yaşayabilir” dedi.

    Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanlığı ile Hububat Üreticileri Sendikası Genel Başkanlığı yapan Abdullah Aysu, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın Türkiye’ye yansımalarına dair konuştu.

    Abdullah Aysu, Türkiye ile Rusya-Ukrayna arasındaki tarımsal ticaretin hacmine işaret ederek “Türkiye on yıllardır uygulanan yanlı ve yanlış politikalar nedeniyle temel gıda maddelerinde kendine yeterlilikten çıkarıldı. Türkiye buğday, arpa, mısır, ayçiçeği, soya gibi ürünlerin yaklaşık yüzde 80’e varan kısmını savaşan bu iki ülkeden almaktadır. Aynı şekilde Türkiyeli çiftçilerin ürettiği domates, limon, mandalina, portakal, nar ve daha pek çok ürünün önemli bölümünü bu iki ülkeye ihraç ediyordu” dedi.

    ÜRETİCİ VE TÜKETİCİLERİ DAHA ZOR GÜNLER BEKLİYOR!

    Tarım yazarı Abdullah Aysu, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın Türkiye’ye yansımalarını şu sözlerle açıkladı:

    “Türkiye yansımaları iyi olmayacaktır elbette. Çünkü Türkiye temel gıda maddelerinde kendine yeterli değil. Bu biliniyor. Savaş bu yanıyla yurttaşlar açısından sorun yaratacaktır. Şöyle ki; savaşan tarafların ürün stoğu uygulama politikası gütmeleri halinde yurttaşlar gıda kıtlığı yaşayabilir. Ya da ürün fiyatlarını arttırmaları halinde zaten geçim sıkıntısı içinde olan yurttaşlar gıdaya erişimde güçlük çekebilir. Üreticiler konusunda ise ürettiğini pazarlayamaması hali yaşayabilir. Bu durumda günümüzde oldukça zor koşullarda üretim yapan çiftçileri daha zor günlerin beklediğini söylemek kahinlik olmasa gerek.”

    “TARIMSAL ÜRETİM, DEVLET POLİTİKASININ MERKEZİNE ALINMALI”

    Abdullah Aysu, olumsuzlukların önüne geçmek adına neler yapılması gerektiğini ise “Türkiye tarımda üretimi destekleme politikalarına ivedilikle geçmeli. Temel gıda maddelerinde kendine yeterliliği sağlayacak tarım politikalarını ‘yarın geç, bugün’ felsefesiyle zaman geçirmeksizin hayata geçirmeli. Üreticiyi, üretimi merkezi devlet politikasının merkezine alacak öncelikli politika şeklinde ekonomik, politik, siyasi bir makas değişikliği yapmalı” diyerek özetledi.

    “GIDA KRİZİ DERİNLEŞECEK!”

    Gıda krizinin “katmerli bir hal” alacağını söyleyen Aysu, Ukrayna’nın önemli bir tarım ülkesi olduğunu ve üretimde şu hacme ulaştığını aktardı:

    -Ekilebilir arazi alanı açısından Avrupa’da birinci,

    -Siyah toprak alanına göre dünyada 3. sırada (dünya hacminin %25’i),

    -Ayçiçeği ve ayçiçek yağı ihracatında dünyada 1. sırada,

    -Arpa üretiminde dünyada 2., arpa ihracatında 4. sırada,

    -Dünyanın 3. büyük üreticisi ve 4. büyük mısır ihracatçısı,

    -Dünyanın 4. büyük patates üreticisi;

    -Dünyanın en büyük 5. çavdar üreticisi;

    -Buğday ihracatında dünyada 8. sırada,

    -Tavuk yumurtası üretiminde dünyada 9. sırada,

    -Peynir ihracatında dünyada 16. sırada.

    Evet, Ukrayna 600 milyon insanın gıda ihtiyacını karşılayabilme kapasitesi ile dünya gıda ihtiyacının onda birini tek başına karşılayabilme potansiyeline sahip. Rusya ise ürün fazlası olan, yani önemli tarım ihracatçı ülke olduğunu eklediğimizde gıda krizinin derinleşeceğini belirtmek yanlış olmaz.”

    ÖNCELİK; TARIMCININ EKONOMİK DÜZEYİNİ ARTTIRMAK!

    Abdullah Aysu, son olarak tarımda kendi kendine yeten ülke olmamanın önemini anlatarak, “Öncelikle Türkiye, tarımını boşveren değil, önem veren ülke olması gerekir. Tarımdan elde ettiği değer ve kazancı sanayiciye ve tüccara kaynak aktarma politikalarını terk etmesi, tarımdan elde edilenin tekrar tarıma döndürülmesi, yani tarımını güçlendirmesi, tarımcısının ekonomik ve sosyal düzeyini yükseltecek merkezi devlet politikasına geçiş yapması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    EREN GÜVEN/ANKARA