Etiket: abf genel başkan yardımcısı

  • İbrahim Karakaya: Toplantıya katılanlar, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı olduğunu dile getirdi-VİDEO

    İbrahim Karakaya: Toplantıya katılanlar, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı olduğunu dile getirdi-VİDEO

    PİRHA-10 Aralık Mitingi öncesi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Alevi kurumları arasında yapılan toplantıya dair konuşan ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Devletin, Alevi kanaat önderleriyle bir araya gelerek Aleviler nasıl istiyorsa sorunların o şekilde çözülmesi gerektiğini dile getirdik. Daha sonra salonda bulunan diğer kişilerin hemen hemen tamamı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı olduklarını ve Alevilerin kendine özgü özerk yapı içerisinde temsil hakkının olduğunu dile getirdiler” dedi.

    9 Alevi örgütünün ortak yapacağı açıklanan “‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi” 10 Aralık’ta gerçekleşti. Ancak mitingin hemen öncesinde İstanbul Valisi Davut Gül’ün çağrısıyla 9 Aralık’ta yapılan bir toplantı yeni tartışmalara neden oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da katıldığı toplantıya bütün Alevi örgüt temsilcileri de davet edildi.

    Yapılan toplantının ardından Cem Vakfı, şubelerine mesaj göndererek mitinge katılmama kararını duyurdu. Cem Vakfı’nın kararına karşı duran Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’ın vekili Hasan Sezgin görevden alındı. Sezgin ile birlikte Cem Vakfı’na bağlı birçok şube yöneticisi de 10 Aralık’ta miting meydanındaydı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, yapılan toplantıya dair PİRHA’ya konuştu.

    “DEVLET HİÇBİR İNANCI BELİRLEME HAKKINA SAHİP DEĞİL”

    İstanbul Valisi Davut Gül’ün 14 Aralık’ta İstanbul’daki cemevi başkanlarıyla toplantı yapmak istediği bilgisinin kendilerine verildiğini söyleyen İbrahim Karakaya, “Daha sonra yapılacak toplantının gününün değiştirilerek 9 Aralık’ta yapılacağı bilgisi verildi ve bize gelen davette toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da katılacağı belirtilmişti ancak Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atanan Ali Rıza Özdemir’in katılacağı yönünde bize bilgi verilmemişti” dedi.

    10 Aralık Mitingini organize eden kurumlar olarak toplantıya katılmak konusunda bir tartışma yürüttüklerini ifade eden Karakaya, “Federasyonumuza bağlı cemevlerinin sayısı çok az. İstanbul’da 100’ün üzerinde cemevi var ve hepsi toplantıya davet edilmişti. Dolayısıyla toplantıya katılıp söz söylemezsek veya toplantıda neler konuşulduğuna dair bilgi sahibi olmazsak Alevi mücadelesinde bazı şeyler eksik yaparız diye düşündük. Toplantıya cemevi başkanlarını yoğun katılımı vardı, Türkiye Caferileri lideri Selahattin Özgündüz ve İzzettin Doğan’ın kardeşi Eşref Doğan’da katılmıştı. Karacaahmet Sultan Dergahı ve Şahkulu Sultan Dergahı ve diğer cemevlerinin başkanları da katıldı”diye belirtti.

    Basın mensuplarının toplantıdan çıktıktan sonra Cevdet Yılmaz’ın katılımcıları dinlemek istediklerini söylemesinin ardından söz aldığını dile getiren Karakaya, “Toplantıda yaptığım konuşmada ibadet yerlerinin içerisine cemevlerinin de konulursa sorunların kendiliğinden çözüleceğini söyledim ama devlet bunu yapmadı. Geçen sene çıkartılan torba yasada cemevlerine bazı kamusal haklar verildi ancak sorun tam olarak çözülmedi. Cemevleri ibadethane olarak kabul edilmediğinde birçok şeyin eksik kalacağını ve devletin hiçbir inancı belirleme hakkının olmadığını söyledim” diye belirtti.

    “TOPLANTIYA KATILAN HERKES, CEMEVİ BAŞKANLIĞINA KARŞI OLDUKLARINI DİLE GETİDİLER”

    Toplantıda Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumları açısından meşru bir kurum olmadığını belirttiklerini dile getiren İbrahim Karakaya, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Bizim tarafımızdan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alevi Diyanetidir ve bu başkanlık yaptığı çalışmalarda Alevileri Alevilere karşı bölmeye yönelik çalışma yürütüyor. Köylere kadar giderek insanları maaşa bağlayıp rüşvetler vererek kendisine bağlamaya çalışıyor. Bu durum çok tehlikeli bir şey hem Alevileri içerisindeki iç huzuru bozacağı gibi Türkiye’nin demokrasisi ve birliğine katkı sunmayacaktır. Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde devletin kucağına bomba bıraktığını eğer devlet bunu çözmezse ileride daha büyük sorunlarla karşı karşıya geleceğini ve Alevi kanaat önderleriyle bir araya gelerek Aleviler nasıl istiyorsa sorunların o şekilde çözülmesi gerektiğini dile getirdik.

    Salonda bulunan diğer kişilerinde hemen hemen hepsi Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yanlış bir uygulama olduğunu ve Alevilerin kendine özgü bir özerk yapı içerisinde temsil hakkının olduğu noktasında düşüncelerini dile getirdiler. En son Ali Rıza Özdemir söz hakkı aldı ve cemevlerinin ibadethane olarak görmediğini söyledi ve ben de hemen kendisine itiraz ettim ve bu şekilde konuşamayacağını ifade ettim. Cevdet Yılmaz da gerginlik olmaması için Ali Rıza Özdemir’den mikrofonu aldı ve kendisi konuştu. Toplantı bu şekilde sona erdi.”

    “YAPILAN TOPLANTI, MİTİNGE KATILIMI AZALTMADI”

    CAN TV’de yayınlanan programda Ali Kenanoğlu’nun toplantının mitinge katılımı azalttığına yönelik değerlendirmesine katılmadığını belirten Karakaya, “Aksine toplantıya katılan birçok cemevi başkanının hepsi o gün miting alanındaydı. O yüzden toplantı o anlamda bir etki yaratmadı çünkü o etkiyi yaratacak bir atmosferi biz onlara vermedik. Ben bu tür platformlara katılıp kendimizi ifade etmemizin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Sorunlarımızın çözümünde devletle diyalog içerisinde olmak gibi bir zorunluluğumuz var. Sorunlarımızın çözümü dertlerimizi anlatmak ve taleplerimizi yüksek sesle dile getirmekten geçiyor. O yüzden toplantının verimli bir şekilde gerçekleştiğini söyleyebilirim” diye konuştu.

    Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Mustafa Aslan, 9 Aralık’taki toplantıya dair konuştu: AKP’nin her adımında bir sinsilik var-VİDEO

  • ‘Ellerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin’-VİDEO

    ‘Ellerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin’-VİDEO

    PİRHA- Aleviler çocuklarını herhangi bir dine, ırka, mezhebe mensup yetişmesini istemiyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Metin okullarda Alevi çocuklarına dayatılan zorunlu din dersine ve okullarda öğrencilerin mescitlere götürülüp abdest aldırılmasına ilişkin Pir Haber Ajansı PİRHA’ya konuştu.

    Son dönemlerde her gün tartışmalı bir gündemle karşı karşıya kaldıklarını belirten Metin, “Son zamanlarda ilim irfan yuvası olması gereken okullarda mescit, abdesthane gibi farklı uygulamalarla karşılaşmaktayız. Biz Alevi toplumu olarak hiçbir çocuğumuzun orada herhangi bir dine, ırka, mezhebe mensup yetişmesini istemiyoruz.” dedi.

    Çocukların ilmi, bilimi, teknolojiyi ve uzay çağını öğrenmeleri gerektiğini vurgulayan Metin, ‘Çocuklarımız üretici olsunlar, yeteneklerine göre yetişsinler, sporcu olsunlar başka alanlara yönelsinler ama kesinlikle oralarda herhangi bir dini eğitim veya herhangi bir mezhepsel eğitim almamalılar.” diye konuştu.

    “ÇOCUKLARIMIZI RENGARENK GÖRMEK İSTİYORUZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu olarak daha önce okullarda zorunlu din derslerine  karşı mücadele etmeye de devam edeceklerini kaydeden Metin, şöyle devam etti:

    “Bizim derdimiz Aleviliğin okutulması değil. Biz diyoruz ki çocuklarımız insanı okusunlar, doğayı okusunlar, toplumu okusunlar, laikliği okusunlar ve toplumda iyi birey olsunlar. Çocuklarımızı rengarenk, gök kuşağı gibi görmek istiyoruz. Çocuklarımızın şu an okullardaki zorunlu ihtiyaç ne mescit ne abdesthane. Çocukların ihtiyacı olan şey araç gereç,  parasız eğitim. Bunlara kafa yorulması gerekir. Bizim cemevlerimiz var, diğer vatandaşların camileri var, kiliseler var.  Eğer aileler rızalık gösterirse çocuklar seve seve oraya gidebilirler, orada ibadetlerini yapabilirler orada cem yapabilirler.”

    “BIRAKIN ÇOCUKLARA ZORLA DİN DERSİ VERMEYİ”

    ABF Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Metin son olarak mevcut iktidardan ve söz sahibi olanlardan şu taleplerde bulundu:

    “Bırakın çocuklara zorla din dersi vermeyi. Ellerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin. Çocuklarımız din adamı olmasınlar, bilim adamı olsunlar. Ve son zamanlarda kamuoyunun gündeminde bir beyin göçü olayı var.  Çünkü çocuklarımız tedirgin. Mühendis, doktor, okumuş bir sürü insanımız şu an Avrupa ülkelerine gidiyor.  Çocuklarının geleceğinden duydukları endişeden dolayı beyin göçü yaşanıyor. Gelin bu ülkeyi sevelim, bu ülkede barışı huzuru kardeşliği birlikte inşa edelim. Gelin çocuklarımızın geleceğini birlikte inşa edelim. Yarınlar çocuklarımızın olsun, gelecek bizim olsun.”

    Cebrail ARSLAN-Derya DÖNMEZ/ANKARA

  • Fazlı Aslan’dan ABF başkan adayı uyarısı

    Fazlı Aslan’dan ABF başkan adayı uyarısı

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan 26-27 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek ABF kongresi için aday uyarısında bulundu. Aslan, “İki büyük ABF bileşenimizin anlaşması, ortaklaşması çok değerlidir ancak isimler üzerinden olması ABF kuruluş anlayışına ve en önemlisi de yolun rızalık düsturuna uygun değildir” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) GYK üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan, 26-27 Mayıs tarihinde yapılacak ABF kongresi için bileşenlere çağrıda bulundu.

    Geçen dönemlerdeki eksikliklere yeniden düşüldüğünü ve rızalık düsturuna uygun olmadan aday belirlemenin kurum anlayışına zarar vereceğini belirtti.

    “GEÇMİŞTE ABF DELEGASYONU BLOKE EDİLDİ, BU HATAYA TEKRAR DÜŞÜLÜYOR

    Aslan, “2 yıl önce iki kurumun GYK ve genel yapıları bir kişi üzerinde anlaşıp bütün ABF delegasyonunu bloke ettiler ve bu yüzden bazı adaylar geri çekilmek zorunda kaldı. Bir çok delege oy kullanmadan genel kurulu terk ettiler, özelikle bağımsız bileşenler. ABF görev değişiminde AKD ve PSAKD başkanları ve GYK önerisiyle Muhittin Yıldız arkadaşımızı seçtiler. Eğer bu kuruma patron aranıyorsa bu ortak akıl çok güzel hayırlı olsun diyoruz” dedi.

    “RIZALIK DÜSTURUNA UYGUN YAKLAŞILMIYOR”

    Aslan, bileşenlerin kendi aralarında isim belirleyip rızalık düsturuna karşı doğru yaklaşılmadığını belirterek şunları dile getirdi:

    “Şu asla yanlış anlaşılmasın: İki büyük bileşenimizin anlaşması ortaklaşması çok değerlidir ancak isimler üzerinden olması ABF kuruluş anlayışına ve en önemlisi de yolun rızalık düsturuna uygun değildir.  Yoksa GYK’nın görevi bir başkan seçerek davulu onların boynuna asmak tokmağı da kendi eline almak değildir.”
    “İNANÇ ÖNDERLERİNİ TARTIŞMAYALIM”
    Geçen dönemlerde iki büyük bileşenin ABF genel başkanlığına bir inanç önderi getirdiğini ama bu iradeye sahip çıkamadıklarını belirterek, tekrardan buna düşmenin inanç önderlerinin şahsı ve kişiliğini tartışma konusu yapacağını belirten Aslan şu çağrıda bulundu:
    “Görünen o ki bileşenlerden iki başkan ve GYK bir inanç önderimiz üzerinde anlaşmış. İki yol öncesini yine hatırlatmak isterim ki yine bir dede, bir inanç önderi üzerinde anlaşmışlardı. Yaşanan süreçte her iki bileşenimizin başkanları ve GYK’ları önerdikleri ve seçtikleri dedenin, iradenin arkasında duramamışlardır. Başkanlığı ve inanç önderliği tartışma konusu olmuştur. Biz beğenelim beğenmeyelim bu inanç önderlerinin talipleri ve sevenleri var. Yine bir inanç önderi aday olarak öneriliyor ve yine bir inanç önderinin şahsı, kişiliği  tartışma konusu olacaktır. Yazık yapmayın. Gelin güçlü bir ABF yaratmak için kurum başkanlarından ağırlıklı bir GYK ve iki büyük bileşen genel başkanlarından biri genel başkan, biri genel sekreter ve yada bağımsız bir bileşen kurum başkanı ABF genel başkanı olsun. İnanç önderlerini tartıştırmayalım. Bu hem kurumlara hem inanç önderlere olan güveni zayıflatıyor. Denenmişi bir daha denemeyelim lütfen.”
    (HABER MERKEZİ)